Turkish folk music
152 theses under this subject heading
A comparative examination of tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture institutions
In this study, it was focused on evaluating the usage process, performance and features of the tar instrument in the THM choirs of the Ministry of Culture and TRT, which has become a school for folk music performance in Turkey, has adopted traditional forms of performance as a principle and has been working in this direction for many years , as well as determining its similarities and differences. In addition to the findings obtained with this understanding, it is aimed to perform execution analyses of 6 works determined from various publications and to arrange the analyzed works for one semester teaching at Ege University DTMK. In the fourth chapter, the existence of the instrument in the historical process, its change and development, as well as the kinds of instruments that are considered similar, even though they contain different fields and qualities, are discussed. Later, Esadoğlu and Vekilov's work on the instrument and its use in Azerbaijani music were mentioned, and finally, his arrival in Turkey, his first use, structure and characteristics on the Istanbul radio were mentioned. In the fifth section, the establishment, working principles and the process of using the Tar instrument in the ensembles of the Ministry of Culture State THM Choirs, which are planned in accordance with the music policies of the Republic period in Turkey and the Turkish THM ensembles, which are formed with a new understanding, are discussed. In the last section, data on tar performance and repertoire in TRT and Ministry of Culture THM choirs were transferred separately and new findings were determined and evaluated by comparing similarities and differences. After that, 6 works selected from various publications, 3 of which belong to TRT and 3 of which belong to the Ministry of Culture THM choirs, were analysed by taking notes and arranged for one semester teaching at Ege University DTMK. Key words: Tar, Executive, Repertory, TRT, Ministry of Culture
Türk Halk Müziği korolarında nota disiplini çerçevesinde kabak kemane icrası üzerine bir inceleme
Bu çalışmada, Geleneksel Türk Halk Müziği icrasında kullanılan kabak kemanenin, günümüz THM korolarındaki yeri ve icrası incelenmiştir. Kabak kemanenin kökenin Orta Asya'ya dayandığı, Türklerin ilk çalgısı olarak düşünülen kopuzun, yay ile çalınması düşüncesiyle oklu kopuz (ıklığ) dan esinlenilerek yapılıp icra edildiği düşünülmektedir. Anadolu coğrafyasında özellikle Güneybatı Anadolu'da konar göçerlerin müzik geleneklerinde icra etmiş oldukları kabak kemanenin tarihsel gelişim süreci, kelime anlamı, yapısı, yapımı, ülkemizdeki alan araştırmalarındaki yerine değinilmiş, kabak kemane hakkında genel bilgiler verilmiştir. Günümüz THM koro icraları, tarihsel olarak incelendiğinde Cumhuriyet Dönemi sonrası yayınlanmaya başlanan, özellikle 1946 yılında kurulmuş olan Yurttan Sesler topluluğunun kuruluşuna dayanmaktadır. Yurttan Sesler Topluluğu oluşumu, içerisinde yöre türkülerinin icra edildiği, solist ve enstrümanların bir arada bulunduğu koral yapılanmanın ilk örneği olarak düşünülebilir. Günümüz amatör, profesyonel Türk Halk Müziği koroları, Yurttan Sesler'in oluşumuyla başlanan çalışma sistemi çerçevesinde icra edilmektedir. Korolarda icrasal bütünlüğün sağlanabilmesi için gerekli olan çalgısal oturtum, nota disiplini, akord vb. özellikler günümüz koro icralarında uyulması gereken kurallar olarak düşünülmektedir. 1950'li yıllar itibariyle topluluk içerisinde yer almaya başlayan kabak kemane bu unsurlar çerçevesinde icra edilmeye başlanmıştır. Çalışmada günümüz Türk Halk Müziği Koro icralarında kabak kemanenin icrasal özelliklerine değinilmiş, özellikle nota disiplini çerçevesinde icrası açıklanmaya çalışılmıştır. İzmir Büyükşehir Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu konserinde icra edilmiş olan türküler notaya alınarak, orkestrasyon, kabak kemanenin ne şekilde icra edilmesi gerektiği yazılan notalar üzerinde belirtilmiştir. Yapılmış olan çalışma günümüz Türk Halk Müziği Koroları' ndaki kabak kemane icralarına örnek teşkil etmektedir. Anahtar Kelimeler: Kabak Kemane, Koro, İcra, THM, Yöre
Yücel Paşmakçı'nın derlediği TRT repertuvarındaki türkülerin incelenmesi
"Yücel Paşmakçı'nın Derlediği TRT Repertuvarındaki Türkülerin İncelenmesi" başlıklı bu çalışma, Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans Programı tez çalışması olarak yapılmıştır. Çalışma, Türk halk müziğinin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması yönünde önemli olabileceği düşünülerek hazırlanmıştır. Türk halk müziğine ilgi duyan ve icra eden kişiler ile müzik eğitimi alan öğrencilerin icra ettikleri türküler hakkında bilgi sahibi olmaları açısından fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca hayatını halk müziğine adamış Yücel Paşmakçı'nın çalışmaları hakkında bilgiler verilerek, derleme ile ilgili çalışma yapmak isteyen kişilere, yapacakları çalışmada örnek teşkil etmesi hedeflenmiştir. Kültürümüzü yansıtan Türk halk müziği, geçmişte kulaktan kulağa yayılarak kuşaklar boyu yaşamıştır. Folklor biliminin bir çalışma alanı olan Türk halk müziği, derleme çalışmaları sayesinde eserlerin kaybolmadan kayıt altına alınması sağlanmıştır. Yapılan çalışmalarda birçok uzman görev almış ve günümüz halk müziği repertuvarının oluşmasına katkı sağlamıştır. Çalışmanın girişi olan birinci bölümde, insan, sanat ve müzik ilişkisi kısaca açıklanmıştır. Ayrıca çalışmanın konusu ile ilgili kısa bilgi sunulmuştur. Çalışmanın ikinci bölümü "Literatür Araştırması" kısmında; tez konusuna kaynaklık eden çalışmaların isimleri sunulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümü "Gereç ve Yöntem" kısmında çalışmanın yapısı ve oluşumu hakkında bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde "Türk Halk Müziği" başlığı ile halk müziği hakkında bilgiler verilerek halk müziğinin kültürel aktarımındaki rolü ve tarihsel süreçte folklor (Halkbilimi) ile ilişkisi sunulmuş, ayrıca derleme ile ilgili kavramlar, bilgiler ve ülkemizdeki derleme çalışmaları hakkında bilgiler verilmiştir. Beşinci bölümde, Yücel Paşmakçı'nın hayatı hakkında bilgiler verilmiş, altıncı bölümde, Yücel Paşmakçı tarafından derlenip notaya alınan 122 türkünün hem müzikal hem edebi incelenmesi yapılarak veriler, tablolar ve grafikler sunulmuştur. Çalışmanın yedinci bölümünde, incelemelerin değerlendirilmesi yapılmış, son bölümü olan sekizinci bölümde ise öneriler sunulmuştur.
Sadi Yaver Ataman tarafından derlenmiş Safranbolu türkülerinin müzikal analizi
Bu tez çalışmasında; aslen Safranbolulu olan ve Türk Halk Müziği alanında yaptığı ilmi çalışmalar ve derlemeler ile bu alanda kendini kanıtlamış ve yeni nesil araştırmacılara ilham kaynağı olmuş Sadi Yaver Ataman tarafından derlenmiş Safranbolu Türkülerinin Müzikal analizinin yapılması amaçlamıştır. Çalışmada Türkülerin makam dizileri, usûl yapıları, ses genişlikleri, sözlerin hece yapıları ve türleri ele alınarak incelemeleri yapılmıştır. Çalışma içerisinde yer alan "Aç kapıyı ben geldim" türküsü yörenin karakteristik özelliklerine çok iyi bir örnek olması sebebiyle ayrıca incelenerek söz-müzik ilişkisi, tür, biçim-yapı, melodi ve ritim açılarından analiz edilmiştir. Aynı türkü yakından bakış başlığı altında form, melodi, ritim ve söz-müzik ilişkisi açılarından detaylı incelenmiştir Araştırmanın sonunda ise müzikal analizden elde edilen veriler dahilinde mevcut durum ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler : Sadi Yaver ATAMAN, Safranbolu, Türk Halk Müziği.
Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte balkanlarda Türk halk müziğinin varlığı
Bu çalışmada Osmanlı Devleti'nin Balkanlardaki varlığı ve Balkanlardaki Türk Halk Müziği incelenmiştir. Bu bağlamda Türklerin Balkanlara girişi ve günümüze kadar geçirdikleri süreçler ele alınmıştır. Türk Halk Müziğinin Balkan coğrafyasındaki varlığı incelenmiş ve Balkan coğrafyasının Rumeli türkülerine etkisi araştırılmıştır. Rumeli türkülerinin oluşum ve etkileşim süreçleri detaylandırılarak hem coğrafi hem bölgesel hem de sosyal olarak araştırılması yapılmıştır. Araştırma yapılırken örnek verilen on bir Rumeli türküsünün edebi yapısı, melodik ve ritmik varyantları, ses sahası, seyri ve donanımları incelenmiştir. Bu kapsamda yapılan literatür taraması neticesinde Türklerin Balkanlara gelişi, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan topraklarına hakim olduğu dönem ve Rumeli Türkülerine ait bilgilerin bir arada olmayışı çalışmanın daha kapsamlı araştırılmasına sebep olmuştur. Elde edilen bulguların araştırmacılara, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan topraklarındaki varlığı ve Rumeli Türküleriyle ilgili yapacakları çalışmalara ışık tutacağı değerlendirilmektedir.
Amik Ovası ve Barak ovasında icra edilen barak havalarının icra ve üslup özelliklerinin karşılaştırmalı olarak incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Türk halk müziğinin önemli unsurlarından biri olan uzun hava geleneğine ait Barak ağzı uzun havalarının bölgesel olarak karşılaştırılması ve incelenmesidir. Bu bağlamda Amik ovası ile Barak ovasında icra edilen Barak ağzı uzun havalarının icra ve üslup özellikleri incelendikten sonra elde edilen benzerlikler ve farklılıklar ile ilgili detaylı bir değerlendirme yapılmıştır.
Türk halk müziği ritmik yapılarının bendir ile icrasında dizüstü çalım tekniği
"Türk Halk Müziği Ritmik Yapılarının Bendir ile İcrasında Dizüstü Çalım Tekniği" adlı yüksek lisans tezinde, Türk Halk Müziği (THM) ritimlerinin bendir ile icrası ve eğitimi konusundaki eksiklikler ve yanlışlıkların olduğu, yöresel usul özelliklerinin yeterli olarak öğretilmediği ve buna bağlı olarak unutulmaya ve kaybolmaya başladığı saptanmıştır. Bu yöresel usul özelliklerinin ve ritim kalıplarının yaşatılması ve sonraki kuşaklara aktarılması gerekmektedir. Bu çalışmada, Türk Halk Müziği ritimlerinin notaya alınması ve eğitimde kullanılabilir bir kaynak haline getirilmesi amaçlanmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın yapılış nedenleri ve amacı açıklanmaktadır. THM ritmik yapılarındaki yöresel özellik ve farklılıkların önemine değinilmiştir. Konu ile ilgili yapılan alan araştırmalarında ve icracılar ile yapılan görüşmelerde, gelenekte icra edilen ritim kalıpları verilerinin, hangi yöntem ve teknikler ile toplandığı anlatılmıştır. İkinci bölümde, ritim konusu ile ilgili tanım ve terimlere yer verilmiştir. Bendir çalgısının nota yazımında kullanılacak olan, vurmalı çalgılarda kullanılan terim ve işaretler, örnek şekiller verilerek anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, Türk Halk Müziği ' inde kullanılan vurmalı çalgılar tanıtılmıştır. Bu çalışmanın konusu olan, THM vurmalı çalgılarından bendir çalgısının yapısal özellikleri, çalgıyı oluşturan parçalar ve çalgının yapımı ile ilgili detaylı bilgiler verilmiştir. Dördüncü bölümde, çalgının tutuş ve vuruş biçimleri, bendir çalgısı için kullanılan usul notası yazılışı, örneklerle detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Çalgı üzerindeki kontrolü ve hakimiyeti arttırmak için gerekli olan, teknik alıştırmalar verilmiştir. Beşinci bölümde, iki zamanlı ana usulden, otuzlu karma usule kadar THM ritmik yapıları anlatılmıştır. Bu ritmik kalıplardaki yöresel farklılık ve özellikler, türkü örnekleri ve ritim notaları verilerek gösterilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Ritim, Bendir, Teknik
Bursa - Osmangazi halk eğitim merkezinde uygulanan Türk halk müziği eğitiminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu araştırmada; Milli Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Bursa – Osmangazi Halk Eğitim Merkezinde uygulanan ve protokol kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen Türk Halk Müziği Seviye-1 Modülü ile ilgili öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan anket çalışması ile saptanan uygulamadaki durumu tespit edilerek belirlenen problemlere öneriler getirilmiş, bu modülün toplum yaşantısına daha olumlu katkılar sağlamasına yönelik görüş bildirilmiştir. Buna göre hazırlanan anketler, kişisel bilgiler, eğitim faaliyetlerinin mevcut durumu ve eğitim etkinliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşler olmak üzere elli sekiz sorudan oluşturulmuştur. Öğretmen ve öğrenci görüşleri incelenerek bilimsel anlamda katkı sağlamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Türk Halk Müziği Eğitim programlarının içerikleri, modül saatleri, kazanımları ve uygulanabilirlikleri karşılaştırma yöntemi ile incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türk Halk Müziği Eğitim modülleri olan Türk Halk Müziği Garip Ayağı, Türk Halk Müziği Hüseyni Ayağı, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-2, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-3 ve Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-4 kurs programlarının içerikleri ve eğitime katkısı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgularda, BBB Orkestra Şube Müdürlüğünün yaptığı faaliyetlerle öncü olduğu ve çalışmalarıyla bu etkinliklerin yaygın olarak yapıldığı illerin başında geldiğidir. THM modüllerden olan Türk Halk Müziği Garip ve Hüseyni Ayağı modülleri; Milli Eğitim Bakanlığında görevli uzmanlar ve alan öğretmenleri, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Seviye-2, Seviye-3 ve Seviye-4 modülleri ise Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü alan uzmanları ve Hayat Boyu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından iş birliği içerisinde hazırlanmıştır. Türk Halk Müziği eğitim programları olarak hazırlanılan bu modüller içeriği, konuları ve saatleri örneklem içerisinde kursiyerlere yapılmış olan anket sonuçları ile beraber sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Halk Eğitim Merkezi, modül, seviye-1 Türk Halk Müziği.
Şarköy yöresi halk müziği araştırması (derleme, analiz, icra)
Türk Halk Müziği araştırması, yapıldığı yörenin kültürünü gün yüzüne çıkartmak anlamında büyük önem taşır. Şarköy ilçesinde şimdiye kadar yapılan ilk ve tek derleme çalışması 1970'li yıllarda Yücel PAŞMAKÇI tarafından gerçekleştirilmiştir. "Şarköy Yöresi Halk Müziği Araştırması" isimli bu çalışma yörede yapılan ikinci derleme çalışması mahiyetindedir. Göç etkisi göz önünde bulundurularak yapılan çalışmada alan araştırması yöntemi kullanılmış, Şarköy ve tüm köyleri araştırılmış, Türkçe, Nutyaca, Bulgarca ve Pomakça olmak üzere 4 dilde 19 türkü derlenmiştir. Derlenen türküler notaya alınmış, hikaye, donanım ve kaynak kişi bilgileri gibi özellikler ayrıntılı olarak verilmiştir. Emsal teşkil etmesi amacıyla örnek halk müziği eser analizi de eklenmiştir.
Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği'nde benzerlik gösteren dizilerin eser üzerinde incelenmesi ve sınıflandırılması
Bu çalışma Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Sanatta Yeterlilik programı tez çalışması olarak yapılmıştır. Türk Halk müziğinin melodik yapısı ile ilgili günümüzde bir çok çalışma yapılmasına rağmen net bir model oluşturulamamıştır. Bu çalışma ise konservatuvarların halk müziği solfej ve nazariyat derslerinin eğitim sistemlerinden yola çıkarak, hala tartışma konusu olan "ayak", "makam", "dizi" kavramlarını ele alıp, bir sistem oluşturma amacıyla yapılmıştır. Halk müziği ezgilerinin melodik yapısını anlatırken, Türk müziği dizilerinden faydalanarak bir model oluşturulmuştur. T.R.T. Repertuvarında bulunan 3000 sözlü eser incelenerek Türk müziği dizileri ile benzerlik gösterenler tespit edilip, halk müziğine uygun işaretlemeler ile dizilere göre sınıflandırılmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde konu ile ilgili problemler, çalışmanın amacı, yöntem ve gereklilikler anlatılmıştır. Bulgular bölümünde ise analiz edilen eserler üzerinden Türk müziği dizileri ile benzerlik gösteren 19 dizi hem Türk müziği hem de halk müziğine göre gösterilmiş, eserlerin listesi yapılmıştır. Örnek olarak seçilen dizi üzerinden ders işlenişi, dikte ve deşifre çalışmaları verilmiştir. Sonuç bölümünde ise çalışmanın halk müziği melodik yapısının Türk müziği ile benzerlik gösteren diziler üzerinden anlatılmasının ortak bir dil oluşturma, anlaşılır ve geliştirilebilir bir eğitim modelinin katkı sağlayabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Halk Müziği, Diziler, Melodik Yapı
Rüstem Avcı'nın hayatı ve Türk halk müziğine katkıları
Bu çalışmada, Rüstem Avcı'nın biyografisini erişilebilen bütün bilgi kaynaklarına dayanarak ortaya koymak, derleme çalışmalarını ve eserlerinin özelliklerini saptamak ve türkülerin öykülerindeki anlatım stratejilerinin genel bir haritasını çıkarmak hedeflenmiştir. Biyografi yazımında, onun yaşamına, sanat etkinliklerine, sahip olduğu kimliklere ve ilgilendiği sanat dallarına değinilmiştir. Bu bağlamda süreli yayınlarda, basılı eserlerde, ses kayıtları, resimler ve internet kaynaklarına değinilmiş; geniş çaplı literatür taraması yapılarak, ulaşılabilen her kaynak değerlendirilmek üzere ele alınmıştır. Derlemelerin müzikal ve edebi analizleri yapılmış, hikayeleri anlatılmıştır.
Anadolu âşıklık geleneğinde Alevi âşıkların yeri ve önemi: Âşık Seyit Meftuni örneği
Bu çalışmada Âşıklık ve Alevilik arasında yüzyıllara dayanan kadim bağ bir Alevi dedesi olan Âşık Seyit Meftuni örneğiyle incelenmeye çalışılmış ve söz konusu bağ üzerinden tarihsel süreç içerisinde çeşitli benzerlik ve farklılıkların neler olduğu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca çalışmada Alevilik ve Âşıklık arasındaki girift ilişkiden yola çıkılarak Seyit Meftuni örneklemi üzerinden "Alevi Âşıklığının" temel özellikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Âşık Seyit Meftuni'nin Alevi inanç önderi olarak "dede" vasfını taşımasının yanı sıra Âşıklığın en temel özelliklerinden birisi olan müzikal üretim yönünün de kuvvetli olması tezin örneklemi olarak seçilmesinde önemli bir etken olmuştur. Tezin birinci bölümüne konuyla ilintili olarak giriş niteliğinde bir takım genel bilgiler verildikten sonra çalışmanın önemi, amacı/kapsamı, temel ve alt problemlerinin yanı sıra yöntemi hakkından da detaylı bir bilgilendirme yapılmıştır. Ayrıca literatürde söz konusu alanlarla ilgili yapılan çalışmalara da yine bu bölümde yer verilmiştir. Âşıklık ve Alevilik Anadolu coğrafyasının en geniş kapsamlı iki konusu olması sebebiyle Âşıklığın etimolojik kökeninden hareketle Âşıkların geçmişten günümüze Anadolu'daki serüvenleri, kültürel varlıkları, Alevilikle olan bağları ve müzikal alt yapılarına tezin geniş kapsamında yer verilmiş ve önemli başlıklar olarak öne çıkarılmıştır. Bahsi geçen konular tezin ikinci bölümünü oluşturmuş çalışmanın üçüncü bölümü ise örneklem olarak seçilen Âşık Seyit Meftuni özelinde oluşturulmuştur. Bu bölümde Âşık Seyit Meftuni Dede'nin Âşıklık süreci, dedeliği, dedelik sürecinde gerçekleştirdiği çeşitli Alevi inanç geleneğine ait ritüeller ve müzikal yaşamı incelendikten sonra eserler örnekleri üzerinden yapılan bazı çıkarımlarla sonlandırılmıştır. Bir nitel araştırma olarak planlanan çalışmada literatür taramasının yanı sıra yarı yapılandırılmış kişisel görüşme tekniği uygulanmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşıklık, Alevilik, Âşıklık Geleneği, Müzik, Meftuni.
TRT Türk Halk Müziği repertuvarında bulunan sözsüz oyun havalarında ağırlıklı olarak kullanılan tartım öğelerinin tespiti ve kelime düzüm ilişkisi analizi
T.C. Haliç Üniversitesi Lisansüstü Enstitüsü Türk Musikisi Ana Sanat Dalı Yüksek Lisans Programı Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, TRT Türk Halk Müziği sözsüz oyun havaları repertuvarından tespit edilen ve şehir isimleriyle tanımlanan tartım öğelerinin, kelimeler ile vuruşlara bölünerek ritmik okuma da kolaylık sağlamasını amaçlamaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde araştırmanın problemi ve amacı anlatılmıştır. İkinci bölümde, genel bilgilere yer verilmiştir. Türk Halk Müziğinde usuller ve çeşitlerinden bahsedilmiştir. Nota süre değerleri, vuruş, tartım ve düzüm gibi müzik terimlerinin tanımlamaları şekiller ve açıklamalarla desteklenmiştir. Ülkemizde ve dünyada kullanılan ritmik okuma yöntemlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmanın gereç ve yönteminden bahsedilmiştir. Bulgular kısmında ise TRT Türk Halk Müziği sözsüz oyun havası repertuvarında bulunan 688 adet eserin incelenmesi sonucunda tespit edilen tartım öğelerinin vuruş işaretleriyle kelime bölünmelerini şekiller ile gösterilmektedir. Tespit edilen tartım öğeleri şehir isimleri ile tanımlanmıştır. Tanımlanan tartım öğeleri eser içerisindeki görülme sıklığı sayısal veriler ışığında tespit edilerek yazılmıştır. Sonuç kısmında ise, elde edilen bilgi ve bulgular ışığında tartım öğelerinin eser içerisinde en fazla hangi usulde görüldüğü, hangi usulde kaç eserin tespit edildiği tablolar halinde verilerek gösterilmiştir. Göz hareketlerinin tartım öğelerini daha hızlı tarayarak deşifre edebilmesi için, duyum ile süre değerlerinin iliştirilmesi yerine, kelime düzümleri oluşturularak vuruş okları yardımıyla süre değerlerine bölünerek daha rahat deşifre edilebilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda karmaşık görülen tartım öğelerinin deşifresinde kolaylık sağlayacağı sonucuna varılmıştır.
TRT repertuvarında bulunan Ardahan türkülerinin müzikal analizi
Türküler, yüzyıllardır aşık deyişleri ve ezgilerinin, halk şiirinin çeşitli biçimlerinden de etkilenerek oluşmuştur. Halkın üzüntülerini, sevinçlerini dile getirmede aracı bir rol üstlenmektedir. Manasını bu topraklardan, duygusunu milli benlikten, sürekliliğini ise halkın geleneklerinden alan türküler gelişerek popülerliğini korumaktadır. TRT repertuvarında bulunan Ardahan türkülerinin halk müziği alanında önemli bir yeri vardır. Ezgi bakımından Azerbaycan ve İran müziğine benzemektedir. Türkülerdeki farklı ezgi unsurları dikkate alındığında Ardahan'da zengin bir müzik kültürü bulunmaktadır. Ardahan yöresinde yıllardır süregelen aşıklık geleneği ve müzik kültürü bölgedeki Türk Halk Müziği anlayışını da derinden etkilemektedir. Bu çalışma içerisinde Ardahan'ın tarihsel süreci, müzik kültürü, Ardahan'ın müziği ve aşıklık geleneğine değinilmiştir. Ardahan'ın 1992 yılında il olması göz önünde bulundurularak 1992 yılından önce Kars iline ait türküler de incelenmiştir. Bu inceleme doğrultusunda 21 Ardahan türküsü tespit edilmiştir. Yöresi Kars olarak geçen ancak ilçe olarak Ardahan'a (Çıldır, Damal, Göle, Hanak, Posof) ait türkülerin de olduğu tespit edilerek çalışmaya dahil edilmiştir. İncelemenin diğer kısmında ise 21 Ardahan türküsü usullerine, kaynak kişisine, ses aralığına, dizisine ve edebi özelliklerine göre incelenip tablo ile sunulmuştur. Edebi özelliklerine göre inceleme yapılırken türkülerin konusu, hece ölçüsü, nazım birimi ve nazım türü ele alınmıştır. Son kısımda TRT repertuvarında bulunan 21 Ardahan türküsünün notaları üzerinden biçimlerine göre analizleri yapılıp tablo ile gösterilmiştir.
Harput (Elazığ) musikisinde kullanılan çalgıların musikî içerisindeki ağız-tavır ile etkileşimleri
Harput (Elazığ) ağzı Türk Halk Musıkîsi içerisinde özel bir tavır özelliğine sahiptir. Türk Halk Musıkîsi İçerisinde yer alan diğer Ağızlar ( Arguvan Ağzı, Barak Ağzı, Bozlak Ağzı) gibi çalım ve okunuşunda ki farklılıklar ile kendini belli eden Harput (Elazığ) Ağzı bulunduğu bölgede de ayrı bir yere sahiptir. Hoyrat Yöreleri olarak bilinen Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri ile Kerkük-Azerbaycan Yörelerinde de Harput (Elazığ) Ağzının önemi büyüktür. Kendine özgü makamların yanı sıra Türk Musıkisi Makamlarının da ağırlıklı olarak icra edildiği yörede, kullanılan usul kalıpları da yöre tavrının oluşumunda büyük rol oynamaktadır. Harput (Elazığ) Musıkîsi içerisinde kullanılan çalgılar tarih boyunca değişkenlik göstermekle beraber günümüz Harput (Elazığ) Musıkîsinde ağırlıklı olarak Türk Müziği Enstrümanları (Klarnet, Kanun, Cümbüş, Ud, Keman, Tef, Darbuka, Davul ) kullanılmaktadır. Yöre de kullanılan okuma ağzının kullanılan çalgı karakterlerini doğrudan etkilediği ve çalgılara özel bir tavır olarak yansıdığı açıktır. Geçmiş dönemlerde yörede çalgı çalmanın tenkit edildiği, okuyucu olmanın daha prestijli sayıldığı birçok yazılı kaynakta mevcuttur. Bu konu dikkate alındığında çalgı çalan kişilerin daha çok yörede yaşayan gayrimüslimler olduğu ve yöre müziğini okuyuculardan dinleyerek icra ettikleri açıkça görülmektedir. Yöre tavrını okuyucudan alan çalgı çalan kişiler okuma tavrına göre sazlarının icra karakterlerini belirleyip yöre tavrının oluşumunda büyük rol oynamışlardır. Bu çalışmada yöre sanatçıları ile yapılan görüşmeler sonucunda, yazılı kaynaklar ve internet kaynakları taranarak, yörede okuyucu tavrının saz icralarına etkisi tespit edilmiştir.
Bitlis türküleri üzerine bir inceleme
Türküler halk edebiyatının sözlü ürünleridir. Toplumu derinden etkileyen bir olay yaşandığında insanlar çalgı aletlerine sarılıp türküler yakmışlardır. Kullanılan çalgılar zaman içerisinde değişse de türküler her zaman varlığını sürdürmüştür. Nesilden nesile aktarılan türküler toplum mirasının da taşıyıcısı olmuştur. Bir topluma ait türkülere bakılarak o toplumun yaşayışına ait birçok veri elde edilebilir. Bu çalışmada TRT Türk Halk Müziği Repertuarı ve diğer kaynaklarda bulunan Bitlis yöresine ait türküler edebî açıdan incelenerek halk bilimi metotlarına göre tasnif edilmiştir. Bu zamana kadar Bitlis türkülerinin tamamını kapsayan bilimsel bir çalışma gerçekleştirilmemiştir. Çalışmanın ilk amacı Bitlis yöresine ait türkülerin tamamını kapsayan bilimsel bir çalışma yapmaktır. Bunun yanı sıra Bitlis yöresi türkülerini tasnif edip gelecekte bu konuda yapılacak çalışmalar için bir kaynak oluşturmaktır. Çalışmada TRT Repertuarı, basılı ve dijital kaynaklar taranıp sekten yedi türküye ulaşılmıştır. Çalışmada dağınık halde bulunan Bitlis yöresine ait türküler bir araya getirilmiştir. Ayrıca Bitlis türküleri özellik, şekil ve yapılarına göre tasnif edilmiştir. Çalışmanın başında Bitlis yöresine ait genel bilgiler sunulmuştur. Türküler hakkında gerekli bilgiler verilmiş, metinler sıralanmış, sözlük ve dizin çalışmasıyla tamamlanmıştır.
Ali Ekber Çiçek'in hayatı, sanatı ve mirası
Halk müziği, toplumun kolektif kimliğini şekillendiren, geleneksel değerleri muhafaza eden ve kültürel sürekliliği sağlayan en önemli bileşenlerdendir. Halk müziği temsilcileri ise yalnızca sanatçı kimlikleriyle değil, aynı zamanda toplumun kültürel simgeleri ve taşıyıcıları olarak da önem arz etmektedir. Bu çalışmada, 20. yüzyılda Türk halk müziğinin önde gelen temsilcilerinden biri olan Ali Ekber Çiçek'in yaşam öyküsü, sanatsal üretimi ve kültürel mirası bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Çalışmanın temel amacı, Ali Ekber Çiçek'in müzik pratiğini şekillendiren kültürel, tarihsel ve kurumsal dinamikleri incelemek ve sanatçının Türk halk müziği geleneğine yaptığı katkıları analitik bir çerçevede değerlendirmektir. Bu doğrultuda, öncelikle sanatçının biyografik bilgileri detaylı bir şekilde ortaya konulmuş, ardından besteleri, derlemeleri ve yorumladığı eserler ışığında müzikal çalışmaları incelenmiştir. Çiçek'in yetişme sürecinde etkili olan toplumsal ve kültürel faktörler bağlamsal olarak analiz edilmiş; özellikle Alevi-Bektaşi müzik geleneği, Âşıklık geleneği, Halkevleri'nin kültürel işlevi ve sanatçının yaklaşık kırk yıl boyunca görev yaptığı TRT radyolarının müzik alanındaki kurumsal rolü üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır. Bu bağlamda, söz konusu kurumların Çiçek'in müzikal gelişimi üzerindeki etkileri ve bu kurumlar aracılığıyla şekillenen kültürel yapılar da ayrıntılı biçimde tartışılmıştır. Ayrıca, Ali Ekber Çiçek'in halk müziği derlemeciliği ekseninde Türkiye'deki halk müziği derleme çalışmaları da ele alınmış; bu bağlamda özellikle Muzaffer Sarısözen ve Ankara Radyosu'nun yürüttüğü derleme faaliyetleriyle Çiçek'in çalışmaları ile karşılaştırmalı bir şekilde değerlendirilmiştir. Sanatçının müzik dili, icra teknikleri ve repertuvar seçimleri üzerinden dört örnek eser analiz edilerek, onun Türk halk müziğine kazandırdığı yenilikçi yaklaşımları çözümlenmiştir. Çiçek'in müziksel tavrı, hem geleneksel hem de çağdaş unsurları bir araya getirerek özgün bir üslup oluşturması bakımından incelenmiş, bu yönüyle onun Türk halk müziği içerisindeki konumu teorik ve metodolojik açıdan değerlendirilmiştir.
Gâvur dağı (Amanoslar) yöresinde hikâyeli türküler: Osmaniye ve ilçeleri
Toplumları ayakta tutan, geleceğe taşıyan en önemli unsur kültürdür. Toplumların yarattığı bu kültür unsurlarından biri halk türküleridir. Dünyada yaşayan her toplum gibi Türklerin de kendine has, zengin bir kültürü bulunmaktadır. Bu kültür unsurlarından biri ise halk türküleridir. Anadolu'da türkü ve hikâye geleneğinin en canlı olduğu yerlerden biri yıllarca göçerevli bir yaşam sürmüş olan Osmaniye'dir. Bu çalışmada, yörenin tespit edebildiğimiz geleneksel hikâyeli türküleri ve bestesi kendine ait olan icracıların türküleri derlenerek kayıt altına alınmış; kayıt altına alınan bu hikâyeli türküler halkbilimi kuramlarından bağlam ve metin merkezli kuramlar başta olmak üzere tarih, sosyal psikoloji, dinler tarihi, müzikoloji, etnomüzikoloji gibi farklı disiplinlerin verilerinden faydalanılarak disiplinler arası bir yaklaşımla bütüncül olarak ele alıp incelenmiştir. Tezin birinci bölümünde çalışmanın amacı ve öneminden, alanı ve sınırlıklarından, başvurulan yöntem ve tekniklerden bahsedildikten sonra türkülerin yaratıldığı, icra edildiği kültürel yapının daha iyi anlaşılması için çalışma sahamız Osmaniye'nin tarihi, sosyo-kültürel özellikleri hakkında ayrıntılı bilgi verilmiştir. Aynı bölümün sonunda ise Türkiye'de ve yörede hikâyeli türküler üzerine yapılmış belli başlı çalışmalardan bahsedilmiştir. Tezin ikinci bölümünde kültürün tanımı, türkülerin Türk toplumundaki yeri ve önemi, türkü derleme çalışmaları, türkü, bozlak, hikâyeli türkü ve hikâyeli türkü-balat ilişkisi hakkında bilgiler verilmiştir. Türkülerin yaratılmasında, aktarılmasında, yaygınlaşmasında âşıkların önemli bir rolü bulunmaktadır. Çalışma sahamızda ise bu âşıkların başında Karacaoğlan ve Dadaloğlu gelmektedir. Tezin üçüncü bölümünde bu gerçekten hareketle Osmaniye'deki âşıklık geleneği, Karacaoğlan ve Dadaloğlu Geleneği hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Aynı bölümün devamında ise hikâyeli türkülerin icra ortamlarına değinilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde derlenen hikâyeli türkülerin varyantlaşması, yapısal, tematik, ezgisel, işlevsel, dil anlatım hususiyetleri açıklanmıştır. Beşinci bölümde derlenen hikâyeli türkülerdeki mitolojik unsurlar tespit edilmeye çalışılmıştır. Altıncı bölümde derlenen hikâyeli türküler "icracı, dinleyici, bağlam" ana başlıkları altında Performans Teori doğrultusunda yorumlanmıştır. Sonuç bölümünde Osmaniye'deki hikâyeli türküler hakkında ulaştığımız sonuçlara; Metinler kısmında ise 450 hikâyeli türkü metnine yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler Gâvur Dağı, Çukurova, Hikâyeli türkü, Bozlak, Türkü
TRT repertuvarındaki Sivas Şarkışla yöresine ait uzun havaların çok katmanlı analizi
Bu çalışma, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarında yer alan Şarkışla yöresine ait uzun havaların çok katmanlı olarak incelenmesini içermektedir. Buna bağlı olarak, Şarkışla'nın coğrafi özellikleri, tarihsel geçmişi, toplumsal davranışları ve kültürel pratiklerinin müzik kültürü ve özellikle uzun havalarla olan etkileşimleri araştırılarak ortaya çıkartılmıştır. Bunlara ek olarak; Şarkışla yöresi uzun havalarının makâmsal, seyir, form ve sözel öğeleri analizler doğrultusunda açıklanmıştır. Çalışmanın amacı, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı'ndaki Sivas ili Şarkışla ilçesine ait olan uzun havaların çok katmanlı analizlerini yaparak, yapılan analizler doğrultusunda yöre kültürünün müziğe yansımaları ve bunun üzerinden müzik ve kültür ilişkisini ortaya koymaktır. Çalışma, bu bağlamda yapılan ilk çalışma olması, yöre müzik kültürüne ve icraya katkı sağlaması ve bu alanda çalışan diğer araştırmacılara örnek teşkil etmesi bakımından önemli görülmektedir. Bu çalışma, 2019 tarihinde TRT Türk Halk Müziği Uzun Havalar Repertuvarı'nda tespit edilen Sivas ili Şarkışla ilçesine ait 16 adet uzun hava ile sınırlandırılmıştır. Ayrıca tespit edilen bu eserlerin derleme kayıtlarından notaya doğru aktarıldığı varsayılmıştır. Tarama modeli kullanılarak yapılan betimsel bir araştırma modeline sahip olan bu çalışmada, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı'nda yer alan Sivas ili Şarkışla ilçesine ait uzun havaların kayıtları ile bu kayıtlardan yazılmış notaların çok katmanlı analizi yapılarak bulgular yorumlanmıştır.
Harput müzik kültüründe yerel isimlendirmeye sahip makamların incelenmesi
Bu tez çalışması Harput Müzik Kültürüne ait ve yerel isimlendirmeye sahip makamların söz konusu bölgenin müzik kültürünün tanımlanmasında büyük bir öneme haiz olduğu hipotezine dayanmaktadır. Dolayısıyla bu çalışmada, Harput müzik kültüründe yöreye özgü isimleri ile bilinen Muhalif, Beşiri, İbrahimi, Nevruz, Versak ve Kürdi makamlarında olup, yöresel repertuara dair sözlü ve yazılı kaynaklarda yer alma sıklığına göre belirlenen örnek eserlerin makamsal ve biçimsel analizlerinden yola çıkılarak söz konusu makamların yapıları hakkında bulgulara ulaşılmaya çalışılacaktır. Tezin temel amacı ise bu bulgulardan hareketle Harput Müziği'ne ait ve yöresel isimlere sahip söz konusu makamların müzik kültürüne kattıkları özgünlük ve önemin ortaya konulması olarak özetlenebilir. Bunun yanında, söz konusu makamlara ait örneklerin tarihsel nazariyat kaynakları ve diğer tarihsel müzik bulguları ile karşılaştırılmasıyla bu yapıların tarihsel süreç içinde müzikal açıdan konumlandırılması da amaçlanmaktadır. Tez kapsamında kullanılan "ezgi çekirdekleri" temelli analizin, Harput Müzik Kültürü'nün temel yapısal özellikleri olan "makamsal ezgi odaklı icracılık ve bestecilik anlayışı" ile bunların sonucu olarak ortaya çıkan "çok katmanlı makam yapıları ve müzikal formların" anlaşılması noktasında önemli bir katkı sağladığı düşünülmektedir. Söz konusu analize dair sonuçların "kadim" Harput müzik kültürünün "ezgisel kodlarının" anlaşılıp, aktarılmasında verimli sonuçlar verebildiği düşünülmektedir.
Türk ve Macar uluslaşma süreçleri bağlamında Béla Bartók ve Ahmet Adnan Saygun etkileşimi
Bu çalışmada uluslaşma süreçlerini 20. yüzyılda gerçekleştiren iki ülke olan Macaristan ve Türkiye'nin ulusal müzik kültürlerini yaratma çabaları ile bu süreç içerisinde Bartók ve Saygun'un karşılıklı etkileşim ve katkıları ortaya konmaya çalışılacaktır. Birinci bölümde Macar uluslaşma sürecinde müzik kültürü ve Bartók, ikinci bölümde Türkiye uluslaşma sürecinde müzik kültürü ve Saygun başlığında inceleme yapılacaktır. Üçüncü bölümde Bartók ve Saygun'un kendi ülkelerindeki uluslaşma süreci içerisinde müzik alanındaki rolleri ile Türkiye'de çıktıkları derleme gezilerinin, her iki ülkenin uluslaşma yolundaki müzik evrenine katkıları incelenecektir. Dördüncü bölümde Bartók'un Orkestra Konçertosu ve Saygun'un Yunus Emre Oratoryosu eserleri arasında saklı veya açık bir etkileşimin var olup olmadığı hakkında bir bilgiye ulaşılmaya çalışılacaktır.
Geleneksel Türk müziğinde ninni olgusunun yeri ve ninnilerin müziksel çözümlemesi
Anne bebeğini susturmak, uyutmak için birtakım eylemler yapar. Bu eylemlerin en önemlilerinden birisi olan ninni, anne bebek ilişkisinde çok özel bir yere sahiptir. Bu çalışmada, Anadolu'nun ninni olgusu, anne sesiyle özdeşleşen ninnilerin etkilerinin neler olduğu, ninnilerin müziksel bakımdan değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Ninniler derin boyutta etki alanı olan bir kültür öğesidir. Anadolu kültüründe Halk Edebiyatı'nın sözlü edebiyat ürünü ve çoğunlukla anonim olan ninni kavramı, türkü ana başlığı altında "lirik türküler" içinde yer almaktadır. Anne, bebeğini rahatlatmak, uykuya geçişini kolaylaştırmak, ağrısı ve acısı varsa dindirmek ister. Bu sebeple müziğe başvurur. Kuşaktan kuşağa aktarılan ninnilerin söylemesinin yanı sıra, anne o anda içinden geldiği gibi de ninni söyleyebilmektedir. Ayrıca bestelenmiş ninniler de bulunur. M.Ö. 4000'lerden itibaren Mezopotamya'da varlık gösteren tarih çağlarını başlatan Sümerlerde yazılı ilk ninniye rastlanmaktadır. Bu ninninin ilk satırında ezgiyle söylendiği anlaşılan ifade yer alır. İlk Türk sözlüğü olarak kabul edilen Divanü Lügat-it Türk'te ninniden "balu balu" olarak adlandırılmıştır. Bu da gösterir ki ninni olgusu çok eskilerden beri kültürümüzde önemli bir yer edinmiştir. Ninnilerin içeriği, annenin gördüğüne ve yaşadığı duyguya göre şekillenmiştir. Anadolu topraklarında yaşamış, adları kaybolmuş annelerin sesinden doğan ninnilerle bestekârı ve güftekârı bilinen ninniler TRT nota arşivine alınmışlardır. Dolayısıyla bu değerli eserlerin müziksel bakımdan incelenmesi maksadıyla TRT nota arşivinden yararlanılmış ve birtakım değerlendirmeler yapılmıştır. Asırlar boyu anne sesinin tesiriyle, ninni varlığını bugüne değin korumuştur. Bu araştırmada, Anadolu ninnilerinin notaya alınan örneklerinden yola çıkarak yapılan müziksel incelemeye, bu inceleme neticesinde yapılan makam, ezgi kalıbı, usul, ezgisel seyir gibi değerlendirme ve analizine, anne sesinin bebek üzerinde etkisinin olup olmadığına ilişkin değerlendirmelere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Ninni, Anadolu, geleneksel müzik, türkü, folklor, anne sesi
Seymenliğin Ankara kültürü ve müziğindeki yeri
Seymenlik geleneğinin derinlik olarak Orta Asya geleneklerine kadar ulaştığı düşünülmektedir. Anadolu'ya göçün ardından 1290-1354 yılları arasında, Ankara yönetiminde Ahilik teşkilatıyla beraber oluşturdukları güçlü yönetim, Seymenliği toplum içinde saygın konuma getirerek belirleyici rol üstlenmesine katkı sağlamıştır denebilir. Bu çalışmada Seymenliğin, Ankara yerleşkesinde kültüre, müziğe ve sosyal yaşama kattıkları ve Ankara kültürü açısından önemi anlatılmaya çalışılmıştır. Bunun için yöntem olarak literatür taramasının yanı sıra, Seymen ileri gelenleriyle yapılan kişisel görüşmelerden de yararlanılmıştır. Alplik, Alperenlik, Gazilik ve Ahilik gibi Seymen kültürüyle ilişkilendirilebilecek kültürel oluşumlar ve benzerlikler ortaya koyulmuştur. Ankara türkülerinin ve oyunlarının karakteristik yapılarının betimsel analizi yapılmış, yüzyıllar boyunca süregelmiş sohbet toplantıları bünyesinde Ankara Ferfene Gecesi ve Cümbüş ele alınmıştır. Ayrıca türkü sözlerinin ve oyunlardaki vücut hareketlerinin, geçmiş kültürle ilişkisi aranmış, bir çıkarım elde edilmeye çalışılmıştır. Seymenlik ve Ankara kültürüyle ilgili bilgiler, literatüre kazandırılarak, unutulmaya yüz tutmuş geleneklerin yaşamda yer almasına katkı sağlayabilmek amaçlanmıştır. Bu bağlamda araştırmalar sonucu elde edilen bulgular ışığında Seymenliğin kurallarının, Alplik, Ahilik, Alperenlik ve Gazilik ile büyük ölçüde örtüştüğünü söyleyebiliriz. Güçlü teşkilat yapısı, disiplinli ve muhafazakâr tutumuyla günümüze kadar gelen Seymenlik, özellikle Ankara müzik ve oyunlarında taşıyıcı ve belirleyici unsur olmuştur. Ankara Halk Müziğinde divanlar, bozlaklar, zeybekler, düz oyunlar, muhabbet havaları çalınır söylenir. Ankara seymen kültüründe müziğin yanı sıra, dans da önemli bir yer teşkil eder. Müziğin ve dansın bir arada icra edildiği musiki meclislerinden en önemlileri ferfene, cümbüş ve muhabbet geceleridir. Ankara saz çalma töresi ve bağlamada Ankara tavrı bu meclislerde yaşayarak günümüze kadar ulaşmıştır. Anahtar Kelimeler: Ankara, ahilik, alplik, alperenlik, gazilik, seymenlik, Ankara halk müziği, Ankara tavrı.
Kabak kemane eğitiminde açış çalışmalarının kullanım durumlarının incelenmesi
Yaylı bir Türk çalgısı olması bakımından kabak kemane THM icralarında önemli bir yere sahiptir. Geçmiş yıllarda sadece teke yöresinin türkülerine eşlik edilen bir renk saz olarak görülen kabak kemane, günümüzde teklonojik imkanların artması ve icraclarınn çoğalması sebebiyle yaygınlaşmakla beraber kullanım alanları da artmış, THM‟nin her yöresinden eserler seslendirilmeye başlanmıştır. Kabak kemanenin her geçen gün daha fazla tanınması ve toplumda yaygınlaşmasıyla bu alanda eğitim veren kurumların sayısında artış görülmektedir. Kabak kemanede çalgı eğitimi ülkemizde bulunan konservatuvar ve güzel sanatlar liselerinde uygulanmaktadır. Bu çalışma Türkiye‟de bulunan lisans düzeyindeki konservatuvarlarda kabak kemane açış eğitiminin kullanım durumlarını inceleyerek ortaya koymayı, varsa eksik yönlerini bularak kabak kemane eğitimi ve icrasına katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmada konu çerçevesinde daha önce yapılmış çalışmalar literatürden taranmıştır. Türkiye‟de lisans düzeyindeki konservatuvarlarda kabak kemane eğitimi veren alanında uzman öğretim elemanlarıyla -ulaşabildiğimiz düzeyde- yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Buradan elde edilen sonuçlar tüm yönleriyle incelenmiş ve yorumlanmıştır. Elde edilen bulgu ve sonuçlar ışığında; açış eğitiminin usta-çırak ilişkisi temelinde ilerlediği saptanmıştır. Kabak kemanede açış yapabilmek için icracının ezgi dağarcığının geniş olması, yöre ve eser bilgisinin üst düzeyde olması, makam bilgisinin olması ve kabak kemaneye teknik açıdan hakim olması gibi üst düzey kazanımlar gerektiği düşünülmektedir. Buna bağlı olarak açış yaparken kullanılan vibrato, gilissando gibi süsleme tekniklerini icra etmek için sağ ve sol el ince kaslarının gelişmiş olması gerektiği düşünülmektedir. Bu bakımdan başlangıç aşaması için açış eğitiminin uzmanlarca uygun görülmediği sonucuna varılmıştır. Açış eğitiminin her Konservatuvarda farklı ilerlediği görülmüş, ortak bir ölçme değerlendirme şablonu olmadığı saptanmıştır. Kabak kemanede açış eğitimiyle ilgili literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanılmamış ve konu üzerinde kaynakların kısıtlı olduğu anlaşılmıştır. Bu çalışma gibi konu üzerinde yapılacak her çalışmanın kabak kemane eğitimi ve icrasına yönelik literatüre ve alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir.