Discipline

Chemistry

Fırat University

2,263

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Deri içine ilaç gönderimi gerçekleştirecek polimer destekli karbon nanotüp mikro iğne dizisi fabrikasyonu

Hastalık tedavilerinde oral yolla alınan ilaçların mide bağırsak kanalında ve böbreklerde emilimi ve enzimatik çözünümü yetersiz olduğundan deri altı ilaç enjeksiyonu daha çok tercih edilen bir yöntemdir. Fakat hem uygulama aşamasındaki sorunlar hem de kullanılan ilaç dozu ile tesiri kıyaslandığında görülmektedir ki bu yöntemin de yetersiz yanları bulunmaktadır. Bu nedenle geleneksel enjektör-iğne kullanımı ile gerçekleştirilen deri altı ilaç enjeksiyonu yerini yeni ilaç gönderim yöntemlerine bırakmaya hazırlanmaktadır. Yeni yöntemlerin başında mikro iğne (Mİ) enjeksiyonu ile deriyi hedef alan ilaç gönderimi gelmektedir. Deri altı ilaç enjeksiyonundan kaynaklı olumsuzlukların en başında uygulama aşamasında hastaya verdiği acı, uygulanan bölgede meydana gelen kanama ve deformasyon ve bu nedenlerden dolayı hastada oluşan iğne korkusu ve endişe ön plana çıkmaktadır. Diğer taraftan Mİ kullanılarak deriye ilaç gönderiminde, iğnelerin boyutları çok küçük olduğundan bu yöntem hastada acı hissi, kanama ve deformasyon oluşturmamakta ve böylece iğne korkusu ve endişeye yol açmamaktadır. Ayrıca Mİ kullanımı oldukça pratik olduğundan herhangi bir teknik beceri gerektirmeden hastanın kendisi tarafından kolayca uygulanabilir ve böylece geleneksel enjektör-iğne kullanımında meydana gelen kazalardan ve yaralanmalardan da kaçınılmış olur. Mİ enjeksiyonu ile hedef alınan deri, antijen bakımından oldukça zengin hücrelere ev sahipliği yapmaktadır. Derideki epidermis tabakası çok sayıda langerhans hücreleri barındırırken, dermis tabakasında da dendritik hücreler bulunmaktadır. Bu nedenle ilaçların deri altına değil de deriye gönderilmesi ile hem ilacın etkisi arttırılmış hem de kullanılan ilacın dozajını düşürebilme imkanı sağlanmış olur. Büyük bir potansiyele sahip olan Mİ ile ilaç gönderim yönteminin yaygın olarak kullanılması için birçok araştırmacı tarafından farklı malzeme ve fabrikasyon teknikleri kullanılarak farklı işlevselliğe sahip Mİ çeşitleri üretilmektedir. Yöntemin uygulanabilirliği ve başarısı büyük ölçüde Mİ'lerin kolay üretilebilmesi ve işlevselliğine bağlıdır. Bu nedenle fabrikasyon aşamasında üreticiye kolaylık ve yapısal esneklik sağlayabilecek bir malzemenin seçilmesi büyük öneme sahiptir. Mİ'lerin yapısını oluşturan malzemenin silikon veya metaller arasından seçilmesi, fabrikasyondaki işlem basamaklarını büyük ölçüde arttırmakta, üretim süresini uzatmakta ve maliyeti yükseltmektedir. Ayrıca fabrikasyonunun yukarıdan aşağı yerine aşağıdan yukarı yaklaşımla gerçekleştirilmesi Mİ'nin yapısında ölçeklendirmeye ve büyük bir esnekliğe izin vermektedir. Sentezindeki esneklik ve kolaylık göz önüne alındığında karbon nanotüpün (KNT) Mİ yapımında kullanılabilecek ideal bir malzeme olduğu görülmektedir. Tek adımdan ibaret KNT sentezi ile kanal dahil Mİ'yi meydana getiren bütün bileşenlerin oluşturulabilmesi fabrikasyonda önemli ölçüde kolaylık sağlamaktadır. Yapılan literatür araştırmasında silikon, metal, cam ve polimer gibi malzemeler kullanılarak Mİ yapımı birçok grup tarafından rapor edilirken, KNT tabanlı Mİ fabrikasyonunun sadece bir grup tarafından rapor edildiği görülmüştür. Rapor edilen çalışmada üretilen Mİ dizisindeki iğne sayısının sadece 9 olduğu görülmekte ve bu sınırlı sayıdaki kanal aracılığı ile ilaç gönderiminin uzun zaman aldığı düşünülmektedir. Ayıca Mİ'ler ile yapılan ilaç gönderim testlerinde derinin iğne ucuna uyguladığı baskı nedeniyle ilaç gönderim hızının büyük ölçüde düştüğü de rapor edilmiştir. Bu soruna Mİ'nin deriye girdikten sonra bir miktar geri çekilmesi veya Mİ'nin ucunun eğik bir biçimde tasarlanması gibi çözümler önerilmektedir. Fakat Mİ'ler çok kısa olduğundan pratik olarak geri çekilmeleri mümkün olmayabilir. Bu sebeple önerilen projesinin amacı, deriye ilaç gönderimi yapacak, dikey KNT yığınlarından oluşan, polimer ile desteklenmiş, uçları deri baskısını engelleyen orijinal bir başlığa sahip, içi boş kanallı Mİ'ler dizisi fabrikasyonu ve bu Mİ'lerin dayanıklılığının ve ilaç gönderim hızının test edilmesidir. Önerilen projede kimyasal buhar çökeltme (KBÇ) yöntemi kullanılarak dikey olarak büyütülecek olan KNT'ler, Mİ'lerin iskelesini oluşturacaktır. KNT'lerin sentezlenmesine aracılık eden Fe katalizör parçacıklar SiO2 alttaş üzerine optik litografi ve elektron demeti buharlaştırma tekniği kullanılarak içi boş halkalar şeklinde konulacak ve böylece sadece bu bölgelerden KNT büyümesi sağlanacaktır. Sonuç olarak dikey olarak büyüyecek KNT yığınları içi boş, silindirik Mİ'lerin şeklini alacaktır. KNT yığınlarından oluşan bu yapı gözeneklere sahip olduğundan fiziksel baskılara karşı az dayanıklıdır. Bu durumun üstesinden gelmek için gözenekler döndürmeli kaplama cihazı kullanılarak polietilenglikoldiakrilat (PEGDA) polimer ile doldurulacak ve böylece yapı mekanik olarak sağlamlaştırılacaktır. PEGDA ile desteklenen KNT Mİ'ler dış deri tabakasını (stratum corneum) aşarak deriye nüfuz edebilecek dayanıklılığa ulaşacaktır. PEGDA'nın KNT'ler ile kuracağı kimyasal bağlar sayesinde yığındaki her bir KNT kimyasal olarak işlenmiş olacaktır. Böylece işlenmemiş KNT'lerin literatürdeki tartışmalı toksisitesi de biyo uyumlu PEGDA ile kaplanmalarıyla ortadan kaldırılacaktır. Gözeneklerin dolması ile artan polimerin tabana yığılması ile Mİ'leri tabandan destekleyecek ve silikondan ayrılmasını sağlayacak bir polimer tabaka oluşacaktır. Litografi ve sentez parametrelerinin değiştirilmesi ile çeşitli boyutlarda KNT Mİ fabrikasyonu gerçekleştirilebilir. Bu da farklı boy ve çaplarda Mİ üretimine olanak sağlamaktadır. Mİ'lerin ucundaki deri baskısını engelleyeceği düşünülen başlık da bölgesel katalizör desenleme ve litografi sayesinde yine KNT sentezi sırasında oluşacaktır. İlaç gönderim hızını arttırmak amacıyla bir dizide en az 25-100 arası Mİ olması düşünülmektedir. Böylece literatürdeki KNT tabanlı Mİ çalışmasında elde edilen ilaç gönderim süresini 3-10 kat arasında iyileştirmeyi planlanmaktayız. Fabrikasyon ve polimer katkısının ardından Mİ'ler, polidimetilsiloksan (PDMS)'den üretilecek, uygulamayı kolaylaştıracak olan bir düzeneğe monte edilecektir. Bu düzenek sayesinde üretilecek olan KNT Mİ'ler halihazırdaki ince serum hortumlarına veya enjektöre monte edilerek kullanılabilecektir. Mİ'lerin dayanıklılığı ve sıvı gönderim hızı hidrojel ve ölü sıçan derisi üzerinde test edilecektir. KNT Mİ'ler test öncesi ve sonrası SEM ile görüntülenecek ve böylece dayanaklılığı ve yapısında bozulma olup olmadığı kontrol edilecektir. Önerilen projenin başarılı bir şekilde sonuçlanması ile üretimi kolay, ölçeklenebilir ve maliyetli düşük olmasının yanı sıra acı vermeyen, kansız ve yüksek ilaç gönderim hızına sahip bir Mİ geliştirilecektir. Üretimindeki avantajlar göz önüne alındığında, KNT Mİ'lerin uygulamada kendine yer bulma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu görülmektedir.

Amino asitlerEnjeksiyonlar-deri içiKarbon nanotüp+3
Nur Ünver
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tıbbi bitkilerde antikanserojen bileşiklerin HPLC-MS ile tayini ve izolasyonu

İçerdikleri biyoaktif bileşikler nedeniyle tıbbi bitkiler, insanlığın başlangıcından günümüze kadar tedavi amacıyla kullanılmıştır. Bu tez çalışmasında günümüzde kullanımları popüler olan antikanserojen bileşiklerden Curcumin ve Resveratrolün 5 farklı bitki materyalinde tayini ve izolasyonu amaçlanmıştır. Çalışmanın ilk aşamasında HPLC-DAD cihazı ile tayin işlemi gerçekleştirildi. Bu amaçla bitki materyalleri 8 farklı çözücüde ve iki farklı ekstraksiyon metoduyla ekstrakte edildi. Resveratrol ve Curcumin için ölçüm basamağında optimum çalışma koşulları belirlenerek bu koşullar altında bitki ekstraktları analiz edilip bulgular karşılaştırıldı. Buna göre, Resveratrol en fazla zerdeçal bitkisinde (26.45 µg/g), en az kuşburnu bitkisinde (0.48 µg/g) bulunurken, Curcuminin ise sadece zerdeçal bitkisinde (32.54 mg/g) bulunduğu gözlendi. Çalışmanın ikinci aşamasında izolasyon için yeterli miktarda curcumin içeren zerdeçal bitkisine izolasyon işlemi uygulandı. İzolasyon işlemi TLC, kolon kromatografisi ve preparatif HPLC-UV yöntemleriyle gerçekleştirildi. Ayrıca izolasyon için katı:çözücü oranı taraması yapılarak ekstraksiyon için uygun oran tespit edildi. Curcuminin yanı sıra demetoksicurcumin ve bisdemetoksicurcumin gibi curcumin türevlerinin (curcuminoidlerin) de izolasyonu gerçekleştirildi. İzole edilen bileşiklerin yapı tayinleri LC-MS, UV, NMR ve FT-IR spektroskopileri yardımıyla yapıldı.

FTIRKromatografi-yüksek basınçlı-sıvıMS+4
Ayşe Şap
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

1,3,4-tiyadiazol bileşiklerinden elde edilen yeni azo boyarmaddelerin sentezi ve absorpsiyon özelliklerinin incelenmesi

2-Amino-1,3,4-tiyadiazol ve 5-merkapto-2-amino-1,3,4-tiyadiazol bileşiklerinden yola çıkılarak diazolama yöntemiyle, kenetleme bileşenleri olarak 3-amino-5-metil pirazolon, 3-amino-1-fenil-5-metil pirazolon ve barbütirik asit kullanmak suretiyle beş yeni azo boyarmadde sentezi gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bileşiklerin 1H-NMR, FT-IR spektroskopik yöntemleri yapı tayini yapılmıştır. Ayrıca sentez bileşiklerin UV-Vis. absorpsiyon spektrumları da alınmış ve sonuçlar incelenmiştir.

Alı Basım Shıhab Shıhab
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı α -lipoik asit türevi 1,3,4-tiyadiazol bileşiklerinin sentezi, karakterizasyonu ve antioksidan aktivitelerinin incelenmesi

Bu tez çalışmasında, kimyanın pek çok alanında olduğu gibi, özellikle endüstride, tıp ve eczacılıkta geniş kulanım alanlarına sahip olan 1,3,4-tiyadiazol bileşiklerinden, α-lipoik asit türevi tiyadiazol bileşikleri sentezi, karakterizasyonu ve antioksidan aktivitelerinin incelenmesi gerçekleştirildi. Tiyosemikarbazitlerden halka kapanması mekanizması ile elde edilen bileşikler, farklı sübstitüe grupların tiyadiazol yapısına bağlanması ile çeşitlendirildi. Bileşiklerin 1H-NMR, 13C-NMR ve IR analizleri ile yapı karakterizasyonu değerlendirildi ve bileşiklere ait çözünürlük, renk ve erime noktası gibi fizikokimyasal özellikler gösterildi. Ayrıca bu çalışmada 1,1-Difenil-2-Picril Hidrazil (DPPH) serbest radikal temizleme yöntemi kullanılarak yeni sentezlenmiş bileşiklerin antioksidan aktiviteleri, suda çözünen bir antioksidan olan askorbik aside ve sentez basamağının başlangıç molekülü olan α-lipoik asit standardına göre kıyaslandı. Buna göre hesaplanan IC50 değerlerine göre moleküllerin antioksidan aktiviteleri, Askorbik Asit > 5-(4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-N-(2- methoxyphenyl)-1,3,4-thiadiazol-2-amine > 5-(4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-N-(4- methylphenyl)-1,3,4-thiadiazol-2-amine > 5-(4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-N-phenyl-1,3,4- thiadiazol-2-amine > 5-(4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-N-methyl-1,3,4-thiadiazol-2-amine > 5- (4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-N-methyl-1,3,4-thiadiazol-2-amine > N-(3-chlorophenyl)-5-(4- (1,2-dithiolan-3-yl)butyl)-1,3,4-thiadiazol-2-amine > N-cyclohexyl-5-(4-(1,2-dithiolan-3- yl)butyl)-1,3,4-thiadiazol-2-amine > N-(2-chlorophenyl)-5-(4-(1,2-dithiolan-3-yl)butyl)- 1,3,4-thiadiazol-2-amine > Lipoik Asit sıralamasını izled

NMR
Mohammed Alı Abraheem Ashweeqı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni dipirido[3,2-a:2′,3′-c]fenazin türevlerinin sentezi, karakterizasyonu ve dna etkileşimlerinin çalışılması

Bu çalışmada, yeni dipirido[3,2-a:2′,3′-c]fenazin-10,11-imidazolon-2 ligandı ve bu ligandın nikel ve kobalt metalleriyle oluşturduğu oktahedral nikel ve kobalt komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve DNA etkileşimleri üzerinde çalışılmıştır. 1,10 fenantrolin-5,6-dion'dan yola çıkarak dipirido[3,2-a:2′,3′-c]fenazin-10,11-imidazolon-2 (DPPZ-idzo) ligandı sentezlenmiş. Daha sonra bu ligandın [Ni(phen)2(dppz-idzo)]2+ ve [Co(phen)2(dppz-idzo)]3+ metal kompleksleri sentezlenmiştir. Elde edilen ligand ve metal komplekslerin karakterizasyonu FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, ESI-MS analiz yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Komplekslerin DNA etkileşimleri UV-Vis titrasyonu, floresans, viskozimetri ve agaroz jel elektroforezi metotlarıyla çalışılmıştır. UV-Vis titrasyonlarına göre her iki kompleksin de yüksek bağlanma sabitleriyle (sırasıyla 4,7 × 105 M-1, 6,7 × 105 M-1) DNA'nın baz çiftleri arasına girerek interkalasyon yaptığını göstermektedir ve kobalt kompleksi nikel kompleksinden biraz daha kuvvetli bağlanmıştır. Yapılan viskozimetri ve floresans çalışmaları da bu sonucu desteklemektedir. Elektroforez çalışmalarında kompleksler düşük konsantrasyonlarda nükleaz etkisi göstermiştir ve yine cobalt kompleksinin nükleaz aktivitesi daha yüksektir. Sonuçlar, her iki kompleksin de interkalasyonla DNA'ya nispeten yüksek bağlanma sabitleri ile bağladığını göstermektedir.

Bahruz Abulhasanov
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Seçili organik kirleticilerin eser seviyelerde tayinlerine yönelik farklı mikroekstraksiyon stratejilerinin geliştirilmesi

Örnek hazırlama, birçok kimyasal analizin ilk ve en önemli basamağıdır. Son zamanlarda örnek hazırlamada, organik çözücü tüketimini ve aynı zamanda ekstraksiyon süresini önemli derecede azaltan mikroekstraksiyon yöntemlerine artan bir ilgi vardır. Mikroekstraksiyon tekniklerinin en önemli avantajı, klasik sıvı-sıvı ekstraksiyon yöntemlerinde kullanılan yüksek hacimde çözücü yerine mikrolitre seviyesinde çözücülerin kullanılmasıdır. Bu çalışmada, farklı ortamlardaki bazı hedef organik analitlerin belirlenmesinde kullanılabilecek yeni mikroekstraksiyon esaslı örnek hazırlama yöntemlerinin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Hedef analitler olarak parabenler, fungisitler, herbisitler ve insektisitler seçilmiş, bu analitlerin krem, meyve suyu, çevre suyu ve pekmez gibi değişik örneklerden ekstraksiyonları için dört farklı mikroekstraksiyon yöntemi geliştirilmiştir. Bu yöntemler genel olarak efervesan destekli mikroekstraksiyon, matriks-katı faz dispersiyon, supramoleküler çözücü esaslı mikroekstraksiyon, manyetik katı-faz ekstraksiyon, homojen sıvı-sıvı ekstraksiyon ve dağıtıcı sıvı-sıvı mikroekstraksiyon gibi farklı örnek hazırlama stratejilerinin tek başına veya birleştirilerek uygulanmasını kapsamaktadır. Örnek hazırlama sonrasında seçilen analitlerin kromatografik analizleri ultraviyole dedektörlü yüksek-performans sıvı kromatografisi (HPLC- UV) veya gaz kromatografisi-kütle spektrometresi (GC-MS) ile yapılmıştır. Tüm bu yöntemlerde, analitlerin ekstraksiyon verimini etkileyen değişkenlerin optimizasyonu her seferinde bir faktör yaklaşımı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Belirlenen optimum deneysel koşullarda yöntemlerin analitik performansları doğrusallık, gözlenebilme limiti, tayin limiti ve tekrarlanabilirlik parametreleri dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Ardından yöntemlerin doğruluğu, farklı konsantrasyon seviyelerinde olacak şekilde analitlerin ilave edildiği gerçek örneklerin tekrarlı analizleri ile araştırılmıştır. Son olarak, yöntemler literatürde yer alan diğer yöntemlerle karşılaştırılmış ve yeni geliştirilen yöntemlerin avantaj ve dezavantajları tez kapsamına sunulmuştur.

Elif Yıldız
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Synthesis and DNA interactions of pyridine-benzimidazole and saccharine-containing heteroleptic metal complexes

In this thesis, platinum(II) and palladium(II) sachharinate complexes with N-donor heterocyclic ligands have been synthesized and their interactions with DNA have been studied. The ligands, namely 2,6-bis(NH-benzimidazol-2-yl)pyridine (L1) and 2,6-bis(N-methyl-benzimidazol-2-yl)pyridine (L2) were synthesized from the precursor 2,6-dicarboxypyridine. The following platinum(II) and palladium(II) complexes were obtained from these ligands: tetra-saccharinatopalladium(II) [Pd(sac)4]K2 (1), trans-diaqua-disaccharinatoplatinum(II) trans-[Pt(sac)2(H2O)2](sacH) (2), saccharinato-2,6-bis(NH-benzimidazol-2-yl)pyridinepalladium(II) [Pd(L1)(sac)](sac)•5H2O (3), saccharinato-2,6-bis(NH-benzimidazol-2-yl)pyridineplatinum(II) [Pt(L1)(sac)](sac)•2,5H2O (4), saccharinato-2,6-bis(N-methyl-benzimidazol-2-yl)pyridinepalladium(II) [Pd(L2)(sac)](sac) (5) and saccharinato-2,6-bis(N-methyl-benzimidazol-2-yl)pyridineplatinum(II) [Pt(L2)(sac)](sac) (6), respectively. The Kb values obtained from the UV experiments are 0,08 × 105 M-1 (1); 0,26 × 105 M-1 (2); 2 × 105 M-1 (3); 3 × 105 M-1 (4); 2 × 105 M-1 (5); 3 × 105 M-1 (6) respectively. According to the experimental results, the Pt(II)-complexes bind to the DNA comparatively more stronger than the Pd(II)-complexes. In addition, the metal complexes derived from L1 ligand damaged to the DNA in lower concentration in comparison to those complexes derived from L2 ligand was observed. The interactions of the compounds with DNA were studied by UV-Vis titration, fluorescence, viscometer, gel-electrophoresis methods. The metal complexes were characterized by 1H-NMR, UV-Vis, FT-IR, ESI-MS and MALDI-TOF MS.

Inorganic chemistry
Pelin Işık
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre suyu örneklerindeki bazı fungisitlerin sıvı kromatografisi ile tayinleri öncesinde manyetik katı- faz mikroekstraksiyon ile zenginleştirilmesi

Bu çalışmada, çevre suyu örneklerindeki seçilen bazı fungisitlerin manyetik katı-faz mikroekstraksiyon ile zenginleştirildiği bir analitik yöntem geliştirilmiştir. Azoksisitrobin, klorotalonil, siprodinil ve trifloksisitrobin seçilen fungisitlerdir. Mikroekstraksiyon sonrasında fungisitlerin kromatografik analizleri ultraviyole dedektörlü yüksek performans sıvı kromatografisi ile yapılmıştır. İlk olarak Zonguldak bölgesinden toplanan ham kömür numunesine uygulanan kül giderme işlemiyle birlikte karbon malzeme elde edilmiş ve ardından karbon malzemeden tek basamakta kalsinasyon yöntemiyle manyetik özellikte C/Fe3O4 kompoziti üretilmiştir. Gerekli karakterizasyon işlemleri sonrasında, C/Fe3O4 kompoziti çevre suyu örneklerindeki fungisitlerin manyetik katı-faz mikroekstraksiyonunda adsorbent olarak kullanılmıştır. Adsorbent miktarı, desorpsiyon çözücüsünün türü ve hacmi, adsorpsiyon ve desorpsiyon süresi, iyon şiddeti ve pH gibi mikroekstraksiyon verimliliğini etkileyen deneysel parametreler optimize edilmiştir. Belirlenen en uygun mikroekstraksiyon koşullarında azoksisitrobin, klorotalonil, siprodinil ve trifloksisitrobin için ortalama ekstraksiyon verimleri sırasıyla %71, %44, %41 ve %70 olarak bulunmuştur. Azoksisitrobin, klorotalonil, siprodinil ve trifloksisitrobin için metot algılama limitleri sırasıyla 0,4 µg/L, 0,6 µg/L, 1,1 µg/L ve 0,8 µg/L olarak bulunmuştur. Fungisitler için bulunan bağıl standart sapma değerleri gün-içi ve günler-arası tekrarlanabilirlik olarak sırasıyla % 6,6 ve % 6,9'dan daha düşük bulunmuştur. İlgili fungisitlerin Zonguldak bölgesinden toplanan çevre örneklerinden mikroekstraksiyonu verimli bir şekilde yapılmıştır. Standart madde ilavesi yapılan çevre suyu örnekleri için geri kazanım değerleri % 71 ile %106 arasında değişim göstermiştir.

Gizem Tarhan Zengin
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Polietilenglikol esaslı blok kopolimerin sentezi ve karakterizasyonu

Bu tez çalışmasında, Poli((etilen glikol) metil eter-b-laktid-b-ɛ-kaprolakton) (mPEG-b-PLA-b-PCL) ve poli(ɛ-kaprolakton-b-laktid-b-(etilen glikol)-b-laktid-b-ɛ-kaprolakton) (PCL-b-PLA-b-PEG-b-PLA-b-PCL), halka açılma polimerizasyonu (ROP) ve klik kimyası yöntemlerinin birleştirilmesi ile başarılı bir şekilde elde edilmiştir. Halka açılma polimerizasyonu kullanarak iki bloklu Poli(etilen glikol) metil eter-b-laktid) (mPEG-b-PLA) ve üç bloklu PLA-b-PEG-b-PLA kopolimerleri sentezlendi. (mPEG-b-PLA) ve (PLA-b-PEG-b-PLA) blok kopolimerleri 2-bromopropiyonil bromür ile kondenzasyon tepkimesi sonucu brom son uçlu mPEG-b-PLA-Br ve Br-PLA-b-PEG-b-PLA-Br blok kopolimerleri hazırlandı. Hazırlanan mPEG-b-PLA-Br, Br-PLA-b-PEG-b-PLA-Br blok kopolimerleri NaN3 varlığında nükleofilik yerdeğistirme reaksiyonu ile azit uçlu mPEG-b-PLA-N3 ve diazit uçlu N3-PLA-b-PEG-b-PLA-N3 blok kopolimerlerine dönüştürüldü. Alkin uç fonksiyonlu poli(ɛ-kaprolakton) (PCL-alkin) polimeri, katalizör olarak kalay (II) 2-etil- hekzanoat ve başlatıcı olarak farklı propargil grubları kullanılarak, ε-kaprolakton monomerinin halka açılması polimerizasyonu yöntemiyle sentezlendi. Klik reaksiyonu, mPEG-b-PLA-N3 ve N3-PLA-b-PEG-b-PLA-N3 blok kopolimerleri ile PCL-alkin polimerleri arasında Cu(I) katalizörlüğünde gerçekleştirilerek mPEG-b-PLA-b-PCL ve PCL-b-PLA-b-PEG-b-PLA-b-PCL blok kopolimerleri elde edidi. Elde edilen polimer yapıları, nükleer manyetik rezanans (1H NMR), jel geçirgenlik kromotografisi (GPC), Kızıl Ötesi Spektroskopisi (FTIR) teknikleri kullanılarak aydınlatıldı.

Fatma Nur Çetin
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Su örneklerindeki benzofenon tipi UV filtrelerinin yüksek performans sıvı kromatografisi ile tayinleri için manyetik nanopartikül destekli homojen sıvı-sıvı mikroekstraksiyon yönteminin geliştirilmesi

Bu çalışmada, çevre sularından üç benzofenon tipi UV filtresinin (4-hidroksi benzofenon, 2,4-dihidroksi benzofenon ve 2-hidroksi-4-metoksi benzofenon) ekstraksiyonu için hızlı ve basit bir homojen sıvı-sıvı mikroekstraksiyon yöntemi geliştirilmiştir. Mikroekstraksiyon sonrasında, benzofenon tipi UV filtrelerinin kromatografik analizi, yüksek performans sıvı kromatografisi-ultraviyole dedektörü ile gerçekleştirilmiştir. Mikroekstraksiyon aşamasında, hidrofilik özelliği değiştirilebilir bir çözücü olan di-(2-etilhekzil) fosforik asit kullanılmıştır. Başlangıçta, bu çözücünün hidrofilik formu alkali bir çözelti içinde oluşturulmuş ve daha sonra analitleri ekstrakte eden hidrofobik formu ise bir mineral asit ilavesiyle elde edilmiştir. Ekstraksiyon işlemi tamamlandıktan sonra, hidrofilik özelliği değiştirilebilir çözücünün numune çözeltisinden ayrılması ve geri alınması için modifiye edilmemiş Fe3O4 manyetik nanopartikülleri kullanılmıştır. Manyetik geri kazanım işlemi, çözücünün fosforik asit grubunun nanopartiküllerin yüzey metal atomları ile kompleksleşmesine dayalı olarak oldukça etkili bir şekilde gerçekleşmiştir. Mikroekstraksiyon verimliliğini etkileyen deneysel parametreler optimize edilmiştir. En uygun ekstraksiyon koşullarında, ekstraksiyon verimleri üç benzofenon tipi UV filtresi için %69-93 olarak bulunmuştur. Analitler için metot algılama limitlerinin 0,7 ile 0,8 µg/L aralığında olduğu bulunmuştur. Yöntemin kesinliği bağıl standart sapma olarak hesaplanmış ve %7,9'dan daha düşük bulunmuştur. Benzofenon tipi UV filtrelerinin çeşitli çevre sularından mikroekstraksiyonu verimli bir şekilde gerçekleştirilmiştir. Standart madde ilave edilen su örneklerinden elde edilen geri kazanımlar %80-103 olarak bulunmuştur.

Onur Kavaracı
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

N-kumarin ve N-triazol fulgimitlerin sentezi ve fotokromik / floresans özellikleri

Bu tez çalışmasının temel amacı; fotokimyasal dönüşüm verebilen, N-kumarin ve N-triazol gruplar bağlı yeni fulgimit türevleri ile oksindol ve N-kumarin naftalimit türevleri içeren fotokromik bileşikleri sentezlemek ve bileşiklerin fotokromik ve floresans özelliklerini araştırmaktır. Tez beş ana bölüm ve eklerden (EK_A ve EK_B) oluşmaktadır. Birinci bölümde fotokromizmin tanımı ve kısa tarihçesi; fotokromik bileşiklerin özellikleri, uygulama alanları ve sınıflandırılması yer almaktadır. Bu bölümde ayrıca yeni sentezlenen bileşiklerin kısa (öz) literatür özetleri yer almaktadır. İkinci ve üçüncü bölümler sırasıyla yeni N-kumarin ve N-triazol gruplar bağlı yeni fulgimit türevleri ile oksindol ve N-kumarin naftalimit türevlerine ait sonuç ve tartışmaları içermektedir. Dördüncü bölüm, araştırmanın deneysel sonuçlarını (materyal ve yöntem) ayrıntılı şekilde vermektedir. Son olarak, beşinci bölümde tezin sonuç ve öneriler kısmı yer almaktadır. İkinci bölüm (BÖLÜM 2) tezin ana bölümünü oluşturmaktadır. Bu bölümde floresan-anahtar görevi yapabilen (fluorescence-switchable) N-kumarin ve N-triazol grupları taşıyan yedi yeni fotokromik fulgimit türevi, karşı geldikleri fulgidlerden çıkılarak sentezlenmiş ve bu bileşiklerin fotokromik / floresans özellikleri ayrıntılı şekilde araştırılmıştır. Sentezlenen N-kumarin bağlı yeni fulgimitler sırasıyla: (E)-3-(1- (2,5-dimetilfuran-3-il) etiliden)-1-(2-okso-2H-kromen-6-il)-4-(propan-2-iliden)pirolidin-2,5-dion (6E); (E)-3-(disiklopropilmetilen)-4-(1-(2,5-dimetilfuran-3-il)etiliden)-1-(2-okso-2H-kromen-6-il)pirolidin-2,5-dion (7E); (E)-3-(adamantiliden)-4-(1-(2,5-dimetilfuran-3-il)etiliden)-1-(2-okso-2H-kromen-6-il)pirolidin-,5-dion (8E); (E)-3-(1-(2-metil-5-feniltiyofen-3-il)etiliden)-1-(2-okso -2H-kromen-6-il)-4-(propan-2-iliden) pirolidin-2,5-dion (9E) bileşikleridir. N-triazol bağlı yeni fulgimitler ise sırasıyla: (E)-3-(1-(2,5-dimetilfuran-3-il)etiliden-1-(1H-1,2,4-triazol-3-il)-4-(propan-2-iliden) pirolidin-2,5-dion (10E), (E)-3-(adamantiliden)-4-(l-(2,5-dimetilfuran-3-il)etiliden) -1-(1H-1,2,4-triazol-3-il)pirolidin-2, 5-dion (11E) ve (E)-3-(l-(2,5-dimetiltiyofen-3-il)etiliden)-4-(propan-2-iliden)-1-(1H-1,2, 4-triazol-3-il)pirolidin-2, 5-dion (12E) bileşikleridir. Fulgimitlerin sentezinde kullanılan fulgidler, bu çalışmada kullanılmak üzere literatürde yer alan Stobbe Kondenzasyonu ile yeniden sentezlenmiş ve bu çalışma saf (E)-izomerleri kullanılmıştır. Sentezlenen yeni fulgimitler [halka açık form (o-form)] çözücü içerisinde UV ışınına maruz bırakılmaları sonucunda yüksek konjugasyona sahip halka kapalı formlara (c-formlara) dönüşmeleri nedeniyle, renksiz (veya soluk sarı) halden, renkli çözeltilere (turuncu-mor) dönüştükleri görülmüştür. Halka kapalı form içeren renkli çözeltiler görünür (Vis) ışığa maruz bırakıldıklarında ise c-form izomerler, tekrar halka açık form izomerlere dönüştükleri görülmüştür. Yeni N-kumarin ve N-triazol fulgimitlerin halka açık formları (o-formlar) görünür bölgede yoğun floresan özellik sergilemektedir. O-form izomerler fotoreaksiyon ile c-form izomerlere dönüştürüldüklerinde ise floresans şiddetlerinde büyük ölçüde sönümlenmeler gözlenmiştir. Örneğin; toluen içindeki pss aşamasında kumarin bağlı fulgimitlerin floresans emisyonları, o-formlarına (5E-8E) kıyasla, sırasıyla %66, %47, %44 ve %91 oranlarda sönümlendiği görülmüştür. C-form izomerlerdeki gözlenen sönümlenme FRET tipi enerji transferi ile açıklanmıştır. Tezin üçüncü bölümünde (BÖLÜM 3), fotokromik olması beklenen birbirlerinden tamamen farklı iki moleküler yapı üzerinde sentetik çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan ilki oksindol türevleri ve ikincisi ise N-kumarin naftalimit türevleridir. Hem oksindol türevininden hem de N-kumarin naftalimit türevininden nihai fotokromik ürünü izole edilemedi.

Khamıs Nassor Ally
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Güneş pillerinde boya olarak mono karboksilik asit sübstitüe çinko ftalosyaninlerin kullanılması

Bu çalışmada 4-terbutilfenoksi sübstitüe grupları içeren, 2-karboksifeniletinil (ZnPc3) ve 2-karboksietinil (ZnPc4) bağlayıcı grupları bulunan ftalosyaninlerin sentez ve karakterizasyonu ile boya duyarlı güneş pili (DSSC) uygulamaları gerçekleştirilmiştir. Sentezlenen ZnPc3 ve ZnPc4 boyaların FTIR, UV-Vis, H-NMR ve PL eğrileri alınarak karakterizasyonları gerçekleştirilmiştir. Ayrıca sentezlenen boyaların CV ve SWV teknikleri ile elektrokimyasal karakterizasyonları gerçekleştirilerek HOMO ve LUMO enerji düzeyleri belirlenmiştir. Boyaların HOMO ve LUMO enerji düzeyleri ile DSSC'lerde kullanımı ve güneş pili verim özellikleri ile ilişkileri araştırılmıştır. Bu çalışmada ayrıca hidrotermal yöntemle farklı sıcaklılarda TiO2 NP'ler sentezlenmiş ve bu NP'ler XRD, FE-SEM ve DRS ile karakterize edilmiştir. Fenil grubuna bağlı karboksi bağlayıcı grubunun güneş pili verim özelliklerinin fenil grubu bulunmayan karboksi bağlayıcı grubuna göre kısmen daha yüksek görülmektedir. Sentezlenen ftalosiyanin boyalar arasında en yüksek güneş pili verimi 2-karboksietinil bağlayıcı gruplu (ZnPc4)'ün CDCA aggregasyon önleyici eklenmiş ile hazırlanan örnekte olduğu bulunmuştur. Hazırlanan güneş pillerinin ayrıca elektrokimyasal empedans spektroskopisi (EIS) çalışmaları gerçekleştirilmiştir. ZnPc4'ün EIS sonuçlarına göre en düşük direnç, en uzun elektron ömrüne ve en kısa elektron taşıma süresine sahip olduğu bulunmuştur. Bu çalışma ile, DSSC'lerde kullanılan fotoanotlara boyaların tutunmasında etkin rol oynayan bağlayıcı gruplarına fenil grubunun eklenmesinin güneş piline etkisi incelenmiştir. DSSC'lerde yakın infrared bölgeyi kuvvetli soğurabilen iki yeni AB3 tipi ftalosyanin kazandırılmış ve DSSC uygulamaları için alternatif boyaların geliştirildiği nispeten yüksek güneş pili verimliliğine sahip sistemler geliştirilmiştir.

Boray Türkili
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation biological activity of 1,2,4-triazole mannich base

Biological evaluation of a 1,2,4-triazole mannich base that has been synthesized for interesting behavior in the pharmacological area. This study investigated and evaluated multiple biological characters of a derivative triazole compound synthesized by other researchers. Multiple assays were performed like antimicrobial (for bacterial and a fungal), antioxidant, and anticancer to know its ability as an agent versus of those health damage factors. Antimicrobial test managed based on agar disc diffusion, in the antioxidant assays used DPPH•, ABTS•+, OH• radical scavenging activity methods, used S. cerevisiae yeast cells and treated with the compound to measure vitamins (A, C, E) and MDA inside it and role of the compound as an antioxidant, and measured cytotoxic activity for two different cell lines which are MCF-7 and Hep-G2. The results of this study show that a positive role of a derivative 1,2,4-triazole mannich base as antimicrobial and antiradical assays, like fungal growth inhibition, is more than bacterial, OH• radical scavenging activity is higher than the standard BHT and other radical forms, but didn't exhibit feasibility activity to reduce both cancer cell lines.

Antimicrobial agentsAntioxidant activityAntioxidants+2
Mahmood Sherzad Rafaat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of some bioactive compounds of four medicinal plants

In this study, determination of the antioxidant activity, total phenolic content (TPC) and Total flavonoid content (TFC) as well as some bioactive compounds in four medicinal plants is aimed. The plants: Urtica dioica, Peganum harmala, Citrullus colocynthis and Syzygium aromaticum clove were subject to test. The extraction technique used in this study included maceration extraction by employing methanol as a solvent. The obtained values are between 0.2-574 mg/g for TPC, 0.4-8.4 mg/g for TFC, 11.3-484 mg/g for FRAP, and 123-1979 mg/g MCC. Further, HPLC was utilized to evaluate the extrcats obtained. THe bioactive compoubds were determined by using HPLC – DAD device.

AntioxidantsBeta caroteneChromatography-high pressure-liquid+3
Awaz Faruq Abdullah
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Zeytin çekirdeklerinden aktif karbonun sentezi ve karakterizasyonu

Activated carbon synthesis has previously been described to include the use of biomasses, like Olive seed. In addition, the use of H2SO4 concentration, stirring time, and pyrolysis temperature as chemical activation agents in the synthesis stage has not been studied until now. In this experiment, olive seeds were burned in an inert gas atmosphere to produce activated carbon. It was determined that the active carbons were produced by treatment of H2SO4 in the ranges of concentrations from 10% ,25% and, 40%, stirring time between 4-16 hours, and temperatures between 550-650 oC were measured. Conductivity, FTIR, SEM, and BET measurements were used to characterize the adsorbents. In the pre - concentration process, factors including pH, stirring time, and beginning volume was varied for optimisation of analytical parameters. The adsorbent produced using optimal parameters (modified with 40% sulfuric acid, stirred for 16 hours and obtained at 650 oC) was used to determine toxic elements in natural waters at the optimized preconcentration pH conditions (pH 5 for Pb) and 60 minutes of stirring time as the optimum for Pb. Multi-element determinations were made using the ICP - MS technique in these studies. Pb concentrations in natural waters ranged from 1.3 to 2.1 ppb (ng / ml), when pre - concentration techniques were used under optimal conditions. All of the elements examined were determined to be less than the World Health Organization's limit levels.

ICP-MSSolid phase extractionOrganic wastes+2
Dlshad Azız Hamıd Hamıd
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şeker destekli sıvı-sıvı mikroekstraksiyon ve ardından yüksek performans sıvı kromatografisi ile meyve reçellerindeki organofosforlu pestisitlerin tayini

Pestisitler, tarımda ürün kalitesini ve verimini artırmak için yaygın olarak kullanılan kimyasal maddelerdir ve bu maddelerin tüketiciler üzerinde olumsuz sağlık etkileri meydana getirdiği bilinmektedir. Geçmiş yıllarda, hem ham hem de işlenmiş birçok meyve ve sebzede pestisit kalıntısı tespit edilmiştir. Reçel, her mevsim tüketilmek üzere çeşitli taze meyve ve sebzelerden yaygın olarak üretilen işlenmiş bir gıda ürünüdür. Şeker, meyve özü, asitlik düzenleyici ve koruyucular gibi bazı bileşenlerin kıvamlı bir karışım elde edilene kadar kaynatılmasıyla hazırlanmaktadır. İçeriğinde çeşitli tarım ürünleri olması, reçel ürünlerinde bulunabilecek pestisit kalıntısı şüphesini artırmaktadır. Meyve reçellerinde, pestisit kalıntılarının tespit edildiğine dair bazı yayınlanmış raporlar bulunmaktadır. Bu çalışmada, meyve reçellerinde bazı organofosforlu pestisitlerin (fenitrotiyon, fosalon, profenofos ve klorpirifos) belirlenmesine yönelik şeker destekli sıvı-sıvı mikroekstraksiyon (SD-SSME) yöntemi sunulmaktadır. SD-SSME, suyla karışabilen bir organik çözücü ile analitlerin ekstraksiyonuna ve ardından dışardan eklenen veya numunede doğal olarak bulunan şeker sayesinde organik fazın ayrılmasına dayanan bir numune hazırlama yöntemidir. Bu çalışmada sunulan prosedür, reçel numunesinin asetonitril-su karışımı ile kısa süre çalkalanmasını, ardından faz ayrımı için santrifüjlemeyi ve toplanan asetonitril fazının yüksek performans sıvı kromatografisiyle doğrudan analizini içermektedir. Numune hazırlama basamağında kullanılan tek kimyasal asetonitrildir ve numune matrisinin yüksek şeker içeriği, faz ayrılmasını tetiklediği için ekstraksiyon sürecini oldukça hızlandırmıştır. Suyla karışabilen çözücünün türü, çözücü-su karışımının bileşimi ve hacmi, çalkalama süresi ve pH gibi ekstraksiyon verimliliğini etkileyen bazı parametreler incelenmiştir. Optimal deneysel koşullarda, incelenen analitler için %81-89 aralığında ekstraksiyon verimleri bulunmuştur. Ayrıca, 50–5000 μg/kg aralığında iyi bir doğrusallık (r2≥0.9992) ve 25 μg/kg'dan daha düşük metot algılama limitleri (LOD) elde edilmiştir. Yöntemin doğruluğu ticari olarak temin edilen vişne, çilek, böğürtlen, kayısı ve mavi yemiş reçelleri ile araştırılmıştır. Standart madde ilave edilmiş reçel örneklerinden %89-107 aralığında iyi geri kazanımlar elde edilmiştir.

Kromatografi-yüksek basınçlı-sıvıOrganofosfor bileşikleriReçel+1
Cansu Alkan
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni naftalimit türevlerinin biyolojik aktivitesi

Naftalimit türevleri antitümör, antiprotozoal, antibakteriyel ve antiviral ajanlar için çekirdek iskele görevi sağladığından farmakolojik öneme sahip aromatik heterosiklerdir. DNA'ya bağlanma özelliği sayesinde antiproliferatif etki göstererek etki eder. Son yıllarda birçok literatür özeti hazırlanmış ve naftalimitlerin yapı aktivite ilişkileri incelenmiştir. Yapılan çalışmalarda naftalimit halka sisteminin DNA baz çiftleri arasına interkalasyon yaparak bağlandığı ve halkanın çeşitli noktalarından yapılan sabstitüsyonlarla çeşitli aktiviteler elde edildiği anlaşılmıştır. Bu çalışmada, naftalimit iskeleti anhidrit oksijeni üzerinden diaminopridin halkasını amin kollarından birinden bağlayarak elde ettiğimiz 2-(2-amino-4-bromo-pridin)-1H-benzo[de]isoquinoline-1,3(2H)-dione (G1) ve pridin azotu üzerinden alkilleyerek elde ettiğimiz katyonik bileşik (G2) sentezlenmiştir. Elde edilen bileşiklerin karakterizasyonu FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, ESI-MS analiz yöntemleriyle gerçekleştirilmiştir. DNA etkileşimleri üzerinde çalışılmıştır. Bileşiklerin DNA etkileşimleri UV-Vis titrasyonu, floresans, yarışmalı floresans, viskozimetri ve agaroz jel elektroforezi metotlarıyla çalışılmıştır. Çalışma sonuçlarında anlaşıldığı üzere G1 bileşiğinin DNA ile etkileşimi zayıftır ve büyük ihtimalle kısmi interkalasyon olarak etki etmektedirler. Fakat katyonik bileşiğin (G2) ise spektrofotometrik yöntemlerle yapılan çalışmalarda DNA'ya interkalasyon yaptığı tespit edilmiştir. Bileşikler agaroz jel elektroforezinde plazmit DNA'ya hasar vermemiştir.

Gözde Gülboy
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni asetil kolin esteraz inhibitörlerinin sentezi

Modern kimyanın gelişmesi ile birlikte, yeni metotlar kullanılarak, doğaya zarar vermeden sentezlenen bileşiklerin sayısı artmıştır. Yeşil kimya ilkelerini kullanarak sentezlenen çok bileşenli reaksiyonlar, gösterdikleri biyolojik aktivitelerinden dolayı ilgi çekici araştırma konusu haline gelmiştir. Bu çalışmada tek bir kapta tiyobarbitürik asit, glukoz ve çeşitli amino asitler kullanılarak kaynaşmış heteroksiklik pirimidin yapısına sahip üç yeni bileşik sentezlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin asetilkolin esteraz enzim inhibitör aktiviteleri araştırılmıştır. Elde edilen maddelerin saflaştırılması kromatografik yöntemlerle yapılmıştır. Bileşiklerin yapı analizi FT-IR, ¹H-NMR ve ¹³C-NMR ile yapılmıştır.

Handenur Yılmaz
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Di-(2-etilhekzil) fosforik asit esaslı supramoleküler çözücü ile çay örneklerinden organofosforlu pestisitlerin mikroekstraksiyonu

Bu çalışmada, di-(2-etilhekzil) fosforik asit kullanılarak yeni bir supramoleküler çözücü (SUPRAS) hazırlanmış ve bu çözücünün çay içeceklerinden organofosforlu pestisitlerin mikroekstraksiyonunda uygulanabilirliği araştırılmıştır. Tarımsal üretimdeki yaygın kullanımları dolayısıyla fenitrotiyon, fosalon ve klorpirifos model organofosforlu pestisitler olarak seçilmiştir. SUPRAS temelli mikroekstraksiyon yöntemi ekstrakte edilen analitlerin eşzamanlı ayrılması ve analizi için yüksek performans sıvı kromatografisi-ultraviyole dedektörü (HPLC-UV) ile birleştirilmiştir. Numune hazırlama yöntemi di-(2-etilhekzil) fosforik asit, tetrahidrofuran ve sulu numuneden oluşan üçlü bir karışım içerisinde analitlerin kendiliğinden oluşan SUPRAS fazına ekstraksiyonuna dayanmaktadır. SUPRAS bölgesinin sınırlarını gösteren faz diyagramı oluşturulmuş ve SUPRAS fazındaki koaservat damlacıklarının şekli, boyutu ve yapısal özellikleri optik mikroskop kullanılarak incelenmiştir. Di-(2-etilhekzil) fosforik asit hacmi, tetrahidrofuran hacmi, iyonik şiddet ve ekstraksiyon süresi gibi ekstraksiyon yönteminin performansını etkileyen bazı parametreler kapsamlı bir şekilde araştırılmış ve optimize edilmiştir. Optimize edilmiş koşullarda ekstraksiyon verimleri ve zenginleştirme faktörleri sırasıyla % 77–98 ve 15–19 aralığında elde edilmiştir. Kalibrasyon grafikleri, tüm pestisitler için 0,9994'ten büyük belirleme katsayılarıyla 25–1000 μg/L konsantrasyon aralığında doğrusallık göstermiştir. Ayrıca hedef analitler için düşük algılama limitleri (6–10 μg/L) ve iyi tekrarlanabilirlik (<%9,5) elde edilmiştir. Son olarak, önerilen yöntem farklı çay örneklerinin analizinde başarıyla uygulanmış ve ekleme yapılan numunelerde organofosforlu pestisitlerin bağıl geri kazanımları % 82-106 aralığında bulunmuştur.

Semra Pekkaya
Zonguldak Bülent Ecevit University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pullu sazan (Cyprinus carpio)' da bakır sülfatla uyarılmış toksisiteye karşı polenin koruyucu etkisi

Bu çalışmada sazanlarda (Cyprinus carpio) polenin bakır sülfata karşı koruyucu etkisinin araştırılması amaçlandı. Balıklara 0,5 ve 1 mg/L konsantrasyonlarında iki farklı doz olarak bakır sülfat uygulandı. Bakır sülfat uygulanan balıklara eş zamanlı olarak 5 mg/kg polen enjekte edildi. Deneme 14 gün sürdü ve 7. ve 14. günlerde balıklardan doku örnekleri (karaciğer, böbrek ve solungaç) alındı. Doku örneklerinde malondialdehit düzeyi, katalaz, glutatyon peroksidaz ve glutatyon-S-transferaz aktiviteleri ile redükte glutatyon düzeyi incelendi. Bakır sülfat verilen grupların doku malondialdehit düzeylerinin kontrol grubuna göre istatistiksel olarak yüksek olduğu gözlendi (p < 0.05). Bakır sülfat ile aynı anda polen uygulanan gruplarda doku malondialdehit düzeyleri tek başına bakır sülfat uygulanan gruplara göre daha düşük bulundu (p < 0.05). Tek başına polen uygulanan grupta doku malondialdehit düzeyleri kontrol grubuna göre azaldı (p < 0.05). Bakır sülfat uygulanan gruplarda doku katalaz ve glutatyon peroksidaz aktiviteleri ve redükte glutatyon düzeyleri kontrol grubuna göre anlamlı olarak azalırken, doku glutatyon-S-transferaz aktiviteleri anlamlı olarak arttı (p < 0.05). Bakır sülfat ile aynı anda polen uygulanan gruplarda doku katalaz ve glutatyon peroksidaz aktiviteleri ve redükte glutatyon düzeyleri tek başına bakır sülfat uygulanan gruplara göre istatistiksel olarak daha yüksek iken, doku glutatyon-S-transferaz aktiviteleri anlamlı olarak daha düşüktü (p < 0.05). Tek başına polen uygulanan grupta doku katalaz ve glutatyon peroksidaz aktiviteleri ve redükte glutatyon düzeyleri kontrol grubuna göre arttı (p < 0.05). Bu artış doku glutatyon-S-transferaz aktiviteleri için önemsiz bulundu (p > 0.05).

AntioksidanlarBakırBalıklar+2
Şule Yüksel Yonar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Arsenik ve selenyumum katı faz özütleme yöntemiyle zenginleştirilmesi, türlemesi ve atomik absorpsiyon spektroskopisi ile tayini

Bu çalışmada, katı faz olarak nano zirkonyum oksit ? bor oksit (ZrO2/B2O3) kullanarak kolon katı faz özütleme yöntemi ile inorganik arsenik ve selenyumun zenginleştirilmesi ve türlemesi gerçekleştirilmiştir. Tayin yöntemi olarak arsenik için hidrür oluşturmalı atomik absorpsiyon spektrometri, selenyum için de elektrotermal atomik absorpsiyon spektrometri yöntemi kullanılmıştır. Önerilen zenginleştirme ve türleme yöntemi, belirlenen koşullar altında Se(IV) iyonunun amonyum prolidin ditiyokarbamat kompleksi hâlinde adsorbanda tutunurken Se(VI) iyonunun tutunmamasına dayanmaktadır. Benzer şekilde, As(V) adsorbanda tutunurken As(III) tutunmamaktadır. Örneklerdeki Se (VI) ve As(III) içeriği, toplam Se ve toplam As değerlerinden yararlanarak hesaplanmıştır. Arsenik ve selenyum için en uygun zenginleştirme ve türleme koşullarının belirlenmesi için pH, örnek çözeltisinin akış hızı ve hacmi, geri alma çözeltisinin tipi, derişimi ve hacmi gibi deneysel değişkenlerin etkisi araştırılmıştır. Selenyum ve arseniğin türlemesi ve zenginleştirilmesi için en uygun pH değeri (geri kazanma verimi > % 95) sırasıyla 2 ve 3 olarak belirlenmiştir. Analitlerin tayinine girişim yapabilecek diğer iyonların etkisi de araştırılmıştır. Nano sorbentin adsorpsiyon kapasitesi adsorpsiyon izotermi çalışmalarından (Langmuir izotermi) As(V) için 98,04 mg/g ve Se(IV) için ise 95,23 mg/g olarak bulunmuştur. Ayrıca, gözlenebilme sınırı, tayin sınırı, doğrusal çalışma aralığı, kesinlik ve doğruluk gibi analitik başarım ölçütleri de en uygun deneysel değişkenler altında belirlenmiştir. As(V) ve Se(IV) için analitik gözlenebilme sınırları sırasıyla 9,25 ve 121 ng/L olarak bulunmuştur. Yöntemin doğruluğu, belgeli referans madde (As için SPS - WW1 Waste Water and Se için NIST 1643e) ve katkılı su örnekleri analizi ile kontrol edilmiş ve yaklaşık %5'lik bağıl hata ile tayinin yapılabileceği gösterilmiştir. Yöntemin kesinliği de eser analizlerde analitik amaçlar için yeterli olarak kabul edilebilecek düzeydedir (bağıl standart sapma < %10). Son olarak, önerilen zenginleştirme ve türleme yöntemi, kaplıca suları dâhil çeşitli su örneklerindeki toplam As, toplam Se, As(III), As(VI), Se(IV) ve Se(VI) tayinine uygulanmıştır.

ArsenikAtomik soğurma spektrometriKatı faz özütlemesi+2
Hakan Erdoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kolin tayini için polipirol-polivinilsülfonat filme kolin oksidaz enziminin immobilizasyonu ile biyosensör hazırlanması

Bu çalışmada kolin tayini için yeni bir enzim elektrot geliştirildi. Enzim elektrot Pt yüzeyde pirolün polivinilsülfonat varlığında elektrokimyasal olarak polimerleşmesi sırasında kolin oksidaz enziminin tutuklanarak immobilize edilmesiyle hazırlandı. Kolin oksijenli ortamda kolin oksidaz enzimi aracılığıyla betaine yükseltgenir. Reaksiyon sonucunda betain yanında hidrojen peroksit oluşur. Kolin tayini, oluşan hidrojen peroksidin 0,30 V'da elektrot yüzeyinde yükseltgenmesine dayanılarak yapıldı. Hazırlanan biyosensörün kolin tayini için çalışma aralığı belirlendi. Biyosensör cevabına pH'nın ve sıcaklığın etkisi araştırıldı. Biyosensörün tekrar kullanılabilirliği ve raf ömrü tayin edildi. Biyolojik ortamlarda olabilecek girişimlerin biyosensör cevabı üzerine etkileri incelendi.

Merve Özdemir
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Astragalus compactus subsp. compactus (guni) ve endemik Verbascum diversifolium (Nizip sığırkuyruğu) taksonlarının in vitro biyoaktif ve fitokimyasal özelliklerinin belirlenmesi

Bitkiler tarih boyunca insanoğlunun hem gıda olarak hem de şifa kaynağı olarak hayatının merkezinde yer almıştır. Teknoloji ve bilimdeki bütün gelişmelere rağmen bitkilerle tedaviye dünyanın bir çok yerinde halen birincil tedavi yöntemi olarak başvurulmaktadır. Bu nedenle günümüzde bitkilerin içerdikleri fitokimyasal maddelerin tespiti sahip oldukları potansiyel antiradikal, antioksidan,antimikrobiyal ve antikanser özellikleri tespiti bilimsel cazibesini artırarak korumaya devam etmektedir. Bu tür çalışmalara katkı sağlamak amacıyla hazırlanan yüksek lisans tezinde Elazığ ve çevresinde yetişen Astragalus compactus Lam.,subps.compactus ( guni) ve endemik Verbascum diversifolium Hochst.( nizip sığır kuyruğu )bitkilerinin etenol,metanol ve su ekstraktlarının antiradikal,antikanser ve fitokimyasal bileşiklerinin belirlenmesi amaçlanmıştır.Bitkilerin abtiradikal aktiviteleri ABTS,DPPH VE OH radikallerine karşı antikanser aktiviteleri ise A 2780 insan yumurtalık kanseri ve MCF-7 insan göğüs kanseri hücre serilerine karşı belirlenmiştir. Çalışma sonuçlarına göre, V. diversifolium bütün ekstraktları ABTS radikali yok etme testinde ; V. diversifolium etanol ve metanol ekstraktları DPPH radikali yok etme testinde ; V. diversifolium metanol ekstraktı OH radikali yok etme testinde standart antioksidan BHT den daha yüksek antiradikal aktivite göstermiştir.Her iki bitkininde toplam fenolilk , toplam flavonoit, toplam proantosiyanidin,alfatokoferol,fitositeroller ve doymamış yağ asitleri bakımından zengin oldukları saptanmıştır.Antikanser analiz sonuçlarına göre ise her iki bitkininde artan doza bağlı olarak yüksek anti kanser aktiviteye sahip oldukları anlaşılmıştır. Bu yüksek lisans tezinden elde edilen bütün sonuçlar ışığında Elazığ ve çevresinde yetişen Astragalus compactus subsp.compactus ( guni )ve endemik Verbascum diversifolium ( nizip sığır kuyruğu) bitkilerinin in vitro antiradikal ve antikanser aktiviteleri ile içerdikleri fitokimyasal bileşikler açıklığa kavuşturularak literatüre kazandırılmıştır.

AntikanserAstragalus compactusFitokimyasallar+1
Ebru Bahar Çiçek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çok duvarlı karbon nanotüp elektrot kullanılarak kare dalga voltametrisi ile 4-metiltiyo-3,5- ksilil metilkarbamat (metiyokarb) insektisitinin tayini

Sentetik pestisitlerin büyük bir parçası olan karbamatlar, genellikle insektisit olarak kullanılırlar. Karbamatlar kolin esteraz enzimini inhibe ederler. Metiyokarb karbamat grubu pestisitidir. Metiyokarb pestisitinin akut oral LD50 değeri 20 mg kg?1 dır.Bu çalışmada metiyokarb pestisitinin yükseltgenme davranışı, camsı karbon elektrot (GCE) ve çok duvarlı karbon nano tüp elektrot (MWCNTPE) ile farklı voltametrik yöntemler kullanılarak araştırıldı. Metiyokarbın voltametrik davranışı, H2SO4 çözeltisi ve Britton?Robinson (B?R) tamponu içinde kare dalga adsorptif sıyırma voltametisi (SWAdSV) ve dönüşümlü voltametri (CV) kullanılarak incelendi. Analitik çalışmalar için optimum koşullar belirlendi. Metiyocarb için pik potasiyeli + 1265 mV bulundu. Deneysel sonuçlara göre destek elektrolit içinde doğrusal çalışma aralığı 1,24 ? 59,1 ?g mL?1 ve korelasyon katsayısı 0,9995 olarak bulundu. Gözlenebilme sınırı (LOD) ve tayin sınırı (LOQ) değerleri sırasıyla 0,37 ve 1,24 ?g mL?1 dir. Çalışılan insektisitin tayinine girişim etkisi yapabilecek bazı metal iyonları ve diğer pestisitlerin etkileri incelendi. Geliştirilen bu yöntem nehir suyuna ve toprak numunesine uygulandı. Nehir suyu örneklerindeki çalışma aralığı 1,48 ? 55,36 ?g mL?1 (r = 0,9990) dır. LOD ve LOQ değerleri ise sırasıyla 0,45 ve 1,48 ?g mL?1 olarak bulundu. Geliştirilen yöntem % 50 metiyokarb etken maddesini içeren Mesurol ? 50 WP ticari formülasyonuna uygulandı. Metiyokarb % 50,21 ? 3,52 (N=3, % 95 güven seviyesinde) bulunmuş olup, bağıl hata % 0,41 olarak hesaplandı. Sonuçların HPLC ile bulunan saonuçlar ile uyumlu olduğu görüldü.

Cansu Bilgin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı yeni pürin türevlerinin sentezi, yapılarının aydınlatılması ve biyolojik aktivitelerinin incelenmesi

Bu çalışmada, biyolojik aktivite gösteren ve 9 konumunda farklı alkil grupları taşıyan bazı yeni pürin türevleri sentezlenmiştir. 6-Kloropürinin potasyum tiyosiyanür ile verdiği yer değiştirmesi tepkimesinden 6-tiyosiyanato-9H-pürin bileşiği elde edilmiştir. 6-Tiyosiyanato-9H-pürin bileşiğinin potasyum karbonat ve alkil halojenürler ile tepkimesi sonucu 9-alkil-6-tiyosiyanato-9H-pürin bileşikleri elde edilmiştir. 6-Kloro-9-alkil-9H-pürin bileşiklerinin 5-aminotetrazol ile tepkimesi sonucu [9-alkil-N-(1H-tetrazol-5-il)-9H-pürin-6-amin] bileşikleri; 1-metil-5-merkaptotetrazol ile tepkimesi sonucu da [9-alkil-6-(1-metil-1H-tetrazol-5-iltiyo)-9H-pürin] bileşikleri sentezlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları spektroskopik yöntemlerle (FT-IR, 1H-NMR, 13C-APT, HR-MS) aydınlatılmıştır. Sentezlenen bileşiklerin antimikrobiyal aktiviteleri ve DNA ile etkileşimleri incelenmiştir.Anahtar Kelimeler : Pürin türevi, antimetabolit, tetrazol, DNA etkileşimi, antimikrobiyal aktivite

Gülay Dilek Çelik
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Selenyum içeren heterosiklik yeni bileşiklerin sentezi

Bu çalışmada biyolojik etkinlik gösterebilecek polifonksiyonel grupların bağlı olduğu sikloheptaselenofen-2-il benzamit türevleri ve sikloheptaselenopirimidin türevleri sentezlendi.Bu amaçla Gewald metodunu kullanarak, sikloheptanon, malonitril ve metalik selenyumun reaksiyonu sonucunda 2-amino-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-3-karbonitril sentezlenmiştir. 2-amino-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-3-karbonitril' in benzoil klorür türevleri ile reaksiyonu sonucunda N-(3-siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-benzamit, N-(3-siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-4-florobenzamit, N-(3-siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-4-klorobenzamit, N-(3-siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-4-bromo-benzamit, N-(3-siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-4-metoksibenzamit ve N-(3- siyano-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-2-il)-4-nitrobenzamit bileşikleri elde edildi.Elde edilen 2-amino-5,6,7,8-tetrahidro-4H-siklohepta[b]selenofen-3-karbonitril' in formamit ile reaksiyonu sonucunda 6,7,8,9-tetrahidro-5H-siklohepta[4,5]seleno [2,3-d]pirimidin-4-amin, formik asit ile reaksiyonu sonucunda 1,5,6,7,8,9-hekzahidro-4H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin-4-on sentezlendi. 1,5,6,7,8,9-hekzahidro-4H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin-4-on' un POCl3 ile etkileşiminden 4-kloro-6,7,8,9-tetrahidro-5H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin elde edildi. 4-kloro-6,7,8,9-tetrahidro-5H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin' in pirolidin ile etkileşiminden 6,7,8,9-tetrahidro-4-(1-pirolidinil)-5H-siklohepta[4,5] seleno[2,3-d]pirimidin, morfolin ile etkileşiminden 6,7,8,9-tetrahidro-4-(4-morfolinil)-5H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin sentezlendi. Daha sonra 4-kloro-6,7,8,9-tetrahidro-5H-siklohepta[4,5]seleno[2,3-d]pirimidin' in hidrazin hidrat ile reaksiyonu sonucunda 1-hidrazino siklohepta(b)seleno[2,3-d]pirimidin elde edildi.Son aşamada 1-hidrazino siklohepta(b)seleno[2,3-d]pirimidin' in trimetil ortoformat ile etkileşiminden 9,10,11,12-tetrahidro-8H-siklohepta[4,5]seleno[3,2-e]-1,2,4-triazolo[4,3-c]pirimidin, NaNO2 ile etkileşiminden 9,10,11,12-tetrahidro-8H-siklohepta[4,5]seleno[3,2-e]tetrazolo[1,5-c]pirimidin bileşikleri sentezlenmiştir. Sentezlenen bileşiklerin yapıları spektroskopik yöntemler (1H-NMR, 13C-NMR, FTIR ve HR-MS ) ve element analizi ile aydınlatılmıştır.Anahtar Kelimeler : Selenofen, Selenofenilbenzamit, Selenopirimidin, Gewald Metodu

Kadir Doğanay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Jelatin hidrojellerin kontrollü gübre serbestleşmesi ve mikrobiyal gübre sistemlerinde etkinliklerinin incelenmesi

Sunulan çalışmada bir seri jelâtin hidrojel sentezlenerek kontrollü gübre serbestleştiren ve azot üreten mikrobiyal sistemlerin üretilmesi ve etkinliğinin araştırılması hedeflendi. Bu amaç doğrultusunda farklı oranlarda glutaraldehit (GA) çapraz bağlayıcısı ve jelâtin kullanılarak hazırlanan hidrojellerin jelleşme yüzdeleri, şişme/bozunma davranışları incelendi. Çapraz bağlayıcı miktarının artmasıyla jelleşme yüzdelerinin arttığı belirlendi. Tüm hidrojellerin şişme değerlerinin zamanla arttığı ve yaklaşık 48 saat sonra dengeye ulaştığı gözlendi. Çapraz bağlayıcı miktarının artması ile şişme değerlerinin azaldığı saptandı. 30ºC'de ve pH=7,4'de en çok şişen hidrojelin J-3, en az şişenin ise J-2 hidrojeli olduğu bulundu. Sıcaklık artışıyla şişme değerlerinin arttığı ve 40ºC'de en yüksek değerine ulaştığı belirlendi. Hidrojellerin düşük pH değerlerinde çok şiştiği, pH arttıkça şişme değerlerinin düştüğü ve pH=5,0'den sonra şişme değerlerinin yeniden yükseldiği saptandı. Hidrojellerin bozunma davranışları 37ºC'de ve pH=7,4'de incelendi ve jelleşme yüzdesi en düşük olan J-3 hidrojelinin 34 günde, jelleşme yüzdesi en fazla olan J-2 hidrojelinin ise yaklaşık olarak 60 günde tamamen bozunduğu gözlendi.Jelâtin hidrojellerin tarımsal uygulamaları üç farklı aşamada incelendi. İlk aşamada hidrojellere mono amonyum fosfat (MAP), ikinci aşamada amonyum nitrat (AN) yüklenerek salım çalışmaları yürütüldü. Farklı hidrojeller için MAP salımının 38 ile 55 saat, AN salımının ise 36 ile 50 saat arasında tamamlandığı saptandı. Tarımsal uygulama çalışmasının üçüncü aşamasında, seçilen bir jelatin hidrojele nitrat üretiminde etkin bir bakteri olan Pseudomonas aeruginosa-78 bakterisi yerleştrildi. Hazırlanan bu hidrojel sistemin nitrat üretim verimleri ve raf ömürleri incelendi. Hidrojel içerisine yerleştirilen bakterilerin mikrobiyal gübre olarak işlev gördükleri ve etkinliklerini 14 gün süreyle koruyabildikleri belirlendi.

Pseudomonas aeruginosa
Neşe Yoltay
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of imported and local for the determination of elements in red meat in Iraq using XRF technique

Red meat is one of the most needed and necessary foods in the world. For this reason, it has a very important commercial and social value. Meat consumption, physiological effects, pleasant taste, aroma and health due to many benefits continues to increase day by day. This study was to determine the concentrations of some macro, mineral and trace elements in five different red meat specimens produced in northern Iraq (Arbil) and imported from Australia, Ukraine, Paraguay, Moldova to northern Iraq. The red meat samples were characterized using X-ray fluorescence (XRF) spectrophotometer with Cr, Mn, Fe, Co, Ni, Cu, Zn, As, Se, Cd, Sb, Hg and Pb. The red meat samples were assayed in the solid state. According to the results obtained, the quantities of the elements in the red meat samples imported and Northern Irakta were compared. Statistical analysis of the results was performed using the SPSS program. A significant (P <0.05) difference was observed between the quantities of some of the assigned elements.

Mousa Rashıd Ali
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fonksiyonel uçlu poli (glisidil metakrilat) mikrokürelerine glukoz oksidaz enziminin immobilizasyonu

Bu çalışmada glukoz oksidaz (E.C.1.1.3.4) (GOD) enzimi poli(glisidil metakrilat) (PGMA) ve karboksilli asit uçlu poli(glisidil metakrilat) (PGMA-COOH) mikrokürelerine kovalent bağlanma ile immobilize edilmiştir. İmmobilize enzimler üzerine pH, sıcaklık ve depolama kararlılığı incelenmiştir. İmmobilize enzimler için optimum pH 7.0 olarak bulunmuştur. PGMA ve PGMA-COOH kürelerine immobilize enzimler için optimum sıcaklık sırasıyla 60 ve 50 °C olarak bulunmuştur. Maksimum reaksiyon hızı (Vmax) ve Michaelis-Menten sabiti (Km) immobilize enzimler için hesaplanmıştır. Michaelis-Menten sabiti (Km) PGMA kürelerine immobilize ve PGMA-COOH kürelerine immobilize enzimler için sırasıyla 2.44x10-2 mM ve 3.22x10-2 mM olarak bulunmuştur. Aynı şekilde maksimum reaksiyon hızı (Vmax) immobilize enzimler için sırasıyla 4,44x10-2 x M dak-1 ve 4,59x10-2 Mx dak-1 olarak bulunmuştur. Glukoz oksidazın tekrar kullanım sayısı ve depolama kararlılığı immobilizasyonu ile arttırılmıştır.Anahtar Kelimeler : Glukoz oksidaz, enzim immobilizasyonu, kovalent bağlanma

Enzim immobilizasyonu
Arzu Akdağ
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Triazol ve siklobütan halkası içeren sülfanil bileşiklerinin sentezi, deneysel ve teorik karakterizasyonu

İki aşamalı olarak planlan bu tez çalışmasının ilk adımında, dört farklı karboksilik asit hidrazit ile beş farklı izotiyosiyanat türevi etkileştirilerek toplamda yirmi adet tiyosemikarbazit elde edilmiştir. Reaksiyon ortamına sonradan KOH ilave edilerek; aril, allil, etil ve benzil sübstitüed 1,2,4-triazoller elde edilmiştir. Çalışmanın ikinci adımında, ilk basamakta elde edilen 3,4,5-trisübstitüed 1,2,4-triazoller K2CO3 içeren kuru aseton içinde 2-kloro-1-(3-metil-3-mezitil-siklobütil)-etanon ile etkileştirilerek siklobütan halkası içeren 3,4,5-trisübstitüed 1,2,4-triazol sülfanil bileşiklerine dönüştürülmüştür. Sentezlenen bu bileşikler deneysel olarak FT-IR, 1H-NMR, 13C-NMR, TGA/TDA ve UV-VIS yöntemleri ile karakterize edilmiştir. Deneysel karakterizasyon çalışmaların yanında, moleküller Gaussian paket programı ve DFT metodu kullanılarak cc-PVDZ temel seti seviyesinde teorik olarak da karakterize edilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda oluşturulan korelasyon grafiklerinden deneysel ve hesaplanan değerlerin uyum içerinde oldukları görülmüştür.

Cahit Örek
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kalkon başlatıcıları ile polimer sentezi, karakterizasyonu, dielektrik ve spektroskopik özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, ilk olarak 1-(1-Benzofuran-2-il) etanon (S1) sentezlendi. Daha sonra S1 bileşiği ile 4-hidroksi benzaldehit in reaksiyonu ile 1-(1-benzofuran-2-il)-3-(4-hidroksifenil)prop-2-en-1-on (S2) sentezlendi. Sentezlenen S2 bileşiği, klorasetil klorür ve bromasetil bromür kullanılarak açillendi ve 4-[3-(1-benzofuran-2-il)-3-oxoprop-1-en-1-il]fenilbromasetat (S3) ve 4-[3-(1-benzofuran-2-il)-3-oxoprop-1-en-1-il]fenilklorasetat (S4) bileşikleri elde edildi. Sentezlenen (S3) ve (S4) bileşikleri, atom transfer radikal polimerizasyonunda başlatıcı olarak kullanıldı. Sentezlenen bileşiklerin yapı karakterizasyonunda FT-IR, 1H ve 13C-NMR teknikleri kullanıldı. Polimerlerin termal davranışları DSC ve TGA ile belirlendi. Ortalama molekül ağırlıkları ve polidispersiteleri GPC ile ölçüldü. Frekansın bir fonksiyonu olarak polimerlerin dielektrik davranışları incelendi ve yapılarıyla ilişkilendirildi. Son aşamada sentezlenen polimerlerin fotokimyasal özellikleri UV-VIS spektrofotometre ile ölçüldü.

Polimer sentezi
Serkan Çete
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Siklododekanol grubu ihtiva eden yeni simetrik fitalosiyanin ile metal komplekslerinin sentezi ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, 4-nitroftalonitril ve siklododekanolden çıkılarak, argon atmesferi altında, 4-(dodesiloksi)ftalonitril sentezlendi. Daha sonra, 4-(dodesiloksi)ftalonitril'in Cu(II), Co(II), Ni(II) ve Zn(II) tuzları ile reaksiyonundan 2,9,16,23-tetrakis(4-(dodesiloksi))ftalosiyanato-bakır, kobalt, nikel ve çinko kompleksleri elde edildi. Sentezlenen komplekslerin yapıları FTIR, UV- görünür bölge spektrofotometresi, Termal analiz yöntemleri termogravimetrik analız (TGA) ve diferansiyel termal analız (DTA), ile incelendi. Kompklekslerin çöznürlükleri genel organik çözücülerde çok düşük olması sebebi ile, bakır ve çinko ftalosiyanin komplekslerinin elektrokimyasal özellikleri voltametrik yöntemle incelendi.

Gülden Kılıçaslan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kumarindioksi sübstitüe ftalosiyaninlerin sentezi ve karakterizasyonu

Yeni mono sübstitüe ftalonitril türevi 6,7-bisfenoksiftalonitril-3-(3-metilfenil)kumarin (6) kuru DMF'de, K2CO3 varlığında 6,7-dihidroksi-3-(3-metilfenil)kumarin (5) ve 4-nitroftalonitrilin nükleofilik yer değiştirme reaksiyonu ile hazırlandı. Metalli ftalosiyaninler (7, 8, 9, 10) [Co(Ac)2.4H2O, Cu(Ac)2.H2O, Zn(Ac)2.2H2O, Ni(Ac)2.4H2O] tuzları (6) maddesi ile DMF'li ortamda reaksiyona sokularak ftalosiyanin kompleksleri elde edildi. Ayrıca (6) maddesi, DBU katalizörü ilavesiyle argon atmosferinde metalsiz ftalosiyanin (11) elde edildi. Yeni sentezlenmiş bileşiklerin yapıları IR, UV/Vis, 1H- 13C- NMR, APT spektroskopileri ve MALDI-TOF kütle spektrometrisi ile karakterize edildi

Leyla Babali Özen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Elemental analysis for crude oil and oilfield area "soil" using ICP-OES technique

The objective of this research was to determine the concentrations of some major, minor and trace elements in nine crude oil samples from five different field (Oryx, Sarqala, TTOPCO, Tawke, Xurmala) and fourteen soil samples from eight different locations (Oryx, Sarqala, TTOPCO, Tawke, Xurmala, Kawrgosk, Erbil, Mergasor) in north Iraq. The crude oil and soil samples were analyzed for ten elements (As, Cd, Co, Cr, Cu, Fe, Mn, Ni, Pb and Zn) by using inductively coupled plasma optical emission spectroscopy (ICP-OES). Prior to the analysis by ICP-OES, all crude oil samples were completely digested by extraction induced emulsion breaking and all soil samples were completely digested in dry and wet digestion. According our results, the determined elements for Crude oil we got a minimum value for (As) was zero in TTOPCO feild and maximum value was 6.968 mg/l for (Ni) in Sarqala oil feild and for Soil samples also we got a minimum value for (As) was zero and maximum value is 1972.13 mg/L for (Fe) in Mergasor soil field. Statistical analysis of the results showed significant differences in the level of each element in different samples of different origins.

Dalaho Dhahır Hamad Hamad
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bazı sülfonil hidrazonların elektrokimyasal özelliklerinin incelenmesi ve kare dalga anodik sıyırma voltametrisi ile kalayla kurşunun birlikte tayininde kullanılması

Bu çalışmada, Nafmsmh (2-hidroksi-1-naftaldehit-N-etilmetansülfonilhidrazon) ligandı ile Nafmsmh-Cu (2-hidroksi-1-naftaldehit-N-metilmetansülfonilhidrazon-bakır) ve Nafmsmh-Ni (2-hidroksi-1-naftaldehit-N-metilmetansülfonilhidrazon-nikel) komplekslerinin sulu ortamda elektro kimyasal davranışları, camsı karbon elektrot dönüşümlü voltametri ve asılı civa damlası elektrotta kare dalga anodik sıyırma voltametrisi ile incelendi. Bu bileşikler varlığında kalay ve kurşunun kare dalga anodik sıyırma voltametrisiyle birlikte tayini için yöntem geliştirildi. Yöntemin çalışma şartları optimize edildi. Yöntemin doğruluğu sentetik su numunesine, çeşme suyuna ve Elmadağ Kargalı Çayı suyuna eklenen derişimlerin geri kazanılmasıyla kontrol edildi.Anahtar Kelimeler : Sülfonil hidrazon, elektrokimyasal özellikler, Sn2+ ve Pb2+ nın birlikte tayini

Musa Güngör
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Tarçın kabuğu (Cinnamomum verum) ve karanfil tomurcuğu (Eugenia caryophyllata) da toplam alfa, toplam beta radyoaktivite değerleri ile metal miktarları arasında ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada; Türkiye' nin 4 bölgesinden, marketlerde ve aktarlarda, açık olarak ve işlenmiş paketlenmiş olarak tüketime sunulan tarçın ve karanfil örnekleri temin edilerek toplam alfa, toplam beta radyoaktivite değerleri ile metal miktarları ölçülmüştür. Ayrıca bitkilerdeki radyoaktivite değerleri ile metal miktarları arasındaki ilişki olup olmadığı istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Tarçın ve karanfil örneklerinde, toplam alfa seviyeleri ZnS katmanlı katı bir sintilatöre, toplam beta radyoaktivite seviyeleri ise 2059 beta hassas plastik sintilatörlü algılama sistemi yardımıyla belirlenmiştir. Örneklerde Na, K, Ca, Mg, Fe, Zn, Mn, Cu, Ni, Cd, Cr, Pb, Co, Al miktarları ICP-MS kullanılarak tayin edilmiştir.

Arif Sayın
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation of electrical and thermal properties of aminated poly (vinyl chloride)-oxidized multiwalled carbon nanotube composites

Karbon nanotüpler, fiziksel özelliklerinden ve nanoteknolojide çok fazla alanı kapsayan birçok uygulama olanağı sunduğundan dolayı rağbet görmektedirler. Bu çalışmada poli (vinil klorür)-çok duvarlı karbon nanotüp kompozitlerinin termal ve elektriksel özellikleri incelenmiştir. Ağırlıkça % 2, % 5, % 8 ve % 11 oranlarında karboksilli MWCNT, %10.77 amin grubu içeren aminlenmiş PVC' nin THF içerisinde hazırlanmış çözeltisine eklendi. Bütün kompozitler homojenize olması için sonike edilerek ve ardından etanolde çöktürülürek hazırlandı. Aminlenmiş PVC / % 4, % 8 ve % 12 oranlarında karboksilli MWCNT kompozitleri, sırasıyla %1, %3, %5, %8 ve %11 oranlarında nanografitle doplama yapıldı. Sentezlenen tüm kompozitler FT-IR, DSC, TGA ve SEM ile karekterize edildi. Hem aminlenmiş PVC / karboksilli MWCNT kompozitleri hem de nanografit ile doplanmış kompozitlerin farklı sıcaklık ve frekanslarda dielektrik ölçümleri yapıldı. Aminlenmiş PVC / karboksilli MWCNT kompozitlerinin elektriksel özelliklerinin artan karboksilli MWCNT içeriğiyle arttığı bulundu. Ancak artan freakansla azaldığı görülmüştür. Sonuçlar, artan freakansla dielektrik kaybının azaldığını ve A.C iletkenliğinin karboksilli MWCNT' lerin konsantrasyonu ile doğru orantılı olduğunu göstermiştir. Farklı sıcaklık ve frekanslarda doplanmış nanografitlerin elektriksel ölçümleri yapılmış ve nanografitle doplanmış kompozitlerin elektriksel özelliklerinin, nanografit içeriğinin artmasıyla ve frekansla ters orantılı olarak arttığı bulunmuştur. Ayrıca termal özelliklerinin de karboksilli MWCNT ve nanografit oranlarıyla doğru orantılı olduğu tespit edilmiştir.

Hassan Haruna
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Miselli ortamlarda nanotanecik oluşturulması

Bu çalışmada sodyum bis(2-etilheksil)sülfosüksinat (AOT)/heptan/su ters misellerinde sentezlenen TiO2 nanotaneciklerinden cam destekler üzerinde TiO2 filimlerinin oluşturulması için optimum koşullar araştırılmıştır. TiO2 nanotaneciklerinin sentezlenmesinde sol-jel yönteminden yararlanılmıştır ve başlangıç maddesi olarak titanyum izopropoksit (TİPO) kullanılmıştır. Miselli ortamda hazırlanan solün TİPO derişiminin ve yaşlandırılmasının, karıştırma hızının, [H2O]/[TİPO] oranının, spin kaplama hızı gibi değişkenlerin ve Ti4+ iyonları ile kompleks oluşturan bazı ligandların nanotanecik ve film oluşumuna etkileri incelenmiştir. Daldırma ve spin kaplama yöntemleri film morfolojileri bakımından karşılaştırılmış ve spin kaplama yöntemi ile daha ince gözenekli ve daha üniform filimler oluşturulabileceği sonucuna varılmıştır. TiO2 filimlerinin morfolojileri taramalı elektron mikroskobu (SEM) ile incelenmiştir. SEM incelemeleri TiO2 filminin oluşma mekanizmasının ve ayrıca filmi oluşturan tabakaların ve TiO2 kristallerinin nano boyutlu yapı taşlarının belirlenmesine imkan vermiştirAnahtar Kelimeler :Titanyum dioksit, film oluşumu, miselli ortam, nanotanecik, AOT

MiselMisel oluşumu
Zeynep Merve Ünal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Bor di-pirometen (BODIPY) merkezli floroforların elektronik yapılarının çok referanslı (MCSCF) metotlarla kuantum kimyasal incelenmesi

4,4-Difloro-4-bora-3a,4a-diaza-s-indasen (BODIPY) merkezli kromoforlar nano ölçekli pek çok aygıtın yapımında gittikçe artan bir popülerlikle kullanılmaktadır. Işıkla etkileşimi sonucu elde edilen çeşitli uyarılmış hallerin rol aldığı bu moleküler boyuttaki cihazların rasyonel tasarım ilkeleriyle geliştirilebilmesi için, merkez kromofor BODIPY'nin temel ve uyarılmış hallerinin yapısal ve elektronik özelliklerinin detaylı bir şekilde anlaşılması gereklidir. Yapılan çalışmada BODIPY merkezi ve tetra metil BODIPY için DFT ve TD-DFT hesapları ile karşılaştırmalar sunulmuştur. MCSCF tekniği ile haller arası geçişlerin nasıl olabileceğine dair geometrik ve enerjetik parametreler kullanılarak öngörülerde bulunulmuş ve bu uyarılmaların anlaşılmasına ışık tutacak dikey ve adiabatik geçişler incelenmiştir. BODIPY merkezinin güçlü floresans özelliği göstermesine bağlı olarak temel singlet ve en düşük singlet uyarılmış yüzeyler arasında konik kesişim bulunamamıştır. Bu durumda BODIPY merkezinin modifikasyonu ile yüzeylerin birbirlerine en yakın olduğu geometri belirlenmiştir. BODIPY kromoforu hakkında MCSCF tekniği ile yapılan temel ve uyarılmış hal analizleri pratik fotodinamik tedavi uygulamalarında kullanımı mümkün olan bir sınıf dik BODIPY dimeri hakkında önemli bulgulara ulaşılmasını sağlamıştır. Fotodinamik terapide kullanılabilecek moleküller için dizayn prensipleri geliştirilerek kolay sistemler arası geçiş sonucu singlet oksijen oluşum performansları kuantum mekanik metotlar ile test edilmiştir. Dik BODIPY türevlerinin uyarılmış hal dalga fonksiyonları derinlemesine incelenmiştir. En düşük singlet uyarılmış yüzeyde normal HOMO?LUMO tek elektron geçişi dışında görülen ilgi çekici elektronik yapı özelliği sayesinde ağır atom olmadan bazı dik BODIPY dimerlerinin singlet oksijen oluşumunda kullanılabileceği önerilmiştir. Ayrıca BODIPY merkezinin modifikasyonu ile modellenen ve daha uzun dalga boyunda soğurma özelliği gösteren yeni sınıf indasen türevlerinin de singlet oksijen oluşturmada kullanılabilecek aday moleküller olduğu gösterilmiştir.Anahtar kelimeler : BODIPY, Uyarılmış hal, Kromofor, Floresans, Konik kesişim, MCSCF, PDT, Singlet oksijen

KromoforSinglet oksijen
Selin Duman
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

2-merkapto-6-metil pirimidin-4-hidroksi grubu ihtiva eden yeni tip ftalosiyanin komplekslerinin sentezi, karakterizasyonu ve elektrokimyasal özelliklerinin incelenmesi

Ftalosiyaninler, dört iminoizoindolin biriminden oluşan 18-π elektron delokalizasyonuna sahip makrosiklik bileşiklerdir. Bu bileşiklerin, sahip oldukları ilginç elektronik yapıları, kararlılıkları, fiziksel ve kimyasal özellikleri sebebiyle çok sayıda teknolojik alanda uygulama potansiyelleri bulunmaktadır. Bu özelliğinden dolayı birçok çalışma grubu tarafından ftalosiyanin türevlerinin sentezi ve özelliklerini inceleme çalışmaları her geçen gün artmaktadır. Bu çalışmada ftalimidden yola çıkılarak sırası ile 4-nitroftalimid, 4-nitroftalamid ve 4-nitroftalonitril bileşiği sentezlenmiştir. 4-nitroftalonitril bileşiği de 2-merkapto-6-metilpirimidin-4hidroksi bileşiği ile reaksiyonu sonucunda 4-((4-Hidroksi-6-metil pirimidin-2-il)tiyo)ftalonitril bileşiği sentezlendi. 4-((4-Hidroksi-6-metil pirimidin-2-il)tiyo)ftalonitril bileşiğinin yapsı erime noktası, FT-IR, 1H NMR ve 13C NMR spektroskopisi yöntemleri ile aydınlatıldı. Yeni sentezlenmiş olan bu bileşik ile Co(ll), Ni(ll), Cu(ll), ve Zn(ll) asetat tuzları kullanılarak metalli ve metalsiz bisfitalosiyanin kompleksleri sentezlendi. Sentezlenmiş olan bu komplekslerin oluştukları, elementel analiz, IR, UV-görünür bölge spektroskopisi yöntemleri ile aydınlatıldı. Komplekslerin, termal davranışları termogravimetrik analiz (TGA) ve diferansiyel termal analiz (DTA) ile incelendi. Anahtar Kelimeler : Ftalosiyanin, 4-Hydroxy-2-mercapto-6-methylpyrimidine, 4-((4-Hidroksi-6-metil pirimidin-2-il)tiyo)ftalonitril, elektrokimya, Kobalt ftalosiyanin, Nikel ftalosiyanin, Bakır ftalosiyanin, Çinko ftalosiyanin, dönüşümlü voltametri, termal analiz.

Yunus Emre Kadakal
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ni merkezli geçiş metali kompleksleri ile oksijen aktivasyonu mekanizmalarının kuantum kimyasal incelenmesi

Bu çalışmada, [Ni(H)(OH)]+ kompleksi ile oksijen aktivasyonu mekanizmalarıkuantum kimyasal metotlarla incelenmiştir. Daha önceki deneysel çalışmalardaoksijen molekülünün [Ni(H)(OH)]+ kompleksi ile aktivasyonu gerçekleştirilmiş,teorik çalışmalarda da kompleksin kuartet (Q1) halinin reaksiyonda reaktifkendublet (D0) halinin ise inert olduğu gösterilmiştir. Bu çalışmada, aktivasyonmekanizması ürünlerinin oluşmasında anahtar rol oynayan hidroperoksit araürününün oluşumuna kadar geçen süreç aydınlatılmaya çalışılmıştır.Reaktantların kompleksleşme basamağında oluşan altılı, dörtlü ve ikili spinsimetrisine sahip başlangıç kompleksi incelenmiştir. Reaksiyonun ikincibasamağında, dörtlü ve ikili spin yüzeylerinde Ni merkezinden redoks aktif OHligandı oksijenine elektron transferi gerçekleştiği görülmüştür. Bu yenimolekülden ise reaksiyonda bir geçiş hali üzerinden hidroperoksit ara ürününüoluştuğu gözlemlenmiştir. Reaksiyonda etkin olan spin yüzeyinin uygun enerjibariyerine sahip olması nedeniyle kuartet olduğu, dublet halin ise reaksiyonugerçekleştiremediği görülmüştür. Daha sonra enerjetik olarak birbirine yakınfarklı spin yüzeylerinin potansiyel enerji yüzeyleri arasında kesişim noktasıhesabı yapılmıştır. Buna göre, altılı ve dörtlü spin yüzeyindeki başlangıçkompleksleri arasında bir kesişim noktası bulunmuştur. Bu spin yüzeylerininbirbirine dönüşümü hakkında fikir vermesi amacıyla spin orbital eşleşme hesabıyapılmıştır. Spin orbital eşleşme sabitinin çok düşük olması bu spinyüzeylerinin birbirine dönüşmeyeceğini göstermiştir. Bu sonuç, reaksiyonugerçekleştiren kuartet spin yüzeyinin, reaktantların kompleksleşmebasamağında oluşan dörtlü spin halinin olduğunu göstermiştir.

Gökçe Alıcı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Biyoatıklarla toksik eser elementlerin önderiştirilmesi ve tayininde analitik parametrelerin optimizasyonu

Bu çalışmada, ppb düzeyindeki toksik eser metallerin önderiştirilerek ppm düzeyine çıkarılması ve tayin edilmesinde kullanılmak üzere, ekonomik ve çevre dostu biyokütle temelli aktif karbon sentezi hedeflenmiştir. Bu amaçla, ananas yaprağı, elma posası, muz salkımı, portakal posası, zeytin çekirdeği, fındık, hindistan cevizi, nar, fıstık, badem, ceviz, muz ve portakal kabuğu gibi zirai atıklar, H2SO4 ve sitrik asit gibi kimyasal maddelerle modifiye edilerek, yüksek sıcaklıklarda piroliz sonucu aktif karbonlar elde edilmiştir. Böylece hazırlanan adsorbanlar, FTIR, SEM, EDX ve BET yöntemleri ile karakterize edilmiştir. Önderiştirme basamağında, analitik parametrelerin optimizasyonu için çalışma pH 'ı, karıştırma süresi ve ilk hacim gibi şartlar çalışılmıştır. Sentezlenen adsorbanlar, optimize edilen şartlarda, doğal sularda ppb düzeylerinde bulunan Cd, Pb, Ni, Cr ve U gibi toksik elementlerin tayinde önderiştirme amacıyla kullanılmıştır. Buna göre sülfürik asitle modifiye edilmiş fıstık ve ceviz kabuğu için pH:6, badem kabuğu için pH:4 ve muz kabuğu için pH:3 optimum değer olarak bulunurken, karıştırma süresiyle ilgili olarak: muz kabuğu için 30, diğerleri için 45 dakika en iyi değer olarak bulunmuştur. Sitrik asitle modifiye edilmiş adsorbanlarda; badem ve ceviz kabuğu için pH:4, muz kabuğu için pH:6 ve portakal kabuğu için pH:3 optimum değer olarak belirlenirken, karıştırma süreleri ilgili olarak, badem ve ceviz kabuğu için 45, muz ve portakal kabuğu için ise 60 dakika yeterli bulunmuş, ve ilk hacimin etkisi için 150 mL çalışılan bütün adsorbanlarda uygun tespit edilmiştir. Ölçümlerde, çoklu element tayininin aynı anda yapılabildiği ICP - MS yöntemi kullanılmıştır. Optimum şartlardaki önderiştirme işlemlerinin uygulanmasıyla, doğal sulardaki Cd, Pb, Ni, Cr ve U derişimleri sırasıyla 0.05 – 0.70, 0.1 – 6.5, 0.3 – 19, < ts(0.5) – 15.0 ve 0.02 - 55 ng / mL aralığında bulundu. Van gölünde uranyum hariç, bulunan konsantrasyonlar çalışılan bütün elementler için Dünya sağlık örğütünün müsaade ettiği sınır değerlerinin altında gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Biyokütle, Önderiştirme, Toksik metal, Katı faz ekstraksiyonu, ICP-MS

Maruf Hurşit Demirel
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kitosan'ın aşılanması ve bazı metal iyonlarını tutma özellikleri

Bu çalışmada, toz kitosan akrilamit (AA), metakrilamit (MAM) ve diasetonakrilamit (DAAM) monomerleriyle atom transfer radikal polimerizasyonu yoluyla aşılandı.Bu yöntemle, kitosanın primer OH grupları önce klorasetilklorürle reaksiyona sokuldu. Sonra klorasetil gruplu kitosan makrobaşlatıcı olarak kullanılıp 2,2'-bipiridin / CuCI katalizör sistemi yanında akrilamit (AA), metakrilamit (MAM) ve diasetonakrilamit (DAAM) ile aşılandı.Aşı kopolimerleri element analizi ve IR teknikleriyle karakterize edildi.Ayrıca kitosandan elde edilen aşı kopolimerlerin Cu2+, Co2+, Ni2+ ve Cd2+ metal iyonlarını tutma özellikleri atomik absorpsiyon spektrofotometresi yardımıyla belirlendi ve sonuçlar tartışıldı.

Atom transfer radikal polimerleşmesiAşı kopolimerleriKitosan
Emrullah Çataldaş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni diimin, triimin ve heksaimin Schiff bazlarının sentezi ve katı hal iletkenliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada önce 4- nitro-1,2-fenilendiamin` in salisilaldehit, 5-klorosalisilaldehit ve 5-metilsalisilaldehit etkileşmesi sonucu üç Schiff bazı S-1, S-2, S-3 sentezlendi. Bu Schiff bazlarının nitro grupları Na2 S2 O4 ile indirgendi. Oluşan amino bileşiklerin 2-hidroksi-1-naftaldehit ile tepkimesi sonucu N-1, N-2, N-3 bileşikleri, terafitaldialdehit ile tepkimesinden T-1, T-2 ,T-3 bileşikleri sentezlendi. Bileşiklerin yapıları element analizi, IR, 1H-NMR, 13C -NMR yapılarak aydınlatıldı. Bileşiklerin katı hal iletkenliği van der Pouw tekniği ile belirlendi.Anahtar Kelimeler: Schiff Bazı, diiminler, hekzaiminler, indirgeme, katı hal iletkenliği.

Katı fazSchiff bazlarıİletkenlik+1
Elif Gündoğan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Moleküler difüzyon yatkınlığı taşıyan aşı kopolimerlerin sentezi; termal, elektriksel ve kendini tamir edebilme özelliklerinin incelenmesi

Bu çalışmada, önce literatürde verilen metoda göre 4-vinil benzilakol'un hazırlanmasından sonra yapıdaki hidroksil grubu üzerinden 2-bromoizobütiril bromür ile açilleme reaksiyonu gerçekleştirildi. Sentezlenen monomer ile stiren'in serbest radikalik polimerizasyon yöntemiyle kopolimerleri hazırlandı ve çalışmalarda makrobaşlatıcı olarak kullanıldı. Amit yan gruplu monomer hazırlamak amacıyla OH ve NH2 grupları taşıyan organik yapılar ile asetik anhidrit'in tepkimesinden hazırlanan amit ve serbest OH uçlu yapılar sentezlendikten sonra akriloilklorür ile tepkimelerinden yeni monomerler hazırlandı. Sentezlenen monomerler daha önce hazırlanan kopolimerlerin makrobaşlatıcı olarak kullanılmasıyla ATRP yöntemiyle aşı kopolimerler hazırlandı. Sentezlenen polimerlerin yapı karakterizasyonunda FT-IR, 1H ve 13C-NMR teknikleri kullanıldı. Polimerlerin termal davranışları DSC ve TGA ile belirlendi. Farklı ısıtma hızlarındaki bozunma eğrilerinden yararlanılarak polimerlerin Flyn-Wall-Ozawa metoduna göre termal bozunmasına yönelik aktivasyon enerjileri hesaplandı. Tez kapsamında iki fazlı supra moleküllerde yumuşak matris içindeki tersinir hidrojen bağ özelliğinden kendi kendini iyileştirme davranışı araştırıldı. Aşı kopolimerlerden hazırlanan numuneler iki parçaya ayrıldı ve bu iki parça daha sonra bir araya getirilerek bir dakika bekletildi. Farklı zaman aralıklarında iyileşmesi görülen numuneler SEM ve DMA teknikleriyle karakterize edildi. Yapılan ölçümlerle zamana karşı iyileşme yüzdeleri belirlendi. Polimerlere yarı iletken özellik kazandırmak için farklı oranlarda ticari olarak temin edilen nanografen ile kompozitleri hazırlandı. Poli[4-(2-bromoizobütiroilmetil)]stiren ve poli(3-asetamidopropil akrilat) homopolimerleri hazırlandı ve bu polimerlerin ve kompozitlerinin dielektrik özellikleri sıcaklık ve frekansa bağlı olarak incelendi. Hazırlanan kompozitlerin dc iletkenlik özellikleri incelendikten sonra en yüksek oranı için akım-voltaj grafikleri alınarak diyot olma özelliği araştırıldı. Ayrıca empedans analizör ile entegreli bir sistemde diyot özellik gösteren polimer kompozitlerin akım (I)-voltaj (V), voltaj-kapasitans, seri direnç ve iletkenlik değerleri incelendi.

Fatih Biryan
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Setil alkolün inorganik esaslı mikrokapsüllerinin hazırlanması ve faz değiştirici malzeme (FDM) davranışının incelenmesi

Bu çalışmada yağ alkolü olan setil alkol (CH3(CH2)15OH), tiyanyum-n-bütoksit (TNBT) ile koaservasyon metoduyla mikrokapsüllendi. Bu çalışmanın en başında yapısal ve termal analizlerle setil alkolün faz değiştirici malzeme (FDM) özelliğine uygun olduğu belirlendi ve setil alkol TNBT ile mikrokapsüllendi. Çalışmanın ikinci aşamasında barit, boron nitrit, mermer tozu ve uçucu kül ile ayrı ayrı katkılandırılıp TNBT ile mikrokapsüllenen maddelerden bir seri hazırlandı. Son aşamada ise yapısal ve termal özellikleri incelenmek üzere hem mikrokapsüllenmiş FDM hem de kompozit yapılı mikrokapsüllenmiş FDM'lerin FT-IR, DSC, TGA ve SEM cihazlarında analizleri yapıldı. Termal çevrim testine tabi tutulduktan sonra termal çevrim öncesi ve sonrası aynı analizler yapılarak yapısal ve termal özellikleri karşılaştırıldı. Yalıtım malzemesi olarak kullanıp kullanılmayacağı araştırıldı. Yapısal ve termal özellikleri karşılaştırılan bu numunelerin en uygun olanının barit ve boron nitrit ile katkılandırılıp mikrokapsüllenmiş olan numuneler olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: FDM (Faz Değiştirici Malzemeler), setil alkol, TNBT, kompozit

Serap Karabulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dietanol amin yan grup taşıyan stiren ile benzil metakrilat kopolimerlerinin bazı geçiş metalleri ile komplekslerinin hazırlanması ve karakterizasyonu

Bu çalışmada, 4-klorometil stiren dietanol amin ile reaksiyona sokularak 4-dietanolaminometil stiren (DEAMSt) monomeri hazırlandı. Daha sonra, 4-dietanolaminometil stiren (DEAMSt) monomeri ile benzil metakrilat (BMA) monomer içeren üç farklı bileşimde kopolimerleri serbest radikal polimerizasyon yöntemiyle 60 ° C'de 1,4 dioksan çözücü ve AIBN başlatıcı ortamında sentezlendi. Sentezlenen kopolimerler FT-IR, 1H-NMR, element analizi, SEM, XRD, DSC ve TGA spektral teknikler ile karakterize edildi. Elde edilen bu kopolimerler ligand olarak kullanılıp Co(II), Ni(II) ve Zn(II) metal iyonları ile kompleksleri hazırlandı. Kopolimer metal kompleksleri elementel analiz, FT-IR, SEM, XRD, manyetik ölçümler ve kopolimer metal komplekslerinin termal davranışları TGA, DTA ve DSC teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Kopolimerlerdeki DEAMSt ve BMA'ın bileşimleri 1H-NMR spektrumları ile belirlendi ve kopolimerlerdeki % DEAMSt bileşimleri sırasıyla (0.23, 0.49, 0.70) olarak bulundu. Ayrıca kopolimer-metal komplekslerinin manyetik ölçümlerine göre Ni(II) ve Co(II) komplekslerinin paramanyetik, Zn(II) metal kompleksini ise diyamanyetik olduğu bulundu ve metal komplekslerin tetrahedral yapıya sahip olduğu görüldü. Komplekslerdeki ligand: metal oranları 2: 1 olarak bulndu. Hem Poli(DEAMSt0.49-ko-BMA) hem de Poli(DEAMSt0.49-ko-BMA)-Zn kompleksi, çeşitli sıcaklıklara kadar ısıtıldı. Sıcaklık arttıkça, hidrojen bağından kaynaklanan 3125-3429 cm-1'de O-H germe bantlarının yoğunluğunda bir azalma ve yüksek frekanslara kaydığı gözlendi. XRD analizi ile ligandların ve metal komplekslerin amorf yapıda oldukları bulundu ayrıca kopolimer metal kompleksler 100 0C'de 1 saat ısıtılarak komplekslerin kristal yapı gösterdikleri görüldü. Jel Geçirgenlik Kromotografisi (GPC) ile Poli(DEAMSt0.23-ko-BMA) ve Poli(DEAMSt0.49-ko-BMA) polimerinin ağırlıkça ortalama molekül ağırlığı ve heterojenlik indisi tayin edildi. Poli(DEAMSt0.70-ko-BMA) ligandı herhangi bir çözücüde çözünmediği için GPC analizi yapılamadı. Muhtemelen 4-dietanolaminometil stiren birimleri kopolimerde arttıkça kopolimerde çözünürlüğün sınırlandığı anlaşıldı. Element analizi ile kopolimer ve metal komplekslerde ki C, H, N % yüzde değerleri bulunup molekül formülleri oluşturuldu ve SEM/EDX leri alınarak komplekslerde ki metal yüzdeleri mol olarak tayin edildi. Sonra SEM görüntüleri alınarak ligandlar ve metal komplekslerin morfolojik yapıları belirlendi. Metal komplekslerinin SEM ve XRD analizi, metal iyonlarının ligandın yapısına katıldığını doğruladı. Daha sonra ligandlar ve kopolimer-metal komplekslerinin dielektriksel özellikleri (dielektrik sabiti, dielektrik kayıp faktörü ve iletkenlik) frekansın bir fonksiyonu olarak araştırıldı. Dielektrik sabiti ve Dielektrik kayıp faktörü değerleri frekans artışı ile azalırken, iletkenlik değerleri frekans artışı ile artmıştır. Anahtar Kelimeler: Ligand, Polimer-Metal Kompleks, Dielektiriksel Özellikler, Kopolimer, Manyetik Ölçümler.

Fethiye Öksüz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The new melatonin dervative, its some biological activities and HPLC application

In this study, it is aimed to synthesize a new derivative of melatonin and evaluate the biological properties of this new derivative as well as to develop a new method for analyzing HPLC. In the first step, the new derivative of this compound was prepared with benzyl chloride. The purity control of the obtained derivative was made by means of melting point and the chemical structure was confirmed by IR, 1H NMR and 13C-NMR spectral analyses and results with elemental analysis were supported. In the second step, antimicrobial and antioxidant properties of synthesized melatonin derivative were investigated using different microorganism and antioxidant methods. In the last step, the method for the analysis of the new derivative in biological sample by HPLC-UV was developed.

Srwa Hashım Mohammed Al-nabawı
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İmin ve kalkon yan gruplar taşıyan metakrilat polimerlerinin sentezi, termal, elektriksel ve biyolojik özellikleri

Bu tez çalışması kapsamında, yan grubunda Schiff bazları ve kalkon içeren polimerler sentezlendi. İlk aşamada, 4-aminoasetofenon ile sübstitüe benzaldehitlerin (4hidroksibenzaldehit, 5-bromosalisilaldehit) reaksiyonu sonucu 1-(4-{[(1E)-(5-bromo-2hidroksifenil)metilen]amino}fenil) etanon (1a) ve 1-(4-{[(1 E)-(4-hidroksifenil)metilen] amino}fenil) etanon (2a) schiff bazları sentezlendi. Sentezlenen Schiff bazları (1a, 2a) bileşikleri metakriloil klorür ile reaksiyona sokularak imin monomerleri (1m, 2m) elde edildi. İmin monomerleri (1m, 2m) AIBN ortamında 70 oC'de polimerleştirilerek poliiminleri elde edildi. Bu çalışmanın ikinci aşamasında ilk olarak, 4'-aminoasetofenon ile sübstitüe benzaldehitler (4-florobenzaldehit, 4-klorobenzaldehit, 4-bromobenzaldehit, 4klorobenzaldehit, 4-metoksibenzaldehit, 2,4-dimetoksibenzaldehit, 2,4,5trimetoksibenzaldehit) reaksiyona sokularak 4'-amino-(sübstitüe)kalkon (3a, 4a, 5a, 6a, 7a, 8a) bileşikleri sentezlendi. Daha sonra 4'-amino-(sübstitüe)kalkon bileşikleri metakriloil klorür ile reaksiyona sokularak kalkon monomerleri (3m, 4m, 5m, 6m, 7m, 8m) elde edildi. Kalkon monomerleri, AIBN ortamında 70 oC'de polimerleştirilerek polikalkonları (3P, 4P, 5P, 6P, 7P, 8P) elde edildi. Kalkon ve Schiff bazı bileşikleri ile monomerlerinin yapıları FT-IR, 1H-NMR, 13CNMR, 13C-APT NMR teknikleri kullanılarak karakterize edildi. Poliiminlerin ve polikalkonların yapıları ise FT-IR, 1H-NMR kullanılarak aydınlatıldı. Polimerlerin termal davranışları DSC ve TGA ile incelendi ve sonuçlar birbiriyle karşılaştırıldı. Polimerlerin optiksel özellikleri UV-Vis spektroskopisi ile incelendi. Sentezlenen polimerlerin taşıdığı polar fonksiyonel grupların bazı dielektrik davranışlarına olan katkısı frekansa bağlı olarak impedans analizörle incelendi. Farklı ısıtma hızlarındaki bozunma eğrilerinden yararlanılarak polimerlerin Flyn-Wall-Ozawa metoduna göre termal bozunmasına yönelik aktivasyon enerjileri hesaplandı. Polimerlerin yüzey morfolojileri ise SEM görüntüleriyle belirlendi. Polimerlerin biyolojik aktiviteleri disk difüzyon yöntemiyle incelendi. Anahtar Kelimeler: Serbest Radikal Polimerizasyonu, İmin, Kalkon, Termal Özellikler, Dielektrik Özellikler, Biyolojik Aktivite.

Adnan Solmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Poliamidoamin dendrimerleri ile modifiye edilmiş süperparamagnetik demir oksit nanopartiküllerin hazırlanması ve bazı ağır metallerin ve boyar maddelerin adsorpsiyonunda kullanılması

Bu çalışmada, süperparamanyetik demir oksit nanopartikül temelli iki yeni adsorbentin sentezlenmesi ve sentezlenen bu adsorbentlerin bazı ağır metal ve boyar maddelerin sulu çözeltiden uzaklaştırılmasında kullanılması amaçlanmıştır. Adsorbent sentezi için ilk önce demir oksit nanopartiküller sentezlenmiştir. Ardından nanopartiküllerin kararlılığını sağlamak için silika ve aminopropiltrietoksisilan ile kaplanmıştır. Kaplama işleminden sonra nanopartiküller poliamidoamin dendrimeri ve amonyum purpurat ile modifiye edilerek birinci adsorbent elde edilmiştir. Poliamidoamin dendrimeri ve amonyum purpurat ile modifikasyon işlemi ikinci kez tekrar edilerek ikinci adsorbent de elde edilmiştir. Adsorbentlerin sentez aşamalarında her basamaktan sonra karakterizasyon işlemleri yapılarak sentezin doğruluğu kanıtlanmıştır. Hazırlanan her iki adsorbent, Pb(II), Ni(II), Co(II) ve Cr(III) ağır metalleri ile Alizarin Sarısı ve Eriokrom Siyahı T boyarmaddelerinin sulu çözeltiden uzaklaştırılmasında kullanılmıştır. Adsorpsiyona temas süresinin, sıcaklığın, pH'ın, adsorbent miktarının ve başlangıç konsantrasyonunun etkileri incelenmiş olup adsorpsiyon verileri Langmuir ve Freundlich adsorpsiyon izotermlerinde değerlendirilmiştir. Langmuir ve Freundlich sabitleri hesaplanmıştır. Ayrıca deneysel çalışmalar sonucu elde edilen kinetik veriler Pseudo birinci ve ikinci derece hız denklemlerine uygulanarak adsorpsiyonların hız sabitleri hesaplanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre adsorbentler hem ağır metallerin hem de boyarmaddelerin uzaklaştırılmasında etkili olmuşlardır. Adsorpsiyon işlemlerinin tamamlanmasının ardından tez çalışmasında sentezlenen nanopartiküllerin antibakteriyel etkisi de incelenmiştir. 9 farklı bakteri kullanılarak dilüsyon yöntemiyle antibakteriyel etkileri belirlenmiştir. Çalışmada sentezlenen nanopartiküllerin, bazı bakteri türlerine karşı antimikrobiyal etkilerinin de olduğu kanıtlanmıştır. Anahtar Kelimeler: demir oksit nanopartiküller, PAMAM, adsorpsiyon, müreksit, ağır metal, boyarmadde, dendrimer, antimikrobiyal etki.

Selma Ekinci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00