Lower extremity

106 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İnmeli bireylerde gövde kontrolünün alt ekstremite duyusu, denge ve yürüme ile ilişkisi

Bu çalışma, inmeli bireylerde gövde kontrolünün alt ekstremite duyusu, denge ve yürüme ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya Ocak 2021 – Haziran 2021 tarihleri arasında SANKO Üniversitesi Sani Konukoğlu Uygulama ve Araştırma Hastanesinde inme tanısıyla izlenen ve takip edilen Gaziantep sınırları içerisinde yaşayan, yaş ortalaması 52,2  14,4 olan 30 hasta alındı. Bireylerin çalışmaya dahil edilebilmesi için Hodkinson Mental Test, Brunnstrom evrelemesi ve Modifiye Ashworth skalası uygulandı. Honkinson Mental Test uygulanarak 7 ve üstü puan alabilenler, alt ekstremite fonksiyonları Brunnstrom motor iyileşmesi evrelerine göre 2 ve 6 arasında olanlar, Modifiye Ashworth Skalasına göre etkilenen alt ekstremite spastisitesi 4'ün altında olanlar ve 10 m bağımsız yürüyebilen bireyler çalışmaya dahil edildi. Daha sonra bireylerin demografik ve hastalık bilgileri kişisel değerlendirme formuna kaydedildi. Gövde kontrolünü değerlendirmek için Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ve İnme Hastalarında Postüral Değerlendirme Ölçeği - PASS Türk (PASS-T), denge ve yürüyüşü değerlendirmek için Tinetti Denge-Yürüme Testi (TDYT) ve sadece yürüyüşü değerlendirmek için Tinetti Yürüme Testi (TYT) ile 10 m yürüme testi (OMYT) kullanıldı. Duyu; "Fugl Mayer Sensori-Motor Fonksiyon Testi" ölçeğinin alt ekstremite için, hafif dokunma ve propriosepsiyon alt skorları ile değerlendirildi. Ayrıca neglect, taban altı basınç duyusu (TABD) ve alt ekstremite için stereognozis değerlendirildi. Verilerin istatistiksel analizi için SPSS for Windows version 24.0 paket programı kullanıldı ve p<0,05 istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Yapılan analizler sonucunda GBÖ ile TDYT-TYT ve FMSMFD arasında pozitif yönde, OMYT arasında negatif yönde güçlü korelasyonla anlamlı fark bulundu (p<0,05). PASS-T ile TDYT arasında pozitif yönde, OMYT negatif yönde çok güçlü; TYT ve FMSMFD arasında pozitif yönde güçlü korelasyonla anlamlı fark bulundu (p<0,05). GBÖ, PASS-T, TDYT-TYT değerleri, TABD ve stereognozis varlığında anlamlı yüksek; neglect varlığında anlamlı düşük bulundu (p<0,05). Sonuç olarak gövde kontrolü, alt ekstremite duyusu ile ilişkilidir ve denge ile yürümeyi etkilemektedir. Anahtar kelimeler: İnme; Gövde Kontrolü; Alt Ekstremite; Duyu; Yürüme

Alt ekstremiteDengeGövde kontrolü+2
Zehra Ekmekcioğlu
Sanko University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Koroner bypass cerrahisi geçirecek hastalara ameliyat öncesi verilen video eğitiminin alt ekstremiteler de venöz sisteme etkisi

Bu araştırma, koroner bypass cerrahisi geçirecek hastalara ameliyat öncesi verilen video eğitiminin alt ekstremiteler de venöz sisteme etkisini değerlendirmek amacıyla yarı deneysel olarak yapıldı. Araştırma Gaziantep Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesi kalp ve damar servisinde uygulandı. Araştırmanın evreni Gaziantep Üniversitesi Eğitim ve Araştırma hastanesi kalp damar cerrahi kliniğinde opere olan 105 hasta oluşturuldu. Evreni belli gruplarda örneklemi ise seçimine göre 84 olarak hesaplandı ve Deney grubunu 42, kontrol grubunu 42 hasta oluşturdu. Araştırmaya başlamadan önce etik kuraldan, hastaneden ve hastalardan izin alındı. Araştırma 6 ayda tamamlandı. Serviste yatan 84 hastadan veriler Hasta Tanıtıcı Bilgi formu, Laboratuvar Değerlendirme Formu, Venöz Dolaşımı Değerlendirme Formu, Basınçlı Elastikli Çorabı Giyme Değerlendirme Formu ile toplandı. Hastalardan 42'sine deney grubuna video destekli eğitim verildi, 42'sine kontrol grubuna klinik rutinde var olan eğitim iletildi, araştırma verileri toplandıktan sonra da etik olarak aynı videoyu izlemeleri için eğitim videosu teslim edildi. Yapılan inceleme sonucunda hastaların cinsiyet, BKİ, eğitim durumu, sigara içme, medeni durum, meslek durumu, evde kimle yaşadığı, boy ve kilo varlıkları ile gruplar arasındaki farklılıklar istatistiksel acıdan anlamlı bulunmadı (p>0,05). Hastaların ameliyat öykülerine, ek hastalık varlığında; DM, hiperlidemi, hipertansiyon, kalp pili, antikoagülan/antiagregan kullanımı, ejeksiyon/franksiyon değeri, doğum kontrol hapı kullanımı, menapoz sonrası kemik erimesi hormon kullanım durumuna bakıldığında benzer olduğu belirlendi ve gruplar arasında homojenite sağlandı (p>0,05). Hastaların kan basıncı, nabız, satürasyon, hemoglobin, eritrosit, kan şekeri, trigiliserit, kolestrol, LDL, Wbc, Plt, Inr, Kz, Pz'nında anlamlı bir farklılık olmadığı belirlendi (p>0,05). Hastaların venöz dolaşımında ısı artışı, kızarıklık, ağrı, yanma, şişlik, genişleme, çapta genişlemeye bakıldığında istatistiksel açıdan anlamlı bulunmadı (p>0,001). Hastaların elastik çorabını nasıl giyilecekleri deney grubunda yer alan hastaların doğru yanıtlama oranlarının daha yüksek olduğu gözlendi (p<0,05), basınçlı elastik çorabını çıkardıktan sonra ayak nabzını nasıl ölçeceğini, basınçlı elastik çorabını çıkardıktan sonra bacak çevresini nasıl ölçeceğini deney grubunda yer alanlarda daha yüksek olduğu tespit edildi (p<0,001). Hastaların basınçlı elastik çorabını çıkardığında cildinde morarmanın tamamında olmadığı saptanmış, ayağında soğukluk, karıncalanma, şişlik, yara oluşumu, yanma, kaşıntının deney grubunda daha yüksek olduğu gözlendi (p<0,05). Sonuç olarak; koroner bypass cerrahisi geçirecek hastalara ameliyat öncesi verilen video eğitiminin alt ekstremiteler de venöz sisteme etkisine bakıldığında video eğitimini alan hastaların derin ven trombozu bulguları arasında anlamlı bir fark olmasa da giydikleri elastik çoraba yönelik bilgi ve davranışları istatiksel olarak daha anlamlı ve doğruydu. Anahtar Kelimeler: Derin Ven Trombozu; Video Eğitimi; Hemşirelik.

Alt ekstremiteHasta eğitimiKalp hastalıkları+5
Mehmet Ok
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Genç erişkinlerde alt ekstremite fiziksel parametrelerinin denge ile ilişkisinin incelenmesi ve cinsiyete göre karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı genç erişkinlerde statik ve dinamik denge, izokinetik kas kuvveti, eklem pozisyon hissi, Q açısı, düşük ayak derecesi, taban basıncı değişimleri ve fiziksel aktivite düzeylerinin incelenerek bu faktörlerin birbirleriyle ilişkisinin ortaya konulması ve değerlendirme sonuçlarının cinsiyete göre karşılaştırılmasıydı. Çalışmamıza 21-32 yaş aralığında sağlıklı genç 15 kadın 15 erkek gönüllü dahil edildi. Katılımcıların demografik verileri (yaş, boy, kilo, vücut kütle indeksi) ve dominant alt ekstremite bilgileri kaydedildi. Diz ve ayak fiziksel parametrelerinden Q açısı ve Feiss çizgisi değerlendirildi. Fiziksel aktivite seviyelerinin belirlenmesi için Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA) kısa formu kullanıldı. Denge değerlendirmesi Biodex Denge Sistemi ile çift ayak ve tek ayak üzerinde hem statik hem de dinamik koşullarda değerlendirildi. Kas kuvveti ve eklem pozisyon hissi değerlendirmesi Biodex İzokinetik Sistem 4 cihazı ile yapıldı. Taban basıncı değerlendirmesi MatScan Pressure Mat Sistemi kullanılarak alındı. Statik taban basıncı değerlendirmeleri iki ayak mat üzerindeyken ve tek ayak mat üzerindeyken alındı, dinamik taban basıncı değerlendirmesi için iki adım protokolü kullanıldı. Değerlendirmeler her iki alt ekstremite için ayakkabısız koşullarda gerçekleştirildi. Tanımlayıcı verilerin belirlenmesi için cinsiyetler arasındaki farklar Mann-Whitney U testi ve Ki-kare testleri ile, parametreler arasındaki ilişki ise Spearman Korelasyon Analizi ile incelendi. Bireylerin cinsiyete göre Q açıları, dinamik denge skorları, kas kuvveti ve taban basıncı değerleri arasında anlamlı fark bulundu (p<0,05). Denge skorları bütün alt ekstremite değerlendirme parametreleri ile düşük ve orta derecede ilişki gösterdi (p<0,05; r:0,258-0,720). Dinamik denge Q açısı ile (p<0,05; r:0,267-0,345), statik denge düşük ayak derecesi ile ilişkiliydi (p<0,05; r:0,258). Q açısı azaldıkça ve naviküler tüberkül aşağıya düştükçe postüral salınım artmaktaydı. Dinamik denge skorları özellikle kas kuvveti, taban basıncı ve temas alanı verileriyle ilişkili bulundu (p<0,05; r:0,259-0,720). Statik denge skorları alt ekstremiteyle ilişkili parametrelerle anlamlı ilişki göstermedi (p>0,05). Sonuç olarak genç erişkinlerde Q açısı, düşük ayak derecesi, fiziksel aktivite seviyesi, kas kuvveti, eklem pozisyon hissi ve taban basıncı parametrelerinin denge ile ilişkili olduğu bulundu ve değerlendirme sonuçlarında cinsiyete göre farklılıklar vardı. Bu çalışmanın bulgularına göre, genç erişkinlerde denge ile ilişkili fiziksel parametrelerin eş zamanlı olarak değerlendirileceği çalışmalara ihtiyaç olduğu görüldü. Cinsiyete göre farklılıklar dengeye yönelik rehabilitasyon programlarında cinsiyete göre düzenlemeler yapılması gerekebileceğini gösterdi. Özellikle kas kuvveti ve taban basıncındaki değişikliklerin takibinin yapılması ve koruyucu yaklaşımlar için gerekli egzersiz veya ayakkabı-ortez düzenlemelerinin yapılmasının önemi görülmektedir.

Alt ekstremiteKas kuvvetiPlantar basınç+1
Gamze Arın Bal
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kronik inme hastalarında gövde kontrolü ve alt ekstremite motor koordinasyonunun fonksiyonel denge ve yürüyüşün zaman mesafe karakteristikleri ile ilişkisinin incelenmesi

Daha sonra doldurulacaktır.. Bu çalışmanın amacı kronik inme hastalarında gövde kontrolü ile alt ekstremite motor koordinasyonunun fonksiyonel denge ve yürüyüşün zaman mesafe karakteristikleriyle olan ilişkisini incelemekti. Gözlemsel nitelikte olan bu çalışmaya yaşları 45 ila 75 arasında olan, bağımsız yürüyebilme yeteneğine sahip, kronik dönemdeki 53 inme hastası dâhil edildi. Hastaların inmeye bağlı etkilenim düzeyleri Rivermead Motor Değerlendirme (RMD) Ölçeği, hemiplejik taraf alt ekstremite koordinasyonu Alt Ekstremite Motor Koordinasyon Testi (AEMKT), gövde kontrolü Gövde Bozukluk Ölçeği (GBÖ) ile değerlendirildi. Ayrıca katılımcıların yürüyüşleri ve fonksiyonel denge düzeyleri incelendi. Bu kapsamda normal ve maksimum hızda tekrarlanan 10 Metre Yürüme Testi (10MYT) ve Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (ZKYT) kullanıldı. Yürüyüşün zaman mesafe karakteristikleri ise GAITRite yürüyüş analiz sistemi ile değerlendirildi. Bulgular incelendiğinde; gövde kontrolü ve alt ekstremite koordinasyonunun, maksimum hızda yapılan 10MYT ile arasında düşük-orta dereceli (sırasıyla r=-0.563, r=-0.400, p<0.001), ZKYT ile (sırasıyla r=-0,614, r=-0,510, p<0,001) orta-iyi dereceli, hemiplejik taraf adım uzunluğuyla ise düşük-orta dereceli (sırasıyla r= 0.419, r=0.331, p<0.01) korelasyon gösterdiği bulundu. Bu ilişkilerin etki büyüklükleri incelendiğinde gövde kontrolünün yürüme hızı, fonksiyonel mobilite ve adım uzunluğuna alt ekstremite motor koordinasyonundan daha fazla etki ettiği görüldü. Çalışma sonuçlarımız yürüyüş hızı arttıkça gövde kontrolüne olan ihtiyacın arttığını, yürüyüşü ve fonksiyonel mobiliteyi alt ekstremite koordinasyonuna kıyasla gövde kontrolünün daha çok etkilediğini gösterdi. İnme sonrasında yürüme hızı ve adım uzunluğunda azalma olan bireylerde gövde kontrolü ve alt ekstremite koordinasyonunun değerlendirilmesinin rehabilitasyon sürecini olumlu etkileyeceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: İnme, koordinasyon, gövde kontrolü, yürüyüş

Alt ekstremiteGövde kontrolüMotor koordinasyon+3
Nilay Aysever
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fiziksel olarak aktif bireylerde titreşimli foam roller uygulamasının gastroknemius kas pasif mekanik özellikleri, gecikmiş kas ağrısı ve fonksiyonları üzerine etkisi

Bu çalışmanın amacı fiziksel olarak aktif bireylerde gastroknemius kasına yapılan iki farklı foam roller uygulamasının kas pasif mekanik özellikleri, gecikmiş kas ağrısı ve fonksiyonları üzerine olan etkilerini araştırmaktı. Çalışmaya fiziksel olarak aktif 15 erkek, 15 kadın olmak üzere 30 sağlıklı birey (ort yaş±ss: 23,29±1,12 yıl) dahil edildi. Çalışmaya katılan bireylerin demografik bilgileri ve ilk ölçümleri (egzersiz öncesi) alındıktan sonra 30 tekrar ve 5 setten oluşan eksentrik topuk yükseltme egzersizi yapmaları istendi. Bu egzersiz ile bireylerin her iki bacağında da gastroknemius gecikmiş kas ağrısı (GKA) oluşturmak hedeflendi. Egzersizden sonra ölçümler tekrarlandı (egzersiz sonrası). Bireylerden 48 saat sonra tekrar değerlendirmeye gelmeleri istendi. 48 saat sonra değerlendirmeye gelen bireylere önce ölçümler tekrarlandı (foam roller öncesi), sonra titreşimli foam roller (VFR)'ın uygulanacağı kas (sağ veya sol gastroknemius) randomizasyon ile belirlenerek uygulama yapıldı, diğer kasa ise titreşimsiz foam roller (NVFR) uygulaması yapıldı. Uygulamalar sonrası son ölçümler alındı (foam roller sonrası). Kasın pasif mekanik özellikleri Myoton-3 cihazı ile, gecikmiş kas ağrısı Görsel Analog Skalası (GAS) ile, kas kuvveti el dinamometresi ile, eklem hareket açıklığı (EHA) ağırlık aktarmalı hamle testi ile ve dinamik denge Y-Denge Testi ile değerlendirildi. Foam roller uygulaması sonrasında foam roller öncesine kıyaslandığında ayak bileği eklem hareket açıklığındaki, kas kuvvetindeki ve anterior yönlü dinamik dengedeki artış NVFR'ye göre VFR'de daha fazlaydı (Sırasıyla p<0,001, p=0,04, p=0,01). VFR ve NVFR uygulamalarının her ikisi de gecikmiş kas ağrısını, kas tonusunu ve sertliğini azaltmak, kas kuvvetini, EHA'yı ve dinamik dengeyi arttırmak amacıyla kullanılabilir. Öte yandan titreşimli foam roller uygulamasının egzersiz sonrası toparlanma sürecinde kas kuvvetini, EHA'yı ve dinamik dengeyi daha fazla arttırdığı düşünüldüğünde egzersiz sonrası toparlanma sürecinin hızlandırılması amacıyla kullanılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: vibrasyon, kas kuvveti, egzersiz, denge, ayak bileği

Alt ekstremiteEgzersizFiziksel aktivite+7
İsmail Gönen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Adölesan futbolculara uygulanan motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi temelli pliometrik eğitimin vastus lateralis ve biseps femoris kas mimarisi üzerindeki etkileri

Alt ekstremite kas-tendon yaralanmaları adölesan futbolcularda en sık görülen yaralanmalardır. Pliometrik eğitim (PE) ile kas fonksiyonunun geliştiği bilinse de nörobilim temelli PE'nin kasın makroskobik yapısı üzerindeki etkileri belirsizdir. Bu araştırmanın primer amacı, motor imgeleme ve hareketin gözlemlenmesi (Mİ+HG) temelli PE'nin vastus lateralis (VL) ve biseps femoris uzun başı (BFub) kaslarının penasyon açısı (PA), kas kalınlığı (KK) ve lif uzunluğu (LU) üzerindeki etkilerini incelemekti. İkincil amaç, eğitimin tek adım sıçrama performansı üzerindeki etkilerini değerlendirmekti. Otuz altı sağlıklı adölesan futbolcu (yaş: 13,91±1,05 yıl; boy uzunluğu: 162,22±10,20 cm; vücut ağırlığı: 52,09±8,33 kg) rastgele PE (n=17) ya da kontrol (n=19) grubuna atandı. Her iki gruptaki sporcular rutin antrenman programlarına devam etti. PE grubundaki sporcular ayrıca 8 hafta süresince, haftada 3 seans eğitim aldı. Eğitim 10 farklı egzersizden ve toplamda 3480 sıçrama aktivitesinden oluştu. Sporcular hazırlanan videoları izledi ve sıçradıklarını düşündü. Kas görüntüleri Soundcam mobil ultrason probu kullanılarak alındı ve daha sonra MicroDicom (V 2022.2 Bulgaristan) yazılımıyla analiz edildi. Her iki taraf sıçrama performansını değerlendirmek için tek adım sıçrama testi kullanıldı. Çıktılar başlangıçta, 4, 8 ve 12. haftalarda değerlendirildi. Kontrol grubundaki sporcuların kas mimarisi parametrelerinde sekiz hafta boyunca anlamlı değişiklik yoktu (p>0.05). VL PA eğitim grubunda dominant (ortalama fark =2,40±3,45°; p=0,01) ve nondominant tarafta (ortalama fark=3,32±3,75°; p=0,01) dördüncü haftada daha yüksekti. Benzer olarak, dominant (ortalama fark=0,15±0,19 cm; p=0,03) ve nondominant taraf (ortalama fark=0,24±0,23; p=0.01) VL KK'de anlamlı artış vardı. Dominant taraf BFub KK dışında (ortalama fark=0,21±0,31 cm; p=0,03), VL LU ve diğer BFub kas mimari parametrelerinde her iki tarafta da değişiklik yoktu (p>0,05). Nondominant taraf VL KK ile dominant taraf BFub KK'deki artışlar 4. ve 8. haftanın sonunda kontrol grubuna kıyasla eğitim grubunda daha yüksekti (p<0,05). Her iki taraf sıçrama performansı PE grubunda başlangıca kıyasla 4. ve 8. haftalarda önemli ölçüde daha iyiydi (ortalama fark=16.71±11.76 - 22.88±12.19 aralığında; p<0,01). Kontrol grubundaki sporcuların nondominant taraf sıçrama performansı 8. haftanın sonunda önemli miktarda artış gösterdi (ortalama fark=10,12±12,82; p=0,03). Eğitim grubundaki sporcuların kas mimarisi ve sıçrama performası takip süresince anlamlı değişim göstermedi (p>0,05). Bu araştırma, Mİ+HG temelli PE'nin kas mimarisini geliştirdiğine yönelik ilk kanıtları sunar. Gelecek araştırmaların yaralanmaya sahip sporcularda ve nörogörüntüleme araçları kullanılarak yürütülmesi önerilmektedir.

Alt ekstremiteErgenlerFutbol+7
Murat Emirzeoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ön diz ağrısı olan ve olmayan amatör bisikletçilerin bisiklet postürü, alt ekstremite kas kuvveti ve esnekliğinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, ön diz ağrısı olan ve olmayan amatör yol bisikletçilerin alt ekstremite esnekliği, kas kuvveti ve bisiklet postürünü karşılaştırmaktı. Çalışmaya ön diz ağrısı olan (n=17) ve olmayan (n=17) toplam 34 bisikletçi dahil edildi. Gruplardaki bisikletçilerin yaş, vücut kütle indeksi, sürüş yılları, haftalık sürüş mesafesi ve ortalama kadansları benzerdi. Bireylerin alt ekstremite kas esneklikleri Diz Ekstansiyon, Ely's, ve Ağırlık Aktarmalı Öne Hamle Testi; kuadriseps, hamstring ve kalça eksternal rotator kaslarının izometrik kas kuvvetleri el dinamometresi ile; alt ekstremite dizilimi Tek Bacak Çömelme Testi ile; bisiklet postürü, lateralden ve anteriordan çekilen fotoğraflardaki eklem açılarının belirlenmesi ile değerlendirildi. Dominant olmayan ekstremitelerinde ön diz ağrısı olan bisikletçilerin, kuadriseps kas kuvveti kontrol grubuna göre daha az bulundu (p=0,025). Ön diz ağrısı olan bisikletçilerin ağrısız ekstremiteleri ile sağlıklı grubun ekstremiteleri karşılaştırmalı analizinde ağrılı grubun kuadriseps kas kuvveti kontrol grubuna göre daha az bulundu (p=0,034). Tek bacak çömelme testinde de sonuçlar ekstremite karşılaştırmalı olarak analiz edildiğinde diz ağrılı grubun valgus açısı değerleri daha fazla bulundu (p=0.018). Bisiklet postürleri ile ilgili testlerin sonuçlarının kıyaslanmasında gruplar arası değerler benzerdi. Ön diz ağrısı olan bisikletçilerin kuadriseps kas kuvvetini arttırıcı egzersizlerin tedavi programına eklenmesi ağrı yönetiminde olumlu sonuçlar ortaya çıkarabilir. Bisikletçilerde alt ekstremite dizilimi değerlendirmek ve dinamik diz valgusu varlığında bu durumu düzeltmeye yönelik egzersizler vermek ön diz ağrısını önleme stratejilerine katkı sağlayabilir.

Alt ekstremiteAğrıBisiklet+7
Gizem Ece Düldül
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite yaralanma hikayesi olan ve olmayan Latin dans sporcularında fonksiyonel performansın karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, alt ekstremite yaralanma öyküsü olan ve olmayan Latin dans sporcularının fonksiyonel performans seviyelerini karşılaştırmaktı. Özel bir dans spor kulübüne kayıtlı 85 dansçı çalışmaya dahil edildi. Profesyonel dans sporcularının yaş, vücut kütle indeksi, dans deneyimi, dominant bacak durumları birbirine eşlenerek yaralanma hikayelerine göre iki gruba ayrıldı. İlk grup, alt ekstremitede son 6 ay içerisinde yaralanma öyküsü bulunan ve dans sırasında ağrı tanımlayan 18 kadın 7 erkek dansçıdan [yaş: 24 (22-26) yıl, vücut kütle indeksi: 21.2 ± 2.4 kg/m2 , dans deneyimi: 5 (4-13) yıl] ve ikinci grup; alt ekstremitede yaralanma öyküsü olmayan (dans sırasında ağrısı olmayan) 18 kadın 7 erkek dansçıdan [yaş: 23 (21-25) yıl, vücut kütle indeksi: 20.3 ± 2.0 kg/m2 , dans deneyimi: 5 (3-10) yıl] oluşmaktaydı. Grupların dinamik denge ölçümleri Y denge testi; tek bacak sıçrama performansları tek bacak ön, iç yan ve dış yan üçlü sıçrama testi; çift bacak dikey sıçrama yükseklikleri ise My Jump 2 uygulaması ile değerlendirildi. Yaralanma geçiren grubun Y denge ön (p=0.04), arka iç yan (p=0.03), arka dış yan (p=0.02) yönlerindeki dinamik denge performansı ve tek bacak ön (p<0.001), iç yan üçlü (p<0.001), dış yan üçlü (p=0.01) sıçrama performansı, yaralanma geçirmeyen gruba göre daha düşük idi. Gruplar arasında çift bacak dikey sıçrama yükseklikleri benzerdi (p>0.05). Klinikte, yaralanma geçmişinin Latin dans sporcularında denge ve sıçrama performansına etkilerini görebilmek için Y denge testi ve tek bacak sıçrama testleri tercih edilebilir. Anahtar Kelimeler: Yaralanma, Latin Dans Sporu, Fonksiyonel Performans, Dinamik Denge, Sıçrama

Alt ekstremiteDansDansçılar+6
Bahar Kara
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite protez kullanıcıları mobilite anketinin geçerlik güvenirliği

ÖZET Yosmaoğlu S. Alt Ekstremite Protez Kullanıcıları Mobilite Anketinin Geçerlik ve Güvenirliği, Hacettepe Üniversitesi Sağlık bilimleri Enstütüsü, Protez Ortez ve Biomekanik Programı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2019. Bu çalışmanın amacı Prosthetic Limb Users Survey of Mobility (PLUS-M) ölçeğinin Türkçe versiyonunun kültürler arası adaptasyonunu oluşturarak ,geçerlik ve güvenirliğinin araştırılmasıdır. Fonksiyonel mobilite ölçeğinin geliştiricisi araştırmacıdan ölçeğin versiyon çalışmasının yapılabilmesi için gerekli izinlerin alınmasını takiben, ölçeğin orjinal dili olan İngilizceden Türkçeye çevrilmesi, kültürlerarası adaptasyon ve çeviri yöntemleri kurallarına uyularak gerçekleştirildi. Türkçe versiyonu oluşturulan ölçek, 100 alt ekstremite amputasyonu geçirmiş birey üzerinde üç gün arayla iki kez uygulanıp hem uzun form hem de 12 maddelik kısa form için sonuçlar arasındaki uyum sınıf içi korelasyon katsayısı (ICC) ve Spearman Korelasyon katsayısı hesaplanarak belirlendi. PLUS-M Türkçe versiyonunu oluşturan maddelerin iç tutarlılığı Cronbach alfa analizi ile hesaplandı. Amputelerde geçerli ve güvenilir bir ölçek olan Ampute Mobilite Ölçeği (AMPRO) hastalara uygulanarak, PLUS-M in Türkçe versiyonunun AMPRO ile uyumu Spearman korelasyon analizi ile belirlendi. PLUS-M Türkçe versiyonunun, ilk uygulama ve tekrar uygulaması arasında pozitif, yüksek bir korelasyon olduğu (ICC= 0,85, r=0,94, p<0.001; kısa form: ICC= 0,92, r=0,93, p<0.001), iç tutarlılığının yüksek olduğu (Cronbach alfa=0,94, kısa form: Cronbach alfa=0,91) ve AMPRO ölçeğinden alınan puanlar ile pozitif, yüksek korelasyon gösterdiği (r= 0,84 p<0,001; kısa form: r= 0,77, p<0,001) saptandı. Analizin tamamlanmasını takiben, PLUS-M Türkçe versiyonunun 12 maddelik kısa formunu oluşturan maddeler veri setinden ayrılarak, yukarıda anlatılan tüm adımlar tekrar edilmiş ve kısa formun test-tekrar test güvenirliği de Cronbach alfa korelasyon katsayısı kullanılarak hesaplanmıştır. Plus-M mobilite anketinin Türkçe versiyonunun, alt ekstremite amputasyonu geçirmiş protez kullanan bireylerin mobilite değerlendirmesinde, klinikte ve bilimsel araştırmalarda kullanım için geçerli ve güvenilir bir ölçek olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Amputasyon, sonuç ölçümleri, yaşam kalitesi

Alt ekstremiteAmpütasyonAnketler+4
Sevgin Yosmaoğlu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite tendinopatilerinde uygulanan ekstrakorpereal şok dalga tedavisinin kas kuvveti, esnekliği ve mimari özelliklerine olan etkisinin araştırılması

Bu çalışmanın amacı, alt ekstremite tendinopatilerinde tendon ve kasa uygulanan ekstrakorpereal şok dalga tedavisinin ilgili kasın mimari özelliklerine, kas kuvveti ve esnekliğine olan etkisini araştırmaktı. Çalışmaya hamstring, kuadriseps veya gastrokinemius kaslarından tendinopati tanısı almış 20 birey katıldı. Değerlendirmeler, ekstrakorpereal şok dalga tedavisi uygulaması öncesinde, ilk uygulamanın hemen sonrasında ve tedavi bitiminde olmak üzere üç defa yapıldı. Kas kalınlığı, pennasyon açısı ve lif uzunluğu radyoloji uzmanı tarafından ultrasonografi ile değerlendirildi. Kas kuvveti, dijital dinamometre; kas esnekliği ise mezura ile değerlendirildi. Olgular, EŞDT uygulamasına ek olarak standart fizyoterapiprogramına alındı. EŞDT uygulaması tek seansta kas kuvvetinde azalma (p=0.0001), kas esnekliğinde azalma (p=0,0003), kas kalınlığında artış meydana getirdi (p=0,0001). Tek seans EŞDT uygulaması sonucunda kas kuvetindeki değişiklik ile kas kalınlığı değişikliği arasındaki ilişki anlamlıydı (r:-0,609, p=0,004). İzole olarak her bir kasa uygulanan tedavi etkinliği değerlendirildiğinde hamstring grubunda; kas kuvveti (p=0,015) ve esnekliğinde (p=0,029) artış bulundu, kas kalınlığında bir değişiklik bulunmadı. Kuadrisepste, kas kuvvetinde artış (p=0,0001) ve esnekliğinde (p=0,001) azalma bulundu. Gastrokinemiusta ise kas kuvvetinde artma (p=0,039), pennasyon açısında artma (p=0,039) ve kas kalınlığında azalma (p=0,018) bulundu. Özellikle tek seanslık EŞDT uygulaması, kuvveti ve esnekliğini azaltırken, gastrokinemius için lif uzunluğunu, pennasyon açısını ve kas kalınlığını arttırmakta; hamstring ve kuadriseps için kas kalınlığını arttırmaktadır. Kas fonksiyonundaki bu hızlı değişiklik, EŞDT uygulaması sonrası kasın yüklenmesini etkileyebilir. Uygulama öncesi ve sonrası kas dokusunu koruyucu fizyoterapi yaklaşımlarının planlanması gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Tendinopati, Ekstrakorpereal şok dalga tedavisi, Kas mimarisi

Alt ekstremiteESWTEsneklik+5
Aydan Niziplioğlu
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İnme sonrası hemipleji gelişen hastalarda nöromuskuler elektrik stimülasyonu eşliğinde ayna terapisinin alt ekstremite üzerinde etkisinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada inme sonrası hemipleji gelişen hastalarda nöromusküler elektrik stimülasyonu eşliğinde ayna terapisinin alt ekstremite üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya toplam 40 hemiplejik hasta dahil edilmiştir. Hastalar çalışma ve kontrol grubu olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Çalışma grubundaki hastalara klasik, konvansiyonel rehabilitasyon ve nöromusküler elektrik stimülasyon eşliğinde ayna terapisi uygulanmış iken kontrol grubunda yer alan hastalara ise klasik, konvansiyonel rehabilitasyon ve ayna terapisi uygulanmıştır

Alt ekstremiteAyna tedavisiElektrikle uyarma+2
Fatma Çavdarcı
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Serebral palsili çocuklarda gövde pozisyon hissi ve gövde kontrolünün alt ekstremite fonksiyonelliği üzerine etkisi

Serebral Palsili (SP) çocuklarda postüral kontrolün yetersizliği, gövde kontrolü ve gövde pozisyon hissini de olumsuz etkileyerek günlük yaşam sırasında gerçekleştirdiğimiz fonksiyonel aktiviteleri de etkiler. Alt ekstremite fonksiyonelliği de postüral kontrolün yetersizliğinden etkilenir. Bu durumda SP'li çocukların gövde kontrolü ve gövde pozisyon hissi ile alt ekstremite fonksiyonları arasındaki ilişkiyi incelemek önemlidir. Bu çalışmanın amacı, SP'li çocuklarda gövde pozisyon hissi ve gövde kontrolünün alt ekstremite fonksiyonelliği üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışmaya 7-17 yaş aralığında SP tanısı almış, Kaba Motor Fonksiyon Sınıflama Sistemi (KMFSS) seviyesi I –II olan 25 çocuk dâhil edildi. Çocukların demografik ve fiziksel özellikleri kaydedildi. Çalışmaya katılan çocukların gövde kontrolü Gövde Kontrol Ölçüm Skalası (GKÖS) ve Gövde Etkilenim Ölçeği (GEÖ) ile, gövde pozisyon hissi telefonda bulunan Goniometer Pro aplikasyonu ile değerlendirildi. Çocukların alt ekstremite fonksiyonelliğini değerlendirmek için de fonksiyonel mobilite testlerinden olan Zamanlı Kalk Yürü Testi (ZKYT), Merdiven İnip Çıkma Testi ve 1 Dakika Yürüme Testi (1DYT) ve fonksiyonel kas kuvveti testlerinden olan 30 Saniye Kalk Otur Testi, Basamağa Düz Adım Alma, Basamağa Yan Adım Alma Testleri kullanıldı. Günlük yaşam aktivitelerindeki bağımsızlık ve katılım düzeyleri ise Pediatrik Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçümü (WeeFIM) ile değerlendirildi. Çalışmanın bulgularına göre, SP'li çocuklarda GKÖS'nin tüm parametreleri ile KMFSS seviyeleri arasında anlamlı ilişki varken, GEÖ ile KMFSS seviyeleri arasında yalnızca GEÖ statik oturma dengesi alt puanında anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Buna ek olarak çocukların KMFSS seviyeleri ile gövde pozisyon hissi, alt ekstremite fonksiyonelliği ve fonksiyonel bağımsızlık seviyesi arasında da anlamlı ilişkiler bulundu (p<0,05). Gövde kontrolünün alt ekstremite fonksiyonelliği üzerine etkili olduğu tespit edilirken (p<0,05), fonksiyonel bağımsızlık ile ilişkisinin olmadığı görüldü (p>0,05). Gövde pozisyon hissinin ise alt ekstremite fonksiyonelliği ve fonksiyonel bağımsızlık üzerine etkisi bulunmadı (p>0,05). Sonuç olarak, SP'li çocuklarda alt ekstremite fonksiyonelliğinin belirleyicisi gövde kontrolü iken, gövde pozisyon hissinin belirleyici olmadığı görüldü. Fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamaları ve değerlendirmeleri sırasında, gövde pozisyon hissi ve gövde kontrolünün dikkate alınarak göz ardı edilmemesi alt ekstremite fonksiyonelliği ve fonksiyonel bağımsızlık için önemli katkılar da bulunacaktır.

Alt ekstremiteGövde kontrolüSerebral palsi+1
Seda Ulutop
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerindeki etkisi

Bu tez çalışmasının amacı; alt ekstremitede gerçekleştirilen farklı relatif yük ve tutuş tekniklerinin unilateral güç egzersizi kinetik ve kinematiği üzerine etkilerini incelenmesidir. Çalışmaya, en az üç yıl boyunca düzenli olarak direnç antrenmanları yapan, alt gövde unilateral ve bilateral egzersiz modellerini uygulayan, Haliç Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu Öğrencisi olan, yaşları 23,35±1,27 yıl, boy ortalamaları 175,1±6,08cm ve vücut ağırlığı ortalamaları 78,07±11,15kg olan 20 gönüllü erkek sporcu katılmıştır. Ölçümler 8 gün olarak planlanmış ve sporcular test sürecini akıcı bir şekilde tamamlaması için 10 kişiden oluşan 2 gruba ayrılarak farklı günlerde 4 gün gelecek şekilde testlere rastgele alınmıştır. Çalışma 2 bölümden oluşmaktadır; birinci bölümünde sporcuların boy, kilo ve bir tekrar maksimum (1TM) yük hesaplaması yapılmıştır. İkinci bölümünde ise sporcular farklı relatif yüklerde dominant ve no-ndominat bacakta Front ve Back tutuşta unilateral egzersiz modeli olan Modifiye Tek Bacak Squat (MTBS) hareketini uygulamışlardır. Ölçümlerde ivme ve güç verileri Push BAND™ Pro 2.0 cihazı ile alınırken kinematik veriler Qualisys Motion Capture System ile kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın istatistik analizi SPSS V.25 programı kullanılarak yapılmıştır. Front ve Back MTBS teknikleri arasındaki kinetik ve kinematik farklılıklar bağımlı gruplarda T-tesi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak, farklı relatif yüklerde ve tutuş tekniklerinde yapılan UNI Front ve Back MTBS hareketinde; Ortalama Güç(W), Ortalama Güç(W/kg), Ortalama Hız(m/s), Zirve Hız(m/s) değerlerinin yanı sıra gövde ve diz açılarının bazı kinetik ve kinematik parametrelerinde de anlamlı farklılıklara rastlanmıştır (p<0,05). Front ve Back MTBS hareketinin özellikle alt gövde güç, hız ve kuvvet gerektiren direnç antrenmanı programlarında kullanılabileceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Güç, Kinetik, Kinematik, Relatif Yük, Unilateral, Squat

Alt ekstremiteBeden eğitimiEgzersiz+5
Mustafa Arslan Başar
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Genç voleybol ve basketbol oyuncularında çok yönlü sıçrama kuvveti ve alt ekstremite pasif hareket aralığının karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı; genç voleybol ve basketbol oyuncularının çok yönlü sıçrama kuvveti ile alt ekstremite pasif eklem hareket aralığının karşılaştırılmasıdır. Araştırmada profesyonel alt yapıda oynayan 31 basketbol (yaş ortalaması: 16.23±1.08 yıl; boy ortalaması: 193.32±8.21cm; vücut ağırlığı ortalaması: 84.71±11.52kg), 25 voleybol oyuncusu (yaş ortalaması: 16.8±0.9 yıl; boy ortalaması: 193.52±6.88cm; vücut ağırlığı ortalaması: 80.72±8.41kg olmak üzere) ile, toplam 56 sporcu gönüllü olarak katıldı. Sporcuların sıçrama kuvveti için, dikey düzlemde; counter movement jump, drop jump (derinlik sıçraması) ve squat jump, yatay düzlemde; single leg triple hop test kullanıldı. Alt ekstremite pasif eklem hareket açıklığı, gonyometre ile derece cinsinden ölçüldü. Veriler, IBM SPSS Statistics 24 programında değerlendirildi. Normallik dağılımında, Shapiro Wilk test kullanıldı. Normal dağılım görüldüğünden ötürü, ikili karşılaştırmalarda bağımsız örneklem T test uygulanırken, korelasyon için Pearson korelasyon testi uygulandı. Veriler, p<0.05 güven aralığında değerlendirildi. Sonuç olarak, independent T test verileri sonucu voleybol ve basketbol oyuncularında sadece drop jump testinde sıçrama kuvveti (N) ve sertlik (kN/m) te anlamlı farklılık gözlenirken, dikey düzlem ve yatay düzlemde uygulanan diğer sıçrama testleri ile pasif eklem aralıkları arasında istatistiksel olarak farklılık görülmedi. Pasif sol ve sağ ve alt ekstremite eklem açıklığı ortalamaları incelendiğinde, sadece pasif diz fleksiyonunda kalça ekstansiyonunda anlamlı farklılık gözlemlenmektedir. Pearson korelasyon testleri sonucunda ise basketbolcular için özellikle diz fleksiyonunda pasif kalça fleksiyonunda ilişki görülürken voleybolcularda ise diz fleksiyonunda pasif kalça abdüksiyonunda ilişki görülmüştür. Pasif eklem açıklığının sıçramaya etkisi olduğu görülmektedir.

Alt ekstremiteBasketbolBasketbolcular+6
Aybars Ünel
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Primer ve sekonder progresif multipl skleroz hastalarında üst ekstremite ve alt ekstremite fonksiyonlarının karşılaştırılması

Multipl skleroz, santral sinir sisteminin demiyelinizasyon, aksonal dejenerasyon, inflamasyon, astrogliozis ile karakterize, ön planda beyaz cevherin tutulduğu, korteksi, derin gri cevheri de etkileyebilen kronik nörodejeneratif bir hastalığıdır. Hastalığın üç alt tipi bulunmaktadır. Relapsing remitting multipl skleroz (RRMS) %85 oranla en sık görülen alt tipidir, RRMS hastalarında özürlülüğün ilerlemesiyle ortaya çıkan sekonder progresif multipl skleroz (SPMS) ve en baştan itibaren progresif seyir gösteren primer progresif multipl sklerozdur (PPMS). Çalışmada PPMS ve SPMS hastalarında üst ve alt ekstremite fonksiyonları karşılaştırıldı. Çalışmaya EDSS (Expanded Disability Status Scale) skoru 4.0-8.5 arasında 27'si PPMS, 38'i SPMS olan toplam 65 progresif MS hastası dahil edildi. Kadın/erkek oranı 1,6/1 bulunmuştur. Çalışmada EDSS skoru birbirine yakın olan hastalarda PPMS'de üst ekstremite ince motor becerisinin ve yürüme becerisinin SPMS'e göre istatistiksel olmasa da göreceli olarak daha iyi olduğu bulunmuştur.

Alt ekstremiteEkstremitelerMerkez sinir sistemi+5
Nuray Atilla
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Alt extremite derin venöz trombozlarda medikal tedavi sonrası damarın açılma oranının elastografi değeri ile korelasyonu

Amaç: Bu çalışmamızda alt ekstremite, akut ve subakut evrede tespit edilen ve akım izlenmeyen derin venöz trombozlarda standart medikal tedavi sonrası damarın açılma oranının trombüsün elastografi değeri ile korelasyonunu amaçladık. Materyal-Metod: Bu çalışmaya aralık 2017 ve şubat 2019 tarihleri arasında Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi Radyoloji Ana Bilim Dalına başvuran Renkli Doppler US (RDUS) değerlendirmesinde alt ekstremitede akut ve subakut evrede (< 1 ay), akımın izlenmediği derin ven trombozu tanısı konmuş hastalar dahil edildi. Kronik DVT'si olan hastalar, akut ve subakut evrede olupta akımın izlendiği hastalar, medikal tedavinin verilemeyeceği aktif kanaması olan(gastrik/duedonal ülser,serebrovasküler kanama),son bir yıl içerisinde geçirilmiş hemorajik stroke öyküsü olan, gebe hastalar, kanama-pıhtılaşma profili bozukluğu olan ve hemofili hastalıkları olan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışmaya 75 sayıda hasta dahil edildi. İncelemelerde hastalara öncelikle alt ekstremite RDUS incelemesi yapıldı. RDUS incelemesinde, her iki ana iliak venden ayak seviyesine kadar alt ekstremite derin venöz sistemi DVT açısından değerlendirilerek, trombüs varlığı, varsa trombüs evresi ve anatomik lokalizasyonu raporlandı. Daha sonra alt ekstremitede derin venöz sistemde saptanan trombüsten, trombüsün en belirgin olduğu damardan ve en iyi izlendiği lokalizasyondan ARFI elastografi tekniği ile ölçümler yapıldı. Daha sonra hastalara standart medikal tedavi başlandı. Hastalara 1. ve 3. ay kontrollerde, tedavi öncesi tromboz saptanan segmentlerin uygulanan tedavilere yanıtlarının değerlendirilmesi için RDUS inceleme yapıldı. Rekanalizasyonun değerlendirilmesinde tromboze vendeki açıklık oranı tromboze ve kısmi-tam açık olacak şekilde iki grup olarak belirlendi. Bulgular: 1.ay kontrolde kısmi-tam açıklık saptanan grubun ortalama elasto değeri 1,77 m/sn ve standart sapma 0.49 olup minimum ve maksimum hız değerleri sırasıyla 1.09 m/sn ve 3.03 m/sn'ydi. Tromboze grubun ortalama elasto değeri ise 2.21 m/sn ve standart sapma 0.54 olup minimum ve maksimum hız değerleri sırasıyla 1.24 m/sn ve 3.36 m/sn'ydi. İki grup arasında yapılan independent T testine göre bulgular istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur(p<0.001) . 1.ay kontrolde ROC analizine göre eğrinin altında kalan alan %72.2 (%60-84) olarak bulundu. Kısmi-tam açılmanın izlendiği grup ile tromboze grubun shear dalga hızları için kesim değeri (cut-off): 1.85 m/sn alındığında, tanı testinin gerçek pozitif değeri (sensitivitesi): %71.4, spesifisitesi: %72.7'dir. 3.ay kontrolde kısmi-tam açıklık saptanan grubun ortalama elasto değeri 1,77 m/sn ve standart sapma 0.46 olup minimum ve maksimum hız değerleri sırasıyla 1.09 m/sn ve 3.03 m/sn'ydi. Tromboze grubun ortalama elasto değeri ise 2.52 m/sn ve standart sapma 0.48 olup minimum ve maksimum hız değerleri sırasıyla 1.74 m/sn ve 3.36 m/sn'ydi. İki grup arasında yapılan independent T testine göre bulgular istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001) . 3.ay kontrolde ROC analizine göre eğrinin altında kalan alan %88 (%81-95) olarak bulundu. Kısmi-tam açılmanın izlendiği grup ile tromboze grubun shear dalga hızları için kesim değeri (cut-off): 2.23 m/sn alındığında, tanı testinin gerçek pozitif değeri (sensitivitesi): %80, spesifisitesi: %80'dir. Sonuç: ARFI elastografi tekniğini kullanarak yaptığımız çalışmada elastografi değeri yüksek olan yani daha sert izlenen trombüslerin medikal tedaviye yanıtının daha az olduğunu tespit ettik. Çünkü trombüsün normal fizyolojik süreci sebebiyle trombüs içerisinde zamanla kollojen liflerinin artmasına bağlı daha dayanıklı hale geldiğinden medikal tedavi ile çözülme ihtimali azalmaktadır. Böylece tanı anında elastografi değerleri yüksek olan trombüslerin medikal tedaviye yanıtının az olacağı ön görülebilir. Ayrıca elastografi değerleri yüksek olan trombüslerde medikal tedavi ile açılma oranı az olacağından alternatif tedavi yöntemleride düşünülebilir. Anahtar Kelimeler: Derin ven trombüsü, ARFI elastografi, ultrason , medikal tedavi

Alt ekstremiteElastografiTedavi+3
Suat İnce
Van Yüzüncü Yıl Üniversity
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite amputasyonu olan bireylerde dinamik yürüme indeksinin (DGI) geçerlik ve güvenirliğinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Dinamik Yürüme İndeksi'nin geçerlik ve güvenilirliğini araştırmak ve alt ekstremite amputelerinin değerlendirilmesinde pratik, tutarlı ve hızlı bir yöntem olarak kullanılıp kullanılamayacağını belirlemektir. Çalışmaya en az altı aydır aynı protezi kullanan, edinsel alt ekstremite amputasyonu olan 18-45 yaş arasında 20 birey dahil edildi. İndeks 20 ampute birey üzerinde iki fizyoterapist tarafından iki hafta arayla izlenen video kayıtlarının puanlanması ile uygulandı. İndeksin iç tutarlılığı, Chronbach's alpha katsayısı 0,833'tür. Test-tekrar test analizleri sonucu ICC 0,96 olarak bulundu. İki farklı fizyoterapist arasındaki uyuma baktığımızda ise ilk ICC sonucu 0,88 olarak, 2. ICC sonucu ise 0,99 olarak bulundu. Dinamik Yürüme İndeksinin uyum geçerliliği için, Zamanlı Kalk ve Yürü Testi (Timed Up and Go Test – TUG), Dört Adım Kare Testi (Four Square Step Test – FSST) ve Amputelerde Mobilite Belirleme Testi (Amputee Mobility Predictor Scoring – AMP) ile arasındaki korelasyon Spearman Sıra Korelasyon Katsayısı (rs) ile incelendi. DYİ'nin toplam puanı ile TUG arasında negatif zayıf ilişki (rs= -0,383), FSST arasında negatif zayıf ilişki (rs= -0,275) ve AMP arasında orta düzey ilişki (rs=0,560) bulundu. Çalışmamızın yapı geçerliliği analizi diyagram üzerinden Amos paket programı ile yapıldı. Çalışmamızın Ki-kare testi (Chi Square Index- CMIN/df) değeri 0,679, İyilik Uyum İndeksi (Goodness of Fit Index- GFI 0,873, Karşılaştırmalı Uyum İndeksi (Comparative Fit Index, CFI) değeri 1, Ortalama Hataların Karekökü (Root Mean Square Residual, RMR) değeri 0.024 ve Yaklaşık Hataların Ortalama Karekökü (Root Mean Square Error of Approximation, RMSEA) değeri ise 0'dı. Dinamik Yürüme İndeksinin alt ekstremite amputelerinde yürüme, dinamik denge ve düşme riskini değerlendirmede ve klinikte kullanım için güvenilir ve geçerli bir test olduğu sonucuna varıldı. Anahtar Kelimeler: Amputasyon, Dinamik Yürüme İndeksi, Geçerlik ve Güvenirlik

Alt ekstremiteAmpütasyonGüvenilirlik ve geçerlilik+4
Fırat İş
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Unilateral transtibial amputasyonu olan bireylerde farklı aktivitelerde alt ekstremite kinematiklerinin incelenmesi

Çalışmanın amacı unilateral transtibial amputasyonu olan bireylerde alt ekstremite yürüyüş kinematiklerini günlük hayattaki çevresel koşullara benzer ortamlarda incelemekti. Çalışmaya 10 transtibial ampute ve kontrol grubu olarak 10 sağlıklı birey dahil edildi. Bireylerden düz zeminde ve hareketli zeminde rahat oldukları hızlarda yürümeleri, hareketli zeminde hızlı ve yavaş yürümeleri, rampa çıkmaları ve rampa inmeleri, stabil olmayan bir zemin üzerinde yürümeleri ve merdiven inip çıkmaları istendi. Tüm yürüyüşlerde ve merdiven inme çıkma esnasında alt ekstremite kinematik verileri üç boyutlu hareket analiz sistemi ile değerlendirildi. Bireyler demografik ve antropometrik özellikler bakımından benzerdi. Toplanan veriler farklı zeminlerde (sabit, hareketli ve stabil olmayan) yürüyüş, farklı hızlarda yürüyüş, farklı eğimlerde yürüyüş ve merdiven inme-çıkma aktivitesi olarak dört başlıkta incelendi. Bu dört başlıkta koşullar arası ve ekstremiteler arası karşılaştırmalar analiz edildi. Çalışmanın sonucunda tüm koşullarda alt ekstremite açısal kinematiklerinde ve yürüyüşün zaman-mesafe parametrelerinde farklar bulundu (p<0,05). Elde edilen veriler ve literatürdeki geçmiş çalışmalarda elde edilen sonuçlar ışığında ampute rehabilitasyon programına alınması planlanan bireylerde yürüyüş analizlerinin bireylerin yaşadıkları ortamdaki koşullara benzer ortamlarda yapılması, simetrik yürüyüş eğitiminin bu koşullar altında da verilmesi, eğitim programı planlanırken, modifiye edilirken ve sonlandırılırken yürüyüş analizi yapılması gerektiği düşünülmektedir.

Alt ekstremiteAmpütasyonKas kontraksiyonu+2
Ali İmran Yalçın
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite ortezi kullanan bireylerde ortez protez kullanıcıları anketi memnuniyet modülünün Türkçe versiyonu, geçerlik ve güvenilirlik çalışması

Bu çalışmanın amacı alt ekstremite ortezi kullanan bireylerde Ortez/Protez Kullanıcıları Anketi Cihaz Memnuniyeti ve Servis Memnuniyeti bölümlerinin Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenilirliğinin araştırılmasıdır. Ölçek, OPKA-M olarak isimlendirilmiş ve 67 kişiye uygulanabilmiştir. Anketin geliştiricisi ile görüşülerek 12 yaşın üzerinde olan kişilerin anketi bağımsız olarak yapabileceği konusunda fikir birliğine varılmıştır ve 12 yaşının üzerinde olan 48 alt ekstremite ortezi kullanıcısı ile istatiksel değerlendirmeler gerçekleştirilmiştir. OPKA-M ölçeğinin güvenilirlik analizi test-tekrar test yöntemiyle, iç tutarlılığı Cronbach alfa analizi ile, ölçeğin yapı geçerliği genel memnuniyeti değerlendiren VAS ile korelasyonuna bakılarak, ek olarak AFA ve DFA hesaplanarak belirlenmiştir. Anketin test-tekrar test güvenilirliği mükemmel bulundu (ICC=0,995, %95GA:0,986-0,998). OPKA-M cihaz ve servis memnuniyeti ölçeklerinin cronbach alfa analizi sonucunda değerler yüksek, iç tutarlılığa uyumlu ve yakın bulundu (cihaz cronbachα=0,845, servis cronbachα=0,925). VAS ölçeğinden elde edilen puanlar arasında pozitif ve anlamlı korelasyon saptandı (r=0,623, p<0,001). AFA sonuçlarına göre OPKA-M cihaz memnuniyeti ölçeğinde faktör yükleri 0,437-0,838 ve servis memnuniyeti ölçeğindeki faktör yüklerinin ise 0,493-0,920 arasında olduğu saptandı. DFA'da ise uyum indeksleri değerlerine göre modelin veri ile iyi bir uyum sağlamadığı, ölçeğin özgün haline bağlı kalmak koşuluyla modelin uyumunu geliştirmek için değişikliğe ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. OPKA-M ölçeğinin alt ekstremite ortezi kullanan kişilerde, klinikte ve bilimsel araştırmalarda memnuniyet değerlendirmesi için kullanılabilecek uygun bir ölçek olabileceği sonucuna varılmıştır.

Alt ekstremiteAnketlerGüvenilirlik ve geçerlilik+3
Dudu Zehra Çelik
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Alt ekstremite ortezi kullanan çocuklarda yaşam kalitesini etkileyen faktörlerin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı alt ekstremite ortezi kullanan çocukların yaşam kalitesini etkileyen faktörleri incelemekti. Çalışmaya yaş ortalaması ve standart sapması 11,6 ± 4,7 olan 4-18 yaş arası 76 çocuk dahil edildi. Çalışmada katılımcıların demografik bilgileri, fizyoterapistin önerdiği ortez kullanımın saatlerine uyumu, toplam ortez kullanım süresi (yıl) ve günlük ortez kullanım saatine ait bilgiler kaydedildi. Ailenin ortez hakkındaki bilgi düzeyi ve ailenin ortezin işlevselliğine olan inancı Görsel Analog Skalası (VAS) ile, bireylerin sağlıkla ilgili yaşam kalitesi Pediatrik Özürlülük Değerlendirme Envanteri (PÖDE) ile, fonksiyonel bağımsızlık seviyeleri Çocuklar İçin Fonksiyonel Bağımsızlık Ölçeği (WeeFIM) ile, ortez kullanımının hayatlarına etkisi Hasta Tarafından Oluşturulan İndeks (PGI) ile, ortez memnuniyeti ise QUEBEC Yardımcı Teknoloji Kullanıcılarının Memnuniyetini Değerlendirilmesi anketi (QUEBEC) ile değerlendirildi. Elde edilen bulgulara göre yaşam kalitesinin ailenin ortezin işlevselliğine olan inancı ile düşük (r=0,249), ortez kullanımı ile iyi (r=0,594), fonksiyonel bağımsızlık ile mükemmel (r=0,885), ortez memnuniyeti ile orta derecede (r=0,491) pozitif yönde ilişkisi bulundu. Fizyoterapistin önerdiği ortez kullanım saatlerine uyum ile yaşam kalitesi arasında ortez kullanım saatlerine uyanlar lehinde pozitif bir ilişki bulundu. Ailenin ortez hakkında bilgi düzeyi ile yaşam kalitesi arasında bir ilişki bulunmadı (p>0.05). Sonuç olarak ortez kullanan çocuklarda yaşam kalitesi üzerinde ailenin ortezin işlevselliğine olan inancı, ortez kullanım saatlerine uyum, ortez kullanım durumu, fonksiyonel bağımsızlık ve ortez memnuniyetinin etkili olduğu görüldü. Çocukların yaşam kalitesine olumlu yönde etki edebilmek için kişiye özel doğru ortez önerimi yapılmalı, ortez memnuniyeti arttırılmalı, aileye bu ortezin işlevselliği hakkında detaylı bilgi verilmeli ve önerilen ortez kullanım saatine uyum sağlanmalıdır.

Alt ekstremiteOrtotik cihazlarYaşam kalitesi
Şeyda Nur Bilgen
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İmplate kardiyoverter defibrilatörü (ICD) olan kalp yetersizliği hastalarında alt ekstremite endurans eğitimine ek olarak uygulanan üst ekstremite endurans eğitiminin fonksiyonel kapasite ve pacemaker fonksiyonları üzerine etkisi

Ani kalp ölümlerinin birincil veya ikincil önlenmesinde, standart tedavi olarak implante edilebilir kardiyak defibrilatörler (ICD) kullanılmaktadır. Araştırmanın amacı; ICD taşıyan kalp yetersizliği hastalarında alt ekstremite endurans eğitimine ek olarak uygulanan üst ekstremite endurans eğitiminin fonksiyonel kapasite ve ICD parametreleri (şok ve antitaşikardi pacing) üzerinde etkisini incelemekti. Dahil edilme kriterlerine uygun 24 kişi randomize olarak iki gruba ayrıldı. Katılımcıların demografik bilgileri, medikal geçmişi ve ICD parametreleri kaydedildi. Kardiyopulmoner egzersiz testi, kol ergometresi testi ve 6 dakika delikli pano ve halka testi (6PBRT) ile egzersiz kapasiteleri değerlendirildi. Her iki grup da haftada 5 gün olmak üzere altı hafta boyunca, zirve oksijen tüketiminin % 70-80'inde 40 dakika alt ekstremite eğitimine katıldı. Kombine eğitim grubu ise ek olarak, zirve iş yükünün % 60'ında 20 dk, üst ekstremite endurans eğitimine dahil edildi. Egzersiz eğitimi sonrası zirve oksijen tüketimi, kombine eğitim grubunda 1,58±1,37 ml/kg/dk, alt ekstremite eğitim grubunda ise 0,00±1,80 ml/kg/dk değişim görüldü (p<0,05). Eğitim sonrası kol ergometresi zirve iş yükü, kombine eğitim grubunda 16,66±13,02 watt artarken, alt ekstremite eğitim grubunda 4,16±7,92 watt artış görüldü (p<0,05). 6PBRT testi skorunda ise kombine eğitim grubunda 16,66±21,24 alt ekstremite eğitim grubunda 7,83±14,23 artış görüldü (p>0,05). ICD parametreleri incelendiğinde alt ekstremite eğitim grubundan sadece bir kişide antitaşikardi pacing tespit edildi. Sonuç olarak, ICD olan kalp yetersizliği hastalarına her iki ekstremiteyi içeren kombine egzersiz eğitimi, fonksiyonel kapasitenin gelişmesi için etkili ve güvenilir bulundu. Anahtar Kelimeler: Kalp yetersizliği, implante edilebilir kardiyak defibrilatör, üst ekstremite endurans eğitimi.

Alt ekstremiteDefibrilatörler-implante edilebilirKalp hastalıkları+2
Ayşe Akdal
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tek taraflı alt ekstremite amputasyonu olan bireylerdeki ağrının aktivite ve katılım üzerine etkisinin değerlendirilmesi

Amaç: Bu çalışmanın amacı tek taraflı diz altı amputasyona sahip bireylerdeki ağrının Uluslararası Fonksiyonel Sınıflandırma Sistemine (ICF) göre aktivite ve katılıma olan etkisini incelemektir. Yöntem: Katılımcıların demografik ve klinik özellikleri kaydedilecektir. Çalışmada ağrıyı değerlendirmek için McKill-Melzack Ağrı Anketi ve görsel analog skalası (GAS) kullanılacaktır. Aktivite ve katılım düzeyleri Alt Ekstremite Protez Kullanıcıları Mobilite Anketi (PLUS-M) ve Normal Yaşama Katılım Endeksi (RNLI) ile değerlendirilecektir.Unilateral diz altı amputelerin bağımsız ambulasyonunda ICF'e göre kapasite ve performansı değerlendirmek için amputelere yönelik oluşturulan ICF kısa set kullanılacaktır.

Alt ekstremiteAmpütasyonAğrı+3
Sibel Yerli
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kapsamlı alt ekstremite ampute soket anketi'nin Türkçe'ye uyarlanması, geçerlik ve güvenirliği

Bu çalışmanın amacı Comprehensive Lower-limb Amputee Socket Survey -CLASS'ın Türkçe versiyonunun geçerlik ve güvenirliğini araştırmaktır. CLASS protez soketinin uyumunu ölçmeyi amaçlayan geçerliği ve güvenirliği İngilizce dilinde kanıtlanmış bir ankettir. CLASS'ın yazarından alınan iznin ardından kültürlerarası adaptasyon yöntemleri kullanılarak anketin Türkçe versiyonu oluşturuldu. Oluşturulan Türkçe versiyon 80 unilateral alt ekstremite amputasyonuna sahip katılımcıya tekrar-test yöntemiyle iki defa uygulandı. Ek olarak literatürde kullanılan geçerli ve güvenilir ölçme araçlarından Trinity Amputasyon ve Protez Deneyimleri Ölçeği-TAPES, Protez Memnuniyet anketi- PMA, Soket Konfor Skoru-SKS kullanılarak katılımcıların protez kullanımına ve memnuniyetine ilişkin deneyimleri kayıt altına alındı. Ayrıca sosyo-demografik bilgiler, amputasyon düzeyine, rezidüel uzuv sağlığına ilişkin ve protez kullanım sürelerini içeren veriler toplandı. Katılımcıların aktivite düzeyleri Amputee Mobilite Ölçeği- AMP ile kayıt altına alındı ve yaşam kalitesi SF-36 kısa form kullanılarak değerlendirildi. Elde edilen test-tekrar test verileri ile ilk uygulama skorları Cronbach Alfa katsayısı hesaplanarak değerlendirildi ve aralarında güçlü korelasyon tespit edildi (Cronbach Alfa > 0,80). CLASS Türkçe versiyona ait iç tutarlılık yüksek bulundu (Cronbach Alfa > 0,80) ve maddelerden biri anketten çıkarıldığında tutarlılık düzeyinde bir değişiklik gösterilmedi. CLASS Türkçe versiyon ile TAPES, PMA ve SKS skorları arasında çeşitli düzeylerde korelasyon olduğu tespit edildi (p≤ 0,01). CLASS Türkçe versiyonun unilateral alt ekstremite amputelerinde klinikte, araştırmalarda ve protez hizmetlerini geliştirmede kullanılabilecek geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu gösterildi. Anahtar kelimeler: Amputasyon, Alt ekstremite, Soket uyumu, Sonuç Ölçümleri, Yaşam kalitesi

Alt ekstremiteAmpütasyonAnketler+5
Ceren Kuzu
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Medulla spinalis yaralanmalı bireylerde alt ekstremite ortezi kullanım memnuniyetinin fonksiyonel bağımsızlık düzeyi ve yaşam kalitesi ile ilişkisinin incelenmesi

Akyüz, S., Medulla Spinalis Yaralanmalı Bireylerde Alt Ekstremite Ortezi Kullanım Memnuniyetinin Fonksiyonel Bağımsızlık Düzeyi ve Yaşam Kalitesi ile İlişkisinin İncelenmesi, Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Protez- Ortez ve Biyomekani Programı Yüksek Lisans Tezi, Ankara, 2023 Bu çalışmanın amacı Medulla Spinalis Yaralanmalı (MSY) bireylerde alt ekstremite ortezi kullanım memnuniyeti ile fonksiyonel bağımsızlık ve yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Çalışmaya yaş ortalaması 42,38±17,91 olan 107 birey dahil edildi. Ortez memnuniyeti Quebec Yardımcı Teknoloji Kullanıcı Memnuniyeti Değerlendirme Anketi, Fonksiyonel bağımsızlık Spinal Kord Yaralanması Bağımsızlık Ölçeği (Spinal Cord Independence Measure III- SCIM III), yürüyüş Walking Index for Spinal Cord Injury II (WISCI II) skalası, yaşam kalitesi Short form 36 (SF-36) anketi ile değerlendirildi. Ortez memnuniyeti ile fonksiyonel bağımsızlık ve yaşam kalitesi parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Bireyler aldıkları WISCI II skoruna göre terapötik ambulasyon ve fonksiyonel ambulasyon gruplarına ayrıldığında gruplar arasında ortez memnuniyeti açısından fark saptanmadı (p>0,05). Bireyler kullandıkları alt ekstremite ortez çeşidine göre gruplandırıldığında, ortez memnuniyeti yardımcı cihaz memnuniyeti puanı en yüksek grup dorsifleksiyon bandı kullanan grup olarak belirlendi. Diğer gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Bireyler nörolojik düzeylerine göre gruplandırıldığında, ortez memnuniyeti yardımcı cihaz memnuniyeti puanı en yüksek grup L1-L5 seviyesine sahip grup olarak bulundu. Diğer gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Kadın bireylerin ortez memnuniyeti açısından erkek bireylere göre daha iyi sonuç aldığı belirlendi (p<0,05). Çalışmanın sonucunda, ortez memnuniyeti ile fonksiyonel bağımsızlık ve yaşam kalitesi arasında korelasyon bulunmaması, MSY'li bireylerde ortez memnuniyetinin hangi faktörlerden etkilendiğinin araştırılması adına çalışmanın önemli bir basamak olduğuna işaret etmektedir. MSY'li bireylerde ortez kullanımının rehabilitasyon sürecinin vazgeçilmez bir parçası olması nedeniyle ortez memnuniyetine yönelik çalışmalar planlanmasının yerinde olacağı ve alanda çalışan profesyonellere farklı bir bakış açısı getireceği düşünülmektedir.

Alt ekstremiteFonksiyonel yetkinlikHasta memnuniyeti+4
Sinem Akyüz
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2022
00

Related subjects