Agricultural production

66 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerine etkisi ve tarım üretimi ve enflasyon: Panel veri seti analizi

Çalışmanın amacı, iklim değişikliğinin tarımsal üretime etkisini küresel ölçekte panel veri seti kullanarak incelemektir. Çalışma, ayrıca, tarımsal üretim ile enflasyon arasındaki ilişkiyi basit bir regresyon modeliyle ortaya koyarak iklim değişikliğinin enflasyon üzerindeki önemli etkisine işaret etmeyi hedeflemektedir. Çalışmada, İklim Araştırma Birimi (CRU), İngiliz Atmosfer Veri Merkezi (BADC) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Acil Olaylar Veri tabanı (EM-DAT), Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Dünya Kalkınma İndeksleri (WDI) veri tabanlarından, yıllık iklim, tarımsal üretim, toprak kalitesi, arazi kullanımı, doğal afetler ve sosyoekonomik veriler, 1961-2013 döneminde 49 ülke için derlenmiş ve panel veri seti oluşturulmuştur. İlk olarak, 1901-2015 dönemi arasında Bai-Perron Çoklu Yapısal Kırılma Testi kullanılarak ülkeler için iklim değişkenlerindeki yapısal kırılmalar tespit edilmiştir. Ortalama sıcaklığın istisnasız tüm ülkelerde artış gösterirken; gün içi sıcaklık farkı, buzlu gün sayısı, yağmurlu gün sıklığı ve potansiyel evapotranspirasyondaki değişimlerin ülkelere göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. İkinci olarak, iklimin tarımsal üretim üzerindeki etkisi regresyon analizi yardımıyla tahmin edilmiştir. Sıcaklıkta ve diğer değişkenlerde meydana gelen değişimler örneklemle sınırlanan küresel tarım üretimini pozitif, yağış ve gün içi sıcaklık farkındaki değişimler ise negatif yönde etkilemektedir. Son olarak, etkinin dünya üzerinde hangi enlemlerde farklılaştığı Eşik Değer Regresyon Modeli kullanılarak analiz edilmektedir. Yağıştaki değişimler tarım sektörünü alçak enlemlerde pozitif, yüksek dereceli enlemlerde ise negatif yönde etkilemektedir. Tarımsal üretim ve enflasyon arasındaki basit anlamlı ilişki ise, iklim değişikliğinin dolaylı olarak enflasyon üzerinde olası etkisini örneklemektedir. Bu çalışma iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini panel veri kullanarak inceleyen sınırlı sayıda çalışmalardan biri olup, bu çalışmalar içerisinde ise iklim değişikliğini en kapsamlı temsil ederek; özgün kırılma noktalarını belirlemeye yardımcı olan eşik değer regresyon modeli uygulayan ilk çalışmadır. Anahtar Kelimeler: İklim Değişikliği, Tarımsal Üretim, Enflasyon, Bai-Perron Çoklu Yapısal Kırılma Testi, Eşik Değer Regresyon Modeli

EnflasyonPanel veri modelleriTarımsal üretim+3
Damla Or Ceyhan
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The long-run causal effects of the emigration of Crimean and Nogay Turks on the urbanization and agricultural outcomes of Turkey: An empirical analysis

The purpose of this thesis is to investigate the long-term causal effects of the emigration of the Crimean and Nogay Turks on the urbanization and agricultural outcomes of Turkey. To estimate the long-term causal effects of emigrants, a novel dataset at province level consisting of six years between 1928 and 1965 is constructed by digitalizing the Agricultural Yearbooks and Population Censuses of Turkey. In addition to baseline the Ordinary Least Square (OLS) methods, Instrumental variable methods are employed to address potential endogeneity problem. The results reveal that the emigration of Crimean and Nogay Turks had a positive and significant long-term effects on urbanization rate, per capita cultivated land, per capita total agricultural production, per capita cultivated area of grain, per capita grain production and per capita industrial crops production.

MigrationsUrbanizationCrimean Tatars+7
Mahmut Ablay
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The economic analysis for the efficiency of using fertilizer in the production of vegetable in greenhouses in Slemani province: 2016 Bazian case

The use of production elements without relying on economic and technical criteria leads to low productivity and higher costs. This condition leads to a lack of full and optimal utilisation of resources; therefore, for those interested in the agricultural sector should focus their attention on the methods induce to increasing productivity and lower costs of production. In this status, the scientific method in farm management will be the primary and sufficient condition for achieving increased productivity and lower costs. In this sense, the objective of the research is to determine the efficiency of fertiliser use to grow vegetables (cucumber, tomato, green pepper) in greenhouses. However, this study shows that there is a positive correlation between the amount of vegetable production and the quantities of production elements used in vegetable production. Also, the data show that not every increase in use fertiliser always positive effect and shows that the degree of fertiliser use in Slemani Province is not highly efficient, this study has attempted to clarify the impact of this use and how to use fertilisers in Bazian District in the Slemani Province.

Economic analysisEconomic efficiencyFertilizers+5
Ako Husseın Mohammed Amın Mohammed Amın
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Urartu Krallığı'nın Van Gölü Havzası'ndaki tarımsal faaliyetleri ve ürünlerinin depolanması

Urartu Krallığı, MÖ 9-7. yüzyıllar arasında Van Gölü Havzası merkez olmak üzere Anadolu'da kurulmuş olan önemli krallıklardan biridir. Urartu krallarının izlemiş olduğu genişleme politikaları gereği çok fazla seferler düzenlemiş ve krallığın sınırlarını batıda Fırat Irmağı, doğuda İran Azerbaycan'ı, kuzeyde Ermenistan'a kadar genişletmişlerdir. Urartu Devleti hüküm sürdüğü bölgelerde insanların her türlü ihtiyacını karşılamak için önemli yatırımlar yapmıştır. Bunların başında verimli ovaların yakınına kaleler inşa edilmesi gelmektedir. Kale yakınlarındaki ovaları daha verimli hale getirmek için de su kanalları inşa etmişlerdir. Bu sayede ovalarda tarımsal ve hayvansal faaliyetler daha verimli yapılabilmiştir. Urartu Devleti'nin merkezini oluşturan Van Gölü Havzası, oldukça dağlık bir coğrafyaya ve sınırlı sayıda tarım arazisine sahipti. Van Gölü Havzası'nın bu özelliği tarımsal faaliyetler için olumsuz bir koşul oluşturmaktaydı. Bu nedenle, Urartu Devleti tarımsal faaliyetlerini artırmak için önemli politikalar izlemiştir. Bu politikaların başında kısa ve kurak geçen yaz aylarında tarım arazilerini sulamak için su bentleri, göletler ve kanalların inşası gelmektedir. Bu politikalar sayesinde Urartular, kurak arazileri sulu hale getirerek verimli hasat dönemleri yaşamışlardır. Bu tarım arazilerine, seferlerde esir alınarak göç ettirilen insanlar, tarımsal faaliyetlerde çalıştırılmak üzere yerleştirilmiş olmalıdır. Böylelikle bu insanların öncelikle barınma sorunu ortadan kaldırılmış, daha sonra da tarım arazilerinin yakınlarında istihdam edilerek gerekli insan gücünün karşılanmış olduğu tahmin edilmektedir. Urartular tarımsal faaliyetlerde kullanılmak üzere tarım aletlerinin üretimine de ayrıca önem vermişlerdir. Tarım aletlerinin büyük çoğunluğu demirden yapılmıştır. Ancak demirin çabuk korozyona uğraması nedeniyle, çok az sayıda tarım aleti günümüze kadar gelebilmiştir. Bel küreği, orak, dirgen (şene), saban ve çapalar Urartuların kullanmış oldukları tarım aletlerinden bazılarıdır. Bu tarım aletleri incelendiğinde Urartular tarlanın sürülmesinden, hasatın yapılmasına kadar olan süreçte kullanılacak bütün tarım aletlerini belirli bir düzen içerisinde kullanmış oldukları anlaşılmaktadır. Çivi yazılı belgelerden edinilen bilgilere göre söz konusu Urartu tarım aletleri devlet tarafından çiftçilere dağıtılmıştır. Urartuların tarımsal faaliyetlerden elde ettikleri ürünlerin büyük bölümünü tahıllar (buğday, arpa, akdarı vs.) oluşturmaktaydı. Bu ürünleri baklagiller (Nohut, mercimek vs) izlemekteydi. Ayrıca çeşitli meyveler (elma, armut, üzüm, kiraz vs) de yetiştirilmekteydi. Urartular bunların içiresinde özellikle üzüme önem vermişlerdir. Üzüm bağları ve meyve bahçeleri kurduklarına dair yazıtlar bulunmaktadır. Urartu Krallığı, sulu tarımın yapılabileceği arazilere kanallar yardımı ile su taşımışlardır. Yapmış oldukları kanalların bazılarının günümüzde de kullanıldığı görülmektedir. Bunlardan en önemlisi Minua Kanalı'dır. Gürpınar'dan Tuşpa'ya su taşıyan bu kanal Van Ovası'nın güney kesiminin su ihtiyacını büyük ölçüde karşılamıştır. Urartular sulama faaliyetleri için kanallar, bentler ve göletlerden yararlanmalarının yanında, doğal su kaynaklarını da ustaca kullanmışlardır. Urartular, tarımsal faaliyetlerde elde edilen tarım ürünlerini inşa ettikleri depolarda muhafaza etmişlerdir. Urartu Devleti kaleler kurarken alt yapının içerisinde saray, tapınak vb. kamusal binalarla beraber depo yapılarının inşasını da planlamışlardır. Urartuların Van Gölü Havzası'nda Çavuştepe, Ayanis, Yukarı ve Aşağı Anzaf, Yoncatepe, Toprakkale gibi kalelerin ovaların yakınlarına kurulması tarımsal faaliyetlere önem verdiklerini göstermektedir.

Arkeolojik yerleşimDepolamaDepolama koşulları+7
Erdal Özgüner
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Determinants of agriculture output towards positive impact on economic growth of Nigeria 1981-2020

The study examined determinants of agriculture output towards positive impact on economic growth of Nigeria and the results from the study shows that, the variables significantly impacted the agriculture output. Three research question were used for the study and related literature was reviewed. As a method of estimation, the Ordinary Least Squares method (OLS) was employed to estimate Vector auto-regression (VAR) and granger causality test. The study of this method is based on the fact that the technique is relevant to the objective of this study and has desirable property for this analysis. Moreover, it was revealed that Exchange rate (EXR), had significant and negative impact on Agricultural Output (AOUT) in Nigeria. This implied that decrease in Exchange rate (EXR) led to increase in Agricultural Output. Furthermore, the result also revealed that Inflation (INF) had no significant impact and relationship on Agricultural Output (AOUT) in Nigeria. This implied that a rise in Inflation (INF) led to decrease in Agricultural Output (AOUT). Lastly, Interest Rate (INT) is non-statistically significant. It also indicates that there is no positive connection between Interest Rate (INT) and Agricultural Output (AOUT) in Nigeria for period between (1981-2020). The study concludes that increasing effective exchange rates, interest rates, inflation rates, will positively affect Agricultural Output Nigeria's economic growth. Based on the findings the study therefore recommends that the Government policies should encourage the inflow of foreign private investment so that it can continue to encourage the production or development of the agricultural sector in Nigeria and accountability aimed at raising living standards, increased attention to cultural and human values, improved education, and the creation of more jobs will all contribute to greater individual and societal success in addition to improving material well-being.

Exchange rateEconomyEconomic growth+7
Paulet Uwaıla Osaghae
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of foreign direct investment on agriculture production in Djibouti

This study experimentally investigates the effect of foreign direct investments on Djibouti's agricultural production. The researcher has chosen a sample of 34 years' worth of data collection records from 1980 to 2014 taken from Sesric's Djibouti Economic Data repository. By using fundamental correlation and deterministic models, econometric procedures are enhanced. Data have evaluatwaswere done and all variables were examined for their unit roots, and they were stationary in the first-difference model while they were non-stationary in the level model. Descriptive statistics tests, the LMS test, the data Unit root test, the ARDL model (ECM regression), the heteroskedasticity test, (Breusch Pagan Godfrey) Ramsey test, and model stability tests are also used. According to this research Agriculture production is the dependent variable while Foreign Direct Investment (FDI), labor, and capital act as the independent factors. The researcher has demonstrated in this research that foreign direct investment and the productivity of Djibouti's agricultural sector are directly linked based on the data.

DjiboutiForeign direct investmentsLabour+4
Mohamed Amın Alı Elmı
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The supermarketization and the rise of private agri-food governance: Gap certification in Antalya

This study examines the rise of supermarket-driven private agri-food governance and its effects on agricultural producers in Turkey. The neoliberal restructuring of Turkish agriculture operates through private food standards and third-party certification schemes driven by supermarkets. In this respect, supermarketization and third-party GlobalGAP (ITU) certification are two parallel processes transforming the agricultural production and rural livelihoods in Turkey. This study examines these processes through an analysis of supermarket expansion, facilitative legal regulations, government subsidy policies and their overall effects on fresh fruit and vegetable (FFV) producers in Antalya. The main argument is that supermarket- driven third-party certification has differentiating impacts of different scales on agricultural producers. It also argues that the social differentiating mechanisms of third-party ITU certification work through and as the result of changing agricultural policies in Turkey. This study is based on field research and in-depth interviews with agricultural producers, agri-food companies, government officials, Migros's Mediterranean region procurement center officers and engineers, agricultural cooperatives and third-party certification body auditors and certifiers in the Serik, Muratpaşa, Finike and Demre districts of Antalya. Apart from that, government statistics, agricultural law and regulation texts have been sources for this study.

Food productsSupermarketsAgricultural products+3
Sercan Taş
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Enerji kullanımının tarım sektörüne etkisi: Türkiye örneği

İnsanlık tarihiyle birlikte var olan tarım kuşkusuz insan hayatının en temelinde yer almaktadır. Tarım insanoğlunun yaşamını idame ettirebilmesi için büyük bir öneme sahiptir. Diğer taraftan teknolojinin gelişmesiyle birlikte enerjinin önemi de giderek artmaktadır. Özellikle 2000'li yıllardan itibaren katlanarak artan bir enerji talebi gözlemlenmektedir. Bu çalışmada, enerji ile tarımın birbiri ile ilişkisi ele alınmıştır. Son yıllarda tarımsal ürün çeşitliliğinin oldukça fazla olması nedeniyle Türkiye genelinde hemen hemen bütün bölgelerde ekilebilen tarım ürünün ağırlıklı hububat olduğu bilinmekte ve çiftçiler hububat üretmek için genellikle traktörden yararlanmaktadır. Traktörlerin tükettikleri motorinin yanı sıra tarımsal üretimin gerektirdiği sulama için de motorin kullanılmakta, ayrıca elektrik enerjisinden de faydalanılmaktadır. Bu noktada, Türkiye'de elektrik üretimi konusunda sahip olunan kurulu güç kaynakları önem arz etmektedir. Kısaca bu çalışmada Türkiye'de tarımsal faaliyette kullanılan enerji türleri, kullanım miktarları ve kullanılan enerjinin tarımsal ürün verimini (çıktıyı) nasıl etkilediği irdelenmiştir. Bu amaçla ARDL analizi gerçekleştirilmiştir.

EnerjiEnerji fiyatlarıEnerji talebi+6
Mahmut Soysal
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi sürecinde tarım politikalarının üreticiler açısından değerlendirilmesi: Ankara ili Beypazarı ilçesi araştırması

Dünya, birçok ülkeyi ve neredeyse tüm sektörleri etkileyen COVID-19 salgını nedeniyle küresel bir krizle karşı karşıya kalmıştır. Bu çalışma, pandemi sürecinde Ankara'nın Beypazarı ilçesindeki tarım politikalarını değerlendirmeyi, sorunları tespit etmeyi ve üretime yönelik önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır. Ayrıca, üreticilerin sosyoekonomik özelliklerini, tarımsal üretimi etkileyen faktörleri, pazarlama yapılarındaki değişimi ve bilgi düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçlara ulaşmak için Beypazarı'nda yoğun üretim yapılan 10 köyden Tesadüfi Tabakalı Örnekleme Yöntemi ile 77 işletme seçilmiştir. Anketler yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilmiş, pandemi sürecinde tarım politikalarının değerlendirilmesine ilişkin veriler toplanmış ve verilerin değerlendirilmesinde Basit Aritmetik Ortalama yöntemi kullanılmıştır. Pandeminin Beypazarı'ndaki üreticiler üzerindeki etkisini ve karşılaşılan sorunları belirlemek için Likert Ölçeği kullanılmıştır. Sonuç olarak, işletmelerde ortalama arazi genişliğinin 158.66 dekar olduğu, üreticilerin %68.33'ünün pandemi döneminde tarımsal destek miktarını yeterli bulduğu, işletmelerin üretim sırasında karşılaştığı en önemli sorunun girdi maliyeti olduğu ve işletmelerin ihtiyaç duyduğu en önemli girdinin sermaye olduğu tespit edilmiştir. Bu dönemde üretimin sürdürülebilirliği için uygulanan sokağa çıkma yasağından muaf tutulma ve faizsiz kredi imkanlarından yararlanma gibi uygulamalar sayesinde tarımsal üretimin kesintiye uğramadan devam ettiği tespit edilmiştir. Araştırma neticesinde elde edilen bilgilere göre, pazarlama zincirindeki aksaklıklara ve döviz kurlarındaki artışlara bağlı olarak artan maliyetlere karşı üreticiler korunmalıdır.

COVID 19Tarım politikalarıTarımsal üretim
Cansu Kadakoğlu
Ankara University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

The productivity of Turkey's agricultural production on provincial basis

Given the geographical location, seasonal features and historical-cultural features, agriculture has always been extremely important in Turkey. In this study, using the data from 81 provinces in Turkey between 2007 and 2015, it was analyzed whether agricultural production is efficient or not. As the methodology, the Data Envelopment Analysis based Malmquist Productivity Index is used. The input set has been determined as number of tractors used in plant production, number of laborers in agricultural sector, the cultivated area used in agriculture and the amount of fertilizer used in agriculture, while the output set has been determined as the amount of income generated by the agricultural production activities of 81 provinces between 2007 and 2015 in the gross domestic product (GDP) of that province. In the given period, the province with the greatest increase in agricultural productivity was Hakkari, while the province with the greatest decrease in agricultural productivity was Karaman. In total, an overall increase in agricultural productivity was observed in Turkey.

Gross domestic productHakkariKaraman+4
Elif Gül Köse
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Osmaniye'deki küçük tarım işletmelerinin yerfıstığı üretiminde eğitimin ve teknik etkinliğin verime olan katkısı

Bu çalışmada Osmaniye ili Kadirli, Sumbas ve Merkez ilçelerdeki yerfıstığı üretiminde kullanılan girdilerle elde edilen verim arasındaki ilişki Cobb-Douglas üretim fonksiyonuna göre analiz edilmiştir. Analiz sonuçları Regresyon, Korelasyon, Varyans Analizleri yardımıyla çözümlenmiştir. Yerfıstığı üretiminin veri analizinin yapılma nedeni, yerfıstığının bu alanlarda en fazla yetiştirilen tarım ürünü olmasıdır. Çalışmadaki veriler 48 çiftçi ile yüz yüze anket yoluyla elde edilmiştir. Veriler 2015-2016 üretim dönemine aittir. Yapılan analizde, dekara elde edilen verim ile, tecrübe, gübre miktarı, resmi okul eğitimi, arazinin tasarrufu ve sulama şekli arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Üretimde kullanılan gübre miktarının teknik etkinlik katsayısı ise 0,01 olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Cobb-Douglas, Yerfıstığı, Osmaniye İli.

EğitimTarımTarım işletmeleri+7
Elif Akgül
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Gendered identities of female tropical fruit growers: The case of Instagram entrepreneurs in Turkey

Many farmers and investors have opted for tropical fruit growing in recent years due to these crops' nutritional and economic value in the global markets. Although agriculture in Turkey is dominated by small-scale family farmers (Başaran, 2020), female tropical fruit growers represent themselves as entrepreneurs, hence decision-makers on Instagram. Scholars working on the nexus of gender and media note that social media channels usually exacerbate traditional gender norms and roles, instead of empowering women (Duffy & Pruchniewska, 2017). By merging visual methodologies (Rose, 2016) and discourse analysis methods (Fairclough, 2001) with Goffman's dramaturgical analysis (1959), as well as based on a fieldwork and in-depth interviews, this research has attempted to find an answer to (i) why do female tropical fruit growers prefer using social media over other trade networks?, and (ii) how do they represent themselves around the product they are advertising? Accordingly, it has been found that female tropical fruit growers comply with their pre-given gender roles through posting on (i) healthy eating, (ii) elevated social class, (iii) strong family bonds, (iv) labor-intensive work, and (v) desire for more profits. It has also been identified that producing, selling, and marketing tropical fruits via Instagram is preferred since it ensures flexibility, thus helping maintain women's role overload in rural households (Brumfield & Ozkan, 2016). With these findings, this research has contributed to the intersection of the following two literatures: gender and media, and the neoliberalization of agriculture.

Goffman, ErvingWoman entrepreneurshipWomen+7
Aslı Asena Turan
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Çevre ve tarım politikaları bağlamında Büyük Menderes Havzasında sosyo-ekonomik değişim

İklim değişikliği ve küresel ısınmanın ekosistemlere, insan ve diğer canlıların yaşamına etkisi birçok alanda giderek hissedilmektedir. Ayrıca tarım ve hayvancılık gibi geleneksel üretim modellerinin, iklim değişikliği ve küresel ısınma ile önemli bir bağı bulunmaktadır. Günümüzde dünyanın her bölgesinde değişen iklimsel koşullara bağlı olarak tarımsal üretim ve hayvancılık yapan ve çeşitli sorunlar ile başa çıkmak zorunda kalan insan popülasyonu halihazırda zaten mevcutken, yakın ve uzak gelecekte de bu durumun artış göstereceği uzmanlar tarafından belirtilmektedir. İklim değişikliği ve diğer dış etkenlerin yol açtığı olumsuz şartlar nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörlerinde faaliyet gösteren kişilerin, mevcut üretim ürünlerinden farklı üretim ürünleri üretmek zorunda kalıp kalmadıkları, tarım sektörünü terk ederek farklı iş alanlarına yönelme eğilimi içinde olup olmadıkları, yaşadıkları bölgelerden hangi şartlar altında göç ettiği ve/veya göç etmeye mecbur kalacakları sorunsalları küresel ısı ve iklim değişikliğinin yol açtığı problemlerden yalnızca bazılarıdır. Bu çalışmada, iklim değişikliği ve küresel ısınmadan etkilenen ve gelecekte daha yoğun şekilde etkileneceği belirtilen ve önemli bir tarımsal üretim bölgesi olan Büyük Menderes Havzası'nın, Aydın ili dahilinde kalan kısmı ele alınmıştır. Nazilli, Kuyucak, Söke, Çine ve Bozdoğan ilçelerinden 5 farklı köy tespit edilmiş ve burada kaynak kişilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma, Büyük Menderes Havzasında bulunan Aydın ilinin kırsal yerleşim yerlerindeki sosyo-ekonomik değişimi; yaşanan sorunlar karşısında politika yapıcılarının ne tür önlemler alabileceğini; küresel ısınma, iklim değişikliği ve tarımsal üretim çerçevesinde değerlendirmektedir.

Büyük Menderes HavzasıDoğal çevreSosyoekonomik değişme+1
Gülçin Dindar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Jeotermal enerji üretimine yönelik faaliyetlerin üreticiler açısından değerlendirilmesi: Aydın ve Manisa ili örnekleri

ÖZET JEOTERMAL ENERJİ ÜRETİMİNE YÖNELİK FAALİYETLERİN ÜRETİCİLER AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ: AYDIN VE MANİSA İLİ ÖRNEKLERİ Öztürk Y. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Ekonomisi Programı, Yüksek Lisans Tezi, Aydın, 2022. Amaç: Bu tez çalışmasının asıl amacı, Aydın ve Manisa illeri gibi tarımsal üretim potansiyeli oldukça yüksek olan iki ilde, jeotermal enerji (JE) üretimine yönelik faaliyetleri üreticiler açısından bazı parametreleri dikkate alarak değerlendirmektir. Bu kapsamda; üretici özellikleri, işletme karakteristikleri, işletme arazilerinin jeotermal enerji santralleri (JES)'ne olan konumlarına göre ürün, verim ve kalitesindeki değişime yönelik düşünceler, üreticilerin/işletme yöneticilerinin jeotermal enerji üretimine yönelik öngörüleri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu araştırmada, Türkiye'de bulunan jeotermal enerji kaynaklarının tarımsal üretimdeki olumlu ya da olumsuz etkileri ve hangi açıdan ele alındıkları incelenmiştir. Materyal ve Yöntem: Araştırmanın ana materyalini Aydın ve Manisa illerindeki üreticilerle yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan anket formlarından elde edilen veriler oluşturmuştur. Anket çalışmaları, JES'lerin yoğun olarak bulunduğu yörelerdeki üreticiler ile gerçekleştirilmiştir. Bu yöreler Aydın ilinde; Germencik, Efeler, İncirliova, Sultanhisar ve Köşk ilçeleri olup, Manisa ilinde Alaşehir ilçesinde bulunan önemli köylerdir. Aydın ve Manisa illerinde 100'er adet üretici olmak üzere, toplam 200 adet üretici ile anket çalışması yapılmıştır. Söz konusu örneklemin belirlenmesinde, olasılığa dayalı olmayan örnekleme tekniklerinden amaçlı örnekleme teknikleri içerisinde bulunan ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada veriler, anket yöntemine dayalı olarak toplanmıştır. Bulgular: Aydın ilindeki tarımsal işletmelerde kurutmalık incir, Manisa ilindeki işletmelerde ise bağ yetiştiriciliğinin, işletme ürün desenlerinin önemli bir kısmını oluşturduğu belirlenmiştir. Özellikle JES'e yakın konumda bulunan incir, bağ, zeytin gibi çok yıllık bitkilerin bulunmasının, bu bitkilerde verim ve kalite değişimlerinin yanı sıra yaşam sürelerine ilişkin beklentilerin de ayrıca dikkate alınmasının önemli olduğu düşünülmektedir. Tek yıllık bitkiler incelendiğinde ise; Aydın ilinde pamuk ve mısır bitkisi ekiminin önemli düzeylerde olduğu, fiğ ve arpa yetiştiriciliğinin her iki ilde yapıldığı, yine çok yıllık bir bitki olan yoncanın da her iki ilde önemli düzeyde üretilmekte olduğu belirlenmiştir. Çeşitli yem bitkileri ve sebze yetiştiriciliğinin de Aydın ilinde yoğun olarak yapılmakta olduğu tespit edilmiştir. İşletmelerin sahip oldukları arazi parsellerinin çoğunun, en yakın JES'e yaklaşık olarak 1 km mesafede bulundukları belirlenmiştir. Zaten anket yapılacak işletmelerin seçiminde, bu özelliğe ayrıca önem verilmiştir. Her iki ilde, JE üretimine yönelik faaliyetlerin başladığı son on yıllık dönemde, bağ, incir, zeytin gibi, işletmelerde ana ürün konumunda bulunan ürünlerin verim ve kalite değerlerinde azalmalar görüldüğü belirtilmektedir. Benzer bulgular tek yıllık ürünler için de geçerlidir. Elbette sonuçlar deneysel ve çeşitli kimyasal analiz sonuçlarına dayandırılmadığı için, bu değişimleri JES'in faaliyetlerine dayandırmak çok doğru olmayacaktır. Ancak, JES'e yakın olan işletmelerde, bu şekildeki gözlem ve ifadelerin belirtilmiş olmasının da önemli olduğu düşünülmektedir. Diğer taraftan, üreticiler gerek kendi yaptırmış oldukları toprak, su, yaprak ve bitki analiz sonuçları, gerekse de kendi gözlemlerine dayalı olarak bazı parametrelerdeki (toprak, sulama suyu ve yeraltı suyu, içme suyu, biyolojik yaşam özellikleri, çeşitli nehir ve derelere salınan zehirli ve normal atıklar, çürük yumurta gibi olumsuz kokular vb.) değişimlerin, daha çok olumsuz yönde gerçekleştiği belirlenmiştir. Üreticilerin dengeli, sağlıklı ve sürdürülebilir bir yaşam için düşüncelerinin çok olumlu olmadığı tespit edilmiştir. Genel olarak üreticilerin çoğunluğunun "JES'in önemli bir yenilenebilir enerji kaynağı olduğu", "JE elektrik üretimi için kullanılmalıdır." ifadelerine katıldıkları belirlenmiştir. Bu bulgu da üreticilerin JES'in, özellikle elektrik üretiminde önemli rollerinin olduğuna inanmalarıdır. Diğer taraftan ise "JES'lerin tarımsal ürünlere, hayvansal üretime, insan sağlığına ve çevreye olumsuz etkisinin olmadığı düşünülmektedir." ifadelerine ilişkin işletmelerin çoğunluğunun buna katılmadığı, diğer bir ifade ile JES faaliyetlerinin yukarıda bahsedilmiş olan olgulara olumsuz etkileri olduğuna inanmalarıdır. Bu yaklaşımların oldukça önemli olduğu, birlikte ve ayrı ayrı değerlendirilmesinin ekonomik, sosyolojik ve sürdürülebilirlik açısından eşsiz bir öneme sahip oldukları değerlendirilmektedir. Üreticilerin çoğunluğunun "JES faaliyetlerinin etkin olarak kontrol edildiği düşünülmektedir.", "JES'in re-enjeksiyon faaliyetlerini yaptırdıkları öngörülmektedir." ifadelerine katılmadıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan, "JE seracılık gibi tarımsal faaliyetlerde etkin olarak kullanılabilir.", "JE elektrik üretimi yanında, şehir ısıtmasında da değerlendirilebilir.", "JES ile ilgili tüm paydaşlarla birlikte toplantılar yaparak, ortak kararlar alınabilir.", "Yöredeki JES faaliyetleri ve tarımsal üretime ilişkin tüm verileri içeren kapsayıcı bir veri bankası oluşturulabilir.", "Elde edilecek bu veri bankası, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi'nin ilgili birimlerinin koordinatörlüğünde oluşturulabilir." ifadelerine çoğunluğun olumlu baktığı, bu konudaki çalışmaların faydalı olduğuna inandıkları tespit edilmiştir. Sonuç: Sonuç olarak, Aydın ve Manisa illerinde bulunan üreticilerin çoğunluğu, JE'nin elektrik üretiminde önemli katkılarının olduğuna, seracılık gibi modern tarım sistemlerinde ve şehir ısıtmasında kullanılmasının oldukça faydalı olacağına inandıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan ise JE ve JES yakınında bulunan tarımsal arazilerde, incir, bağ, zeytin gibi çok yıllık bitkilerin yanı sıra pamuk, mısır gibi bazı tek yıllık bitkilerin verim ve kalitelerinde, son on yıllık dönemde önemli azalmaların olduğuna inandıkları belirlenmiştir. Ayrıca, JES'te yapılan denetimlerin de yeterince etkin olmadığı ifade edilmiştir. Bu sebeple, JE üretimine yönelik JES faaliyetlerinin yeterli ve etkin kontrolleri ile sürdürülebilir bir tarımsal üretimin mümkün olabileceği öngörülmektedir. Anahtar kelimeler: Jeotermal Enerji, Tarımsal Üretim, Hayvansal Üretim, Sürdürülebilirlik, Üretici Görüşleri.

Jeotermal enerjiSürdürülebilirlikTarımsal üretim+1
Yeşim Öztürk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ili tarımsal üretiminin bölgesel ve ulusal ekonomiye katkısı: Tüketici görüşleri çerçevesinde bir değerlendirme

Tarım sektörü geçmişten bugüne tüm toplumlar için yaşamsal bir öneme sahip olan bir ekonomik faaliyet alanıdır. Gelişen bir ülke konumunda olan Türkiye'de tarım sektörü gıda talebini karşılamada taşıdığı önemin yanında istihdam, ihracat, sanayi sektörüne girdi oluşturma gibi noktalarda bölgesel ve ulusal ekonomik katkılar sunan bir sektör olarak kabul edilmektedir. Araştırmanın odağını oluşturan ve ekonomisi yoğunluklu olarak tarımsal üretime dayalı olan Aydın iliyse özellikle incir, kestane ve zeytin-zeytinyağı gibi ürünleriyle öncü illerden biridir. Bu araştırmanın amacı, Türkiye ekonomisinde tarımın önemine odaklanarak, Aydın ili bağlamında tarımsal üretim verileri ve yöresel ürünlere ilişkin tüketicilerin algıları ışığında ekonomik değerlendirmeler yapmak ve ilin bölgesel ve makro ekonomik gelişmeye katkı potansiyeline ilişkin çıkarımlar yapmaktır. Ayrıca tüketicilerin demografik özelliklerinin yöresel tarım ürünlerinin ekonomiye katkısına yönelik algılarında etkili olup olmadığının tespit edilmesi araştırmanın diğer bir amacını oluşturmuştur. Araştırmada istatistiksel veriler Aydın İl Tarım Orman Müdürlüğü, Aydın Valiliği, Türkiye İstatistik Kurumu raporlarına dayandırılmıştır. Bunun yanında tüketicilerin yöresel tarım ürünlerinin ekonomik katkısına ilişkin algılarını tespit etmek üzere birincil verilere başvurulmuştur. Nicel araştırma yöntemine dayalı bu kesitsel tarama kapsamında, Altuntaş (2016) tarafından geliştirilen ölçek ifadelerinden yararlanılarak online anket formları vasıtasıyla verilere erişilmiştir. Bu çerçevede kolayda örnekleme yoluyla belirlenen ve Aydın ilinin tarımsal ürünlerini tüketen 18 yaş ve üzeri 421 katılımcının yanıtları araştırmanın verilerini oluşturmuştur. Araştırmanın bulguları, tüketicilerin yöresel tarım ürünlerinin bölge ekonomisine, tanıtımına ve gelişimine katkı sağladığına ilişkin önemli bir algıya sahip olduklarını göstermiştir. Diğer yandan, katılımcıların yöresel ürünlerin ekonomik gelişme, bölge turizmi, ekonomisi, bölgedeki istihdam sorununun çözümü, ihracat artışı gibi çeşitli noktalarda olumlu katkılar sunduğuna yönelik algılar gösterdiğini söylemek mümkündür. Ele alınan demografik değişkenlerden bazıları anlamlı istatistiksel farklılıklar sergilemiştir. Elde edilen sonuçlar, Aydın ilinin tarımsal ürünlerinin hem bölgesel hem makro ekonomik açıdan önemli ekonomik katkı sunduğu ve gelecek dönemlerde daha fazla sunma potansiyelini gösterdiğini ortaya koymuştur.

AydınCoğrafi işaretlerEkonomi+6
Büşra İpek
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarım-dış ticaret ilişkisi bağlamında tarım sektörünün değerlendirilmesi: Aydın ili kestane ürünü örneği

Türkiye, hem kestane üretimi hem de ihracatı anlamında dünyada önde gelen ülkelerden birisidir. Türkiye'nin kestane üreticisi illeri arasında ise Aydın ili lider konumdadır. Bu tez çalışmasının amacı, kestane üretiminin ve henüz keşfedilmemiş ihracat potansiyelinin hem Aydın ili ekonomisi hem de Türkiye ekonomisi için olan önemini ortaya koymaktır. Çalışmanın temel verileri Gıda ve Tarım Örgütü'nden, Türkiye İstatistik Kurumu'ndan, Aydın Ticaret Borsası'ndan ve Ege İhracatçılar Birliği'nden ele edilmiştir. Söz konusu veriler çerçevesinde sabit esaslı endeks ve değişken esaslı endeks hesaplamaları, En Küçük Karaler yöntemi, Birim Kök testi ve Toda-Yamamoto nedensellik testi uygulanarak kestane ürününün Türkiye ile Aydın ili dış ticaretindeki ve milli gelirindeki önemi incelenmiştir.

AydınBirim kök testleriKestane+7
Seda Duygun Ağır
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın ili zeytin üretiminin bölge ve ülke ekonomisine katkısı

Zeytin bitkisi, eski çağlardan beri kullanılan ve yetiştirilen bir bitkidir. Eski çağlardan beri kullanıldığı için, hayatın her anında ve insanlık tarihinin hemen hemen her döneminde, farklı çalışmalara konu olmuştur. Aydın ilinde yetiştirilen zeytin, sadece günümüzde değil, Osmanlı Devleti döneminde de bir geçim kaynağı olarak kayıtlara geçmiştir. Ampirik literatüre bakıldığında tarımsal ürünler ile ihracat ve ekonomik büyüme arasındaki pozitif ilişki olduğu görülmektedir. Bu yönüyle Aydın ilinde yetiştirilen zeytin ve zeytinyağının da bölgesel ve ulusal ekonomiye katkısının olabileceği düşüncesi, çalışmanın motivasyonunu oluşturmuştur. Bu çalışmanın amacı da, Aydın ilinde yetiştirilen zeytin ve zeytinyağının Ege Bölgesi ve Türkiye geneli ekonomisine katkısını incelemektir. Araştırmada nicel analiz tekniklerinden betimsel analiz tekniği kullanılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) veri tabanından 2011-2021 yılları arasındaki, Aydın ili, Ege Bölgesi ve Türkiye geneli zeytin ve zeytinyağı üretim, ağaç sayısı, tüketim, ihracat sayısı ve ekonomik büyüme verileri elde edilmiştir. Elde edilen veriler ile Aydın ilinde üretilen zeytin ve zeytinyağının, Ege Bölgesi ve Türkiye geneli ekonomisine katkısı, nicel analiz tekniklerinden betimsel analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırmada ayrıca karşılaştırmalı tablolar yardımıyla analiz de gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda, Aydın ilinde üretilen zeytin ve zeytinyağının hem Ege Bölgesi hem de Türkiye geneli ihracat ve ekonomik büyüme verilerine olumlu yönde katkıda bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Aydın, Ege Bölgesi, Türkiye, Zeytin, Zeytinyağı

AydınEge bölgesiEkonomik büyüme+6
Özcan Akçay
Aydın Adnan Menderes University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Süs bitkileri işletmelerinin üretim, ithalat, ihracat potansiyelinin belirlenmesi ve değerlendirilmesi: İzmir ili, küçük menderes havzası örneği

Bu araştırmanın amacı; Küçük Menderes havzası içerisinde yer alan ilçelerdeki süs bitkileri sektörünün mevcut durumunu belirlemek ve buna bağlı olarak da ülkemizin en önemli süs bitkisi üretim merkezi olan İzmir ilindeki süs bitkileri işletmelerinin yapısı ve üretim olanaklarını tespit etmek, ithalat ve ihracat potansiyellerini karşılaştırarak ortaya koymak ve sektör sorunlarını belirleyerek bu sorunlara ilişkin bir takım çözüm önerileri ortaya koymaktır. Araştırmada birincil verileri, örneklemeye giren 152 adet süs bitkisi işletmesiyle yapılan anket çalışması ve mülakatlar oluşturmaktadır. İzmir Valiliği, İzmir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, İzmir Tarım ve Orman İl Müdürlüğü web sayfalarından, Tarım ve Orman İlçe Müdürlüklerince hazırlanan raporlardan, Resmi Gazetelerden, Süs Bitkileri Üreticileri Alt Birliği, Süs Bitkileri ve Mamulleri İhracatçılar Birliği tarafından hazırlanan Sektör Raporlarından elde edilen veriler ile birlikte TÜİK verileri araştırmanın ikincil verileri olarak kullanılmıştır. Ayrıca, konuya ilişkin çeşitli yayınlardan, tez ve makaleler ile internet araştırmalarından da yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda süs bitkileri sektöründe ciddi bir kayıt dışı üretimin var olduğu ve bunun da fiyat istikrarını sağlamada çok büyük bir sorun oluşturduğu belirlenmiştir. Diğer önemli bir sorunda sektör bazında veri karmaşasının olması, yeterli ve çeşit bazında istatistiki verinin bulunmamasıdır. Halen uygulamada olan "Bitki Pasaportu ve Operatör Kayıt Sistemi" süs bitkileri için yeterli değildir ve pek çok işletme sisteme kaydolmada ciddi sorunlar yaşamaktadır. Sektör üreticileri standart ve yerli tohumlukla üretim yaptıkları takdirde sektörün dış ticaretinde ciddi pazarlar elde edeceklerini ve artık bunun zaruri olduğunu ifade etmişlerdir. Sektörde uygulanan %18'lik KDV'nin çok yüksek olduğu, o nedenle de işletmelerin tamamının KDV indiriminin gerekliliğini savunduğu ve işletmelerin COVID-19 kapsamında yapılan %10'luk KDV indiriminin kalıcı olmasını istedikleri tespit edilmiştir. Sektör, ciddi bir devlet desteği almadığı için finansal sorunlar yaşamaktadır. Sektör yoğun bir işgücüne sahip olmasına karşın kalifiye eleman bulmakta zorlanmaktadır. Sektör içindeki iletişimin iyi ve ya çok iyi durumda olduğu, birbiriyle sorun yaşamayan işletmelerin birlikte çalışma eğilimi gösterdiği ve bu işletmelerin ciddi bir oranla birlikte çalışmak istedikleri tespit edilmiştir. Süs bitkileri sektörünün ciddi bir şekilde büyüyüp ilerleyebilmesi, dış pazarlarda gerçekten söz sahibi olabilmesi için, yukarıda tespit edilen sorunların çözümü amacıyla; ilgili kamu kurum ve kuruluşları, özel ve tüzel işletmeler ve sektör paydaşları bir araya gelip, ortak çalışma gerçekleştirmeli, fikir birliği oluşturmalı, sektör bazında ciddi yol haritaları oluşturulmalı ve bunlar ivedilikle uygulamaya aktarılmalıdır. Ancak bu şekilde rekabetçi bir sektör haline gelebileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: İzmir, süs bitkileri işletmeleri, tarımsal üretim, süs bitkileri ticareti, işletme sorunları ve önerileri

Küçük Menderes HavzasıSüs bitkileriTarım işletmeleri+5
Mert Evrensay
Muğla Sıtkı Kocman University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal destek ödemeleri ile tarımsal üretim düzeyi arasındaki ilişkinin analizi: Asimetrik nedensellik yaklaşımı

Tarım sektörü birçok ekonomi için önemini hala koruyan, yalnızca toprağın işlenmesini değil, hayvancılığı, ormancılığı ve balıkçılığı da kapsayan bir iktisadi faaliyet alanını oluşturmaktadır. Özellikle gelişmekte olan birçok ülkede tarım sektörü hem önemli bir ekonomik alan hem de önemli bir istihdam alanı oluşturmaktadır. Tarım sektörünün modernleşmesi ve beraberinde gelişmesiyle birlikte kırsal kalkınma, ekonomik büyüme vb. gibi temel ekonomik değişkenler de olumlu olarak etkilenmektedir. Bu ve bunun gibi birçok nedenden dolayı Türkiye'deki tarım sektörüne yönelik birçok araştırma yapılmaktadır. Bu araştırmanın amacı da Türkiye'de 2006Q1-2019Q4 yılları arasında çeyrek dönemlik veriler kullanarak merkezi yönetim bütçesinden verilen tarımsal destek ödemeleri ile tarımsal üretim düzeyi arasındaki nedensellik ilişkisini ortaya çıkarmaktır. Nedensellik ilişkisi Hacker ve Hatemi-J Bootstrap Nedensellik Testi (2006) ve Hatemi-J (2012) Asimetrik Nedensellik Testi ile tespit edilmiştir. Nedensellik analizinden önce gerçekleştirilen eşbütünleşme analizi sonuçları, Türkiye'de tarımsal destek ödemeleri ve tarımsal üretim düzeyi arasında uzun dönemli ilişki olduğunu göstermektedir. Hacker ve Hatemi-J Bootstrap Nedensellik Testi (2006) sonucuna göre tarımsal destek ödemelerinden tarımsal üretim düzeyine doğru tek yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Hatemi-J (2012) Asimetrik Nedensellik Testi sonuçları ise tarımsal destek ödemelerindeki pozitif ve negatif şoklar ile tarımsal üretim düzeyindeki negatif şoklar arasında nedensellik ilişkisi olduğunu göstermiştir. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde Türkiye'de tarım sektörüne verilen destek ödemelerinin tarımsal üretim düzeyinde uzun dönemde etkili olduğu görülmektedir. Özellikle tarımsal destek ödemelerindeki pozitif ve negatif şokların tarımsal üretim düzeyindeki negatif şoklarla nedensellik ilişkisi içerisinde olması, bu sektördeki azalma nedenlerini belirleyerek politika üretme zorunluluğunu ortaya koymaktadır.

Devlet desteğiNedensellikTarım+5
Eren Çakmak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Somali'deki muz üreticilerinin entegre zararlı yönetimi (EZY) benimsenme süreçleri

Muz ekvatoral ve subtropikal bölgelerde yetişen yumuşak bir meyvedir. Muz, Güneydoğu Asya'da ortaya çıkmış ve Hindistan'ın Doğu kısmından Kuzey Avustralya'ya dağıtılmıştır. Pirinç, buğday ve mısırdan sonra dünyanın en önemli 4. gıdası muzdur. Muz dünya'nın yaklaşık 8,8 milyon hektarlık alanında yetişmektedir. Dünya muz üretimi 2018 yılında yüzde 1,2 artarak yaklaşık 116 milyon tona yükselmiştir. Muz yetiştiriciliği Somali için önemli ürünlerden biridir. Somali'de muz ihracatı en yüksek seviyesine 1990'da ulaşmıştır. Günümüzde muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılarla mücadele etmek için dünya çapında çeşitli tarımsal yaklaşımlar kullanılmaktadır. Muz üretimini etkileyen hastalık ve zararlılar, verimde düşüşe neden olarak Afgoye'deki yüzlerce muz üreticisinin geçim kaynakları üzerine olumsuz bir etki yapmaktadır. Afgoye, Somali'nin aşağı Shabelle bölgesinin başkentidir. Bu araştırmanın amacı Entegre Zararlı Yöntemini (EZY) (Güney Batı Aşağı Shabelle bölgesi) Somali'de uygulayan ve uygulamayan çiftçilerin sosyo-ekonomik özelliklerini, tarımsal bilgilerini incelenmiştir. Araştırmanın örneklemi ise Aşağı Shabelle'de yaşayan muz yetiştiricileri içerisinden seçilmiştir. Örnekleme yöntemi olarak basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Bu örnekleme yöntemiyle seçilen 200 çiftçi ile 2021 yılı üretim sezonunda, yüz yüze ve Google formu aracılığıyla görüşmeler yapılmış ve araştırmanın verileri toplanmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 23 programı üzerinde analiz edilmiştir. Kategorik değişkenler olduğundan ilişki analizleri için Ki-Kare testi kullanılmıştır. İstatistiki anlamlılık 0,05 düzeyinde ölçülmüştür.

MuzSomaliTarımsal üretim+2
Abdıfatah Mohamed Abdullahı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mesleki ve teknik Anadolu liselerinde tarım bölümünü seçen öğrencilerin beklentilerinin değerlendirilmesi üzerine bir araştırma: Bursa ili örneği

Verimi yüksek, yoğun ve başarılı bir ekonominin altyapısını oluşturan en önemli unsurlardan biri donanımlı, gelişime açık, başarılı ve yaratıcı iş gücü ile olacağı bilinmektedir. Bunun yolu da en ince ayrıntısına kadar düşünülüp planlanmış mesleki formasyondan geçmektedir. Kişiye seçeceği meslek dalıyla alakalı tarım, sanat, teknik, otomotiv, endüstri sanayisi gibi bilgi, beceri ve kabiliyeti kazandırmak, seçtiği dalda kendini geliştirmeyi planlamak, mesleki ve teknik eğitimin ana yapı taşını oluşturmaktadır. Mesleki eğitim bireylerin kişisel gelişimi, mesleki yeterlilik ve toplumda yer edinmesi için önemli bir geçiş kapısıdır. Mesleki ve teknik liselerinin kuruluş amacına yönelik olarak; ülkenin ve bulunduğu yörenin değişen şartlarına uyum sağlayabilen, problemle karşılaştığı zaman analitik düşünebilen, analiz edip doğru çözümler bulan, sorumluluk alabilecek mesleki donanıma sahip, iyi düzeyde iletişim kurabilen takım çalışmalarına uyumlu, seçmiş olduğu branşta yenilikleri takip eden, donanımlı ve vasıflı ara eleman yetiştirmektir. Bu araştırma meslek liselerinde tarım bölümünü tercih eden öğrencilerin demografik yapısını, öğrencinin sahip olduğu demografik yapının okula karşı tutumlarını ne düzeyde etkilediği, Türk eğitim sisteminde tarım meslek liselerinin bulunduğu konumu değerlendirilmesi, nitelikli eleman olarak kendilerini geliştirmeleri için imkânların sağlanma durumlarını ve öğrencilerin meslek seçimi yeterliliğinin ne düzeyde olduğunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda 113 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket sonucunda edindiğimiz veriler tanımlayıcı istatistik ve Ki-kare hipotez yöntemleri kullanılarak yorumlanmıştır. Tarım bölümünü seçen öğrencilerin tutumları irdelenerek ortaya çıkan durumlar sonuç bölümünde belirtilmiştir.

Lise öğrencileriMeslek liseleriTarım politikaları+3
Veysel Kiremitçi
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımı: Kütahya Simav jeotermal seracılık örneği

Tarım, Türkiye ekonomisinde önemli bir yere sahiptir. Enerji ise özellikle gelişen toplumlarda en büyük ihtiyaçtır. Bu çalışmada yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımından ve bunun tarım sektörünün daha verimli hale gelmesindeki öneminden çeşitli uygulamalar örnek gösterilerek bahsedilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde genel olarak yenilebilir enerji kaynakları ele alınarak Türkiye ve dünyadaki kullanım durumlarından bahsedilmiştir. İkinci bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarından özellikle jeotermal, güneş ve biyogazın tarımda kullanımına değinilmiştir. Üçüncü bölümde yenilenebilir enerji kaynaklarının tarımda ve kırsal kalkınmada kullanımına yönelik çeşitli projeler ile Kütahya Simav'daki jeotermal seracılık uygulamaları incelenmiştir. Bu çalışmada; yenilenebilir enerji kaynakları ile Türkiye tarımının sorunlarına çözüm üretilmeye çalışılırken diğer yandan da bu tür kaynakların şimdiye kadar Türkiye'de yeterince uygulanmaması eleştiri konusu olmuştur. Üçüncü bölümde anlatılan uygulamalar ve özellikle Kütahya ilinin Simav ilçesindeki jeotermal seracılık faaliyetleriyle ülkemizin yenilenebilir enerji alanında aslında nasıl bir potansiyele sahip olduğu ortaya konulmaktadır.

Enerji kaynaklarıEnerji kullanımıGüneş enerjisi+7
Ömer Faruk Tunçbilek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Çankırı ilinde tarımsal desteklemelerin üretim artışına etkisi

Çankırı İlinde Tarımsal Desteklemelerin Üretim Artışına Etkisi isimli çalışmamız Karadeniz Bölgesi'nin Batı Karadeniz Bölümü ile Orta Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümü arasında paylaşılmış olan Çankırı ili idari bölgesini kapsamaktadır. Teknolojideki gelişmelere rağmen tarımsal üretimin büyük ölçüde üreticinin kontrolü altında olmayan doğa koşullarının etkisi altında olması sektörün desteklenmesi ve korunmasını gerektirmektedir. Tarımsal verim düşüklüğü uzun yıllardır bir sorun halindeki Türkiye de desteklemelerin üretimde ne derece etkili olduğunu görebilmek için tarımsal desteklemeleri ve modernizasyonu incelenmesi ve gerçekte verim artışındaki etki derecelerinin ortaya konulması amacımızı oluşturmaktadır. Bu nedenle Çankırı ilinin son 15 yıllık, toprak varlığı ve arazi kullanımı, sulama, tarımsal üretim verileri ve ilde uygulanan destekleme miktarlarının tarımsal üretimini nasıl etkilediğini, özellikle teknoloji ve yeni metot ve tekniklerin kullanımının tarımsal üretim üzerindeki etkileri, iklimsel ve toprak yapısına bağlı olarak, dekara verimdeki artış ve azalışlar ile üretim üzerindeki etkileri coğrafi bir bakış açısıyla ortaya konulmuştur. Sonuç olarak Çankırı'da tarım arazilerinin oldukça küçük parçalara bölünmüş olması ve eğimin fazla oluşu gelişen tarım teknolojisinden işletmelerin yeterince yararlanmasını kısıtlamaktadır. İlde yağışın yıllar içerisindeki dağılış düzenindeki değişimler ve sulama imkânlarının oluşturulamadığı alanların fazla oluşu kuru tarımı zorunlu kılmış bu durumda tarımsal üretim kararlılığını olumsuz etkilemiştir. 2004 yılından günümüze toplam ekiliş yapılan tarla alanı, nadas alanı yükselirken, tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan alan azalmıştır. Toplam tarım arazisinin %31,1'i de ekonomik olarak sulanabilir olmasına karşılık arazisinin % 16'sı sulanabilmektedir. Bu durum da dolayısıyla üretimi ve verimliliği olumsuz yönde etkilemektedir. Desteklemeler üreticinin verimi arttırmasından ziyada farklı alanlarda kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bazı desteklemelerin dekara alınan verimden ziyade tüketicinin maliyetlerine destek olmak ve fiyat dengesini sağlamak bazılarının ise dolaylı olarak tarımsal verimin arttırılmasına amacıyla yapılan desteklemeler olduğu kanısına varılmıştır. Fakat birim alandan alınan verim üzerinde coğrafi faktörlerin büyük bir etkisinin olduğu aşikârdır. Anahtar Kelimeler: Tarım Coğrafyası, Tarımsal Destekleme, Tarımsal Üretim, Çankırı

TarımTarımsal desteklemeTarımsal destekleme politikaları+5
Mecnun Çamoğlu
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bursa ilinin su ayak izinin belirlenmesi

Su, yaşamın devamı için en önemli kaynaktır. Tüm canlılar hayatta devam edilebilmeleri için suya ihtiyaç duyarlar. Su olmadan yaşam mümkün değildir. Bu nedenle birçok bilim insanı ve araştırmacı bu sorunu ve küresel ısınmanın artması, yağışların azalması ve nüfusun artmasıyla birlikte su israfının nasıl azaltılabileceğini araştırmıştır. Üreticiye veya tüketiciye tatlı su kaynaklarının tahsisini değerlendirmek için bir gösterge olarak önerilen su ayak izi, suyun doğrudan ve dolaylı tüketimini hesaba katar ve su kaynaklarının yönetimine yardımcı olur. Bu çalışmada, Türkiye'nin ekonomik olarak en gelişmiş beşinci, nüfus bakımından ise en büyük beşinci şehri olan Bursa'nın su ayak izi hesaplanmıştır. Bursa ilinin toplam yüzey alanı 11 bin 027 kilometrekaredir. İlin 2021 yılındaki toplam nüfusu 3 milyon 56 bin kişidir. Bu çalışmada evsel, tarımsal ve endüstriyel su ayak izleri ayrı ayrı değerlendirilmiş, mavi ve yeşil su ayak izleri detaylı olarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Bursa ilinin ortalama su ayak izi 105,417 milyar m3 / yıl olarak bulunmuştur. İl genelinde su ayak izinin %77'si sanayi su ayak izi, %21'i evsel su ayak izi ve %2'si tarımsal su ayak izinden oluşmaktadır. Bursa ilinin kişi başına ortalama su ayak izi 7220 m3 /yıl olarak bulunmuştur. Sanayi sektörünün toplam su ayak izi 80,952 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Bunun nedenine bakacak olursak, Bursa ilinde birçok sanayinin varlığına ek olarak, seyreltmek için çok miktarda tatlı suya ihtiyaç duyan endüstriyel atıksularda çok miktarda endüstriyel kirletici bulunmaktadır. Bursa'nın endüstriyel gri su ayak izi miktarı 80,822 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Toplam evsel su ayak izi 22,0645 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Gri su ayak izi, evsel su ayak izinin %75 oluşturmaktadır. Doğrudan ve dolaylı su ayak izleri, toplam evsel su ayak izinin sırasıyla %24'ünü ve %1'ini oluşturmaktadır. Sanayi sektörünün toplam su ayak izi 80,952 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Bunun nedenine bakacak olursak, Bursa ilinde birçok sanayinin varlığına ek olarak, seyreltmek için çok miktarda tatlı suya ihtiyaç duyan endüstriyel atıksularda çok miktarda endüstriyel kirletici bulunmaktadır. Bursa'nın endüstriyel gri su ayak izi miktarı 80,822 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Toplam evsel su ayak izi 22,0645 milyar m3 olarak hesaplanmıştır. Gri su ayak izi, evsel su ayak izinin %75 oluşturmaktadır. Doğrudan ve dolaylı su ayak izleri, toplam evsel su ayak izinin sırasıyla %24'ünü ve %1'ini oluşturmaktadır. Bursa ilinde sürekli sanayileşmesi ve şehirleşmesi ve nüfus artışı nedeniyle tarım, evsel ve endüstriyel sektörlerde mavi su kullanımının azaltılması, yeşil su kullanımı konusunda çalışmaların yapılması ve bu konuda farkındalık yaratılması önemlidir.

BursaSu ayak iziSu kaynakları+1
Afnan Kamıl Mohsın Mohsın
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00

Related subjects