21. century

144 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının 21. yy. öğrenen becerileri ve 21. yy. öğreten becerileri arasındaki ilişki

Bu çalışmanın temel amacı öğretmenlerin kendi öğrenmeleriyle paralel biçimde öğrettikleri önermesini 21. yy. öğrenen becerileri ve 21. yy. öğreten becerileri çerçevesinde sınanmasıdır. Bu genel amaç ile birlikte, öğretmen adaylarının 21. yy. öğrenen becerileri kullanım düzeyleri ve 21. yy. öğreten becerileri kullanım düzeyleri ortaya çıkarılmıştır. Bununla birlikte her iki becerinin kullanımı cinsiyet, üniversite ve bölüm değişkenleri açısından karşılaştırılmış ve 21. yy. becerileri kullanımının alt boyutları ile 21. yy. öğreten becerileri kullanımına yönelik bir model önerilerek aralarındaki ilişkiler ortaya çıkarılmıştır. Çalışmanın katılımcıları iki aşamada incelenmektedir. Bunlardan ilki 21. yy. öğrenen becerileri kullanımı ölçeği ve 21. yy. öğreten becerileri kullanım ölçeğinin geliştirilmesi sürecinin katılımcıları, ikincisi ise Türkiye örnekleminden veri toplanması sürecinin katılımcılarıdır. İlk aşamanın katılımcılarını 2014-2015 eğitim-öğretim yılı bahar döneminde Anadolu ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim Fakültesinde eğitim görmekte olan 1.159 öğretmen adayı ve Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapmakta olan altı öğretmen oluşturmaktadır. Türkiye örnekleminden veri toplama aşamasına ise 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Türkiye'nin 11 farklı devlet üniversitesinin eğitim fakültelerinin son sınıfında eğitim görmekte olan 2.506 öğretmen adayı katılmıştır. Araştırmanın bulgularının oluşturulabilmesi için araştırma amaçlarına hizmet eden iki farklı ölçek geliştirilmiştir. Bunlardan ilki olan 21. yy. öğrenen becerileri kullanımı ölçeği OECD, AASL (2007), Wagner (2008) ve Trilling ve Fadel (2009) kaynakları temel alınarak hazırlanmıştır. İkincisi olan 21. yy. öğreten becerileri kullanım ölçeği için MEB genel öğretmen yeterlikleri, öğretmenler için ISTE standartları, Lemov (2010), Melvin'e (2011) temel alınmıştır. Bu kaynaklar çerçevesinde 21. yy. öğrenen ve öğretmen becerileri kullanımını ölçen iki farklı veri toplama aracı geçerlilik ve güvenilirlik analizleri yürütülerek geliştirilmiştir. Verilerin analizi süreçlerinin ilkinde, veri toplama araçlarının geliştirilmesi için nitel yaklaşım çerçevesinde içerik analizi, nicel yaklaşım çerçevesinde ise açımlayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi, iç tutarlık katsayısı hesaplama ve Pearson korelasyon katsayısına başvurulmuştur. Türkiye örnekleminden toplanan veriler ise toplam puan, MANOVA ve yapısal eşitlik modellemesi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, öğretmen adayları 21. yy. öğrenen becerilerini ve dört alt boyutuna (bilişsel beceriler, otonom beceriler, iş birliği ve esneklik becerileri ve yenilikçilik becerileri) ilişkin becerileri, 21. yy. öğreten becerilerini ve beş alt boyutuna (yönetsel beceriler, teknopedagojik beceriler, onamacı beceriler, esnek öğretme becerileri ve üretimsel beceriler) ilişkin becerileri orta düzeyin üzerinde kullanmaktadırlar. Bununla birlikte öğretmen adaylarının 21. yy. öğrenen becerilerini ve 21. yy. öğreten becerilerini kullanımları üniversite, bölüm ve üniversite*bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı görülmüştür. Değişkenler ayrı ayrı incelendiğinde ise 21. yy. öğrenen becerileri kullanımlarının üniversite, bölüm ve üniversite*bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı, 21. yy. öğreten becerileri kullanımlarının ise üniversite, cinsiyet ve üniversite*bölüm değişkenlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın temel amacına yönelik yürütülen yapısal eşitlik modellemesi ile 21. yy. öğrenen becerileri kullanımının tüm alt boyutları 21. yy. öğreten becerileri kullanımını yordadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Bir başka ifade ile bilişsel beceriler, otonom beceriler, iş birliği ve esneklik becerileri ve yenilikçilik becerileri kullanımlarından 21. yy. öğreten becerileri kullanımına anlamlı yollar tanımlanabilmektedir. Buna ek olarak 21. yy. öğrenen becerileri kullanımı alt boyutlarından otonom beceriler, iş birliği ve esneklik becerileri kullanımı öğretmen adaylarının bilişsel beceri kullanımını yordadığı bulgusu elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: 21. yy. öğrenen becerileri, 21. yy. öğreten becerileri, öğretmen adayları, MANOVA, YEM

21. yüzyılAday öğretmenlerÖğrenen becerileri+1
Derya Orhan Göksün
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

21. yy.'da seramik ve cam malzemelerin mimaride yüzey oluşturma ve kaplamada kullanımı

Mimari mekan kavramı insanların gereksinimleriyle ortaya çıkmıştır. Toplumlar neredeyse her dönemde dönemin yerel malzemelerini ve inşa tekniklerini kullanarak kendi yapılarını oluşturmuştur. Endüstriyel devrim sonrası hızlı nüfus artışı beraberinde yeni yapılara duyulan ihtiyaçların da artmasına sebep olmuştur. Endüstride gerçekleşen atılımlar, seramik, cam gibi malzemelerin kullanım yer ve biçimindeki değişiklikler, yeni malzemelerin keşfi, bu yapılarda kullanılacak farklı biçim ve yüzey önerilerinin geliştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Günümüzde ise çeşitli bilgisayar destekli tasarım programları ve inovatif tasarım anlayışları neredeyse kişiye özel bir mimari pratiği ortaya koymaktadır. Bu özelleştirme süreci seramik ve cam gibi, kullanımı çok eski dönemlere uzanan malzemelerin de bu uygulamalarda gerek teknik, gerekse biçimsel anlamda özelleştirilmesi anlamına gelmektedir. Araştırmada, günümüzde mimari pratiği içinde, seramik ve cam malzemelerin sanatsal anlamda yüzey oluşturma ve kaplamada kullanıldığı örnekler incelenerek değerlendirilecektir. Anahtar Kelimeler: Mimari, Yüzey Oluşturma, Seramik, Cam

21. yüzyılCamMimari+4
Ferda Tazeoğlu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2016
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl vatandaşlığının geliştirilmesinde açık ve uzaktan öğrenme: Bir metafor analizi araştırması

İçinde ulunduğumuz yüzyıl, kendi normlarını da beraberinde getirmiş ve vatandaşların da bu teknoloji ile harmanlanmış yaşam biçiminin sahip olduğu normlara ayak uydurmalarını gerekli kılmıştır. Günümüz vatandaşlık anlayışı, kişilerin iyi bir birey olarak yetişmesi ve bununla birlikte kendinin ve çevresinin farkında ve yine kendine ve çevresine saygılı birey olması ile tanımlanabilir. Temel hak ve özgürlüklere sahip olma, bunların farkında olma ve ulusal ve evrensel boyutlarda bu konuların uygulanmasına hassasiyet gösterebilme vatandaşlık olgusunun temellerini oluşturmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlığı ve 21. Yüzyıl yeterlilikleri konusu günümüzde oldukça yaygın bir şekilde tartışılmaktadır. 21. yüzyıl vatandaşlık eğitimi yukarıda bahsedilen başlıkların dışında yaratıcı, eleştirel düşünen, katılımcı, işbirliği, içinde çalışabilen, empati becerisine sahip, çevresine duyarlı bireyler yetiştirme başlıklarını da kapsamaktadır. İçinde bulunduğumuz yüzyılda ister dijital yerli isterse dijital göçmen olsun vatandaşların tümü dijital teknolojilerle iç içedir. Eğitim süreçlerinde olduğu gibi hemen her alanda bireyler teknolojinin aktif kullanımıyla karşılaşmaktadırlar. Kişilerin teknolojiye maruz kalma oranları arttıkça, teknolojinin sorumsuzca ve zararlı kullanımları da artmaktadır. Teknolojinin uygunsuz ve etik dışı kullanımından doğacak olan olası tehlikelere ilişkin farkındalık düzeyi de oldukça düşüktür. Bu noktada 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin toplumun her kesiminden vatandaşa ulaştırılmasının büyük önem taşıdığı düşünülmektedir. Açık ve uzaktan öğretim, toplumun tüm kesimlerine hitap eden bir öğretim yaklaşımı olmakla birlikte, toplumun tüm kesimlerine bu eğitimi en esnek şekilde götürmeyi hedeflemiş bir yaklaşımdır. Böylesine etkin bir öğretim yaklaşımının dijital vatandaşlık normlarının günümüz topluluklarına kazandırılmasında etkin bir rol oynaması beklenmektedir. Avrupa Birliği Çoçukları Online Raporunda (2014) Türkiye'deki vatandaşların, özellikle 16-24 yaş arası, oldukça yüksek oranda dijital teknolojileri kullandıkları ortaya çıkmıştır. Bu da Türkiye'de büyük kitlelere eğitim veren Açık ve Uzaktan Öğrenme kurumlarının 21. Yüzyıl vatandaşlığı gibi önemli bir konuya programlarında yer vermelerinin kritik değerini ortaya koymaktadır. Kitleler üzerinde etkisi yadsınamaz olan Açık ve Uzaktan Öğrenmeyi böylesine önemli bir konu için etkin hale getirip, en üst seviyede bundan faydalanmanın oldukça akılcı bir uygulama olacağı öngörülmektedir. Bu bağlamda gerçekleştirilen bu projenin amacı, Anadolu Üniversitesi Açıköğretim sistemine kayıtlı öğrenciler ile birlikte ulusal ve uluslararası düzeyde alan uzmanlarının metafor analizi yoluyla Açık ve Uzaktan Öğrenmenin 21. Yüzyıl vatandaşlık becerilerinin kazandırılmasındaki etkinliğine ilişkin görüş ve önerilerini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda hem alan uzmanlarının hem açık ve uzaktan öğretim öğrencilerinin görüşlerinin belirlenmesinde nitel araştırma yöntemlerinde metafor analizinden yararlanılmıştır. Anahtar Sözcükler: Açık ve Uzaktan Öğrenme, 21. Yüzyıl vatandaşlık eğitimi, metafor analizi

21. yüzyılAçıköğretimElektronik öğrenme+6
Aysun Güneş
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyılda yeni bir güvenlik sorunu: İklim mültecileri

21. yüzyılda küresel sorunların en büyüklerinden biri olan iklim göçü, uluslararası ilişkiler için de yeni bir güvenlik sorunu ve çalışma alanı olarak ortaya çıkmıştır. Bu tezin amacı, bir güvenlik sorunu olarak iklim mültecilerine yaklaşımda geleneksel uluslararası ilişkiler kuramlarının önerdiği yaklaşımların yetersizliğini ortaya koymak, bununla birlikte yeşil teorinin güvenlik anlayışını başta iklim göçü olmak üzere küresel güvenlik sorunları ile mücadele etmek için iyi bir alternatif kuram olarak önermektir. Bu bağlamda, öncelikle kuramsal çerçeve ortaya konduktan sonra sırasıyla iklim değişikliği ve iklim göçü sorunları geniş bir ölçekte değerlendirmeye alınarak kuramsal karşılaştırma pratiğe dökülmüştür. Küresel sorunları "ekolojiyi temel alan bir güvenlik yaklaşımı" ile değerlendirmenin normatif ve pratik değeri ortaya konulmuştur.

21. yüzyılGöçlerGöçmenler+3
Fatih Bilal Gökpınar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

2018 hayat bilgisi öğretim programlarının ve uygulamalarının öğrencilere 21. yüzyıl becerilerini kazandırma durumlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı 2018 Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programının (HBDÖP) ve uygulamalarının öğrencilere 21. yüzyıl becerilerini kazandırmaya yönelik olma durumunu incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada 2018 HBDÖP öğretim programı ve 2020-2021 eğitim-öğretim yılında birinci, ikinci ve üçüncü sınıf düzeyinde kullanılan MEB Hayat Bilgisi ders ve çalışma kitapları incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden doküman analiz ile gerçekleştirilmiştir. Öğretim programında yer alan kazanımların, ders ve uygulama kitaplarında yer alan metin ve etkinliklerin 21. yüzyıl becerilerini kazandırmaya yönelik olma durumunun analizinde betimsel analiz tekniği uygulanmıştır. P21 21. Yüzyıl Becerileri Çerçevesi analiz çerçevesi olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda 2018 HBDÖP kazanımları ile Hayat Bilgisi ders ve çalışma kitaplarında yer alan metin ve etkinliklerin öğrenme ve yenilik becerilerinden en çok eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerini geliştirmeye yönelik, en az işbirliği becerisini geliştirmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Bilgi, medya ve teknoloji becerileri arasında en çok bilgi okuryazarlığı becerisini geliştirmeye yönelik, en az ise bilgi ve iletişim teknolojisi becerisini geliştirmeye yönelik olduğu saptanmıştır. Yaşam ve meslek becerilerinden ise en çok esneklik ve uyum becerisini geliştirmeye yönelik en az üretkenlik ve sorumluluk becerisini geliştirmeye yönelik olduğu tespit edilmiştir. Medya okuryazarlığı becerisini geliştirmeye yönelik hiç etkinlik ve kazanım olmadığı belirlenmiştir. Araştırmada ayrıca öğretim programında yer kazanımlar ile ders kitaplarında yer alan etkinlikler arasında 21. yüzyıl becerilerini geliştirmeye yönelik olma açısından bir uyum olduğu tespit edilmiştir. Başka bir ifade ile kazanım hangi 21. yüzyıl becerisini geliştirmeye yönelik ise o kazanıma ilişkin kitaplarda yer alan etkinlik ve metinlerin de aynı beceriyi geliştirmeye yönelik olduğu belirlenmiştir. Anahtar sözcükler: Hayat Bilgisi Dersi Öğretim Programı, 21. Yüzyıl Becerileri, Öğrenme ve Yenilik Becerileri, Bilgi Medya ve İletişim Teknolojileri Becerileri, Yaşam ve Kariyer Becerileri

21. yüzyılHayat bilgisiHayat bilgisi dersi+7
Aslı Kıyıkcı
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştirel düşünme çerçevesinde okul yöneticilerinin yönetim becerileri

Bu araştırmada Gaziantep ilinde bulunan, lise kademesindeki okullarda görev yapan okul yöneticilerinin, eleştirel düşünme çerçevesinde kalınarak, çalışmanın fenomeni olan eğitim yöneticilerinin 21.yy becerilerini nasıl anlamlandırdıkları ve yönetimsel davranışlarına nasıl yansıttıklarını betimlemek amaçlanmıştır. Çalışma grubu, 2020-2021 eğitim-öğretim yılında liselerde görev yapan 10 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Araştırmanın bilimsel çerçevesi, ontolojik olarak öznel bakış açısı, epistemolojik olarak akılcılık (Rasyonalizm), aksiyolojik olarak ise değerlerin varlığı kabul edilerek; yorumsamacı paradigma üzerine kurulmuştur. Nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji deseninin kullanıldığı bu çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Veri toplama aracındaki sorular, araştırmanın fenomeni olan "Eğitim yöneticileri 21. yüzyıl becerileri" ile ilgili duygular, algılar ve deneyimlerdir. Araştırmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular, veri toplama aracının da konuları olan 12 tema altında toplanmıştır. Okul yöneticilerinin çoğunlukla, eğitim yöneticileri 21. yüzyıl becerileri ile ilgili konu ve kavramları önemsedikleri, deneyimlerini açık bir şekilde ifade ettikleri görülmüştür. Katılımcıların genel olarak eğitim yöneticileri 21. yüzyıl becerilerini faaliyet ve davranış olarak sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Bu becerilerden; yaratıcılık ve yenileşme, bilgi okur-yazarlığı, esneklik ve kolay uyum sağlama, sosyal ve kültürler arası beceriler ve eleştirel düşünme ile ilgili konulardaki becerileri, olması gerektiği gibi faaliyet ve davranış olarak sergilemedikleri görülmüştür. Araştırma bulgularına dayalı olarak okul geliştirmeye ilişkin birtakım önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Okul yöneticisi, Eleştirel düşünme, Eğitim yöneticileri 21. yüzyıl becerileri

21. yüzyılBeceriEleştirel düşünce+3
Merve Kısaoğlu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

21.yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmeni adaylarının öğrenme öğretme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı 21.yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmeni adaylarının öğrenme öğretme süreçlerini incelemektir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi son sınıfta öğrenim gören sekiz sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan öğretmen adaylarının belirlenmesinde 21.Yüzyıl Öğreten Becerileri Ölçeği uygulanmış ve belirlenen grubun öğretmenlik uygulaması derslerini yürüten öğretim üyelerinin katılımcılara ilişkin değerlendirmelerine başvurulmuştur. Araştırmanın veri kaynaklarını, çalışma grubunda yer alan her bir öğretmen adayının oluşturduğu ders planları ve ders kayıtları oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda 21.Yüzyıl öğreten becerileri yüksek sınıf öğretmeni adaylarının öğretim süreci planlarını daha ayrıntılı hazırladıkları ve etkinlik, materyal, teknik ve strateji açılarından daha donanımlı oldukları tespit edilmiştir. Sınıf yönetimi ve iletişim bakımından daha etkili davranışlar sergiledikleri görülmüştür. Öğretim faaliyetlerini ve ölçme değerlendirme etkinliklerini çeşitlendirerek kullanmayı tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır. 21. yüzyıl öğreten becerileri düşük sınıf öğretmeni adaylarının konuşurken vurgulara çok dikkat etmediği ve sözel dilini etkili kullanamadıkları tespit edilmiştir.

21. yüzyılAday öğretmenlerÖğrenme süreci+3
Semih Şengel
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin incelenmesi (Bursa ili örneği)

21. yüzyılın kendine özgü önemli karakteristik yanları mevcuttur. Bunların başında bilgi çağı olması, küreselleşmenin, dijitalleşmenin ve demografik dönüşümlerin bu yüzyılda büyük bir değişim ve dönüşüme neden olması gelmektedir. Bu özelikler öğrencilerin sahip olması gereken becerileri etkilemiştir. 21. yüzyıl neslinin belirsiz bir geleceğe kendini hazırlamak, olağanüstü değişimlere uyum sağlamak, değişimi yönlendirmek, hatta gerçekleştirmek için yaratıcılık, eleştirel düşünme, esnek olma, medya ve bilgi iletişim teknolojileri okuryazarlığı gibi kritik becerileri içeren 21. yüzyıl becerilerini edinmeleri gerekmektedir. Öğrencilerin sahip olması gereken becerilerdeki değişikliklerin, öğretmenlerin de edinmeleri gereken yeterlilikler üzerinde derin etkileri olmuştur. Günümüz öğretmenlerinin öğrencilere bu yeni becerileri kazandıracak 21. yüzyıl öğretmen becerileri ile donanmış olmaları gerekir. Bunlar arasında disiplinlerarası öğretim yapma, öğretilenleri günlük yaşamla ilişkilendirme, bilgi ve iletişim teknolojilerini etkin şekilde kullanma, üst düzey bilişsel beceriler geliştirme ve analitik düşünmeyi sağlama, değişimi yönetme ve gerçekleştirme, dijital okuryazar olma; hızlı, eleştirel ve etkili geri bildirim sağlama, problem temelli öğrenme durumları oluşturma, öğrenime rehberlik etme, yapılandırmacı teknik kullanma vb. beceriler yer almaktadır. Çalışmanın amacı Bursa'da özel ve resmi ortaokullarda görev yapan öğretmenlerin 21. yüzyıl öğretmen becerilerini ne düzeyde kullandıklarını ve bunun hangi değişkenlere göre farklılaştığını saptamaktır. Araştırmada genel tarama modellerinden faydalanılmıştır. Veri toplama aracı olarak Orhan Göksun (2016) tarafından geliştirilen "21. Yüzyıl Öğreten Becerileri" anketi 383 öğretmene uygulanmıştır. Öğretmenler anketteki becerilerin tamamına ortalamanın üzerinde puan vermişlerdir. Bu, 21. yüzyıl öğretmen becerileri konusunda kendilerini yeterli gördüklerini göstermektedir. 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin alt boyutlarından en çok onamacı becerilerin, en az esnek öğretme becerilerinin kullanıldığı tespit edilmiştir. Cinsiyet, yaş, branş, kıdem, çalışılan okul türü ve son öğrenim durumu değişkenlerine göre bir farklılaşma olup olmadığı araştırmada incelenmiştir. Yaşın, sadece üretimsel becerilerde genç öğretmenler lehine, kıdemin ise sadece yönetimsel becerilerde 16 yıl ve üzeri mesleki tecrübeye sahip öğretmenlerin lehine, branş değişkeninin yönetimsel beceriler ve esnek öğrenme becerilerinde güzel sanatlar branşındaki öğretmenlerin lehine, görev yapılan okul türünün ise yönetsel beceriler, teknopedagojik beceriler ve onamacı becerilerde özel sektörde çalışan öğretmenlerin lehine anlamlı bir fark oluşturduğu tespit edilmiştir. Cinsiyet ve son öğrenim durumunun ise 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin kullanımı üzerinde herhangi bir fark yatarmadığı bulgusuna ulaşılmıştır. Ayrıca 21. yüzyıl öğretmen becerilerinin tüm alt boyutlarının birbirleri arasında düşük veya orta düzeyde anlamlı ve pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir.

21. yüzyılBeceriBranş öğretmenleri+4
Neslihan Özdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyılda 'duygu politikası': Sara Ahmed ve Martha Nussbaum arasında bir karşılaştırma

Bu çalışmanın amacı duygu politikalarını incelemektir. Bu inceleme liberal ve radikal yaklaşımların karşılaştırılması ile yapılmıştır. Birinci bölümde duygu kavramının tanımı ve politika ile olan ilişkisi ele alınmıştır. Geçmişten günümüze duygu kavramına dair tartışmaların nasıl geliştiğine değinilmiştir. İkinci bölümde Sara Ahmed'in duygu politikasına dair düşünceleri incelenmiştir. Duygu politikalarının kültürel, siyasi, toplumsal hayatın inşasında rolüne değinilmiştir. Üçüncü bölümde Martha Nussabum'un duygu politikasına dair görüşleri açıklanmıştır. Liberal toplumun inşasında yararlı ve zararlı duyguların analizi yapılmıştır. Sonuç bölümünde bu iki düşünürün yaklaşımlarını benzer ve farklı taraflarına değinilmiştir.

21. yüzyılAhmed, SaraDuygu politikası+4
Turan Şenlik
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21.yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz -yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma modelinde ilişkisel desenle desenlenmiştir. Araştırmanın evrenini, 2021-2022 öğretim yılında Gaziantep ilindeki resmi ve özel okullarda görev alan öğretmenler, örneklemini ise evrenden seçkisiz örnekleme yöntemiyle belirlenen 407 öğretmen oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilik ölçeği ile 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS Paket Programı kullanılarak, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü ANOVA, pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonucunda; öğretmen STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterlilikleri ile 21. yy. becerileri öğretimi arasındaki ilişkinin orta düzeyde olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin ve alt boyutlarının puanları 21. yy. becerileri eğitimi alma durumuna göre anlamlı bir farklılık göstermiştir. STEM eğitimi alma durumuna göre ise ilişkilendirme alt boyutu hariç anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. 21. yy. becerileri ve alt boyutların puanları STEM ve 21. yy. beceri eğitimi alma durumuna göre incelendiğinde, anlamlı bir farklılık göstermektedir. 21. yy. becerileri öğretimi ölçeği ile iş birliği alt boyutları puanı öğretmenlerin cinsiyetine göre anlamlı bir farklılık oluşturmazken, diğer alt boyutlarının puanları anlamlı bir farklılık oluşmaktadır. STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretimi, 21. yy. becerileri öğretimine istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. 21. yy. becerileri öğretimi için açıklanan varyansın yaklaşık %46'sının STEM+S için sorgulamadan kaynaklı olduğu ortaya çıkmıştır. Bu durum incelendiğinde öğretmenlerin 21. yy. becerileri öğretimini yordamada STEM+S için sorgulamaya dayalı öğretim öz-yeterliliğin önemli bir etkisi olduğu ifade edilir.

21. yüzyılBeceri eğitimiBeceri kazandırma+7
Ayşe Sonay Durucu
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin 21. yüzyıl becerilerine ilişkin metaforik algılarının incelenmesi

Çalışmanın amacı, öğretmenlerin 21. yüzyıl becerilerine ilişkin metaforik algılarını incelemektir. Çalışmanın modeli nitel betimsel araştırmadır. Çalışmada veriler; çevrimiçi ortamda doldurulabilen bir anket formu aracılığıyla, Türkiye'deki 200 öğretmenden toplanmıştır. Toplanan veriler içerik analizi yoluyla 21. yüzyıl becerilerinin; anlam, kullanım ve değer boyutları çerçevesinde analiz edilmiştir. Bu boyutlar çalışmanın kavramsal kategorilerini oluşturmuştur. Becerilere yönelik üretilen metaforların kategorilere dağılımı, ayrıca araştırılan konulardandır. Bulgulara göre öğretmenler 21. yüzyıl becerilerine yönelik en sık; "su", "teknoloji" ve "anahtar" metaforlarını kullanmaktadırlar. Üretilen metaforlar daha yoğun olarak değer kategorisinde yer almaktadır. Metaforlar anlam, kullanım ve değer boyutlarınca incelendiğinde; becerilerin sözel yönünü vurgulayan metaforların anlam kategorisinde, eyleme dönük yönünü vurgulayan metaforların kullanım kategorisinde ve gereklilik yönünü vurgulayan metaforların ise değer kategorsinde ele alındığı saptanmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre; "pusula" metaforu öne çıkmaktadır, öğretmenler öncelikli olarak becerilerin değer boyutununun üzerinde durmaktadırlar aynı zamanda öğretmenler 21. yüzyıl becerilerini hayati, vazgeçilmez ve birçok konuda kilit açıcı olarak değerlendirmektedirler. Öneriler bölümünde; becerilerin anlam, kullanım ve değer boyutuna değinen çalışmalara ağırlık verilmesi ve öğretmenlerin mesleki gelişiminde 21. yüzyıl becerileri içerikli çalışmalara önem gösterilmesi gibi hem araştırmacılara hem uygulayıcılara bir takım tavsiyelerde bulunulmuştur. Anahtar sözcükler: 21. yüzyıl becerileri, anlam, kullanım, değer, metafor

21. yüzyılMetaforMetaforik algı+2
Ali Baş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik sınıf içi uygulamaların 21. yüzyıl öğreten becerileri bağlamında incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğreten becerilerinin öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesindeki işlevinin öğrenme öğretme süreci bağlamında belirlenmesidir. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmanın çalışma grubunu Gaziantep ilinde devlet okulunda çalışan altı sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma grubunda yer alan sınıf öğretmenlerinin belirlenmesinde 21.Yüzyıl Öğreten Becerileri Ölçeği ve görüşme formu kullanılmıştır. Ölçek ve görüşme formundan elde edilen veriler sonucuna göre belirlenen öğreten becerisi yüksek üç ve düşük üç olmak üzere toplamda altı öğretmen araştırmaya katılmıştır. Araştırmanın veri kaynaklarını, çalışma grubunda yer alan her bir öğretmenin oluşturduğu ders planları ve ders kayıtları oluşturmaktadır. Araştırmada elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek ve düşük sınıf öğretmenlerinin öğretim süreçlerinde benzer strateji, yöntem, teknik, etkinlikleri uyguladıkları, benzer tutum ve davranışları sergiledikleri fakat öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin daha fazla kullandıkları görülmüştür. Ayrıca birçok yöntem, teknik, etkinlik ve tutum davranışlara sadece 21. yüzyıl öğreten becerileri yüksek öğretmenlerin derslerinde yer verdikleri sonucuna ulaşılmıştır.

21. yüzyılEleştirel düşünceSınıf içi çalışmalar+5
Havva Kan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl dış politikasının vazgeçilmez aktörü gizli servisler: Ortadoğu ölçeğinde ABD, Türkiye ve İsrail gizli servisleri örneği

Gizli Servisler, 1. Dünya Savaşı'nda İngiltere, Almanya ve Fransa gibi gelişmiş ülkelerin Ortadoğu coğrafyasını yeniden düzenleme sürecinde, en az ülkelerin silahlı kuvvetleri kadar etkin bir rol oynamışlardır. Gizli servisler, savaş dönemlerinin yanı sıra barış zamanlarında da hasım ülkenin silahlı kuvvetleri hakkında teknik bilgi elde etmenin yanı sıra psikolojik harekat kapsamında, mücadele içerisinde bulunulan ülkenin etnik, sosyal ve ekonomik yapısında var olan kırılganlıkları tespit ederek, ayrışmalar yaratmak üzere hamleler yapmaktadır. Bu sayede, gizli servisler bağlı bulunduğu ülkedeki karar alıcılar uluslararası arenada elinin güçlenmesini sağlayacak verilere ulaşması için gayret sarf etmektedirler. Günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin hükümetleri izledikleri dış politikalarında, gizli servislerin geçmişten gelen deneyimleri, birikimleri ve elde ettikleri bilgilere büyük önem atfetmektedirler. Yapılan bu çalışma, dünyada birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülke olmakla birlikte, spesifik olarak Ortadoğu'da etkin, proaktif bir siyaset izleyen, hâlihazırda dünyada süper güç olma özelliğini koruyan ABD, bölgesel güç olma iddiasında olan ve bu yönde dış siyaset izleyen İsrail ve Türkiye ile sınırlandırılmıştır. Özellikle Soğuk Savaş sonrasında, iki kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geçiş döneminde, Ortadoğu merkezli olarak yeniden düzenleme hareketi gerçekleşmektedir. Realist yaklaşımın küreselleşmeye evrildiği dünya düzeninde, süper güç ABD, Ortadoğu'yu kendisine "vadedilmiş toprak" olarak gören İsrail, Ortadoğu'da Osmanlı'nın bakiyesine sırtını dönemeyeceğini anlayan Türkiye'nin, gizli servis yapılanmaları, gizli servisler aracılığıyla bölgede attıkları adımlar, bölgedeki sorunlara bakış açıları ve müdahale yöntemlerindeki farklılıklar detaylı şekilde incelenecektir. Anahtar kelimeler: Gizli servisler, Ortadoğu, ABD, dış politika

21. yüzyılAmerika Birleşik DevletleriGizli servisler+6
Mehmet Mert Öcal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

21. yüzyılda devletin ekonomide değişen rolü

21. yüzyılda neoliberal düşünce sistematiği içerisinde ilerlemesi beklenen dünya düzeni farklı bir yöne evrilmiştir. 20. yüzyılın sonlarına doğru Asya, Latin Amerika ve diğer bölgelerde yer alan gelişmekte olan ülkelerde yaşanan krizler, neoliberal modellere yönelik şüpheleri ve eleştirileri artırmıştır. 2000'li yılların başından itibaren Çin, Hindistan, Güney Kore, Tayvan, Singapur gibi Asya ülkelerin büyük atılımı bu bölgeye yönelik ilgiyi artırmıştır. Çünkü bu ülkeler IMF, WB gibi kapitalist kuruluşların önerdiği pür liberalleşme eğilimiyle başarı sağlamamış tam tersine "kalkınmacı devlet" modeliyle devlet müdahaleciliğinin doğru stratejilerle bir araya getirildiğinde ülkelerin çok önemli başarılar elde edilebileceğinin güzel bir örneğini sunmuşlardır. Asya kıtasında yaşanan bu yeni ekonomik paradigma, dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin buraya doğru kaymaya başlamasına yol açan süreci de tetiklemiştir. Devlet müdahaleciliğinin 21. yüzyılda değişen rolünün şekillenmesinde etkili olan unsurların başında ABD'de yaşanan 2008 küresel finans krizi gelmektedir. Sebepleri ve sonuçları itibariyle 1929 buhranına benzese de buradan çıkan en önemli sonuç, Keynesyen iktisadın politika önermelerine mutlak anlamda olmasa da yeniden dönme eğiliminin ortaya çıkmasıdır. Sadece gelişmekte olan ülkelerde değil özellikle gelişmiş ülkelerde devlet; kurtarma paketleriyle batmakla karşı karşıya olan şirketleri kurtarmış, mali teşvikleri piyasaya sürmüş, düzenleyici ve denetleyici araçları uygulamaya koymuştur. Özellikle kriz sonrası dönemde devletin rolünün değişikliği en fazla merkez bankalarının mikro ihtiyati politikalar yerine makro ihtiyati politika hedeflerini benimsenmelerinde yaşanmıştır. Sistematik olarak krize yol açan finansal sistemin bir bütün olarak denetlenmesini içeren bu yeni yaklaşım devlete önemli görevler yüklemiştir. Krize karşı alınan bu önlemler alışıla gelen liberal devlet anlayışından oldukça farklı bir yapıyı işaret etmektedir. 2010'lu yıllardan itibaren ise küreselleşme olgusuyla birlikte korumacı önlemlerin ve ulus-devletlerin rollerini öne çıkaran bir döneme girilmiştir. 2010 yılında yaşanan borç krizinin etkilerinin giderilmeye çalışıldığı dönemde İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı ve bunun diğer ülkeler üzerinde domino etkisi yaratma ihtimali, Ortadoğu'da yaşanan mülteci kriziyle birlikte gelişmiş ülkelerin ve Türkiye'nin göç konusundaki yeni konumları ve küresel göç yönetimine karşı gösterdikleri refleksler, 2016 yılında ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın milliyetçi ekonomi politikalarını birer birer uygulamaya koyması ve özellikle Çin'in kurlar üzerinden "ticaret savaşı" başlatmakla suçlanması üzerine Çin'e karşı dış ticarette yüksek koruma önlemleri alması, Çin'in de buna misilleme yapması, bir yanda serbestleşme eğilimlerinin sürdürülmesi gerektiğine yönelik inanç diğer yanda bu söylemlerin tersi yönde uygulanan politikaların yol açtığı çoklu küresel dengeler, devlet mülkiyetli şirketlerin uluslararasılaşması yönünde yeni trendlerin öne çıkması, eşitsizliğin, nüfus sorunsalının ve iklim değişikliğinin küresel sorun hâline gelmesi karşısında devletin, küreselleşme çağında sanılanın aksine daha fazla önem çıkmasına neden olmuştur. Türkiye özelinde ise 2017 yılından itibaren geçilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile ekonomide teknoloji, enerji, ulaştırma, sanayi, bankacılık ve daha birçok sektörü içine alan yapısal dönüşümler, devletin ekonomik rollerini daha kritik hâle getirecek şekilde öne çıkmıştır. Bu gelişmeler bağlamında neoliberal küreselleşme çağında devletin rollerinin azaldığı yaklaşımının sadece söylem düzeyinde kaldığı dolayısıyla ulus-devletlerin ekonomik rollerinin dünya ekonomisinde farklı formlar altında hâlâ baskın olduğu, ülke deneyimleri ışığında güncel ekonomi-politik gelişmeler dikkate alınarak ortaya konulmaya çalışılmıştır.

21. yüzyılDevletDevlet müdahalesi+4
Orhan Cengiz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

XXI.yüzyılda Türk-Rus ilişkileri (2000-2020)

Bu çalışmada 21. Yüzyılda Türk-Rus ilişkileri kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Türk-Rus ilişkilerinin geçmişine baktığımız zaman iki toplum arasındaki ilişkileri VI. asırdan itibaren başlatmak mümkünse de kaynaklar ilk resmi ilişkiyi 1492 yılından itibaren başlatırlar. Türkiye-Rusya ilişkilerinin Soğuk Savaş sonrası 1990'lı yıllarından itibaren daha da önemli hale geldiği görülür. SSCB'nin dağılmasından sonra Türk-Rus ilişkileri yeni bir boyut kazanır. 1990'lı yıllar, iki ülke arasındaki münasebetlerde birçok sorunlarla karşılaşıldığı yıllar olarak da bilinir. Rekabetin de ağır bastığı bu dönemin en önemli alanını ekonomik-ticari ilişkiler oluşturur. 1990'lı yıllardan günümüze kadar olan sürede ekonomik ve ticari ilişkilerin her zaman siyasi ilişkilerini gölgede bıraktığını söylemek yerinde olur. Üç bölüm halinde ele aldığımız bu çalışmanın birinci bölümünde 2000 yılına kadar Türk-Rus ilişkilerinin tarihi gelişimi, ikinci ve üçüncü bölümlerde ise 2000-2020 yılları arasındaki siyasi, diplomatik, askeri ve güvenlik konularındaki ilişkiler ile ekonomik ve ticari ilişkiler detaylı bir şekilde ele alınmaya çalışılmıştır. Araştırmamızda gördüğümüz kadarıyla ekonomik ve ticari ilişkiler iki ülke arasındaki işbirliğinde lokomotif rolünü üstlenerek siyasi, askeri iv ve güvenlik konuları ile üçüncü ülkelerle olan ilişkilere de farklı bir nitelik kazandırmıştır. Bunun en dikkat çekici göstergesi olarak iki ülke arasında hızla artan dış ticaret cirosunu ve 2000'li yılların başından itibaren günümüze kadar iki ülkenin yönetiminde bulunan liderlerin büyük çabasını belirtmek gerekir. Bu yıllarda ekonomik ortaklık zemininde yeniden şekillenen ikili ilişkiler bağlamında birçok stratejik projeye imza atılıp hayata geçirilmiştir. İki ülke arasındaki ilişkilerinde genel olarak henüz tam anlamıyla stratejik ortaklık seviyesine ulaşmasa da ekonomik-ticari ve enerji gibi alanlarda stratejik boyuta çıktığı görülür. Çalışmamızda şu da görülmüştür ki, Türk-Rus ilişkilerinde yakalanan ivme ve ilişkilerin iyi bir düzeyde olması, bölgesel istikrar ve ortak çıkarlara da hizmet etmektedir. Bu noktadan hareketle yaptığımız araştırmada 2000-2020 yılları arasında Türk-Rus ilişkilerinin nasıl bir seyir izlediği ve iki ülke arasında siyasi-diplomatik, ekonomik-ticari, askeri-güvenlik ve enerji alanındaki ilişkilerin nedenleri ve sonuçları kapsamlı bir şekilde ele alınmıştır.

21. yüzyılAskeri ilişkilerDiplomasi+6
Suınbay Suyundıkov
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

21. yy'da yeni korumacılığın ticaret ve kur savaşları kapsamında küresel ekonomiye etkileri: Ampirik bir analiz

Küresel ticaret, korumacı politikalarla liberal politikalar arasında bir dengede yer alır. Ticarette bazı dönemler korumacı politikalar ağırlık kazanırken, bazı dönemlerde liberal politikalar ağırlık kazanmıştır. 1980 sonrası hız kazanan neoliberal politikalar, 2008 Krizi'nin ardından yerini yeni korumacılığa bırakmıştır. 21.YY'a damga vuran korumacılık, yeni modern yöntemlerle başlayıp, geleneksel tarife artışları ile yayılarak küresel bir savaşa dönüşmüştür. Bu çalışmada, 21.YY'da yeni korumacılığın gelişim süreci ve nihai sonuçları incelenmiştir. Yeni korumacılığa giden süreçte, 1980 sonrası hız kazanan neoliberal uygulamaların etkileri incelenmiştir. Bununla birlikte, ABD ve Çin arasında başlayan ticaret ve kur savaşlarının küresel ve bölgesel etkileri incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre, 2008 Krizi'nin ardından neoliberal politikalar yerini geniş bir alana yayılan korumacılığa bırakmıştır. Kriz öncesi dönemle kriz sonrası dönem arasında ekonomik ve ticari açıdan önemli farklar ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlara göre, küresel krizin ardından uygulanan yeni korumacı politikalar, küresel ticaretin ve ekonominin hız kaybetmesine yol açmıştır. Ticaret savaşları ABD ve Çin'in dış ticaretini ve ekonomik büyümesini yavaşlatmıştır. Ayrıca küresel ekonomi ticaret savaşlarından olumsuz yönde etkilenmiştir. Küresel belirsizlik artmış, yatırımlar ve ticaret azalmıştır. Fakat iki ülke arasındaki anlaşmazlık, teknoloji, siyaset ve rekabet alanlarında artarak devam etmektedir. Bu çalışmada ticari açıklık oranı ile gümrük tarifeleri, tarife dışı engeller, ABD dolar endeksi ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki 1980-2019 dönemi yıllık verileriyle dünya geneli için incelenmiştir. Bu amaçla seriler arasındaki ilişki ARDL sınır testi ve Toda-Yamamoto Granger nedensellik testi ile incelenmiştir. Uygulama sonuçlarına göre seriler arasında eşbütünleşme ilişkisi vardır ve seriler uzun dönemde birlikte hareket etmektedir. Ayrıca ticari açıklık oranı ile bağımsız değişkenler arasında iki yönlü bir nedensellik ilişkisi vardır. Bu sonuçlar beklentilerle uyumludur. Korumacı politikalarla ticari açıklık oranı arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Ekonomik büyüme ile ticari açıklık oranı arasında doğru yönlü bir ilişki vardır. Sonuç olarak korumacı uygulamaların küresel ticari açıklık oranı üzerindeki etkisi oldukça belirgindir.

21. yüzyılARDL Sınır TestiGranger Nedensellik Testi+7
Orhan Şanlı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 21. yüzyılda sporda kadın algısı

Bu araştırmanın amacı 2000'li yıllar ve sonrası Türkiye'de spor alanında farklı statülerde yer alan kadınların ve erkeklerin görüşlerinde Sporda Kadın Algısı'nın incelenmesidir. Araştırmada, nitel araştırma desenlerinden olgubilim ve durum çalışması modeli kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada kişisel bilgi formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Katılımcılar spor alanlarında farklı statülere sahip bireyler içerisinden amaçlı örnekleme yöntemiyle seçilmiş 20 gönüllü kişiden oluşmaktadır. Ses kayıt yöntemiyle toplanan verilerin çözümlenmesi için betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Elde edilen veriler üç uzman araştırmacı aracılığıyla birbirinden bağımsız kodlamalar ortaya çıkarılmıştır. Bağımsız bir şekilde ortaya çıkarılan kodlamalar karşılaştırılarak benzer olan kodlar bir araya getirilmiş ve sonrasında sorulara ilişkin temalar çıkarılmıştır. Katılımcıların kadın algısına yönelik görüşleri doğrultusunda elde edilen kodlar kültürel durumlar teması çerçevesinde; katılımcıların spordaki kadın algısına yönelik cevapları doğrultusunda elde edilen kodlar ise kültürel durumlar, kadınların kişisel kazanımları ve kadına özgü durumlar teması çerçevesinde şekillenmiştir. Araştırma sonucuna göre; Türk toplumunda 21. yüzyılda kadın algısı bölgeden bölgeye değişiklik göstermekte, 2.sınıf vatandaş olarak görülmekte ve farklı durumlarda eşitsizliğe maruz kalmaktadır. Spor ortamında kadın ve erkek arasında sadece biyolojik farklılıklar olduğunu, kadın ve erkeğin her anlamda eşit olduğunu vurgulanmıştır. Ülkede spor bilimciler ve sporcu sayılarının, spor yöneticisi, hakem ve diğer statülerdeki kadınlara oranla sayısal olarak daha yüksek olduğu; yine de tüm statülerde kadın sayısının yetersiz olduğu ve desteklenmeleri gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, araştırma sonuçları sporun her alanında kadınların önemini vurgulamış ve kadınların varlığının spor ortamındaki tüm olumsuzlukları aşabileceği algısı tespit edilmiştir.

21. yüzyılAlgıKadın olgusu+3
Özge Ada
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

21. yüzyılda gelir eşitsizliği, yoksulluk ve ekonomik büyüme ilişkisi: Farklı gelir gruplarındaki ülkeler üzerine ampirik bir analiz

Bu çalışmada iktisat literatürü için geçmişten günümüze kadar oldukça önemli olan gelir eşitsizliği, yoksulluk ve ekonomik büyüme ilişkileri teorik ve ampirik olarak geniş bir perspektifle ele alınmıştır. Literatüre bakıldığında, konuyla ilgili birçok çalışma yapılmış olmasına rağmen kesin bir fikir birliğine varılamadığı görülmektedir. Konuyla ilgili temel problem, 21. Yüzyılda gelişmiş ülkelerde bile yoksulluğun ve gelir eşitsizliğinin her geçen gün giderek artmasıdır. Bu tez çalışmasının yapılmasının nedeni, bu önemli sorunun analizi ve çözüm yolları konusunda literatürde görülen görüş ayrılıklarının azaltılmasına bir katkıda bulunma arzusudur. Bu konunun seçilmesi; gelişmiş, gelişmekte ve gelişmemiş ülkelerin yoksulluk, gelir eşitsizliği ve ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerini teorik ve ampirik geniş bir analizinin yapılması açısından oldukça önemlidir. Bu araştırmada yapılacak ampirik analizlerin sonuçlarına göre özellikle gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde yüksek düzeyde görülen gelir eşitsizliği ve yoksulluğun azaltılmasına yönelik çeşitli politika önerilerinin ortaya konulması hedeflenmiştir.Çalışmada yapılan ampirik analiz, 2000-2018 dönemine ait veriler baz alınarak panel veri yöntemiyle yapılmış olup, Dünya Bankası'nın Atlas Metodu kullanılarak gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler şeklinde belirlenen üç ülke grubu için ve üç farklı modelle yapılmıştır. Bu modellerde bağımlı değişken olarak gelir eşitsizliği Gini katsayısıyla, yoksulluk kafa sayısı endeksiyle, ekonomik büyüme de kişi başı milli gelirle temsil edilmiştir. Arthur Okun'un sefalet endeksi, insani gelişme endeksi ve demokrasi endeksi ise bağımsız değişkenler olarak seçilmiştir. Panel veri analizinde yatay kesit bağımlılık testi ve bunun sonucunda gerekli işlemler yapıldıktan sonra, verilere panel regresyon testi uygulanmıştır. Bu testler, gelir gruplarına ve modellere göre değişkenlerin etkisinin birbirinden farklı olduğunu göstermiştir. Daha sonra, modellerde yer alan bağımlı ve bağımsız değişkenler arasında kısa ve uzun dönemli ilişkilerin olup olmadığını tespit etmek için Durbin-Hausman eş bütünleşme testi yapılmış, değişkenler arasında kısa dönemli ilişkiler bulunmazken, bunların uzun dönemde ilişkili oldukları görülmüştür. Son olarak, değişkenler arasındaki nedensellik ilişkilerini göstermek amacıyla Dumitrescu-Hurlin nedensellik testi yapılmış ve aralarında tek ve çift yönlü nedensellikler olduğu tespit edilmiştir. Bu tez çalışması, genel olarak, 21. Yüzyılın küreselleşen Dünyasında gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler yanında gelişmiş ülkelerde de gelir eşitsizliği ve yoksulluk sorununun derinleştiği ortaya çıkmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde kişi başına milli gelirin arttırılması, hukuka bağlılığın ve demokrasinin güçlendirilmesi, insani gelişme endeksini yükseltici reformlar ve iyileştirmelerin yapılması, sefalet endeksi bileşenlerinde yer alan işsizliğin ve enflasyonun düşürülmesi gibi tedbirlerle yoksulluk ve gelir eşitsizliğinin azaltılabileceği sonucuna varılmıştır. Gelişmiş ülkelerde; kişi başına milli gelir ve insani gelişme endeksinin gelir eşitsizliklerini azalttığı, enflasyon ve işsizlikte görülen artışların ise gelir eşitsizliğini ve yoksulluğu olumsuz bir şekilde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Gelişmiş ülkelerde Gini katsayısında ve sefalet endeksinde görülen artışlar kişi başına milli geliri azaltırken, insani gelişme endeksinin yükselmesinin kişi başı milli geliri arttırdığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkelerde kişi başına milli gelir artışlarının gelir eşitsizliği ve yoksulluğun azaltılmasında önemli bir faktör olduğu sonucuna da ulaşılmıştır. Bu tez çalışmasının analiz sonuçlarının literatürdeki diğer çalışmalarla uyumlu olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar ışığında, gelişmiş, gelişmekte olan ve gelişmemiş ülkeler için zenginlerden daha çok fakirlerden daha az alınan kademeli bir vergi sistemi, negatif gelir vergisi politikası, transfer ödemeleri ve sosyal yardım politikaları, enflasyonla mücadele ve istihdamı arttıcı kamu politikaları, tarım ve toprak reformu, bireylerin beşeri sermayelerini arttırıcı eğitim harcamalarına verilen desteğin arttırılması, çağa uygun modern bir hukuk sistemi, yolsuzlukla mücadele politikaları ve robot vergisi gibi gelir eşitsizliği ve yoksulluğu azaltıcı, iktisadi büyümeyi arttırıcı birçok ekonomik, sosyal, politik ve kurumsal politika önerilerinde bulunulmuştur.

21. yüzyılEkonomi politikalarıEkonomik büyüme+5
Fırat Cem Doğan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

STEM uygulamalarının ilkokul öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğası düşüncelerine ve astronomi ilgilerine etkisi

Bu araştırmada, 5E öğrenme modeli kapsamında hazırlanan STEM etkinliklerinin geliştirilmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Düzce il merkezinde bulunan merkez okullara göre sosyoekonomik düzeyi düşük bir devlet okulunun dördüncü sınıf düzeyinde gerçekleştirilmiştir. Fen dersi "Dünya ve Evren" konu alanı "Yer Kabuğu ve Dünya'mızın Hareketleri" ünitesi kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinlikleri yedi hafta sürmüştür. Etkinliklerin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin 21. yüzyıl becerilerine, bilimin doğasına yönelik düşüncelerine ve astronomiye yönelik ilgilerine etkisi incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu ilkokul dördüncü sınıfta öğrenim gören 35 öğrenciden oluşmaktadır. Nicel veri toplama araçlarını 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri Ölçeği ve Bilimin Doğasına Yönelik Düşünceler Ölçeği; nitel veri toplama araçlarını ise yarı yapılandırılmış görüşme formu ve gözlem notları oluşturmaktadır. Elde edilen nicel ve nitel bulgulara göre 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin deney grubundaki öğrencilerin 21. Yüzyıl Öğrenme ve Yenilenme Becerileri ölçeğinin genelinde ve yaratıcılık ve yenilenme alt boyutundaki gelişimlerine kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı şekilde gelişme göstermiştir. Ayrıca STEM etkinliklerinin deney grubunun eleştirel düşünme ve problem çözme becerilerinin gelişimine olumlu etki ettiği bulunmuştur. Etkinliklerin deney grubundaki öğrencilerin bilimin doğasına yönelik düşüncelerinin gelişiminde sontest lehine anlamlı bir etki sağladığı ve astronomiye yönelik ilgilerine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Öğrencilerin STEM mesleklerine ilgi duydukları ve gelecekte kariyer hedefleri arasında bu meslekleri tercih edebilecekleri görülmüştür. Öğrenme ortamına ilişkin tutulan gözlem notlarına göre öğrencilerin derslerde eğlendikleri, istekli ve aktif oldukları gözlenmiştir. Ayrıca, 5E öğrenme modeli kapsamında gerçekleştirilen STEM etkinliklerinin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur.

21. yüzyıl5E ModeliAstronomi+7
Mesut Yıldız
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik kodlama eğitiminin zihin imaj netliği ve robot algısına etkisi

Bu çalışmanın temel amacı, robotik kodlama eğitiminin 4.sınıf düzeyindeki öğrencilerin zihin imaj netliğine ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarına etkisini incelemektir. Uygulama sürecinin eğitim aşaması 10 hafta ve haftada 2 saat olacak şekilde planlanmıştır. Nicel ve nitel araştırma yaklaşımlarının birlikte kullanıldığı bu araştırmada eşzamanlı karma yöntem modeli benimsenmiştir. Araştırmanın nicel boyutu ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel modelde desenlenmiştir. Nitel boyut ise fenomenoloji araştırması olarak planlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2021-2022 eğitim öğretim yılında Düzce ilinde bir ilkokulda 4.sınıfta öğrenim görmekte olan 26'sı deney, 24'ü kontrol grubu olan 50 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrencilerin zihin imaj netliğine ilişkin veriler, "Sheveland Zihinsel İmaj Netliği Ölçeği" ile toplanmıştır. Öğrencilerin robotiğe yönelik zihinsel imajlarına ilişkin veriler ise Kelime İlişkilendirme Testi kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma kapsamında yürütülen 10 haftalık robotik eğitim kapsamında, öğrencilere İdea yazılımı ve O-bot robot kiti kullanılarak robotik kodlama eğitimi verilmiştir. Nicel verilerin analizinde IBM SPSS 20 programı aracılığıyla t testi ve tekrarlanmış ölçümler için ANOVA testi kullanılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise içerik analizi uygulanmış; Kelime İlişkilendirme Testi 'ne verilen cevaplara yönelik kategori ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırma bulguları, robotik kodlama eğitiminin öğrencilerin zihin imaj netliği ve robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etki ettiğini göstermektedir. Deney ve kontrol gruplarının zihin imaj netliğindeki değişimin istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde, deney grubu lehine olduğu tespit edilmiştir. Bunun yanında nitel veriler de robotik eğitimin robotiğe yönelik zihinsel imajlarında olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Elde edilen verilere göre verilen robotik eğitim sonrası öğrenciler, robotun çalışabilmesi için algoritma oluşturulması gerektiği ve robotu kodlanan bir teknolojik alet olarak gördüğü sonucuna varılmıştır. Programlama basamağına başlangıç yaptıkları gözlemlenmiştir. Robotik kodlama eğitimi öğrenme süreçlerine etki edecek becerileri desteklediği ve robota ilişkin zihinsel imajlarını şekillendirdiği için ilkokullarda yaygın olarak verilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Robotik kodlama, Zihin İmaj netliği, İDea yazılım, 21.yüzyıl Becerileri

21. yüzyılBenlik imajıBilgisayar eğitimi+5
Hatice Serap Akgül
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1918-1946 yılları arası Türkiye-Suriye iktisadi ilişkileri

1918-1946 döneminde Türkiye ve Suriye arasında iktisadi ilişkileri inceleyen araştırmada, temel olarak Fransa'nın koruyuculuğu altındaki Suriye'de manda idaresinin uyguladığı politikalar ve bu yönde şekillenen ekonomik yapıya ilave olarak Türkiye ile ticari ilişkilerinin boyutları ve bileşimi incelenmiştir. Bu doğrultuda çalışmada ilk olarak, Türkiye ekonomisinin genel görünümü ve Fransız mandası altında Suriye ekonomisi ve söz konusu dönemde uygulanan iktisat politikalarının ticari ilişkiler üzerindeki etkileri çözümlenmiştir. Ayrıca söz konusu dönemde Türkiye ve Suriye arasında günümüzde bile zaman zaman gündeme gelen Hatay sorununun doğuşu irdelenmiştir. İkinci olarak ise 1926-1942 yılları arasında Türkiye ile Suriye arasında ticaretin boyutları, bileşimi, söz konusu ticaretin Türkiye için nisbi önemi ile birlikte ticaretin geçirdiği değişiklikler açığa çıkarılmıştır. Bu amacı gerçekleştirmek üzere dönem içinde ticareti oluşturan malların çeşitli açılardan tasnifi ve oranlanması yöntemiyle ticari ilişkinin yapısal analizi gerçekleştirilmiştir.Araştırmanın sonucunda Suriye'nin Türkiye ile ticari ilişkilerin, iki ülkenin tarihi ve kültürel bağları ve konumundan doğan avantajları göz önünde tutulduğunda beklenen düzeyde gerçekleşmediği görülmüştür. Büyük oranda tarımsal hammaddeler olmak üzere küçük miktarda endüstriyel ürünlerin ticareti yapılmakla birlikte, iki ülke arasında ticaret 30'lu yılların genel konjonktürüne uygun olarak azalmıştır.Anahtar kelimeler: Türkiye Ekonomisi, Suriye Ekonomisi, Fransız Mandası, Suriye-Türkiye Ticari İlişkileri.

21. yüzyılDünya krizi 1929Ekonomi+5
Halil Küçükbiltekin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin 21. yüzyıl öğrenen ve öğreten becerileri

Yaşadığımız çağda teknolojinin hızlı gelişimiyle, toplumu oluşturan bireylerin ihtiyaçları, yaşamları, olaylara ve olgulara bakışları gibi birçok şey etkilenmektedir. Yeni meslekler, yeni ihtiyaçlar oluşmaktadır. En büyük değişimlerden biri de ihtiyaç duyulan insangücü niteliğindedir. 21. yüzyılda ihtiyaç duyulan bilgi ve beceriler toplumsal yaşama uyum sağlanması, iş dünyasındaki beklentilerin karşılanması açısından önemlidir. Yarının iş gücü, bugünün öğrencileridir. Öğretmenlerin niteliği, onların niteliğinin şekillenmesinde önemlidir. Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin 21. yy. öğreten ve 21. yy. öğrenen beceri düzeylerini, bu düzeyin çeşitli değişkenlere göre değişip değişmediğini ve 21. yüzyıl öğreten-öğrenen becerileri arasındaki ilişkiyi tespit etmektir. Bu amaçla Marmara'da bir ilçede görev yapan tüm sınıf öğretmeninin 21. yüzyıl öğreten ve öğrenen özellikleri incelenmiştir. Araştırmada 21. yüzyıl öğrenen ve 21. yüzyıl öğreten becerileri ölçekleri kullanılmıştır. Veri analizindebetimsel istatistiklere (frekans, ortalama, standart sapma vb.) ilave olarak, ikiden fazla grup arası farklılıkların analizi içinANOVA, iki grup arasındaki farklılıkların analizi için ise bağımsız örneklem t-testi kullanılmıştır. Son olarak, öğrenen ve öğreten becerileri ve bunları alt boyutları arasındaki ilişkinin incelenmesi için Pearson korelasyonanalizi yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda,lisansüstü eğitim seviyesine sahip öğretmenlerin lisans ve ön lisans eğitim seviyesine sahip öğretmenlere göre 21. yy. öğreten becerileri kullanım seviyesinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde, 21. yy. öğreten becerileri alt boyutlarından yönetsel, onamacı ve üretimsel beceriler alt boyutlarının kullanım seviyesinin kadınlar lehine daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Diğer taraftan,öğreten becerilerinin öğretmenlerin yaşına, kıdemine ve eğitim fakültesinden mezun olma durumuna göre, öğrenen becerilerinin ise tüm demografik değişkenlere göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak, sınıf öğretmenlerinin 21. yy öğrenen ve öğreten becerileri arasında pozitif ve orta düzeyde bir ilişki saptanmıştır. Öğretmenlerin 21. yy. öğrenen beceri düzeyleri arttıkça öğreten becerileri kullanım düzeyi de artmaktadır.Araştırma bulgularının sınıf öğretmenlerinin öğrenen ve öğreten becerilerinin geliştirilmesi hususunda uygulayıcı ve araştırmacılar için faydalı sonuçlar sunduğu değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler:Sınıf öğretmenleri, 21. yy. öğreten becerileri, 21. yy. öğrenen becerileri, öğreten yeterlikleri

21. yüzyılMesleki yeterlilikSınıf öğretmenleri+5
Ertuğ Kıyasoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Simülasyon teorisi bağlamında Nerve filmi ve Clickbait dizisinin analizi

İçinde bulunulan 21. yy. dijital bir süreci beraberinde getirmiştir. Teknolojik gelişmeler her alanda ilerleme göstermiş, farklı evrenler meydana getirmiştir. Gerçeklik algısı insan tasavvurundan çıkarak; ayırt etme ve fark etme özellikleri yitirilmeye başlanılmıştır. Jean Baudrillard ve onun kuramı olan simülasyon, 21. yy dünyasının gelişimini 1980'li yıllarda ele almıştır. Bu çağ televizyon ile başlayıp sinema ve sanal evrenlerin oluşumunun yolunu çizen medyanın, sosyalleşmesi üzerinden ilerleme göstermiştir. Sinema sektörü, içinde yer alan dizi ve filmler çağın özetini bildirmektedir. Bu çalışmada incelenen Nerve filmi ve Clickbait dizisi bize simülasyon evreninin nasıl kurgulanıp işlerlik kazandığını ortaya koymuştur. Ele alınan bu çalışmada, nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi kullanılarak dizi ve filmin senaryosunun ve kurgusunun analizi yapılmıştır. Sosyal medyanın teknolojik gelişmeler ile birlikte insanı irade, gerçeklik, gözetim konularında algısal bağlamda hareket alanını kısıtlayan ve değiştiren bir mecraya dönüştürdüğü sonucuna varılmıştır.

21. yüzyılBenzetimBenzetim tekniği+5
Fahrettin Ersöz
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

21. yüzyıl becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir model önerisinin ortaokul öğrencilerinin bazı becerileri üzerine etkisi

21. yüzyıl becerileri, bireyin hayatının her alanında gerekli olan yeterlilik ve yetkinlikleri içermesi nedeniyle öğrenciler için kazandırılması ve geliştirilmesi önem arz eden becerilerdir. Bu çalışmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin 21. yy becerilerini geliştireceği düşünülen işbirlikli öğrenme ve çoklu zekâ kuramı ilkelerine uygun bir model sunmak ve modelin bu beceriler üzerindeki etkisini araştırmaktır. Araştırmada, geliştirilen modelin ortaokul öğrencilerinin 21. yy becerileri, bilimsel yaratıcılık, eleştirel düşünme, girişimcilik ve fen ve teknolojiye yönelik tutumları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Mevcut öğretim sürecini geliştirme amacı taşıyan araştırma, eylem araştırması biçiminde desenlenmiştir. 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Elazığ ilinin Kovancılar ilçesinde bulunan Bayramyazı Ortaokulu'ndaki 6. ve 7. Sınıfta öğrenim gören öğrenciler ile yürütülen çalışmaya 6.sınıftan 9 erkek, 12 kız öğrenci, 7. Sınıftan ise 5 erkek 10 kız öğrenci olmak üzere toplam 36 öğrenci katılmıştır. 6 haftalık bir süreçte yapılan araştırmada, hem nicel veriler hem de nitel veriler toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak; 21. Yüzyıl Beceri Testi, Bilimsel Yaratıcılık Testi, Eleştirel Düşünme Testi, Fen Tabanlı Girişimcilik Testi ve Fen ve Teknolojiye Yönelik Tutum Testi kullanılmıştır. Nitel veriler ise yarı yapılandırılmış mülakat soruları ve öğrenci günlüklerinden oluşmaktadır. Nicel verilerin analizi SPSS 23 paket programı ile yapılmış, nitel verilerin analizi ise betimsel ve içerik analizinden yararlanılarak yapılmıştır. Wilcoxon işaretli sıralar testi ile yapılan nicel veri analizi sonuçlarına göre 6. ve 7. Sınıf öğrencilerine uygulanan öğrenme modelinin, öğrencilerin 21. yy becerilerini geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Gerçekleştirilen uygulama, 6. ve 7. Sınıf öğrencilerinin bilimsel yaratıcılık becerilerine katkı sağlamıştır. 6. Sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerine istatistiksel olarak etkisi olmamış, 7. Sınıf öğrencilerinin eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine ise katkı sağlamıştır. 6. Sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerinde gelişme görülmezken 7. Sınıf öğrencilerinin girişimcilik becerilerini geliştirmede etkili olmuştur. 6. Sınıf öğrencilerinin fene yönelik tutumuna katkı sağlamış ancak 7. Sınıf öğrencilerinin fene yönelik tutumlarını geliştirmede etkili olmamıştır. Nitel veri analizi sonuçlarına göre öğrenciler, uygulanan modeli eğlenceli bulduğunu, sevdiğini ve grup çalışmalarını faydalı bulduklarını ifade etmişlerdir. Yapılan çalışmalar neticesinde, 21. yy becerilerini geliştirmesi amaçlanan işbirlikli çoklu zekâ modelinin, ortaokul öğrencilerinin bazı becerilerini geliştirmede genel olarak etkili olduğu ve öğretim sürecinde bu tür uygulamalara yer verilmesinin önemli ve gerekli olduğu anlaşılmaktadır.

21. yüzyılBeceriBeceri kazandırma+6
Kübra Yavaş
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2021
00

Related subjects