
2,345
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Sürdürülebilirlik bağlamında mimaride güneş enerjili etken sistemlerin tasarım öğesi olarak değerlendirilmesine yönelik bir yaklaşım
ÖZETHayatın birçok alanında değişimi öngören sürdürülebilirlik felsefesi; insan işlevlerinin bellikonfor koşulları içinde yapabilmesi için tasarlanan yapılara da yeni birçok ölçütgetirmektedir. Her türlü kaynak tüketiminin azaltılması, fosil enerji kullanımınınsınırlandırılması, zararlı atıkların denetlenmesi gibi ilkeleri benimseyen sürdürülebiliryapılarda, temiz enerji kaynaklarının kullanımının arttırılması, tasarıma yeni açılımlargetirmektedir.Güneş, taşıdığı büyük potansiyel ve özgür dağılımından dolayı yapılarda birçok ayrı biçimdekullanılabilen önemli bir yenilenebilir enerji kaynağıdır. Güneş enerjili etken sistemlerinyapılarda ?etkin biçimde? kullanımının arttırılması; doğanın korunması ve sağlanacakekonomik yarar açısından sürdürülebilir yapılarda önemli bir alanını oluşturmaktadır. Ancak,etken sistemler, toplaç alanlarıyla bina görünüşü üzerinde etkili olduğundan, enerji üretimininyanında, mimari sorumluluklar da yüklenmektedir. Bu açıdan yaklaşıldığında, mimari vesistem tasarımı konularının ayrı ayrı değil, tasarım sürecinde bir arada ve bütünlük içinde elealınması gereği ortaya çıkmaktadır.Güneş enerjili etken sistemlerin tasarım öğesi olarak değerlendirilmesine yönelik biryaklaşımı geliştirmeyi amaçlayan bu çalışmanın bölümleri aşağıda özetlenmiştir.1. Bölümde, konunun araştırılma nedenleri ve gerekliliği açıklanmıştır.2. Bölümde, sürdürülebilirlik kavramı çıkış nedenleriyle birlikte incelenerek, yapıya getirdiğiyeni ölçütler tanımlanmış ve güneş enerjili etken sistemlerin yeri ve önemi belirlenmiştir.3. Bölümde, yapılarda yaygın olarak kullanılan güneş enerjili su ısıtma ve Pv sistemlerayrıntılarıyla incelerek, verim gereksinimleri ortaya konmuş ve tasarım süreçleri mimari alanayönelik olarak sistematikleştirilerek şemalar oluşturulmuştur.4. Bölümde, mimari estetik, yapı biçimlenmesi konuları incelenerek, etken sistemlerin yapıgörünüşüne etkileri belirlenmiş ve günümüzde yaygın olarak kullanılan yapı bütünleşik etkensistemler ayrıntılı olarak incelenmiştir.5. Bölümde, 3. bölümde oluşturulan sistem tasarım süreci ile yapı tasarım süreci, bir aradadeğerlendirilerek bütünleşik tasarım kapsamında; güneş enerjili etken sistemleri öğe olarakdeğerlendiren bir tasarım yaklaşımı geliştirilmiştir.6. Bölümde, etken sistemlerin bir öğe olarak ele alındığı tasarım sürecinde; yapılarda, -toplaçların yerleştirileceği- yararlı yüzeylerin oluşturulmasına ve bu yüzeylerin, gereksinimduyulan enerjiyi karşılama oranlarının belirlenmesine yönelik bir yöntem geliştirilmiştir.7. Bölümde, yöntem aracılığıyla, Ankara iklim koşullarında, oluşturulan çok katlı konut yapıseçenekleri, belirlenen kabuller doğrultusunda incelenerek, yapıların yüzeyler aracılığıylaaldığı güneş enerjisinin özellikleriyle, gereksinim duyulan enerjinin özelliklerikarşılaştırılmıştır.8. Bölümünde ise çalışmayla elde edilen sonuçlar ve öneriler sıralanmıştır.Anahtar kelimeler: Güneş enerjili etken sistemler, güneş enerjili su ısıtma sistemleri, PvSistemler, Yapı bütünleşik etken sistemler, Enerji etkin yüzeyler.
İstanbul'da karma kullanımlı yüksek yapılar üzerine karşılaştırmalı bir irdeleme
Karma kullanımlı yüksek yapıların yapımında, tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye'de özellikleson dönemlerde artış olduğu görülmektedir. Yüksek yapı kavramı ile karma kullanımlı yapıkavramının bir bileşkesi sonucu ortaya karma kullanımlı yüksek yapılar kavramı çıkmaktadır.Bu yapıların oluşum gerekçelerini ve gelişimlerini irdelemek için öncelikle ilk çıkış noktasısayabileceğimiz Chicago şehri ele alınmıştır. Bir sonraki bölümde ise, İstanbul'daki bu türyapılar incelenmiş, Chicago'dakilerle kıyaslanmıştır.Buna göre tez aşağıda özetlenen yedi bölümden oluşmaktadır:Tezin birinci bölümünde, araştırmanın amacı, kapsamı ve yöntemi anlatılmaktadır.Tezin ikinci bölümünde, karma kullanımlı yapıların tanımı, tarihsel gelişimi, oluşmagerekçeleri, bu bağlamda bu yapıların ilk çıkış noktası sayılan Chicago kentinin tarihselgelişimi, bu süreç içinde bu yapıların hangi konumda olduğu ve çevresiyle olan etkileşimlerianlatılmaktadır.Tezin üçüncü bölümünde, karma kullanımlı yapıların çözümlemesi yapılmaktadır. Buyapılarda bulunan fonksiyon gruplarının incelenmesinden sonra karma kullanımlı yüksekyapılara yurtdışından örnekler verilmektedir.Tezin dördüncü bölümünde, İstanbul'un tarihsel gelişimi, İstanbul'da yüksek yapıların ortayaçıkış süreçleri ile karma kullanımlı yüksek yapıların kent içinde neden yapılmakta olduğununirdelemesi yer almaktadır.Tezin beşinci bölümünde, İstanbul'da bulunan karma kullanımlı yüksek yapıların incelenmesiyapılmakta ve bu yapıların İstanbul içindeki yeri, konumu, bu kente olan etkilerianlatılmaktadır.Tezin altıncı bölümünde, daha önceki bölümlerde incelemiş olduğumuz yurtiçi ve yurdışıörnekler bağlamında, karma kullanımlı yapıların karşılaştırılması ve değerlendirilmesi yeralır.Son bölümde ise, yapılmış olan değerlendirmeler sonucunda çıkan sonuçlar yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Karma Kullanım, Yüksek Yapılar, İstanbul, ve Chicagox
Tarihsel süreç içinde malzeme cephe ilişkisi ve giydirme cepheler
Sanayileşmenin etkisi ile ortaya çıkan yeni yapı malzemeleri ve üretim teknikleri, mimarlarıcephe konusunda yeni arayışlara itmiştir. 19. yüzyıl sonrasında yüzyıllar süren mimarlıkanlayışları değişerek, yerlerini kısa süreli mimari akımlara bırakmışlardır. Sanayi devrimi ileortaya çıkan cam ve çelik gibi malzemelerin mimarlık alanına girmesi ve mimarların binadanbağımsız cephe arayışları sonucunda, yapının taşıyıcı strüktürüne giydirilen GiydirmeCepheler ortaya çıkmıştır.`Boyutsal Koordinasyon ve Standartlaştırmanın Giydirme Cepheler Üzerindeki Etkisi veÜlkemizdeki Durumu' isimli bu tez, endüstrileşmeden ve endüstrileşmenin cephe üzerindekietkisinden bahsederek, giydirme cephede kullanılan kaplama malzemelerinin boyutlarınıülkemiz açısından araştırıp, standartlaşmanın ve boyutsal koordinasyonun, bileşenlere vemimari tasarıma etkisini incelemeyi amaçlamıştır.Giriş ve sonuç bölümleri dahil 6 bölümden oluşan bu tezde birinci bölüm giriş bölümüdür.İkinci bölüm, cephe kavramı ve tarihsel süreç içerisindeki gelişimini, mimarlık için birkırılma noktası olarak alabileceğimiz, sanayi devriminden, önce ve sanayi devriminden sonraolarak incelemektedir.Üçüncü bölümde sanayileşme, sanayileşmenin yapı üretimine etkisi, endüstrileşmiş yapımincelenmiş, standartlaştırma ve boyutsal koordinasyon kavramlarından bahsedilerek, tasarımile endüstrileşmenin etkisine değinilmiştir. Avrupa' da kullanılan standartların içerikleri tezkapsamı dışında tutulmuştur.Dördüncü bölümde ise, endüstrileşmenin cephe üzerindeki etkisinden bahsedilip, çok yaygınşekilde kullanılan giydirme cephe kavramı, tarih içindeki gelişimi ve tipleri üzerindedurulmuştur.Beşinci bölümde boyutsal standartlaşmanın giydirme cephe elemanları ile olan ilişkisiülkemizde üretim yapan bazı firmalara ait boyutlar örnek olarak verilerek incelenmiş, modültasarım ilişkisine değinilmiştir. Boyutsal olarak standartlaşmanın olumlu ve olumsuz yönlerisıralanmıştır.Sonuç bölümünde ise, önceki bölümlerde yapılan değerlendirmeler sonucunda, Türkiye'de kiendüstrileşme-giydirme cephe ve tasarım süreci ile ilgili sonuçlar belirtilerek, yorumlaryapılmıştır.Anahtar kelimeler: Endüstrileşme, Modül, Standartlaşma, Boyutsal Koordinasyon,Giydirme Cephe, Cephe. Malzeme
R.M Pirsig'in nitelik düşüncesi ve mimarlık
Tez mimari üründe nitelik sorununu tartışmak amacı ile yazılmıştır. Tezin odağını R.M.Pirsig'in nitelik düşüncesi oluşturur. Pirsig'in seçilmesinin nedeni nitelik kavramı ile değersistemleri, deneyim ve teknoloji arasında kurduğu özgün ilişkinin, mimari üründe nitelik içinanahtar bir okuma yapılmasına olanak sağlayacağının düşünülmesidir.İlk bölümde R.M. Pirsig'in yaşamı ve çalışmaları tanıtılmış, ek olarak 20. yüzyılın nitelikbağlamındaki önemi aktarılmaya çalışılmıştır.İkinci bölümde R.M. Pirsig'in nitelik düşüncesinin mimarlık ile ilişkilenebilecek alt başlıklarıseçilmiş ve seçilen bu alt başlıklar ayrı bölümler halinde mimarlık ile ilişkilendirilerektartışılmıştır.Üçüncü bölümde, Türkiye de yaşamakta olduğumuz fiziksel çevrede oluşan niteliksizliğinneden ve sonuçlarının, yazarın görüşlerinden faydalanarak okuma çalışması yer alır.Sonuç bölümünde R.M. Pirsig'in görüşleri ve mimari üründe nitelik konusunda kısa birdeğerlendirme yer alır.Anahtar Kelimeler: R.M. Pirsig, nitelik, mimarlık, deneyim, değer , teknolojiv
Bilgisayar ortamında modelleme ve görselleştirme verim artırımına yönelik değerlendirmeler
Bilgisayar teknolojilerindeki gelişme, gittikçe artan bir ivme ile toplumsal hayatıetkilemektedir. Bu etkiler, bireyler, kurumlar, topluluklar ve toplumsal yapılar üzerindevarlıklarını farklı doğrultularda ve farklı amaçlara yönelik hissettirmektedirler. Bilgisayartabanlı çalışmaların içinde bulunduğu farklı sektörler arasında, mimarlık ve tasarımsektörünün çok büyük bir yere sahip olduğu ise bir gerçektir. Bilgisayar faktörünün tasarımsürecine ve sonucuna dâhil edilmesiyle birlikte karşımıza çıkan süreç kabaca;Tasarım â Bilgisayar â Bilgisayar Ortamında Tasarım â Sonuç Ürünşeklinde olacaktır.Tasarım, karmaşık ve işbirliğine dayanan bir süreçtir. Aynı zamanda tasarım, farklı insanlarınkendi geçmişlerini ve bundan dolayı da tasarım ihtiyaçlarına farklı bakış açılarını kattıklarısosyal bir eylemdir. Bu bağlamda, günümüz olanakları değerlendirildiğinde, bilgisayarteknolojilerindeki gelişmelerin sunduğu olanakların belirlenmesinin ve anlaşılmasının büyükönem taşıdığı düşünülmüştür.Buradan yola çıkarak tez çalışmasının başlangıç kısmını oluşturan ?Bölüm 2?de, tasarımdabilgisayarın önemi, bileşenleri ve bilgisayar kullanımında verim artırımına yönelik metotlaranlatılmaktadır. Bilgisayar sistemlerindeki gelişmeler göz önünde bulundurularak bölümiçeriğinde, bilgisayar donanımları hakkında tanıtımsal ve güncel bilgiler anlatılmış, herbileşen için kullanıcıların ihtiyaçlarına ve teknolojinin imkânlarından yararlanmalarınayönelik farklı ve faydalı bilgiler aktarılmıştır. Bilgisayar donanımları, girdi ve çıktı birimleriolarak ayrılmış, bilgisayar ortamında tasarım kıstaslarını etkileyecek unsurlar ve bileşenlerayrıntılı olarak incelenmiştir.?Bilgisayar Ortamında Tasarım? ve ?3 Boyutlu Modelleme? söz konusu olduğunda, foto-gerçekçi yaklaşım ve sanal gerçeklik kavramlarının dışında, sonuç ürün formatı ve teknikanalizler gibi farklı kıstasların da konu içerisinde büyük önem taşıdığı gerçeği yadsınamaz.Özellikle günümüz teknolojisinde gelinen noktaya bakıldığında bunun gibi kriterlerin önemibir kat daha artar. Bu bağlamda 3 boyutlu modelleme yazılımlarının incelenmesiningerekliliği düşünülerek ?Bölüm 3? kapsamına, dünyada kullanılan en popüler ve başarılıxiiiyazılımlardan ikisi alınmıştır. Yazılımları oluşturan algoritmalar hakkında da bilgi gerekliliğiolduğu düşünülerek bölüm içerisinde modellemede algoritmalar konusuna değinilmiştir.2. ve 3. bölümde işlenen konular doğrultusunda, son kullanıcı için gereken veri bilgileri,incelenen 3 boyutlu modelleme yazılımlarıyla yapılan test sonuçları ile ilgili bilgiler veanalizler ?Bölüm 4?ün içeriğini oluşturmuş, test sonuçlarını gösteren tablolar ise çalışmaya ekolarak dâhil edilmiştir. Tek bir örnek model üzerinde, olanaklar dâhilindeki parametreler ayrıayrı kullanılıp farklı sonuç ürünler, farklı tablolarda gösterilmiştir. Örnek model, ele alınanyazılımlarda ayrı ayrı oluşturulup böylece modelin gelişim süreci de işlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Üç boyutlu teknoloji, bilgisayar destekli modelleme, bilgisayardonanımları, mimari yazılımlar, sanal gerçeklik.JÜRİ:1. Öğr. Gör. Dr. Togan TONG (Danışman) Kabul Tarihi: 15.02.20062. Prof. Dr. Oya PAKDİL Sayfa Sayısı: 1833. Doç. Dr. Sinan Mert ŞENERxiv
İslam kenti sorunsalı : Bir eleştirel okuma
Kent modeli, belirli bir coğrafya ve/veya kültür alanına ait kentleri belirli bir ya da birkaçparametreyi esas alarak kolay kavranabilir bir sınıflandırma içinde betimlemek için üretilmişbir toplumbilimsel kalıp olarak tanımlanabilir. İslam kenti modeli de böyle bir amaçla inşaedilmiştir. Ancak, genel anlamda bu model, özellikle Arap dünyasındaki kentlerinincelenmesi için kullanılmıştır. Üstelik, araştırmacılarının geniş bir coğrafyayı tek bir başlıkaltında sınıflandırarak zengin bir çeşitliliğin yalın bir tek tipleşme içinde kavranmasına yolaçtıkları söylenebilir. Bu da kentsel araştırmalar için, en azından gerçekçi bir yaklaşımsayılamaz. Ayrıca, bu modeli oluşturma kaygısının sadece bilimsel bir yaklaşımaksaklığından ibaret olmadığı ve 19. yüzyıl kökenli oryantalist dünya kavrayışıyla yakındanilişkili olduğu da düşünülebilir. Bu nedenle tez içinde, Batı'nın İslam kenti kavramını vareden ilgisinin oryantalizm ile ilişkisi bir ana irdeleme ekseni olarak yer almıştır. Tezin amacı,bu modeli tanımlamaktan çok, modeli inşa etmeye yol açan ihtiyacın ne olduğunuaydınlatmaktır. Dolayısıyla, söz konusu modelin mevcut tanımları ele alınarak tarihiaraştırılmıştır. ?İslam kenti? modeline yönelik eleştirel yaklaşımlara da yine bu tarihselaraştırma kapsamında yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kent modeli, İslam kenti modeli, Oryantalizm
Mimarlıkta adapte edilebilir ve güncellenebilirliğe yönelik bir araştırma
ÖZETBu çalışmada mimarlıkta adapte edilebilir ve güncellenebilirliğe yönelik bir araştırmayapılmıştır. Güncellenebilirlik kavramının mimaride kullanılabilme olasılığı düşünülmüş vegüncellenebilirlik kavramı araştırılmıştır. Güncellenebilirlik bir oluşumun, yeni çağa adapteolabilmesi için kendinde geliştirdiği yeniliklerin tümüne denebilir. Mimarlıkta olan ilişkisinebakılacak olursa teknolojik yeniliklerle ortaya çıkan gelişimin, tasarıma kendi ana konseptinibozmadan entegre etmesi olabilir. Yeniyi önceden bilemeyiz. Bugünün yenisi yarınıneskisidir. Bu ana düşüncelerden yola çıkılarak önceden bilmediğimiz yeniliklere açıksistemler tasarlanabilirliğine yönelik bir araştırma yapılmıştır.Geleceğe yönelik ihtiyaçlara göre esnek ve adapte edilebilir sistem geliştirmek için, tasarımsürecinin başında uzun süreli bir proje olarak düşünmek gerekmektedir. Yapılan tasarımınsistem içinde varlığının devamı için sürdürülebilir olması ayrıca uyum sağlayabilen,uyarlanabilen, düzenlenebilen bir yapıya sahip olması gerekmektedir.Adapte edilebilir mimarlık, binayı çok sade, yalın bir tasarımla bitirmek ve kullanıcıihtiyaçlarına açık bırakmaktır. Kullanıcı kendi seçimlerini ve yaşam tarzını mekanayansıtacak ve bu noktada gelişen teknolojinin imkanları ile birlikte hareket edengüncellenebilir mimarlık, kendini sürekli yenilemek durumunda kalacaktır. Bu düşünceyi birbilgisayar programına da benzetmek mümkündür. Örneğin herhangi bir CAD programının ilkkullanıma sunulduğu zamanki hali, şu andaki kullanıma sunulduğu halinden çok farklıdır.Programlar kullanıcı ihtiyaçlarına, yeni teknolojilere ve bilgisayar sistemlerine göre yenisürümlerini piyasaya sürmektedirler. Böylece program, gelişen teknolojiye adapte olup ayaktadurabilmektedir. Aksi halde yenilikleri takip edemeyecek, kullanımı gereksiz görülüp terkedilecektir.Mimaride zaman ve ekonomik tasarruf birbirine paralel şekilde hareket etmelidir. Örneğinsürekli kendini yenileyen hazır giyim sektörüne baktığımızda fonksiyonu tamamen sağlamolsa dahi sadece moda için yapılan alışverişleri görürüz. Bu durumu, bir yapının herhangi birkonstrüksiyon problemi olmadan sırf modası geçmiş diye terk edilip yenidenyapılandırılmasına örnek olarak gösterebiliriz. Böyle bir durum hem zaman hem emek hem deekonomik açıdan boşa harcanmışlıktır. Tüketiciye sunulan bir alternatif olarak, yapınınuyarlanabilme ve kendini güncelleyebilme özelliğinin düşünülmesi asıl göz önündebulundurulması gereken noktadır. Bu bağlamda zaman, emek ve para tasarrufusağlanmaktadır.Yapıların işleyişi ve kullanımının kolaylaştırılması açısından önemli olan ?esnek sistemler?şimdiye kadar hep incelenmiş ve günümüz teknolojisinde uygulanmıştır. Bu çalışmada daesneklik kavramı irdelenmiş, esas olarak esneklik kavramının uyarlanabilir vegüncellenebilir mimarlıktaki yeri incelenmiştir.Uyarlanabilirlik, ihtiyaçlar sürekli beklenenden fazla olsa bile değişikliklerinmodifikasyonlarla gerçekleşebilmesidir. Bu gerçek dışı gibi gözükebilir çünkü gelecekte nekadar ve ne sebeple ilave kapasiteye ihtiyaç duyulacağının tahmini güçtür. Bina sistemlerineuyarlanabilirliğin dahil edilmesi, enerji kullanımı ve sürdürülebilirlik gibi uzun dönemlerdenberi süregelen diğer konuları da ilgilendirmektedir. Uyarlanabilirlikle birlikte, sürdürülebilirseçeneklerin değerlendirilmesi de gerekmektedir.
Mimari tasarımda topoloji
Bilgisayarlar mimari tasarımda giderek gelişen teknolojiler ve yazılımlar sayesinde temsil vegörselleştirmenin yanısıra 1990'lardan sonra tasarımı geliştirme amaçlı kullanılmayabaşlanmıştır. Mimariye giren bu yeni teknolojiler mimaride yeni formların ve yeni mekananlayışlarının doğmasına neden olmuşlardır. Tezin amacı mimari tasarımda giderek gelişen buyeni mekan anlayışlarını topoloji kavramı çerçevesinde ortaya koymaktır.Birinci bölüm giriş bölümüdür. Giriş bölümünde tezin amacı, kapsamı ve yöntemi hakkındabilgi verilmiştir.İkinci bölümde; topoloji kavramının farklı disiplinlerdeki tanımları üzerinde durulmuştur.Topoloji kavramının alt tanımlamaları yapılmış ve örneklerle açıklanmıştır.Üçüncü bölümde; topolojinin tasarım olgusu ve mimarlıkla olan ilişkisi incelenmiştir. Konu,topoloji ve dijital tasarım teknolojileri bağlamında Güç Alanları Altında Topolojik FormlarınMimari Mekana Dönüşümleri, Bilgisayar Teknolojilerinin Mimari Tasarıma Etkileri veTopoloji İlişkisi, Animasyon Teknikleriyle Tasarım ve Dinamik Mekana Geçiş başlıklarıaltında incelenerek mimarlıkta beliren yeni form ve mekan kurguları bu bölüm altında ortayakonmuştur.Dördüncü bölümde; mimari tasarımda topolojik optimizasyon kavramı açıklanmıştır.Topolojik optimizasyon süreci, bu süreç boyunca kullanılan analiz programları ve topolojikoptimizasyon yöntemleri açıklanmıştır.Son bölümde; tez bütününden elde edilen sonuçlar sunulmuştur.Anahtar kelimeler: topoloji, topolojik formlar, dijital tasarım teknolojileri, topolojikoptimizasyonJÜRİ:1.Doç. Dr. Meral ERDOĞAN(Danışman) Kabul Tarihi: 07/03/20062. Birgül ÇOLAKOĞLU Sayfa Sayısı: 803. Meltem AKSOY
İstanbul'da Rum Liseleri ve İoakimion Kız Lisesi restorasyon projesi
Bu yüksek lisans tezi kapsamında, Fener'in önemli tarihi yapılarından biri olan IoakimionRum Kız Lisesi için bir restorasyon ve yeniden kullanım projesi geliştirilmesiniamaçlamaktadır.19. yy. boyunca Fener'de azınlık eğitim kurumlarının diğer semtlere göre farklı ve hızlı birgelişme kaydettiği gözlemlenmiştir. Bu gelişme süreci içinde, bölgede yapılan orta öğretimkurumlarından biriside Ioakimion Rum Kız Lisesi'dir.Ioakimion Rum Kız Lisesi ve üzerinde bulunduğu yapı adası 2286 ada, 8 ve 9 numaralıparsellerin oluşturduğu, kuzey batısında Merdivenli Mektep Sokağı, güneybatısında TevkiiCafer Mektebi Sokağının çevrelediği bu alanda yer almaktadır. Bu okulun karşısında döneminönemli ilk okul binalarından biri olan Ayiotafitiko Parthenagogion (Kutsal Mezar Kızlkokulu) ve yapının güney doğusunda Fener Rum Erkek Lisesi bulunmaktadır.Ioakimion Rum Kız Lisesi, 1882 yılında Patrik II. Ioakim'in katkı ve bağışlarıyla, Fener RumErkek Lisesi'ne ve Meryem Ana Kilisesi'ne yakın olması itibariyle bu bölgede inşa edilmiştir.Bir dönem Patriğin evi olarak kullanılan bina daha sonra gerçek işlevine kazandırılmış kargirbir binadır.lk yapıldığında ortaokul ve lise birimlerini barındıran yapı daha sonra sadece lise eğitimivermeye başlamıştır. 1882'den 1988'e kadar eğitimine devam eden yapı, eğitim süreciboyunca gerek içinde gerekse dışında, büyük ölçekte olmamakla beraber değişikliklereuğramıştır.Günümüzde kendi haline bırakılmış olan bu lise binası için yapılan bu tez çalışması dokuzbölümden oluşmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında Ioakimion Rum Kız Lisesi'nin analitikrölöve çalışmaları yapılmış, yapının mimari özellikleri, üslupları ve bozulmaları incelenerekyeni bir işlev kazandırılmıştır.Anahtar kelimeler: Ioakimion, Ioakimion Rum Kız Lisesi, Azınlık Okulları, VasilakisEfendi, Fener, Rum, Katalog.
Kentsel koruma bağlamında eski kentlerin geliştirilmesine yönelik bir araştırma; Tokat-Zile örneğinde irdelemeler
Ülkemizdeki hızlı nüfus artışı, son yıllarda hızla artan kırdan kente göç olgusu kentlerinplansız büyümelerine, kent merkezlerinde yer alan geleneksel dokuların yıpranmalarına, bubölgelerde bulunan arsa değerlerinin artmasına, çok katlı yapıların oluşmasına, tüm yasalsınırlamalara rağmen tarihi değerlerin tek tek yok olmalarına neden olmaktadır. Bu bağlamdaçalışmada tarihi kentsel alanlar ile ilgili kavramsal tanımlar yapılmış, korumanın önemivurgulanmış, koruma-planlama ilişkileri çerçevesinde rehabilitasyon, yeniden işlevlendirme,tarihi çevrelerde yaşanan problemler ve koruma politikaları ele alınmıştır. Geçmişuygarlıkların sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını, yaşam felsefesini yansıtan insanölçeğinde düzenlenmiş tarihi kent dokularının korunmasına yönelik Avrupa ve Türkiye'deuygulanmış örnekler; yerleşimlerin karakterleri, planlama hedefleri-kriterleri ve fizikselçevreye yansımış sonuçları açısından irdelenmiştir.Günümüzde göç ile gelen insanların yerleşim yeri olan Zile tarihi kent dokusu insanlarınbilinçsiz davranışları, ekonomik durumları ve gelişmemiş koruma politikaları nedeni ilegiderek çöküntü bölgesi haline dönüşmekle karşı karşıya kalmıştır. Zile tarihi kent dokusuuygulanmış örneklerin irdelenmesi sonucunda elde edilen veriler kapsamda incelenerek, kent;tarihsel, ekonomik, sosyal ve fiziksel yönlerden analiz edilmiş ve sonuçta, kent dokusunucanlandırıcı, varolan değerlerini ortaya çıkarıcı ve yeniden kullanılmasını sağlayıcı önerileroluşturulmasına çalışılmıştır.Anahtar kelimeler: Tarihi kent dokusu, koruma, yeniden işlevlendirme, Zile tarihi kentdokusu
Dış duvar kaplama ürünlerinin seçiminde ürün bilgilerinin düzenlenmesi
Son yıllarda yapı üretimi ve sosyal yapıda izlenen değişimler ve bunun sonucunda gelişmegösteren yapı ürünleri alanındaki yeni buluşlar, teknolojiler, teknikler ve istemlerle pek çokyeni ürün geliştirilmiştir.Bunun sonucu olarak, ürün değerlendirilmesi ve seçimi konularındahızlı ve doğruya yakın bir kararın verilebilmesi için mimara yardımcı olacak, belirli yapıyaoturtulmuş bir yolun izlenmesi ve yeni bir takım araçların geliştirilmesi zorunlu halegelmiştir.Ürün seçimi ve kullanımı konusunda yapı üretim sürecinin farklı evrelerinde karar vericidurumundaki mimar, ürüne ilişkin yeterli düzeyde bilgiye istediği anda ulaşamamaktadır.Bu çalışmada ürün seçim yönteminin, ürün bilgilerine dayanarak seçeneklerin düzenlenmesive seçeneklerin bilgi tablolarının oluşturulması adımları ayrıntılı olarak incelenmiştir.Çalışmada ilk olarak dış duvar ve dış duvar kaplamaları tanımlanmıştır. Dış duvar kaplamaürünlerinin değişik şekillerde sınıflandırılmaları yapıldıktan sonra dış duvara etki edençevresel etmenler, dış duvarın işlev ve nitelikleri anlatılmıştır. Beklenen niteliklerdoğrultusunda ürün seçenekleri düzenlendikten sonra, ürün seçimini kolaylaştıracak, aynızamanda nitelikli ve amaca yönelik bilgi edinmeyi sağlayacak mimara yardımcı olmasıdüşünülen ürün bilgi tabloları hazırlanmıştır.Birçok ürünün bir araya getirilmesi sonucu ortaya çıkan yapıda, yüzey olarak en fazla alanıkaplayan ve doğrudan çevresel etmenler altında kalan yapı öğesi dış duvarlardır. Duvar çoğuzaman yapıya estetik bir anlam katmak ya da doğal ve yapay çevresel etmenlerin zararlıetkilerine karşı korunmak amacıyla dış duvar kaplama ürünleriyle kaplanır. Dış duvarkaplama ürünleri, yapının kullanım amaçlarına uygun olarak gereçlerine göre taş, seramik,metal, ahşap, cam, beton, sıva ve boya ya da plastik kökenli ve uygulamaları da değişikbiçimlerde olabilmektedir. Kaplama ürünlerinde önemli olan, estetik amacın yanında kaliteli,bakım ve onarım masrafları düşük, kolay uygulanabilirlik, atmosfer etkilerinden en azetkilenme, ısı, ses ve su yalıtımı sağlayabilme gibi özellikleri taşımalarıdır. Kullanıcıgereksinmelerini karşılamak, ürün seçiminde doğru ürün kararı verebilmek ve bununsonucunda yapısal konfor standartlarına sahip, sağlıklı yapıların oluşumunu sağlamak için buözelliklerin bilinmesi ve ürün bilgilerine ulaşılması gereklidir.Anahtar kelimeler: Dış duvar, kaplama ürünleri, sınıflandırma, ürün seçimi, ürün bilgileri,ürün tablolarıABSTRACTIn last years, various new products are developed by changes in building production and socialstructure and also by new innovations, technologies, techniques and demands in developedbuilding products area. As a result of this, following a determined way and improving some newtools which will help to the architecture to give a quick and right decision for product evaluationand selection becomes an absolute necessity.The architecture who is the decision maker in product selection and using issues for differentphases of building production, can not reach to the sufficient data related with the productwhenever he/she wants.In this study, the steps of the product selection management, which are arrangement of thealternatives according to the product information and constituting the information tables of thealternatives are examined.Firstly external walls and external wall coatings are defined. After the classification of externalwall coatings according to the different aspects, environmental factors that affect the externalwalls and functions and qualifications of external walls are explained. After arranging theproduct alternative based on the expected quality, product information tables which facilitateproduct selection and help to the architecture who provide the object oriented information arepreparedIn a building that is constituted by collecting various products, the external walls cover thewidest area and are affected by the environmental factors. Generally, wall is covered by externalwall coating to add aesthetics to the building or to resist harmful affects of natural and syntheticenvironmental factors. External wall coating products can be stone, ceramic, metal, wood, glass,concrete, plaster or paint sourced according to the usage aim and also the applications of thesecan be in various kinds. The important thing in coating products is not only the aesthetics butalso the low maintenance and repair expenses, easy usage, protection to atmospheric affects andinsulation for heat, noise and water specifications. These specifications should be known andproduct information should be reachable to meet the user requirements, to give right decisionsfor product selection and as a result of these to provide the healthy buildings that have comfortspecifications.Key words: External wall, coating products, classification, product selection, productinformation, product tables.
Çadır sistem membran kalıplarındaki fire oranının yzey belirlenmesine etkisi
Yüksek teknolojili yapılar olarak bilinen ?Çekmeye Çalışan Membran Yapılar?ın ilk örnekleriolan çadırlar kolay sökülüp başka bir yerde aynı hız ve kolaylıkla kurulabilir olmalarınedeniyle göçebe toplumlar ve kavimler tarafından tercih edilmiştir. Orta Asya'daki yuvarlakçadırlar, Afganların ?yurtları?, bedevi çadırları, Anadolu'da yaygın olan yörük vekaraçadırlar, Amerikan yerlilerinin (Kızılderililerin) konik çadırları ile Roma Dönemi'ndeyelkenli gemilerden ilham alınarak yapılmış olan `Vela' adı verilen gölgelikler ilk membranyapılardandır. Bugün gelişen bilgisayar teknolojisi ile çok daha karmaşık ve gösterişliyapıların tasarım ve analizi mümkün kılınmıştır.Çekmeye çalışan membran sistemler yapılırken en önemli adımlardan biri kalıp çıkarmaktır.Membran yapıların kumaşları fabrika boyutlarında ve sabit olduğundan kalıp çıkarmasırasında mutlaka belli oranda fire çıkmaktadır. Bu çalışmada, mimari oran ve mekanarasındaki ilişki düşünülüp fire kavramı yeniden yorumlanmıştır. Matematik ve geometriyedayanarak yüzey örtülerinin alan formülleri ortaya konmuştur.Membran yapıların tasarımı, teklifi ve üretimi için yüzey alanına bağlı olarak kullanılacakörtünün toplam alanının bulunmasında; toplam malzeme alanı ile yüzey alanı arasındaki oran(fire) incelenerek ekonomik çözümler önerilmiştir. Bunun için çekmeye çalışan açık sistemmembran yapıların tanımı, tarihsel gelişimi, taşıyıcı sistem ve malzeme özellikleri, tasarım vekalıp çıkarma aşamaları incelenmiştir.Belli başlı yüzeylerin alanlarının çıkarılmasında bu formları tanımlayan yüzey ölçüleriarasındaki matematiksel oran alan formüllerinde kullanılarak basitleştirilmiştir.Anahtar kelimeler: Membran, fire, kalıp
İlişkisel estetik ve Diller + Scofidio örneği
Bu çalışmada, sanat eleştirmeni ve küratör Nicolas Bourriaud'nun 1990'lı yılların çağdaşsanat pratiklerini yorumlarken geliştirdiği, sanat işlerini temsil ettikleri ve ürettikleriinsanlararası ilişkilere göre değerlendiren `ilişkisel estetik' kavramı Elizabeth Diller veRicardo Scofidio'nun sınıraşan mekân/sanat üretme pratikleriyle yeniden ele alındı. Böylece,teorik ve pratik başlangıç noktası olarak bağımsız ve de özel bir uzam yerine insanilişkilerinin tümünü ve toplumsal bağlamlarını alan `ilişkisel sanat'ın `ilişkisel mekân'a doğruçoğalması incelendi.Diller + Scofidio tasarım ekibine ait Eyebeam ve Blur yapıları bu bakışla özellikle irdelendi.İki yapının, sanat, sanatçı, ziyaretçi ve mekân arasında kurulmasını yüreklendirdiği çeşitliilişkilere ve roller arasındaki sınırın ne şekillerde eritilmeye çalışıldığına yoğunlaşıldı.Anahtar kelimeler: İlişkisel estetik, mekan, sanat, Nicolas Bourriaud, Diller+Scofidio
Metropol gündelik yaşamının konutun dönüşümüne etkisi
0(75232/ *h1'(/ø. <$ù$0,1,1 .218781 'g1hùh0h1( (7.ø6ø7ROJD $',1,50LPDUOÃN <ÂNVHN /LVDQV 7H]L%X oDOÃúPDGD HQGÂVWUL GHYULPL LOH ELUOLNWH EDúOD\DQ YH JÂQÂPÂ]GH NÂUHVHOOHúPH\OHELUOLNWH \HQL ELU úHNLO ND]DQDQ ÂUHWLP ELoLPOHULQLQ ÂUÂQ RODUDN PHWURSROÂQ PHG\DLOHWLúLP WHNQRORMLOHUL YH NÂUHVHOOHúHQ WÂNHWLP NÂOWÂUÂQÂQ HWNLOHUL\OH G|QÂúHQ JÂQGHOLN\DúDPÃQ NRQXW LOH LOLúNLVL øVWDQEXO |UQH÷LQGH LQFHOHQPHNWHGLU 0HWURSRO YH JÂQGHOLN\DúDP ELUELUOHULQL ROXúWXUDQ G|QÂúWÂUHQ \HQL VHUPD\H NRúXOODUÃQÃQ PHNDQVDOOÃ÷ÃQÃDoÃNODPDN LoLQ KHU GHIDVÃQGD \HQLGHQ WDULI HWPHPL] JHUHNHQ NDYUDPODUGÃU 0HWURSRO\DúDQWÃVà |]HOOLNOH +HQUL /HIHYEUH¶LQ EHOLUWWL÷L DQODPGD JÂQGHOLN \DúDPÃQ LoHULVLQGHYH VD\HVLQGH PHNDQà G|QÂúWÂUPHNWHGLU $\Qà ]DPDQGD JÂQGHOLN \DúDP PHWURSROÂQG|QÂúWÂUÂF JÂoOHULQLQ ]RUXQOX VRQXFXGXU PHNDQÃQ \DúDP SUDWL÷LQH \DQVÃGÃ÷ÃDODQGÃU
Kentsel mekan bağlamında işlevini yitirmiş liman bölgelerinin analizi: Karaköy ve Salıpazarı örneği
Limanlar, lkçağ ve Ortaçağdan bu yana ekonomik açıdan kenti besleyen ve etraflarındabirçok mekânın kurulmasına neden olmuş yapılardır. 19. yüzyıldan itibaren liman kavramıyeni fonksiyonlar kazanarak değişime uğramıştır. Denizyolu taşımacılığı, karayolu,demiryolu ve havayolu ulaşım ağlarının taşımacılık fonksiyonlarını da bünyelerindebarındırıyor olmalarıyla zayıflamıştır. Ancak hiçbir zaman yok olmamıştır. 21.yüzyılıngetirdiği teknolojik gelişMEler limanların mekânsal durumları depişime uğratmıştır. Buaraştırmada limanlar üç farklı liman nesilleri içinde ele alınmıştır.Liman faaliyetlerini etkileyen faktörler; gemicilik ve kargo taşımacılığındaki teknolojikgelişimler, kargo hacminin ve türünün değişime uğraması, ticari rotaların değişime uğramasıgibi nedenler ve bunların ortaya çıkardığı mekânsal değişimler, bu tezin kapsamında detaylıolarak anlatılmaktadır. Tüm bu faktörlerin değiştirdiği liman bölgelerini, modern limanöncesini ve sonrasını ele alarak üç farklı dönem içinde incelenmektedir.Mekân ve altyapı koşullarına 19. yüzyıl limanlarının sahip olamaması ve günümüzkoşullarına adapte olamamaları sonucunda liman bölgeleri işlevlerini yitirmeyebaşlamışlardır. Yeni liman faaliyetlerini yerine getiremeyen ve kent merkezine yakınbölgelerde konumlanmış olan çoğu eski liman bölgelerinin yerine yeni liman bölgelerioluşturulmaktadır. Böylece eski liman bölgesi ya tamamen boşaltılmış ya da farklı limanfaaliyetlerine hizmet verecek şekilde düzenlenmektedir.Bu tez çalışmasında işlevini yitiren liman kentlerine örnek olarak dört liman kenti elealınmıştır. Bunlar; New York, Amsterdam, Hamburg ve stanbul liman kentleridir. Bukentlerin liman bölgelerinin coğrafik konumu, kentle ilişki içinde olan ekonomik yapısı,sosyo-demografik yapısı (nüfus oranları ve ulaşım ağı gibi) incelenmiştir. Bu bölgelerindüzenlemek amacıyla yerel yönetimin aldığı kararların yanı sıra bölgenin yenidendönüşümleri üzerine yapılan tasarımlar ve bu tasarımların yarattığı mekânsal ve kentselsonuçlar ele alınmıştır.Sonuçlar bölümünde ise; örneklerden yola çıkılarak liman kentlerinin işlevlerini yitirmelerineilişkin genel neden-sonuç ilişkisi kurulmuştur. Bu sonuçlar doğrultusunda Karaköy-Salıpazarıliman bölgesi tasarımının nelere dikkat edilerek tekrardan ele alınması gerektiğinedeğinilmektedir.ix
Temel tasarım eğitimini sorgulayan bir araştırma
Mimarlık eğitimi süreci içerisinde öğrencinin `ne yaptığını biliyor' olma durumu oldukçabüyük bir önem taşımaktadır. Öğrenciler genellikle mimari eğitim içerisinde, özellikle tasarımdersleri ile karşılaştıklarında ciddi bir bocalama yaşamakta ve yeni karşılaşmış oldukları buyeni eğitim sistemini kendileri ile ilişkilendirememektedirler. Raslantısal olarak ürettikleritasarımlarının süreçlerini açıklayamamakta ve kendilerini ifade etmekte zorlanmaktadırlar.Türkiye'de sayısal bilgi tabanlı öğrenci topluluğunun tasarım ile ilk karşılaştığı yer olan`Temel Tasarım' stüdyosu, öğrencinin tasarım sürecini anlaması, kendini ifade edebilmesi vesistemli düşünmeyi öğrenebilmesi açısından büyük bir önem taşımaktadır.Bu çalışmada; `Temel Tasarım' eğitiminin neden ve nasıl doğmuş olduğu, günümüzeğitiminde ne gibi değişikliklere uğramış olduğu araştırılmıştır. Günümüz mimarlık eğitimyaklaşımları içerisinde `Temel Tasarım' eğitimi incelenirken bu konuda farklı çalışmayaklaşımlarına sahip üç okulun (ODTÜ, YTÜ, TÜ) vermiş olduğu `Temel Tasarım' eğitimiincelenmiş, bu okulların öğrencileri ile almış oldukları `Temel Tasarım' eğitimi üzerine biranket çalışması yapılmıştır.`Temel Tasarım' eğitimi üzerine yapılan araştırmalar ve anket çalışmaları sonucunda,sorunsallar ortaya konulmuş ve bunun üzerinden yeni öğrenme biçimleri, Bilişimsel Tasarımve bu yöntemlerin tabanını oluşturan Biçim gramerlerinin mimarlığa entegrasyonutartışılmıştır.Anahtar kelimeler: Tasarım, Temel Tasarım eğitimi, Bilişimsel Tasarım, Biçim Gramerleri
Mimari cephede dokusal etkilerin incelenmesi
Doku değerleri, tezin çıkış noktasıdır, dolayısıyla çözülme buradan başlar. Dokunun sahipolduğu ?mukavemet?, ?işlev? ve ?ifade? değerlerinin; mimari cephenin özellikleriyle, dahageniş anlamda da Vitruvius'un ?dayanıklılık?, ?uygunluk? ve ?güzellik? ilkeleriyle örtüştüğügözlemlenmektedir.?Mimari cephede dokusal etkiler? kapsamına indirgenerek, kaynak taraması yöntemiyleincelenen bu konu, öncelikle doku kavramının tanımlanmasını gerektirmiştir. Dokukavramının çeşitli alanlardaki tanımlarından, mimari ile ilişkilendirilebilenler araştırıldığında,genel anlamda benzer özelliklere rastlanmıştır. Dokubilim(Histoloji) alanında, tabiatta,bilgisayar bilimlerinde, sanatta, matematikte doku kullanımının çoğunlukla iç içe geçmişilişkiler içerdiği, bu ilişkiler sayesinde mimariye katkıda bulunduğu ve bu katkının dateknolojik olanakların artmasına paralel olarak ilerlediği sonucuna varılmıştır.Genel tanımlamanın ardından, bu tasarım elemanının; boyut, ölçek, ışık ve renk kavramlarıylaolan ilişkileri bazında değerlendirilmesiyle asıl amaca altlık oluşturulmuştur. (Bu bölümleilgili ?The Aegis Hyposurface? ?isimli video eklenmiştir.) Dokusal etkilerin mimari cepheninözelliklerini karşılamadaki katkılarını araştırmak amacıyla yapılan incelemeler sonucunda;Vitruvius ilkeleri ile doku değerlerinin örtüşmesinin bir getirisi olarak, mimari cepheningereksinimlerinin dokusal etkilerle karşılanabildiği gözlemlenmiştir. Bu katkıda dokusaletkinin kaç boyutta olduğu, ona hangi ölçekten bakıldığı ve ışık, renk faktörlerinin değişimiönem kazanmıştır. Doku tabiattan ödünç aldığımız bir kavram olduğu için, insan eliylemeydana gelen mimari cephede dokusal etkilere, bir doku değerinin yüklenmesinin, diğerdoku değerlerini de beraberinde getirme potansiyelinin oluşu önemlidir. Bu sebeple Vitruviusilkelerinin üçünü birden uygulayabilmek, dokusal etkilerin kullanımıyla daha dakolaylaşmaktadır.Anahtar kelimeler: Dokusal etkiler, mimari cephede dokusal etkiler, mimari cephede ışık,mimari cephede renk, mimari cephede Vitruvius.
Yirminci yüzyıl toplu konut örneklerinin incelenmesi
Şehirlerin aşırı büyümesi ve ortaya çıkan yetersizlikler sonucu oluşan barınma sorunu,toplu konut oluşumlarında değişik çözümlerin ortaya konmasına neden olmuştur.Sanayi Devrimi'nden günümüze kadar gelinen süreçte, değişen ihtiyaçları karşılayacakşekilde üretilen toplu konut projeleri, ?kent içinde kent? oluşturma çözümüne varmıştır.Bu araştırmada, Sanayi Devrimi, sanayileşme sürecinde ortaya çıkan kentleşmeler veyirminci yüzyıl toplu konut projeleri üzerine literatür araştırması yapılmış, bukapsamda kütüphane taraması ve Internet ortamındaki yayınların incelenmesiyöntemine başvurulmuştur. lk bölümde, Sanayi Devrimi'nden sonra üretilen projelerindönem koşullarını anlamak amacıyla, sanayileşme süreci, bu süreçte oluşturulan kentlerve konut bölgeleri hakkında bilgiler verilmiş, ardından üretilen konut tiplerindenbahsedilmiştir. kinci bölümde, 20. yüzyılda üretilmiş toplu konut örneklerinin oluşumamaçlarını netleştirmek için 19. yüzyıl konutlarının planlarından kısaca bahsedilmiş vebu örnekler biçimlenişlerine göre ?Açık Sistemler? ve ?Kapalı Sistemler? olaraksınıflandırılarak plansal açıdan analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde, incelenen toplukonut projeleri, günümüz beklentileri ve sundukları olanaklar kapsamındadeğerlendirilmiştir. Son bölümde ise, değerlendirmeden elde edilen çıkarımlar veöneriler maddeler halinde sunulmuştur.Anahtar kelimeler: Sanayi Devrimi, sanayileşme, kentleşme, konutlaşma, toplu konut,işçi konutları, orta sınıf konutları, yirminci yüzyıl.JÜR :1. Doç. Dr. Seda TÖNÜK (Danışman) Kabul Tarihi: 13.10.20062. Prof. Dr. hsan B LG N Sayfa Sayısı: 1833. Yrd. Doç. Dr. Yasemen SAY ÖZER
İstanbul metropoliten alanında uygulanan konut politikaları ve Levent bölgesine etkilerinin irdelenmesi
stanbul, köklü geçmişi, sosyal, kültürel, ekonomik ve kentsel nitelikleri ile günümüzündünya metropollerinden biridir. Koloni kenti olarak kurulduğundan beri gelişimini devamettirmiş, iki imparatorluğa başkentlik yapmıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Ankara'nınbaşkent olması ile bir süre yavaşlama süreci geçirmiştir. Ancak ilerleyen yıllarda, konumu vebarındırdığı özellikler sayesinde ilerlemesini sürdürmüştür.1950'li yıllarda başlayan kırsaldan büyük şehirlere göç, kentte büyük konut sıkıntılarıoluşmasına neden olmuş, göç edenler kentin çeperlerinde gecekondular yaparak konutihtiyaçlarını karşılamışlardır. Aynı dönemde Emlak Kredi Bankası, Levent Bölgesi'nde sosyalamaçlı konut yerleşmesi yapma kararı almış ve 1947'de ilk Levent Mahallesi'nin planlamaçalışmalarına başlanmıştır. Planlama öncesinde dünyadaki benzer oluşumlar yerlerindeincelenmiştir. Ardından projelendirme ve inşa sürecine girilmiştir. Sağladığı imkanlar vekolaylıklar sebebiyle ilk mahalle yoğun talep görmüş, ardından diğer Levent Mahalleleriyapılmıştır.Zaman ilerledikçe stanbul kentsel alanında değişimler yaşanmış, kent her yönde büyümeyedevam etmiştir. Kentin yayılımı sürecinde alınan planlama kararları, yapılan boğaz köprüleri,çevre yolları, merkezi iş alanının kuzey yönünde ilerlemesi ve gökdelenlerin LeventBölgesi'nde yoğunlaşması, mahallenin yapısında değişimlere neden olmaya başlamıştır.Sosyal konut olarak yapılan evler, 1970'lere gelindiğinde bir üst ekonomi sınıfınınkullanımına geçmiş, 1990'lara gelindiğinde ise stanbul'un lüks mahallelerinden biri halinegelmiştir. Aynı süreçte konutlar el değiştirerek, iş yeri, ofis ve ticari amaçlı kullanım içintercih edilmiştir. Bu noktada Levent konutlarında fiziksel değişimler yapılmış ve yerleşme1950'lerdeki kimliğinden uzaklaşmıştır.Çalışmada, yukarıda bahsedilen konu kapsamında, Levent Mahallesi üzerine tespit veanalizler yapılmıştır. Tezde, tümden gelim yöntemiyle stanbul Kenti genelinden LeventMahallesi özeline inilmiş, ardından örnekleme yöntemiyle 1. Levent Mahallesi üzerindeincelemeler yapılarak ve sonuçlar çıkarılmıştır. Alan çalışması için, ilk yapılan LeventMahallesi olması, çevre etmenlerden ilk ve en çok etkilenen alan olması sebeplerinden ötürü1. Levent Mahallesi baz alınmıştır. Bu noktada Levent'in günümüzdeki durumunun, sosyo-kültürel yaşamın, konutların son kullanım şekillerinin ortaya konulması tezinamaçlarındandır.Anahtar Kelimeler: Metropol Kavramı, stanbul Metropoliten Alanı, Levent Mahallesi.xii
Türkiye'de yapı üretiminde modernleşme ve taahhüt sisteminin oluşumu
18. yüzyılın sonlarından itibaren Hassa Mimarlar Ocağı'nın örgütlenmesindeki güçlük dikkatçekicidir. Değişen toplumsal ve ekonomik koşullarla ortaya çıkan yeni mimari zevkler vebeğeniler, imparatorluk içerisinde yeni bir inşaat örgütlenmesini zorunlu kılmıştır. Buçalışmada, 18.yüzyılın sonlarından itibaren yaklaşık iki yüz yıllık süreç içerisinde inşaatörgütlenmesinin geçirdiği değişimler ve bunun yapı üretiminin modernleşmesine katkılarıylataahhüt sisteminin oluşumu anlatılmıştır.Seçilen süreç içindeki değişimleri ve gelişmeleri anlatabilmek için, Başbakanlık OsmanlıArşivi'ndeki belgelerden yararlanılmıştır. Transkripsiyonları yapılan belgeler, 18. yüzyılınsonlarından itibaren yoğun biçimde kalfalar tarafından taahhüt usulü ve sabit maliyet esasınadayalı olarak müteahhitlik hizmetlerinin verildiğini göstermektedir. Hassa MimarlarOcağı'nın anonim yapısını bir kenara iterek bireysel olarak ön plana çıkan kalfalar, Tanzimatdöneminden sonra gerek taşrada, gerekse başkentte inşaat alanındaki diğer meslek gruplarınagöre, daha geniş anlamda faaliyet göstermişlerdir. İnşaat alanının aktörleri etnik köken,meslek grupları, kurdukları ortaklıklar ve şirketlere bağlı olarak incelenmiştir. Bir ihalekanunun olmayışı sebebiyle, ortaya çıkan yolsuzluk, anlaşmazlık, finansman güçlüklerisultanların kararlarına bağlı olarak çeşitli biçimlerde çözümlenmeye çalışılmıştır. Taraflararasında yapılan kontratlar ya da mukavelelerde ortaya çıkan ihale usulüne ait terimler deçalışmanın kapsamı içinde tanımlanmıştır.Tanzimat döneminin çoğunluğu gayrımüslim ve yabancılardan oluşan mimar-müteahhitleri,20. yüzyılın başlarında eski güçlerini kaybederek, yerlerini Türk mimar-müteahhit-mühendislerine bırakmıştır. İdeolojik değişimler, Türk mimarlarının inşaat alanına girmesindeönemli bir etkendir. Savaş, devrim gibi buhranlı bir dönemi içeren 20. yüzyılın başlarıimparatorlukta istihkakları ödenemeyen pek çok müteahhitin ekenomik açıdan zor günlergeçirmesine sebep olmuştur. Diğer taraftan, inşaat alanına faydası olabilecek gelişimlerin defilizlenmeye başladığı görülür. Özellikle, inşaat malzemesi üreten fabrikalar, sigorta şirketleri,bankalar, inşaat ve müteahhitlik şirketleri için başvuruların ve girişimlerin olduğu gözdenkaçmamaktadır. Hem modernleşme çabalarının, hem de ideolojik değişimlerin bir aradayaşandığı bu karmaşık dönemde, mesleki uzmanlaşmanın olmayışı, finasman güçlükleri, ihalekanunun eksikliği ve pek çok başka sorun, Cumhuriyet Türkiyesi'nin müteahhitlerine devredilerek imparatorluk sona ermiştir.Anahtar Kelimeler: Kalfalar, ebniye meclisi, mimarlık pratiğinin örgütlenmesiJÜRİ:1. Doç.Dr. Bülent Tanju (Danışman) Kabul tarihi: 14.09.20062. Prof. Dr. Uğur Tanyeli Sayfa Sayısı: 2823. Prof. Dr. Günkut Akın4. Prof. Dr. Baha Tanman5. Doç Dr. Berrin Alper
Diyarbakır kiliseleri kapsamında "Surp Sargis Kilisesi" koruma ve restorasyon önerisi
Tarihsel süreç içinde birçok medeniyete ve kültüre ev sahipliği yapmış olan DiyarbakırKentindeki kiliseler incelenerek; bu yapıların korunmasına örnek oluşturması amacıyla SurpSargis Kilisesi Koruma Önerisi hazırlanmıştır.?Diyarbakır'ın Fiziki ve Sosyal Yapısı? başlığında kentin coğrafi konumu, topografyası,jeolojik yapısı, iklimi, bitki örtüsü, nüfusu ve sosyo-ekonomik yapısı incelenerek,Gayrimüslim - Ermenilerin yer aldığı Diyarbakır tanıtılmaya çalışılmıştır.Üçüncü Bölüm, yani Diyarbakır'ın Tarihsel Gelişimi başlıklı bölümde de kentin geçmiştengünümüze geçirdiği yönetimlerden, Roma-Bizans Dönemi, Araplar-Mervaniler Dönemi,Artuklular-Akkoyunlular Dönemi, Osmanlı Dönemi ve son olarak da CumhuriyetDöneminden bahsedilmiştir.?Diyarbakır Kiliselerinin Genel Mimari Özellikleri? başlıklı bölümde; dini yapı olan kilisenintanımı ve yapı türü olarak ortaya çıkışı, mimari özelliklerinin yanı sıra Diyarbakır'da bulunanve beş tanesi Ermenilere ait olan toplam on üç kilise ile ilgili, yazılı ve görsel kaynaklardeğerlendirilerek, konum, plan, cephe, yapım sistemi ve malzeme özellikleri açısındanincelenmiştir. Ayrıca bu kiliselerin plan tipolojileri ile ilgili tablo hazırlanmıştır.?Surp Sargis Kilisesi? başlığı altında ise kilisenin tarihçesi, Diyarbakır Sur İçi Bölgesindekikonumu, plan, cephe, yapım sistemi ve malzeme özellikleri incelenmiş, yapıdaki bozulmalarve nedenleri ortaya koyulmuştur. Harap durumda olan yapının mimari özelliklerini doğru birşekilde ortaya koyabilmek için, eski plan, fotoğraf ve onarım bilgilerle ve Diyarbakır'dakiaynı döneme ait diğer Ermeni Kiliseleri ile birlikte değerlendirilerek Restitüsyon Önerisisunulmuştur. Aynı zamanda Restitüsyon önerileri doğrultusunda uygulanması önerilenKoruma Amaçlı Restorasyon Projesi de hazırlanmıştır. Buna göre bu bölümde restorasyonçalışmaları sırasında yapılacak olan uygulamalara, ayrıca yılın belirli dönemlerinde kentdışında yaşayan Ermenilerin de katılabileceği ibadet ve toplantıların yapıldığı dini turizmaktivitesi içerisinde bir ziyaret kilise olarak işlevlendirilmesine yer verilmiştir.Sonuç olarak, araştırmalar sonucu elde edilen yazılı ve görsel belgelerin birleştirilmesiylehazırlanmış olan Surp Sargis Kilisesi Koruma ve Restorasyon Önerisi örneğinde; 16. yüzyılındinsel çeşitliliğinin simgelerinden biri olan Diyarbakır Kiliselerinin harap ve terkedilmişlikten kurtarılarak en kısa zamanda korunmaları gerektiği vurgulanmıştır.Anahtar kelimeler: Surp Sargis Kilisesi, Ermeni Kilisesi, Diyarbakır Kiliseleri, Diyarbakır,Kilise.
Otel aydınlatmasında genel ilkeler ve otel yatak odaları için bir değerlendirme
Bu tezin amacı otel mekanlarının aydınlatma ilkelerinin genel özelliklerini vermek ve seçilen otellerin yatak odalarının yapay aydınlatma düzenlerini bu ilkeler dogrultusunda degerlendirmektir. Altı bölümden olusan bu çalısmada bölümlerin içerikleri asagıdaki gibidir. Bölüm 1'de konuya giris yapılarak çalısmanın amacı belirlenmistir. Bölüm 2'de konaklama tesisi ve otellerin tanımları, otellerin sınıflandırması ve tarihsel gelisimi ele alınmıstır. Bölüm 3'te otellerde aydınlatmanın önemi, saglanması gereken görsel konfor kosulları ile aydınlıgın niceligi ve niteligi incelenmistir. Bölüm 4'te otel mekanlarında kullanılabilecek lamba ve aydınlatma aygıtları ile aydınlatma kontrol sistemleri ele alınmıs ve otellerde aydınlatma ilkeleri, giris, yatay ve düsey baglantılar, yatak odası ile yemek ve toplantı salonlarının yapay aydınlatma düzenleri ele alınmıstır. Bölüm 5'te seçilen otel örneklerinin yatak odalarının yapay aydınlatma düzenleri incelenmis ve aydınlatma ilkeleri dogrultusunda degerlendirilmistir. Bölüm 6'da yapılan bu çalısma ile ilgili olarak genel degerlendirme yapılarak sonuçlar verilmistir. Anahtar Kelimeler: Otel, Otel Aydınlatması, Aydınlatma Kontrol sistemleri, Yapay Aydınlatma vi
Küreselleşen dünyada mimarlık eğitimi ve Türkiye
Dünyada birçok alanda etkisi olan küreselleşme üç ana başlık altında incelenebilir.Ekonomiye etkisi, ülke ekonomilerinin dünya ekonomisiyle entegre olmasıyla, siyasete etkisi,ulus devletin yetkisinin ve otoritesinin uluslararası ve uluslar üstü kuruluşlara devri şeklinde,sosyo-kültürel alana etkisi ise, ülkelerin birbirlerinin kültürlerini daha yakından tanımalarınıve onların birbirleriyle yakınlaşmalarını sağlamasında, konuşulan, tartışılan konuların benzerolmasında görülebilir. Bu ortak konulardan biri de kültürün temellerinden olan eğitimdir.Eğitimdeki değişiklikler, anaokulundan, üniversiteye kadar her kademeyi kapsamaktadır.Mimarlık eğitimi ve mimarlık da küreselleşen dünyanın yarattığı değişimin içindedir.Bu bağlamda çalışmada Amerika, Avrupa ve Türkiye'deki mimarlık ve mimarlık eğitimi,süreç ve özellikleri ile incelenerek, günümüzdeki mimarlık eğitimi Amerika Kıtası'ndan(Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Kanada) , Avrupa Kıtası'dan ( ngiltere, Almanya,Fransa, talya ve sviçre) seçilen örnek okulların ders programlarının kredi ve mezun olmakiçin alınan dersler olarak ortaya konması, Türkiye'den ise Mimar Sinan Güzel SanatlarÜniversitesi (MSGSÜ), stanbul Teknik Üniversitesi ( TÜ), Yıldız Teknik Üniversitesi(YTÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) veKaradeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) örneklerinin mimarlık bölümlerinin, dersprogramlarının kredi, saat ve mezun olmak için alınması gereken dersler bakımındanincelenerek, Türkiye'deki ve dünyadaki mimarlık eğitiminin karşılaştırmalı analizi ileküreselleşmenin mimarlık eğitimine etkisi gösterilmeye çalışılacaktır.Çalışmada küreselleşmenin, mimarlık eğitimine dolayısı ile mimarlık mesleğine etkisi ortayakonmaya çalışılmıştır ve Türkiye'nin mimarlık eğitiminde dünyaya göre bulunduğu noktatespit edilerek, sonuç ve önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, mimarlık eğitimi, mimarlık, Türkiye'deki-Amerika'daki,Avrupa'daki mimarlık eğitimi karşılaştırmalı analizi.x
Tasarım pazarlama eksenınde yeni ürün geliştirme yöntemlerinin irdelenmesi
Küreselleşen dünya pazarları içerisinde giderek artan rekabet, beraberinde geride kalana vekaybedene yaşama şansı vermeyen bir atmosferi getirmiştir. Sınırlara sığmayan bu coğrafyadaayakta kalabilmek önceden tanımlanmış ve tartılmış stratejilerin varlığı ile mümkündür. Bubağlamda bu pazarlara tasarlayacakları ürünler ile merhaba diyecek tasarımcıların artık sanataolan bağlılıklarını yeni disiplinler ile sorgulamaları gerekmektedir. Burada beklenentasarımcının veya sanatçının tasarladığı ürünü pazarlanabilir özelliklere sahip bir şekildekurgulaması, yaratmasıdır. Pazarlama açısından bakıldığında ise pazarlanabilir bir ürünün tümbu kıran kırana rekabet içinde yaşayabilmesi tasarımdan aldığı güçle farklılaşmasına bağlıdır.Öznel kazançlar ve nesnel özellikler, tasarım ve pazarlamanın çevre değerlerinden alacaklarıreferansla ortak stratejiye bağlı kalarak etkileşimli olarak ortaya koyacakları kurgununtemelidir. Yaşam döngüsü uzun bir ürün, tasarımcının başarısı ve tasarlananın pazarlardatutunma becerisi, tasarım pazarlama ekseninde nitelikli bir çalışmanın sonucudur.Bu çalışmanın amacı; ürünün oluşum ve yaşam evrelerini oluşturan yenilik stratejisi, fırsatsaptama ve tasarım süreci evrelerinde tasarım, pazarlama, Ar-Ge, finans, üretim, idari vb.bölümlerin başarıya ulaşmada koordineli olarak ne şekilde çalışmaları gerektiğininincelenmesidir.Çalışmada; anlatılan teorik bilgilerin küresel pazarda ve Türkiye inşaat ve mobilya sektöründekıyaslanarak betimlenmesine çalışılmıştır.
Saydam yalıtım malzemelerinin yapıların ısıtma enerjisi gereksinimine etkisinin değerlendirilmesi
Saydam yüzeyler binalarda yasam ve konforun kalitesini belirlemede önemli bir rolüstlenirler. Bina kabugunun bir parçasi olarak iç ve dis ortami birbirinden ayiran bir filtredurumundadirlar. Binanin bir parçasi olarak, diger opak elemanlarla ayni etkilere maruzkalmakla birlikte temel görevleri, isi ve ses akisinin kontrol edilmesi, havala ndirmaninsaglanmasi, su sizdirmazligi ve göz kamasmasina izin vermeksizin isik geçirmesidir.Geleneksel camlarda saydamlik ayni zamanda yüksek isi geçirgenligi anlamina gelirken ileriteknoloji ürünü saydam elemanlarla saydamliktan fedakarlik etmeden isi geçirgenligininazaltilmasi hedeflenmektedir. Ancak, diger yandan günümüzde isi kaybi minimize edilmis,günes enerjisinden pasif yararlanma yöntemleri ile enerji kazanimlari arttirilmis binalaryapilmaktadir. Bu durum yaz sartlarinda ve sicak iklimlerde, yogun günes enerjisi sonucu içortamin asiri isinmasina sebep olmaktadir. Bunu önlemek amaciyla ihtiyaç oldugunda günesisinlarini geçiren, istenmediginde geçirmeyen saydam elemanlarin üretimi amaçlanmis veoptik geçirgenligi degisken saydam yalitim malzeme leri gelistirilmistir.Bu çalismanin amaci, temiz enerji teknolojisindeki en önemli gelismelerden biri olan saydamyalitim gereçlerinin farkli saydamlik oranlarinda ve isi geçirgenlik katsayilarinda kullanildigiörnek yapilarin yillik isitma enerjisi ihtiyacinin hesaplanmasi, karsilastirilmasi vedegerlendirilmesidir.Ilk bölüm,çalismanin amacini ve kapsamini içeren giris bölümüdür.Ikinci bölümde, yapilarda günes enerjisinden yararlanma konusu ele alinmistir. Ayricasaydam yalitim malzemeleri tanitilmistir.Üçüncü bölümde, saydam yalitim gereçlerinden aerojel kullanilarak örnek üç yapi için yillikisitma enerjisi hesaplari yapilarak degerlendirilmis ve maliyet analizleri yapilmistir.Sonuç bölümünde, saydam yalitim gereçlerinin yapi tasarimina etkisi degerlendirilmistir.Anahtar kelimeler: Saydam yalitim malzemeleri, hava tabakali çift cam, isil performans,optik geçirgenlik
Kentsel dönüşüm dinamikleri bağlamında yeni konut alanları
6 C ) ,- 1 / ( ) .* +,+- . -/) 0 /5 6( ) ) 0 5)6,6-6 (/ + 0 B0 D ) - .0 "* +,+- . -/) 0 /5 6( ) ) 0 1 37E 5 0 . / () 0 / ( ) .* +,+- / 0 - < C0.> 5)(/1 /5 5-/1 5 ) - / ) .* +,+-) 0) B0)/( ) ) - ,( 0 /5 6( ) ) 0 5)6,(606)- . * ))/) / -6 /(*0+ ( 0 . <* * + B6)6 .606)- < 0 /) . -/) 0 B )0) - F . ) -,(0 F () 0 ) 37E 5 0 ( 06 ?. / / ( ) .* +,+- . - + 0 ( - )) / 0 - ) C ) ,- ) 0 + 0 . .606)-6,1 <)( 0 :5)) . ?. B0 0 *0 /) .* +,+- . -/) 0 /5 6( ) ) 0 + 0 . / (/ /( 0 )- ,( 0 ) ,- . ) * ( -1 )<) )( 0 (+0+ ( 0 - 5)6 ) . -/) 0 *0 /) 0 ( ( 0. ) - .0 37E 5 0 ( 06 ?. / ( ) .* +,+- /5 6 6 . 5)6,-6, . -1 / ( ) .* +,+- / 0 - /5 6( ) ) 0 ) ) - /5 6 6 . < B0 / / 5) 0 / / B6) .)-,(0 5 6C 5) 0 /1 J/ ( ) .* +,+-? J/5 6( ) ) 0 +0 (-? /5 6) 0 1 B+(+ ) 5)(/ ) 0 05<0 -) 0 B0 0 0C 5) 0 /1 B0B0 ) ),/) .0)- B / , C ) 0 < ),(0)- < 0 > 60<6) - ,( 0
Antakya eski kent dokusunda Gazipaşa Sokağı'nın mekansal analizi
Bu çalışmada, Antakya kenti eski yerleşimini oluşturan konutların tarihi gelişimi ele alınmış ve günümüz eski kent dokusunda bulunan Gazipaşa Sokağı'nın fiziki yapısı incelenmeye çalışılmıştır. Çalışmada, Antakya eski kent dokusunun tarihi gelişimi, genel fiziki durumu, tarihi kent dokusunun günümüz Antakya'sında ki yeri ve fiziki özellikleri araştırılmıştır. Gazipaşa Sokağı'nın genel durumu saptanmaya çalışılmış ve konutlara ait fiziki Özellikler incelenerek sokağa ait genel bir tipolojik analiz çalışması yapılmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Antakya, Tarihi Doku, Konut Tipolojisi
Yapı üretiminde uygulanan toplam kalite güvence sistemleri
Yapı üretimi, proje yönetimi, toplam kalite yönetimi modelleri, yapı üretiminde kullanılan iso9000, iso14000, iso18001 kalite güvence sistemlerini ana hatlarıyla açıklayan bu tez yedibölümden oluşmaktadır.Birinci bölümde sorunun tanımı, amaç, önem, kapsam ve sınırlılıklar verilmiştir.kinci bölümde proje yönetimi, Amerikan proje yönetim derneğinin hazırladığı içeriğe göre genelhatları ile açıklanmıştır.Üçüncü bölümde yapı üretimi aşamaları kısa bir şekilde verilmiştir.Dördüncü bölümde kalite kavamları ve tanımları yapılmıştır.Beşinci bölümde toplam kalite yönetim modelleri ve ilkeleri maddelenmiştir.Altıncı bölümde Türkiye'de yapı üretim süreçlerinde kullanılan kalite güvence sistemleri kısacaaçıklanmıştırBu tezin yedinci bölümünde ise sonuçlar açıklanmıştır.Anahtar kelimeler: Proje yönetimi, toplam kalite yönetim modelleri, yapı üretim aşamaları, ISO9000 , ISO 14000, S G-OHSAS 18001
Kapadokya bölgesinde Mustafapaşa kasabasında geleneksel evlerin incelenmesi
Kapadokya'nın topoğrafık yapısına uygun olarak mimari açıdan en etkili gelişen yer, Ürgüp ilçesine bağlı Mustafapaşa Kasabasıdır. Çalışmamızda, Kasabanın plan tipleri cephe süsleme özellikleri araştırılmıştır, öncelikle kentin mimarisinin oluşumundaki etkenler incelenerek, mimari gelişimi ortaya konulmuştur. Son bölümde ise örnekleme çalışmaları ile yapıların belirleyici mimari özellikleri açıklanmıştır. Bu çalışmada elde edilen verilerin, Kapadokya mimarisi hakkında genel bir fikir edinilmesini sağlayarak, bir çok araştırmacı ve tasarımcı için yönlendirici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: topoğrafik yapı, taş, mekansal gelişim
Sürdürülebilir mimarlığın yarı nemli Marmara ikliminde tasarlanacak temel eğitim binalarında irdelenmesi ve bir yöntem önerisi
Sürdürülebilirlik insan ve doğaya saygılı ve akılcı yaklaşımlarla gelecek nesillerin de dünyaüzerindeki yaşamlarını devam ettirebilmeleri için gerekli koşullar ve önlemler bütünüdür.Genel ?sürdürülebilirlik? kavramı ve bu kavramın ilgili bilim alanlarındaki alt açılımlarınıaraştıran disiplinler arası çalışmalar çağımız ve gelecek için bir zorunluluk teşkil etmekte vebilimsel alanda da büyük destek bulmaktadır. Sürdürülebilir mimarlık ta bu kapsamdatanımlanan, çevre sistemleri ile uyumlu, enerjinin ve kıt kaynaklarının bilinçli ve tutumlukullanımını esas alan, teknik zeka ve disiplinler arası bir çalışma sisteminin bütünleşmesi ilegerçekleştirilen çağdaş mimarlık anlayışıdır.Sürdürülebilir mimarlığın temel eğitim binaları örneğinde irdelenmesini konu alan bu tezçalışmasında, sürdürülebilir mimarlığın özünde farklı iklimlere, sosyal ve ekolojik özellikleresahip bölgelerde farklı tasarım yaklaşımlarının oluşturulmasının gerekliliğini savunan anlayışıdolayısıyla tip proje kavramından uzaklaşılmaktadır. Tez çalışmasında, sürdürülebilir temeleğitim binası tasarımına yönelik olarak arsa seçimi, mimari tasarım, enerjinin bilinçli vetutumlu kullanımı, sürdürülebilir özelliklere sahip malzeme seçimi ve atık yönetimi, sukorunumu şeklinde beş ana bileşen belirlenerek, ?sürdürülebilir temel eğitim binası tasarımkılavuzu? ve bu bileşenlere ait kontrol listeleri oluşturulmaktadır.Çalışmanın birinci bölümünü oluşturan giriş bölümünde konunun amacı, kapsamı ve yöntemiüzerinde durulmaktadır. İkinci bölümde konu alanı tanıtılmakta, çeşitli ilişkili kavramlartanımlanmakta ve tartışılmaktadır. Üçüncü bölümde, sürdürülebilir temel eğitim binalarınıngenel hedefleri tanımlanmakta ve irdelenmektedir. Dördüncü bölümde yarı nemli Marmaraikliminde inşa edilecek temel eğitim binalarının sürdürülebilir mimari tasarımına yönelikolarak arazi, tasarım, enerji ve kaynak, malzeme ve atık, su şeklinde belirlenen ana başlıklaraltında tasarım kriterleri organize edilmekte, tasarım kılavuzu ve kontrol listelerioluşturulmaktadır. Beşinci bölümde çalışmada elde edilen bulguların yer aldığı sonuçlaraçıklanmaktadır.Anahtar kelimeler: Sürdürülebilirlik, ekoloji, sürdürülebilir mimarlık, temel eğitim binaları,sürdürülebilir temel eğitim binaları.
Türkiye'deki büro binalarında teknik donanım yarar ilişkileri
Türkiye'deki büro binalarında fayda yarar ilişkileri irdelenirken öncelikle büroların genel birtanımı yapılmıştır. Büroların işlevleri ve içerdiği mekanların ve bu mekanlar arasıbağlantıların açılmasından sonra bu tür yapıların donanımsal sorunları irdelenmiştir.Donanımsal sorunlar iki kol halinde, kablolama ve mekanik olarak sorgulanmıştır.Kablolama sorunlarında kablo tesisatının aygıt ve sistemlerin açıklanmasının ardındandonanımın planlanması için bu öğelerin kullanılması açıklanmıştır. Elektrik mühendisi ile verialışverişinin yöntemlerinin de bu bölümde açıklanmasının yanı sıra örnek bir proje bu konuhakkındaki araştırmaların bir derlemesi olarak tezin sonuna eklenmiştir.Mekanik donanım sorunlarına onaylama listeli (checklist) bir denetim ve makine mühendisiile etkileşim yöntemi geliştirilmiş alt başlıklarda konu bu şekilde incelenmiştir. Yüksekyapılarda tesisat özellikle bu bölümde irdelenmiş, çekirdek karakteristikleri bilhassaaçıklanmıştır.Genel olarak tezin kurgusu bir tavsiyeler ve dipnotlar derlemesi şeklindedir.
İki boyutluluktan üç boyutluluğa geçiş: Grafiksel form tasarlama
Geçen yüzyıllar boyunca gerek mimari tasarım ve teknik özellikleri açısındangerekse özgünlük ve fonksiyonelliğin olduğu benzer birçok tasarım alanında ve bualandaki tekniklerde biçim, sadece üretildiğinde boyutluluğunu algıladığımız onundışında kâğıt üzerinde iki boyutlu kalmış bir nesnedir. Günümüze kadar geliştirilmişolan bir takım tasarım yaklaşımları irdelenirken, mimarlık ve benzeri tasarımalanlarında tasarlanan ürünün tasarlanma ve üretilme durumları gibi evrelerindebirçok açıdan değerlendirme ve algılama yapılmamaktadır. Oysaki tasarıma aitkurgusal bütünlükler ve tasarıma dair yaklaşımlar, algısal olarak süreçleri içerisindegörülen, gelişen ve değişen yaklaşımlardır. Tasarım çözümleri insanın pratikte çoğuzaman keşfedemediği geniş ölçekte olsa bile, tasarıma gerek algısal bütünlüktengerekse biçimsel dönüşümden yaklaşıldığı taktirde, tasarım ürünlerinin hassasiyeti vekurgusal alt yapısı sorgulanmaktadır ve böylece daha iyi ve etkinliği daha fazla ürünortaya koyma ihtiyacı doğmaktadır.Günümüze kadar tasarım eylemi, ürünün kendisi, sunumu ve üretimi ilişkilerininkurulmasıyla var olmuştur. Artık mimarlığın da dahil olduğu bütün tasarımürünlerinin yaratılmasının ve var olmasının, sadece fiziksel olarak, kâğıtdüzlemindeki gibi iki boyutlu bir ortamda algılanması veya düz bir çizginin duvarolarak dümdüz yükseltilmesi gibi bir gerçeklikle kısıtlı olduğu düşüncesigerekliliğini yitirmektedir. Tasarım teknikleri, yaratıcılığı, geometrikkompozisyonları dönüştürmeye ve yeni biçimsel görüş ile tasarım ürününügeliştirmeye yoğunlaşmıştır. Gerek geleneksel tasarım teknikleri gerekse bilgisayarteknolojilerinin gelişerek tasarım sürecine katılmasından sonra, tasarım eylemi yenidinamizmler kazanmış, yeni kavramlar, açılımlar ve tartışma başlıkları oluşmuştur.Bu gelişmeler mimariyi ve benzer tasarım alanlarını yeni bir platforma taşımaktadır.Böylelikle gerek gelecekteki tasarım şekilleri, malzeme gelişimleri ve gerekseteknolojik değişimler ve bu tasarım görüşü ile en basitten algıladığımız biçimden enkarmaşık biçim organizasyonlarına kadar hayal gücünün ve yaratıcılığın imkântanıdığı alanda çok rahat bir biçimde tasarımlar yapılabilecek ve ürünlerin yaratacağıetkinliklerin de deneyimleneceği ortamlar kurgulanmasına olanak sağlanacaktır.Özellikle de bilgisayar ortamındaki tasarımlarda kullanılan, bilgisayarprogramlarındaki tam karşılığı bulunamayan araç ve hareketlerin tasarıma kattığıgücün yanı sıra tam karşılığını bulamamamız nedeniyle de bir bilgi akışına olanaktanımaktadır.Bu açıklamalar doğrultusunda grafiksel form tasarlama kavramı tasarımsal birmetoda oturtulmaya çalışılmış, geçmişten günümüze kullanılan benzer metotlartarihsel süreç içerisinde irdelenmiş, bunların tasarım sürecindeki etkisi ve yeri ortayakonulmaya çalışılmıştır. Gerek geleneksel metotlar gerekse bilgisayar teknolojileriile gelen biçimler kavramları ile birlikte ele alınmıştır.
Sürdürülebilir mimarlık bağlamında geleneksel Konya evi üzerine bir inceleme
İçinde bulunduğumuz yüzyılın en önemli sorunlarından biri çevre kirliliği paralelinde oluşan ekolojik dengenin bozulmasıdır. Canlıların varlıklarını devam ettirebilmeleri, yaşam ortamlarının sürdürülebilirliğiyle mümkündür. Günümüzde sanayileşme ve gelişen teknoloji ile birlikte hızla artan kentleşme, ekolojik dengelerin zarar görmesine, kültürel ve tarihsel değerlerin yok olmasına neden olmaktadır. Bu bağlamda, çalışma kapsamında sürdürülebilir bir gelecek için mimari tasarımlarda uygulanması gereken ekolojik kriterler araştırılmıştır. Bu çalışmanın amacı ekonomik gelişme ile çevre arasında uzlaşma arayan sürdürülebilir gelişme kavramının mimari açıdan nasıl ele alındığını incelemek, sürdürülebilir mimarlığı ve tasarım kriterlerini tanımlayarak bunları bütüncül bir yaklaşımla ortaya koymaktır. Bu yaklaşımı yaparken yerel mimari verilerden ipuçları yakalamak amaçlanmıştır. Böylece çevre duyarlı tasarım kriterlerinin ?Geleneksel Konya Evi? mimari oluşumuna etkileri incelenmiştir. Çalışma da öncelikle sürdürülebilirlik kavramı ve mimarlıkla olan ilişkisi irdelenmiştir. Daha sonra sürdürülebilir bir çevrenin oluşumunu sağlamak için ekolojik değerlerin önemi açıklanmıştır. Çevre duyarlı tasarım kriterleri belirlenerek mimari tasarımlarda uygulanması gereken ölçütler değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümün ilk aşamasında Türk evinin genel olarak karakteristiğine değinilmiş, ikinci aşamasında önce konu alanı tanıtılmış sonra belirlenen kriterlere göre geleneksel konut ölçeğinde Konya evi üzerinde değerlendirmeler yapılarak mimarlıkta sürdürülebilirliğin uygulanabilirliği belirlenmeye çalışılmıştır. Değerlendirmeler vaziyet planı, plan şeması ve yapı malzemesi ölçeğinde yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise ekoloji-tasarım ilişkisinin önemi ifade edilmiş ve geleneksel konut yapılarının korunması için önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sürdürülebilirlik, ekolojik mimari, Türk evi, geleneksel konut mimarisi, Konya, Geleneksel Konya evi.
Dikili-Yahşibey Köyü konutları örneğinde mekânsal sürekliliğin incelenmesi
Bu çalışma kapsamında, insan-çevre etkileşiminin mekâna yansıması literatürdeki çalışmalar üzerinden araştırılmıştır. Mekân örgütlenmesi başlığı altında kültür-kullanıcı ilişkisi ve mahremiyet kavramı ele alınmıştır. Bu araştırmalar doğrultusunda, yapılı çevrenin; yapının yerle ve yapının kullanıcıyla hesaplaşması sonucu oluştuğu belirlenmiştir. Bu saptamayı irdeleyebilmek için yapı-yer ve yapı-kullanıcı ilişkilerinin en basit örneklerini taşıyan anonim yerleşmelere değinilmiş ve bu yerleşmelerdeki yapı aktarımının sürekliliği vurgulanmıştır. Anonim yerleşmelere farklı kültürlerin ve farklı mekân üretim biçimlerinin eklemlenmesi söz konusu olduğunda var olan bu sürekliliğin etkilenmesi problem olarak belirlenmiştir. Farklı yaşama kültürlerinin bir arada bulunduğu yerleşmelerde mekânsal sürekliliği etkileyen faktörler, Yahşibey Köyü'nde, mekân dizimi tekniğiyle yapılan alan çalışması üzerinden irdelenmiştir. Mekân dizimi analizleri mahremiyet kavramı üzerinden tartışılmış ve kullanıcıların kültürel çeşitliliğiyle ilişkilendirilmiştir. Yahşibey Köyü konutları örneğinde, yerle ilişkileri benzerlik gösteren yapı gruplarının, yapı dışında mekânsal süreklilik sağladığı; kullanıcıyla ilişkileri farklılık gösteren yapı gruplarının ise yapı içindeki mekânsal sürekliliği kırdığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Mekân örgütlenmesi, insan-çevre etkileşimi, kültür-kullanıcı ilişkisi, mahremiyet, mekânsal süreklilik, mekân dizimi
Ülkemizde toplu konut üretimine yönelik kaynak oluşturma model yaklaşımları
Ülkemizde konut üretimi için kredi ve kaynak tahsisi dısında önemli bir denetim sistemi bulunmadıgı, düsük ve orta gelirlilerin konut edinme olanaklarının büyük ölçüde piyasa kosullarına bırakıldıgı bilinmektedir. Bu baglamda, toplumda ekonomik ve sosyal etkileri nedeniyle bir sorun olan konutun arz ve talebini etkileyen faktörlerin basında, konut üretimine kaynak olusturma yani konut finansmanı gelmektedir. Bir ülkenin konut finansmanı problemini ortadan kaldırmak ise, o ülkenin kendi kosullarına göre olusturulmus modeller, kurumsal sistemler ve çözüm önerileriyle mümkündür. Bu çalısma kapsamında ülkemizde yapılan uygulamaların aksaklıklarını gideren, soruna etkin bir çözüm getirecegi düsünülen, fon fazlası olan kesimden fon ihtiyacı olan kesime kaynak aktarımı saglanarak, düsük ve orta gelirli ailelerin konut gereksinmelerini olanaklı oldugu ölçüde karsılayacak yöntemler degerlendirilmeye çalısılmıstır. Amaç, Türkiye'de toplu konut üretimine yönelik kaynak olusturulmasında yani finansmanında yeni model yaklasımları getirmek degil, onun yerine dünyada basarısı kabul edilmis bir veya birden çok modelin Türkiye kosullarına nasıl uyarlayacagına yönelik model yaklasımlarını gelistirmektir. Giris bölümünde, yukarıda genel çerçevesi verilen çalısmanın konusu ve amacı ele alınmaya çalısılmıstır. kinci bölümde, konunun bir bütün olarak incelenmesi ve daha iyi anlasılması amacıyla, konut üretim sektörünün ve konut finansmanının genel bir tanımı yapılmıstır. Üçüncü bölümde, Türkiye'deki konut üretimi sektörü ayrıntılı olarak analiz edilmistir. Dördüncü bölümde, dünyada (Amerika, Avrupa ve bazı gelismekte olan ülkelerde) uygulanmıs konut finans sistemleri arastırılarak, Türkiye'de uygulanmıs konut finansman modellerinin analizi yapılmıstır. Besinci bölümde, Türkiye için toplu konut üretimine kaynak olusturulmasına/finansmanına yönelik, dünyada basarısı kabul edilmis konut finansman sistemlerinden ?potek Bankası Yöntemi (The Mortgage Bank Route)? içinde yer alan iki modelin (Alman ?Pfandbrief Modeli? ve Amerikan ?Fannie Mae Modeli?nin) daha uygun oldugu görülmüstür. Bu iki modelin ülke sartlarına uyarlanabilmesine yönelik model yaklasımları gelistirilmistir. Uzun vadeli etkin bir konut finansman sisteminin basarısı için gerekli parametreler belirlenmistir. Modellerin Türkiye sartlarına uyabilmesi için gerekli altyapılarının nasıl hazırlanacagı açıklanmıstır. Altıncı bölümde ise, seçilen model yaklasımlarının olumlu yanlarının yanı sıra, Türkiye sartlarında olumsuzluga yol açabilecek riskli noktalarının ortaya konmasına çalısılmıstır. Zira bu çalısmada amaç, modellerin olumsuz olan noktalarının ortadan kaldırılmasına yönelik çözüm önerileri ortaya koymak ve böylelikle modellerin basarılı olmasını saglayacak kosullar hazırlamaktır. Ancak, burada altı çizilmesi gereken önemli bir nokta da, ülkemizde modellerin uygulanması için altyapı hazırlansa bile, ekonominin istikrarsızlıgı nedeniyle modellerin uygulamaya geçilmesinin henüz erken oldugudur. En az 3-5 yıl daha ekonominin hazırlanması (sabit-düsük enflasyon ve faizlerde kalması) ve sermaye piyasalarının buna hazırlanmasının gerekli oldugu da özellikle vurgulanmıstır. Yedinci bölüm, degerlendirmeler, sonuç ve önerilerden olusmaktadır. Önerilen bu model yaklasımlarının uygulanmasıyla, ilk yıllarda olmasa bile, sonraki yıllarda, zaman içerisinde, ülke açısından önem tasıyan düsük, alt-orta ve orta gelir gruplar için, sorunun çözümünde çok büyük bir yarar saglanabilecegi vurgulanarak çalısma tamamlanmıstır. Anahtar Sözcükler: Konut Üretim Sektörü, Konut Üretimine Kaynak Olusturma, Konut Finansmanı, Konut Finansman Sistemleri, Konut Sorunu, potek, potege Dayalı Menkul Kıymetler
Amasya'nın anıtsal eserleri ve Hızır Paşa Külliyesi restitüsyon ve koruma önerisi
Tarih boyunca önemli gelişmelere sahne olmuş, birçok medeniyetin izlerini taşıyan Amasya, Türk Dönemi'nde daha da gelişmiştir. Özellikle Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk dönemi, Amasya'daki imar hareketlerinin canlanarak, günümüze kadar gelebilmiş eserlerin ortaya çıkmasını sağlayan bir dönem olmuştur. İstanbul'un fethi ile Osmanlı İmparatorluğu'nun birçok açıdan çehre değiştirmeye başladığı bir dönem içerisinde inşa edilmiş olmasına rağmen, eski geleneklerin devam ettirildiği bir uygulama niteliğindeki Hızır Paşa Külliyesi (1465-1466) yapıları çalışma içinde incelenmiştir. Tezin ilk bölümü, Amasya ile ilgili yardımcı bilgilerin verildiği bölümlerin yanı sıra, Fransız araştırmacı Albert Gabriel'in, 1934'de yazdığı, ?Monuments Turcs d'Anatolie? adlı eserinde yer alan yapılardan, günümüze gelebilmiş olan cami, hamam ve medreselerin, güncel durumları ile kıyaslamalı olarak anlatıldığı katalog bölümlerini içermektedir. İkinci bölümde, günümüze cami ve hamamı ulaşabilmiş Hızır Paşa Külliyesi yapılarıyla ilgili belgeleme çalışmaları yapılmıştır. Harap durumdaki hamam ile nispeten daha iyi durumdaki cami rölöve ve fotoğraflarla belgelenmiş, bu çalışmalar, tarihsel araştırmalar ve kıyaslamalar yapılarla ilgili restitüsyon çizimlerinin yapılmasını sağlamıştır. Sonraki aşamada yapılar günümüz koruma ilkeleri ışığında değerlendirilmiş, koruma ve restorasyon önerileri getirilmiştir. Tez içerisinde yer alan katalog çalışması, Hızır Paşa Külliyesi ile ilgili çalışmalar konusunda destekleyici rol oynamaktadır. Çalışma Amasya'daki anıtsal eserleri kısmen de olsa tanıtan, rölöve, restitüsyon ve restorasyon projesi ile analitik inceleme ve değerlendirmeler çerçevesinde Hızır Paşa Külliyesi yapılarının restorasyona hazır hale getirilmesine katkı sağlayan bilgileri içermektedir. Anahtar Kelimeler: Amasya, Hızır Paşa, külliye, çok ? fonksiyonlu cami, hamam.
Su üzerinde yüzen yeni turizm ve yaşam alanları yaratma arayışı üzerine bir araştırma
nsanlık tarihi boyunca su üzerinde yerlesimlere rastlanmaktadır. Kamboçya ve Tayland gibi Uzakdogu ülkelerinde bir yasam sekli olan ?su üzerinde yasam?, gelismis Avrupa ülkelerinde, Amerika ve Kanada'da teknoloji destegi ile birlikte yepyeni bir boyut kazanmıstır. Suyla problemli bir iliski içinde olan Hollanda'da son 20 yılda yüzen evler, yüzen mahalleler projelendirilmis, insa edilmis ve Hollanda, biraz olsun suyla olan savasında öne geçebilmistir. Seyahat olgusu zaman içerisinde, özellikle Sanayi Devrimi sonrasında gelisim göstererek, is dısında tatil amaçlı seyahatler yapılmaya baslanmıstır. Bu seyahatler, kisinin öznel ortamının dısına çıkarak yeni kültürlerle tanısmasına olanak vermis ve bireysel gelisimine katkıda bulunarak dünya vizyonunu artırmıs, bu seyahatler modern insanı olusturan ögelerden biri haline gelmistir. Seyahat kültürü gelistikçe, seyahat araçları da degisim göstererek çaga ayak uydurmuslardır. Günümüzde, büyük yolcu gemileri 3000 kisilik yolcu kapasiteleri ile neredeyse yüzen sehirler haline gelmislerdir. Bugün mimar ve mühendisler yüzen büyük tatil köyleri-ada projeleri üzerinde çesitli çalısmalar yapmaktadırlar. Bunlar aynı anda 10.000 yolcuyu bir arada barındırabilecek, üzerinde otellerin, yüzme havuzlarının, marinaların olacagı kalabalık yüzen tatil köyleri, yüzen sehirler olacaklardır. Deniz üzerinde yasam, bilim adamlarını ve mühendisleri heyecanlandıran bir konu olmustur. Önümüzdeki yüzyıl içinde küresel ısınma sebebiyle deniz seviyesinin yükselmesi ile birlikte kıyılardan açıkta, deniz ve okyanuslar üzerinde yeni yasam alanları ihtiyacı gündeme gelecektir. Bunlar bir milyona varan nüfuslarıyla tümüyle yüzen sehirler olacaklardır. Bunun için, uzun yıllardır üzerinde çalısılan projeler mevcuttur. Bu sehirlerin teknik olarak yüzdürülmesi ve hukuksal mesleleri tümüyle incelenmesi gereken önemli bir konudur. Karada yeterli genisleme alanı bulamayan yerlesik sehirler, kendilerini denizin üzerine dogru uzatmayı tercih edeceklerdir. Bu uzanma, bir eklenti-uzantı seklinde veya kıyıdan açıkta mekiklerle anakaraya baglanan bir sistemde olacaktır. Bagımsız yüzen sehirler ise sürekli hareket halinde dünya denizlerinde dolasacaklardır. Sözünü ettigimiz, su üzerinde kurgulanacak bu yeni yasam formatları birçok mimari, teknik ve sosyal soruyu da beraberinde getirecektir. Anahtar sözcükler: Su Üzerinde Yasam, Küresel Isınma, Seyahat ve Turizm Yapıları, Yüzen Evler, Yüzen Sehirler.
Küresel ısınma nedeniyle suların yükselmesi problemine karşı konut mimarisinde çözüm önerilerinin araştırılması
Küresel ısınma, 21. yüzyılda dünyanın karsı karsıya geldigi en önemli problemlerden biridir. Isınma sonucunda eriyen buzullar ve artan sıcaklıklar nedeniyle okyanus sularının ısınması deniz seviyesinde yükselmeye neden olmaktadır. Bu yükselme, öncelikle okyanus kıyısındaki ülkeler olmak üzere pek çok ülkeyi tehlike altında bırakmaktadır. Mimarlar olarak, insanlara yasama mekanı tasarlamak bizim sorumlulugumuzdadır. Bu tez, söz konusu sorumlulugu yerine getirmek amacıyla konut mimarisindeki çözüm önerilerini sunmaktadır. Birinci bölümde, arastırmanın kapsamı ve arastırmada kullanılan yöntemler açıklanarak konuya giris yapılmıstır. kinci bölümde, dünyamızı ciddi bir sekilde tehdit eden küresel ısınma problemine dikkat çekilmis, nedenleri, etkileri, bu probleme yönelik çözümler ve hiçbir önlem alınmadıgı takdirde Türkiye'de ve dünyada yasanacak felaketler belirtilmis ve Türkiye'nin risk altındaki bölgeleri harita üzerinde gösterilmistir. Küresel ısınmanın neden oldugu dünyadaki suların yükselmesi problemi, mimarları su üzerinde yasamayı gerektiren çözümlere yöneltmistir. Bu baglamda; üçüncü bölümde, bu problemin ciddiyeti gözler önüne serilerek, tehlike altındaki ülkeleri bekleyen felaket senaryolarından bahsedilmistir, suyun insanla ve kentle iliskisi tarihsel bir süreç içinde incelenmis, su üzerindeki yerlesmeler, bu yerlesmelerdeki yerel mimari ve ütopyalar arastırılmıstır. Dördüncü bölümde, Hollanda örneginde yüzyıllardır suya karsı verilen savas incelenmis, bu konuda simdiye kadar üretilen çözümlerin dısında farklı bir öneri olan ?kiyasayıslı Evler? ve ?Hollanda'nın Umudu? projeleri detaylı olarak arastırılmıs, yapılar konusunda teknik bilgiler verilmis, bu bilgiler fotograflarla desteklenmistir. Besinci bölümde, söz konusu projelerin tehlike altındaki ülkeler için umut vaat edici oldugu, yasam kalitesini artırdıgı ve Türkiye için uygulanabilir bir çözüm oldugu sonucuna ulasılmıstır. Anahtar Kelimeler: Küresel ısınma, su seviyesi, yükselme, kiyasayıslı (amfibi) Evler, Hollanda'nın Umudu Projesi.
1980 sonrası Türkiye'de kent ve kentlileşme kavramları
Modernligin ve modern pratiklerin önemli tartısma eksenlerinden biri olan kent, modernligin mekanıdır. Bu nedenle, modernlik süreci; kent, kentlesme, kentlilesme ve kent kültürü kavramları üzerinden yazılmıstır. Bu tez çalısması kapsamında, modernligin sözkonusu pratiklerinin Türkiye kentsel tarihyazımında kavramsallastırılmaları irdelenmistir. Modernlik sürecini içsellestiren ülkelerde kent, ürettigi farklılıklarla kentsel tarihyazımınında yer alırken, Türkiye'de ise kontrol edilemeyen bir gelisme olarak anlatılmaktadır. Çünkü, modernlik sürecini, batılılasma ve gerçeklestirilecek evrensel bir proje olarak kabul eden Türkiye kentsel tarihyazımı, sürece ve pratiklerine dair ters bir bilinç gelistirmis ve sürecin olagan gelismelerini çarpıklık olarak degerlendirmistir. Modernlik sürecinin gerçekliklerini anlamak yerine yargılayan Türkiye kentsel tarihyazım gelenegine ait kimi örnekleri elestirel bir yaklasımla irdeleyen bu çalısma, sürecin gerçekliklerini yargılamaya degil anlamaya yönelik bir kentsel yazın olusmasının geregini vurgulamayı amaçlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Modernlik, Batılılasma, kent, kentlesme, kentlilesme, kent kültürü
Tarihi yapıların onarımında kullanılacak harçların seçimine yönelik bir öneri
Yüzyıllardır çeşitli nedenlerle birçoğu yıkılmış olsa da halen ayakta kalan pekçok tarihi anıt ve yapıya sahip olan ülkemiz bu konuda açık bir laboratuar gibidir. Bu nedenle tarihi yapıların korunması, onarımı ve güçlendirilmesi, evrensel nitelikteki kültür mirasının korunması bakımından önemlidir. ?Tarihi Yapıların Onarımında Kullanılacak Harçların Seçimine Yönelik Bir Öneri? adlı bu tez çalışmasında, çevresel etkilere dayanıklı, farklı karışımlarda kireç harçlarının önerilmesi hedeflenmiştir. Tezin birinci bölümde; konu ile ilgili çalışmalardan yararlanılarak problem tanımlanmış, çalışmanın amacı, sınırlılığı ve yöntemi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Avrupa'da ve ülkemizde tarihi yapıların korunmasına, onarımına ve güçlendirilmesine yönelik yasal çalışmalara yer verilmiş, özgün malzemenin korunmasına ilişkin yasa maddeleri kısaca açıklanmıştır. Üçüncü bölümde; tarihi yapılarda kullanılan malzemeler kısaca, çalışmanın konusu olması nedeniyle harçlar ve harçların üretiminde kullanılan malzemeler etraflıca açıklanmıştır. Dördüncü bölümde; tarihi yapılarda hasara neden olan faktörler sıralanmış, özellikle hasarların harç malzemelere etkisi açıklanmıştır. Beşinci bölümde; tarihi yapılarda kullanılan malzeme özelliklerinin belirlenmesine yönelik yapıda ve laboratuarda uygulanan deneysel çalışmalar açıklanmış, yapılan çalışmalardan örnekler verilmiştir. Altıncı bölümde; bu tez çalışması kapsamında, yapılan deneysel çalışmanın programı, harç üretiminde kullanılan malzemeler, ön deneyler, numune üretimi, kürü, eskitme süreçleri açıklanmıştır. Agrega olarak kum ve tuğla kırığı, bağlayıcı olarak kireç ve silis dumanı, uçucu kül, yüksek fırın cürufu, tuğla tozu gibi puzolanik özelliği olan farklı malzemeler ileiki farklı agrega için iki ana grupta toplam 600 adet lifli ve lifsiz harç numune üretilmiştir. Bu harçların bir grubu bir yıl süre ile laboratuarda saklanmış, diğer kısmı çevresel etkileri temsilen YTÜ Merkez kampusünde atmosfer koşullarında bırakılmıştır. Harç numunelerin diğer bir grubu, donma-havada çözülme, donma-nem kabininde çözülme, sodyum sülfat çözeltisinde ıslanma-havada kuruma, sodyum sülfat çözeltisinde ıslanma-etüvde kuruma, suda ıslanma-havada kuruma, suda ıslanma-etüvde kuruma, olmak üzere altı farklı grupta hızlandırılmış, şiddetlendirilmiş ve ayrıştırılmış eskitme etkilerine maruz bırakılmıştır. Bu etkilerden önce ve sonra tüm numunelerde planlanan deney programına uygun olarak fiziksel ve mekanik kontrol deneyleri yapılmıştır. Yedinci bölümde; altıncı bölümde açıklanan kontrol deneylerinde elde edilen sonuçlar iki farklı agregaya, kalıcılık süreçlerine ve harçların lifli ve lifsiz oluşlarına göre çizelge ve grafiklerle açıklanmıştır. Kireç harcına belirli oranda puzolan malzeme katılması (nemli ortam sağlanması koşulu ile) harçların dayanımını ve dayanıklılığını, lif katılması eğilme dayanımı ve dayanıklılığı artırmıştır. Hava kirliliğini temsil eden sülfat çözeltisi ve sıcaklığın artması en fazla hasara neden olan etken olmuştur. Sekizinci bölümde literatür kapsamında yapılan araştırmalardan da yararlanılarak deneysel çalışmanın irdelemesi yapılmıştır. Buna göre farklı iklim şartları için tarihi yapıların onarımında kullanılabilecek harç karışımları önerilmiştir. Dokuzuncu bölümde ise tez çalışması kapsamında ulaşılan sonuçlar verilmiş, daha sonra benzer çalışmalar için yapılması gerekenler önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarihi Yapı, Onarım, Kalıcılık, Horasan Harcı, Kireç Harçları, Puzolanlar
Türkiye'de kültürel kimliğin mimariye etkisi
Kültürün sınırları belirsizdir yani nerede baslar, nerede biter kestirmek kolay degildir. Kültürün yasamsal kanıtı mekanlardır, kentlerdir. Kent kimligi, fiziki çevre ve içinde yer alan yasam biçimi ile bir bütün olusturur. Kent kimligi, olusumunu toplum kadar, tasarımcının da etkiledigi, yeni ögelerin veya geçmisteki ögelerin yeniden yorumlandıgı kültürel bir olgudur. Kentsel ve mimari kimlik olusumu ve degisimi kent planlama kararları, koruma kararları ve uygulamaları ile de dogrudan baglantılıdır. Anadolu tarih boyunca birçok kültürü içinde barındırmıs ve bu kültürler iç içe girmistir. Türk kültürü Asya, Anadolu, Akdeniz, slam, Selçuklu, Osmanlı, Batı vb. kültürlerin birlesimiyle olusan kendine özgü bir bütünlük gösterir. Bu tez kapsamında Türkiye'deki kültürel kimligin mimariye etkisi, Mezopotamya uygarlıgından baslanarak günümüze kadar incelenmektedir. Bölüm 1'de ?Türkiye'deki Kültürel Kimligin Mimariye Etkisi? olarak belirlenen tez konusunun amaç, kapsam ve yöntemleri belirtilmistir. Bölüm 2'de tez konusunun anahtar kelimeleri olan kültür, kimlik, kültürel kimlik ve mimari kimlik tanımlanmıs ve bu kavramlar arasındaki iliski örneklerle açıklanmıstır. Bölüm 3'de Anadolu yerel kimligini olusturan kültürlerin mimari anlamda geldikleri nokta ve gelistirdikleri planlama ve teknik yöntemlerinin, kendinden sonraki uygarlıkları ne yönde etkiledigine kısaca deginilmis; bu kültürel gelismeler sonucunda Anadolu'da gelisen Selçuk, Beylikler ve Osmanlı kimliginin, yerel kimliklerle ve birbirleriyle olan etkilesimi ve bunun mimariye ne yönde yansıdıgı örneklerle açıklanmıstır. Bölüm 4'de 19. yüzyıl Batı etkisinde kalan Osmanlı kimligindeki degisim ve bu degisimin mimariye ne yönde yansıdıgı ele alınmıstır. Bölüm 5'de Cumhuriyet'in kurulus ve gelisme dönemlerindeki kültürel kimlik ve bunun mimariye ne yönde yansıdıgı ve günümüzde bunun mimariye etkisi ele alınmıstır. Anahtar kelimeler: Kültür, kimlik, kültürel kimlik, mimari kimlik
1998 Afet Bölgelerine Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik'teki yapı düzensizliklerinin ve çözüm önerilerinin mimari açıdan incelenmesi
oz YÜKSEK LİSANS TEZİ 1998 AFET BÖLGELERİNDE YAPILACAK YAPILAR HAKKINDA YÖNETMELİK'TEKİ YAPI DÜZENSİZLİKLERİNİN VE ÇÖZÜMÖNERİLERİNİN MİMARİ AÇIDAN İNCELENMESİSenem AKTÜRK ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK MİMARLIK FAKÜLTESİ MİMARLIK ANABİLİM DALI Danışman : Yard. Doç. Dr. Seren AKAVCI GÜVEN Yıl: 2004 Sayfa: 112 Jüri : Yard. Doç. Dr. Seren AKAVCI GÜVEN Prof. Dr. Erkin ERTEN Yard. Doç. Dr. Murat ARSLAN Bu çalışmada 1998 yılında yayınlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelikte bahsedilen düzensizlik tipleri, düzensiz yapılarda deprem nedeni ile oluşan hasarlar ve bu hasarların oluşmasına engel olabilecek mimari çözüm önerileri incelenmiştir. Çalışmada, mimari açıdan depreme dayanıklı yapı tasarımında dikkat edilmesi gerekli temel ilkeler üzerinde durulmuş ve 1998 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kurallarına uymanın gerekliliği önemi üzerinde durulmuştur. Anahtar Kelimeler: Depreme Dayanıklı Yapı, Afet Yönetmeliği, Yapı Düzensizlikleri
Geleneksel mimari dil için geliştirilen tasarım grameri: Mardin
Dünyada çok sayına geleneksel mimari örnekleri bulunmaktadır. Bu örnekler derinlemesine incelendiğinde, geleneksek yaşamın kimliğini oluşturan birçok bileşen ve kuralın var olduğundan bahsedebiliriz. Mardin geleneksel dokusu da zaman içinde bu doğrultuda gelişmiş ve günümüzde de bu kimliğini korumaya çalışan tarihi bir mirastır. Ancak bölgede yapılan yanlış ve bilinçsiz müdahaleler, hatalı restorasyonlar ve bölgenin özelliklerini taşımayan yeni yapılaşmalar, bölgede var olan geleneksel dokunun ciddi şekilde zarar görmesine sebebiyet vermektedir. Eski şehirde var olan konutların, bakım zorluğu, çağdaş yaşama koşullarına cevap veremiyor olmaları, bölge halkını gelişmekte olan Yenişehir'e yönlendirmektedir. Ancak bu bölgede bölge halkına sunulan apartman bloklarının, Mardin'in ihtiyaç ve koşulları düşünülmeden, geleneksel dokudan tamamen kopuk gelişmesi, günümüze kadar gelen mimari dilin yok olması tehlikesini doğurmaktadır.Bu tez çalışması kapsamında amaçlanan, kural tabanlı tasarım olan biçim gramerleri formalizminden yararlanılarak, bir tasarım grameri oluşturmaktır. İki aşamalı geliştirilen bu çalışmada, ilk bölüm Mardin geleneksel dokusunu belirleyen, yapıların biçimlenmesinde etkin olan bileşenlerin çözümlenmesinde yararlanılan kavramsal ve biçimsel analiz, ikinci yani sentez bölümünde ise bu bileşenleri kullanarak, oluşturulan tasarım grameri ile bölgeye, yeni, çağdaş bir yerleşim önerisi sunmaktır. Bu amaçla, analiz bölümünde Mardin mimarisinin biçimlenmesinde etkin olan kavramlar irdelenecek ve mekanların bir araya gelişlerindeki mevcut kurallar irdelenerek, informal biçim analizi yapılacaktır. Sentez bölümünde ise, analiz sonucu ortaya çıkan kurallar yeniden yorumlanarak, bölge için sınırsız sayıda konut tipi üretebilecek bir tasarım grameri oluşturulacaktır.Sonuç olarak, geliştirilen ve Mardin geleneksel dokusundan türetilen yeni konut tipolojileri ile, Yenişehir için, bölgede hızla gelişmekte olan apartman bloklarına alternatif, geleneksel dokudan türetilen yeni bir doku önerisi geliştirilecektir.
İstanbul Mimar Sinan Dönemi külliyeleri içinde medreselerin yeri ve `Edirnekapı Mihrimah Sultan Medresesi'
Bu çalısmada Osmanlı ?mparatorluğu'nun 16.yy'da Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'ndekülliye mimarisinin biçimlenisi, yapı elemanlarından biri olan medresenin külliye içindekiyeri ve Mimar Sinan yapıları içerisindeki önemli örneklerden biri olan Edirnekapı MihrimahSultan Medresesi incelenmistir.?lk olarak ?stanbul'da Mimar Sinan'ın insa ettiği belli baslı külliyelerin gelisim sürecideğerlendirilmistir. Külliye mimarisi içerisinde medresenin fiziksel ve kurumsal yapısınıolusturan birimler ve dönemlere göre değisim ve gelisimi arastırılmıstır.Mihrimah Sultan Medresesi'nin bulunduğu mevkiden kaynaklanan özellikleri ve çevresinianaliz etmek amacıyla Edirnekapı ilçesinin ?stanbul içerisindeki yeri, topografik özellikleri,tarihsel gelisimi ve fiziksel biçimlenisi anlatılmıstır.Mihrimah Sultan Medresesi'ni mümkün olduğunca tanımak ve tanıtmak için, içerisindebulunduğu külliyenin yapım tarihi, külliyenin konum özellikleri ve külliye yapılarıincelenmistir. Külliyenin günümüze ulasan yapılarından medrese detaylı bir sekilde elealınmıstır. Medrese, kurumsal yapısı ve mimari özellikleri açısından iki baslık altındaincelenmistir. Mimari özelliklerinde ise plan özellikleri, mekan özellikleri, yapısal özellikler,cephesel özelliklerinden bahsedilmistir.Son olarak da Edirnekapı Mihrimah Sultan Medresesi'nin analitik rölövesi ve korumaprojeleri hazırlanmıs, koruma sorunları belirtilmis ve koruma önerileri getirilmistir.Medresenin yapı elemanlarında bir takım eksiklikler, kirlilik, yanlıs kullanım ve uyumsuz ekyapı elemanları gibi bozulmalar görülmektedir. Ayrıca medresenin bulunduğu bölge tarihiözelliğini büyük ölçüde kaybetmistir. Mihrimah Sultan Medresesinin bulunduğu külliyeçevresine, külliyeye kitle, cephe, malzeme ve yükseklik açısından uyumsuz yapılar insaedilmistir.Anahtar kelimeler: Edirnekapı, Edirnekapı Mihrimah Sultan Külliyesi, Medrese, KlasikDönem Medrese Mimarisi.
Antalya, Ürünlü Köyü sivil mimari örneği yapılarının yapım sistemlerinin incelenmesi
Toroslarla çevrili Ürünlü, Antalya'nın İbradı İlçesi'ne bağlı bir köy yerleşimidir. Antalya'ya 180 km, Akseki'ye 35 km mesafededir.Özgün sivil mimari örneklerini barındıran Ürünlü, tarihsel dokusu bozulmadan günümüze gelebilmiş ender örneklerdendir. Moloz taşların, bağlayıcı harç olmaksızın kullanıldığı yığma sistemde inşa edilen ahşap hatıllı ?düğmeli ev? yöreye özgüdür. Yöre halkının büyük çoğunluğunun geçim sıkıntısı nedeniyle büyük şehirlere göç etmesi, yapıların hızlı bir biçimde bozulmasına neden olmuştur. Ayrıca yapılardaki nitelikli ahşap işçilikler önemli bir piyasa değerine sahip olduğundan; söz konusu öğeler yapılardan sökülmekte ve satılmaktadır. Değerlerini yitiren evlerin, hızla yok olma sürecine girdikleri gözlemlenmiştir.Ürünlü Köyü'nde yapılan araştırmalar iki tez halinde çalışılmıştır. Öncelikle çalışma alanı sınırları belirlenmiştir. Buna göre 84 adet yapı ?Antalya, Ürünlü Köyü ile Konut Mimarisi Üzerine Bir Araştırma? adlı tezinde Mimar Didem Şimşek tarafından incelenmiştir. Bu çalışma içerisinde ise, belirlenmiş olan çalışma alanı sınırı dahilinde yer alan 105 adet yapı incelenmiştir. Bu yapıların envanter fişleri doldurulmuş ve fotoğraflarla belgelenmiştir. Ürünlü genelinden seçilen 10 adet yapının kısmi rölövesi hazırlanmış; yapılar, yapım sistemi ve malzeme açısından incelenmiştir.Ürünlü'nün geleneksel sivil mimari örneklerinden biri olan Abdurrahman Bayındır-Zeki Cengiz Evi seçilerek; yapının belgelenmesi ve restorasyonuna yönelik olarak, 1/50 ölçekli rölövesi çıkarılmıştır. Çizimler yazı ve fotoğraflarla desteklenmiştir. Mevcut durumun tespitinden sonra, elde edilen veriler doğrultusunda 1/50 ölçekli restitüsyon çizimleri ve yeniden kullanıma yönelik olarak hazırlanan restorasyon projeleri hazırlanmıştır.Anahtar kelimeler: Antalya, ürünlü, kuru duvar, yapım sistemi, restorasyon, koruma.
Kentsel dış mekan kullanımlarının değişim ve dönüşüm bağlamında incalanmasi: Eskişehir kent merkezi
İnsan; Var oluşundan itibaren doğaya karşı bir hayat mücadelesi vermiş, gereksinimlerini karşılamak için doğadan yararlanırken doğadan gelebilecek tehlikelere karşı da hep bir korunma yöntemi aramıştır. İnsanın doğayı tanıyarak, kendi yapabildiklerini faydalı hale getirmesi ile teknolojinin ilk temelleri atılmıştır. Kentlerin ortaya çıkışı; insanın dış etmenlere karşı birlikte mücadele etme olgusuna dayanmaktadır.Sanayileşme ile birlikte bir çekim merkezi olan kentlerde; kentleşme ve kırdan kente yoğun göç ile artan nüfus; kentlerde yaşayan nüfusun oranının da hızla artmasına neden olmuştur. Nüfus artışı, sanayileşme ve teknolojik gelişmelere bağlı olarak sürekli değişime uğrayan kentlerde, insanların sosyal, fiziksel ve ruhsal yaşantılarını sağlıklı bir biçimde sürdürebilmeleri için gerekli en önemli kentsel öğelerden birisi olan dış mekânlar da değişime uğramışlardır.Bu çalışma kapsamında; Eskişehir kentinin tarihsel süreçteki kentsel gelişimi, kentsel dış mekân kullanımları ve değişimi irdelenmektedir. Kentin zaman içerisinde yaşadığı fiziksel, sosyal, mekânsal değişimler ile bu değişimlerin olumlu ve olumsuz etkileşimleri görsel verilerle birlikte incelenmiştir.
II. Abdülhamid Dönemi (1876-1909) eğitim sistemi, eğitim yapıları ve askeri rüşdiyeler
XVII. yüzyılla birlikte Osmanlı İmparatorluğu'nda eğitimde başlayan modernleşme hareketi, II. Abdülhamid Dönemi'nde de sürmüş, mali sıkıntılara rağmen, siyasi erk tarafından eğitim devletin üstlenmek zorunda olduğu bir kamu hizmeti olarak algılanmıştır.II. Abdülhamid Dönemi'nde, Osmanlı eğitim sisteminin sağlam bir zemine oturtulması 1869 tarihli Maarif-i Umumiye Nizamnamesi'nin tüm maddeleri ile hayata geçirilmesi sağlanmış, dolayısıyla da alt yapının kurulması ile eğitimin yaygınlaştırılması ve devletin eğitim sistemi üzerindeki denetimi kısmen de olsa sağlanmıştır.Eğitimin işlevsel bir araç olduğunu anlayan II. Abdülhamid, eğitim kavramını iktidarını tekrar üretecek ve sağlam bir zemine oturtacak bir kurum olarak görmüştür. Bu nedenle de eğitim, resmi ideolojinin aktarımında sıklıkla başvurulan araçlardan biri haline getirilmiştir.II. Abdülhamid'in tahta çıkışında Osmanlı İmparatorluğu'nda, 4 yüksekokul, 4 darülmuallimin, 253 rüşdiye, 18.490 sıbyan mektebi ve 1 özel okul bulunmaktaydı. II. Abdülhamid Dönemi'nin sonlarına doğru ülkedeki okul sayısı; 619 rüşdiye, 109 idadi, 32 darülmuallimin, 5000 civarında ibtidai mektebine ulaşmıştır.II. Abdülhamid Dönemi'nde diğer eğitim kurumları gibi askeri rüşdiyelere de önem verilmiş, İstanbul'dan Manastır ve Suriye'ye kadar uzanan bir coğrafyada, toplam yirmi sekiz adet askeri rüşdiye eğitim sistemi içerisine dahil edilmiştir. Bu okullarda dönemi için çağdaş ve modern sayılabilecek eğitim sistemi ve eğitim materyalleri uygulanmıştır. Ancak iddialı bir eğitimde modernleşme hamlesine imza atan Abdülhamid'in, idadi mimarisinin aksine bir askeri rüşdiye mimarisi tipolojisini, XIX. yüzyıl okul mimarisi repertuarında içerisinde kurgulayamadığı, eğitim tarihçemizde askeri rüşdiyelerin mimarileri ile değil de uyguladıkları eğitim modelleri ile varlık gösterdikleri burada gözden kaçırılmamalıdır.
Tarihi yarımada'da Sultanahmet-Cankurtaran bölgesinde konaklama yapılarına görsel kalite ve sınıflandırma açısından yaklaşım
Bu tez kapsamında üzerinde durulan temel problem, konaklama yapılarının yoğunlaştığı tarihi kent merkezlerinde, yapının biçimlenmesini ölçütlendiren yapılanma izinleri ile sınıflandırma sistemlerinin birbirlerini desteklememesi ve görsel kalitenin korunmasına hizmet etmemesidir. Bu problemden yola çıkılarak, tez kapsamında konaklama yapılarının bulunduğu tarihi kent merkezlerinden biri olan Sultanahmet bölgesinde, yapılanma koşullarını belirleyen imar planlarının ve işletme ruhsatı vermek için belirlenen konaklama yapısı sınıflandırma sistemlerinin, görsel kalitenin korunmasını amaç edinen bir anlayış ile ele alınmasının gerekliliğini ortaya koymayı amaçlamıştır. Bu çerçevede, birinci bölümde tezin ortaya koyduğu sorun, amaç, yöntem, önem ve sınırları belirlenmiştir. İkinci bölümde, İstanbul'da Tarihi Yarımada'da Sultanahmet ? Cankurtaran bölgesinde sokak ölçeğinde görsel kaliteyi oluşturan veriler incelenmiştir. Devamında Sultanahmet Bölgesinin mekansal oluşumu ve mimari kimliği incelemiş, daha sonra turizmin yapılı çevre üzerindeki olumsuz etkileri ele alınmıştır. Bu noktada, tarihi kent merkezlerinde turizm yapılarını biçimlendiren etkenler (yapılanma koşulları, işletme belgesini almak için uyulması gereken sınıflandırma sistemleri, güncel eğilimler, tasarımcının ve işletmecinin eğilimleri) önem taşımaktadır. Bu çalışmada ağırlıklı olarak üzerinde durulan etkiler yasal ölçütlerdir. Yasal ölçütleri sınıflandırma sistemleri ve imar durumu oluşturur. Öncelikle Dünya Turizm Örgütü'nün (WTO) sınıflandırma konunda yapmış olduğu çalışma incelenmiş, daha sonra ülkemizdeki sınıflandırma sistemleri yapıyı sorgulayan kriterler açısından ele alınmıştır. Bu çalışmalar sonucu elde edilen bulgular, Sultanahmet ? Cankurtaran bölgesinde yapılan alan çalışmasının temelini oluşturmuştur. Öncelikle alanda bulunan yapı stoku bina durumu fonksiyon ve kapasite açısından analiz edilmiş, konaklama birimleri dahil oldukları sınıflandırma sistemleri ve imar durumu açısından ele alınmıştır. Ayrıca çalışma alanında bulunan Kutlugün Sokak üzerinde görsel kalite bileşenlerinin analizi yapılmıştır. Sonuç olarak tarihi kent merkezlerinde konaklama yapılarının biçimlenişini etkileyen yasal ölçütlerin yetersiz olduğu ve bu merkezlerde görsel kalitenin giderek düştüğü tespit edilmiştir. Yapılanma koşullarını belirleyen imar planlarının ve işletme ruhsatı vermek için belirlenen konaklama yapısı sınıflandırma sistemlerinin, görsel kalitenin korunmasını amaç edinen bir anlayış ile ele alınmasını gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Tarihi Yarımada, Konaklama Yapıları, Sınıflandırma Sistemleri, İmar Durumu, Görsel Kalite
Mudurnu'nun fiziksel ve tarihsel dokusu, sivil mimarlık örnekleri, çevresel analiz ve koruma önerileri
Tarihi özelliklere sahip olan kentler yada doğal alanlar 19 yy. başlarından itibaren bilinçli şekilde korunması gerekli yerler statüsünde düşünülmeye başlanmıştır. Bu doğrultuda da özellikle Batılı ülkelerde ciddi ve doğru bir takım uygulamalar yürürlüğe konmuştur. Ülkemizde ise bu tür uygulamalar Batılılara göre oldukça sonradan hazırlanmıştır. 70 li yıllara kadar değişen, zarar gören, yıkılan, yok olan nice yapı ve bölge ancak bu yıllardan sonra başlatılan ?koruma? uygulamalarıyla zararın daha da ileri boyuta ilerlemesi engellenmiştir.bu doğrultuda çeşitli kurullar kurularak, kültür varlıklarımızın envanteri yapılmakta, koruma amaçlı imar planları hazırlanmaktadır, Fakat ülkemizde hazırlanan bu çalışmalar; merkezi yönetim odaklı yapılıyor olması, halkımızdan koruma bilinci olmaması, koruma bilinci olmayan halkımızın bilinçsiz şekilde koruma öneri ve istekleri, en önemlisi yerel yönetimlerdeki ?koruma kararları? nı uygulayamama sorunu yüzünden yeterince ve olması gerektiği gibi uygulanamamaktadır. Dolayısıyla da korunamayan bu bölgelerimiz gitgide daha da yozlaşmaya, zarar görmeye ve kaybolmaya doğru gitmektedir. Korunması gerekli niteliklere sahip olan Mudurnu kentinin bu özelliklerini aktarmak amacıyla hazırlanan bu tez, toplam 6 bölüm ve eklerden oluşmaktadır. 1. ve 2. bölümde, kentin fiziksel ve tarihi özellikleri ele alınmış, kent bugüne gelirken nasıl ve hangi dönemlerden geçmiş, hangi devirlerin etkisinde kalmış ve hangi coğrafi özelliklere sahip olduğu anlatılmıştır. 3. bölümde,kent dokusunu oluşturan öğeler aktarılmaya çalışılmıştır. Bu dokuyu oluşturan yollar, mahalleler, anıtsal mimari örnekleri, konutlar incelenmiş, bu konular çizim ve harita destekli olarak ifade edilmeye çalışılmıştır. 4. bölümde , kent dokusunun en önemli ve asıl dokuyu oluşturan konutlar ele alınmış; plan, cephe, mimari öğeleri bakımından incelenmiş ve özgün olan örneklerden katalog çalışması yapılmıştır. 5. bölüm, değerlendirme ve sonuç bölümü olup, Mudurnu kent dokusu niteliklerinin korunabilmesi için yapılacak yöntem ve öneriler ifade edilmiştir. 6. ve son bölüm ise, kent sivil mimari örneklerinden olan Astarcılar Konağının rölöve ve restitüsyon proje çalışmalarını içermektedir. Anahtar Kelimeler: Mudurnu, Tarihi Kent,
Taraklı'da geleneksel sivil mimaride kullanılan yapım teknikleri ve sadık özen evi restorasyon önerisi
İnsanoğlu var olduğundan beri barınma sorununu çeşitli yapısal çözümler üreterek çözmüştür. Zamanın ilerlemesiyle birlikte insanoğlu bulunduğu çağın teknolojisi ve çevresinin sunmuş olduğu malzemeyi kullanarak konut mimarisini geliştirmiştir.Anadolu toprakları, dünyada bilinen en eski yerleşim örneklerini barındırmaktadır. Farklı etnik ve kültürel toplulukların etkileriyle üretilmiş çeşitli konut mimarilerini bünyesinde barındırmaktadır. Anadolu konut mimarisinde ahşap, tarih boyunca vazgeçilmez ve günümüzde de geçerliliğini koruyan bir yapı malzemesi olmuştur. Ahşabın kullanımına, ormanlık alanların yoğun olarak bulunduğu bölgelerde sıkça rastlanmaktadır.Batı Karadeniz mimarisi ahşap yapı sanatının güzel örneklerini barındırmaktadır.Sakarya iline bağlı bulunan Taraklı, Batı Karadeniz mimarisini örnekleyen ilçelerimizden birisidir. Fakat Safranbolu veya Göynük kadar tanınmayan Taraklı'daki geleneksel mimari doku korunması gerekli olan özelliği ile günümüze kadar ulaşmıştır.Taraklı'da yapılan analiz çalışmalarında, ilçenin mimari karakteristik özellikleri tespit edilmiştir. Çalışmalarda 417 adet geleneksel yapı belirlenmiş; fotoğraflarla tespit edilmiştir. Bu yapıların 326 adedi özgün halini korumuştur. 10 adet yapı yapım sistemi ve malzeme açısından incelenmiştir. Yusufbey Mahallesi alt bölge olarak seçilmiş ve 20 adet yapının envanter fişi hazırlanmıştır. Ayrıca, Türbe Sokak ve Kadılar Sokak için mevcut durum silüetleri dijital ortamda çizilmiştir.Taraklı'nın geleneksel sivil mimari örneklerinden biri olan Sadık Özen evinin hasar durumu, çizim, yazı ve fotoğraflar ile belgelenmiştir. Yapının özgün durumuna ait izler ve yapı sahipleri ile yapılan görüşmeler sonucunda edinilen bilgiler dikkate alınarak restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlanmıştır.Taraklı`nın geleneksel mimari dokusunun gelecek nesillere aktarılabilmesi için özgün kimliklerinin korunarak yaşatılması, halkın ve kamu kurum ve kuruluşlarının bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu konuda Taraklı Belediyesi ve Türk Federasyon Vakfı tarafından kurulan Taraklı Restorasyon Eğitim Merkezi Atölyesi, Taraklı ve benzer durumda bulunan bölgeler için, eski eserleri koruma ve yaşatma açısından, örnek bir uygulamadır.