Aids

109 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği fonlarının Türkiye'deki etkinliği: Tekirdağ örneği

Avrupa Birliği küresel bir aktör olarak da dünya siyasetinde yerini almaktadır. Küresel aktör olma rolü gereği Avrupa Birliği, dünya genelinde mali yardımlarda bulunmakta ve dünyada zorda kalan bölgelere kaynaklarını bütçe doğrultusunda aktarmaktadır. Bununla birlikte Birliğe üye olmayan fakat adaylığı söz konusu olan ülkelere de özellikle bölgesel politikalarını Birlik müktesebatına uyumlaştırmak bağlamında katılım öncesi mali yardımlarda bulunmaktadır. Bu kapsamda aday ülke olan Türkiye'de bu yardımlardan uzun bir zamandan beri yararlanmaktadır. Bu çalışmada Türkiye'ye sağlanan Avrupa Birliği Katılım Öncesi Sağlanan Mali Yardımların etkililiğinin Tekirdağ özelinde etkinliğinin değerlendirilmesi yapılacaktır. Bu kapsamda, Avrupa Birliği'ne adaylık sürecinde yerelde yapılan çalışmalarla katkısı değerlendirilecektir.

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaEkonomik yardımlar+5
Gözde Tecer
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de sivil toplum kuruluşlarının Suriyeli sığınmacılar konusundaki rolü

Türkiye, tarihi boyunca her zaman göç yollarının üzerinde bulunmuştur. Suriye krizi de göçlere alışık olan bu coğrafyanın karşılaştığı kitlesel akınlardan birini doğurmuştur. Ancak Suriyeli sığınmacılar pek çok anlamda Türkiye için farklı bir göç deneyimi haline gelmiştir. Bu farklılık aynı zamanda deneyimsizliği ve pek çok sorunu beraberinde getirmiştir. Başlangıcından itibaren geçici olacağı düşünülen bu "misafirliğin" uzaması bu sorunları daha da görünür kılmış ve bu sorunların çözülmesi kaçınılmaz hale gelmiştir. Sivil toplum kuruluşları, Suriyeli sığınmacıların Türkiye'ye ayak bastığı ilk günden itibaren konunun yakın takipçisi olmuş ve saha çalışmaları ile kamu kurumlarının başlangıçta boş bıraktığı alanları doldurmaya çalışmıştır. Suriyeli sığınmacıların kalıcılığının kabul edilmesiyle birlikte kamu kurumları da Suriyeli sığınmacılara yönelik politikalar geliştirmeye başlamıştır. Bu politikaların eksik kaldığı noktalarda da sivil toplum kurumları saha çalışmaları ile eksiklikleri gidermeye çalışmıştır. Bu çalışma sivil toplum kuruluşlarının bu çabaları üzerine yoğunlaşmıştır. Kamu kurumlarının yetersiz kaldığı noktalarda sivil toplum kuruluşları varoluş amaçlarını gerçekleştirerek kamu yardımı olmadan sivil inisiyatif ile sorunların bir nebze çözülebileceğini kanıtlamıştır. Çalışmada sivil toplum kuruluşlarının Suriyeli sığınmacılar konusunda yürütmüş ve yürütmekte olduğu projelerle ilgili bilgiler verilmiş, sivil toplum kuruluşlarının Suriyeli sığınmacılar konusunda üye, gönüllü sayılarının ve bütçelerinin sınırlı olmasına rağmen yaptıkları çalışmalarla hemen her alanda Suriyeli sığınmacılara yardımcı olmayı başardıkları belirlenmiştir. Sivil toplum kuruluşlarının kamu kurumları ve birbirleri ile işbirliklerinin yeterli düzeyde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle sivil toplum kuruluşlarının kamu kurumları ve birbirleri ile işbirliklerini geliştirecek çalışmalar yapılması önerilmiştir.

GöçmenlerMültecilerSivil toplum+3
Rana Molbay
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Mismanagement of united nations aids and natural resources funds in Nigeria from 2006 to 2016

Nigeria is generally considered the giant of Africa. There are so many different aspects of this recognition within the global spectrum. In view of this, the might of the state cannot be debated but it is also beyond reproach. The study below portrays some of these aspects considering mismanagement of resource funds and aids in Nigeria between 2006-2015. In this period, Nigeria attained record levels in mismanagment and corruption. The wealth of Nigeria comes mostly from its resources, petroleum products being the largest resource the country is endowed with. Accounting for over 90% of the GDP, Nigeria is Africa's largest exporter of petroleum products and a prominent member within the global trade. This has given the country a significant position within OPEC (Organization of Petroleum exporting Countries). However, this study adds light to the fact that despite its potential, mismanagement of funds in these sectors has significantly impacted Nigeria's economy. Due to mismanagement, the people of Nigeria live under the poverty threshold. This has led the country to be one of the recipients of aids from around the world to support some of its sectors which are seriously affected by the mismanagement of states funds. The study brings an in-depth view into the mismanagement practices within the state and how the practices are carried out within the sectors of the state that accounts for most of it revenues. Looking into the mismanagement of funds and aids also presents how difficult it is for the people most afflicted to receive the aid they need. Notwithstanding, the research also evaluates the overall impact of the mismanagement on the state mechanism as a whole while presenting its impact on smaller institutions of the state. Finally, the study makes some policy suggestions which can alleviate the repercussions of mismanagement. Keywords: Mismanagement, Corruption, embezzlement, Fraud, Aid, Natural resources, Petroleum

United NationsNatural resourcesFund management+3
Adenıyı Dauda Orısadare
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğü'ne müracaat eden eğitim düzeyi ve gelir seviyesi düşük bireylerde bağlanma stillerinin umutsuzluk düzeyleri ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişki

Bu çalışmanın amacı Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl Müdürlüğüne müracaat eden eğitim düzeyi ve gelir seviyesi düşük bireylerde bağlanma stillerinin umutsuzluk düzeyleri ve stresle başa çıkma tarzları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Aynı zamanda, elde edilen bulgular, elverişli örnekleme (convenient sampling) yolu ile belirlenecek ve kontrol grubunu oluşturacak "normal" sosyo ekonomik seviyeye sahip bireylerden elde edilecek skorlar ile karşılaştırılmıştır. Araştırmanın örneklemini Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İstanbul İl Müdürlüğüne başvuruda bulunan sosyo ekonomik seviyesi düşük bireyler ve uygun örnekleme yöntemi ile seçilmiş, normal sosyo ekonomik seviyeye sahip bireyler oluşturmuştur. Araştırmada İlişki Ölçekleri Anketi, Beck Umutsuzluk Ölçeği ve Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre çalışma ve kontrol gruplarında yer alan bireyler korkulu ve saplantılı bağlanma stillerinden elde ettikleri skorlar daha yüksektir, genel olarak umutsuzluk seviyeleri daha yüksektir ve stresle başa çıkarken Kendine Güvensiz, Boyun Eğici ve Sosyal Destek Arama yaklaşımlarını daha yoğun olarak kullanmaktadırlar. Ayrıca bazı demografik özelliklerin alt boyut skorları ile aralarında anlamlı seviyede ilişkiler bulunmuştur. Elde edilen bu bulgular ilgili literatür ışığında tartışılmış ve uygulayıcı ve araştırmacılara gerekli önerilerde bulunulmuştur.

Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler BakanlığıBağlanmaBağlanma stilleri+5
Çiğdem Erdem
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The contribution of skills of humanitarian logistics workers to logistics performance in disaster relief

With the growing number of natural and man-made disasters happening in a world of uncertainty and rapid changes, the area of humanitarian logistics has recently received interest from researchers. It is crucial for humanitarian organizations to study logistics skills to help managers identify job requirements accordingly and find the right human capital, and be aware of the most relevant skills that contribute to the development of logistics performance. The purpose of this study is to reveal the most important skills for humanitarian logistics performance from the point of view of humanitarian logisticians who are engaged in the disaster relief operations in Türkiye. Additionally, this study aims at testing whether there is a relationship between the perceived importance of general management and functional logistics skills and some demographic variables. To achieve this aim, a self-administered questionnaire is distributed to humanitarian logisticians who are engaged in disaster relief operations in different humanitarian organizations in Türkiye. A sample of 230 responses was collected. With the help of SPSS 25, descriptive statistics, independent-samples t-test, one-way ANOVA, and Post Hoc tests are used to analyze the data. The study finds that the importance of the functional logistics skills perceived by humanitarian logisticians working in disaster relief operations in several humanitarian organizations in Türkiye varies significantly across different years of work experience. Moreover, the results indicate that the importance of the general management skills perceived by humanitarian logisticians varies significantly in terms of the international character of duties and among different job positions. Keywords: Disaster Relief, Humanitarian Logistics, Logistics Performance, Logistics Skills.

Disaster awarenessDisaster preparationDisasters+5
Hala M.a Agha
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

International aid for refugees in times of crisis

Since their first acknowledgment of refugees, the international humanitarian organizations have seen the "refugee" as a problem to be solved. These organizations developed with time to assist refugees and find solutions for their settlement. Throughout the line of development, the work of international humanitarian organizations went through many failures. However, failure to achieve humanitarian goals in work for refugees leads to tragic consequences because it affects whole populations that are already vulnerable due to their forced migration. The large refugee influxes that occurred in the twenty-first century marks the need for a further research about the role of the international humanitarian organizations and their efficiency in the field. This thesis develops an understanding of the kind of organizations which have been responsible for assisting refugees on an international level and aims to evaluate their responses. It is based on a review of relevant literature and an analysis of three types of documents: First, the charters which declare the establishment of international refugee agencies and their main responsibilities. Second, the Sphere project document, a guide, written by a collection of humanitarian organizations on the minimum standards that must be met in a humanitarian response. Third, the Regional Response Plan (RRP) which seeks to outline the aid provided to Syrian refugees in host countries east of the Mediterranean. The thesis argues that despite extensive experience in refugee aid and the knowledge of common problems that emerge across refugee contexts, the international humanitarian organizations which assist refugees are still ineffective in their response.

Economic aidsEmigrantsRefugees+6
Snyya Taha
Ibn Haldun University · Medeniyetler İttifakı Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yerel yönetimlerin sosyal yardım ve sosyal hizmet uygulamaları Uşak Belediyesi örneği

Sosyal yardım ve hizmetler sosyal devlet ilkesinin gereğidir. Bu yardımlar da sosyal politikanın aracı olarak kabul edilir. Merkezi yönetimin yerel yönetimlerde sosyal politika uygulayıcısı ise yerel yönetimlerdir. Bu sistemin yerel yönetimlerde işlevsel olmasının nedeni ise yereldeki ihtiyacı ve o belde yaşayan halkın ekonomik seviyesini takip etme noktasında yerel yönetimler daha avantajlı olduğundan sosyal politikalar yerel yönetimler tarafından daha etkili hayata geçirilmektedir. Yerel yönetimlerin sosyal belediyecilik anlayışı engelli ve yaşlı bireylerin bakımı, dezavantajlı çocuk ya da diğer bireylerin korunması ve ihtiyaçlarının karşılanması, kadın sığınma evlerinin kurulması, gıda ve yakacak yardımlarının yapılması, eğitim, spor, kültür ve sanat etkinlikleri için kültür ve spor merkezlerinin açılması, kütüphane ve müze hizmetleri, kültürel geziler, sinema ve tiyatro etkinlikleri gibi birçok alanda hizmet götürülerek sosyal adalet, eşitsizliklerin giderilmesi ve toplum toplumsal refahın sağlanmasına aracı olmalıdır.

Sosyal hizmetlerSosyal yardımUşak+2
Ümran Ünver
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal yardımların sosyo-ekonomik etkileri: Şırnak ili örneği

Yoksulluk ve gelir adaletsizliği insanlığın yaşadığı en büyük sorunlardan birisidir. Dolayısıyla ülkeler sosyal devlet anlayışının da etkisiyle bu sorunları çözebilmek amacıyla ulusal ve uluslararası çerçevede çeşitli uygulamalar yapmaktadırlar. Bunlardan birisi, bölgesel olarak il ve ilçe kapsamında uygulanan ve geçinme güçlüğü içinde olan bireylerin yaşamlarını iyileştirmeye yönelik yapılan sosyal yardımlardır. Sosyal yardımların olumlu yanları bireylerin eğitim, sağlık gibi faaliyetlerden yararlanabilmeleri sonucunda refah düzeylerinin artırılmasına yardımcı olması iken, olumsuz yanları ise insanların çalışma isteklerini azaltmasıyla birlikte istihdama katılımlarını engellemesidir. Bu kapsamda çalışmanın temel amacı, belirlenen hedef kitle çerçevesinde söz konusu sosyal yardımların ailelerin sosyo-ekonomik düzeylerini ne derece etki ettiğini ve hangi demografik değişkenler açısından nasıl bir farklılık gösterdiğini analiz etmek ve yorumlamaktır. Bunun yanında, ailelerin sosyal yardımları almadan önce ve aldıktan sonraki sosyo-ekonomik durumlarının da karşılaştırmalı olarak sunulması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Şırnak ili ve ilçelerinde sosyal yardım almakta olan 405 aile ile görüşülerek sosyal yardımları almadan önceki durumları ile sosyal yardımları aldıktan sonraki durumları, aldıkları yardım türleri ve aile üyelerinin istihdam durumuna ilişkin bilgileri analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen sonuçlara bakarak örneklem kapsamında yapılan sosyal yardımların etkili olduğunu söylemek mümkündür.

Sosyal yardımSosyoekonomik etkiYardımlar+2
Emin Balta
Şırnak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Impacts of foreign aid on economic growth of Ethiopia

Over the period 1981 to 2018, this study examines experimentally the link between foreign direct investments, external debt, and foreign aid to Ethiopia's economic growth. Econometric techniques can be improved by employing basic correlation and deterministic models. Ordinary Least Squares were used to create a model and evaluate the data. The data's unit root was tested for all variables, and the variables were non-stationary in the level model but stationary in the first-difference model. The results of the cointegration test suggested that there is at least one cointegrated vector between the examined variables, while the VAR Granger causality test showed that there is a unidirectional causal relationship between foreign aid and economic growth and also there is a unidirectional causal relationship between foreign direct investments and economic growth, while external debt and economic growth have a bidirectional causal relationship among them. The two explanatory variables of external debt and foreign aid were statistically significant for economic growth, while only the explanatory variable of foreign direct investment was statistically insignificant for economic growth.

External aidsEconomic growthEthiopia+3
Mohamed Mohamud Mohamed
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Şartlı eğitim yardımı alan çocukların annelerinin eğitime dair düşünceleri: Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı örneği

Bu çalışmada, yoksul çocukların eğitiminde annelerin eğitime ve Şartlı Eğitim Yardımına (ŞEY) yönelik bakış açıları ile eğitime katılımlarının nasıl bir etkiye sahip olduğu incelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla araştırmada annelerin eğitime yönelik görüşleri, ŞEY'e yönelik görüşleri ve çocukların eğitimine katılımı ele alınmıştır. Çalışma Ankara ilinde bulunan Çankaya Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından verilen ŞEY'den yararlanan 111 kadın ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış ve elde edilen veriler Statistical Package for the Social Sciences (SPSS) 20 programı ile analiz edilmiştir. Araştırmada annelerin eğitim için olumlu düşüncelere sahip olduğu ancak bunun davranışa yansımadığı, ŞEY'in eğitim ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli bir yere sahip olduğu, annelerin ŞEY'e ilişkin bilgi düzeylerinin ve eğitime katılımın yetersiz olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu doğrultuda maddi olanakların iyileştirilmesi ve annelerin eğitime yönelik farkındalıklarının artırılmasının gerekli olduğu anlaşılmıştır. Elde edilen sonuçlardan yola çıkarak çocukların eğitim hakkı için şartlı eğitim yardımı, eğitime yönelik farkındalık ve eğitime ebeveyn katılımı olmak üzere üç temel alanda sosyal politika ve sosyal hizmet uygulamalarına ilişkin önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Yoksulluk, şartlı eğitim yardımı, eğitim, ebeveyn katılımı

Aile katılımıAnkara-ÇankayaAnneler+6
Sibel Vurkun
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Foreign aid and economic growth in sub Saharan Africa countries

The effects of external aid to the developing countries on economic growth have been controversial in the economic literature for many years, and economists have made various statements on this issue. This thesis analyzes the effects of foreign aid on economic growth in Sub-Saharan African countries. In this study, the annual data of 29 sub-Saharan African countries between 1990 and 2017 were used. The main hypothesis of the thesis is that foreign aid promotes the economic growth in Sub-Saharan Africa. The hypothesis was tested using panel data on foreign aid. As a result of the large-scale literature review and econometric analysis, the foreign aid of developed countries and organizations to Sub-Saharan African countries has had a negative and insignificant impact on the economic growth in the long-term.

African countriesExternal aidsEconomic growth+3
Amin Fikila Salım
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye mali yardım ve destekleri: Rize örneği

Tarihsel süreçte Avrupa Birliği'nin mali yardım ve desteklerinin, birliğin kuruluş sözleşmelerinin ilk zamanlarına kadar dayandığı görülür. Avrupa Birliği'nin mali yardımlarının kapsamı zamanla genişlemiştir. Takip eden dönemlerde ise, Avrupa Birliği aday ülkeleri ve üye ülkelerinde, büyüme ve gelişmişlik seviyelerinin birbirine yaklaştırılması amacıyla Avrupa Birliği tarafından hibe ve yardımlar yapılmaktadır. Bu pencereden bakıldığında, 1990'lı yılların sonlarından itibaren aday ülke statüsüne gelen Türkiye'ye yönelik hibe, kredi, yardım ve destek programlarının gerçekleştirildiği görülmektedir. Bu araştırmanın amacı, Avrupa Birliği tarafından Rize iline yapılan mali yardımların Rize ilinin sosyo-kültürel gelişimine ve ekonomik kalkınmışlığına etkisini araştırmaktır. Bu bağlamda Rize ilinde Avrupa Birliği projeleri ile ilgilenen Rize Valiliği, Rize Belediyesi, Rize Ticaret ve Sanayi Odası, İl Özel İdaresi ve Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi'nde görev yapan toplam yedi kişi üzerinden veriler toplanmış, yorum ve değerlendirmeler yapılarak çıkarımlarda bulunulmuştur. Araştırma nitel araştırma yöntemi ile gerçekleştirilmiş olup, çalışma grubuna dâhil edilen yedi kişi ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak yüz yüze görüşme yapılmış, elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Elde edilen verilere göre, yapılan proje sayısının yetersiz olması, AB projelerinin zor olması, nitelikli personel eksikliği ve Rize ilinin coğrafi konumu nedeniyle katılımcıların çoğu Avrupa Birliği tarafından Rize'ye yapılmış mali yardımların yeterli olmadığını düşünmektedir. Katılımcıların tamamına yakını, Avrupa Birliği tarafından Rize'ye yapılmış mali yardımların Rize ilinin ekonomik kalkınma düzeyini olumlu etkilediğini düşünürken, sosyo-kültürel hayata olumlu etkisinin olmadığını ifade etmektedir. Buna ek olarak, tarım ve hayvancılık, ulaşım, su, istihdam, yöresel mimari gibi konularda projeler üretilerek Rize iline yapılan mali yardımların artırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Avrupa BirliğiEkonomik yardımlarFinansal destek+6
Alaattin Güngördü
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The changing role of japanese ngos: A case study of a japanese NGO in Turkey

The aim of this thesis is to present the late, yet steady development of Japanese humanitarian non-governmental organizations (NGOs) in the sector of global humanitarian aid by focusing on one international Japanese humanitarian aid NGO, the Association for Aid and Relief Japan, and its operation in the Syrian refugee response in Turkey. In this context, the study provides a general framework of the late development of the Japanese humanitarian aid through NGOs from the post-war period until the current day, highlighting the parallelism in their contemporary place both in overseas operations and government. Furthermore, the study will discuss the ongoing growth of their operations within the main matter in question and draw on the field operation of the AARJ within the scope of their steady and sturdy growth. Along with the desolate continuity of man-made crises, and the rise of unpredictable environmental crises, the visible growth of humanitarian aid through NGOs has gained a greater value and place within the global governance systems as one of the most practical and efficient response mechanisms. Therefore, by examining the real time field experience of the AARJ and its donor relations, this thesis offers the opportunity to thoroughly perceive the potential and possibilities in relation to the future of Japanese humanitarian aid NGOs.

JapanCivil societyNongovernmental organizations+4
Melisa Gündüz
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaşlılara yönelik sosyal yardım politikaları ve bu yardımların yaşlı bireylerin siyasal algı, tutum ve tercihleri üzerine etkisi: Söke örneği

Yaşlılık dönemi zaman kavramının insan yaşamı üzerinde etkisinin en çok hissedildiği dönemdir. Modernleşme ile birlikte gelişen sağlık koşullarının etkisiyle yaşlı nüfusunun giderek arttığı bilinmektedir. Yaşlı nüfusun artması daha çok sosyal politikalara ihtiyaç olduğunun bir göstergesidir. Aynı zamanda yaşlı bireylerin seçmen olduğu gerçeği de göz ardı edilmemelidir. Bu çalışmanın amacı yaşlılara yönelik sosyal yardım politikalarını incelemek, bu yardım politikalarının yaşlı bireylerin siyasal algı, tutum ve tercihleri üzerinde etkilerini betimsel olarak incelemektir. Çalışma grubu, Aydın Söke ilçesinde yaşayan, 3294 sayılı kanun kapsamında oluşturulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından sağlanan yardımlardan yararlanan otuz 65 yaş ve üstü bireylerdir. Çalışma grubumuz rastgele seçilmiştir. Çalışma grubumuz Söke ilçesi evreninde amaçlı örneklem doğrultusunda tipik örneklem belirleme yöntemiyle örneklem belirlenmiştir. Çalışmamız nitel araştırma teknikleri kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Tarafımızca hazırlanan görüşme formları ile ilk başta pilot görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Sonrasında gerekli düzenlemeler yapılarak katılımcılar ile görüşülerek veriler toplanmıştır. Toplanan veriler MaxQda programı ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda ulaşılan sonuçlar 'Sonuç' bölümünde derlenmiştir. Sosyal yardımlardan faydalanan yaşlı bireylerin (N 30) ifadelerine göre 'sosyal yardımların siyasi eğilime etki etmesi' kodu sıklıkla kullanılmıştır. Ayrıca ekonomik olarak sıkıntı yaşayan yaşlı bireylerin çözüm yolu olarak ilk 'Devlet Kurumu'na başvurdukları ifadesi en sık kullandıkları ifadelerden olmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Sosyal Politika, Sosyal Yardım, Yaşlılık, Yoksulluk, Siyasal Tutum, Siyasal Tercih, Siyasal Algı.

Aydın-SökeSeçmen davranışıSeçmenler+5
Sabire Hande Tokmakoğlu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Göç ve sivil toplum ilişkisi: Hatay'daki sivil toplum kuruluşlarının Suriyeli göçmenlere yönelik faaliyetleri

Türkiye, 2011 Suriye Savaşı sonrası yoğun göç dalgalarıyla karşı karşıya kalmış ve kısa bir süre içerisinde yüzbinlerce insana ev sahipliği yapmış bir ülkedir. Göçmenlerin ülkeye varışlarından itibaren başta sağlık olmak üzere gıda, eğitim, barınma, rehabilitasyon gibi alanlarda hem devlet tarafından hem de sivil toplum kuruluşları ile çalışmalar başlatılmıştır. 2011 Mart ayında başlayan kısa süre içerisinde iç savaşa dönüşen Suriye iç karışıklıkları bir süre sonra acımasız bir kaosa dönüşmüş ve devamında uluslararası anlamda devletlerin stratejik odak noktası haline gelmiştir. Bu hengâme içerisinde ölüm- kalım mücadelesi veren sivil halk için "Göç" kaçınılmaz bir hal almıştır. Suriye İç Savaşı sonrası ortaya çıkan tablo insani açıdan son derece vahim bir tablodur. Savaşın başlangıcından beri yüzbinlerce insanın hayatını kaybettiği, milyonlarca insanın da yaşadığı bölgeleri terk edip zorunlu göçe tabi tutulduğu bilinen bir gerçektir. Bu göçlerin en yoğun yaşandığı yer Türkiye'dir. Özellikle Suriye ile sınırı olan Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Gaziantep illeri yoğun bir göç dalgası ile karşı karşıya kalmıştır. Yoğun göç dalgaları ve yaşanan trajik vakalar karşısında Birleşmiş Milletler başta olmak üzere birçok küresel organizasyon özellikle insani yardım konusunda faaliyetlere başlamıştır. Türkiye'de, ülke içinden ve ülke dışından çok sayıda sivil toplum kuruluşu da insani yardım çalışmalarının içinde bulunmuştur. Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün 20 Ağustos 2020 tarihi itibariyle yayınlamış olduğu raporda Suriye'den Türkiye'ye göç etmiş olan ve geçici sığınmacı statüsü verilen göçmenlerin en yoğun yaşadığı iller verilmiştir. Bu verilere göre geçici koruma kapsamı içerisinde bulunan Suriyelilerin sayı olarak en çok geldiği 3. il Hatay'dır. Sayı olarak üçüncü olmasına rağmen nüfusa oranla en yoğun göçün yine Hatay'a yapıldığı görülmektedir. Bundan dolayı araştırma Hatay ilinde faaliyet gösteren ve göçmenlere yönelik faaliyet gösteren STK'lar üzerinde yoğunlaşacaktır. Hatay ilinde Suriyeli göçmenlere yönelik faaliyet gösteren STK'ların genel yapıları ve faaliyet alanları incelendikten sonra faaliyet alanları, etkililik düzeyleri, finansal gücü ve insan kaynakları açısından öne çıkan 4 adet STK'nın faaliyetleri detaylı incelenecektir. Bu çalışma; şekilleri, yapıları, kapsam alanları bakımından farklı STK'lardan birer örnek şeklinde yapılmıştır. Araştırılan STK'lar şunlardır: Türk Kızılayı Hatay Şubesi, Türkiye Diyanet Vakfı Hatay Şubesi, İnsani Yardım Vakfı (İHH) Hatay Şubesi, Hatay Yardımlaşma Derneği (HAYAD)

GöçlerGöçmenlerHatay+4
Ömer Bilgin
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de 1983'ten günümüze sosyal yardımların değerlendirilmesi

Sosyal yardım ve dayanışma insanlık tarihiyle eşdeğer bir olgu olup, insanoğlunun bir arada yaşamaya başladığı tarihten günümüze sürüp gelmiştir. Toplumların değişim ve dönüşümüyle birlikte bu olgu da hem anlam olarak ve hem de kurumsal olarak gelişip varlığını sürdürmüştür. Yoksulluk çağlar boyunca süre gelen ve insanlığın yaşadığı en büyük sorunlardan biridir. Diğeri ise ( Bunun yaşanmasında bir çok neden olmakla birlikte en önemlilerinden biri) gelir adaletsizliğidir.Bu durum karşısında özellikle batı Avrupa'da 1950'li yıllardan itibaren gelişen sosyal devlet, toplumdaki gelir adaletsizliğini azaltmak ve insana onurluca bir hayat sunmaya çalışmış ve bu noktada da önemli başarılar elde etmiştir. Devletler sosyal devlet ilkesini anayasalarına koyma gereğini duymuşlar veya buna zorlanmışlardır. Türkiye'de 1961 Anayasası'yla birlikte sosyal bir devlet olma ilkesini benimsemiş, bu çerçevede önemli adımlar atmış ve çeşitli haklar tüm toplum kesimlerine gösterilmiştir. 1980'li ve özellikle 1990'lı yıllarla birlikte dünyada gelişen yeni liberal anlayışla birlikte sosyal devlet harcamalarından kısıtlamalara gidilmiştir ve piyasacı bir anlayış benimsenmeye başlanmıştır.Türkiye'de Osmanlıdan beri devam eden çeşitli sosyal yardım ve hizmet kurumları olmakla birlikte Cumhuriyet döneminde de çeşitli kurumlar kurulmuş ve varlığını sürdürmüştür. En büyük kurumsal yapı 1986 yılında kurulan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Fonu'dur. Bu kurum 2004 yılında genel müdürlük yapılmış olup, faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu yapılanmanın taşra teşkilatları olan Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları tüm il ve ilçelerde kurulu olup sosyal yardım faaliyetlerinde bulunmaktadırlar.Bu çalışma ile Türkiye'de sosyal devlet ilkesinden anlaşılanın zamanla değiştiği ve bazen sosyal yardım devleti görünümü sergilediği, sosyal devlet anlayışının bazı siyasal amaçlar doğrultusunda suistimal edildiği çok çeşitli veri ve raporlar ortaya konularak ispatlanmaya çalışılmıştır. Yine yapılan sosyal yardımların çok dağınık ve birçok merkezden yapılmasından dolayı verimlilik ve iyi hizmet yapılamadığı çok çeşitli veri ve raporlar ortaya konularak ispatlanmaya çalışılmıştır.Öneriler kısmında sosyal devletten yanlış anlam çıkarılmaması gerektiği ve bu dağınık sosyal yardım kuruluşlarının ortak bir çatıda daha verimli çalışması için ayrıca da yoksulluğun azaltılması için değişik öneriler sunulmuştur.Anahtar Sözcükler: Türkiye, Sosyal Devlet, Sosyal Yardım, Siyasal Çıkar, Yoksulluk, Eşgüdüm, Sosyal Politika

Devlet yardımıSosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel MüdürlüğüSosyal devlet+4
Ahmet Tunç
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Master'sOpen AccessEN

The PR 2.0 usage and utilization in resource finding of woman aid oriented non profit organizations in Turkey

The subject of Public Relations 2.0 (PR 2.0) has emerged with the Web 2.0 applications refering online applications such as Web sites, blogs, social media sites. Today, online applications are integral parts of modern society. They can also be accepted as the most recent social instruments of communication. Non Profit Organizations (NPOs) try to keep up with the innovations and benefit from the PR 2.0 applications. But, when it is regarded to NPOs in Turkey, although PR 2.0 applications are useful at the present time in almost all sectors, the woman aid oriented NPOs are not informed sufficiently about the benefits of these applications or do not prefer to use it, at all.Because of this reason, this study analyses PR 2.0 utilization of woman aid oriented NPOs in Turkey and questions whether they utilize it in resource finding. It is aimed in the study to search the woman aid oriented NPOs in Turkey through the two indicator questions; ?Do woman aid oriented NPOs in Turkey use PR 2.0?? and ? Do they benefit from PR 2.0 in resource finding??.The study uses both qualitative and quantitative methods. Library sources, online datas and the survey data are used to answer the research questions. Research findings indicate that woman aid oriented NPOs in Turkey do not use the PR 2.0 properly and they do not benefit it in resource finding. Mostly they prefer traditional ways instead of trying the innovative ways. They keep using efficiently the traditional public relations ways both in their communication and resource finding processes.

Public relationsWomenCivil society+5
Elmas Sahra Öztürk
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber'e vaat ve yardımlar

İnsanlar her zaman Allah'ın yardımına muhtaçtırlar. En basit günlük işlerde bile çıkmaza girdiğimizde nebevi görevin peygamberler açısından ne kadar büyük bir sorumluluk barındırdığı aşikârdır. Bu nebevi süreçte genel de peygamberler özelde ise Muhammed (a.s)'e yapılan ilâhi yardım büyük önem arz etmektedir.Bunlara bağlı olarak kazandığımız ?Kur'an-ı Kerim'de Hz. Peygamber'e Vaat ve Yardımlar? başlığını taşıyan çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır.Birinci Bölüm'de vaat ve yardım kavramları üzerinde durarak konuya bir giriş hazırladık. Bu kavramların Kur'an-ı Kerim'deki zıt ve paralel anlamlar üzerinde durduk.İkinci Bölüm'de ise bazı peygamberlere vaat ve yardımlar konusunu ele alarak bu yardımların Hz. Peygamber açısından birer teselli unsuru olduğu sonucuna vardık.Çalışmamızın asıl konusunu oluşturan Üçüncü Bölüm'de ise Hz. Peygamber'in doğumundan itibaren ilâhi koruma altında olduğunu ve İlâhi İrade'nin onu hiçbir zaman yalnız bırakmadığını ve hayatın her sahasında daima muhafaza ettiğini delilleriyle ortaya koyduk.Sonuç bölümünde de ise değindiğimiz bu konularla ilgili bir değerlendirme yaptık.Anahtar kelimeler: Hz. Peygamber, vaat, yardım.

Hz. MuhammedKur'an-ı KerimVaat+2
Merve Güngör
Çanakkale Onsekiz Mart University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Avrupa Birliği'nde yerellik ilkesi ve Avrupa Birliği mali yardımları bağlamında kalkınma ajansları

Avrupa Topluluğu kurulduktan sonra Topluluk içerisinde hem üye ülkeler hem de bölgeler arasında bir takım sosyal ekonomik farklılıkların olduğu saptanmıştır. Bu sebeple topluluk içerisinde bütün ülkelerin aynı seviyede olması anlayışı içerisinde geri kalmış ülke ve bölgelere de yardımlarda bulunulmuştur. Ayrıca Avrupa Birliği'ne katılmak isteyen aday ülke statüsünde bulunan ülkelere de Topluluğa katıldıktan sonra daha kolay uyum sağlaması ve aradaki farklılıkların en aza indirilmesi amacıyla çeşitli yardımlarda bulunulmuştur. Türkiye'de aday ülke statüsüyle yardımlardan faydalanmaktadır.Türkiye AB'ye giriş süreci ile yıllardır uygulamakta olduğu teşvik sistemi üzerine oturan bölgesel gelişme politikalarını bırakarak yeni bir uygulama aşamasına girmiştir. AB'nin bütün aday ülkelere benimsettiği bu yeni yaklaşımın temel kurumu Bölgesel Kalkınma Ajansları'dır. Bölgesel Kalkınma Ajansları, ülkemizde 5449 sayılı kanun ile ?Kalkınma Ajansları? adı ile tesis edilmiştir. Kanunun amacı ise ?kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliğini sağlamak, bölgeler arası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak? olarak açıklanmıştır. Devam eden süreçte, ilk olarak Adana ve Mersin illerini kapsayan Çukurova Kalkınma Ajansı ile İzmir ilini ve bölgesini içine alan İzmir Kalkınma Ajansları pilot uygulama olarak kurulmuştur. Günümüzde ise yirmi altı adet kalınma ajansı kurulmuş ve faaliyetlerine sürdürmektedirler.Bu çalışmada, AB'nin yerellik ilkesine yerel ve bölgesel yönetimlere verdiği önem açısından bakışı, Avrupa Birliğin mali yardımları ve Türkiye'nin AB ile mali ilişkileri kısaca anlatılmış olup, AB'nin bölgesel politikası bağlamında kalkınma ajanslarına değinilip kalkınma ajanslarının AB'nin yeni dönem bölgesel politikası için önem taşıyan aktörler olduğu sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Yerellik İlkesi, Yerel ve Bölgesel Yönetimler, AB Mali Yardımları, AB Bölgesel Politikası, Kalkınma Ajansları.

Avrupa BirliğiBölgesel kalkınmaBölgesel kalkınma ajansları+7
Merve Mesçioğlu
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

657 Sayılı Yasaya tabi devlet memurların emekliliği üzerine yardım sandıklarının etkisi: "İLKSAN örneği

Türkiye'de 30 milyona yakın çalışan olduğu bilinmektedir. Bu çalışan kesim; sektörel, unvan, kıdem ve kademede birçok faktörün belirlediği bir sistem kapsamında çalışma hayatında yer almaktadır. İş hayatı zaman açısından, insan ömrünün önemli bir kısmını işgal etmektedir. Bu emeğin bir karşılığı olarak aynı kazanç ve haklara sahip olma beklentisi içerisinde bir emekli hayatı düşlemektedir. Bu çalışmada iş hayatı boyunca kazanılan gelirler ve bununla birlikte özlük haklarının, emeklilik döneminde nasıl aynı şekilde devam edebileceği sorusuna cevap verebilme gayesi güdülmüştür. Bu cihetle, tabi olunan sosyal güvenlik sistemleri kapsamında ülke genelinde sayıca çoğunluğu oluşturan ücretli çalışanlar ile kamu kesimi çalışanlarının emeklilik dönemlerine geçişte hangi sisteme dâhil edildikleri mali oluşumlar içinde incelenmiştir. Bu çalışan kesimin sahip olduğu sosyal haklar yönüyle hukuki ilişkisi ele alınmıştır. Ayrıca Türkiye'de mevcut emeklilik sistemlerinin tarihi gelişimleri araştırılarak, ayrıntılı bir şekilde yer verilmiştir. Ücretli olarak veya kamu kesiminden memurların çalışma hayatında emeklilik dönemine ilişkin elde edilen sosyal hak ve yardımlar ile aynı kanunlara tabii olup; diğer özel ve tüzel kurum ve kuruluşlar bünyesinde oluşturulan vakıf sandıklarına mensup çalışanların emeklilik dönemlerine ait sosyal hak ve yardımlar karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Özellikle vakıf sandıklarının emeklilik ve diğer sosyal yardımlardaki vermiş olduğu katkının, vurgusu yapılan diğer kesim çalışanlarına uyumu için ortak bir vakıf sandığı sistemine dâhil edilmesi gerektiği önerisinde bulunulmuştur.

Devlet Memurları KanunuEmeklilikKanunlar 657 sayılı+4
Serdar Yolyapan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nden Türk Kızılay'ına sosyal yardımlar(1868-2000)

Bu tez Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin kuruluşu ile Cumhuriyet döneminde Kızılay ismiyle faaliyetine devam eden Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti'nin günümüze kadar gelen sosyal yardımlarını analitik bir perspektifle ele almaktadır. Osmanlı Hilâl-i Ahmer Cemiyeti Trablusgarp, Balkan, Çanakkale savaşlarında cephe gerisinde sahra hastaneleri açarak yaralıları tedavi maksadıyla mühim bir görev ifa etmiştir. Cemiyeti Cumhuriyet döneminde Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti ismin alarak daha çok deprem, sel ve salgın hastalıklar gönüllü sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde etkili olmuştur. Bunların yanı sıra 1923-25 yıllarında Türkiye Hilâl-i Ahmer Cemiyeti, Yunan ve Türk nüfusunun mübadelesinde vapurlar ve aşevleri ile büyük gayret sarf etmiştir. Yunanistan'dan ülkemize gelen Türk nüfusu Türkiye'nin çeşitli vilayetlerine iskân edilerek müstahsil hale getirilmiştir. İkinci Dünya Savaşı'na gelindiğinde Yunanistan'da meydana gelen açlık ve kıtlık yüzünden Kurtuluş ve Dumlupınar isimli erzak taşıyan yardım gemileri gönderen Kızılay Yunanistan'dan gelen savaş mağduru 1000 çocuğun da Türkiye'de bir süre bakımını üstlenmiştir. 1950 yılına gelindiğinde Bulgaristan'da zorunlu göçe tabi tutulan Türk'ler için Kızılay Çorlu'da göçmen hastanesi açarak onların tedavilerini üstlenmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı ve Cumhurbaşkanı düzeyinde yardımlarla göçmenlerin iskanı için faaliyetlerde bulunmuştur. Gelen muhacirlerin Kızılay tarafından iaşe ve ibatesi sağlamış ve daha sonra onları inşa edilen göçmen evlerinde iskân edilmiştir. Bulgaristan Muhacirleri çeşitli mesleklere sahip olduğundan ülkenin kalkınmasında önemli rol oynamışlardır. Kıbrıs Barış Harekatı'nda adaya huzur ve barışın gelmesi için din, dil, ırk ayırt etmeksizin adaya çeşitli yardımlarda bulunmuştur. 1963-65 yıllarında kurulan Kıbrıs Kızılay Hastanesi adada uzun yıllar faaliyette bulunmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı'nda adaya huzur ve barışın gelmesi için din, dil, ırk ayırt etmeksizin adaya çeşitli yardımlarda bulunmuştur Kızılay 1980-90'lı yıllara gelindiğinde yurt dışındaki yoksul ülkelere sosyal yardımlara ağırlık vererek birçok ülke için dünya çapında bir sembol olmaya başlamıştır. Sırpların katliam gerçekleştirdiği Bosna Hersek'e Kızılay aracılığıyla önemli miktarda sosyal yardım gönderilmiştir. 2000'li yıllara doğru kurumsallaşma yoluna giden Kızılay 1999 yılına gelindiğinde Marmara Depremi için ve Düzce Depremi'nde çadırkentler kurulmasında Kızılay önemli rol oynamıştır.

Hilal-i AhmerHilal-i Ahmer CemiyetiKızılay+4
Cüneyt Uğurlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal yardımda yeni bir yaklaşım olarak şartlı sosyal yardım: Sosyal yardım-istihdam bağlantısının etkinleştirilmesi programı 2014 yılı Türkiye uygulaması üzerine bir araştırma

Dünyada yoksulluk olgusu ve yoksullukla mücadele, küreselleşme sonrasında daha da artan gelir dağılımı adaletsizliği ile birlikte bugün için çoğu dünya devletinin önemle eğildiği konuların başında gelmektedir. Klasik (karşılıksız) sosyal yardım uygulamaları nedeniyle oluştuğu iddia edilen bağımlılık kültürünü kırmak, sosyal yardım harcamalarını katma değerini artırarak sosyal yardımı daha verimli şekilde kullanmak üzere son 50 yıldır dünyada ve son 15 yıldır Türkiye'de ilgi çeken ''şartlı'' sosyal yardım uygulamaları, yeni ve değerlendirilmeye değer bir kavram olarak dikkat çekmektedir. 2014 yılında Türkiye'de uygulamasına başlanılan ''Sosyal Yardım-İstihdam Bağlanlantısının Etkinleştirilmesi Programı'', şartlı sosyal yardım uygulamasının en yeni örneklerinden birisi olarak Türkiye kamusal sosyal yardım sisteminin gelecek yıllarda alacağı şekle dair önemli ipuçlarını barındırmaktadır. 2014 yılı Türkiye uygulaması çerçevesinde ele alınan şartlı sosyal yardım uygulamalarının dünyada ve Türkiye'de gelişimi konusu, bugüne kadar akademik çevrelerce irdelenmeyen yeni bir uygulama ve hizmet sunumu olarak Türkiye sosyal yardım yaklaşımına yönelik etki ve katkılarıyla tez içeriğinde irdelenmiş, tezin sonuç kısmında, programı daha etkin ve verimli kılacak önerilere yer verilmiştir.

Sosyal yardımYardımlarİstihdam+3
Yaşar Aksanyar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal güvenlik harcamalarının sosyal refah devleti bağlamında değerlendirilmesi: Seçilmiş OECD ülkeleri ile Türkiye'nin incelemesi ve karşılaştırılması

Sosyal güvenlik sistemi bir ülkenin hem geçmişte ki yaşamış oldukları dönemler hem de gelecek dönemleri içinde modern yapının en vazgeçilmez parçasıdır. Tüm dünya ülkeleri dâhil sosyal güvenlik sistemi ne kadar sistematik olursa bu alanın profesyonelce yönetimi o kadar etkili olur. Kamu harcamalarının en büyük bütçe payları sosyal harcamalara aktarılmaktadır. Sosyal harcamaların etkin ve verimli olabilmesi için bu alanın etkili kullanımı büyük öneme sahiptir. Çünkü harcamalar doğru şekilde yapıldığı vakit elde edilecek sonuçlar ülke ekonomisine de büyük katkı sağlayacaktır. Ekonomik olarak iyi durumda olan ülkeler toplumlarına yeterli düzeyde sosyal yardımlar gerçekleştirecektir. Sosyal yardımlar istenilen düzeyde olursa refah seviyesi göstergeleri de aynı şekilde yüksek olacaktır. Bu sayede hızlı büyüyen gelişen ülkelerde istihdam alanı açılacak ve çalışan bir toplum haline gelecektir. Çalışan toplumların oluşması ile birlikte sosyal harcamalara kaynak tutan finans sistemi gelir getiren faaliyetlerde artış gösterecektir. Böylelikle asgari gelir düzeyi her vatandaş için istenilen düzeyde olacaktır. Bu sayede ortaya kamu harcamalarının doğru şekilde kullanılması ile sosyal harcamaların artması beklenecektir. Sosyal harcamalarda oluşan artışlar beklentilerin istenilen düzeye gelerek refah seviyesini de arttıracağı düşünülmektedir. Çalışmada 20 OECD ülkesinin 2010-2019 yılları arasındaki sosyal güvenlik harcamaları, kamu harcamaları ve refah seviyesi göstergeleri üzerinde durularak analizler yapılmıştır. Elde edilen inceleme sonuçlarına göre sonuç kısmında sosyal güvenlik kamu harcamaları alanında tüm ülkelerde genel anlamda artışlar görülmüştür. Sosyal refah göstergeleri de aynı şekilde artış göstermiştir. Sosyal güvenlik harcamaları kamu içinde ne kadar büyük bir bütçeye sahipse refah devleti göstergeleri ona bağlı olarak arttığı sonucu ortaya konulmuştur. Yapılan sonuçlar itibari ile bazı politik düşünce yaklaşımları ile öneriler verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Güvenlik Harcamaları, Kamu Harcamaları, Refah Devleti, Sosyal Yardımlar, Sosyal Refah OECD Ülkeleri

Hükümet harcamalarıKamu harcamalarıOECD ülkeleri+5
Mehmet Emin Bilbay
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Suriyelilere yapılan yardımlar ve kamusal hizmetlerin etkinliği

2011 yılından itibaren Suriye'de iç savaşın başlamasıyla birlikte milyonlarca Suriyeli ülkesinden ayrılmak zorunda kalmışlardır. Özellikle Türkiye'ye göç etmek zorunda kalan Suriyelilerin sayısı 2020 Nisan ayı itibarıyla 3 milyon 500 bin 66 kişi olarak tespit edilmiştir. Yaşanan savaş nedeniyle göç etmek zorunda bırakılan veya savaşı fırsat bilerek ülkesinden ayrılan Suriyeliler kendi yaşayış tarzlarını gittikleri bölgelere götürdükleri için birtakım sorunlarla karşılaşmışlardır. Göçün başlamasıyla Türkiye'ye sığınan sığınmacılar başta misafir olarak kabul edilsede savaşın uzun sürmesi sebebiyle kalıcı olarak görülmektedir. Misafir olarak kabul edilen Suriyeli sığınmacılar özellikle sınır bölgesindeki illere dağılmış ve yerleşmiştir. Bu sorunların en başında barınma, güvenlik, sağlık, eğitim ve ekonomik sorunlar gelmektedir. Bu çalışmada sığınmacılara yapılan ulusal ve uluslararası yardımlar ve yapılan kamusal hizmetlerin etkinliği karşılaştırılarak sığınmacıların temel sorunları ele alınmıştır.

BarınmaEkonomik sorunlarGüvenlik+7
İsmail Gül
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00

Related subjects