Agricultural production

55 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Süs bitkileri işletmelerinin üretim, ithalat, ihracat potansiyelinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi: İzmir ili, küçük menderes havzası örneği

Bu araştırmanın amacı; Küçük Menderes havzası içerisinde yer alan ilçelerdeki süs bitkileri sektörünün mevcut durumunu belirlemek ve buna bağlı olarak da ülkemizin en önemli süs bitkisi üretim merkezi olan İzmir ilindeki süs bitkileri işletmelerinin yapısı ve üretim olanaklarını tespit etmek, ithalat ve ihracat potansiyellerini karşılaştırarak ortaya koymak ve sektör sorunlarını belirleyerek bu sorunlara ilişkin bir takım çözüm önerileri ortaya koymaktır. Araştırmada birincil verileri, örneklemeye giren 152 adet süs bitkisi işletmesiyle yapılan anket çalışması ve mülakatlar oluşturmaktadır. İzmir Valiliği, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü web sayfalarından, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerince hazırlanan raporlardan, Resmi Gazetelerden, Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği tarafından hazırlanan Sektör Raporlarından elde edilen veriler ile birlikte TÜİK verileri araştırmanın ikincil verileri olarak kullanılmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin çeşitli yayınlardan, tez ve makaleler ile internet araştırmalarından da yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda süs bitkileri sektöründe ciddi bir kayıt dışı üretimin var olduğu ve bunun da fiyat istikrarını sağlamada çok büyük bir sorun oluşturduğu belirlenmiştir. Diğer önemli bir sorunda sektör bazında veri karmaşasının olması, yeterli ve çeşit bazında istatistiki verinin bulunmamasıdır. Halen uygulamada olan "Bitki Pasaportu ve Operatör Kayıt Sistemi" süs bitkileri için yeterli değildir ve pek çok işletme sisteme kaydolmada ciddi sorunlar yaşamaktadır. Sektör üreticileri standart ve yerli tohumlukla üretim yaptıkları takdirde sektörün dış ticaretinde ciddi pazarlar elde edeceklerini ve artık bunun zaruri olduğunu ifade etmişlerdir. Sektörde uygulanan %18'lik KDV'nin çok yüksek olduğu, o nedenle de işletmelerin tamamının KDV indiriminin gerekliliğini savunduğu ve işletmelerin COVID-19 kapsamında yapılan %10'luk KDV indiriminin kalıcı olmasını istedikleri tespit edilmiştir. Sektör, ciddi bir devlet desteği almadığı için finansal sorunlar yaşamaktadır. Sektör yoğun bir işgücüne sahip olmasına karşın kalifiye eleman bulmakta zorlanmaktadır. Sektör içindeki iletişimin iyi ve ya çok iyi durumda olduğu, birbiriyle sorun yaşamayan işletmelerin birlikte çalışma eğilimi gösterdiği ve bu işletmelerin ciddi bir oranla birlikte çalışmak istedikleri tespit edilmiştir. Süs bitkileri sektörünün ciddi bir şekilde büyüyüp ilerleyebilmesi, dış pazarlarda gerçekten söz sahibi olabilmesi için, yukarıda tespit edilen sorunların çözümü amacıyla; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, özel ve tüzel işletmeler ve sektör paydaşları bir araya gelip, ortak çalışma gerçekleştirmeli, fikir birliği oluşturmalı, sektör bazında ciddi yol haritaları oluşturulmalı ve bunlar ivedilikle uygulamaya aktarılmalıdır. Ancak bu şekilde rekabetçi bir sektör haline gelebileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İzmir, süs bitkileri işletmeleri, tarımsal üretim, süs bitkileri ticareti, işletme sorunları ve önerileri

Küçük Menderes HavzasıSüs bitkileriTarım işletmeleri+5
Mert Evrensay
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'deki muz üreticilerinin entegre zararlı yönetimi (EZY) benimsenme süreçleri

Muz ekvatoral ve subtropikal bölgelerde yetişen yumuşak bir meyvedir. Muz, Güneydoğu Asya'da ortaya çıkmış ve Hindistan'ın Doğu kısmından Kuzey Avustralya'ya dağıtılmıştır. Pirinç, buğday ve mısırdan sonra dünyanın en önemli 4. gıdası muzdur. Muz dünya'nın yaklaşık 8,8 milyon hektarlık alanında yetişmektedir. Dünya muz üretimi 2018 yılında yüzde 1,2 artarak yaklaşık 116 milyon tona yükselmiştir. Muz yetiştiriciliği Somali için önemli ürünlerden biridir. Somali'de muz ihracatı en yüksek seviyesine 1990'da ulaşmıştır. Günümüzde muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılarla mücadele etmek için dünya çapında çeşitli tarımsal yaklaşımlar kullanılmaktadır. Muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılar, verimde düşüşe neden olarak Afgoye'deki yüzlerce muz üreticisinin geçim kaynakları üzerine olumsuz bir etki yapmaktadır. Afgoye, Somali'nin aşağı Shabelle bölgesinin başkentidir. Bu araştırmanın amacı Entegre Zararlı Yöntemini (EZY) (Güney Batı Aşağı Shabelle bölgesi) Somali'de uygulayan ve uygulamayan çiftçilerin sosyo-ekonomik özelliklerini, tarımsal bilgilerini incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi ise Aşağı Shabelle'de yaşayan muz yetiştiricileri içerisinden seçilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu örnekleme yöntemiyle seçilen 200 çiftçi ile 2021 yılı üretim sezonunda, yüz yüze ve Google formu aracılığıyla görüşmeler yapılmış ve araştırmanın verileri toplanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 23 programı üzerinde analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler olduğundan ilişki analizleri için Ki-Kare testi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık 0,05 düzeyinde ölçülmüştür.

MuzSomaliTarımsal üretim+2
Abdıfatah Mohamed Abdullahı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde tarım bölümünü seçen öğrencilerin beklentilerinin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Verimi yüksek, yoğun ve başarılı bir ekonominin altyapısını oluşturan en önemli unsurlardan biri donanımlı, gelişime açık, başarılı ve yaratıcı iş gücü ile olacağı bilinmektedir. Bunun yolu da en ince ayrıntısına kadar düşünülüp planlanmış mesleki formasyondan geçmektedir. Kişiye seçeceği meslek dalıyla alakalı tarım, sanat, teknik, otomotiv, endüstri sanayisi gibi bilgi, beceri ve kabiliyeti kazandırmak, seçtiği dalda kendini geliştirmeyi planlamak, mesleki ve teknik eğitimin ana yapı taşını oluşturmaktadır. Mesleki eğitim bireylerin kişisel gelişimi, mesleki yeterlilik ve toplumda yer edinmesi için önemli bir geçiş kapısıdır. Mesleki ve teknik liselerinin kuruluş amacına yönelik olarak; ülkenin ve bulunduğu yörenin değişen şartlarına uyum sağlayabilen, problemle karşılaştığı zaman analitik düşünebilen, analiz edip doğru çözümler bulan, sorumluluk alabilecek mesleki donanıma sahip, iyi düzeyde iletişim kurabilen takım çalışmalarına uyumlu, seçmiş olduğu branşta yenilikleri takip eden, donanımlı ve vasıflı ara eleman yetiştirmektir. Bu araştırma meslek liselerinde tarım bölümünü tercih eden öğrencilerin demografik yapısını, öğrencinin sahip olduğu demografik yapının okula karşı tutumlarını ne düzeyde etkilediği, Türk eğitim sisteminde tarım meslek liselerinin bulunduğu konumu değerlendirilmesi, nitelikli eleman olarak kendilerini geliştirmeleri için imkânların sağlanma durumlarını ve öğrencilerin meslek seçimi yeterliliğinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda 113 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket sonucunda edindiğimiz veriler tanımlayıcı istatistik ve Ki-kare hipotez yöntemleri kullanılarak yorumlanmıştır. Tarım bölümünü seçen öğrencilerin tutumları irdelenerek ortaya çıkan durumlar sonuç bölümünde belirtilmiştir.

Lise öğrencileriMeslek liseleriTarım politikaları+3
Veysel Kiremitçi
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımı: Kütahya Simav jeotermal seracılık örneği

Tarım, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Enerji ise özellikle gelişen toplumlarda en büyük ihtiyaçtır. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından ve bunun tarım sektörünün daha verimli hale gelmesindeki öneminden çeşitli uygulamalar örnek gösterilerek bahsedilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde genel olarak yenilebilir enerji kaynakları ele alınarak Türkiye ve dünyadaki kullanım durumlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle jeotermal, güneş ve biyogazın tarımda kullanımına değinilmiştir. Üçüncü bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımına yönelik çeşitli projeler ile Kütahya Simav'daki jeotermal seracılık uygulamaları incelenmiştir. Bu çalışmada; yenilenebilir enerji kaynakları ile Türkiye tarımının sorunlarına çözüm üretilmeye çalışılırken diğer yandan da bu tür kaynakların şimdiye kadar Türkiye'de yeterince uygulanmaması eleştiri konusu olmuştur. Üçüncü bölümde anlatılan uygulamalar ve özellikle Kütahya ilinin Simav ilçesindeki jeotermal seracılık faaliyetleriyle ülkemizin yenilenebilir enerji alanında aslında nasıl bir potansiyele sahip olduğu ortaya konulmaktadır.

Enerji kaynaklarıEnerji kullanımıGüneş enerjisi+7
Ömer Faruk Tunçbilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı ilinde tarımsal desteklemelerin üretim artışına etkisi

Çankırı İlinde Tarımsal Desteklemelerin Üretim Artışına Etkisi isimli çalışmamız Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz Bölümü ile Orta Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümü arasında paylaşılmış olan Çankırı ili idari bölgesini kapsamaktadır. Teknolojideki gelişmelere rağmen tarımsal üretimin büyük ölçüde üreticinin kontrolü altında olmayan doğa koşullarının etkisi altında olması sektörün desteklenmesi ve korunmasını gerektirmektedir. Tarımsal verim düşüklüğü uzun yıllardır bir sorun halindeki Türkiye de desteklemelerin üretimde ne derece etkili olduğunu görebilmek için tarımsal desteklemeleri ve modernizasyonu incelenmesi ve gerçekte verim artışındaki etki derecelerinin ortaya konulması amacımızı oluşturmaktadır. Bu nedenle Çankırı ilinin son 15 yıllık, toprak varlığı ve arazi kullanımı, sulama, tarımsal üretim verileri ve ilde uygulanan destekleme miktarlarının tarımsal üretimini nasıl etkilediğini, özellikle teknoloji ve yeni metot ve tekniklerin kullanımının tarımsal üretim üzerindeki etkileri, iklimsel ve toprak yapısına bağlı olarak, dekara verimdeki artış ve azalışlar ile üretim üzerindeki etkileri coğrafi bir bakış açısıyla ortaya konulmuştur. Sonuç olarak Çankırı'da tarım arazilerinin oldukça küçük parçalara bölünmüş olması ve eğimin fazla oluşu gelişen tarım teknolojisinden işletmelerin yeterince yararlanmasını kısıtlamaktadır. İlde yağışın yıllar içerisindeki dağılış düzenindeki değişimler ve sulama imkânlarının oluşturulamadığı alanların fazla oluşu kuru tarımı zorunlu kılmış bu durumda tarımsal üretim kararlılığını olumsuz etkilemiştir. 2004 yılından günümüze toplam ekiliş yapılan tarla alanı, nadas alanı yükselirken, tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan alan azalmıştır. Toplam tarım arazisinin %31,1'i de ekonomik olarak sulanabilir olmasına karşılık arazisinin % 16'sı sulanabilmektedir. Bu durum da dolayısıyla üretimi ve verimliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Desteklemeler üreticinin verimi arttırmasından ziyada farklı alanlarda kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bazı desteklemelerin dekara alınan verimden ziyade tüketicinin maliyetlerine destek olmak ve fiyat dengesini sağlamak bazılarının ise dolaylı olarak tarımsal verimin arttırılmasına amacıyla yapılan desteklemeler olduğu kanısına varılmıştır. Fakat birim alandan alınan verim üzerinde coğrafi faktörlerin büyük bir etkisinin olduğu aşikârdır. Anahtar Kelimeler: Tarım Coğrafyası, Tarımsal Destekleme, Tarımsal Üretim, Çankırı

TarımTarımsal desteklemeTarımsal destekleme politikaları+5
Mecnun Çamoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa ilinin su ayak izinin belirlenmesi

Su, yaşamın devamı için en önemli kaynaktır. Tüm canlılar hayatta devam edilebilmeleri için suya ihtiyaç duyarlar. Su olmadan yaşam mümkün değildir. Bu nedenle birçok bilim insanı ve araştırmacı bu sorunu ve küresel ısınmanın artması, yağışların azalması ve nüfusun artmasıyla birlikte su israfının nasıl azaltılabileceğini araştırmıştır. Üreticiye veya tüketiciye tatlı su kaynaklarının tahsisini değerlendirmek için bir gösterge olarak önerilen su ayak izi, suyun doğrudan ve dolaylı tüketimini hesaba katar ve su kaynaklarının yönetimine yardımcı olur. Bu çalışmada, Türkiye'nin ekonomik olarak en gelişmiş beşinci, nüfus bakımından ise en büyük beşinci şehri olan Bursa'nın su ayak izi hesaplanmıştır. Bursa ilinin toplam yüzey alanı 11 bin 027 kilometrekaredir. İlin 2021 yılındaki toplam nüfusu 3 milyon 56 bin kişidir. Bu çalışmada evsel, tarımsal ve endüstriyel su ayak izleri ayrı ayrı değerlendirilmiş, mavi ve yeşil su ayak izleri detaylı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Bursa ilinin ortalama su ayak izi 105,417 milyar m3 / yıl olarak bulunmuştur. İl genelinde su ayak izinin %77'si sanayi su ayak izi, %21'i evsel su ayak izi ve %2'si tarımsal su ayak izinden oluşmaktadır. Bursa ilinin kişi başına ortalama su ayak izi 7220 m3 /yıl olarak bulunmuştur. Sanayi sektörünün toplam su ayak izi 80,952 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Bunun nedenine bakacak olursak, Bursa ilinde birçok sanayinin varlığına ek olarak, seyreltmek için çok miktarda tatlı suya ihtiyaç duyan endüstriyel atıksularda çok miktarda endüstriyel kirletici bulunmaktadır. Bursa'nın endüstriyel gri su ayak izi miktarı 80,822 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Toplam evsel su ayak izi 22,0645 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Gri su ayak izi, evsel su ayak izinin %75 oluşturmaktadır. Doğrudan ve dolaylı su ayak izleri, toplam evsel su ayak izinin sırasıyla %24'ünü ve %1'ini oluşturmaktadır. Sanayi sektörünün toplam su ayak izi 80,952 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Bunun nedenine bakacak olursak, Bursa ilinde birçok sanayinin varlığına ek olarak, seyreltmek için çok miktarda tatlı suya ihtiyaç duyan endüstriyel atıksularda çok miktarda endüstriyel kirletici bulunmaktadır. Bursa'nın endüstriyel gri su ayak izi miktarı 80,822 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Toplam evsel su ayak izi 22,0645 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Gri su ayak izi, evsel su ayak izinin %75 oluşturmaktadır. Doğrudan ve dolaylı su ayak izleri, toplam evsel su ayak izinin sırasıyla %24'ünü ve %1'ini oluşturmaktadır. Bursa ilinde sürekli sanayileşmesi ve şehirleşmesi ve nüfus artışı nedeniyle tarım, evsel ve endüstriyel sektörlerde mavi su kullanımının azaltılması, yeşil su kullanımı konusunda çalışmaların yapılması ve bu konuda farkındalık yaratılması önemlidir.

BursaSu ayak iziSu kaynakları+1
Afnan Kamıl Mohsın Mohsın
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ilinin tarımsal üretimi ve tarıma yönelik teşvik uygulamaları

Tarımsal faaliyetler insanlığın ilk iktisadi faaliyetleridir. Tarım sektörü ekonomik, sosyal, politik ve teknik yönleriyle diğer sektörlerden farklı olan ve vazgeçilmez öneme sahip bir sektördür. Tarım sektörü insanların en temel ihtiyacı olan beslenme ihtiyacını doğrudan karşılayan bir sektör olması ve çağımızda her toplum için zorunlu bir amaç haline gelmiş mevcut ekonomik kalkınmayı sürükleyecek kaynakları sağlaması bakımından yüzyıllardır önemini korumaktadır.İçinde bulunduğumuz yüzyılda gıda maddelerinin stratejik konumda olması ve artan dünya nüfusunun beslenme gereksiniminin karşılanması konusunda güçlükler yaşanması, tarımsal ürünlerin önemini bir kat daha artırmıştır. Bu bağlamda tarımsal üretim miktarı ve ürün çeşitliliği için, ilin sahip olduğu toprakların niteliklerinin belirlenerek arazi planlamasının yapılması bir zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Tarım sektörünün sahip olduğu bu önem ve tarımsal üretimin doğa koşullarına bağlı olması nedeniyle üretimde risk ve belirsizliklerin fazla olması v.b. gibi nedenlerden ötürü tarım sektörü hemen hemen bütün ülkelerde desteklenmiş ve desteklenmesine devam edilmektedir.Bu amaçla Adana ili'nin tarımsal üretimi ve tarıma yönelik teşvik uygulamaları çalışmamızın konusu olarak seçilmiş ve il tarımsal yapısının üretim alanlarında karşılaştığı problemlerin temel nedenlerinin tespit edilmesine ve uygun yatırım alanlarının belirlenmesine çalışılmıştırAnahtar Kelimeler: Adana, Tarımsal Kalkınma, AB Ortak Tarım Politikası, Tarımsal Üretim, Tarımsal Teşvikler

AdanaTarımTarım politikaları+3
Ebubekir Alyu
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kuru tarımdan sulu tarıma geçişin kadının dönüşümüne etkisi: Koyunluca ve Parapara köylerinin sınıfsal perspektiften karşılaştırmalı incelemesi

"Kuru Tarımdan Sulu Tarıma Geçişin Kadının Dönüşümüne Etkisi: Koyunluca ve Parapara Köylerinin Sınıfsal Perspektiften Karşılaştırmalı İncelemesi" başlığını taşıyan bu tez çalışması ile Güneydoğu Anadolu Projesinin uygulama alanı olarak en geniş yer bulduğu Harran yöresinde, kadınların sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik durumlarındaki dönüşümlerin incelenmesi esas alınmaktadır. Bu alanda somut anlamda bir gelişmenin varlığı, kadınların kazanımları ve kadınların mevcut durumlarının gelişmesinin önündeki engellerin neler olduğu irdelenmiştir. Tezin kuramsal ve kavramsal kısmında toplumsal cinsiyet, kalkınmanın ana kavramları, Türkiye'deki kırsal kalkınma evreleri ile kalkınma sürecinde Güneydoğu'ya yönelik politikalar ve kadının konumlanışı, ikinci olarak farklı bilimsel alanların özellikle de patriarşik ve sınıfsal perspektiften Kadın Kuramları tartışılmaktadır. Kadının tabakalaşma sistemi içindeki yeri asgari üç düzeyde ele alınmaktadır: • Kadının bio-seksüel ayrışma ve konumlanışı, • Kültür-değerler sisteminde (patriarşal) var olan ayrışmalar ile • Sınıfsal açıdan konumlanışı olarak irdelenmiştir. Bu üç durumun çoğu zaman iç içe geçtiği de görülmektedir. Araştırmanın uygulamalı kısmında a) iki köyün genel konum ve tarihi, aşiret ilişkileri, sosyo-ekonomik ve kültürel geçmişi, b) kalkınma süreci, tarım ve sulamanın gelişimi, c) mevcut veriler dâhilinde kadınların konumu, rolleri, toplumsal cinsiyeti, sosyo-ekonomik durumu, kalkınmadaki konumu, sorun ve kazanımları irdelenmiş olup sınıfsal perspektiften ve karşılaştırmalı olarak betimlemesi yapılarak açıklama ve yorumlamalara yer verilmektedir. Araştırmada ayrıca yöreye özgü olan ağalık ve geleneksel söylem ile mülkiyet biçimlerine/sınıfsal ayrışmanın kadının dönüşümüne olan ilişkisine/engellerine, toplumsal cinsiyet bağlamında değinilmiştir. Elde edilen bulgularla kadınların kalkınmada aktif bireyler olarak rol alamamalarının önünde yarıfeodal-geleneksel yapı, mülkiyet ilişkileri ile önemli ölçüde bunlardan beslenen ataerkilliğin engel olduğu sonucu çıkmaktadır. Anahtar kelimeler: Kadının dönüşümü, kırsal kalkınma, GAP, sınıf, toplumsal cinsiyet

Cinsel kimlikDeğişimDönüşüm+7
Sabiha Tüysüz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım sektörünün geleceği: Teknolojik bir bakış

Sanayi 4.0 her sektörün üretim yapısında olduğu gibi tarımsal üretiminin yapısında da önemli değişime yol açmıştır. Bu değişim ve gelişim tarım sektörünün verimini arttırarak ekonomilerdeki büyüme ve kalkınmanın yeni dinamiğini oluşturmaktadır. Teknoloji, tarım sektöründe de her geçen gün kendini daha fazla hissettirmektedir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerleme tarım sektöründe verimlik, kazanç ve kaliteyi yükselterek tarımsal üretimin küresel ekonomide göreceli önemini arttırmaktadır. Dünya Sanayi 4.0 sonrası dönemi hızla benimserken, tarımsal üretimin ana bileşeni olarak makinelerin birbirleriyle etkileşim halinde olmasıyla hız ve verimliliğin artırılması hedeflenmektedir. Aynı zamanda biyoteknolojik çalışmalar sonucunda artan dünya nüfusunun gıda taleplerini karşılayabilmek ve her türlü toprak ve iklim koşullarında ürün elde etme mümkün hale gelmektedir. Gelişen teknoloji ile tarımda kullanılan kimyasalların çevreye olan olumsuz etkisi en az seviyeye indirilmiş ve gıda güvenliğini arttırmak için iklim koşullarına uygun tohumların üretilmesi sağlanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın amacı ise Sanayi 4.0 sonrasında tarım teknolojisinde yaşanan gelişmelerin tarım sektörü üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada tarım sektörünün gelişimi ve değişimi ülkemiz ve dünya ekonomisi açısında incelenmekte ve Sanayi 4.0 sonrasında tarımsal üretimi etkileyen dönüşümler belirlenmektedir. Bu dönüşümlerin tarımsal üretim düzeyi üzerine olan etkisi bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri kullanılarak incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bilgi ve iletişim teknolojisi değişkenleri ile ifade edilen Sanayi 4.0 tarım sektörü üzerinde etkiye sahiptir.

Endüstri 4.0Tarım sektörüTarımsal üretim+4
Çağla Yener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal üretimin dış satımdaki önemi: Türkiye Hollanda karşılaştırması

İnsanlar hayatın başlangıcından bu yana toplumlarının gelişmesi ve ilerlemesi için birçok ekonomik faaliyetle uğraşmışlardır. İlk insanlıktan günümüze kadar süregelen tarım sektörü bu faaliyetlerin en önemlilerindendir. Antik Çağlar'da su kaynaklarına yakın mevkilerde tarımsal faaliyetler gerçekleştirilmiştir. Medeniyetlerin oluşmasında öncülük eden tarım sektörü 1900'lü yıllara kadar ülkelerin temel geçim kaynaklarından olmuştur. Sanayinin gelişmesi, ülkelerin birbirlerine uyguladıkları seyahat kotalarının kaldırılması diğer sektörlerin hızla büyümesine neden olmuştur. Tarım, günümüzde hala insan yaşamı için gerekli ana faaliyet alanlarından biri olsa da ekonomi içindeki payı minimize edilmiştir. Ülkemiz coğrafi konumu ve iklim koşulları itibariyle tarıma elverişli ülkelerdendir. Önceki dönemlerde tarımda kendine yetebilen bir toplumken günümüzde birçok ürünü ihraç etmekteyiz. Bu gerilemenin altında yatan neden ve problemlerin tespit edilmesi hemen ardından da gerekli önlem ve geliştirme çalışmalarının yapılması sektörü yoğun bakımdan çıkartacaktır. Bu çalışma yapılırken tarım ürünleri ihracatında son dönemlerde ilk sıralarda yer alan Hollanda tarımının model alınması akıllıca olacaktır. Teknoloji ve bilimin tarım sektörünün her alanında kullanılması, örgütlü üretim ve pazarlama yapısının bulunması, kısıtlı üretim olanaklarını pozitif sonuçlara dönüştürmesi Hollanda tarımının temel vasıflarındandır. Bu özelliklerin ülkemize yansıtılması tarımı lider sektör konumuna getirecektir.

HollandaTarımsal üretimTürkiye+3
Dilek Töruz
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de pamuk üretimi politikalarının üretici ve ihracatçı firmalar üzerine etkilerine yönelik bir araştırma

Bir endüstri bitkisi olan pamuk, Dünyada yaklaşık olarak 75 ülkede yetiştirilmektedir. Tekstil ve gıda endüstrilerinde temel girdi olarak kullanılan stratejik bir üründür. Pamuk işlenmesi aşamalarında çırçır, dokuma ve tekstil gibi üretim zincirlerinde önemli istihdam imkanları ve katma değer sağlayan, ekonomik değeri yüksek bir bitkidir. Sektörlere uygulanan politikalara bağlı olarak, Türkiye'deki pamuk üretimi miktarı yıllar itibariyle düşüş göstermektedir. Araştırmada İzmir ilinde üretim yapan pamuk üreticilerinin, üretime yönelik verilen teşvik ve üretim politikalarını nasıl algıladıkları ve politikalara karşı tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, pamuk sektörünün önemli faktörlerinden, çırçır, dokuma ve tekstil işletmelerinin, ihracat sürecindeki sorunlarının ve üreticilere verilen bu desteklerin sektöre etkilerinin tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Tezin ilk bölümünde, pamuk bitkisi ve sektöre yönelik kavramsal bilgilere yer verilmiştir. Tezin ikinci bölümünde; İzmir ilindeki pamuk üreticilerinin mali desteklerden memnuniyet seviyeleri ölçülerek, mali desteklerin yeterliliği ortaya konulmuştur. Bu amaçla, 219 üretici ile yapılan anket sonuçları, SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Birincil veriler, basit tesadüfi örnekleme yöntemi ile, yüz yüze yapılan anketler yoluyla elde edilmiştir. Anket çalışmasında pamuk üreticilerine, tarım destek politikalarına bakış açılarını belirlemek için çeşitli sorular yönetilmiştir. Elde edilen verilerin setlerine bağlı olarak Çapraz Tablo, Pearson Ki Kare, T Testi, One Way Anova, Pearson Korelasyon ve Games- Howell testleri ile hipotez geliştirilmiştir. Tezin üçüncü bölümünde; pamuk sektöründe ihracat yapan, çırçır, dokuma ve tekstil faaliyetinde bulunan 9 adet firma üst düzey yetkilisi ile röportaj yapılmıştır. İşletmelerinin pamuk üreticilerinden kaynaklı sorunlarını ve pamuk üreticilerine yönelik üretim politikalarının, pamuk sektörünü nasıl etkilediği tespit edilmeye çalışılmıştır.Her iki çalışmada ortaya çıkan bulgular tartışılmış, akabinde pamuk sektörünün geleceği için öneriler geliştirilmiştir.

PamukTarımsal üretimÜreticiler+4
Murat Koparan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

1980 sonrası Türkiye'de tarım sektöründe üretim fiyat ilişkisi ve Gördes örneği

Tarım sektörü insanlık tarihi için çok önemli bir yere sahiptir. Yerleşik hayata geçiş ile hız kazanan önem eski çağlardan günümüze kadar her bir dönemde daha da artarak günümüze kadar ulaşmıştır. Türkiye'de Cumhuriyetin ilanından sonra gelişen tarım sektörü, 1980 yılında alınan 24 Ocak kararları ile farklı bir boyut kazanmıştır. Bu alınan kararlar neticesinde dışa açık bir ekonomi uygulanmaya başlanmış ve bu süreçten sonra Avrupa Ortak Tarım Politikalarına uyum sürecine girilmiştir. Uygulanan uyum sürecinde birçok anlaşmaya imza atılmış ve Avrupa'daki gelişmeler yakından izlenmiştir. Ortak Tarım Politikası ve Türkiye'de uygulanan Tarım Uygulama Reformları üreticilerin lehine önlemler alınmasını sağlamıştır. Bu kapsam da verilen desteklemeler çiftçi için ek gelir kaynağı olmuş ve bazı ürünlerin yetiştirilmesi konusunda teşvik edici bir rol oynamıştır. Gördes ilçesinde de 2008 yılı ve daha sonrası dönemde verilen desteklemeler çiftçilerin gelirlerinde önemli artışlar sağlamıştır. Gördes ilçesinde 2008 yılı ile 2014 yılları arasında bazı ürünlerde verilen devlet destekleri incelenmiş ve sektördeki değişim belirlenmeye çalışılmıştır; tütün, susam, buğday, arpa, karpuz, kavun, patates, haşhaş, fiğ, kiraz, zeytin ve üzüm ürünleri için maliyet föyü çıkartılarak tek tek maliyet kalemleri hesaplanmıştır. Bu seçili on iki ürün için 2008-2014 yılları arasında bir dekarda yetiştirilen üründeki toplam maliyet analizi ayrı ayrı incelenmiştir. Bunun yanında bir dekarda maksimum verim ve birim fiyatları kullanılarak gelir maliyet analizi yapılmış ve her ürün için bir dekardaki kârlılık miktarları hesaplanmıştır. Seçili ürünler için bir dekardaki toplam maliyet, gelir ve kâr rakamlarının 2008 ile 2014 yılları arasında nasıl değişim gerçekleştirdiği grafiksel olarak analiz edilmiştir. Her ürün grubu için 2008-2014 yılları arasındaki toplam üretim miktarları, bir dekardaki getiri ve birim fiyatlar incelenmiş her ürün grubu için elli dekardaki toplam getiri hesaplanarak desteklemeden alacağı gelirlerde yıllar itibari ile bu rakamlara ilave edilmiştir.

Ekonomik üretim miktarıFiyatManisa-Gördes+6
Uğur Bilgen
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Fındık kurdu (Curculio nucum L. col.: curculıonıdae)'nun Düzce ve Sakarya'daki mevcut durumunun belirlenmesi

Fındık kurdu, Curculio nucum fındıkta zarar yapan böcek türleri arasında yer almaktadır. Bu çalışmada, Düzce ve Sakarya illerinde C. nucum'un yaygınlık oranı, ergin popülasyon yoğunluğu ve larvalarının neden olduğu delikli fındık oranı araştırılmıştır. Araştırmalar 2020 ve 2021 yılında toplam 29 fındık bahçesinde yürütülmüştür. Zararlıya ait en yüksek ortalama yaygınlık oranları Düzce ve Sakarya illeri için sırasıyla %40 ve %50 olarak belirlenmiştir. Diğer taraftan, bazı yerlerde yaygınlık oranları %100'e kadar ulaşmıştır. Düzce için 2020 ve 2021 yıllarında on fındık ocağı başına düşen ortalama ergin sayısı 0.57 ve 0.63 iken, bu oranlar Sakarya için sırasıyla 0.25 ve 0.64 olarak belirlenmiştir. Lokasyon bazında en yüksek ortalama ergin sayısı Düzce için 1 ve Sakarya için 2 adet olarak tespit edilmiştir. En yüksek ortalama ergin sayısı belirlenirken bahçeler düzeyine inildiğinde ise Düzce'de 10 ocak için ergin sayısı 4 adete, Sakarya'da ise 2 adete kadar çıkmıştır. Hasat sonrası yapılan incelemelerde larvaların önemli ölçüde meyve hasarına neden olduğu tespit edilmiştir. 2020 sezonunda delikli fındık meyvesi Düzce'de ortalama %2.93 ve Sakarya'da ortalama %3.07 iken, 2021 sezonunda bu oranlar Düzce için %5.63 ve Sakarya için %4.36'ya çıkmıştır. Sonraki üretim sezonlarda ekonomik kayıpların önüne geçebilmek için zararlı popülasyonunun takip edilmesi ve zararlının kontrol altında tutulması önemlidir.

DüzceFındıkFındık kurdu+5
Ercan Çöpoğlu
Düzce University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu'nun kırsal kalkınmaya etkisi

Türkiye'de kırdan kente yönelen göç süreci nedeniyle, zaman içinde kırsal nüfus azalırken, büyük kentler aldıkları kitlesel göçler nedeniyle yaşanamaz hale gelmiştir. Dengeli bir kalkınma sürecinin sağlanabilmesi için, kırsal alanların kalkınmasına yönelik etkili proje ve politikaların geliştirilip, hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede Türkiye'de, kırsal kalkınmayı desteklemek ve AB'ye uyum süreci amacıyla, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) 2007 yılında kurulmuştur. Bu kapsamda çalışmanın amacı; TKDK'nın tarımsal üretime dolayısıyla kırsal kalkınmaya katkısını ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışma da önce TKDK il koordinatörlüğünün bulunduğu 42 il için kurumun kuruluşu öncesi ve sonrası dönemleri arasında, daha sonra il koordinatörlüğü bulunan 42 il ile bulunmayan 39 il arasında, tarımsal üretim düzeyi açısından fark olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Analizler sonucunda TKDK'nın tarımsal üretim düzeyini ele alınan kısa dönemde dahi olumlu etkilediği tespit edilmiştir.

KalkınmaKırsal kalkınmaTarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu+1
Merve Uslu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan tarımsal destekler ve OECD ülkeleriyle mukayesesi

Bu çalışmanın amacı, ülkemizde tarım sektörünün yıllar içindeki yapısını ve uygulanan tarımsal destek ve politikaların üretime etkisini anlamaktır. Bu nedenle Cumhuriyet'ten günümüze uygulanan tarımsal destekler incelenmiş ve sonuçları daha doğru değerlendirmek için OECD ülkeleriyle mukayese edilerek ele alınmıştır. Değerlendirme ise TUİK, WORD BANK, DPT, OECD gibi resmi kurumlardan alınan tarım verileri üzerinden yapılmıştır. Ülkemizde tarımsal destekler Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar devam etmiştir. Ancak 1980 yılından sonra uygulanan tarımsal desteklerde azaltılmaya gidilmiştir. Bunun üretime etkisi, sektördeki çözülmeyi arttırırken, büyüme hızını düşürmüştür. Birçok tarım ürünü üretiminde kendi kendine yeterlilik seviyesi azalırken, gıda ürünleri tüketiminde ithalata yönelmeler başlamıştır. Günümüzde tarım ürünleri üretiminde ve ticaretinde özellikle OECD ülkeleri önemli konuma sahiptir. Bu ülkelerin ekonomilerinde tarımın payı düşük, ancak birçok tarım ürününde yeterlilik seviyesinin üzerinde üretim yapılmaktadır. Toplam tarım ürünleri ihracatında ilk sıralarda yine bu ülkeler yer almaktadırlar. Bunun en önemli nedeni, bu ülkelerin daha önceki yıllarda tarım sektörlerinin ihtiyacına yönelik ve istikrarlı olarak uyguladıkları desteklerdir. Anahtar Kelimeler: Tarımın Önemi, Tarımsal Destekler, Tarım Üretimi, Tarımın Ekonomideki Yeri.

Ekonomik etkiKarşılaştırmalı analizOECD ülkeleri+7
Kader Uçar
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal üretici örgütlenmesi ve yapısal sorunlar

Bu çalışma ile Ülkemizdeki tarımsal üretici örgütlerinin mevcut yapısını ortaya koymak ve tarımsal üretici işletmelerinin sorunlarını tespit ederek çözüm önerilerinde bulunmak olacaktır. Bunun yanında bu işletmelerin hangi yasal düzenlemelerle kuruldukları, kuruluşlarındaki amaçlarının neler olduğu ve bu kuruluşların birbirleriyle olan ortak ve ayrılan yönlerinin neler olduğunun tespit edilmesine yönelik bir çalışma gerçekleştirilmiştir.

KooperatiflerTarımsal üretimÖrgütlenme+2
Mehmet Atasoy
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal finansmanda kooperatifçiliğin önemi

Bu çalışma temel olarak tarımsal faaliyetlerde ortaya çıkan finansman problemine çözüm olarak tarımsal kooperatiflerin önemini sorgulamaktadır. İlk olarak tarımın tarihsel gelişim süreci değerlendirilmiş, avcılık ve toplayıcılık ile başlayan faaliyetlerin yerleşik hayata geçilmesiyle düzenli tarımsal üretime dönüşümü incelenmiştir. Sanayi devrimi ve modern üretim tekniklerinin gelişimi ile orantılı olarak tarımsal üretimde de yenilikler meydana gelmiştir. Tarımın devletler için önemini her dönemde koruduğu ve politikalar içerisinde de yer aldığı görülmüştür. Son dönemlerde küçük tarım işletmelerinin finansman problemi ile karşı karşıya kalmaları belirli çözüm arayışlarını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda ülkemizde tarımsal üretimin sürdürülebilmesinde yararlı olacak finansman kaynaklarına değinilmiştir. Kooperatiflerin tarımsal üretimde meydana gelen sorunların başında yer alan finansman problemini gidermedeki rolü ve üretimin sürdürülebilmesi için kooperatiflerin çalışma faaliyetleri vurgulanmıştır.

FinansFinansal kaynaklarFinansman+5
Ömer Melih Üney
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de iklim değişikliklerinin buğday fiyatlarına etkisi

İnsanoğlunun var oluşundan beri varlığını özellikle gıda temini noktasında hissettiren ve sürdüren tarım sektörü, gelişen teknolojiye bağlı olarak uygulama esaslarını ve tarımsal ürünlerin kullanım sahalarını da geliştirmiştir. Ancak, tarımsal üretime ilişkin uygulamalar her ne kadar gelişirse gelişsin, tarımın mevsimlere bağlı olma özelliği üretimi her zaman belirli bir limit noktasında tutan unsurların başında gelmektedir. Hem toprağın hem de ürünün hava şartlarıyla doğrudan ilişki içerisinde şekillenmesine bağlı olarak tarımsal üretim de yine iklim koşullarına bağlı bir seyir sergileyecektir. Dolayısıyla, iklim koşullarının müsait olduğu durumlarda üretim de o derece verimli olacak ve tarımsal ürünlerde üretim miktarı beklenenin altına düşmeyeceği gibi fazla da olabilecektir. Ancak aksi durumda ürün miktarının azalması, talebe karşı arz daralması anlamını taşıyacak, fiyatlar, tarımsal hammadde kullanılan ürünlerin fiyatları ve bağlı olarak finans piyasaları da bu durumdan etkilenecektir. Özellikle küresel ısınmanın iklim üzerindeki etkisi dikkate alındığında bu etkileşim, yukarı yönlü bir seyir sergileyerek devam edecektir. Türkiye'de iklim değişikliklerinin tarımsal fiyatlar üzerindeki etkisinin analiz edildiği bu çalışmada, iklim unsurları olan sıcaklık, kar kalınlığı, nem gibi parametrelerin belirli seviyelerde tarımsal fiyatları etkilemediği ancak bu seviyelerin üstünde veya altında seyrettiği durumlarda ise tarımsal fiyatların etkilendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler : İklim Değişikliği, Küresel Isınma, Tarımsal Üretim, Tarımsal Fiyatlar

BuğdayBuğday piyasasıFiyat hareketi+5
Yasemin Marmara
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Antik Dönem yazarlarının (MÖ. 6.yy-MS 1.yy) eserlerinde adı geçen gastronomik ürünler, ürünlerin Anadolu bağlantıları ve günümüz gastronomisi açısından değerlendirilme olanakları

Bu araştırmanın amacı Antik dönem (MÖ. 6.yy- MS 1.yy) yazarları tarafından yazılmış çeşitli temel eserlerde Anadolu topraklarında o dönemde yetiştirilmiş ürünlerin tespit edilmesi, bunların öneminin vurgulanması ve sıklıkla bahsedilmiş olan 13 tarım ürününün günümüz Türkiye topraklarındaki ihracat, ithalat, üretim, tüketim miktarları ve alanlarının ve üretim potansiyellerinin incelenmesi ve bu resmi bilgiler ışığında yorumlanmasıdır. Bu ürünler buğday, arpa, zeytin ve zeytinyağı, fındık, incir, kiraz, soğan, sarımsak, nohut, fasulye, susam ve mısırdır. Anadolu toprakları, yüzyıllardan beri polikültür tarımsal üretimin yapılabildiği nadir kara parçalarından biridir. Bu coğrafya, pek çok hayvansal temelli gıda ürünü de dahil olmak üzere birçok bitki türü yetiştiriciliği için uygun bir ortam sağlamaktadır. Anadolu, Türkiye Cumhuriyeti'nin de yurt olduğu ve tarihi bir öneme sahip olan "Uygarlıklar Beşiği" olarak bilinmektedir. Araştırmada bir diğer odak noktası ise antik dönemde beslenme olgusu üzerinden sürdürülmüştür. Antik dönemde yiyecek ve içecek kültürü modern gastronomi kavramından farklı olsa da yemek pişirme ve sunma sanatı büyük bir önem taşımaktadır. Beslenme alışkanlıkları, antik dönemde zaman ve bölgeye göre değişiklik göstermektedir. Bu durum günümüzde olduğu gibi büyük ölçüde tarımın ve hayvancılığın gelişimine bağlıdır. Bu araştırmanın tarım üzerine yoğunlaşmış olmasının temel nedeni ise tarım olmadığı sürece gastronominin de olamayacağı gerçeğidir.

AnadoluAntik ÇağGastronomi+6
Hatice Merve Engiz Korucu
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of railway infrastructure on economic growth and population in Turkey

This study explores the empirical relationship between transportation infrastructure and two measures; demographic and economic activity. Railway lengths, population density and agricultural production at province level base used as datasets for transportation infrastructure, demographic and economic activity measures, respectively. The most important contribution of this study is related with the datasets, which should probably be the first example for the knowledge of the author in Turkey. Using province level panel data for Turkey, panel econometric methods are applied to investigate these relationships in time and space. Panel regression, panel unit root, panel cointegration and panel causality testing procedures are performed to sort out the linkage between measures for the sample period between 1856 and 2007. The relationship between transportation infrastructure and economic development measures is empirically analyzed for many different developed or industrialized regions. Besides, the relationship between transportation infrastructure and demographic measures is also investigated in the same way. This study provides an empirical process for Turkey as a developing and not industrialized country. Therefore, this is the second important contribution of this study. In addition, an extensive overview of the empirical literature, investigating the effects of transportation infrastructure on economic and demographic measures, is provided in this study. Furthermore, a brief history of the railway constructions and railway network expansion during the Ottoman Empire and Republic of Turkey is also presented.

InfrastructureRailwaysEconomic growth+2
Mehmet Aldonat Beyzatlar
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tarımsal işlem maliyetlerinin arz tepkisi üzerindeki etkisi: Türkiye için zaman kesiti analizi

İşlem maliyetleri, bir iktisadi aktivite gerçekleştirilirken ortaya çıkan bilgi edinimi, müzakere, izleme, koordinasyon ve sözleşmelerin uygulanması gibi parasal olarak ölçülemeyen ama varlığı ve/veya yokluğu ile iktisadi aktivite için caydırıcı/teşvik edici olan unsurları içermektedir. Tarım sektörü özelinde incelendiğinde ise işlem maliyetleri tarımsal işletmenin üretim yapabilmek için gereksinim duyduğu girdilerin ediniminden, üretim aşamasına, üretilen ürünün pazara taşınmasından, ürün fiyatının oluşumuna kadar tüm aşamalarda piyasanın kontrolü dışında ve ölçülemeyen ama çiftçinin üretme ve üretmeme kararını etkileyebilecek maliyetler olarak ortaya çıkabilmektedir. Çalışma, işlem maliyetlerinin ortaya çıkışının teorik temellerini incelemekte daha sonra tarım sektöründe gelişebilecek işlem maliyetlerini uygulamalı yazına dayanarak anlatmaktadır. Bir sonraki bölümde ise işlem maliyetlerinin tarımsal arz üzerinde etkili olabileceği bulgusunu veri alarak ampirik arz tepkisi alternatif modelleri tanıtılmaktadır. Çalışma ampirik kısımda tarımsal üretim üzerinde işlem maliyetlerinde meydana gelebilecek olası değişikliklerin etkilerini incelemektedir. İncelenen yıl ve örneklem bazında işlem maliyetlerinin arz üzerinde etkili olabileceği bulunmuştur. Ayrıca işlem maliyetlerinin iki farklı boyutta öne çıktığı gözlenmektedir. Birincisi tarımsal üretim için kullanılan her türlü girdiye ulaşım olanaklarının nitelikleri ile ilgili iken, ikincisi üretimin tüketiciye ulaşım olanaklarının nitelikleri ile ilgilidir. Her iki boyutta da örgütlü davranışın işlem maliyetlerini azaltabileceği ve böylece tarımsal arzı arttırabileceği gözlenmektedir.

ArzMaliyetTarım+5
Sinan Veziroğlu
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım sektöründe geçimlik üretim ve işlem maliyetleri ilişkisi: Türkiye için ampirik uygulama

Bu çalışmada, Türk tarım sektöründe geçimlik tarım ile işlem maliyetleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İlk bölümde, çalışmanın teorik temelini oluşturan işlem maliyetleri anlatılmış, kurumsal iktisat çerçevesinde işlem maliyetlerinin nasıl ele alındığından bahsedilmiştir. Bu bölümde tanımlamalar yapılmakta ve konunun literatürdeki temelleri anlatılmakta, işlem maliyetlerinin iktisadi faaliyetler içerisindeki yeri, önemi ve ortaya çıkışı sunulmaktadır.İkinci bölümde Türk Tarım sektörü betimsel istatistikler ile anlatılmakta, yapısal durumu ve sorunlarına da değinilmektedir. Bu bölümde ayrıca geçimlik tarım tanımlanmakta ve işlem maliyetleri ile ilişkisi kuramsal olarak açıklanmaktadır.Son bölümde, Türkiye'de geçimlik tarım ve işlem maliyetleri arasındaki ilişki bir örneklem kapsamında ampirik olarak test edilmektedir. Bulgular işlem maliyetlerinin, geçimlik tarımın, özellikle de geçimlik tarımla ilgili faaliyet gösteren üreticilerin davranışları üzerinde etkili olduğunu göstermektedir.

Kurumsal ekonomiTarım ekonomisiTarım sektörü+4
Celal Cenk Fidan
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Genetik yapısı değiştirilmiş organizmalar: Riskler ve avantajlar

VII ÖZET Bu çalışmanın amacı, son yıllarda tarımsal üretimde yeni bir çağ başlatan genetik mühendisliği tekniklerini kullanarak üretilen ürünleri araştırmak ve bu ürünlerin riskleri ve avantajları üzerine dünya literatüründe yer alan tartışmaları incelemektir. Çalışmanın birinci bölümünde genetik mühendisliği tekniklerinin tarımsal üretimde kullanılmaya başlanmasının nedeni olarak gösterilen artan dünya nüfusuna karşılık gıda arza ve talebindeki değişim incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde gen teknolojisinin tanımları yapılmış, bu teknolojinin tarımsal üretimde kullanım yöntemleri incelenmiş ve tarımsal biyoteknolojinin ekonomik etkilerinin yam sıra piyasa üzerine ve piyasa dışı etkileri üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümünde ise, tarımsal biyoteknoloji uygulamalarının avantajları ve riskleri incelenmiştir. Transgenik ürünlerin tartışma konusu olduğu alanlar incelenerek, bu tartışmalarda taraf olan oyuncuların görüşleri açıklanmıştır. Son olarak dünyada ve Türkiye'de transgenik ürünlere ilişkin yasal düzenlemelerden bahsedilmiştir.

BiyoteknolojiEkonomik etkiGenetiği değiştirilmiş organizmalar+2
Hayriye Rana Demirer
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Örtü altı sebzecilikte üretim ve pazarlama yapısal analizi: Kumluca örneği

ÖZET Bu çalışmanın amacı, Kumluca ilçesindeki örtü altı sebze üreticilerinin üretim ve pazarlama yapılarını incelemektir. Bu amaçla çalışmanın başlıca iki problemini oluşturan "örtü altı yetiştiricilikte üreticiye üretim kararım vermede nasıl yardımcı olunabilir?" ve "ürünlerin satışında yaşanan sorunlar nasıl azaltılabilir?" sorularına cevap aranmıştır. Türkiye'de örtü altı sebze yetiştiriciliğinde modem teknoloji kullanımı sosyolojik ve ekonomik nedenlerden dolayı yeterince kullamlmamaktadır. Üreticiler örtü altı alanlarda sebze yetiştiriciliğini manuel olarak yapmaktadır. Bu koşullar altında üretim ve pazarlama sorunlarım ortadan kaldırmak için, üreticinin karar vermesine yardım eden araçların geliştirilmesi gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Örtü Altı Üretim, Bitkisel Üretim, Seracılık.

Gıda işletmeleriPazarlamaPlastik tüneller+6
Zeynep Aktaş Çimen
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00

Related subjects