Visual arts course

126 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İstanbulda bulunan ortaokul kurumlarında görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma) yaşama düzeyleri ile örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokullarda görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma)yaşama düzeyleri ve bu düzeyin örgütsel bağlılık düzeylerine etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakasında 14 ilçede bulunan resmi ve özel ortaokullarda görev yapan toplam 145 görsel sanatlar öğretmenine, kişisel bilgiler, olumsuz davranışlar ve örgütsel bağlılık ölçekleri uygulanarak, öğretmenlerin olumsuz davranışlar ve örgütsel bağlılık puanlarının demografik özellikleriyle olan ilişkisi ve olumsuz davranış uygulanma düzeyinin örgütsel bağlılıklarına etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucunda; ortaokul kurumlarında çalışan Görsel Sanatlar öğretmenlerinin yıldırma eylemlerine maruz kalma düzeylerinin düşük olduğu (%30),mobbing'e uğrayan öğretmenlerin, örgüte uyum, örgütle özdeşleşme ve örgütü içselleştirme düzeylerinde düşüş yaşandığı, Görsel Sanatlar öğretmenlerinin mobbing (yıldırma) yaşama düzeylerinin okul türü, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem, görsel sanatlar öğretmenliğindeki kıdem ve eğitim durumlarına göre yapılan karşılaştırmalarda anlamlı bir fark göstermeyip eşit düzeyde yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeyleri, cinsiyet, yaş, medeni durum, kıdem ve eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinde okul türüne göre, örgüte uyum, örgütle özdeşleşme ve örgütü içselleştirme alt boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmaktadır. Öğretmenlerin mobbing (yıldırma) ölçek puanları ile örgütsel bağlılık puanları arasındaki ilişki incelendiğinde; yıldırma ile örgütsel bağlılık alt boyutlarından uyum arasında anlamlı bir fark olmamakla birlikte mobbing ve örgütsel bağlılığın özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Örgütsel bağlılık alt boyutları kendi içinde değerlendirildiğinde ise; uyum ile özdeşleşme ve içselleştirme arasında anlamlı bir fark olmakla birlikte, özdeşleşme ve içselleştirme alt boyutları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.

BağlılıkEğitim psikolojisiGörsel sanatlar+7
Selda Arslan
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de okutulan görsel sanatlar ders kazanımlarının zihin engelli öğrencilere uygunluğuna yönelik öğretmen görüşleri

Araştırmada, Türkiye'de okutulan görsel sanatlar dersinin ders kazanımlarının görsel sanatlar ve özel eğitim öğretmenlerinin görüşlerine göre zihin engelli öğrencilere uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Araştırmanın evrenini zihin engelli öğrencilerin okuduğu okullardan 11 ilden 16 okul ve bu okullarda eğitim veren 15 görsel sanatlar ve 27 özel eğitim sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu doğrultuda; öğretmenlerin algı puanlarının görsel sanatlar ya da özel eğitim alanında olma durumuna ve bay ya da bayan olma durumlarına göre, istatistiksel olarak anlamlı farklılık gösterip göstermediğinin belirlenmesi amacıyla t-testi kullanılmıştır. Araştırmada; 1. Görsel sanatlar dersinin temelini oluşturan ve tüm görsel sanatlar eğitimin üzerinden şekillendiği, mevcut görsel sanatlar ders kazanımlarını,öğretmen görüşlerine göre, eğitim açısında kabul edilebilir öğrenci sayısı ya da oranı tarafından kazanılamadığı; bu nedenle de zihin engelli öğrencilere uygun olmadığı sonucu çıkmaktadır, 2. Görsel sanatlar ders kazanımlarını zihin engelli öğrencilerin kazanma oranlarına yönelik öğretmen görüşleri görsel sanatlar ya da özel eğitim sınıf öğretmeni branşında olmalarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir, 3. Görsel sanatlar ders kazanımlarını zihin engelli öğrencilerin kazanma oranlarına yönelik öğretmen görüşleri kadın ya da erkek olmalarına göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir, sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca; araştırma sonunda, ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere yer verilmektedir. Anahtar Sözcükler: Görsel Sanatlar, Zihinsel Engel, Sanat Eğitimi,

Ders programlarıEğitimGörsel sanatlar+6
Reşit Durgun
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan eğitim sürecinde görsel sanatlar dersinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Küresel bir problem olan Kovid-19 pandemisi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de eğitimin tüm kademelerde kısa süreli aksamasına ve uzaktan gerçekleşmesine neden olmuştur. Ülkemizde tüm sınıf düzeyleri ve derslerinde olduğu gibi Görsel Sanatlar dersi de bu süreçte uzaktan eğitim şeklinde gerçekleştirilmiştir. Uzaktan eğitim sürecinin avantajları ve dezavantajları uzaktan eğitimin uygulandığı her derste olduğu gibi Görsel Sanatlar dersinde de olmuştur. Uzaktan eğitim sürecinde Görsel Sanatlar dersinin avantajlı ve dezavantajlı yönlerinin objektif bir şekilde Görsel Sanatlar dersine yansımaları Görsel Sanatlar öğretmenleriyle yapılan görüşmeler doğrultusunda incelenmektedir. Bu çalışmada uzaktan eğitimin Görsel Sanatlar dersi üzerindeki olumlu ve olumsuz etkileri ortaokul Görsel Sanatlar öğretmenlerimizin görüşleri alınarak değerlendirilmiştir. Uzaktan eğitim sürecinde Görsel Sanatlar dersinin Görsel Sanatlar öğretmenlerimizin objektif görüşleri alınarak değerlendirilmesinin ilerleyen süreçte karşılaşılabilecek uzaktan eğitim sürecinin daha kaliteli ve verimli olmasını sağlayacaktır. Günümüzde bir zaruret olan uzaktan eğitim sürecinde Görsel Sanatlar dersinden alınan verimi en mükemmele çıkarmak, ilerleyen yıllarda meydana gelebilecek zaruri veya tercihen uzaktan eğitimin kalitesinde büyük etkileri olacaktır. Çalışma içerisinde yer alan bulgular 2021-2022 eğitim öğretim yılı Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı ortaokul bünyesinde yer alan on beş Görsel Sanatlar öğretmenlerimizin görüşlerinden oluşmaktadır. On beş katılımcıdan üç kişi erkek, on iki kişi kadındır. Online gerçekteştirilen görüşmeler kayıt altına alınmış ve yazılı hale getirilmiştir. Görüşme kayıtları yazılı halde bulgular kısmında yer almaktadır. Öğretmenlerimizin bilgileri gizli tutulup isimlendirme numaralandırma şeklinde yapılmıştır. Görüşme sorularına ekler kısmında yer verilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgulara göre, görüşme yapılan Görsel Sanatlar dersi öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun bu süreçte gerçekleştirdikleri ders deneyimlerinden yola çıkarak; Görsel Sanatlar dersinin uzaktan eğitime uygun olmadığını, bazı kazanım ve konuların uzaktan eğitime uyarlanamadığını belirttiklerini görmekteyiz. Görüşme yapılan Görsel Sanatlar öğretmenlerinin bir kısmı ise uzaktan eğitimin Görsel Sanatlar dersi için uygun olduğunu, devam zorunluluğu olmadığı için isteyen, dersi seven öğrencilerin katılım göstermesinin Görsel Sanatlar dersinin verimini arttırdığını fakat bazı konuların uyarlanmasında problem yaşadıklarını belirtmektedirler. Öğretmenlerimizle görüşmede kaydedilen uyarlanması mümkün olan ve olmayan kazanım konular detaylı bir şekilde görüşülmüş kayıt altına alınmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda belirtilen özelliklere göre Görsel Sanatlar dersinin alanında uzman öğretmenlerimiz tarafından kazanım ve konuların tekrar düzenlenip ele alınması ilerleyen zaman için avantaj sağlayacağı düşünülmektedir. Yapılan düzenlemeler ışığında Görsel Sanatlar dersinden alınabilecek verimin maksimum düzeye ulaşacağı amaçlanmaktadır.

COVID 19Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Hacer Öztürk
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özelliklerinin incelenmesi

Özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özelliklerinin (tutum, kaygı, öz yeterlik, beklenti değer algılarının) farklı değişkenler açısından incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubu 2022-2023 eğitim öğretim yılında Türkiye'nin yedi bölgesindeki Bilim ve Sanat Merkezlerine (BİLSEM) devam eden 488 özel yetenekli 6. 7. 8. 9. 10. 11. 12. sınıf öğrencileridir. Araştırmada veri toplama araçları olarak "Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Benlik ve Görev Algısı Ölçeği" ve "Görsel Sanatlar Dersine Yönelik Duyuşsal Özellikler Ölçeği", ile veriler toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde parametrik testlerden t-testi ve tek faktörlü varyans (One-Way ANOVA) analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özellikleri yüksek, kaygıları oldukça düşük çıkmıştır. Kız öğrencilerin beklenti değer ve duyuşsal özellik algıları erkek öğrencilerden daha yüksek çıkmıştır. Resim yarışmalarında dereceye giren, resim sergisi/galerisi ya da müze ziyaret eden, resim sergisinde eserleri sergilenmesi için başvuran, resim sergisinde eserleri sergilenen, sosyal medyada resimle ilgili hesapları takip eden, kendisini iyi hissetmek için resim yapan ve görsel sanatlar öğretmenleri hakkında iyi düşünceleri olan, sanatla ilgilenen arkadaşları olan, 3 yaşında düzenli resim yapmaya başlayan özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer ve duyuşsal özellik algılarının yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Destek eğitim programında olan özel yetenekli öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik içsel değer ve toplam beklenti değer algılarının BİLSEM BYF, ÖYG ve Proje programında olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer algılarından daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Resim ve genel zihinsel yetenek ve resim olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik yönelik içsel, yarar/önem, dışsal, yeterlik beklentisi, görev zorluğu ve toplam beklenti değer algılarının, özel yetenek alanı genel zihinsel yetenek olan öğrencilerin görsel sanatlar derslerine yönelik beklenti değer algılarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucunda özel yetenekli öğrencilerin resim yarışmalarına katılmaya, sergilerde aktif rol almaya, resim sergilerini/ galerilerini ve müzeleri ziyaret etmeye, sosyal medyada resimle ve sanatla ilgili sayfaları tanıyıp takip etmeye, görsel sanatlar dersine karşı olumlu tutumlar geliştirebilecekleri öğretmenlerinin olmasına, benzer özellikteki akranları ile tanışıp arkadaş olmaya, erkek öğrencilerin de ilgisini çekebilecek konuların görsel sanatlar dersi programına dahil edilmesine ve çocukların 3 yaşından itibaren resimle/sanatla tanışmaya ihtiyaçları olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın sonuçları, özel yetenekli öğrencilerin eğitimlerinde görsel sanatlar derslerine yönelik duyuşsal özellik algılarının önemine dair farkındalığın oluşmasını sağlayacak ve gelecek araştırmalara ışık tutacaktır.

Bilim ve sanat merkezleriDuyuşsal özelliklerGörsel sanatlar dersi+6
Rengin Temel
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretim programında estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma sürecinin öğretmen görüşleri temelinde değerlendirilmesi

Sanat eğitimi bireylerin çevresini daha iyi görmelerini, toplumla ve dış dünyayla bağ kurmalarını, çevreye olan duyarlılıklarını estetik açıdan değerlendirmelerini sağlayan alanlardan biridir. Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nda yer alan estetik duyarlılık alan becerisini ele alan bir çalışmaya literatürde rastlanılmamış olması bu çalışmayı gerekli kılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın problemi "Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nda bulunan estetik duyarlılık alan becerisi hakkında öğretmenlerin görüşleri nedir?" olarak belirlenmiştir. Araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı 2018 Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nda estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma sürecini öğretmen görüşleri temelinde değerlendirmektir. Alan araştırmasında konu ile ilgili kaynakların çeşitlilik gösterdiği görülmüş, görsel sanatlar dersi programında yer alan öğrenme alanlarında yer alan becerilerin uygulanması ve bu beceri alanlarının hayatımızdaki yeri ve önemi ile ilgili başka araştırmalara rastlanmıştır. Bu araştırmada ise; Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nın içinde yer alan estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma süreci üzerinden yola çıkılmıştır. Veri toplama aracı olan 'Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu' uzman görüşlerine sunulmuştur. Görüşme formunun geliştirilmesinde 2018 MEB Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'ndan yararlanılmıştır. Resim-İş Eğitimi ve Eğitim Bilimleri alanındaki uzmanlara danışılarak soruların anlaşılır olması ve araştırma kapsamına uygunluğu açısından verilen tavsiyeler ışığında düzeltmeler yapılarak 5 açık uçlu sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu pilot uygulamalar yapıldıktan sonra çalışma grubuna uygulanmıştır. Araştırmanın evrenini MEB'e bağlı olarak görev yapmakta olan öğretmenler, çalışma grubunu ise 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Konya ilinde MEB'e bağlı ortaokullarda görev yapan 15 görsel sanatlar dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma sürecinde zorluk yaşandığı belirlenmiştir. Öğretmenlerin estetik duyarlılık becerisinin programda yeterince dikkat çekmediği sonucu ortaya çıkmıştır. Böylelikle estetik duyarlılık alan becerisine programda daha ayrıntılı yer verilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma sürecinde hem geleneksel hem çağdaş materyallerin kullanıldığı tespit edilmiştir. Estetik duyarlılık alan becerisinin kazandırılma sürecinde sanat eleştirisine yönelik etkinlikler kategorisinde bulunan sanat eseri analizi ve dijital ortamda yapılan etkinlikler kategorisinde bulunan sanal müze gezisi yapıldığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Araştırma verileri ışığına değerlendirmeler yapılmış olup bundan sonraki yapılması planlanan araştırmalara temel niteliği taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı, Estetik Duyarlılık

Alan becerileriEstetik duyarlılıkEğitim programları+6
İpek Göktaş
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknolojiyi derslerine entegre etme düzeyleri ile derse yönelik uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu araştırmanın amacı; özel ve devlet okullarında görev yapmakta olan görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerini belirlemek ve teknolojiyi derslerinde nasıl kullandıklarını ortaya çıkarmaktır. Çalışmada derinlemesine araştırma yapmak için nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma yöntemlerden açıklayıcı sıralı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel verilerin toplanması ve analizi işlemlerinden elde edilen bulgular ışığında nitel süreç görüşmelerle derinleştirilerek süreç tamamlanmıştır. Araştırmanın ilk aşamasında elde edilen nicel veriler, Kocaeli ilinde devlet ve özel okullarda görev yapmakta olan 165 görsel sanatlar öğretmeninden elde edilmiştir. Araştırmanın ikinci aşaması olan nitel kısım ise maksimum çeşitlilik yöntemiyle belirlenmiş 10 görsel sanatlar öğretmeniyle yürütülmüştür. Nicel bölümde "Teknoloji Entegrasyonu Göstergeleri (TEG) Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen nicel veriler t testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) istatistik tekniği ile analiz edilmiştir. Nitel veriler araştırmacı tarafından hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze toplanmıştır. Nitel veriler içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmından elde edilen bulgular neticesinde görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeylerinin yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyon düzeyleri cinsiyet değişkenine baktıldığında yalnızca "teknoloji okuryazarlığı" ve "etik ve politikalar" alt boyutlarında erkek öğretmenler lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Okul türü değişkenine baktıldığında; "Teknoloji ve öğretim" alt boyutunda özel okulda görev yapan öğretmenler lehine anlamlı bir fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin eğitim teknolojileriyle ilgili eğitim almalarına yönelik değişkene baktıldığında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kıdem değişkenine bakıldığında her alt boyutta bir fark olduğu görülmüştür. Teknoloji entegrasyon düzey ortalamasına bakıldığında 1-10 yıl ve 11-20 yıl görev yapan öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu öğretmenlerin puanları 21 yıl ve üzeri görev yapan öğretmenlerden yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenim durumları, mezun olunan atölye türü değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. Araştırma sonucunda görsel sanatlar öğretmenlerinin teknoloji entegrasyonuna yönelik görüşlerinin olumlu olduğu fakat süreç içinde içsel ve dışsal birtakım engellerle karşılaştıkları görülmektedir. Teknoloji entegrasyonu sürecinde öğretmenlerin genellikle; donanımsal araçlar (akıllı tahta, bilgisayar, projeksiyon), web araçları, eğitim uygulamaları ve office uygulamalarını kullandıkları görülmektedir. Ayrıca derslerine teknolojiyi entegre eden görsel sanatlar öğretmenleri öğrencilerinin; yaratıcılıklarında, derse katılımlarında, özgün çalışma üretmelerinde olumlu bir etkinin olduğunu söylemişlerdir. Araştırmanın bulgu ve sonuçlarından hareketle görsel sanatlar öğretmenlerinin eğitim teknolojileri ile ilgili kendi alanlarına özgü eğitim almaları, teknoloji entegrasyon eğitimlerinin lisans düzeyinde verilmeye başlanması ve öğretmenlerin okullarında görev yapan bilişim teknolojileri rehber öğretmenleriyle iş birliği içinde çalışmasıyla entegrasyonun artacağı söylenebilir.

Branş öğretmenleriGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Tuğçe İnce
Mimar Sinan Fine Arts University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bilim sanat merkezlerinde görevli öğretmenlerin ve öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin STEAM eğitimine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

STEAM, bilim (science), teknoloji (technology), mühendislik (engeenering), sanat (arts) ve matematik (mathematics) kelimelerinin baş harflerinin bileşiminden oluşan bir kavramdır. Ülkemizde de Steam konusunda farklı çalışmalar yürütülmektedir. Eğitimde nitelikli Steam uygulamalarının yer alması için öğretmenlerin ve öğrenim gören orta okul öğrencilerin Steam eğitimi ile ilgili görüşlerinin belirlenmesi önemli görülmüştür. Bu çalışmada ülkemizde Bilim Sanat Merkezlerinde görev yapan Steam alanlarındaki öğretmenlerin ve öğrenim gören ortaokul öğrencilerinin görüşleri alınarak Steam eğitimine ilişkin görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Denizli ili'nde yer alan iki Bilsem'de gerçekleştirilecektir. Öğretmenler fizik, kimya, biyoloji, fen, matematik, bilişim teknolojileri, görsel sanatlar ile teknoloji ve tasarım öğretmenlerinden oluşacaktır. Araştırmaya katılacak öğrenciler ise; Görsel sanatlar yetenek alanıyla genel zihinsel yetenek alanında öğrenim gören ortaokul öğrencilerinden oluşacaktır. Araştırma yöntemi olarak nicel araştırma desenlerinden betimsel tarama deseninin seçildiği bu çalışmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan anketler aracılığıyla toplanacaktır. Araştırma kapsamında bu branşlardan gönüllü olan toplam öğretmen ve öğrenciler ile anket uygulaması yapılacaktır. Toplanan veriler SPSS veri analizi yöntemi kullanılarak analiz edilecek ve yorumlanarak sonuç ve öneriler yazılacaktır.

FeTeMMGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+4
Necla Reyhan Akçin
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla iline bağlı bilim ve sanat merkezlerinde verilen görsel sanatlar eğitimine yönelik yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleri

Bu araştırmanın temel amacı, Muğla ilindeki Bilim ve Sanat Merkezleri'nde sunulan görsel sanatlar programlarının özel yetenekli öğrenciler için yeterliliği, merkezlerin fiziksel altyapısı ve maddi imkânlarının değerlendirilmesi, öğrenci tanılama ile seçme sınavlarının güvenilirliği; yönetici, öğrenci, öğretmen ve velilerin görüşlerine göre belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, yöneticiler, öğretmenler, öğrenciler ve velilerin merkezlerdeki görsel sanatlar eğitimine ilişkin algıları ve farkındalıkları tespit edilmiştir. Merkezlerin görsel sanatlar alanındaki eğitim ve seçme sınavlarına yönelik yeterlilik düzeyini belirlemek ve tespit edilen bulgularla ilgili öneriler sunulmuştur. Çalışmada ayrıca Muğla ilindeki ilçeler arasındaki farklılıkların belirlenmesi ve özel yetenekli çocukların eğitimlerinin geliştirilmesi için öneriler sunulması hedeflenmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılı içerisinde Muğla'nın 6 Bilim ve Sanat Merkezinde (Muğla, Fethiye, Bodrum, Milas, Marmaris ve Köyceğiz) görev yapan 6 yönetici ve 8 görsel sanatlar öğretmeni, görsel sanatlar eğitimine devam eden 83 öğrenci ve 80 veli ile yürütülmüştür. Araştırmada, nicel araştırma yönteminin genel tarama modeli kullanılmıştır. Görsel sanatlar görüşme anketi başlıklı anket tüm katılımcılara uygulanmıştır. Araştırma süreci, anketin uyarlanması ve uygulanması, verilerin istatistiksel olarak analiz edilmesi ve yorumlanması şeklinde gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde, betimsel istatistiksel frekans ve yüzde çözümlemeler, aritmetik ortalama, standart sapma, ilçe değişkenleri arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için KWH (Kruskal Wallis H-Testi) kullanılmıştır. Merkezlerdeki görsel sanatlar eğitimi, maddi olanak, fiziki donanım ve seçme ile tanılama boyutlarına göre kadınların erkeklere nazaran ankete daha olumlu yaklaştıkları, yaş faktöründe ise genç yaşlarda olan katılımcıların olgun yaştakilere göre daha olumlu yaklaştıkları, eğitim seviyesi yükseldikçe ise olumsuz bir tutum edindikleri görülmüştür. İlçelere göre bakıldığında çok büyük farklar olmamakla birlikte, bilim ve sanat merkezlerindeki görsel sanatlar eğitimi olumlu değerlendirilmiştir. Bu sonuçlar, cinsiyet, yaş ve eğitim gibi değişkenleri, bireylerin görsel sanatlar eğitimine olan tutumlarını az da olsa etkilediğini göstermektedir. Ankete katılanlar arasında yapılan bir araştırmaya göre, merkezlerdeki görsel sanatlar eğitimi, maddi olanak, fiziki donanım ve seçme ile tanılama boyutlarına göre kadınların erkeklere oranla daha olumlu bir tutum sergilediği görülmüştür. Yaş faktöründe ise genç katılımcıların, olgunlara oranla daha olumlu bir görüşe sahip olduğu tespit edilmiştir. Eğitim seviyesi yükseldikçe ise olumsuz bir tutum edinildiği görülmüştür. İlçelere göre bakıldığında, bilim ve sanat merkezlerindeki görsel sanatlar eğitimi yöneticilerinin Muğla ve Fethiye, öğretmenlerinin Marmaris, öğrencilerinin Marmaris, velilerinin ise Fethiye'de olumlu bulunduğu görülmüştür. Görsel sanatlar öğretmenleri, öğrenciler ve veliler arasındaki merkezlerde verilen görsel sanatlar eğitim programlarının tam gün eğitime dönüştürülmesinin, gerekli sosyal yaşam için zamanın sağlanması bakımından önemli olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, öğrencilerin sanat eğitimlerinin bütüncül olarak desteklenmesinin tüm katılımcılar açısından önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin yükseköğrenimde konusunda uzman hocalardan ders alabilme, üniversitelerin fiziki imkânlarından yararlanabilme olasılığının arttırılması gerektiği vurgulanmıştır. Öğretmenler, öğrenciler ve veliler, merkezlerin maddi olanaklar ve fiziki donanım boyutuna ilişkin olarak yeterli araç gereç ve görsel sanatlar uygulamaları yapmak için yeterli iç ve dış mekân imkânlarına sahip olmadıklarını düşündüklerini belirtmişlerdir. Ancak yöneticiler, böyle bir fiziki imkânsızlığın olmadığını savunmuşlardır. Tüm katılımcıların ortak görüşü, merkezlerdeki görsel sanatlar seçimine ilişkin öğrenci tanılama yöntemlerinin yeterli ve uygun olmadığıdır. Özel yetenekli öğrencilerin tanılaması için gözlem ve portfolyo (ürün dosyası) gibi alternatif seçme yöntemlerinin eklenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca, öğretmenlerin ve yöneticilerin özel eğitim konusunda desteklenmesinin önemli olduğu belirtilmiştir.

Bilim ve sanat merkezleriGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+6
Aslı Gökalp
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin doğadan esinlenerek yaptıkları tasarımların biyomimetik açıdan analizi

Biyomimikri doğanın yüzyıllardır kendini mükemmelleştiren tasarımının ve işlevselliğinin, insanların sorunlarına ve estetik ihtiyaçlarına çözüm üretmek için ilham kaynağı olabileceğini savunan bir yöntemdir. Bu bağlamda biyomimikri kavramı, doğadaki canlıların form, süreç ve sistemlerinden ilham alarak problem çözme ve tasarım yapma yöntemidir. Ortaokul görsel sanatlar eğitimi, öğrencilerin yaratıcılıklarını ve estetik becerilerini geliştirmeleri için önemli bir platform sunar. Görsel sanatlar dersleri ise, öğrencilere estetik anlayış kazandırmak, farklı sanatsal teknikleri öğretmek ve özgün eserler ortaya koymalarını teşvik etmek için önemli bir ortam sağlar. Bu araştırma, ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin belirli tasarım temaları doğrultusunda oluşturulmuş hikayeler yönlendirmesiyle doğadan esinlenerek nasıl çözüm yolları ürettiklerini ve bu tasarımların biyomimetik açıdan değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel araştırma yöntemi ile Denizli'de bulunan devlete bağlı bir ortaokulda 7. sınıf öğrencilerinden oluşan, 26 kişilik bir sınıf ile yürütülmüştür. Araştırmanın modeli, durum çalışması olup, veriler görüşme ve dokümanlar yoluyla toplanmıştır. Araştırmaya, ön değerlendirme ile başlayarak, uygulama öncesi bilgi seviyeleri ölçülen öğrencilere 4 hafta boyunca farklı temada, doğa ile bağıntılı, problem odaklı hikayeler anlatılmış, bu hikayelerin sonunda öğrencilerden hikâyeyi tamamlayıcı doğadan esinlenilmiş tasarımlar yapmaları istenmiştir. 4 hafta sonunda ise konu hakkındaki düşünceleri alınmıştır. Toplamda 100 resim değerlendirilmeye alınmıştır. Araştırmanın sonucuna göre öğrencilerin uygulama öncesi biyomimikri kavramı konusunda bilgi seviyeleri oldukça düşük çıkmış ancak, doğadan ilham alma konusunda yüksek eğilim göstermişlerdir. Doğadan esinlenerek yaptıkları tasarımlardan elde edilen veriler, öğrencilerin en çok hayvanlardan esinlendiklerini ve çeşitli yaratıcı tasarımlar ortaya koyduklarını göstermiştir. Uygulama sonrası yapılan değerlendirmelerde, öğrencilerin biyomimikri kavramını ilgi çekici buldukları ve gelecekte kullanmayı planladıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar, biyomimikrinin eğitimde yaratıcı ve yenilikçi düşünmeyi teşvik edici bir araç olarak kullanılabileceğini göstermektedir.

Biyomimetik bilimBiyomimikriBiyotasarım+7
İlke Mercan
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar eğitimi alan öğretmen adaylarının çevrelerindeki görsel uyaranların eserleri üzerine etkisinin incelenmesi

Araştırmanın amacı; görsel sanatlar öğretmen adaylarının, eserleri üzerindeki; çevrelerindeki genel uyaranların, etkilerinin incelenmesidir. Araştırma kapsamında ayrıca, görsel sanatlar öğretmen adaylarının sanat izleyicisine vermek istedikleri mesajlar da araştırılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, görsel sanatlar öğretmen adaylarının, çevrelerindeki görsel uyaranların, eserleri üzerine etkisinin incelenmesi sanat eğitimi açısından değerlendirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu; Pamukkale Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Güzel Sanatlar Eğitimi, Resim İş Eğitimi Ana Bilim Dalında, 2022-2023 Eğitim-Öğretim Yılı Bahar Dönemi'nde örgün öğrenim gören dördüncü sınıf düzeyindeki, ana sanatı resim olan on bir görsel sanatlar öğretmen adayından oluşmaktadır. Araştırmanın kuramsal çerçevesinde; açıklanması gerekli görülen Sanat ve Sanat Eğitimi, Görsel ve Estetik Algı, Gestalt Kuramı, Görsel Kültür, Görsel Metinlerarasılık kavramlarına değinilmiştir. Görsel sanatlar öğretmeni adaylarının, görsel ve estetik algılarıyla, sanatsal deneyimlerini etkileyen unsurların ortaya çıkarılması amacıyla; çevrelerindeki ve öğrenim gördükleri atölyedeki, genel uyaranlara ilişkin yorumlarına başvurulmuştur. Bu yorumları anlayabilmek için, araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden olan, durum çalışması ve örneklem yöntemlerinden ölçüt örnekleme kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, katılımcıların görüşlerini ortaya çıkarmak için görüşme formu kullanılmıştır. Analizler sonucunda; öğretmen adaylarının, çevrelerindeki sanat eserlerine karşı algılarına ilişkin düşünceleri, öğretmen adaylarının, çalışmalarında etkilendikleri genel uyaranlara ilişkin düşünceleri, öğretmen adaylarının atölye çalışmalarını etkileyen unsurlara ilişkin düşünceleri, öğretmen adaylarının uygulama çalışmalarının sonucunda vermek istedikleri mesajlara ilişkin düşünceleri olmak üzere dört ana tema belirlenmiştir. Görsel sanatlar öğretmen adaylarının, öğrenim gördükleri atölye ortamındaki eğitmenlerin ve atölye arkadaşlarının kendi çalışmaları üzerindeki etkileri dikkatle gözlemlenmiştir. Araştırmanın sonucunda; görsel sanatlar öğretmen adaylarının sanatsal çalışmalarında, tarihteki sanatçıların ve eserlerinin, sanat dönemlerinin, çevrelerindeki genel uyaranların, çok önemli etkenler olduğuna ulaşılmıştır. Ana sanat resim atölye çalışma ortamlarını etkileyen faktörler ve sanat izleyicisine vermek istedikleri mesajlar hususunda da önemli sonuçlara ulaşılmıştır. Bu araştırmada edilen sonuçlarla görsel sanatlar eğitimi alan lisans öğrencilerinin çalışma ortamını daha etkin kullanmalarını sağlayacağı, etkilendikleri görsel öğelerin, genel uyaranların ve görsel kültür öğelerinin farkına vararak, eserlerini bu unsurlar yardımıyla oluşturacakları öngörülmektedir.

Duygusal uyaranGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Arif Tüzün
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sanat eğitiminde ortaöğretim görsel sanatlar ders programları

Bu çalışmada, "Görsel Sanatlar" dersi ortaöğretim ders programlarının incelenmesi yapılmıştır. Araştırmanın amacı, Türk Sanat Eğitimi'nde "Görsel Sanatlar" dersinin ortaöğretim ders programlarındaki yerini haftalık ders çizelgeleri açısından değerlendirmektir. Araştırmanın ama çerçevesinde nitel araştırma yöntemi kullanılmış, araştırmanın modeli kaynak tarama yöntemidir. Öncelikle Görsel Sanatların ne olduğu, Görsel Sanatlar dersine dair açıklamaların hangi ortak noktada birleştiği, öğretim programları ve ders programları tanımlarından hareketle ortaya konmuş; Görsel Sanatlar kavramı açıklandıktan sonra ortaöğretim görsel sanatlar dersi içeriğine değinilerek çalışmanın esasını oluşturan görsel sanatlar dersi ortaöğretim ders programları konusu derinlemesine ele alınmıştır. Görsel Sanatlar dersi konusunda eğitimcilerin görüşlerine detaylı olarak yer verilmiş ve bu konu hakkında büyük tartışmalardan biri olan Görsel Sanatlar dersinin, ders programlarında yeterli ders saatinde yer alıp almadığı hususu üzerinde durulmuştur. Ders programları ve müfredat incelenmiş, bu incelemelerde öne çıkan "Görsel Sanatlar" dersinin hedefleri, öğrenme alanları ve bu alanlarla ilgili beceri ve kazanımlara yakından bakılmıştır. Görsel Sanatlar dersinin ortaöğretim içerik ve ders saatleri esas alınarak yürütülen bu çalışmada, açıklanan programlardaki konu ve kazanımlar tespit edilip gruplandırılmış ve açıklanmıştır. Yapılan çalışma sonunda ortaöğretim ders programlarında Görsel Sanatlar dersinin programda yeterli ders saatinde yer almadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar, ortaöğretim, ders programları, haftalık ders çizelgesi.

Ders programlarıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+3
İrem Melahat Ustaoğlu
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Güncellenen görsel sanatlar dersi öğretim programının değerler eğitimine ilişkin kavramları öğretmedeki etkisi üzerine öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, güncellenen görsel sanatlar dersi öğretim programının, değerler eğitimine ilişkin kavramları öğretmedeki etkisini öğretmen görüşlerine göre değerlendirmektir. Bu amaca bağlı olarak bu kavramların sınıf ve atölye ortamında uygulanabilirliğini, nasıl uygulandığını, bu konuda yaşanan aksaklıkları ve çözüm önerilerini ortaya koymak da hedeflenmiştir. Günümüzde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda değerler eğitimine ilişkin kavramların öğrencilere kazandırılması ile ilgili çeşitli yöntem ve etkinlikler denenmektedir. Ancak hiçbir ders ve disiplinden bağımsız düşünülemeyecek olan "değer kavramları" nın, bütün derslerde öğretilen bir yapıya kavuşturulması gerektiği anlaşılmıştır. Bu derslerden biri de görsel sanatlar dersidir. Araştırma, Batman İl Milli Eğitim Müdürlüğünden izin alınarak, 2018 yılında yapılmıştır. Araştırmada, Batman ilinde bulunan ortaokul ve liselerde görev yapan görsel sanatlar öğretmelerinin, nitel görüşme formu ile görüşleri alınmış ve bu görüşme formları değerlendirilmiştir. Bu görüşme formları, içerik analizine göre incelenmiş ve toplanan veriler nicel verilere dönüştürülmüştür. Bu veriler boyutlandırılmış ve her bir boyut kendi içinde yorumlanmıştır. Görüşme formlarından elde edilen veriler doğrultusunda, DEİK'in, görsel sanatlar dersi kazanımlarıyla bütünleştirilerek verilmesi hatta değerler eğitimi kavramlarının temel alınarak kazanımların oluşturulması ve mümkünse bir öğretmen kılavuz kitabı şeklinde de hazırlanması gerektiği değerlendirmelerine ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Değerler Eğitimi, Öğretim Programı, Değer Kavramı, Eğitim

Değerler eğitimiGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Nezim Taymur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersi öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğretimine yönelik örnek uygulamalar

Bu araştırmanın amacı, güncellenen görsel sanatlar dersi öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğretimine yönelik örnek uygulamalar yapmaktır. Bu amaca bağlı olarak öğretim programındaki grafik tasarım ile ilişkili kazanımların öğrencilere uygulatılması sürecinde ders öğretmenlerinin karşılaştıkları problemleri ortaya koymak ve çözüm önerileri sunmak da hedeflenmiştir. Araştırmada nitel yöntemlerden biri olan görüşme tekniğinden yararlanılmış ve elde edilen verilere göre görsel sanatlar dersinde grafik tasarım ile ilişkili kazanımlara yönelik farklı sınıf düzeyine karşılık gelecek biçimde örnek uygulamalar yapılmıştır. Araştırmanın nitel boyutundaki görüşme tekniği, 2018-2019 eğitim öğretim döneminde Samsun İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı ortaokullarda görev yapan Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinden yansız atama usulü ile belirlenen 28 öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Veriler içerik analizine göre incelenmiş ve yorumlanmıştır. Görüşme formlarından elde edilen veriler doğrultusunda, Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programının öğretmenler tarafından iyi anlaşılamadığı, birçoğunun program okuryazarı olmadığı buna bağlı olarak programın içeriğinden farklı olarak program hakkında görüş belirttikleri anlaşılmıştır. Ayrıca ders saatinin azlığı, velilerin derse bakış açılarının olumsuz olması, okulun fiziki şartları gibi gerekçelerin dersin uygulama sürecini olumsuz etkilediği çıkan sonuçlar arasında olmuştur. Bu sonuçlara göre Görsel Sanatlar Dersi öğretmenlerine yönelik, ders öğretim programının tanıtılması ve buna yönelik çalıştaylar yapılması önerilmiştir. Ayrıca bu eğitim iller bazında zümre öğretmenleri arasında da her eğitim öğretim sonunda ve başlangıcında yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Grafik tasarım, Grafik, Eğitim

Ders programlarıGrafik sanatlarGrafik tasarımı+4
İlhami Diksoy
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinin etkililiğini artırmada yöneticilerin katkısı

Bu araştırma, görsel sanatlar dersinin etkililiğini artırmada yöneticilerin katkısını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma; giriş, kavramsal çerçeve, yöntem, bulgular, tartışmalar, sonuçlar ve öneriler olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır.Araştırmada görsel sanatlar dersinin etkililiğini artırmada yöneticilerin katkısı tespit edilmiş ve görsel sanatlar dersinin etkililiğini artırmak için ve bunun gibi konularda yapılan araştırmalar destek sağlayacak önerilerde bulunulmuştur.Araştırmanın evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı, İstanbul ili Beyoğlu, Sultanbeyli, Sancaktepe, Kartal, Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Ataşehir, Çekmeköy, Maltepe, Şişli, Beykoz ilçelerinde yer alan, devlet okulları ve özel okullardaki ortaokul ve lisedeki görsel sanatlar öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini, İstanbul ili Beyoğlu, Sultanbeyli, Sancaktepe, Kartal, Kadıköy, Ümraniye, Üsküdar, Ataşehir, Çekmeköy, Maltepe, Şişli, Beykoz ilçelerinde yer alan, basit örnekleme yöntemi ile seçilen okullardaki 308 öğretmen oluşturmaktadır.Veriler değerlendirilirken parametrik analiz teknikleri, non parametrik teknikler, bağımsız grup t testi, tek yönlü varyans analizi (Anova), post-hoc Scheffe testi kullanılmış olup anlamlılık düzeyi 0,05 olarak ele alınmıştır. Veri çözümlemeleri SPSS paket proğramında yapılmıştır. Elde edilen bulgular için tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmıştır.Sonuç olarak; erkek öğretmenler, yaşı 40-49 öğretmenler, hizmet süresi 26 ve üzeri olan öğretmenler, eğitim durumu lisansüstü olan öğretmenler, okul türü lise olan öğretmenler, okul çeşidi özel okulu olan öğretmenler daha olumlu görüş belirtmişlerdir.

Aktif öğrenmeEtkililikEğitim yönetimi+5
Hümeyra Zafer
Yeditepe University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademe görsel sanatlar dersi öğretim programının kazanımlar boyutunun öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, 2005?2006 eğitim-öğretim yılında pilot uygulaması yapılan ve şu anda halen uygulanmakta olan İlköğretim I. Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nın Kazanımlar Boyutunun Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel tarama modeli kullanılmıştır. Ulaşılan bulgulara dayalı olarak; öğretmenlerin çoğunluğunun kadın olduğu, sınıf mevcutlarının çoğunluğunun 25 kişi ve altı olduğu yani kalabalık olmadığı anlaşılmaktadır. Öğretmenlerin büyük bir bölümünün Görsel Sanatlar Eğitimiyle ilgili hizmetiçi eğitim aldıkları görülmektedir. Programın kazanım öğesinin gerçekleşme düzeyine ilişkin bulgulara bakıldığında, kazanımlar birbirini kapsar nitelikte bulunmuştur. Öğretmenler dersin kazanımlarını derslerin genel amaçlarına uygun olarak düzenlenmiş olarak bulmakta, buna karşın kazanımlar için ayrılan süreyi yeterli bulmamaktadırlar. Programın kazanım-içerik öğelerinin gerçekleşme düzeyine ilişkin bulgulara bakıldığında, kazanımları içeriklerle örtüşür, öğrencilerde kendini ifade becerisi kazandırdığı gibi merak ve araştırma isteği de yaratır, öğrencilerin gerçekleştirdikleri etkinlikler öğrenme-öğretme süreci sonucu elde edilir ve öğrencilerde ekip ruhunu geliştirir nitelikte bulunmuştur. Programın kazanım öğesinin öğrenme-öğretme sürecinde gerçekleşme düzeyine ilişkin bulgulara bakıldığında, öğretmenlerin en fazla kazanımların öğrencilerin iletişim becerilerini geliştirici nitelikte olduğuna katıldıkları görülmektedir. Buna karşın kazanımlar öğrencilerin süreç içinde ilgi ve dikkatlerini canlı tutmalarını sağlayacak niteliktedir ifadesini kararsız bulduklarını belirtmişlerdir. Öğretmenler, kazanımları öğrencilerin yaparak- yaşayarak öğrenmelerini destekler nitelikte bulurken özellikle öğrenme-öğretme süreci kazanımların kazanılması açısından zaman olarak yeterlidir ifadesini hiç katılmıyorum olarak cevaplandırmışlardır. Buda bu ders için ayrılan süresinin yetersizliğini gözler önüne sermektedir. Çocuğun yeteneklerini keşfedip geliştirmesi ve çocuğun topluma kazandırılması açısından sanat eğitimin dolayısıyla okullarda verilen Görsel Sanatlar Eğitimi dersi programı eğitim sistemimiz içinde önemli bir yere sahiptir. Fakat bu anket çalışması göstermektedir ki Görsel Sanatlar Eğitimi Ders süresinin haftada bir saat olmasının bu dersin kavratılıp uygulanması açısından yetersizdir. Ulaşılan sonuçlara dayalı olarak da; Görsel Sanatlar Dersi Programı uygulamaları için uygun zaman ve mekânlar oluşturulması, Görsel Sanatlar dersi kazanımlarının uygulamaya ve hayata transfere yönelik amaçları üzerinde daha hassas durulması, Görsel Sanatlar Programındaki kazanımların öğrencilere gerçek anlamda kazandırılması, sanat eğitimin öneminin kavratılabilmesi için ders süresi mutlaka arttırılması, Görsel Sanatlar derslerinin süresi asla başka bir amaçla kullanılmaması ve Görsel Sanatlar dersine giren öğretmenlerin mutlaka alandan olmasının sağlanması gibi önerilerde bulunulmuştur.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+7
Meral Batur
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe görsel sanatlar öğretim programının kazanımlar boyutunun öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi

Bu araştırma, "İlköğretim II.Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı'nın (GSDÖP) Kazanımlar Boyutunun Öğretmen Görüşlerine Göre Değerlendirilmesi" amacıyla yapılmıştır.Bu çalışmanın evrenini,Çanakkale ili merkez ve ilçelerinden seçilen ilköğretim okulları oluşturmaktadır.. Örneklem seçimi için basit tesadüfî örnekleme yöntemi kullanılmıştır.Araştırma, tarama modelinde olup, nicel araştırma teknikleri kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak geliştirilen anket, uzman görüş ve önerileri dikkate alınarak hazırlanmış ve gerekli düzenlemeleri yapılarak örneklem üzerinde uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir.Ankete katılan öğretmenlerin, GSDÖP'nin kazanım ifadelerinin açık ve anlaşılır; fakat, öğrencilerin duyuşsal ve psiko-motor gelişim özelliklerine uygunluğu konusunda, kararsız olduklarını belirtmişlerdir. Kazanımlar için gerekli olan sürenin yetersiz olduğu görüşü, çocuğun yaratıcılığını ve becerilerini geliştirmede kilit rol oynayan bu önemli derse gerekli sürenin ayrılması gerekliliğini göstermiştir.GSDÖP' nin, öğrenme alanlarıyla ilgili kazanımları içinde barındırdığı; fakat, kazanımlar ile içeriğin birbiriyle uyumu konusunda kararsız bir sonuç göze çarpmıştır. Öğrencilerin kendini ifade etme becerisini kazanıp, bunu geliştirmesi, ekip ruhunu hissedip ortak ürünler ortaya çıkarması beklenen görsel sanatlar dersinin, bu amaçlara hizmet etmediği sonucu karşımıza çıkmıştır. Kazanımlar için ayrılan sürenin yetersizliği bunun nedeni olarak görülmüştür.GSDÖP'nin öğrenme-öğretme süreci irdelendiğinde, kazanımların çocuğun eleştirel düşünme becerisini geliştirdiği; yaparak ve yaşayarak öğrenmeyi desteklediği konusundaki görüşlerde "kararsızlık" görülmüştür.GSDÖP'nin, kazanım ve ölçme?değerlendirme süreci ilişkisine göre, kazanımların ölçülebilir ve değerlendirilebilir nitelikte olduğu belirtilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi Öğretim Programı, Kazanım, İçerik, Öğrenme-Öğretme Süreci, Ölçme ve Değerlendirme Süreci

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+5
Şeyda Göknur
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademede verilen görsel sanatlar dersinin algılanma düzeyinin araştırılması

ÖZETSanat eğitimi, günümüzde her zamankinden daha da gerekli hale gelmiştir. Gittikçe düzeysizleşen, kötüyü ve özelliksizi içinde barındıran, yalnızca duygusal öğelerle şişirilmiş kaynaklar sanat ve nitelikli kültür kaynağı olarak sunulmakta, kendini kabul ettirmektedir. Ancak, nitelikli sanat eğitimi almış bireyler bu ayrıma varabilecektir. Bugünün öğrencilerinin yarının üreticileri, yöneticileri olacağı unutulmamalıdır. Bu yüzden görsel sanatlar dersine programda hak ettiği önem verilmelidir. Bu bir lüks değil gerekliliktir. Sanat eğitiminden yoksun bir genel eğitim eksik kalacak ve amacına ulaşamayacaktır.Günümüz eğitim sisteminde, öğrenciler sınavdan sınava koşturulmakta ve görsel sanatlar dersi gibi sınavlarda sorumlu olunmayan dersler bir kenarı itilmekte, sınavda istenen başarının kurbanı olmaktadırlar. Ancak kısa vadede elde edilecek başarı ileride telafi edilemeyecek sonuçlara yol açacaktır.Bu çalışmanın amacı, ilköğretim ikinci kademe öğrencilerinin, okul yöneticilerinin, görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin ve öğrenci velilerinin görsel sanatlar dersine yönelik algılamalarını ortaya koymaktır.Araştırmada, öğrencilere; anket uygulaması, okul yöneticilerine, görsel sanatlar dersi öğretmenlerine ve öğrenci velilerine; yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Başlangıçta, çalışmanın kapsamı uygulama, sanat tarihi, sanat eleştirisi ve estetik olmak üzere dört boyuttan disipline dayalı sanat eğitimi alanlarından oluşmaktayken faktör analizi sonucu estetik boyutu çıkarılmış ve diğer alanlarda yer alan soruları o alana dahil edilmiştir. Çalışma, son haliyle "1968-1970" yılında uygulanan deneysel çalışma "Kettering İlkokul Sanat Programı" kapsamındadır. Kettering Projesinin öğeleri: a) Uygulamalı çalışmalar, b) Sanat tarihi ve c) Sanat eleştirisi olarak vurgulanmıştır.Araştırma için kullanılan anket, Çanakkale İli Merkez, Lapseki, Ezine, Çan ve Biga ilçelerinde örneklem olarak alınan 13 okulda uygulanmıştır. Bu okullarda 882 öğrenciye uygulanan anketler değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmanın alt problemleri çözümlenirken; t-testi, tek faktörlü ANOVA (varyans analizi) ve Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı (r) hesaplanmıştır. Ayrıca frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve standart sapma değerleri hesaplanmıştır. Görüşme formları ise 15 okul yöneticisi, 12 görsel sanatlar dersi öğretmeni ve 44 öğrenci velisine uygulanmıştır.Görsel sanatlar dersinin ilköğretim ikinci kademe öğrencileri tarafından algılanma düzeyi 6.sınıftan 7. ve 8.sınıfa doğru düşerken, boyutlar arasında en yüksek aritmetik ortalama uygulama boyutunda en düşük aritmetik ortalama ise sanat eleştirisi boyutunda ortaya çıkmıştır. Cinsiyet değişkenine göre görsel sanatlar dersinin algılanma düzeyinin karşılaştırılması sonucunda ise tüm boyutlarda kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre algılamaları daha yüksek çıkmıştır.Uygulanan görüşme formu sonucunda; okul yöneticileri ve öğrenci velilerinin görsel sanatlar dersinin kapsamında yer alan müze ziyaretlerine bakış açılarının ağırlıklı olarak tarih odaklı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yine bu doğrultuda okullarımızın duvarlarında bulunan eserlerin çoğunluğunun tarih dersi çerçevesinde olduğu ve görsel sanatlar dersinin amacına hizmet etmediği gözlenmiştir. Okul kütüphanelerinin sanat ve sanat eğitimi ile ilgili kaynaklar konusunda yetersiz olduğu, müze ve sanat galerisi ziyaretlerinin ise daha çok müzeler haftası kapsamına sıkışmış bir etkinlik olarak uygulandığı sonucuna ulaşılmıştırAnahtar Kelime: Sanat, Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar Dersi

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+6
Alper Dutkin
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı ana sanat atölye formasyonlarının, ortaöğretim görsel sanatlar dersi, öğrenci kazanımlarına etkileri

Bu araştırmada, Resim-İş Eğitimi bölümlerindeki farklı ana sanat dallarından mezun olan öğretmenlerin, ortaöğretim Görsel Sanatlar dersi kazanımlarını karşılamadaki farklılıkları ve bu farklılıkların ortaöğretim öğrencilerine ve kazanımlarına olan etkileri araştırılmıştır. Farklı ana sanat dalı içeriklerinin, öğretmenlerin farklı niteliklerde yetişmesini sağlayıp sağlamadığı ikileminden yola çıkarak, görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olmaları gereken temel uygulama becerilerinin neler olduğu ve bu becerileri hangi ana sanat dallarından kazanılabileceğine dair yanıtlar aranmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı içerisinde ortaöğretim görsel sanatlar dersine giren öğretmenlere görüşme ve anket uygulamaları yapılmıştır. Araştırmada nitel taramaya dayalı çoklu durum incelemesi yaklaşımı kullanılmıştır. Nitel tarama aracılığıyla, araştırmanın örneklemini oluşturan görsel sanatlar öğretmenlerinin problem durum ile alakalı bakış açıları ve meslekî deneyimlerini ortaya koymaları hedeflenmiştir. Bu bağlamda anket soruları ve yüz yüze görüşme olarak iki farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Araştırma sorularına ilişkin hazırlanmış 30 adet anket sorusu ve yedi adet görüşme sorusu bulunmaktadır. Araştırmanın anket uygulamasına katılan 40, görüşme yapılan 14 görsel sanatlar öğretmeni bulunmaktadır. Anket uygulamasından toplanan veriler sayısal ve yüzde değerleri üzerinden tablolarda gösterilmiş ve yorumlanmıştır. Ayrıca katılımcılar ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler açıklanarak katılımcıların problem durum hakkındaki görüşleri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Katılımcılardan elde edilen veriler ışığında, ortaöğretim görsel sanatlar dersinin uygulama temelli kazanımlarının resim disiplini etrafında şekillendiği çıkarımı yapılmıştır. Yine katılımcıların yanıtlarından yola çıkarak tüm görsel sanatlar öğretmenlerinin sahip olması gereken sanatsal becerilerin Resim Ana Sanat Dalı içeriğinde daha fazla bulunduğu ve öğretmenlerin bu ana sanat dalı etrafında şekillenmiş bir eğitim almaları gerektiği çıkarımına ulaşılmıştır. Ayrıca farklı ana sanat formasyonlarının görsel sanatlar dersinin gerektirdiği temel nitelikleri eşit derecede öğretmenlere sağlayamayacağı fikri ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda Resim-İş Eğitimi bölümleri ile görsel sanatlar dersinin içeriklerinin birbirini karşılayamadığı ve görsel sanatlar dersi müfredatı doğrultusunda öğretmen yetiştirmenin gerekliliği vurgulanmıştır. Sonuç olarak görsel sanatlar dersinin öğrenciler için yalnızca kişisel gelişim dersi değil, kendi içerisinde öğrenilmesi gereken teknik bilgi ve kuralları barındırdığı ve öğretmenlerin bu nitelikleri karşılayabilecek becerilerinin olması gerektiği söylenebilir.

AtölyeAtölye dersiFormasyon+5
Nejat Erdi Korkmaz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin görsel sanatlar dersi uygulamalarının grafik tasarım açısından değerlendirilmesi

İnsanın eğitiminde sanat vazgeçilmez bir değerdir. Birey, duygu ve düşüncelerini ifade ederken gayretle yaratıcılığını ortaya koymaktadır. Okullarda görsel sanatlar dersi, grafik tasarım uygulamalarıyla öğrencinin çizme, boyama, inşa etme, seçme, yenileme, tasarım yapma, yorumlama yeteneğini geliştirir. Sanat eğitimi, bu gayretin içinde, kendi yöntem ve ilkelerine sahip özel bir alandır. Tasarımların amaca uygun olması için grafik ve biçim ifadelerinin uyum içinde kullanılması gereklidir. Tasarımın temel ilkeleri olan hizalama, denge, karşıtlık, vurgulama, hareket, görüntü, oran, yakınlık, tekrarlama, ritim ve birlik grafik tasarım için de geçerlidir. Öğrenci bunları öğrendiği takdirde konuya daha hakim olacaktır. Araştırmanın birinci bölümünde, problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar ve sınırlılıklar başlığında bilgi verilmiştir. Bölüm ikide sanat eğitimi, görsel sanatların gerekliliği, grafik tasarım öğeleri ve yaratıcılığa etkileri irdelenmiştir. Bölüm üçte görsel sanatlar dersi uygulamalarında grafik tasarım çalışmalarının tasarım öğeleri açısından değerlendirilmesi yapılmıştır. Bölüm dörtte, öğretmen ve öğrencilere uygulanan anket ve sonuçlarına yer verilmiştir. Tarama modelinin uygulandığı araştırma yöntemi ile İzmir iline bağlı 3 ilçedeki 4 ayrı ortaokulun 21 ayrı sınıfında yapılan anket çalışması sonrasında araştırmanın amacına yönelik veriler elde edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma tekniğinden faydalanılmıştır. Görsel Sanatlar dersi uygulamalarında, resimlerde yaratıcılık kavramına daha çok önem verilip, özel yöntem ve tekniklerin uygulanabilirliğinin sağlanması ve grafiksel tasarım açısından bilgilerin güncellenmesi ön görülmektedir. Bu bağlamda, grafik tasarım teknikleri kullanılarak farklı okullarda görsel sanatlar dersinde öğrencilere uygulamalı çalışmalar yaptırılmış ve çalışmalarla ilgili değerlendirmelerle sonuca gidilmiştir. Yapılan anket sonucunda öğrencilerin gerçekleştirdikleri çalışmalarda, görsel tasarımın ilkeleri kullanılarak iki ve üç boyutlu özellikteki çalışmaların yapılabileceği belirlenmiştir. Ayrıca ünlü ressamların eserlerinden hareketle, öğrencilerin bu ressamların çalışmalarından yola çıkarak, farklı yöntemleri ve ilkeleri kombine etmeleri yoluyla yaratıcı tasarımlar oluşturabilecekleri kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sanat Eğitimi, Görsel Sanatlar, Grafik Tasarım

Grafik tasarımıGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+4
Hilal Alkan
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinde müze bilinci kazandırılması amacıyla illüstrasyon tekniğinden yararlanılması

Kültürel mirasın çocuklara aktarılması ve müze bilincinin kazandırılması adına Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacına uygun biçimde gerçekleştirilmesinin önemi büyüktür. Bu kazanımları elde etmek için, çocukların ilgisini çekebilecek etkinlikler ve illüstrasyonlar, müze bilincini kazandırabilmenin en iyi yollarından biri olarak kabul edilebilir.Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar Dersinde Müze Bilinci Kazandırılması Amacı ile İllüstrasyon Tekniğinden yararlanılması ve İlköğretim 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersi Öğretmenlerinin bu amaçla hazırlanan etkinlikler hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir.Bu kapsamda araştırmanın verileri, nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniğiyle gerçekleştirilmiştir. 2010-2011 öğretim yılı Bahar döneminde Balıkesir İlinde bulunan altı ilköğretim okulundaki 1.Kademe Görsel Sanatlar Dersine giren öğretmenlerin, beş soruluk yarı yapılandırılmış görüşme formunda yer alan açık uçlu sorulara verdikleri yanıtların analiz edilmesiyle elde edilmiştir.Araştırmanın sonucunda öğretmenler, İllüstrasyon tekniği kullanılarak hazırlanan eğitim materyalinin derste başarıyı olumlu etkileyeceği ve oyun şeklinde hazırlanmasının derse severek katılım sağlayacağını vurgulamışlardır. Ayrıca görüşme yapılan öğretmenlerin hepsi Görsel Sanatlar Dersinde Müze eğitimiyle ilgili olarak var olan Görsel Sanatlar Dersi kılavuz kitabının yetersiz kaldığını, Müze Eğitimi ile ilgili kaynak ve materyal sıkıntısı çektiklerini belirterek, yapılan bu çalışmanın, eğitim materyali olarak derslerde kullanılması gerektiği görüşündedirler.Araştırmada elde edilen sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Görsel Sanatlar Dersi, Müze Eğitimi, Eğitim, İllüstrasyon, Görsel Sanatlar Eğitimi

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+2
Figen Durmuş
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci sınıf öğrencilerinin görsel algılama düzeylerine frostig gelişimsel görsel algı eğitim programının etkisi

Araştırma, ilköğretim birinci sınıfına devam eden öğrencilerin görsel algı düzeylerini incelemeyi hedeflemiştir. Bu bağlamda, deney ve kontrol grupları oluşturulup görsel algı eğitiminin görsel-motor becerisine olan etkisinin belirlenmesi ve cinsiyet, yaş, anne-baba eğitim durumu, okul öncesi eğitimine devam edip etmeme ve ekonomik gelir düzeyi gibi değişkenlerin farklılık yaratıp yaratmadığını değerlendirmek amaçlanmıştır. Tarama modeline uygun tasarlanan araştırma örneklemi ise; 2017-2018 eğitim-öğretim yılında Bursa Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Dr. Ayten Bozkaya İlköğretim okulu bünyesinde ilköğretim birinci sınıfına devam eden 5-7 yaş arasındaki çocuklardan oluşmaktadır. Araştırmaya katılan deney ve kontrol gruplarına ön test uygulanarak elde edilen sonuçların ardından deney grubunun görsel sanatlar dersinde haftada bir gün Frostig Gelişimsel Görsel Algı Eğitimi verilirken, kontrol grubuna herhangi bir eğitim verilmemiştir. Deney grubunun eğitimi sonuçlandıktan bir hafta sonra her iki gruba da son test uygulaması yapılmıştır. Araştırma çocukların eğitim öncesi ve sonrasındaki görsel algı becerilerini ölçmeyi ve görsel algının geliştirilebilirliğini incelemeyi, analiz etmeyi ve değerlendirmeyi amaçlamıştır. Veri toplama sürecinde elde edilen sonuçlara göre; ilköğretim birinci sınıf öğrencilerinden oluşturulan deney ve kontrol gruplarına uygulanan görsel algı ön test sonuçları karşılaştırıldığında deneysel işlemler öncesinde birbirlerine denk oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubuna verilen görsel algı eğitimi öncesi ve sonrası elde edilen ön test ve son test sonuçları arasında istatistiksel açıdan olumlu anlamda farklılık olduğu belirlenmiştir. Demografik değişkenler değerlendirildiğinde ise öğrencilerin genel görsel algı düzeyleri ile cinsiyeti arasında anlamlı bir sonuca rastlanmamıştır. Araştırma sonuçları değerlendirildiğinde ilköğretim birinci sınıfına devam eden çocukların üzerinde Frostig Gelişimsel Görsel Algı Eğitim Programının etkisinin olumlu yönde olduğu tespit edilmiştir.

Frostig Görsel Algı TestiGestalt yaklaşımıGörsel algılama+4
Semra Yaman
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin ilkokul görsel sanatlar derslerinde karşılaştıkları sorunlar ve öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi (Bursa ili örneği)

İlkokul eğitimi temel eğitimdir. Bu düzeyde öğrenciler öğrenmeye son derece açıklardır ve Görsel sanatlar alanında verilen eğitim ile bireyin yaratıcı yönü desteklenmektedir. İlkokullarda görsel sanatlar derslerini vermekle yükümlü öğretmenlerse sınıf öğretmenleridir. Dolayısıyla sınıf öğretmenlerinin görsel sanatlar derslerine karşı tutumları, yeterlilikleri ve karşılaştıkları sorunlar önem kazanmaktadır. Karşılaşılan sıkıntılardan mümkün olduğunca arınmış bir öğretmen, dersin kazanımlarını en doğru ve faydalı şekilde karşısındaki bireylere aktarabilir ve gerekli uyarımlarda bulunabilir. Bu araştırma, Bursa ili örneğinde, sınıf öğretmenlerinin, görsel sanatlar derslerinin işleyiş ve uygulama aşamasında karşılaştıkları sorunları ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Araştırma tarama modelinden yararlanarak, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında, Bursa İli çerçevesinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında yapılmıştır. Anket uygulaması, Bursa ilinde 3 merkez ilçeden seçilen üçer devlet okulunun 1.,2.,3. ve 4. sınıfların, A,B,C şubeleri sınıf öğretmenlerinden oluşan 108 eğitimci ile gerçekleştirilmiştir. 42 sorudan oluşan 3'lü Likert tipi anket formu veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Doldurulan anket formlarından elde edilen verilerin çözümlenmesi sırasında frekans ve yüzdelik dağılımları hesaplanmış, bulgular sayısallaştırılarak sunulmuştur. Yapılan literatür taraması desteğiyle nicel yorumlamalara gidilmiştir. Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgulara göre; öğretmenlerin birçoğunun sanattan tat alan bireyler yetiştirmeyi önemsedikleri, Görsel Sanatlar dersinde öğretim materyallerini kullanabildikleri, yöntem ve teknikleri öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi oldukları, öğrencilerin çalışmaları hakkında dönüt sağlama ve değerlendirme yapabildikleri ve uygulama konusunda kendilerini yeterli hissettikleri sonucuna varılmıştır. Yine az sayıda öğretmen Türk ve Dünya Sanatı hakkında ve öğrenciye aktarma konusunda bilgi sahibi olduklarını, öğrenme alanlarından kültürel miras alanında kendilerini yeterli hissetmediklerini belirtmişlerdir. Elde edilen verilere göre öğretmenlerin yarısından fazlasının programın yapısı ve amaçları, hedefleri, öğrenme alanları, öğrenci kazanımları ve işleyişi hakkında bilgi sahibi olduğu söylenebilir. Ayrıca genel kanı ders süresinin yeterli olmadığı yönündedir. Bu araştırma, İlkokul Görsel Sanatlar Derslerinde sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunların belirlenmesi açısından önem taşımaktadır. Araştırma sonuçları doğrultusunda uygulayıcı ve araştırmacılara yönelik bazı önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Görsel sanatlar eğitimi, ilkokul, öğrenme alanları, öğretmen yeterlilikleri, sınıf öğretmeni

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiSınıf öğretmenleri+6
Selen Çiftçioğlu Şenkaya
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlik uygulaması sürecinde görsel sanatlar uygulama öğretmenlerinin öğretmen adaylarına olan yaklaşımları (Bursa ili örneği)

Bu araştırmada görsel sanatlar uygulama öğretmenlerinin öğretmen adaylarına olan yaklaşımlarının, görsel sanatlar öğretmen adaylarının görüşleri doğrultusunda incelenmesi amaçlanmıştır. Görsel sanatlar öğretmen adaylarından elde edilen veriler ışığında öğretmen adaylarının mesleki gelişim ve mesleki aidiyet gelişiminde, görsel sanatlar uygulama öğretmenlerinin sergilediği tutumlar ve rehberlik davranışlarının yeterliliği konusunda değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırmada veriler, 2017 - 2018 öğretim yılı bahar yarıyılında, Uludağ Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Anabilim Dalı Resim-İş Öğretmenliği Bilim Dalı'nda eğitimini sürdürüp, Öğretmenlik Uygulaması dersini alan 57 öğrencinin hazırlanan anket formunu doldurmasıyla elde edilmiştir. Araştırmanın bulgularına göre, görsel sanatlar öğretmen adayları uygulama öğretmenlerini, öğretmenlik uygulaması dersinin içeriği hakkında bilgili, mesleki iletişim becerisi yüksek, rehberlik rolünü üstlenmek için hazır ve istekli bulmaktadır. Ayrıca görsel sanatlar uygulama öğretmenlerinin, öğretmen adaylarının mesleki kimlik algısını geliştirecek tutumları gösterdiği ve öğretmen adayının mesleki gelişimi için ihtiyaç duyduğu rehberliği sağlamak adına çaba gösterdiği de bulgular çerçevesinde söylenebilir. Fakat okul içi gözlem ve öğretim süreci gerçekleştirme aşamalarında, görsel sanatlar öğretmen adaylarının rehberlik beklentilerinin ve ihtiyaçlarının, uygulama öğretmeni tarafından daha detaylı irdelenmesi gerekliliği de bulgular aracılığıyla ortaya çıkmaktadır. Bu sayede görsel sanatlar uygulama öğretmenleri, öğretmen adaylarının gözlemleyip tecrübe etmesinin önemli olduğu durumları, olayları, sınıf yönetimi modellerini ve öğretim yöntemlerini belirleyerek, öğretmen adayına gözlem ve uygulama için gerekli fırsatları daha bilinçli sunabilir. Ortaya çıkan bu sonuçlara göre, görsel sanatlar uygulama öğretmenlerinin, öğretmen adaylarına olan yaklaşımlarını olumlu yönde geliştireceği düşünülen önerilerde bulunulmuştur.

Aday öğretmenlerGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+3
Alper Çetin
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

11-14 yaş arası çocuk resimlerine boya türlerinin etkisi

Bu araştırmada, ortaokul dönemini kapsayan 11-14 yaş arası çocukların görsel sanatlar dersinde kullandıkları boya türlerinin resimlerine olan etkisi incelenmiştir. Bu amaçla 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerine kuru boya, pastel boya, sulu boya ve guvaş boya ile resimler yaptırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden gözlem ve görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcıları, Adana'daki bir ortaokulun 11-14 yaş dönemini kapsayan 5., 6., 7. ve 8. sınıfa devam eden 100 çocuktan oluşmaktadır. Katılımcılardan söz konusu boya türlerinden her hafta biriyle iki balkabağından oluşan bir kompozisyonu resmetmeleri istenmiştir. Araştırma sonunda, görsel sanatlar dersi boyama çalışmalarına yönelik görüşme formu, gözlem formu ve değerlendirme ölçeğinden elde edilen verilerden, 12, 13 ve 14 yaş grubundaki çocukların büyük çoğunluğunun kuru boyayı tercih ettiği, 11 yaş grubu çocukların çoğunun guvaş boyayı tercih ettiği görülmüştür. Resimlerin değerlendirilmesi sonucunda en nitelikli bulunan çalışmalar 11 ve 12 yaş gruplarında sulu boya, 13 ve 14 yaş gruplarında guvaş boya ile yapılan resimler olmuştur. Çocuklara her türlü boya, erken yaşlarda gösterilip, söz konusu boyaların tümüyle çalışma olanağı sağlanmalıdır. Böylelikle uygulama sürecinde daha çok uğraşı gerektiren boya türleri hakkında da deneyim sahibi olacaklarından, resim yapma sürecinde bu boyaları tercih ederken daha bilinçli olacaklardır. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar dersi, çocuk resmi, boya türleri

BoyalarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+6
Sinem Alpaslan Asiltürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects