Çukurova University
Discipline

Art Education

Çukurova University

80

Archived Theses

0

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'deki Montessori, Waldorf ve Reggio Emilia yaklaşımlarını benimseyen okul öncesi özel kuruluşlar örneğinde görsel sanatlar eğitimi durumunun betimlenmesi

Okul öncesi, merak ve heyecan dolu çocuğun dünyaya dair her şeyi öğrenmeye en hevesli ve bu öğrenmeyi gerçekleştirecek olağanüstü yeti ve güce sahip olduğu bir dönemdir. Bilimsel araştırmalar, insanın tüm yaşamındaki gelişimi ile kıyaslandığında en hızlı bilişsel gelişimin okul öncesi dönemde gerçekleştiğini göstermektedir. Okul öncesi dönemdeki öğrenimlerin daha kalıcı olduğu ve bu dönemde çocuğun kişiliğinin temelleri atıldığı düşünülürse, söz konusu dönemde verilecek eğitimin önemi de bir hayli önem kazanmaktadır. Çocuk eğitimine ilişkin düşünceler oldukça erken tarihe dayansa da örgün eğitimin öneminin anlaşılmasının ve bu yönde yapılan çalışmaların oldukça yeni olduğu söylenebilir. Friedrich Froebel'in 1837'de ilk anaokulu niteliğindeki Çocuk Bahçesi adlı okulu açmasından bu yana, okul öncesi eğitiminde önemli gelişmeler gerçekleşmiştir. Okul öncesi eğitime yönelik çeşitli metotlar ve yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlardan Montessori, Waldorf ve Reggio Emilia'nın uzun yıllar dünya çapında uygulanan, başarısı kanıtlanmış önemli yaklaşımlardan olduğu söylenebilir. Ayrıca bu üç yaklaşım, Montessori başta olmak üzere Türkiye'de en çok benimsenen yaklaşımlardır. Bu tezde, söz konusu üç yaklaşımı benimseyen Türkiye'deki özel okul öncesi eğitim kuruluşlarının görsel sanatlar eğitimini ne şekilde planladıkları, sanat etkinlikleri için tasarladıkları fiziki koşullar ve etkinliklerin içeriği incelenmiştir. Bunun sonucunda inceleme alanını oluşturan okulların sanatı ve sanat etkinlerini konumlandırma biçimlerinin, benimsemiş oldukları söz konusu yaklaşımlarla ne derece tutarlı olduğu anlaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi, benimsediği yaklaşımı en iyi şekilde uyguladığı düşünülen, görüşme ve gözlem yapılmasını kabul etmiş okullardan oluşmaktadır. Bu okullar belirlenirken uzman görüşleri alınmış ve aynı zamanda okulların kendilerine ait sosyal medya adreslerinde ve internet sitelerinde benimsemiş oldukları yaklaşımı başarılı bir şekilde uyguladıklarını iddia eden okullar tercih edilmiştir. Bu inceleme sonucunda söz konusu okulların benimsedikleri yaklaşımlarla, gerek fiziksel özellikler bakımından gerekse felsefesinin içselleştirilmesi açısından, büyük oranda tutarlı oldukları ve sanat eğitimini de bu yaklaşıma uygun olarak biçimlendirdikleri söylenebilir. Waldorf Yaklaşımı'nı benimseyen iki okulda sanatın tinsel ve terapötik yönüne vurgu yapılmıştır. Montessori Yaklaşımı'nı benimseyen üç okulda da görsel sanatların çocuğu ilkokula hazırlama, çocuğun el becerilerini geliştirme yönündeki önemi vurgulanmıştır. Bu üç okulun ikisinde Montessori standartların dışında görsel sanatlar eğitimine yönelik branş derslerinin olduğu belirlenmiş, iki okulun birinde ise branş derslerine katılım zorunlu kılınmıştır. İncelenen Reggio Emilia ilhamlı iki okulda ise sanatın, çocuğun önemli bir ifade aracı olduğu ve bu nedenle de merakları doğrultusunda başlatılan projelerde çocuğun çeşitli sanat türlerini kullanarak kendisini ifade etmesini destekledikleri saptanmıştır.

Görsel sanatlar eğitimiMontessori, MariaOkul öncesi eğitim+3
Semiha Yıldırım
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Mona Hatoum'un ürünlerine bilişsel dilbilimsel metaforik bir yaklaşım

Tarihte sanatçıya yüklenen ilahi rol, hem sanatçının bilgi üretme çabasını göz ardı etmiş hem de izleyiciyi bir sanat ürünü karşısında edilgen konumda bırakmıştır. Tarihsel süreç içerisinde değişen sanat üretim biçemleri ve sanat algısı, çağdaş sanat ile birlikte disiplinlerarası bir konuma kendini yerleştirmiştir. Sanatçılar ürünlerini düşünsel boyutu yüksek, karmaşık kavramsal ve metaforik içeriklerde üretmeye başlamışlardır. Bu noktada hem sanatçının deneyimleri ve edindiği problemler bağlamında ortaya koyduğu sanat ürünü artık bir bilgi nesnesi haline gelmiş hem de izleyici geçmişteki edilgen konumundan kurtularak sanat ürününü deneyimleyebileceği bir konuma yerleşmiştir. Bu araştırmada, Bilişsel Dilbilimsel yaklaşımlarda çoğunlukla içeriklerinin metaforik anlamda zengin oluşu dolayısıyla şiir ve atasözü incelemelerinde karşımıza çıkan yazınsal eserleri incelemede kullanılan bir yaklaşım biçimi olan Çağdaş, bir diğer adıyla Bilişsel Metafor Teorisi'nin, görsel sanatlar alanında sanat eserlerinin analizinde bir yöntem olarak uygulanabilirliği araştırılmıştır. Bu doğrultuda ulusal ve uluslararası literatür taranmış olup bilişsel bilimler, bilişsel dilbilim, eğitimbilimlerinde metafor kullanımı ve sanatta metafor kullanımı ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Ulaşılan ilgili araştırmalarda ülkemizde bilişsel metafor teorisinin sanat ürünlerini inceleme yöntemi olarak fazlaca kullanılmadığı ancak uluslararası literatürde sıklıkla başvurulan bir yöntem olduğu görülmüştür. Çalışmanın kavramsal açıklamaları içeren bölümünde biliş/üstbiliş, bilişsel dilbilim, metafor, imge metafor gibi kavramlar, literatür tarama yöntemi ile araştırılıp incelenmiştir. Bu veriler doğrultusunda, bilişsel dilbilimin alt araştırma alanlarından biri olan Çağdaş Metafor Teorisi, günümüzün önemli sanatçılarından biri olarak kabul edilen Mona Hatoum'un ürünlerindeki metaforik anlatımların incelenmesi amacıyla kullanılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde sanatçının hayatı, eserleri, röportajları ve hakkında yazılan eleştiri yazılarına yer verilerek incelenmiştir. Bu çalışma nitel bir araştırmadır. Araştırmanın temel problemini George Lakoff ve Mark Johnson'ın Çağdaş/Bilişsel Metafor Teorisi'ni sanat ürünlerini incelemek, sanat ürününü oluşturan metaforları çözümlemek için olanaklı hale getirmek oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler ışığında sanat eğitiminin süreç ve yöntemlerine ilişkin yeni öneriler sunmak araştırmanın alt problemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda Çukurova Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü'nden rastgele seçilen öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme yöntemi kullanılarak bir uygulama gerçekleştirilmiş; öğrencilerin ürünleri alımlama biçimleri bilişsel dilbilimsel metaforik yaklaşımın olanaklarıyla incelenmiştir. Katılımcıların yorumları göz önünde bulundurularak Hatoum'un ürünlerindeki metaforik anlatılar Bilişsel Metafor Teorisi bağlamında açımlanmıştır. Bulgular, metaforun hedef ve kaynak alanları açısından incelenmiştir. Teori'nin de desteklediği üzere görüşmeler sonucunda ortak metaforik açılımlar elde edildiği gibi kültürel, çevresel ve bireysel farklılıklar da açığa çıkmıştır. Araştırmanın alt amaçları doğrultusunda görüşmeler incelendiğinde katılımcıların kavramsal okumalar yapmakta güçlük çektiği ve daha somut anlatılarla kendilerini ifade etmeye çalıştığı gözlemlenmiştir. Sanat eğitimi alan öğrencilerin eser analiz edilen, sanat ürünlerine yaklaşımlarda bulunulan derslerde aktif katılımcı rolü oynamasının öğrencilerin kavramsal düşünme yetisini geliştireceği; bu derslerde metaforun doğasına ve oluşumuna ilişkin bilgilere yer verilmesinin yaratıcı sanatsal düşünme etkinliğine katkıda bulup, sanatsal üretimlerini zenginleştireceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bilişsel Dilbilim, Çağdaş Metafor Teorisi, Çağdaş Sanat, Mona Hatoum

Bilişsel dil bilimBilişsel erişiBilişsel yapı+6
Hande Naz Duyuler
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de görsel sanatlar dersinin tarihsel gelişimi ve paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik algı ve beklentileri

Bu araştırmada Cumhuriyetten günümüze görsel sanatlar dersi öğretim programlarında amaç, içerik, süreç ve değerlendirmenin nasıl bir değişim ve gelişim gösterdiği incelenmiş; görsel sanatlar eğitimi paydaşları olarak alınan görsel sanatlar öğretmenleri, öğrenciler, veliler, idareciler, rehber öğretmenler, öğretmen adayları, akademisyenler, sanatçılar, sanat eğitimi yazarları ile müze/galeri eğitimcilerinin alana yönelik algı ve beklentileri ortaya koyulmuştur. Çalışmada karma yöntem modeli kullanılmıştır. Araşırma, görsel sanatlar dersinin, Türkiye'de sadece resim/resim-iş olarak adlandırıldığı Cumhuriyet döneminden itibaren incelenmesinin yapıldığı betimsel bir araştırmadır. Nitel araştırma fenomonolojik desene dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinden; her türlü basılı ve elektronik yayınların literatür taraması yapılarak, ilgili 63 kişiyle yarı yapılandırılmış görüşmeler ve 4 görsel sanatlar öğretmeniyle yerinde gözlemler gerçekleştirilmiştir. Gözlemler ve görüşmeler içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Görsel sanatlar eğitimine yönelik orijinal birer algı ölçeği ve beklenti ölçeği hazırlanıp uygulanmıştır. Ölçeklerin puanlandırılmasından sonra SPSS 22.0 programında tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA) ile bulgular elde edilmiştir. Betimsel araştırma ile görsel sanatlar dersinin çağın yenilikleri paralelindeki değişimi anlatılmıştır. Analizler, paydaşların görsel sanatlar eğitimine yönelik genel algısının; el becerisini geliştirmek, hayal gücünü geliştirmek, duygu ve düşüncelerin aktarılmasını sağlamak yönünde olduğu sonucunu ortaya koymuştur. Görsel sanatlar eğitimine yönelik beklentilerde ise paydaşların hem bu eğitimden hem de birbirlerinden ne bekledikleri ortaya konulmuştur. Hepsinin hemfikir olduğu tek husus, işini severek yapan bir görsel sanatlar öğretmenin bu eğitimi vermesi gerektiğidir. Bunun yanı sıra görsel sanatlar eğitiminin teknik beceri kazandırması, haftada 2 ders saati olması, malzeme ihtiyaçlarını kolayca giderebilecekleri, müzik eşliğinde çalışabilecekleri bir ortamda yapılması başlıca beklentiler arasındadır.

Görsel sanatlarGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+1
Sinem Alpaslan Asiltürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Güncel sanatta iğrenme kavramının varoluşçu felsefe bağlamında incelenmesi

Araştırmanın amacı, varoluşçu felsefe çerçevesinde güncel sanatta iğrenme içerikli çalışmalara yönelmenin nedenlerini sorgulamaktır. Bu amaç doğrultusunda iğrenme kavramının ne olduğu, neden sanata dâhil edildiği, estetik bir değer olarak anlamı, ilişkide olduğu diğer kavramların neler olduğu ve sanatta ne şekillerde görünür kılındığı gibi konulara açıklık getirilmeye çalışılır. Son yıllarda yaygınlaşan iğrenme içerikli sanat çalışmalarında bedenin ve bedensel atıkların malzeme olarak kullanımının büyük rol oynadığı gözlenir. Varoluşçu felsefenin de insan odaklı olması nedeniyle iğrenme kavramı çok geniş bir yelpazede inceleme imkânı sunar. Bu sebeple araştırma, beden kavramı etrafında şekillendirilir. Ancak bu sanat tarihsel bir şekillendirmeden ziyade iğrenme kavramının sanatsal algıda yarattığı değişimin incelenmesidir. Araştırma yöntemi psikoloji temelli bir kavramın aynı zamanda felsefi ve sanat tarihsel sorgulanmasını içerir. Betimsel bir çalışma olarak planlanıp disiplinlerarası araştırma modeli kullanılarak kavramın farklı disiplinlerce nasıl ele alındığı incelenir.

BedenGüncel sanatTiksinme+2
Kerem Atar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan sanat eğitimcilerinin sanatçı-öğretmen kavramı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada sanatçı-öğretmen kavramının detaylı analizi yapılmıştır. Kavramın tarihsel süreci, metinsel içeriği, eğitim uygulaması örneği olarak Sanatçı-Öğretmen Programı (ATS) incelenmiştir. Önemli sanatçı-öğretmenlerin biyografileri ve Türkiye'de bu mesleki kimlikle değerlendirilebilecek sanat eğitimcilerinin uygulama ve profil incelemeleri yapılmıştır. Türkiye'de sanat eğitiminde birçok olumlu değişime yol açabileceği düşünülen sanatçı-öğretmen kavramına dair Türkçe literatürde yeterli kaynak bulunmaması ve sanat eğitimcilerinin sanatçı benliğinin korunarak sanat eğitimine katkıda bulunulabileceğini göstermek için bu çalışmanın yapılması bir gereklilik olarak görülmüştür. Çalışmanın amacı sanatçı-öğretmen kavramını, zengin tarihine aşina olmayan 21. yüzyıl Türk sanat eğitimcilerine yeniden kazandırmak, ülkemiz koşullarına uyarlanabilir sanat eğitim modellerinin incelenmesine katkı sağlamak ve literatürdeki eksikliğin giderilmesi için gelecek çalışmalara temel oluşturmaktır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden; her türlü basılı ve elektronik yayınların literatür taraması yapılmış ve sanatçı-öğretmen kriterlerini karşılayan altı sanat eğitimcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Görüşmeler sonucunda sanatsal üretimin öğretmenlik uygulamalarını geliştirdiği tespit edilmiştir. Sanatsal aktifliğin öğretmenlerin yaratıcılık, güncel sanata hâkimiyet, teknik beceri gibi konularda yenilenerek öğrencileriyle olan paylaşımlarında çağdaş bir yöntem kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bütün bunların ışığında, sanatçı-öğretmen kavramının sanat eğitiminin her basamağında gelişme vadeden, umut verici özelliklere sahip olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: sanat eğitimi, sanat eğitimcisi, sanatçı-öğretmen, ilköğretim II. kademe, ortaöğretim

EğitimcilerOrtaokullarOrtaöğretim okulları+2
Sinem Severbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar eğitiminde sanatçı odaklı etkinliklerin öğrenci performansına etkisi: Bedri Rahmi Eyüboğlu örneği

Bu araştırmada Türk sanatının 20. yüzyıldaki önemli temsilcilerinden biri olan, sanatın birden çok alanında üretim yapmış, bunları yaparken de içinde bulunduğu toplumun kültüründen etkilenen Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun yaşamı ve sanatından yola çıkılarak ortaokul görsel sanatlar dersinde ne tür etkinliklerin yapılabileceği ve bu etkinliklerin öğrenci performansına etkisi incelenmiştir. Araştırma, sanatın birden çok türünde eser veren sanatçıların sayıca az olduğu düşünüldüğünde Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatını tüm yönleriyle tanıtması, öğrencilere salt bir sanatçı örneği sunmaktan öte dönemin özellikleri, sanatçının düşünce yapısı, edebi kişiliğiyle ve sanatıyla geçmiş ve gelecek arasında bir sanatçının nasıl köprü görevi üstlenebileceğini göstermesi nedeniyle önem arz etmektedir. Bu amaçla 7. sınıf görsel sanatlar dersi öğrencilerine Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun sanatıyla ilişkili olarak hazırlanan etkinlikler yaptırılmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden, gözlem ve görüşme tekniği ile nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları Adana'daki, bir ortaokulda 7. Sınıfa devam eden 40 öğrenciden oluşmuştur. Katılımcılara Bedri Rahmi'nin eserlerinden yola çıkılarak hazırlanan; İç İçe Geçmiş Figürler, Motif Tasarımı, 3 Boyutlu Nesneler üzerine Resim (Atık Malzeme Üzerine Çalışma) ve Mektup Zarfı Tasarlamadan oluşan 4 farklı etkinlik yaptırılmıştır. Araştırma sonucunda gözlem, görüşme ve ürün değerlendirme formundan elde edilen verilerden, öğrencilerin büyük çoğunluğunun İç İçe Geçmiş Figürler etkinliğinden keyif aldıkları görülmüştür. Resimlerin jüri tarafından değerlendirilmesi sonucunda Atık Materyal Üzerine Çalışma etkinliğinden en nitelikli sonuca ulaşıldığı görülmüştür. Böylelikle öğrencilerin farklı etkinliklerden daha çok keyif aldıkları, öğrenmeye istekli oldukları ve çok yönlü bir sanatçı tanıyarak örnek bir sanatçı benimsedikleri bu doğrultuda çalışmalarında daha özgür oldukları görülmüştür. Görsel sanatlar eğitiminde uygulanan sanatçı odaklı etkinliklerin irdelenmesi, ihtiyaçlara ve gelecekte yapılabileceklere dair fikir verebilecek güncel bir çalışma olmasının, alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Bedri Rahmi Eyüboğlu, sanat eğitimi, görsel sanatlar dersi, sanat

Eyüboğlu, Bedri RahmiEğitim etkinliğiGörsel sanatlar+5
Sinem Seğmen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul görsel sanatlar dersinde sanat eserleriyle bağ kurmanın aracı olarak ekfrasis

Bu araştırma, sanatsal bir eleştiri türü olarak kabul edilen "ekfrasis"in ortaokul görsel sanatlar dersi kapsamında, öğrencilerin sanat eserleriyle bağ kurmasında bir araç işlevi görebileceği düşünülerek yürütülmüştür. Çalışma aynı zamanda, ekfrasis türünün ortaokul görsel sanatlar dersi kazanımlarına bir öneri niteliğinde tasarlanmıştır. Yapılan araştırmanın nihai bulgularının sanat eğitimi etkinliklerine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma, deneysel bir çalışma olarak 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Adana ili Pozantı ilçesinde bulunan bir ortaokulun (Pozantı Atatürk Ortaokulu) 7. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya; 10 kişi deney grubunu, 10 kişi kontrol grubunu oluşturacak biçimde belirlenen iki şubeden toplamda 20 öğrenci katılmıştır. Veriler uzman görüşleriyle oluşturulan ön test ve son test formu aracılığıyla elde edilmiştir. Ön test ve son test formları; betimleme, çözümleme, yorumlama, yargı süreçlerine ait toplamda 13 açık uçlu soru içermektedir. Uygulama aşaması için planlanan süreç doğrultusunda deneysel çalışma için iki grup seçilmiş; bu grupların biri deney grubu, diğeri ise kontrol grubu olarak belirlenmiştir. Kontrol grubuyla görsel sanatlar dersi müfredatında yer alan eleştiri yöntemi kullanılarak (betimleme, çözümleme, yorumlama ve yargı aşamalarından oluşan Feldman Eleştiri Modeli) eleştiri etkinlikleri yapılmış ve süreç boyunca mevcut kazanım yönergesi dışına çıkılmamıştır. Çalışmada esas işlemin uygulandığı ve etkisinin ölçülmeye çalışıldığı grup deney grubu olmuştur. Bu doğrultuda deney grubuyla "ekfrasis" eleştiri türü kapsamında eser incelemeleri yapılmış ve bu süreç toplamda 6 haftada tamamlanmıştır. Kontrol ve deney grubu öğrencilerinin yazdıkları metinlerde içerik analizi yapılmıştır. Aynı zamanda bulgular nicelleştirilerek de betimlenmiştir. Deney grubunun süreç içerisinde yaptığı ekfrasis türünün gereği olarak sanat eserine kendinden bir hikâye ekleme, ayrıntıları kurguyla bütünleştirme gibi yaklaşımlarda bulunduğu son testlerin analizleri ile kontrol grubunun Feldman'nın geliştirdiği eleştiri modeline dayalı gerçekleştirdikleri eleştiri metinleri arasında dikkate değer bir farklılık gözlenmiştir. Deney grubunun sanat eserlerinden bir öykü, şiir ya da hikâye türetme çalışmaları esere daha derinlemesine bakmalarını sağlamıştır. Esere daha derinlemesine bakma eylemiyle birlikte; sanatçıyla, eserdeki öznelerle empati kurma eğiliminin daha güçlü olduğu saptanmıştır. Çalışmanın sonucunda deney grubu daha önce karşılaşmadıkları ekfrasis türünü denemekten çok keyif aldıklarını belirtmiş ve yeni eser incelemeleri için gönüllü olmuşlardır. Süreçte elde edilen ekfrastik metinler söz konusu yaş grubundan beklenenin üzerinde olmuş, bu durum katılımcıların eser analizi konusunda cesaretini artırmıştır. Ekfrasis sayesinde öğrencilerin yeni eser incelemelerine sıcak bakması, eser ayrıntılarını merak etmeleri ve araştırmaya gönüllü olmaları deney grubunun bu tür aracılığıyla sanat eserleriyle bağ kurduğunun göstergesi olarak kabul edilmiştir. Ulaşılan sonuçlar doğrultusunda, çalışmanın yeni ve farklı açılarla ele alınabilecek araştırmalarına önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ekfrasis, görsel sanatlar dersi, sanat eğitimi.

EkfrasisGörsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimi+4
Nurdan Cenik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar eğitimi bölümü resim-iş öğretmenliği programlarına güzel sanatlar lisesinden gelen öğrencilerin motivasyon durumlarının incelenmesi

Motivasyon, özellikle eğitim psikolojisinde ana fenomenlerden biridir. Genel olarak motivasyon teorileri, bir insanı neyin harekete geçirdiğinin veya onu neyin hareketsiz kıldığının ve eylemi sürdürmede neyin etkili olduğunun cevabını arar. Karmaşık ve çok faktörlü bir süreç olan motivasyon, hem iç hem de dış koşullarla ilişkilidir. İçsel motivasyon bilgi, başarı ve kendini geliştirme gibi ihtiyaçların karşılanmasıyla ilgiliyken dışsal motivasyon saygı, kabul ve takdir görme gibi toplumsal faktörlerin etkisiyle oluşmaktadır. İnsan davranışlarında önemli yere sahip olan, öğrencilerin başarısından ve başarıya ulaşma arzusunu oluşturmasından dolayı motivasyonun akademik eğitim süreçteki önemi de yadsınamaz büyüklüktedir. Bu araştırmada, güzel sanatlar liselerinden mezun olup resim-iş öğretmenliği programlarında eğitim alan öğrencilerin motivasyon durumları incelenmiştir. Güzel sanatlar lisesi mezunu olup resim-iş öğretmenliği programlarına kayıtlı olan öğrencilerle yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiş ve bu görüşmeler dikte edildikten sonra içerik analizi yapılmıştır. Güzel sanatlar lisesi mezunu öğrencilerin yükseköğretime başlamadan önce beklentilerinin eğitim durumlarına göre şekillendiği tespit edilmiştir. Katılımcıların tamamı yükseköğretimden akademik, fiziki koşullar ve öğretim kadrosu vb. konularda beklentileri olduğunu; ancak çoğu beklentilerinin karşılanmadığını ifade etmiştir. Katılımcıların beklentilerinin yüksek olması ve bu beklentilerin karşılanmaması öğrencilerin motivasyonunun düşmesine neden olmaktadır. Bunun temel sebebi, güzel sanatlar lisesi ve resim-iş öğretmenliği programlarının fiziki altyapı ve alan derslerinin isimleri ve içerikleri bakımından benzer olmasıdır.

Aday öğretmenlerGüzel sanatlar liseleriMotivasyon+3
Melis Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerinin belirlenmesi

Bu çalışma, çağdaş sanatın 1960'dan günümüze kadar olan sürecini sanat, sanat akımları, sanatçı, eser ve sanat ortamı ilişkileri bağlamında ele alarak analiz etmek ve görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amacındadır. Yaşadığımız dönem içerisinde çağdaş sanatın öğelerinin tanımlanamayacak kadar kapsamlı bir uygulama ve kuramsal alana yayıldığı görülmektedir. Bu doğrultuda çağdaş sanat pek çok disiplin alanını içerisinde barındırır. Günümüzde çağdaş sanatın karmaşık ve disiplinler arası yapısı felsefe, sosyoloji, estetik gibi farklı disiplin alanlarına ilişkin bilgi birikiminin varlığını gerektirmektedir. Bu yapı bileşenlerine bağlı sanatın bu dönüşümü, sanatın, sanatçının, sanat eserlerinin, sanat ortamı koşullarının ve düşünce yapılarının yeni estetik değerler kapsamında algılanması ve analiz edilmesi gibi sanat eğitimi süreçleri büyük önem teşkil etmektedir. Araştırma literatür taraması şeklinde gerçekleştirilmiş ve çağdaş sanatın görsel sanatlar dersindeki yerine ilişkin veriler ve görsel sanatlar öğretmenlerinin görüşlerine dayalı olarak belirlenmeye çalışılmıştır. Bu araştırma, nitel araştırma desenlerinden literatür taraması kullanılarak çağdaş sanat ve görsel sanatlar eğitimi ile ilgili her türlü yazılı, basılı yayınlar ve web kaynakları incelenerek gerçekleştirilmiştir. Sonrasında ortaöğretim 11. sınıf görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yönelik öğretmen görüşlerini belirlemek amacı ile 8 sorudan oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. 28 görsel sanatlar öğretmeninin görüşlerine başvurularak görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde katılımcıların çoğunluğu 11. sınıf görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına ders programında yer verdiğini belirtmiştir. Ancak görsel sanatlar dersinde çağdaş sanat uygulamalarına yeterli düzeyde yer verilmediği ve derse yönelik öğrenci motivasyonunun düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Görsel Sanatlar Eğitimi, Çağdaş Sanat, Küreselleşme, Ortaöğretim 11. sınıf.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiKüreselleşme+4
Songül Dündar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni bir plastik dilin biçimlendirme aracı olarak Richard Wagner, Gustav Mahler, Arnold Schöenberg ve Fazıl Say besteleri

Bu araştırmanın amacı resim ve müzik ilişkisi, müziği resmeden sanatçıların ele aldıkları yöntemlerin incelenmesi ve bu bağlamda uygulama çalışmaları yapmaktır. Sanat tarihi, resim ve müzik ilişkisinin temellerini Aristoteles'e kadar dayandırmakla birlikte en önemli kuramsal çalışmalar, Kandisnsky ve Klee tarafından gerçekleştirilir. Bu çalışmaların en önemli metni Kandinsky'nin Sanatta Tinsellik Üzerine adlı kitabıdır. Kandinsky, bu çalışmasında resim ve müzik ilşkisi üzerine çok önemli tartışmalar gerçekleştirir. Önemi tartışmalarından biri her notanın bir renge karşılık gelebileceğidir. Kandinsky kuramsal tartışmaları dışında müziği betimleme olarak tanımlayabileceğimiz resimleriyle de çalışmamız bakımından önemlidir. Kandinsky'nin çalışmalarından sonra resim ve müzik ilişkisi üzerine belirgin bir şekilde kuramsal tartışmalar artar ve müziği resmeden sanatçılar farklı teknik ve yöntemlerle uygulama çalışmaları gerçekleştirir. Çalışmanın II. Bölüm'ü; filozoflar, bilimciler tarafından gerçekleştirilmiş olan resim ve müzik ilişkisinin teorik tartışmaları; müzik ve resim ilişkisi bağlamındaki çalışmalarıyla öne çıkan sanatçılar ve ilgili eserlerinden örnekleri içermektedir. Çalışmanın III. Bölüm'ü için Richard Wagner, Gustav Mahler, Arnold Schöenberg ve Fazıl Say'ın bestelerinin plastik yorumlarına dayalı uygulama çalışmalarından oluşmaktadır. Bu bölüm, kişisel çalışmaların açıklanmasına dayalı olduğu için dilde de bir değişiklik gerçekleştirilmiş ve araştırmacı özne rolüne geçirilmiştir. Üçüncü şahıs zamiri kullanmanın bu çalışma bakımından nesnel ton yaratması, çalışmanın amacı bakımından bir sorun olacağından ve açıklamaları olumsuz etkileyeceğinden ilk şahıs zamiri kullanılmıştır.

Faruk Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

STEAM eğitiminin görsel sanatlar öğretmen adaylarının STEAM pedagojik alan bilgilerine ve tutumlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmada sanat temelli STEAM eğitiminin görsel sanatlar öğretmen adaylarının STEAM'e ilişkin tutumlarını ve STEAM pedagojik alan bilgileri üzerindeki etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda STEAM teori ve uygulamalarının yer aldığı sanat temelli bir program hazırlanmış ve araştırma karma yöntem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, Akdeniz bölgesinde bulunan bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi Resim - İş Eğitimi Programı 2021 - 2022 eğitim öğretim yılı birinci ve ikinci döneminde öğrenim gören üçüncü sınıf 20 görsel sanatlar öğretmen adayından oluşmuştur. Araştırmanın uygulama süreci, 60 ders saatini kapsayan sanat temelli STEAM eğitimi ile gerçekleşmiş, eğitimin her aşaması uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından tasarlanmıştır. Araştırmanın nicel verileri, STEAM Tutum Ölçeği ve STEM Pedagojik Alan Bilgisi Ölçeği ile toplanmış ve bu ölçme araçları uygulama öncesi, süreci ve sonunda olmak üzere üç kez uygulanmıştır. 20 öğretmen adayından elde edilen nicel verilerin analizi Friedman Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile gerçekleştirilmiştir. Nitel veriler, amaçlı örnekleme yöntemine göre seçilen 5 odak öğretmen adayından görüşme, gözlem ve doküman incelemesi yöntemleri ile elde edilmiştir. Nitel verilerin analizi içerik analizi ile yapılmıştır. Araştırmanın nicel bulgularına göre, sanat temelli STEAM eğitimi ile gerçekleştirilen dersin, görsel sanatlar öğretmen adaylarının STEAM'e yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilediği, STEM PAB gelişiminde ise etkili olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ders planı uygulamasının öğretmen adaylarının pedagoji bilgisi ve alan bilgilerinin gelişimine yardımcı olduğunu göstermiş ancak daha fazla uygulamaya ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. 30 haftalık dersin değerlendirilmesine yönelik olarak; gözlem, görüşme ve doküman analizleriyle ulaşılan nitel bulgular ise sanat temelli STEAM eğitiminin sürece katılan tüm görsel sanatlar öğretmen adayları üzerinde olumlu etkiler yarattığını göstermiştir. Bu çerçevede görsel sanatlar eğitimi veren kurumlarda sanat temelli STEAM uygulamalarına ve kazanımlarına yönelik daha çok araştırma yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: STEAM eğitimi, STEAM'e yönelik tutum, STEAM pedagojik alan bilgisi, görsel sanatlar öğretmen eğitimi

Belgin Boran Şenocak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel sanatlar öğretmen eğitiminde dijital oyun tabanlı öğrenme süreci: Minecraft örneği

Bu araştırmada görsel sanatlar öğretmen adaylarının Minecraft Eğitim Sürümü'nü (Minecraft ES) görsel sanatlar derslerine entegre etme süreçleri ve deneyimlerini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, eylem araştırması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, gönüllü ve amaçlı örnekleme yöntemiyle belirlenmiştir. Çalışma grubunu, 2023–2024 eğitim öğretim yılında Akdeniz Bölgesi'nde yer alan bir devlet üniversitesinin eğitim fakültesi resim-iş eğitimi programı'nda öğrenim gören 26 görsel sanatlar öğretmen adayı oluşturmaktadır. Uygulama sürecinde, katılımcılar seçtikleri görsel sanatlar dersi kazanımları doğrultusunda Minecraft ES üzerinde özgün ders uygulamaları geliştirmiştir. Uygulama süreci; planlama, uygulama, gözlem ve yansıtma aşamalarını içeren döngüsel bir model üzerine kurulmuş, her döngü bir önceki uygulamadan elde edilen çıktılara göre yeniden şekillendirilmiştir. Bu yapısıyla araştırma, sürekli gelişen ve dönüşen bir öğrenme sürecine dayanmaktadır. Katılımcılar, zaman sınırlaması, yapılan değerlendirmeler sonrası yapılan yeni planlamalar ve bireysel Minecraft deneyimleri doğrultusunda farklı sayıda döngü tamamlayarak süreçlerini sonlandırmıştır. Araştırmanın nitel verileri; uygulama öncesinde, sürecin içerisinde ve sonrasında yapılan görüşmeler, gözlemler, yansıtıcı paylaşımlar ve dokümanlar aracılığıyla toplanmış; betimsel ve içerik analizi yöntemleriyle çözümlenmiştir. Bulgular, öğretmen adaylarının Dijital Oyun Tabanlı Öğrenme (DOTÖ) konusunda pedagojik farkındalık ve deneyim kazandıklarını; Minecraft ES'ye yönelik önyargılarında önemli ölçüde olumlu değişim yaşandığını ve bu platformun sanat eğitimi bağlamında kapsayıcı ve etkili bir araç olarak değerlendirildiğini ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, görsel sanatlar eğitimi veren kurumlarda dijital oyun temelli öğrenme uygulamalarına ve bu uygulamaların öğretimsel kazanımlarına yönelik daha fazla araştırma yapılmasının yararlı olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar öğretmen eğitimi, Minecraft ES, dijital oyun tabanlı öğrenme, eylem araştırması

Semiha Allak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel eğitim okullarında görev yapan görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin mesleki sorunları

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından atanan ve özel eğitim okullarında görev yapan olan görsel sanatlar öğretmenlerinin yaşadıkları mesleki sorunlara ilişkin görüşlerinin belirlenmesi ve sorun alanlarına ilişkin önerilerin sunulmasıdır. Bu bağlamda, 2010-2011 Eğitim-Öğretim yılı içinde Ankara İlinde ve merkez ilçelerinde bulunan Özel Eğitim Okullarında (Görme, İşitme, Ortopedik, Otistik, Eğitilebilir, Öğretilebilir Zihin Engelliler) görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin mesleki sorunlarını belirlemek amacıyla bu okullarda görev yapan toplam 18 görsel sanatlar dersi öğretmenlerinin görüşleri alınmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırmada olgubilim deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın verileri nitel veri toplama yöntemlerinden yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği ile toplanmış, aynı zamanda diğer veri toplama tekniklerinden gözlem ve doküman analizi teknikleri ile de desteklenmiştir. Araştırmaya katılan görsel sanatlar öğretmenlerinin görüşlerini almak amacıyla araştırmacı ve alan uzmanı tarafından geliştirilen toplam 25 sorudan oluşan yarı-yapılandırılmış görüşme formları kullanılmıştır. Bu araştırmada 6 tema, 30 alt tema belirlenmiştir. Elde edilen verilerin değerlendirilmesinde NVivo 8 nitel veri analiz programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda görsel sanatlar öğretmenlerinin karşılaştıkları sorunlar altı tema başlığında toplanmıştır. Araştırma bulguları görsel sanatlar öğretmenlerinin (a) okul ve meslekle ilgili özellikler, (b) sınıf yönetimi, (c) öğrenme ve öğretme süreci, (d) yarışmalara katılım ve yılsonu sergileri, (e) teftiş ve denetim, (f) aileler konularında çeşitli zorluklar yaşadıklarını göstermektedir. Bu sorunların çözümüne ilişkin öneriler; (a) MEB karar alıcı ve uygulayıcıları için öneriler, (b) okul yönetimi için öneriler, (c) öğretmenler için öneriler, (d) ailelere yönelik öneriler, (e) ileri araştırmalara yönelik öneriler başlıkları altında toplanmıştır. Araştırmanın araştırmacılar uygulayıcılar ve politikacılar için önemli bir veri kaynağı olacağı ve alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Özel Eğitim, Görsel Sanatlar Eğitimi, Bireyselleştirilmiş Eğitim Programları (BEP), Bireyselleştirilmiş Öğretim Planı (BÖP), Eğitilebilir Zihinsel Engelli, Öğretilebilir Zihin Engelli, Görme Engelli, Ortopedik Engelli, Otistik, İşitme Engelli.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiMesleki sorunlar+3
Seçil Kartopu
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Grafik tasarım ilkelerinin öğretiminde etkileşimli CD'ye dayalı tasarım programının öğrencilerin başarısına etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, etkileşimli CD'ye dayalı tasarım programı öğrenme yönteminin öğrenci başarısına etkisinin incelenmesidir. Çoklu ortam eğitiminin içerisinde yer alan, etkileşimli öğrenme yöntemine uygun olarak Etkileşimli CD'ye dayalı tasarım programı hazırlanmıştır. Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Bu araştırmada grafik tasarımı ilkelerinin etkileşimli CD yoluyla öğretimin yapıldığı grup deney grubu; bu öğretim sürecinin geleneksel yaklaşımla sürdürüldüğü grup ise kontrol grubu olarak ele alınmıştır.Araştırmada öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Geliştirilen öğretim aracı, Hacettepe Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Grafik Tasarım Bölüm'ünde Temel Sanat Eğitim'i dersini alan toplam 20 (yirmi) öğrenci üzerinde uygulanmıştır. Bu öğrenciler iki ayrı gruba ayrılarak deney ve kontrol grupları oluşturulmuştur.Araştırma sonunda etkileşimli (interaktif) CD yoluyla öğrenmenin gerçekleştiği deney grubu ile geleneksel öğretimin yapıldığı kontrol grubunun deneysel işlem sonrası başarıları arasında anlamlı bir farklılığın olduğu görülmüştür. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre deney grubunda uygulanan etkileşimli CD'ye dayalı öğrenmenin öğrencilerin grafik tasarımı ilkelerini öğrenme düzeyleri ve öğrenci başarısına etkisi üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Etkileşimli Öğrenme, Etkileşimli CD, Grafik Tasarım İlkeleri, Temel Sanat Eğitimi.

Akademik başarıCD teknolojileriEtkileşimli öğretim teknikleri+4
Seçil Ermiş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor liselerinin resim bölümleri ile genel liselerde verilen görsel sanatlar eğitiminin öğrencilerin şiddete yönelik davranışlarına etkileri üzerine bir araştırma

Bu araştırmanın amacı, Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü öğrencileri ile, Genel Liselerde resim dersi (seçmeli) alan ve almayan öğrencilerin şiddet eğilimleri, saldırganlıkları ve şiddet davranışı sıklıkları arasında anlamlı fark olup olmadığının belirlenmesidir. Bu çalışma öğrencilerin şiddete eğilim, saldırganlık ve şiddet davranışı sıklık puanları tespit edilerek bağımlı değişken olarak, okul türü ve görsel sanat eğitimini alma durumları bağımsız değişkenlerine göre test edildiği bir çalışmadır.Araştırmanın örneklemi, Türkiyenin mevcut yedi bölgesinden (Ankara, Antalya, Bursa, Erzurum, Gaziantep, İzmir, Trabzon) seçilen 7 Güzel Sanatlar ve Spor Lisesinin Resim Bölümleri ve 7 Genel Lisesinde öğrenim gören 1544 öğrenciden oluşmuştur. Örneklemin seçiminde seçkisiz (random) örnekleme tekniği kullanılmıştır.Araştırma verilerinin toplanmasında Saldırganlık Ölçeği (Tuzgöl, 1998), Şiddet Eğilimi Ölçeği (Göka, Bayat, Türkçapar, 1995) ve Şiddet Davranışı Ölçeği (Farrel, Meyer, 1997) ) Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi Gençlik Risk Tarama Programı veri tabanı sonuçlarından hazırlanan ölçekten yararlanarak araştırmacı tarafından geliştirilmiş Şiddet Davranışı Sıklığı ölçeği kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 15.00 programı kullanılmıştır. Araştırmada tek yönlü varyans analizi, Pearson Momentler Çarpım Korelasyonu istatistik teknikleri kullanılmıştır. Ayrıca nonparametrik verilerin değerlendirilmesi için Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, öğrencilerin saldırganlık, şiddet eğilimi ve şiddet sıklıklarına ilişkin puanları arasında güçlü bir korelasyon olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü ile Genel Liselere devam eden öğrencilerin hem saldırganlık hem de şiddet eğilimleri arasında anlamlı düzeyde farklılıkların olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Bu iki öğrenci grubunun şiddet davranışı sıklıkları arasında ise anlamlı bir farklılık bulunmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Görsel sanat eğitimi alma durumlarına göre yapılan analizde ise, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümlerinde görsel sanatlar eğitimi alan öğrencilerin Genel Liselerde hiç görsel sanat eğitimi almayan ve resim dersi (seçmeli) olarak alan her iki grubun hem saldırganlık hem de şiddet eğilimi puanları arasında anlamlı farklılıklar olduğu, şiddet davranışı sıklıkları puanları arasında ise anlamlı düzeyde farklılaşmanın olmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü öğrencilerinin sınıf düzeylerine göre saldırganlık puanları arasında anlamlı farklılaşma olduğu, şiddet eğilimi ve şiddet davranışı sıklığı puanlarında anlamlı bir farklılaşmanın bulunmadığı bulgusuna varılmıştır. Yine Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü öğrencilerinin cinsiyetlerine göre, şiddet eğilimi, saldırganlık ve şiddet davranışı sıklıkları arasında anlamlı bir farkın mevcut olduğu bulgusuna ulaşılmıştır.

Görsel sanatlar eğitimiGüzel sanatlar ve spor liseleriLise öğrencileri+4
Orhan Taşkesen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim görsel sanatlar eğitimi dersi öğretmenlerinin materyal kullanımına ilişkin görüşleri

Bu araştırmada Görsel Sanatlar Eğitimi dersi öğretmenlerinin materyal kullanımına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için, 2010-2011 yılları arasında öğretmenlik görevini sürdürmekte olan öğretmenlerin materyal kullanımına ilişkin görüşleri alınmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara il merkezinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ilköğretim kurumlarında görev yapan, Görsel Sanatlar eğitimi öğretmenleri oluşturmuştur. Örneklemi belirleme aşamasında, sosyo-ekonomik düzeylere göre seçilen ilçelerden toplam 60 öğretmen örnekleme alınmıştır. Veriler bu öğretmenler için hazırlanan anket ve görüşme formu ile toplanmıştır.Anket formunda öğretmenlere hizmet yılı ve görev yaptıkları okulun adı sorulmuştur. Ankette öğretmenlerin materyal kullanma düzeylerine ilişkin toplam 17 soru bulunmaktadır. Öğretmenlerin materyal kullanma düzeylerini ölçen sorularda 5 seçenekli likert tipi ölçek kullanılmıştır. Görüşme sorularında öğretmenlerin materyal kullanımı ile ilgili görüşleri toplanmıştır. Görüşme soruları örneklemden random yolla seçilen öğretmenlere uygulanmıştır. Öğretmenlere, görüşme sorularında materyalleri tercih etme nedenleri, teknolojik materyaller, materyalleri temin etme yolları ve materyalleri kullanırken karşılaştıkları sorunlara ilişkin sorular sorulmuştur.Verilerin çözümlenmesinde, frekans, yüzde, aritmetik ortalama ve tek yönlü varyans analizi istatistik teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre;Öğretmenlerin büyük çoğunluğunun materyal çeşitlerini kullanma düzeyleri oldukça yüksektir. Araştırmaya katılan öğretmenler, materyal kullanımı ile ilgili görüşlerinde bu derste materyal kullanmanın çok önemli olduğunu belirtmişlerdir. Görsel Sanatlar Eğitimi dersinde öğretim materyallerinden en çok tercih edilenler gerçek eşya ve modeller, bilgisayar, internet, CD, radyo-teyp, slayt projektörü, grafikler, örnek resimler, afişler ve bülten tahtasıdır.Araştırmaya katılan öğretmenler öğretim materyali kullanımının akılda kalıcılığı sağlaması, görselliği zenginleştirmesi, zamandan tasarruf sağlaması, dersin içeriğini basitleştirmesi, öğrenme öğretme ortamını zenginleştirmesi, temin etmenin kolay olması ve yenilikleri aktarmada kolaylık sağladığını belirtmişlerdir.Öğretmenler, öğretim materyallerini büyük ölçüde kendileri satın aldıklarını ya da okul yönetimi tarafından karşılandığını belirtmişlerdir.Araştırmaya katılan öğretmenlerin, Görsel Sanatlar dersinde materyal kullanımında karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşlerinde, ders süresinin yetersiz olması, okulun ve sınıfın fiziki şartlarının yetersizliği, okuldaki materyal yetersizliği, materyal kullanımı konusunda bilgi eksikliği, ders kitabının olmaması gibi sonuçlar ortaya çıkmıştır.Araştırmada öğretmenlerin hizmet yılı ve görev yaptıkları okulun bağlı bulunduğu çevre ile materyal kullanma düzeyleri arasında anlamlı bir farklılık bulunmamakAraştırmanın sonucunda elde edilen bulgular doğrultusunda; öğretmenler çağın gerektirdiği tüm yenilikleri bilmeli ve uygulamalı, bunun için tüm öğretmenleri kapsayan kurslar ve seminerler düzenlenmeli, teknolojik materyallerle ilgili gelişmeler göz önüne alınarak bu doğrultuda hizmet içi eğitim verilmelidir. Öğretmen yetiştiren okullarda materyal kullanımıyla ilgili dersler arttırılmalı, MEB bünyesindeki eğitim teknolojisiyle ilgili genel müdürlük ve ilgili birimler daha etkin hale getirilmeli, okul müdürleri ve okul-aile derneği, sınıf ortamlarını öğretim materyalleri ile zenginleştirmeye yönelik çalışmalarını arttırmalı gibi öneriler geliştirilmiştir.

Görsel sanatlar dersiGörsel sanatlar eğitimiMateryal kullanımı+2
Hayriye Hande Koç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıflar görsel sanatlar dersinde perspektifin işbirliğine dayalı ve geleneksel öğretim yöntemiyle işlenmesinin öğrenci tutum ve başarılarına etkisi

Araştırmada ilköğretim 7. Sınıflar görsel sanatlar dersinde perspektifin işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi ile uygulanması hedeflenmiştir. Bu araştırma, ?İşbirliğine Dayalı Öğrenme? yaklaşımı etkinliklerine göre uygulamanın, öğrencilerin başarısına , derse yönelik tutumlarına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisi ile deney grubundaki öğrencilerin uygulanan öğretim hakkındaki görüşlerini belirlemektir.Araştırma, 2010-2011 öğretim yılının ikinci yarıyılında Sivas ili milli eğitim bakanlığına bağlı bir ilköğretim okulunda öğretim görmekte olan toplam 112 öğrencinin yer aldığı birbirine denk 4 sınıf üzerinde yürütülmüştür. Bu sınıflar; görsel sanatlar dersi uygulama sürecinde işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin uygulandığı 2 deney grubu ve görsel sanatlar dersi kılavuz kaynak kitabın dikkate alınarak öğretimin yürütüldüğü 2 kontrol grubu olarak atanmıştır.Araştırmada hem nicel, hem nitel veri toplama yöntemlerinden öntest- sontest kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Araştırmada veriler; başarı testi (öntest- sontest), tutum ölçeği ve deney grubunda uygulama sonrası öğrenci görüşleri tutum ölçeği ile elde edilmiştir. Araştırmaya katılan gruplara, başarı testi ve tutum ölçeği olarak deneysel işlem öncesi öntest ve işlem sonrası sontest, deney grubuna uygulama sonrası işbirliğine dayalı öğrenme tutum ölçeği ve 12 hafta sonunda kalıcılık testi uygulanmıştır.Araştırmada toplanan nicel verilerin istatiksel çözümleri için SPSS 15( The Statistical Packet for The Social Science) ve Excel programlarından yararlanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin analizinde ortalamalar arasındaki farkları saptamak amacıyla standart sapma ve ?t-testi? kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, işbirliğine dayalı öğretimin uygulandığı deney grubu ile görsel sanatlar dersi kılavuz kaynak kitabın dikkate alınarak öğretimin uygulandığı kontrol grubunda elde edilen verilerle yapılan istatiksel karşılaştırmalarda şu sonuçlara varılmıştır; İşbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımı etkinliklerine dayalı öğretiminuygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu arasında erişi, kalıcılık ve tutum ölçeği puanları açısından deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Uygulanan işbirliğine dayalı öğrenme yönteminin, geleneksel yönteme göre öğrenmede öğrenciyi etkin kılarak öğrencilerin başarısını geliştirdiği görülmüştür. Ayrıca işbirliğine dayalı öğretimin uygulandığı deney grubunda öğrencilerin; birlikte grup içerisinde etkileşim halinde oldukları için yaptıkları resimlerin daha iyi olduğunu, uygulama sırasında gösterilen film, animasyonlardan ve arkadaşlarıyla birlikte görsel sanatlar dersine hazırlanmaktan çok hoşlandıklarını; görsel sanatlar dersinde farklı etkinlikleri uygulama ile dersin eğlenceli geçmesi bakımından farklı olduğu ve uygulanan öğretimin bundan sonraki görsel sanatlar derslerinde de uygulanmasını bekledikleri görüşündedirler.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre işbirliğine dayalı öğrenmenin geleneksel öğretime göre daha etkin bir öğrenme ortaya koyduğu görülmüş. İşbirliğine dayalı öğrenme yaklaşımı etkinliklerine dayalı öğretimin uygulanmasına ve yapılacak yeni araştırmalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İşbirliğine Dayalı Öğrenme, Görsel Sanatlar Dersi, Perspektif, Geleneksel Öğretim.

BaşarıEğitimGörsel sanatlar+11
Mustafa Diğler
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İnteraktif eğitim cd uygulamasının anadolu güzel sanatlar lisesi (11. sınıf) grafik tasarım dersine katkısı

Bu araştırma; Görsel medya araçlarından biri olan eğitim CD'lerinin, örgencilerin kalıcı öğrenme süreçlerine katkısının artırılması, öğretmenlerin farklı ve etkili eğitim materyalleri kullanarak başarı seviyelerini üst sıralara taşıyabilmeleri, örgenci, öğretmen ve diğer kullanıcılara kolay ulaşılabilir, anlaşılır, ilgi ve merak uyandıran kaynak materyal tasarlamak amacıyla yürütülmüştür.Araştırma bölgesi olarak Ankara ili Çankaya Ankara Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi seçilmiştir. Bu lisede 11. Sınıf öğrencilerinden 8'şer kişilik 3 grup olacak şekilde 24 kişilik bir örneklem oluşturulmuş araştırma bu örneklem üzerinden yürütülmüştür. Oluşturulan bu 3 gruptan biri kontrol grubu seçilmiştir. Oluşturulan diğer iki grup ise deney grubudur. Kontrol grubuna anlatım yöntemi ile ders verilmiştir, diğer iki gruptan birinde öğrencilere daha önceden hazırlanmış olan ?Grafik Tasarımına Giriş? konulu İnteraktif Eğitim CD'si verilmiş, diğerin de ise İnteraktif Eğitim CD'si ve ders anlatımı birlikte uygulanmıştır. Her üç gruba da uygulama öncesi ve sonrası olmak üzere aynı başarı testi uygulanmıştır.Veri toplama aracı olarak Başarı Testi kullanılmıştır. Başarı testi 6 sorudan oluşmuştur. Uygulama başında ve sonunda olmak üzere aynı başarı testi tüm örneklem grubuna yaptırılmış ve uygulamanın test sonuçlarına olan etkisi saptanmıştır. Gruplar, yüzdesel başarı olarak değerlendirilerek kıyaslanmıştır. Tüm bu veriler tablolaştırılmıştır.Araştırma sonucunda Grafik Tasarım Dersinde konunun anlatım yöntemi ve İnteraktif Eğitim CD uygulamasının birlikte verilmesi ile öğrencilerin; derse katılımın arttığı, öğrenme sürecini hızlandırdığı, pekiştireçler sayesinde öğrenmelerini daha kalıcı kıldığı, ilgi ve merak uyandırarak öğrenme ve araştırma yapma isteklerini arttırdığı ve başarı seviyelerini olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.

Anadolu güzel sanatlar liseleriCDEğitim araçları+5
Hakan Hasusta
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde etkinliklerle desteklenmiş sanat eğitiminin estetik beğeni düzeyine etkisi (Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu örneği)

Araştırma, okul öncesi dönemde etkinliklerle desteklenmiş sanat eğitiminin çocukların estetik beğeni düzeylerine etkisinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Ayrıca çocukların estetik beğeni düzeylerine etki ettiği varsayılan cinsiyet düzey değişkenleri de incelenmiştir. Geliştirilen okul öncesi görsel sanat eğitimi etkinlikleri değerlendirilmiştir.Araştırmanın evrenini, 2007-2008 öğretim yılında Ankara il merkezinde Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumuna bağlı Çocuk Yuvasına devam eden 60 -72 ay çocukları oluşturmaktadır. Bu evren içinden SHÇEK'na bağlı Çocuk Yuvasına devam eden öğrenciler arasından basit rasgele örnekleme yöntemi ile seçilen, 11 kız ve 18 erkek, toplam 29 öğrenci örneklemi oluşturmak üzere belirlenmiştir. SHÇEK A Çocuk Yuvası'nda ikamet eden 16 çocuk deney grubuna ve SHÇEK B Çocuk Yuvasında ikamet eden 13 çocuk ise kontrol grubuna dahil edilmiştir.Araştırma kapsamında, deney grubuna, haftada bir gün Görsel Sanat Eğitimi Etkinlikleri uygulamalı olarak verilmiş, kontrol grubunda ise geleneksel yöntemle ders işlenmiştir. Deney ve kontrol grubuna dahil çocukların estetik beğeni düzeylerini ölçmek için ön test, son test ve kalıcılık testinde, Taylor-Helmstadler Çift Karşılaştırmalı Estetik Yargı Ölçeği kullanılmıştır.Veriler; Mann Whitney U testi ve Wilcoxon işaretli-sıralar (eşleştirilmiş çiftler) testi ile analiz edilmiştir. Mann Whitney U testi, iki ilişkisiz örneklemden elde edilen puanların birbirlerinden anlamlı bir şekilde farklılık gösterip göstermediğini test etmek için; Wilcoxon işaretli-sıralar (eşleştirilmiş çiftler) testi ise ilişkili iki ölçüm setine ait puanlar arasındaki farkın anlamlılığını test etmek amacıyla kullanılmıştır.Araştırma sonucunda,1.Görsel Sanat Eğitimi alan deney grubuna dahil çocukların estetik yargılarında anlamlı bir farkın olduğu (p< 0.05) belirlenmiştir. Geliştirilen Okul Öncesi Görsel Sanat Eğitimi Etkinliklerini almış çocukların, geleneksel yöntemle öğretim yapılan çocuklara göre daha başarılı oldukları belirlenmiştir.2.Deney grubuna dahil çocukların cinsiyet düzey değişkeninin estetik yargılarında anlamlı bir farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Son testten (U=14.500, p>0.05) aldıkları puanlar ile kalıcılık testinden (U=23.500, p>0.05) aldıkları puanlar arasındaki fark istatistiksel olarak manidar çıkmamıştır.3.Kontrol grubuna dahil çocukların son testten (U=12.500, p>0.05) aldıkları puanlar ile kalıcılık testinden (U=17.500, p>0.05) aldıkları puanlar arasındaki fark istatistiksel olarak manidar çıkmamıştır.Anahtar Sözcükler (kelimeler): Okul Öncesi Görsel Sanat Eğitimi Etkinlikleri, Okul Öncesi Dönemi, Estetik Beğeni.

Eğitim planlamasıOkul öncesi dönem
Banu Yıldız Davun
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitilebilir zihinsel engelli çocuklarda Frostig görsel algı eğitim programının etkisi

Araştırma Frostig Görsel Algı eğitim programının, Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocukların görsel algı gelişimlerine olan etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırmada GATA TSK Sağlık Vakfı Özel Eğitim ve İlköğretim Okulu Rehabilitasyon Merkezi'nde eğitim gören ve zeka bölümleri 50 ile 75 arasında olan, eğitilebilir düzeyde zihinsel engelli ve başka bir engeli bulunmayan 20 öğrenci ile çalışılmıştır. Öğrenciler random yolu ile 10 öğrenci deney, 10 öğrenci kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Araştırmaya katılan tüm öğrencilere Frostig Görsel Algı testi ön test olarak uygulanmış deney ve kontrol gruplarının görsel algı becerileri yönünden eşit olduğu belirlenmiştir.Araştırmacı tarafından deney grubuna resim dersinde sekiz hafta, haftada iki gün birer saat olmak üzere Frostig Görsel Algı Eğitim Programı uygulanmış kontrol grubundaki öğrenciler ise resim eğitimlerine devam etmişlerdir.Deney ve kontrol guruplarına Frostig Görsel Algı testi son test olarak tekrar uygulanmıştır. Elde edilen verilerin istatistiksel çözümlenmesi için Gruplar ve grup içi karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, eğitim öncesi ve sonrası karşılaştırmalarında ise Wilcoxon testi uygulanmış sonuçlar tablolarla ifade edilmiştir.Deney ve kontrol gruplarının görsel algılama becerileri boyutunda son test sonuçlarına göre: deney grubunun, göz-motor koordinasyonu, şekil zemin algılama, şekil sabitliğini algılama, mekan ile konumu algılama ve mekan ilişkilerini algılama boyutlarında 0.05 düzeyinde anlamlı bir gelişme gösterdiği görülmüştür. Deney grubunun ön test ve son testlerinin karşılaştırılmasında elde edilen sonuçlara göre; görsel algılamanın tüm boyutlarında 0.05 düzeyinde anlamlı bir gelişme görülmüştür.kontrol grubunda anlamlı bir gelişme olmadığı sonucu bulunmuştur.Bu araştırmada sonuç olarak, ?Frostig Görsel Algı Eğitim Programı?nın Eğitilebilir Zihinsel Engelli Çocukların görsel algı gelişimlerinde olumlu yönde etkili olduğu belirlenmiştir.

Özlem Yüksel
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinde sanat eleştirisi yönteminin üç boyutlu çalışmalarda öğrencilerin öğrenme süreçlerine etkisi (8. sınıflar örneği)

Bu araştırma ile sanat eleştirisi yönteminin üç boyutlu çalışmalarda öğrenme süreçlerine ne tür bir etkisi olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Öğrenme süreçleri içerisinde sanat eleştiricisi ve algılama süreçleri, üç boyutlu çalışmalara yönelik uygulama becerileri ve duyuşsal özellikleri araştırılmıştır. Bahsedilen süreçler araştırmanın sınırlılıklarını da belirleme yönünden önemlidir. Ayrıca yukarıda bahsedilen süreçler araştırmanında alt amaçları ile ilişkilidir.Araştırma amacı ile bağlantılı doğru tespitlerde bulunmak ve sanat eleştirisinin üç boyutlu çalışmalardaki etkisinin daha net algılanması için öncelikle araştırmaya katılacak öğrencilerin hazır bulunuşluluk düzeyi tespit edilmiştir. İlk olarak, öğrencilerin var olan öğrenme düzeylerinin tespiti ile 1. alt amaca hizmet edecek bulgulara ulaşılmıştır. İkinci olarak ise sanat eleştirisi ve üç boyutlu çalışma süreçlerini bir araya getiren ünite ve günlük planlardan oluşan bir program hazırlanmıştır. Hazırlanan program ön görüşme, ders süreci görüşme ve gözlemleri ve son görüşmeleri de içerisine alan altı haftalık bir programdır. Bu altı haftalık programın dört haftası öğretim ve uygulama sürecinden oluşmaktadır. Sanat eleştirisi ve üç boyutlu çalışmalar ağırlıklı hazırlanan programın süreç ve sonuç ile ilgili ortaya çıkardığı değişimler araştırılmıştır.Araştırmada nitel veri toplama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın Modelini Durum (Örnek Olay) çalışması oluşturmaktadır. Ayrıca araştırmada II çalışma grubu, bir bağımsız gözlemci ve katılımcı gözlemci yer almıştır. Araştırmacı katılımcı gözlemci konumundadır. I. Çalışma grubuna öğrencilerin seçilmesinde ?tipik durum? örnekleminden yararlanılmıştır. II. Çalışma grubunda ise ?aykırı durum? örneklemi kullanılmıştır.Araştırmaya ait bulgulara; öğretim süreci ve sonunda yapılan görüşmeler, bağımsız gözlemci ve katılımcı gözlemci gözlem notları ile ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmaya ait veriler, öğrenciler ve bağımsız gözlemci ile görüşmelerden, bağımsız gözlemci ve katılımcı gözlemciye ait gözlem notlarından elde edilmiştir. Bu süreçte ortaya çıkan veriler doğrultusunda araştırmanın 2., 3. ve 4. alt amacına ait bulgulara ulaşılmıştır.Araştırma sonuçları sanat eleştirisi yönteminin öğrencilerin öğrenme süreçlerine olumlu katkılar sağladığı yönünde tespit edilmiştir.Araştırma sonucu elde edilen veriler içerik analizi, betimsel analiz ve doküman analizi ile çözümlenmiş ve NVivo 8.0 paket programı kullanılarak matrix ve modeller oluşturulmuştur. Araştırmanın geçerlilik-güvenirlik çalışması için bulgular, alandan üç uzman tarafından da değerlendirilmiştir. Uzmanlar arasındaki güvenirliğe ise Miles ve Huberman'ın güvenirlik hesaplaması ile ulaşılmıştırAnahtar Sözcükler: Sanat Eleştirisi, Üç Boyut, Heykel, Öğrenme, Algılama, Duyuşsal

Canan Demir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar eğitimine yönelik hazırlanan bir eğitim cd' sinin sanat tarihi öğretimine katkıları

Bu araştırmada, Türkiye'de lisans düzeyinde, bilgisayar destekli eğitiminin tarihsel gelişimi, bu günkü durumu, avantajları ve dezavantajları Sanat Tarihi dersi ekseninde incelenmiş ve akabinde uygulama olarak Sanat Tarihi Dersi Eğitim ve Çalışma CD' si tasarlanmıştır. Hazırlanan bu eğitim CD'si yoluyla, Sanat Tarihi ders sorumlusu gözetiminde, bir ünite temel alınarak işlenmiş ve sonuçları bir anket aracılığıyla değerlendirilmiştir.Uygulanan ankette deneklere CD ile ilgili, biçim, içerik ve genel değerlendirme soruları yöneltilmiş ve sonuçları incelenmiştir. Ayrıca verilen cevaplara ek olarak Sanat Tarihi ders sorumlusu öğretim elemanlarının görüş ve önerileriyle sonuç zenginleştirilmiştir.Anketin çözümlenmesinden, araştırmacının gözlemlerinden CD' nin kullanabilirlik, taşınabilirlik, saklanabilirlik, verimlilik ve satın alınabilirlik açısından avantajlı olduğu. Ders öğretim elemanın yorumlarından ise, derste öğrencilerin bol görseli bir arada görerek ders sorumlusunun anlattığı her bir sanat tarihi konusunu daha iyi kavradıkları ve derse olan ilginin teknoloji aracılığıyla arttığı saptanmıştır.

Grafik sanatlarGrafik tasarımıGörsel-işitsel materyaller+3
Onur Toprak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe öğrencilerinin cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan özelliklerin yaptıkları resimlere etkisi

Yüksek lisans tez konum olan ilk öğretim ikinci kademe öğrencilerinin cinsiyet farklılıklarından kaynaklanan özelliklerin yaptıkları resimlere etkisi.Bu çalışmamın birinci bölümünde tezin amacından, problem durumlarından söz edilmiştir. İkinci bölümde; sanat eğitimine, yaratıcılığa, sanat eğitiminin tarihine, tasarımın ,ilke ve elemanlarına ayrıca ilk öğretim ikinci kademe (12-14 yaş) özellikleriyle sanatsal (çizgisel) gelişimine değinilmiştir.Sanat eğitimimizin tarihçesine değinmemin nedeni; sanat eğitimimizin hangi aşamalardan geçtiğini, toplumumuzun nasıl bir sanat eğitimi kültürüne sahip olduğunu sergilemek içindir.Öğrencilerin yaptığı resimler incelendiği için sanatın ilke ve elemanlarını özellikle renk, biçim ve konu öğelerinden söz etmem gerektiğinden dolayı böyle bir bölüme de yer verdim.Tezimin yöntem bölümüne geçilmeden önce ilköğretim ikinci kademe (12-14 yaş) yöntemleri, sanatsal (çizgisel) gelişim basamaklarının neler olduğu ve içeriği, o yaş grubunu tanımak ayrıca o yaş grubunun yaptıkları resimlerin düzeylerini bilmek açısından önemli olduğunu düşündüğüm için bu bölümleri hazırladım.Tezin yöntem bölümü ise; görev yapmakta olduğum Konya'ya bağlı olan Hadim ilçesinin Korualan kasabasındaki Korualan İlköğretim Okulu'nun ikinci kademe 6A-7A-8A sınıflarındaki kırk öğrenci ile yapmış olduğum resim uygulamalarıdır.Bu uygulamayı öğrenciler sınıf ortamında serbest konuda dört haftalık (4 ders saati) bir süreçte tamamladılar. Bu sürecin nasıl olduğu ve nasıl tamamlandığı, sonuçta resimlerin yorumlandığı ve değerlendirildiği bölüm bulgular kısmında yer almaktadır.

Gülşen Sultan Kanıt
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe ders kitabı illüstrasyonlarının tasarım ilkelerine ve çocukların algı düzeylerine uygunluğu

ÖZET İLKÖĞRETİM I. KADEME DERS KİTABI İLLÜSTRASYONLARININ TASARIM İLKELERİNE VE ÖĞRENCİLERİN ALGI DÜZEYİNE UYGUNLUĞU Liman, Seda Yüksek Lisans, Güzel Sanatlar Eğitimi Ana Bilim Dalı Tez Danışmanı: Doç. Güler Akalan 2007 Araştırmada, ilköğretim I. kademe ders kitabı illüstrasyonları(resimlemeleri), tasarım ilkeleri ve çocukların algı düzeylerine göre değerlendirilmiştir. Bu araştırma, nitel bir araştırma olup, araştırma çeşitlerinden ?temel araştırma? grubuna dahildir. Araştırmanın amacı; bu konuda var olan bilgilere yenilerini eklemektir. Var olan bir durum, var olduğu şekliyle ve kendi koşulları içinde değerlendirildiğinden bu araştırma ?tarama modeli?ne uygundur. Araştırmanın evreni; MEB tarafından onaylanmış ilköğretim ders kitabı illüstrasyonlarıdır. Oranlı küme örnekleme yöntemiyle seçilen örneklem; MEB tarafından onaylanmış 2005-2006 eğitim-öğretim yılında geçerliliği devam eden ilköğretim müzik ders kitabı illüstrasyonlarıdır. Bu illüstrasyonlar, öğretim üyelerinden oluşturulan bir jüri tarafından değerlendirilmiştir. Araştırmanın sonucu maddeler halinde özetlenerek aktarılmıştır: 1. Ders kitapları, sık sık yapılan müfredat değişiklikleri nedeniyle aceleyle sonuçlandırılmaktadır. İllüstrasyonlar, dizgisi tamamlanan kitap sayfalarının kalan boşluklarını değerlendirmek için kısıtlı bir zamanda yapılmaktadır. 2. İllüstrasyonlar, maliyetin düşük olması nedeniyle sanat eğitiminden yoksun kişilere yaptırılmakta ve metinde ifade edilenleri görselleştirme amacıyla kullanılmaktadır. vi 3. İllüstrasyonlar, sayfada illüstrasyon için ayrılan yerlere tam olarak yerleştirilememekte ya da baskıda kaydırılmaktadır. 4. İllüstrasyonlar, görsel algı, kıyaslama ve kavrayış gibi yaratıcılığın temelini oluşturan yetilerin kazandırılmasına yönelik yaklaşımları izlememektedir. 5. Çocukların görsel eğitim ve düşünce biçimlerinin oluşturulmasında önemli bir yeri olan ders kitaplarının; öğrencilerin algı düzeylerine uygun olmadığı, özenli resimleme, tasarım ve estetik değerlerden yoksun olduğu saptanmıştır. Araştırmanın sonunda, araştırma konusu ile ilgili sorunlara yönelik önerilere yer verilmiştir.

Seda Liman
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilen sanat eğitimi projeleri

Bu arastırmada, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri kapsamında olusturulan sanat egitim projelerinin; yapısı, isleyisi, yöntemi, hedef kitlesi ve proje çıktıları incelenerek ülkemizdeki sanat egitimine sagladıgı katkılar ortaya konmaktadır. Arastırmanın evrenini; ülkemizdeki kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında gerçeklestirilen sanat egitimi projeleri, örneklemini ise; kurumsal sosyal sorumluluk kapsamında gelistirilen sanat egitim projelerinden Nokia - Düsler Atölyesi Projesi ve Eczacıbası - 6-14 Yas Görsel Sanat Egitimi Projesi olusturmaktadır. Bu arastırma tarama modelinin kullanıldıgı betimsel bir alan arastırmasıdır. Arastırma sonucunda; Sürekli artan ülkemiz nüfusu ve buna paralel olarak artan egitim gereksinimlerine karsın ayrılan bütçelerin yetersizligi nedeni ile istenilen noktaya gelemeyen sanat egitimi alanının, özel sektör yatırımlarıyla diger bir degisle kurumların sosyal sorumluluk kapsamında ayırdıkları bütçelerle desteklenebilecegi ortaya çıkmaktadır. Nokia'nın hayata geçirdigi Düsler Atölyesi Projesi ile, 3 yıl içersinde Türkiye'de 11 Egitim Parkı'nda, 800 gönüllünün yardımıyla maddi olanakları kısıtlı 30.000 çocuga egitim desteginin saglandıgı, Türkiye Egitim Gönüllüleri Vakfı ve Uluslararası Gençlik Vakfı isbirligi ile tekrar 2006-2009 döneminde toplam 14 ilde faaliyetlerini yaygınlastırarak 2.500'e yakın gönüllünün destegi ile 50.000 çocuga daha ulasılmasının hedeflendigi görülmektedir. Eczacıbası ve Yıldız Teknik Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi isbirligi ile 2002 yılında hayata geçirilen ve 2005 yılına kadar devam eden 6-14 Yas Görsel Sanat Egitim Projesi'nin çocukların temel sanat kavramlarını ögrenerek, sergiler yoluyla müzelerin islevlerine iliskin duyarlılıklarının arttırılması yönünde çalısmalarını gerçeklestirdigi gözlemlenmistir. Bu anlamda Eczacıbası Sanal Müzesi'nin bir arastırma kurumu olması yanı sıra egitim islevini de gerçeklestirdigi gözlemlenmektedir.

Cihan Şule Boduroğlu
Gazi University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2007
00
DoctorateOpen AccessTR

Temel eğitimde 9-12 yaş arası çocuklarda üç boyutlu çalışmaların yaratıcılık eğitimine etkisi

ÖZETBu araştırmada, ilköğretim 6. sınıf resim-iş programında yer alan `üç boyutlubiçimlendirme ve inşa çalışmaları yapabilme' konusu; kille üç boyutlubiçimlendirmeleri kapsayan sanat eğitimi programına göre uygulanmış ve adı geçenkonunun öğretimine yaptığı katkı incelenmiştir.Araştırmada, ilköğretim 6. sınıf resim-iş dersi öğrencilerine kille üç boyutlubiçimlendirme çalışmaları iki farklı yöntem kullanılarak öğretilmiştir. Kontrolgrubuna geleneksel öğretim, deney grubuna kille üç boyutlu biçimlendirmelerikapsayan sanat eğitimi programı uygulanarak öğrencilerin hem teorik hem deuygulamaya yönelik başarıları karşılaştırılmıştır.Çalışma, `öntest-sontest kontrol gruplu desen' üzerinden yürütülmüş, nicel venitel veriler kullanılmıştır. Nicel veriler için `Başarı Testi' ve `Kille Üç BoyutluÇalışma Yapma Becerilerini Değerlendirme Formu' kullanılmıştır. Nitel veriler içinise `Öğrenci Görüşme Formu', `Ders Gözlem Formu' ve `Öğrenci Kişisel BilgiFormu' kullanılmıştır.Altı haftalık çalışma sürecinin sonunda uygulanan başarı testi, kalıcılık testive kil çalışmalarını değerlendirme formu sonuçlarında, kontrol grubuylakarşılaştırıldığında, deney grubu lehine anlamlı bir fark olduğu görülmüştür.Araştırmada yer alan deney grubu öğrencileri, 6 haftalık çalışma sürecine yönelikolumlu görüş belirtmişler; kille üç boyutlu çalışmalar, en az iki boyutlu çalışmalarkadar ilgi görmüştür.Deney grubu ile işlenen teorik derslerde, projeksiyonla iki ve üç boyutluçalışmalara bolca örnek gösterildiği ve üç boyutlu tasarımın eleman ve ilkeleriaçıklandığı için, deney grubu öğrencilerinin üç boyutu kavrayabilme ve kille üçboyutlu çalışma yapabilmede kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı olduğugörülmüştür. Bu yüzden resim-iş dersinde kille üç boyutlu biçimlendirmelerikapsayan sanat eğitimi programının uygulanması ve ilköğretim resim-iş programındakille üç boyutlu çalışmalara daha fazla yer verilmesi önerilmiştir.

Mustafa Çapar
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat eğitiminde kitle iletişim araçlarının rolü ve önemi

Sanat Eğitiminde Kitle letişim Araçlarının Rolü ve ÖnemiMüberra TUNÇiiÖZETBirinci bölümde giriş ve problem cümlesi,kinci bölümde iletişim kurma nedenlerimiz, iletişimin tanımı, temel unsurları, niteliğive çeşitleri, kişiler arası iletişimin önündeki engeller, farklı toplumsal ortamlarda iletişim,Üçüncü bölümde kitle ve kitle toplumunun özellikleri, kitle iletişi; kitle iletişimaraçlarının işlevleri, kitle iletişim araçlarının birey, toplum ve kültür üzerine, sosyalleşmeyleilgili ve çocuklar üzerindeki etkileri ve konuyla ilgili görüşler, gelişmekte olan ülkelerde kitleiletişimi ve eğitim ilişkisi ile ilgili görüşler, kitle iletişim araçlarının özellikleri, eğitim veöğretimde kitle iletişim araçlarından yararlanma ve kitle iletişimin etkileri üzerinearaştırmalar,Dördüncü bölümde sanat eğitimi tanımı, amacı ve gerekliliği, sanat eğitimi ile ilgilisorunlar, öğretim donanımları, öğretmen görüşleri, Kitle iletişim araçlarıyla sanat eğitimi,Beşinci bölümde ise sanat eğitiminde kitle iletişiminin rolü ve önemi çerçevesinde;kitle iletişim araçlarıyla sanat eğitimi ve kitle iletişim araçlarından öğrencilerin yararlanmakültürü ve etkilenme düzeylerine katkılarını tespit etmek üzere öğrencilere uygulanan anketçalışmasının gerekliliği ve istatistiksel olarak değerlendirmesi ve yorumu çalışmasıyapılmıştır.Altıncı bölümde ise sonuç kaynakça ve ekler kısmı oluşturulmuştur. Ekler kısmına iseöğrencilere konuyla ilgili uygulanan anket formları ile kitle iletişim araçları resimlerikonulmuştur.

Müberra Tunç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu Medeniyetleri müzesinin interaktif CD yoluyla ilköğretim altıncı kademe öğrencilerine tanıtılması

ÖZETBu araştırma, interaktif CD yoluyla yapılan müze eğitimi ile klasik gezi yoluylayapılan müze eğitimi arasındaki olumlu ya da olumsuz farkları görebilmek ve interaktif CDyoluyla yapılan müze eğitiminin, ilköğretim 6. sınıf öğrencileri üzerindeki etkilerinibelirlemek amacıyla yapılmıştır. Geleneksel müze eğitimini yansıtması amacıyla Ankara ili,Muazzez Karaçay lköğretim Okulu, 6-A sınıfı öğrencilerinden 20 öğrenci seçilmiştir.nteraktif CD yoluyla yapılan müze eğitimini yansıtması amacıyla ise yine aynı okulun 6-Bsınıfından 20 öğrenci seçilmiştir. Araştırmanın örneklemini, yukarıda adı geçen okuldaöğrenim gören ilköğretim 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.Araştırma verileri için öğrencilere 6 sorudan oluşmuş gezi ve CD gösterimi öncesi önanket uygulanmıştır. Daha sonra gezi ve gösteri sonrası 6 sorudan oluşan son anketuygulaması yapılmıştır. Toplanan anket sonuçları, sonuç değerlendirmesi için veri kaynağınıoluşturmuştur.ki test grubuna ait çocukların anket cevapları, uygulamaların çeşitlerine göredeğerlendirildiğinde iki grup çocuklarının anketlere verdikleri cevaplar çoğunlukla,bulunması gereken cevaplandırmaların altında olduğu görülmüştür. Özellikle interaktif CDgrubunda yer alan çocukların anket cevapları, çok daha tatminkâr ve dolu özelliklergöstermektedir.Anketler incelendiğinde interaktif CD öğrencilerinin, diğer gruptaki öğrencilere göreözgüveninin daha yüksek olduğu, cevaplamalarındaki çeşitliliğin daha fazla oluşundan veyanıtlama sürelerinin diğer gruptan daha kısa sürmesinden anlaşılmıştır. Geleneksel gezigrubunda yer alan öğrenciler ise genelleme yaparak ya da sadece gezi sırasında sunulankaynaklardan elde ettikleri bilgilerden cevaplandırma yaparak anketleri tamamlamışlardır.

Serdar Südor
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu güzel sanatlar liselerinde temel tasarım dersinin yaratıcılığa katkıları

Bu araştırmada, Anadolu Güzel Sanatlar Liselerinde verilen temel tasarım der-sinin, resim ve grafik derslerine yaratıcılık açısından katkısının belirlenmesi amaçlan-mıştır.Araştırma 2004-2005; 2005-2006 eğitim-öğretim yıllarında, Anadolu GüzelSanatlar Lisesi hazırlık sınıfı öğrencileri ve dokuzuncu sınıf öğrencileriyle yapılmış-tır. Hazırlık sınıfında temel tasarım dersi, dokuzuncu sınıfta resim ve grafik dersindeyapılan uygulamalar ele alınmıştır.Araştırmaların verilerini; öğrenci çalışmaları, gözlem, incelemeler ve yaratıcı-lığı değerlendirme kağıtları oluşturmuştur.Araştırmaya ilk olarak hazırlık sınıfında başlanmıştır. Öğrenci çalışmaları, be-lirlenen eğitim-öğretim süresince takip edilmiş gözlem ve incelemeler yapılmıştır.Öğrenciler, dokuzuncu sınıfa gelince resim ve grafik derslerinde yaptıkları uygulama-larda aynı şekilde gözlemlenmiş ve yapılan uygulamalar fotoğraflanmıştır. Ayrıca eği-tim ortamı da gözlemlenmiştir.Bu öğrenci çalışmaları, Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümündenseçilen üç uzmanın görüşüne sunulmuştur. Belirlenen kriterlere göre öğrenci çalışma-ları değerlendirilmiştir.

Hatun Yerlikaya
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim resim-iş derslerinde işbirlikçi öğrenme yöntemine göre çağdaş sanat akımları konusunun uygulanması ve değerlendirilmesi

Bu araştırmada, resim derslerinde işbirliğine dayalı öğrenme yöntemlerinden biri olan "Birlikte Öğrenme" tekniğinin öğrenme üzerindeki etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2004-2005 Eğitim-Öğretim yılı LDöneminde, Ankara/Haymana Çok Programlı Lisesi dokuzuncu sınıf öğrencileri ile yapılmıştır. Araştırmada öğrencilere öğretilmesi amaçlanan "Çağdaş Sanatlar Alamı" konusu 2487 sayılı Tebliğler Dergisi Resim dersi müfredat programına bağlı olarak seçilmiştir. Resim dersi müfredat programına göre, öğrencilerden beklenen hedef davranışlar; sanat akımlarını bilme ve sanat akımlarının önemli öncülerini tamyabilmedir. Araştırmanın verilerini; anket, ön-test, son-test, öğrenci çalışmaları ve öğrenciler ile yapılan görüşmeler oluşturmuştur. Araştırmaya ilk olarak araştırmaya konu olan öğrencilerin sosyo-ekonomik durumlarını öğrenme amaçlı anket ve yine aynı öğrencilerin ön bilgilerini ölçme amaçlı 20 soruluk çoktan seçmeli ön-test uygulanarak başlanmıştır. Daha sonra sınıf fehber öğretmeni ile birlikte işbirlikçi (heterojen) gruplar oluşturulmuş ve her gruptan bir grup ürünü istenmiştir. Araştırma okulun bünyesinde mevcut olan resim atölyesinde, dört haftalık bir süre içinde gerçekleştirilmiştir. Bu süre içerisinde gruplar kendilerine dağıtılmış olan bilgi yapraklarına grup üyeleri ile birlikte çalışmışlardır. Çalışma sonunda da öğrenme düzeylerini ölçme amaçlı bir son-test uygulanmış ve öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Araştırma sonucunda resim derslerinde işbirliğine dayalı öğrenme yöntemi kapsamındaki birlikte öğrenme tekniğinin öğrencilerin öğrenme ve beceriye dönük davranışlarının gerçekleştirilmesi düzeyinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür.

Süreyya Genç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
DoctorateOpen AccessTR

Günümüz Türk yazılı basınında sanat eleştirisi ve eğitici niteliği

Bu araştırma Sanat, sanat eleştirisi ve sanat eğitimi alanının topluma iletimi ve etkilerinin incelenmesi amacıyla; medya ve özellikle yazılı basının konuya ilgisini nitel ve nicel verilerle SPSS programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Radikal, Hürriyet, Sabah, Zaman ve Cumhuriyet gazeteleri oluşturmaktadır. 2002-2003 yıllan içinde beş gazetenin günlük yayınlan analiz formu kullanarak incelenmiştir. Araştırmanın ana temasını sanat, sanat eleştirisi, sanat eğitimi ve medyanın oluşturması nedeni ile I. Bölümde sanat eleştirisi kuramı, tarihsel gelişimi, sanat alanında yayınlanan ilk gazeteler ve gelişimleri incelenmiştir. Araştırmanın ana temalarından birisinin basın eleştiri olması nedeni ile ilk önce sanat eleştirisi nedir ve nasıl olması gereklidir düşüncesinden hareket edilmiş daha sonra basın eleştirisine değinilmiştir. Araştırmanın I. Bölümünde Türkiye'de sanat eleştirisi ve yazdı basında sanat eleştirisi tarihi incelendikten sonra, E. Bölümde araştırmamızın önemli merkezlerinden olan medyanın tanımı ve etkilerinden bahsedilmiştir. IH. Bölümde araştırmanın evrenini oluşturan Yazılı basının sanata, sanat eleştirisine, sanat eğitimine yaklaşımım irdelemek üzere oluşturulan analiz formları ile beş gazetemizin yaklaşımları tespit edilmiş olup bu sonuçlar grafiklerle sunulmuştur. IV. Bölümde sanat eğitimi ve basında sanat eğitimine verilen yer ve öneme değinildikten sonra, son bölüm olan V. Bölümde Araştırmamızdan çıkan tüm sonuçlar ve öneriler sunulmuştur. Araştırmada elde edilen bulgular şunlardır; 1- Sanat eleştirisinin ülkemizde tarihi çok eski olmamakla birlikte son yıllarda bu alana katkı sağlamak amacıyla çalışmalar yapılmakta, yayınlar çıkmakta ve etkinlikler düzenlenmektedir.ü 2- Sanat eleştirisi alanında uzman yetişmediği şikayet konusu olmakla beraber ülkemizde tüm olanaksızlıklara rağmen sayılan az da olsa belli başlı uzmanların varlığından söz edilebilir. 3-Ülkemizde akademik sanat eleştirisi, pedagojik eleştiri, basın eleştirisi, tanıtım yazılan gibi tanımlar birbirine karıştırılmaktadır. 4- Medya ve araştırmamızın temelini oluşturan yazılı basın, sanata ve sanat yazınlarına gereken yeri ve önemi vermemektedir. 5-Ülkemizde popüler kültüre yönelik yayınlar yapılmakta ve giderek magazinsel bir hal almaktadır. 6-Araştırılan beş gazete içinde yalnızca Cumhuriyet, Radikal ve Zaman gazetelerinin sanat sayfalan mevcuttur. Hürriyet ve özellikle Sabah gazetesi duyarsız bir tablo çizmektedirler. 7-Popüler gazetelerde sanat ile ilgili yazınlar ekonomik boyuta dayanıyorsa örneğin, resim borsası gibi konulan ya da sansasyonel müzayede haberini içeriyorsa yer bulabildiği gözlenmiştir. Özellikle popüler isimlerin sanat olaylarında yer alması ile o sanat olayını basına taşımanın mümkün olduğu bir ortam mevcuttur. 8-Sanat eleştirmenleri dergilerin dışında kendilerini ifade edecek ortamı günlük basında bulamamaktadırlar. 9-Yazılı basınımızda sanat haberlerinin bir yasak savma olarak yer aldığı ya da buna bile gerek görülmediği bir ortamın mevcutluğu gözlenilmiştir. 10-Yazılı basında yer alan sanat haberlerinin pek çoğu kısa etkinlik tanıtımı ile ilgili yazılandır ve pek çoğunun yazan da belli değildir. 11-Medyanın ülkemizde çok etkin olması nedeni ile özellikle çocukların bu araçlardan çok etkilendiği üzerinde çok durulan fakat çözüm bulunamayan bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Medya etik olarak çocukların etkilenimi ile ilgilenmez görünmektedir. 12-Araştırmamızda beş gazetemizin de sanat eğitimi, sanatın eğitici niteliği ile ilgilenmedikleri görülmüştür. 13-Medya ülkemizdeki gücünün farkında olmakla beraber bu gücünü düzenleyici bur yapılanmaya gitmemektedir. Medyanın yalnızca ticari kaygılar ile yönlendirildiği açıkça görülmektedir. 14-Medya organlarının sanat ve diğer kültürel olaylarını görmezlikten gelmeleri yönünde yapılan şikayetlere ve alanımız dışındaki pek çok eleştirilere rağmen, kurumsal örgütler, yasalar gibi denetleyici bir gücün olmadığı açıkça görülmektedir. Gerek izleyici gerekse medya organları içinde bu düzene karşı bir örgütlenmenin oluşması için bir çabanın varlığından da söz etmek mümkün değildir

Anıl Ertok Atmaca
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessTR

Yüksek öğretimde etkili bir grafik eğitimi için uygun atölye ortamlarının belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, yüksek öğretimde etkili bir grafik eğitimi için üni versitelerin grafik bölümlerinde mevcut atölye ortamlarının saptanmasıdır. Bu amaca ulaşmak için, uygun atölye ortamlarının nasıl olması gerektiği belirlenmiş ve konuyla ilgili kuruluşlara öneriler sunulmuştur. Veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen anket formu kul lanılmıştır. Anket formları araştırmanın örneklemini oluşturan, Ankara ilinde Grafik eğitimi veren Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi Uygulamalı Sanatlar Eğitimi Bölümü Grafik Ana Bilim Dalı, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Ana Bilim Dalı ve Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Grafik Ana Sanat Dalı'nda 2. 3. ve 4. sınıf öğrenimlerini sürdüren 184 öğrenci ve 15 öğretim elemanı üzerinde uygu lanmıştır. Öğrencilere yönelik anket formları iki bölüm olarak düzenlenmiştir. Birinci bölümde kişisel bilgilere ilişkin 2 soru sorulmuştur. Formun ikinci bölümünde ise atö lye ortamları ile ilgili olarak 21 soru bulunmaktadır. Öğretim elemanlarına uygulanan ankette ilk bölümde grafik atölyelerin hangi leri olması gerektiği, ikinci bölümde ise grafik tasarım eğitimi atölyelerinin donammıyla ilgili 4 soru bulunmaktadır. Uygulanan anketler sonucunda elde edilen veriler, araştırmanın amacını ger çekleştirmek üzere analiz edilerek, her sorunun frekans ve yüzdeleri alınmış, tablo- laştınlarak yorumlanmış ve genel değerlendirmesi yapılmıştır. Anket bulgularına göre; öğrencilerin çoğu; tasarım, baskı, fotoğraf ve bilgisa yar atölyelerinin eğitimlerinde önemli bir yere sahip olduğunu ve mevcut atölye do nanımı ile araç-gerecin yetersizliğini belirtmişlerdir. Araştırmanın sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda; tüm atölyeler için gerekli donanım, piyasadaki standartlar belirlenerek sağlanmalı, atölyeler öğrenci sayısı ile orantılı olmalı ve herkesin çalışabileceği ekonomik bir ortam oluşturul masına yönelik öneriler gehştirilmiştir.

Atölye dersiGrafik eğitimiYükseköğretim+2
Elif Tarlakazan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim okulları 6. sınıf resim-iş dersi öğretim programındaki grafik tasarımı konularının çok alanlı sanat eğitimi yöntemiyle ve bu yönteme uygun düzenlenmiş ortamda uygulanması

225 ÖZET Çağdaş dünyada sanat eğitimi programları, uygulamanın yanı sıra teorik içerikle de desteklenmektedir. Böylece sanat derslerinin pedagojiye entegrasyonu sağlanmış olmaktadır. Türkiye'de Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi (ÇASEY) olarak anılan bu yaklaşımda sanat tarihi, sanat eleştirisi, estetik ve uygulamanın bireşimi gerçekleştirilmiştir. Gerçekleştirilen doküman incelemesinde Türkiye'de yürürlükteki sanat eğitimi programları ve yaygın uygulamalarının, genellikle bu standartlardan uzak olduğu anlaşılmıştır. Bu araştırmanın temel amacı; İlköğretim Okulları Resim-iş Dersi Öğretim Programındaki grafik tasarımı konularının (ÇASEY) ile ve bu yönteme uygun düzenlenmiş bir ortamda uygulanmasının öğretime katkısını ortaya çıkarmaktır. Araştırma, deneysel desenlerden öntest-sontest kontrol gruplu desen (ÖSKD) modelinde yapılmıştır. Araştırmanın evreni Diyarbakır ili, örneklemi Şehit Başkomiser Yılmaz Allahverdi İlköğretim okuludur. Araştırmada ÇASEY'nin uygulandığı deney grubu ile geleneksel öğretim yönteminin uygulandığı kontrol grubu ilköğretim 6. sınıf öğrencilerinin "Afiş ve Sanatsal Yazı Tasarımı" ünitesi sonundaki başarı düzeyleri, öğretim süreci sonunda resim-iş dersine yönelik tutumları ve öğrenilenlerin kalıcılık düzeyleri arasında anlamlı fark olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Deney ve kontrol gruplarına uygulama öncesi ve sonrası yapılan öntest-sontestler ve iki aylık bir aradan sonra yapılan kalıcılık testi ile nitel araştırma sonuçları, deney grubunun lehine anlamlı bir fark ortaya koymuştur. İlköğretim kurumlarında ÇASEY için uygun ortam sağlandığı, yeterli hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim verildiği takdirde, başarıya ulaşılabileceği görülmüş olduğundan ilgili ve yetkililere önerilerde bulunulmuştur.

Grafik tasarımıResim iş dersiSanat eğitimi+1
Ali Osman Alakuş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıf öğrencilerine resim-iş dersinde tarihi çevre bilinci uyandırılması (Şükûfe Nihal İlköğretim Okulunda bir uygulama)

11 ÖZET Türkiye'nin her köşesi tarihe ışık tutan, çeşitli kültürlere ait çok zengin tarihi mekanlar ile doludur. Böylesine zengin tarihi mirasa sahip bir ülkede yaşayan bireylerin, sahip oldukları değerlerin farkında olup, bunlara sahip çıkmaları hem bireysel hem de toplumsal görevleri arasında olmalıdır. Türkiye böylesine zengin tarihi çevreye sahip iken her geçen gün bu zenginliklerin birer birer yok oluşu, bunların önemini her geçen gün biraz daha arttırmakta ve korunması gereğini daha da acil bir hale getirmektedir. Bu nedenle, her şeyden önce sahip olduğumuz değerlerin farkında olmadığımız gerçeğinden hareketle, ilköğretimde resim-iş dersi kapsamında bu amaçla bir çalışma yapılmak istenmiştir. İlköğretim Okulu Ders Programlan, Resim-İş Programı (M.E.B.;2000) 6-7-8. sınıfların genel amaçlarından 17. madde (Tarihi ören yerlerini, anıtları, müzeleri, sanat galerilerini, atölyelerini ve tasarım stüdyolarını tanıyarak, kültür ve tabiat varlıklarına sahip çıkabilme) ve 7. sınıfların özel amaçlarından 26.maddelerine (Tarihi eserleri, anıdan, müzeleri, galerileri, sanatçı ve tasanmcı atölyelerini tanıyarak sanat eserlerini koruyabilme) yönelik tarihi çevre bilincini uyandıracak olan uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Çalışma, Ankara ili Yenimahalle ilçesi Şentepe semtinde bulunan Şükufe Nihal İlköğretim Okulunda 7. sınıf öğrencilerinden random yoluyla oluşturulan 21 öğrencilik örneklem grubuyla yapılmıştır. Çalışma, kontrolsüz ön-son test metodu ile yapılmıştır. Testler uzman görüşleri alındıktan sonra uygulanmıştır. Deney evresinde ders sunumu, slayt gösterisi, gezi-gözlem-inceleme ve uygulama etkinlikleri yapılmıştır. Ders programı, uygulamaya yeni başlayan Disipline Dayalı Sanat Eğitimi yöntemi ile hazırlanmıştırin ve resim-iş dersinde tarihi çevre bilincinin uyandırılmasında rolü ortaya konmak istenmiştir. Çalışma kapsamında ilk önce öğrencilere ön test uygulanmıştır ve tarihi çevre hakkında mevcut bilgileri ölçülmüştür, ardından öğrencilere tarihi çevre hakkında bilgi verilip, yaşadıkları şehirdeki tarihi mekanlar hakkında slayt gösterisi yapılmıştır. Gezi-gözlem ve inceleme yapmak için Ankara' mn tarihi mekanlarından Hacı Bayram Camii'ne gidilerek tarihi yapı ziyareti gerçekleştirilmiştir. Burada kalem işi süslemeler incelenip, cami içi çalışma kağıtları yanıtlandıktan sonra motif çizimleri yapılmıştır. Gezi sonrasında okulda, öğrencilerle süslemeler ile ilgili konuşulduktan sonra uygulama çalışması hakkında bilgi verilmiştir. Uygulama çalışması cami içinde incelenen kalem işi süslemelerden çizilen motiflerden yola çıkılarak yapılmıştır. Öğrenciler cami içinde en çok hoşlarına giden motifin eskiz çizimini yaptıktan sonra sınıfta bu çizimleri istedikleri teknik ve istedikleri malzeme ile çalışarak yeni bir tasarım içinde kullanmışlardır. Uygulama çalışması üç ders sonunda tamamlandıktan sonra en son öğrencilere son test uygulanmıştır.

Resim iş dersiResim iş eğitimiSanat eğitimi+5
Hülya Albayrak
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 1.devre resim derslerinde çocuğun kendini ifade etmesinde sanat eğitimcisinin rolü ve önemi

130 ÖZET ilköğretim 1. devre ( 7-9 yaş ) resim derslerinde, çocuğun kendini ifade etmesinde, sanat eğitimcisinin rolü ve önemi ile ilgili olarak hazırlanan bu tezde kaynak araştırması yapılmış ve çocuklara pastel boya tekniği ile, iki boyutlu resim çalışmaları yaptırılmıştır. Uygulama çalışmaları, Ankara il merkezine bağlı bulunan Ülker İlköğretim Okulu 3/A ve 3/C sınıflarından şans randum yöntemine göre seçilen 30' ar öğrenciyi kapsamıştır. Konu ile ilgili olarak, öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyinin tespiti için bir ön uygulama çalışması yaptırılmıştır. Bu çalışmalarda puanlamaya ölçüt alınacakresimler için, her iki gruba aynı konu, süre, teknik ve eğitim durumları uygulanarak resim yaptırılmıştır. Araştırmamızda hazırbulunuşluk düzeyi aynı olan ; 3/C sınıfı kontrol, 3/A sınıfı ise deney grubu olarak seçilmiştir. Kontrol ve deney grubuna aynı konu, süre ve teknikte resim yaptırılmış, ancak maksatlı olarak her iki gruba da farklı eğitim durumları uygulanmıştır. Kontrol grubu öğrencilerine konu ve teknikle ilgili bilgi verilerek uygulamaya başlatılmıştır. Çalışma süresince öğrencilere müdahele edilmemiş, hiç bir yönlendirme yapılmamıştır. Deney grubuna ise sanat eğitimi ilkeleri doğrultusunda aktif eğitim durumları uygulanmıştır. Çalışma sırasında öğrencilerle bire bir ilişki kurulmuş, ne yapacaklarına ilişkin düşünceleri yönlendirilmiştir. Araştırmamızda dört disiplinden eleştiri, estetik ve sanat tarihi kapsam dışında bırakılmış, uygulama disiplinine dayalı eğitim durumları verilmiştir. Resimlerin notla değerlendirilmesi alanın uzman kişileri tarafından yapılmış, verilen notların ortalaması üzerinden " t " testi uygulanmıştır. Kontrol ve deney gruplarının yaptıkları resimler karşılaştırıldığında aralarında; imgelem gücü, kompozisyon ve renkli anlatımlarında farklılıklar tespit edilmiştir. Tez çalışması ; sanat eğitimcisinin, çocuğun resim eğitiminde, hemHI resimsel gelişiminde, hem de kendini resim yoluyla ifade etmesinde önemli rolü olduğunu kanıtlamaktadır. Bu sonuca göre "İlköğretim 1. devre (7-9 yaş) resim derslerinde, çocuğun kendini ifade etmesinde sanat eğitimcisinin rolü ve önemi vardır" hipotezi kabul edilmiştir.

Ders programlarıResim eğitimiSanat eğitimi+1
Erol Murat Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Oryantalis dönemde Avrupa'dan Türkiye'ye gelen yabancı ressamlar ve Türk resim sanatına etkileri

"Oryantalist Dönem'de Avrupa'dan Türkiye'ye Gelen Yabancı Ressamlar ve Türk Resim Sanatı'na Etkileri" konulu bu araştırma, Oryantalist Dönem'de Türkiye'ye gelen Yabancı ressamların belirlenerek, eserlerinin incelenmesi ve "Türk Resim Sanatı" 'na etkilerinin saptanması amacıyla hazırlanmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde; Osmanlı İmparatorluğunun Batı'ya yönelişi ve Batı ile kültürel etkileşimi anlatılmıştır. İkinci bölümde; tezin ana başlığını oluşturan "oryantalizm" 'in anlamına, tarihçesine ve oryantalist tarzda yapılmış eserlerin konularına değinilmiştir. Üçüncü bölümde; Türk Oryantalist Ressamı, "Osman Hamdi Bey" 'in hayatına, sanat anlayışına yer verilmiş ve üslup anlayışı tartışılmıştır. Ayrıca, oryantalist anlayışda çalışan diğer doğulu sanatçıların hayatlarına değinilmiştir. Tezin dördüncü bölümünde; Batılı oryantalist ressamların hayatları ve sanat anlayışları yer almış; bu ressamların tespit edilen, sekseniki adet resmi, kataloglara dönüştürülerek, atölye, sanat tarihi, estetik ve sanat eleştirisi olmak üzere, dört disipline göre analiz edilmiş ve beşinci bölüm oluşturulmuştur. Kataloglardan elde edilen sonucu göre, bir "Karşılaştırma ve Değerlendirme Tablosu" oluşturulmuştur. Bu tablonun verileri ışığında, altıncı bölüm olan "Değerlendirme ve Sonuç" 'a gidilmiştir. Yapılan bu araştırma, Batılı Oryantalist ressamların, geldikleri ülkeler, yaşadıkları yıllardaki farklılıklara rağmen, hepsinde konu yönünden ortak bir yaklaşım olduğunu ortaya çıkarmıştır. Hayatları ve sanat anlayışları incelenen bu ressamlardan bir kısmı, Osmanlı Sarayı tarafından davet edilerek "Saray Ressamı" olmuşlar, "Padişah Nişanı" ile ödüllendirilmişler ya da Saray koleksiyonlarının oluşmasını sağlamışlardır. Bu dönem ressamlarının "Türk Resim Sanatı" 'na en büyük katkısı ve etkisi ise, Türk Ressamlarfnın hocaları olmalarından kaynaklandığı görülmüştür.

Avrupa sanatıOryantalizan DönemOsman Hamdi Bey+4
Didem Vural
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulları ikinci kademe programı resim-iş dersinde müze eğitiminin yeri ve önemi

ÖZET Tarih, kültürlerin taşıyıcısı; kültürler de uygarlıkların aynasıdır. Geçmiş veya yaşayan uygarlıkları değerlendirebilmek, kültürel yapılarını (miraslarını) incelemekle mümkün olabilir. Kültürün, en besleyici ve yaşamsal kaynağı "sanat" tır. Herhangi bir uygarlığı irdelerken başvurulan en önemli kaynak da yine sanat ve içinde barındırdığı değerlerdir. Uygarlıklar zaman içerisinde yok olsa veya değişse de, bıraktıkları kültürel yapıyı gün ışığına çıkartmak ancak sanatsal bulguların ilmi değerlendirilmesi ile mümkün olabilecektir. Zaman içinde sanat kavramsal ve kuramsal yapılanmasını, eğitsel değerlerin yardımıyla biçimlendirebilmiştir. Bir bakıma, sanatsal değerlerin biçimsel bir yapı kazanması, "eğitim" faktörüyle sağlanmıştır da denilebilir. Sanat, kendi bünyesinde, teorik olduğu kadar uygulamayı da barındıran bir yapılanmadır. Gerçek bütünlüğünü ise, uygulamalı alanlardan sağlayacağı destek ile bulabilecektir. Bireye verilecek "sanat eğitim"nin, uygulamalı alanlarla desteklenmesi halinde, bilgi; fonksiyonel ve kalıcı bir anlam kazanır. Birey, edindiği teorik sanat eğitimi birikimlerini, doğru yöntemlerle hayatına uyarlayabildiği takdirde, kültürlerin sanatsal anlayışlarını da, olması gereken ve doğru bir yaklaşımla özümseyebilecektir. İşte bu noktada, "müze eğitimi"nin kaçınılmaz gerekliliğinden bahsetmek yerinde bir yaklaşım (tutum) olacaktır. Müze eğitimi sayesinde zaten doğal yapısıyla her bölgesi ayrı bir müze olan Anadolu'nun ve yaşadığımız tüm dünyanın, kültürel açıdan daha iyi anlaşılması sağlanabilir. Tezde, İlköğretim Okulları ikinci kademe programında yer alan Resim-İş dersi amaçlarının gerçekleştirilmesinde "Müze Eğitiminin" önemi; İlköğretim Okulları ikinci kademe Resim-İş dersi öğretmenleriyle yapılan görüşme sonucunda değerlendirilerek ortaya konulmuştur. -ass**

Müze eğitimiMüzecilikMüzeler+2
Fatih Varol
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat öğretiminde oyun yöntemi

ÖZET Oyun tanımlan arasında; çocuk, oyun ve eğitim açısından en içeriklisi, oyun, çocuğun öğrenme laboratuarıdır; çocuğun zeka, beden ve kişilik gelişimini sağlayan bir faaliyettir, tanımlamasıdır. Tanımda da belirtilen bütün değerleri kapsayan kişiliğin temel malzemesi oyundur. Çocuğun psikososyal gelişimine bakıldığında her devrede, oyun, çocuğun başlıca yaptığı işidir. Her devrede de değişen, gelişen bir olgudur. Oyun, hayvanlardan insanlara kadar her canlıda görülen egonun bir fonksiyonudur. Oyun, ayrıca kültürel bir olgudur. Kültürden kültüre farklılık gösteren, ama, özde aynı neden ve sonuçlara bağlı olan bir davranıştır. Her kültürde dini ibadetlerden günlük yaşama kadar görülür, insanın psikolojik olarak oyuna, oynamaya ihtiyacı vardır. Oyun teorilerine göre; insan bulunduğu ruh haline göre farklı şekillerde oyuna yönelmektedir. Oyun çeşitleri, insanın bulunduğu sosyal farklılıklar, psikolojik durumlar ve meraklar dahilinde geliştirilebilmektedir. Çocuğun doğumundan gelişimine kadar oyunlarında, çeşitlilik görülmektedir. Oyun, çocuğun iç dünyasının aynasıdır. Bu nedenle onun eğitiminde ve tedavisinde bu dünyaya girebilmek için oyun bir araç olarak kullanılabilir. Oyun terapi ile çocuğun iç dünyasında yaşadığı buhranlarım, sevinçlerini, ilgilerini ve psikolojik gelişimlerini rahatlıkla analiz etmek mümkündür. Oyuna getirilen psikoanalitik görüşlere göre; çocuğun oyununda cinsel eğilimlerinden, ebeveyni ve çevresiyle yaşadığı iyi ya da kötü olaylara kadar, hepsinden izler bulunmaktadır. Bu nedenle, çocuğu analiz etmekte, psikanalizin temel aleti olan "serbest çağrışım" bir kenara bırakılmış ve "serbest oyun" kullanılmaya başlanmıştır. Oyun, psikolojide konu edildiği kadar felsefede de yer almaktadır. Bir çok düşünür bu konuya, eserlerinde değinmektedir. Felsefe düşünürleri, eğitimden boş zaman geçirmeye kadar oyunu irdelemişlerdir. Sofistlerin yaptıkları temsillerbile oyunsal bir tavır olarak görülmektedir. Aynca, ünlü felsefecilerin diyaloglarında da oyunsal unsurlar göze çarpmaktadır. Bir çok düşünür, sanatın da oyundan doğduğunu belirtmektedir. Çocuklar oyun oynarken rol yapmakta, şarkılar söyleyip dizeler kurmakta, çizimler yapmaktalar; bu çocuksu oyunların uzantısı ve evrimi de sanatı doğurmuştur. Sanat da, oyun gibi, gönüllü ve çıkarsızdır. Oyım, dinsel ve büyüsel amaçlarla sanatlaşmıştır. Taklit iç güdüsü, oyunda da sanatta da ortaktır. Oyunun öğrenmede de rolü çok büyüktür. Çocuk oyunu sevdiği için, oyunla daha kolay öğrenir, öğrendikleri kalıcı olmaktadır. Bu yüzden oyun bir eğitim aracı olarak da görülebilir. Çocuğun eğitiminde sanat eğitimi de çok önemlidir. Sanat çocuğa farklı bir yaşantı vermektedir. Bu yüzden tüm sanatların, çocuğun yaşantısına girmesi sağlanmalıdır. Bireyin yaşantısını ve yaratıcılığını etkileyecek çok özel bir eğitim olan sanat eğilimi içinde, bazı yöntemler geliştirilmiştir. Oyun ve oyunlaştırma, bu yöntemlerin arasında çocuğa en yakın olanıdır. Bu yöntemle çocuklar, yalnızca dinlemek ya da tartışmak yerine olayların nasıl, oluştuğunu izlerler ve konunun ayrıntısına inerler. Çocuk bu yöntemle başka bir kimliğe bürünmekte ve sanatsal faaliyetlerin yapılışındaki duygu ve düşünceleri bizzat yaşamaktalar. Sanat eğitimi için, uygun ortam ve oyunlar düzenlendikten sonra, çocuk, eğitimin yanı sıra öğretimi de yaşayabilmektedir. Oyun yöntemi, sanat öğretimi için yöntem olmaktan çok bir güdüleme etkinliğidir. Bu özelliği ile oyun yöntemi, dört sanat disiplini (eleştiri, estetik, sanat tarihi, uygulama) için birleştirici öğretim aracı olarak kullanılabilmektedir.

OyunlarSanat eğitimiÇocuk eğitimi+3
Dilara Bulman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de grafik sanatların gelişimi ve grafik sanatçıları (1923-1993)

Grafik sanatlarGrafik sanatçılarıTürkiye
Nihan Semen Ersöz
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Gazi Eğitim Enstitüsü Resim iş Bölümü`nün çağdaş Türk resim sanatı içerisindeki yeri (1932-1973)

Gazi Eğitim EnstitüsüResim eğitimiResimler+1
İbrahim Çoban
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Grafik tasarlama ilkelerine dayalı tasarım, yöntem ve teknikleri

Grafik tasarlama ilkelerine dayalı tasarım teknikleri, bir grafik ürünün tasarım sürecinin ele alınışı ve biçimlendirme problemlerinin çözüm yollarına değişik bir açıdan bakmayı hedefleyen bir araştırmadır. Araştırmanın amacı; Türkiye'nin hızlı kalkınma sürecinde önemli payı olan sanayi kurumları ve bunların ürettiği mamul maddelerin kimlik sorunları, grafik tasarımcıların yapacakları özgün çalışmalar sayesinde, üretimlerini çağdaş dünyanın mal ve hizmet tüketicilerine daha bilinçli sunabilmelerine yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Günümüz Türkiyesi'nde grafik sanatlar, tanıtım dünyasının önemli bir mesleği durumuna gelmiştir. Grafik tasarım mesleğini seçen kişilerin sayısı hızla artmaktadır, ancak tasarımcıları yönlendiren meslek ve hizmetiçi eğitimlerine yer verebilecek kaynaklar yurdumuzda yok denebilecek kadar azdır. Elde olan kaynakların yabancı olması, İnsanımızın bunlara entegre olmada zorluk çekmesi grafik tasarımcılar açısından sıkıntı yaratmaktadır. Bu amaçla yapılan tasarımın birtakım İlke ve yöntemlere dayandırılması amacıyla bu araştırma ele alınmıştır. Literatür ve uygulama ağırlıklı olarak ele alınan araştırma da, kaynak araç gereçler (ekipmanlar) kullanım amaç ve esaslarına göre sıralanmış ve tasarım tekniklerindeki özelliklerinden söz edilmiştir. Elde edilen bilgiler ve gözlemler ışığında tasarlama (zihinsel) fonksiyonları, sanat ve tasarım felsefesi ilkelerine dayandırılarak ortaya konulmaya çalışılmıştır, Tasarımın, plastik ve estetik öğelerinde (ön yapıda) yer alan elemanlardan, çizgi, renk, biçimin inşa aşamasındaki öneminden söz edilmiştir, Grafik tasarım tekniklerinin çokluğu göz önüne alınarak bir sınırlamaya gidilmesi söz konusu olduğundan, bu bölümde sadece amblem, piktogram, afiş tabela yöntem ve tekniklerinin tarihsel önemi, gerekliliği, tasarımda aranılan özelliklerden olan, dikkat çekicilik, sadelik, endüstriyel ve ekonomiklik, estetik açıdan ele alınmıştır, Tasarımın yöntemler açısından ele alınışında ise; yapılacak çalışmanın hangi kimlikle ortaya çıkarılacağı ele alınmış ve üç temel öge üzerinde durulmuştur. Bunlar; kimliğin isim açısından tasarımı, iş alanı açısından tasarımı olarak belirlenmiş ve detdylı biçimde yorumlanmıştır.Tasarım teknikleri bölümünde ise, grafik tasarımcıların günümüzde en çok üzerinde durduğu tekniklerin, daha önce ele alınan ilkelerle sonuçlandırılması vurgulanmıştır. Sonuç ve öneriler bölümünde, bilimsel düşünce doğrultusunda grafik tasarımcının bir ürünü tanımlayıp kimlik kazandırmasında dikkat edeceği noktalar ve özellikler maddeler halinde açıklanmaya çalışılmış ve araştırmanın tasarım ilkesine somut öneriler getirilmesine önem gösterilmiştir.

Grafik sanatlarGrafik tasarımıTasarım
Adnan Tepecik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüz basılı reklamlarda kadın imajının kullanımı (Türkiye 1990-1994)

BasınGrafik sanatlarKadınlar+2
Tutku Dilem Kalafat
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1994
00
DoctorateOpen AccessTR

Mevleviliğin Türk plastik sanatlarına etkileri

"Mevlevîliğin Türk Plastik Sanatlarına Etkileri" adlı Doktora çalışmamızda Afyon, Ankara, Bursa, Edirne, İstanbul, Karaman, Konya, Kütahya (Tavşanlı ilçesi), Manisa şehirlerindeki eserler ve özel kolleksiyonlarda bulunanlar incelenmiştir. Afyon Gedik Ahmet Paşa Türk-İslâm Eserleri Müzesinden l yazı levhası, l mezartaşı, Afyon Mevlevi Camiinden 3 yazı levhası, l puşide. Ankara Etnografya Müzesinden 9 yazı levhası, 4 makta, l minyatür, l alem. İstanbul Divan Edebiyatı Müzesinden (Galata Mevlevîhanesi) 11 adet yazı levhası, l tezhip, 2 cilt, 3 makta, 3 katı', l duvar resmi, 3 resim, l ağaç işi, 14 mezartaşı (Taş eserlerden biri türbenin kubbesinde, diğeri duvarın üzerinde), l adet maket, istanbul Sadberk Hanım Müzesinden l adet katı'a, l çeşmibülbül. Süleymaniye Kütüphanesinden 2 tezhip. İstanbul Şehir Belediye Müzesinden l adet yazı levhası, 2 makta, l minyatür, 4 adet cam eşya (şekerlik), 2 adet maden eşya (l mühür, l hoşaf kaşığı), l adet mühür. Topkapı Sarayı müzesinden 2 makta, 2 minyatür, 4 saat. İstanbul Türk ve İslâm Eserleri Müzesinden 6 hat örneği, İstanbul Türk Vakıf Hat Sanatları Müzesinden 2 adet hat örneği, 3 ebru, l katı'. İstanbul Yenikapı Mevlevîhanesiden 5 mezartaşı. Karaman Aktekke Camiinden l yazı levhası, l duvar resmi, l adet işleme pano. Karaman Müzesinden l adet pirinç mühür. Konya Atesbaz-ı Velî Zaviyesinden l yazı, Konya Mevlâna Müzesinden 50 hat örneği, 5 tezhip, 3 cilt, 2 duvar resmi, l resim, l adet ağaç işi, 22 mezartaşı, 4 adet maden eser, l puşide, l işleme panosu, 3 adet küçük el sanatı örneği. Konya Üçler Mezarlığından 3 me/artaşı.Kütahyadan l duvar resmi. Manisadan l adet hat örneği ve özel koleksiyonlardan 23 hat levhası, 4 minyatür, 10 adet resim, tetkik edilmiştir. Çalışmamızın sonucunda Afyondan toplam 6 eser, Ankaradan 15 eser, İstanbuldan 80 eser, Karamandan 4 eser, Konyadan 97 eser, Kütahya'nın Tavşanlı ilçesinden l eser, Manisa'dan l eser ve özel koleksiyonlardan toplam 37 eser ele alınmıştır. Mevlevîliğin asıl doğduğu yer Konya olmakla birlikte Osmanlı İmparatorluğunun geliştiği yer İstanbul olmuştur. Dolayısıyla bu iki şehirde bir çok eserin bulunduğu incelemelerimiz sonucunda ortaya çıkmıştır. Selçuklu devri Mevlevi sanatçılarının eserlerinden 1273 tarihinde yapılan, Mevlâna'nın ahşap sandukası ve 1278 tarihli Mesnevi incelenmiştir. Aynca Eflâki'nin 1359, Ali Dede'nin 1454 ve Mustafe bin Budak Celebi'nin 1572 tarihli mezartaşları da tetkik edilmiştir. Bu dönemin sanatkarlanyla ilgili çok detaylı bilgilere sahip değiliz. Bir kaç kişi dışında, diğerlerinin sadece isimlerini biliyoruz. Sanatçıların bir kısmının adlarını bile bilmemekteyiz. Osmanlı devrinde yaşayan Mevlevîlerin eserleri büyük bir yeküne sahiptir. Bunların arasında kolaylıkla taşınabilen eserlerin bir kısmı muhtelif yollarla yurtdışına nakledilmiş ve yabancı ülkelerin müzelerini süslemektedir. Bir bölümü ise yurdumuzda doğanın ve insanımızın tahribatına uğramıştır. Ne yazık ki bu tahribat bilinçli veya biliçsiz olarak devam etmektedir. Araştırmamızda daha çok hat örnekleri ve mezartaşlannı inceleyebildik. Yazı levhalarının bir kısmı Mevlevîhanelerin yangınları sırasında müzelerin depolarına nakledilmiştir. Örneğin Yenikapı Mevlevîhanesinin yazı levhalarını Ankara Etnografya Müzesinde bulduk. İstanbul Divan Edebiyatı Müzesindeki (Galata Mevlevîhanesi) hat örneklerim inceledik. Levhaların bir bölüntüde özel kolleksiyonlarda bulunmaktadır. Bunların belgelenmesinde de çeşitli zorluklarla karşılaştık. Tezhip sanatı örnekleri 13., 14., 17., 18. ve 19. yüzyıllara aittir.Cilt örnekleri 15., 16. ve 19. yüzyıllardan seçilmiştir. Ebrular 20. yüzyıldan, makta örnekleri ise 19. yüzyıldandır. Katı'lar 16., 18. ve 19. yüzyıllara ait sanat eserleridir. Minyatürler 16., 18., 19. ve 20. yüzyılda çizilmiştir. Duvar resmi örnekleri 16. ve 19. yüzyıllara aittir. Tezdeki resim örnekleri 17., 18., 19. ve 20. yüzyıllarda yapılmıştır. Çalışmamızın ağaçişi bölümüne 13., 15. ve 19. yüzyıllardaki eserler dahil edilmiştir. Cam eserlerin çoğu 19. yüzyılda yapılmıştır. Çalışmamızda yer alan mezartaşlan 14., 15., 16., 17., 18., 19. ve 20. yüzyıllardan günümüze ulaşabilmiştir. Maden sanatı örnekleri 13., 19. ve 20. yüzyılda yapılmıştır. Çalışmamızda yer alan saatler 19. yüzyıla aittir. Tezimizdeki küçük el sanatı örnekleri ise 19. yüzyıldandır. Yukarıdaki örnekleri göz önüne alırsak Mevlevîliğin Türk Plastik Sanatlarına Etkisinin nedenli büyük olduğunu görürüz.

MevlevilikPlastik sanatlarTürkiye
Hamit Arbaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Topkapı Sarayı Müzesi'ndeki 16. yüzyıl padişah kaftanlarının süsleme özellikleri

O Toplumsal bir ihtiyaç olarak, avcılık kadar erken dönem¬ lerde ortaya çıkan dokumacılık en eski sanat kollarından bi¬ ridir. Önceleri işlevselliği ön planda tutularak basit dokuma teknikleri ile uygulanmasına rağmen daha sonra insanların sanat ve teknik yeteneklerine göre ilerleme sağlanılmıştır. Dokumanın görsel etkisi ise her ülkenin kültürel durumuyla ve beğenisiyle çeşitlilik göstermiştir. Türk Kumaşları dokuma tekniği, malzeme özellikleri desen zenginlikleriyle kumaşın evrimi içinde çok önemli bir yer al¬ maktadır. Erken örneklerinin günümüze ulaşabilmesi güç ol¬ duğundan. Türk kumaşlarının kökeni konusunda söylenebile¬ cekler sınırlıdır. Doğu Türkistan'da, Çin sınırında. Budist mağaralardaki resimlerde, V. yüzyıla kadar inen canlı renk ve süslemeleri olan Türk dokuma sanatının ilk örneklerine rastlanmaktadır f S öze n"19 8 3:159). Tarihsel süreçte Osmanlı kumaşlarının özel niteliklerinin etkenleri, ekonomik güç ile birlikte sarayın sanata ve doku¬ maya verdiği önemle bütünleştirilmesindendir. Özellikle 16. yüzyılda dokuma sanatının gösterdiği perfor¬ mans dönemin Lonca örgütlerinin aktivitelerini başarı ile yü¬ rütmelerinin yanında saray tarafından çıkarılan yasaların da rolü büyük olmuştur. Bu yasalarla birlikte, saray dokuma üretiminin her aşamasında denetleyici konumdadır. V'iv Osmanlı '"Saray kumaşları" diye adlandırılan çok zengin malzeme ve desen içeren yüksek teknik ile dokunan kumaş¬ lar. Sultan Yİ saraylıların ihtiyaçları için özet olarak saray atölyelerinde veya saraya bağlı küçük atölyelerde dokuilurul- mustur (Gürsu 1988:17). Saray kumaşları kapsamında üretilen dokumalar daha son¬ ra padişahlar için saray terzilerince özenle dikilmiştir. Bu giysiler içinde en özellikli olanları ise kaftanlardır. Her padi¬ şahın zevkine göre farklılıklar göstermesine karşın hepsinin ortak özelliği sadelik içinde ihtişamı sergilemeleridir. Bu et¬ kiyi ise kaftanların biçimlerinin sade kesimli olmalarının ya- nısıra kumaşlarının gösterdikleri özelliklerdendir. Altın, gü¬ müş, ipek gibi değerli malzemelerin kullanımı kumaşların de¬ ğerlerini artırdığı gibi, ışıltılı bir görünümünde kazandırılmıştır. Kumaşların renklendirilmesinde ise genel¬ likle doğal boyalarla canlı renkler kullanılmıştır. Büyük oranda kırmızı ve tonları mavi, yeşil, sarı, krem ve beyaz kullanılmıştır. Bu anarenklerin yanında bej. siyah, pembe, ayva rengi, turuncu, mor, duman rengi, vb., gibi renklerde yer almıştır. Dönem kumaşlarında çok renklilikte uyum en önemli özelliktir. Konu seçiminde ise kimi zaman sembolik motifler kullanılmasına rağmen genellikle bitkisel motiflerle düzenlemeler yapılmıştır. Geleneksel motifler ise bu dönemde daha çok gelişerek klasik üslup özelliği olu şturmuşlardır. Ya¬ bancı etkilerle gelen motifler ve geometrik motifler sınırlı oranlarda kullanılmıştır. Kompozisyon seçiminde ise sonsuz¬ luk prensibiyle sistematik veya değişimli sıralardan oluşan düzenlemeler tercih edilmiştir. Bununla birlikte motiflerin sınırsız sayıda değişik düzenlemeleri kompozisyon uygulama¬ larında yer almıştır.

16. yüzyılKaftanlarSüsleme teknikleri+1
Canan Olgunçelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Türk sanatında kanatlı hayvan sembolizmi

Türk Sanatında "Kanatlı Hayvan" motiflerini minyatür, mimari, dokuma, maden ve ahşap sanatlarında görürüz. Bu kanatlı hayvan motiflerini; Kartal, Şahın, Doğan, Horoz, Güvercin, Turna, Kuğu, Kaz olarak sınıflandırmak mümkündür. İlk örneklerini Hunlara ait kurganlardan çıkan eşyaların teşkil ettiği "Kanatlı Hayvan" (kuş) motiflerinin, Türklerin yaşantısında önemli bir yeri bulunmaktadır. Eski metinlerde de (Orhun yazıtları gibi), ölen kimsenin ruhu bir kuşa benzetilmektedir. Türklerin İslamiyet'ten önce mensubu olduğu Şamanizm'in bunun üzerinde büyük etkisi vardır, nitekim şamanlığın rahibi kabul edilen "kam" ayin esnasında bir kuş görünüşünü andıran elbiseler giyer, üzerine kuş tüyleri takardı. Ayrıcı belli dönemlerde Türklerin "Ongun." ve "Tös" adını verdikleri ve her boyun, her kabilenin kendine has taptıkları ve atası kabul ettikleri havanlar bulunmaktaydı. 10 yy'dan itibaren İslamiyet'i kabul etmeye başlayan Türklerin bu dönemden sonra da vücuda getirdikleri eserlerinde de "kuş" ile ilgili motif ve inanışların devam ettiği görülür. Bu devamlılık, Orta-Asya yaşantısı, Şamanist ve totemik bir eğilimin göstergesi olduğu açıktır. İslamiyet'ten sonra ise bu temayüller, belirli heterodoks çevrelerde ve düşünce sistemlerinde kendine yer edinmiştir. Örneğin, Bektaşi inanışlarında ve edebiyatında bazı erenlerin kuş şekline girdiğine inanılır. (Hacı Bektaş Veli gibi). İslamiyet öncesi ve sonrası Türklerin yaşantısında ve sanatlarında görülen "kanatlı hayvan" figürlerinin kullanılmasında dini inanışların, günlük yaşantıların ve mitolojinin etkisi görülmektedir. Anadolu'da en çok Selçuk sanatında işlenen bu konu sembolik anlam bakımından orta Asya'dan Anadolu'ya farklılık göstermez şekli yapıları bakımından da büyük farklılıklar bulunmaz. Kanatlı hayvan figürleri diğer medeniyetlerin sanatlarında da görülür ancak bunlar çok realist, Türk sanatında ki figürler ise oldukça stilizedir.

Tolga Uzun
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Görsel sanatlar dersinde müzelerden yararlanma düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi (Diyarbakır ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, Görsel Sanatlar Dersinde müzelerden yararlanma düzeylerine ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesidir. Bu genel amaç doğrultusunda ortaokullarda görev yapan görsel sanatlar öğretmenlerinin, müzelerin sanat eğitimi amaçlı kullanılmasının önemi hakkındaki düşünceleri, müzelerin sanat eğitimi amaçlı kullanımına ilişkin mevcut durum ve müzelerin sanat eğitimi amaçlı kullanılmamasının nedenleri; cinsiyet, yaş, eğitim durumu, en son mezun olunan yükseköğretim kurumu ve mesleki hizmet süresine göre anlamlı bir fark olup olmadığı belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu; 2013-2014 Öğretim Yılı Bahar Döneminde Diyarbakır merkez ilçelerindeki (Bağlar, Kayapınar, Sur, Yenişehir) MEB'e bağlı 97 ortaokulda görev yapan 118 görsel sanatlar dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler Mercin (2002) tarafından daha önce geliştirilen ve uygulanan veri toplama aracı ile elde edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) 16.0 programı ile analiz edilmiş ve t–Testi, varyans analizi (ANOVA), standart sapma ve aritmetik ortalamalardan yararlanılarak yorumlanmıştır. Araştırmanın alt amaçlarına yönelik elde edilen sonuçlar özetle şu şekildedir: • Veri toplama aracının 'Müzelerin Sanat (Resim) Eğitimi Amaçlı Kullanılmasının Önemine İlişkin Görüşler' başlıklı boyutuyla öğretmenlerin; cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu ve en son mezun olunan yükseköğretim kurumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Veri toplama aracının 'Müzelerin sanat (resim) eğitimi amaçlı kullanılmasına ilişkin mevcut durumla ilgili görüşler' başlıklı boyutuyla öğretmenlerin; cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu, en son mezun olunan yükseköğretim kurumu ve mesleklerindeki hizmet süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Veri toplama aracının 'Müzelerin Sanat (Resim) Eğitimi Amaçlı Kullanılmamasına İlişkin Görüşler' başlıklı boyutuyla öğretmenlerin; cinsiyeti, yaşı, eğitim durumu ve en son mezun olunan yükseköğretim kurumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Veri toplama aracının 'Müzelerin Sanat (Resim) Eğitimi Amaçlı Kullanılmasının Önemine İlişkin' ve 'Müzelerin Sanat (Resim) Eğitimi Amaçlı Kullanılmamasına İlişkin Görüşler' başlıklı boyutları ile öğretmenlerin mesleklerindeki hizmet süresi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu görülmüştür. Bunların yanında araştırmada dikkat çekici şu sonuçlara da ulaşılmıştır: • Ortaokulda görev yapan öğretmenlerin çoğu ( : 4.03) müzelerin, sanat eğitim açısından önemli olduğu doğrultusunda görüş ifade etmişlerdir. • Araştırmaya katılan 118 öğretmenin çoğunun (% 80.5) öğrencileri müzelere götürdükleri tespit edilmiştir. • Öğretmenler müzeleri kullanmama gerekçesi olarak en çok öğrenim programlarının uygun olmaması, ikinci olarak yeterli deneyimlerinin olmaması üçüncü olarak da müzelerde kendilerine rehberlik yapabilecek kişilerin bulunmayışı ya da yeterli zamanlarının olmadığı yönünde görüş ifade etmişlerdir. Bu sonuçlar doğrultusunda aşağıdaki öneriler sunulmuştur: • Okullarda müzelerin eğitim açısından uygulamalı olarak etkin bir şekilde kullanılabilmesi için dersler müzelerde işlenebilecek şekilde öğretim programları düzenlenebilir. • Müzelerde, rehberlik yapabilecek personel bulunmayışı ya da yeterli zamanlarının olmayışı sonucundan yola çıkarak, müze eğitimi alanında yetişmiş elemanların sayısının arttırılması için YÖK üniversitelerde müze eğitimi veren bölümlerin sayısını arttırılabilir. • MEB, müzelerin eğitim amaçlı daha etkin kullanılabilmesi için müzelere ve okullara gerekli maddi desteği sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Müze, Müze Eğitimi, Görsel Sanatlar Dersi

DiyarbakırGörsel sanatlarGörsel sanatlar dersi+5
Bedirhan Ertem
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Mehmed Esad'ın Mir'at-ı Mühendishane-i Berri-i Hümayun ve Mir'at-ı Mektep-i Harbiye adlı eserlerine göre 19. yüzyıl Türk resmi

Mehmed EsadMir'at-ı Mektep-i HarbiyeTürk resim sanatı
İhsan Terzi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1988
00
Master'sOpen AccessTR

Abdullah Buhari'nin minyatürleri ve Türk sanatındaki yeri

Buhari, AbdullahMinyatürResimler+1
Güzin Altan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1990
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor liseleri grafik tasarım derslerinde dijital ortam kullanımına ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri: Diyarbakır örneği

Çağdaş sanat anlayışı içerisinde plastik sanat ürünü verebilmek, değişen ve gelişen dünya içerisinde yeniliklere açık olmayı ve sanatçı olarak kendini güncel tutmayı gerektirir. Sanatçının teknolojik gelişmeleri takip etmesinin yanı sıra bu yenilikleri sanat eğitimi bünyesine yerleştirmek de gereklidir. Ülkemizde bu hedefler doğrultusunda öğrencileri yetiştirmeyi amaçlayan okullarımızdan biri de, ağırlıklı olarak sanat eğitimi veren Güzel Sanatlar ve Spor Liseleridir (GSSL).Bu araştırmanın amacı; GSSL resim bölümlerinde verilmekte olan Grafik Tasarım derslerinde işlenen konular ile birlikte, dersin işleniş biçimi ve uygulanan eğitimin günümüz şartlarında ortaya çıkan ihtiyaçlara cevap verebilme açısından durumunun incelenmesidir.Araştırma, 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, Diyarbakır GSSL Resim Bölümü öğretmenleri ve 12 resim sınıfı öğrencileriyle yapılmıştır. Araştırmada öğretmen ve öğrencilere veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formları, ayrıca öğretmenlerin Grafik Tasarım dersine ilişkin görüşlerinin olduğu anket ve öğrenciler için tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırma verilerinin çözümlenmesinde, SPSS (Statictical Package for the Social Sciennes) bilgisayar programından yararlanılmış ve frekans, yüzde ve t-testi uygulanmıştır.Bu araştırma sonuçları göstermektedir ki, eğitim kalitesinin artırılması ve teknolojinin eğitim dünyasında daha fazla kullanılmaya başlanması öğrencilerin derslere olan ilgisini arttırmaktadır. Araştırmada ortaya çıkan sorunlara dayalı olarak araştırmacı tarafından ortaya konulan önerilere de yer verilmektedir.

Bilgisayar destekli eğitimGrafik tasarımı dersiGrafik tasarımı eğitimi+4
Mehmet Ali Aksakal
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Güzel sanatlar ve spor lisesi resim bölümü öğrencilerinin sanatsal ifadelerinde sanat tarihi bilgisinin rolü (Diyarbakır ve Gaziantep illeri örneği)

Bu araştırmanın temel amacı, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümü'nde okuyan 12. sınıf öğrencilerinin sanatsal ifadelerinde sanat tarihi bilgisinin rolünü saptamaktır. Bu rolün belirlenmesi için sanat tarihi bilgisinden en çok yararlanılan uygulama çalışmalarının yapıldığı atölye olarak tespit edilen İki Boyutlu Sanat Atölye ve Sanat Tarihi ders programları; etkinlikleri ve kazanımları çerçevesinde incelenmiştir.Problem durumunda ortaya çıkan sorunların tespit edilmesi ve ölçülmesi amacıyla öğrencilere anket, öğretmenlere görüşme formu uygulanmıştır. Bu formlara yansıyan görüşler vesilesiyle öğrenci ve öğretmenlerin; sanat tarihi bilgisinin sanatsal ifadeye etkisi, Sanat Tarihi dersinin işlenişi, disiplin temelli sanat eğitiminin uygulanması ve bu okullarda verilen sanat eğitiminin niteliği konularında görüşleri alınmıştır.Araştırma evrenini, Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğretmen ve öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmada evren içinden örneklem olarak Diyarbakır Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi ile Gaziantep Ticaret Odası Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi öğrencileri ve öğretmenleri seçilmiştir.Diyarbakır ve Gaziantep Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi Resim Bölümünde okuyan 12. Sınıfa devam eden 36 öğrencinin anket formu kullanılarak görüşleri alınmıştır. Bu okullarda görev yapan resim öğretmenlerinden 6 tanesinin de görüşme formu kullanılarak görüşleri alınmıştır.Öğrencilere uygulanan anket formunda 25, öğretmenlere uygulanan görüşme formunda ise 11 adet soru bulunmaktadır.Bu formlar sonucunda öğrencilerin edindikleri sanat tarihi bilgisini sanatsal ifadelerine yansıttıkları görülmüştür. Bu yansımanın en çok İki Boyutlu Sanat Atölye çalışmalarında görüldüğü tespit edilmiştir. Ayrıca sanat tarihi eğitiminin terminolojik ifade gücünü geliştirdiği belirlenmiştir. Öğretmenlerin çoğu disiplinlerin birleştirilmesi ile gerçekleşen sanat eğitiminin verimli olacağı görüşündedir. Ancak Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi'nden haberdar olmayan ve bu yöntemi kullanmayan öğretmenler de bulunmaktadır.Araştırma sonuçlara göre, sanat eğitiminin temellerinin oluşturulduğu Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri'nde; Sanat Tarihi dersinin 9, 10, 11, ve 12. sınıflara dengeli bir şekilde dağıtılması, sanat tarihi bilgisinin sanatsal ifadeyi olumlu yönde etkilemesi sonucu dikkate alınarak, bunu gerçekleştirecek Çok Alanlı Sanat Eğitimi Yöntemi gibi çağdaş eğitim yaklaşımlarının öğretmenlere öğretilmesi ve kullanılması önerilmiştir.

Güzel sanatlar ve spor liseleriLise öğrencileriSanat tarihi+1
Cansu Çelebi
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2012
00