Human capital

124 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Uluslararasılaşma stratejisinde entelektüel sermaye yönetimi

Tez çalışması kapsamında, işletmelerin fiziksel olmayan fakat işletmelere değer katan varlıkları olan entelektüel sermaye unsurlarının işletmelerin uluslararasılaşma sürecini nasıl etkiledikleri sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Bu soruyu cevaplamak amacıyla karşılaştırmalı nitel analiz yönteminden faydalanılmış, işletmelerin belirli dönemlerdeki entelektüel sermaye bileşenlerinin değerleri "0" veya "1" olarak belirlenmiş ve entelektüel sermaye bileşenlerinin kombinasyonlarının uluslararasılaşma sürecine etkisi ortaya çıkarılmıştır. İşletmelerin entelektüel sermayelerini tespit için ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Entelektüel Sermaye, Uluslararasılaşma, Karşılaştırmalı Vaka Analizi, İçerik Analiz

Beşeri sermayeEntelektüel sermayeSermaye yönetimi+2
Nuri Özdemir
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Beşerî sermaye ve ekonomik büyüme ilişkisinin test edilmesi: Türkiye ekonomisi üzerine bir zaman serisi analizi

Bu tezde beşerî sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki teorik ve ampirik olarak araştırılmaktadır. Ekonomik büyüme yaklaşımlarının ele alınmasından sonra Türkiye ekonomisi örneğinde 1970-2018 döneminde beşerî sermaye-ekonomik büyüme ilişkisi ampirik olarak incelenmektedir. Beşerî sermayenin bir belirleyicisi olarak doğuşta yaşam beklentisi kullanılmaktadır. Değişkenlerin durağanlık analizi için DF-GLS ve KPSS testlerinden yararlanılmaktadır. Eşbütünleşme analizi için Johansen testi uygulanmaktadır. Değişkenlerin katsayılarının tahmin edilmesi için DOLS, FMOLS ve CCR tahmincileri kullanılmaktadır. Değişkenlerin nedensellik analizi için Toda-Yamamoto nedensellik yaklaşımı kullanılmaktadır. Çalışmadan elde edilen ampirik bulgular Türkiye ekonomisi için önemli politika önerile sunabilmektedir. Anahtar Kelimeler: Beşerî Sermaye, Ekonomik Büyüme, Eşbütünleşme, Nedensellik, Türkiye

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEkonomik etki+4
Mazlum Özdil
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Yükseköğretimden işgücü piyasasına geçiş: COVID-19 sürecinde beklentiler ve gerçekler

Covid-19 pandemisi sürecinde küresel düzeyde uygulamaya konulan acil uzaktan eğitim (ERT) uygulamaları, geleneksel yükseköğretim sistemlerini derinden etkileyerek beşeri sermaye gelişimi ve istihdam süreçlerinde yeni yapısal dönüşümlere neden olmaktadır. Bu bağlamda çalışmanın temel amacı, pandemi döneminde uzaktan eğitim deneyimi yaşamış yükseköğretim öğrencileri ve mezunlarının işgücüne katılım süreçlerinin nasıl etkilendiğini ampirik olarak incelemektir. Çalışmanın odak noktası, pandemi sürecinde öğrencilerin yükseköğretimden işgücü piyasalarına geçişte yaşadıkları deneyimlerin analiz edilmesidir; bu yönüyle gelecekte geliştirilecek ekonomi ve eğitim politikalarına yönelik ampirik bulgular üretmesi beklenmektedir. Araştırma Süleyman Demirel Üniversitesi'nde 2019-2023 döneminde öğrenim gören ve mezun olan toplam 1.744 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada keşfedici sıralı karma yöntem deseni benimsenmiştir. Odak grup görüşmeleri çerçevesinde nitel veriler toplanmış, ardından bu bulgulardan hareketle geliştirilen anket formu ile nicel analiz gerçekleştirilmiştir. Örneklem, İktisadi ve İdari Bilimler, İletişim ve Mühendislik ve Doğa Bilimleri fakültelerinden okuyan öğrenciler ve mezunlar olmak üzere iki ana gruptan oluşmaktadır. Veri analizi sürecinde betimsel istatistikler, fark analizleri, keşfedici faktör analizi ve korelasyon analizinin yanısıra Multinomial Logit Model gibi ileri düzey istatistiksel teknikler uygulanmıştır. Araştırmanın başlıca bulguları, uzaktan eğitim faktörleri arasında pozitif yönlü güçlü korelasyonlar olduğunu ortaya koymaktadır. "Öğrenme Motivasyonu ve Kişisel Sorumluluk" faktörü hem okuyan öğrenciler hem de mezunlar için istihdam değişkenleri üzerinde en güçlü pozitif etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Öğrencilerin bu süreçteki istihdam beklentilerindeki karamsar yaklaşımlarının mezunların deneyimleriyle tam olarak örtüşmediği tespit edilmiştir. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi öğrencilerinin mesleki gelişim konusunda diğer fakültelere göre daha olumlu beklentilere sahip oldukları araştırmanın önemli bulguları arasındadır. Çalışma bulgularının, yükseköğretim politikalarının Covid-19 vb. kriz dönemlerinde nasıl yönlendirilmesi gerektiğine dair stratejik rehber niteliği taşıması beklenmektedir.

Algılanan istihdam edilebilirlikBeşeri sermayeDijital eğitim+1
Osman Daban
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerde ar-ge faaliyetleri ve bilimsel araştırma projeleri (BAP) etkinliğinin değerlendirilmesi: Siirt Üniversitesi örneği

Üniversiteler toplumda saygın bir yere sahip olan ve toplumsal gelişmeye katkı sağlayan eğitim kurumlarıdır. Günümüzde toplumların gelişmesinde üniversitelerin rolü büyüktür. Üniversiteler bilginin kaynağı olan beşeri sermayeyi yetiştiren ve işgücü piyasasına hazırlayan eğitim kurumlarıdır. Üniversiteler sadece bilginin üretildiği yer olmakla kalmamakta, bilginin ticarileştiği yer haline de gelmektedir. Üniversitelerde eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma işlevi birbirine entegre bir şekilde yürütülmektedir. Bilimsel araştırma üniversitelerin en temel işlevlerindendir. Bilim ve teknoloji üretmek bilimsel araştırmalar sonucunda gerçekleşen faaliyetlerdir. Günümüzde toplumların refah seviyeleri ürettikleri bilgi ve teknoloji ile doğru orantılı olarak artmaktadır. Günümüz bilgi çağında teknolojiye ve Ar-Ge'ye önem veren ve Ar-Ge faaliyetlerine büyük kaynak ayıran ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin üst seviyede olduğu yadsınamaz bir gerçektir. Gelişmiş ülkelerin başarılarının en büyük sebebi ise bilim ve teknoloji politikalarını erken dönemden başlayarak belirlemeleri ve bunu istikrarla uygulamalarıdır. Türkiye'de Ar-Ge faaliyetleri 1963 yılında TÜBİTAK'ın kurulmasıyla devlet politikası olarak belirlenmiş ve desteklenmeye başlamıştır. Ar-Ge'ye verilen önem neticesinde teknolojide dışa bağımlılık azalacak, bilim ve teknoloji ülkelerin kalkınmasındaki en önemli unsur olarak öne çıkacaktır.

Araştırma-geliştirmeAraştırma-geliştirme harcamalarıBeşeri sermaye+5
Betül Yıldız
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Essays on human capital

This thesis aims to investigate human capital through three interlinked components. The first part of the study examines impact of the 1997 education reform on individual's earnings in Türkiye. Türkiye's national education system has undergone significant changes in the last 30 years. The extension of mandatory schooling to eight years in 1997 and the requirement for secondary education in 2012 are significant policy changes that aimed to improve educational attainment in the country. The cohort born after 1986, who benefited from the 1997 education reform, experienced higher returns to education, which is reflected in their earnings compared to those born before 1987 with the same level of education and experience. The second section of the study analyzes human capital wealth through a proposed monetary approach to capture the value of human capital. Even though Türkiye has a great potential of her youth, the literature doesn't shed light on how Türkiye can benefit from its potential. To do that, estimating human capital wealth is crucial. Human capital wealth is estimated as the total present value of the expected future labor income that could be generated over the lifetime of people currently living in a country. The third section analyzes the direct impact of smoking on human capital in Türkiye by introducing a new method of measuring the loss of human capital wealth. Accounting for approximately one-third of total deaths, smoking is the second leading risk factor for health in Türkiye following high systolic blood pressure. It is estimated that premature deaths attributable to smoking erodes about $66 (in 2021 constant US$) from the per capita wealth in 2020. In other words, eliminating smoking in Türkiye would reduce premature deaths, and this in turn would boost Türkiye's human capital wealth by approximately 0.8 percent per year.

Human capitalEconomic development
Kenan Karakülah
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessEN

From brain drain to brain gain: An insight in to human capital flight from Pakistan

Brain drain (BD), also known as Human Capital Flight (HCF) refers to migration of skilled and or educated from developing to developed countries. In actual the phenomenon is no more one way from the developing to developed, rather many developed countries are experiencing the same like from Eastern Europe to west and north. The term first coined by the British Royal Society during mid 20th century, then referred to the outflow of scientists and technologists to USA and Canada. The word brain refers to any special expertise and the drain refers to its exit in one direction and rate of exit is considered more than normal. The research on the subject has different social and economical aspects. The phenomenon has taken a new dimension in the last two decades referring it to brain gain, brain circulation, brain exchange etc where in, it's always used negative connotation is redirected towards its potential gains for the exporting countries.

Brain migrationHuman capitalPakistan
Abdus Salam
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermaye ve beşeri sermayenin bireysel ekonomik getirisi: Eskişehir ili örneği

Sosyal sermayeyi, insan ilişkilerinin; sosyal ağlar, normlar ve güvene dayalı kaynakları olarak tanımlamak mümkündür. Bu kaynaklar bireylerin; bilgiye, fikirlere, fırsatlara, finansal sermayeye, güce, güvene ve işbirliğine ulaşmasını kolaylaştırmaktadır. İktisadın önemli kavramlarından bir tanesi olan beşeri sermaye ise insana yönelik yatırımlar ile bireylerin sahip olduğu bilgi, beceri, yetenek ve niteliklerin bireysel, sosyal ve ekonomik refah yaratılmasını kolaylaştırması olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada sosyal sermaye ve beşeri sermayenin, ekonomik getirilerinin teorik boyutta ele alınması ve bireysel gelir düzeyi üzerindeki etkilerinin ekonometrik tahmin yöntemiyle ortaya konulması amaçlanmıştır. Ekonometrik analizde kullanılan Mincer tipi yarı logaritmik kazanç denkleminde, sosyal sermayeyi güven, normlar ve sosyal ağlara katılım değişkenleri, beşeri sermayeyi ise eğitim düzeyi ve iş deneyimi değişkenleri temsil etmektedir. Ekonometrik analizde, Eskişehir İli kent merkezinde yapılan anket çalışmasından elde edilen veriler kullanılmıştır.

Beşeri sermayeEkonomik etkiEkonomik yapı+5
Oytun Meçik
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitimin ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi: Azerbaycan örneği

Ekonomik büyümenin başlıca bileşenlerinden birisi de beşeri sermayedir. Eğitim, beşeri sermayenin geliştirilmesinde önemli bir etkendir. Bu çalışmada, iki aşamalı Engle Granger (1987) eşbütünleşme analizi kullanılarak 1990-2015 döneminde Azerbaycan'da eğitimin ekonomik kalkınma üzerindeki etkisi analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda eğitimin ekonomik kalkınma üzerinde pozitif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

AzerbaycanBeşeri sermayeEkonomi+4
Khayala Javanshırlı
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal sermaye, beşeri sermaye ve ekonomik kalkınma ilişkisinin yapısal eşitlik modellemesi yöntemiyle incelenmesi

Bir toplumun ya da toplumu oluşturan sosyal grupların aralarındaki sosyal ilişkilerinin ifade edilmesinde rol oynayan sosyal sermaye kavramı ekonomik faaliyetler arasında önem arz etmektedir. Dünya üzerindeki ülkelerin gelişmiş ya da az gelişmiş ülkelerle aralarındaki ekonomik açıdan farkı kapatılabilmesi için sosyal sermaye bakımından gelişmeleri ve sosyal sermayelerini arttırmaları gerekmektedir. Beşeri sermaye ekonomik gelişim sürecini etkileyen ve bireylerin bilgi, beceri ve deneyim gibi niteliklerini bu sürece dâhil ederek bireyler üzerinde olumlu etkisi olan bir sermaye türüdür. Ayrıca tüm ülkeler için büyük önem taşıyan beşeri sermaye az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için hayati derecede öneme sahiptir. Ancak bu az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin gelişmişlik düzeylerini ileri seviyelere taşıyabilmesi için yani gelişmiş ülke düzeyine taşınabilmesi için donanımlı insan sermayesine ihtiyacı vardır. Bu sermayenin ortaya çıkarılabilmesi için sağlık ve eğitim alanında sağlam bir altyapının oluşturulması gerekir. Bu çalışmada sosyal sermaye ve beşeri sermayenin ekonomik kalkınma ile ilişkisi incelenmiştir. Araştırmanın kapsamında sosyal sermaye, beşeri sermaye ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkinin incelenebilmesi için yapısal eşitlik modellemesi yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda verilerine ulaşılabilen 120 ülke için sosyal sermayeyi, beşeri sermayeyi ve ekonomik kalkınmayı temsil eden seçilmiş değişkenler kullanılmıştır. İncelenen 1. Düzey Çok Faktörlü Modelin uyum iyiliği değerlerine göre modelin verilere uyum sağladığı görülür. Sonuç olarak model ile veri arasındaki genel anlamda iyi uyumun varlığından bahsetmek mümkündür. Böylece model tarafından gözlenen değişkenlere ilişkin varyans ve kovaryansların oldukça iyi açıklandığı görülmektedir. Ayrıca analiz sonuçlarına göre ekonomik kalkınma, beşeri sermaye ve sosyal sermaye arasında doğru orantılı bir ilişkinin varlığından söz edilebilir.

Beşeri sermayeEkonomik kalkınmaSosyal sermaye+1
Gülcan Tural
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan resmi ortaöğretim kurumlarında entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasındaki ilişkiyi öğretmen görüşlerine göre belirlemektir. İlişkisel tarama modelinde hazırlanan araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim-öğretim yılı içerisinde Diyarbakır ilinin merkez ilçelerindeki resmi ortaöğretim kurumlarında çalışan 322 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında verilerin toplanması için ''Okullarda Entelektüel Sermaye Birikimi Ölçeği'' ve ''Öğretmen Performansı Değerlendirme Ölçeği'' kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde aritmetik ortalama, standart sapma, ilişkisiz örneklemler için t testi, tek yönlü ANOVA testi, Kruskal-Wallis H testi, Spearman korelasyon katsayısı ve Basit Doğrusal Regresyon analizi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda ortaöğretim kurumlarının entelektüel sermaye birikimlerinin orta düzeyde olduğu en yüksek entelektüel sermaye birikiminin insan sermayesi boyutunda, en düşük birikimin ise ilişkisel sermaye boyutunda olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin kendi performanslarına ilişkin algılarının yüksek düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin okullarına yönelik algıladıkları entelektüel sermaye birikimi veya alt boyutlarında ortaöğretim kurum türü, çalıştıkları okulun büyüklüğü ve öğretmenlerin eğitim düzeyi, öğretmenlerin branşları değişkenlerine göre anlamlı biçimde farklılaştığı; kıdemleri, mevcut okullarındaki çalışma süreleri ve ders dışında okulda geçirdikleri zamana göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ortaöğretim kurumlarındaki entelektüel sermaye birikimi ile öğretmen performansı arasında orta düzeyde pozitif yönlü anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiş ve entelektüel sermayenin öğretmen performansı üzerinde etkili bir kavram olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlardan hareketle politika yapıcılara ve araştırmacılara önerilerde bulunulmuştur.

Beşeri sermayeEntelektüel sermayeOrtaöğretim+3
Bahadır Battal
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beşeri sermaye ekonomik büyüme ilişkisi Türkiye örneği

Tezin amacı, beşeri sermayeyle iktisadi büyüme arasında var olan ilişkinin Türkiye özelinde incelemesidir. Tez üç bölüm olup, ilk bölümde amaç, sınırlar, tezin önemi ve varsayımları izah edilmektedir. İkinci bölüm ise tezde bulunan kavramlara ilişkin bilgiler içermektedir. Bu bölümde ayrıca ekonomi büyümesinde insan sermayesine dair yaklaşımlara da yer verilmektedir. Üçüncü bölümde, beşeri sermayeyle ekonomik büyümenin arasındaki ilişki açısından Türkiye özelindeki ekonometri incelenmektedir. Kavram olarak beşeri sermaye, fiziki sermayenin ekonomik büyümeye ilişkin açıklamalarda yeterli kalamamasıyla ortaya çıkmıştır. Beşeri sermaye, işgücüne ait bilgi, beceri, yetenek gibi nitelikleri ifade etmektedir. Ekonomik büyüme, ülkede imal edilen mal ve hizmetlerin zamanla artması olarak tanımlanmaktadır. İnsan sermayesinin ekonomik büyümeye olan etkilerine ilişkin yaklaşımlar, Neo-Klasik büyüme modellerinde BeckerSchultz, Denison, Jorgenson ve Mankiw-Romer-Weil yaklaşımları, içsel büyüme modellerinde ise Lucas, Charles Jones ve Barro yaklaşımlarına ait çerçevede ele alınmaktadır. Türkiye'ye özel olarak yapılan incelemede, beşeri sermayenin oluşmasına etki eden demografik yapı, işgücü, eğitim ve sağlık sektöründeki gelişmeler, ilgili kurumların kuruluşları ve gelişimsel süreçleri ana hatlarıyla ve istatistiksel verilerle değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra Türkiye'de beşeri sermayeyle ekonomik büyüme arasında var olan uzun vadeli ilişki, 2000-2021 yılları arasında mevcut olan GSYH, istihdam, brüt elektrik tüketimi, eğitim ve sağlık endeksi verilerine göre incelenmektedir. Beşeri sermaye, ilk-orta-yüksek öğrenimde eğitim alanlardan meydana gelen eğitime dair endeks ve GSYH'dan Sağlık Bakanlığının bütçesi için ayrılmış olan pay ve hekimlerle hastalara ait yatak sayılarının oluşturduğu sağlık endeksiyle temsil edilmektedir. Ekonometrik analiz sonucuna göre beşeri sermaye, ekonomik büyümede olumlu etkilere sahip bir unsur olarak tespit edilmiştir.

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEkonomik etki+1
Mouna Mouacı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of human and structural capital on financial performance: An empirical study on bank of Bagdad and Gulf bank

The goal of this study is to examine the role of human and structural capital in attaining bank financial performance, using the Bank of Bagdad and the Gulf Commercial Bank in Bagdad, Iraq as research population. Human capital and structural capital are characterized as the intellectual ability of the human resource in an organization. Human capital and structural capital impact the areas of producing ideas related to the strategic and creative development of systems, and approaches of the organization, so the organization can accomplish its objectives and achieve positive outcomes. In this study, the effect of human and structural capital on financial performance is investigated using a questionnaire. In this study, a survey method was chosen to examine the impact of human capital and structural capital on financial performance, and questionnaires were sent to experienced bank employees. With the correlation and regression analyzes, the hypotheses that human capital and structural capital have significant and positive effects on banks' financial performance were supported.

BanksHuman capitalFinancial performance+5
Saad Saleh Abbood
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessEN

The relationship between pharmaceutical expenditures and economic growth from the human capital perspective

The growth theory focuses on human capital as a determinant of economic progress since the second half of the 20th century. In this study, human capital and its health and education components are examined. The aim of the study is to evaluate the relationship between human capital and education and health also the effect of human capital on growth. In this context, schooling rates for education and pharmaceutical expenditures, which may be the biggest financial measure for the concept of health, are emphasized in general. In the literature, studies on the relationship between human capital and education are predominant. In this study, the emphasis is placed on the health component of human capital and health related pharmaceutical expenditures. The study differs from the majority of studies in the literature considering these goals and objectives. The fact that pharmaceutical expenditures are an important element of health expenditures and the relationship between health expenditures and economic growth under the scope of human capital, as set forth in the studies, may lead to an expectation that the expenditure on pharmaceuticals will affect economic growth in the same direction as health expenditures. The relationship between pharmaceutical expenditure that consists of pharmaceutical prices, qualitative or quantity of pharmaceuticals and quantitative consumption amount and economic growth is examined in this context. As a result of the detailed regression analysis using panel data, this study concludes that pharmaceutical expenditures do not affect economic growth in positive direction. Within the same model, it is concluded that capital stock, foreign direct investments, school enrollment rate and unemployment rate affect economic growth.

Human capitalGrowthEconomic growth+3
Ümit Aslan
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni ekonomik coğrafya yaklaşımında beşeri sermayenin bölgesel ekonomik büyümeye etkisi: Ampirik bir analiz

Yeni Ekonomik Coğrafya, bölgeler arası iktisadi farkları açıklarken mekânsal özellikleri de göz önünde bulunduran ve artan getiri ekonomileri ile eksik rekabet koşullarını da analize dahil ederek ekonomik yığılmaların nedenlerini tespit etmeye çalışan bir disiplindir. 1990'lı yılların başında Krugman öncülüğünde literatüre girmiş bu kavram, özellikle 2000'li yılların başlarında etki alanını arttırmış ve 2009 Dünya Kalkınma Raporu'nun ana konusu olmuştur. Bununla birlikte, değişen üretim süreçlerinde emek faktörünün rolünün sadece kas gücünden arınması ve bilgi, yetenek ve birikimlerini üretime dönüştürme kabiliyetinin ön plana çıkmasıyla beraber, beşeri sermaye konusu da literatürdeki etki alanını git gide arttırmaktadır. Bu kapsamda, tezin konusunu Yeni Ekonomik Coğrafya çerçevesinde, beşeri sermayenin bölgelerin büyümesi üzerindeki etkisi oluşturmaktadır. Tezde, Türkiye İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflandırması'na göre Düzey 2 bölgeleri olarak tanımlanmış 26 alt bölgeye dair 2007-2015 yıl aralığını kapsayan bir veri seti kullanılmıştır. Veriler, TÜİK bölgesel veri kaynağından temin edilmiştir. Söz konusu inceleme panel veri yöntemi kullanılarak tamamlanmıştır. Tezin ilk bölümünde, Yeni Ekonomik Coğrafya Teorisi tanıtılmış ve bu teoriyi temel alan çeşitli coğrafya modellerine yer verilmiştir. İkinci bölümde beşeri sermaye kavramından ve Dünya Bankası tarafından hazırlanan Beşeri Sermaye Endeksi'nden bahsedilmiştir. Ampirik analizin yer aldığı üçüncü bölümde, Türkiye Düzey 2 bölgeleri için GSYH değerlerini etkileyen değişkenler belirlenmeye çalışılmıştır. Buna göre, GSYH ile lise mezunu oranı, kentleşme oranı ve ücretler genel seviyesi ile anlamlı ve pozitif ilişki içerisinde, işsizlik oranı ve dummy değişkeni olarak kullanılan yaşam endeksi ile anlamlı ve negatif ilişki içerisinde olduğu görülmüştür.

Beşeri sermayeBölgesel kalkınmaEkonomi politikaları+2
Ayça Gizem Ballı
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Assessing the disabled, making 'The state'

This thesis aims to analyze the contemporary framework and practices of disability classification and assessment in Turkey from a political anthropological perspective. The practices of assessment and classification are considered as governmental interfaces; that is, as determining the modes in which citizens encounter the state, and in which ?the state? makes its population legible and governable. Disability as it is being re-defined, becomes an interface of encounters, which mutually construct new forms of statecraft and new forms of citizenship. The thesis maps out the forms of discourses and practices that emerge with this new classification framework in a three-fold perspective; first, from the perspective of governors, as the policy-makers who introduced this new framework; then from that of doctors and officers in a provincial state hospital, who take on the duty of assessors, day-to-day appliers of this new framework within the institutional conditions of state hospitals, which are undergoing a large-scale transformation; lastly, the thesis moves to the perspective of citizens, who apply for being assessed as disabled, to the everyday experiences of procedures of assessment and the mode of sharing these experiences online, through a which novel forms of disabled communities arise. Throughout this three-fold perspective, this thesis aims to map out a relational epistemology of state-making and cultural practices of experiencing the modern state. It is argued through this mapping, that the re-definition of disability within this new framework and the re-structuring of the state-citizen relations in contemporary Turkey are co-constitutive, and the one cannot be understood without the other. Consequently, disability can no longer be understood only as a medical or social phenomena; it involves a complex interaction of bodies, cultures, politics and socialities.

Human capitalState hospitalsState theory+7
Can Evren
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
DoctorateOpen AccessEN

Entrepreneurial success: The role of social networks and human capital

Social capital theory suggests that a firm's external networks play a major role in contributing to its performance; hence start-ups, in order to succeed, are advised to pursue strategies that focus on the development of valuable networks, as they hold the set of resources, tangible or virtual, that may accrue to a corporate player through the player's social relationships across these networks, facilitating the attainment of entrepreneurial goals. Although a number of empirical studies suggest that social networks indeed have an influence on entrepreneurial success, evidence regarding the nature of the relationship is still equivocal. Further, the number of studies focusing on entrepreneurial success through a network perspective in Turkey is quite scarce. Combining the merits of both qualitative and quantitative research, the present dissertation attempts to contribute to the understanding of how social capital and structural elements of an entrepreneur's network are related with entrepreneurial success. Since there are conflicting and mixed results regarding these relationships in the literature, one additional aim is to introduce human capital in this relationship. First, in-depth interviews are used in the exploratory stage of the research providing in-depth understanding of the phenomenon under investigation within its context. Then, quantitative data, collected via survey administration to entrepreneurs of small and medium sized enterprises (SMEs) from Istanbul, is used to test the hypotheses developed in light of the relevant literature and the qualitative insights. Results provided corroborative empirical evidence for the mediating effect of access to resources on the relationship between entrepreneurial success and its network related antecedents, while illuminating the moderating effect of human capital elements on this mediated relationship. It is shown that human capital (education and industry-specific work experience) indeed changes the nature of the relationships in the predictive model of entrepreneurial success.

Human capitalInterferenceEntrepreneurs+3
Renin Varnalı
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de özel yetenekli bireylere yönelik hukuki zemin ve politika belgelerinin değerlendirilmesi

Ülkelerin en değerli sermayesini nitelikli insan gücü oluşturmaktadır. Beşeri sermaye olan insan gücüne etkin eğitim ve istihdam olanakları sağlanması, ülkenin geleceğine yön vermesi ile ilişkili bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Özel yetenekli bireyler, akranlarına göre daha hızlı öğrenme süreci geçirmeleri, yaratıcılık ve sanat alanlarındaki yüksek performansları ile liderlik ve akademik yeteneğe sahip olmaları, soyut fikirleri kavrayarak ilgi alanlarında bağımsız hareket etmeyi sevmeleri dolayısıyla beşeri sermayenin lokomotif gücünü oluşturmaktadırlar. Nitelikli beşeri sermayenin yetiştirilmesinde eğitim programlarının önemi, tüm dünyanın üzerinde durduğu, alana ilişkin yasal korumalar geliştirdiği ve politika ürettiği bir konudur. Bireylerin yeteneklerine uygun biçimde gelişimlerini sağlayarak mevcut potansiyellerinin en üst düzeyde işlerlik kazanması eğitimin temel işlevlerinden biridir. Temel bir insan hakkı olan eğitim hakkının farklı bilişsel yetenekler ile dünyaya gelmiş her çocuğa mutlak bir eşitlik anlayışı ile farklılaştırılmadan uygulanması eğitimin temel işlevine aykırı bir sonucu beraberinde getirmektedir. Üstün zekâ ve özel yetenek ile dünyaya gelmiş bir çocuğun yeteneklerini keşfederek hem kendisini gerçekleştirme hem de ülkesi ve insanlığa katkı sağlaması için ülkelerin alana ilişkin politikaya sahip olması, aynı zamanda elindeki hazinenin farkında olduğu anlamına da gelmektedir. Özel eğitim gereksinimi olan özel yetenekli bireylere yönelik alana özgü geliştirilecek politika ve uygulamalar nitelikli beşeri sermayenin doğru ve etkin bir şekilde kullanımını mümkün kılacaktır. Çalışmada nitelikli beşeri sermaye bakımından oldukça zengin olan Türkiye'de özel yetenekli bireylere özgü politika geliştirme ve uygulama konusunda çocuğun üstün yararını gözeterek üstün yönlerini bütüncül olarak ele alan bir kamu politikasının varlığına rastlanamamıştır. Çalışmada Cumhuriyet tarihinin başlangıcından günümüze kadar gelişen süreçte özel yetenekliler alanına ilişkin mevzuatın yanı sıra konuya ilişkin diğer hukuki normlar incelenmiş; kalkınma planları, şura kararları ve diğer politika belgelerinde yer alan düzenlemelerin uygulamaya yansıyan yönleri bakımından değerlendirmelerde bulunulmuştur.

Beşeri sermayeEğitim hakkıEğitim politikaları+6
Şeydanur Turan
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal transfer harcamalarının yoksullukla mücadelede etkinliğinin beşeri sermaye birikimi üzerinden analizi: Türkiye'de 2010-2019 dönemi

Yoksulluk, her ne kadar insanların yaşam koşullarında önemli gelişmeler kaydedilmiş olsa da halen günümüzün en önemli toplumsal sorunlarından biridir. Bu sorunla mücadelede farklı yaklaşımlar geliştirilmiş olmakla birlikte bu çalışmanın amacı, doğrudan yaklaşımın en önemli araçlarından biri olan sosyal transfer harcamalarının, yoksullukla mücadelede beşeri sermaye birikimi üzerinden doğurduğu dolaylı etkileri incelemektir. Bu amaçla, yoksulluk ve beşeri sermaye kavramlarının teorik çerçevesi ve birbirleriyle olan ilişkisi detaylı olarak ele alınmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de 2010-2019 yıllarında yoksul hane halklarına yönelik sosyal transfer harcamalarının beşeri sermaye birikimi üzerindeki etkisini analiz etmek üzere Bağımsız İki Örneklem T testi, En Küçük Kareler yöntemi ve İki Aşamalı En Küçük Kareler yöntemi kullanılmıştır.

Beşeri sermayeSosyal transferlerTransfer harcamaları+1
İbrahim Kesici
Ankara University
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beşeri sermaye ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkinin incelenmesi: Türkiye üzerine ampirik bir analiz

İçinde bulunduğumuz yüzyıl; teknolojinin hızla geliştiği, mesleklerin, iş tanımlarının, yeterlilik ve becerilerin sürekli değiştiği bir dönemdir. Ülkeler arasında daima bir rekabet ve yarış söz konusudur. Bu rekabetin ve değişimin öncüleri ve liderleri olmanın temelinde ise ekonomik büyüme ve kalkınma yatmaktadır. Ekonomik büyüme ve kalkınma; ar-ge yatırımları, fikri sınai mülkiyet haklarının üretimi, teknolojik ilerleme, doğal kaynaklar ve sermaye stoku ile birlikte şüphesiz beşeri sermayeye yapılan yatırımların etkililiğine de bağlıdır. Beşeri sermayenin Türkiye ekonomisine olan katkısını incelemek amacıyla bu çalışmada, 2000:1-2019:4 döneminde Türkiye'ye ait GSYH, istihdam edilenlerin eğitim durumu, sabit sermaye oluşumu, insani gelişme endeksi ve beşeri sermaye endeksi çeyreklik verileri kullanılmıştır. Verilerin eşbütünleşme ilişkisi Gregory-Hansen yapısal kırılmalı eşbütünleşme testi ile analiz edilmiş ve FMOLS sonuçlarına göre katsayılar yorumlanmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgular beşeri sermaye teorisini desteklemektedir. İstihdam edilenlerin eğitim düzeyinin artması, genel olarak ekonomik büyümeyi artırmaktadır. İlkokul mezunu istihdamında meydana gelen artışın gayrisafi yurt içi hasılayı olumlu yönde etkilediği, ancak kırılma dönemlerinden sonra gayrisafi yurt içi hasılayı azalttığı görülmektedir. Genel lise mezunu istihdamının etkisi daha sınırlı olsa da ekonomik büyümeyi desteklemektedir. Meslek lisesi mezunu istihdamı, modellerde farklı sonuçlar vermiştir. Üniversite mezunu istihdamındaki artışın olumlu bir etkiye sahip olduğu, ancak bazı kırılma dönemlerinde gayrisafi yurt içi hasılada düşüşe neden olduğu gözlemlenmiştir. Ekonomik büyümenin sabit sermaye oluşumu ve beşeri sermaye endeksi ile pozitif ilişki içinde olduğu ancak insani gelişme endeksindeki değişmenin etkisinin anlamlı olmadığı buna karşın kırılma döneminden sonra GSYH'yı artırdığı görülmüştür.

Beşeri sermayeEkonomik büyümeEkonomik etki+5
Ömer Sarıca
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

A study on the primary components of income: A case of Turkey

The objective of this study is to analyze the effects of social, economic, and individual factors on individual earnings. This research study is motivated by Becker's Human Capital Model and Mincer's studies on wage models. The empirical analyses are conducted on a unique micro data set compiled by Turkish Statistical Institute's (TURKSTAT) in 2011, named Household Budget Survey and Income Distribution. The data set covers an effective sample size of 9,918 households and 37,121 individuals who are interviewed by TURKSTAT periodically. First, basic wage models are studied and then, these models are enriched by adding a gender effect. The findings indicate that the males earn more than females with similar characteristics, which confirm the existence of gender wage gap among economically active Turkish population. Moreover, vocational high school graduates perform economically better than other high school graduates. The study reveals other significant relationships between the earnings of economically active population and the primary determinants of income that are included in the models. Keywords: Wage Differentials, Mincer Wage Equation, Human Capital Theory

Human capitalIncome distributionIncomes+2
Serdar Turaç
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Kümeleme analizi ile Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergelerine göre değerlendirilmesi

Türkiye, gelişmekte olan ülkelerden biri olarak her alanda olduğu gibi beşeri sermaye göstergeleri yönüyle de diğer gelişmekte olan veya gelişmiş ülkelerle rekabet içerisindedir. Yine her ülkede olduğu gibi, ülkemizin de kendi içerisinde, iller bölgeler bazında ortaya çıkan gelişmişlik farklılıkları ile mücadele içerisinde olduğu bir gerçektir. Çalışma konusu, bu düşünce temelinde ortaya çıkarılmış ve Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergeleri bakımından incelenmesine karar verilmiştir. Çalışmada, kümeleme analizi ile Türkiye'de illerin beşeri sermaye göstergelerine göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda: çok değişkenli analizlerden "Faktör Analizi" ile "Kümeleme Analizi"; "Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (BMKP)"nın belirlediği eğitim-işgücü-sağlık ana göstergeleri ile ana göstergelerin 27 alt değişkeni; "Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)" web sitesi ve kurum personellerinden edinilen 2006-2010, 2011-2015, 2016-2019 dönem verileri ile değerlerin ortalamaları kullanılmıştır. Ortalama değerlere "Sosyal bilimler için istatistik programı (SPSS) 22" istatistik paket programı"nda, 'Keşfedici Faktör Analizi' uygulandığında: 2006-2010 döneminde, iki eğitim, bir işgücü, iki sağlık; 2011-2015 döneminde, iki eğitim, bir işgücü, üç sağlık; 2016-2019 döneminde, bir eğitim, bir işgücü faktörüne ulaşılmıştır. Faktörlerin değişkenlere çevrilmesiyle bulunan yeni değerlere, 'Hiyerarşik Kümeleme Yöntemi' uygulandığında: 2006-2010 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4, sağlık göstergesinde 4; 2011-2015 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4, sağlık göstergesinde 4; 2016-2019 dönemi eğitim göstergesinde 4, işgücü göstergesinde 4 küme oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda: 2006-2010 dönemi kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, sadece sağlık göstergesi ikinci kümesinde İstanbul'un tek başına olduğu; 2011-2015 dönemi kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, ancak eğitim göstergesi dördüncü kümesinde Kırıkkale'nin ve sağlık göstergesi dördüncü kümesinde Ankara ilinin tek başına olduğu; 2016-2019 dönemi eğitim ve işgücü göstergeleri kümelerinde hemen her bölgeden illerin birarada bulunduğu, eğitim göstergesi dördüncü kümesinde İstanbul'un ve işgücü göstergesi dördüncü kümesinde Doğu Anadolu Bölgesi'nden 4 ilin yer aldığı görülmüştür. Dönem kümelerinin çoğunda farklı bölge illeri birarada olduğu için kümeler adlandırılamamıştır. Dönem faktör analizi sonuçlarında sağlık faktörü çıkmadığı için sağlık göstergesi kümeleme analizi yapılamamıştır.

Beşeri sermayeFaktör analiziKümeleme analizi+1
Melike Demirci
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

One hundred years of development in Turkey with intangible capital

This thesis studies the role of intangible capital in the development of Tur-key during the last century. Intangible capital is the accumulation of human and institutional capi-tal. It is a new terminology in economics introduced by the World Bank for the research on sustainability to understand country-specific structural problems. The thesis argues that economic output is highly correlated with the historical accumulation of intangible factors. Moreover, stock of tangi-ble physical capital develops with the mutual interaction of intangible capi-tal, thus intangible capital is the root cause of development. The introduc-tion of the concept of "brand value of a country" corresponding to the intangible capital uses the analogy in microeconomics and opens a new understanding for the wealth of a nation. The empirical historical research in this respect highlights that with the enthusiasm of the founding fathers the brand value of Turkey grew fastest after 1930s until mid-century. Moreover, the accumulated intangible capi-tal supported the transition from rural to urban society. However, the study features that the growth of intangible capital suffered several severe set-backs every decade since 1960 and Turkey did not establish a sustainable institutional environment, nor a consistent human capital development pro-gram since mid of last century. The analysis based on the latest trend of all intangible factors, including the trend of human development and rule of law indicators, consequently the intangible capital concludes that the cur-rent development level of Turkey cannot be sustained unless the existing structure is reformed radically.

Human capitalEconomic historyEconomic development+6
Hüsamettin Onanç
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İktisadi büyüme beşeri sermaye ve Türkiye`nin kalkınma sürecinde beşeri sermayenin gelişimi

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU İKTİSADİ BÜYÜMEDE BEŞERİ SERMAYE YE TÜRKİYE'NİN KALKINMA SÜRECİNDE BEŞERİ SERMAYENİN GELİŞİMİ M. Tuba TÜRKER İktisat Anahilinı Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2000 Danışman: Prof. Dr. Ergül HAN Beşeri sermaye, bireye mal olmuş hünerler ve kazanılmış niteliklerin değeri olarak tanımlanmaktadıcBeşeri sermayenin geliştirilmesi sadece bireysel düzeyde değil, ekonomi genelinde de yarar sağlar. Ülkeler bireyler gibi, var olan potansiyellerim insana özgü bilgi ve hüner olmaksızın gerçekleştiremezler. Bireyin niteliğim ve verimliliğini geliştirmeye yönelik eğitinvsağlık^ beslenme, konut ve göç için yapılan yatırımlar; hızlı, etkili, sürekli, eşit ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanmasında en önemli faaliyetler arasındadır. Türkiye'nin önemli bir nüfus ve insan potansiyeline sahip olduğu da göz önüne alındığında, nitelikli insan gücünün yetiştirilmesi ve beşeri sermayeye yatırımın gerekliliği açıktır. Bu bağlamda, çalışmada iktisadi büyüme ve beşeri sermaye ilişkisi ile iktisadi büyüme teorilerinde beşeri sermayenin yeri ve önemi açıklandıktan sonra, Türkiye'nin kalkınma sürecinde beşeri sermaye birikiminin gelişimi incelenmiştir.

Beşeri sermayeEkonomik kalkınma
M. Tuba Türker
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Ekonomik gelişmede beşeri sermayenin önemi ve Türkiye örneği

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ EKONOMİK GELİŞMEDE BEŞERİ SERMAYENİN ÖNEMİ VE TÜRKİYE ÖRNEĞİ Zülküf KDLICIKAN İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Ekim 2001 Danışman : Yrd. Doç. Dr. Erol KUTLU Beşeri sermaye (insan sermayesi ), daha iyi eğitilmiş ve beceri kazandırılmış insan kaynağıdır. İyi eğitilmiş insan gücü ile yeterli fiziki sermaye birikimi ekonomik gelişmenin iki önemli faktörüdür. insan gücü bir ülkenin beşeri potansiyelini ifade etmekte ve bir ülkenin sahip olduğu beşeri sermaye stoku olarak kabul edilmektedir. Yetişmiş insan gücü, ekonomik gelişmenin en önemli unsurlarından biridir. Ekonomide yeterli bir büyüme hızının elde edilmesi doğal kaynaklar, fiziki sermaye ve insan gücü kaynaklarından oluşan bütün üretim faktörlerinin verimli bir biçimde kullanılmasına ve üretime katılmasına bağlıdır. Bu kaynaklardan insan gücünün ekonomik gelişmenin anahtarı olduğuna dair giderek artan bir kanı vardır. Azgelişmiş ülkelerin çoğunda esas sorun, doğal kaynaklar yönünden bir yoksulluk değil, insan unsurunun gelişmemiş olmasıdır. Dolayısıyla bu ulusların en önemli sorunu insan kaynaklarının geliştirilmesidir. Gerek diğer yatırımların en verimli bir biçimde uygulanması, gerekse mevcut kapasite ve olanaklardan fazlaca yararlanılabilmesi için sağlıklı ve bilgili insan gücünün sistemli bir şekilde yetiştirilmesi özel bir önem taşımaktadır. Türkiye'nin bilgi toplumu haline gelebilmesi için önünde ciddi engeller vardır. Bunların başında çok iyi yetişmiş insan gücü gelmektedir. Türkiye, bilgi çağının stratejik kaynağını oluşturan bilgiyi üretecek insan gücü bakımından, gelişmiş toplumların gerisindedir. Bu bağlamda " insana yatırım " anahtar rolünü üstlenmektedir. Bu çalışmada, ekonomik gelişme sürecinde beşeri sermayenin gelişimi ve öneminin ortaya konulmasıyla birlikte bu açıdan Türkiye gerçeği ele alınmıştır.

Beşeri sermayeBilgi toplumuEkonomik gelişmeler+4
Zülküf Kılıcıkan
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00

Related subjects