Bilgi

Bu konu başlığı altında 447 tez

DoktoraAçık ErişimTR

Diyabetle ilgili bilgilendirme eğitiminin sınıf öğretmenlerinin tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisi

Bu araştırma sınıf öğretmenlerine uygulanan "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin öğretmenlerin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerine etkisini belirlemek amacı ile yürütüldü. Müdahale-kontrol gruplarında ön-test ve son-test yarı deneysel tasarımda yürütülen araştırma Eylül-Aralık 2023 tarihleri arasında resmi 6 ilkokulda 87 sınıf öğretmeni (müdahale=42, kontrol=45) ile gerçekleştirildi (n=87). Veriler, "Öğretmen Bilgi Formu" ile bu çalışma kapsamında geliştirilen "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" ve "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ile toplandı. Uluslararası Diyabet Federasyonu'nun Kids and Diabetes in Schools (KiDS) projesi kapsamında geliştirdiği diyabet eğitim materyalleri bu çalışma kapsamında Türkçe'ye çevrilerek eğitim materyali olarak kullanıldı. Verilerin analizi IBM SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) Statistics Version 25 for Windows ve JASP (Version 0.17.2.1) paket programları kullanılarak tanımlayıcı analizler, Shapiro-Wilk testi, Ki-kare testi, Mann-Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar testi, Student t testi, Spearman'ın Sıralama Korelasyon testi ile yapıldı. p<0,05 istatistiksel anlamlılık sınırı olarak kabul edildi. Müdahale grubunda bulunan sınıf öğretmenlerin, "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi" son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). Müdahale grubunda bulunan öğretmenlerin "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" toplam ve tüm alt boyutlarda son-test sıra ortalamalarının kontrol grubuna göre anlamlı olarak daha yüksek olduğu belirlendi (p<0,001). "Öğretmenler İçin Diyabet Eğitimi"nin sınıf öğretmenlerinin Tip 1 diyabete yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerini arttırmada etkili olduğu sonucuna ulaşıldı. Öğretmenler ile yapılacak çalışmalarda; "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Bilgi Testi", "Öğretmenler İçin Tip 1 Diyabet Farkındalık Ölçeği" ve Türkçe'ye kazandırılan diyabet eğitim materyallerinin kullanılması önerilmektedir.

BilgiDiabetes mellitus-tip 1Eğitim+2
İsmail Çetintaş
Trakya University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Edirne il merkezindeki evlilik raporu için başvuran bireylerin cinsel sağlıkla ilgili bilgi düzeyleri

Çalışmamızın amacı, Edirne il merkezindeki evlilik raporu almak için başvuran bireylerin cinsel sağlık bilgi düzeyinin belirlenmesi ve bu konu hakkındaki farkındalıklarının arttırılmasıdır. Çalışmamız tanımlayıcı ve kesitsel tipte bir çalışmadır. Çalışmanın örneklemini, Edirne il merkezinde bulunan 59 aile hekimliği birimine başvuran 380 katılımcı oluşturmaktadır. Veriler, sosyodemografik özellikler, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve bulaş yolları, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunma davranışları ile 40 maddeden oluşan Cinsel Sağlık Bilgi Testi'ni kapsayan bir anket aracılığıyla toplanmıştır. Çalışmamızda yer alan katılımcıların yaş ortalaması 28.9±4,089 olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların %57,63'ü kadın, %42,37'si erkektir. Katılımcıların %74,5'i evlendikten sonra aile planlaması kullanmayı düşündüklerini belirtmiştir. En çok tercihe edilen yöntem kondom olup, seçim nedeni kolay kullanım olarak ifade edilmiştir. Cinsel sağlık bilgi testi puan ortalaması genel olarak orta düzeyde bulunmuş, kadınların puanı erkeklerden anlamlı derecede yüksek saptanmıştır. Yapılan regresyon analiziyle öğrenim düzeyi (p<0,040), sağlık çalışanı olma (p<0,016), yerleşim yeri (p<0,007) ve aile planlaması düşüncesi (p<0,047) toplam puan üzerinde artırıcı etki göstermiştir (R2=0,026). Bilgiyi okuldan veya sağlık personelinden alanların puanı daha yüksektir. Katılımcıların çoğu evlilik öncesi cinsel sağlık eğitimi almak istediğini ve sağlık personelini en güvenilir kaynak olarak gördüğünü belirtmiştir. Sonuç olarak toplumda cinsel sağlık farkındalığını artırmak içim aile hekimleri ve sağlık personelinin aktif rol alması gereklidir. Aile hekimliği birimlerinde verilecek düzenli eğitimler, bireylerin sağlıklı kararlar almasına katkı sağlayarak hem bireysel hem de toplumsal sağlık için önemli kazanımlar sunacaktır

Aile hekimliğiAile planlamasıBilgi+2
Damla Çevik Fener
Trakya University
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Genetiği değiştirilmiş gıdalar ve risk algısı: Sonradan edinilen pozitif bilginin tutuma etkisi

Son yıllarda yaşanan gıda panikleriyle birlikte sağlıkla ilgili olası kayıplar, tüketicilerin gıda seçimlerini etkileyen en önemli unsurlardan biri, gıda güvenliği de öncelikli bir rekabet unsuru olmuştur. Yabancılık, sınırlı bilgi seviyesi, belirsizlik ve doğala müdahale gibi etkenlerle genetiği değiştirilmiş gıdalar, fiziksel risk algısının yüksek olduğu ürünler haline gelmiştir. Tartışmalar bu ürünlerin taşıdığı riskler ve getirdiği faydalar etrafında devam ederken, tüketicilerin çoğunluğunun, risklere odaklanan negatif içerikli bilgiye maruz kaldığı da bir gerçektir. Bu gerçekten yola çıkarak pozitif bilginin genetiği değiştirilmiş gıdalara karşı tutuma olan etkisinin araştırıldığı çalışmada, katılımcılar, algılanan riskin türünü belirleyen bilgi işleme stratejilerine göre üç grupta incelenmiştir. Günlük/popüler ve bilimsel olmak üzere iki farklı türde pozitif bilgiye maruz bırakılan katılımcıların tutumlarındaki değişimin anlamlı olup olmadığı araştırılmıştır. Bilgiyi sezgisel süreçten geçiren ve sezgisel risk algısına sahip olan katılımcıların tutumunda, her iki bilgi sonrasında da pozitif yönde değişim olmuştur. Sistematik süreci izleyen ve analitik risk algılayan grupta ise pozitif yönde değişim sadece bilimsel bilgi sonrasında görülmüştür. Analitik risk algısına sahip olan ancak konuyu politik bakış açısı ile değerlendirerek karara varanlar ise politik risk grubu altında incelenmiştir. Grubun tutumunda, her iki tip bilgi sonrasında değişiklik beklenmezken bilimsel bilgi pozitif yönde değişim yaratmıştır.

BilgiBilgi işlemeBilimsel bilgi+6
Tuğçe Özgen
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnsan sesinin ayırt edici kapasitesinin irdelenmesi

Biyometrik tabanlı kimlik doğrulama sistemleri yaygın olarak parolalar yerine kullanılmaya başlamıştır. Bir mikrofon kullanılarak kolayca elde edilebileceği için ses biyometrisi tüm biyometriler arasında daha popülerdir. Ses biyometrisinin kullanımı gün geçtikçe artmasına rağmen konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasitesi ile ilgili çalışmalar sınırlıdır. Hatta bu alandaki çalışma sonuçları birbirleri ile çelişerek bu konudaki problemleri çözmek yerine konuşmacı sistemlerine olan güvenin azalmasına sebep olmaktadır. Bu nedenlerden ötürü, bu tezde, ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerinin diğer bir değişle konuşmacı doğrulama sistemlerinin kapasiteleri entropi açısından araştırılmıştır. Bu konu üç temel başlık altında incelenmiştir. İlk olarak biyometrik tabanlı sistemler için şimdiye kadar önerilen yöntemler detaylı bir şekilde incelenmiş ve bu yöntemlerin ses tabanlı kimlik doğrulama sistemlerine uygun olup olmadığı da araştırılmıştır. İkinci olarak konuşmacı doğrulama sistemlerinde kullanılan en gelişmiş yöntemlerden bahsedilmiştir. Konuşmalardan çıkartılan özellikler, bu özellikleri temsil etmek için kullanılan modeller ve bu modellerde kullanılan ses tabanlı kimlik doğrulama yöntemleri ayrı ayrı incelenmiştir. Son olarak kullanılan veri kümelerinin kişi ve süre gibi kısıtlarından dolayı açık kaynaklar kullanılarak 20000'den fazla kişiden oluşan veri kümesi oluşturulmuştur. Kapasiteyi ölçmek için en gelişmiş konuşmacı doğrulama sistemi ile uyumlu yeni bir yaklaşım önerilmiş ve bu yaklaşımın matematiksel alt yapısı detaylı bir şekilde açıklanmıştır. Bu yaklaşım farklı durumlarda farklı veri kümeleri kullanılarak incelenmiştir. Son olarak kapasite tahmini ile ilgili yeni araştırma konularından bahsedilmiştir.

BilgiBiyometrikEntropi+1
Sinan Erkam Tandoğan
TOBB Economics and Technology University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Information sharing within organizations: Relationship to innovative behavior and informational justice

This stuԁу aimeԁ at examining the meԁiator roӏe of informationaӏ justice on the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehavior. The stuԁу was conԁucteԁ in reӏationaӏ screening moԁeӏ. The sampӏe of the stuԁу consisteԁ of 606 participants from the defense industry. A weƅ ƅaseԁ questionnaire was useԁ to coӏӏect ԁata in the stuԁу. The surveу ӏink was shareԁ with the participants via sociaӏ meԁia anԁ Whatsapp pӏatforms. Within the scope of the research, reӏiaƅiӏitу, vaӏiԁitу, normaӏitу, ԁescriptive, correӏation, regression, t-test anԁ ANOVA anaӏуzes were conԁucteԁ. SPSS for Winԁows v.22 was useԁ to anaӏуze the ԁata in the stuԁу. As a resuӏt of the stuԁу, it was ԁetermineԁ that informationaӏ justice haԁ a meԁiating roӏe in the reӏationship ƅetween information sharing anԁ innovative ƅehaviors. No significant ԁifferences were founԁ in information sharing accorԁing to ԁemographic characteristics of the participants.

JusticeInformationDemographic characteristics+3
Onur Öğülmüş
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi ekonomisi ve ekonomik büyüme ilişkisi: Türkiye üzerine ampirik bir analiz

Son yıllarda, bilgi ekonomisinin önemli unsurları olan inovasyon, Ar-Ge faaliyetleri, bilişim teknolojileri, patent ve diğer fikri-sınai mülkiyet haklarının ekonomi üzerindeki etkileri teorik ve ampirik literatürde araştırılmaktadır. Büyüme iktisatçıları, ekonomik büyümenin bilgi ekonomisi değişkenleri tarafından belirlendiğini iddia etmektedirler. Onlara göre, bilgi ekonomik ile ekonomik büyüme arasında pozitif bir ilişki söz konusudur. Bununla birlikte ekonometrik çalışmalar oldukça karmaşık sonuçlar ortaya koymaktadır. Bu tez çalışmasının amacı, bilgi ekonomisi ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi Türkiye ekonomisinde 1975-2017 dönemi için analiz etmektir. Burada, bilgi ekonomisi ölçütü olarak patent başvuruları değişkeni kullanılmıştır. Üç farklı regresyon denklemi kurulmuştur. Değişkenlerin birim kök analizleri ADF, PP ve KPSS testleriyle gerçekleştirilmiştir. Değişkenler arasındaki eşbütünleşmenin varlığı ARDL sınır testi ile incelenmiştir. Değişkenler arasındaki nedensellik ilişkileri Toda-Yamamoto nedensellik metodu kullanılarak belirlenmiştir. Analizlerden elde edilen ampirik bulgular, Türkiye ekonomisi için bilgi ekonomisi odaklı ekonomik büyüme yaklaşımının geçerli olduğunu kanıtlamıştır. Ayrıca, bu sonuçlar Türkiye için önemli politika önerileri sunmuştur.

Ampirik yöntemlerBilgiBilgi ekonomisi+3
Çiler Yakut Işık
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Hematopoetik kök hücre nakli farkındalığının üniversite öğrencilerinde gönüllü verici olma durumuna etkisi

Bu çalışma, hematopoetik kök hücre nakli farkındalığının üniversite öğrencilerinde gönüllü verici olma durumuna etkisini belirlemek amacı ile, tek gruplu ön test-son test tasarımlı yarı deneysel olarak planlandı. Araştırma, Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi'nde 2018-2019 eğitim-öğretim döneminde kampüs sınırları içerisinde ulaşılabilen ve kurum izni alınan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokullarına devam eden öğrenciler ile yapıldı. Yaşları 18-25 arasında olan ve çalışmaya katılmayı kabul eden 1216 öğrenci araştırmanın örneklemini oluşturdu. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından hazırlanan anket ile toplandı. Anket üç bölümden ve toplam 46 sorudan oluşmaktadır. Demografik özellikler, hematopoetik kök hücre nakli hakkında bilgi soruları ve katılımcıların tutumlarını ölçen sorular ile bağış motivasyonunu etkileyen çoklu seçenekli sorulardan oluşmaktadır. Anket formunun uygulanmasının ardından katılımcılara verilen eğitim sonrası bilgi ve tutum sorularından oluşan form tekrar uygulandı. Verilerin değerlendirilmesinde, ortalama, standart sapma, medyan, frekans, minimum, maksimum, Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis, Pearson ki-kare, Spearman's korelasyon testleri kullanıldı. Sonuçlar %95'lik güven aralığında, anlamlılık p<0,05 düzeyinde değerlendirildi. Araştırma kapsamındaki katılımcıların yaş ortalaması 20,34±1,62, %67,8'i kadın ve %82,5'i lisans eğitimi almaktadır. Öğrencilerin hematopoetik kök hücre nakli ile ilgili bilgi puan ortalaması eğitim öncesinde 28,72±22,01 iken; eğitim sonrasında 81,41±15,90 olarak hesaplanmıştır. Öğrencilerin eğitim öncesine göre eğitim sonrası hematopoetik kök hücre nakli bilgi puanındaki ortalama 52,68±24,35 birimlik artış istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,01). Türkiye'deki hematopoetik kök hücre bağışçı ihtiyacının farkındalığı eğitim öncesinde %51,9 iken eğitim sonrasında %92,1'e yükselmiştir. Eğitim öncesi öğrencilerin %25,5'i hematopoetik kök hücre bağışı yapmayı kesinlikle istediğini belirtirken, eğitim sonrası bu oran %45,9'a çıkmıştır. Öğrencilerin cinsiyetlerine ve okuduğu bölümlerine göre hematopoetik kök hücre bağışı yapmayı istemeleri arasında eğitim öncesi ve sonrasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0,01). Araştırmada öğrencilerin hematopoetik kök hücre nakli konusunda bilgi düzeylerinin yetersiz olduğu, verilen eğitimin hematopoetik kök hücre bağışına ilişkin bilgi ve tutumlarına olumlu etkisi olduğu sonucuna varıldı.

BilgiDonörlerFarkındalık+6
Nazan Karakaçan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Denetlenemeyen bilginin kelâm ilmindeki yeri (ilham, rüya, cifr)

Kelâm ilminde akıl, sağlam duyu ve doğru haber bilgi kaynağı olarak kabul edilmiştir. Fakat bazı İslami disiplinler bilhassa tasavvuf ehli bu kaynaklarla beraber dini düşüncenin şekillenmesinde etkili olan bilgi kaynaklarına keşf, ilham, rüya ve cifr gibi bilgileri de dâhil ettikleri görülmektedir. Doğru bilgiyi elde etme noktasında bilgi kaynaklarının önemli bir etken olduğu biliniyor olmasına rağmen doğru bilgi kaynaklarını tespit etme noktasında bazı İslam düşünce ekollerinin farklı tavır sergilemesi ve bu konuda epistemolojik alanda yeterli çalışmanın olmaması bu araştırmanın yapılmasında temel etken olmuştur. Bu araştırmada ilham, rüya ve cifr bilgisinin kelâm ilminde bilgi değeri taşıyıp taşımadığı ve bunların bilgi kaynağı olarak kabul edilmesi durumunda ortaya çıkabilecek itikadi ve sosyal sorunlar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bilgilerin sübjektif olması ve evrensel niteliklerden yoksun olmalarından dolayı kelâm alimlerince dini alanda uyulması zorunlu hükmün delili olarak kullanılamayacağı tespit edilmiştir. Denetlenemeyen bilgilerin kişinin tecrübeleri ile sınırlı olması ve hakikatini ortaya çıkarmanın imkânsız olmasından dolayı dini alanda asla bağlayıcılığının olmadığı neticesine varılmıştır. Aynı zamanda yakın dönemde bazı şahıs, grup, cemaat ve tarikatların denetlenemeyen bilgiyi kullanarak toplum nezdinde saygınlık kazandıkları ve bu tür bilgilerin kendi statülerini korumalarına araç olarak kullandıkları çalışma kapsamında ulaşılan bir diğer sonuç olarak ortaya çıkmaktadır.

BilgiCifrKelam+4
Tuba Erdemci
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ebu'l-Kasım el-Ensari'de bilgi teorisi

Ebu'l-Kâsım el-Ensârî Eş'arî kelam geleneğinin önemli bir dönüşüm devrinde yaşamış, Cüveynî'nin öğrenciliğini, Şehristânî'nin hocalığını yapmış bir kelamcıdır. Onun kelam sisteminin temel konularından birini bilgi teorisi oluşturmaktadır. O, kelam sisteminde bu konuya oldukça önemli bir yer ayırmış, bilginin tanımı, mahiyeti, kaynakları ve nazar başlıklarını ayrıntılarıyla incelemiştir. Bu çalışma giriş ve iki bölümden meydana gelmektedir. Giriş bölümünde düşünce tarihinde bilgiyi ve bilginin kaynağı konusunda ortaya çıkan görüşler ele alınmıştır. Ayrıca bu bölümde yeterince tanınmamasından ötürü Ebu'l-Kâsım el-Ensârî'nin hayatı, hocaları, öğrencileri ve eserleri hakkında bilgi vermeye çalışılmıştır. Birinci bölümde ise Ebu'l-Kâsım el-Ensârî'de bilgini tanımı, bilginin ispatı ve hakikati, İkinci bölümde ise bilginin çeşitleri, bilginin kaynağı ve nazar konusu ele alınmıştır.

Akıl yürütmeBilgiDelil+6
Mehmet Emin Ulu
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Erzurumlu İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışı

Bu tez, mutasavvıf, âlim, filozof ve şair kimliğiyle 18. yüzyıl Osmanlı düşünce geleneğinin önde gelen isimlerinden biri olan Erzurumlu İbrâhim Hakkı'nın (1703-1780) bilgi anlayışını incelemektedir. Araştırmanın amacı, İbrâhim Hakkı'nın bilgiye ilişkin görüşlerini yalnızca tasavvufî perspektiften değerlendirmekle sınırlı kalmayıp, epistemolojik bağlamda da ele alarak onun düşünce dünyasının bütüncül bir tasvirini ortaya koymaktır. Bu yönüyle çalışma, literatürde çoğunlukla mârifet ve irfân kavramları çerçevesinde ele alınan İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışını daha geniş bir bağlamda değerlendirmeyi hedeflemektedir. Çalışmada, İbrâhim Hakkı'nın Dîvân, Mârifetnâme, İrfâniyye, İnsâniyye ve Mecmûatü'l-meânî adlı eserleri temel kaynak olarak kullanılmış; bu eserlerin hem orijinal nüshaları hem de sadeleştirilmiş baskıları incelenmiştir. Ayrıca, ilgili akademik çalışmalar da değerlendirilerek bilgi anlayışına dair veriler desteklenmiştir. Özellikle Mecmûatü'l-meânî'deki Tertîbü'l-ʿulûm bölümü ile eğitim ve öğretim üzerine görüşleri, onun bilgi tasnifi, bilgi kaynakları ve bilginin amacı konularındaki sistematik yaklaşımının tespit edilmesinde belirleyici olmuştur. Metin merkezli analiz yöntemiyle gerçekleştirilen bu araştırmada, İbrâhim Hakkı'nın bilgi anlayışı tarihsel ve felsefî bağlamı içinde ele alınmış; tasavvufî boyutunun yanı sıra felsefî, ahlâkî ve bilimsel yönleri de açığa çıkarılmıştır. Sonuç olarak çalışma, İslam felsefesi ve Osmanlı düşünce tarihi literatürüne, özellikle de bilgi felsefesi bağlamında, özgün katkılar sunmayı amaçlamaktadır.

BilgiFelsefi kavramlarİbrahim Hakkı Erzurumi+1
Betül Arık
Siirt University
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ostomili hastaların bilgi gereksinimlerinin ve ostomiye uyumlarının belirlenmesi

Bu çalışma; Ostomisi olan hastaların ostomiye uyumlarını belirlemek ve hastaların gereksinimlerine göre danışmanlık vermek amacıyla yapıldı. Gaziantep Üniversitesi Şahinbey Uygulama ve Araştırma Hastanesi genel cerrahi servisinde yatan 61 ostomili hastadan veriler Hasta Tanılama ve Değerlendirme Formu, Ostomisi Olan Bireylerin Bilgi-Davranış-Tutumlarını Değerlendirme Formu, Ostomi Bölgesini Değerlendirme Formu ve Ostomili Bireylere Yönelik Uyum Ölçeği kullanılarak toplandı. Gerekli yasal izinler ve hasta onamı alındı. Hastaların % 52.5 (n:32)'i kadın, yaş ortalamaları 53,65±13,55 yıl olduğu gözlenirken erkek (54,79 yıl) hastaların kadın (52,62 yıl) hastaların yaş ortalamalarından daha yüksek olduğu ancak aralarındaki farkın istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirlendi. Çalışmada kullanılan ostomili bireylere yönelik uyum ölçeği; Kabul etme, Kaygı/Endişe, Sosyal Uyum, Öfke olmak üzere dört farklı alt grupta incelendi. Hastaların en çok ostomi bakımı, kişisel bakım, beslenme, cinsellik konusunda bilgi gereksinimlerine ihtiyaç duydukları belirlendi ve bu doğrultuda hastalara bakım ve danışmanlık hizmeti verildi.

BilgiBilgi gereksinimleriDanışmanlık+3
Tuğçe Nur Toprak Arslan
Sanko University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türk kızılay afet personelinin küresel iklim değişikliği bilgilerinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada afetler ile mücadelede ilk elden görev alan Türk Kızılay afet personelinin küresel iklim değişikliği bilgilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırma tanımlayıcı tipte bir epidemiyolojik araştırma olup çalışmaya katılım %30,3 olarak gerçekleşmiştir. Veriler; araştırmacılar tarafından hazırlanan veri toplama formu ile Haziran-Eylül 2022'de çevrimiçi olarak toplanmıştır. Çalışmaya katılan afet personelinin (n=77), %84,4'ü (n=65) erkek olup, %40,3'ü (n=31) 40-49 yaşındadır. Afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalaması 15,56 (Orta Düzey), küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalaması 14,23 (Orta Düzey) olarak bulunmuştur. 20-29 yaş arasında olan afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalamaları, 40-49 yaş arası afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05).Yönetici olan afet personelinin küresel iklim değişikliği ile ilgili genel bilgi düzeyi puan ortalamaları, uzman ve işçi olan afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05). Lisans ve üzeri öğrenim seviyesi olan afet personelinin küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalamaları, lise ve altı öğrenimi olan afet personelinin puan ortalamalarından fazladır (p<0,05). Küresel iklim değişikliğinin gerçekleşeceğini ve gerçekleşmeyeceğini düşünen, yaşamın sonunu getireceğini ve getirmeyeceğini düşünen, önlenebilir veya önlenemez olduğunu düşünen afet personelinin küresel iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkileri ile ilgili bilgi düzeyi puan ortalamaları, fikri olmayan afet personeline göre yüksektir (p<0,05). Kızılay, afet personeli için iklim değişikliği ve etkileri konusunda farkındalık ve bilgi düzeylerini artırmak için düzenli eğitimler sunabilir.

AfetlerBilgiKızılay+1
Şule Karakaş
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Tıpta UzmanlıkAçık ErişimTR

Deri kanseri ve güneş bilgi ölçeğinin Türkçeye uyarlanması ve ankara'da bir Üniversitenin açık havada çalışan mesleklere ait bölümlerinde eğitim gören öğrencilerin deri kanseri bilgisinin, güneşten korunma davranışlarının ve ilişkili faktörlerin değerlendirilmesi

Bu araştırmada; Deri Kanseri ve Güneş Bilgi Ölçeği'nin (DEKGÜB ölçeği) geçerlik ve güvenirliğinin belirlenmesi ve Hacettepe Üniversitesi'nde açık havada çalışan mesleklere ait bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin bazı güneşten korunma tutumları, güneşten korunma davranışları, deri kanseri hakkında bilgi düzeyleri ve ilişkili bazı faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. İki aşamalı yapılan bu araştırmanın ilk aşaması metodolojik tipte, ikinci aşama ise tanımlayıcı tipte yürütülmüştür. Veriler Nisan 2024'te inşaat, jeoloji, hidrojeoloji ve geomatik mühendisliği ile arkeoloji bölümünde öğrenim gören 175 öğrencinin katılımıyla gözlem altında toplanmıştır. Araştırmada veriler "sosyodemografik özellikler", "deri kanseri risk faktörleri", "eğitim sürecinde güneşe maruz kalma durumları ve korunma davranışları", "güneşe maruz kalım, güneşten korunma, bronzlaşma ve muayene davranışları", "DEKGÜB ölçeği" ve "Güneşten Korunma Davranışları ölçeği" olarak altı bölümden oluşan veri toplama aracıyla toplanmıştır. İlk aşamada; dil, yüzey, kapsam ve yapı geçerliği analizleri sonucu DEKGÜB ölçeğinin geçerli bir ölçek olduğu kabul edilmiştir. Güvenirlik analizlerinde hesaplanan Kuder Richardson değeri 0,838, McDonald Omega katsayısı 0,843'tür. Bu sonuçlar ile ölçeğin güvenilir bir ölçek olduğu kabul edilmiştir. Yapı geçerliği ve güvenirlik analizleri öncesince madde ayırt edicilik indeksi 0,3'ten düşük olan beş madde ölçekten çıkarılmış, bu analizler geriye kalan 20 soru üzerinden yapılmıştır. İkinci aşamada katılımcıların; geçerli ve güvenli olduğu gösterilen DEKGÜB ölçeği ile bilgi düzeyleri, GKD ölçeği ile güneşten korunma davranışları değerlendirilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilerin yarıdan fazlası (%60,0) erkektir. Katılımcıların yaklaşık üçte biri (%31,4) geomatik, üçte biri (%31,4) inşaat mühendisliği öğrencileridir. Kadınların bilgi düzeyinin daha yüksek olduğu ve daha sık güneşten korundukları saptanmıştır. Katılımcıların ortalama DEKGÜB ölçek puanı 20 puan üzerinden 7,80±4,69 olarak hesaplanmıştır. Bilgi düzeyini anne öğrenim düzeyi (p<0,0001), kendi kendini muayene etme durumu (p=0,02), bilgi kaynağının hekim olması (p=0,003), haber sitesi (p=0,03), lise/üniversite dönemindeki eğitimler (p=0,035) ve televizyon (p=0,03) olması istatiksel olarak anlamlı derecede yükseltmiştir. Korunma davranışlarının sıklığını ise bilgi kaynağının aile ve arkadaşlar olması (p=0,046) ile hekim/sağlık çalışanı olması (p=0,004) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde artırmıştır. Yapılan bu çalışma sonucu açık havada çalışan mesleklere ait bölümlerde öğrenim gören öğrencilerin risk bilgi düzeylerinin ve güneşten korunma davranış sıklıklarının düşük olduğu, bu konuda gereken önlemlerin alınmasının ve müdahalelerin planlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.

BilgiDeri neoplazmlarıHacettepe Üniversitesi+3
Alican Güneş
Hacettepe University
2024
00
DoktoraAçık ErişimEN

Specifying the boundaries of gray zone in diagnostic tests with information criteria

The decision-making process in medicine is a crucial subject due to the classification of subjects as healthy or diseased. Mostly, it concludes with binary outcomes, such as whether the person has a condition or not. The various information from subjects is taken, such as the complaints, family history, symptoms, or laboratory tests (known as diagnostic tests) to rule-in or rule-out the disease. Due to their advantages such as being cost-effective or rapid, even if some diagnostic tests cannot perfectly discriminate subjects they are commonly used in clinics. One method for assessing quantitative diagnostic tests to diagnose subjects is to specify an optimal cut-off point. Yet, this may cause issues on quantitative diagnostic tests with a single cut-off value as the distributions of diseased and healthy subjects overlap. Forcing the subjects in this overlapped area one of the classes causes the false negative or false positive rates. To deal with this issue, there are some approaches called a gray zone or middle inconclusive area in which subjects are classified diseased, non-diseased, and neither diseased nor non-diseased. In this thesis, we aim to propose a new solution to find the boundaries of the gray zone based on the information theory approach. We intend to compare and evaluate the performance of this proposed solution against existing methods ("grey zone" and "uncertain interval" approaches). The proposed algorithm was based on joint entropy. In the simulation scenarios, we considered effect size, sample size, the homogeneity of variance and prevalence of the disease. To compare the results of the proposed methods with existing algorithms, the length of the gray zone was examined under the condition of fixed area under the receiver operating curve in out of the gray zone. In simulations, the suggested approach mostly produced the lowest gray zone length with equal variances. In some simulation scenarios, it outperformed for unequal variances. However, it has the benefit that the suggested algorithm has no previous knowledge.

AlgorithmsKnowledgeGray zone+3
Ebru Öztürk
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye Diyetisyenler Derneği'ne kayıtlı diyetisyenlerin iklim krizinin beslenmeye olan etkileri konusundaki farkındalık durumlarının ve iklim krizini önleme konusundaki yaklaşımlarının saptanması araştırması

Sürdürülebilir beslenme kavramı küresel halk sağlığının önemli konuları arasındadır. Kavram, sağlığın tümelci yaklaşımı ile ilişkilidir. Bu araştırmada, Türkiye Diyetisyenler Derneği üyesi diyetisyenlerin; iklim krizinin beslenmeye olan etkisi konusundaki farkındalık durumlarının belirlenmesi, iklim krizinin önlenmesi konusundaki görüş ve yaklaşımlarının saptanması, iklim krizi kavramının diyetisyenlik uygulamalarına yansıtılabilmesi için diyetisyenlerin görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Araştırma, tanımlayıcı bir çalışma olarak tasarlanmıştır. Çalışmaya, Türkiye Diyetisyenler Derneği'ne üye 114 gönüllü diyetisyen katılmıştır. Katılımcılara yönelik çevrimiçi olarak 12 Ağustos 2021 ve 18 Nisan 2022 tarihlerinde beş bölümden oluşan veri toplama formu uygulanmıştır. İstatistiksel verilerin analizi için SPSS (IBM SPSS Statistics23.0) paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın yapılması için etik kurul ve kurumsal izinler alınmıştır. Araştırmaya katılan diyetisyenlerin %99,1'i iklim krizi kavramını ve %97,4'ü sürdürülebilir beslenme kavramlarını bilmektedir ve %89,6'sı iklim krizinin sürdürülebilir beslenmeyi gerektirdiğini düşünmektedir. Diyetisyenlerin %86,9'u iklim krizinin sürdürülebilir beslenmeyi gerektiğini düşünürken %90,4'ü iklim krizinin diyetisyenleri ilgilendirdiğini düşünmektedir. Fakülteden 2010 yılından önce mezun olan diyetisyenlerin daha çoğunun iklim krizi kavramını bildiği görülmüştür (p=0,022). Beslenme alışkanlığı sağlıklı olan diyetisyenler sağlıksız olanlara göre iklim krizi kavramını daha fazla sıklıkta bilmektedir (p=0,01). İklim krizi kavramını bilenler bilmeyenlere göre anlamlı olarak daha fazla sürdürülebilir beslenme kavramını bilmektedir (p=0.00). Sonuç olarak; diyetisyenlerin iklim krizi ve sürdürülebilir beslenme konusunda farkındalıklarının geliştirilmesine yönelik faaliyetlerin yapılması önerilmektedir.

BeslenmeBilgiDernekler+7
Şeyma Nur Taşın
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımı: bir alan araştırması

Bu doktora tezinin konusu örtük bilgi ve örtük bilginin doğal karar verme sürecinde kullanımıdır. Çalışmada, örtük bilgi unsurlarının (meslekî yetenek, meslekî bilgi ve meslekî tecrübenin) varlığının farkındalığı, özellikleri ve kaynakları meslekî tecrübe, yaş, cinsiyet ve coğrafi bölgelere göre farklılık gösterip göstermediği yönüyle araştırılmış; örtük bilgi, mesleğe özgü bir düşünme biçimi olarak ve bilgi aşama sırası (BAS) kapsamında incelenmiş; doğal karar verme sürecinde örtük bilginin nasıl kullanıldığı (zaman baskısı ve yüksek risk altında vb.) araştırılmıştır. Araştırma için hazırlanan soru kâğıdına Türkiye'de 7 coğrafi bölgeden (40 il) 505 veteriner hekim tarafından katılım sağlanmış ve Ankara'da (Türkiye) 39 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma sonucunda; örtük bilgi varlığının farkındalığına ilişkin görüşler arasında cinsiyet, yaş ve meslekî tecrübe yönüyle sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmamış (p > 0,05); örtük bilgi unsurlarından meslekî bilginin sözle anlatılmasının zor olmasına ilişkin görüşler arasında cinsiyet değişkenine göre sayımsal olarak anlamlı bir fark bulunmuştur (p < 0,05). Doğal karar verme sürecinde örtük bilginin, karar sürecinde eksik bilginin tamamlanması; deneyime dayalı karar verilmesi; yüksek riskten ziyade zaman baskısı altında karar alınması; mevcut bilgiler (belirtik ve örtük) birbiriyle çelişik olduğunda bir izleme kararı verilmesi gerektiğinde kullandığı görülmüştür. Araştırma bulguları ışığında, örtük bilginin özellikler temelinde yeni bir tanım önerisi yapılmış; belirtik ve örtük özellikte adımlar içeren yeni bir bilgi aşama sırası (BAS) önerilerek bilgi dağı (BD) eğretilemesiyle (metaforuyla) açıklanmış ve ters bilgi aşama sırası (TEBAS) olarak çözümlenmiştir. Ayrıca gelecekteki çalışmalar için yeni araştırma önerileri sunulmuştur.

Açık bilgiBilgiBilgi hiyerarşisi+5
Çağnur Handan Kurtuluş
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Diyetisyen ve diyetisyen adaylarının sürdürülebilir beslenme konusundaki bilgi ve tutumlarının değerlendirilmesi

Bugün ve gelecek kuşaklar için besin ve beslenme güvenliğine, sağlıklı yaşama katkıda bulunan çevresel etkileri düşük diyetler olarak tanımlanan sürdürülebilir diyetler ile ilgili özellikle sağlık profesyonellerinin farkındalığının geliştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu çalışmada, Ankara'da bulunan üniversitelerin Beslenme ve Diyetetik Bölümlerinde eğitim alan öğrenciler ile Türkiye Diyetisyenler Derneği'ne üye olan diyetisyenlerin sürdürülebilir beslenme konusundaki bilgi, tutum ve yaklaşımlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışma 876 Beslenme ve Diyetetik Bölüm öğrencisi ile kontrol grubu olarak alınan 230 diğer bölüm öğrencileri ve 201 diyetisyen olmak üzere toplamda 1307 birey ile gerçekleştirilmiştir. Sürdürülebilir beslenme konusunda bilgi ve tutumu değerlendiren, dört bölümden oluşan bir anket geliştirilmiştir. Anketin birinci bölümünde katılımcıların genel özellikleri, ikinci bölümünde katılımcıların çevre ve çevre sorunlarına ilişkin görüşleri, üçüncü bölümünde sürdürülebilir beslenme konusuna ilişkin bilgileri ve yaklaşımları, dördüncü bölümünde ise besin tüketim alışkanlıkları yer almaktadır. Ankette sürdürülebilir beslenme başlığı altında, sürdürülebilir beslenme konusunda bilgi düzeyi, besin alışverişi yaklaşımları ve besin kayıp ve atıklarını azaltma stratejilerine yaklaşımlarına yönelik 5-li Likert tipinde hazırlanan sorular yer almış ve bu sorulardan elde edilen cevaplar kullanılarak toplam puanlar hesaplanmıştır. Öğrenci örnekleminde veri toplama sürecinde, ilgili Bölüm Başkanlığı'nın uygun gördüğü zamanda üniversiteler ziyaret edilmiş, çalışma anlatılıp, gönüllü öğrencilerin geliştirilen anketi doldurmaları sağlanarak veriler toplanmıştır. Diyetisyenlerden veri toplama süreci ise, Türkiye Diyetisyenler Derneği üye e-posta grubuna anketin gönderilmesi ve gelen cevapların değerlendirilmesi şeklinde gerçekleşmiştir. Diyetisyenlerin %84,6'sı, beslenme ve diyetetik öğrencilerinin %58,6'sı diğer bölüm öğrencilerinin ise %15,2'si sürdürülebilir beslenme tanımını daha önce duyduklarını beyan etmişlerdir (p<0,001). Sürdürülebilir beslenme toplam bilgi puanları diyetisyenlerde 41,896,58, beslenme ve diyetetik öğrencilerinde 34,444,95 ve diğer bölüm öğrencilerinde 32,306,08 olarak kaydedilmiştir (p<0,001). Öğrenci örnekleminde sürdürülebilir beslenme toplam bilgi puanının öğrencilerin eğitime devam ettikleri üniversiteler, lisans eğitim düzeyi ve yaşadıkları yerlere göre farklılık gösterdiği saptanmıştır (p<0,001). Besin kayıp ve atıklarını azaltma strateji puanları diyetisyenlerde 31,154,51, beslenme ve diyetetik öğrencilerinde 29,634,60 ve diğer bölüm öğrencilerinde 28,155,63 olarak bulunmuştur (p<0,001). Sürdürülebilir beslenme düzeyi yeterli olan grupta besin alışveriş puanın da yeterli olduğu saptanmıştır (p<0,001). Benzer şekilde, sürdürülebilir beslenme düzeyi yeterli ve yetersiz olan grupların besin kayıp ve atık farkındalık düzeylerinin istatistiksel olarak anlamlı fark gösterdiği saptanmıştır (p<0,001). Katılımcıların sürdürülebilir beslenme bilgi düzeylerine göre enerji ve besin ögesi alımları ile besin tüketim durumları değerlendirildiğinde, karbonhidrat, lif, elzem olmayan aminoasit ve demir alımları ile meyve grubu tüketimlerinin istatistiksel olarak önemli fark gösterdiği saptanmıştır (p<0,05). Sağlık profesyonelleri arasında, diyetisyenlerin sürdürülebilir beslenme konusunda bilgi, tutum ve yaklaşımlarının daha da geliştirilmesi, beslenme ve diyetetik eğitimi müfredatında sürdürülebilir beslenme ve bileşenlerinin daha fazla yer alması, bu konuda geliştirilecek stratejiler için önem taşımaktadır. Çünkü beslenme ve diyetetik profesyonelleri sürdürülebilir beslenme konusunda hem bireysel ve toplumsal bazda uygulamaların yaygınlaştırılmasında hem de politikaların geliştirilmesinde önemli rol oynayabilecek potansiyele sahiptiler.

BeslenmeBeslenme eğitimiBeslenme hizmetleri+7
Gurbet Ünal Özen
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

An investigation of metalinguistic knowledge of pre-service teachers of English in a Turkish context

This study mainly aimed at investigating metalinguistic knowledge (MLK) of pre-service teachers of English. More specifically, it sought to explore MLK of pre-service teachers of English, the effect of gender and grade levels of preservice teachers of English on their MLK, and their awareness of MLK. The study adopted a mixed methods research design, so it employed both quantitative and qualitative data collection methods in accordance with the purpose of the study. The quantitative data were collected from 120 pre-service teachers of English studying at Hacettepe University in 2017-2018 academic year spring term and 2018-2019 academic year fall term through Metalinguistic Knowledge Test used by Alderson and Horák (2010). The questions in the test intended to test the grammatical features generally encountered in the pedagogical grammar content of English language. The results of the quantitative data analysis indicated that the majority of the pre-service teachers of English had moderate level of metalanguage. While any significant effect of gender variables was not observed, grade level differences indicated a significant effect on their metalanguage. In the qualitative part of the study, the data were collected from 18 preservice teachers of English studying at second, third and fourth grade through semi-structured interviews. The obtained data were analyzed through thematic analysis. The results presented that almost none of the participants was well aware of the metalinguistic knowledge as a concept at first. When the participants were informed about the MLK and requested to express their self-perceptions on this concept, most of them stated that they did not think they had a sufficient level of MLK and that they needed further training on this domain, which was a consistent result with the quantitative data. Besides, they added that internalizing metalinguistic knowledge could be really essential for English language teachers and it could make a great contribution to their grammar teaching practices.

Candidate teachersInformationLevel of knowledge+6
Betül Mutaf
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ortaokul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilikleri (Bağcılar ilçesi örneği)

Bu araştırmanın amacı, ortaokullarda görev yapmakta olan orta okul eğitim yöneticilerinin bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarının incelenmesidir. Tekil tarama modelindeki bu araştırmada, İstanbul ili Bağcılar ilçesinden rastgele seçilen 44 kamu ortaokulunda görev yapan toplam 186 öğretmenin görüşüne başvurulmuştur. Araştırmada ortaokul yöneticilerinin (bilgi üretimi, bilgi paylaşımı, bilgiyi kullanma ve bilgi depolama alt boyutlarından oluşan) bilgi yönetimine ilişkin yeterlilik algılarını belirlemek için İkram ÇINAR tarafından geliştirilen "Eğitim Yöneticilerinin Bilgi Yönetimi Stratejilerinin Belirleme (EYBYSB) Anketi ölçeği veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Alt problemlerin çözümlenmesi amacıyla, ölçekler vasıtasıyla ulaşılan veriler SPSS 17 paket programına aktarılmış, aritmetik ortalamaları, standart sapma değerleri, t-Testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. İstatistiksel analizlerde .05 anlamlılık düzeyi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda şu bulgulara ulaşılmıştır; ortaokullarda görev yapan okul yöneticilerinin bilgi yönetimi yeterlilik algıları bütün boyutlarda ortanın üzerinde nispeten yüksek düzeydedir. Ancak yinede geliştirilmesi gereken alanlar vardır. Ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi algıları, yaş, mezun olunan okul, hizmet yılı, yöneticilik türü ve yöneticilik süresi değişkenlerine göre anlamlı istatistiksel olarak anlamlı derecede farklılaşmıştır. Bu araştırma teorik olarak alanyazına önemli katkılar sağlamasının yanında pratik olarak politika geliştiricilere ışık tutucu nitelikte olup araştırma sonucunda şu gruplara mensup ortaokul yöneticilerinin bilgi yönetimi eğitimine tabi tutulması önerilmektedir: 50 yaş ve üzeri yöneticiler, Fen edebiyat fakültesi mezunu yöneticiler, 21 yıl ve üzeri hizmet yılı olan yöneticiler, Müdür başyardımcıları, yöneticilik süresi 16 yıl ve üzeri olan yöneticiler. Anahtar kelimeler: Bilgi Yönetimi, Bilgi, Yönetim, Okul yöneticilerinin yeterlilikleri.

BilgiBilgi yönetimiBilgi çağı+4
Seyhan Avcı
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bilgi ekonomisine dönüşüm süreci: Türkiye açısından bir değerlendirme

Günümüzde iktisadi faaliyetler geleneksellikten uzaklaşarak bilgiye dayalı teknolojik ilerlemenin sağlandığı, rekabetin yoğunlaştığı, girişimlerin arttığı faaliyetler haline gelmiştir. Yaşanan bu dönüşümün en önemli nedeni bilginin üretim faktörü olarak kabul edilmesinden kaynaklanmaktadır. Bilgiye olan bakış açısının değişmesi ve ekonomideki yerinin farklılaşması devamında bir dizi etkileşime neden olmuştur. Bilgi ekonomisinin ortaya çıkışı ve artık bu doğrultuda hareket edilmesi gerektiğinin anlaşılmasıyla beraber bu alana olan ilginin de arttığı görülmektedir. Bilgiyi üreten ve bunu etkin bir şekilde üretim sürecine katan ekonomiler bilgi ekonomisi olarak nitelendirilmektedir. Bilgi ekonomisi araştırma ve geliştirmenin, yaratıcılık ve inovasyonun yer aldığı, tüm kritik unsurları içinde barındıran ekonomik anlayış bütünü olarak görülmektedir. Ülkeler bilgi ekonomisi anlayışını kavrayarak, gelişmiş bir ekonomi olma amaçlarını gerçekleştirebileceklerdir. Bilgi ekonomisinin gelişimin anahtarı haline gelmesi ile ekonomik yapıda başlayan değişim, ekonomik aktörleri bu doğrultuda hareket etmeye yönlendirmektedir. Bu çalışmada bilgi ekonomisi özelikleri anlatılarak, güçlü bir ekonominin sahip olması gereken nitelikler ele alınmaya çalışılmıştır. Seçili ülkelerin bilgi ekonomisi alanındaki çalışmalarından bahsedilerek, ülkelerin bu kapsamdaki ekonomi politikalarına yer verilmeye çalışılmıştır. Çalışmada Türkiye'nin bilgi ekonomisi göstergeleri doğrultusunda, bu alanda yapmış olduğu çalışmalara yer verilmeye çalışılmıştır. Türkiye'nin bilgi ekonomisi konusunda değerlendirmeleri ile beraber tasarladığı politikalardan bahsedilmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Bilgi, Bilgi ekonomisi, Bilgi Teknolojileri, Türkiye.

BilgiBilgi ekonomisiBilgi teknolojisi
Melis Sipahioğlu
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dünya'da ve Türkiye'de bilgi-veri görselleştirme: İnfografik tasarım

İnfografik Tasarım sürecinde kullanılması gereken verili bilgiler infografiği etkilemiş, infografiğe ilham vermiş ve bu mecrayı güçlendirmiştir. İnfografik ve enfermasyon tasarımı arasındaki farklardan en büyüğü ise infografiğin daha büyük bir alan olarak görülmesidir. İnfografik tasarımın kullandığı unsurlar sahip olduğu farklı özellikler ile grafik tasarımdan ayrılır. Bir grafik tasarımın (örneğin 3d tasarımı) zenginliği son gölgeye kadar her bir ayrıntının gösterilmesi, alıcıya ulaşmasıdır. Fakat bu durum infografik için zararlı yaptırımlara sebep olabilmektedir. Çünkü bahsi geçen ayrıntılar, infografiğin amacı olan bilgilendirmeyi gizleyebilmektedir. Bu yüzdendir ki, birçok alanında uzman infografik tasarımcısı el çizimlerini veya dijital olan temiz çizgileri tercih etmektedir. Unutulmamalıdır ki iyi bir illüstrasyon bazen derinleyici fakat düz bir anlatımdan daha çok ilgi çekicidir. Bu tezde infografik tasarımı ile ilgili bilgilendirmeler, açıklamalar, örneklemeler verilmiş, söz konusu alanda Dünyaca ünlü infografiklere yer verilerek bu infografikler hakkında teknik açıklamalarda bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Bilgi görselleştirme, infografik, llüstrasyon, Harita, Bilgi tasarımı, Grafik, Muhabir, Gazete tasarımı, Semboller

BilgiBilgi haritasıGrafik tasarımı+7
Kadir Özmen
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgütsel düzeyde bilgi paylaşımının çalışan performansına etkisinde etik dışı davranışların aracı rolüne ilişkin bir araştırma

21. yy'ın teknolojik gelişmeleri bilgiye erişim ve bilginin değerlendirilmesi sürecini daha önemli hale getirmektedir. Bilginin paylaşımı bireysel düzeyde önemli olduğu kadar örgütsel düzeyde de önem kazanmaktadır. Örgüt üyeleri arasında bilgi paylaşımının etkin olması örgütün planladığı hedeflerin gerçekleştirilmesi hususunda pozitif katkı sağlamaktadır. Bilgi paylaşımı örgütte faaliyetlerin gerçekleştirilmesini sağlayan çalışanların performanslarını pozitif yönde etkilemektedir. Bununla birlikte araştırma bilginin paylaşılması sürecinde iletişim halinde olan bireyler arasında görülen davranışlar da etik ve etik dışı olarak sınıflandırılmaktadır. Etik dışı davranışların artıyor olması bilgi paylaşımının çalışan performansı üzerindeki etkisini azaltmaktadır. Etik dışı davranışlar, örgütün hissedarlarına, müşterilerine, tedarikçilerine, çalışanlarına ve toplumsal düzeye olan davranışlar olarak sınıflandırılmıştır. Çalışma örgütsel düzeyde etik dışı davranışların bilgi paylaşımının çalışan performansına etkisindeki rolünü incelemektedir.

BilgiBilgi paylaşımıEtik dışı davranış+4
Yasin Aksoy
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Gazetecilikte enformasyon akışları, çeşitlenen haber kaynakları: A haber ve TGRT Haber kaynakları Türkiye örneği

Gazeteciliğin yakın tarihçesi, internet geçmişi ile geri döndürülemez biçimde karıştırılmıştır. Son birkaç yılda meydana gelen büyük değişikliklerle birlikte geleneksel medya ortamları dijital mecrayla bütünleşmiş bir biçimde çalışmaktadır. Son yılların gelişen teknolojileri, medya araçları ve uygulamaları, geleneksel medya ortamları için alternatif haber toplama kanallarını çeşitlendirmiştir. Habere erişim konusunda yoğun enformasyon akışları gerçekleşmektedir. Geleneksel gazeteciliğin internet medya ortamıyla olan ilişkisi ve büyük miktarda bilgi akışı, gazetecilik mesleği için zaman bakımından büyük yarar sağlarken, kullanıcı odaklı dijital haber kaynaklarını, haber merkezleri tarafından geleneksel haber kaynakları kadar önemsenmektedir. Teknolojik gelişmelerle hem geleneksel hem dijital medya üzerinden haber kaynaklarına kolay ulaşan haber merkezleri, haber toplamada ajanslar ve muhabirler dışında farklı yollar denemektedirler. Ancak, haber merkezleri haberlerin önemli bir kısmını haber ajansları vasıtasıyla sunmakta, bu bağlamda dijital platformlardan elde edilen haber kaynakları alternatif seçenekler olarak görülmektedir. Dijital mecralardan hızlandırılmış olarak elde edilen haber kaynakları, kimi zaman haber merkezleri için güvenilirlik ve doğrulama ölçütlerini de aşmaktadır. Günümüzde haber ve enformasyonun anında iletilmesini kolaylaştıran WhatsApp ve BİP gibi dijital medya uygulamaları ("App") haber kaynaklarına hızla ulaşmaya katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda geleneksel gazetecilik haber kaynaklarının bir parçası olmaya başlayan WhatsApp ve BİP ihbar hatları, ana akım haber kuruluşlarında önemli istihbarat kanalı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, ana akım haber merkezlerinin haber kaynakları içerisinde geleneksel ve dijital medyanın kullanım sayıları ve oranlarına odaklanmaktadır. Dijital medya haber kaynaklarının çok çeşitli olması nedeniyle çalışma WhatsApp ve BIP ihbar hatları üzerinde elde edilen haberler ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın tek yönlü olmaması adına küresel olarak kullanılan bir uygulama olan WhatsApp'ın yanı sıra ulusal olarak kullanımı olan BİP de dikkate alınmış, her iki dijital mecranın benzer sonuçlar ortaya koyup koymadığı incelenmiştir. Çalışma için tematik haber kanallarının incelenmesinin haber akışlarında dijitalin konumunu belirlemek adına daha aydınlatıcı olacağı düşüncesiyle A Haber ve TGRT Haber kanalları seçilmiştir. Bu iki kanalın seçilmesinin temel nedeni ise diğer haber kanallarının sadece WhatsApp ihbar hattı kullanıyor olmasına karşılık, bu iki kanalın da çalışma için seçilen tarihte hem WhatsApp, hem de BİP ihbar hatlarını kullanıyor olmasıdır. 2017 yılından önceki dönemde WhatsApp ve BİP ihbar hatlarını kullanan haber kuruluşları olmasına rağmen, 2017 yılı birçok haber kuruluşunun bu mecraları bir haber toplama aracı olarak kullanmaya başladığı yıl olmuştur. Bu nedenle çalışma için 2017 yılının temel alınmasına karar verilmiş ve ilgili kanallardan veri alınabilen dönem olan 1 Ağustos 2017- 29 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki süreç örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma tekniğine destek olarak her iki haber kanalın haber editörleriyle röportaj yapılarak ilave bilgiler edinilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, alternatif bir haber toplama aracı olarak WhatsApp ve BİP gibi dijital mecraların Türkiye'de geleneksel gazetecilik haber kaynaklarına, ilk etapta ne oranda rakip olabildiğini göstermek hedeflenmektedir.

BilgiEtkileşimli medyaGazete haber ajansları+7
Anıl Talay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mütekaddimûn Dönemi kelâmcılarının bilgi tanımları: Ebü'l-Hasen el-Eş'ârî örneği

Hem felsefenin hem de kelâmın ortak konularından biri olan epistemoloji, bilginin mâhiyeti, imkânı, çeşitleri ve kaynağı gibi problemleri konu edinen bir disiplindir. Kelâm ilminde bu problemlerin her biri önemli olmasına rağmen bilginin tanımı meselesi, üzerinde uzlaşılamayan bir konu olarak ayrı bir önemi haizdir. Bu minvalde kelâmcıların her biri kendi varlık anlayışı ekseninde bilgiyi tanımlamaya çalışmıştır. Mütekaddimûn dönemi kelâmcılarının bilginin imkânına yönelik yaklaşımları dikkate alındığı vakit bu tanımların nasıl farklılaşabileceğini tahmin etmek güç değildir. Mu'tezile genel itibariyle bilgiyi inanç ile eş değer görürken, Ehl-i Sünnet kelâmcıları böyle bir tanımın kapsayıcı olmadığı üzerinden Mu'tezile'yi eleştirmiş ve bu eleştirileri sonucunda ulaştıkları bilgi tanımları da müteahhirûn düşünürleri tarafından mantık kaidelerinin dikkate alınmadığı iddiasıyla farklı bir eleştiriye maruz kalmıştır. Mütekaddimûn döneminin önemli bir düşünürü olduğu hesaba katıldığında Eş'ârî'nin yaptığı bilgi tanımı/tanımları bu noktada daha fazla önem kazanacaktır. Dolayısıyla bu tezde; Mu'tezile'nin bilgi tanımları ile Platon'un bilgi tanımı arasında herhangi bir ilişkinin olup olmadığı, Mu'tezilî kelâmcıların bilgi tanımlarına yönelik eleştirilerin hangi noktada yoğunlaştığı, Mütekaddimûn dönemi Ehl-i Sünnet kelâmcılarının tanımdan maksatlarının ne olduğu, Eş'ârî'ye nispet edilen bilgi tanımlarının neler olduğu, bu tanımların hangisinin/hangilerinin ona nispetinin kesin olduğu, Eş'ârî'nin bilgi tanımlarında Aristo veya Stoa mantığını esas alıp almadığı gibi temel soruların yanıtları aranacaktır.

BilgiEş`ariKelam+5
Şehmus Akan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00

İlgili konular