Linguistics

1,079 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkçe ve Macarcanın yapım eklerinin karşılaştırılması

Türkçe ve Macarca arasındaki köken ilişkisi, yüz yılı aşkın bir süredir tartışılmakta olan bir meseledir. Türkçeden Macarcaya geçmiş birçok kelimenin varlığı bilinmekle beraber, iki dil arasındaki ilişkinin sırf kelime alışverişi düzeyinde mi kaldığı, yoksa yapısal ortaklık ve etkileşimlerden mi ileri geldiği meselesi henüz yeterince aydınlatılabilmiş değildir. Tarihin farklı dönemlerinde Macarların çeşitli Türk topluluklarıyla -Hazarlar, Avrupa Hunları, Peçenekler ve Osmanlılar- çok sıkı ilişkileri olmuş ve bu ilişkiler tabii olarak dile de yansımıştır. Ural-Altay dil ailesi teorisi ortaya atıldığında her iki dilin aynı dil ailesine mensubiyeti ileri sürülmüşse de zamanla bu görüş bırakılarak Ural ve Altay'ın iki farklı dil ailesi teşkil ettiği görüşü kabul edilmiş, böylece Türkçe ve Macarca farklı dil aileleri içinde değerlendirilmeye başlanmıştır. Türkçe ile Macarca arasındaki benzerlikler tarihsel yakınlıklardan dolayı meydana gelen bir ödünçleme mi, yoksa bu iki dil gerçekten aynı kökenden mi geliyor? Bu hususla ilgili yapılacak her yorum, kanıt gerektirir. Bunun için de karşılaştırmalı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Her iki dilin eklemeli bir yapıya sahip olması, öncelikle iki dil arasındaki ek karşılaştırmalarının ne kadar önemli olduğu gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu amaçla tezde, Türkçedeki yapım ekleri ile Macarcadaki yapım ekleri arasındaki benzerlik ve farklılıklar, tanıklar eşliğinde yapı ve işlev boyutuyla tartışılmaya çalışılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Macarca, yapım ekleri, dil aileleri, Ural-Altay

Dil bilgisi-eklerDil bilgisi-yapım ekleriDilbilgisi+4
Burçin Çalışkan
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinde zayıfça nicelenmiş öznelerin dizimsel (Sentaktik) konumu

Bu tezde, Türkiye Türkçesinde niceleyicili öznelerin dizimsel (sentaktik) özellikleri incelenmektedir. Öznelerin dizimsel konumlarının içerdikleri niceleyicinin türüne göre değiştiği iddia edilmektedir. Türkçede niceleyici içeren özneler, Belirleyici Öbeği (BÖ) etiketi taşıyıp taşımama yönünden iki gruba ayrılmakta ve bu ayrım niceleyicili özneler arasında dizimsel bir farklılığın oluşmasına neden olmaktadır. Güçlü niceleyicili özneler BÖ olarak etiketlenir ve bulundukları her tümcede Eylem Öbeği (EÖ) içerisindeki konumlarından EÖ üstündeki ilgili işlevsel başın (ana tümcelerde zaman (Z) başı, gömülü tümcelerde belirleyici (B) başı) ikinci tümleç konumuna Genişletilmiş Yansıtma İlkesi (GYİ) özelliğini silmek üzere taşınır. Zayıf niceleyicili özneler ise BÖ olarak etiketlenmek zorunda olmadıkları için de işlevsel başların GYİ özelliğini silmek üzere EÖ üstüne taşınmaz. Bu tipteki zayıf niceleyicili özneler EÖ içerisinde, tümce yapısındaki ilk konumlarında kalır. Ana tümcelerde BÖ etiketi taşıyan öznelere atanan durum eki sessiz olduğu için bu tip tümcelerde bir öznenin BÖ etiketi taşıyıp taşımadığını tespit etmek güçtür. Bu nedenle bu tezde, niceleyicili özneler arasında dizimsel bir ayrımın bulunduğu iddiasını desteklemek için öznelerin görülebilir bir durum eki aldığı adlaşmış gömülü tümce yapıları incelenmektedir.

Dil bilgisiDil bilimNiteleme ögeleri+4
Melek Çelik
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede olay sayımı okumalarının anlambilimsel analizi

Bu tezde, Türkçede nesne ve olay okuması içeren tümcelerin anlambilimsel analizi sunulmakta, bu iki yorumlama türü yapı-anlam ilişkileri açısından incelenmektedir. Anlam biliminde niceleyiciler genel olarak nesne kümeleri arasında ilişki kuran işlemler olarak ele alınıp, sayı niceleyicilerinin nesneler üzerinde işlem yaptığı düşünülmektedir. Ancak nesnelere ek olarak olayların da sayılabilir oldukları gözlemlenmiştir. Türkçede olay okumalarının anlambilimsel özelliklerine odaklanan bu tezde bu okumaların, niceleyici içeren ifadenin Eylem Öbeği (EÖ) içinde kalması ile mümkün olabildiği savunulmaktadır. Eylemlerin anlamsal değeri olay değişkeni içerecek şekilde gözden geçirilerek sayı niceleyicileri olayları da sayabilecek bir biçimde yeniden tanımlanmaktadır. Niceleyici içeren ifadenin taşıma yoluyla tümce başına geldiği durumlarda ise nesne okuması ön plana çıkmaktadır. Bu tezde niceleme öbeğinin taşınması ile nesne okuması arasındaki ilişki bu durumu netleştiren olumsuz tümceler üzerinden ele alınmaktadır.

Dil bilimTürkçe
Ömer Çağrı Uğurlu
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçede zayıf-güçlü niceleyiciler ve imkânsız niceleyici kavramı

Bu tezde Türkçede niceleyicilerin anlambilimsel özelliklerine odaklanılmakta ve Türkçede anlamsal gösterimi bulunan ve bulunmayan niceleyicilerden yola çıkılarak niceleyicilerin sahip olabileceği anlamsal değerleri kısıtlayan yeni bir özellik tanımlanmaktadır. Çeşitli mantık sistemleri tanıtıldıktan sonra mümkün ve imkânsız bağlaç kavramı ele alınmakta, buradan yola çıkılarak doğal dil niceleyicilerinin betimlenmesini mümkün kılan lambda gösterimi tanıtılmaktadır. Güçlü ve zayıf niceleyiciler arasında bir ayrım yapılmakta ve güçlü niceleyicilerin (ör: "her", "çoğu") tersi bir anlamsal değere sahip iyi tanımlı bazı niceleyicilerin, Türkçede bulunmadığı tespit edilmektedir. Güçlü niceleyicilerin bağlama duyarlı olduğu gözleminden yola çıkılarak bir niceleyicinin tersinin mümkün olmasını engelleyen etkenin bağlama duyarlılık olarak ele alınabileceği gösterilmektir. Zayıf niceleyicilerin tersini mümkün kılan özelliğin bu niceleyicilerin olumsuzluk işlemcisiyle etkileşime girmesi olduğu göz önüne alınarak güçlü niceleyicilerin terslerinin imkânsız olması, bağlama duyarlı niceleyicilerin olumsuzluk işlemcisiyle etkileşime girememesi şeklinde incelenmektedir. Özetle bu tez, mümkün niceleyici kavramını Türkçe üzerinden ele alarak doğal dil niceleyicilerinin anlamsal özelliklerinin zannedilenden daha kısıtlı olduğunu öne sürmektedir.

Anlam bilimDil bilimDilin Mantıksal Sentaksı+4
Çiğdem Tamer
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessEN

A preliminary classification of Sauzini

Sauzini which is spoken by approximately 1000 inhabitants in the Yesilova town in Kastamonu is a spoken language which has not been studied up to now. The existence of this language which has no any written materials or sources can be explained by having a closed society and their pereference of living as an isolated society that is far away from other cultures. Nevertheless having a closed society also makes to be informed about their language difficult. In this study, by making a preliminary classification of Sauzini, its placement in linguistics study and making a record about this language are aimed at. In this study, it is purposed to question the place of Sauzini by comparing it with Indo-European languages by revealing that Sauzini is an Indo-European language and make an overall linguistic outline which also includes typological classification of Sauzini. In this thesis glottostatistic and glottochronologic methods are adopted and Sauzini is compared with English which is the member of Gernmanic Laguages of Indo-European Language family, and four Iranian languages which two of them are from Northwestern and the other two are from Southwestern based on Swadesh word list. The results obtained show that Sauzini has close relation with these languages acoording to the common words furthermore it also has numerous different features according to the phonetic equvalances. It is allaged that Sauzini is a part of independent language group which sperated from West-Iranian languages in a date after Zazaki and Kurmanji but before Persian and Baḵtiāri. Key Words: Sauzini, Iranian Languages, Indo-European Language Family, Comparative Linguistics, Glottochronology, Phonetic Equvalences.

GrammarLinguisticsPersian+7
Meral Bulut
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kanıtsallık ulamının Türkçe ve Fransızcada karşıtsal bir incelemesi

Dilbilgisi ulamları içinde yer alan kanıtsallığın Fransızcada tipolojik ve semantik görünümünü karşıtsal bir yaklaşımla incelemeyi amaçlayan bu çalışmada, Türkçede zorunlu olarak gramatikalleşmiş bir biçimle işaretlenen bu ulamın Fransızcada dilbilgisel bir ulam olarak mevcut olup olmadığı, farklı türlerinin hangi yollarla belirtildiği ve bu ulamın işaretlenmesinin zorunlu olup olmadığı sorunsalı ele alınmıştır. Bu çerçevede, karşıtsal dilbilgisi yöntemi benimsenerek, Türkçe iki farklı roman ve bunların Fransızca çevirilerinde bulunan kanıtsallık ifadesinin yer aldığı cümlelerden oluşturulan iki dilli bir bütünce üzerinde biçimbilimsel, sözdizimsel ve sözcüksel çözümlemeye gidilmiştir. Bu yöntemle elde edilen bulgular incelendiğinde, Türkçede gramatikalleşmiş bir biçime sahip olan ve zorunlu olarak –(y)mIş biçimbirimiyle işaretlenen bu ulamın Fransızcada işaretlenmesinin zorunlu değil seçimlik olduğu, dolayısıyla belli bir gramatikalleşmenin söz konusu olmadığı tespit edilmiştir. Buna bağlı olarak, dolaylı kanıtsallığın farklı türlerinin biçimsel, sözdizimsel ve sözcüksel bağlamda çok sayıda değişik yollara başvurularak belirtildiği saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, Fransızca, Dolaylılık, Kanıtsallık, Duygusal Boyuttaki Tezahürler, Karşılaştırmalı Dilbilim

Dil bilgisiDil bilimKanıtsallık+3
Nurcan Yalman
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Halil Fevzi Efendi'nin el-Hâşiyetü'l-Cedîde adlı eseri

Bu çalışmada Filibeli Halil Fevzi Efendi (ö. 1300/1883)'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde 'alâ Şerhi 'İsâmi'l-ferîde isimli eseri incelenmektedir. Eserin konusu istiâredir. el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn el-İsferâyînî (ö. 945/1538)'ye ait Şerhu Ferâ'idi'l-fevâʾid li-tahkîki me'âni'l-isti'ârât üzerine yapılmıştır. Söz konusu bu şerh Ebu'l-Kâsım es-Semerkandî (ö. 888/1483)'nin er-Risâletü'l-ferîde üzerine telif edilmiştir. Çalışma; bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın konusu ve önemi, nedeni ve amacı, kapsam ve yöntemi, kaynak değerlendirmesi ve karşılaşılan güçlükler ile haşiye ve belagat konularında bilgiler verildi. Birinci bölümde temel eser er-Risâletü'l-ferîde'nin müellifi es-Semerkandî ile bunun şerhini yapan el-İsferâyînî'nin hayatları incelenmiştir. Ardından Filibeli Halil Fevzî Efendi'nin hayatı, eserleri ve ilmi şahsiyeti hakkında ayrıntılı bilgiler verildi. İkinci bölümde; el-Hâşiyetü'l-cedîde'nin te'lif nedeni ve kaynakları, üslûbu ve metodu, Ikd I-II-III olarak isimlendirilen ana başlıklardaki konular incelendi. Üçüncü bölümde ise; vaz'ı kasdi ve mevdu-u leh, fiil ve harflerde istiâre, ism-i cins, alem-i şahs, müştak ve mastarlarda istiâre, mecâz'da istiâre, istiâre-i mekniyye, istiâre-i temsiliyye ve terşih konularında Filibeli'nin itiraz ve görüşlerine yer verildi. Çalışmanın sonuna er-Risâletü'l-ferîde'nin tercümesi ile Filibeli hakkında bazı arşiv belgeleri eklendi. Filibeli'nin el-Hâşiyetü'l-cedîde adlı bu çalışmasının, İsferâyînî'nin şerhi üzerine yazılan hâşiyeler içerisinde en çok dikkat çeken ve rağbet gören bir çalışma olduğunu söylenebilir. Söz konusu bu hâşiye iki ciltten oluşmakta; "Ikd" adı verilen üç ana başlık üzerinde kurgulanmaktadır. Her bir ıkd, "feride" isimli alt başlıklara ayrılmaktadır. XIX. yy.'da yazılan el-Hâşiyetü'l-Cedîde, istiâre konusunun ayrıntılı olarak incelendiği, tartışmalı bir üslupla aktarıldığı, konuyla ilgili farklı bilgiler çerçevesinde değerlendirildiği görülmektedir. Filibeli kanaatlerini, belâgat başta olmak üzere sarf-nahiv, mantık, kelam ve felsefe konularıyla desteklediği kanısı oluşmuştur. Araştırma sürecinde tespit edilen özellikler dikkate alındığında söz konusu haşiyenin XIX. yy. da belâgat alanında yapılan en kapsamlı ve özgün bir çalışma olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Belâgat, istiâre, Filibeli Halil Fevzi, el-Hâşiyetü'l-cedîde, İsâmuddîn İsferâyînî, Ebu'l-Kâsım Semerkandî.

ArapçaBelagatDil+2
Abdullah Aslan
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Gassân Kenefânî'nin eş-Şeyu'l-Âhar/ Men Katele Leylâ el-Hâyek adlı romanının tahlili

Toplumsal olaylar, bireylerin iç dünyasında derin izler bırakarak, duygu ve düşüncelerini ifade etme ihtiyacını doğurur. Edebiyat, bu ihtiyacın karşılandığı en önemli alanlardan biridir. İnsanların farklı inanç, değer ve dünya görüşlerine sahip olması, edebiyat eserlerinde zengin bir çeşitlilik oluşturur. Edebiyat, bireylerin kendi kimliklerini ve inançlarını ifade etmelerinin yanı sıra, toplumun ortak değerlerini pekiştirme ve gelecek kuşaklara aktarma işlevi görür. Hikâye, roman ve şiir gibi edebi türler, bu amaçla en sık başvurulan ifade biçimleri arasındadır. Toplumun nabzını tutan edebiyatçılar, yaşadıkları çağın sıkıntılarına duyarlılık göstererek, eserlerine bu sıkıntıları yansıtır ve toplumsal bilincin şekillenmesine katkıda bulunurlar. Konumuzun temelini teşkil eden Filistinli Gassân Kenefânî de bu edebiyatçılardan biridir. Bu çalışmada, onun, eserleri üzerinden modern Arap edebiyatındaki siyasi ve toplumsal mücadelelerin edebi yansımaları incelenmiştir. O, yazmış olduğu eserlerde, Filistin halkının yaşadığı işgal, sürgün ve zulüm gibi zorlukları, gerçekçi bir dille ve etkili bir şekilde işlemektedir. Onun eserlerinde, Filistin meselesinin bireysel ve toplumsal boyutları, geniş bir şekilde ele alınmaktadır. Kenefâni, sadece Filistin halkının mücadelesini değil, aynı zamanda insanın evrensel duygularını ve deneyimlerini de işleyerek, eserlerine evrensel bir boyut kazandırmıştır. Kahramanlık, vatan sevgisi, pişmanlık ve sosyal adaletsizlik gibi temalar, yazarın eserlerinde sıklıkla karşımıza çıkan ve okuyucuyu düşündüren evrensel konulardır. Çalışmada öncelikle genel olarak Filistin'in tarihinden ve Filistin'de edebiyatın ve romanın gelişim aşamalarından bahsedilmiş olup daha sonraki bölümlerde yazarın hayatı, edebi ve siyasi yönü ele alınarak tanıtılmaya çalışılmıştır. Son bölümde ise onun ''eş-Şeyu'l-Âhar/ Men Katele Leyla el-Hayek'' isimli romanı detaylı bir şekilde incelenmiştir. Bu yapılırken önce romanın özetine ve olay örgüsüne yer verilmiş, daha sonra da romanda geçen şahıs/karakter kadrosu detaylı bir şekilde incelenmiştir. Ayrıca romanda yer alan anlatım biçimleri de örneklerle açıklanmıştır. Bunlara ek olarak, Yazarın, eserindeki anlatımı daha etkili ve canlı hale getirmek için yer verdiği birtakım tasvir ve teşbih örnekleri de incelenmiştir.

ArapçaDilDil bilim
Hasan Sarıkaya
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Mütenebbî'nin şiirlerinde estetik unsurlar

Mütenebbî'nin Şiirlerinde Estetik Unsurlar başlıklı bu tez çalışmasında Abbâsî Dönemi Arap Edebiyatı'nın meşhur şairlerinden Mütenebbî'nin şiirleri estetik unsurlar açısından ele alınmaktadır. Estetik, on sekizinci yüzyılda bağımsız bir bilim hâline gelinceye kadar felsefenin bir kolu olarak görülmüştür. Bu nedenle çalışmada güzellik kavramını ele alan felsefî ve eleştirel kaynaklara başvurularak estetiğin teorik çerçevesi üzerinde durulmuştur. Böylece Mütenebbî'nin şiirlerinde yer alan estetik unsurların çıkarılmasına yönelik çalışma, bilimsel bir temele irca edilmiş ve gerek şair gerek alıcı açısından güzellik/estetik kavramı nesnel bir değerlendirmeye dayandırılmıştır. Bu edebî araştırmada, estetik kavramının Mütenebbî'nin şiirleriyle ilişkisi kurulmaya özen gösterilmiştir. Onun şiir metnindeki güzellik unsurlarının bedevî hayatın tabiatına, şairin şiir yeteneğine ve yaşadığı çeşitli psikolojik ve sosyal faktörlere bağlı olarak nasıl özümsendiği vurgulanmıştır. Mütenebbî'nin şiirleri, edebî metinlerle ilgili estetik çalışmalarda benimsenen kurallar ve temeller üzerinden incelenmeye çalışılmıştır. Dolayısıyla bu tez Mütenebbî'nin şiirlerinin Arap edebiyatında sahip olduğu ayrıcalıklı yerini incelemekte ve bu konumun dayandığı estetik ve edebî unsurları ortaya koymaktadır. Bu çalışmanın amacı estetik ve eleştirel yaklaşımları Mütenebbî'nin eserlerine uygulamaktır. Yine Mütenebbî'nin dîvânını dil, gramer, müzik ve belâgat açısından analiz ederek bu şiirlerin estetiğini ortaya çıkarmak ve içlerinde öne çıkan güzellik unsurlarını belirlemek amaçlanmıştır. Mütenebbî'nin şiirindeki estetik konular değerlendirilirken, şairin dil zenginliği, şiir nazmetme konusunda sahip olduğu üst düzey yeteneği ve edebî birikimi açıklığa kavuşturmaya çalışılmıştır.

Arap diliArapçaBelagat+2
Adnan Öztürk
Süleyman Demirel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiillerin kuruluşu

Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiiller oluşum biçimleri bakımından incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Eserlerde fişlenen birleşik fiiller sözlük anlamlarıyla aktarılarak ilgili örnekler altında sıralanmıştır. Eski Anadolu Türkçesinin farklı yüzyıllarından seçilmiş olan Şeyyad Hamza'nın Yusuf ve Zeliha'sı, Hoca Mes'ud'un Süheyl ü Nevbahâr'ı, Yusuf-ı Meddah'ın Varka ve Gülşah'ı, Şeyhoğlu Mustafa'nın Marzubânnâme'si ve anonim bir çalışma olan Dede Korkut Hikayeleri taranmıştır. Çalışma; giriş, dört bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde dönemin genel özellikleri, birleşik fiil tanım, tasnifleri ve birleşik fiiller için taranan eserler hakkında bilgi verilmiştir. I. bölümde isim + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, II. bölümde fiilimsi + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, III. bölümde anlamca kaynaşmış birleşik fiiller, IV. bölümde kökteş fiiller örnekleriyle beraber incelenmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen bulgular neticesiyle tespit ve çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Birleşik fiiller, Eski Anadolu Türkçesi, Dede Korkut Hikayeleri, Süheyl ü Nevbahâr, Varka ve Gülşah, Marzubânnâme, Yusuf ve Zeliha.

Birleşik eylemBirleşik eylemDilbilgisi+5
İbrahim Halil Kaya
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yahya Kemal Beyatlı'nın "Kendi Gök Kubbemiz" adlı şiirinde kelime grupları

Kelimeler, bireyler arasındaki iletişimin temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar yazılı ve sözlü iletişimin gelişmesiyle varlıklarını günümüze kadar sürdürmüşlerdir. Fakat iletişimin gelişmesiyle kelimeler, duygu ve düşünceyi ifade etmekte yetersiz kalmıştır. Bu yüzden insanlar kelime gruplarını kullanmak durumunda kalmışlardır. Bu çalışmamızda Yahya Kemal Beyatlı'nın "Kendi Gök Kubbemiz" adlı şiir kitabındaki kelime grupları incelenmiştir. Çalışmamız üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Yahya Kemal Beyatlı'nın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde kelime grupları hakkında genel bilgiler verilmekle beraber araştırmacıların görüşleri açıklanmış ve görüş farklılıkları belirtimiştir. Üçüncü bölümde şiirdeki kelime grupları çözümlenerek değerlendirilmiştir.

Beyatlı, Yahya KemalDilbilgisiDilbilim+5
Zafer Korkmaz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Akbaba Gazetesi 400-500 sayılar arasında yer alan manzum parçaların kelime grubu tahlili

"Akbaba Gazetesi 400-500 Sayılar Arasında Yer Alan Manzum Parçaların Kelime Grubu Tahlili" adlı bu çalışmamızda amacımız, tespit edilen manzum parçaların muhtevasını, kelime gruplarının dil açısından önemini, gazete üzerinden fark ettirmektir. Çalışmamızı üç başlık altında toparladık. İlk bölümde Akbaba gazetesinin önemini yazıya dökerek gazetenin öne çıkmış yazar ve şairlerini tanıttık. Gazetede incelediğimiz (400-500) sayılar arasında manzum parçaların kalem sahiplerini tek tek belirttik. İkinci bölümde tespit ettiğimiz manzumları, başlıkları, sayfa ve numaralarıyla birlikte Latin harflerine aktardık. Üçüncü bölümde kelime gruplarını Türk dil bilimcilerinin ve araştırmacıların görüşleri doğrultusunda tanıtıp, tespit ettiğimiz kelime gruplarını gösterdik. Ekler kısmına incelediğimiz gazeteden örnekler sunduk. Anahtar Kelimeler: Akbaba Gazetesi, Yusuf Ziya Ortaç, Manzum, Kelime Grupları

Akbaba dergisiDergilerDilbilgisi+6
Esma Işık Kebapçı
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sabahattin Ali'nin "Beyaz Bir Gemi, Portakal, Katil Osman, Böbrek" adlı hikayelerinde kelime grupları

Bu çalışmada Sabahattin Ali'nin "Sırça Köşk" adlı eserindeki "Beyaz Bir Gemi, Portakal, Katil Osman, Böbrek" adlı hikâyelerde yer alan kelime grupları yapıları ve cümle içindeki görevleri bakımından tasnif edilerek incelenmiştir. Öncelikle hikâyelerin yazarının hayatı, edebi kişiliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra dilbilimcilerin görüşlerinden de faydalanarak "kelime grubu"nun tanımı ve özellikleri verilerek örneklendirilmiştir. Söz konusu hikâyelerde geçen belirtili isim tamlaması, belirtisiz isim tamlaması, takısız isim tamlaması, aitlik, bağlama, birleşik fiil, birleşik isim, edat, isim-fiil, sıfat-fiil, zarf-fiil, kısaltma grupları, sayı, sıfat tamlaması, tekrar, unvan ve ünlem grupları tanımlanarak yapıları ve cümle içinde kullanıldıkları görevleri bakımından tasnif edilerek örneklendirilmiştir. Böylece Sabahattin Ali'nin "Beyaz Bir Gemi, Portakal, Katil Osman, Böbrek" adlı hikâyelerinde geçen kelime grupları tahlil edilerek Türkiye Türkçesi söz diziminin ayrıntılarıyla anlaşılmasına katkıda bulunulması amaçlanmıştır.

DilbilgisiDilbilimHikaye+3
Kasım Ceylan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kemâleddîn el-Enbârî ve Esrâru'l-'Arabiyye adlı eserinin incelemesi

"Kemâleddîn el-Enbârî ve Esrâru'l-'Arabiyye Adlı Eserinin İncelemesi" konulu bu çalışmada Kemâleddîn el-Enbârî'nin yaşadığı asır, hayatı ele alınmış ve Esrâru'l-'Arabiyye adlı eseri incelenmiştir. Çalışma giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Girişte müellifin yaşadığı dönem olan hicri altıncı asır siyasi, sosyal ve ilmi açıdan ele alınmıştır. Birinci bölümde Kemâleddîn el-Enbârî'nin hayatı, hocaları, öğrencileri ve eserleri işlenmiştir. İkinci bölümde ise Esrâru'l-'Arabiyye adlı eserin müellife aidiyeti konusu açıklığa kavuşturulmuş, mahtût ve matbu' nüshaları belirtilmiş ve son olarak eserin muhtevası detaylı bir şekilde sunulmuştur. Eserin muhtevası ise mansûbât, merfû'ât, mecrûrât, tabi'iler, nevâsıh, isimler ve fiiller şeklinde temel başlıklar ile bu başlıkların kapsadığı alt başlıklar şeklinde düzenlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hicri Altıncı Asır, Dil, Nahiv, Kemâleddîn el-Enbârî, Esrâru'l-'Arabiyye

ArapçaDil bilgisiDil bilim+1
Muhammed Maliki Diker
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman (Basit çekim)

"Tarihi ve Çağdaş Türk Lehçelerinde Geniş Zaman İfadesi (Basit Çekim)" adlı bu çalışmada Tarihi ve Çağdaş Türk Lehçelerinde geniş zaman kipinin basit çekimi ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman kipinin basit çekimi incelenmiştir. Tarihi ve çağdaş Türk lehçelerinde geniş zaman çekimi ele alınırken öncelikle Türkçenin tarihi lehçeleri olan Köktürk Türkçesi, Eski Uygur Türkçesi, Karahanlı Türkçesi, Harezm Türkçesi, Kıpçak Türkçesi, Çağatay Türkçesi ve Eski Anadolu Türkçesi ile Türkçenin çağdaş lehçeleri olan Türkiye Türkçesi, Azerbaycan Türkçesi, Gagavuz Türkçesi, Türkmen Türkçesi, Yeni Uygur Türkçesi, Kazak Türkçesi, Kırgız Türkçesi, Karakalpak Türkçesi, Nogay Türkçesi, Tatar Türkçesi, Başkurt Türkçesi, Kırım-Tatar Türkçesi, Karaçay-Malkar Türkçesi, Kumuk Türkçesi, Altay Türkçesi, Hakas Türkçesi, Tuva Türkçesi, Saha (Yakut) Türkçesi ve Çuvaş Türkçesi'nin dili ve edebiyatı hakkında kapsamlı tanıtıcı bilgiler verilmiş, daha sonra geniş zaman kipinin basit çekimi ele alınarak olumlu, olumsuz ve soru çekimleri söz konusu lehçelere ait yazılı kaynaklardan alınan örnekler ışığında, benzer ve farklı yönleri bakımından karşılaştırılarak birtakım çıkarımlarda bulunulmuştur. Böylece Türkçede geniş zaman kipinin tarihi ve çağdaş lehçelerindeki kullanımı, tarihi gelişimi, özelliklerinin ortaya konulması çabalarına katkıda bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe, tarihi ve çağdaş Türk lehçeleri, kipler, geniş zaman kipi, basit çekim.

AğızlarDil bilgisi-çekim ekleriDilbilgisi+5
Servet Boğa
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ferit Edgü'nün kısa hikâyelerinde söz dizimi incelemesi

Bu çalışma, Ferit Edgü'nün öykülerinin dil ve üslubunu söz dizimi bakımından incelemeyi ve sonuç olarak yazarın dili hakkında değerlendirmelerde bulunmayı amaçlamaktadır. Edgü'nün "Leş toplu öyküler" eserinin incelenmesi Türkçenin sözdizimsel işleyişinin betimlemesine katkı sağlayacaktır. Çalışmanın kapsamını Edgü'nün 1953-2002 yılları arasında yazdığı öykülerini içeren "Leş toplu öyküler" kitabı oluşturmaktadır. Çalışmanın amacı doğrultusunda belge inceleme ve fişleme yöntemi ile kelime gruplarının sınıflandırılması ve adlandırılması, cümlede yüklem, özne, nesne, zarf tümleci, yer tamlayıcı ögeleri belirleyen kıstasların neler olduğu üzerinde durulmuştur. Cümleler, yüklemine, anlamına, unsurlarının sıralanışına göre gruplara ayrılıp Ögelerine ayrıldıktan sonra kelime grupları kendi içerisinde tasnif edilip cümle içerisindeki kullanışları dikkate alınarak incelemelerde bulunulmuştur. Giriş bölümünde tezin konusu, amacı ve önemine değinilmiş ve sonrasında Ferit Edgü'nün hayatı, sanat anlayışı ve eserleri ele alınmıştır. Kelime Grupları bölümünde söz konusu gruplar hakkında bilgi verilmiş, bu gruplar ele alınırken cümlede hangi görevle kullanıldıkları öykülerden örneklerle gösterilmiştir. Cümle bölümünde, cümlelerin sınıflandırılması konusunda bazı araştırmacıların görüşlerine yer verilip, cümleler türüne, yerine, yapılarına ve anlamlarına göre değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise Ferit Edgü'nün dili ve üslubu hakkında değerlendirmeler yapılmıştır. Sonuç olarak, Ferit Edgü'nün gelecekteki insanın kaygılarına yer verirken biçimsel ve dilsel olarak zengin bir anlatım tekniğinden yararlandığı görülmüştür. Yapıtlarında ses, biçim, anlatım, kurgu biçimsel ve dilsel kaygıların kendine has olması, olay ve durumları anlatırken gereksiz tek bir sözcük kullanmaması ve yapmacıklıktan uzak durması Edgü'nün dilinin öne çıkan biçimsel özelliklerindendir.

Dil bilgisiDil bilimEdgü, Ferit+4
Betül Eği
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçenin tarihî sözlükleri

"Türkçenin Tarihî Sözlükleri" adlı bu çalışmada Türkçenin bilinen ilk sözlüğü olan "Divânü Lugâti't-Türk"ten 1928 Harf Devrimi'ne kadar yazılmış, dillerinden biri Türkçe olan sözlükler ele alınmıştır. Çalışmanın amacını, kapsamını, materyal ve yöntemini açıklayan giriş bölümünden sonra sözlük, sözlükçülük ve Türkiye'de sözlükçülük hakkında bilgiler verilmiştir. Türkçenin tarihi sözlükleri ele alınırken yazıldıkları dile, coğrafyaya, şekline veya konusuna göre herhangi bir sınıflamaya tabi tutulmadan yazıldığı yıla göre kronolojik olarak sıralanmıştır. Sözlüğün adı başlıkta gösterilmiştir. Sözlükleri tanıtırken öncelikle sözlük ve yazarı hakkında tanıtıcı bilgi verilmiş daha sonra sözlük konu ve içerik yönünden ayrıntılı olarak tanıtılmıştır. Bu tanıtımlarda sözlüğün adı, hangi dillerde yazıldığı, yazılış tarihi, yazılış amacı, düzeni, içeriği, sözlük üzerine yapılmış akademik yayınların künyesi, sözlüğün nüsha ve baskıları hakkında bilgi verilmiştir. Böylece Türkçenin söz varlığı hazinesi olan sözlüklerle ilgili bilgiler bir araya getirilerek söz konusu değerli söz varlıkları tanıtılmaya ve kayıt altına alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sözlük, sözlükbilim, Türkçe, tarihi sözlükler, Türkçenin tarihi sözlükleri.

DilbilgisiDilbilimSözlük+5
Gülbahar Uğur
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Yaşar Kemali'in Sarı Sıcak adlı eserinin kelime grupları yönünden incelenmesi ve Türkçe eğitimine katkısı

İnsanlar arasındaki en önemli iletişim araçlarından biri şüphesiz ki dildir. Dil insanların yaşantısında karşılaştığı durumları; duyguları, düşünceleri aktarmadaki en önemli araç olduğu gibi sanatçıların da zihinlerinde kurguladıkları dünyayı edebî metinler yoluyla okuyucuya aktardıkları vasıtadır. Ancak günlük hayatta yaşanan bazı duyguları, düşünceleri ve karşılaşılan bazı durumları ifade etmede dilin temel yapı taşı olan kelime tek başına yeterli olmamaktadır. Bu yüzden kelime grupları duygu, düşünce ve hislerin aktarılmasına olanaklı kılarak daha etkili bir iletişim kurulmasını sağlar. Yapılan yüksek lisans tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problem durumu tespit edilmiş, araştırmanın amacı ve önemi belirtilmiş, konu ile ilgili kısa tanımlar yapılarak çalışmanın hazırlanması sürecinde incelenen örnek çalışmalar belirtilmiştir. İkinci bölüm çalışmanın yöntemini içermektedir. Üçüncü bölüm çalışmanın temel bölümünü oluşturan bulgulardan ibarettir. Bu bölümde kelime grupları hakkında genel bilgiler verilerek bulgular sıralanmış, Yaşar Kemal'in "Sarı Sıcak" adlı eserinde yer alan 22 hikâyede geçen kelime grupları incelenip elde edilen bulgular belirtilip tabloya dökülmüş ve Yaşar Kemal'in Türkçe Eğitimine katkısı üzerinde durulmuştur. Eserin dördüncü bölümünde sonuç ve öneriler sunularak hikâyeler Türkçe eğitimi yönünden değerlendirilmiştir. Dil bilimci Prof. Dr. Leyla Karahan'ın Türkçede Söz Dizimi (Akçağ, 2018) adlı eserinin 25. baskısı esas alınarak yapılan bu çalışmada hikâyelerde geçen kelime grupları şu şekilde incelenmiştir: İsim tamlaması, sıfat tamlaması, sıfat-fiil grubu, isim-fiil grubu, zarf-fiil grubu, birleşik isim grubu, birleşik fiil grubu, tekrar grubu, ünlem grubu, edat grubu, unvan grubu, kısaltma grupları, sayı grubu ve bağlama grubu. Tespit edilen kelime grupları geçtikleri cümlelerde koyu şekilde gösterilmişlerdir. Kelime gruplarının yer aldığı cümlelerin sonunda hangi hikâyenin kaçıncı sayfasında geçtiği belirtilmiştir. Aynı sayfada yer alan aynı kelime grupları tekrara düşmemek adına ayrıca belirtilmemişlerdir. Çalışmanın sonuç kısmında kelime gruplarının hikâyelerde kullanılma sayıları verilmiş ve aynı zamanda Türkçe Eğitimi yönünden değerlendirmesi yapılmıştır. Çalışma "Sarı Sıcak" (YKY, 2013) adlı eserin 13. baskısı dikkate alınarak yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yaşar Kemal, Kelime Grupları, Türkçe Eğitimi, Söz Dizimi

Dil bilgisiDil bilimKelime grupları+4
Malik Kaçar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ferit Edgü'nün romanlarında söz varlığı

Ferit Edgü çok okunan ve okur sayısı gün geçtikçe artan yazarlarımızdandır. Edgü, edebiyatımızda minimal (küçürek) roman ve öyküleriyle ön plana çıkmış bir yazardır. Eserlerinde daha çok yalnızlık ve yabancılaşma konularını işlemiştir. Varoluşçu felsefenin etkisiyle yazılarını kaleme alan Edgü, bilinç akışı tekniğine çok sık başvurmuştur. Bu da onun roman ve öykülerine düşsel bir nitelik katmıştır. Sıra dışı bir anlatım tekniği ve dili olan Edgü hakkında birçok makale, tez çalışması ve yazı yazılmıştır. Sadece bu bile yazarımızın çok benimsendiğini ve okunduğunu gösterir. Bu tez çalışması Ferit Edgü'nün romanlarını söz varlığı açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Yazarın romanlarıyla ilgili herhangi bir söz varlığı çalışması yapılmamış olması bu çalışmayı önemli kılmaktadır. Bu nedenle çalışmamızın kapsamı yazarın romanlarıyla sınırlı tutulmuştur. Edgü'nün roman türünde yazdığı "Eylülün Gölgesinde Bir Yazdı", "O/ Hakkâri'de Bir Mevsim" ," Kimse" ve "Yaralı Zaman" adlı eserlerinin söz varlığı açısından incelenmesi yazarın eserlerindeki dili anlamamıza ve Türkçe'nin söz varlığını belirlemesine katkı sağlayacaktır. Bunun için Edgü'nün romanlarının söz varlıkları doküman incelemesi ve fişleme yöntemiyle belirlenmiş ve bu veriler tablo halinde sunulmuştur. Birinci plandaher romandaki söz varlıklarının geçtiği cümleler tespit edilmiş daha sonra her söz varlığı kümesi için tablolar oluşturulup tablolarda söz varlıklarının sıklık ve sayfa sıraları gösterilmiştir. Yapılan bu çalışmalar neticesinde Edgü'nün romanlarının çok zengin bir söz varlığına sahip olduğu, yazarın eserlerini az sözcük kullanarak yazdığı halde Türkçeyi çok ustaca kullandığı görülmüştür.

Dil bilgisiDil bilimEdgü, Ferit+4
Fevzi Doğan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Aslı Der'in "Kayıp Rüyacı" adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespiti ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi

Dil bilgisi konuları arasında önemli bir yer tutan fiilimsiler, öğrencilerin kavramada zorluk yaşadığı konular arasında yer almaktadır. İlk olarak ortaokul 8. sınıf kazanımları arasında yer alan fiilimsilerin ezberlettirmeden öğretilmesi önem teşkil etmektedir. Nitekim fiilimsilerin okuma etkinlikleri ile sezdirilerek öğretilmesi kalıcı öğrenmeye de katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda fiilimsilerin sezdirme yöntemi ile verilmesi, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda da öngörülen ve tavsiye edilen bir husustur. Bu araştırmada, Aslı Der'in ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespit edilmesi ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada, öncelikle fiilimsi kavramı tanımlanmış; fiilimsilerin türleri ve ekleri hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde yer alan cümleler tek tek incelenmiş ve bu cümlelerdeki fiilimsi grupları tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde 2.802 adet fiilimsinin kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca eserde yer alan isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiillerin oransal olarak benzer olduğu, bu nedenle eserin fiilimsilerin öğretimi açısından kullanılmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır.

Der, AslıDil bilgisi-eylemDil bilim+4
Mehmet İhsan Erez
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Necîb el-Kîlânî'nin et-Tarîku't-Tavîl adlı romanının tahlili

Bu çalışmamızda Necîb el Kîlânî'nin et-Tarîku't-Tavîl adlı romanı tahlil edilmiştir. Çalışmamız daha önce çalışılmadığından bizce önem arz etmektedir. et-Tarîku't-Tavîl romanı, yazarın hapishanede iken 3 hafta içerisinde yazdığı ilk romanı olmasına rağmen büyük ustalıkla kaleme alınmıştır. el-Kîlânî, Mısır'da doğmuş ve hayatını çeşitli ülkelerde geçirmiş İslamî edebiyatın öncülerinden olan büyük bir edebiyatçıdır. Mısır'da yaşadığı süre içinde İhvani Müslimin teşkilatına yakınlık göstermiş ve neticesinde hapishane süreci yaşamıştır. Onun bu süreci yaşaması kalemini durdurmamış aksine orada iken bile birçok eser yazmasına vesile olmuştur. Onun hapishanede yazdığı eserlerden biri olan et-Tarîku't-Tavîl adlı roman ise Mısır'ın bir köyünde yaşayan iki aileyi anlatmaktadır. İki aile anlatılırken Mısır'daki mevcut siyasi olaylar da romanı şekillendirmiştir. Eserin dili son derece sade, akıcı ve anlaşılırdır. Eserini, edebî sanatlara boğmayarak her türlü okuyucuya açık hale getirmiştir. Bu eseri 1957 yılında Mısır Eğitim ve Öğretim Bakanlığı tarafından birincilik ödülü kazanmıştır. 1959 yılında da aynı eseri Bakan Fethi Rıdvan'dan ödül almıştır. Günümüz yazarları bir eser yazdıklarında eserini aylarca bekletirken el-Kîlânî'nin kısa sürede eserini bitirip ödüller kazanması elbette takdire şayandır. Anahtar Kelimeler: Arap Dili ve Belagâtı, Necîb el-Kîlânî, Roman, Tahlil, Edebiyat

Arap edebiyatıArapçaDil bilgisi+4
Feyza Nur Atabey
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Türkçesinde yapım eklerinin işlevleri

"Türkiye Türkçesinde Yapım Eklerinin İşlevleri" adlı bu çalışmada Türkiye Türkçesi yapım eklerinin işlevleri incelenmiştir. Bunun için öncelikle başta Zeynep Korkmaz'ın "Türkiye Türkçesi Grameri Şekil Bilgisi", Muharrem Ergin'in "Türk Dil Bilgisi", Tahsin Banguoğlu'nun "Türkçenin Grameri", Vecihe Hatiboğlu'nun "Türkçenin Ekleri", Hamza Zülfikar'ın Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları" ve Yusuf Çotuksöken'in "Yapı ve İşlevlerine Göre Türkiye Türkçesi'nin Ekleri" adlı eserleri olmak üzere yapım eklerini konu alan kitap ve makaleler taranarak bu kaynaklarda yer alan Türkiye Türkçesi yapım ekleriyle ilgili bilgiler derlenip bir araya getirilmiştir. Söz konusu kaynaklardan edinilen bilgiler ışığında Türkiye Türkçesi yapım eklerinin ses ve anlam özellikleri, değişim ve gelişim süreçleriyle ilgili gerekli bilgiler verildikten sonra farklı bilimsel kaynaklarda yer alan ve varsa bugüne kadar değinilmeyen işlevleri edebi metinlerden alınan örnekler ışığında ayrıntılı bir şekilde açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca verilen bütün bilgiler örnekler ve dipnotlarla desteklenmiş, yer yer yapım eklerinin Eski Türkçe ve Eski Anadolu Türkçesinde kullanımıyla ilgili örneklere yer verilmiştir. Böylece Türkiye Türkçesi yapım eklerinin ses ve şekil özellikleri, tarihi gelişim sürecinde geçirdikleri değişim ve gelişim süreci ile işlevlerinin en iyi şekilde belirlenmesine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkiye Türkçesi, şekil bilgisi, ekler, yapım ekleri, yapım eklerini işlevleri.

BiçimbilimDil bilgisiDil bilgisi-yapım ekleri+4
Emine Birsin
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Evliya Çelebi Seyahatnamesi üzerine eleştirel söylem çözümlemesi

Bu çalışmada eleştirel söylem analizi yöntemi başlıklar halinde ele alınmaktadır. Her bölümde tartışılan konu vurgulandı. Seyahatname daha sonra her bir başlık altında tartışılmış ve ayrı alt başlıklar altında ve yazarın üslup yorumuna dayalı olarak derecelendirilmiştir. Örnek seçimi, eserin bir bölümünde bu özelliği yansıtan cümlelerin seçilmesi şeklini almıştır. Anlattığı hikâyelerde önemli kişilerin kendi cümlelerini doğrudan yazan Evliyâ Çelebi, çağı ve şahsiyetleri okuyucunun hafızasında canlandırabilmektedir. Anlatıcının konuşmacının özgün söz dizimini ve söz yapısını içtenlikle koruduğu doğrudan konuşma aktarımları ile hem eserin okunabilirliği artar hem eser monotonluktan kurtulur hem de mevcut tarihi olaylar yorumsuz olarak okuyucuya sunulabilir. Ayrıca Evliya Çelebi'nin kullandığı kelime nakilleri, onun Bektaşiliğe bakışının müspet olduğunu göstermekte ve olayların asırlar boyunca yorumlanmadan aktarılmasına imkân vermektedir.

Dil bilgisiDil bilimEleştirel söylem çözümlemesi+5
Fatoş Yenigün
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessAR

Taakkubat'ul al-Azhare al-mufasreen fe lesane al-Arab we tawjeh Ebno-Manzur laha

In this study, we will examine el-Ezheri's criticisms of the commentators, who are mentioned in Ibn Manzûr's Lisânü'l-Arab. The total of these criticisms is 101, and we will discuss each criticism under a separate heading. We will explain the subject of criticism first, then the criticism, and then the discussions. In addition, we will convey the opinions of the commentators on the meaning of the relevant verse in order to indicate whether el-Ezheri's criticism is strong or weak. After comparing the works called Lisânü'l-Arab and Tehzîbu'l-luğa, we will state the views that Ibn Manzûr mistakenly attributed to el-Ezheri. In addition, we will also touch on the confirmation, criticism, justification and explanations made by Ibn Manzûr on the subject after each criticism. Our research consists of two parts. In the first part, we will discuss the lives of el-Ezheri and Ibn Manzur and the methods they used in criticism. The second part consists of five sub-titles. The first is el-Ezherî's ten criticisms about the Companions and Tabins. The second is el-Ezheri's twenty criticisms of Leys bin el-Muzaffer. The third is the twenty criticisms made against Ferra. The fourth is the thirty-three criticisms made against Zeccâc. Fifth, there are twenty-eight different criticisms made against different scholars.

Musab Muhemıd
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

Related subjects