Biçimbilim
183 theses under this subject heading
The effectiveness of using morphological analysis as a vocabulary learning strategy
This study attempts to investigate the effectiveness of explicit instruction of morphological analysis on developing EFL high school learners' capacity to learn new vocabulary and the relationship between the morphological analysis and their learning styles. The study was a quasi-experimental research and a pre-posttest experimental and control group design was used. Prior to the implementation of the study, the participants (N=38) were administered Oxford's Quick Placement Test and Nation's Vocabulary Size Test in order to evaluate and compare their level of proficiency and readiness. To collect the data, Morphological Analysis Test was designed and implemented in order to test participants' existing morphological knowledge before the intervention and their acquired morphological knowledge at the end of the intervention. During the intervention, the experimental group was instructed fifteen prefixes and roots via morphological analysis while the control group only received a word list of the same target words and learned them through the traditional ways of vocabulary learning such as memorizing or using a dictionary. Following the instruction process, the experimental group was given a questionnaire about learning styles. Results revealed that the mean scores of the experimental group surpassed those of the control group in the post test condition. Thus, it can be suggested that morphological analysis is more effective in vocabulary learning than the memorization of the target words. According to the results of the questionnaire, experimental group has right-brain dominance and global learning style while morphological analysis is often related to analytical thinking and left-brain dominance. Considering all of these, this research study sheds light on the role of morphological analysis as an alternative vocabulary learning strategy in EFL high school curriculum.
Hatay'da Girit muhacirleri ağzı
Türkiye Türkçesi ağız araştırmaları 19. yüzyılın ikinci yarısından bugüne yapılmaya devam edilmektedir. Yerli ve yabancı araştırmacılar tarafından sürdürülen bu araştırmalar, standart dilin özellikleriyle birlikte arkaik ve farklı dil özelliklerini barındıran, yazı dilinde kullanılmayan pek çok sözcük ile zengin söz varlığına sahip olan, Türk dilinin zenginliğini ortaya çıkarmak açısından büyük önem taşıyan ağızların Türkçenin ses bilgisi, şekil bilgisi özelliklerine ışık tutması, medya, iletişim, ulaşım vb. unsurların gelişmesine paralel olarak ÖTT'den etkilenen TT ağızlarının kayıt altına alınması bakımından oldukça önemlidir. Ülkemizde yapılan dil araştırmaları henüz yeterli seviyeye ulaşmamıştır. Bu çalışmamız Türkiye sınırları dışında kalan Girit'ten çeşitli siyasi olaylar sebebi ile Türkiye'ye getirilip Hatay'a yerleştirilen Girit muhacirlerinin ağzını inceleyerek alana küçük de olsa bir katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Bu çalışmada Hatay'da yaşayan Girit muhacirlerinin ağız özellikleri tespit edilmiştir. Bu tespitler, Girit muhacirlerinin yerleştiği 3 köyden derlemeler yapılarak ortaya konmuştur. Çalışma "Giriş", "Kavramsal Çerçeve", "Yöntem", "Bulgular" "Metinler", "Sonuç", "Kaynakça" ve "Dizin ve Sözlük" bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, araştırmaya dair problem, araştırmanın amacı, araştırmanın önemi, araştırmanın sınırlılıkları belirtilmiştir. Kavramsal Çerçeve bölümünde, araştırmaya dair kavramsal açıklamalar ve çalışma sahasına dair bilgiler belirtilmiştir. Yöntem bölümünde, araştırmanın yöntemi anlatılmıştır. Bulgular bölümünde, Hatay ili Girit muhacirleri ağızlarının ses bilgisi ve biçim bilgisi özellikleri ele alınmıştır. Metinler bölümünde, Hatay ilinde Girit muhacirlerinin yaşadığı 3 köyden derlenen 31 metin numaralandırılarak verilmiştir. Sonuç bölümünde, Hatay ili Girit muhacirleri ağızlarının genel özellikleri sıralanmıştır. Dizin ve Sözlük bölümünde ise çalışmanın temel verisi olan metinlerin gramatikal dizini yapılmış ve sözlük oluşturulmuştur.
Nurmırat Sarıhanov'un Yagtılıga Çıkanlar Povesti (Dil incelemesi-transkripsiyonlu metin-aktarma-dizin)
Türkmen yazı dilinin gelişiminin bir bütün olarak ele alınabilmesi için Türkmenistan edebiyatının tarihi dönemlerine ait eserlerinin incelenmesi önem arz etmektedir. Türkmen edebiyatı dönemleri incelendiğinde İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki Türkmen edebiyatının hem edebiyat açısından hem de bu eserlerin dili açısından ayrı bir önemi olduğu anlaşılmaktadır. Bu yıllar "durgunluk dönemi edebiyatı" olarak nitelendirilse de Türkmen edebiyatının parlak aydın, yazarlarının mücadelesinin ortaya konulduğu dil açısından Türkmen Türkçesinin halkın günlük söylemindeki canlı birçok ifadeyi barındıran eserler yayınlanmıştır. Bu eserlerden biri de Nurmırat Sarıhanov'a ait olan Yagtılıga Çıkanlar povestidir. Tez çalışmamız giriş, ses bilgisi, şekil bilgisi, metin transkripsiyonu, metnin Türkiye Türkçesine aktarımı, dizin ve sonuç olmak üzere altı bölümden oluşmaktadır. Çalışmamızın giriş bölümünde Türkmen edebiyatı ile ilgili açıklamalarda bulunarak yazarın hayatının geçtiği dönem ve yazar hakkında bilgiler verilmiştir. Ses bilgisi bölümünde ünlü ve ünsüzler, art süremli olarak ele alınarak ses olayları tespit edilmiştir. Şekil bilgisi bölümünde metinde geçen isimler, sıfatlar, zarflar, zamirler, edatlar ve fiiller sınıflandırılarak ele alınmıştır. Dizin bölümünde metnin gramatikal dizini verilmiştir. Kiril alfabesiyle yazılan povestin transkripsiyonu yapılarak Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkmen Türkçesi, Nurmırat Sanhanov, Yagtılıga Çıkanlar, ses bilgisi, şekil bilgisi.
Ahmed Râsih Efendi'nin Fâlü's-Sa'âde adlı eseri (inceleme-metin)
Bu çalışmada 17. yüzyılın ikinci yarısı ile 18. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Balıkesirli Ahmed Râsih'in Fâlü's-Sa'âde adlı eseri transkribe edilerek eserin ortaya konulması, içerik özellikleri ile dil ve anlatım özellikleri hakkında bilgi verilmesiyle eserin tanıtılması amaçlanmıştır. Tezin giriş bölümü; nesir, nesir çeşitleri ve klasik Türk edebiyatında nesrin yeri hakkındadır. Bu bölümde nesrin çeşitli tanımlarına yer verilerek nesir türleri hakkında açıklamalar yapılmıştır. Ayrıca klasik Türk edebiyatında 13. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar nesir alanındaki gelişmelerle bu dönemlerdeki önemli isim ve eserlere yer verilmiştir. Birinci bölüm, 17. yüzyılın sonu ile 18. yüzyılın ilk yarısında yaşamış olan Râsih ve eserleri hakkındadır. Tezkirelerdeki bilgilerden hareketle Râsih'in hayatı ve özelliklerine dair açıklamalara yer verilerek eserleri kısaca tanıtılmaya çalışılmıştır. İkinci bölüm; eserin muhteva ve şekil özellikleri ile ilgilidir. Muhteva ve şekil özellikleri başlığı altında çeşitli alt başlıklarla eserin yazılış sebebi, nüshaları ve fiziksel özellikleri, üslup ve dil hususiyetleri, içerik tahlili, eserde müellifin yararlandığı kaynaklar, eserde yer alan manzum ürünler, ayet ve hadisler ile Hz. Peygamber ve dört halife ele alınmıştır. Eserde Hz. Peygamber, bütün özellikleriyle tanıtıldıktan sonra diğer peygamberlerle karşılaştırılmıştır. Yine eserde, dört halifenin özellikleri ve onlarla ilgili nazil olan ayet ve rivayet edilen hadislere oldukça geniş bir şekilde yer verilmiştir. Üçüncü bölümde metnin transkripsiyonu yapıldıktan sonra ve sonuç ve kaynakça bölümlerine yer verilmiştir.
Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye II. cilt (Transkripsiyon-inceleme-madde başı indeksi)
Bu çalışmamızda XIX. yüzyılın Osmanlı Sahası önemli lügatlerinden olan, Ahmed Rıfat'ın eseri "Lugat-ı Tarihiyye ve Cografiyye"nin ikinci cildinin transkripsiyonu yapılmıştır. XIX. yüzyılda Osmanlı Sahası Sözlük çalışmalarında önemli bir yeri olan bu sözlüğün ikinci cildi alfabetik düzenine göre "B-P-T-S̱" harflerini içermektedir. Bu sözlükte tarih ve coğrafya başta olmak üzere, matematik, kimya, fizik ve din bilimleri kavramları da açıklanmaktadır. Ansiklopedi niteliği taşıyan bu eser, Osmanlı Devleti'nin edebi ve kültürel yapısı alanında çalışacaklara da kaynaklık etmiş olacaktır. Ayrıca bu çalışmamızda, ''Şekil Bilgisi'' isim çekim ekleri ve isim yapım ekleri, Karahanlı Türkçesi, Harezm-Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki kullanımları ile önce ayrı ayrı tablolarda gösterilip daha sonra karşılaştırmalı tabloda verilmiştir. Sonra değerlendirme yapılıp metinde geçen örnekler verilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, Eski Anadolu Türkçesi, Osmanlı Türkçesi ve Türkiye Türkçesi'ndeki isimlere gelen çekim ve yapım eklerindeki dönemsel gelişim ve değişim örneklerle takip edilerek ortaya konulmuştur. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tarih, Coğrafya, Ansiklopedi, Lugat, Ahmed Rıfat,ġekil Bilgisi
Kütahya Domaniç ağzı
Araştırmada, Domaniç yöresinde ağız incelemesi yapılmış ve bu yöreyle yazı dilimiz arasındaki ses, şekil farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır.Araştırmanın örneklemini Domaniç ilçesine bağlı bulunan 31 köyden, demografik yapıya ve merkez ilçeye uzaklıklarına göre seçilmiş toplam 21 köy oluşturmaktadır. Araştırmadaki incelemeler, bu köylerdeki kişilerle görüşme yapılarak ses kaydı alınan 26 metne dayanmaktadır. Metin derlemelerinde kaynak şahısların yörenin ağız özelliklerini koruyan orta ve ileri yaştaki kişilerden olmasına özellikle dikkat edilmiştir. Bu derlenen metinler çevriyazı sistemi esas alınarak fonetik yazıya aktarılmıştır. Türkçenin ses ve şekil bilgisi ele alınmış olup yazı dilimizdeki kullanımları ile Domaniç yöresindeki kullanımları ortaya konulmaya çalışılmıştır.Çalışmanın giriş bölümünde Domaniç ilçesinin tarihi, coğrafi, sosyal ve kültürel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Derlenen metinler birinci bölümde ses, ikinci bölümde ise şekil bilgisi yönünden yazı dili ile karşılaştırılarak incelenmiş, farklılıklar gösterilmeye çalışılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kütahya Domaniç, ağız, fonetik, morfolojik, sözlük
Kütahya Pazarlar ağzı
Bu çalışmada, Pazarlar yöresinde ağız araştırması yapılmış ve elde edilen bulgular sonucunda bölgenin ağız özellikleri ses-şekil bilgisi bakımından incelenmiştir.Yaptığımız çalışma ses bilgisi, şekil bilgisi ve metinler olmak üzere üç bölümde incelenmiştir. Bunlardan sonra sırasıyla sözlük, kaynakça ve dizin yer almıştır. Araştırmanın örneklemini Kütahya'nın Pazarlar ilçesi ve bu ilçeye bağlı 8 köy oluşturmaktadır. Derlediğimiz metinler, görüşme yapılarak ses kaydı aldığımız 22 metne dayanmaktadır. Elde ettiğimiz kayıtlar Tuncer Gülensoy'un ?Kütahya ve Yöresi Ağızları? adlı çalışmasında kullandığı çeviriyazı sistemine göre yazıya geçirilmiştir.Araştırmamızın ses bilgisi kısmını genel olarak ünlüler ve ünsüzler oluşturmaktadır. Bu bölümde Pazarlar bölgesinde yazı dilinden farklı olarak görülen ünlüler ve ünsüzler belirtilmiş, bunlarla ilgili ses olayları ortaya konmuştur.Şekil bilgisi kısmında ise bölgede kullanılan çekim ve yapım ekleri, kipler, çekimsiz fiiller ile zamir, sıfat, zarf, edat, bağlaç gibi isim türleri belirtilmiştir. Bunların bir kısmı yazı dilinden ayrılmakla birlikte bir kısmı yazı dilimizle benzerlik gösterir. Ayrıca inceleme sonucunda Pazarlar ağzının etnik yapı ile ilişkisi belirlenmiş ve bunlar örneklerle gösterilmiştir.Ses ve şekil bilgisi incelemesinde verilen örnekler numaralandırılmıştır. Bu numaralardan birincisi metin numarasını, ikincisi ise bulunduğu metnin cümle numarasını gösterir.Araştırmanın ikinci bölümünü metinler oluşturmaktadır. Bu metinler, 8 köy ve ilçe merkezinden toplam 22 kişi ile yapılan görüşmeler sonucunda ortaya çıkmıştır. Görüşme yapılan kişiler metinlerin başında ad-soyad, eğitim, yaş gibi özellikleriyle belirtilmiştir. Bu kaynak kişiler ayrıca giriş kısmının sonunda da tablo halinde gösterilmiştir.Araştırmanın sözlük kısmını ses olaylarıyla değişime uğrayan kelimeler oluşturmaktadır. Ses ve şekil bilgisi çalışmasına önem verildiği için dizin kısmında dilbilgisi terimlerine yer verildi. Yaptığımız çalışmada sözlük ve dizin kısmı tek başlık altında bir arada verilmiştir. Araştırmada yararlanılan kaynaklar kaynakça bölümünde belirtilmekle birlikte, ayrı ayrı sınıflandırılmıştır.Anahtar Kelimeler: Kütahya, Pazarlar, Ağız, Ses, Şekil Bilgisi.
Tavşanlı ve yöresi ağız incelemeleri
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan geçmişte yaşanan olayları bugüne, bugünkü olayları da yarına aktaran en önemli araçtır. Dil, aynı zamanda kendi kanunları içinde yaşayan ve gelişen bir yapıya sahiptir. Bu gelişim sürecinde dilin şekillenmesinde, toplumların içinde bulunduğu durumlarda etkin rol oynar. Dilin alt birimleri olan lehçe, şive ve ağız da bu süreçle birlikte oluşmaktadır. Bu araştırmada, Tavşanlı yöresinde ağız incelemesi yapılmış ve bu yöreyle yazı dilimiz arasındaki ses, şekil farklılıkları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemini Kütahya'nın Tavşanlı ilçesine bağlı, etnik yapıya göre seçilmiş toplam 20 köy oluşturmaktadır. Araştırmadaki incelemeler, bu köylerdeki kişilerle görüşme yapılarak kasete alınan 20 metne dayanmaktadır. Bu derlenen metinler, çevriyazı sistemi esas alınarak fonetik yazıya aktarılmıştır. Çalışmanın giriş kısmında Kütahya İli ve Tavşanlı İlçesinin Tarihi ve Sosyal Durumu ele alınmıştır. Birinci bölümde, dil ve dilin alt birimleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde Türkçedeki ses bilgisi ele alınıp Tavşanlı yöresindeki örnekleri gösterilmiştir. Üçüncü bölümde, şekil ve kelime bilgisi bakımından Türkçenin günümüzdeki kullanımı ve Tavşanlı yöresindeki durumu ortaya konulmaya çalışılmıştır. Dördüncü bölümde de, derlenen metinler verilmiştir.
Eski Anadolu Türkçesiyle yazılmış bir Faziletname (İnceleme-metin-gramatikal dizin)
Bu çalışma Yemini'nin XV. yüzyılın ikinci yarısıyla XVI. yüzyılın ilk yarısında yaşadığı dönemde EAT ile yazdığı, bilinen 40 el yazması suret Faziletname'lerden Hamit Karaca'nın şahsi kütüphanesinde bulunan suretin 3.varaktan başlayarak 38 varaka kadar okuyarak, metin incelemesi yapılmış ve diğer el yazması Fazletname eserlerinden bir kısmı ile karşılaştırılması yapılmıştır. Çalışmanın "Giriş" bölümünde Faziletname isimli eser, eserin özellikleri, konusu ve başlıkları gibi konular ele alınmış, "Dil Özellikleri" başlığında eserin şekil bilgisine ait özellikleri örneklerle incelenmiş, "Gramatikal İndeks" başlığında eserin sistematik bir sözlüğü hazırlanarak, isim ve filler anlam ve gramer kategorileri bakımından geçtikleri beyit numaralarıyla birlikte alfabetik olarak sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Faziletname, Eski Anadolu Türkçesi, Yemini, Hz.Ali.
Kilis merkez ve köy ağızları
Elf leyletin ve leyle hikayelerinde cümle metin-inceleme
Doğu Türkçesi Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem [42b-62b] (Giriş-gramer-metin-çeviri-notlar-dizin)
Arap harfleriyle yazılmış olan bu eserin, Yarkent'ten 1929 yılında alınmış bir nüsha olduğu ve bu nüshanın 1982'de Jarring Koleksiyonu'na bağışlanmış olduğu bilinmektedir. Eser, İsveç Lund Üniversitesi Kütüphanesi Jarring Koleksiyonu'nda yer almaktadır. Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma (Giriş-Gramer-Metin-Çeviri-Notlar-Dizin) olmak üzere 6 bölümden oluşmaktadır. Eklerde Arapça veya Farsça iktibasların Türkçeye aktarılmış hali verilmiş, metnin "Tıpkıbasım"ı ise çalışmanın sonuna eklenmiştir. Eserin [42b-62b] kısmı incelenmiştir. Giriş bölümünde Seyyid Âfâk Hoca'nın hayatı, dönemi hakkında detaylı bilgiler verilip "Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem" adlı metnin Türk Edebiyatındaki yerine değinilmiştir. Fonolojik ve morfolojik açıdan incelendiğinde Çağatay Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesinin dil özelliklerinin etkisi metin üzerinde tespit edilmiştir. Bazı kelimeler üzerinde gramatikal ve etimolojik tespitler yapılmıştır. Dizin bölümüyle beraber metnin zengin bir söz varlığına sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışma ile Doğu Türkçesi üzerine yapılacak olan yeni çalışmalara katkı sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Tezkire-i Seyyid Âfâk Hâcem, Doğu Türkistan, Çağatay Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesi
The acquisition of Turkish by a bilingual child: A case study
In this study, a sequential bilingual child?s language development was observed in the second language (Turkish) which she started acquiring at a point after the ?first? language (English) had already started to be established. In this study, we investigated the acquisition of subject pronouns, questions, negation and case markers in Turkish.The participant of the study was born in England and stayed there for three years and spent summer holidays in Turkey for two months in the first and second years. In the third year, the family moved to Turkey. 3 months after their arrival, the spontaneous speech data between the participant and the researcher was collected for 7 months in Turkish.Our aim of this study was to shed light on the issue of bilingualism (English-Turkish) in the frame of the morphosyntactic development of two typologically different languages. The investigation of distribution of morphosyntactic forms to evaluate the extent to which domains at the interface between syntax and pragmatics were vulnerable to cross-linguistic influence in bilingual acquisition and the developmental path of the acquisition of some structures were inquired.As a conclusion of this study, we asserted that the bilingual children mainly followed the developmental paths of monolingual children; however, cross-linguistic structures were found in the use of subjects and negated elements. Turkish is a pro-drop language while English is non-pro-drop language. In Turkish, there are three ways for negating constructions one of which is by adding a negative marker between the stem and the other markers like tense and person. As this requires more analysis of the structure compared to the other lexical elements, the bilingual child uses the English structure at the beginning of her acquisition with a universal vocalized negation element which is observed only for a month; after that, she uses the target-like structures in her production. In questions and case markers, the bilingual child gradually developed the cognitive patterns required for competence in linguistic domains.Keywords: The Competition Model, Cross-Linguistic Influence, Sequential Bilingualism, Morphosyntax, Developmental Path.
Kur'ân-ı Kerîm'deki bazı kelime yapılarının kullanımındaki morfolojik farklılıklar ve manaya etkisi
Kur'ân-ı Kerîm'in nüzûlü birçok ilimin doğmasına sebep olmuştur. Bunlardan bazıları tefsîr, kırâat, lügat, nahiv ve sarf gibi ilimlerdir. Kur'ân etrafında çeşitlenen ilimlerin hepsi bir amaca hizmet etmektedir. Bu amaç ise Kur'ân'ın bizlere aktarmak istediği mesajların açık bir şekilde anlaşılabilmesidir. Bu yüzden âlimler, Kur'ân'ın her âyetini titizlikle te'vîl ve tefsîr etmişlerdir. Kur'ân âyetlerindeki kelimelerin delâlet ettiği manaları her yönden tahlil ederek fıkhî ve itikâdî birçok hüküm çıkarmışlardır. Bu kelimelerin delâlet ettiği anlamı tespit hususunda sarf ilminin de payı çoktur. Çünkü her kelimenin yapısına ait bir anlamı vardır. Ancak cümle içerisinde bir anlam kazanan kelimeler her zaman salt olarak lügat anlamını ifade etmeyebilir. Bulunduğu kelime yapısı veya cümle siyâkına göre anlamı değişebilir. Bu yüzden Kur'ân'daki bazı kelimelerin yapılarındaki farklılıklar veya siyâka göre anlamın değişmesi ihtilaflara sebep olmuştur. Bu ihtilaflar ise bazen âyetin anlamında değişikliğe bazen de mezhepler arasındaki fıkhî ve itikâdî görüş ayrılıklarına neden olmuştur. Bu çalışmanın yapılmasındaki temel amaç tefsîr, kırâat, lügat, nahiv ve sarf ilmi kaynaklarına bakılarak bazı âyetlerin kelime yapılarındaki farklılıkları sarf ilmi açısından değerlendirmek ve manaya olan etkisini tespit etmektir.
Mersin'in Tarsus ilçesinde konuşulan Arapça üzerine bir derleme çalışması
Bu çalışmada, yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak Mersin'in Tarsus ilçesinde konuşulan Arap diyalekti ele alınmıştır. Tarsus Arap diyalektinin sesbilim, biçimbilim ve cümle bilgisi yönünden temel özellikleri betimlenmiş ve Fasih Arapçayla karşılaştırılması yapılmıştır. Dört bölümden oluşan çalışmamızın birinci bölümünde genel manada Tarsus ve Tarsus'ta yaşayan Arap asıllı Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve geldikleri yerler hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde örnek metinler ve kullanımlardan hareketle Tarsus Arap diyalektinin incelemesi yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise lehçeye yönelik beş örnek metne ve bunun yanısıra metinler ve yöre halkıyla yapılan görüşmeler neticesinde ulaşılan kelimeleri içeren bir sözlüğe yer verilmiştir. Günümüzde Tarsus Arapları tarafından temelde Çukurova'ya göç etttikleri bölge olan Suriye-Lazkiye bölgesi lehçesinin konuşulduğu görülmüştür. Diller arası etkileşim sonucu süreç içerisinde sesbilim ve biçimbilim açısından Türkçeye özgü bazı unsurlar lehçeye dâhil olmuş ve yerleşik Suriye lehçesinin alt kolu olarak içerisinde Türkçeye özgü unsurlar barındıran Suriye lehçesinin Tarsus ağzı inşa edilmiştir. Anahtar kelimeler: Tarsus Arap lehçesi, Anadolu Arap lehçeleri, lehçe, fusha, Arap.
Gördes ağzı
Bu çalışmada Manisa'ya bağlı Gördes ilçesinde 28 yerleşim bölgesinde ağız derlemesi yapılmış ve toplanan malzeme incelenmiştir.Bu çalışma "Giriş" bölümü hâricinde "İnceleme", "Metinler" ve Harita/Fotoğraflar olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın yöntemi ile beraber bölgenin târihi ve coğrafyası ile ilgili bilgi verilmiştir. İnceleme bölümü "Ses Bilgisi" ve "Şekil Bilgisi" olarak iki başlık altında toplanmıştır. İkinci bölümde ise deşifresi yapılmış metinler yer almıştır. Üçüncü bölümde kaynak kişilerle çekilen bazı fotoğraflar ve bölgenin haritasına yer verilmiştir.
Horasan Türkçesinin Kelat-i Nader ağzı üzerine
İran'da birbirinden dilbilimsel farklarla ayrılan çok sayıda Türk dili konuşulmaktadır. Bunların en bilinenleri arasında Azerbaycan Türkçesi, Kaşkay Türkçesi, Halaç Türkçesi ve kısmen Horasan Türkçesi sıralanabilir. Bu çalışmanın odak noktasını teşkil eden Horasan Türkleri yüzyıllar boyunca bugünkü İran'da üç ayrı eyaletten meydana gelen Horasan bölgesinin Kuzey Horasan ve Rezevi Horasan eyaletlerinde dağınık biçimde ve genellikle Fars ve Kürt halklarıyla birlikte yaşamaktadırlar. Şu ana değin Güney Horasan'da konuşulan herhangi bir Türkçe değişkeye rastlanmamıştır. Bu çalışmada Rezevi Horasan'ın kuzeyinde, Kelat şehrinde yaşayan Horasan Türklerinin konuştuğu ağızlar sesbilgisi, biçimbilgisi ve sözdizimi düzeylerinde ele alınmaktadır. Kelat şehrinde Türkler, İrani dillerin konuşurları olan Kürtler, Lorlar ve Farslar ile iç içe yaşamaktadırlar. Farsçanın, İran'ın tek resmî ve dolayısıyla baskın ve prestijli dili olduğu için diğer dilleri etkilediği gibi bölgedeki Türkçe ağızlar üzerinde de bütün dilbilimsel düzeylerde etkileri bulunmaktadır. 2022 yılında yapılan alan çalışmamızda ve bu çalışmaya dayalı araştırma ve incelemeler sonucunda Horasan Türkçesinin Kelat ağzının iki alt ağız grubu bulunduğu saptanmıştır. Bu iki alt ağız grubunun oluşumunda farklı etkenler rol oynamıştır. Söz konusu etkenler şunlardır: Yerli halk olan Horasan Türkleri, bölgeye sonradan ve muhtemelen Azerbaycan'dan göç ettiği ileri sürülen Türkler, diğer birkaç köyde yaşayan Türk dışı etnik grupların konuştuğu değişkeler. Yerli ve göçmen ağızları arasında leksikal, sesbilgisel ve biçim bilgisel düzeylerde önemli farklılıklar vardır. Bunlardan ilki söz başı /b/ sesinin korunması veya /v/'ye gelişmesi; ikincisi ise öğrenilen geçmiş zaman işlevinde -Ib, -IbdIr veya -mIş eklerinin kullanılmasıdır. Göçmen ağzı konuşurlarının, kaynaklarda herhangi bir somut not ya da belge bulunmamakla birlikte, Azerbaycan'dan bölgeye göç ettiği ileri sürülmektedir. Horasan Türkçesinin yerli ağzında söz başı /b/ ünsüzü /v/ sesine vii gelişmiş, göçmen ağzında ise /b/ ünsüzü korumuştur. Horasan Türkçesinin yerli ağzında öğrenilen geçmiş zaman eki olarak -Ib eki, göçmen ağzında ise hem -mIş hem de -Ib eki kullanılmaktadır. Bazı kelimeler iki ağızda farklı şekillerde kullanılmaktadır. Örneğin kardeş anlamındaki sözcük, yerli ağızda äké, göçmen ağzında qardaş'tır. Çalışmada yararlanılan metin bölümü derlenen ses kayıtlarına dayanılarak oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: Horasan Türkçesi, Kelat Ağzı, Kelat-i Nader, İran Türk Ağızları.
Legousia falcata (Ten.) Fritsch Legousia pentagonia L. türlerinin morfolojik, anatomik ve sem yüzey analizlerinin araştırılması
Bu çalışmada Türkiye'de yayılış gösteren Legousia falcata (Ten.) Fritsch ve Legousia pentagonia L. türleri morfolojik, anatomik, SEM bakımından incelenmiştir. Türlerin iç ve dış morfolojik özellikleri belirlenerek Flora of Turkey and the East Aegean Islands'daki bulgularla ve birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Anatomik incelemelerde türlerin iç yapılarında büyük oranda benzerlik olduğu ancak özellikle gövde anatomi ve tohum yüzey yapılarında bazı farklılıklar olduğu belirlenmiştir. Ayrıca türlerin tohum ve polenleri SEM ile incelenerek tohum ve polen yapısı ve yüzeyi belirlenmiştir.
Ali Bin Abdullah Kahramān-nāme (Giriş-inceleme-metin-sözlük-özel adlar dizini)
Bu çalışmanın temelini Kahramān-nāme Bibliotheque Nationale nüshası üzerine Eski Anadolu Türkçesi dil unsurlarının tespiti oluşturmuştur. Ali Bin Abdullah tarafından yazılan Kahraman-nāme'nin Bibliotheque Nationale nüshası incelendiğinde nüshanın Eski Anadolu Türkçesi dönemi dil unsurlarını barındırdığı tespit edilmiştir. Çalışmamız öncelikle giriş, inceleme, metin, özel adlar dizini olmak üzere beş ayrı bölümden oluşmaktadır. Eser öncelikle Arap harfli yazıdan çevrilerek latin harflerine aktarılmış metnin tamamı hakkında bilgi sahibi olunmuştur. Çalışmamızın giriş kısmında metin ve Eski Anadolu Türkçesi hakkında bilgi verilmiştir. İnceleme kısmında Eski Anadolu Türkçesi Fonetik ve Morfolojik durumların bir kısmı ele alınarak incelenmiştir. Metin kısmında eserin Arap harfli yazıdan latin harfli yazıya aktarılmış haline yer verilmiştir. Buradan hareketle metinde bulunan anlamları bilinmeyen, birden fazla anlam barındıran, Eski Türkçe ya da Eski Anadolu Türkçesi devresinde kullanılan sözcüklerin anlamlarını verebilmek için bir sözlük çalışması yapılmış ve sözcüklerin etimolojileri kelimelerin yanında verilmiştir. Özel adlar dizininde ise metinde geçen mekan ve kişi adlarının hangi varaklarda bulunduğuna yer verilmiştir. Kahramān-nāme yer yer Arapça ve Farsça kelimeleri bünyesinde barındırsa da Eski Anadolu Türkçesi dönemi dil unsurları, kullanılan Türkçe sözcükler ve söz varlığı açısından önemlidir. Sonuç olarak bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesi dil unsurları ele alınarak, Kahramān-nāme adlı eserde Türk dilinin ve Türkçenin eserin yazıldığı dönemdeki bir kısım Fonetik ve Morfolojik özelliklerinin nasıl olduğu incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Ali Bin Abdullah, Bibliotheque Nationale, Eski Anadolu Türkçesi, Kahramān-nāme.
Kula köyleri ağzı
Kula ilçesi köylerinin ağız özelliklerinin incelendiği bu çalışma, Giriş kısmı dışında, İnceleme, Harita ve Fotoğraflar, Metinler şeklinde üç bölümden oluşmuştur. Giriş kısmında, araştırmanın yöntemi detaylı bir şekilde açıklanmış ve bölgenin tarihi, coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İnceleme kısmında, Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Bilgisi, Söz Varlığı ve Sonuç başlıkları yer almaktadır. İkinci bölümde, bölge ağzındaki kaynak kişilerle birlikte çekilen fotoğraflara ve ilçenin haritasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise belirlenen köylerden elde edilen dil malzemelerinin işlenmiş metinlerine yer verilmiştir.
Golan Türkmenleri ağzı
Bu çalışmada, Golan Türkmenlerinin konuşmalarındaki ses bilgisi ve biçim bilgisi özelliklerinin tespiti ve söz varlığının metinlere dayanılarak örneklenmesi hedeflenmiştir. Yıllardır kendi topraklarından ayrı yaşayan Golan Türkmenlerinin, Türkiye Türkçesinden etkilenmeden ağız özelliklerini tespit etmek hedeflenmiştir. Bu çalışma, Giriş dışında İnceleme, Haritalar ve Fotoğraflar ile Metinler olmak üzere üç bölüme ayrılmıştır. Giriş kısmında araştırmanın kapsamı, sınırı, yöntemi açıklanmış, Golan Türkmenlerinin tarihi ve coğrafyası hakkında bilgiler verilmiştir. İnceleme kısmında Ses Bilgisi, Şekil Bilgisi, Kelime Bilgisi, Söz Varlığı ve Sonuç başlıkları verilmiştir. İkinci bölümde kaynak kişilerin fotoğraflarına ve bölgenin haritasına yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise kaynak kişilerden elde edilen dil malzemelerinin işlenmiş metinleri yer almıştır.
Manisa Balkan göçmenlerinin ağız özellikleri
"Manisa Balkan Göçmenlerinin Ağız Özellikleri" isimli doktora tezi, Cumhuriyet döneminde (mübadele ve sonrasında) Manisa'ya yerleşmiş, ana dili Türkçe olan Balkan göçmenlerinin (Yunanistan, Bulgaristan ve Eski Yugoslavya) dil özelliklerini ortaya koymak amacıyla hazırlanmıştır. Bu amaçla 212 kaynak kişi ile görüşülmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşülen kaynak kişilerin 208'i (Kosova 4, Makedonya 118, Bulgaristan 59, Yunanistan 27) Balkanların 128 yerleşim yerinden göç ederek Manisa'nın 28 yerleşim yerinde ikamet edenlerden, 4'ü (Kosova'dan 1, Makedonya'dan 2, Yunanistan'dan 1) ise mukayese maksadıyla, Balkanlarda yaşamaya devam edenler arasından seçilmiştir. Derlemelerden elde edilen metinlerin dil özellikleri incelenmiş, incelemeler neticesinde ses, şekil, kelime ve cümle bilgisi bakımlarından değişik yoğunluklarla kullanılan 114 karakteristik ağız özelliği tespit edilmiştir. Akabinde, tespit edilen 114 ağız özelliğinin sunduğu farklı tasnif imkanları değerlendirmeye alınmış ve en uygun sınıflandırma şekline 'ünlü uyumları' üzerinden varılabileceği anlaşılmıştır. Ünlü uyumları üzerinden yaptığımız tasnife göre de Manisa Balkan göçmen ağızlarının, ünlü uyumlarını yaygın olarak bozan I. Bölge, ünlü uyumlarını yaygın olarak koruyan II. Bölge, ünlü uyumlarının bozulduğu ve korunduğu örneklerin birlikte görünmesi açısından bir 'geçiş bölgesi' özelliği arz eden III. Bölge olmak üzere, üç ağız bölgesine ayrıldığı görülmüştür. Bu üç ağız bölgesi ve I.-II. Bölgelerde tespit edilen alt ağız grupları (ağız adacıkları) üzerinde çalışılmıştır. Tez; giriş, dil incelemesi, metinler, sözlük, tablolar / grafikler/ haritalar / fotoğraflar olmak üzere beş ana bölümden oluşmaktadır.
Mahreç sistemli sözlüklerin Arap gramerinin gelişmesindeki rolü
Arap dilinin unsurları İslamiyet'ten önce daha çok sözlü formlarla öğrenilip aktarılmıştır. İslamiyet ile birlikte gittikçe yaygınlaşmaya başlayan okuma-yazma ve kayıt altına alma süreci, gramer çalışmaları ve dilin lafızlarını toplama çalışmaları ile devam etmiştir. Buna etki eden sebeplerin başında, fetih hareketlerinin artmasıyla başlayan Kur'an'ı yanlış okuma ve sonraları da Arap dilini benzer hatalara karşı koruma refleksi yatmaktadır. Önceleri küçük risaleler halinde başlayan bu çalışmalar daha sonra Arap dilinin tüm lafızlarını toplamak amacıyla kapsamlı eserlere dönüşmüştür. Bu sözlüklerin başında da Halîl b. Ahmed'e (ö. 175/791) ait olduğu kabul edilen Kitâbu'l-'ayn adlı eser yer alır. Harflerin mahreci esas alınarak kendine has bir yöntemle hazırlanmış bu sözlüğü daha sonra el-Bâri' fî ġarîbi'l-luġati'l-'Arabiyye, Tehẕîbu'l-luġa, el-Muḥkem ve'l-muḥîṭu'l-aʿẓam fi'l-luġa gibi başka çalışmalar da izlemiştir. Hicri ilk beş yüzyıl içerisinde kaleme alınmış olan bu sözlüklerde sadece dile ait lafızların anlamı izah edilmemekte, Arap dilinin gramerine ait çok kıymetli tespitler ve yorumlar da yer almaktadır. Araştırmada, öncelikle yukarıda adı geçen sözlüklerdeki Arap grameri ile ilgili yapılmış olan tespit ve yorumlar ile kendi aralarındaki etkileşim ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Akabinde bu tespit ve yorumların, çalışmanın kapsamında belirttiğimiz dönemde yaşayan müellifler ve onlara ait çalışmaları ile olan etkileşimi üzerinden Arap gramerine sunduğu katkı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma, dört bölümden oluşmaktadır. çalışmanın konusu ve önemi, amacı, kapsamı, yöntemi ile alanda yapılmış benzer çalışmalara değinilmiştir. Birinci bölümde genel yönleriyle sözlükçülük ile araştırma kapsamında yer alan sözlüklerin genel tanıtımı ve Arap lafızlarını sunum yöntemleri hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde, sözlüklerde yer alan sarf ile ilgili tespitler ile konu başlıklarında geçen gramer lafızlarına sözcük ve terim anlam bakımından sözlüklerin yaklaşımları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde ise nahiv alanı ile ilgili tespit, yorum ve konu başlıklarında geçen gramer lafızlarına dair sözlüklerin yaklaşımları işlenmiştir. Dördüncü bölümde, merkeze Kitâbu'l-'ayn alınarak tarihi silsile ile kendinden sonraki gramer çalışmalarına yaptığı etki ve sözlüklerin içeriğinde yer alan rivayetler üzerinden Arap gramerinin gelişmesindeki rolü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Arap dili, sözlük, sözlük bilim, Kitâbu'l-'ayn, sarf, nahiv.
Nazmu'l-Akâid (metin-inceleme-dictionary)
Nazmu'l-Akâid, Ankara Millî Kütüphane Yazma Koleksiyonunda ''06 Mil Yz A76/2'' arşiv numarası ile kayıtlı bulunmaktadır. Eserin sonunda yazar kendisini Hüseyin Mustafa olarak tanıtmış ve H. 1059/M. 1648 yılında eseri yazdığını dile getirmiştir. Ayrıca bu eser, Kadızâde Mehmed Efendi'ye ait olan "Manzûme-i Akâid" ile "Nasihatnâme" adlı eserleri de kapsar. ''Akide" kelimesinin çoğulu olan "akâid" kelimesi, "bağlamak" anlamında olan " 'akd" kelimesinden türetilmiştir. Bu kelime ikinci bir anlam olarak "inanılması gereken zarûri şeyler, İslam dininin temel kuralları" anlamında kullanılır. Metinde yer alan konular klasik mesnevilerdeki konularla benzerlik gösterse de onlarla birebir örtüşmez. Eserin yazılış amacına gelindiğinde ise Mâturidî ve Muʻtezile gibi sonradan türetilen mezheplerin geçersiz olduğunu göstermek, onların kişiyi hak yoldan ayırdığını anlatmak ve Allah'ı inkar edenlerin görüşlerinin ne ölçüde yanlış olduğunu belirtmektir. Ayrıca eserin sonunda bir nasihatnâme vardır. Bu nasihatnâme eserin yazıldığı dönemin durumu hakkında bilgi verir. Eserin dili Divan Edebiyatına daha çok yatkındır, bunu metinde geçen Arapça ve Farsça kelimelerin sıklığından da çıkartabiliriz. Yalnız Nazmü'l-Akâid tamamen Divan Edebiyatını değil aynı zamanda Halk Edebiyatını da kapsar, çünkü içinde akâid ve nasihatnâme konuları dışında bir de yazarın günlük konuşma dilinde kendi ağzından yazdığı düz yazılar mevcuttur, bu durum ise eserin tek bir katagoride incelenmesini zorlaştırmaktadır. Eser, içeriğinde Eski Anadolu Türkçesinden önemli özellikler bulundurmakla beraber ağız özelliklerini de içerisinde bulundurur. Bu çalışmamızda Nazmu'l-Akâid'in çeviri yazısı ile metnin imlâ, ses ve şekil bilgisi özellikleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Bu çalışmanın ana amacı, XVII. yüzyılda Osmanlı Türkçesinin imlâ özelliklerini, ses ve şekil bilgisini ve o dönemin söz varlığını göstermek ve akâid ilmiyle ilgilenen araştırmacıların bu alanda bilgi sahibi olabilmelerine yardımcı olmak ve bu eseri bilim âlemine tanıtmaktır. Anahtar Sözcükler: Yeni Türk Dili, Nazmu'l-Akâid, Hüseyin Mustafa, akâid.