
2,301
Archived Theses
0
DOIs Assigned
0%
DOI Rate
Discipline
Mimarsız mimarlık ve Bingöl, Kiğı, Alagöz Köyü üzerine bir inceleme
Tarihsel süreç içinde, uzmanlasmıs kisiler tarafından olusturulan mimarlıga paralel olarak gelismis olan ?Mimarsız Mimarlık? gelisim ve degisimleriyle incelenmistir. Mimarsız Mimarlık incelenmeden önce; mimari olusumun bir süreklilik baglamında gelistigini vurgulamak adına, geçmisten günümüze mimarinin nasıl sekillendigine deginilmistir. Mimarlık, Dünya'da ve Türkiye'de olmak üzere iki asamada degerlendirilmistir. lk asamada; magara ve saz kulübelerle diger bir ifade anlayısıyla Mimarsız Mimarlık ile baslayan ve kültürel bir süreklilik çerçevesinde varlıgını sürdürüp günümüze ulasan Dünyada Mimarlık yaklasımları incelenmistir. kinci asamada ise; Osmanlı imparatorlugu sonrasında Türkiye Mimarlıgı irdelenmistir. Mimarsız Mimarlık da, Dünya'da ve Türkiye'de olmak üzere iki alt baslıkta ele alınmıstır. Dünya'da Mimarsız Mimarlık çok genis bir konu oldugundan bu bölümde, Mimarsız Mimariyle ilgili terimler ve Mimarsız Mimariye yaklasımlar aktarılmıstır. Türkiye'de Mimarsız Mimarlık ise daha kapsamlı incelenmis; ?Geleneksel? ve ?Günümüz? olmak üzere sınıflandırılmıstır. Geleneksel Mimarsız Mimarlık Ürünleri kapsamında; kültürel bir süreklilik sonucu olusmus, halkın kendi el emegiyle yaptıgı yapılar (vernaküler, yöresel, geleneksel vb. olarak adlandırılan yapılar); Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünleri kapsamında ise; gecekondular, yap-satçı üretim sonucu olusmus apartmanlar ve tip proje yapıları incelenmistir. Ürünlerin özellikleri ve olusum süreçleri anlatılmıs, biçimlerin olusum etkenleri belirlenmistir. Etkenler, dogal ve sosyokültürel çevre etkenleri olarak sınıflandırılmıs, bunların Geleneksel ve Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda etkili olup olmadıgı irdelenmistir. Literatürden elde edilen verilerin sorgulanması amacıyla, Bingöl'ün Kigı ilçesine baglı Alagöz köyünde alan çalısması yapılmıstır. Alanda yer alan Geleneksel ve Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünleri ve olusumlarını belirleyen etkenler karsılastırmalı olarak degerlendirilmistir. Sonuç olarak, Geleneksel Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda etkili olan dogal ve sosyo-kültürel çevre etkenlerinin Günümüz Mimarsız Mimarlık Ürünlerinin olusumunda çogunlukla etkili olmadıgı belirlenmis, bu sonuç alan çalısmasıyla da dogrulanmıstır. Anahtar Kelimeler: Mimarlık, Mimarsız Mimarlık, Dogal Çevre Etkenleri, Sosyo- Kültürel Çevre Etkenleri, Bingöl-Kigı-Alagöz Köyü.
Mimarlıkta saydamlık düşüncesi
Bu çalışma, saydamlık kavramını ve bu kavramın mimarlıktaki kullanım biçimini araştırmayı amaçlamıştır. Saydamlık kavramını sosyal, kültürel, ve fiziksel yönleriyle ele alarak, kavramın günümüze kadar yapılan tüm farklı tanımları incelenerek, saydamlığın günlük yaşamdaki yeri, kullanım amaç ve araçları irdelenmek istenmiştir. Mimarlıkta bu kavramın yansımaları incelenerek, saydamlığın mimarlıkta nasıl ve ne amaçla kullanıldığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Tez çerçevesinde; kavramın değişimleri ele alınırken, tek doğru hedeflenmeden tüm bakış açıları değerlendirilmiş ve bunlar günün koşulları, insan gereksinimleri, ulaşılan teknoloji, yapım teknikleri, psikolojik ve sosyal parametreler göz önünde bulundurularak irdelenmiştir. 1. Bölüm ?giriş bölümü? olup, bu bölümde sorun belirlenerek, çalışmanın sınırları ortaya konmuştur. 2. Bölümde saydamlığın farklı tanımları ele alınarak kavram tanıtılmış, ardından bu farklı tanımların farklı sanatlardaki yansımaları gözlemlenmiştir. 3. Bölümde algı üzerinde durularak algısal etmenlerden, saydamlığın nasıl algılandığı ve bu algıyı etkileyen faktörler irdelenmiştir. 4. Bölümde saydamlık kullanımının mimarideki kullanım şekilleri ve bunların nedenleri incelenmiş ve bunlar örneklerle açıklanmıştır. 5. Bölümde tezin önceki bölümleri bağlamında düşünceler ortaya konmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Saydam, Şeffaf, Saydamlık, Şeffaflık, Transparan, Örgütlenmiş saydamlık, Olgusal saydamlık, Somut saydamlık, İç içe geçme, Eşanlılık
Bursa ve İznik'deki Erken Dönem Osmanlı yapılarında devşirme malzeme kullanımı
Tez çalışmasının 1. bölümü Giriş kısmından oluşmaktadır. Bu bölümde genel olarak tez çalışmasının seçiliş amacı, çalışma konuları ve çalışmada izlenen yöntem ve metodlar hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın 2. bölümünde Anadolu'da Tarihsel Süreç İçinde Devşirme Malzeme Kullanımıyla ilgili genel bilgiler verilmiş; devşirme malzeme kullanımının nedenleri ve malzeme devşirme pratiğine ilişkin sorunlar ele alınmıştır. Tarihsel süreç, Bizans ve Osmanlı dönemi olarak 2'ye ayrılmıştır. Kaynaklar taranarak Bizans, Beylikler ve Osmanlı Dönemi'nde devşirme malzeme kullanımının nedenleri ve sonuçları araştırılmıştır. Çalışmanın 3. bölümünde araştırma alanı olarak seçilen Bursa ve İznik şehirlerinin Osmanlı öncesi ve Osmanlı dönemindeki konumları, tarihleri ve mimarileri araştırılmıştır. Çalışmanın 4. bölümünde, kaynaklardan ve yerinde yapılan incelemeler sonucunda, Bursa ve İznik'de devşirme malzeme kullanıldığı tespit edilen Erken Dönem Osmanlı yapılarının kataloğu oluşturulmuştur. Yapılar hakkında bilgiler toplanmış ve yapılarda devşirme olduğu tespit edilen parçalar fotoğraflanarak katalog düzeni içinde bilgileri aktarılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde, devşirme olduğu tespit edilen parçalar bir değerlendirme tablosuyla ele alınmış ve böylece Bursa ve İznik'te belirlenmiş olan yapılarda istatistik olarak ne kadar devşirme malzeme kullanıldığı bilgisi çıkartılmıştır. Ayrıca tespit edilen bu devşirme malzemelerin bazılarını da biçim ve bezeme olarak benzer özellikler gösteren farklı yapılardaki mimari parçalar ile karşılaştırmaları yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Devşirme Malzeme, Erken Dönem Osmanlı Yapıları, Bursa, İznik, Bizans. xiii
İstanbul, Kumkapı-Nişanca Köşklü Hamamı (1887) araştırması ve restorasyon projesi
`İstanbul, Kumkapı-Nişanca Köşklü Hamamı (1887) Araştırması ve Restorasyon Projesi' adını taşıyan bu tez, harabeye dönüşmüş olan bir 19. yy halk hamamını inceleyip araştırarak, mevcut durumunu belgelemek, sorunlarını belirlemek ve bir çözüm önerisi getirmek amacıyla yapılmıştır. Tez üç bölümden oluşmaktadır: 1. Bölümde; Köşklü Hamam'ın bulunduğu mevkiden kaynaklanan özelliklerini analiz etmek amacıyla, Kumkapı Semti'nin İstanbul içindeki yeri, tarihsel gelişimi, fiziksel, sosyal, ekonomik biçimlenişi ve 19. yy Batılılaşma sürecinin semte etkileri anlatılmıştır. 2. Bölümde; İlk çağlardan Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar yapılan hamam yapıları irdelenmiş, Osmanlı Hamam Mimarisi'nde mekan düzenlemesi, Osmanlı Hamam Mimarisi'nde sıcaklık tipleri ve 19. yy.'da İstanbul'da yapılmış olan diğer hamamlar incelenmiştir. 3. Bölümde; Köşklü Hamam'ı mümkün olduğunca tanımak ve tanıtmak için, hamamın yapım tarihi ve konumu ele alınmıştır. Plan özellikleri, mekan özellikleri, yapısal özellikleri, cephe özellikleri başlıkları altında hamam incelenmiştir. Nişanca Köşklü Hamamı'nın koruma projesi hazırlanmış, sorunlar belirtilmiş ve müdahale önerileri getirilmiştir. Anahtar kelimeler: Nişanca Köşklü Hamamı, Hamam Mimarisi,Osmanlı Hamam Mimarisi, Kumkapı
Ekolojik mimarlıkta aktif enerji sistemlerinin incelenmesi
İstanbul'da 1980 sonrasında oluşan kapalı konut alanlarının incelenmesi
stanbul'da 1990 sonrasında üst gelir grubuna yönelik olarak insa edilmeye baslanan kapalı konut alanları kent planlaması, kent yönetimi ve kentsel sınıfsal aidiyetler açısından önemli bir dönüsüme isaret etmektedir. Bu konut alanları duvarlar-çitler gibi engelleyiciler ile çevrelerinden ayrılan, girisleri denetimli tutulan, fiziksel doku ve sosyo-ekonomik açılardan kentsel yasamdan farklılasan, araba sahipligi erisimine dayanan yerlesmelerdir. Tez kapsamında, kapitalizmin ve modernligin sürekli dönüstürdügü metropolde yasayan insanların toplu yasam biçimlerinde neden duvarların arkasına sıgınma ihtiyacı duydukları ortaya konulmaya çalısılmıstır. stanbul'daki kapalı konut alanlarının kent etegindeki olusum süreci incelenmis, mevcut örnekler arastırılmıs, bu yerlesmelerin ortak özellikleri ve tercih nedenleri hem kullanıcılar hem de yatırımcılar açısından tespit edilmistir. Ayrıca günümüz kent planlamasında ve kapalı konut alanlarının olusumunda mimarların ve mimarlıgın konumu degerlendirilmistir. Anahtar kelimeler: stanbul, konut, toplu konut, kapalı konut alanı, kent etegi, Kemer Country, kullanıcı, yatırımcı.
Türkiye'de kentsel imgelemin gelişimi: Erken Cumhuriyet metinlerinde 'batı' kenti
Bu çalısmada, `Batı'ya seyahat eden erken Cumhuriyet aydınının ürettigi gezi metinlerinden, kente, moderniteye ve `Batı'ya bakısa dair bir okuma amaçlandı. Bu bakısın irdelenmeye deger olması, `Türk gezgini' kimliginin, erken Cumhuriyet modernlestirici-yönetici kimligi ile örtüsmesi nedeniyle dönemi temsil ettigi ve gelecegin Türk kentinin ve kent plancılıgının biçimlenmesinde rolü oldugu kabulüne dayanıyor. Altı bölümden olusan çalısmanın, giris bölümünde seyahatin neden ve anlamları ve seyahatnamelerin ortaya çıkısı üzerinde, `Batı'ya seyahat eden `Türk gezgini'nin nasıl bir baglamda belirdiginin tanımlanabilmesi amacıyla duruldu ve çalısmada kullanılan gezi metinlerine iliskin bilgi verildi. kinci bölümde, yine aynı amaçla, Osmanlı-Türk gezi edebiyatının kısa bir tarihine yer verildi. Üçüncü bölümde, gezi kitaplarındaki kent ve kentsellige dair gözlemler, yazarlardan alıntılarla tartısıldı. Metinlerde aktarılan bilgi ve gözlemler; tarihsellik, fiziksel mekanlar ? özel, kamusal mekan, kamusal açık mekan, kamusal yapısal mekan-, kentsel ulastırma ve toplumsallık baslıklarında ve daha ayrıntılı alt baslıklarda irdelendi. Her konunun tartısma ve yorumları, kimi zaman tematik olarak gruplanan alıntılarla bir arada, kimi zaman da ayrı bölümlerde yer aldı. Dördüncü bölümde, gezi yazarlarının yasam öyküleri, egitim ve birikimleri ve Batı ve Batı kentine dair bilgi kaynakları, gezi kosul ve amaçları; onları yönlendiren misyonun ve gezilerini yaptıkları sürecin ötesinde olusturdukları ortak/genel kimligin tartısılmasına yönelik olarak, konu edildi. Bu bilgi, Batı kentlerine geziler yapan bu gezgin figürünün, aynı zamanda erken Cumhuriyet'in yönetici, elit bürokratlarını olusturdugunun verileri olarak degerlendirildi. `Modernite ve `Öteki'nin Mekanı' baslıklı besinci bölümde `Batı', `Dogu' ve `öteki' kavramlarının, post-kolonyal söylem ve psikanalitik yoruma dayanan bir açılımı, daha sonra, `Türk gezgini'nin modern Batı kentindeki konumu ve Batı'ya ve kendine dair algılarıyla, zihninde var olan/olusan imgelerle baglantılandırılmak üzere, yapıldı. Bir gözlemci olarak `Türk gezgini' ve olanakları tartısıldı. Çalısmanın sonuç ve degerlendirmeleri, kısmen çalısmanın verilerini aktaran, gezi kitaplarında kent ve kentsellik gözlemlerinin anlatıldıgı bölümde; agırlıklı olarak da `Türk gezgini' figürünün ve görme olanaklarının, kente ve kent plancılıgına yansıttıklarıyla tartısıldıgı besinci ve altıncı bölümlerde yer aldı. Anahtar Sözcükler: Kent, kentsellik, kentli, tarihsellik, toplumsallık, fiziksel mekan, özel mekan, kamusal mekan, gözlem, gözlemci, düzen/disiplin, temsil, modernite, Batı/Dogu, Batı-dısı, post-kolonyal, oryantalizm, öteki, `flaneur'
Sergi salonu aydınlatmasında genel ilkeler ve iki sergi salonunun incelenmesi
Sergi salonu aydınlatmasının esas amacı, nesnelerin boyut, biçim, doku, renk vb. özelliklerinin görsel konfor koşulları sağlanarak sergilenmesidir. Bu çalışmada amaç, sergi salonlarındaki aydınlatma tasarımının en doğru biçimde yapılabilmesi için gerekli ilkeleri belirlemek ve yapılmış olan uygulamaları, bu ilkeler doğrultusunda değerlendirmektedir. Belirtilen amaca yönelik olarak yapılan bu çalışma, 8 ana bölümden oluşmaktadır. Bölüm 1'de, konuya giriş yapılarak, çalışmanın amacı belirlenmiştir. Bölüm 2'de, sergi salonu tanımı yapılmış, çeşitli sergi salonu sınıflandırmaları ve sergileme elemanlarına değinilmiştir. Bölüm 3'te, ışınımların zararlı etkileri ve sergi salonlarında koruma ele alınmıştır. Bölüm 4'te, sergi salonlarında iyi görme koşullarının sağlanabilmesi için gerekli görsel konfor koşulları ele alınarak incelenmiştir. Bölüm 5'te, sergi salonlarında kullanılan ışık kaynakları, aydınlatma düzeni ilkeleri, sergileme elemanları ele alınarak verilmiştir. Bölüm 6'da, sergi salonlarında kullanılan yeni teknolojilere değinilmiş ve örnekler verilmiştir. Bölüm 7'de, İstanbul Modern Sanat Müzesi ve Arkeoloji Müzesi aydınlatması görsel konfor koşulları 5. Bölümde ele alınan ilkeler doğrultusunda incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Bölüm 8'de, belirlenen amaç doğrultusunda yapılan çalışma ile ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sergi salonu, görsel konfor, koruma, aydınlatma tekniği
Aydınlatmada gölge niteliğinin irdelenmesi
Aydınlatma tasarımlarında görsel konfor gereksinimlerinin karsılanması, yaratılmak istenen estetik ve mimari özelliklerin vurgulanması bakımından, gölge niteligi konusu büyük önem tasır. Gölgenin iki ayrı niteliginden biri olan `sertlik-yumusaklık', gölge alan sınırlarının net bir biçimde algılanıp algılanamaması ile ilgilidir. Gölgenin ikinci özelligi olan `açıklık-koyuluk', gölgeli alan ile aydınlık alan arasındaki ısıklılık farkı ile ilgilidir. Bu çalısmada, aydınlıgın niteligi konularından biri olan gölgenin özellikleri sertlikyumusaklık ve açıklık-koyuluk olarak iki grupta ele alınmıs, bunları etkileyen degiskenler belirlenmis ve örnekler aracılıgıyla irdelemeler yapılmıstır. Gölge sınırları ile ilgili olan gölgenin sertligi-yumusaklıgı tanımlanmıs, yüzey büyüklüklerinin algılanmasına yönelik duyulanma büyüklügüne göre derecelendirilmistir. Sertligi-yumusaklıgı etkileyen degiskenler belirlenmis ve bunların gölgeye etkisi geometrik olarak incelenmistir. Kapalı hacimlerde, belirli durumlar için olusan degisik sertlik-yumusaklıktaki gölgelerin aydınlık dagılım özelligi arastırılmıs ve degerlendirilmistir. Aydınlık dagılımı, aydınlık düzeyi hesabı ve bir aydınlatma programıyla belirlenmis, geometrik hesap yoluyla elde edilen sertlik-yumusaklık dereceleri ile karsılastırılmıstır. Gölgeli alan ve aydınlık alanların ısıklılıkları ile ilgili olan gölgenin açıklıgı-koyulugu tanımlanmıs, ısıklılık farklarına baglı olarak derecelendirilmistir. Kapalı hacimlerde, belirli durumlar için olusan degisik açıklık-koyuluktaki gölgelerin aydınlık dagılım özelligi arastırılmıs ve degerlendirilmistir. Ayrıca, iç yüzey yansıtma çarpanlarının gölgenin açıklık-koyuluk özelligine etkisi incelenmistir. Birincil ısık kaynagı boyutu ve sayısı, engel boyutu, ikincil kaynakların ısık yansıtma çarpanı gibi degiskenlerin gölge niteligine etkisi çesitli örnekler aracılıgı ile incelenmis, elde edilen sonuçlar karsılastırılmıs ve degerlendirilmistir. Anahtar Kelimeler: Gölgenin niteligi, gölge çekirdegi, yarı gölge, sertlik ve yumusaklık, açıklık ve koyuluk.
Antalya, Ürünlü Köyü ile konut mimarisi üzerine bir araştırma
Antalya'ya 180 km. uzaklıkta, Torosların eteklerinde kurulmuş olan Ürünlü köyü, geçmişten günümüze tarihsel dokusu bozulmadan gelebilen, nadir sivil mimari örneklerdendir. Ürünlü yerleşiminde hiç bağlayıcı harç kullanılmadan ahşap ve kuru taş duvar ile yapılan ?düğmeli ev? bölgeye özgüdür. Bölgede önemli arkeolojik değerler bulunmaktadır. Yöre halkının yoksulluk nedeniyle buraları terk etmesi ve yeterli ekonomik gücün olmaması bozulmaları başlatmıştır. Gerek göç gerekse miras nedeniyle sahipliklerin artması sonucunda el değiştiren pencere, tavan, kapı ve şahnişinlerinde ahşap işçiliğinin özgün özellikleri taşıyan evlerin, yeni sahipleri tarafından bu özgün değerleri sökülmekte başta Antalya olmak üzere büyük kentlere çok yüksek fiyatlara satılmakta, bu değerlerini yitiren evler ise kısa sürede yıpranarak yok olmaktadır. Çalışma kapsamında Ürünlü köyünün fiziki durumu, tarihçesi, dokusu, konutları ayrıntılı bir şekilde incelenmiş, restorasyon ve sağlıklaştırma önerileri ile birlikte yeni yapılanma koşulları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Antalya, Ürünlü, Koruma, Kuru Duvar, Restorasyon.
Türkiye'deki termal turizm tesislerinin planlama ve tasarım ilkelerine ilişkin bir model önerisi (Çanakkale örneği)
Termal sularla ilgili balneolojik arastırmaların ısıgında, eski Roma döneminden beri kullanıla gelen, aslında turizm ve konaklamanın da temelini ve ilk örneklerini olusturan kaplıcalar ve uygulamaları, gelismis konaklama sistemleri olan otellerle birleserek ?termal turizm tesisleri? adı altında turizm literatürüne girmistir. ngilizce zindelik anlamına gelen ?wellness? ve yaklasık olarak kaplıca anlamına gelen ?spa? kelimeleri uluslararası tanımlanmıs deyimler haline gelmistir. ?Spa&wellness? otelleri termal turizm tesislerinin programlarını günümüzün anlayıslarına göre zenginlestirip gelistiren yeni bir boyut olarak karsımıza çıkmıstır. Bu boyutun Türkiye'nin nitelik ve nicelik olarak zengin termal turizm potansiyelini degerlendirmeye yönelik kullanılmasıyla olusacak termal turizm bölgelerinin ve tesislerinin, uygun ve dogru planlanması durumunda turizmi yıl geneline yaymak ve gelirini iki katına çıkartmak kuskusuz olanaklıdır. Ülkemizde bu konsepte iliskin gerek yeni olusan gerekse geleneksel tesislerin sorunları ve yönlendirilme gereksinimleri saptanmıstır. Mevcut geleneksel kaplıca tesislerinin mekan standartları ve hijyen kriterlerinin düsük oldugu gözlemlenmistir. Termal turizm tesislerinin makro ölçekte çevreye uyumunda sorunlar yasanmakta, koruma alanı sınırlarına yeterince uyulamamaktadır. Ayrıca, tesislerin günümüzdeki yeni anlayıslarla sekillenmeleri kaçınılmaz olmus, ?spa&wellness? gibi kavramların mikro planlama programlarına dahil olması bilinçli ya da bilinçsiz uygulamalarla sektörü yönlendirmeye baslamıstır. Bu yeni anlayısla sekillenen ve programı agırlasan termal turizm tesislerine yönelik, planlama kriterlerini ortaya çıkartan, makro planlamadan mikro planlamaya kadar olan asamaları irdeleyen, rol alanların belirlenmesi ve yönlendirilmesi amacını tasıyan bir tasarım kılavuzuna gereksinim vardır. Bu mimarlık tezinde konuya tasarımcı gözüyle bakılarak dünya genelinde mevcut termal turizm tesislerinin irdelenmesi ve konuyla ilgili yeni gelismelerin belirlenmesi yoluyla, kullanıcı ve isletmeciler için yeni ve güncel bilgiler üretilmis, planlama ve tasarım ilkelerine iliskin bir model önerisi gelistirilmistir. Modelde, termal turizm tesis tasarımının makro ve mikro ölçekteki asamaları rol alanlarıyla birlikte irdelenmis ve ülkemize özgü termal turizm tesis türleri belirlenmistir. Ardından bu modelin Türkiye'nin önemli bir cografi konumunda yer alan, zengin ve degerlendirilmemis termal su potansiyeline sahip Çanakkale'de uygulanmasının mimarlık bilimi ve genel bilgilendirme çerçevesinde gerçeklestirilebilecek kısmına ait çalısmalar yapılmıs ve disiplinler arası koordinasyonla bölgede termal turizmin gelisimi için yapılacak çalısmaya ısık tutulmustur. Anahtar Kelimeler: Spa&wellness otelleri, termal turizm tesisleri, kaplıca, makro ve mikro planlama, Çanakkale
Tanzimat sonrası Osmanlı Dönemi Rodos kent yerleşiminde evlerin cephe biçimlenişi
Rodos Helenistik Dönem'in en zengin krallıklarından biridir. Akdeniz ticaretinin kilit noktasında Ege Denizinin stratejik noktasında yer almaktadır. Çalısma kapsamında Rodos'un Tanzimat Sonrası Osmanlı Dönemi Evleri ele alınmıs ve özgün ev tiplerinin belirlenmeye çalısılmıstır. I.Bölümde, ilk olarak Rodos Adasının fiziksel özellikleri, tarihçesi incelenerek Adada bulunan Rodos Kentinin tarihsel gelisimi de ele alınmıstır. Rodos kenti konut yapısında bu faktörlerin etkisi tespit edilmistir. II. Bölümde, çalısmanın devamında arazi çalısmalarına geçilerek saha çalısmaları yapılmıstır. Arastırma konusu evlerde ölçümlere gidilmis, fotoğraflar çekilmistir. Bunlar ısığında röleveler ve yapı katalogları hazırlanarak cephelere ait veriler toplanmıstır. III. Bölümde, çalısmanın değerlendirme kısmında kataloglardaki örnekler ısığında Rodos Evlerine ait cephe özellikleri tablolar ve fotoğraflar yardımıyla açıklanarak benzer ve farklı özellikler sıralanmaya çalısılmıstır. IV. Bölümde, Rodos Evlerinin Ege-Batı Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesindeki örneklerle karsılastırılması yapılmıstır. Yapılan bu incelemeler ve karsılastırmalar neticesinde Rodos'ta Osmanlı yönetimi süresince yapılan evlerde cephelerdeki biçimlenisinin Anadolu'daki örneklerden farklılıkları ve benzerlikleri ortaya konulmustur. Anahtar Kelimeler: Ev, Adalar, Rodos
Yapı içi hava kirleticileri ve risk yönetimi
nsanların en temel gereksinimlerinden bir tanesi barınmadır. nsanlar yasamlarının büyük bir bölümünü kapalı ortamlarda geçirmektedir. Bu nedenle yapı içi hava niteliginin (IAQ) iyi olması insan saglıgı için önemlidir. Yapı içi havasını dogal ve yapay kirleticiler kirletir. Bu kirleticiler yapı dısından (egzoz dumanı, endüstri ve konut bacaları, doga olayları vb.), yapı kullanıcılarının eylemlerinden (canlının biyolojik ve fizyolojik eylemleri, hobileri, mesleki eylemleri, sigara dumanı vb.) ve yapı içindeki ürünlerden (mobilyalardan, kaplamalardan, dogramalardan vb.) kaynaklanan kirleticilerdir. Yapı içi hava kirleticilerinin insan saglıgı üzerinde etkileri yapı kullanıcılarına göre degisebilmektedir. Her kirletici o ortamda bulunan her insanda aynı etkiyi göstermeyebilir ya da aynı etkiyi farklı sürelerde, farklı derecelerde gösterebilir. Yapı içi hava kirleticilerinin risk yönetimlerini olusturabilmek için risklerin kabul edilebilir ya da kabul edilemez olduklarının degerlendirilmesinin yapılması gerekmektedir. Risk yönetimi, yönetilebilir degerlerdeki riskler için yapılmaktadır. Risk gruplarındaki risklerin düzeyine göre; yapıda iyilestirme yapılabilir, yapı yok edilmeden kullanılması engellenebilir ve ya yapı yıkılabilir. Yapı içi hava kirleticilerinin insan saglıgını olumsuz etkilememesi veya olusabilecek etkilerin en az düzeyde tutulabilmesi için risk yönetimi olusturulacak teknik bir grup tarafından hazırlanmalı ve dogru uygulanmalıdır. Anahtar kelimeler: Yapı içi hava niteligi, yapı içi hava kirleticileri, yapı içi kirletici kaynaklı saglık sorunları, risk süreçleri, risk degerlendirmesi, yapı içi hava kirliligi risk yönetimi.
Pangaltı İnönü Mahallesi, 19-20. yüzyıl sivil mimarlık örnekleri
?stanbul'un 19.yy. yerlesimlerinden olan Pangaltı semti, 1800'lu yıllarda Pera'da çıkan yangınların sonucunda Galata'da çalısan nüfusun konut alanı olarak planlanmıs bir Frenk mahallesiydi. Pangaltı semti, ülkedeki siyasi, ekonomik ve teknolojik değisimlerden etkilenmesi ve sosyal ve fiziksel yapısının zaman içinde yavas yavas değismesinden dolayı, mimari gelisimlerin tüm evrelerini içinde barındıran önemli bir bölgedir. Çalısmalar kapsamında, modernlesme döneminden günümüze, tüm değisimlerin izlerini tasıyan Pangaltı bölgesinin tarihi ve fiziksel gelisimi incelenmis ve ?nönü Mahallesi'nde, belirlenmis bir alan içindeki 19. ve 20. yüzyıllara ait sivil mimarlık örnekleri irdelenmistir. Günümüzde Elmadağ olarak adlandırılan ve eski Pangaltı semtinin sınırları kapsamında yer alan sınırlı bölgenin mevcut durumu yerinde yapılan envanter çalısması ile belirlenmis, tek yapı ve mahalle ölçeğinde çalısmalar yapılarak tespitlerde bulunulmustur. Yapılan çalısmalar sonucunda, tarihi yapının korunmasına ve rehabilitasyonuna yönelik önerilerde bulunulmus ve daha önce detaylı bir koruma planı yapılmayan bu bölge ile ilgili belgeleme yapılaması amaçlanmıstır. Anahtar kelimeler: Pangaltı, Elmadağ , 19. ve 20. yüzyıl sivil mimarlık örnekleri, tarihi doku, envanter çalısması.
Beylerbeyi Sarayı 19. yüzyıl Osmanlı sarayları içindeki yeri ve değerlendirilmesi
Türkiye'deki inşaat firmalarında entelektüel sermaye ölçüm yöntemlerinin uygulanması üzerine bir araştırma
Firmalar n zenginli i ve geli mesi günümüz bilgi ekonomisi içinde maddi olmayan varl klar (entelektüel sermaye) taraf ndan yönlendirilmektedir. Yat r mlar n yönü fiziksel ve finansal varl klardan entelektüel sermayeye do ru kaym t r. Bilgi ekonomisi içinde, entelektüel sermaye sahip oldu u üç unsuru insan, yap sal ve mü teri sermayesiyle firmalar n yeni rekabet avantaj halini alm t r. n aat sektörü, do as gere i geleneksel bir tutum içindedir; bu durum i letme alan ndaki yeniliklerin dolayl olarak sektöre adapte edilmesine sebep olmaktad r. Karma k iç ve d faktörler ba lam nda in aat firmalar n n kendini yenilemesi ve büyümesi için entelektüel sermaye yönetimi kritik önem ta maktad r. Ancak bir eyi yönetmeden önce, onu ölçme gereklili i söz konusudur. Geli tirilmi entelektüel sermaye ölçüm yöntemlerinin in aat firmalar na uygulanmas bu çal man n ba l ca amac d r. Literatürde entelektüel sermaye ölçüm yöntemleri iki ana ba l kta ele al nmaktad r: niteliksel ölçüm yakla mlar ve finansal ölçüm yakla mlar . Ölçüm yöntemlerinin in aat firmalar na uygulanmas için deneysel bir alan çal mas yap lm t r. Niteliksel yöntemlerden De er Platformu Raporlama Modeli 25 in aat irketi üzerinde alan çal mas yla; ve finansal yöntemlerden Hesaplanm Maddi Olmayan Varl klar yöntemi iki büyük in aat irketinin finansal tablo verilerine göre, uygulanm t r. Niteliksel yöntem kapsam nda in aat firmalar için entelektüel sermayenin üç unsurunun ölçüm parametreleri belirlenmi ; üç unsur aras ndaki denge test edilmi ve in aat sektörü için kuramsal bir tablo haz rlanm t r. Finansal yöntem ise, entelektüel sermayenin yakla k finansal de erini vermektedir. Bu çal man n bir di er önemli amac ise, iki ölçüm yakla m n n denkli inin s nanmas d r. Anahtar kelimeler: Entelektüel sermaye, in aat sektörü, de er platformu modeli, hesaplanm maddi olmayan varl klar
Arkeolojik yerleşimlerin sayısal olarak modellenmesi ve etkileşimli sanal çevrede görselleştirme yöntemleri: "Bodrum Pedasa örneği"
Gelişen ve yenilenen teknoloji, bir çok disiplinde olduğu gibi mimarlık ve arkeolojide de görselleştirme ve sunumun önemini arttırarak, kullanılan tekniklerin ve ortamların, niteliğini ve şeklini değiştirmektedir. Arkeolojik ve tarihi yerleşimlerdeki alan çalışmalarında gelişen teknolojiyle birlikte, mimarların rolü de değişmektedir. Artık mimarlar, her aşamada diğer disiplinlerle karşılıklı iletişim içinde kazıya yön verebilmektedirler. Arkeologlardan ve araştırmalardan elde edilen bilgiler, bilgisayar ortamında gerçekçi simülasyonlara dönüştürülerek, gerçekçi ortamlarda arkeologlara ve ziyaretçilere sunulmakta, böylelikle hem arkeologlar uygulama öncesi kazı deneyimi yaşayarak, yorumlama kabiliyetlerini arttırabilmekte, hem de ziyaretçilere, bölgenin inşa edildiği tarihteki durumu, yaşam koşulları, yaşam kültürü, insanları hakkında gerçekçi sunumları, etkileşimli ve sarmalayan çevrelerde deneyimleyebilme imkanı sağlanabilmektedir. Arkeolojik ve tarihi yerleşimlerle ilgili bu tarz çalışmalar dünya genelinde yaygın olmasına rağmen, ülkemizde çok fazla uygulanmamaktadır. Uygulanan çalışmalar da yurtdışında yapılmış diğer çalışmalarla karşılaştırıldığı zaman, görsellik ve sunum açısından zayıf kalmaktadırlar. Bu tez çalışmasında, araştırmanın amacı, önemi, kapsamı ve yöntemi anlatıldıktan sonra, ilk bölümde arkeoloji ve mimarlık disiplinlerinin kesiştikleri noktalar ve alanlarla ilgili açıklamalar yapılmıştır. Bir sonraki bölümde, sanal mimari oluşturma teknikleri ayrıntılı bir şekilde anlatılarak, etkileşimli çoklu ortamlarla ilgili bilgi verilmiştir. Bu bölümdeki bilgiler aynı zamanda, gerçek zamanlı etkileşimli bilgisayar modeli oluşturma ve sunumuyla ilgili kapsamlı bir kaynak da oluşturmaktadır. Daha sonra arkeolojik yerleşimlerin dünya genelindeki sayısal çoklu ortamlarda modelleme ve görselleştirme çalışmalarına örnekler verilerek, yöntem, teknik ve süreçler incelenip analiz edilmiş, tablo ve şemalarla karşılaştırmalar yapılarak, projelerin nitelikleri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İncelenen örnekler, kapsamları ve tez sonunda anlatılan pilot projeyle kesişimleri baz alınarak seçilmiş örneklerdir. Son olarak incelenen örneklerdeki yöntemler ve teknikler doğrultusunda, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Muğla Üniversitesi ortaklığında, Bodrum Pedasa Arkeolojik Yerleşimi'ndeki Çiftlik Evi'nin çoğul ortamda oluşturma ve sunma projesinin hazırlığında kullanılan yöntem ve teknikliklerle ilgili bilgiler verilerek süreç anlatılmış, araştırmanın niteliği ve önemi ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Etkileşim, sanal gerçeklik, canlandırma, benzetim, görselleştirme, arkeoloji ve mimarlık
Sayısal tasarım teknolojilerinde kullanılan üç boyutlu donanımların mimarlık eğitimine katkıları
Bilgisayarın, tasarım sürecine entegre olmasıyla birlikte, tasarım ve temsil ortamları, üretim tekniklerinde sayısal degisim yasanmaya baslanmıstır. Bu degisim ile birlikte, bilgisayar ortamında tasarımı hangi yöntemler ile olusturdugumuz ve olustururken kulllandıgımız sayısal tasarım araçları ve yazılımları önem kazanmıstır. Kullanılan donanım ve yazılımların giderek alım gücü baglamında daha genis bir kitleye ulasmaya baslaması, çesitli hale gelmesi ve is kolaylıgı saglaması yeni soyut tasarım olanaklarının ortaya çıkmasına yol açmıstır. Geleneksel tasarım sürecinde bir ?araç? olarak görülen donanımlar, günümüzde bir tasarım ortamı olarak karsımıza çıkmaktadır. Tasarım sürecinin önemli bir kısmı sayısal ortamda gerçeklestirilirken, tasarım anlayıslarında da degisim gözlemlenmektedir. Sayısal tasarım teknolojileri kulanılarak olusturulmus tasarımlar, geleneksel tasarım sürecinde belli bir zamanda çıkarılacak alternatif formları, tasarımcının hızlı bir sekilde görmesini saglamıstır. Donanım ve yazılımların, düsünce için bir araç olarak kullanılması, tasarımcıya birçok tasarım problemi çözümünü hızlı bir sekilde sunmanın yanı sıra, mekanı yeni bir yaklasımla görmesini saglamıstır. Bu teknolojiler ile ilgili bilgi sahibi olabilmek için deneme ortamını kurmak ve uygulamalarını yapmak henüz kolay olmasa da, tasarımı yeni bir bakıs açısı ile görme ve kavrama biçimi kazanılabilir. Anahtar kelimeler: Sayısal tasarım teknolojileri, üç boyutlu donanım, sanal gerçeklik araçları, bilgisayar destekli tasarım ve üretim.
Adana - Mersin Demiryolu Hattı üzerindeki istasyon binalarının tarihi ve mimari analizi
Bu çalışmada, Osmanlı döneminde yapılan ve en önemli hatlardan biri olan "Bağdat Demiryolu"nun Mersin-Adana hattı üzerindeki istasyon binaları ele alınmıştır. Bu hat üzerindeki istasyon binalarının yapıldıkları dönemler itibariyle tarihi ve mimari özellikleri incelenmiş olup bu dönemlerdeki mimari anlayışın istasyon binalarına yansımaları saptanmıştır. Çalışmada; XIX. yüzyılda Avrupa'nın sanayileşme süreci ve Avrupa'da demiryolunun gelişimi, Osmanlı İmparatorluğu'nun demiryolu çalışmaları ve Osmanlı'da yabancı sermayedarlar tarafından yapılan ve işletilen demiryolu hatları ile Mersin-Adana hattı üzerinde bulunan istasyon binalarının bulundukları dönemler içerisindeki mimari gelişim süreçleri araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Demiryolları, Demiryolu İstasyon Binaları, Mersin-Adana Hattı
Doğrusal flüoresan lambalı aygıtlar ile düzgün yayılmış aydınlığın sağlandığı koşulların belirlenmesi
Lamba ışığını biçimlendirmek üzere çeşitli yansıtıcı türleri kullanılır. Belli bir lamba ile birlikte kullanılan yansıtıcı türüne göre elde edilen aygıt ışık yeğinlik ve aydınlık dağılımının özellikleri değişir. Bu çalışmada, doğrusal flüoresan lamba için tasarlanan yansıtıcıların özelliklerine ve aydınlatma aygıtının ışık yeğinlik dağılımı, aygıt geriverimi, aydınlık dağılımının düzgünlüğü açılarından ulaşılan sonuçlara yer verilmiştir. Çalışma, onüç ana bölümden oluşmaktadır. Bölüm 1'de, konuya giriş yapılarak, çalışmanın amacı ve kapsamı belirtilmiştir. Bölüm 2'de, aydınlatma aygıtı ve yansıtıcı tanımlarına ilişkin bilgilere yer verilmiştir. Bölüm 3'te, aydınlatma aygıtının aydınlatma özellikleri, ışık akısı, ışık yeğinlik dağılımı, aydınlık düzeyi dağılımı, aygıt geriverimi başlıkları altında ele alınmıştır. Bölüm 4'te, yansıtıcı yüzeylerin ışık yansıtma biçimlerine ilişkin bilgiler sunulmuştur. Bölüm 5'de, doğrusal ışık kaynakları ile birlikte kullanılan yansıtıcı türlerinin geometrik özelliklerine yer verilmiştir. Bölüm 6'da, yansıtıcı tasarımının yapıldığı koşullar ve aydınlık dağılımında düzgünlüğün değerlendirilmesinde izlenen yaklaşım açıklanmıştır. Ayrıca, örtücü tasarımına yönelik araştırmalar yapılmıştır. Bölüm 7'de, genel silindir yansıtıcılar ele alınmış, çeşitli uygulama örneklerinde ulaşılan aygıt ışık yeğinlik ve aydınlık dağılımları ortaya konulmuştur. Bölüm 8'de, eliptik silindir yansıtıcı tasarımları yapılmış, ele alınan örnek durumlarda ortaya çıkan aygıt ışık yeğinlik ve aydınlık dağılımları incelenmiştir. Çalışmanın 9., 10. ve 11. bölümlerinde sırasıyla parabolik silindir, hiperbolik silindir ve düzlem yansıtıcılar ele alınmış, söz konusu yansıtıcılar için uygulama koşulları verilerek aygıt ışık yeğinlik ve aydınlık dağılımındaki değişimler irdelenmiştir. Bölüm 12'de, üretilen örnek aydınlatma aygıtının ölçme sonuçları ile analiz sonuçları karşılaştırılmıştır. Sonuç bölümünde, yansıtıcı biçimi ve yüzey özelliğine ilişkin değişik seçeneklerin aydınlık dağılımına etkileri ortaya konularak literatürde yansıtıcı tasarımına yönelik var olan temel bilgilere yeni katkılarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yansıtıcı Tasarımı, Düzgün Yayılmış Aydınlık, Doğrusal Flüoresan Lamba, Işık Yeğinlik Dağılımı.
Topkapı Sarayı Bağdat Köşkü ve Dolmabahçe Sarayı Muayede Salonu mobilya ve mekan ilişkisi
Tarihi Yarımada'da öncelikli aydınlatmalar ve Tarihi Yarımada'nın İstanbul siluetine gece etkisinin incelenmesi
Tarihi Yarımada, gerek yüzyıllara ulaan tarihi yapısı, gerekse corafi konumunun getirdii avantajları sayesinde, stanbul'un ve Türkiye'nin en önemli bölgesi konumundadır. Yaklaık 2700 yıllık tarihi boyunca, üzerinde üç imparatorluu barındırmı, ilkçalardan günümüze gelen eserleriyle tarihe ıık tutmutur. Tarihi Yarımada ile ilgili dier önemli nokta ise muhteem siluetidir. Bu özelliklerinden dolayı bu bölge her zaman turistlerin ilgisini çekmitir. Böylesine önemli bir alanın geceleri de aydınlatılmasının gereklilii kaçınılmazdır. Bu çalıma kapsamında; · Birinci bölümde; çalımanın amacı ve kapsamı anlatılmıtır. · kinci bölümde; Tarihi Yarımada'nın kentin bir parçası olduu düünülerek, kent aydınlatma ile ilgili bilgiler verilmitir. · Üçüncü bölümde; Tarihi Yarımada'nın tarihi hakkında bilgiler verilmi ve bölge analizleri yapılmıtır. · Dördüncü bölümde; Tarihi Yarımada'da yer alan önemli yapılar incelenmi ve öncelikli aydınlatılması gereken öeler tespit edilmitir. · Beinci bölümde; stanbul siluetine Tarihi Yarımada'nın gece etkisi incelenmitir. · Altıncı bölümde; Tarihi Yarımada'da aydınlatma yönünden alınması gereken ilke kararları belirlenmi ve mevcut öeler bu açıdan deerlendirilmitir. · Yedinci bölümde; aydınlatılması yapılmamı yapılara aydınlatma önerileri getirilmi ve aydınlatma programı yardımıyla örnek aydınlatma yapılmıtır. · Sekizinci ve son bölümde; tez hakkında genel deerlendirme yapılmıtır. Anahtar kelimeler: Tarihi Yarımada, siluet, aydınlatma ölçütleri, öncelikli aydınlatma, gece etkis
İnsan-mekân-ışık etkileşimi ve ışığın mekândaki psikolojik etkilerinin değerlendirilmesi
Isıgın mekânda olusum biçimleri ve bu olusumun insan da yarattıgı tepkiler arastırılmıs, insan-mekân etkilesiminde ısıgın rolleri incelenmistir. Olusan etkilesimi açıklayabilmek için ısık-insan-mekân üçlüsündeki, nesneler (ısık, mekân) tanımlanmıs ve literatür taraması yoluyla, konu ile ilgili temel kuramlar ortaya konmustur. Etkilesimde, özne durumunda olan insanın tanımı ve etkilesim biçimleri çalısmanın ana problemini olusturmustur. Psikolojik bir bakıs açısı gelistirilerek, ?üçlü etkilesimin? açıklanabilmesi saglanmıstır. Fizyolojik bir uyaran olan ısık; insanda psikolojik tepkilere neden olmaktadır. Bu tepkiler genel olarak insan-mekân iliskilerinden kaynaklanmaktadır. Davranıs uyaranlara verilen tepkidir ve gereksinimlerden kaynaklanır. Etkilesimi olusturan tüm bu kavramlar arastırmanın kapsamını olusturmustur. Mekân, ısık ve insan iliskilerinin incelendigi kavramsal bölümler teze temel teskil etmistir. Üçlü etkilesim sonucu elde edilen verilerin somutlasması için, mekân örnekleri analiz edilmistir. Mekândaki ısıgın insan üzerinde olusturdugu etkilerin incelenmesiyle, ısıgın sahip oldugu özelligin insanda farklı psikolojik tepkilere neden oldugu sonucuna varılmıstır. Mekânda olusan temel psikolojik tepkilere ve bu tepkileri saglayan ısıgın özelliklerine ulasılmaya çalısılmıstır. Mekânda kullanılacak ısıgın belirlenen özellikleri, mekânda istenilen psikolojik etkinin yaratılmasını saglayacaktır. Anahtar Kelimeler: Isık, nsan Davranısı, Mekân.
Mısır Asyut Tarihsel Kenti koruma ve rehabilitasyonu
Kahire'nin 380 km güneyinde yer alan Asyut kenti, Mısır'daki tarihi yerlesim yerlerinin en eskilerinden biridir. Kentte birçok degerli kentsel kültür varlıkları bulunmaktadır. 1952 yılında Cumhuriyet kurulduktan sonra yasanan siyasi ve sosyal degisiklikler, bu kültür varlıklarının bir bölümünün bırakılarak ihmal edilmesine ve çökmesine neden olmustur. Yine 1970'li yıllarda yasanan ekonomik açılım, kentte yer alan tarihi bölgelerin üzerindeki kalkınma baskılarını arttırmıs ve kentsel kültür varlıklarının bir bölümünün kaybolmasına sebep olmustur. Günümüzde, bölgeyi korumaya yönelik bir plan ve yöntemin gelistirilmemis ve bu tarihi yapılara ait kapsamlı tespit ve tescil çalısmalarının ortaya konulmamıs olması, kentin kalan diger kentsel kültür varlıklarının da yok olmasına neden olacaktır. Genel olarak bu arastırma, Asyut kentinde bulunan kentsel kültür varlıklarının belgelenmesi, korunması ve rehabilitasyonu yönünde temel ilke ve yöntemlerin saptanmasına yönelik bir metot gelistirmeyi amaçlamaktadır. Bu arastırmanın amacına ulasabilmesi için, kente ait tarihi ve geleneksel kent dokusunun fiziki gelismeleri arastırılmıs, bu arastırmalara dayanarak tespit ve tescil için açık kriterler ortaya konulmus ve tescile deger korunması gereken tarihi alanların sınırları belirlenmistir. Tarihi alanlar üzerinde gerçeklestirilen saha çalısmalarından sonra korunması gereken tarihi yapılar tespit edilerek kente ait kentsel kültür varlıklarının katalogu ortaya konulmustur. Ayrıca genel olarak Mısır'da, özel olarak da Asyut kentinde bulunan kentsel kültür varlıklarının korunması için mevcut durum analizini yapılmıstır. Bununla kentteki geleneksel kent dokusunun ugradıgı degisiklikler ve bunların sebepleri belirlenmistir. Kentte bulunan tarihi yapıları koruma adına sarf edilen çabalar ve karsılasılan sorunlar ele alınmıstır. Yine arastırmada, Asyut kentinde bulunan tarihi bölgelerin rehabilitasyonunda kullanılması mümkün olan bazı temel kriterler gelistirilmis ve bu tarihi bölgelerin koruma ve rehabilitasyonu için öneriler sunulmustur. Anahtar kelimeler: Mısır, Asyut, tarihi çevre, geleneksel kent dokusu, envanter formu, kentsel kültür varlıkları, koruma, rehabilitasyon.
Anamur'da korunması gerekli geleneksel kent dokusu üzerine bir araştırma ve Hacı Ali Bey Konağı
Akdeniz bölgesinde, Mersin iline bağlı bir ilçe olan Anamur; tarihsel ve mimari verileri Hititler'e uzanan, farklı etnik ve dinsel grupların kültür çeşitliliğine sahip bir yerleşimdir. Bu kültür çeşitliliği sonucunda, kent sınırları içerisinde, çeşitli dönemlere ilişkin taşınır-taşınmaz farklı kültür varlıklarını barındırmıştır. Tez çalışmasının esası olan kültür varlıkları da, son dönem Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi geleneksel dini ve sivil mimari yapıları olmuştur. Anamur'da korunması gerekli kent dokusu içinde sivil mimarlık örnekleri ve özellikle Hacı Ali Bey Konağı, özgün mimarisi ile öne çıkmaktadır. Bu çalışmanın asıl konusunu oluşturan Hacı Ali Bey Konağı; konumu, özellikleri, boyutları, yapım tekniği ve malzemesi açısından önemli bir değere sahiptir. Günümüzde, geleneksel özellikli yapılar, kent merkezinin farklı bölgelerinde konumlanmış, herhangi bir sokak ölçeğinde yerleşmemiştir. Herhangi bir yapı adasında yalnız kalan bu yapılar, çarpık kentleşme ve kullanıcı sayısının azalması sonucu gün geçtikçe bozulmakta ve özgün niteliğini kaybetmektedir. ?Anamur'da Korunması Gerekli Geleneksel Kent Dokusu Üzerine Bir Araştırma ve Hacı Ali Bey Konağı? başlıklı tezde, Anamur ilçesinde yer alan tarihi nitelikli yapılar tespit edilmiş ve bu yapıların geleneksel özelliklerini yitirmeden korunmalarını sağlamak için gereken koşulların belirlenmesine çalışılmıştır. Çalışmanın temel amacı; Anamur'un geçmiş ile gelecek arasında köprü olacak bu kültürel varlıklarının tespitinin yapılıp, belgelenmesi ve koruma altına alınmasını olmuştur. Anahtar Kelimeler: Anamur, geleneksel kent dokusu, koruma, restorasyon
Ses kayıt stüdyosu tasarımı ve mimari akustik
Ses kayıt stüdyoları; mimari akustik, psikoakustik, elektroakustik ve teknolojinin etkileimini bünyesinde bulunduran ses prodüksiyonu mekanlarıdır. Gelimi ülkelerde, sözü geçen etkileimi oluturan her adım, ses kayıt stüdyosunun niteliini hemen hemen aynı oranda etkiler. Örnein, kayıt esnasında kullanılacak olan ekipmanların teknolojik ve teknik özellikleri, kaydedilen sesin dinlendii elektroakustik stüdyo monitörleri ve stüdyo ana hacimlerinin (kontrol odası, performans odası, izolasyon kabinleri) akustik nitelikleri kadar önemlidir ve ses kayıt stüdyolarının `baarılı' olarak nitelendirilebilmesi için bu adımların her birinin zincirin kuvvetli halkaları olmaları gerekir. Türkiye gibi gelimekte olan ülkelerde ses kayıt stüdyosu tasarımında özellikle stüdyo ekipmanlarının oldukça çoalması ve dolayısıyla fiyatlarının da kısmen hafiflemesi nedeniyle, gelimi ülkelerdeki stüdyo teknolojileri elde edilebiliyorsa da özellikle mimari akustik konusunda, gelimi ülkelerin saladıı akustik konfor koulları çounlukla salanamamaktadır. Bunun balıca nedenleri, stüdyo sahibinin mimari akustiin sonuç ürün kalitesi üzerindeki önemi konusunda yeterli bilgisinin olmaması, ülkemizde mimari akustik projelerini gerçekletirebilecek tasarımcı ve uygulamacıların azlıı ile mimari akustik ile ilgili konuların projelendirme ve uygulama giderlerinin getirdii maddi yük olarak sıralanabilir. Bu çalımada, ses kayıt stüdyosu tasarımında mimari akustiin rolü irdelenerek ülkemizde tasarımcılar, ses kayıt stüdyosu sahipleri, prodüksiyon irketleri ve kullanıcılara (teknik ekip ve müzisyenler) mimari akustik projelendirmenin, stüdyoyla ilgili dier etmenler kadar dikkate alınması gereinin daha somut olarak benimsetilmesi hedeflenmitir. Çalımanın temelini, mimari akustiin ana konuları olan gürültü denetimi ve hacim akustii oluturmu, bunun yanında ses kayıt stüdyolarının tarihsel ve teknolojik gelimelerinin de çalımaya dahil edilerek mimari akustiin rolünün daha iyi özümsenmesi amaçlanmıtır. Bu balamda, giri bölümünden hemen sonra Bölüm 2' de, müzik endüstrisi ana balıı altında ses kayıt endüstrisinin tarihsel geliimi ile müzik prodüksiyonu konularına deinilmitir. Bölüm 3' de, ses kayıt stüdyolarının tanımı, ilevi, tarihsel geliimi ile birlikte ses kayıt stüdyosu tipleri, stüdyoların ileyii ve mimari özellikleri ayrıntılı biçimde anlatılmıtır. Mimari akustik konusuna Bölüm 4' de deinilmeye balanmı ve akustik performans deerlendirme kriterleri; gürültü denetimi ve hacim akustii alt balıkları içinde sunulmutur. Ayrıca yine Bölüm 4' de, ses kayıt stüdyosu ekipmanlarının akustik performansa katkılarına da deinilmitir. Bölüm 5' de ise bir önceki bölümde deinilen akustik performans deerlendirme kriterleri temel alınarak, ses kayıt stüdyosu hacimleri için salanması gereken deerler ve bu hacimlerde yapılması gereken uygulamalar, ses kayıt stüdyolarında akustik tasarım kriterleri ve gereksinimler ana balıı içinde, yine gürültü denetimi ve hacim akustii alt balıkları altında ayrıntılı biçimde irdelenmitir. Sonuç kısmında ise, tüm bölümlerle ilgili genel bir deerlendirme yapılmı ve öneriler sunulmutur. Anahtar Kelimeler: Prodüksiyon, ses kayıt stüdyosu, mimari akustik, psikoakustik, elektroakustik, performans odası, kontrol odası, izolasyon kabinleri.
Hollanda ve Türkiye konut piyasalarının karşılaştırmalı analizi
Türkiye küreselleşme ve AB sürecinde önemli çabalar gösterirken, sosyal, ekonomik ve siyasi anlamda yeniden yapılanma içerisindedir. Türkiye'deki konut piyasası bu konjonktürde yeniden biçimlenmektedir. Bunun yanında Hollanda'daki konut piyasası da 2001 yılından bu yana geçiş ve yeniden yapılanma süreci içindedir. Hollanda ve Türkiye konut piyasaları bazı açılardan benzer özellikler göstermesine rağmen, pazar mekanizmaları açısından siyasi gündemlerine, ekonomik yapılarına, ülke rejimlerine ve sosyal eğilimlerine bağlı olarak farklılıklar göstermektedir. Bu benzerlikler ve farklılıklar doğrultusunda, uluslar arası karşılaştırmalı konut analiz yöntemleri araştırmacılara kabul görmüş ve onaylanmış modeller, kuramlar, kavramlar ve sistemler konusunda bilgi edinme imkânı sunmaktadır. Bu açıdan bakıldığında, bu çalışma Hollanda ve Türkiye konut piyasalarının dinamiklerine odaklanmıştır. Böylelikle bu çalışma, Türkiye'ye uygulanabilir, onay görmüş ve başarılı konut sistemlerinin belirlenmesini amaçlamaktadır. Problemin ve çalışmada kullanılan yöntemin açıklanmasından sonra, ikinci kısım Hollanda konut piyasasına genel bir bakış ile başlamaktadır. Ardından Hollanda'daki nüfus artışı, işsizlik, kişi başına düşen milli gelir, teknolojik kapasite ya da devlet müdahaleleri gibi konularda; konut piyasası üzerindeki demografik, ekonomik ve siyasi etkiler ortaya konulmuştur. Bu kısım Hollanda'daki konuta yönelik arsa, inşaat, emlak ve finans piyasalarının detaylı bir analizi ile devam etmiştir. Üçüncü bölümde bezer çözümleme, Türkiye'deki konut piyasasına da uygulanmış ve Türkiye'deki konut piyasasına demografik, ekonomik ve siyasi etkenlerin belirlenmesi sağlanmıştır. Bu kısım Türkiye'deki konut alt piyasalarının detaylı analizi ile devam etmiştir. Bu analizlerle birlikte, sonuç kısmı Hollanda konut piyasasının karşılaştırmalı analizi sonucunda Türkiye açısından faydalı olabilecek bazı konuların belirlenmesini sağlamıştır. Sonuç kısmı, Türkiye'deki konut piyasasının piyasa güçleri, devlet müdahaleleri ve hane halkı ihtiyaçlarına bağlı olarak daha detaylı olarak tartışılması ile tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Konut, konut piyasası, inşaat piyasası, arsa piyasası, konut sahipliliği, emlak piyasası, konut finansmanı, Avrupa Birliği, Türkiye, Hollanda.
Mikroklimanın yapı ve çevresinin tasarımına etkileri
`Mikroklimanın Yapı ve Çevresinin Tasarımına Etkileri' konulu bu çalıma yapı tasarımında mikroklima ile ilgili özelliklerin ortaya konmasını ve bu özelliklerin tasarıma etkilerinin irdelenmesini amaçlamaktadır. Mikroklima ile ilgili etmenlerden kontrol edilebilir olma özellii nedeniyle güne ve rüzgar bu çalıma kapsamında öne çıkarılmı buna karılık kontrol edilmesi daha zor olan nem ve benzeri gibi özelliklere çalıma kapsamı dıında tutulmutur. Yöntem olarak konu ile genel literatür aratırması dıında birbirinden farklı özellikler içeren 3 örnek incelenmi ve bunlarla ilgili mikroklimatik yaklaımlar belirlenmitir. Çalıma 6 bölümden olumaktadır. lk bölüm çalımanın ana hatlarının ortaya konduu giri bölümüdür. kinci bölüm yapı ve çevresi ile ilgili genel tanım ve kavramlar ile yapı-çevre ilikisini ele almaktadır. Üçüncü bölümün konusu klima tanım, tarihçe ve çeitleridir. Mikroklima etkenleri ve kontrolü adı altındaki dördüncü bölüm mikroklima kontrolü açısından güne ve rüzgar etkilerini incelemektedir. Beinci bölümde mikroklimanın yapı ve çevresine etkileri 3 örnek proje üzerinde aratırılmaktadır. Son bölüm sonuç ve önerilere ayrılmıtır. Anahtar Kelimeler: Klima, mikroklima, yapı, tasarım, çevre
Yapılarda su ve ısı etkenleri, oluşturduğu sorunlar, nedenleri ve çözüm önerileri
Yapılar su, ısı, ses ve yangın gibi etkenlerle karsı karsıyadır. Bu etkenler zamanla yapılarda, kullanıcı üzerinde, ülke ölçeginde, dogal ve yapma çevrede sorun olusturmaktadır. Türkiye'de bu etkenlerin sorun olusturmaması amacıyla sorunlara yönelik ürün ve çözümlerin artıs gösterdigi gözlenmektedir. Ancak, yapılan arastırma sonuçları ve halen süren sorunlar, basta tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların, yapıları etkileyen etkenlere, sorunların olusmamasına ya da olusan sorunların çözümlenmesine yönelik yeterli bilince sahip olmadıklarını göstermektedir. Ayrıca, yapı sektöründe mevcut bulunan ürün ve çözümlerden yararlanılamamaktadır. Bu çalısmada, öncelikle yapılarda sıklıkla sorun olusturan su ve ısı etkenleri incelenmistir. Yapıya etkiyen su ve ısı etkenlerinin neler oldugu ve yapıları nasıl etkiledikleri belirlenmistir. Daha sonra, bu etkenlere karsı önlem alınmadıgı kosullarda ortaya çıkabilecek sorunlar örneklenmistir. Ayrıca, sorunların olusmasına neden olan yapı üretim sürecindeki eksiklik ya da hatalar belirlenmis ve bunlar sorunların nedenleri olarak ele alınmıstır. Sorunların nedenlerinin engellenmesinin yapılarda sorun olusumunu engelleyecegi ya da olusan sorunları çözebilecegi düsünülmüstür. Bu nedenle, nedenlerin engellenmesi amacıyla alınacak önlemlerde kullanılabilecek ürün ve çözümler ele alınmıstır. Bu ürün ve çözümlerin yapı sektöründe mevcut bulundugu bilinmektedir. Bu nedenle, yapılarda olusan sorunlar mevcut ürün ve çözümlerle engellenebilmektedir. Ancak, basta yapı tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların bu konularda yeterli bilince sahip olmaları gerekmektedir. Yapılan çalısmayla; basta yapı tasarımcı, uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların benzer sorunlarla karsılasmamaları amacıyla ya da karsılastıkları sorunların çözümlenmesi sırasında sorunların nedenlerine dikkat etmeleri gerektigi sonucuna ulasılmıstır. Bu konuda, Türkiye'de yapı sektöründe mevcut bulunan ürün ve çözümlerle su ve ısı etkenlerinin sorun olusturmasına karsı önlem alınabilecegi belirlenmistir. Ancak, öncelikle tasarımcı ve uygulayıcıların, sonrasında kullanıcıların bu konularda bilinçlendirme çalısmalarının sürdürülmesi gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Su ve ısı etkenleri, sorunlar, nedenler, yalıtım ürünleri, çözümler
Konaklama yapılarının mekânsal organizasyonu üzerine bir inceleme
Çalısma üç ana bölümden olusmaktadır: Birinci bölümde, asırı kosullarda turizm olgusunun psikolojik ve biyolojik temellerine inilerek bu aktivitelerin bazı insanlar tarafından niye talep edildiginin nedenleri ortaya konulmustur. Ortaya konulan bu nedenlerin, yapılmıs birçok evrensel psikolojik arastırma kaynaklarına dayandırılarak, en basit sekliyle tamamen ve sadece biyolojik bir ihtiyaçtan kaynaklandıgı sonucuna yer verilmistir. kinci bölümde, asırı olan birçok kosul arasından seçilen ?iklimsel asırılıkların? tanımları, optimum konfor aralıklarının net sınırları çizilerek, yapılmıstır. Bu asırı iklim kosullarının da mimarlık/form ile etkilesimlerindeki genel prensiplere yer verilmistir. Bölüm sonunda, bu bölgelerde yapılmıs seçilmis konaklama tesisleri tanıtılmıstır. Üçüncü bölümde ise konaklama tesislerindeki mekânsal organizasyon ve kademelenmenin incelenmesi için seçilen ?mekân dizimi analizi? yöntemi ile yöntemin isleyisi tanıtılmıs, bu çalısmada da, kültürün yapısını en belirleyici ögelerinden birisi olan ?iklimin? en asırı sartlarının, seçilen örnek konaklama tesislerindeki mekânsal organizasyonlar üzerindeki etkisi, matematiksel olarak ortaya konmaya çalısılmıstır. Kültürler arası çalısmalarda biçimlendirilen yapma çevreye iliskin mekânsal farklılıkları, sezgilerin ötesinde, matematiksel olarak analiz etmeyi amaçlayan bu çalısmalarda ?Axman? bilgisayar programının mekân dizim analizi sonuçları kullanılmıstır. Anahtar Kelimeler: Asırı iklim tipleri, Asırı turizm psikolojisi, Mekânsal kademelenme, Mekân dizim analizi
Mimarlık-bilgisayar etkileşiminde işbirliği kavramı
sbirligi insanoglunun varolusundan bugüne, iletisim varoldukça süregelen bir olgudur. Yasamın her alanında isbirligi aktiviteleri ile karsılasmaktayız. Farklı meslek alanlarında da isbirligine rastlamaktayız ki bu alanlardan en yaygın olanı da mimarlık alanıdır. Mimarlar bir yapıyı tasarlarken kendi baslarına hareket edemezler; gerek kendi disiplinleri gerekse farklı disiplinlerden uzmanlar, insaat mühendisleri, elektrik mühendisleri, makine mühendisleri, jeoloji mühendileri, akustik uzmanlar, malzeme uzmanları gibi, fikir ve bilgi alısverisinde bulunurlar. Bu meslek grupları ile iletisim ve isbirligi neticesinde yeni ürünler en iyi sekilde ortaya çıkmaktadır. nsanlar arası iletisimde iletisim araçlarının gelisimi nasıl büyük bir çag atlanmasını sagladıysa, mimarlık alanında da iletisim araçlarının, teknolojinin gelisimi ile birlikte pek çok yeni imkan ortaya çıkmıstır. Ortak dokümanların paylasımı, tartısmalar, bilgi alısverisi için bu süreçte basrolü bilgisayarlar üstlenmeye baslamıstır. Farklı programların yazılımı, sanal ortamlar ile birlikte teknolojinin ucu açık imkanları dogrultusunda da insanlar arası iletisimde oldugu gibi meslekler arası koordinasyonda da sınırsız imkanlara ulasılmıstır. Bu çalısmada öncelikle isbirligi kavramı tüm yönleriyle ele alınmıstır. sbirligi nedir, kavram olarak diger terimlerden ayrımı, avantaj ve dezavantajları, anahtar elemanları, modelleri ile genis bir bakıs açısıyla degerlendirilmistir. sbirligini genel anlamda inceledikten sonra alt baslıkları olan; tezin esas vurgulamak istedigi mimarlık alanında, mimarlık egitiminde, mimari ofislerde ve diger disiplinlerle mimarlık arasında isbirligi aktiviteleri incelenmistir. Bu iliskilerde ana prensipler, olması gerekenler ve mevcut örnekler karsılastırmalı bir sekilde sunulmustur. Öncelikle genel anlamda mimarlık ve isbirligi degerlendirilmis, sonra mimarlıga ilk adım mimarlık egitiminde bu aktivitelere verilen önem; güncel yurtiçi ve yurtdısı örneklerle vurgulanmıstır. Mimarlık egitiminden bir sonraki asama mimari ofislerde isbirligi açısından durum degerlendirilmesi yapılmıs, günümüz kosullarındaki sistemler isbirligi aktiviteleri dogrultusunda degerlendirilmistir. Son olaraksa isbirligi aktivitelerine en yogun sahne olan disiplinler arası çalısmalarda isbirligi irdelenmis, güncel proje örnekleri karsılastırılmalı olarak ifade edilmistir. Mimarlık alanındaki bu isbirligi aktiviteleri tartısılır ve örneklendirilirken hep mimarlıkbilgisayar etkilesimi gözönünde bulundurulmus, mimarlıkta isbirligi aktivitelerinde bilgisayarın rolü güncel örnek ve saptamalarla somut hale getirilmistir. Tezin sonuç bölümünde ise tüm bu kavramlar dogrultusunda seçilen örnekler üzerinden, karsılastırmalı sonuç ve degerlendirmelere gidilmis, isbirligi-mimarlık ve bilgisayar teknolojisinin gelecekteki durusuna dair öngörüler yeralmıstır. Anahtar Kelimeler: Mimarlık, isbirligi, bilgisayar destekli mimarlık, bilgisayar destekli isbirligi, isbirliksel mimari, isbirliksel mimari tasarım ortamı, disiplinler arası tasarım, disiplinler arası bilgisayar destekli tasarım.
Bursa Hanlar bölgesi değişim ve dönüşüm sürecinin incelenmesi ve bölgenin korunması üzerine bir araştırma
14. yüzyıl sonunda Anadolu'nun en büyük kentlerinden biri olan ve dünya ticaretine katılan Bursa, 15. yüzyılda dünya ile ekonomik baglantıları olan uluslararası transit ticaret merkezi olmustur. Bursa'da ticaretin bu denli gelismesinde ipekçilik, ticari yollar, esnaf örgütlenmesi ve yabancı tüccarlar önemli rol oynamıstır. 14. yüzyılda olusmaya baslayan bölge; hanlar, bedesten, arasta köprü, çarsılar, pazarlar ve dükkanlarla geliserek, 16. yüzyıl ortalarına kadar gelisimini tamamlamıstır. Bursa Hanlar Bölgesi, Türk kentlerinde degisik ticaret yapılarının çarsıyı nasıl olusturdugunu göstermesi açısından ilk örnektir. 17.ve 18. yüzyıllarda devletin siyasi otoritesini yitirmesi ile bölgeye yeni yapı yapılmamıstır. 1839 Tanzimat Fermanı'yla sosyo-ekonomik ve kültürel dönüsümler gerçeklesmistir. Bu dönemde Bursa'da yönetim ve kültür yapıları insa edilmis, ulasım sisteminin degismesi sonucunda yeni yollar açılmıstır. 19. yüzyılda bütünlügü olan bir planlama stratejisinden söz etmek mümkün degildir. Devlet adına yönetme yetkisini elinde bulunduran valilerin görüsleri dogrultusunda planlama çabaları yapılmıstır. 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyıl basında, sehircilik projeleri ile sınırları belirlenmis bir merkez olusmustur. Ulasım sisteminin degismesi, bölgenin kent içindeki konumunu güçlendirmis, ancak birçok anıtsal yapının yıkılmasına neden olmustur. Cumhuriyet döneminde Hanlar Bölgesi, ticaret, yönetim ve kültür merkezi olma özelligini korumustur. Siyasi örgütlenmede yasanan degisim, kent yönetimlerinde de görülmüstür. Kurulan kent yönetimleri, kentlerde gelisen bu potansiyeli yönlendirebilmek için imar düzenlemeleri ile ilk kent planlama çalısmalarını baslatmıstır. Osmanlı Devleti'nin ilk baskenti ve 668 yıllık bir geçmise sahip Bursa'da merkez üzerinde yer alan baskıların kaldırılması, bölgenin korunarak gelecek kusaklara aktarılması gerekmektedir. Anahtar kelimeler: Bursa Hanlar Bölgesi, ticaret yapıları, dönüsüm, koruma.
Konuşma amaçlı hacimlerde kaynak konumu değişiminin hacim akustiği parametreleri üzerindeki etkisinin incelenmesi
Konusma amaçlı hacimlerde isitsel konforun sağlanması anlasılabilirliğin yüksek olması ile mümkün olmaktadır. Anlasılabilirliğin sağlanması ise hacim, dinleyici ve konusmacıyı kapsayan öznel ve nesnel birtakım etmenlere dayanmaktadır. Bunlardan konusmacının konumu, dinleyici açısından önemli bir kriter olarak sayılabilir. Konusma amaçlı hacimlerde, kaynağın yer değistirmesi, sesin doğrultusunu ve dolayısıyla hacim akustiği parametrelerini değistireceğinden, dinleyicilerin anlasılabilirliğini etkileyecektir. Bu çalısmada öncelikli olarak anlasılabilirlik ve anlasılabilirliği etkileyen hacim akustiği parametrelerine değinilmis ve belirlenen üç farklı plan tipinde ve değisik yüzey yutuculuklarında, kaynak konumu değisimi ile hacim akustiği parametrelerindeki değisim incelenmistir. ?ncelemede akustik simülasyon programı Odeon kullanılmıstır. Programa veri olarak, hacimlerin üç boyutlu çizimleri, kaynak konumları, yüzey gereçleri ve dinleyici noktaları girilerek hacimlerde, konusmacının yer değistirmesinin hacim akustiği parametrelerine etkisi, optimum durum (optimum yansısım süresinin elde edildiği durum) yanı sıra farklı yüzey yutuculuklarında incelenmistir. Dinleyici noktalarında, belirlenen hacim akustiği parametrelerinin (RT, EDT, D50, STI ve SPL(A)), farklı kaynak konumu nedeni ile olusan değer ayrımları ve uygun aralıklarda olup olmadığı hazırlanan grafikler ve krokiler yardımı ile çalısma kapsamında incelenmistir. Çalısmada konusma amaçlı salonlarda, konusmacının yer değistirmesinin akustik konfor kosulları açısından etkisi ortaya konmaya çalısılmıstır. Anahtar Kelimeler: Akustik, hacim akustiği, konusmanın anlasılabilirliği, kaynak konumunun değisimi
Sur-kent ilişkisinin çevre düzenleme kriterleri açısından değerlendirilmesi
Özelliklerini yitiren ve anlam kaybına uğrayan tarihi kent mekanlarının nasıl yeniden okunabilir ve algılanabilir hale getirilebileceği, nasıl yeniden yaşamın içine çekilebileceği, bu mekanlarda bu bağlamda gerçekleştirilecek çözümlerin nasıl en nitelikli biçimde elde edilebileceği sorusu bu doktora tezinin çıkış noktasını oluşturmaktadır. Kent surları tarih boyunca kentin sınırlarını oluşturmaları, tarafından inşa edildikleri medeniyetin savunma sistemlerini ve çeşitli dönemlere ait mimarlık teknolojilerini yansıtmaları nedeniyle mimarlık tarihi açısından belge niteliği taşımaktadırlar. Fonksiyonlarını yitirdikleri günümüzde kentle olan ilişkilerinin tanımlanması, bu ilişkiden yararlanılması ve bu tarihi belge niteliğindeki anıtların çevrelerinin kent yaşamına katılması gerekliliği kaçınılmazdır. Bu bağlamda tez kapsamında ele alınan İstanbul Kara Surları gerek yapılan restorasyon çalışmaları, gerek koruma imar planında ele alınış biçimleri, gerekse yakın çevresindeki kent dokusunda meydana gelen bozulmalar ile yukarıda bahsi geçen sorunları birebir yansıtmaktadırlar. Tez kapsamında İstanbul Kara Surları'na dair yapılacak alan çalışması üç kuramsal bileşene dayandırılmaya çalışılmıştır. Öncelikle yeniden değerlendirme kavramı; anlamı, tarihsel süreç içinde incelenmesi, yeniden değerlendirmenin gerekçeleri ve tarihi çevrelerde, özellikle tezin konusunu oluşturan savunma yapılarında yapılan yeni tasarımlar ele alınmıştır. Daha sonra Sur ve kent ilişkisi ve bu ilişkinin tarihsel süreç ve kompozisyon açısından analizi yapılmış, kent surlarının sorunları tanımlanmaya çalışılmıştır. Özellikle alan çalışmasının konusu olan İstanbul Surlarının da yapıldığı dönem olan Theodosius dönemine dayanan tarihi ve ortak bir kültürün ürünü olmaları nedeniyle Selanik Kenti Surlarının incelenmesi uygun görülmüştür. Verona ise hem bir Ortaçağ kentinin özelliklerini taşıması hem de tarih içinde gereksinimler doğrultusunda genişleyerek İstanbul gibi farklı sur izlerini taşıması nedeniyle araştırmaya konu olmuştur. Alan çalışmasının altyapısını oluşturmak üzere ele alınan üçüncü bileşen ise çevre problemlerini ortaya koyan bir analitik yaklaşım olan SWOT analizidir. Öncelikle çevre analiz yöntemleri üzerinde durulmuş, basit SWOT analiz sistemi bu yöntemler ile beslenmeye çalışılarak sistemin tarihi çevrelerin analizinde kullanımı açıklanmıştır. Açıklanan kavramlar, incelenen örnekler ve kullanılan çevre analizi yöntemi ışığında, İstanbul Kara Surları ve çevrelerine SWOT Analizi yöntemi uygulanmış ve elde edilen veriler doğrultusunda sur ve çevrelerinde oluşturulacak mimari çözümler, bu çözümlerin nasıl daha nitelikli yaklaşımlarla oluşturulabileceği konuları tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tarihi çevre, Surlar, Çevre tasarımı, Yeniden değerlendirme, Swot analizi
Kentsel kıyı kullanımları, Çanakkale Sarıçay kıyısının mevcut durumu ve gelecek için öneriler
Her geçen gün gelişen turizm sektöründe doğal, tarihi ve kültürel değerlere sahip kentlerin turizm ve rekreasyon aktivitelerine büyük katkıları olmaktadır. Çanakkale ili doğal, kültürel ve tarihi değerlere sahip olmasına ve jeopolitik önemine rağmen, bu avantajlarının doğru şekilde kullanılmamasından dolayı turizm ve rekreasyon aktivitelerinden yeterince yararlanamamaktadır. Çanakkale'de son yıllardaki nüfus artışı, yerleşim, sanayi ve ticaret ile diğer alan kullanımlarındaki yanlış yer seçimleri gibi sebepler özellikle kentin kıyı dokusunda görsel ve fiziksel anlamda bir takım sorunları da beraberinde getirmektedir. Sarıçay kıyı alanında düzensiz ve plansız bir kıyı kullanımı vardır. Yapılaşma, kaybolan doğal peyzaj, yerine beton yığınları ve şekilsiz binalar, çoğu kamuya ait tesisler ile değişik niteliklere sahip sanayi ve ticaret kuruluşları kıyı boyunca iç içe geçmiştir. Araştırma alanı; Çanakkale kent merkezi içerisinden adeta kenti ikiye bölerek geçen ve Çanakkale Boğazı'na dökülen Sarıçay kıyı alanıdır. Bu araştırmada, doğal, tarihi ve kültürel değerleri bünyesinde barındıran ve bu değerlerin bütünleştiği, beraber bir doku oluşturduğu ve aynı zamanda bir kıyı kenti olan Çanakkale'nin Sarıçay kıyı alanında çarpık kentleşme, sanayileşme ve diğer alan kullanımlarından kaynaklanan görsel kirlilik ve fiziksel çevredeki değişim sorunları incelenmiştir. Kıyı alanının özellikle çarpık kentleşmenin, sanayinin ve ticaretin ağır baskılarından kurtarılarak rekreasyonel alan kullanımlarına öncelikli olarak yer verilmesine yönelik öneri geliştirilmiştir. Bu tez kapsamında kentleşmiş kıyı mekanlarının kentsel tasarım ile yeniden işlevlendirilmesi, kent-kıyı-kıyı mekanı kavramları incelenmiş, ilkeler belirlenmiş; bu ilkeler doğrultusunda Çanakkale Sarıçay Kıyı Gelişim Projesi hazırlanmıştır. Sarıçay kıyısının sahip olduğu değerler göz önünde tutularak turizm ve rekreasyon potansiyelini arttırmak amacıyla işleyişteki sorunlar belirlenmiş ve bu sorunlara çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kıyı, kıyı mekanı, çanakkale, sarıçay
İkincil konutların turizm sektöründe yeniden kullanılabilmesine ilişkin bir model önerisi
Güney Ege ve Akdeniz bölgesinde bulunan ikinci konutların çevre verilerinin ve mimarilerinin tespiti, mülk sahiplerinin konutlarını turizm açma egilimleri ve biçimlerinin saptanması ve bu saptamalarda araç olarak anket, mülakat ve tespit yöntemleri yardımıyla ikinci konutların turizm sektöründe kullanılmasına iliskin bir model kurgulanması tezin amacını olusturmaktadır. Bu amaç dogrultusunda tez bes bölümden olusmaktadır; Birinci bölümde; Konuya giris sonrasında arastırmanın amacı, kapsamı ve yöntemi sunulmaktadır. kinci bölümde; ikinci konut kavramı ve temel özellikleri, tarihsel perspektifte Dünyada ve Türkiye'de ortaya çıkısları ve gelisimleri, ikinci konutların türleri ve sınıfları ile Türkiye ölçeginde ikinci konutların rakamsal verilerinin irdelenmesi ortaya konmaktadır. Üçüncü bolümde; örneklem alan olarak seçilen Güney Ege ve Akdeniz bölgelerinde mimari tespit çalısmaları mülakat ve anket çalısmaları sunulmakta ve sonuçları degerlendirilmektedir. Mimari tespit çalısmaları plan semaları, yerlesim sekilleri ve bina kütlelesmeleri gibi konuları kapsamaktadır. Anketler ise; konut sahibi kimlik bilgileri, konut sahiplerinin turizm alıskanlıkları, konut sahiplerinin tatil konutu kullanım alıskanlıkları, ikinci konut bilgileri (konut, yakin ve bölge ölçeklerinde), konut sahiplerinin ikinci konutlarını turizme açma egilimleri ve ikinci konutlarını turizme açmaları durumunda açma biçimleri konularını içermektedir. Dördüncü bölümde; model çalısması kurgulanmaktadır. Kurgu içinde sırasıyla, amaç ve hedeflerin tespiti, planlama, organizasyon ve örgütlenme, organizasyonun dıs sistemlerle iliskisi, taktiksel planlama çerçevesinde örgütün alt birimlerinin görevleri ve insan kaynakları konuları irdelenmektedir. Ayrıca organizasyonun isleyisinde, ikinci konut mimarisi ve kullanıcı gereksinimlerine baglı olarak modelin gerektirdigi öneriler sunulmaktadır. Besinci bölümde; arastırmanın genel sonuçları sunulmakta ve degerlendirmeler yapılmaktadır. Anahtar Kelimeler: kinci Konut Mimarisi, Turizm Sektöründe kinci Konutlar, Yönetim Ve Organizasyon,
Bilecik-Osmaneli anıtsal yapılarının analitik açıdan değerlendirilmesi
Bu tezin amacı; Bilecik ili, Osmaneli ilçesinin, aynı zamanda birer kültürel miras öğesi olan anıtsal yapılarının yapısal yönden analitik olarak incelenmesi ve çözümlenmesidir. Bu çalısmaya baslarken öncelikle Osmaneli ilçesi ve mimari dokusu üzerine arastırma yapılmıs, yörede genel olarak kullanılan malzeme ve yapım teknikleri incelenmistir. Ardından üzerinde çalısılacak anıtsal yapılar seçilmis ve daha detaylı ve analitik bir çalısma yapabilmek için, üzerinde çalısılan yapıların rölövelerine ulasılmıs, üzerinde çalısma yapılmamıs olanların ise rölöveleri alınmıstır. Bu tespit çalısmaları yapıların tasıyıcı sistemlerinin ve yapım tekniklerinin çözümlenmesi amacıyla kullanılmıstır. Anıtsal yapıların içinden malzeme ve islev olarak farklılık gösteren yapılar seçilerek, çesitlilik sağlanmaya çalısılmıstır. Bunun için seçilen yapılar ve özellikleri söyledir: Rüstem Pasa Camii: Kargir yığma olan yapı, yörenin en büyük ve en eski camisidir. Hg. Georgios Rum Kilisesi: 20. yy sonlarına tarihlenen yapının duvarları yığma tuğla ve tas, dösemeleri ise ahsaptır. Yerinde olmayan kubbenin ise tuğladan yapıldığı düsünülmektedir. Ellezler Konağı, Cebecioğlu Konağı, Mehmet Özden Evi: konut olarak yapılan bu evler yöredeki tipik ipek böceği evlerindendir. Bu çalısma sayesinde geleneksel mimari dokusunu koruyabilen az sayıdaki yerlesimlerden biri olan Osmaneli'nde bulunan anıtsal yapılar, yapısal yönden incelenerek kaybolmaya yüz tutmus yapım teknikleri ve malzemeleri belgelenmistir. Anahtar kelimeler: Bilecik, Osmaneli, ipekböceği evleri, geleneksel yapım teknikleri.
İstanbul Tarihi yarımadada bulunan han yapıları ve avlulu hanların koruma sorunları
Günümüz toplumlarında ekonomide, teknolojide, fiziksel ve sosyo-kültürel alanlardaki geçmişten farklı olarak yaşanan değişimler, ticaret ve alışveriş alışkanlıklarında da kendini göstermektedir. Kapalıçarşı bölgesini de içine alan Eminönü - Unkapanı - Beyazıd üçgeninde yer alan tarihi ticaret hanları, taşımış olduğu tarihi ve ticari kimlik ile Tarihi Yarımada'nın ve İstanbul'un en önemli ve canlı ticaret merkezlerinden biridir. Ancak bölge denetimsiz olarak kullanımının yanısıra, yapısal, fiziksel ve sosyo- kültüreI farklılaşmalardan kaynaklanan bir çok olumsuz etkeni de içinde barındırmaktadır. Son 25-30 yılda toplu alışveriş imkanı sunan büyük ölçekli işletmelerin ortaya çıkması, sanayicilerin yönetimde ve planlamada söz sahibi olması, modern teknolojinin imkanlarından daha fazla faydalanabilme, kişilerin daha iyi bir çevrede bulunma isteği gibi daha sayılabilecek pek çok gelişmelerden etkilenen ?ticaret fonksiyonu? şehirsel mekanda biçim değiştirerek farklı bir boyut kazanmış ve büyük ölçekli plazalar ile alışveriş merkezlerine taşınmıştır. İstanbul'un önemli bir ticaret bölgesi olan Kapalıçarşı ve çevresindeki hanlar oluşmaya başladığı günden bu yana her dönemde önemini korusa da, çağımızın üretim, satış ve müşteri bağlantılarından olumsuz yönde etkilenmektedir. Kentteki ticaret odaklarının, üretim şekillerinin ve alışveriş merkezlerinin yer değiştirmesi, alışverişin biçim değiştirmesi, bahsi geçen bu ticaret bölgesinde önemli değişimlere neden olmuştur. Bölgede bulunan tarihi hanlar, zaman içerisinde dokuya uygun olmayan fonksiyonların, özellikle imalatın buralarda yer almasıyla fiziki eskimeye maruz kalmıştır. Hanların bir çoğu kenarlarına ya da avlularına yapılan eklerle (betonarme v.b.) özgün mimarilerini kaybetmişlerdir. Hanlardaki geleneksel plan ve mekan anlayışının korunması, sahip olunan mimari yapı ve detaylarının sürdürülebilmesi, sağlıklı yaşanabilir ortamlara dönüşmesi gibi amaçlarla, anıt eserlerin korunmaya değer olmayan eklentilerinden arındırılması, tarihi kimliği ile uyuşmayan fonksiyonların belirlenerek kaldırılması gereklidir. Hanların avlu sistemi korunarak, özgün mimarisinde bulunan ancak günümüzde kayıp olan kısımlarının aslına uygun şekilde tamamlanması, bölgenin özgün sokak dokusu ile kaplamasının korunması ve yaya ağırlıklı düzenlenmesi uygun olacaktır. Anahtar Kelimeler: Hanlar Bölgesi, Avlulu hanlar, koruma ve kullanma sorunları, koruma yasaları
Üniversite kampüslerinde tasarım kriterlerinin ve yerleşim sistemlerinin büyüme ve gelişme olanakları bağlamında irdelenmesi
Kalk%nmakta olan toplumlar%n dünyaya egemen olan toplumsal ve ekonomik dei6im sürecine dahil olma çabalar%na paralel olarak, bilime verdikleri önem günden güne artmaktad%r. Bu süreçte eitimde gerçekleri arayan, bilim üreten ve onu topluma yayan üniversitelerin, toplumsal kurumlar aras%ndaki yeri ve önemi aç%kça görülebilmektedir. Çal%6ma kapsam%nda tüm detaylar% ile aç%klanan ça%n gerekleri ve dinamikleri, üniversitelerin kent d%6%nda yerle6ik geni6 alanlara kaymas% ve kendi kendine yeterli kampüslerin geli6mesi sürecini h%zland%rm%6t%r. Üniversite tasar%m süreci; amaçlar%n iyi belirlenmesi, yer seçimi kararlar%n%n uygun verilebilmesi, üniversitenin genel karakterinin ve büyüklüünün saptanmas%, organizasyonel yap%s%n%n düzenlenebilmesi ve tüm bunlar arac%l%%yla mimari tasar%ma zemin olu6turacak programlar%n yap%labilmesi, tasar%m temel kararlar%n%n al%nmas% ve geli6me nitelik ve kriterlerinin belirlenmesi gibi birçok önemli a6amay% içerir. Bu a6amalar%n her biri kurulacak üniversite kampüsünün uzun bir zaman diliminde i6levini yerine getirebilmesi aç%s%ndan önem ta6%maktad%r. Pek çok ara6t%rma ve inceleme ile büyüme ve esneklik olanaklar%n%n doru belirlenebilmesinin kampüs tasar%m%ndaki önemi ortaya konmu6tur. Bu olanaklar%n salanmas%, kampüse zaman içinde dei6imlere uyum salayabilecek, uyum s%n%rlar%n%n zorlanmas% durumunda ise büyüyebilecek ve ça%n%n gereklerine cevap vererek i6levini en iyi 6ekilde sürdürebilecek bir karakter kazand%rabilecektir. Bu balamda üniversite tasar%m kriterleri ve yerle6im sistemleri ara6t%r%l%p, dünyadan ve Türkiye'den çe6itli kampüs uygulamalar% incelenmi6; seçilecek yerle6im sisteminin ve öngörülen tasar%m kriterlerinin, ön programlama a6amas%ndan itibaren var olan büyüme ve geli6me olanaklar%n% dorudan ya da dolayl% yollardan etkiledikleri tespit edilmi6tir. Bu çal%6ma ile topluma çok uzun vadede hizmet etmesi beklenen üniversite kampüslerinin görevlerini en iyi 6ekilde yerine getirebilmeleri için büyüme ve geli6me olanaklar%n%n ön programlama a6amas%ndan itibaren belirlenmesi ve doru yerle6im sistemi ve tasar%m kriterleri ile desteklenmesinin kampüs tasar%m sürecindeki yeri ve önemi belirtilmeye çal%6%lm%6t%r. Anahtar kelimeler: Kampüs tasar%m kriterleri, kampüs yerle6im sistemleri, kampüslerde büyüme geli6me ve esneklik olanaklar%
Açık hava etkinliklerinden kaynaklanan gürültünün incelenmesi-stadyumlar
Kent kullanıcılarının yorucu ve yoğun hayatları içinde, dinlenmeleri ve ho? vakit geçirmeleri amacı ile düzenlenen spor etkinlikleri, gerçekle?tirildikleri mekanlarda gerekli ko?ullar sağlanmadığı takdirde etkili bir gürültü kaynağı olarak çevrelerine büyük rahatsızlık vermektedir. Kent merkezinde konumlanan stadyumların çevrelerine olan olumsuz etkileri, Ali Sami Yen Stadyumu ve yakın çevresinde gerçekle?tirilen çalı?malarla örneklenmi?tir. Stadyumların gürültü açısından çevrelerine olan etkileri, ki?isel gözlemleri, anket çalı?masını kapsayan öznel değerlendirmeler ve ses ölçmeleri, gürültü haritalama çalı?malarını kapsayan nesnel değerlendirmeler ile ortaya konulmu?; elde edilen bilgiler ı?ığında çözüm önerileri üretilmi?tir. Yapılan incelemeler ve ara?tırmalar sonucunda stadyumdan kaynaklanan gürültünün yürürlükteki yönetmeliğin belirlemi? olduğu kabul edilebilir düzeylerin çok üzerinde olduğu görülmü?tür. Anahtar Kelimeler: Gürültü, gürültü haritası, açık hava etkinlikleri, stadyum, Ali Sami Yen Stadyumu
Aydınlatma tasarımında kullanılan bilgisayar programları üzerine bir inceleme
Bu çalısmada, genel olarak aydınlatma tasarımında kullanılan bilgisayar programları ve özellikleri ele alınmıs, Uluslararası Aydınlatma Komisyonu'nun (CIE, Commission Internationale de L'Eclairage, 1913), bu alandaki çalısmalarından bahsedilmis, programlar ile çesitli testler yapılmıs, sonuçlar karsılastırılmıstır. Çalısma genel olarak, Aydınlatma Tasarımı, Aydınlatmaya Yönelik Bilgisayar Programları Uluslararası Aydınlatma Komisyonu'nun Testleri Aydınlatma Programları ile Yapılan Testler biçiminde dört ana bölümde toplanabilir. Aydınlatma tasarımı bölümünde, aydınlatma düzeni kurma asamaları ve aydınlatma tasarımı sunum teknikleri incelenmistir. Aydınlatmaya yönelik bilgisayar programları bölümünde, ısıgın modellenmesi ile ilgili yöntemler tanımlanmıs, çesitli örnekler verilmistir. DIALux 4.3, Relux 2007, Desktop Radiance Beta 2.0, Lightscape R3.2 programları ile ilgili özellikler, kullandıkları yöntemler ortaya konmustur. Uluslararası Aydınlatma Komisyonu'nun Testleri bölümünde, CIE'nin programların sınanmasına yönelik testleri ve test kosulları incelenmis, DIALux 2006, Lightscape R3.2, Relux 2004 programlarının CIE'nin önerdigi testlere göre sonuçları verilmistir. Aydınlatma Programları ile Yapılan Testler Bölümünde, DIALux 4.3, Relux 2007, Desktop Radiance Beta 2.0, Lightscape R3.2 programları ile yapay ısık, dogal ısık ve yüzey ve ısık kaynagı özelliklerine göre çesitli testler yapılmıstır. Belli test kosulları için, yapay ve dogal ısık testleri analitik hesaplamalar ile yapılmıs, analitik sonuçlar ile programlardan alınan sonuçlar degerlendirilmistir. Anahtar Kelimeler: Aydınlatma tasarımı, bilgisayar programları, CIE testleri, tez testleri
Sanayi yapılarında planlama (tasarım/yapım/kullanım) ilkeleri ve Kütahya bölgesinin irdelenmesi
Sanayi yapılarının, ülkemiz ekonomisinde büyük bir pay sahibi olması ve günümüzde sanayi sektörüne verilen devlet teşviklerinin artması, bu yapıların sürekli bir biçimde gelişime ve teknolojiye ayak uydurma zorunluluğunu getirmiştir. Bununla birlikte, oluşan rekabet ortamı da bu süreçte belirleyici unsurlar arasında yerini almıştır. Mimarın bu süreçteki asli vazifesi, gelişen teknolojiyi ve oluşan rekabet ortamını iyi kavrayıp, ihtiyaçlara cevap verebilen, çevreye uyumlu, ekonomik, her türlü gelişime açık, en kısa sürede faaliyete geçebilecek sanayi yapılarını tasarlayıp uygulamaktır. Ortaya konulan bu çalışmada, sanayi yapılarına ait mimari ve yapısal planlama verileri anlatılmış, sanayi yapılarının tasarım, planlama, uygulama ve uygulama sonrası ortaya çıkan veya çıkması muhtemel olan sorunlara değinilmiş, bu sorunların seçilen model alanda (KÜTAHYA BÖLGESİ) irdelemesi yapılmıştır. Model alanda (KÜTAHYA BÖLGESİ) seçilen sanayi yapılarında, gözlemlenen yapısal sorunların ortaya konulması ve çözümlenebilir olanların mevcut durumlar göz önüne alındığında, hangi yollarla çözüme kavuşturulacağının tespitinin yapılması, Kütahya Bölgesi'ne ait bir kazanç olarak geri dönmesi hedeflenmiştir. Sonuç olarak, model alanda (KÜTAHYA BÖLGESİ) seçilen sanayi yapılarında yapılan incelemelerde, yapısal konfor koşullarına, tasarım, planlama ve uygulama aşamasında yeteri kadar dikkat edilmediği gözlemlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kütahya bölgesi, sanayi yapısı, yapısal sorun, yapısal konfor, yapısal planlama
Modulor'un bedeni
Modulor'u okumanın kuşkusuz birçok yolu var: İki ciltlik melez bir toplam, bir söylemler ve polemik kitabı, bir otobiyografi olarak okunması mümkündür. Bir mimarlık kitabı, bir kehanetler dizisi, hatta bir dehanın mimarlığına matematik ve sanat dolayımıyla ulaşmanın yolu olarak okunması mümkündür. Elbette tüm bunlar yarım yüzyıldan beri yapılmıştır ve yapılmaktadır da. Ancak ?Modulor'un Bedeni? başlıklı bu çalışma, Modulor'u bir metonimi, hatta bir alegori olarak ele almayı yeğlemektedir. Temel iddia, Modulor'un bir mimarlık kitabı olmanın ötesine geçtiği, aşkınlık iddialarıyla bedenler üzerinde yepyeni bir mimarlık siyasetini belirlemeye çalıştığıdır. Modulor tarihsel olarak, (Michel Foucault'nun olağanüstü bir yetkinlikle tanımladığı) disiplin toplumlarının konvansiyonlarına sahip çıkarak, (Gilles Deleuze'ün tanımladığı) denetim toplumları çağının eşiğinde, bedenler için yepyeni bir çerçeve üretir. Ama bu kez, (Hardt ve Negri'nin İmparatorluk'ta ele aldıkları gibi,) denetim bizzat Modulor'u kullananlar, onun içinde yaşayanlar ve onunla tasarım yapanlar tarafından üretilip yayılacaktır. Modulor, geometrik bir biyo-hijyen ölçeği olarak, (öjenik projede olduğu gibi) imha etmenin değil, sınırsızca tekrarın tasarım teknolojisidir. Tasarımın tasarımını yapmak: Le Corbusier tasarımcıların kolayca kullanacakları bir ölçüler ölçeğiyle `tasarımın altını'na ulaşmayı -bizzat yapılarında etkin biçimde kullanarak- vaz etmiştir. Ama Modulor egemen metre ve inç sistemlerinin yerine bireysel bir ölçek koyarak standartları devirmek gibi devasa bir direnişe görünüşte girişirken, bedeni çerçeveleyerek, aşkınlıktan medet umarak, faydacılıktan vazgeçmeyerek, cinsiyetçiliği sürdürerek, tarihselciliğe sadık kalarak, kendi kendini çelmelemiştir. Öte yandan, Modulor'un yapamadığını, yani geometri yoluyla bedenleri kuşatıp politikasızlığa kapatma işini, bugünün ?Roma'sı olmayan İmparatorluk?unun başardığı görünüyor. İşte tam da bu nedenle Modulor'u bir alegori olarak okumak gerek. Mimarlık, Modulorik olanla, Frye'nin `kafes' metaforuyla açıkladığı pratiklerin güç çizgilerini izleyerek, hesaplaşmasını sürdürmek zorundadır. Anahtar Kelimeler: Aşkınlık, beden, büyük kapatılma, cinsiyetçilik, Charles-Èdouard Jeanneret, denetim toplumları, erillik, evrenselcilik, faydacılık, içkinlik düzlemi, kent, Le Corbusier, mimarlıkta oran, modern mimarlık, modulor, organsız beden, panoptikon, Unité de Habitation, uyum, yirminci yüzyıl mimarlığı.
Sağlıklı yapının sürdürülebilirlik sürecine yönelik bir model önerisi
nsanın temel gereksinmesi yasamını saglıklı olarak sürdürebilmektir. nsan, yasamının %90'ını yapı içinde geçirdiginden, yapının temel islevi, insana gereksinme duydugu saglıklı çevreyi saglamak olmalıdır. Saglıklı yapı, kullanıcısının biyolojik, psikolojik, sosyolojik yapısından kaynaklanan gereksinmelerine, fiziksel-sosyal dıs-iç çevre özelliklerine baglı nitelikleri aracılıgıyla yanıt getirir. Saglıklı olarak tasarlanan, üretilen, kullanıma sunulan yapılar, saglıklılıgını kullanım evresinde yitirebilmektedir. Bunun nedeni, olusan zaman (yapının eskimesi, kullanıcının yaslanması) ve kosul (islev, çevresel özellik, kullanıcı, kullanıcı yapısı, kural) degisiklikleri sonucunda, yapı niteliklerinin olumsuzlasması ya da degisen gereksinmeleri karsılamada yetersizlesmesidir. Saglıklı yapının sürdürülebilirligi için, yapının saglıklı olma durumu, ömrü boyunca kesintisiz korunmalıdır. Bu baglamda olusturulan ?Saglıklı Yapının Sürdürülebilirlik Süreci Modeli Önerisi?, sürdürülebilirlik için ön kosul olan ?Saglıklı Yapının Elde Edilmesi?; kullanım evresindeki degisiklikler sonucundaki saglıklılık durumunun belirlendigi ?Saglıklı Yapının Sürdürülebilirlik Degerlendirmesi?; sonuç olumsuzsa önlemler alınarak yapının yeniden saglıklı duruma getirildigi ?Saglıklı Yapının Sürdürülebilirlik Yönetimi? eylemlerini kapsamaktadır. Performans temelli çalısma çerçevesinde saglıklı olarak elde edilen yapının, sürdürülebilirliginin degerlendirilmesi eyleminde, öncelikle kullanım sırasında olusan zaman, kosul degisiklikleri belirlenir. Degisikligin türüne göre, yapı (kimlik, nesne, çevre, islev), kullanıcı (kimlik, kullanıcı yapısı), kural (zorunluluk, bilimsel bilgi) tanımlamaları gerçeklestirilir. Tanımlamalardan yararlanılarak, yapının hedeflenen saglık performansı belirlenir. Degisiklik sonrası performans degerlendirmesi ile, var olan performansın hedeflere uygunlugu ortaya çıkarılır. Sonuca göre, yapının saglıklı olma özelligini sürdürdügü ya da saglıgını yitirdigi kararına varılır. Sonuç olumsuzsa, olusan hangi degisiklik nedeniyle, hangi yapı niteliklerinin, saglık gereksinmelerini karsılamada ne ölçüde yetersizlestigi saptanabilir. Bu bilgiler, alınacak önlemlerin belirlenecegi ve uygulanacagı sürdürülebilirlik yönetimi eylemine veri saglar. Saglıklı yapının sürdürülebilirlik sürecine yönelik önerilen bu model, yapı biyologlarının esgüdümcülügünde, yapı, çevre ve saglık alanı uzmanlarından olusan bir grup tarafından uygulanır. Anahtar Sözcükler: Saglıklı yapı, yapı biyolojisi, kullanıcı gereksinmeleri, saglıklı yapı nitelikleri, sürdürülebilirlik ölçütleri, saglıklı yapının sürdürülebilirlik süreci, sürdürülebilirlik degerlendirmesi, performans degerlendirmesi.
Kırklareli ili Vize ilçesi Kıyıköy Beldesi toplumsal yaşamı üzerine bir inceleme
nsanlar dogal ve yapay çevre içindeki yasamlarını sürdürebilmek için çesitli gereksinimlerini karsılamak zorundadırlar. Bu gereksinimlerin içinde barınma ve korunma en önemlilerindendir. Bunu beslenme, uyuma, dinlenme gibi gereksinimler izler. Konut tüm bu gereksinimleri saglayan yapı türüdür. Magaralara dayanan geçmisi ilk çaglardan bu yana yeni malzemenin kesfi, teknolojinin gelismesine paralel olarak gereksinimlerin de farklılasmasıyla bugünkü konut biçimlerini almıstır. Tüm bu geçen zaman içinde kimi konutlar günümüze kadar gelebilmis, kimi sahip oldugu kültürle yok olmaya yüz tutmustur. Kıyıköy'de sahip oldugu, bugüne kadar gelebilmis çok az sayıdaki kültürel mirasını kaybetmekte olan beldelerimizdendir. Bu çalısmada Kıyıköy beldesindeki geleneksel konutların saptanması, özelliklerinin incelenmesi, degisen toplumsal yasamın konutlara olan etkilerinin belirlenmesi ve Sedad Hakkı Eldem'in geleneksel konut mimarisiyle karsılastırılması amaçlanmıstır. Tezin ilk bölümünde, çalısmanın amaç ve önemi hakkında bilgiler verilmis, çalısmanın yöntemi üzerinde durulmustur. 2. bölümde geleneksel Türk evi ve konutların mekansal olusumunu etkileyen faktörlere deginilmistir. Bölüm 2 deki konular dikkate alınarak Kıyıköy beldesi hakkında kısaca bilgi edinebilmek için beldenin genel özellikleri üzerinde durulmus, daha sonra tarihi, cografyası, folklorik ve mimari özellikleri 3. bölümde detaylı olarak ele alınmıstır. Birçok ev terk edilme sonucu harap olmus yada degisiklige ugramıstır. Bizans dönemine ait yapılar ise yok olmaya yüz tutmustur. Tescilli sivil mimarlık örnekleri incelenmis, gözlemler yapılmıstır. Konutlarda yasayan insanlarla görüsmeler yapılarak belde ve toplumsal yasam hakkında bilgi alınmıstır. 4. bölümde tüm bu veriler degerlendirilerek geleneksel Türk evleri ile Kıyıköy sivil mimarlık örneklerinin genel karakteristikleri ve mekan düzenlerinin karsılastırılması yapılmıstır. Son olarak 5. bölümde elde edilen verilere göre degerlendirmeler yapılmıstır. Anahtar Sözcükler: Geleneksel Türk Evi, konut, toplumsal yasam.
Vernaküler mimari ve "Atlılar Köyü" üzerine bir araştırma
Bu çalışma "Atlılar Köyü Vernaküleri" ni tanımlamaktadır. Çalışmanın amacı, Vernaküler Mimarinin önemini bir kez daha vurgulamak, bu konuda belgeleme çalışmalarına katkıda bulunmaktır. Bu nedenle Vernaküler Mimari üzerine yapılmış çalışmaların kısa bir özeti yapılmış, "her çevrenin kendi tanımını ortaya çıkarması gereklidir" görüşü benimsenmiş ve Atlılar Köyü'nün çok yönlü analizi yapılarak vernaküler dokusu, son yıllardaki çok yönlü gelişmelerden etkilenme sonucu bu dokuda meydana gelen değişiklikler analiz edilmiş, özgün durumdaki üç binanın rölövesi çıkarılmıştır. Vernaküler Çevreler, kendilerini ortaya çıkaran kültür ile ve bu kültür yaşadıkça yaşarlar.
Web enformasyonunun 'Web mekânı' olarak sunulma yöntemleri ve bilgi iletimine katkısı
Bu çalısma, web mekânının tanımını ve web mekânı olarak kabul edilebilir web projelerinin, temel sunulma yapılarını, kullandıkları teknolojileri ve arayüzlerini inceler. Bir web enformasyonunun, web mekânı olarak algılanması için gerekli kıstasları ortaya koyar. Web mekânı olarak tanımlanmaya uygun örneklerin, webdeki enformasyonun sunumunda deger katıp katmadıgını, kullanıcı görüslerine basvurarak test eder. Bu geri dönüs bilgileri sayesinde istatistikî bir analiz ortaya koyup, web mekânı kavramı için sonuçlar ortaya koymak amacını tasır. Anahtar kelimeler: Internet, Ag, Web, Mekân, Mimari Mekân, Web Mekân, Bili, Enformasyon.
Bilecik-Osmaneli (Eski Lefke, Leuika) Keskinizade Muhtar Konağı ve çevresi incelemesi
Gelisen teknoloji sayesinde günümüzde uzay asansörü projeleri dahi yapılmaktadır.Her ne kadar ülkemiz çogu teknolojik gelismeyi geriden takip etse de günümüz iletisim mekanizmasının çok gelismis olması ülkemizi de etkilemektedir.Bundan dolayı biz de küresellesmenin yarattıgı kaçınılmaz kültür yozlasmasından payımızı almaktayız.Böyle bir ortamda kültürel ögelerimizi sahiplenmenin degeri daha çok önem kazanmaktadır..Yüzyıllar boyunca bu cografyada yasayan çesitli halkların kültürlerinin sentezi olan kültürün, bir ürünü olan Osmaneli Kentsel Siti de koruma planı olmayan diger degerler gibi aynılasma ve yok olma tehlikesiyle karsı karsıyadır. Yapılmakta olan Koruma Amaçlı mar Planı'nın aslına uygun olarak uygulanması ve simdiye kadar yapılmıs olan alan arastırma ve tespit çalısmalarının olumlu bakıs açılarıyla degerlendirilmesinin bu tehlikeyi bertaraf edecegi kanısındayım. Bu çalısmada; Bilecik- Osmaneli Kentsel Siti ile birlikte özele inerek özgünlügü bozulmus olsa da hala özniteliklerini kaybetmeden yasamaya çalısan Keskinizade Muhtar Konagı ve Çevre dokusu incelenmektedir. Arastırma içerisinde; Osmaneli'nin fiziksel özellikleri,kent dokusunu olusturan ögeler,doku analizleri ve Osmaneli konut mimarisi incelemesi yer almaktadır. ncelemeler sonucunda, sitin zaman içerisinde yasadıgı fiziksel ve sosyal degisimler ile bu degisimlerin olumlu-olumsuz yönleri, yapılan düzenlemelerin yeterliligi ve gerekliligi irdelenmektedir. Anahtar kelimeler:Osmaneli Kentsel Siti, Lefke ,hımıs konutlar, kerpiç konutlar ipekböcekçiliginin mekana etkisi, Keskinizade Muhtar Konagı.
Görsel temsilin mimarlıktaki yeri üzerine bir araştırma
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de mimarlık eğitimi; yöntemi ve içeriği ile sıkça tartışılan ve eleştirilen bir konu olması nedeniyle bu alanda yapılmış birçok inceleme ve araştırmalar mevcuttur. Yakın geçmişte diğer birçok sektörde olduğu gibi mimarlık alanında da yeni olanak ve yöntemlerin geliştirilmesine imkan sağlayan bilgisayar teknolojisi ise, mimarlığın eğitim süreci hakkında yapılagelen tartışmalarda da yepyeni bir cephe açmıştır. Bu çalışmada mimarlık ürününün doğası gereği, mimarlık tarihi boyunca üretim süreci içerisinde kaçınılmaz bir şekilde yer almak durumunda kalan, bazı ekoller tarafından bağımsız bir uzmanlık alanı olarak ele alınırken, bazıları tarafından mimarlığın kendisi olarak kabul edilen görsel temsil çalışmalarının, gelişen bilgisayar teknolojisinin sağladığı olanaklar çerçevesinde mimarlık üretim pratiği içerisindeki yeri incelenerek, eğitim süreci içerisinde mimari temsil kavramının yeterli ve gereken düzeyde ele alınıp alınmadığının incelenmesi hedeflenmiştir. Burada görsel temsil kavramı ile ifade edilen, bir mimari ürünün inşaası gerçekleştirilmeden söz konusu ürünün imgesini oluşturmak amacıyla kullanılan her türlü araç ve yöntemdir. Çalışmanın amacı ve kapsamı doğrultusunda öncelikle temsil kavramı ve mimarlıkla kurduğu ilişki tarihi gelişim süreci içerisinde ele alınmış, söz konusu ilişkiye yaklaşımın ülkemizdeki şeklini belirlemek amacıyla anket çalışmaları ve konusunda uzman kişilerle görüşmeler yapılmıştır. Yapılan anket çalışmaları ve görüşmelerden elde edilen veriler ışığında ülkemiz mimarlık eğitim sisteminde, mimari temsil konusuna olan yaklaşımın yeterliliği sorgulanmıştır. Eğitim sisteminde bu konudaki yeterliliğin sorgulanması amacıyla da, öğrencilerle bir anket çalışması ve öğretim üyeleri ile görüşmeler yapılmış, sektörde bu konuda yapılan çalışmalar karşılaştırılmış, mimari temsil alanında hizmet veren kişi ve kuruluşların çalışanlarının görüşleri değerlendirilmiştir. Mimarlık tek kişilik bir üretim etkinliği değildir. Dolayısıyla bu üretim organizasyonunda farklı uzmanlık alanlarına sahip kişilere ihtiyaç duyulacağı açıktır. Söz konusu uzmanlar içerisinde hiç kuşkusuz temsil alanında hizmet veren kişi ya da kişilerin de bulunması gerekir. Bu tez çalışmasının amacı, sadece söz konusu üretim organizasyonu içindeki gerekliliği nedeniyle bile büyük öneme sahip temsil çalışmalarının, üretim sürecindeki gerekliliğinin de ötesinde, bir mimari ürünün ortaya çıkışının ilk aşaması olan düşünce safhasından itibaren süreç içerisinde yer aldığına ve temsil çalışmalarına yönelik olarak kullanılan araç ve yöntemlerin, bir mimar için çok büyük önem arz eden bir özellik olan, görsel düşünebilme yeteneğine katkı sağladığına dikkat çekerek, eğitim süreci içerisinde mimari temsil çalışmalarına yönelik anlatımlara daha fazla ağırlık verilmesi gerektiğini vurgulamaktır. Anahtar Kelimeler: Mimari temsil, mimari görselleştirme, temsil araçları, temsil mimarlık ilişkisi, mimarlık eğitimde temsil
Ağırnas kentsel sit alanı ve Mimar Sinan caddesi üzerine bir araştırma
Bu çalısma, Kayseri iline baglı Agırnas'ın korunması gerekli kültür varlıklarının tanıtılması, belgelenmesi, genel koruma ilkelerine göre degerlendirilmesini içermektedir. Günümüze kadar farklı uygarlıkların sosyal yapı ve mimari ögelerini barındıran önemli bir yerlesim olan Kayseri sınırları içinde yer alan Agırnas da bu tarihi izlerini tasır. Agırnas'ta bulunan ve Kapadokya bölgesinin devamı niteliginde olan yeraltı kentleri, milattan önce oldugu gibi Hıristiyanlıgın ilk dönemlerinde de önemli bir kullanıma sahiptir. Çevrede yer alan kaya yerlesimleri, kaya mezarları ve kaya kiliselerinin de bu dönemden kalma oldugu tahmin edilmektedir. Ayrıca yerlesim bölgesinde bir Rum Kilisesi de mevcuttur. Agırnas'ta Mimar Sinan'ın vakfiyesinde yer alan anıtsal bir çesme de bulunmaktadır. Bunun yanında, yöreden elde edilen tüf tasları ile insa edilmis kâgir konut yapılar bulunmaktadır. Mimar Sinan'ın dogdugu köy olarak tanıtımı yapılan yerlesimin büyük bir kısmı arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescillenmistir. Ayrıca tek yapı ölçeginde de kültür varlıgı olarak tescillenmis yapılar bulunmaktadır. Bu çalısmada ele alınan bölge, Mimar Sinan'ın dogdugu evin de üzerinde bulundugu Mimar Sinan Caddesi ve yakın çevresidir. Bu cadde Agırnas yeraltı sehrinin üzerine kurulmus olması ile de önem kazanmaktadır. Cadde üzerinde Mimar Sinan evinin yer aldıgı ada dısında tescil kaydı bulunan yedi sivil mimarlık örnegi bulunmaktadır. Birinci bölümde; çalısmanın amacı, kapsamı ve yöntemi anlatılmıstır. kinci bölümde; Agırnas'ın cografi konumu, iklimsel özellikleri, ekonomisi, nüfusu, tarihsel gelisimi ve Agırnas Projesi'nin içerigi kısaca ele alınmıstır. Üçüncü bölümde; Agırnas'ın kültürel mirası, dini yapılar, egitim yapıları, sivil yapılar, su yapıları, yeraltı sehri, kaya kiliseleri ve güvercinlikler, alt baslıklar altında incelenmis ve sit alanlarının tanım ve özellikleri belirtilmistir. Dördüncü bölümde; seçilen çalısma bölgesinin mevcut durum tespitleri açıklanmıs, caddenin sokak dokusu ve mimaride kullanılan malzeme ve yapım teknikleri, mimari ögeler incelenmis, ayrıntılı rölöveleri hazırlanmıstır. Korunması gerekli yapılar tespit edilerek bu yapıların da girilebildigi ölçüde rölöveleri hazırlanmıstır. Yapılan tespit çalısmaları sonucunda bölgenin mimari özellikleri degerlendirilmistir. Besinci bölümde; çalısma bölgesini içeren koruma yaklasımı önerileri sunulmustur. Öneriler tek yapı ölçeginde degerlendirilerek bütüne olan etkisi irdelenmistir. Altıncı bölümde; Yapım teknikleri, yapı malzemeleri, mimari mekân ve elemanlara ait yöresel tanımları içeren bir sözlük hazırlanmıstır. Anahtar Kelimeler: Agırnas, Mimar Sinan, Kentsel Sit