
214
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
İlkokul 3.sınıflarda hedef söz varlığının geliştirilmesi üzerine bir araştırma
Bu araştırmada eylem araştırması kapsamında 3. Sınıf öğrencilerinin söz varlığı gelişimleri üzerine öneri niteliğinde etkinlikler hazırlanmış ve uygulanmıştır. Araştırmanın temel amacı, İlkokul 3. Sınıf öğrencilerinin yazılı anlatımlarında kullandıkları söz varlığı unsurlarını tespit etmek ve kelime öğrenme stratejilerine uygun geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin mevcut söz varlığı kullanımları üzerinde nasıl bir değişiklik yarattığını belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada öncelikle çalışma grubu öğrencilerinin her birinin söz varlığı unsurlarını kullanım düzeylerini tespit etmek için öğrencilere alternatif konuların verildiği ön test kompozisyon uygulamaları yaptırılmıştır. Öğrencilerin söz varlığı unsurları ön test kompozisyon uygulamaları ile tespit edildikten sonra kelime anlamını öğrenme stratejilerine yönelik etkinlikleri hazırlama aşamasına gelinmiştir. Kelime öğrenme stratejileri kullanılarak 10 etkinlik geliştirilmiş ve bu etkinlikler ders planlarına dönüştürülmüştür. Ayrıca her etkinlik için çalışma formları hazırlanmış ve ders planları ile birleştirilerek araştırmaya kılavuzluk edebilecek Söz Varlığı Geliştirme Kitabı oluşturulmuştur. Araştırma süresince kelime öğretimi, hazırlanan etkinliklerin yer aldığı Söz Varlığı Geliştirme Kitabı ile yürütülmüştür. Kitapta yer alan etkinlikler 10 hafta boyunca öğrencilere uygulanmıştır. Her etkinlik için 2 ders saati ayrılmıştır. İlk ders etkinlikler öğrencilerle yapılmış ve ikinci ders ise çalışma formlarındaki uygulamalarla kelime öğretimi pekiştirilmesi planlanmıştır. Araştırma boyunca her hafta öğrencilere uygulanacak olan etkinlik ve çalışma formları öğrencilere dağıtılmış ve etkinlik sonunda ürün dosyalarında biriktirilmiştir. Araştırmada son olarak sürecin başında ve sonunda "Öğrencilerin söz varlığı unsurları listeleri arasında gelişim açısından anlamlı bir fark var mı?" sorusunun cevabını öğrenebilmek için aynı kompozisyon çalışmaları çalışma grubu öğrencilerine son test kompozisyon uygulaması olarak tekrar yaptırılmıştır. Araştırmada 3. Sınıf öğrencilerin sürecin başında ve sonunda olmak üzere 4.535 kelimeye karşılık 5.579 kelime; 6 ikilemeye karşılık 51 ikileme ve 16 deyime karşılık 77 deyimi yazılı anlatımlarında kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin son test kompozisyon uygulamalarında öğrenimi gerçekleşen hedef kelimelerden 23 tanesini, ikilemelerden 5 tanesini, deyimlerden 4 tanesini üretici söz varlığına katarak kullanmayı tercih ettikleri gözlenmiştir. Bu durum kelime öğrenme stratejilerine yönelik geliştirilen etkinliklerde öğrenilen söz varlığı unsurlarının öğrencilerin yazılı anlatımlarına yansıdığının bir göstergesidir.
Samed Behrengi'nin hikayelerindeki eğitsel iletiler üzerine bir araştırma
Çocuklar için yazılmış eserler, çocuğun kişisel gelişimini tamamlaması, insani değerler edinmesi, içinde yaşadığı topluma uyumlu hale gelmesi, çevreye ve hayvanlara karşı duyarlı olması, ulusal ve evrensel anlamda ihtiyaç duyulan değerlere sahip olması açısından çok önemlidirler. Çocuk edebiyatı ürünleri üstlendikleri eğiticilik görevini okuyucusuna sunduğu eğitsel iletilerle gerçekleştirir. Bu iletiler çocuğun kişisel, toplumsal, evrensel, dinî, ulusal gelişimine katkı sunacağı gibi bazı durumlarda yazarın kendi ideolojik fikirlerini sunduğu araç olarak da kullanılabilir. Çocuk edebiyatı ürünleri, çocuk eğitiminde en önemli araçlardan biridir. Yazarlar, çocuk edebiyatı ürünleriyle çocuğa çeşitli iletiler sunmaktadır. Sunulan bu iletiler, kimi zaman eğitsel iletilerden oluşurken kimi zaman da eğitsel olmaktan çok uzaktır. Bu yönüyle çocuk edebiyatı ürünlerinin verdiği mesajlar, çocukların yetiştirilmesinde önemli bir etkendir. SamedBehrengi, çocuklar için yazdığı kitaplarla çocukların, içinde yaşadıkları toplumun bir parçası olarak, toplumun sorunlarına ve gerçeklerine yabancı kalmamalarını, duyarlı olmalarını amaçlamıştır. Bu araştırmada, SamedBehrengi'nin 17 hikâyesi özellikle eğitsel iletiler bakımından incelenmiş ve bu iletilerin çocuk eğitimi açısından katkıları vurgulanmıştır. Araştırmada çocuk edebiyatı ürünlerinde bulunması gereken özellikler ve iletilerin nasıl olması gerektiğine dair kriterler göz önünde bulundurulmuştur.SamedBehrengi hikâyelerindeki eğitsel iletilerin tespit edilmesi ve yazılı metinlerin analizi amaçlandığı için nitel araştırma desenlerinden doküman incelemesi modeli kullanılıp,tespit edilen eğitsel iletilerin de farklı temalar altında toplanması için içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırmada kullanılacak kategorilerin oluşturulması ve kodların belirlenmesi amacıyla, araştırmanın inceleme nesnelerini oluşturan hikâyeler okunup, iletiler saptanmış, bu iletiler belirli kategorilere ayrılmıştır. Kategorilere ayrılan iletiler uzman görüşüne sunulmuştur. Uzman görüşlerine göre kategorilerde yer alacak iletiler yeniden düzenlenmiştir.Amaçlarına göre iletiler beş kategori altında kodlandıktan sonra sunuluş biçimlerine göre doğrudan ve dolaylı yoldan aktarım olmak üzere iki farklı kategori altında tekrar kodlandırılmıştır.SamedBehrengi'nin on yedi hikâyesinde 173 eğitsel ileti tespit edilmiştir. Amaçlarına göre bu iletilerin 140 tanesi kişisel gelişimi, 19 tanesi toplumsal gelişimi, 12 tanesi dinî gelişimi, 1 tanesi ulusal gelişimi, 1 tanesi de evrensel gelişimi destekleyen iletilerden oluşmaktadır. Bu iletilerin sunuluş biçimlerine göre ise 170 tanesi dolaylı yoldan aktarılan, 3 tanesi doğrudan aktarılan iletilerden oluştuğu tespit edilmiştir.
İlkokul 2. sınıf Türkçe ders kitabının resim-metin ilişkisi açısından değerlendirilmesi
Resim-metin ilişkisine yönelik yurt dışında yapılan araştırmalar, resimlerin anlama üzerindeki etkisi ve resimlerin işlevleri esas alınarak taksonomi oluşturma üzerinde yoğunlaşmıştır. Yurt içinde yapılan araştırmalarda ise doğrudan resim-metin ilişkisi araştırmaları yerine, ders kitabı incelemelerinde, resimlerin metinler ile uyumu inceleme basamaklarından biri olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte ilkokul düzeyindeki Türkçe ders kitaplarında ilgili konunun sınırlı alan yazına sahip olduğu görülmüştür. Bu araştırma, ilkokul 2. Sınıf Türkçe ders kitabındaki resimlemelerin metinlerle ilişkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın inceleme nesnesi, Doku Yayınevi'ne ait 2. sınıf Türkçe ders kitabıdır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi 2. sınıf Türkçe ders kitabındaki hedef metinlere ait resimlemeler (16 metin, 36 resim) çalışma kapsamına alınmış, fotoğraf vb. illüstratif ögeler ve serbest okuma metinlerine ait resimlemeler kapsam dışında bırakılmıştır. Alan yazın taramasının ardından oluşturulan "Resim-Metin İlişkisi Kategori Listesi" uzman görüşüne sunulmuş, dönütler doğrultusunda on maddelik bir liste oluşturulmuştur. Verilerin analizinde betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. "Resim-Metin İlişkisi Kategori Listesi" çerçevesinde değerlendirilen resim ve metinler nitel olarak, yer yer Türkçe ders kitabından doğrudan alıntılar yapılarak düz yazı biçiminde rapor edilmiştir. Sonuç olarak; tüm resim ve metinlerin yerleştirilmesinde zemin-fon ilişkisine dikkat edildiği, resimlerin metnin içeriği ile kısmen paralel olarak konumlandırıldığı, resimlerin metinlerin başlıklarını desteklediği, resimlerin öğrencilerin metni tahmin etmesine imkân sağladığı, resimlerdeki figürlerin metnin bağlamındaki duygularla örtüşmede yeterli olmadığı, resimlerin metinlerde yer alan kavramlara yüksek oranda gönderme yaptığı, resimlerin verilmek istenen iletileri desteklediği, öyküleyici ve bilgilendirici türdeki metinlere ait resimlerin ana fikri desteklediği ve şiir türündeki metinlere ait resimlerin ise ana duyguyu desteklemekte yeterli olmadığı tespit edilmiştir.
İlkokul 4. sınıf öğrencilerinin noktalama işaretlerini kullanmadaki yeterlilikleri üzerine araştırma
Bu araştırmada, Türkçe Öğretim Programında (1-5. sınıf) yer alan noktalama işaretleriyle ilgili kazanımların işlevlerine uygun olarak, farklı etkinliklerle öğrencilerin yeterliliklerini ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, nitel araştırma desenlerinden durum çalışması kapsamında öğrencilere on etkinlik on hafta boyunca uygulanmıştır. Her hafta, öğrencilere uygulanacak olan etkinlik ve çalışma formları hazırlanarak öğrencilere dağıtılmış, iki ders boyunca etkinlikler yapılarak ürün dosyalarında biriktirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, İlkokul 4. sınıf öğrencilerinden on kız, on erkek olmak üzere toplam yirmi öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada 4. sınıf öğrencilerinin ölçütlü etkinliklerde en çok doğru yaptıkları noktalama işareti ve işlevi %73,67 oranında eş görevli kelime ya da kelime gruplarının arasında kullanılan virgül olmuştur. Bu işareti sırasıyla %71,94 oranında satır başına alınan konuşmaları gösteren uzun çizgi, %69,58 oranında kısaltmaların sonunda kullanılan nokta, %67,33 oranında soru cümlelerinin sonunda kullanılan soru işareti, %64,55 oranında sayılardan sonra sıra bildirmek için kullanılan nokta, %57,50 oranında seslenme, hitap ve uyarı sözlerinden sonra kullanılan ünlem işareti, %56,11 oranında satır sonuna sığmayan kelimeleri bölmekte kullanılan kısa çizgi, %56 oranında duyguları anlatan cümle ve ibarelerin sonunda kullanılan ünlem işareti, %55,41 oranında cümlenin sonunda kullanılan nokta, %52,5 oranında kendisiyle ilgili açıklama verilecek cümlenin sonunda kullanılan iki nokta, %50,63 oranında apartman numarası ile daire numarası arasına ve semt ile şehir arasında kullanılan eğik çizgi, %49,29 oranında ilişkili kelimeler ve sayılar arasında kullanılan kısa çizgi, %42 oranında kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılan kesme işareti, %40 oranında sayılara getirilen ekleri ayırmak için kullanılan kesme işareti, %30,83 oranında cümlenin dışında kalan ek bilgiler için kullanılan parantez işareti, %28,93 oranında özel adlara getirilen kesme işareti, %26,67 oranında yüklemden uzak düşmüş özneyi belirtmek için kullanılan virgül, %23,75 oranında hitap kelimelerinden sonra kullanılan virgül, %20,83 oranında başka kimseden aktarılan sözler için kullanılan tırnak işareti izlemektedir. Ölçütsüz etkinliklerde ise, en fazla cümlenin sonunda nokta 333 yerde doğru kullanılırken; yüklemden uzak düşen özneyi belirtmek için kullanılan virgül, ilişkili kelime veya sayılar arasında kullanılan kısa çizgi, cümle dışındaki ek bilgiler için kullanılan parantez işareti, sayılardan sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılan kesme işareti ve kısaltmalardan sonra kullanılan kesme işareti hiç kullanılmamıştır. Ölçütlü etkinliklerde, ölçütsüz etkinliklere göre öğrencilerin daha fazla noktalama işaretini yerinde kullandığı görülmüştür. Çalışmadan elde edilen diğer sonuçlar da doğru oranına göre sırasıyla şu şekilde olmuştur: Öğrenciler ölçütlü etkinliklerde, sadece işlevlerle noktalama işaretleri eşleştirilmesi gereken "Balon Eşleştirme" etkinliğinde %88,57; boş bırakılan yerlere noktalama işaretleri yazılması gereken "Kahvaltı" adlı kısa hikâyede %79,28; işlevler ve bunlara uygun birer örnek verilen sözcük avı xix etkinliğinde %73; verilen parantez içlerine noktalama işaretleri yerleştirilerek nedeni sorulan "Bilin Bakalım Ne Gelir?" etkinliğinde %61,6; çalışmada verilen metinlerde yanlış noktalama işareti yazılıp, doğru noktalama işaretlerini yerleştirmeleri gereken "Fıkralarda Yanlışı Düzeltme" etkinliğinde %52,36; uygulayıcı tarafından yapılan okumadaki vurgu ve tona göre noktalama işaretlerini dikte ettikleri "Kuklalar" etkinliğinde %45,26; verilen noktalama işaretinin herhangi bir işlevine uygun cümle yazmaları gereken "Karikatür Konuşturma" etkinliğinde %33; hiçbir noktalama işaretinin verilmediği, verilen hikâyedeki noktalama işaretlerini bulmaları gereken "Elif'in Hayali" etkinliğinde %27,73 oranlarında doğru yapmışlardır. Ayrıca ölçütsüz etkinliklerden "Okuyorum Gelişiyorum" adlı kompozisyon etkinliğinde 291; "Haydi Mektup Yazalım" adlı mektup yazma etkinliğinde ise 231 tane doğru ve yerinde noktalama işaretleri kullanmışlardır. Buradan hareketle öğrencilerin hazır işlev ve örnek cümle verilen etkinliklerde daha çok doğru yaptıkları, çok fazla ipucu verilmeyen öğrencilerin, serbest yazması gereken etkinliklerde daha az doğru yaptıkları gözlenmiştir.
İlköğretimde demokrasi ve vatandaşlık eğitimi
Bu araştırmanın amacı: İlköğretim okullarında görev yapan Sınıf Öğretmenleri ve Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin vatandaşlık konularına ilişkin bilgi, bu konulara atfettikleri önem ve sergiledikleri davranış düzeylerini tespit etmek ve bilme, önemseme ve davranışa dönüştürme arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Demokrasi ve vatandaşlık eğitimi her geçen gün önemini gittikçe artırmaktadır. 2005 yılında hayata geçirilen ilköğretim okulları öğretim programı ile hem yaklaşımı ve hedefleri hem de öngördüğü öğretim yöntem ve öğrenci nitelikleri itibarıyla Türkiye'deki vatandaşlık anlayışı ve vatandaşlık eğitimini önemi daha da artmıştır. Bu öneminden dolayı bu tezde öğretmenlerin evrensel vatandaşlık temaları esasında yeterlilikleri araştırılmıştır.Bu araştırma deseni, veri toplama araçları ve analiz tekniklerin itibarıyla nicel bir araştırmadır. Araştırmanın uygulaması 2008?2009 öğretim yılında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, Uşak ilinde 4. ve 5. sınıflara vatandaşlık eğitimi veren 240 Sınıf öğretmeni ve 79 Sosyal Bilgiler öğretmeni olmak üzere toplam 319 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li Likert tipi Vatandaşlık Yeterlilik Ölçeği kullanılmıştır. Ölçeğim toplam güvenirlik katsayısı 0.81 Crombach Alpha dır.Toplanan veriler SPSS paket programı kullanılarak yüzde, frekans, t testi, korelasyon ve regresyon analizlerine tabi tutulmuştur. Elde edilen bazı sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenebilir; Öğretmenlerin vatandaşlık bilgi ve davranış düzeylerine bakıldığında genellikle yüksek seviyede oldukları görülmektedir. En çok bilgi ve davranışa sahip oldukları kategori ise `Demokrasi: Saygı ve Eşitlik' tir. Öğretmenlerin vatandaşlık konularıyla ilgili bilgi düzeyleri arttıkça, vatandaşlık konularını önemseme düzeyleri de artmaktadır. Öğretmenlerin sergiledikleri vatandaşlık davranışlarını etkileyen faktörler arasında o konuyla ilgili bilgi seviyesi en önemli unsur olarak karşımıza çıkmaktadır Ayrıca hiyerarşik olmayan stepwise regresyon analizinden çıkan sonuçlara göre öğretmenlerin vatandaşlık konularına atfettikleri önem, öğretmenlerin o konuyu bilmeleri ve uygun davranışları sergilemelerinden sonra gerçekleşmektedir.Anahtar Kelimler: Vatandaşlık, Vatandaşlık Eğitimi, Demokrasi, İnsan Hakları
İlköğretim okullarında meydana gelen değişimlere karşı direnişler ve nedenleri (İzmir ili örneği)
Bu araştırma, İzmir ili Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin okullarda değişime karşı direniş kaynaklarını; değişim süreci konusunda bilgi eksikliği, yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliği, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesi, değişimden zarar görme korkusu ve okulun örgüt özellikleri boyutlarında ne düzeyde direniş gösterdiklerini öğretmenlerin görüşlerine göre saptamayı amaçlamaktadır. Ayrıca katılımcıların her bir boyuttaki görüşlerinin cinsiyet ve kıdem değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı saptanmak istenmiştir.Araştırmanın evreni İzmir ili sınırları içinde bulunan tüm devlet ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerden oluşmaktadır. Araştırmanın evreninde 796 devlet ilköğretim okulu bulunmaktadır. Bu resmi ilköğretim okullarında, 18770 öğretmen görev yapmaktadır. Evreni temsilen örnekleme girecek öğretmen sayısı 750'dir. Örneklemi oluşturan katılımcılara, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? ve ?İlköğretim Okullarında Değişime Karşı Direnişleri Değerlendirme Ölçeği? uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programında çözümlenmiştir. Katılımcıların görüşlerine göre öğretmenlerin değişime karşı direniş kaynakları boyutlarında direniş nedenlerinin kıdem değişkenine göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlenmesinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA), cinsiyete göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek içinde t-testi uygulanmıştır.Araştırma bulguları, ilköğretim okullarında değişimlere karşı direniş kaynakları boyutunda, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgi eksikliğinden ve yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direnişlerinin ?orta? düzeyde olduğunu göstermektedir. Bunun yanı sıra, okulun örgüt özelliklerinden kaynaklanan direnişlerin ?çok?; değişimden zarar görme korkusu ve okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direnişlerin ?az? düzeyde olduğu görülmektedir. Ayrıca, öğretmenlerin değişim süreci konusunda bilgisizlikten kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin yeni görev rol ve sorumluluklar alma isteksizliğinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin, okul yöneticilerinin değişimi yönetememesinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine bağlı olarak anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Öğretmenlerin değişimden zarar görme korkusundan kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olmadığı görülmektedir.Öğretmenlerin okulun örgütsel özelliklerinden kaynaklanan direniş nedenleri boyutuna ilişkin görüşleri, cinsiyete göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fakat bu boyutta kıdem değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülmektedir.Anahtar kelimeler:Değişim, Örgütsel Değişim, Değişime Direniş,
Sınıf öğretmeni adaylarının Kamu Personeli Seçme Sınavındaki (KPSS) başarı düzeylerinin bazı değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, Sınıf Öğretmeni Adaylarının (S.Ö.A.) Kamu Personeli Seçme Sınavındaki (KPSS) başarı düzeylerini bazı değişkenler açısından incelemektir.Araştırma genel tarama türünde betimsel ve ilişkisel bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Uşak Üniversitesi ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 2010 yılında mezun olabilecek 2010 Kamu Personeli Seçme Sınavına giren 4. sınıf 219 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Sayısal verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, ortalama, standart sapma, Pearson Momentler Çarpımı Korelasyon Katsayısı Tekniği, bağımsız gruplar t- testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi (F Testi) istatiksel işlemleri kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular çerçevesinde, S.Ö.A'nın KPSS Eğitim Bilimleri testi doğru sayıları ile Öğretim İlke ve Yöntemleri, Ölçme Değerlendirme, Rehberlik, Özel Eğitim, Eğitim Psikolojisi, Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı dersleri not ortalamaları arasında pozitif yönlü düşük düzeyde ilişki bulunduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra S.Ö.A'nın KPSS Eğitim Bilimleri testindeki doğru sayıları ile Eğitim Bilimine Giriş ve Sınıf Yönetimi dersleri not ortalamaları arasında manidar bir ilişki bulunmadığı görülmektedir. Ayrıca S.Ö.A'nın lisans öğrenimleri boyunca almış oldukları eğitim bilimleri dersleri başarı ortalamalarının ortalaması ile KPSS Eğitim Bilimleri testindeki doğru sayıları arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. S.Ö.A'nın KPSS Genel Kültür testindeki doğru sayıları ile lisans öğrenimi boyunca aldıkları genel kültür derslerinin tamamının not ortalamaları arasında pozitif ve manidar ilişki bulunmuştur. Bununla beraber S.Ö.A'nın Genel Kültür dersleri başarı ortalamalarının ortalaması ile KPSS Genel Kültür testindeki doğru sayıları arasında pozitif yönlü orta düzeyde bir ilişki bulunmuştur. S.Ö.A'nın KPSS Genel Yetenek testindeki doğru sayıları ile Türkçe I: Yazılı Anlatım ve Türkçe II: Sözlü Anlatım dersleri not ortalamaları arasında pozitif yönlü düşük düzeyde bir ilişki bulunmasına karşın Temel Matematik I ve Temel Matematik II dersleri not ortalamaları ile ilişki bulunmamaktadır. S.Ö.A'nın lisans öğrenimleri boyunca almış oldukları genel yetenek dersleri başarı ortalamalarının ortalaması ile KPSS Genel Yetenek testindeki doğru sayıları arasında pozitif yönlü düşük bir ilişki bulunmuştur. S.Ö.A'nın KPSS-10 puanları ile lisans mezuniyet notları arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki bulunmasına karşın ÖSS puanları ile KPSS-10 puanları arasında istatiksel anlamda manidar bir ilişki bulunmamaktadır. S.Ö.A'nın KPSS Eğitim Bilimleri testindeki doğru sayıları ile Genel Yetenek testi ve Genel Kültür testi doğru sayıları arasında pozitif ve manidar bir ilişki bulunmakla beraber Genel Yetenek testi doğru sayıları ile Genel Kültür testi doğru sayıları arasında da pozitif ve manidar bir ilişki bulunduğu görülmektedir. S.Ö.A'nın öğrenim gördükleri lise türlerine, lisans öğretim türlerine ve cinsiyetlerine göre KPSS-10 puanları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır.Anahtar Kelimeler: Sınıf Öğretmeni Adayları, KPSS, Sınıf Öğretmenliği Lisans Programı, Öğretmenlik Meslek Bilgisi Dersleri, Genel Kültür Dersleri, Genel Yetenek Dersleri
Sınıf öğretmenlerinin algılarına göre okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumları
Okul müdürlerinin liderlik stillerinin uygulanma durumlarının öğretmen görüşlerine göre incelenmesinin amaçlandığı bu çalışmada, paralel karma desen yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 294 sınıf öğretmeni oluşturmuştur. Nitel veriler için 14 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Çalışmadaki nicel veriler "Okul Müdürleri Liderlik Stili Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Nicel verilerle ulaşılan sonuçların nasılını ve nedenini ortaya koymak için nitel çalışma yapılmıştır. Araştırmanın nitel verileri, yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinden elde edilen boyutların ilişkisini ortaya koyabilmek için korelasyon analizi yapılmıştır. Araştırmada bağımsız t testi ve Tek Yönlü Varyans Analizi ANOVA testi yapılmıştır. Anova testinde anlamlı fark çıkan boyutlarda farkın kaynağını belirleyebilmek için Tukey testine bakılmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yapılmıştır. Öğretmenlerden elde edilen verilere göre temalar belirlenmiştir. Bu temalara göre alt kodlar oluşturulmuş ve temaların frekansları belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, dönüşümcü liderlik stiline sahip bir okul müdürü sürdürümcü ve serbest bırakıcı liderlik sitilini ortaya koyamamaktadır. Okul müdürlerinin okulu tanıma süreci tamamlanınca onların dönüşümcü liderlik stili ortaya koydukları ancak okulda çalışma süresi arttıkça sürdürümcü liderlik stilini benimsedikleri belirlenmiştir. Okul müdürünün yöneticilik stiline göre; öğretmenin, öğrencinin, velinin kurumsal yapıya karşı tutum ve davranışlarının etkilendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul Müdürü, Liderlik Stili, Dönüşümcü Liderlik, Sürdürümcü Liderlik, Serbest Bırakıcı Liderlik.
Hafif düzey zihinsel yetersizliği olan öğrencilere fen bilimleri dersinde "canlı-cansız" kavramının öğretiminde sabit bekleme süreli öğretim yönteminin etkililiğinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilere canlı-cansız kavramının öğretiminde Sabit Bekleme Süreli Öğretim Yöntemi'nin (SBSÖY) etkililiğini incelemektir. Çalışma, hafif düzey zihinsel yetersizlik tanısı almış olan beş ilkokul 3.sınıf öğrencisi ile eğitim ortamında gerçekleştirilmiştir. Araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli çoklu yoklama modeli ile desenlenmiştir. Uygulama öncesinde, öğrenciler için etkili olan pekiştireçlerin belirlenmesi amacıyla ailelere "Pekiştireç Belirleme Listesi" verilmiş ve buradan elde edilen veriler doğrultusunda her bir öğrenci için pekiştireçler hazırlanmıştır. Öğretime başlanmadan önce öğrencilerin araştırma konusuyla ilgili performansları, araştırmacı tarafından hazırlanmış olan başlama düzeyi değerlendirme formları ile değerlendirilmiştir. Öğretim sırasında SBSÖY kullanılarak program sonrasında öğrencinin; "Resimli kartlarda canlı varlıkların resmini göster denildiğinde gösterir." "Canlı-cansız varlıklara doğru örnekler verir." becerilerini kazanması hedeflenmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilkokul öğretim programında 3. sınıf Fen Bilimleri dersinde öğrencilerin gelişim düzeyleri göz önünde bulundurularak canlı-cansız kavramları temel düzeyde ele alınmıştır. Canlı kavramı insan, hayvan ve bitkiler; cansız kavramı eşyalar, taş vb. şeklinde örneklendirilmiştir. Öğretim sırasında önceden hazırlanan canlı ve cansız varlıkların resimlerinin olduğu kartlar kullanılmıştır. Öğretim, öğrencinin yetersizliğine uygun şekilde düzenlenmiş bir sınıf ortamında gerçekleştirilerek öğretim sonunda hedeflere ulaşılıp ulaşılmadığı hazırlanan değerlendirme formları ile tespit edilmiştir. Uygulama sonucunda elde edilen bulgular grafik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda SBSÖY'nin ilkokul özel eğitim sınıfında yer alan hafif düzeyde zihinsel yetersizliği olan öğrencilerin canlı-cansız kavramının öğretiminde etkili olduğu görülmüştür.
İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarına ilişkin görüşleri
Çocuk kitapları çocukların ilgi ve ihtiyaçlarını karşılayan, çocukların zihinsel, duygusal ve ruhsal yönden gelişimini destekleyen ve en önemlisi eğlenerek okudukları metinlerden oluşan edebi ürünlerdir. Çocuklar, ailesinde, okulunda ve çevresinde karşılayamadıkları dilsel, sosyal, zihinsel ve ruhsal ihtiyaçlarını çocuk kitapları yoluyla karşılarlar. Bu sayede çocukların kişilikleri olumlu yönde gelişmekle kalmaz topluma faydalı bir birey olarak yetişmeleri sağlanır. Kuşkusuz bunun sağlıklı bir şekilde sağlanması için çocuk seviyesine ve çocuk gerçekliğine uygun yazılmış olan çocuk edebiyatı ürünlerine başka bir ifadeyle nitelikli çocuk kitaplarına ihtiyaç vardır.Bu araştırma, ilköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarına ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Eskişehir ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi 122 ilköğretim okulunda öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma evreninin büyük olması nedeni ile 122 ilköğretim okulu arasından rastlantısal yolla seçilen 15 ilköğretim okulunda 4. ve 5. sınıflarda öğrenime devam eden öğrenciler araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilen bu araştırma için gerekli olan veriler ?İlköğretim Öğrencilerinin Çocuk Kitaplarına İlişkin Görüşlerini Belirleme Anketi? aracı ile toplanmıştır. Toplanan nicel verilerin işlenmesi ve istatistiksel çözümlemeler SPSS paket programı nitel verilerin çözümlenmesi ise betimsel analiz tekniği ile gerçekleştirilerek elde edilen veriler sayısallaştırılarak sunulmuştur.Araştırma sonucunda; ilköğretim öğrencilerinin hikâye, masal ve çizgi roman türünde kitapları ve macera, mizah ve kahramanlık konularını içeren kitapları daha çok tercih ettikleri ve ilköğretim öğrencilerinin yüksek düzeyde okuma alışkanlıklarına sahip oldukları bulunmuştur. İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarının dış yapısına ilişkin, kitapların boyutunu, sayfa yapısını ve cümle yapısını olumlu buldukları; kitapların kapağı, cildi, kâğıdı, resim ve yazı baskı kalitesini çok fazla olumlu bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. İlköğretim öğrencilerinin çocuk kitaplarının içeriğine ilişkin kitapların konu ve ana fikrini, kurgusunu, iletilerini, dil ve anlatımı olumlu buldukları; kitap konularının gerçek yaşamla ilişkilendirilmesini, kitaplarda şiddet içeren konulara, argo, anlamı bilinmeyen kelime, deyim ve atasözlerine yer verilmesini, kahramanların gerçek yaşamla ilişkilendirilmesini ve çocuklara benzer özellere yer verilmesini ve kurgulanan olaylar arasında gereksiz ayrıntılara yer verilmesini çok fazla olumlu bulmadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca araştırmada öğrenciler çocuk kitaplarda olması gereken özellikler konusunda çeşitli görüş ve önerilerini dile getirmişlerdir.
Dengeli okuma yazma yaklaşımının Türkçe öğretiminde uygulanması: İlköğretim 5. sınıfta bir eylem araştırması
Bu araştırmanın genel amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerini geliştirmede dengeli okuma yazma yaklaşımının etkilerini incelemektir. Araştırma, dengeli okuma yazma yaklaşımının uygulanma sürecini ortaya koymayı amaçladığı için eylem araştırması olarak desenlenmiştir.Araştırmanın uygulaması, 2007-2008 öğretim yılı bahar döneminde, 13.02.2008 - 04.06.2008 tarihleri arasında, Eskişehir Ticaret Borsası İlköğretim Okulu 5/A sınıfı öğrencileri ile Türkçe derslerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın öğretim uygulamaları sınıfın tümüne yönelik gerçekleştirilmiş; ancak üçü kız, üçü erkek, toplam 6 öğrenci odak olarak belirlenmiş ve bulguların sunulmasında yoğun olarak bu öğrencilerin verilerinden yararlanılmıştır. Araştırmada dengeli okuma yazma yaklaşımının benimsediği öğretim modellerinden etkileşimli öğretim ve yazma süreci modellerinden yararlanılmıştır. Araştırma verileri ?video kayıtları?, ?yarı-yapılandırılmış görüşme?, ?yansıtıcı günlük?, ?sınıf öğretmeni günlüğü?, ?okuma anlama testi?, ?kompozisyon testi? ve ?dengeli okuma yazma yaklaşımı ders değerlendirme aracı? olmak üzere farklı nicel ve nitel veri toplama araçlarıyla toplanmıştır. Verilerin analizi, verilerin toplanma sürecindeki analizler ve veriler toplandıktan sonra yapılan analizler olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Nicel verilerin analizinde ?SPSS for Windows? paket programından yararlanılmıştır. Nitel verilerin analizi ise betimsel analizlerle gerçekleştirilmiştir. Nitel verilerin analiz sürecinde kodlama aşamasında Nvivo 8 programından da yararlanılmıştır.Gerçekleştirilen bu araştırmanın nicel analizleri sonucunda öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerinde gelişim gösterdikleri gözlenmiştir. 5. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin gelişiminde nitel verilerden elde edilen bulgular, öğrencilere okuduğunu anlama stratejilerinin etkileşimli bir ortamda, dengeli okuma yazma bileşenlerinden yararlanarak aşamalı öğretimsel destekle öğretimin öğrencilerin tahmin etme, netleştirme, soru üretme/yanıtlama ve özetleme becerilerinde gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur.Yazılı anlatım becerilerinin gelişimde nicel verilerden elde edilen bulgular öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinde gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur. Ancak, nitel veriler bu sonucu desteklememiştir. Öğrencilerin yazılı anlatım becerilerinin ?dış yapı? boyutunda gelişim göstermesine karşın yazılı anlatımda ?iç yapı? ve ?dil ve anlatım? boyutlarında dış yapı boyutuna göre gelişimlerinin sınırlı olduğu gözlemlenmiştir. Yazılı anlatım becerilerinin gelişiminde nitel verilerden elde edilen bulgular, öğrencilere yazma süreci modelinin etkileşimli bir ortamda, yazma süreci modeli dengeli okuma yazma bileşenlerinden yararlanarak aşamalı öğretimsel destekle öğretiminin öğrencilerin yazmaya hazırlık, taslak, düzeltme ve paylaşma aşamalarını kullanma durumlarında gelişim gösterdiklerini ortaya koymuştur.Dengeli okuma yazma yaklaşımı kapsamında değerlendirme boyutunda ürün ve süreç değerlendirmeye dönük farklı değerlendirme araç ve biçimlerinden yararlanılmasının etkili olduğu gözlenmiştir. Öz değerlendirme araçlarının değerlendirmede kullanımı, öğrencilerin çalışmalarını gözden geçirmelerine ve hatalarını düzeltmelerine katkı sağlamıştır. Akran değerlendirme yoluyla öğrencilerin yapıcı eleştiri becerilerinin geliştiği gözlenmiştir. Değerlendirme sürecine öğrencilerin de katılması, öğretme-öğrenme sürecinde kendilerinden beklenenleri görmeleri açısından öğrenme ürünlerinin niteliğini olumlu etkilemiştir.Dengeli okuma yazma bileşenlerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerinin öğretiminde kullanılmasının öğrencilerin derse katılımlarını olumlu etkilediği gözlenmiştir. Dengeli okuma yazma yaklaşımı kapsamında etkileşimli öğrenme ortamının öğrencilerin düşünme becerilerinin gelişimine katkı sağladığı görülmüştür.Dönem sonunda, öğrenci görüşlerinden elde edilen bulgulara göre öğrencilerin dengeli okuma yazma yaklaşımının ilkelerinin benimsendiği derse karşı olumlu tutum sergiledikleri ortaya konmuştur.
Hayat bilgisi dersinde gerçekleştirilen müze uygulamaları
İlkokul, öğrencilerin kendini ve çevresini tanımasını, kendini geliştirerek çevresine uyum sağlamasını ve yaratıcı düşünme, problem çözme, eleştirel düşünme, yansıtıcı düşünme becerilerini geliştirmeyi amaçlar. Hayat Bilgisi dersi bu amaçlara ulaşmak için kullanılan en etkin derslerden biridir. Hayat Bilgisi dersi, çocuğun içinde yaşadığı doğal ve toplumsal olayları, olguları tanımasını, anlamasını, yorumlamasını, ilke, genelleme ve yöntemleri kullanarak analiz etmesini, yeni çözümler önerip değerlendirme yapmasını sağlar. Özellikle 2004 yılında değişen Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programında, öğrencilerin aktif olduğu öğrenme ortamları önerilmiştir. Etkili ve kalıcı öğrenmeler için öğrenme ortamları öğrencilerin gözlem, araştırma ve keşif yapmasına olanak tanımalı, öğrencilere gerçek yaşantılar ve somut nesneler vasıtasıyla ilk kaynaktan veri sağlamalıdır. Geleneksel okulların sınırlı fiziksel imkânlarının aksine müzeler, öğrencilere kendilerini özgür hissettikleri bir öğrenme ortamı sunmaktadır. Özellikle soyut düşünme becerileri henüz gelişmemiş ilkokul öğrencileri için, beş duyuyu kullanarak, keşfederek, araştırarak, bizzat uygulamalara katılarak öğrenme ortamı sağlayan müzelerde yapılan eğitim daha etkili ve kalıcı olabilecektir. Bu araştırmanın amacı, Hayat Bilgisi dersi içinde gerçekleştirilen müze uygulamalarını öğretmen ve öğrenci görüşleri ile bu uygulamalar için yapılmış etkinliklere ilişkin hazırlanmış dokümanlara dayalı olarak incelenmesi olarak belirlenmiştir. Nitel araştırma yaklaşımına uygun olarak gerçekleştirilen bu araştırmanın katılımcılarını, Eskişehir ilinde 2012-2013 öğretim yılında görev yapan daha önce Hayat Bilgisi dersi içinde müze uygulaması yapmış 20 sınıf öğretmeni ile bu uygulamalara katılmış 2., 3. ve 4. sınıfta okuyan 30 öğrenci oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından hazırlanan yarı-yapılandırılmış görüşme formları ve doküman incelemesi ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, sınıf öğretmenlerinin müzelere ilişkin yeterli ve doğru bilgilerinin olmadığı, uygulamalarda ön hazırlığa önem vermediği, daha çok davranışsal boyutta kuralları hatırlattığı, soru cevap ve sohbet dışında öğretmenlerin müze uygulaması öncesinde, sırasında ve sonrasında öğrencilerin kalıcı ve etkili öğrenmeleri için yeteri kadar etkinlik yapmadıkları ortaya çıkmıştır. Sınıf öğretmenlerinin Hayat Bilgisi dersi içinde müze uygulamaları yapmayı ders ile bağlantı kuran, dersi pekiştiren, öğrencilerin düşünce becerilerini geliştiren, kalıcı ve etkili öğrenme sağlayan, eğlenceli, faydalı, olumlu uygulamalar olarak değerlendirdikleri ortaya çıkmıştır. Bu olumlu görüşlerin yanında sınıf öğretmenlerinin küçük bir kısmı da müze uygulamalarını zaman alıcı, riskli, zor ve sıkıcı bulmuştur. Araştırmada müze uygulamalarına ilişkin öğrenci görüşlerine de yer verilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin büyük bir kısmının müze uygulamalarını güzel, eğlenceli, dikkat çekici, heyecanlı, bilgilendirici, yararlı, etkili öğrenmeyi sağlayan uygulamalar olarak değerlendirdikleri görülürken, küçük bir kısmının müze uygulamalarını gürültülü, sıkıcı ve korkutucu bulduğu ve Hayat Bilgisi dersine katkısının olmadığını düşündükleri sonucuna varılmıştır. Araştırmada son olarak öğretmenlerin müze uygulamaları öncesinde ön hazırlık yapması, müzelerin öğrenci seviyesine uygun olarak belirlenmesi, müze uygulamalarının MEB tarafından yapılması ve ücretsiz olması önerilmiştir. Müze uygulamalarında drama, rehber anlatımı, oyun yoluyla öğrenme, bulmaca çözme, canlandırma, arkeolojik kazı ve beyin fırtınası gibi öğrencilerin dersi daha iyi anlamalarını sağlayacak etkinlikler yapılması önerilmiştir.
İlköğretim 4. sınıf öğrencilerinin karar verme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşleri
Toplumun ve bireylerin ihtiyaçlarının çeşitlendiği günümüz koşullarında verilen kararların toplumsal etkisi dikkate alındığında, etkili ve mantıklı karar veren bireylerin yetişmesi önemli bir gerekliliktir. Türkiye?de 2012 yılında değişen sistem gereğince kesintili dörder yıl olmak üzere 12 yıllık zorunlu eğitime geçilmiştir. Öğrencilerin 4. sınıf sonunda karşılarına çıkan, üst öğrenim basamağı konusunda tercih yapabilmeleri, günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara çözümler üretebilmeleri ve ortaya çıkan çözümlerden birini tercih edebilmeleri önemlidir. Bir başka deyişle demokratik ve toplumsal yaşamın bir gereği olarak seçimler yapabilmek, yetişmiş bireylerin ödevleri arasında yer almaktadır. Gelişimsel olarak ergenlik sürecinde tam anlamıyla kazanılmış olması gereken karar verme becerisine etki eden faktörlerin belirlenmesi, bu becerinin uygun biçimde geliştirilmesi ve kullanılması açısından önemli görülmektedir. Bu araştırmanın amacı ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin karar verme becerisine ilişkin sınıf öğretmenlerinin görüşlerinin ortaya konması biçiminde belirlenmiştir. Araştırma, 2012-2013 öğretim yılında Eskişehir ili Tepebaşı ve Odunpazarı merkez ilçelerine bağlı ilkokullarda görev yapan 171 sınıf öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma betimsel araştırma yöntemlerinden tarama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ve uygulanan anket yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizi yüzde, frekans değerleri hesaplanarak sunulmuştur. Bunun yanında araştırmaya dahil olan öğretmenlerin kişisel ve mesleki niteliklerinin ankete verilen yanıtlara etkisini belirlemek amacıyla ki-kare bağımsızlık testi uygulanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin karar verme becerileri kişisel ve çevresel özelliklere bağlı olarak farklılık göstermektedir. Bunun yanında öğrencilerin karşılarına çıkan kararın niteliği de kararın şekillenmesi açısından önemli özellikler arasında yer almaktadır. Araştırmada karar verme sürecinde öğrencilerin kullandıkları alt beceriler de incelenmiştir. İnceleme sonucunda akademik başarı, cinsiyet, geçmiş deneyimler ve karar verme stili gibi kişisel özelliklerin; aile, öğretmen ve arkadaş grubu gibi çevresel özelliklerin karar verme becerisine etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Kararın niteliği olarak, önemli ve karmaşık kararlar alırken öğrencilerin zorlandıkları ortaya konmuştur. İlköğretim 4. sınıf öğrencilerinin bilgi toplama konusunda zorlanmadıkları fakat problemin anlaşılması konusunda sorun yaşadıkları süreç becerilerine ilişkin olarak belirlenmiştir. Sonuçta öğretmen görüşlerine dayalı olarak, ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin kişisel ve çevresel özellikler ile kararın niteliği ve süreç becerileri gibi özelliklerin etkisiyle kararlarını şekillendirdikleri söylenebilir. Bu sonuçlar çerçevesinde, kararların şekillendirilmesinde ilgisi olan tüm paydaşların bilgilendirilmesi ve öğrencilerin karar alma sürecinde desteklenmesi önerilmiştir. Anahtar Sözcükler: ilköğretim, sosyal bilgiler, karar verme becerisi
YİBO ve taşımalı ilköğretim okullarında yeni ilköğretim programının uygulanabilirliğinin öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Araştırmanın genel amacı, Yeni İlköğretim Programı'nın YİBO ve Taşımalı İlköğretim okullarında uygulanması hakkında YİBO ve Taşımalı İlköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek, belirlenen görüşlere dayalı olarak programı değerlendirmektir. Bu sebeple, 2006?2007 öğretim yılı bahar döneminde Çanakkale il merkezi, ilçesi, beldesi ve köyündeki YİBO ve Taşımalı ilköğretim okullarında araştırma yapılmıştır.Betimsel nitelikte bir araştırma yapılmış olup, veriler tarama yoluyla toplanmıştır. Bu nedenle araştırmada Yeni İlköğretim Programı'nın değerlendirilmesi için YİBO ve Taşımalı İlköğretim Okulu öğretmenlerinden gerekli olan verileri toplamak amacıyla ölçek hazırlanmıştır. Bu ölçek farklı üniversitelerde bulunan eğitim programları alanında çalışan öğretim üyelerine gönderilmiş ve öneriler doğrultusunda yeniden düzenlenmiştir. Ölçeğin yapı geçerliliğini belirlemek için ise araştırma örneklemi dışında kalan gruplara uygulanarak, verilerin cevaplarla güvenirlik katsayısı hesaplanmıştır. Uzman görüşü alındıktan sonra gerekli görülen maddelerin ölçekten çıkarılması ile ölçek uygulamaya hazır hale getirilmiştir.Toplanan veriler; frekans, yüzde hesaplamaları, t-testi ve varyans (F) ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri arasında; görevli oldukları okul türü, eğitim durumu, meslekteki hizmet yılı, okutulan sınıf düzeyi, okutulan sınıf mevcudu ve yeni ilköğretim programına yönelik hizmet içi eğitim alma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir fark olup olmadığı, istatistiksel testler ile sınanmıştır. Elde edilen bulgular, tablolar halinde sunularak yorumlanmıştır.Ulaşılan bulgulara göre, YİBO ve Taşımalı İlköğretim okulunda görev yapan öğretmenlerin Yeni İlköğretim Programı'nın; kazanım öğelerine ilişkin görüşleri arasında okul türüne, eğitim durumuna ve sınıf düzeyine göre anlamlı farklılık bulunmuştur.YİBO ve Taşımalı İlköğretim okulunda görev yapan öğretmenlerin Yeni İlköğretim Programı'nın; öğrenme-öğretme süreci öğelerine ilişkin görüşleri arasında mesleki deneyimine göre anlamlı farklılık bulunmuştur.YİBO ve Taşımalı İlköğretim okulunda görev yapan öğretmenlerin Yeni İlköğretim Programı'nın; değerlendirme öğelerine ilişkin görüşleri arasında okul türüne göre anlamlı farklılık bulunmuştur.
Erken çocukluk döneminde çatışma çözme becerisi hakkında öğretmen görüşlerinin incelenmesi ve çatışma çözme beceri ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması
Araştırmanın genel amacı çatışma çözme becerisi hakkında okul öncesi öğretmenlerinin görüşlerini belirlemek ve görüşlere dayalı olarak ?Çatışma Çözme Beceri Ölçeği? geliştirmektir. Bunun için, 2007-2008 eğitim-öğretim yılı güz-bahar dönemi içerisinde İstanbul İli, Beşiktaş, Şişli, Bakırköy, Kadıköy, Ümraniye ilçeleri ile Çanakkale İl merkezinde bulunan M.E.B.'na bağlı kurumlarda görev yapan okul öncesi öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Elde edilen verilerin yorumlanması ile 2007-2008 eğitim-öğretim bahar yarı yılında Çanakkale İli Merkezde Zübeyde Hanım Anaokulu'nda eğitim görmekte olan okul öncesi öğrencileri ile ?Çatışma Çözme Beceri Ölçeği?nin geçerlik ve güvenirlik çalışması tamamlanmıştır.Öğretmen anket formu, farklı üniversitelerde bulunan okul öncesi eğitim alanında çalışan öğretim üyelerine gönderilmiş ve yeniden düzenlenmiştir. Yapı geçerliliği için, araştırma örneklemi dışında kalan gruplara uygulanarak, güvenirlik ve geçerlik katsayısı hesaplanmıştır. Uygulanan anketlerden 729 form değerlendirilmiştir.Toplanan veriler frekans ve yüzde hesaplamalarıyla analiz edilmiştir. Öğretmenlerin bağlı bulundukları kurum, cinsiyet, yaş, eğitim durumu, meslekteki hizmet yılı ve eğitim verdikleri yaş grubu değişkenlerine göre, programlarında çatışma ile ilgili kavramlara yer verdikleri etkinlikler ve çatışma kavramı doğrultusunda değişiklik yapmak için işbirliği yapabilecekleri kişi ya da kurumlar arasında anlamlı bir fark olup olmadığı istatistiksel testler ile sınanmıştır.?Çatışma Çözme Beceri Ölçeği?, farklı üniversitelerde bulunan okul öncesi eğitim alanında çalışan öğretim üyelerine gönderilerek ölçek yeniden düzenlenmiştir. Ölçek Çanakkale İli Merkez'de bulunan Zübeyde Hanım Anaokulu'na devam etmekte olan 162 okul öncesi öğrencisine uygulanarak güvenirlik çalışması yapılmıştır.Araştırmada problem durumunun belirlendiği, öğretmen görüşlerinin incelenerek geliştirilen çatışma çözme beceri ölçeğiyle ilgili çalışmanın ilk ve sınırlı olması bu araştırmanın bir sonraki basamağı olan ve geliştirilmesi planlanan, çatışma çözme becerileriyle ilgili etkinlikleri içeren bir program geliştirilmesi önerilmektedir.
İlkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlüklerin öğretmen ve ebeveyn görüşlerine dayalı olarak belirlenmesi
Bu araştırmanın temel amacı; ilkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlükleri öğretmen ve ebeveyn görüşlerine dayalı olarak belirleyebilmektir. Bu amaç çerçevesinde ilkokuma yazma öğretiminde karşılaşılan güçlükler ve nedenleri tespit edilmeye çalışılmıştır.Araştırma, ilkokuma yazma öğretimi sürecini tüm yönleriyle ele alarak değerlendirebilmek için 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Mayıs-Haziran aylarında gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında Çanakkale ilinden Merkez ilçe dahil olmak üzere Bayramiç, Biga, Çan ve Lapseki ilçelerindeki 8 okula gidilmiştir. Toplam 18 birinci sınıf öğretmeni ve 54 ebeveynle yarı yapılandırılmış görüşme yapılmıştır.Verilerin analizinden ulaşılan bulgular öğretmenler ve ebeveynler açısından gruplandırılmıştır. Bu araştırmada öğretmenlerle yapılan görüşmelerin incelenmesiyle açık kodlama sırasında ?Öğretim Süreci?, ?Öğrenci?, ?Çevre? ve ?Ebeveyn? olmak üzere dört ana kategori ortaya çıkmıştır. Açık kodlamada bulunan ana kategoriler incelendiğinde ses temelli cümle yöntemi, ders kitabı, okuma ve yazma kültür, uyaran azlığı, çevresel yazılımın düz yazı harfleriyle yapılması, sınıf mevcudu gibi alt başlıklarda detaylanmaktadır.Araştırmanın ebeveynlerle yapılan görüşmelerinin incelenmesiyle açık kodlama sırasında ?Öğretim Süreci? ve ?Öğrenci? olmak üzere iki ana kategori ortaya çıkmıştır. Ebeveynlerden alınan veriler doğrultusunda yapılan açık kodlamada bulunan ana kategoriler incelendiğinde ise ses temelli cümle yöntemi, okuma ve yazma gibi alt başlıklarda detaylandığı görülmektedir.Öğretmenler ses temelli cümle yönteminde okumada seslerin birleştirilerek öğretim yapılmasından dolayı kaynaklanan göz sıçramasının daraldığını belirtmişlerdir. Bu da öğrencinin okuma hızını düşüren nedenlerden biri olmakta ve buna ilişkin güçlükler aynı zamanda anlama, kavrama, yorum yapıp aktarma ve kendini ifade etme becerisine de yansımaktadır.Öğretimin öğrenci- öğretmen- ebeveyn işbirliğine dayalı olduğu ve başarının tek başına öğretmen ya da öğrenciye bağlı olmadığından hareketle, ebeveynler ses temelli cümle yöntemi başta olmak üzere ana-baba eğitimi verilerek bilinçlendirilmelidirler. Bilinçlenmeye yönelik eğitimler mümkün olduğunca okul öncesi eğitim döneminden itibaren başlamalıdır. Çünkü veriler sonucunda bu dönemde ailelerin verdiği yanlış öğretimlerin düzeltmesinin zorluğu ifade edilmektedir.
Sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, öz yeterlilik algıları ile tutumlarının belirlenmesi
Bu çalışma sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, öz yeterlilik algıları ile tutumlarının belirlenmesi üzerine yapılmıştır. İlköğretim okullarında diğer alanların yanında müzik eğitimi, üzerinde önemle durulması gereken derslerden biridir. Çünkü müzik, çağdaş eğitim anlayışına en uygun olarak, insan zekâsını, kaslarını ve duygularını eğiten bir eğitim sahasıdır. Aynı zamanda, bütün eğitim alanlarında kullanılabilen bir eğitim aracıdır. Eğitim sürecinin temelinde ve yeni neslin yetişmesinde büyük pay sahibi olarak kabul edilen sınıf öğretmenleri, müzik eğitimini ilköğretim ilk basamağında ve daha sonraki basamaklarda müzik öğretmenin olmadığı durumlarda gerçekleştirmektedirler. Araştırma, müzik eğitiminin istenilen nitelik ve düzeyde uygulanabilmesi, ülkemizin çağdaş müzik sanatına uygun bir biçimde dünyadaki yerini alabilmesi ilkeleri çerçevesinde açısından önem taşımaktadır.Araştırmada, bilgi testi, öz yeterlik ölçeği ve tutum ölçeği ilgili kurum ve kuruluşlardan gerekli izinler alındıktan sonra 2007?2008 eğitim öğretim yılında örneklem içerisindeki illerde görev yapmakta olan sınıf öğretmenlerine uygulanmıştır. Toplanan veriler bilgisayara aktarılmış ve istatistikî çözümlemeler için SPSS programından yararlanılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, öz yeterlik algıları ile tutumları; hizmet içi eğitim alma durumları, görev yaptıkları iller, mesleki deneyim, cinsiyet, eğitim durumları gibi değişkenler açısından istatistiksel yolla analiz edilmiş, ulaşılan bulgular tablolaştırılarak yorumlanmıştır.Araştırmada sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, öz yeterlilik algıları ile tutumları belirlenen alt amaçlar göz önünde bulundurularak istatistiksel çözümlemeler yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin veri toplama aracındaki sorulara verdikleri yanıtların frekans (f), yüzde (%), aritmetik ortalamaları ( ) ve standart sapmaları (ss) hesaplanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin cinsiyet, hizmet içi eğitim alma durum değişkenleri açısından Müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, öz yeterlik algıları ve tutumları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla t testi yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin mesleki hizmet süreleri, mezun oldukları eğitim basamağı, görev yaptıkları il değişkenleri açısından Müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeyleri, özyeterlik algıları ve tutumları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığını belirlemek amacıyla tek yönlü varyans analizi yapılmıştır.Araştırmanın sonuçlarına göre; sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin bilgi düzeylerinin cinsiyetlerine, meslekteki hizmet yılına, son mezun oldukları eğitim basamağına, hizmet içi eğitim alma durumlarına ve görev yaptıkları illere göre anlamlı farklılık göstermediği görülmüştür. Sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretiminde ki öz yeterlik algılarına ilişkin bulgular incelendiğinde de cinsiyet, mesleki hizmet süresi, en son mezun olunan eğitim basamağı özellikleri açısından anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Bununla birlikte öğretim sırasında müzik eğitimi alan ve almayan sınıf öğretmenlerinin Müzik dersi öğretimine ilişkin özyeterlilik algılarının değiştiği sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak sınıf öğretmenlerinin müzik dersi öğretimine ilişkin tutum ölçeğinden aldıkları puanlar incelendiğinde; cinsiyet, meslekteki hizmet yılı değişkenleri açısından anlamlı farklılık olmadığı, ancak mezun olunan eğitim basamağı açısından sınıf öğretmenlerinin Müzik dersi öğretimine ilişkin tutumlarının farklılık gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Müzik, İlköğretimde Müzik, Sınıf Öğretmenliği, Öz yeterlilik Algısı, Tutum
Web tabanlı yazılım olan vitamin programının öğrencilerin Fen ve Teknoloji dersindeki başarılarına ve tutumlarına etkisi
Bu deneysel araştırmanın genel amacı, Web Tabanlı Yazılım Olan Vitamin Programının fen ve teknoloji dersinde öğrenci başarılarını ve tutumlarını ne ölçüde etkilediği ile ilgilidir. Araştırmada Web Tabanlı Yazılım Olan Vitamin Programı ile işlenen ve işlenmeyen derslerin öğrenci başarılarını ne ölçüde etkilediği araştırılmıştır.Araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılının 2. Yarıyılında Çanakkale ili Biga ilçesi Fatih İlköğretim Okulunda gerçekleştirilmiştir. 4. Sınıflardan yansız bir şekilde biri deney, biri kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Deney grubu öğrenci sayısı 20 dir. Kontrol grubu öğrenci sayısı 16 dır.Deney grubu öğrencilerinde `' Gezegenimiz Dünya'' adlı fen ve teknoloji dersini Web Tabanlı Yazılım olan Vitamin Programıyla işlenmiştir. Kontrol grubu öğrencilerinde ise `'Gezegenimiz Dünya'' adlı fen ve teknoloji dersini düz anlatım yoluyla, kılavuz kitapla işlenmiştir.Araştırma verileri analizinde t-testi ve iki faktörlü (F) varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma sonunda deney grubu ile kontrol grubunun `'Gezegenimiz Dünya'' adlı ünitesindeki akademik başarı sontest puanları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark çıkmış, fakat fen ve teknoloji dersine karşı tutumları açısından anlamlı bir fark çıkmamıştır. Gruplar arasında cinsiyete dayalı başarı ve tutum puanları arasında da anlamlı bir fark çıkmamıştır.Anahtar Sözcükler: Meb Vitamin, Fen ve Teknoloji dersi, Bilgisayar Destekli Öğretim.
İlköğretim dördüncü sınıfta fen bilimleri dersinde üstbiliş stratejilerine dayalı öğretim uygulamasının, öğrenci erişilerine etkisi
İlkokul 4.sınıf öğrencilerinin fen bilimleri dersinde "Vücudumuz Bilmecesini Çözelim Ünitesinin kazanımları" ile ilgili akademik düzeylerini belirleme ve bu düzeylerini geliştirmede "Üstbiliş stratejilerine dayalı fen bilimleri öğretimi programı" nın etkisinin sınandığı bu araştırma "Kontrol Gruplu Öntest ve Sontest Modele" dayalı yarı deneysel bir çalışmadır. Fraenkel ve Wallen'e (2006) göre deneysel araştırmalar bir değişkenin etkilerini gözlemek için kullanılabilecek ve neden-sonuç ilişkilerini test edebilecek en geçerli, güvenilir yoldur. Bu araştırmanın çalışma grubu (deney ve kontrol grupları) Afyonkarahisar İli, Sandıklı İlçesi'nde kolay erişim göz önünde bulundurularak, rastgele seçilen bir ilkokulda, 2014-2015 eğitim-öğretim yılları arasında eğitimine devam eden 4.sınıf 3 farklı şubeden yine rastgele seçilen 25 deney grubu, 20 + 22 kontrol grubu öğrencilerinden oluşmaktadır. Bu çalışmada deney grubuna, üstbiliş stratejilerine dayalı fen bilimleri öğretimi programı uygulanmıştır. Yapılan bu uygulama sekiz hafta ve 24 ders saati sürmüştür. Deney ve kontrol gruplarına ilk olarak araştırmacı tarafından geliştirilerek, geçerlik ve güvenirlik çalışmaları yapılan 30 soruluk fen bilimleri erişi testi ve Akınoğlu (2001) tarafından geliştirilen "Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum Ölçeği" öntest olarak uygulanmıştır. Süreci takip eden sekiz haftanın ardından aynı erişi testi ve Fen Bilimleri Dersine Yönelik Tutum ölçeği son test olarak uygulanmıştır. Son test uygulamasından dört hafta sonra aynı erişi testi tekrar uygulanarak kalıcılık tespit edilmiştir. Araştırma bulgularından elde edilen sonuçlara göre; öntest puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır; uygulanan öğrenme stratejileri öğretimi öğrencilerin fen bilimleri başarılarını artırmıştır; kalıcılık testi sonuçları hem deney hem de kontrol gruplarında anlamlı bir şekilde farklılaşmıştır; strateji öğretimi öğrencilerin erişi düzeyini anlamlı bir şekilde ve fen bilimleri dersine yönelik tutumlarını olumlu bir şekilde artırmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgiyi işleme modeli, biliş ötesi, deneysel desen, fen bilimleri,kalıcılık, sınıf öğretmenliği, tutum, üstbiliş, yürütücü biliş.
Adana ili merkez Seyhan ve Yüreğir ilçeleri ilköğretim okullarının 1. ve 2. sınıflarına devam eden öğrencilerin konuşma bozuklukları açısından incelenmesi
Bu çalışma Adana ili merkez Seyhan ve Yüre ir ilçeleri ilkö retim okullarının1. ve 2. sınıflarına devam eden ö rencilerin konu ma bozuklukları ve türlerininsaptanması amacıyla yapılmı tır.Bu ara tırmanın çalı ma grubunu Adana ili Seyhan ve Yüre ir ilçemerkezlerindeki 30 okuldaki 1. ve 2. sınıf ö rencileri olu turmu tur. Veriler konu maözürlü çocuklarla yapılan bireysel görü melerden, ruhsal dosyalarından, ailelerleyapılan görü melerden, rehber ö retmenlerden ve sınıf ö retmenlerinden eldeedilmi tir. Çalı ma sırasında sınıf ö retmenlerinin görü leri esasına göre yapılan öntaramadan sonra isimleri forma yazılan çocuklara okul idaresi ve rehber ö retmeninuygun gördü ü sessiz ve rahat çalı ılabilecek odada bireysel olarak çocuklarındüzeylerine uygun Artikülasyon testleri uygulanmı tır. Her test bitiminde çocuklarınkonu ma bozuklu u tür ve dereceleri belirlenmi tir.Konu ma bozukluklarının sınıf düzeyi, cinsiyet, ya , okulöncesi e itimdurumu, ikinci dil durumu, anne-baba e itim durumu, sosyo-ekonomik düzey ve kardesayıları arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık olup olmadı ını belirlemek içintek boyutlu kay kare analizi yapılmı tır. Sonrasında da konu ma bozuklukları türlerininsınıf düzeyi, cinsiyet, ya , okulöncesi e itim durumu, ikinci dil durumu, anne-babaive itim durumu, sosyo-ekonomik düzey ve karde sayıları arasında istatiksel olarakanlamlı bir farklılık bulunup bulunmadı ını belirlemek için çift boyutlu kay kare analiziuygulanmı tır.Ara tırma sonucunda çalı ma grubuna dahil edilen 7046 ö renciden 541 `inde,konu ma sorunu oldu u belirlenmi tir, konu ma sorunlarının görülme yüzdesi % 7,7olarak saptanmı tır. Konu ma sorunlarının kendi içindeki da ılımlarına bakıldı ındaise, en sık görülen `artikülasyon', en az ?damak-dudak yarıklı ı? sorununun oldu ugörülmektedir. Konu ma bozuklarının türlerine göre sıklıkları arasında istatistikselolarak anlamlı fark bulunmu tur. Buna kar ın konu ma sorununun ya a,cinsiyete, sınıfdüzeyine, okul öncesi e itim durumuna, anne e itim durumuna, baba e itim durumuna,ikinci dil durumuna, sosyo-ekonomik düzeye göre de i kenlik gösterdi i saptanmı tır.Çalı manın verileri ı ı ında konu ma bozuklu u oldu u saptanan ö rencilerinailelerine, ö retmenlerine ve okul yöneticilerine konu ma geli imi, konu ma özür tür vedereceleri ile sa altım yöntemlerine ili kin aydınlatıcı bilgiler verilmi tir.
Çoklu zeka kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarı, benlik saygısı ve kalıcılığa etkisi
Bu deneysel çalışmada ilköğretim 5. sınıf Matematik dersinin, ?doğal sayılardatoplama, çıkarma, çarpma, bölme ve bunlarının yanı sıra çokgenler, dörtgenler, örüntüve süslemeler? konularının kazandırılmasında, çoklu zeka kuramı destekli kubaşıköğrenme yönteminin öğrencilerin akademik başarılarına, benlik saygılarına ve kalıcılıkdüzeylerine etkisi araştırılmıştır.Araştırma 2005-2006 öğretim yılının güz yarıyılında Adana ili Yüreğirİlçesindeki bir ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma bir deney ve kontrolgrubunda bulunan toplam 72 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma 16 haftasürmüştür. Dersler deney grubunda çoklu zeka destekli kubaşık öğrenme yöntemi,kontrol grubunda ise tüm sınıf öğretimine dayalı geleneksel öğretmen merkezli yöntemegöre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Deney ve kontrol gruplarınaMatematik Başarı Testi öntest-sontest ve kalıcılık testi olarak verilmiştir. Benlik SaygısıÖlçeği öntest-sontest olarak uygulanmıştır. Yine araştırmanın başında öğrencilerinçoklu zeka alanları tercihlerini belirlemeye yönelik ?Çoklu Zeka Alanları TercihBelirleme Formu? kullanılmıştır. Öğretim sonucunda öğrencilerin uygulanan yöntemeilişkin görüşlerini belirlemek üzere geliştirilen Görüşme Formu kullanılmıştır. Ayrıcaçalışma grubunun kişisel özelliklerini belirlemek için Kişisel Bilgiler Formudağıtılmıştır. Ön ölçüm ve son ölçümden elde edilen veriler üzerinde kovaryans analiziuygulanmıştır. Görüşme verileri üzerinde içerik analizi yapılmıştır.Bulgular, Matematik dersinde çoklu zeka kuramı destekli kubaşık öğrenmeyöntemine göre düzenlenen öğretimin akademik başarı ve kalıcılık üzerinde etkiliolduğunu, benlik saygısı puan ortalamaları açısından ise etkinin anlamlı olmadığınıortaya çıkarmıştır. Görüşme bulguları ise öğrencilerin çoklu zeka kuramı desteklikubaşık öğrenme yöntemine göre düzenlenen öğretimden daha fazla yararlandıklarını vebu yöntemle ders işlemekten mutlu olduklarını göstermiştir.
İlköğretim ı. sınıfa yeni başlayan öğrencilere uygulanan eğitim-öğretime hazırlık çalışmalarının öğrenci, öğretmen ve veli görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim birinci sınıfa başlayan öğrencilere uygulananeğitim-öğretime hazırlık çalışmasının nasıl uygulandığını gözlemlemek ve yapılanuygulamaları öğretmen, öğrenci ve veli görüşleri açısından değerlendirmektir.Araştırma, 2006-2007 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkezinde bulunan üçilköğretim okulundan toplam 30 veli, 30 öğrenci ve bu okullarda birinci sınıfı okutan 3öğretmenden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak nitel araştırma yöntemlerinden gözlem vegörüşme kullanılmıştır. Eğitim Öğretime Hazırlık çalışmalarının nasıl uygulandığınıgözlemlemek için örnekleme alınan üç ilköğretim okulundan birinde çalışma süresincegözlem yapılmıştır. Ayrıca öğretmen, veli ve öğrencilerin hazırlık çalışmasınıdeğerlendirmeleri amacıyla okullar açıldıktan iki hafta sonra yarı yapılandırılmış görüşmeformu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır.Araştırmada gözleme ait verilerden elde edilen sonuçlarda; eğitim-öğretime hazırlıkçalışmasının okulun ilk gününden veli ve çocuklarda okula karşı olumlu izlenimleredinmesine katkıda bulunduğu, çalışmalar kapsamında öğretmen ve öğrencilerin birbirleriniyakından tanıdığı, öğrencilerin kendilerini daha güvende hissetmelerini ve okulda daha rahathareket etmelerini sağladığı, öğrencilerin, katıldığı etkinliklerle okulu hem eğlenceli bir yerolarak algılanmasına hem de öğrenci-öğretmen ilişkisini arttırdığı, uygulamaya velilerindeiikatılmış olmasının hem veli-öğretmen ilişkisini artırdığı hem de velilerin birbirlerinitanımalarını sağladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.Veli ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlarda; çocukların okulauyumlu bir şekilde başlamalarının hem sınıf atmosferini olumlu etkilediği, hem de öğretmeninilk haftalardaki işini kolaylaştırdığını, öğrencilerin eğitim-öğretime hazırlanmasına yönelikhazırlanan çalışma ile ilgili olumlu düşünceler taşıdıkları bulunmuştur. Uygulama sırasındaöğretmenlerin konuyla ilgili gerek Milli Eğitim gerekse okul idarecileri tarafından yeterincebilgilendirilmedikleri, bu nedenle gerekli ön hazırlıkları yapamadıkları ve okullara gönderilenhazırlık çalışmaları ile ilgili programın yeterince detaylı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıcauygulanan çalışmanın süresinin her öğrencinin bireysel farklılıkları ve bu farklılıklardankaynaklanan uyum süreçlerinin değişebileceği göz önünde bulundurularak uzatılmasıgerektiği belirtilmiştir.Öğrenci görüşlerinden elde edilen sonuçlardan; öğrencilerin etkinliklere katılarakokulu tanıdıkları, okulda ve sınıfta uyulması gereken kuralları öğrendikleri, arkadaşları veöğretmenleri ile okullar açılmadan tanıştıkları ve okulda bulunmaktan mutlu olduklarısonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Uyum, okula hazırlık, öğretmen-öğrenci-veli ilişkisi,oryantasyon.
Çoklu Zekâ Kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin Türkçe dersine ilişkin tutum ve okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarı üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalışmada, çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim beşinci sınıf Türkçe dersinde, öğrencilerin okuduğunu anlamaya yönelik akademik başarıları ve derse ilişkin tutumları üzerinde etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemi, araştırmanın bağımsız değişkenini oluştururken, okuduğunu anlama başarısı ve Türkçe dersine ilişkin tutum ise bağımlı değişkenlerini oluşturmaktadır. Araştırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmıştır. Uygulama, 2005-2006 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana İli Seyhan ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunun üç dersliğinde okuyan toplam 115 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Araştırmada, bir deney ve iki kontrol grubu kullanılmıştır. Uygulama, 12 hafta sürmüştür. Dersler, deney grubunda çoklu zekâ kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemine, kontrol gruplarında ise 2005?2006 Türkçe Dersi Öğretim Programı'na göre hazırlanan ders planları doğrultusunda işlenmiştir. Dersler, deney ve birinci kontrol grubunda araştırmacı tarafından yürütülürken, ikinci kontrol grubunda sınıf öğretmenleri tarafından yürütülmüştür. Çalışmada, ÇZK destekli kubaşık öğrenme yönteminin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Okuduğunu Anlama Başarı Testi? deney ve kontrol gruplarına öntest-sontest olarak, ?Türkçe Dersi Tutum Ölçeği? işlem öncesinde ve işlem sonrasında uygulanmıştır. Ayrıca ?Teele Çoklu Zekâ Envanteri? araştırmanın başında öğrencilerin zekâ alanlarını belirlemek, ?kişisel bilgiler formu? çalışma gruplarında yer alan öğrencilerin kişisel bilgilerini almak üzere kullanılmıştır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ilişkin görüşlerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmış görüşme formu ile ?Grup Çalışmalarını Değerlendirme Formu? kullanılmıştır.Araştırmada başarı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır. Grup çalışmalarını değerlendirme ve yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen veriler, nitel araştırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir.Araştırma sonunda elde edilen verilere göre, başarı testi ve tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunurken; kontrol grupları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formundan elde edilen sonuçların bir kısmı aşağıdaki gibi özetlenebilir.Öğrenciler, çoklu zekâ destekli kubaşık öğrenme yöntemi sayesinde, Türkçe derslerini daha çok sevdiklerini, derse daha çok katılma isteği duyduklarını söylemişlerdir. Ayrıca, bu yöntemin, başarılarını arttırdığını; arkadaşlarıyla daha iyi kaynaşmalarını sağladığını; dayanışmayı, paylaşmayı ve birlikte çalışmayı öğrettiğini ifade etmişlerdir.
Çoklu zeka kuramı destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi
Bu deneysel çalışmada; çoklu zeka destekli kubaşık öğrenme yönteminin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarına ve kalıcılığa etkisi olup olmadığı araştırılmıştır.Bu çalışma, 2005-2006 öğretim yılının birinci yarıyılında Adana İli Seyhan İlçesindeki bir resmi ilköğretim okulunda yapılmıştır. Araştırma, iki deney ve iki kontrol grubunda bulunan toplam 150 öğrenci üzerinde yürütülmüştür. Çalışma, 16 haftalık bir süreci kapsamıştır. Araştırmanın, 1. deney grubunu, bir önceki dönem (2004 - 2005 öğretim yılının ikinci yarısında) toplam 9 hafta boyunca, matematik derslerini araştırmacı tarafından çoklu zeka destekli kubaşık öğrenme yöntemine göre işleyen grup oluşturmuştur. 2. deney ve kontrol grupları rasgele belirlenmiştir. Dersler, deney grubunda çoklu zeka kuramı destekli kubaşık öğrenme yöntemine göre, kontrol gruplarında ise 2005-2006 Matematik öğretim programı doğrultusunda yapılan öğretime göre işlenmiştir. Akademik başarıyı ölçmek için, veri toplama aracı olarak, araştırmacılar tarafından geliştirilmiş bir "Matematik Başarı Testi? kullanılmıştır. Bu test araştırmanın başında öntest, sonunda sontest, bitiminden dört hafta sonra kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Ayrıca öğrencileri daha iyi tanımak ve zeka alanlarını belirlemek üzere kişisel bilgiler formu ve Teele Çoklu Zeka Alanları Belirleme Ölçeği (2000) uygulanmıştır. Bunlara ek olarak Teele Çoklu Zeka Alanları Belirleme Ölçeği ve kişisel bilgiler formu, deney gruplarında kubaşık kümeleri oluşturmak içinde kullanılmıştır. Araştırmada, Matematik başarı testinden elde edilen verilerin analizi SPSS paket programından yararlanılarak yapılmıştır. Verilere kovaryans analizi yapılmıştır ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmıştır.. Ayrıca öğrenci görüşlerine yer verilmiş ve görüşme verileri üzerinde içerik analizi yapılmıştır.Sonuç olarak, akademik başarı açısından, çoklu zeka destekli kubaşık öğrenme yönteminin, 2005-2006 matematik programında kullanılan etkinliklere göre daha etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca, daha önceki dönem çoklu zeka destekli kubaşık öğrenme yöntemine göre ders işleyen grubun daha başarılı olduğu görülmüştür. Kalıcılık puanları açısından ise, işe koşulan yöntemler arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşma olmadığı gözlenmiştir. Görüşme bulguları ise öğrencilerin ÇZK destekli kubaşık öğrenme yönteminden daha fazla yararlandıklarını ve bu yöntemle ders işlemekten mutlu olduklarını göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Akademik Başarı, Çoklu Zeka Kuramı, Kubaşık Öğrenme Yöntemi, Matematik Öğretimi.
İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji dersi ışık ve ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisi
Bu araştırma İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinde internetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretimin öğrenci başarısına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışma grubunu, Adana ili Yumurtalık ilçesi Ganime Erzenci İlköğretim okulu ile Kaldırım İlköğretim okulundan, rasgele yöntemiyle seçilen kırk altı 5. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Seçilen öğrencilerin karne notlarına ve sosyo-ekonomik düzeylerine bakılarak grupların denk olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada kullanılan veriler araştırmacı tarafından geliştirilen ?ön-son test? aracılığıyla toplanmıştır. Test oluşturulurken ilk olarak belirtke tablosu oluşturulmuş ve her davranış ile ilgili iki soru hazırlanmıştır. Hazırlanan ön uygulama testi Zeynepli İlköğretim okulunda uygulanmış ve üzerinde madde analizi yapılmış, sonucunda KR-20 değeri .92 çıkmıştır. Ayrıca uygun olmayan maddeler çıkarılmış gerekli maddeler düzeltilmiştir. Hazırlanan test öğrencilere deney öncesi ve sonrası uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 11.5 paket programı t-testi ile sınanmış, .05 düzeyinde anlamlılığı test edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar kısaca şöyledir; 1. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin ön test puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 2. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin son test puan ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 3. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan öğrenciler ile 2005 programın kullanıldığı öğretimi alan öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney gurubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 4. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde internetin de kullanıldığı BDÖ'yü kullanan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 5. İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji dersi Işık ve Ses ünitesinin öğretilmesinde 2005 programı öğretimi alan erkek öğrenciler ile kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. 6. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan erkek öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan erkek öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. 7. İnternetin de kullanıldığı bilgisayar destekli öğretim alan kız öğrenciler ile 2005 programının kullanıldığı öğretimi alan kız öğrencilerin erişi puanları ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler : Bilgisayar Destekli Öğretim, İnternet, Fen ve Teknoloj
Sorumluluk eğitiminde ceza uygulamalarına ilişkin ilköğretim 5. sınıf öğretmen ve öğrenci görüşlerinin incelenmesi
Bu arastırmanın amacı sınıf ögretmenlerinin ögrencilerine sorumluluk kazandırmada ceza içeren yaptırımları kullanma durumlarını ve bunun sonuçlarını, ögretmen ve ögrenci görüsleri baglamında ortaya koymaktır. Betimsel bir durum saptaması niteligindeki bu arastırma 2006-2007 ögretim yılında, Adana il sınırları içinde belirlenen 12 devlet ilkögretim okulunda yürütülmüstür. Bu okulların her birinden bir besinci sınıf seçkisiz olarak alınmıs, bu sınıfların ögretmen ve ögrencileri çalısmaya dahil edilmistir. Ögretmen ve ögrenci görüslerini içeren veriler, açık uçlu sorulardan olusan anket ve yarı yapılandırılmıs görüsme yöntemi kullanılarak toplanmıstır. Elde edilen verilerin analizinde nitel içerik analizi yönteminden yararlanılmıstır. Bu çerçevede veriler öncelikle bilgisayara aktarılmıs, okunup incelenerek kodlara dönüstürülmüs ve iliskili kodlar bir araya getirilerek temalar ve gruplar olusturulmustur. Kodlamaya tabi tutulan ögretmen ve ögrenci görüslerinden olusan nitel verilerin bir kısmı, örnek verme amacıyla oldugu gibi aktarılmıstır. Arastırma bulgularına göre ögretmenlerin yerine getirilmeyen sorumluluklarla bas etmede ceza içermeyen yöntemlerin yanında ceza içeren yöntemlere de basvurdukları, cezalar içinde ise en çok sözel olumsuz cezaları kullandıkları anlasılmıstır. Ögrencilere göre ögretmenlerin uyguladıkları yaptırımlar genel olarak etkili olmakla birlikte bazen bu etkinin kısa süreli oldugu ortaya çıkmıstır. Çocuga sorumluluk kazandırmak için ceza gibi dıs denetimli disiplin gerektiren uygulamalar yerine, davranısının sonuçlarını yasama fırsatı verme gibi iç denetimli disiplin gelistirici ceza içermeyen yaptırımların tercih edilmesi, ögrencilerin sorumluluk kazanmalarında daha etkili bir yol olabilir. Anahtar Kelimeler: Sorumluluk, Disiplin, Ceza, Sınıf Ögretmeni.
Takım-oyun turnuvaları tekniğinin ilköğretim dördüncü sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarısı, kalıcılık ve matematiğe ilişkin tutumları üzerindeki etkisi
Bu deneysel çalı?mada, takım-oyun turnuvaları tekniğinin ilköğretim dördüncü sınıf Matematik dersinde öğrencilerin akademik ba?arıları ve derse ili?kin tutumları üzerinde etkisi olup olmadığı ara?tırılmı?tır. Takım-oyun turnuvaları tekniği, ara?tırmanın bağımsız deği?kenini olu?tururken, matematik ba?arısı ve Matematik dersine ili?kin tutum ise bağımlı deği?kenleri olu?turmaktadır. Ara?tırma, öntest-sontest kontrol gruplu deneme modelinde tasarlanmı?tır. Uygulama 2006?2007 eğitim-öğretim yılı güz yarıyılında, Adana ?li Seyhan ilçesinde yer alan orta sosyo-ekonomik düzeydeki bir devlet ilköğretim okulunda okuyan toplam 56 öğrenci üzerinde gerçekle?tirilmi?tir. Ara?tırmada, bir deney ve bir kontrol grubu kullanılmı?tır. Uygulama, 13 hafta sürmü?tür. Dersler, deney grubunda takım-oyun turnuvaları tekniğine, kontrol grubunda ise 2005?2006 Matematik Dersi Öğretim Programına göre hazırlanan ders planları doğrultusunda i?lenmi?tir. Dersler deney ve kontrol grubunda ara?tırmacı tarafından yürütülmü?tür. Çalı?mada, takım-oyun turnuvaları tekniğinin öğretim sürecindeki etkisinin ortaya konulabilmesi için nitel ve nicel ara?tırma yöntemleri birlikte kullanılmı?tır. Veri toplama aracı olarak, ara?tırmacı tarafından geli?tirilen ?Matematik Ba?arı Testi? deney ve kontrol grubuna ara?tırmanın ba?ında öntest, sonunda sontest ve iki hafta sonra kalıcılık olarak, Baykul (1990) tarafından geli?tirilen ?Matematik Dersi Tutum Ölçeği? i?lem öncesinde ve i?lem sonrasında ve iki hafta sonra kalıcılık olarak uygulanmı?tır. Ayrıca ?ki?isel bilgiler formu? çalı?ma gruplarında yer alan öğrencilerin ki?isel bilgilerini almak üzere kullanılmı?tır. Nitel verilerin toplanmasında deney grubunda yer alan öğrencilerin sürece ili?kin görü?lerini belirlemeye yönelik yarı yapılandırılmı? görü?me formu kullanılmı?tır. Ara?tırmada ba?arı testi ve tutum ölçeğinden elde edilen veriler üzerinde, istatistiksel teknik olarak kovaryans analizi kullanılmı?tır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p<.05 olarak alınmı?tır. Görü?me formundan elde edilen veriler, nitel ara?tırmalarda kullanılan içerik analizi yöntemiyle çözümlenmi?tir. Ara?tırma sonunda elde edilen verilere göre, ba?arı testi ve tutum ölçeği sontest puanları açısından deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamı?tır. Ba?arı testi ve tutum ölçeği kalıcılık puanları açısından da deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamı?tır. Görü?me formundan elde edilen sonuçların bir kısmı a?ağıdaki gibi özetlenebilir. Öğrenciler, takım-oyun turnuvaları tekniği sayesinde, Matematik derslerini daha çok sevdiklerini, derse daha çok katılma isteği duyduklarını, takım-oyun-turnuva tekniği ile çok fazla soru çözebildiklerini söylemi?lerdir. Ayrıca bu tekniğin, arkada?larıyla daha iyi kayna?malarını sağladığını; dayanı?mayı, payla?mayı ve birlikte çalı?mayı öğrettiğini ifade etmi?lerdir. Anahtar Kelimeler: Kuba?ık Öğrenme Yöntemi, Matematik Öğretimi, Matematik Dersine ?li?kin Tutum, Takım-Oyun Turnuvaları Tekniği
Bireysel ve toplu etkinlikler ders programının uygulanmasında karşılaşılan sorunlar
Bu araştırmada, ilköğretim birinci, ikinci ve üçüncü sınıf öğretmenlerinin ilköğretimin birinci kademesinin ilk üç sınıfında uygulanan Bireysel ve Toplu Etkinlikler dersini uygularken karşılaştıkları sorunların belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma giriş, konuyla ilgili kuramsal literatür ve ilgili araştırmalar, yöntem, bulgular ve yorumlar, sonuç ve öneriler bölümlerinden oluşmaktadır. Araştırma tarama türünde bir araştırmadır. Araştırmanın çalışma evreni Adana ili merkez Seyhan ve Yüreğir ilçeleridir. Araştırmanın çalışma kümesini ise, Özel Bilimkent İ.O.O., İsmet İnönü İ.O.O., Recep Birsen Özer İ.O.O., Efes Pilsen İ.O.O., Yakapınar İ.O.O. ve Peyami Sefa İ.O.O.'nda çalışan toplam 36 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan görüşme formundaki 18 soruya öğretmenlerin cevap vermesi yoluyla toplanmıştır. Araştırmada verilerin analizinde yüzde (%) ve frekans (f) kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şu şekilde özetlenebilir: Öğretmenlerin büyük çoğunluğu, hangi öğrenme durumunda hangi etkinliğin kullanılması gerektiği konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıklarını ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin BTE dersinde uyguladığı etkinliklerin % 65.5'inin Milli Eğitim Bakanlığı'nın BTE dersi ile ilgili genelgede belirtilen etkinliklere uygun olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin BTE dersinde en sık uyguladıkları etkinlikler, bulmaca etkinliği ve diğer dersleri tamamlayıcı ek bilgi verilmesidir. Öğretmenlerin BTE dersinde en sık karşılaştıkları sorunlar; yeterli malzemenin bulunmaması, öğretmenlerin ne yapacağını bilmemesi ve okulda uygun fiziki ortamın olmamasıdır. BTE dersinde öğretmenlerin en sık kullandıkları materyaller, hikâye kitapları,i elişi kâğıdı ve bilgisayardır. Öğretmenlerin % 77,7'si BTE dersinde kullanmak istedikleri materyallere ulaşamadıklarını ifade etmişlerdir. BTE dersinin daha verimli olmasına yönelik en sık ifade edilen öğretmen görüşleri; öğretmenlere BTE dersiyle ilgili hizmet içi eğitim verilmesi, çocuklara uygun hazır materyaller geliştirilmesi , BTE ders programının somut hale getirilmesi ve fiziki donanım sağlanması, şeklinde ortaya çıkmıştır. Öğretmenler, BTE dersinde öğrencilerin en çok zevk aldıkları etkinlikleri; hareketli oyunlar, bilmece bulmaca ve drama olduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin yarısından fazlası, BTE dersine yönelik bir kitabın olmasının dersin verimliliğini artıracağı konusunda görüş belirtmişlerdir. Anahtar Kelimeler: Bireysel ve Toplu Etkinlikler Dersi, Derste Karşılaşılan Sorunlar, İlköğretim, Program Değerlendirme, Öğretmen
Ses temelli cümle yöntemiyle gerçekleştirilen ilk okuma-yazma öğretiminin değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı; ?Ses Temelli Cümle Yöntemiyle? (STCY) gerçekleştirilen ilk okuma ve yazma öğretimi sürecini öğretmen görüşleri doğrultusunda incelemektir. Araştırma, tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmada veriler öncelikle amaçlı örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi ile 1 alt, 2 orta ve 1 üst sosyo-ekonomik düzeyden toplam 4 okulda çalışan 7 birinci sınıf öğretmeni ile ilk okuma yazma öğretimi sürecinde 4 ayrı görüşme yapılarak toplanmıştır. Daha sonra Adana il merkezindeki okullardan yansız küme örnekleme yoluyla seçilen 40 ilköğretim okulundaki 172 öğretmene öğretim yılının sonunda anket uygulanmıştır. Araştırmada nitel veriler araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formları, nicel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ses Temelli Cümle Yöntemiyle Gerçekleştirilen İlk okuma ve Yazma Öğretim Sürecini Değerlendirme Anketi? kullanılarak toplanmıştır. Görüşmelerde elde edilen veriler için içerik analizi yapılmıştır. Anketle elde edilen veriler ise bilgisayar ortamında SPSS paket programı kullanılarak frekans ve % hesaplamaları yapılmıştır. Ayrıca öğretmen görüşlerinin, çalıştıkları okulların SED'ine, kıdemlerine, sınıfların mevcutlarına ve birinci sınıf deneyimlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemek amacıyla ki kare (X2) analizi yapılmıştır. Sonuç olarak öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu aldıkları hizmetiçi eğitimi, ?Okuma- Yazma Öğreniyorum? kitabını ve yöntemle ilgili diğer kaynakları yetersiz bulmuştur. Öğretmenler ayrıca öğrencilerin sesleri bildikleri halde bu sesleri birleştirmede sorun yaşadıklarını vurgulamışlardır. Vurgulanan bu sorunla okulların SED'i arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğretmenlerin çoğunluğuna göre STCY okuma hızını düşürmüştür. Dikte çalışmalarında görülen en büyük sorun harf eksiği olarak ifade edilmiştir. Öğretmenlerin çoğunluğuna göre öğrenciler bitişik eğik yazıya uygun çizgi alıştırmalarında zorlanmışlardır. Yazı estetiği açısından öğretmenler öğrencileri her iki yazı karakterinde eşit derecede başarılı bulmuşlardır. Öğretmenlerin yarıya yakını programın, birinci dönem sonunda okur yazar olma hedefinin gerçekleştiğini belirtmiştir. Okulların SED'i ve sınıf mevcutları ile birinci dönem sonunda okur-yazar olma arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Öğrencilerin yazmada zorlandıkları bitişik eğik yazı küçük harfler b, f, k, r, s, ve ş, büyük harfler ise D, H, L, S ve Ş harfleridir. Anahtar Kelimeler: Ses Temelli Cümle Yöntemi, Bitişik Eğik Yazı, İlk Okuma ve Yazma, Öğretmen Görüşleri
İlköğretim okulları 1. kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin yeni illköğretim programlarını kabullenmişlik düzeyleri ve mesleki doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim okullarının I.Kademesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin, yeni ilköğretim programlarını kabullenmişlik düzeylerinin; cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun oldukları okul, görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi, görev yaptığı sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve kabullenmişlik düzeyleri ile mesleki doyumları arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Adana İli Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki İlköğretim okullarının I.kademesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan öğretmenler oluşturmuştur. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfî olarak seçilen toplam 420 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada Gömleksiz (2005) tarafından geliştirilen ?Yeni İlköğretim Programı Ölçeği? ile Kuzgun, Sevim ve Hamamcı (2005) tarafından geliştirilen ?Mesleki Doyum Ölçeği? (MDÖ) kullanılmıştır. Ayrıca, araştırmacı tarafından öğretmenlerin; cinsiyet, mesleki kıdem, eğitim düzeyi, mezun olunan okul, görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi ve görev yaptıkları sınıf düzeyine ilişkin sorulardan oluşan bir ''Kişisel Bilgi Formu'' hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin yeni ilköğretim programlarını (eğitim ortamı programları tanıma, programları benimseme ve programları uygulama) kabullenme düzeyleri ve mesleki doyum düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: İş Doyumu, Eğitim Programı, Kabullenmek, Sınıf Öğretmeni, Yeni İlköğretim Programı.
Öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasındaki ilişki
Bu araştırmada ilköğretimde okuyan beşinci sınıf öğrencilerinin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ve algıladıkları sınıf atmosferinin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim görülen sınıfların mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferinin arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığının araştırılması amaçlanmıştır.Araştırmanın evrenini, Adana ili Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerindeki ilköğretim okullarında okuyan beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma oranlı küme örnekleme yoluyla tesadüfi olarak seçilen toplam 500 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmada Başal (2003) tarafından geliştirilen ?Çocukların Sınıf İçi Etkinlik Düzeylerini Belirleme Ölçeği? ile Şendur (1999) tarafından geliştirilen ?Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından öğrencilerin; cinsiyet, genel başarı, öğrenim gördükleri sınıfın mevcudu ve okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyini içeren sorulardan oluşan bir ?Kişisel Bilgi Formu? hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin sınıf içi etkinliklere katılım düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Algılanan sınıf atmosferi, sınıf içi etkinlik düzeyi, etkinlik.
Öğrenme stratejileri öğretiminin ve ders işlenişinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve kalıcığa etkisi
Araştırmanın amacı; ilköğretim beşinci sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrenme stratejileri öğretiminin ve bu stratejilerin ders işlenişinde kullanımının öğrencilerin akademik başarılarına, tutumlarına ve kalıcılığa etkisini araştırmaktır.Araştırma deneysel araştırma modellerinden ön test-son test kontrol gruplu desene göre tasarlanmıştır. Araştırma 109 beşinci sınıf öğrencisi ile yürütülmüştür. Veriler ? Öğrenme Stratejileri Anketi? , ?Sosyal Bilgiler Akademik Başarı Testleri ? ve ? Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği? ile toplanmıştır. Veri toplama araçları deneysel işlemden önce öntest, deneysel işlem sonrasında sontest olarak kullanılmış, sontestten üç hafta sonra da akademik başarının kalıcılığına bakılmıştır. Deneysel işlem olarak öncelikle öğrenme stratejileri öğretimi yapılmış ve ünitelerin öğretiminde öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanmaları için ortam oluşturulmuştur.Öğrenme stratejileri verileri frekans ve yüzde olarak analiz edilmiştir. Öğrencilerin akademik başarı ve tutum ölçeği öntest, sontest, kalıcılık puan ortalamaları arasında anlamlı farklılık olup olmadığına kovaryans analizi (ANCOVA) ile bakılmıştır.Verilerin analizi sonucunda öğrenme stratejileri öğretiminin öğrencilerin öğrenme stratejilerini kullanma düzeylerini, akademik başarısını arttırdığı ve derse yönelik tutumlarına olumlu katkı sağladığı belirlenirken, öğrenilenlerin kalıcılığında anlamlı bir fark yaratmadığı ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Öğrenme stratejileri ve öğretimi, sosyal bilgiler, akademik başarı, tutum.
İlköğretim beşinci sınıf Türkçe dersi öğretim programında yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin öğretmen görüşleri doğrultusunda incelenmesi
Bu araştırmada, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin, ilköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda incelenmesi ve bu görüşler doğrultusunda görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına ilişkin öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Araştırmada, öğretmenlerin Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerileri ile ilgili görüşlerini tespit etmek amacı ile tarama modelinde betimsel bir çalışma yapılmış, bu çalışmada nitel ve nicel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel örneklemini belirlemek amacıyla, 2007-2008 eğitim-öğretim yılında, Adana ilinin merkez ilçelerinde (Seyhan ve Yüreğir) bulunan ilköğretim okulları sosyo ekonomik düzeylerine (alt, orta, üst) göre sınıflandırılmış ve oransız kümeleme yöntemi ile bu okullar arasından 47 ilköğretim okulu seçilmiştir. Araştırmanın nicel örneklemini seçilen 47 ilköğretim okulunda görev yapan tüm beşinci sınıf öğretmenleri (150) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel çalışma grubunu oluşturmak için, anket uygulanan ve alt, orta, üst sosyo ekonomik düzeye göre sınıflandırılan 47 ilköğretim okulundan amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilirlik durum örneklemesine göre yedi ilköğretim okulu seçilmiş ve seçilen ilköğretim okullarında görev yapan gönüllü on öğretmen ile görüşme yapılmıştır.Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kullanılmıştır. Anket formu, üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, araştırmaya katılan öğretmenlere ilişkin kişisel bilgiler ile ilgili ifadeleri içeren altı soru, ikinci bölümde, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda yer alan görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına (kazanımlar, etkinlikler, yöntem ve teknikler, araç- gereçler, ölçme ve değerlendirme) ilişkin ifadeleri içeren 27 soru bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımına yönelik öğretmenlerin genel görüşlerini saptamaya yönelik ifadeler içeren 21 soru bulunmaktadır.Araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu, 12 sorudan oluşmaktadır. Görüşme formu; görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımlarına, öğrencilerin bu becerileri kazanabilmelerine yönelik yapılan çalışmalara, görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin öğrencilerde, Türkçe dersinde ve sınıf ortamında oluşturduğu değişikliklere ve Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda bu becerilere yönelik yapılan açıklamaların yeterliliğine ilişkin sorulardan oluşmaktadır.Araştırmada toplanan nicel verilerin analizinde; öğretmenlerin kişisel bilgilerinin, görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin kazanımının ve bu süreçte karşılaşılan durumların tanımlanmasında frekans, yüzde ve aritmetik ortalama teknikleri kullanılmıştır. Veriler bilgisayar ortamında uygun paket programlarla çözümlenmiştir. Araştırmada nitel veriler, içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğretmenlerin çoğunluğu öğrencilerin görsel okuma ve görsel sunu becerilerini kazanmaktan zevk aldığını, bu becerilerin Türkçe dersine olan ilgiyi artırdığını, bilgilerin kalıcılığını sağladığını ve öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmesine katkıda bulunduğunu belirtmişlerdir. Öğretmenlerin tamamına yakını görsel okuma ve görsel sunu becerilerinin, öğrencilerin kendine olan güvenini artırdığını, ifade becerilerini geliştirdiğini, çevrede görülen görselleri sorgulama, eleştirme ve yorumlama becerisi kazandırdığını düşünmektedir. Görsel okuma ve görsel sunu becerilerine yönelik yapılan etkinlikler sırasında öğretmenler, öğrenciler arasında bulunan sosyo ekonomik farklılıklar nedeniyle en çok ölçme değerlendirme ve araç-gereç temini çalışmalarında güçlükle karşılaştıklarını belirtmişlerdir. Sonuç olarak, öğretmenler kendilerini görsel okuma ve görsel sunu becerileri konusunda yeterli görmediklerini ancak bu becerilerin kazanılmasının gerekli olduğunu ifade etmişler ve bu becerilere yönelik bilgilendirilmelerinin gerekli olduğunu vurgulamışlardır.Anahtar Kavramlar: Görsel Okuma, Görsel Sunu, Öğretmen Görüşler
Algısal öğrenme stilleri açısından ilköğretim 4. sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının ve öğretmen uygulamalarının incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, algısal öğrenme stilleri açısından ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler öğrenci çalışma kitabında yer alan etkinlikleri, bu etkinliklere ilişkin öğretmen uygulamalarını ve görüşlerini incelemektir.Betimsel bir durum saptaması niteliğindeki bu araştırma üç aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler öğrenci çalışma kitabındaki etkinlikler doküman analizi yapılarak incelenmiştir. İkinci aşama 2006?2007 öğretim yılında, Adana il sınırları içinde belirlenen ikisi alt, ikisi üst sosyo-ekonomik düzeydeki dört devlet ilköğretim okulundaki gözlemlerden oluşmaktadır. Bu okulların her birinde bir dördüncü sınıf şubesi belirlenmiştir. Bu şubelerde sosyal bilgiler ünitelerinden ?Hep Birlikte? ünitesi boyunca doğal gözlem yapılmıştır. Ünite kapsamında öğrenci çalışma kitabında yer alan etkinliklerin uygulama süreçleri incelenmiştir. Her iki aşamada elde edilen veriler AÖS `ye göre frekans ve yüzde değerleri hesaplanarak tablolarla sunulmuştur. Son aşamada ise Adana il merkezindeki farklı ilköğretim okullarında dördüncü sınıf öğretmeni olarak görev yapan 22 öğretmen ile yürütülmüştür. Bu çalışmada öğretmen görüşlerini içeren veriler, açık uçlu sorulardan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Bu veriler öncelikle bilgisayara aktarılmış, okunup incelenerek kodlara dönüştürülmüş ve ilişkili kodlar bir araya getirilerek temalar ve gruplar oluşturulmuştur. Kodlamaya tabi tutulan öğretmen görüşlerinden oluşan nitel verilerin bir kısmı, örnek verme amacıyla olduğu gibi aktarılmıştır.Doküman analizi sonucu elde edilen bulgulara göre, sosyal bilgiler öğrenci çalışma kitabındaki etkinliklerin, ağırlıklı olarak AÖS tercihi işitsel (%38,92) ve görsel (%32,69) öğrencilere uygun olarak hazırlandığı, kinestetik öğrencilerin ise göz ardı edildiği görülmüştür. Yapılan gözlem sonucu elde edilen bulgulara göre uygulama sürecinde de etkinlikler ağırlıklı olarak AÖS tercihi işitsel ve görsel olan öğrencilerin öğrenme özelliklerine uygun işlenmektedir. AÖS tercihi kinestetik olan öğrencilerin öğrenme özelliklerine uygun etkinliklere ise gözlem yapılan hiçbir sınıfta yer verilmediği görülmüştür. Öğretmenlerle yapılan görüşme sonucunda da; öğretmenler etkinliklerin büyük bir kısmının işitsel ve görsel öğrenme stiline sahip öğrencilerin öğrenme özelliklerine uygun olduğunu belirtmişlerdir.Bu araştırma sonucunda; etkinliklerin işitsel ve görsel öğrenme stiline sahip öğrencilere uygun olarak hazırlanıp uygulandığına ve kinestetik öğrenme stiline sahip öğrencilerin ise göz ardı edildiği yargısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Algısal Öğrenme Stilleri, Görsel, İşitsel, Dokunsal, Kinestetik, Sosyal Bilgiler, Etkinlik
İlköğretim 5. sınıf matematik ders kitaplarının öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bu araştırmada, 2007?2008 öğretim yılında Adana ili genelinde okutulan ilköğretim 5. sınıf matematik ders kitabı ve ders kitabına yardımcı materyallerin (öğrenci çalışma kitabı ve öğretmen kılavuz kitabı), teknik-tasarım-düzenleme; içerik; dil ve anlatım ile ölçme-değerlendirme özellikleri açısından öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Tarama modeli kullanılarak yapılan bu araştırmada, verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan öğretmen ve öğrenci anket formları kullanılmıştır. Anketler, Adana ili merkez ilçeleri olan Seyhan ve Yüreğir ilçelerinde yer alan 31 ilköğretim okulunda 135 sınıf öğretmeni ve 560 öğrenciye uygulanmıştır.Araştırmanın amacı doğrultusunda uygulamaya katılan öğretmen ve öğrencilerin, araştırma konusu olan ders kitabı hakkındaki görüşlerine ilişkin frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri saptanmıştır.Araştırma bulgularına göre öğretmen ve öğrencilerin, ders kitabını genel olarak teknik, tasarım ve düzenleme özellikleri açısından yeterli; ancak içerik, dil-anlatım ve ölçme- değerlendirme özellikleri açısından kısmen yetersiz buldukları görülmüştür.Bu araştırma ile öğretmen ve öğrencilerin, kullandıkları matematik ders kitabını yetersiz buldukları; kaliteli baskısı ve sağlam cildi olan, daha renkli, eğlenceli; bireysel çalışmalara olanak verecek biçimde geniş konu anlatımlarına, bol örnek ve alıştırmalara yer veren matematik ders kitaplarına sahip olmak istedikleri sonucu ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik, Ders Kitapları, Eğitim Programı, İlköğretim
Sınıf öğretmenliği son sınıf öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliği son sınıf öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeyleri ve tükenmişlik düzeylerinin cinsiyet, algıladıkları ekonomik düzey, mezun oldukları lise türü, yerleştirildikleri bölüm tercih sırası, genel not ortalamaları ve öğrenimini devam ettirirken barınma yerine göre aralarında anlamlı bir farklılık olup olmadığını incelemektir. Ayrıca öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeylerine etkileyen durumlara ilişkin görüşleri de belirlenmiştir.Araştırma 2007-2008 öğretim yılında Çukurova Üniversitesi, Sınıf Öğretmenliği Lisans Programında öğrenim gören 137'si kız, 96'sı erkek olmak üzere toplam 233 son sınıf öğretmeni adayı ile yürütülmüştür.Tükenmişlik düzeylerini belirlemek için ?Tükenmişlik Ölçeği Kısa Versiyonu(BMS)?; kişisel bilgiler için araştırmacı tarafından geliştirilen ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının tükenmişlik düzeylerini etkileyen durumları belirlemek için ?Görüşme Formu? kullanılarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile veriler toplanmıştır. Toplanan verilerin analizinde nicel veriler t-testi ve varyans analizi teknikleri kullanılarak analiz edilmiş, nitel veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir.Yapılan analizler sonucunda öğretmen adayının %28,3'ünün tükenmişlik düzeylerinin çok düşük olduğu, %42,5'inin tükenmişlik tehlikesi yaşadığı, %20,6'sının tükenmişlik yaşadığı ve %8,6'sının ciddi düzeyde tükenmişlik yaşadığı belirlenmiştir. Öğretmen adaylarının tükenmişlikleri sosyo ekonomik düzeye göre farklılık gösterirken, cinsiyet, mezun oldukları lise türü, öğrenim gördükleri tercih sırası, genel not ortalaması ve barınma yerine göre farklılaşmamıştır.Nitel verilerin analizleri sonucunda ise düşük tükenmişlik yaşayan öğretmen adayları yüksek tükenmişlik yaşayanlardan farklı olarak okudukları bölümden beklentilerinin karşılandığı ve gelecekten umutlu olduklarını ifade etmişlerdir. KPSS, mesleki kaygılar, mesleğe hazır hissetme, mesleğin toplumda algılanan statüsü ve yaşanan problemlere yaklaşım biçimleri konusunda ise her iki grup da ortak görüş bildirmişlerdir.Anahtar Kelimeler : Öğretmen adayları, Tükenmişlik.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevlerindeki başarıları ile ailelerinin eğitim-öğretim çalışmalarına katılım düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi
Bu araştırmanın temel amacı ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevi yapma başarıları ile ailelerinin katılım düzeyleri arasındaki ilişkinin ortaya konmasıdır. Bu temel amaç doğrultusunda İlköğretim 5. sınıf öğrenci velilerinin çocuklarının eğitim-öğretim faaliyetlerine katılım düzeyinin; sosyo-ekonomik düzey, yaş, cinsiyet, meslek, çocuğa yakınlık, eğitim durumu açılarından farklılaşıp farklılaşmadığı ve ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin performans görevi başarı puanları ile velilerinin katılım düzeyi arasında anlamlı bir ilişki bulunup bulanmadığı belirlenmiştir. Ayrıca ilköğretim 5. sınıf öğretmenlerinin ve velilerinin aile katılımı, aile katılım sürecinde yaşananlar, performans görevleri, performans görevlerini yapma sürecine ilişkin görüşleri araştırılmıştır.Araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın nicel boyutunda Mersin ili Tarsus ilçesinde alt-orta ve üst sosyo-ekonomik düzeylerden 6 okulda çocukları 5. sınıfta okuyan 297 veli ile çalışılmış ve bu velilerin katılım düzeyleri Fantuzzo, Tüghe ve Childs (2000) tarafından geliştirilen ?Aile Katılım Ölçeği? (Family Involvement Questionnaire? ile sosyo-ekonomik düzeyleri ise Bacanlı (1997) tarafından geliştirilen ?Sosyo-Ekonomik Düzey Belirleme Anketi? ile belirlenmiştir. Velilerin ?Aile Katılım Ölçeği? ile belirlenen katılım düzeyleri ile çocuklarının Türkçe, Matematik, Fen ve Teknoloji ve Sosyal bilgiler derslerinden aldıkları performans notları arasındaki ilişkiye bakılmıştır. Nitel boyutta ise ?Aile Katılım Ölçeği? uygulanan sınıfları okutan öğretmenlerden gönüllü olan sekizi ve ?Aile Katılım Ölçeği?nden alınan puanlar temel alınarak belirlenen 8'i düşük, 8'i yüksek katılım düzeyine sahip gönüllü olan toplam 16 veli ile görüşme yapılmıştır. Görüşme verilerinin çözümünde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, velilerin 100'ünün (%33.7) düşük katılım düzeyine, 108'inin (%36.4) orta katılım düzeyine ve 89'unun (%30) yüksek katılım düzeyine sahip oldukları; Aile Katılım Ölçeği Puanları ve Ev Temelli Katılım ölçeği puanları ile alınan Matematik, Türkçe, Fen ve Teknoloji ve Sosyal Bilgiler derslerinden alınan performans görevi notları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki bulunduğu ortaya çıkmıştır. ?Aile Katılım Ölçeği? puanları ile sosyo-ekonomik düzey arasında anlamlı bir farklılaşmanın bulunduğu ancak, yaş, cinsiyet, eğitim durumu, meslek ve yakınlık düzeyi ile anlamlı bir farklılaşmanın bulunmadığı görülmüştür.Nitel veriler analiz edildiğinde öğretmenler, velilerin kendileri ile iletişimlerini iyi bulurken evdeki ve okuldaki etkinliklere katılımlarını yetersiz buldukları, aile katılımının öğrenci başarısını arttırdığını ve okul-aile işbirliğinin gerekli olduğunu düşündükleri görülmüştür. Ayrıca öğretmenler, aile yardımı gerektirecek ödev vermediklerini, performans görevinin başarısında velinin, öğretmenin ve öğrencinin birtakım sorumlulukları olduğunu, performans görevinin öğrencinin başarısında katkısı olduğunu, performans görevinin çoğunlukla olumlu yanları olduğunu, performans görevini değerlendirmede ölçek kullandıklarını belirtmişlerdir. Veliler ise çocuklarının öğretmeni ile ara sıra görüştüklerini, öğretmenle iletişimde daha çok yüz yüze görüşme, veli toplantısına katılma ve telefonla görüşme tekniklerini kullandıklarını, okul etkinliklerine katıldıklarını ve çocuklarının okul yaşamını takip ettiklerini, okul-aile işbirliğinin gerekli olduğunu düşündüklerini ve veli olarak çocuklarının okul yaşamında etkili olduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca veliler, performans görevinin araştırma gerektiren ödev olduğunu, performans görevinin başarısında veli olarak bazı sorumlulukları olduğunu, performans görevinin çoğunlukla olumlu yanları olduğunu, çocuklarının tüm derslerden aldıkları performans görevlerine eşit derecede önem verdiklerini ve öğretmenin verdiği performans görevi notunun adaletli şekilde verildiğine inandıklarını belirtmişlerdir.Anahtar Sözcükler: Aile Katılımı, Performans Görevi, Okul-Aile İşbirliği.
Ses temelli cümle yöntemi ile ilk okuma yazma öğretim sürecinde karşılaşılan güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerinin belirlenmesi; (Şırnak ili örneği)
Bu araştırma ?Ses Temelli Cümle Yöntemiyle? (STCY) ilkokuma yazma öğretirken öğretmenlerin karşılaştıkları güçlükler ve bu güçlüklerle baş etme stratejilerini belirlemek amacıyla yapılmış betimsel bir çalışmadır.Araştırma 2008?2009 Eğitim-öğretim yılında Şırnak il sınırları içinde yer alan 31 ilköğretim okulunda görev yapan 70 birinci sınıf öğretmeni ile yürütülmüştür. Veriler öncelikle oransız örnekleme yöntemi ile seçilen 11 birinci sınıf öğretmeni ile ilkokuma yazma öğretimi sürecinde 3 ayrı görüşme yapılarak toplanmıştır. Daha sonra Şırnak ili merkez ilçesinde bulunan okullarda 59 birinci sınıf öğretmenine öğretim yılı sonunda anket uygulanmıştır.Araştırmada nitel veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşlerine başvurularak hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formları, nicel veriler ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen ?Ses Temelli Cümle Yöntemi ile Okuma Yazma öğretim Sürecinde karşılaşılan Güçlükler ve Bu Güçlüklerle Baş Etme Stratejilerini Belirlenme Anketi? ve öğrenci tanıma formları kullanılarak toplanmıştır. Görüşmelerde elde edilen veriler için betimsel analiz kullanılmış ve anket ve öğrenci tanıma formlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS 11,5 paket programı kullanılarak yüzde ve frekans hesaplamaları yapılmıştır.Sonuç olarak ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda farklı durumlardaki (HTB, okulöncesi eğitim almamış ve okulöncesi eğitim almış) öğrencilerin benzer güçlükler yaşadıkları görülmüştür. Ana dili Türkçe olmayan çocukların devam ettiği okullarda çalışan öğretmenler öğrencilerinin karşılaştıkları güçlükleri; kendini ifade edememe, kelime, dağarcıklarının az olması, öğrenmelerinin zaman alması, telaffuz bozuklukları, araç gereç kullanımını bilmeme, okuduğunu anlayamama, sorulan sorulara cevap verememe, öğrendiklerini çabuk unutma şeklinde sıralamışlardır. Bu güçlüklerle baş etme yöntemlerini ise; görsel materyalleri ağırlıklı olarak kullanma, kelime dağarcıkları geliştirirci etkinlikler yapma, bireysel olarak birebir ilgilenme, sürekli tekrarlar yapma, şarkı tekerleme, masal vb etkinliklere çok yer verme, konuşurken vücut dili, jest ve mimikleri çok kullanma şeklinde sıralamışlardır.Öğretmenler, öğrencilerinin karşılaştıkları bu güçlüklerin nedenleri olarak ana dillerinin farklı olmasını, ailenin eğitime gerekli önemi vermemesini ve öğrencilerin okul öncesi eğitim almamış olmalarını göstermektedirler.Anahtar Kelimeler: İlkokuma yazma öğretimi, Ana dili, Ses temelli Cümle Yöntemi
İlköğretim beşinci sınıf matematik ders kitabında ve öğrenci çalışma kitabında yer alan problemlerin incelenmesi ve bu problemlere ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi
Bu araştırmada, 2008?2009 öğretim yılında Adana ilinde resmi ilköğretim okullarında okutulan ilköğretim beşinci sınıf matematik ders kitabında ve öğrenci çalışma kitabında yer alan problemlerin, araştırmacı tarafından geliştirilen problem kontrol listesi ile incelenmesi ve bu problemlere ilişkin öğretmen görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel yöntemlerin kullanıldığı tarama modelinde bir çalışmadır.Araştırmada incelenecek problemlere ilişkin verileri toplamak amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan problem kontrol listesi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğini sağlamak amacıyla problem kontrol listesi, başka bir araştırmacı tarafından aynı problemlere tekrar uygulanarak aradaki korelasyona bakılmıştır. Ayrıca ilköğretim beşinci sınıfta görev yapan dokuz sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın amacı doğrultusunda ortaya çıkan sonuçlara ilişkin frekans ve yüzde değerleri saptanmıştır.Araştırma bulgularına göre söz konusu problemlerin dil ve anlatım ile görsel unsurlar açısından yeterli olduğu; bununla birlikte içerik, 2005 Matematik Öğretim Programı amaçlarına uygunluk ve problem türü açısından eksikliklerinin olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, problemlerin geliştirilmesine yönelik önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Problem, Problem Çözme, Matematik Ders Kitabı
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı ile Türkçe dersi akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışma, 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Diyarbakır ili ile Silvan ilçesi ve Silvan ilçesine bağlı köylerde random (rastgele) yöntemiyle belirlenen ilköğretim okullarındaki 5.sınıf öğrencilerinin kitap okuma alışkanlıklarının Türkçe dersi akademik başarılarına etkisinin olup olmadığını incelemektedir.Araştırmada 768 öğrencinin kitap okuma alışkanlıkları üzerinde; cinsiyet farklılığı, anne ve babanın eğitim durumu, ailenin gelir düzeyi, yaşanılan yerleşim birimi ve akademik başarının etkileri analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin anketlere verdikleri cevapların kendi öğretmenlerince teyit edilmesi amacı ile 23 sınıf öğretmeniyle yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak görüşmeler yapılmıştır.Anket ile toplanan verilerin çözümlenmesinde frekans dağılımı ve kaykare teknikleri kullanılmıştır. Analizlerde anlamlılık düzeyi p? 05 olarak alınmıştır.Araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular şöyle özetlenebilir: Kız öğrenciler erkek öğrencilere göre daha çok kitap okumaktadırlar. Annenin eğitim düzeyinin öğrencilerin kitap okuma alışkanlığını etkileme oranı babaya göre daha yüksektir. Ailenin gelir düzeyi arttıkça öğrencilerin kitap okuma alışkanlık düzeyleri de artmaktadır. Öğrencilerin yaşadıkları yerleşim birimleri küçüldükçe kitap okuma alışkanlığı düzeyleri de azalmaktadır. İl ve ilçe merkez okullarda eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıkları, köy okullarında eğitim alan öğrencilerin kitap okuma alışkanlıklarına göre daha fazladır. Son olarak, öğrencilerin akademik başarı düzeylerine göre kitap okuma alışkanlıkları farklılaşmaktadır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Okuma Alışkanlığı, Akademik Başarı
Beşinci sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersindeki öğretme stillerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı; beşinci sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersindeki öğretme stillerini incelemektir. Araştırmaya 2008-2009 eğitim-öğretim yılında Adana ili Seyhan, Çukurova ve Yüreğir ilçelerinde görev yapmakta olan 189 beşinci sınıf öğretmeni katılmıştır. Araştırmada beşinci sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersindeki öğretme stillerini belirlemek için Grasha (1996) tarafından geliştirilen Öğretme Stili Ölçeği (Teaching Style Inventory) kullanılmıştır. Grasha'nın öğretme stili modelindeki dört öğretme stili grubunun her birini tercih eden birer öğretmenin sınıflarında gözlem yapılarak öğretmenlerin sınıf ortamındaki öğretme stilleri gözlemlenmiş ve öğretmenlerin yarı yapılandırılmış bir görüşme formuyla kendi öğretme stilleriyle ilgili görüşleri alınmıştır.Öğretmenlerin öğretme stilleri Grasha (1996) Öğretme Stilleri Ölçeği alt boyut puanlarına göre değerlendirildiğinde; öğretmenlerin temsilci, yol gösterici ve uzman öğretme stillerini baskın olarak tercih ettikleri tespit edilmiştir. Öğretme stilleri, Grasha'nın (1996) önerdiği ve birçok araştırmada kullanıldığı haliyle grup şeklinde değerlendirildiğinde ise, öğretmenlerin en fazla tercih ettikleri öğretme stili grubunun öğrenci merkezli öğretme yaklaşımlarını benimseyen temsilci/yol gösterici/uzman (%86,2) öğretme stili grubu olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin öğretme stillerinin cinsiyete, kıdeme, en son mezun olunan okul türüne ve okutulan sınıf mevcuduna göre dağılımları incelendiğinde en fazla tercih ettikleri öğretme stili grubunun temsilci/yol gösterici/uzman olduğu belirlenmiştir.Gözlem ve görüşme sonuçlarına göre ise öğretmenlerin Grasha (1996) öğretme stili modelinde belirlenen stillere uygun karakteristik özellikleri büyük oranda gösterdikleri görülmüştür. Sosyal Bilgiler Programı yapılandırmacı yaklaşımı temele alsa da öğrenci merkezli öğretme stilleri yerine öğretmen merkezli öğretme stillerini kullanan öğretmenlerin de var olduğu belirlenmiştir. Öğretim programının, öğretmen kılavuz kitapların, öğrenci ders ve çalışma kitaplarının, okul-öğrenci-çevre şartlarına uygun olmaması sebebiyle bazı okullarda kullanılmadığı, geleneksel öğretime devam edildiği ve öğretmenlerin geleneksel öğretme yaklaşımını temele alan öğretmen merkezli öğretme stillerini (uzman/otoriter ve kişisel/model/uzman/otoriter) sınıf ortamında kullandıkları ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin ilgilerinin, yeteneklerinin ve derse katılımının öğretmenin öğretme stilini etkileyen bir faktör olabileceği ve öğretmenin de öğrencilerin öğrenme stillerini şekillendirebileceği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Öğretme, Öğretim, Öğretme Stili, Sosyal Bilgiler, Öğretmen.
Beşinci sınıf öğretmenlerinin öğrenme stillerine göre sosyal bilgiler dersinde sordukları soru türleri ve bilişsel düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin sahip olduğu baskın öğrenme stillerine göre sordukları soru türleri ve düzeylerini incelemektir.Betimsel bir durum saptaması niteliğindeki bu araştırma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada Mersin ili Tarsus ilçesi sınırları içinde görev yapan 63 beşinci sınıf öğretmenine Kolb Öğrenme Stili Envanteri uygulanmıştır. Sayıca fazla olan öğrenme stiline sahip (ayrıştıran ve özümseyen) toplam dört öğretmen sosyal bilgiler dersinde gözlenmiştir.Gözleme alınan ve farklı öğrenme stiline sahip dört öğretmeninde en yüksek oranda başvurduğu soru türünün odaklayıcı sorular olduğu, en az yer verdikleri soru türünün ise destekleyici sorular olduğu belirlenmiştir. Derste sorulan soruların %50'sinden fazlasının hatırlama düzeyinde olduğu saptanmıştır. Oranlar incelendiğinde özümseyen öğrenme stiline sahip öğretmenlerin (sırasıyla %79.6; %78.8) hatırlama düzeyindeki sorulara başvurma oranlarının ayrıştıran öğrenme stiline sahip öğretmenlerin (sırasıyla %65.4; %61.3) başvurma oranlarından daha yüksek olduğu görülmüştür. Gözleme alınan öğretmenlerden ayrıştıran öğrenme stiline sahip öğretmenlerin (sırasıyla %34.6; %38.8) anlama düzeyindeki soruya başvurma oranının özümseyen öğrenme stiline sahip öğretmenlerin başvurma oranından (sırasıyla %20.4; %21.2) daha yüksek olduğu görülmüştür.Bu araştırma sonucunda; öğretmenlerin sahip olduğu öğrenme stillerinin sınıfta sordukları soru türlerini ve düzeylerini etkileyebileceği yargısına varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kolb Öğrenme Stili, Soru Türleri ve Düzeyleri, Sosyal Bilgiler.
Sınıf Öğretmenlerinin İletişim ve Kişilerarası Problem Çözme Becerilerinin İncelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim okullarının I.Kademesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin, iletişim becerilerinin ve kişilerarası problem çözme becerilerinin; cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun oldukları okul, görev yapılan okulun bulunduğu çevrenin sosyo-ekonomik düzeyi, görev yaptığı sınıf düzeyi değişkenlerine göre anlamlı bir şekilde farklılaşıp farklılaşmadığı ve iletişim becerileri ile kişilerarası problem çözme becerileri arasında anlamlı bir ilişkinin olup olmadığına bakılması amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini, Adana İli Seyhan, Yüreğir, Çukurova ve Sarıçam merkez ilçelerindeki İlköğretim okullarının I.kademesinde sınıf öğretmeni olarak görev yapan toplam 702 öğretmen oluşturmuştur. Öğretmenlerin iletişim becerilerini ölçmek için ?Öğretmen İletişim Becerileri Ölçeği?, kişilerarası problem çözme becerilerini ölçmek için ?Kişilerarası problem Çözme Envanteri?, kişisel özellikleri belirlemek üzere ise araştırmacı tarafından hazırlanan ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin iletişim becerilerinin ve kişilerarası problem çözme becerilerinin cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun olunan okul, görev yapılan okulun sosyo-ekonomik düzeyi değişkenlerine göre fark bulunmuştur. Okutulan sınıf düzeyine göre iletişim becerileri ve kişilerarası problem çözme becerileri açısından bir fark bulunmamıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin iletişim becerilerinin ve kişilerarası problem çözme becerileri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.
1980?2009 yılları arası hükümetlerin eğitim politikaları ve bu politikaların ilköğretim sosyal bilgiler ders kitaplarına yansıması
Yapılan bu çalışma ile Cumhuriyet dönemi sonrası 1980?2009 yılları arasında hükümetlerin politikaları ve bu politikalara bağlı olarak sosyal bilgiler ders kitaplarındaki değişiklikler tartışmalı olarak değerlendirilmiştir. Çalışmada sosyal bilgiler, eğitim ve ele alınan yıllar arası hükümetlerin politikaları ilişkilendirilerek giriş niteliğinde sunulmuştur. Sonraki bölümlerde ilköğretim ders programları, yıllara bağlı olarak okutulan ders kitaplarındaki içerik değişiklikleri açıklanmıştır.Değişiklikler, toplum tarafından ideolojik algılanarak zaman zaman kaygılara yol açmıştır. Özellikle bir toplumun geçmişi, milli ve manevi değerleri, kültürel yapısı açısından sosyal bilgiler dersinin işlenişi ve eğitimde nasıl düzenlemelerle yer aldığı çok büyük önem arz etmektedir.Yeni bir yüzyılda insanlık tarihinde her türlü gelişme eğitimi doğrudan etkilemektedir. 20. yüzyılda yaşanmış dünya savaşları insanlığı derinden etkileyen bir ize ve dünyada kutuplaşmalara neden olmuştur. Savaşlar ve yaşanmış olaylar toplumu geleceğe değiştirerek aktarmaktadır. Bu nedenle çoğu zaman sosyal bilgiler ve tarih dersleri ve ders kitapları, iktidar partilerinin özellikle kalıcı izler bırakma amacıyla nesiler üzerinde etkili olarak kullandıkları araçlar olmuştur.Bu araştırmada da 1980?2009 yılları arasında iktidardaki siyasi partilerin politikalarının ilköğretim kurumlarında okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarına yansıması betimlenmeye çalışılacaktır.Alan yazın taraması yapılarak 1980?2009 arası iktidar hükümetlerinin politikaları doğrultusunda alınan kararlar, okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarında ilköğretim müfredatı doğrultusunda ders saatleri, eklenen-çıkarılan konuların ders kitaplarına yansıması, hükümetlerin ders kitaplarının nasıl yazılacağına ilişkin kararları, hangi kurum ve kişilerle (yazar, basımevi, vb) işbirliği yapıldığı, ulaşılan kitaplar, belgeler ve kaynaklar doğrultusunda açıklanmıştır. Taramanın genel amacı 1980?2009 yılları arasında hükümetlerin politikalarının sosyal bilgiler ders kitaplarına yansıması konusuna yöneliktir. Bu yıllar arasında iktidar olan hükümetlerin politikaları incelenerek M.E.B tarafından 1980-2009 yılları arası alınan kararların yer aldığı Tebliğler Dergileri taranmış önceki ilkokul şu an ilköğretim kademesi olan okullarda okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarına yönelik yönerge, kararnameler, bu alanda yapılan araştırma ve basın yayın haberleri incelenerek, politikaların eğitim açısından getirdiği olumlu ve olumsuz yansımalar tartışılmış ve değerlendirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Hükümet Politikaları, Ders Kitapları, Eğitim-Öğretim.
İlköğretim 1. sınıf öğretmenlerinin matematik derslerinde oyun etkinliklerinin kullanımına ilişkin görüşleri
Bu araştırmada ?İlköğretim 1. sınıf öğretmenlerinin matematik derslerinde oyun etkinliklerinin kullanımına ilişkin görüşleri? incelenmiştir. Araştırma nitel bir araştırma olup veri toplamak için görüşme tekniği kullanılmıştır.Çalışma grubunu Adana ili merkez ilçelerinde (Çukurova, Yüreğir) Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının birinci sınıfında görev yapan 20 sınıf öğretmeni oluşturmuştur.Veriler, araştırma kapsamında geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formlarının incelenmesi ile toplanmıştır. Araştırmalardan elde edilen bulgular göstermektedir ki: Öğretmenlerin hepsi matematik öğretiminde oyunları kullanmaktadır. Öğretmenlerin matematik dersinde oyun kullanımına ilişkin olumlu görüşleri olduğu ancak, uygulama sırasında bazı sorunlar yaşadıkları görülmektedir. Araştırmanın sonunda bu sorunların giderilmesine yönelik önerilere de yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Matematik, Oyun Etkinlikleri, Öğretmen
Antisosyal İnanç ve Tutumlar Ölçeği'nin uyarlama çalışması
Bu araştırma, antisosyal inanç ve tutumları belirlemek amacıyla Butler, Leschied ve Fearon (2007) tarafından geliştirilmiş olan Antisosyal İnanç ve Tutumlar Ölçeği'nin Türkçeye uyarlama çalışmasıdır. Çalışmanın genel amacı geçerliği ve güvenirliği incelenmiş olan ölçeğin Türkçe formunu ortaya koymaktır. 9-16 yaş aralığındaki 1938 bireye uygulanan ölçeğin çeviri çalışmaları kapsamında, çeviri sonrası sorgulama tekniği, grup çevirisi ve geri çeviri yöntemleri kullanılarak ölçeğin orijinal dildeki formu ile hedef dildeki dilsel eşdeğerliği incelenmiştir. Yapı geçerliği için açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi yapılmış, madde toplam puan korelasyonları hesaplanmıştır. Açıklayıcı faktör analizi sonucunda üç faktörlü yapı ortaya çıkmıştır. Doğrulayıcı faktör analizi, açıklayıcı faktör analizi ile öngörülen bu üç faktörlü yapıyı doğrulamıştır. Ölçeğin ölçüt bağıntılı geçerliği için, benzer ve farklı yapılar, cinsiyet, yaş bağıntılı geçerliği ve ayırt edici geçerliği sınanmıştır. Benzer ve farklı yapılar geçerliği için ölçüt olarak kullanılan benzer ölçekler, AİTÖ ile pozitif yönde anlamlı korelasyon göstermiştir. Yaş ve cinsiyet bağıntılı geçerlik analizleri, antisosyal inanç ve tutumların, yaşla birlikte arttığını ve kızlara göre erkeklerde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Güvenirlik için, dört hafta arayla ölçek tekrar uygulanmıştır ve test tekrar test korelasyonlarına bakılmıştır. İç tutarlılık güvenirliği ise Cronbach Alpha katsayıları ilehesaplanmıştır. Test tekrar test korelasyonları ve Cronbach Alpha katsayıları ölçüm güvenirliğinin olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular Antisosyal İnanç ve Tutumlar Ölçeği Türkçe formunun hem alt ölçek puanları hem de genel bir antisosyal inanç ve tutum puanı verebildiğini göstermiştir.Anahtar Kelimeler: Antisosyal inanç, antisosyal tutum, antisosyal inanç ve tutumlar, suç davranış, geçerlik, güvenirlik, çocuk, ergen.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ve algıladıkları sınıf atmosferinin sosyodemografik değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırmada ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin cinsiyet, akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcuduna göre öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi açısından farklılık olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Adana ili Çukurova, Sarıçam, Seyhan ve Yüreğir merkez ilçelerinde öğrenim gören ilköğretim beşinci sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Araştırma ?Tabakalı küme örnekleme? yöntemi ile tesadüfî olarak seçilen toplam 530 öğrencisi ile yürütülmüştür. Araştırmada, veri toplama aracı olarak, Aydın (1985) tarafından Türkçe'ye uyarlanması ve standardizasyonu yapılan ?Çocuklar İçin Öğrenilmiş Çaresizlik Ölçeği? ile ilköğretim öğrencilerinin sınıf atmosferine ilişkin algılarını belirlemek amacıyla Şendur (1999) tarafından geliştirilen ?Sınıf Atmosferi Ölçeği? kullanılmıştır. Ayrıca araştırmacı tarafından öğrencilerin cinsiyet, akademik başarı, sınıf mevcudu, anne eğitim düzeyi ile baba eğitim düzeyine ilişkin soruları içeren bir ?Kişisel Bilgi Formu? hazırlanmış ve uygulanmıştır.Araştırmada elde edilen veriler üzerinde (One Way) Tek Yönlü Varyans Analizi, t-testi, dağılımın normal olmadığı durumlarda Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U-testleri kullanılmıştır. Tek yönlü varyans analizinde farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek için LSD testinden yararlanılmıştır. Öğrenilmiş çaresizlik düzeyi ile algılanan sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığının belirlenmesinde Pearson Momentler Çarpımı korelâsyonu kullanılmıştır. Tüm analizlerde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin öğrenilmiş çaresizlik düzeyleri ile algıladıkları sınıf atmosferi arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenilmiş çaresizlik düzeyi ile cinsiyet, akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcudu arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından sınıf büyüklüğü ile akademik başarı, anne eğitim düzeyi, baba eğitim düzeyi, okulun sosyo-ekonomik durumu ve sınıf mevcudu arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından öğretmen etkisi ile akademik başarı arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sınıf atmosferinin alt boyutlarından sınıf düzeni ile de sosyo-ekonomik düzey arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf atmosferinin alt boyutları ile cinsiyet arasında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir.Anahtar Kelimeler: Öğrenilmiş çaresizlik, algılanan sınıf atmosferi, ilköğretim.
İlköğretim beşinci sınıf matematik dersi öğretim programında yer alan tahmin becerisi ve bu becerinin kazandırılması sırasında karşılaşılan durumların öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi
Bu araştırmada matematik dersi öğretim programında yer alan tahmin becerisinin, ilköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesi ve bu görüşler doğrultusunda tahmin becerisinin kazanımına ilişkin öneriler geliştirmek amaçlanmıştır.Tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu araştırmada, verileri toplamak amacıyla nitel ve nicel veri toplama teknikleri birlikte kullanılmıştır. Araştırmanın nicel veri örneklemini 2009?2010 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ilindeki ilköğretim okullarından oransız küme örnekleme yöntemi ile seçilen 52 ilköğretim okulunda görev yapan tüm beşinci sınıf öğretmenleri (220) oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel çalışma grubu için amaçlı örnekleme yöntemlerinden biri olan kolay ulaşılabilirlik durum örneklemesi izlenmiş ve anket uygulanan 52 ilköğretim okulundan seçilen dokuz ilköğretim okulunda görev yapan gönüllü on iki öğretmen ile görüşme gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın nicel verilerini toplamak amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgilere yönelik beş soru, ikinci bölümde Matematik Dersi Öğretim Programı'nda yer alan tahmin becerisinin kazanımına yönelik olarak kazanımlar, etkinlikler, yöntem ve teknikler, araç-gereçler, ölçe ve değerlendirmeye ilişkin 22 soru bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise tahmin becerisinin kazanımına yönelik öğretmenlerin genel görüşlerini saptamaya yönelik ifadeler içeren 13 soru bulunmaktadır.Araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu ise, sekiz sorudan oluşmaktadır. Görüşme formu tahmin becerisinin kazanımlarına, öğrencilerin bu becerileri kazanabilmelerine yönelik yapılan çalışmalara, tahmin becerisinin öğrencilerde, matematik dersinde ve sınıf ortamında yaptığı değişikliklere ilişkin sorulardan oluşturmaktadır.Uygulamaya katılan öğretmenlerin, araştırma konusu olan tahmin becerisi ile ilgili görüşlerine ilişkin nicel veriler üzerinde frekans (f), yüzde (%) ve aritmetik ortalama (X ) değerleri hesaplanırken, görüşme yoluyla elde edilen nitel veriler ise betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, tahmin becerisini kazandırmaya yönelik etkinlikler sırasında öğrenciler kendi fikirlerini savunabilmeyi ve fikirlerindeki yanlış noktaları kabul etmeyi, bununla beraber değişik fikirlere saygı duymayı öğrenmektedirler. Öğretmenler ayrıca öğrencilerin matematik dersine karşı sergiledikleri olumsuz tutumdan sıyrıldıklarını, öğrencilerin farklı bakış açıları geliştirdiklerini, etkinlikler sırasında demokratik bir sınıf ortamının oluştuğunu, tahmin becerisine yönelik etkinliklerin öğrencinin kendine olan güvenini arttırdığını ve iletişim becerilerini geliştirdiğini ifade etmişlerdir. Öğretmenler tahmin becerisine yönelik uygulanan etkinliklerde, zaman eksikliği, araç-gereç yetersizliği, öğrenciler arasında bulunan sosyo-ekonomik farklılıklardan ve araç-gereçlerin temini konusunda sıkıntı yaşadıkları konularında hemfikir olmuşlardır.Anahtar Kavramlar: Matematikte tahmin, Tahmin becerisi, Tahmin stratejileri
Hikayelerle matematik öğretiminin ilköğretim 2. sınıf öğrencilerinin toplama ve çıkarmaya ilişkin sözel problem çözme becerileri üzerindeki etkileri
Bu araştırmanın amacı, hikâyelerle matematik öğretiminin ilköğretim ikinci sınıf öğrencilerinin toplama- çıkarmaya ilişkin sözel problemleri çözme becerileri üzerindeki etkililiğini incelemek ve hikayelerle matematik öğretimi sürecine ilişkin öğrenci görüşlerinin neler olduğunu ortaya koymaktır.2010- 2011 eğitim-öğretim yılı II. yarıyılında, Adana İli Karataş ve Yumurtalık İlçeleri'ndeki iki ilköğretim okulunda gerçekleştirilen araştırma, ?öntest- sontest kontrol gruplu? deneme modeline göre desenlenmiş yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırma 50 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Hikayelerle matematik öğretiminin mevcut yönteme göre etkililiğini sınamak için bir deney bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Gruplar demografik özelliklerine ve sözel problem testi öntest puanlarına göre eşleştirildikten sonra kolaylık ilkesine bağlı olarak deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur. Araştırma, deney süresince deney grubunda araştırmacı tarafından gerçekleştirilmiştir ve altı hafta sürmüştür.Deney ve kontrol grubundaki öğrencilere çalışma başlangıcında ?Sözel Problem Testi? öntest olarak ve çalışma bitiminde sontest olarak uygulanmıştır. Çalışma sonunda deney grubundaki öğrencilere ?Hikayelerle Matematik Öğretimine İlişkin Düşünceler Formu? uygulanarak, öğrencilerin bu yönteme ve uygulamaya ilişkin düşünceleri alınmıştır. Deney sürecinde araştırmacı tarafından öğrencilerin sürece yönelik algıları, düşünceleri, davranışları ve problem çözme becerileri de ?Araştırmacı Güncesi? nde toplanarak görüşme verileriyle birlikte analiz edilmiştir.Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığını belirlemek için Sözel Problem Testi- İşlem Bölümünden elde edilen veriler üzerinde normallik varsayımı sağlanmadığından parametrik olmayan testlerden biri olan Mann Whitney U testi; Sözel Problem Testi-Problem Bölümünden elde edilen veriler üzerinde ise kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Sözel Problem Testi-Açıklama Bölümünden elde edilen veriler kontrol ve deney grupları için nitel olarak analiz edilmiş ve bulgular ayrı ayrı tablolaştırılarak sunulmuştur.Yapılan analizler sonucu, gruplar arasında akademik başarıyı arttırma bakımından anlamlı farklılık çıkmadığı görülmüştür. Sözel Problem Testi- Açıklama Bölümü verileri incelendiğinde ise; deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerine göre, problemlerin çözümlerine ilişkin daha anlamlı ve iyi düzeyde açıklama yaptıkları belirlenmiştir.?Hikayelerle Matematik Öğretimine İlişkin Düşünceler Formu?ndan elde edilen veriler nitel araştırmalarda kullanılan betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Deney grubundaki öğrenciler, görüşme formunda, hikaye etkinliklerinin ilginç olduğunu, bu etkinliklerin hoşlarına gittiğini, matematik derslerinin daha güzel ve eğlenceli geçtiğini, problem çözme becerilerinin arttığını ve bu yöntemle derslere devam etmek istediklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca; deney sürecinde araştırmacı tarafından öğrencilerin sürece yönelik algıları, düşünceleri, davranışları ve problem çözme becerileri de ?Araştırmacı Güncesi? nde toplanarak görüşme verileriyle birlikte analiz edilmiştir. Araştırmacı güncesinden elde dilen veriler incelendiğinde; genel olarak, görüşme bulgularıyla paralellik gösterdiği görülmüştür. Ancak, birkaç öğrencide deneyin ilerleyen haftalarında sıkılma belirtilerinin ortaya çıktığı gözlenmiştir. Deney grubu öğrencileri, görüşme formunda problem çözme becerilerinin arttığı yönünde görüş bildirmelerine rağmen, deney sürecinde problem çözme alıştırmalarında zorlandıkları gözlenmiştir.
İlköğretim öğrencilerinin basamak değer kavramına ilişkin becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın temel amacı, ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin basamak değer kavramını anlama ve zihinsel işlemler yaparken basamak değer kavramını kullanma durumlarını belirlemenin yanı sıra basamak değer kavramı ile ilgili yapılan hataları belirlemektir.Araştırma, 2010-2011 Eğitim Öğretim yılı Adana ili Çukurova ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı resmi ilköğretim okullarının 5. sınıflarında okuyan öğrenciler arasından seçilen 72 öğrenci ile yapılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak öğrenci görüşme formu kullanılmıştır. Öğrencilerin görüşme sorularına verdikleri yanıtları içeren veriler klinik mülakat yöntemiyle toplanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen verilerle öğrencilerin basamak değer kavramını anlama ve zihinsel işlemler yaparken basamak değer kavramını kullanma durumlarına bakılmış ve yaptıkları hata türlerini belirlemek amacıyla cevap kağıtları analiz edilmiştir.Veri toplama aracından elde edilen verilerin analizleri, öğrencilerin basamak değer kavramını anlama ve zihinsel işlemler yaparken basamak değer kavramını kullanma başarılarının düşük olduğunu göstermiştir. Araştırma sonucunda ilköğretim 5. sınıf öğrencilerinin basamak değer kavramı ile ilgili; rakamın basamak ve sayı değerinin ayırt edilememesi, basamaklar arasındaki ilişkiyi anlamama, 10 ile çarpmayla ilgili güçlükler ve işlemsel hatalar şeklinde hata türlerine sahip oldukları belirlenmiştir.