Şehiriçi ulaşım
56 theses under this subject heading
Monoray ulaşım sisteminin özellikleri ve diğer kentiçi ulaşım araçları ile karşılaştırılması
Gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer alan Türkiye'de yüksek bir nüfus artış ve kentleşme hızı vardır. Özellikle son 20 yılda Türkiye'deki kent nüfus sayısının neredeyse iki katına çıkmış olması yoğun yerleşim bölgeleri oluşmasını sağlamıştır. Şehirler kuzey-güney, doğu-batı doğrultuda genişleyerek yerleşim geniş alanlara yayılmıştır. Geçen bu süreçte yaşam standardındaki artışla birlikte sanayi bölgelerinin genişlemesi, insanların eğitime, kültürel-sanatsal faaliyetlere verdikleri önemin artması ulaşım ihtiyaçlarındaki artışı doğurmuştur. Ulaşım talebi belediyeler tarafından toplu taşıma araçlarının hizmete sokulmasıyla, özel taşımacılık hizmetlerinin devreye alınmasıyla veya bireylerin özel araçlarıyla karşılanmaya çalışılmıştır. Artan eğitim ve refah seviyesi ile birlikte bireyler konforun yüksek olduğu özel araçlara yönelmiştir. Ulaşım talebindeki artış bireylerin özel otomobile talebini gözle görülür oranda arttırmıştır. Öyle ki nüfus artış oranından çok daha yüksek bir oranda trafikteki araç sayısı artmıştır. Şehirlerdeki hızlı büyüme ve nüfus artışından çok daha hızlı meydana gelen araç sayısındaki artış özellikle büyük şehirlerde trafik sıkışıklığı, gürültü kirliliği, hava kirliliği gibi sorunların artmasına neden olmuştur. Fosil yakıtlarla işletilen kara yolu toplu taşıma araçlarının gerek çevre kirliliğini arttırdığı gerek yeterli güvenilirlik, konfor, hız sağlayamadığı için efektif çözüm olmadığı görülmüştür. Toplu taşıma araçları planlaması yapılırken çevresel, ekonomik ve teknolojik olmak üzere birtakım kriterler göz önünde bulundurulur. Ekonomik açıdan incelemede ulaşım sisteminin imalat aşamasında ilk yatırım maliyetinin yanı sıra işletme sırasında ortaya çıkan işletme ve bakım maliyetleri de göz önünde bulundurulmuştur. Toplu taşıma araçları planlanmasında ekonomik kriterler göz önüne alınırken sadece sistem imalat maliyeti değil, sistem hayata geçtiğinde diğer ulaşım araçlarının çevreye ve insanlara verdiği zararda meydana gelecek azalmalar da ele alınmıştır. Tez kapsamında özellikle ele alınan monoray ulaşım sistemleri yapıldığında, mevcut güzergâhlarda işleyen dolmuş, otobüs ve özel araç sayısında azalma beklenmektedir. Bu araçların ulaşımda yoğun olarak kullanılması veya kullanılmaması durumunda ekonomiye etkileri konusunda çok yönlü bir inceleme yapılmalıdır. Bu incelemeye araç yıpranma payı, yakıt, yağ, lastik, genel bakım giderleri, istatistiklere bağlı karayolu kazalarında meydana gelen maddi, yaralanmalı hatta ölümlü kazaların neden olduğu masraflar ve işgücünde yaşanan kayıplar dahil edilmiştir. Trafik sıkışıklığı neticesinde çokça zaman kaybı yaşayan insanlara İstanbul'un çeşitli bölgelerinde anket yapılmış ve toplu taşıma araçlarını tercih edenlerin oranı belirlenmiş, toplu taşıma araçlarının hangi özelliklerinin tercih edilebilirliği arttıracağı saptanmaya çalışılmıştır. Monoray hatları olması durumunda toplumun hızlı, güvenilir, konforlu yolculuk için ödemeye razı olabilecekleri bedellerin standart ulaşım ücretlerinin ne kadar üstünde olabileceği verisi elde edilmiştir. Toplu taşıma araçları planlamasındaki çevresel kriterler göz önüne alındığında ise fosil yakıtlarla çalışan karayolu taşıtlarının yolcu-km başına oldukça yüksek emisyon değerlerine sahip olduğu görülür. Özellikle bakımları zamanında ve özenli yapılmayan özel şahıslar tarafından işletilen araçların emisyon salınımları daha da fazla olmaktadır. Bunların yanı sıra karayolu araçları başta ücret toplama yöntemiyle çalışan dolmuşlar olmak üzere çok fazla gürültü kirliliğine neden olmaktadır. Gürültü kirliliği metropollerin başlıca sorunlarından biri haline gelmiş olup insan sağlığına zihinsel ve bedensel pek çok olumsuz etkisi vardır. Özel araçlara nazaran daha çevre dostu çözümler sunduğu düşünülen karayolu toplu taşıma araçlarının beklenenden çok daha fazla oranda gürültü kirliliğine sebep olduğu görülmüştür. Ulaşım araçları planlamasında çağın gerekleri göz önünde bulundurulup teknolojik gelişmeler takip edilerek gelişmiş, ihtiyaçlara cevap verebilecek konforu, düzeni, güvenilirliği yüksek seviyede olan sistemler seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu kriterler kapsamında toplu taşıma araçları seçilirken özellikle yaygın olarak kullanılan otobüs, dolmuş, metro gibi ulaşım araçlarıyla bu tez kapsamında incelenen monoray mukayese edilmiştir. Nüfus yoğunluğu fazla olan megapollerde ayrıcalıklı yola sahip olmayan karayolu taşıtlarından konfor, güvenilirlik, düzen beklemek maalesef pek mümkün olmamaktadır. Karayolu toplu taşıma araçları trafikte son derece güç yol alabilmekte hatta yolcu indirme bindirme sürelerinin değişkenliğinden ötürü zaman çizelgesine çok riayet edememektedirler. Yolun durumuna göre de yolculuk konforu son derece düşük olabilmektedir. Refah düzeyi artan toplum, toplu taşıma araçlarıyla konforsuz seyahat etmek yerine özel otomobilleri tercih etmekte bu da trafik sıkışıklığının daha da artmasına neden olmaktadır. İnsanlara konforlu, güvenilir, hızlı ulaşım imkânı sağlanabilmesi için monoray ulaşım çözümü farklı açılardan incelenmiştir. Monoray sistemlerinde bir ulaşım aracından beklenebilecek konfor, güvenlik, düzenlilik gibi pek çok özellik mevcuttur. Ayrıca yapılan anketlerde insanların toplu taşıma aracı tercihlerini seyahat ettikleri süre boyunca iletişim kurabilecekleri araçlardan yana kullanmak istedikleri yönünde olmuştur. Başta gün içerisinde hareket halinde çalışan personeller olmak üzere öğrenciler ve diğer çalışanlar, toplumun pek çok kesiminden insan ulaşım sırasında iletişimlerinin kesilmemesinin kendileri için önemli bir husus olduğunu belirtmiştir. Bu da yer üstünden giden konforlu, hızlı, güvenilir bir toplu ulaşım aracı olan monorayı daha da cazip hale getirmiştir. Tez kapsamında monoray sisteminin bileşenlerinden detaylı olarak bahsedilmiştir. Monoray yapı ve tesislerinin planlanması başlığı altında hatyolu, kirişler, viyadükler, istasyonlar ve sinyalizasyon sistemleri detaylı olarak anlatılmıştır. Dünya genelinde bir asırdan fazla zamandır mevcut monoray hatları olmasına karşın ülkemizde henüz örneğinin bulunmaması monoray hatlarının ne şekilde inşa edildiğine dair bilginin eksikliği, kıyaslama açısından boşluk oluşturmaktadır. Bu çalışmada monoray hat inşasından bahsedilerek yerleşimin yoğunlaştığı bölgelerde bile monoray taşıtlarının üstün özelliklerinden dolayı monoray hat yollarının rahatlıkla inşa edilebilirliği açıklanmıştır. Monoray hat yolu imalatları yer üstünde olmasına karşın kirişlerin hazır dökme beton şeklinde imal edilip sahada monte edilebilmesi sebebiyle şantiye alanının daha dar tutularak imalat sırasında alan tasarrufu sağlanmakta bu da monoray hat inşasını cazip hale getiren unsurlardan biri olmaktadır. Ayrıca yüksek eğimlere tırmanabilme, dar kurbları dönebilme özellikleri açısından monoray araçları kıyaslanarak, hattın gereklerine göre farklı firmaların ürettiği farklı özelliklerdeki monoray araçları ile ihtiyaçların karşılanabileceği belirtilmiştir. Türkiye'de yapılmış olan metrobüs ve metro hatlarının yapım maliyetleri ile dünyada yapılmış ve yapılması planlanmış monoray hatlarının kilometre maliyetleri kıyaslanmıştır. Bu kıyaslarda doğru planlama yapılırsa monoray hatlarının yapım ve işletme maliyetlerinin benzer kapasiteye sahip diğer toplu taşıma sistemlerinden %30-40 gibi oranlarda az olduğu görülmüştür. Monoray hatlarının diğer toplu taşıma araçlarına göre üstünlükleri sıralanmış ve bu üstünlüklerin ekonomiye, bireylere ve çevreye faydalarından bahsedilmiştir. Monoray hatları işletilmesinde yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımı ile işletme maliyetlerinin çok daha ekonomik hale getirilebilir olduğu görülmüştür. Petrol kaynaklı yakıtların ulaşım araçlarında çok yüksek bir paya sahip olması, Türkiye gibi petrolü ithal eden ülkelerin ekonomilerine büyük bir yük getirmektedir. Özellikle toplu taşıma araçlarında petrole olan bağımlılık giderilerek hem ülke ekonomisine katkı sağlanabilir hem de emisyon salınımı ve diğer çevresel kriterler açısından önemli bir adım atılmış olur. Gerek çevre dostu olarak işletilebilirliği gerek insanların beklentilerini ve taleplerini karşılayabilecek niteliğe sahip olmasından kaynaklı monoray araçları başta İstanbul olmak üzere pek çok büyük şehirde akılcı çözüm olabilir niteliktedir. Türkiye gibi güneşlenme süresi yüksek ve güneş enerji potansiyeli fazla olan ülkeler için yükseltilmiş yollardan işletilen monoraylar daha da avantajlı olabilir. Monoray hatları metrolar gibi yer altından gitmedikleri için ve istasyonları da yer üstünde olduğundan gerek istasyonlar gerek monoray araçları direk güneş ışığı alabilmektedir. Güneş enerjisini istasyonlarda ve monoray araçlarında etkin bir biçimde kullanarak ciddi yararlar sağlamak mümkündür. Monoray araçlarına güneş enerji panelleri yerleştirilerek monoray işletme enerjisinin dışa bağımlılığını azaltarak işletme maliyetlerinin azaltılabileceği öngörülmüştür.
Toplu taşıma planlamasında otobüs atama optimizasyonu
Bu çalışmada belirli güzergâhlarda toplu taşıma hizmeti veren işletmelerin en az sayıda otobüs kullanarak yolculuk taleplerini karşılayabileceği bir yaklaşım geliştirilmiştir. Bu yaklaşımda otobüslerin zaman çizelgeleri önceden belirlenmiş seferlere güzergâhlar arasında geçiş yaparak atanması amaçlanmaktadır. Güzergâhlar arası geçiş esnekliği araçların başlangıç ve bitiş noktalarındaki bekleme süresini en aza indirerek daha az sayıda araç ile hizmetin karşılanabilmesini sağlamaktadır. Çalışmada tanımlaması yapılan, kabsamı ve kısıtları belirtilen Otobüs Güzergâh Atama (OGA) problemi için bir matematiksel modeli oluşturulmuştur. Bu model problemi ifade etmede başarılıdır. OGA problemi literatürde kombinatoryal optimizasyon problemleri sınıfına girmektedir. Bu tarz problemlerin büyük boyutları için sıklıkla meta sezgisel algoritmalardan yararlanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada da bir meta-sezgisel algoritma olan Karınca Kolonisi Optimizasyon algoritmasından faydalanılmıştır. Önerilen çözüm metodu KKO'un probleme uygulanması işlem adımları ile anlatılmış ve oluşturulan dört senaryo ile test edilmiştir. Sonuçlar beklentileri karşılayacak niteliktedir.
En iyileştirilmiş çekirdek uç öğrenme makineleri kullanılarak trafik sinyalizasyon süresinin kontrolü
Son yıllarda şehirleşme ve araç sayısının artması, trafik sıkışıklığının da artmasına sebep olmuştur. Dolayısıyla bu soruna çözüm arayışında olan ulaşım sistemlerindeki gelişmeler de hızlanmış, bir çok çözüm önerisinde bulunulmuştur. Ancak önerilerin bir çoğu trafik akışının dinamikliğine tam olarak yanıt verememektedir. Statik trafik yönetimlerinin yetersiz olması nedeniyle akıllı ulaşım sistemlerinin önemi artmış, araştırmacılar gerçek zamanlı trafik yönetim modelleri ile trafik akışının değişken ve çok parametreli yapısına yönelik çalışmalarını artırmıştır. Bu tez çalışmasında amaç, trafik sıkışıklığının azaltılması ve trafiğin daha akıcı bir hale gelmesidir. Bu amaç doğrultusunda trafik sinyalizasyon sistemlerinde kullanılmakta olan geleneksel sabit süreli yönetim modelleri yerine derin öğrenme ve tek gizli katmana sahip ileri beslemeli bir yapay sinir ağı olan uç öğrenme makinelerinin (ELM, Extreme Learning Machine) bir kombinasyonu kullanılmıştır. Yapılan çalışma 4 aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, gerçek trafiğe ait video görüntülerinde yer alan araçlar, derin öğrenme algoritmalarından YOLOv8 ile tespit edilmiş ve sınıflandırılmıştır. İkinci aşamada, eğitilmiş derin modelin öznitelikleri çıkarılarak çekirdek uç öğrenme makinesine (KELM, Kernel ELM) giriş olarak verilmiştir. Burada, veri setinin karmaşık yapısını modellemek, trafik akışı tahminlerindeki doğruluğu artırmak için uç öğrenme makinesi iç çarpımı, çekirdek (kernel) işleviyle değiştirilmiştir. Üçüncü aşamada KELM'nin optimizasyonu için Parçacık Sürü Optimizasyonu (PSO, Particle Swarm Optimization ), Gri Kurt Optimizasyon Algoritması (GWO, Grey Wolf Optimization), Genetik Algoritma (GA, Genetic Algorithm) ve Yapay Arı Kolonisi Optimizasyon Algoritması (ABC, Artificial Bee Colony) kullanılmıştır. Bu basamaktaki çalışma sonrası, Genetik Algoritmanın problemimize ve veri setimize diğer algortimalara göre daha uygun olduğu tespit edilmiştir. Son aşamada ise tespit edilen araçların sayılması, araç sayılarına göre oluşturulabilebilecek adaptif trafik yönetim modelinin simule edilmesi yer almaktadır. Python Pygame kütüphanesi kullanılarak hazırlanan simülasyonda, 4 kollu izole sinyalize kavşaktaki trafik canlandırılmıştır. Gerçek kamera görüntüsünde, kırmızı ışıkta bekleyen araçlar tespit edilerek araç sayıları elde edilmekte, bu araçlara atanan değerler kulanılarak yeşil ışığın süresi tayin edilmektedir. Bu şekilde gerçek trafik yoğunluğuna, aracın sayısına hatta araç türüne özel bir adaptif trafik kontrol sistemi oluşturulmuştur.
Impact of traffic management alternatives on intersection capacity: Kahramanmaras
The capacity of existing roads of city centers remains insufficient due to the increasing of population and correspondingly increasing the number of vehicles in our cities. For this reason, the mentality of 'Traffic Management becomes crucial to operating an optimum level capacity of a network of existing roads in our cities. Traffic Management that contains planning, control, and control implementations is an interdisciplinary topic to use a more efficiently network of roads in cities.It will be investigated impacts of environmental like emissions and noises which are due to enhancing the capacity of existing signalized intersection by using the developed software that is for traffic flow and intersection design and simulation.The capacity of intersections will be executed to simulate by VISSIM with 5 diffirent alternatives. These alternatives will have been evaulated according to where intersection is by VISSIM that is a simulation program. One of these alternatives was implemented by KMM (Kahramanmaraş Metropolitan Municipal) on the site, after that this alternative was compared between simulation results and new traffic counts that was renewed with new geometricric design. According to these results, the new geometric design with the simulation is 93% compatible.This project will been anticipated to be guiding for especially administrator. Especially, positive effects of the alternatives will be seen and assisted healtier investment before any high cost investments like a underpass, interchange etc will not be constructed in points that is insuffient capacity
Şehir içi toplu taşıma planlamasında akıllı kart veri madenciliği ile sefer sıklığı optimizasyonu
Şehir içi toplu taşımada akıllı kart ile ücretlendirme işlemleri her geçen gün daha yaygın bir hale gelmektedir. Bu akıllı kart ile yapılan ödeme ve binişlerin kaydı büyük veritabanlarında tutulmaktadır. Akıllı kart işlemlerine ilişkin bu veriler tüketici davranış kalıplarını anlama, hat hizmet güvenilirliğini ve performansını ölçme, başlangıç – varış matrisi tahmini, gelecekteki talebin öngörülmesi, optimum sefer sıklıklarının belirlenmesi, hat güzergahlarının yeniden düzenlenmesi gibi planlama faaliyetlerinde kullanılabilme potansiyeli taşımaktadır. Akıllı kart verilerine çeşitli veri madenciliği yöntem ve teknikleri uygulanarak tüketici davranışları anlaşılabilir, tüketici gruplarının gösterdiği davranışlara uygun bazı öneriler sunulabilir. Akıllı kart otobüs servis verileri yardımıyla otobüslerin sunulan çizelgeye ne ölçüde uygun hareket ettikleri tespit edilebilir ve güvenilirlik ölçümleri yapılabilir. Çoğu akıllı kart ücretlendirme sistemlerinde sadece biniş esnasında kart gösterilir, iniş esnasında kartın tekrar gösterilmesi söz konusu değildir. Bu nedenle veritabanlarında genellikle sadece biniş duraklarına ilişkin veriler mevcuttur. Bu durumda bir başlangıç – varış matrisi ve gelecekteki talep öngörülerini tahmin edebilmek için öncelikle biniş duraklarından iniş duraklarının tahmini gereklidir. Literatürde yaygın olarak yolculuk zincirleme algoritmasından faydalanıldığı görülmektedir. Bu yöntemle yolculukların önemli bir kısmı için iniş durakları tahmin edilebilmektedir. Biniş ve iniş durakları belli ise başlangıç – varış matrislerinin oluşturulması ve talep öngörüsü için gerekli veriler hazır hale gelir. Gelecek öngörüsünde çok çeşitli yöntemler kullanılabilir. Bu çalışmanın amacı; toplu taşıma planlamasında akıllı kart verilerinin gizli potansiyelini ortaya çıkartmak ve planlamacılara bu verileri ne şekilde kullanabileceklerini göstererek yol göstermektir. Yapılan uygulamada veri madenciliği yöntemleriyle bu büyük veri yığınlarından faydalı verilerin nasıl elde edilebileceği, elde edilen yeni verilerin planlama için nasıl kullanılabileceğini göstermek amaçlanmıştır. Bu çalışmada biniş duraklarından iniş duraklarını tahmin etmek üzere yolculuk zincirleme algoritması, Diker'in önerdiği rastgele atama tahmin yöntemi kullanılmıştır. Kullanılan diğer algoritmalar: k ortalamalar, x-ortalamalar kümeleme algoritmaları, biniş ve iniş duraklarından başlangıç – varış matrisi hesaplaması yapan algoritma, gelecek öngörüsü için ileri beslemeli geriye yayılım algoritması içeren çok katmanlı algılayıcı tipinde yapay sinir ağı, sefer sıklığı optimizasyonu için hedef programlama formülasyonunda önerilen basit bir algoritmik yaklaşım ve genetik algoritmadır. Çalışmanın ilk bölümünde toplu taşıma ve planlamasında akıllı kart kullanımı, akıllı kart verilerinden çeşitli veri madenciliği yöntemleriyle bilgi keşfine, performans ölçümüne ve planlama faaliyetlerine ilişkin literatür özeti sunulmuştur. İkinci bölümde veri madenciliğinin uygulama alanları, veri madenciliği süreci, kullanılan yöntemlere ilişkin literatür özeti sunulmuştur. Üçüncü bölümde araştırmada kullanılan algoritmalara ilişkin literatür araştırması bulguları özetlenmiştir. Bu bölümde optimum sefer sıklığının belirlenmesi için geliştirilen basit yaklaşım hakkında da bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmanın amacı, kapsamı, varsayımları, sınırlılıkları, yöntemler, verilerin elde edilmesi, prototip uygulamanın gelişim süreci, esas uygulama ve sonuçları sunulmuştur. Araştırmada birçok bulgu elde edilmiştir. Öncelikle biniş duraklarından iniş duraklarını tespit eden algoritmalar çalıştırılmıştır. Yolculuk zincirleme algoritması ile iniş duraklarının ortalama % 58,68'i tahmin edilebilmiştir. Kalan iniş duraklarının % 37,63'ü rastgele atama tahmin yöntemi ile, % 3,69'u ise son durağı iniş durağı olarak atama yöntemi ile belirlenmiştir. Konak bağlantılı 10 otobüs hattı için başlangıç – varış matrisleri hesaplanmış ve verilerin kapsadığı tarihlerde her zaman dilimi için maksimum talep düzeyleri hesaplanmıştır. Bu talep verilerinden hafta sonuna ilişkin bir yapay sinir ağı (YSA), hafta içine ilişkin başka bir YSA ayrı ayrı eğitilmiştir. YSA'nın yanı sıra hareketli ortalamalar, ağırlıklı hareketli ortalamalar, üstel düzeltme ve regresyon modelleri de oluşturulmuş ve tahmin performansları test edilmiştir. En iyi tahminlerin YSA ile elde edildiği görülmüştür. Optimum sefer sıklığını belirlemek için hedef programlamaya dayanan matematiksel modeller hem basit algoritma hem de genetik algoritma ile çözülmüş ve sonuçlar karşılaştırılmıştır. Genetik algoritma ile önerdiğimiz algoritma optimum sonuçları vermiştir.
Bitüm ve bitümlü karışımların özelliklerinin şeker pancarı melası kullanılarak geliştirilmesi
Birçok ülkede de Türkiye gibi esnek üstyapılar en çok tercih edilen üstyapı türüdür. Esnek üstyapılarda kullanılan malzemelerin özelliğinden dolayı yapım ve onarım maliyeti oldukça pahalıdır. Maliyetlerin yüksek ve çok önem taşıdığından, bir diğer taraftan araç trafiğinin her gecen gün artmasından dolayı esnek üstyapı uygulama doğrultusunda muazzam yatırımlar yapılması gerekmektedir. Barizdir ki atık olarak elde edilen çeşitli ürünlerin doğaya terk edilmesi çevre kirliliği gibi büyük sorunlar getirmektedir. Günümüzde, çeşitli ürünlerin üretimi sırasında elde edilen yan ürün veya atıkların değerlendirilmesi üzerine çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Atıklar, yeni ürünlerin elde edilmesinde veya mevcut ürünlerde katkı maddesi olarak kullanılabilmektedir. Atık malzeme ve yan ürünlerin değerlendirilmesi çok kısıtlı olan doğal malzemelerin kullanımını azaltarak doğanın tahrip edilmesini önler ve diğer yandan malzemelerin atılmak üzere depolanmasını önleyerek çevrede oluşacak problemleri en aza indirilmesini sağlar. Son yıllarda, endüstriyel atıkların karayolu tabakalarında değerlendirerek ortadan kaldırılmaları için yapılan çalışmalar yaygınlaşmıştır. Şeker fabrikalarında şeker pancarı veya şeker kamışından şeker elde edilirken oluşan koyu, zor akıcı, suda çözülebilen ve karbonhidrat bakımından zengin şeker sanayi yan ürünü olan melas, katkı maddesi olarak bitüme ilave edilmesiyle bitümün reolojik özelliklerinin geliştirilmesi amacıyla kullanılabilmektedir. Aynı doğrultuda, bu çalışmanın asıl amacı şeker pancarı melası ve melasa boroksiti ilave ederek (MEBSA) iki farklı katkı maddesi elde edildikten sonra bitümle karışımında, karışımın performansının artmasını sağlamaktır. Bu çalışmada melas ve boroksitle melasın karışımı, MEBSAyı adım adım % 1, 2, 3, 5, 7,5 ve 10 oranlarında bitümle karıştırılarak katkılı numuneler üretilmiştir. Bitümün reolojik özelliklerinin belirlenmesi için orjinal ve modifiye edilen bitüm örneklerine Brookfield viskozimetre cihazıyla viskozite deneyi yapılmış ve optimum viskozite değerleri belirlenerek, elde edilen modifiye bitüm ve katkısız saf bitüm örneklerine penetrasyon, yumuşama noktası ve bitümlü karışımların performanslarıyla ilgili Marshall stabilitesi ve soyulma deneyleri uygulanmıştır. Bunların yanı sıra, katkı maddeleri bitümlü sıcak karışımların üretim ve uygulama süreçlerinde enerji tasarrufuna yol açması, bitümün kısa dönem yaşlanmasının azalması ve işlenebilirliğin artması gibi faktörler göz önüne alınarak incelenmiştir. Son olarak maliyet açısından melas ve melas esaslı boroksit içeren katkı maddeleri, polimer kökenli Stiren Butadien Stiren?le kıyaslanarak, bitümlü sıcak karışımların fiyat/ton üzerindeki etkileri analiz edilmiştir.
Toplu taşıma ağları üzerinde güzergâh optimizasyonu problemine en az aktarım odaklı bir çözüm yaklaşımı
Bu çalışmada, toplu ulaşım ağları üzerinde yolculuk planlama problemi için yeni bir algoritma geliştirilmiştir. TUR olarak adlandırılan yeni algoritma, problemi en az aktarımlı çözümler üretmeye odaklanarak ele almakta ve bir yolculuğu aktarım sayısı ile birlikte varış zamanına göre optimize etmektedir. TUR algoritmasında, literatürdeki CSA ve RAPTOR yöntemlerinde olduğu gibi ağ, bir graf olarak değil, algoritma için tasarlanan özel veri yapılarıyla ele alınmıştır. Londra, İstanbul, Ankara, İzmir ve Bursa şehirleri toplu ulaşım verileri kullanılarak üretilen algoritma çözümleri, gerçek dünya uygulamalarıyla karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonuçları, algoritmanın gerçek dünya uygulamalarıyla benzer sonuçlar ürettiğini göstermiştir. Çözüm karşılaştırmalarının ardından TUR algoritmasının sorgulama performansı test edilmiş ve algoritmanın, aynı optimizasyon kriterlerini kullanan ön işlem adımsız algoritmalardan yaklaşık 4 kat daha hızlı olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: TUR, en kısa yol algoritmaları, toplu ulaşım, yolculuk planlama
İmar planlarına yapılan müdahalelerin ulaşım şebekesine etkisinin sorgulanması: izmir yeni kent merkezi revizyon imar planı
Kentler dışsal etkenlerin değişmesinden büyük oranda etkilenen açık sistemlerdir. İmar planlarına yapılan müdahale türleri ile ekonomik, toplumsal ve mekansal değişkenlere bağlı olarak kentlerde öngörülmeyen etkilerle karşılaşılabilmektedir. Fakat imar planlarına yapılan müdahalelerin, özellikle ulaşım şebekesi üzerine olan etkisini ölçme ve olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik teknik araçlar yönünden Türkiye literatüründe ve mevzuatında eksik kalınmaktadır. Kent planlaması ve ulaşım planlaması arasındaki bu karşılıklı etkileşim iki aşamada çalışılmıştır. Araştırmanın çözümleyici olan ilk aşamasında; çalışma alanı olarak seçilen İzmir Yeni Kent Merkezine ait Nazım İmar Planı Revizyonlarının trafik hacmine etkisi, Trafik Etki Analizi yöntemi ile ölçülmüştür. İmar planlarına yapılan müdahaleler ile yoğunluk artışının yaşandığı durumlarda ulaşım şebekesinin olumsuz yönde etkilenmesinin olası bir sonuç olduğu ve bu sonucu ölçebilecek teknik yöntemlerin geliştirilmesi gerekliliği anlaşılmıştır. İkinci aşamada, sorun tanımına ilişkin geliştirilen beş temel ulaşım yaklaşımı karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bu yaklaşımlar içerisinden, çalışma alanının büyüklüğüne ve dinamiklerine göre, bir çağdaş ulaşım yaklaşımı seçilmiştir. Seçilen yaklaşım doğrultusunda, çalışma alanı için uygulama ölçeğine uygun uygulama araçları belirlenmiştir. Sonuç olarak, bazen imar planlarına yapılan müdahaleler bazen de imar planının kendisi ulaşım şebekesini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Oluşabilecek negatif etkileri en aza indirgemek için, kent dinamiklerine uygun ulaşım yaklaşımlarının planlama sürecinde ele alınması gerektiği anlaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İmar planlarına müdahale, Trafik etki analizi, Çağdaş ulaşım yaklaşımları, İzmir yeni kent merkezi nazım imar planı revizyonu
Kuruma ulaşım süresi, motivasyon ve bazı demografik özellikleri açısından öğretmenlerin iş doyumunun incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, kuruma ulaşım süresi, motivasyon ve bazı demografik özelliklerin öğretmenlerin iş doyumlarını anlamlı bir şekilde yordayıp yordamadağını araştırmaktır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmaktadır. Kuruma ulaşım süresi, motivasyon ve bazı demografik özellikler yordayıcı, öğretmenlerin iş doyum düzeyi ise yordanan değişken olarak tanımlanmaktadır. Araştırmanın evrenini, Burdur'da Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarında görev yapan 3292 öğretmen; örneklemini ise Burdur İl Merkezi, Merkeze bağlı köyler ve ilçe merkezi olmak görev yapan 130 kadın, 123 erkek olmak üzere toplamda 253 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma verilerini toplamak üzere; araştırmacı tarafından geliştirilen ''Kişisel Bilgi Formu'', Yetişkin Motivasyon Ölçeği (Tulunay Ateş & İhtiyaroğlu, 2019) ve İş Doyum Ölçeği (Güler, 1990) kullanılmıştır. Bu araştırma için yapılan güvenilirlik testi sonucunda Yetişkin Motivasyon Ölçeği'nin cronboach alfa değeri .562; İş Doyum Ölçeği'nin cronboach alfa değeri ise .939 olarak hesaplanmıştır. Verilerin analiz SPSS programı ile yapılmıştır. Verilerin analizi için ''Çoklu Regresyon Analizi'' yapılmıştır. Araştırma başlangıcında öğretmenlerin iş doyum düzeyleri üzerinde etkisi olabileceği düşünülen 9 değişken bu analize tabi tutulmuştur. Söz konusu 9 değişkenden; dışsal motivasyon düzeyi (p<0.01), ulaşım süresi (p<0.1), haftalık çalışma saati (p<0.1) ve cinsiyet (p<0.5) değişkenlerinin, öğretmenlerin iş doyum düzeylerini anlamlı bir şekilde yordadığı sonucu elde edilmiştir. Ancak medeni durum, çocuk sahibi olma durumu, mesleki kıdem, zorunlu hizmet yükümlülük durumu ve içsel motivasyon değişkenlerinin, öğretmenlerin iş doyum düzeylerini anlamlı bir şekilde yordamadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Kuruma ulaşım süresi, geliş gidiş yapmak, dışsal motivasyon, içsel motivasyon, iş doyumu
Gaziantep ili yapay zeka tabanlı akıllı ulaşım sistemleri ile adaftif sinyalizasyon kontrolü ve simülasyonu
Hızla gelişen bir teknoloji döneminde olduğumuz son yıllarda dünya genelinde birçok ülkenin sorunu olan trafik sorunu Türkiye'de de birçok şehirde kronik bir sorun haline gelmiştir. Gaziantep, günümüz verilerine göre 2 milyon 130 bin 432 nüfus ve 504511 araç sayısı ile ülkemizin hem araç hem de nüfus bakımından en yoğun 9. kentidir. Gaziantep'te otomobil başına düşen kişi sayısı 8,2'dir. Günden güne artan trafik hacmi özellikle kentin merkezi kavşaklarından olan İller Bankası-1, İller Bankası-2 ve Shell kavşaklarında etkili olmuştur. Bu çalışma kapsamında çalışma alanı içinde belirlenen kavşak ve koridorlarda sorunlarla ilgili doğru tespitlerin yapılması ve sonrasında oluşturulacak öneri projeler için gerekli analitik altlıkların oluşturulması amaçlanmıştır. Mevcut durum ve sorun tespitleri için sahada yapılan gözlemler ve zirve saat kavşak trafik sayımları kullanılarak PTV-Vissim ve Aimsun yazılımlarının yardımıyla mevcut durumun trafik mikro-simülasyon modelleri oluşturulmuş ve analizler gerçekleştirilmiştir.
Kent içi raylı ulaşım istasyonlarının yapısal ve mimari tasarım kriterleri, iyileştirme ve uygulama örnekleri
Kent içi raylı ulaşım sistemlerinde istasyonlar kamusal niteliğe sahip mekanlar olarak değerlendirilmektedir. Yolcu taleplerine hizmet edecek ve yolcuların ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde düzenlenmesi gereken istasyonların, istasyona bağlı mekanların ve çevresel unsurların daha kullanışlı ve göze hitap edecek hale getirilmesi, yolcuların istasyonlara ulaşılabilirliğinin kolaylaştırılması gibi çalışmalar istasyonları tercih ve odak noktası konumuna getirmek amacıyla yapılmıştır. Bu tez çalışmasında, kent içi raylı ulaşım sistem istasyonlarının çevre planlamasına, istasyonların mekân organizasyonuna, istasyon tasarımında kullanıcıyı etkileyecek ögelere, istasyon konumlandırılmasına yönelik yer seçimini etkileyen parametrelere, engelli yolcular için gerekli tasarımlara ve istasyonların kapasitelerine ilişkin başlıklar ile kent içi raylı ulaşım istasyonlarının yapısal ve mimari tasarım kriterleri incelenmiştir. Ayrıca metro istasyonlarının kapasitelerinin hesaplanmasına yönelik kullanılan ölçütler sıralanmış ve kapasite hesabının temel akış süreci aktarılmıştır. Kent içi raylı ulaşım istasyonlarında kullanıcıyı rahatlatacak ve yolcu trafiğine katkıda bulunacak mevcut standartlar kapsamında tasarım kriterleri incelenerek kent içi raylı ulaşım istasyonları üzerinde yapılabilecek iyileştirme ve öneriler geliştirilmesini sağlamak tez çalışmasındaki amaçlardan biridir. Bu sayede kent içerisinde yaşanan ulaşım sorunlarını çözerek toplu ulaşımda en uygun sistemin seçilmesi hedeflenmiştir.
Ulaşım sistemlerinin bütünleştirilmesi açısından Ankara uygulamalarının değerlendirilmesi ve geliştirme önerileri
Kentlerdeki nüfus artışı ve kentlerin yayılarak büyümesi yolculuk mesa felerinin uzamasına neden olmuştur. Tarihsel gelişim içinde yaya ve bi siklete dayalı ulaşım sistemleri yerini motorlu araçlara bırakmış ve buna bağlı olarak ulaşım maliyetleri yükselmiştir. Kentsel nüfusun ve kentte yaşamanın gerektirdiği ekonomik, sosyal ve kültürel faaliyetlerin artma sı yolculuk talep artışını da beraberinde getirmiştir. Kentlerde yaşama nın bedeli olarak düşünülen ve gün geçtikçe kanıksanan trafik sıkışıklığı ekonomide önemli kayıplara yol açmaktadır. Üretimde kullanılması ge reken zamanın durma noktasına gelen trafikte harcanması ülke ekono misine zarar vermektedir. Ulaşım sorunlarının çözümü olarak nitelendi rilen yeni yolların, katlı kavşakların, otoparkların yapımı sorunu çözeme miş tersine talebin artmasına neden olmuştur. Kentte tarihi ve insani değerlere saygılı, enerjiyi etkin kullanan, çevresel değerleri koruyan, ya tırımı ve işletmesi ekonomik olan, güvenli, konforlu, ekonomik, emniyet li, hızlı ve düşük ücretle yüksek erişebilirlik sağlayan, kentliler arasında eşitsizlik yaratmayan, sosyal, kültürel ve ekonomik yaşantıyı canlandı ran bir ulaşım sistemine kentlerin ve kentlilerin ihtiyacı vardır. Bu amaç- ^Üila yaya, bisiklet, otomobil, ara toplutaşım türleri (taksi-dolmuş, mini büs), otobüs, raylı sistemler (tramvay, hafif raylı sistem, metro, banliyö treni) ve vapur gibi farklı teknolojik özelliklere ve kapasitelere sahip ula şım türlerinin kentiçi ulaşım sistemi içinde birbiri ile rekabet eden değil, birbirini tamamlayan, bütünleyen bir sistem oluşturması gerekmektedir. Çalışmada öncelikle ulaşım türlerinin özellikleri, kısıtlan, avantajları ve sakıncaları incelenmektedir. Daha sonra bütünleşme yaklaşımları temel unsurlarının (hat, güzergah, fiyat tarifesi, bilet teknolojisi ve aktarma a- lanlarının fiziksel düzenleme boyutları gibi) genel düzenleme ilkeleri be lirtilerek, dünya ve ülkemiz kentlerindeki uygulamalar değerlendirilmek tedir. Çalışmada Ankara'daki uygulamalar ayrıntısı ile incelenmekte, Kı- zılay-Batıkent arasındaki mevcut metro hattının ve Aşti-Dikimevi Anka- ray hafif raylı sistemlerinin besleyici servislerle entegrasyonunda karşı laşılan sorunlar değerlendirilmekte ve öneriler geliştirilmektedir. Bilim Kodu Anahtar Kelimeler : Türler arası aktarma, bütünleşme (entegrasyon), türler arası eşgüdüm
Kent içi toplu taşımada raylı sistemlerin yeri ve Ankara metrosu ile Ankaray örneklerinin değerlendirilmesi
KENT İÇİ TOPLU TAŞIMADA RAYLI SİSTEMLERİN YERİ VE ANKARA METROSU İLE ANKARAY ÖRNEKLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ (Yüksek Lisans Tezi) Mutlu TÜRKMEN GAZİ ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ Ağustos 2001 ÖZET Bu tez iki ana kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısımda kent içi toplu taşıma sistemlerinin kavramsal altyapısına ve toplu taşıma sistemlerinde tür seçiminde esas alınacak ölçütlere yer verilmiştir. Böylelikle kent içi toplu taşıma problemleri için tek çözüm yolu olarak raylı sistemleri gerektirecek olan şartlar belirlenmiştir. İkinci bölümde ise Ankara Metrosu ve Ankaray örnekleri incelenmiş ve çeşitli ülkelerde kullanılan diğer örneklerle karşılaştınlmıştır. Bu inceleme ve karşılaştırma yoluyla iki sistemin işletme performansları ve planlanma süreçleri değerlendirilmiştir. Bilim Kodu : 5001023 Anahtar Kelimeler : Toplu Taşıma, Raylı Sistem, Ankaray, Ankara Metrosu. Sayfa Adedi : 110 Tez Yöneticisi : Dr. M. Kürşat ÇUBUK
Coğrafyada mekânsal istatistik yöntemleri kullanarak trafik kazalarının analizi: İzmir şehir örneği
Dünya genelinde farklı ulaşım türleri kullanılmaktadır. En yaygın kullanılan ulaşım türleri hava yolu, deniz yolu, demir yolu ve karayoludur. Çalışma konusu karayolu ulaşım türü içerisinde yer almaktadır. Karayolu ulaşımının olumlu sonuçları olduğu gibi olumsuz sonuçları da bulunmaktadır. Olumsuz sonuçlarından birisi de trafik kazalarıdır. Çalışmanın odak noktası bu konu üzerinedir. Çünkü trafik kazası sonucunda birçok kişi yaralanmakta veya ölmektedir. Türkiye'de 2010-2014 yılları arasında yaklaşık olarak 1.2 milyon trafik kazası meydana gelmiştir. Toplam kazaların %88'i maddi hasarlı gerçekleşirken %12'si ölümlü-yaralanmalı sonuçlanan trafik kazalarıdır. Trafik kazaları sonucunda 2010-2014 yılları içerisinde 3 768 kişi ölürken 255 507 kişi yaralanmıştır. Ayrıca Türkiye'de 2010-2014 yılları arasında her yıl yaklaşık olarak 1 milyon ve her gün 2 700 araç trafiğe dahil olmaktadır. Dolayısıyla bu tür çalışmaların önemi gün geçtikçe artmaktadır. Çalışma alanı olarak İzmir şehri seçilmiştir. Çalışma alanındaki on bir ilçe sınırı içerisinde meydana gelen trafik kazaları incelenmiştir. Trafik kaza verileri iki kurumdan elde edilmiş ve 2010-2014 yıllarını kapsamaktadır. Bunlar İzmir Emniyet Genel Müdürlüğüne bağlı Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ile Sigorta Bilgi ve Gözetim merkezidir. İzmir şehrinde toplam beş yıla ait 31 169 trafik kaza noktası işlenmiştir. Toplam beş yılda trafik kazaları sonucunda 126 ölüm gerçekleşirken 23 640 yaralanmalı kaza meydana gelmiştir. İzmir'de 2010-2014 yılları arasında her yıl ortalama 47 binden fazla ve her gün 130'dan fazla araç trafiğe dâhil olmaktadır. Tezin amacı trafik kazalarının değişkenlere göre hangi alanlarda yoğun olarak gerçekleştiğini tespit etmektir. Araştırma başlanmadan önce araştırma soruları ve alt problemleri oluşturulmuştur. Çalışmada alt problemlere bağlı olarak nokta yoğunluk, çizgi yoğunluk ve mekânsal otokorelasyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda trafik kazalarının alt problemlere göre ve değişkenlere göre kümelendiği alanlar tespit edilmiştir. Tezin sonucunda trafik kazalarının yoğun olarak merkezi iş alanları ve yerleşim alanları içerisinde gerçekleştiği ortaya çıkmıştır. Ayrıca Konak ilçesinde bulunan merkezi iş alanlarına bağlantı sağlayan karayolları üzerinde trafik kazaları yüksek sayıda gerçekleştiği, çalışma sonucunda ortaya konmuştur. Trafik kazalarının yoğun olarak bu bölgelerde meydana gelmesinin sebebi kent çekim merkezinin bir ilçede bulunmasıdır. Anahtar Kelimeler: Mekansal Analiz, Mekansal İstatistik, Trafik Kazası, İzmir
Ulaşım hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik optimizasyon tekniklerinin kullanılması üzerine bir çalışma
Metropolitan bölgelerde nüfus gelişimine paralel olarak ulaşım sistemlerinin geliştirilmesi ve iyileştirilmesine yönelik çalışmalar gerek yerel yönetimler ve gerekse merkezi yönetimler için büyük önem arz etmektedir. Bu amaçla yerel yöneticiler ve uzmanlar tarafından ulaşım modelleme çalışmaları yapılmaktadır. Ulaşım modelleme çalışmaları içerisinde türel ayrım aşaması önemli bir yere sahiptir. Gerek bireysel gerekse toplu ulaşım imkanlarının ortaya konulduğu bu aşamada, ulaşım hizmetlerinin nasıl gerçekleştirildiği, karar vericilerin ve şehirde yaşayan bireylerin ulaşım hizmetlerinden beklentilerinin neler olduğu dikkate alınmaktadır. Ulaşımda, yolculukların ve yolculuk edenlerin özellikleri türel ayrımı etkileyen faktörler olarak ele alınmaktadır. Tez kapsamında, kent içi ulaşımda toplu ulaşımın önemi ve entegrasyonu, mevcut durumdaki ve geçmişte yapılan ulaşım planları ve bunların başarısı hakkında bilgilendirme yapma, kentiçi ulaşım hizmetlerini belirlemede ihtiyaç duyulacak parametrelerin tespiti yapılmıştır. Çalışma alanındaki nüfusun günlük yolculukları dikkate alınarak türel ayrımda etkili olan parametreler ortaya konulmuştur. Günlük seyahat davranışlarından hareketle belirlenen bölgelerde yolculuklar simüle edilerek en uygun sonuca ulaştıracak kent içi ulaşım yapısı önerilmiştir. Ulaşım hizmetlerinin verimliliğini artırmak amacıyla kent içi ulaşımdaki türel ayrımın belirlenmesinde izlenen model ortaya konulmuştur. Çalışma alanı kapsamında türel ayrımı etkileyen faktörler veri madenciliği yöntemlerinden karar ağaçları süreç modeli takip edilerek ortaya konulmuştur. Elde edilen faktörlerle zamana göre ulaşım araçlarının değişimi için çok etmenli trafik simülasyonu gerçekleştirilmiştir. Bu simülasyonun mekansal olarak gösteriminde coğrafi bilgi sistemlerinden faydalanılmıştır. Ayrıca kullanılan türel ayrım modeli hakkında da bilgi verilmiştir. Elde edilen sonuçlar farklı günlük yolculuklar, bireysel özellikler gibi farklı etmenler dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Bireysel seyahat hareketlerinin ve davranışlarının, ulaşım türü seçimi üzerindeki etkilerinin çok etmenli simülasyon yardımıyla karar vericiler için belirlenmesinin faydalı olduğu sonucu ortaya konulmuştur.
Toplu taşıma kullanımının arttırılmasında park et-devam et sisteminin etkinliği: Manisa kent merkezi örneği
Günümüz kentlerinde sanayileşmeye bağlı olarak kentlerin saçaklanarak yayılması, nüfusun, özel araç sahipliliğinin ve yapılan yolculuk sayısının hızla artması neticesinde oluşan trafik sıkışıklığı, gürültü, egzoz gazlarından kaynaklı çevre kirliliği ve uzun yolculuk süreleri, yaşam kalitesini olumsuz yönde etkileyen sorunların başında gelmektedir. Şehirlerimizde yaşanmakta olan ya da yakın gelecekte yaşanması muhtemel ulaşım sorunlarının, ulaştırma talebi arttıkça arzı arttırma yoluna gitme gibi klasik ulaşım yaklaşımıyla (tahmin et ve sağla) değil de, etkin bir arazi kullanımı, sürdürülebilir ulaşım politikaları kapsamında etkin bir toplu taşıma sistemi, ulaşım aktarma merkezleri ve Dünya'nın birçok şehrinde başarıyla uygulanan park et devam et tesisleriyle çözülebileceği benimsenmiştir. Park et - devam et tesislerinin planlama ve tasarım ilkelerinin, yer seçim kriterlerinin ortaya konulması, özel otomobille yapılan yolculukların azaltılıp toplu taşıma kullanımının arttırılması, bireysel ulaşım türleri ile toplu taşıma türlerinin bütünleştirilmesi bu çalışmanın amaçlarıdır. Çalışmada genel bir giriş yapıldıktan sonra ulaşım kavramı, ulaşımın tarihsel süreç içerisindeki gelişimi, toplu taşıma sistemleri üzerinde durularak, park et devam et sistemlerinin tanımı ve sınıflandırılması tartışılmış, çalışma alanı olan Manisa kent merkezinde öneri park et – devam et sistemi geliştirilmiş ve son olarak elde edilen sonuçlar hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır.
Toplu taşımacılıkta raylı sistemler ve trabzon kenti trafik sorunları
Bu yüksek lisans tezinde, öncelikle toplu taşıma sistemleri genel olarak incelenmiş ve raylı sistemlerin kentsel ulaştırma içindeki konumu sistematik bir yaklaşımla ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu amaçla toplu taşıma sistemleri, toplu tasıma sorunları sosyal, ekonomik ve çevresel özellikler açısından incelenmiştir. Buna dayalı olarak ta raylı sistemlerin toplu taşımadaki gerekliliği açıklanmıştır. Kentsel raylı sistemlerdeki teknik gelişmeler» geliştirilen yeni raylı sistemler, büyük şehirlerimizde kullanılan ve halen kullanılmakta olan sistemler incelenmiştir. Son bölümde de Trabzon ilinin mevcut trafik durumu ve sorunları incelerimle, bu sorunlara çözüm alternatifleri düşünülmüştür. Anahtar Kelimeleri Toplu Taşımacılık, Raylı Sistemler, Toplu Tabıma Sistemleri, Toplu Tasıma Sorunları, Teknik Gelişmeler, Trabzon îli Trafik Sorunları, Çözüm Alternatifleri. VI
Toplu taşımada işletme planlaması ve optimizasyonu: Sakarya uygulaması
Toplu taşımada işletme planlaması ve optimizasyonu, işletmecinin elinde bulunan kaynakları en verimli bir şekilde kullanılmasını sağlar. Toplu taşıma işletmecisinin en önem kaynakları işletme personelleri ve toplu taşıma araçlarıdır. Toplu taşımada işletme planlaması ve optimizasyonu ile yolcu memnuniyeti, işletme personeli memnuniyeti, personel tasarrufu ve araç tasarrufu sağlanır. Bu çalışmada, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Toplu Taşın İdaresi tarafından işletilen otobüs toplu taşın sisteminin işletme planlaması ve optimizasyonu çalışmaları yapılmıştır. Bu amaçla Sakarya toplu taşın sisteminin durakları, yol ağları, hatları, işletme verileri ve çalışma kuralları IVU.Plan programında tanımlanmış ve optimizasyon analizleri yapılmıştır. IVU.Plan, IVU Traffic Technologies AG tarafından lastik tekerlekli ve raylı sistemler için geliştirilmiş bir kaynak planlama yazılımıdır. Sakarya ili için yapılan işletme planlaması ve optimizasyon analizlerde mevcuttaki duruma göre daha az işletme personeli ve toplu taşın aracı ile seferlerin gerçekleştirilebileceği tespit edilmiş ve %4,1 ile %5,6 oranlarında bir tasarruf sağlanmıştır. Bu çalışmada ayrıca IVU.Plan analizlerinin algoritmalarına benzer yöneylem araştırması teknikleri ile de analizler yapılmış ve Sakarya ili toplu taşın sistemi için değerlendirmeler yapılmıştır.
Diyarbakır merkez ilçelerinde meydana gelen trafik kazalarının çok yönlü dönemsel analizi
Karayolları, üzerinde birçok neden bağlı olarak yoğun kullanımından kaynaklı olarak toplumu hem ruhsal hem zihinsel hem de bedensel etkileyen bir problemde oluşturmaktadır. Küresel çapta çözülmesi gereken kronikleşmiş olan bu problem dır. Türkiye'de son on yılda yaklaşık 12 milyon trafik kazası meydana gelmiş ve kazalar toplam 62 bin 762 kişinin ölümü 3 milyon 24 bin 470 kişi ise yaralanması ile sonuçlanmıştır. Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin Güneydoğusunda yere sahip olan gelişmiş ve yüksek bir nüfusa sahip bir ili olan Diyarbakır'da meydana gelen kazalar değerlendirilecektir. Kayapınar, Bağlar, Yenişehir ve Sur olmak üzere Diyarbakır'ın dört merkez ilçesinde meydana gelen kazalara ait veriler, Emniyet Genel Müdürlüğünden temin edilen 2013-2023 yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Çalışma kapsamında, her birine ait farklı bileşenleri olan trafik kazalarının zamansal, yapısal, oluş türü ve sürücü karakteristiği olarak dört başlık altında detaylı analizler yapılmıştır. Yanı sıra toplam ölü ve yaralılar noktasında eğilim analizi ve kaza parametreleri arasında ilgileşim analizi ortaya konuşulmuştur. Sonuçlar, kazaların yoğun olarak meydana gelme zamanlarının toplumun rutin yaşamsal gerçekliğini yansıttığını göstermektedir. Yol yapısal analiz sonuçlarının her bir yol yapısı elemanına göre farklı seviyelerde olmak üzere kazaların sürücülerin kendileri için güvenli, rahat ve konforlu gördükleri yol kesimlerinde daha fazla sayıda kazaya muhatap olduklarını göstermektedir. Oluş türü bağlamında hız, dikkat ve çevre koşullarına ve trafik kurallara uygun araç sürmemekten kaynaklı farklı çarpma ve çarpışma durumlarının yaşandığı kazalar çoğunlukta olduğu değerlendirilmiştir. Kazaların önlenmesinde önemli bir paya sahip olan yol güvenlik unsurlarının olmadığı ve uygun olmadığı noktalarda kazaların daha çok meydan geldiği önemli bir sonuçtur. Kazaya muhatap sürücülerin üçte birinin kusursuz olarak kayda alındığı verilere dair analiz sonucu trajikomik bir durumu yansıtmaktadır. Kazaya sebep ve muhatap olan sürücü cinsiyetinde erkek baskın bir durumun olduğu, yaş noktasında ise 25-64 yaş grubundaki tecrübeli sürücülerin kazaya daha fazla meyilli oldukları anlaşılmaktadır. Alkollü araç kullanımının da düşük seviye kaldığı analiz edilen veriler ışığında ortaya konmuştur. Trend analizleri, ölümlerde belirgin bir durum belirtmemiş ancak yaralanmalar noktasında özellikle mevsimsel durumlardaki yönelim ve farklılığı açıkça ortaya koymuştur. Pearson ilgileşim analizinde toplam yaralı durumuna istinaden kaza oluş türü ile kaza araç sayısı arasında ters yönlü yüksek bir ilgileşim olduğunu; yolun yasal hız limiti-yaya yolu varlığı ve emniyet şerit varlığı - yol şerif çizgisi arasında da pozitif yönlü bir ilgileşim olduğu değerlendirilmiştir. Ancak ölüm durumu için ise yolun yasal hız limiti-kaza oluş türü arasına pozitif yönlü yüksek bir ilgileşim bulunmuştur.
Trafik kuralları ihlal tespit sistemleri
Büyük nüfus artışı ve ulaşım ağlarının aşırı yoğunlaşması nedeniyle trafik kazaları da artmaktadır. Bu kazalar çok büyük maddi ve manevi kayıplara neden olmakta ve kalkınmanın önünde bir engel olarak kabul edilmektedir. Kazalar sıklıkla tek bir nedenden ziyade değişkenlerin bir kombinasyonu tarafından tetiklenir. Bu kazaları azaltmanın en etkili yollarından biri, kontrol sistemlerini devreye sokmak, trafik kurallarını ihlal edenleri anında tespit etmek ve olası ihlalleri caydırmaktır. Trafik kuralları ihlal tespit sistemleri (TKİTS), trafik yönetimi yetkililerine yardımcı olmak için etkili bir çözümdür. TKİTS, kırmızı ışıkta geçme ve aşırı hız yapma gibi birçok trafik kuralı ihlallerini tespit edebilir. Bu nedenle, trafik kazalarının önlenmesi için oldukça önemli unsurlar olarak öne çıkmaktadır. Bu çalışma, TKİTS oluşturmak için kullanılan tekniklerin kapsamlı bir analitik koleksiyonunu önermeye odaklanmıştır. Bu çalışma, TKİTS fikirlerini organize etmek ve araştırmaları umut verici bir doğrultuda yönlendirmek için başvurulabilecek bir kaynak sağlamayı amaçlamaktadır. Günümüzde TKİTS oluşturmak için birçok teknik kullanılmaktadır. Bununla birlikte, Araç Tasarsız Ağlar olarak (VANET), Radyo Frekansı Tanımlama (RFID) ve Yapay zeka (AI) gibi en önemli ve umut verici olanlar bu projede ayrıntılarıyla tartışılmış, analiz edilmiş ve karşılaştırılmıştır.
Otoyollarda kullanılan akıllı ulaşım sistemi uygulamaları: Ankara-Niğde otoyolu ve Kuzey Marmara otoyolu arasında akıllı ulaşım sistemlerinin karşılaştırılması
İnsan nüfusunun artmasıyla, kişisel araç sahipliliği ve toplu ulaşımda kullanılan araç sayısı da artmaktadır. Trafik yoğunluğunun artması özellikle nüfus yoğunluğunun fazla olduğu kentlerde insanların yaşamını zorlaştırmaktadır. Günlük yaşamda hemen hemen her bireyin iş, okul, gezi vb. nedenlerle kullandığı ulaşım günlük yaşamlarının önemli bir zaman dilimini oluşturmaktadır. Ulaşım alanında bireylerin ulaşımda geçirdikleri kayıp zamanı, trafik kazalarını, tüketilen yakıt ve zararlı gaz salınımını azaltmaya yönelik verimli ve kaliteli yeni yollar yapılmaktadır. İhtiyaç duyulan yeni yollar sadece beton, çelik altyapısıyla değil akıllı ulaşım sistemi altyapısı ile donatılarak projelendirilmektedir. Çalışmaların bir kısmı da daha çok şehirlerarası ulaşımda hızlı ve güvenli yolculuğu sağlayan otoyollarda yapılmaktadır. Otoyollar araçların yüksek hızlarda seyrettiği, trafiğin yoğun olsa dahi trafik akışının sağlanması gereken karayollarıdır. Ülkemizde; ulaşım sektöründe içinde bulunduğu çağa ayak uydurmakta, modern karayolları inşa etmektedir. Trafik hacminin yüksek olduğu kesimlerde hızlı, güvenilir, konforlu ve akıllı otoyollar yapılmaktadır. Ülkemizde karayolu ulaşım projeleri kapsamında otoyollarda akıllı ulaşım sistemleri uygulamaları yapılmaktadır. Bu çalışmada ülkemizde yapımı tamamlanan Ankara-Niğde Otoyolu ve Kuzey Marmara Otoyolu'nun akıllı ulaşım sistemleri uygulamaları incelenmiştir. Otoyollar kendi aralarında akıllı ulaşım sistemleri yönünden karşılaştırılmıştır. Karar verme aşamasında ÇKKV yöntemlerinden AHP, TOPSIS ve ELECTRE kullanılmıştır. Akıllı ulaşım sistemlerini oluşturan kriterlerin ağırlıklandırılması için ilk olarak AHP yöntemi ile uygulama yapılmıştır. Bulunan sonuçlar neticesinde TOPSIS ve ELECTRE yöntemi ile de karşılaştırmalı analiz yapılarak, alternatiflerden en uygun olanın seçiminin yapılması amaçlanmaktadır.
Ulaşım problemleri ve akıllı kent talepleri: Bandırma örneği
Yaşam koşullarının ve kamu hizmetlerinin kentlerde daha iyi olması nedeni ile kırsal alanlardan kent merkezlerine göç eden insanlar kentlerde var olan işsizlik, barınma, ulaşım, eğitim, vb. sorunların daha da artmasına neden olmaktadır. Yaşam kalitesini yükseltmek amacı ile kentlere göç eden insanlar kentlerde var sorunların bir parçası haline gelmekte ve bu sorunlardan olumsuz olarak kendileri de etkilenmektedir. Kentlerde yaşanan sorunlardan biri de hiç kuşkusuz ulaşımdır. Özel araç sahipliğindeki artışa bağlı olarak kentte yaşanan trafik kazaları ile yoğunluğu, trafikte bekleme sürelerinin uzaması buna bağlı olarak stresin artması, otopark yetersizliği, gürültü ve hava kirliliği, araçların/esnafların kaldırım işgali vb. sorunlar kent içi ulaşımda karşılaşılan başlıca sorunlardır. Bilgi ve iletişim teknolojilerinde yaşanan değişimler ve yenilikler son zamanlarda daha da hız kazanarak gündelik yaşantımızın vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Önemi her geçen gün artan akıllı ulaşım sistemleri kent içi ulaşımda yaşanan sorunlara bilgi ve iletişim teknolojileri aracılığı çözümler sunmaktadır. Bu çözümler arasında denetim sistemleri (hız, kırmızı ışık vb.), bilgilendirme ekranları, akıllı durak, elektronik ücret ödeme, mobil uygulama, vb. gelmektedir. Akıllı ulaşım sistemlerinin temel amacı trafik kazalarının önüne geçerek insanların can ve mal güvenliğini korumaktır. Bunun yanında çevrenin korunması, seyahat sürelerinin kısaltılması, yakıt miktarının azaltılması vb. amaçları da bulunmaktadır. Akıllı ulaşım sistemlerinin kent içi ulaşımda sunduğu çözüm önerileri (yeşil dalga, akıllı kavşak vb.) ve sağladığı kolaylıklar (akıllı durak, mobil uygulama vb.) ile kent yaşamında kent sakinlerinin yaşam kalitesi yükselmektedir. Bu sayede trafikte sürücü, yaya ve yolcu konumundaki kent sakinlerinin ulaşımları daha da kolay hale gelmektedir.
Paylaşımlı e-skuter kullanımı ve yolculuklarının analizi: Bursa örneği
Son yıllardaki teknolojik gelişmeler ışığında kullanımı hızla artan akıllı telefonlarla birlikte paylaşım sistemleri yaygınlaşmaya başlamış ve bu sistemin ekonomik karşılığına ise paylaşım ekonomisi adı verilmiştir. Paylaşım sistemlerinden en çok etkilenen sektörlerin başında ise ulaşım sektörü gelmekte ve paylaşımlı hareketlilik kavramı ortaya çıkmasına neden olmuştur. Paylaşımlı hareketlilik ise kullanıcıların ihtiyaç duyduklarında skuter, bisiklet vb. ulaşım modlarına kısa süreli erişme imkanı sağlayan ve genellikle toplu taşıma gibi diğer modlara ilk veya son kilometre bağlantısı sağlama amacıyla hizmet veren bir aracın, bisikletin veya diğer düşük hızlı modların ortak kullanımı olarak tanımlanmaktadır. Paylaşımlı mikromobilite son yıllarda paylaşımlı e-skuter hizmetlerinin ortaya çıkmasıyla birlikte dünya genelinde oldukça hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştır. Henüz yeni bir mod olması nedeniyle paylaşımlı e-skuter hizmeti ile ilgili araştırmalar sınırlı ve yetersiz kalmaktadır. Bu eksikliği gidermek ve bu hizmetin kullanımlarını daha iyi anlayabilmek adına bu çalışmada Bursa ilinde paylaşımlı e-skuter kullanımı incelenmiştir. Bu kapsamda Bursa ilinde faaliyet gösteren bir paylaşımlı e-skuter hizmet sağlayıcısından elde edilen veriler ışığında paylaşımlı e-skuter yolculuk verilerinden yararlanılmıştır. Çalışmada Eylül 2020 ile Kasım 2022 tarihleri arasında toplam 27 aylık periyotta 26.492 kullanıcı tarafından gerçekleştirilen 195.720 yolculuk Microsoft Excel aracılığıyla analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda paylaşımlı e-skuter kullanıcılarının ve yolculuklarının her yıl büyük bir artış göstermektedir. Yolculukların %78'inin 30 yaş altı genç kullanıcılar gerçekleştirildiği görülmektedir. Yolculukların %82'si toplam 100 adet yolculuktan daha az yolculuk gerçekleştiren kullanıcılar tarafından gerçekleştirilmiştir ve ortalama yolculuk süresi 11 dakika olarak gerçekleştiği görülmektedir. Haftanın günlerine göre yolculukların dağılımda anlamlı bir fark olmadığı ancak Cuma ve Cumartesi günlerindeki yolculukların daha fazla gerçekleştiği görülmektedir. Yolculuklar günün saatlerine göre incelendiğinde ise sabah mesai ve ders başlangıç saatleriyle yolculukların artmaya başladığı, yolculukların zirve saati ise 17.00 olarak gerçekleştiği ve zirve saatin ardından yolculukların azalmaya başladığı sonuçlarına ulaşılmıştır.
Trafik yönetim tekniklerinin incelenmesi: Akıllı ulaşım sistemleri bağlamında trafik yönetiminin geleceği
Son yıllarda, Türkiye de dahil olmak üzere dünya genelinde şehir içi ve şehirlerarası yollarda araç sayısı ve hareketlilik taleplerindeki artış, yol altyapısı kullanımının optimize edilmesine ve trafik yönetimin iyileştirilmesine yönelik çözüm arayışlarını hızlandırmaktadır. Ayrıca, trafik talebindeki arz-talep dengesini korumak ve ulaşımdan kaynaklanan olumsuz çevresel etkileri azaltmak için etkili trafik kontrol yöntemleri araştırılmaktadır. Bu doğrultuda, Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) hizmetleri, uygulamaları ve faaliyetleri, trafik yönetimi ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmak için önemli bir potansiyele sahiptir. Bu tez çalışması; "trafik yönetimi", "trafik yönetimi ve AUS arasındaki ilişki" ve "trafik yönetimi için AUS uygulama önerileri" ana başlıklarını incelemektedir. İlk olarak trafik yönetimi, kontrolü, denetimi ve veri toplama için kullanılan teknolojiler avantaj ve dezavantajlarıyla birlikte incelenmiştir. Ardından, etkin trafik yönetimi için AUS çözümleri analiz edilmiştir. Trafik sıkışıklığını önlemeye yönelik trafik talep yönetimi stratejileri özetlenerek AUS'un bu stratejiler üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Tüm analiz ve değerlendirmelerin sonuçlarına dayanarak Türkiye için etkin trafik yönetimi çözüm önerileri listelenmiştir. Bu süreçte, literatür ve iyi dünya örnek uygulamaları üzerinde yapılan araştırma ve incelemelerden elde edilen sonuçlar kullanılarak Türkiye'nin yeni dönem Ulusal AUS Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın hazırlanmasına girdi olabilecek hususlar ortaya koyulmuştur. Ayrıca bu tez çalışması ile dünyada öne çıkan trafik yönetimi uygulamaları incelenerek Türkiye'de ulaşım faaliyetlerinin etkin ve verimli yürütülmesinde referans alınabilecek kaynak bir dokümanın temel çerçevesi oluşturulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda, bu tez çalışması, trafik yönetiminin gelişiminde AUS'un etkilerini kapsamlı olarak inceleyerek Türkiye için Karayolu Kapasite El Kitabı niteliğinde bir referans dokümanın oluşturulmasında öncü olmayı hedefleyen ilk araştırmalar arasındadır. Sonuç olarak elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan bu çalışma, karayolu trafik yönetimi ile ilgili faaliyet gösteren kuruluşlar ve yerel yönetimler gibi organizasyonlara, trafik yönetimi ve AUS alanında yapacakları çalışmalarda referans niteliğindedir. Aynı zamanda kent içi ve kentler arası etkili ulaşım planları hazırlanması, bu planların uygulanması, karar verme süreçlerinin iyileştirilmesi ve yol ağı ihtiyaç ve sorunları belirlenerek çözümler bulunması gibi hususlara katkı sağlamayı hedeflemektedir.