Video
115 theses under this subject heading
Bir düşünce makinesi: Harun Farocki sineması ve video-deneme pratiği
'Kurmaca' ve 'kurmaca olmayan' nitelemeleri sinematografik üretimin başlangıcından beri var olan geleneksel bir ayrıma dayanır. Fakat film sanatının evrimi içerisinde bu ayrımın işlevsizleştiği dönemler de vardır. Modern sinemada zaman-imajın belirişleri veya belgesel sinemanın temsiliyet krizini aşan yeni öznellik deneyimleri gibi. Tarihsel gelişimi içinde belgesel sinemanın evrildiği çağdaş formlardan biri video-deneme filmler olarak adlandırılır. Bu pratiği sinemanın başlangıcına referanslandırmak mümkün olsa da, konu hakkındaki video ile ilgili akademik tartışmalar görece oldukça yenidir. Bunun sebepleri, hem görüntü teknolojisindeki değişimlerin niteliği, hem de kültürel dönüşümlerin güncel ivmesiyle ilişkilendirilebilir. Bununla birlikte, temsil ötesi imaj kullanımı veya post-yapısal öznellik gibi kimi nitelikleriyle video-denemeler, geleneksel anlayışla tanımlanmış belgesel sinemanın sınırları içinde muğlaklaşır ve bu sınırları zorlar. Bugün bir video-denemeci olarak anılan Harun Farocki, kendine özgü film yapış biçimini uzun yıllar tutarlılıkla sürdürmüş olan bir sinemacıdır. Filmleri, video-denemelerin güncel tartışmalarında tespit edilen özelliklerine sahip birer 'meta-sinema' örnekleridir. Dolayısıyla, güncel bu film formuna dair muğlak tanımları belirginleştirmek için Farocki sinemasından yararlanmak mümkün olabilir. Farocki filmlerinin yapısında yaşam-film, imaj-temsiliyet, arşiv-bellek gibi gerilimler sürekli gözlemlenebilir ve bu sinemanın kolektif bir düşünüş eylemi olarak kabul edilişi ile delillerini sinema kültüründe bulan Gilles Deleuze'ün kavramsal üretimi arasında bir kesişim mümkün olabilir. Çünkü Deleuze görselliği düşünmek yerine, düşünmenin görselliği önerir. Tıpkı gerçekliğin sineması yerine sinemanın gerçekliğini arayışında olduğu gibi. Dolayısıyla bu tercih, çalışma için geleneksel sinema kuramlarından çok daha zengin bir perspektif vadeder. Bu anlamda, Farocki filmlerinin sinematografik olma zorunluluğuyla beliren kolektif bir düşünüş olarak ele alınışı ile çalışmanın doğası ontolojik açıdan ilişkilidir. Temsil ötesi, düşünümselliğiyle kendine referanslı zihinsel bir faaliyet olan video-deneme pratiğini tanımlamaya yarayacak ilkelere ulaşmak, ancak kendi çözüm yolunu problemin nesnesine içkin olarak yapılandıran bir çalışma ile mümkün olabilir. Bu doğrultuda, Farocki sineması üzerinden video-denemelere dair ilkeler, verilerini görsel olarak sunan bu çözümle, düşünme eyleminin doğası içinde ve herhangi bir normatif söyleme başvurmadan elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Harun Farocki, video-deneme, belgesel, hareket-imaj, zaman-imaj, aktüel, sanal, temsil.
Aktif video oyunlarının oksijen tüketimine ve enerji tüketimine etkisinin cinsiyetler arası karşılaştırılarak incelenmesi
Bu araştırmanın temel aldığı amaçlar (1) farklı aktif video (AV) oyunlarının bazı fizyolojik değişkenlere etkisini incelemek, (2) farklı AV oyunlarının fizyolojik etkilerini klasik egzersizle kıyaslamak ve (3) farklı AV oyunlarının fizyolojik etkilerini cinsiyetler arasında karşılaştırmaktır. Çalışmaya 43 (n=22 erkek, n=21 kadın) gönüllü katılımcı dâhil edilmiştir. Beş farklı koşulda (dinlenirken, televizyon seyrederken, tempolu yürüyüş sırasında, AV dans oyunu ve AV dövüş oyunu oynarken) oksijen tüketimi (VO2) ve karbondioksit üretimi (VCO2) ile kalp atım hızı (KAH) ölçülmüştür. Bunun yanı sıra enerji tüketimi (ET), metabolik eşdeğer (MET) ve solunum değişim oranı (SDO) hesaplanmıştır. Algılanan zorluk derecesi (AZD) ile eğlence puanı beş farklı koşulda kaydedilmiştir. Farklı koşulda kaydedilen VO2, KAH, ET, SDO ve MET değerleri istatistiksel açıdan farklı bulunmuştur (p<0,01). Bunun yanı sıra SDO hariç incelenen diğer fizyolojik değişkenler için grup x ölçüm etkileşimi istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş olup gruplar arasında önemli fark kaydedilmiştir (p<0,01). AZD ve eğlence puanı (dinlenik durum hariç) kadın ve erkek katılımcı grupları arasında karşılaştırıldığında gruplar arasında önemli fark bulunmamıştır (p>0,05). Bunun yanı sıra kadın ve erkek katılımcı gruplarında farklı koşullarda kaydedilen AZD ve eğlence puanları istatistiksel açıdan farklı bulunmuştur. Sonuç olarak AV dans oyunu ve AV dövüş oyunu yüksek şiddetli egzersiz kriterlerini sağladığı gösterilmiştir (>6 MET). Bundan dolayı AV oyunları ile fiziksel aktivite önerilebilir. Anahtar Sözcükler: Aktif video oyunları, Fiziksel aktivite, Enerji tüketimi, Oksijen tüketimi, Kalp atım hızı
Otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişlerini kolaylaştırmada hazırlayıcı videoların etkisi
Okulöncesi dönemdeki çocuklar okul içi geçişler sırasında bağımsız geçiş davranışları sergilemekte zorlanmakta ve bir okul gününün %20-35'ini geçişler sırasında harcamaktadırlar. Geçişler, öğretim etkinliklerine oranla daha az yapılandırılmış oldukları ve çocuklardan beklenen davranışları açık biçimde ortaya koymadıkları için çocukların problem davranış sergiledikleri bir zaman dilimi olmaktadır. Geçişleri kolaylaştırmak üzere kullanılabilecek çeşitli stratejiler vardır ve bunlardan biri de hazırlayıcı videodur. Hazırlayıcı video, çocukları bir etkinliğe, göreve, geçişe ya da stresli duruma hazırlamak ve çocuklarda çevresel değişikliklere bağlı olarak ortaya çıkan kaygının neden olduğu problem davranışları önlemek amacıyla kullanılan bir stratejidir. Hazırlayıcı videoda, geçişlerden önce çocuklara, geçiş yapılacak etkinlik ve ortam ile geçiş sürecinde sergilenecek davranışları gösteren videolar izletilir ve ardından çocuklardan geçişi gerçekleştirmeleri beklenir. Bu araştırmada da yaşları 4-6 arasında değişen, otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada hazırlayıcı videoların etkililiği incelenmiştir. Araştırmada ayrıca araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin aştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin çalışmaya ilişkin görüşleri belirlenmiştir. Araştırma tek denekli deneysel modellerden A-B-A-B modeli kullanılarak yürütülmüştür. Araştırmada, geçişler sırasında sergilenen bağımsız geçiş davranışlarını kaydetmek üzere kontrollü olay kaydı tekniği, harcanan süreyi kaydetmek üzere bekleme süresi kaydı tekniği ve problem davranışları kaydetmek üzere serbest olay kaydı tekniği kullanılmıştır. Uygulama oturumlarında geçişe ilişkin hazırlayıcı video her geçiş öncesinde grup düzenlemesi biçiminde çocuklara izletilmiş ve hazırlayıcı videoyu izlemelerinin ardından çocuklardan geçişi sergilemeleri beklenmiştir. Çocukların bağımsız geçiş davranışları sözel olarak pekiştirilirken, problem davranışları görmezden gelinmiştir. Araştırmada gözlemciler arası güvenirlik ve uygulama güvenirliği verileri toplanmış ve yüksek güvenirlik bulguları elde edilmiştir. Araştırma bulguları, hazırlayıcı videoların otizmi olan çocukların etkinlikler ve ortamlar arası geçişler sırasındaki; bağımsız geçiş davranışlarını arttırmada, harcadıkları süreyi kısaltmada ve sergiledikleri problem davranışları azaltmada etkili olduğunu; araştırmaya katılan çocukların anne-babalarının ve çocukların devam ettikleri birimde eğitim hizmeti veren personelin araştırmanın amaçlarının önemine, araştırmada kullanılan stratejinin uygunluğuna ve araştırma bulgularının anlamlılığına ilişkin görüşlerinin olumlu olduğunu ortaya koymuştur. Araştırma bulguları alanyazına dayalı olarak tartışılmış, uygulamaya ve ileri araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Otizm, Problem davranışlar, Geçiş, Geçiş stratejileri, Hazırlayıcı video.
Açık ve uzaktan yükseköğretimde öğrenme ortamlarında videonun kullanımı: Türkiye'deki uygulamalara ilişkin değerlendirmeler
Bu çalışmanın amacını, Türkiye'de açık ve uzaktan yükseköğretim eğitim programlarında videonun nasıl kullandığının uzman görüşlerine dayalı olarak ortaya çıkartılması oluşturmaktadır. Ayrıca Türkiye'de yükseköğretimde açık ve uzaktan öğrenme ortamı olarak videonun eğitim amaçlı olarak farklı kullanım özelliklerinin ve güncel eğilimlerinin neler olduğu literatür taraması ile ele alınmıştır. Bu çalışmada, yöntem olarak nitel veri toplama teknikleri ile veriler elde edilmiş, elde edilen verilere dışarıdan bir müdahale yapılmamıştır; sadece var olan durum araştırılmıştır.
Artırılmış gerçeklik teknolojisi ve müze içi eser bilgilendirme ve tanıtımlarının artırılmış gerçeklik teknolojisi yordamıyla yapılması
Teknoloji, hızla gelişen yapısıyla, bireylerin ve toplumların hayatında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Teknolojinin gelişimi ve yarattığı yeni iletişim mecraları, yeni fikirlerin her türlü alanda uygulanabilir formlarını üretmeye başlamıştır. Artırılmış gerçeklik teknolojisi, bu özelliklere bağlı olarak, pek çok alana hitap eder. Müzecilikte, artırılmış gerçeklik teknolojisi dünyada pek çok müzede farklı tanıtım şekilleriyle kullanılmaya başlamıştır. Artırılmış gerçeklik teknolojisi geliştikçe, müzecilik alanında kullanımı daha da yaygınlaşacak ve müzeler için önemli bir gereksinim olacaktır. Bu çalışmada; müzecilikte teknoloji ve artırılmış gerçeklik teknolojisi bileşenleriyle beraber incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde müzecilik ve teknoloji tabanlı müzecilik alanları literatür taramalarla incelenmiştir. İkinci bölümde, artırılmış gerçeklik teknolojisi ile ilgili kavramlar geniş bir şekilde açıklanmış; uygulama alanları ve müzecilikte uygulanabilirliği analiz edilmiştir. Elde edilen veriler çerçevesinde müzecilikte eser bilgilendirme ve tanıtımlarının, artırılmış gerçeklik yordamıyla yapılmasına örnek teşkil edecek sonuçlar yorumlanmıştır.
Sanat üretim ortamı olarak görüntü
Fotoğrafın icadına kadar, belirli bir yüzey üzerinde görüntülerin temsillerinin oluşturulmasının en geleneksel yöntemi, resim yapmaktı. Fotoğrafla birlikte elin işlevi, göze yüklenir ve geleneksel resmetme tekniklerinin yerini ışıkla resmetme almıştır. Video ise ışıkla resmetme sürecine daha önce var olmayan ekranı dâhil etmiştir. Ekran, ışıklı yüzeyin gündelik yaşama kattığı yeni kullanım biçimleriyle toplumsal bir dönüşümün de simgesi haline gelmiştir. Bu çalışma kapsamında, bir sanat üretim ortamı olarak görüntünün, mitoloji ve felsefe ile olan ilişkisi irdelenip, teknolojik gelişmeler ışığında kavramsal ve biçimsel olarak nasıl dönüştüğü ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Görüntü, Kopyalama, Fotoğraf, Video, Resim.
Nöbet tanısı koyma ve nöbet-epilepsi sınıflamasında kısa süreli video-EEG monitorizasyonun yeri
Amaç: Bu prospektif çalışma kısa süreli (3-4 saat) video-elektroensefalografi monitorizasyonun lokalizasyon ilişkili epilepsilerin sınıflandırılmasında ve nöbet/psödonöbet ayırımının yapılmasındaki etkinliğini değerlendirmek amacıyla Ekim 2005- Ekim 2008 arasında yapıldı.Gereç ve Yöntem: Çalışmada gündüz zamanlı kısa süreli (3-4 saat) video-elektroensefalografi monitorizasyonun, toplam 75 çocuk hastaya uygulandı. İlk grupta; polikliniğe nöbet benzeri yakınmalar ile başvuran, ancak nöbet-yalancı nöbet veya nöbeti taklit eden paroksismal bozukluk ayrımı yapılamayan ve çekilen interiktal elektroensefalografileri normal olan ortalama yaşı 9,63 ? 3,81 (minimum 3, maksimum 17 yaş) olan toplam 43 hasta incelendi. İkinci grupta ise; aynı dönem içinde polikliniğe parsiyel nöbet geçirme öyküsü ile başvuran, öykü ve klinik muayene bulguları ile nöbet tipi ve lokalizasyonu belirlenen ve çekilen interiktal elektroensefalografileri normal olan ortalama yaşı 9,62 ? 3,77 (minimum 3, maksimum 16 yaş) olan hastalar incelendi.Bulgular: Nöbet/psödonöbet ayırımı yapılan birinci grupta video-elektroensefalografi monitorizasyonun sonucunda 11 hastaya (% 25,6) epilepsi tanısı konuldu ve diğer hastaların video-elektroensefalografi monitorizasyonun sonucu normaldi. Nöbet sınıflaması ve lokalizasyonu yapılan ikinci grupta hastaların video-elektroensefalografi monitorizasyonun öncesi klinik bulguları ile, video-elektroensefalografi monitorizasyonun sonrası tanıları arasındaki uyumluluk istatistiksel olarak değerlendirildi. Klinik tanı ile video-elektroensefalografi monitorizasyon arasında tüm hastalar çalışmaya dahil edildiğinde orta derecede uyumluluk saptandı (kappa=0,642). Ancak, klinik ile elektroensefalografi sonuçlarının uyumlu görülmediği oksipital lob nöbetli altı hasta istatistiksel çalışma dışı tutulduğunda, uyumluluk daha yüksek düzeyde idi (kappa=0,775).Sonuç: Nöbet tanısı koyma ve nöbet-epilepsi sınıflamasında kısa süreli video-elektroensefalografi monitorizasyon etkin bir tanı yöntemidir.Anahtar Kelimeler: Epilepsi, lokalizasyon, nöbet/psödonöbet, video-elektroensefalografi monitorizasyon.
Günübirlik cerrahilerde çocuklara bilgilendirme videosu gösteriminin preoperatif anksiyete ve taburcu sonrası davranış değişimlerine etkisi
Amaç: Hastane ortamı ve cerrahi girişim korkusu, anne ve babadan ayrılma, ağrılı ve invaziv girişimlerin yarattığı stres, psikolojik travmaya neden olabilmekte ve kalıcı davranış bozuklukları yaratabilmektedir. Preoperatif anksiyeteyi azaltmak için geliştirilen nonfarmakolojik yöntemlerden olan model alma temelinde hazırlanmış video gösterimi uygulamaları anestezi literatürüne son zamanlarda girmiş uygulamalardır. Çalışmamızda günübirlik cerrahilerde çocuklara preoperatif bilgilendirme videosu gösteriminin anestezi indüksiyonu sırasındaki anksiyete ve taburcu sonrası davranış değişimine etkisini değerlendirmeyi amaçladık.Gereç ve yöntem: Fakülte etik kurulu ve ailelerin bilgilendirilmiş onamları alınarak, günübirlik cerrahi planlanan ASA I-II grubu, yaşları 5-12 arasında çocuklar çalışma kapsamına alındı. Hastalar rastgele, Grup 1: preoperatif bilgilendirme videosu izleyenler, Grup 2: preoperatif bilgilendirme videosu izlemeyenler şeklinde iki gruba ayrıldı. Grup 1'de anestezi uygulanacak olan çocuğa anestezi indüksiyonu, analjezi yöntemi, 12'den sonra yemek yememesi gerektiği, ameliyat sonrasında verilecek ilaçları düzenli bir şekilde kullanması gerektiği model kullanılarak preoperatif video gösterimiyle açıklandı. Grup 2'de hastalara, preoperatif video gösterimi olmaksızın sözel olarak bilgilendirme yapıldı. Anestezi indüksiyonu sırasında, hastalarda M-YPAS kullanılarak anksiyete değerlendirildi. Hastaların taburcu sonrası davranış değişimleri ise ?Hastaneye Yatış Sonrası Davranış Sorgulaması? ile değerlendirildi.Bulgular: Model alma temelinde hazırlanmış video gösteriminin, çocukların anestezi indüksiyonundaki anksiyetelerini azalttığı ve taburcu sonrası davranışlarında video izlemeyen gruba göre daha az negatif değişimler olduğu saptandı.Sonuç: Nonfarmakolojik premedikasyon yöntemlerinden olan model alma temelinde hazırlanmış video gösteriminin preoperatif anksiyeteyi ve hastaneye yatış sonrası negatif davranış değişimlerini azaltmada etkin bir yöntem olabileceği kanısındayız.Anahtar Sözcükler: Preoperatif anksiyete, model alma, video gösterimi, davranış değişimleri.
Yeni tanı almış epileptik çocuklarda interiktal eeg ve uyku deprivasyonlu kısa süreli video eeg monitörizasyonunun tanısal değeri
Amaç : Anamnez ve klinik bulguları ile idiopatik/kriptojenik epilepsi tanısı almış çocuklarda interiktal EEG ile uyku deprivasyonlu video EEG monitörizasyonunun tanısal işlemdeki değerlerinin karşılaştırılması amaçlandı.Gereç ve Yöntem: Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Çocuk Nöroloji Bilim Dalı Polikliniği' ne 01.06.2010 ile 30.06.2012 tarihleri arasında başvuran hastalar üzerinde yapılan prospektif çalışmada; 6-17 yaş arasında olup anamnez ve klinik bulguları ile idiopatik/kriptojenik fokal ve jeneralize epilepsi tanısı alan, henüz antiepileptik ilaç başlanmamış ve interiktal EEG'leri normal hastalar incelendi. Hastaların tümünün demografik bilgileri, tıbbi ve aile öyküleri, febril ve yenidoğan döneminde nöbet varlığı, klinik olarak nöbet ve epilepsi tipi, sıklığı, geçirilen nöbet sayısı, nöbeti presipite eden faktörler, nöbetlerin gün içindeki zamanı (uyku, uyanıklık, karışık) ve interiktal EEG'lerin çekim zamanı (uyku/uyanıklık) kaydedildi. Tüm hastalara uyku deprivasyonlu kısa süreli VEM (3-4 saat) uygulandı.Bulgular: Parsiyel uyku deprivasyonu yapılarak alınan kısa süreli (3-4 saat) VEM kayıtları sonucunda hastaların 21 tanesinde (%42) epileptiform anomaliye rastlanmazken, 29'unda (%58) epileptiform anomali saptandı. VEM'de epileptiform anomali saptanan 29 hastanın 14'ünde (%48,27) fokal, 6'sında (%20,68) jeneralize anomali varken, 9 hastada ise (%31,03) hem fokal hem jeneralize anomali mevcuttu. Hastaların 12'sinde (%41,4) epileptik deşarjlar sadece uyku döneminde ortaya çıkarken, 17'sinde (%58,6) hem uyku hem de uyanık dönemde (karışık) ortaya çıkmaktaydı. Temporal lob epilepsili 5 hastanın 1'inde (%20) VEM normalken, 4 hastada (%80) anormaldi. Frontal lob epilepsisi olan hastanın VEM bulguları normaldi. Oksipital lob epilepsili 11 hastanın 6'sının (%54,5) VEM'i normalken 5'inin (%45,5) anormaldi. Epileptik sendrom olarak juvenil absans epilepsisi tanısı alan tek hastanın VEM'i anormaldi (%100). Otozomal dominant frontal lob epilepsili 2 hastanın ise VEM'i anormaldi(%100). BRE tanılı 5 hastanın 2'sinin (%40) VEM' i normalken 3 hastanın (%60) VEM'i anormaldi. OPÇE tanılı 2 hastanın 1'inin (%50) VEM'i normalken diğerinin anormaldi (%50).Sonuç: Çocukluk döneminde parsiyel uyku deprivasyonu uykunun sağlanmasında güvenilirdir. Epilepsi tanısının konmasında ve sınıflandırılmasında uyku deprivasyonu yöntemiyle çekilen kısa süreli VEM kolay ve ucuz bir yöntemdir. Çocuklarda interiktal EEG'nin yetersiz kaldığı durumlarda rahatlıkla tercih edilebilir. Bizim vakalarımızda anlamlı fark gösterilemese de, özellikle bazı nöbet tipleri ve bazı epileptik sendromlarda tanı koymada önemli olabilir. Hasta sayısının arttırılması ile bu bulgular daha anlamlı olabilir.Anahtar Kelimeler: Epilepsi, Video EEG monitorizasyonu, Uyku deprivasyonu
Matematik öğretim kalitesi ölçeği aracılığıyla ortaokul sınıflarında matematik öğretiminin kalitesinin belirlenmesi
ÖZET MATEMATİK ÖĞRETİM KALİTESİ ÖLÇEĞİ ARACILIĞIYLA ORTAOKUL SINIFLARINDA MATEMATİK ÖĞRETİMİNİN KALİTESİNİN BELİRLENMESİ YILMAZ, Bilge Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim ABD Tez Danışmanı: Doç.Dr. Ali BOZKURT İkinci Tez Danışmanı: Doç.Dr. Yusuf KOÇ Ocak 2016, 116 sayfa Bu araştırmanın amacı ortaokul sınıflarında matematik öğretmenlerinin, öğretimlerinin kalitesini belirlemektir. Çalışma nitel bir araştırma olup, deseni durum çalışmasıdır. Araştırmanın örneklemini Gaziantep ilinde görev yapmakta olan 2ortaokul matematik öğretmeni oluşturmaktadır Araştırmaya katılan 2 ortaokul matematik öğretmeninin 5'er ders saatleri olmak üzere toplam 10 ders saati sınıf içi matematik öğretimlerinin kalitesini belirlemek amacıyla videoya çekilmiş, daha sonra bunlar yazılı hale getirilmiştir. Video kayıtlar, matematiksel içeriğin 5 öğesini kullanan ve öğretmen-öğrenci-içerik ilişkisini temele alan Matematik Öğretim Kalitesi ölçeği kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, sınıf ortamında kullanılan matematiksel dilden, öğrencilerin yapmış oldukları hatalar ve yanılgılara, dersteki matematiksel içeriğin yoğunluğundan, matematiksel zenginliğin birçok öğesine, öğrencilerin aktif katılımına kadar birçok unsurun öğretimin kalitesinin düzeyini belirlemede etkili olduğunu göstermiştir. Öğretimin kalitesini belirlemek ve arttırmak, öğrencilerin öğrenmelerini geliştirmek ve nihai olarak etkili öğretimi sağlamak için sınıf içerisindeki uygulamalara bakarken birden fazla boyutun ayrı ayrı ele alınması ve bu boyutların öğretimdeki rolleri, çalışma özelinde elde edilen bulgularla ortaya konulmaktadır. Öğretimdeki zayıf noktaların belirlenmesi, etkili öğretimin sağlanması ve öğrenci öğrenmeleri açısından sınıf içi öğretim uygulamalarının dikkate alınıp değerlendirilmesinin önemli olduğu düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Matematik Öğretim Kalitesi, Video Analizi, Matematik Başarısı
Video ve yazılı eğitimin koroner anjiyografi yapılacak hastaların anksiyeteleri üzerine etkisi
Koroner anjiyografi (KAG) kalp hastalıklarının tanılanmasında kullanılan önemli bir girişim olup, hastaların anksiyetesini arttırabilmektedir. Bu çalışma koroner anjiyografi öncesi video ve yazılı eğitimin hastaların anksiyeteleri üzerine etkisini incelemek amacıyla üç gruplu, yarı deneme modeli olarak planlanmıştır. Araştırma evrenini, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı'nda Ekim 2015- Mayıs 2016 tarihleri arasında KAG uygulanacak olan tüm hastalar, örneklemini ise belirtilen evrenden blok randomizasyon yöntemiyle seçilen hastalar oluşturmuştur. Araştırmaya örneklem kriterlerine uyan, yazılı eğitim grubundan 30, video eğitim grubundan 30, kontrol grubundan 30 olmak üzere toplam 90 hasta alınmıştır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu (KBF) ve hastaların anksiyete düzeylerini değerlendirmek için Durumluk-Sürekli Anksiyete Envanteri (DSAE- STAI, State Trait Anxiety Inventary) kullanılmıştır. Durumluk anksiyete ölçeği eğitim sonrası ve KAG işlem sonrası tekrar uygulanmıştır. Ayrıca eğitim öncesi, sonrası ve KAG işlem sonrası hastaların fizyolojik parametreleri (sistolik ve diyastolik kan basıncı, nabız, solunum) ölçülmüştür. Hastaların memnuniyetini belirlemek için Görsel Değerlendirme Skalası (VAS-Visuel Analog Scale) kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizi IBM SPSS 20.0 paket programı kullanılarak yapılmıştır. Kontrol grubu ile eğitim grubu hastalarının (video eğitim ve yazılı eğitim) eğitim sonrası durumluk anksiyete, memnuniyet ve fizyolojik parametrelerinin puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0.005). Video eğitim grubu durumluk anksiyete puan ortalamasının (41,67±4,73), yazılı eğitim grubu puan ortalamasına (44,23±3,97) göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Sonuç olarak; KAG planlanan hastalara, hemşire tarafından işlem öncesi verilen video ve yazılı eğitimin, anksiyeteyi azalttığı, fizyolojik parametreleri olumlu yönde etkilediği ve hasta memnuniyetini arttırdığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Anksiyete, Koroner Anjiyografi, Video Eğitimi, Yazılı Eğitim
İşaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, işaret dili ile hazırlanan eğitim videosunun işitme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi (KKMM) becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini, İzmir Sağırları Koruma ve Kalkındırma Derneği'ne kayıtlı işitme engelli kadınlar(N:80) oluşturmuştur. İşaret dili içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi düzeyi anket formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ) üç alt boyutu, eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu (check-list) kullanılmıştır. Deney grubuna işaret dili içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna işaret dili içermeyen eğitim videosu izletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 61,7±9,5, kontrol grubunda 50,0±13,2'dir. Deney grubundaki kadınların engellilik ortalaması %64,1±10,6, kontrol grubunda %63,0±10,8'dir; gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ üç alt boyutu toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun memedeki değişiklikleri fark etme, KKMM yaparken ellerini bitişik, göğüs duvarına paralel kullanma, muayeneyi ışınsal, dairesel ve dikey yapabilme ve koltukaltını kontrol etme basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Eğitim öncesi,işitme engelli kadınların çoğunun KKMM'ni duymadığı ve hiçbirinin yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası, deney grubundaki kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı; kontrol grubundakilerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
Sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi üzerine etkisi
Amaç: Araştırmanın amacı, sesli betimleme ile hazırlanan eğitim videosunun görme engelli kadınların kendi kendine meme muayenesi becerisine etkisini incelemektir. Gereç Yöntem: Araştırma yarı deneysel tiptedir. Araştırmanın evrenini Manisa Altı Nokta Körler Derneği'ne kayıtlı görme engelli kadınlar (N:70) oluşturmuştur. Sesli betimleme içeren KKMM eğitim videosu hazırlanıp veri toplama aracı olarak eğitim öncesi sosyo-demografik özellikleri, KKMM bilgi formu ve Champion-Sağlık İnanç Modeli Ölçeği (CSİMÖ), eğitim sonrası KKMM Beceri Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Deney grubuna sesli betimleme içerikli KKMM eğitim videosu, kontrol grubuna sesli betimleme içermeyen eğitim videosu dinletilmiştir. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması deney grubunda 38,4±9,4, kontrol grubunda ise 39,6±11,3'tür. Deney grubunun engellilik ortalaması %81,5±%15,1 kontrol grubunun engellilik ortalaması %81,9±17,4'tür. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır (p>0,05). Eğitim öncesi kadınların CSİMÖ Duyarlılık ve Ciddiyet alt boyut toplam puan ortalamaları arasında anlamlı fark saptanmamıştır(p>0,05).Eğitim sonrası; deney ve kontrol grubunun KKMM beceri basamaklarını yapabilme açısından aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu bulunmuştur(p<0,05). Sonuç:Eğitim öncesi,görme engelli kadınların çoğunun KKMM'yi duymadığı ve yapamadığı belirlenmiştir. Eğitim sonrası,sesli betimlemeli eğitim videosunu dinleyen kadınların KKMM beceri basamaklarının çoğunu yaptığı;sesli betimleme içermeyen eğitim videosunu dinleyenlerin ise oldukça düşük oranda yaptığı bulunmuştur.
Video tabanlı ve aerobik egzersiz eğitimlerinin fonksiyonel kapasite, fiziksel uygunluk ve dijital oyun oynama bozukluğu düzeyine etkilerinin araştırılması
Bu çalışma, oyun oynama bozukluğu olan bireylerde video tabanlı ve aerobik egzersiz eğitimlerinin fonksiyonel kapasite, fiziksel uygunluk ve oyun oynama bozukluğu düzeyine etkilerinin araştırılması amacıyla yapıldı. Çalışmada 44 erkek birey rastgele yöntemle video tabanlı egzersiz eğitim (VTE) grubu (n=15), aerobik egzersiz eğitim (AE) grubu (n=14) ve kontrol grubu (n=15) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. VTE grubuna, Xbox 360 Kinect cihazı ile bireysel hareketleri eş zamanlı simule eden boks, engelli koşu ve plaj voleybolu oyunları algılanan zorluk düzeyi orta olacak şekilde oynatıldı. AE grubuna, yine algılanan zorluk düzeyi orta olacak şekilde koşu bandında eğitim verildi. Kontrol grubuna ise 6 hafta müdahale edilmedi ve bu gruptaki gönüllü bireylere değerlendirme sonrası her iki eğitimden biri verildi. Bireylerin fonksiyonel kapasiteleri 6 Dakika Yürüme Testi (6 DYT), fiziksel uygunlukları The Senior Fitness Test ve oyun oynama bozukluk düzeyleri İnternet Oyun Oynama Bozukluğu Ölçeği Kısa Formu (İOOBÖ9-KF) ile değerlendirildi. Ayrıca tüm bireylerin oyun oynama süresi, maksimal egzersiz kapasitesi, anksiyete durumu, uyku kalitesi ve yaşam kalitesi değerlendirildi. Çalışma sonucunda VTE ve AE eğitimlerinin fonksiyonel kapasiteyi arttırdığı, oyun oynama bozukluğu düzeyini azalttığı, maksimal egzersiz kapasitesini geliştirdiği, anksiyete düzeyinde iyileşme sağladığı, yaşam kalitesinde gelişme sağladığı gözlendi (p<0,05). Uyku kalitesinde istatistiksel olarak sadece VTE grubunda anlamlı artış görüldü (p<0,05). Fiziksel uygunlukta VTE ve AE eğitimlerinin üst ekstremite kas kuvvetini geliştirdiği, alt ekstremite kas kuvvetinde ve üst-alt ekstremite esnekliğinde ise sadece VTE eğitimi sonrası artış olduğu görüldü (p<0,05). Kontrol grubunda 6 hafta sonra yapılan değerlendirmede alt-üst ekstremite kas kuvvetinde ve üst esktremite esnekliğinde değişim olmadığı görüldü (p>0,05). VTE ve AE eğitimlerinin bu bireylerde aerobik kapasiteyi artırdığı, oyun oynama bozukluk düzeyini ve günlük oyun oynama süresini azalttığı, VTE eğitiminin fiziksel uygunluk parametrelerini, AE eğitiminden daha fazla geliştirdiği sonucuna ulaşıldı. Anahtar kelime: Oyun Oynama Bozukluğu, Sanal Gerçeklik Tabanlı Egzersiz, Aerobik Egzersiz, Fonksiyonel Kapasite, Fiziksel Uygunluk
Eğitim Bilişim Ağı'ndaki (EBA) ortaokul matematik içeriklerine yönelik hazırlanan videoların çoklu ortam tasarım ilkelerine göre incelenmesi
MEB tarafından FATİH projesinin içerik ayağı olarak geliştirilen EBA; evde, okulda kısacası akla gelen her yerde zaman ve mekân sınırı olmadan BT araçları sayesinde etkin materyaller kullanımını destekleyerek teknolojinin eğitim ve öğretim ortamları ile bütünleşmesini sağlayan bir uzaktan eğitim platformudur. EBA içerisinde ders içeriklerine ait videolar, çok sayıda ders kaynağı, ses dosyaları, görsel içerikler, dergiler ve dijital oyunlar gibi pek çok çoklu ortam dosyası bulunmaktadır. Bu araştırmanın amacı ortaokul matematik dersi için hazırlanan ve EBA (Eğitim Bilişim Ağı) platformu üzerinden gerek uzaktan eğitim faaliyetlerinde gerekse ders içi faaliyetlerde öğrencilerin ve öğretmenlerin kullanımına sunulan videoların çoklu ortam tasarım ilkelerine uygunluğunun incelenmesidir. Nitel araştırma desenlerinden biri olan durum çalışması deseninin kullanıldığı bu araştırmada 2020-2021 Eğitim ve Öğretim yılında EBA platformu EBA Dersler modülü üzerinden erişime açık olan ortaokul 5.sınıf matematik ders içeriklerine yönelik hazırlanan videoların çoklu ortam tasarım ilkeleri doğrultusunda incelenmesi doküman analizi yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Yapılan bu araştırmanın çalışma grubunu EBA'daki ortaokul 5.sınıf matematik ders içeriklerine yönelik olarak hazırlanan 98 adet video oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler "Eğitim amaçlı çoklu ortam uygulamalarını değerlendirme dereceli puanlama anahtarı" kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada veri analizlerinin güvenirliğini sağlamak amacıyla ikinci bir kodlayıcı ile çalışılmıştır. Kodlayıcılar arası uyum katsayısı 0,87 olarak hesaplanmıştır bu sonuç gözlemciler arasındaki uyumun çok iyi düzeyde olduğunu göstermektedir. Araştırmanın sonunda EBA' daki ortaokul 5. sınıf matematik içeriklerine yönelik hazırlanan videoların içeriğinde kullanılan görsel, animasyon, metin, tablo ve grafik gibi unsurların ekran üzerinde hizalanarak verildiği, videolarda günlük konuşma dilinin tercih edildiği, konunun önemli yerlerine çeşitli yöntemlerle (yazı rengi, boyutu, kalınlığı gibi) vurgu yapıldığı, kısacası videoların Mayer' in (2009) çoklu ortam tasarım ilkeleri ile önemli oranda uyumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: EBA, EBA Ders, çoklu ortam tasarım ilkeleri, ortaokul matematik ders içerikleri
Youtube hemipleji egzersiz videolarının içeriklerinin incelenmesi
Çalışmamız YouTube video paylaşım platformunda bulunan hemipleji egzersiz videolarının içeriklerinin incelenmesi ve kalitelerinin değerlendirilmesi amacıyla yapıldı. Çalışmada 'hemiplegia exercises', 'hemiplegia rehabilitation' ve 'hemiplegia physiotheraphy' anahtar kelimeleriyle taranan 180 video değerlendirildi. Çalışmaya İngilizce dilinde ve anlamlı ses bulunan 37 video dahil edildi. Videoların süresi, yayınlandığı tarihten itibaren geçen süre, video güç endeksi, beğeni sayısı, beğenmeme sayısı, kaynağı, yorum sayısı, görüntülenme sayısı ve görüntülenme oranı kaydedildi. Videoların kaliteleri Global Quality Scale (GQS), güvenilirlikleri Journal of the American Medical Association (JAMA) kullanılarak mesleki tecrübelerine farklı üç fizyoterapist (Fizyoterapist 1 (3 yıl), fizyoterapist 2 (5 yıl), fizyoterapist (10 yıl)) tarafından değerlendirildi. GQS'ye göre videolar düşük, orta-yüksek kalite olarak 2 gruba ayrıldı. Videoları yükleyen kaynaklara göre 2 farklı kategoriye ayrıldı. Ayrıca değerlendiricilerin JAMA ve GQS anketlerine verdikleri puanların ilişkisi araştırıldı. Çalışma sonucunda videoların %43,24'ü düşük kalitede, %56,75'i orta kalitede-yüksek kalitede olduğu bulundu. Tüm videoların kalitesi (GQS median; 3 (1-4)) yüksek olarak, güvenilirliği ise (JAMA median; 2 (0-4)) düşük olduğu görüldü. Değerlendiricilerin kendi aralarındaki GQS ve JAMA skorlarına verdikleri cevapların geçerliliği, ICC=0,766 ve ICC=0,793 olarak yüksek bulundu. Orta-Yüksek kaliteli videoların yorum sayısı (p=0,023) ve GQS fizyoterapist 3'ün skoru (p=0,002) düşük kaliteli videolara göre yüksekti. Fizyoterapistlerin yüklediği videoların GQS fizyoterapist 2'nin skoru (p=0,008), JAMA fizyoterapist 2'nin skoru (p=0,001) ve yorum sayısı (p=0,010) diğer kaynaklara göre yüksek, video yüklenme tarihinden sonra geçen süre (p=0,001) ise düşüktü. Videoların diğer parametreleri arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). YouTube Hemipleji egzersiz videoları düşük güvenilirliğe sahip olduğundan hastalar için güvenilir kaynak olarak kullanılması uygun olmayabilir. Sağlık profesyonellerinin GQS ve JAMA kriterlerini karşılayacak videolar yayımlaması ve YouTube'un da videoları filtreden geçirerek yayımlaması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: YouTube, Hemipleji, Egzersiz, İçerik, Güvenilirlik
Tip II diyabetik periferik nöropatisi olan hastalarda video tabanlı aerobik egzersiz eğitiminin ağrı, fiziksel uygunluk ve uyku üzerine etkisi
Bu çalışma Tip II Diyabetik Periferik Nöropatisi olan hastalarda Video Tabanlı Egzersiz eğitiminin ağrı, fiziksel uygunluk ve uyku üzerine etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmada 56 birey rastgele yöntemle Video Tabanlı Egzersiz Eğitimi (VTE) grubu (n=19), Aerobik Egzersiz (AE) grubu (n=19) ve Kontrol Grubu (n=18) olmak üzere 3 gruba ayrıldı. VTE grubuna XBOX 360 Kinect cihazı ile bireysel hareketleri eş zamanlı simüle eden Masa Tenisi, Koşu ve Atletizm, Kabinde Sızıntı oyunları oynatıldı. AE grubu koşu bandında çalıştırıldı. Kontrol grubuna herhangi bir müdahalede bulunulmadı. Eğitim grupları 12 hafta, hafta da 3 kez olacak şekilde toplam 36 seans eğitime alındı. Kontrol grubuna 12 hafta boyunca müdahale edilmedi ve bu gruptaki gönüllü bireylere son değerlendirmeden sonra her iki eğitimden istedikleri biri verildi. Ağrı değerlendirmesi için LANSS ağrı skalası, Nöropatik Ağrı Anketi (NAA) ve McGill Ağrı ölçeği-kısa formu kullanıldı. Fiziksel uygunluk parametreleri için, Jamar el dinamometresi üst ekstremite kas kuvvetini değerlendirmek için; manuel dijital dinamometre alt ekstremite kas kuvvetini değerlendirmek için; otur-uzan testi esnekliği değerlendirmek için; VKİ ve bel-kalça oranını vücut kompozisyonu değerlendirmek için; Berg denge ölçeği ve Y balance testi dengeyi değerlendirmek için; 6 dk yürüme testi ise fonksiyonel fiziksel uygunluğu değerlendirmek için kullanılmıştır. Uyku değerlendirmesi için Pittsburgh Uyku Kalitesi indeksi ve Epworth Uykululuk ölçeği kullanıldı. Ayrıca tüm bireyler, Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği (WHOQOL-Brief), Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (IPAQ), Uluslararası Düşme Etkinlik Ölçeği, Fiziksel Aktivite Hoşlanma Ölçeği (FAHÖ) testlerine tabi tutuldu. Ek olarak, Propriosepsiyon için ayak ve diz eklem pozisyon hissi, Duyu için plantar duyu (monoflament) ve Vibrasyon (diyapazon) testi kullanıldı. Çalışma sonucunda VTE ve AE grubunda NAA, McGill Ağrı ölçeği- kısa formu, LANSS ağrı skalasında, 6 dk. Yürüme Testinde, Alt ekstremite kas kuvvetinde, Y balance testinde, Berg Denge ölçeğinde, Ayak Eklemi Pozisyon hissinde, Diz eklemi pozisyon hissinde, Monofilament duyusunda gelişmeler sağlanmıştır (p<0,05). Sadece VTE grubunda Sağ üst ekstremite kas kuvveti, UFAA (MET) değeri ve Vibrasyon duyusu 256 (Hz) ölçümlerinde gelişme sağlanmıştır (p<0,05). Sadece kontrol grubunda Bel-kalça oranında artma, alt ekstremite kas kuvvetinde sadece sol kalça ekstansiyonunda artışı görülmüştür (P<0,05). Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalite Ölçeği (WHOQOL-Bref) verilerinde VTE grubunda Psikolojik sağlıkta azalma, sosyal ilişkilerde artma, AE grubunda Genel sağlıkta artma, Kontrol grubunda sosyal ilişkiler skorunda azalma görülmüştür (p<0,05). Grupların VKİ, Otur-uzan testi, Pittsburgh Uyku Kalitesi indeksi, Epworth Uykululuk ölçeği, UFAA (oturma süresi), Uluslararası Düşme etkinliği ve FAHÖ'deki gelişmeleri benzerdi (P>0,05). Sonuç olarak VTE eğitiminin Ağrı, Fiziksel uygunluk, Fiziksel aktivite, Propriyosepsiyon ve Duyu üzerine önemli gelişmeler görülmüştür. 1. ve 3. Hipotezlerimiz doğrulanmış olup VTE eğitiminin tedavilerde kullanılmasını önermekteyiz. Anahtar kelimeler; Tip 2 Diyabetik nöropati, Video tabanlı egzersiz, Ağrı, Fiziksel uygunluk, Uyku
Sanal gerçeklik gözlüğü kullanılarak yapılan senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi üzerine etkisinin incelenmesi
Bu çalışma, sanal gerçeklik (VR) gözlüğü kullanarak senaryo tabanlı üç boyutlu videolu eğitimin hemşirelik öğrencilerinin cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerilerine etkisini incelemek amacıyla randomize kontrollü deneysel bir araştırmadır. Araştırmada 79 gönüllü öğrenci basit randomizasyonla üç gruba ayrıldı: VR grubu (N=27), teorik eğitim grubu (N=27) ve videolu eğitim grubu (N=25). İlk gruba sanal gerçeklik gözlüğü ile, ikinci gruba teorik eğitim yöntemi ile, üçüncü gruba ise video ile cerrahi el yıkama ve steril giyinme eğitimi verildi. Sanal gerçeklik (VR) grubuna sanal gerçeklik gözlüğü ile 3D video üç kez uygulandı. Videolu eğitim grubuna 2D video üç kez uygulandı. Teorik eğitim grubuna ise serbest çalışma zamanı tanındı. Eğitim sonrası öğrenci performansı, kendine güven ve memnuniyet değerlendirildi. Veriler Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Beceri Değerlendirme Formu, Bone ve Maskenin Takılması, Cerrahi El Yıkama, Steril Önlük ve Steril Eldiven Giyinme Bilgi Değerlendirme Formu, Teknoloji Kullanım Ölçeği, Eğitim Yöntemi Memnuniyeti Ölçüm Formu, Kendine Güven Ölçüm Formu ile toplandı. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS 25.0 programı, sayı, ortalama±standart sapma, yüzde, ortanca, minimum ve maksimum değerler, F testi, Kruskal Wallis H testi kullanıldı ve ICC katsayısı hesaplandı. İstatistiksel anlamlılık için p<0.05 kabul edildi. VR grubu beceriyi teorik eğitim grubuna göre daha kısa sürede tamamladı (p<0.05). VR grubunun memnuniyet puanları diğer gruplara göre daha yüksek bulundu (p<0.05). Bilgi düzeyi ve kendine güven açısından gruplar arasında anlamlı fark tespit edilmedi (p>0.05). VR destekli eğitim yöntemleri, cerrahi hastalıkları hemşireliğinde beceri edinimini desteklemek için etkili bir araç olarak dikkate alınmalıdır. Anahtar Kelimeler: Sanal gerçeklik, cerrahi hastalıkları hemşireliği eğitimi, cerrahi el yıkama ve steril giyinme becerisi, senaryo tabanlı eğitim, üç boyutlu videolu eğitim
Çevrimiçi öğrenmede kısa videolar ile oluşturulan programlama derslerinin öğrenci akademik başarılarına ve ders katılımlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, Kitlesel Açık Çevrimiçi Ders (KAÇD) platformunda, Kısa Süreli Videolar Ders Modülü (KSVDM) ve Standart Süreli Videolar Ders Modülü'nden (SSVDM) oluşan programlama dersine ait eğitim içerikleri hazırlanarak katılımcıların akademik başarıları, katılımları, video tamamlama oranları ve uzaktan eğitime yönelik görüşlerini analiz etmektir. Çalışmada, KSVDM'ünü seçen katılımcıların, SSVDM'ünü seçen katılımcılara göre akademik başarıları, katılımları ve video tamamlama oranları arasında fark olup olmadığını tespit etmektir. Araştırma evreni, 2021 yılında KAÇD platformu olan Udemy web sayfasında yer alan ve temel python yazılım dili öğrenmek isteyen kullanıcılardan oluşmaktadır. Araştırma örneklemi ise Udemy platformunda yayınlanan KSVDM kursuna kayıt olan 1376 katılımcı ve SSVDM kursuna kayıt olan 1523 katılımcıdan oluşmaktadır. KSVDM ve SSVDM programlama ders içerikleri, üniversitelerin python yazılım dili öğreten bölümlerin içerikleri incelenmiş ve derslere herkesin kolay bir şekilde erişebilmesi için Udemy platformunun ücretsiz olarak hizmet verdiği süre sınırları göz önünde bulundurularak içerikler hazırlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak akademik başarı testi ve uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği kullanılmıştır. Akademik başarı testi ve uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği Google Forms ile hazırlanmış, video modüllerinin öncesinde ve sonrasında katılımcılara sunulmuştur. Araştırmadaki katılımcılardan alınan verileri analiz etmek için SPSS 22 programı kullanılmıştır. Araştırmada toplanan verilerin normal dağılıp dağılmadığını belirlemek için çarpıklık (skewness) ve basıklık (kurtosis) değerleri hesaplanmış ve sonuçlar için gerekli olan analiz işlemleri yapılmıştır. Udemy verilerine göre KSVDM kursunda 267, SSVDM kursunda 384 olmak üzere toplam 651 katılımcı aktif olarak yer almaktadır. Aktif kullanıcılardan KSVDM için 56, SSVDM için 52 kişi toplam 108 katılımcı tüm testleri ve ölçekleri tamamlamıştır. KSVDM kursunda yer alan kadın katılımcıların kurs tamamlama oranlarının ortalamasının, erkek katılımcıların kurs tamamlama oranları ortalamasına göre daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. SSVDM kursundaki katılımcılar arasındaki cinsiyetlerine göre kurs tamamlama oranları arasında anlamlı bir fark bulunmaktadır. Her iki kurs modülünde de kadın katılımcıların kurs tamamlama oranları yüksektir. KSVDM katılımcılarının akademik başarı testleri arasında anlamlı bir fark olduğu, SSVDM katılımcılarının akademik başarı testleri arasında anlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. KSVDM ve SSVDM kurslarındaki katılımcıların akademik başarı testindeki puanlarının ortalaması karşılaştırıldığında aralarında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Udemy platformunun vermiş olduğu istatiksel bilgiler sonucunda KSVDM kursundaki yarıda bırakılan video sayısının, SSVDM kursundaki yarıda bırakan video sayısından daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Katılımcılar Udemy platform üzerinden verdikleri kurs değerlendirme puanında, 5 puan üzerinden değerlendirilen kurslar KSVDM ve SSVDM için 4.5 üzerinde puan aldığı tespit edilmiştir. KSVDM ve SSVDM kurslarındaki katılımcılara uygulanan uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeğindeki puanlar karşılaştırılmış ve gruplar arasında anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Katılımcıların uzaktan eğitim öğrenci görüşleri ölçeği puanı "Kararsız" olarak sonuçlanmıştır. Anahtar kelimeler: Udemy, kitlesel açık çevrimiçi dersler, bilişsel yük, mikro videolar, eğitsel videolar
Çocuklara aşı enjeksiyonu sırasında uygulanan video izletme yönteminin ağrı düzeyi ve fizyolojik parametrelere etkisi: Randomize kontrollü çalışma
Araştırma, 12-24 aylık çocuklara aşı enjeksiyonu sırasında uygulanan video izletme yönteminin ağrı düzeyi ve fizyolojik parametrelere etkisini belirmek amacı ile randomize kontrollü tipte deneysel çalışma olarak yapılmıştır. Araştırma, Kaynaşlı Devlet Hastanesi Aile Hekimliği'nde Kasım 2019-Mart 2020 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini, yapılan güç analizi sonucunda çalışmaya katılmayı kabul eden ve örnekleme alınma kriterlerini taşıyan toplam 60 çocuk (deney grubu=30, kontrol grubu=30) oluşturmuştur. Deney grubundaki çocuklara aşı enjeksiyonu sırasında video izletme yöntemi uygulanmış, kontrol grubundaki çocuklara ise sadece rutin aşı uygulaması yapılmıştır. Verilerin toplanmasında; literatür incelemesine dayanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen çocuk ve ebeveyne ait tanıtıcı özellikleri içeren "Kişisel Bilgi Formu", aşı enjeksiyonu öncesi, sırası ve sonrasında çocuğun ağrısının değerlendirilmesinde "FLACC Ağrı Ölçeği", çocuklarda fizyolojik parametrelerin değerlendirilmesinde "Fizyolojik Ölçüm Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizleri IBM SPSS Statistics 28 paket programı üzerinden yapılmıştır. Uygulanan analizler sonucunda, video izleme grubundaki çocukların işlem sırasında ve işlem sonrasındaki FLACC Ağrı Ölçeği puanlarının kontrol grubundaki çocuklardan anlamlı derecede daha düşük olduğu bulunmuştur (p<0,001). Bu sonuca göre, 12-24 aylık çocuklara aşı enjeksiyonu sırasında dikkati dağıtma yöntemi olarak uygulanan video izletme yönteminin hissedilen ağrı düzeyini azaltmada etkili olduğu görülmüştür. Fizyolojik parametreler bakımından, deney grubundaki çocukların işlem sonrası kalp tepe atımı değerlerinin kontrol grubuna göre anlamlı derecede fazla olduğu (p<0.05); kontrol grubundaki çocukların işlem sonrasında oksijen saturasyonu değerlerinin işlem öncesine göre anlamlı derecede azaldığı (p<0.05) bulunmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda aşı enjeksiyonu uygulanan çocukların ağrı düzeyinin azalması ve oksijen saturasyonu değerlerinin olumlu yönde etkilenmesi için, video izletme yöntemi kullanılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Ağrı, Çocuklar, Dikkat dağıtma, Hemşirelik, Video izletme
EBA okuyorum yazıyorum modülünde yer alan videoların Türkçe dersi öğretim programı ile ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın temel amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından oluşturulmuş sosyal bir eğitim platformu olan Eğitim Bilişim Ağı içerisinde yer alan İlkokul Oku-yorum Yazıyorum modülüne ait ders videolarının Türkçe Dersi Öğretim Programı ile olan eşgüdümlülüğünü belirlemektir. Araştırmanın verileri Eğitim Bilişim Ağı'nda İlkokul Okuyorum Yazıyorum modülünün 2020 yılına ait olan videolardan elde edilmiştir. Bu kapsamda 43 adet video ve bu videolarda yer alan 19 öğretmen, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan kriterlere göre değerlendirilmiştir. İlgili videolar araştırmacı tarafından ikişer kez izlenmiş olup güvenirliği artırmak için eş kodlayıcı tarafından da izlenmiştir. Bu çalışma nitel bir çalışma olup; videolardan elde edilen veriler doküman analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda Eğitim Bilişim Ağı'nda yer alan videoların içeriklerinin ilgili öğretim programında yer alan kazanım ve uygulamalar ile uyumuna bakılmıştır. İlk okuma yazmaya hazırlık aşamasında gerekli olan hatırlatmaların yapılmadığı, dinleme eğitimi çalışmaları kapsamında yetersizliği olan öğrencilerin tespitinin eksik olduğu, küçük parmak kasların gelişiminde gerekli olan çizgi ve boyama çalışmaları gibi bazı etkinliklere yer verilmediği görülmüştür. Noktalama işaretlerinin ve pekiştirme çalışmalarının yetersiz olduğu, akıcı okuma çalışmaları kısmında yer alan uygulamalarda eksiklikler saptanmıştır. Buna bağlı olarak içeriklerin; kazanım ve uygulamaları birebir olarak karşılamadığı ve içerik ile videolar arasında uyumsuzluklar olduğu tespit edilmiştir.
Laringoskopide video laringoskop ile macintosh bleyd kullanılan hastaların karşılaştırılması
Amaç: Çalışmanın amacı genel anestezi için endotrakeal entübasyon uygulanan hastalarda C-MAC D-Blade video laringoskop ve Macintosh bleyd kullanılan hastaların entübasyon koşullarının karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya genel anestezi uygulanmış; 65'i C-MAC D-Blade video laringoskop, 65'i Macintosh bleydle entübe edilmiş 130 hasta dahil edildi. Hastaların yaşı, cinsiyeti, ASA skoru, boyu, kilosu, VKİ (Vücut kitle indeksi) ve boyun çevresi kaydedildi. Hastaların ağız açıklığı, tiromental mesafe, Mallampati skoru, boyun hareketliliği, prognat yeteneği ve zor entübasyon öyküsü varlığı kaydedilerek EGRI (El-Ganzouri Risk Index) skorları hesaplandı. Hastaların indüksiyon öncesi, laringoskopi öncesi, entübasyon sonrası 1.dk, 3.dk ve 5.dk sistolik kan basıncı (SKB), diyastolik kan basıncı (DKB), ortalama arter basıncı (OAB) ve kalp atım hızı (KAH) değerleri kaydedildi. Hastaların entübasyon süresi, girişim sayısı, C-L (Cormack-Lehane) skoru ve komplikasyon-travma durumu kaydedildi. C-MAC D-Blade grubu Grup VL, Macintosh grubu Grup M olarak adlandırıldı. Bulgular: Hemodinamik yanıt açısından Grup VL'de entübasyon sonrası 1.dk KAH Grup M'ye göre anlamlı olarak düşük bulundu. Diğer hemodinamik parametreler iki grupta benzerdi. Glottik görünüm açısından Grup VL'de Grup M'ye göre daha iyi sonuç elde edildi. Grup VL'de ilk girişimde entübe edilen hasta oranı Grup M'ye göre anlamlı olarak yüksekti. Entübasyon süresi açısından iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark görülmedi. Komplikasyon-travma durumu açısından da iki grup benzerdi. Sonuç: Genel anestezi için endotrakeal entübasyon uygulanacak olgularda C-MAC D-Blade Video laringoskop daha açılı bir bleyde sahip olduğundan daha iyi glottik görünüm sağlamaktadır. Bu nedenle laringoskopide C-MAC D-Blade video laringoskopun Macintosh bleyde göre daha üstün olduğu sonucuna varıldı.
Öğretim temsili olarak derslerin video kayıtlarına ilişkin matematik öğretmen adaylarının görüşleri
Öğretmen eğitiminde çeşitli öğretim temsillerinin son yıllarda artan bir eğilimle kullanılmaya devam edildiği görülmektedir. Bu çalışmada, matematik öğretmen adaylarına öğretim temsillerinden biri olan derslerin video kayıtları izletilmiştir. Daha sonra bu video kayıtların içeriğiyle ilgili ve öğretim temsili olarak öğretmen eğitiminde kullanımına ilişkin görüşleri incelenmiştir. Bu çalışmada nitel yöntemler esas alınmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2012-2013 eğitim ve öğretim yılında Ankara il merkezinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim görmekte olan 6 matematik öğretmen adayı oluşturmaktadır. Üç farklı ülkede kayıt yapılan matematik ders videoları öğretmen adaylarına izletilmiştir. Veriler, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmanın veri analizinde gömülü (grounded) teoride kullanılan teknikler olan; açık kodlama, eksensel kodlama ve seçici kodlama gibi nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğretim temsili olarak videonun hangi amaçlarla kullanılabileceğini ve etkilerini ortaya çıkarmıştır. Matematik öğretmen adaylarına, öğretim yöntem ve tekniklerini göstermek ve tecrübe edinmek için bir fırsat sunduğu belirlenmiştir. Ayrıca bu videoların, gerçek sınıf ortamına ait görsellik sunduğu ve teorik bilgilerle pratik yapma arasında köprü kurmak için yardımcı olabileceği tespit edilmiştir. Katılımcıların öğretmen merkezli ders tasarımları yapabildikleri, bunun yanında öğrenci merkezli öğretimi düşünerek onlarla empati kurabildikleri görülmüştür. Bunun yanında katılımcılar, ders video kayıtlarının öğretmen eğitiminde kullanılmasının birçok açıdan faydalı olacağını belirtmişlerdir. Öğretmen adaylarının görüşleri ışığında, araştırma boyunca elde etmiş oldukları bu deneyimleri meslek yaşantılarında kullanmak istedikleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Öğretim temsili, derslerin video kayıtları, matematik öğretmen adayı, öğretmen eğitimi.
Müzik eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin müzikte performans kaygı düzeylerine video geri-bildirim yönteminin etkisi
Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı lisans 2. ve 3. sınıfta okuyan ve piyano dersi alan öğrencilerin, müzikte performans kaygısı (MPK) düzeylerine, video geri-bildirim yönteminin etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, deneme modelleri çerçevesinde yürütülmüştür. Deneysel modelin desenini belirlemek amacıyla; çok denekli tek faktörlü, ön-test son-test kontrol gruplu desen (ÖSKD) kullanılmıştır. Araştırmada 3 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; 1) Gençler İçin Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri (MPAE-G), 2) Demografik Bilgi Anketi, 3) Video Geri-Bildirim Formu (VGB-F)?dur. Deney ve kontrol gruplarını belirlemek amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanıp sunulan, kişisel bilgilerin yer aldığı demografik bilgi anketi ve M. S. Osborne ve D. T. Kenny tarafından geliştirilip Türkçe?ye uyarlanmış olan 13 maddelik ?Gençler için Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri? (MPAE-G), 2. ve 3. sınıflara dağıtılmıştır. Alınan tüm puanlar hesaplandıktan sonra iki sınıftan yansız (random) atama yoluyla deney ve kontrol grupları belirlenmiştir. Belirlenen gruplar, 2. Sınıf için 26 kişi, 3. Sınıf için 26 kişi olmak üzere toplam 52 kişiden oluşturulmuştur. Her iki sınıf için belirlenen 26 kişiden 13 kişi deney 13 kişi kontrol grubu olarak atanmıştır. Her iki sınıftan belirlenen deney gruplarına, seçtikleri iki eserden oluşan piyano performansları, Video Geri-Bildirim (VGB) yöntemi ile kamera kaydı altına alınmıştır. 3 hafta boyunca uygulanan yöntem, 1?er hafta arayla toplam 3 oturum yapılarak gerçekleştirilmiştir. Kayıtlar bitirildikten hemen sonra katılımcılar çekim ortamında tek başına bırakılmış ve kendi görüntülerini izleyip değerlendirerek araştırmacı tarafından hazırlanan video geri-bildirim formunu (VGB-F) her oturum sonunda doldurmuşlardır. 3 haftalık uygulamanın sonunda deney ve kontrol gruplarına ?Gençler için Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri?(MPAE-G) yeniden verilerek, alınan son-test puanları ön-test puanları ile karşılaştırılmıştır. Toplanan tüm veriler SPSS (Statistical Package For Social Sciences) paket programına aktarıldıktan sonra istatistikî analizleri yapılmış ve elde edilen bilgiler çözümlenmiştir. Demografik bilgi anketinde yer alan sorulara katılımcıların verdikleri yanıtları betimsel olarak inceleyebilmek amacıyla frekanslar, yüzdeler, ortalamalar ve standart sapmalar hesaplanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına, deneysel işlemden önce ve sonra, MPAE-G?den alınan ön-test ve son-test puanlarıyla birlikte, gruplar arası karşılaştırmaların yapılabilmesi için t-testi analizi uygulanmıştır. Deney grubu katılımcılarının, video geri-bildirim formu sorularına verdikleri yanıtların ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Sonuç olarak, deney grubu katılımcılarının kontrol grubuna göre, deneysel işlemden önce aldıkları MPAE-G ölçüm puanlarıyla deneysel işlemden sonra aldıkları MPAE-G ölçüm puanları arasında anlamlı ölçüde düşüş tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, VGB formunda yer alan sorulara verdikleri yanıtların kendi performans algılarına olumlu yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kaygı, Performans, Performans Kaygısı, Müzikte Performans Kaygısı, Video Geri-Bildirim Yöntemi