Van Yüzüncü Yıl Üniversity
Discipline

Business Management

Van Yüzüncü Yıl Üniversity

1,349

Archived Theses

1

DOIs Assigned

0%

DOI Rate

Discipline

50 Theses
Master'sOpen AccessTR

Japon yalın üretim modelinin kamusal alana uygulanabilirliğinin incelenmesi: Nüfus ve Vatandaşlık İşlemleri örneği

İsrafın önüne geçilmesi ve kaynakların verimliliğini hedefleyen "Yalın Üretim" tekniği gerek işletmelerde gerekse kamusal alanda kullanılan bir yöntemdir. Özellikle günümüzde kaynakların doğru kullanımı büyük önem arz etmekte olup, gelecekte öneminin daha da artacağı beklenmektedir. İster işletmeler olsun isterse devletler olsun ancak kaynakları etkin, verimli ve etkili kullandıkları ölçüde, varlıklarının devamını sağlayabileceklerdir. Yalın Üretim tekniğinden istifade ederek kamusal alandaki insan gücü israfının önlenebileceği, tasarruf sağlanan iş gücünün de, ihtiyaç duyulan/yeterince karşılanamayan eğitim, adalet, sağlık vb. farklı kamusal alanlara kaydırılabileceği değerlendirilmektedir. Değerlendirmenin uygulanabilirliği açısından Nüfus ve Vatandaşlık İşlemlerinde yürütülen hizmetlerin "Yalın Üretim" tekniğiyle sadeleştirilmesi ve iş gücü tasarrufunun sağlanabileceği tezi ortaya konmaya çalışılacaktır.

Bilal Örnek
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kripto para birimlerine dayalı finansal yatırım analizleri ve piyasa riski ölçümü

Bu çalışmada yatırımcıların kripto para birimlerine dayalı finansal yatırımlarının etkinliğini arttırmak ve kripto para birimlerinin piyasa riskini daha doğru bir şekilde ölçmelerine yardımcı olabilmek amacıyla 20 adet kripto para birimine dayalı analizlere yer verilmiştir. Analizlerde güncel modeller olan GAS, EGAS ve AEGAS modelleri, Student't dağılım varsayımı altında tahmin edilmiştir. Çalışma günlük verilerden oluşmakta ve 01.02.2018 – 01.06.2023 dönemini kapsamaktadır. Çalışmada ilgili kripto para birimlerinin piyasa risk düzeyleri ölçülürken güncel bir yaklaşım olan BASEL IV düzenlemeleri kapsamında %97,5 güven düzeyinde ES yöntemi tercih edilmiştir. Çalışma bulguları inceleme kapsamındaki 20 adet model içerisinde en öne çıkan modelin EGAS modelinin olduğuna işaret etmektedir. Bu kapsamda ilgili kripto para birimlerinin risk düzeyleri ölçüldüğünde hem kısa hem uzun pozisyonlar için en düşük piyasa riskine BTC ve ETH'nin sahip olduğu, en yüksek piyasa riskine ise FIL'in sahip olduğu gözlemlenmektedir. Çalışma bulgularının kripto para piyasalara yatırım yapmak isteyen bireysel ve kurumsal yatırımcılara yatırım stratejileri hem de risk yönetimi açısından önemli katkılar sağlayacağı düşünülmektedir.

Açık anahtarlı kripto sistemlerGizli anahtarlı kripto sistemler
Muhammed Ensar Lavaşkan
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermayenin subjektif kariyer başarısına etkisi; Sağlık sektöründe bir araştırma

Bu çalışma, sosyal sermayenin subjektif kariyer başarısı üzerindeki etkilerini, sektöründe çalışan bireylerin deneyimleri üzerinden incelemeyi amaçlamaktadır. Sosyal sermaye, bireylerin sosyal ağları, güven ve karşılıklı dayanışma gibi unsurları kapsayan ve kariyer başarısını etkileyen önemli bir kavramdır. Çalışma, sağlık sektöründe çalışan bireylerin sosyal sermaye unsurlarının, subjektif kariyer başarıları üzerindeki etkilerini anlamak için nicel bir yaklaşımla gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan anket aracılığıyla veri toplanmış ve elde edilen veriler SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma bulguları, sosyal sermayenin bireylerin subjektif kariyer başarısı üzerinde anlamlı ve pozitif bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Sağlık çalışanları, iş ortamında kurdukları sosyal bağların ve aldıkları desteğin, iş tatminlerini ve kendilerini başarılı hissetmelerini desteklediğini belirtmiştir. Sosyal sermayenin, çalışanlar arasındaki işbirliği ve dayanışmayı teşvik ettiği, iş ortamında daha pozitif bir atmosferin oluşmasına ve çalışanların daha verimli çalışmasına katkı sağladığı gözlemlenmiştir.

Mehmet Kasım Şahin
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyo-ekonomik faktörlerin madde bağımlıları üzerindeki etkileri: Madde bağımlılarına yönelik çalışma

Dünyada olduğu gibi ülkemizde de kullanım sıklığı giderek artan madde bağımlılığı özellikle gençler arasında büyük bir sorun teşkil etmektedir. Madde bağımlılığın birlikte getirdiği problemleri tek bir boyutta ele alamayacak kadar çok boyutlu bir sorundur. Türkiye'de yetişkin bireyler için AMATEM (alkol madde tedavi merkezi) madde bağımlılarına hizmet vermektedir. Tedavide ayaktan veya yatarak tedavi planlanır ve yapılan tedavi süreci birey odaklı olmaktadır. Bu araştırmanın amacı sosyo-ekonomik faktörlerin madde bağımlıları üzerinde ki etkilerini detaylı görebilmek. Çalışmada madde bağımlısı olmanın sebepleri araştırılıp detaylı olarak sosyo-ekonomik faktörler üzerinde durulmuştur. Araştırmanın temel veri kaynağı madde bağımlıları oluşturmaktadır. Bağımlılığın en önemli sebeplerinden biri olan sosyo-ekonomik faktör maddeye başlama konusunda ne kadar etken olduğu araştırılmıştır. Bu amaçla AMATEM biriminde yatan ve ayaktan tedavi gören bağımlılara anket uygulanarak istatiksel veriler elde edilmiştir. Sosyo-ekonomik faktörlerin madde bağımlıları üzerindeki etkileri çalışma 3 ayrı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde bağımlılığın kavramsal çerçevesi oluşturulurken ikinci bölümdeyse, sosyo-ekonomik faktörler ile alakalı bilgiler verilmiştir. Üçün son kısımda ise literatür taramasıyla birlikte anket verilerin sonuçları görülmektedir.

Dilara Tekin Tulmaç
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütsel bağlılığın çalışan performansı üzerindeki etkileri: Havalimanı çalışanları üzerine bir araştırma

Örgütsel bağlılığın çalışanlar üzerindeki etkileri uzun zamandan beri akademik olarak araştırılmaktadır. Ulaşılan sonuçlar bakımından ise işgörenlerin, çalıştıkları kuruma olan aidiyet hissinin, çalışan performansını artırdığı yönündedir. Firmalar ve şirketler bu duruma kayıtsız kalmamakta, örgütsel bağlılığı artırıcı çalışmalar yapmaktadır. Ek ödenekler, sosyal haklar, yüksek ücret, prim, promosyon gibi çalışanı motive eden, maddi olarak güçlendiren ek ödenekler ayırmaktadır. Sadece maddi yönden bu olaya yaklaşmak elbette ki yanlış sonuçlara ulaşmamıza neden olacaktır. Maddi olarak güçlendirdiği çalışanlara, duygusal olarak yaklaşmak istemekte onları bu kurumun bir parçası gibi hissettirmeye çalışmaktadırlar. Kendini çalıştığı kuruma ait hisseden bir çalışan, kurumun başarısını gözetecek, bunun için ekstradan çaba sarf edecektir. Çalıştığı kurumun menfaatlerini, kendi menfaatleri gibi görecektir. Bunun sonucunda ise şirkete olan faydası, örgüte bağlılığı düşük olan bir çalışana göre çok daha fazla olacaktır. Çalışmamızın ana konusu olan örgütsel bağlılık kavramı 1950'li senelerden itibaren literatürde yer bulmaya başlamıştır. Kısaca örgüte duyulan aidiyet hissi olarak tanımlanan örgütsel bağlılık kavramı araştırmacılar tarafından farklı şekillerde incelenmiş, farklı modellemeler ile açıklanmaya çalışılmıştır. Allen ve Meyer tarafından geliştirilmiş olan ve üç alt boyuta sahip olan örgütsel bağlılık modeli esas alınarak oluşturulan çalışmamız kapsamında güdülen temel amaç havalimanı çalışanlarının örgütsel bağlılığının çalışan performansı üzerindeki etkilerini ölçümlemek bu doğrultuda çalışanların performansına etki eden hususları incelemektir. Bu doğrultuda Van Ferit Melen Havalimanında çalışmakta olan 120 gönüllü çalışan üzerinde anket yöntemi kullanılarak bir araştırma gerçekleştirilmiştir.

Nurullah Akman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Denizcilik şirketlerine dayalı finansal analizler: Hisse senetleri Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerin incelenmesi

Bu çalışmada 25.01.2018-22.03.2024 dönemi için günlük veriler kullanılarak denizcilik sektöründe faaliyet gösteren ve hisse senetleri borsada işlem gören TLMAN ve GSDDE şirketlerine dayalı finansal analizlere yer verilmiştir. Bu analizler daha sonra bankacılık sektörü ile kıyaslanmıştır. Bu tür analizlerde öncelikle korelasyon analizine yer verilmiş ve bu amaçla AR (1)-CCC-GARCH, AR (1)-DCC-GARCH, AR(p)-c.DCC-GARCH, AR(p)-A-c.DCC-GARCH modellerinden yararlanılmıştır. Ardından tarihi simülasyon yöntemi kullanılarak hesaplanan piyasa risk düzeyleri üzerinden her iki sektörü temsil eden portföylerin değişim katsayıları belirlenmiştir. Çalışma bulguları ve ilgili denizcilik firmalarını içeren portföylerin bireysel ve kurumsal yatırımcılara bankacılık sektörüne nazaran daha iyi çeşitlendirilmiş portföyler sunabildiğini göstermektedir. Bulgular ayrıca denizcilik sektörünü temsilen kurulan ilgili firmalardan oluşan portföylerin ilgili bankaları içeren portföylere göre daha iyi riske göre düzeltilmiş getiri oranları sunduğu sonucuna işaret etmektedir. Mevcut bulguların denizcilik sektöründe faaliyet gösteren firmaların sermaye piyasalarından daha fazla ve daha etkin bir şekilde fon bulabilmeleri ve böylece Türkiye Ekonomisine olan katkılarının arttırılabilmesi açısından oldukça önemlidir.

Ahmet Hulusi Yıldırım
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya pazarlamasının marka değeri üzerindeki etkisinde algılanan kalitenin aracılık rolünün araştırılması

Medya yaşantımızın hemen hemen her anında, teknolojinin de hızla büyüyüp gelişmesiyle, insanoğlunun hayatına etki eden ve yaşantısına yön veren etkin bir güç olarak kabul edilmektedir. Hızla ilerleyen bu teknoloji çağında, toplumun her alanına istediği zaman ulaşabilen sosyal medya, insanların hayatında önemli bir yer edinmiştir. Bu çalışmanın temel amacı da sosyal medya pazarlamasının marka değeri üzerindeki etkisinde algılanan kalitelinin aracılık rolünün olup olmadığını araştırmaktır. Bununla birlikte sosyal medya pazarlamasının algılanan kalite ve marka değeri üzerindeki doğrudan etkisi ve algılanan kalitenin marka değeri üzerindeki doğrudan etkisini de araştırmaktır. Çalışmanın evrenini Türkiye‟de yaşayan ve LC Waikiki giyim markasının pazarlama faaliyetlerine sosyal medyada maruz kalmış kişiler oluĢturmaktadır. Örneklem LC Waikiki giyim markasının faaliyetlerine sosyal medyada en az 1 kez maruz kalmış katılımcılardan oluşmaktadır. 239 kişiden veri toplanmıştır. Çalışmada uygulanan anketler, çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmıştır. Araştırma modeli yapısal eşitlik modellemesi ile test edilmiştir. Çalışmanın bağımsız değişkenleri sosyal medya pazarlaması ve algılanan kalite iken bağımlı değişkeni marka değeridir. Ulaşılan veriler neticesinde sosyal medya pazarlamasının marka değeri üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Bununla birlikte sosyal medya pazarlamasının algılanan kalite üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Ayrıca algılanan kalitenin marka değeri üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisinin olduğu görülmüştür. Sosyal medya pazarlamasının marka değeri üzerindeki etkisinde algılanan kalitenin aracılık rolünün olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Aydan Demir Akman
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk hisse senedi piyasalarına dayalı finansal yatırım analizleri

Türk sermaye piyasalarına dönük yatırım analizlerinin beklenen başarıyı gösterebilmesi için analizlerde dikkate alınacak endeks ve performans ölçütü göstergesinin seçimi önemlidir. Bu kapsamda bu çalışmada BİST 30 endeksinde işlem gören şirketlerin hisse senetleri için riske göre düzeltilmiş getiri oranları hesaplanarak rasyonel yatırımcılar için daha uygun yatırım seçenekleri sunulmaya çalışılmıştır. Bu amaçla değişim katsayısından yararlanılmış ve risk göstergesi olarak düzeltilmiş riske maruz değer yönteminden yararlanılmıştır. Çalışma bulguları en uygun yatırım fırsatını belirgin bir farkla SAHOL hisse senedinin sunduğu ardından sırasıyla SASA, HEKTS, GUBRF, SISE ve ALARK hisse senetlerinin geldiğini göstermektedir. En kötü performansı ise belirgin bir farkla AKBNK'nin sergilediği anlaşılmaktadır. Belirtilen bu çalışma bulguların Türkiye gibi gelişen piyasa ekonomilerinin hisse senedi piyasalarına yatırım yapan rasyonel yatırımcıların daha etkin ve tutarlı yatırım kararları verebilmeleri açısından önemli olduğu ifade edilebilir. Özellikle son yıllarda küçük yatırımcının borsaya olan ilgisi dikkate alındığında bu tür yatırımcıların yatırım kararlarında pratik hayatta olduğu gibi sadece hisse senetlerinin sunduğu getiri oranlarına değil riske göre düzeltilmiş getiri oranlarına odaklanmalarının gerekliliğini vurgulaması açısında da ayrıca önemli olduğu düşünülmektedir.

Malik İnci
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil pazarlamanın elektrikli araç satın alma niyeti üzerindeki etkisinde yeşil ürün tutumu, yeşil algılanan yenilikçilik ve yeşil algılanan değerin aracı rolü

Bu çalışmanın amacı, yeşil pazarlamanın elektrikli araç satın alma niyeti üzerindeki etkisini incelemektir. Aynı zamanda bu çalışmada yeşil ürün tutumu, yeşil algılanan yenilikçilik ve yeşil algılanan değerin bu etkide aracılık rolünün olup olmadığı incelenmektedir. Hedef kitleden kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak veri toplanmıştır. Sosyal medya kanalları aracılığıyla ulaşılan kişilerle çevrimiçi bir anket paylaşılmıştır. 261 kişiden veri elde edilmiştir. Bu veriler SPSS, AMOS ve JAMOVI programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, yeşil pazarlamanın yeşil ürün tutumu, yeşil algılanan yenilik, yeşil algılanan değer ve elektrikli araç satın alma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi vardır. Yeşil ürün tutumu, yeşil algılanan yenilik ve yeşil algılanan değerin ise elektrikli araç satın alma niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi vardır. Ayrıca, yeşil ürün tutumu, yeşil algılanan yenilik ve yeşil algılanan değerin yeşil pazarlamanın elektrikli araç satın alma niyeti üzerindeki etkisinde aracılık rolü vardır. Çalışma bulgularının bir tartışması sağlanmıştır. Çalışma sonunda önerilerde bulunulmuştur.

Sezer Özışık
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Politik ekonomi ve siyasetin etkileşimi, Türk siyasal hayatında 2002 sonrası seçmenlerin bakış açısını etkileyen iki temel perspektif: İdeoloji ve ekonomi

Politik ekonomi, yirminci yüzyılın son çeyreğinde piyasa davranışına odaklanarak ekonomik ve siyasi sistemlerin etkileşimini analiz etmektedir. Türkiye'de 2002 sonrası dönemde ideoloji ve ekonomi bakış açısı adeta birlikte hareket etmiştir. Son dönemde Türkiye'de muhafazakâr İslam değerleri ile neoliberal ekonomik politikaları birleştirilerek seçmenlerin görüşleri üzerinde derin bir etki yaratmıştır. Özellikle kırsal ve muhafazakâr bölgelerde, dini inançların siyasetteki rolü artarken, ekonomideki piyasa odaklı reformlar hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurmuştur. Bu durum, seçmenlerin ideolojik ve ekonomik faktörleri göz önünde bulundurarak karar vermelerini zorlaştıran karmaşık bir siyasi manzara yaratmıştır. 2002 sonrası Türk seçmenleri, parti veya ideolojiden ziyade lider odaklı bir yaklaşım benimsemeye başlamıştır ve muhafazakâr ideoloji ile neoliberal ekonomi politikasını güçlendirmiştir. Ancak Türkiye, yoğun göç ve ekonomik zorluklar ile karşı karşıya kalırken, seçmenler ekonomik baskıları hissederek seçim kararlarını vermekte daha dikkatli hale gelmişlerdir. Bu bağlamda, tez çalışması yaklaşık çeyrek asırlık bir siyasi geçmişi bulunan siyasi erkin bu denli iktidarda kalma başarısının altında yatan temel etmenlerin neler olduğu; ideoloji ve ekonomi bağlamında Türk siyasi hayatındaki rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışma siyasi istikrar ve ekonomi istikrar, bir siyasi erkin süresinin uzunluğunu nasıl etkiler gibi ikircikli sorunun yanında, bu iki faktörün hangisi daha belirleyici bir role sahiptir ya da ikisinin birleşimi mi daha sürdürülebilir bir iktidar sağlar gibi sorulara yanıtlar aramaktadır. Araştırma, politik ekonomi kavramı, seçmen davranışları ve 2002 sonrası Türkiye'deki dönüşümler olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. İdeoloji-ekonomi etkileşiminin tarihsel bağlamı, toplumsal etkileri ve güncel gelişmeler ışığında ele alınmaktadır.

Mehdi Akın
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Tüketicilerin sanal prova odası uygulamalarına yönelik tutum ve niyetlerinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, tüketicilerin sanal prova odası uygulamalarına yönelik fonksiyonel motivasyon, hedonik motivasyon, algılanan mekânsal gerçeklik ve tutumun kullanma niyeti ve ağızdan ağıza iletişim niyeti üzerindeki etkilerini incelemektir. Ayrıca bu çalışma, fonksiyonel motivasyon, hedonik motivasyon ve algılanan mekânsal gerçekliğin tutum üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, veri toplama sürecinde kartopu örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve sosyal medya platformları aracılığıyla hedef kitleye ulaşılmıştır. Çevrim içi anket kullanılarak sanal prova odası uygulamalarına ilişkin bir videonun izletildiği toplam 286 katılımcıdan veri toplanmıştır. Elde edilen veriler, SPSS ve Jamovi adlı istatistiksel paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda, fonksiyonel motivasyon, hedonik motivasyon, algılanan mekânsal gerçeklik ve tutumun hem kullanma niyeti hem de ağızdan ağıza iletişim niyeti üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Ayrıca fonksiyonel motivasyon, hedonik motivasyon ve algılanan mekânsal gerçekliğin tutum üzerinde olumlu ve anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Araştırma, ilgili literatüre ve uygulayıcılara yol gösterecek önerilerle tamamlanmıştır.

Tülay Çakmak
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medya nüfuzlusuna güvenin satın alma niyetine etkisinde ağızdan ağıza iletişimin düzenleyici rolünün araştırılması

İnternetin yaygın kullanımı ve her geçen gün sosyal ağların popülaritesinin artması ile birlikte internet ünlüleri olan sosyal medya nüfuzlularının etki alanı da genişlemektedir. Sosyal medya nüfuzluları alışverişten sanata, giyimden teknolojiye her türlü alanda fikir ve düşüncelerini sosyal ağlar üzerinden ifade etmekte ve takipçilerinin davranışlarını şekillendirmektedir. Bu çalışmada, sosyal medya nüfuzlusuna güvenin satın alma niyetine etkisinde ağızdan ağıza iletişimin düzenleyici rolünün araştırılması amaçlanmaktadır. Bu amaçla oluşturulan anketlerin doldurulması için WhatsApp kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için yapısal eşitlik modellemesi kullanılmıştır. Kartopu örnekleme yöntemiyle hedef kitleye ulaşılmıştır. Çalışmanın evrenini Türkiye'de yaşayan ve YouTube'da Türk Telekom markasıyla ilgili nüfuz pazarlamasına maruz kalmış kişiler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi 363 kişiden oluşmaktadır. Çalışmanın amacına ulaşması için farklı çalışmalardan elde edilen uygun ölçeklerden faydalanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, sosyal medya nüfuzlusuna duyulan güvenin satın alma niyetine etkisinde anlamlı bir etkisi olmadığı anlaşılmıştır. Ağızdan ağıza iletişiminde satın alma niyetinde anlamlı etkisinin olduğu da tespit edilmiştir. Sosyal medya nüfuzlusuna duyulan güvenin satın alma niyetine etkisinde düzenleyici bir rolünün olduğu da saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya Nüfuzlusu, Güven, Ağızdan Ağıza İletişim, Satın alma Davranışı.

Emrah Takva
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının çalışma değerlerinin belirlenmesine yönelik bir alan araştırması: Van örneği

İşletmeler, faaliyetlerini sürdürebilmek için her zaman nitelikli iş gücüne ihtiyaç duymaktadır. Günümüz iş dünyasında, işletmeler farklı kuşaklardan çalışanları bünyelerinde barındırmaktadır. Geçmişte Y kuşağının iş gücüne katılımıyla başlayan değişimler, günümüzde Z kuşağının istihdam edilmeye başlanmasıyla devam etmektedir. Her kuşak, kendine özgü özellikler ve değerlerle iş hayatına giriş yapmıştır; Z kuşağı da iş dünyasında farklılıklarıyla kendine yer edinmiştir. İşletmeler, gelecekte Z kuşağı çalışanlarıyla daha da şekillenecek ve bu kuşağa olan ihtiyaç giderek artacaktır. Bu nedenle, Z kuşağının iş hayatındaki rolü ve değerleri daha iyi anlaşılmalı ve analiz edilmelidir. Bu bağlamda, bu çalışmanın amacı, Z kuşağı çalışanlarının iş değerlerinin belirlenmesidir. Araştırma kapsamında, Van ilinde 542 Z kuşağı çalışanına anket uygulanarak, söz konusu kuşağın iş değerleri ve çalışma alışkanlıkları hakkında veriler toplanmıştır. Araştırma verileri SPSS programı kullanarak analiz edilmiştir, Z kuşağı çalışanların çalışma tecrübesi dışsal çalışma değerlerinde önemli farklılık olduğunu, Z kuşağı çalışan yaş gruplarının harici çalışma değerlerine daha fazla önem verdiği tespit edilmiştir. Bununla birlikte, anket sonuçlarına göre Z kuşağı çalışanlarının, gelişime açık, motivasyona önem veren, çalışma ortamında gücü elinde toplamak isteyen, yüksek statü algısı bulunan, yüksek kariyer hedefleri olan, çalışma ortamında boş vakitlerini sanal ortamlarda ve kariyer gelişimlerine yönelik faaliyetler ile geçiren, iş yaşam dengesi kurma arzusunda olan kişiler olduğu belirlenmiştir. Bu çalışma, işletmelerin gelecekteki iş gücü planlamalarında önemli bir yol haritası sunmayı amaçlamaktadır.

Veysel Güneri
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin internet bağımlılık düzeyi: Bir devlet okulu örneği

Günümüzde internetin gerekliliği konusu tartıĢmasız kabul görmüĢ bir gerçektir. Kamusal iĢler, alıĢveriĢ, sosyal iletiĢim ve son olarak pandemiyle birlikte eğitim için kullandığımız internetin faydaları olduğu kadar zararları da bulunmaktadır. Ġnterneti doğru kullanmayı bilmeyen ya da bunu göz ardı eden kiĢilerde bağımlılık yaptığı ve bu bağımlılığa bağlı çeĢitli fiziksel, ruhsal ve sosyal sorunlara yol açtığı yapılan bazı araĢtırmalar sonucu ortaya çıkarılmıĢtır. Günümüzde öğrencilerin çoğu iletiĢimlerinde ve boĢ zaman geçirme aktivitelerinde de interneti kullanmaktalardır. Bu durumun internette normalden daha fazla zaman geçirmeye baĢlayan öğrencilerde bir bağımlılığa yol açıp açmadığını görmek amacıyla bu çalıĢma yapılmıĢtır. Bu amaç bağlamında milli eğitime bağlı bir ortaokul öğrencilerinde internet bağımlılığı düzeyi araĢtırılmıĢtır. ÇalıĢmada nicel araĢtırma yöntemlerinden faydalanılmıĢ ve bağımlılık düzeyi ölçüm araçlarından biri olan anket tekniği kullanılmıĢtır. Milli eğitime bağlı bir ortaokulda uygulanan bu anket sonucunda öğrencilerin internet bağımlılık düzeyi genel olarak değerlendirildiğinde, bağımlılığın orta düzeyde olduğu söylenebilmektedir. Bu bağımlılık düzeyinin artmasını engellemek ve daha aĢağıya inmesini sağlamak amacıyla politika yapıcılar, okul yönetimleri ve ebeveynlerin kontrol ve sorumluluk açısından bazı önlemler almaları gerektiği düĢünülmektedir.

Hicret Birik
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Turistik destinasyonlarda yer alan işletmelerin bütçe ve mali performans hedeflerinin gerçekleştirilmesinde turizm rehberlik faaliyetlerinin etkileri

Dünyada Küresel ekonomiyi belirleyen etkenlerden biri hiç şüphesiz turizm kaynaklarından gelen bütçelerdir ve son dönemlerde küresel dünyada ekonomik buhranlar yaşanmaktadır. Bu olumsuzluklardan turizm ve turizme bağlı kuruluşlar da etkilenmektedir. Turizmin bu olumsuzluklardan hangi düzeyde etkilendiğini incelemek amacıyla ülkemizde turistik destinasyonların mali ve bütçe performansını hedeflerine ulaştırma noktasında gereken turist rehberliği etkisi araştırılmıştır. Ülkemizde özellikle turizm alanında önemli bir rol oynayan İstanbul'da son yıllarda turizm hareketliği hızla artmaktadır. İstanbul'da yer alan bazı turizm destinasyonlarına gelen turistlere rehberlik yapan turizm rehberlerin bu destinasyonlarda yer alan işletmelerin mali ve bütçe hedeflerin gerçekleştirilmesinde sağladığı katkılar araştırılmıştır. Daha sonra elde edilen istatistik bilgiler destinasyonlarda yer alan işletmelerin mali ve bütçe yönünden gelişmesine sağladığı katkılar incelenmiştir. Elde edilen bilgiler ışığında destinasyonlarda yer alan işletmelerin mali hedeflerine ne kadar yaklaştığı analiz edilerek turizm rehberlerinin destinasyonlarda yer alan işletmelerin sağladığı mali ve bütçe katkılarının gelecekte yapılacak turizm gelirleri ve turizm rehberinin bu gelirlere yaptığı çalışmalara ışık tutulması hedeflenmiştir.

Denk bütçeEkoturizmEsnek bütçeler+4
Sinan Süleyman Kutlu
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Örgütlerde kayırmacılık, sinizm ve psikolojik sözleşme ihlali algısı üzerine bir araştırma

Yapılan literatür taraması sonucunda örgütlerde çalışanlar arasında hâkim olan kayırmacılığın örgüt çalışanlarında psikolojik sözleşme ihlaline ve bunun sonucunda örgütlerde sinizm davranışına sebep olacağı öngörülerek bir çalışma yapılması planlanmaktadır. Bu doğrultuda özel ve kamu sektörü çalışanlarından anket aracılığı ile veri toplanarak, ilgili analizler uygulanarak sonuçlara ulaşılacak ve sonuçlar teorik altyapı ışığında değerlendirilecektir. Elde edilen sonuçların gerek alan yazınına gerekse uygulama hayatına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

KayırmaPsikolojik sözleşme ihlali algısıSinizm+1
Zeynep Sezenöz
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Marka başarısında marka deneyimi ve müşteri güveninin etkileri

Marka deneyimi, müşterilerin marka ile etkileşimleri sırasında yaşadıkları hisler, algılar ve deneyimlerdir. Olumlu bir marka deneyimi, müşterilerin memnuniyetini artırır, marka sadakati oluşturur ve olumlu ağızdan ağıza iletişimi teşvik eder. Müşterilerin beklentilerini karşılamak, hizmet kalitesini yükseltmek, kişiselleştirilmiş deneyimler sunmak ve sürekli gelişimi sağlamak marka deneyimini iyileştirmenin önemli yollarıdır. Müşteri güveni, müşterilerin bir markaya olan güven ve inancını ifade eder. Güven, markanın dürüstlüğüne, güvenilirliğine ve iş yapma şekline dayanır. Müşteri güveni, müşterilerin markayla ilişki kurmaya istekli olmasını sağlar, tekrarlı satın alma davranışlarını teşvik eder ve olumlu marka imajının oluşmasını destekler. Markanın şeffaf iletişim kurması, sorumluluk alması, müşteri verilerinin güvenliğini sağlaması ve güven oluşturan iş uygulamaları benimsemesi müşteri güvenini artırmanın önemli yollarıdır. Sonuç olarak, marka deneyimi ve müşteri güveni marka başarısını etkileyen kritik faktörlerdir. Olumlu bir marka deneyimi müşteri memnuniyetini artırır, sadakati teşvik eder ve marka imajını güçlendirir. Müşteri güveni ise müşterilerin markaya olan güvenini sağlar, tekrarlı satın alma davranışlarını tetikler ve olumlu ağızdan ağıza iletişimi teşvik eder. Bu nedenle, markaların müşteri deneyimini iyileştirmek, güven oluşturmak ve sürdürmek için stratejiler geliştirmesi marka başarısı açısından önemlidir.

BaşarıMarkaMarka deneyimi+4
Belgin Ertem
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin kabulünü etkileyen faktörler

Teknolojinin hızlı ilerlemesi ve İnternet'in yaygın kullanımı, çevrimiçi eczanelerin de dahil olduğu sağlık hizmetlerinin çeşitli yönlerini devrimleştirmiştir. Bu tez, Ürdün gibi gelişmekte olan ülkelerde çevrimiçi eczanelerin kullanıcı kabulünü, bir teorik çerçeve olarak Teknoloji Kabul Modeli'ni (TAM) kullanarak araştırmaktadır. Küresel çapta çevrimiçi eczane yaygınlaşması, Ürdün gibi mevcut olmayan bölgelerde kabul ve kullanım niyetinin incelenmesi ihtiyacını doğurmuştur. Ana yapıların yanı sıra güven ve algılanan riski de içeren TAM'ı genişleterek, bu yeni kavramın kullanıcı kabulünü etkileyen faktörleri incelemek için kapsamlı bir perspektif sunmaktadır. Bu çalışma, Ürdün'deki çevrimiçi eczane potansiyel kullanıcılarından veri toplamak için standart bir anketin dağıtılmasıyla nicel bir yaklaşım kullanmaktadır. Veriler, Spss yazılımı kullanılarak analiz edilmiştir. VIII Bu çalışmanın bulguları, Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin kullanıcı kabulünü etkileyen faktörlere (algılanan fayda, algılanan kullanım kolaylığı, güven) odaklanarak mevcut literatüre ışık tutmaktadır. Bu faktörlerin, müşterinin çevrimiçi eczanelere karşı tutumunu önemli ölçüde etkilediği ve bunun da davranış niyeti ve çevrimiçi eczane kullanımı üzerinde önemli bir etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın sonuçları, politika yapıcılar ve sağlık uzmanları da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlara etki etmektedir. Çevrimiçi eczane başlangıçları, kullanıcı davranışını etkileyen faktörleri anlayarak, bu yeni hizmetin verimli ve etkili kullanımını optimize eden yenilikçi pazarlama ve tedarik zinciri stratejileri geliştirebilirler. Bu çalışma, bu alanda gelecekte yapılacak araştırmalar için bir temel oluştururken, Ürdün'de çevrimiçi eczanelerin etkili ve güvenli kullanımını teşvik eden ve sağlık hizmetlerinin dinamik yapısında başarıyla yol almayı sağlayan stratejilerin geliştirilmesine katkıda bulunmaktadır

PharmaciesAccessibilityPrice+7
Joud Jaber Romıeh
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The relationship between corporate sustainability and organizational citizenship: The moderating effect of work-life balance and personal traits

Sustainability is an indispensable need for the continuation of the next generations. In addition, sustainability practices have now become a principle on an organizational basis (Wang & Lin, 2007), therefore, ensuring corporate sustainability is a strategic goal. With the awareness of corporate sustainability, institutions aim to maintain and develop economic growth, corporate reputation and relations with all their stakeholders. Corporate sustainability; businesses that take their social, environmental and economic dimensions as a whole and adopt this approach as a management strategy have the chance to keep their competitive power in their hands. On the other hand, when the literature is reviewed, it is seen that the number of studies examining the relationship between corporate sustainability practices and organizational behavior outputs is relatively few. In this context, the aim of the thesis study is to examine the relationship between corporate sustainability practices and organizational citizenship behavior and the moderator effect of work-life balance and personality traits on this relationship. Four scales were used in the study, and the population of the research is academic and administrative staff working in higher education institutions operating in Turkey. According to the results of the research, it has been determined that there is a relationship between corporate sustainability and organizational citizenship behavior. In addition, it was found that work-life balance had a regulatory role in this relationship, while personality traits did not have a moderator role.

PersonalityPersonality traitsCorporate sustainability+4
Esra Akça
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oyunlaştırma yöntemi ile tedarikçi iş birliğinin güçlendirilmesi & sektör farkındalığının artırılması: tıbbi cihaz sektöründe bir araştırma

Tıbbi cihaz sektöründe, tedarik zincirinde yer alan tedarikçinin görevi, sadece ürün teslim etmekten ziyade, temin edilen ürünün kalitesi ve medikal uyumluluğuna da dikkat etmektir. Tıbbi cihaz sektöründeki firmaların çalışmaları, hasta sağlığına etki ettiği için tedarik zincirlerine de ayrıca önem vermelidirler. Tedarik zincirinin en iyi şekilde yönetilebilmesi için, tedarikçi yönetimi, kilit alanlardan biridir. Tedarikçi yönetiminin sağlanabilmesi için bazı uygulamalarla birlikte, tedarikçi ve müşteri ilişkilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Bu araştırmada, tedarikçinin müşterisinin beklentilerini anlamasını kolaylaştıracak, birbirlerinin beklentileri hakkında farkındalıklarını artıracak şekilde oyunlaştırma metodu kullanılmıştır. Bu oyunlaştırma metodu ile yapılan oyunda, müşteri hem tıbbi cihaz sektörü hakkında sorular yöneltmiş hem de kendi faaliyetleri için tedarikçisinden beklentilerini aktarmıştır. İnteraktif şekilde yapılan bu görüşme neticesinde hem müşteri-tedarikçi yakınlaşması gözlenmiş hem de tedarikçinin farkındalığının arttığı görülmüştür. Oyunun sonunda tedarikçiler, tedarikçi – müşteri ilişkisinden ziyade, kendilerinin müşterilerinin bir iş ortağı olduklarını, sektör itibariyle sağladıkları hizmet ve ürünlerin, hasta sağlığına etkilerini öğrendikleri için kilit bir pozisyonda olduklarını anlamışlardır.

Medikal sektörOyunlaştırmaTedarikçi ilişkiler+4
Ezgi Gülnaz Selçuk
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İçsel pazarlamanın içsel markalaşmaya etkisi: Hizmet sektöründe bir uygulama

Son yıllarda hizmet sektöründe hızlı gelişmeler yaşanmaktadır. Bu sektör içinde hizmet konusuna verilen önem her geçen gün artmaktadır. İşletmeler sürekli değişen ve gelişen çevre şartlarına uyum sağlamak adına farklı hizmetlerden yararlanma ihtiyacı hissetmektedir. İçsel pazarlama kavramı ise, hizmet sektörünün gelişmesiyle paralel olarak hizmet pazarlamasının gelişmesine ve kaliteli çalışanların elde tutulmasına bağlı olarak değişmektedir. İçsel markalaşma ise, işletmelerin çalışanlarının ve iş süreçlerinin işletme kimliği, marka kimliği ve işletme değerleriyle uyumlu ve planlı bir şekilde işleme sürecini ifade etmektedir. Bu çalışmada, içsel markalaşmayı tercih eden işletmelerin, içsel pazarlamaya etkilerinin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmada, içsel pazarlamanın içsel markalaşmaya etkisi incelenmiştir. Her iki konunda incelendiği nadir çalışmalardan birisidir. Bu amaçla Kütahya ilinde hizmet sektöründe çalışan 204 kişiye yüz yüze anket uygulanarak veriler elde edilmiştir. Faktör analizi ile boyutların elde edilmesi ile birlikte, boyutların birbirleri ile ilişkilerine yönelik korelasyon analizi yapılmıştır. Son olarak içsel pazarlama alt boyutlarının içsel markalaşma alt boyutları üzerinde etkisini incelemek amacıyla regresyon analizi ile araştırmanın bulgularına, yorumlarına ve araştırmayla ilgili sonuç ve önerilere yer verilmiş olup, içsel pazarlamanın içsel markalaşmaya olumlu bir etkisinin olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: İçsel Pazarlama, İçsel Markalaşma, Hizmet Sektörü

Hizmet sektörüMarkalaşmaPazarlama+3
İsmail Ertuğrul
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Consumer planned and impulsive buying behavior a comparison between grocery and clothing sectors

The purpose of the study is to make a comparison between the effects of planned andimpulsive buying behavior for the grocery and clothing sectors. The basic concepts, insights,and background information are discussed in the first four chapters, which consist of thetheoretical framework of the study; research objectives, the significance and design of thestudy are explained in the fifth and the sixth chapters.This study aims at analyzing the differences between planned and impulsive buyingbehaviors. Related to this objective, two significant sectors are considered in order tounderstand the effects between these two types of buying behaviors. After designing thescale, a structured questionnaire was prepared, and was applied to individual consumers inthe grocery or clothing shopping.185 usable questionnaire were collected and the data was analyzed by the SPSS forWindows Version 10.00 statistical package. Regression, Correlation, T-Test, ANOVA andFactor Analysis were utilized for analysis.Research results show that, significant differences are presented in planned versusimpulsive behavior. When observing shopping behavior in the grocery and clothing sectors,variables affecting planned versus impulsive behavior change with the sector in whichpurchase behavior occurs. Examples reflecting differences will be presented in the analysisand conclusion of the study.In conclusion it is clear that, with a better understanding of how consumers act intheir buying behaviors, the quality of marketing activities of grocery and textile companieswill be improved. Continual research of observing the effects of people's planned andimpulsive buying behavior will improve satisfying consumers' needs and wants.

ShoppingShopping behaviorClothing sector+6
Ela Ünlüer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessEN

Impacts of Customs Union membership over European Union originated capital inflows to Turkey

ABSTRACT There had been various discussions over both the advantages and disadvantages of becoming a member of the Customs Union for Turkey. While these discussions mostly focus on the changes in the volume of foreign capital inflows, omitting conjectural changes, possible consequences of such integration had not been thoroughly analyzed and expressed. This study attempts to shed light on this issue by investigating Turkey's capital inflows before and after the Customs Union Agreement. Meanwhile, this paper takes also explicitly into considerations concurrent changes in the macroeconomic environment that could have affected Turkey's capital inflows as well as other countries'. Capital inflows plays a crucial role in economic development of nations, ranked at any level, (either the developed, or the developing or the under-developed) through transfers of technology, improvements of efficiency and increases in foreign trade volume. Nowadays in the world, where globalization is a very important determinant, FDI is especially important for emerging economies like Turkey. Turkey has a number of strengths that separate it from its neighboring countries such as a strategically advantageous location, a large and growing domestic market, and a strong potential for economic growth. However, chronic high inflation, unstable politic and social environment and a weak-banking system have inhibited Turkey's ability to attract substantial levels of investment. Considering the recent trend of economic and political instability, Turkey could not offer demanded adequate market conditions to foreign investors and the exaggerated optimistic expectations of related government agencies over the so-called "boom" of foreign capital inflows did not realize. Finally, even though Turkey has integrated with the most powerful economic union (partly in its Customs Union Organization) in the world starting from 1996, our statistical datas and findings indicate that Customs Union Agreement did not have remarkable impacts on Turkey's capital inflows from the EU countries and the forecast foreign investment amount did not occur. Key Words: Customs Union Foreign Capital Capital Inflow European Union Turkey VI

European UnionEconomic policiesCustoms Union+4
Erhan Abdullah Kanat
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

The nature of the relationship between top management support, effective project management and success level of ERP projects: The case of pharmaceutical sector in Turkey

The implementation of enterprise resource planning (ERP) has been gaining much importance especially in developed countries since 1990's. The main purpose of this study is to examine the nature of the relationship between top management support, effective project management and the success level of ERP implementations in Turkish branches of multinational pharmaceutical companies. The study, which was designed for examining the main organizational factors of ERP projects, was a pioneer one in Turkey. Since the pharmaceutical sector was one of the economic sectors where ERP projects having been implemented more frequently, the research data were gathered from 9 Turkish branches of pharmaceutical MNC's which have already implemented at least one of the four major ERP software namely SAP, PeopleSoft, Baan and Oracle. The total number of the members of 9 organizations was 45 individuals who were involved in the implementation of ERP projects, were all included in the sample. In terms of the measurement of the success level of ERP projects, the variables of allocation of well-skilled employees and supporting ERP implementation to come over implementation barriers were the most powerful variables according to the results of the statistical analyses performed in this study. The direct participation of top management in implementation activities and top management support for project management in conflict resolution made the strongest contribution on effective project management. Furthermore, two main attributes of effective project management, establishment of effective communication and project champion which were able to explain almost two third of the variance in success level of ERP projects, deserved the attention in relation to the application of modern managerial mindset. The study indicated that ERP projects carried out in Turkish branches of multinational pharmaceutical companies could be more effective if the senior managers of organizations would provide a sustainable support during the implementation process, and project managers were involved as project champions. VUl

SuccessEfficiencyEnterprise resource planning+6
Orhan Göçer
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessEN

Mergers and acquisitions the Turkish banking sector profitable growth analysis

ABSTRACT With the globalization of competition, company mergers and takeovers, which accelerated especially in the 90s, have turned into a survival strategy preferred particularly by multinational companies. Company mergers and takeovers, which are mostly apparent in the USA today, have become a rapidly spreading trend in our country, especially in the finance sector. The main reason for company mergers is the companies' will to benefit from the synergy that will occur with the merging of different parts of the companies. The need for a strong and healthy financial system in developing countries is another catalyst for this trend. The mergers and takeovers, which have accelerated in parallel to the completion of the structuring of globalization, are mostly apparent in the banking sector. The main object of bank mergers can be summarized as a more efficient performance of the emerging bank in terms of operation, increase in the market share and increase in value. The subject of this study is to determine whether the recent bank mergers in Turkey have provided a profitable growth for the banks or not. Beside this, change in the Capital Structure - with the effect of Basel Accord - after the merger period is tried to be measured. First of all, using the ratio analysis to test this situation, the performances of the merged banks were examined for periods of 3 years before and after merging in terms of their assets size, the size of the credits they have provided, the deposit volumes they have collected and the number of branches and staff. On the other hand, in the analysis of profitability, the return on assets and return on equity ratios they obtained in periods of 3 years before and after merging were examined. In order to examine the development in their capital, capital adequacy ratios were examined.

Bank mergersBankingBanking sector+5
Ertuğ Erbay
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2005
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of culture on consumer behaviour a case study in prince Islands, Istanbul

THE EFFECT OF CULTURE ON CONSUMER BEHAVIOURA CASE STUDY IN PRINCE ISLANDS, ISTANBULbyBERKAY ERDENABSTRACTRegardless of its scale, cultural codes are capable of affecting human behavior andcommunal organizations. This interrelation can be read also over the consumer behavior ofa group. Understanding consumer behavior and "knowing customers" are never simple.Customers may state their needs and wants but act otherwise. They may not be in touchwith their deeper motivations. The mental, emotional, and physical activities that peopleengage in when selecting, purchasing, using, and disposing of products and services so asto satisfy needs and desires. Lifestyle as a prior parameter refers to a pattern ofconsumption reflecting a person's choices of how he or she spends time and money. Manyof the factors such as a person's self-concept, ethnicity, and social class, are used as "rawingredients" to fashion a unique lifestyle. Also, each culture shows unique character, withits own value system, conventions, and regulations. Consumer's culture exerts such a biginfluence on his or her lifestyle choices, marketers must learn as much as possible aboutdifferences in cultural norms and preferences when marketing in more than one country.This study aims to explore, the cultural effects on consumer behavior within a case of asmall group living both near and against a large urban area and explore the culturaldifferences of new-comers and inhabitants and their consumer behavior in Prince Islands-Istanbul regarding to the adaptation strategies, life style parameters and cultural codes.Keywords: Consumer Behavior, Life style, Culture, Identity, Marketing.

Berkay Erden
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of transformational leadership on work engagement and the mediating role of psychological safety

The external environment of organizations has become a state where systematic changes are experienced, seeking better performance and increasing conditions of competitiveness. This external environment requires organizations to acquire new skills for success, develop their communication networks with the internal and external environment, motivate employees both individually and as a group, and develop methods of obtaining and managing organizational information. In this rapidly changing environment, organizations should have a qualified organizational force as well as a strong organizational structure. Organizations that have skilled employees and can manage them effectively can survive in a competitive environment. Businesses that show the right leadership approaches to their employees and keep their psychological safety perceptions high are expected to have highly committed employees. In this study prepared from this point of view, the relationship between transformational leadership and work engagement was investigated and the mediating role of psychological safety was evaluated in this relationship. 155 employees working in a multinational company were included in the research. Sociodemographic Information Form, Transformational Leadership Scale, Psychological Safety Scale and Work Engagement Scale were applied to the participants. According to the findings obtained from the research, transformational leadership and psychological safety perception increase work engagement. Transformational leadership has a positive effect on the perception of psychological safety. According to Baron and Kenny (1986) model, the psychological security perception has a partial mediating role in the relationship between transformational leadership and work engagement. Keywords: Transformational leadership, psychological safety, work engagement

Transformational leadershipLeadershipPsychological safety+2
Cihan Karamık
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Effectiveness of product placement: Impact on memory and choice

Product placement practices in TV shows are common in the world especially in USA, yet it is relatively new in Turkey, since the law, which allows the use of product placement in TV shows passed in 2011. Methods are still extremely limited for measuring the effectiveness of product placement. This research investigated the effects of product placement on consumer choice, memory by combining two types of measurement methods, which are explicit measures related with the memory (recall, and recognition) of audience directly, and the other is implicit measure concerning the brand choice. It was hypothesized product placement increases recall, and recognition rates, and brand choice depending on the modality (audio, visual, audio-visual), and centrality (prominent, subtle) of the product placement in the scene. Results presented overall enhancement in memory, and choice. As expected prominent product placements recalled, and recognized more than subtle product placements, however, centrality had no reliable effect on brand choice. Effect of modality also differed for memory, and choice results where audiovisual placements were the most recalled, and recognized, however, seen-only products were the most chosen. The results are consistent with the theory, that implicit and explicit effects are uncorrelated. Audience may choose a brand without recognizing the exposure of the product in the medium. Findings suggest that the type of the placement must be decided based on the goal of the brand, to create brand awareness products should be placed audio-visually, yet to increase the brand choice should be applied visually only.

Affective awarenessAwarenessRemembering+4
İffet Öykü Gürses
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

The comparison of milliyet.com news site and bianet.org news site upon Gezi Park movements in terms of social aggression

"Web 2.0" technology has changed our lives with serving us a new phenomenon called "social media." In fact, technological determinists such as Weber, McLuhan or Baudrillard has already suggested this mindset with their claim that technology changes the way of living through creating a global village. They championed this ideology long before the identification of Web 2.0 and social media and today, we are all witnessing the accuracy of their theorems. With the beginning of the 21st century, the discontent of Middle Eastern citizens against their governance styles has been turned into social movements. As a domino game, Middle Eastern countries felt the wind of these social movements under the title of "Arab Spring". Apart from Middle Eastern countries, Turkey has been ruled by a secular democratic republic and Turkey has been shown as a role model for Islamic countries as an example of peaceful governance. However, Gezi Park Movements that started at the end of May, 2013 showed that there has been discontent among Turkish citizens also. The Movement was begun upon the attempt of officials to cut down trees in Gezi Park despite a group of people who were objecting. The protests which were initiated by a few people spread over Turkey with changing dimension of events from protecting nature to protecting life-style and became politicized. Gezi Park Movements has affected Turkey from different points; Turkish citizens have witnessed violence and how it affects people both individually and societally. Another issue that Turkish citizens have witnessed was the ignorance of media foundations of these events. Cooperated news agencies, television (TV) channels and newspapers gave less space to Gezi Park Movements than they needed to; so social media and online news agencies shouldered the weight of all media to inform public. Accordingly, this study has been structured to find out how an online news site that belongs to a media foundation and the other online news site that has no bounds with any media foundation affect social aggression through their way of representing news of Gezi Park Movement. The findings of this study carries the characteristics to be a guide to help media professionals to see the importance of informing public and the negative effects of misinforming or not informing people can end with social aggression. Key words: Social media, technological determinism, Gezi Park Movement, online News Sites, social aggression

Tuğçe Çalışkan
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Exploring the workplace mobbing and its relationship between the concepts of organizational climate and organizational trust

The aim of this study is to examine the mutual relationship between the concepts of mobbing, organizational climate and organizational trust. Though not examined, in addition to these concepts, the most relevant concepts (i.e. social interaction, stress, well-being) are also mentioned for the sake of a better understanding.Mobbing in the workplace seems to be an increasing phenomenon in Europe, even though self-reported mobbing shows wide variations across nations. Workplace mobbing is repetitive, unreasonable malicious behavior directed toward an employee or a group of employees, that creates risk to health and safety. It may manifest as intimidation, physical violence, discrimination, threats, social isolation, and destabilization. Mobbing may present itself as behavior, words, acts, gestures, or writings that affect personality, dignity, physical or psychological integrity (Pranji? et al., 2006).Mobbing is relatively a new term that interferes with organizations ranging from for profit companies to not-for-profit organizations. Organizational climate is an essential factor in determining the state of worker efficiency and performance. Mobbing is a key term that affects organizational climate and organizational trust at offices. The effects and consequences of negative points caused by mobbing is partly relevant in the literature which are explained in this study.This study is a quantitative study. The type of design is Hypothesis-Testing (explanatory). It is a correlational research and cross-sectional one. The data was collected through e-mail. The size of sample is 184. The respondents are the employees of three different organizations, each one from different economic sectors (such as Banking, Health and Education). According to the results of this research; mobbing affects the concepts of OC and OT bidirectionally. In this framework, when OC gets better, the rate of mobbing decreases and as the OC gets worse, the rate of mobbing increases. Similarly, when OT increases, the rate of mobbing decreases and as the OT decreases, the rate of mobbing increases.

MobbingOrganizational climateOrganizational trust+1
Başak Gökçe Aktaş
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessEN

New developments of the European Union energy policy framework

There is always a need for energy in our world and energy policies have made a very important place in state?s policies. That is why European Union tries to implement a common energy policy. In fact, this thesis will focus on new developments of European Union energy policies. This thesis provides a backdrop for better understanding the basic concepts involved in European Union energy policies when new developments are involved and potentially lead to the identification of new energy policy targets. For this reason, firstly, theoretical framework is noted for analyzing energy policies. Liberal and realist paradigms on energy politics is examined for this purpose. Secondly, the historical background of energy politics within the Europe Union is researched. Thirdly, the European Union energy supply-demand maneuvers and energy security in the European Union are observed. Then the alternative energy resources of the European Union are examined. In addition to this, the European Union-Russian Federation energy relations are analyzed. Finally, possible trends in the European Union energy policy futures are reviewed.

European UnionEnergyEnergy resources+1
İsa Burak Gonca
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Şirket değerleme yaklaşımları ve Borsa İstanbul'da iletişim endeksinde bir uygulama

Ekonominin yapı taşı olan şirketler iki temel amaçla kurulurlar; kar elde etmek ve piyasadaki varlıklarını sürdürmek. Ancak son yıllarda şirketler için piyasadaki varlıklarını devam ettirirken, maksimum kar elde etmek kadar, değerlerini koruma ve artırma hedefleri de önem kazanmıştır. Piyasada faaliyetlerini sürdürmekte olan bir şirketin mevcut değerinin bilinmesi ve doğru tespit edilmesi son yıllarda oldukça önemli hale gelmiştir. Şirket değerleme yaklaşımlarına baktığımız zaman değerleme faaliyetleri tahmin ve hesaplamalardan oluşur. Şirket değerleme yaklaşımları değişmese de değerlemeyi yapan uzmanlar değiştiği için değerleme uzmanlarının bilgi, tecrübe ve yeteneklerine göre değerleme sonuçları sübjektif niteliklidir. Önemli olan değerleme faaliyetlerinde uzmanların şirket içi ve şirket dışı faaliyetlerde ilkeler ve yöntemlere bağlı kalarak en başarılı sonuca ulaşmasıdır. Bu çalışmada Borsa İstanbul'da iletişim endeksinde işlem gören şirketler üzerinde uygulama çalışması yapılarak şirketlerin değerleri hesaplanmıştır. Uygulama çalışması ile Varlık Bazlı Değerleme Yaklaşımları Gelir Bazlı Değerleme Yaklaşımları ve Piyasa Bazlı Değerleme Yaklaşımları arasında karşılaştırmalar yapılarak farklılıklar ortaya konmuştur.

Borsa İstanbulDeğerlemeDeğerleme modelleri+5
Mustafa Şahin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Açık inovasyon faaliyetlerindeki riskler, engeller ve kazanımlar: Özel bir banka üzerinde keşfedici bir araştırma

Açık inovasyon, işletmelerin inovasyon süreçlerini daha etkin hale getirmek için dış paydaşlardan yararlanması olarak ifade edilebilir. İşletmeler açık inovasyon uygulamaları için üniversite, araştırma kuruluşları, müşteriler, tedarikçiler, risk sermayeleri, sektör temsilcileri gibi taraflarla işbirliği yaparlar. Açık inovasyon, Türkiye'de teorik açıdan yeni araştırılan konulardan birisidir. Pratik açıdan ise işletmelerin çoğu açık inovasyonu kullanmamaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, günümüzde hızla gelişen açık inovasyondaki riskleri, engelleri ve olası kazanımları ortaya koymaktır. Araştırma Türkiye'de faaliyet gösteren küresel bir bankada gerçekleştirilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme yönteminin kullanıldığı araştırma, bu yönüyle keşfedici bir araştırmadır. Araştırma sonucunda bankanın açık inovasyon faaliyetlerine yönelmesinin sonuçları sırasıyla bankada yüksek teknolojiye ulaşma hedefinin oluşması, araştırma merkezleriyle işbirliği yapılması, üniversitelerle işbirliği yapılması, müşterilerle işbirliği yapılması, yenilikçi, esnek ve rutin olmayan teknolojileri kullanabilme şeklinde bulunmuştur. Bankada açık inovasyona yönelik engeller ise sırasıyla iç süreçlerin yavaş olması, riskten kaçınmaya çok fazla odaklanma, çok fazla yönetim katmanı, önemli performans göstergeleri nedeniyle (KPI) oluşan ticarileştirme eksikliği, nitelikli ve uygun personel eksikliği şeklinde bulunmuştur. Finansal hizmet yenilikleri için bilgi kaynakları ise sırasıyla müşteriler, danışmanlar, bilimsel dergiler ve ticari/teknik yayınlar, sektördeki rakipler, Ar-Ge merkezleri, ekipman, malzeme, yazılım tedarikçileri ve üniversitelerdir. Araştırma sonucunda bankada uygulanan açık inovasyon faaliyetlerinin sağladığı kazançlar ise sırasıyla şunlardır: müşteri memnuniyetinin artması, satışların artması, yeni ürün geliştirmenin artması, yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yeni hizmet geliştirmenin artması, karlılığın yükselmesi, pazar payının artması, müşteri sadakatinin artması, bankanın inovasyon sürecinin iyileştirilmesi, bankanın iç inovasyon süreçlerinin hızlandırılması ve çalışanların yeni beceriler kazanması.

Açık inovasyonBankacılıkBankacılık sektörü+6
Şüheyda Oran
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Proje yönetiminde stratejik planlama ve olgunluk modeli kapsamında yapılan bir uygulama

Proje Yönetiminde mükemmellik, uygun bir zaman çerçevesi ve proje yönetiminde gerekli olan planlama yapılmadan gerçeklesemez. Her ne kadar stratejik planlama ilkeleri yıllardır biliniyor olsa da, bu kavramların anlasılması ve islevlestirilmesi oldukça yenidir. Günümüzde, pek çok organizasyon stratejik planlamanın kurumlarına getirecegi kazanımları fark etmesi sebebiyle, proje yönetiminde stratejik planlama ihtiyacına öncelik vermeye baslamıstır. Bu çalısma üç ana bölüme ayrılmıstır. Birinci bölüm, Proje Yönetiminin lkeleri ve Proje Yönetimi çin Stratejik Planlama konularını; ikinci bölüm ise organizasyonların Proje Yönetiminde Stratejik Planlama kavramının nasıl kullanılacagı hakkındaki genel bilgileri verecek olan Proje Yönetimi Olgunluk Modelini-PYOM- ve proje yönetiminde kullanılan klasik ve modern gelismeleri içermektedir. Çalısmanın uygulama bölümünde verilen Olgunluk Degerlendirme Modülünü ise, herhangi bir organizasyondaki proje yöneticileri ve üst yöneticilerinin uygun zaman dilimlerinde uygulayarak raporlandırabilecegi bilgisayar destekli bir uygulamadır. Bu çalısmada belirtilen, Proje Yönetimi Olgunlugunu kazanma sürecindeki çesitli gelisme asamaları, organizasyonların kendilerini, Proje Yönetiminde ne kadar ilerleme gösterdigini belirlemesinde kullanılabilir. Proje Yönetimi Olgunluk Modelinin en büyük avantajı, olgunlugun her asamasının herhangi bir isletmeye göre ayarlanabilir olmasıdır. Bu ayarlama imkânı, Proje Yönetiminde Stratejik Planlama ve Olgunluk Modelini tüm organizasyonlar için çekici bir referans haline getirmektedir.

Proje kontrolProje planlamaProje yönetimi+1
İsmail Onur
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Mevduat bankalarında şeffaflığın performans üzerindeki etkisinin incelenmesine yönelik bir araştırma

2008 küresel ekonomik kriz tüm dünyada çok sayıda şirketin ciddi şekilde zarar görmesine neden olmuştur. Bu durum, kurumsal yönetim kavramının gerekliliğini ve şeffaflığın önemini ortaya koymuştur. Bununla birlikte yöneticiler şirketlerin adil, sorumlu, hesap verebilir ve şeffaf yönetilmelerini sağlamak için çeşitli düzenlemeleri gündeme getirmiştir. Şeffaflık sadece kurumsal yönetimin dört temel ilkesinden birisi olarak bilinirken yaşanan krizlerden sonra daha geniş anlamlar kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı, Türkiyede faaliyet gösteren mevduat bankalarının şeffaflık seviyelerinin banka performansı üzerinde etkili olup olmadığını ortaya çıkarmaktır. Şeffaflık seviyelerinin sayısal olarak ifade edilebilmesi için literatürde sıklıkla tercih edilen, güvenilirliği test edilmiş Standard & Poor's (S&P) tarafından geliştirilen şeffaflık ve kamuyu aydınlatma metodolojisi kullanılarak endeks oluşturulmuştur. Banka performansı, ana degişken olan aktif kârlılık (KAR), Borsa Getirisi, Mevduat Miktarı ve Takipteki Krediler oranları ile temsil edilmektedir. Araştırma kapsamında Türkiye'de 2011-2019 yılları arasında faaliyet gösteren Katılım Bankaları ve Yatırım ve Kalkınma Bankaları dışında kalan Mevduat Bankaları incelenmektedir. Verilerinde süreklilik olan 22 mevduaat bankasına ait 9 yıllık veri GMM yöntemi ile araştırılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre şeffaflığın takipteki krediler ve karlılık ile negatif ve anlamlı bir etkileşimi ve hisse senedi getirileri ile pozitif ve anlamlı bir etkileşimi olduğu, mevduat üzerinde ise anlamlı bir etkisi olmadığı gözlemlenmiştir.

Bankacılık sektörüBankalarGenelleştirilmiş momentler yöntemi+6
Meryem Şahan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Forms and strategies of shopping centers: Which strategies are successful?

Nowadays, Shopping Centers are not for only shopping, they are transferred to multi-functional buildings which can satisfy all kinds of demands. Especially in metropolises and regions that residents have high income level, Shopping Center construction are more than the total number of schools or hospitals. Customers have a key role in highly accelerated number of the shopping centers. This is because of the people who behave not only as customers but also shopping centers being a part of their lives. For this reason, Shopping Centers should not be qualified as a commerce house or a building, they should be evaluated as an industry and every shopping center should be classified according to the standards. Main purpose of this research is to classify all active shopping centers in Ankara according to the specific standards, to determine their main strategic responses related to their industry and to measure their success level in accordance to customers' responses to these main strategies. Ankara is the homeland of every type of shopping centers since the first examples to until recent ones; this increases the efficiency of this research and provides accessibility to every type of shopping centers. According to the results of quantitative and qualitative studies, different strategic responses are determined for each different shopping center types and success level of these responses are confirmed in relation to customers' opinions. Key Words: Shopping Center, Strategical Response, Ankara

Shopping centersAnkaraStrategy+3
Ahmet Anıl Karapolatgil
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

An investigation on reasons of startup failure: The role of entrepreneur

Entrepreneurship is very crucial for the development of the economy as a whole. Although there are many startups, most of them fail within a short-time of their establishment. In line with this fact, this research aims to find the startup failure reasons. The specific concern of the study is about the entrepreneurial reasons more than external factors. Effectuation theory was selected as the theoretical framework for this research. The motivations and problem solving logics of the entrepreneurs are investigated with narrative interviews. Eight entrepreneurs were interviewed for the research. Based on Effectuation principles, it was found that the entrepreneurs using Effectuation on their decision making process are more successful than the others who use more causal decision making during the initiation of the venture. The findings from the interviews were also supported by the secondary resource analysis. Keywords: Effectuation, startup, entrepreneurship, innovation

FailureInterferenceEntrepreneurship+2
Burcu Işıktaş
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The role of TUBIAK in national innovation system: A qualitative analysis

As one of the prerequisite conditions of economic development, innovation has been discussed in the literature for a long time and still keeps its popularity. In addition, since innovation activities cannot be carried out by institutions or states alone, it is necessary to carry out them within a system in order to advance in this field nationally. Since the establishment and operation of national innovation systems requires an evolutionary and organic approach rather than a mechanical approach, long-term projects and policies are needed. In this study, the role of TUBITAK, which is an important state institution in Turkey's national innovation system, within the system and its effectiveness in this area has been investigated in a qualitative framework of an analysis based on determined documents published since 2000. According to the results of the research, it is seen that while TUBITAK has important roles such as supporting the research and development (R & D) activities financially, providing scholarships and awards for the development of scientists and raising awareness of R & D in the society to contribute to the development of our country, in the national innovation system; it is evaluated that additional studies are needed in order to make the studies carried out within the innovation system more comprehensive. It is expected that the results of the research will be benefited by relevant institutions and researchers working in this field. Key Words: TUBITAK, national innovation system of Turkey, innovation

Research-developmentThe Scientific and Technological Research Council of TürkiyeInnovation+1
İsmail Biçme
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülkelerde firmaların sermaye yapılarının analizi: Türkiye ve Brezilya karşılaştırılması

Bu çalışmada sermaye yapısı teorileri incelenip gelişmekte olan ülkelerden olan Türkiye ve Brezilya'nın sermaye yapıları ampirik bir uygulama ile karşılaştırılmıştır. Uygulamada, BIST'da işlem görmekte olan 211 adet imalat sektörüne ait firma ile BOVESPA sanayi endeksine ait 79 firmanın verileri kullanılarak panel veri analizi yapılmıştır. Sonuç olarak varlık yapısı, karlılık, büyüklük ve büyüme fırsatları değişkenlerinde Türk ve Brezilya Şirketleri benzer yapıdadır. Likidite ve borç dışı vergi kalkanı konusunda farklılıklar mevcuttur. Ayrıca hem finansal dengeleme teorisi hem de finansman hiyerarşisi teorisini destekleyen sonuçlar ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Sermaye yapısı, Panel veri analizi, Türkiye, Brezilya

BrezilyaFinansal sermayeFirmalar+7
Can Demirdöven
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of guerilla advertising on female consumers' purchase intention and brand awareness

The changing market conditions and consumer preferences force companies to engage in more effective marketing activities. Traditional marketing methods have started to lose their effects. Consequently, businesses have entered the search for more effective marketing strategies. The guerrilla marketing concept, which was created by Jay Conrad Levinson in 1984, implies an unconventional way of performing promotional activities on a very low budget. Guerrilla advertising, which is one of the application areas of guerilla marketing strategy, is the transmission of messages intended to be given to consumers without arousing the understanding of advertising. In this study; the effects of guerilla advertising on female consumers' brand awareness and purchase intention were investigated. The conceptual values of guerilla marketing and guerilla advertisements were explained, purchasing intention and brand awareness concepts were explained and the characteristics of female consumers were mentioned. As a result, it has been found that guerilla advertising has an impact on the brand awareness and purchase intention of female consumers and then the effect of significance differences between the attitudes of female consumers towards guerilla advertisements, age and education levels were examined.

Guerilla marketingGuerilla advertisingWomen+6
Çağrıcan Gümüştepe
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Rekabet stratejilerinin ve stratejik analizin kapsamlılığının firma performansı üzerine etkisi: İSO'ya kayıtlı en büyük 1000 Türk sanayi firması üzerinde ampirik bir çalışma

The purpose of this study was to investigate the impact of competitive strategies and the comprehensiveness of strategic analysis on firm performance, using a combination of Istanbul Chamber of Manufacturing (ISO) data and a survey method. The study focused on a multi-industry sample of 200 prominent Turkish manufacturing firms. Strategy impacts at the business level were captured using a modification of Porter's typology that classified strategies as pure or hybrid. Strategic analysis impacts were captured using an existing scale that was modified and factorized. Because of the study's multi-industry design, the dependent variable, firm performance, was controlled for firm size, industry dynamism, and competitive intensity in terms of performance variations. Hypotheses were constructed based on both previous research and conceptual beliefs. Results provided significant insight into the strategic determinants of firm performance. Regarding competitive strategies, findings showed that hybrid strategies were generally preferable to pure strategies, stuck-in-the-middle strategies, and no strategy position. However, pure marketing differentiation strategy, along with hybrid ones, had also a significant effect on firm performance. Additionally, it was found that when more generic strategy dimensions were included in the strategy combination, firm performance increased, provided that at least one of the key components was marketing or innovation differentiation. And, regarding the performance impact of strategic analysis comprehensiveness, among the nine dimensions, it was found that more comprehensive competitor information analysis led to higher firm performance. That is, being competitor-oriented significantly contributed to firm performance in the scope of the manufacturing industry. Keywords: Competitive Strategy, Porter's Generic Strategies, Hybrid Strategies, Pure Strategies, Comprehensiveness of Strategic Analysis, Subjective Firm Performance, Dummy Variables.

Industry businessesIndustry sectorFirm performance+4
Metin Toptaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

Examination of project management methodology: Factors affecting the success of project firms in the construction sector

The construction sector is of great importance for the economies of countries around the world thanks to the added value and employment opportunities it provides, and it is one of the leading sectors for the economic activities in the world. Today, in the construction sector, in which the increasing competition has reached to international levels, the professional and effective use of Project Management ensures value to be gained in the global projects, and it makes a significant contribution to the sustainability of the presence in the construction sector. A construction project has an intense work capacity in all processes starting from the beginning to the completion of the project. Project management is becoming more difficult by the time, since the projects getting more complex in the construction sector that is progressing day by day, have a more comprehensive and complex structure. The competitive environment in the industry requires companies to carry out many projects simultaneously. Thus, making a good plan becomes a major necessity. Project management helps ensuring the realization of the project in line with the determined goals against all these risks and problems that may arise during the execution of the construction project. Effective use of project management methodologies provides success in terms of time, cost and quality performances in projects. Turning corporate talents into products, services and results without wasting any resource is only possible through a professional project management. The success of companies depends both on the determination of correct and realistic visions, the transformation of the determined visions into strategies and goals, and the transformation of the goals into projects and the execution of the projects in accordance with the professionalism required by the age in the light of scientific data. The use of project management processes and techniques constitutes a solid baseline in the realization of project goals and objectives. When Corporate Project Management can be transformed into a planned and organized methodology that is compatible with current trends, it leads projects to productive results. Given the complexity of the construction process and the need for different project stakeholders to work in sync, many factors should be carefully examined for a project to be successful. In this study, a detailed analysis has been made on the Project Management Methodology applied by the project companies in the construction sector. Besides, the effect of Project Management Criteria on the success of project companies in the construction sector has also been examined. Keywords: Project Management Methodology, Project Management, Project Success, Construction Industry

Project managementProjectsConstruction sector+1
Hande Ankara
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Gender stereotypes in the workplaces: A Turkish news-based qualitative analysis

Unveiling the portrayal of women in the world of business, this qualitative analysis study scrutinizes the pervasive impact of gender stereotypes based on individual experiences. Over a 22-year period, a comprehensive collection of 147 news articles, specifically chosen to align with the study's objectives, forms the basis of research. Deliberately selected keywords such as "gender," "harassment," "inequality" and "violence" revealed intriguing patterns, establishing a compelling connection between these terms and the concept of women. This intricate web of associations underscores the profound link between gender stereotypes and the media's representation of women. Beyond the professional sphere, the study uncovers the insidious influence of gender stereotypes on women even before they embark on their careers. These preconceived biases chart the course of women's lives from the very outset. Moreover, the research findings highlight the escalating prominence of gender inequality in public discourse, reflecting an expanding awareness of the challenges women encounter as a result of gender stereotypes. As the dialogue on this issue gains momentum, a transformation in societal perceptions and norms could be on the horizon. In summary, this study offers an enlightening exploration of how the media depicts women in the business realm and the far- reaching consequences of deeply ingrained gender stereotypes. Keywords: gender stereotypes, harassment, inequality, violence, news

İper Topal
Çankaya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Project managers' perspective as leaders: The Somalia-Mogadishu case

This paper analyses Project Managers' Perspectives as Leaders in the Somalia-Mogadishu Case (Mogadishu) taking the construction sector as an example. To determine the impact of leadership on project outcomes, the study investigated four dimensions: leadership skills, experience, control, and style. The results indicate that leadership makes a defining element in project success particularly in turbulent and resource-limited situations. Leadership competencies that were identified to enhance team cohesion, reduce delays, promote the safety practice, and foster trust among the stakeholders were strong leadership skills such as communication, decision-making skills, problem-solving, emotional intelligence and conflict resolution. The experience in leadership was also very important because experienced leaders were more resilient, flexible and capable of predicting risks and addressing them as they happen. Also, leadership control was found to be necessary in terms of accountability and effectiveness using structured oversight, open resource utilization, and crisis preparedness to minimize cost overruns and delays. Lastly, leadership style was also an important factor: transformational and participative leadership styles promoted motivation, inclusiveness, and creativity, whereas a directive leadership style was needed in times of crisis and emergencies, as well as urgent project cycles. On the whole, the paper comes to the conclusion that leadership plays a critical role in project performance of construction industry in Somalia. The combination of skills, experience, control, and style also has a positive impact on timeliness, cost-effectiveness, quality, sustainability, and stakeholder satisfaction. It is not that technical proficiency is not important in this context of leadership but that it takes interpersonal skills, experience, organized management, and cultural flexibility.

Hodan Mohamed Shıre
Çankaya University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Basel II kriterlerine göre ticari bankalarda kredi riski yönetimi

ÖZETBankaların maruz kaldığı en önemli risklerden biri de kredi riskidir. Finansalserbestleşme, finansal kurumlar arasındaki rekabetin artması, kredi piyasalarınıngelişmesi, kredi türev piyasalarının genişlemesi ve yeni finansal enstrümanlarınkullanılmaya başlamasıyla kredi riskini yönetmek bankalar açısından karmaşık halegelmiştir.Etkin kredi risk yönetimi sürecinde ilk adım, bankanın maruz kaldığı kredirisklerini tanımlamak, bu riskleri ölçmek ve kredi risklerinden korunmak için yeniteknikler kullanmaktır. Dolayısıyla, bu noktada Basel II devreye girmektedir. BaselII, bankaların maruz kaldıkları riskleri en hassas şekilde ölçülmesi ve risk yönetimisürecinde kullanılmasını hedeflemektedir Basel II sermaye yeterliliği düzenlemesininbirinci bloğu olan, asgari sermaye yeterliliğinde kredi riski ölçümü için farklı ölçümyaklaşımları sunmuştur.Bu çalışmada, Türk bankacılık sektörünün kredi riski açısından Basel II'yeuyum sürecinin hangi aşamada olduğu ve mevcut durumdaki kredi riski yönetimindekarşılaşılan sorunları tespit edilmiştir. Son olarak bankalar arasında; kredi riskiyönetimi açısından; Basel II' yönelik hazırlık aşaması değerlendirilmiş ve bu konuyayönelik önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Risk, kredi, kredi riski yönetimi, Basel II.xiv

Halime Temel
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

Reklamın tüketici davranışlarında tutuma etkisi ve bir uygulama

Günümüzde firmalar tüketicileri, kendi ürün, marka veya fikirlerinin varlığı hakkındabilgilendirmek ve onlarda olumlu tutumlar yaratmak amacıyla çeşitli reklam araçlarıkullanarak tüketiciye ulaşırlar. Reklamların herhangi bir şekilde tüketiciye ulaşmasıtüketicilerin tutumuna olumlu veya olumsuz yönde etki yapar. Ancak reklamlarıntüketicilerin tutumuna etkisinin ne kadar olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber buseviyeyi bazı testlerle ölçmek mümkündür.Bu araştırmada Türkiye cep telefonu pazarına yeni giren bir cep telefonu markasınayönelik iki farklı tüketici grubunun (dergi reklamı gösterilen ve gösterilmeyen) tutum vedavranışları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını tespit edilmeye çalışılmıştır. Seçilenmarka cep telefonuna ait dergi reklamı gösterilen tüketiciler ile gösterilmeyen tüketicilerin sözkonusu cep telefonuna yönelik tutum ve davranışları arasında belirli faktörlerde anlamlı birfarkın olduğu tespit edildiyse de genel olarak toplamda anlamlı bir farkın olmadığı sonucunaulaşılmıştır. Böyle bir bulgunun temel sebebi, söz konusu cep telefonu markasının Türkiye'deyeni olması ve tüketiciler tarafından yeterince tanınmaması olabilir. Çalışmada ilk akla gelencep telefonu markaları sorulduğunda, seçilmiş olan cep telefonu markası ilk beşegirememiştir. Çalışmanın sonuç kısmında ürünün nasıl konumlandırılabileceği vetüketicilerde olumlu bir intibanın nasıl bırakılabileceği ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar kelimeler: Reklam, Reklam Süreci, Tüketici Davranışı, Tüketici Tutumu

Janbolat Shaızada
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2006
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde mobbing uygulamaları ile iş stresi ilişkisine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, uygulama alanına giren sektördeki iş stresi ile mobbinguygulamaları arasında nasıl bir ilişkinin var olduğunun tespit edilmesidir.Tez üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde stres ve stres yönetimi üzerindedurulmaktadır. Tezin ikinci bölümünde mobbing kavramı ve uygulamalarıaçıklanmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümü, işletmelerde mobbing uygulamalarıyla işstresi ilişkisine yönelik bir uygulamadır.Çalışmanın amacına uygun olarak, iş stresi ile mobbing uygulamalarının ilişkisiniölçmek için anket yöntemine başvurulmuştur. Bu çalışma için kullanılacak veriler,İstanbul'daki 4 tekstil şirketinde 138 çalışana 59 sorudan oluşan bir anket uygulanmaksuretiyle elde edilmiştir. Araştırma sonuçları değişkenlerin tipine göre, SPSS 13 programıkullanılarak ve frekans dağılımları , Mann-Whitney U, Kruskal Wallis ve Chi-Squareanalizleri kullanılmak suretiyle test edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, Mobbinguygulamalarıyla iş stresi arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştur. İşyerinde uygulananmobbingin, iş arkadaşları ve üst yönetim tarafından benzer oranlarda uygulanmaktaolduğu görülmüş ve bu durumun sıklığına bağlı olarak iş stresinin doğru orantılı olarakarttığı tespit edilmiştir. Cinsiyet farkı olmaksızın tüm çalışanların mobbingdenetkilenebileceği ve fiziksel saldırıların, mobbing sonucu oluşan stres ile ilişkisininolmadığı görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Mobbing, psikolojik taciz, iş stresi, sözel taciz, psikolojik şiddet,sözel tehdit

Emre Işık
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Konfeksiyon işletmelerinde kurumsal kaynak planlaması uygulanabilirliği ve enformasyon destek sistemi (EDS) yazılım projesi uygulaması

ERP, en basit ifadeyle bir işletmenin tüm kaynaklarını bütünleştiren bir tekniktir. Bukaynaklar; insan, finansal ve fiziksel olmak üzere üçe ayrılır. ERP; malzeme maliyetlerindeazalma, stok devir hızlarında, müşteri memnuniyetinde ve verimlilikte önemli artışlarsağlayan mükemmel planlama ve çizelgeleme tekniğine sahip bir yönetim sistemidir. Busistemleri işletmelerde uygulamak yazılım firmaları tarafından geliştirilen yazılımlarlamümkündür. Geliştirilen bu paketler, başarıyla uygulandıklarında sonuçlar mükemmelolacaktır. Ancak, çok sayıda başarısız uygulama da mevcuttur. Bu sistemin başarısız olmasebeplerinden biri de uygulama stratejisinin doğru seçilmeyişidir.İleri bilgi teknolojileri, günümüz rekabet ve hız ortamında işletmelerin vazgeçilmez birparçası olmuştur. Yeni bilgi teknolojilerinin ortaya çıkması ise çok hızlı bir şekildegerçekleşmektedir. Yakın geçmişte ortaya çıkan ileri bilgi teknolojilerinden biri de ERPsistemidir. ERP, bir organizasyonun her fonksiyonel alanını kapsayarak bu alanların en fazlarekabet avantajı elde etmesine imkan veren, tümüyle entegre edilmiş bilgisayar destekli bir işyönetim sistemidir. İşletmeleri ERP sistemini kullanmaya yönelten birçok faktör vardır. Bufaktörlerin etkisiyle ERP sistemini uygulayan işletmeler, uygulamalar sırasında bazıproblemler ile karşılaşabilseler de, etkin bir planlama ve yönetim sonucunda ERPuygulamalarından birçok fayda sağlamaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Konfeksiyon, Kurumsal Kaynak Planlaması (ERP), MRP, MRP II, ERPUygulamaları,

Gökhan Kılıç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerine etkileri

Türkiye, son yıllarda yaşanan iç ve dış ekonomik gelişmelere paralel olarak yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiş ve ülkeye yabancı sermaye girişi hız kazanmıştır. Bu gelişmeler ışığında, bu tezin amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlerin, kurumsal yönetime verdikleri önemin şirket performansına nasıl etki ettiğinin araştırılması ve kurumsal yönetim ilkelerine uyum ile çeşitli şirket performans ölçütleri arasındaki ilişkinin ölçümlenmesidir. Literatürde kurumsal yönetim ile şirket değeri ilişkisinin ölçümlenmesi üzerine çeşitli tartışmalar mevcut olmakla birlikte, şirket değerini etkileyen kurumsal yönetim değişkenlerinin ülkeden ülkeye değişiklik arz ettiği düşünülmektedir. Literatürdeki bu tartışmaları bir adım ileriye götürebilme amacı ile hazırlanmış olan bu tez anketindeki sorular, Türkiye'de faaliyet gösteren şirketlere özgü düzenlenmiştir. Hazırlanan anket, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 100 Endeksinde yer alan şirketlerin yönetim kurulu üyelerine, finansal raporlama ve muhasebeden sorumlu genel müdür yardımcılarına, yatırımcı ilişkileri birimlerinde çalışan yönetici ve yetkilileri ile diğer üst yöneticilerine yöneltilmiştir. Ankette kurumsal yönetim uygulamaları ve firma değeri ilişkisi 6 ana bölümde sorulan sorular ile araştırılmıştır. Bu bölümler hissedar hakları ve şeffaflık, mali şeffaflık, yönetim kurulu yapısı ve sorumlulukları, paydaş hakları, yönetimin hak ve menfaatleri, kurumsal yönetim uygulamaları ve şirket performansı ilişkisi üzerine görüşler bölümleridir. Alınan cevaplar analiz edilmiş ve bu şirketlerin kurumsal yönetim uygulamaları konusunda geldikleri nokta ile kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri ile ilişkisi aranmıştır. Bu tezin sonucunda, şirketlerde yönetim kurulunun yapısı ve sorumlulukları ile ilgili kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerinde etkisi olduğu saptanmıştır. Diğer ana başlıklar ile firma değeri arasında ise herhangi bir ilişki saptanamamıştır. Bundan başka, sonuçlar, kurumsal yönetim uygulamaları konusunda bu ana başlıklarda yapılan çalışmaların çoğunluğunun da birbiri ile ilişkili olduğu gösterir niteliktedir. Ülkemizde bu ölçümlemenin yapılması için gereken olgunlaşma süresi henüz geçmemiştir. Dolayısı ile burada sıralanan konu başlıklarının tümünde kurumsal yönetim uygulamalarının firma değeri üzerine etkisinin bu çalışmada ölçümlenememiş olmasının temel nedeninin bu durum olduğu düşünülmektedir. Kurumsal yönetime şirketler tarafından verilecek önemin sonuç ve etkileri önümüzdeki yıllarda daha net bir biçimde gözlemlenebilecektir.

Ayper Topcu
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi suçlarının önlenmesinde yeminli mali müşavirlik mesleğinin sorumluluğu ve etkinliğinin analizi

Vergi suçu, vergi kanunları çerçevesinde vergi beyanlarına ilişkin sorumluluklarınınmükelleflerce tam ve zamanında yerine getirilmemesidir. Bu suçlar vergi matrahını azaltanvergi ziyaı suçu ve vergi matrahını azaltma tehlikesi barındıran usul ve şekil şartlarınauyulmamasına bağlı olarak meydana gelebilen genel ve özel usulsüzlük suçlarındanoluşmaktadır. Vergi, kamu otoritesinin, yüklendiği hizmetleri yerine getirebilmesi içinbaşvurduğu en önemli finans aracı olduğundan, yürürlüğe konulan kanunlar doğrultusundabütün vatandaşlardan kazançları oranında adil olarak toplanması önemli bir sorumluluktur.Vergi suçu, sonucu itibariyle toplanacak verginin azalmasına neden olması ya da azalmatehlikesi taşıması nedeniyle kamu menfaatini ilgilendiren bir suç türüdür.Yeminli Mali Müşavirlik mesleği, devletin incelemekte yeterli olamadığı vergibeyanlarının, sorumluluk yüklenerek denetlenip tasdik edilmesine dayanan bir işlevgörmektedir. 1989 yılında 3568 sayılı Kanun'la getirilen Yeminli Mali Müşavirlik mesleği,hem mükelleflerin vergi mevzuatı, muhasebe uygulamaları ve finans gibi konularda ihtiyaçduydukları danışmanlık hizmetlerini karşılamak, hem de vergi idaresinin denetleme oranınçok düşük kaldığı vergi beyanlarının denetlenmesi gibi konularda görevler yüklenmiştir. Buhaliyle Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinden beklenen, vergi gelirlerinin artması anlamınagelecek olan vergi suçlarının azalmasını sağlamaktır.Bu çalışmada vergi suçları detaylı olarak incelenmiş, Yeminli Mali Müşavirlikmesleğinin hukuki yapısı, niteliği, görevleri ve yetkileri ile vergi suçlarını önleme ve vergigelirlerinin artmasını sağlamadaki katkısı üzerinde durulmuştur.Son bölümde ise, Yeminli Mali Müşavirler'in görüşlerine bir anket çalışması ilebaşvurularak, Yeminli Mali Müşavirlik mesleğinin vergi suçlarını önleme ve vergi gelirlerininartmasında etkili oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi suçu, Yeminli Mali Müşavir, denetim.

Ömer Yılmaz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00