Space

524 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Gestalt kuramı bağlamında reklam tasarımında mekan kullanımı

Tüketim ve tasarım kavramlarını bir araya getiren reklam, ürün veya hizmet hakkında bilgi vererek ikna etme yolunu kullanırken, tasarım ve estetiği önceleyen anlayışa sahip bir iletişim aracıdır. Tüketici ile sağlanan bu iletişim toplumun içinde bulunduğu kültürü yansıtırken, aynı zamanda toplumu yönlendirici bir güce sahiptir. Bu güce sahip olan reklamın başarısı, tasarımın başarısı ile doğru orantılıdır. Bu araştırma kapsamında; günümüzde reklam anlayışını doğru tanımlamak amacıyla, öncelikle reklamın tarihçesi ele alınacak, reklamın verdiği mesajın tüketici tarafından anlamlandırma süreci olan algı ve görsel algı Gestalt algı kuramı bağlamında incelenecektir. Reklam tasarım ilişkisi analiz edilerek bileşenleri araştırılacak, reklam tasarımı, reklam mekanlarının tasarımı ve verdiği mesajın tüketici üzerindeki etkisi, disiplinler arası tasarım ve tüketici perspektifinden analiz edilecektir. Çalışmanın sonunda tez kapsamında hazırlancak reklam filmi izletilerek uygulanan anket ile izleyicilerin reklam mekanlarını ne kadar fark ettiği, reklamın vermek istediği mesajı mekanın ne kadar pekiştirdiğini, mekan tasarımının bütünlük sağlamadaki etkisini ölçme amacıyla, reklam tasarım ve mekan tasarım arasındaki ilişki elde edilen veriler ile değerlendirilecektir.

Gestalt KuramıGestalt yaklaşımıMekan+4
Zeynep Yanık
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Aidiyet duygusu açısından konut mekan ve donatı tercihlerinde mesleğe bağlı değişkenler

İnsanın kimliğini dilediği gibi yansıtabildiği, gerek tek başına gerek aile ve arkadaşlarıyla dilediğince vakit geçirebildiği, anılar biriktirdiğin en mahrem, en özel mekan konuttur. İnsan hayatında bu denli önemli bir mekan olan evin kullanıcı ihtiyaç ve isteklerine cevap verebilmesi sağlıklı ve mutlu bir yaşamın vazgeçilmez şartıdır. İçinde geçirilen zamanla birlikte insan evi ile duygusal bir bağ kurarak mekansal aidiyet duygusu geliştirir. Bu çalışmada öncelikle mekansal aidiyet duygusu yaratmada rolü olan konut memnuniyeti, konut kalitesi, kendileme kavramları üzerinde durulacak daha sonra mekansal aidiyet duygusu incelenecektir. Tezin alan çalışması kısmında TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde çalışmakta olan akademik personele kendi konut mekanlarında, yaşam alanlarında yapmış oldukları mekan ve donatı tercihleriyle ilgili sorular bululan anket çalışması uygulanarak bu tercihlerde meslek gruplarına bağlı değişkenlikler olup olmadığı araştırılmıştır. Bu çalışmanın, meslek ve alınan eğitimin donatı tercihleri üzerinde etkili olup olmadığı, meslek gruplarının arasında ki tercih farklılıkları ve özellikle tasarım eğitimi almış kullanıcıların tercihleriyle diğer meslek grupları arasında belirgin bir fark olup olmadığını anlamak konusunda önemli bir katkı sağlaması beklenmektedir.

AidiyetAidiyet duygusuDonatı+6
İrem Ekin Alpegemen
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Deneyim tasarımı bağlamında ticari sergilemelerde bir tasarım ilkesi olarak geçicilik

Bu araştırma, mekânı, deneyim tasarımı bağlamında bir tasarım ilkesi olarak geçicilik kavramı üzerinden tartışmaya açmayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında, çok boyutlu bir deneyim alanı olarak kabul edilen mekân ve deneyim odaklı üretilen ticari sergileme mekânlarının tasarım üzerine olan etkileri ile bu mekânların yüklendiği anlamlara dair iş birlikleri sorgulanmıştır. Geçicilik kavramı, deneyim ve pazarlama kavramları üzerinden tariflenerek bir tasarım ilkesi olarak araştırmanın temelini oluşturmaktadır. Çalışma 'geçici mekân' olarak da tanımlanan 'pop-up mekân'ları analiz etmeyi amaçlamakta ve ticari sergileme mekânlarını bir 'deneyim tasarımı' problemi kabul etmektedir. Bu bağlamda geçicilik kavramı pazarlama ve tasarım alanlarının ara kesitinde, mekân algısı özelinde ele alınmıştır. Bu bağlamda tezin birinci bölümünde, konunun önemi, amacı – kapsamı, yöntemi ve kurgusu aktarılmıştır. İkinci bölümünde, tezin bağlamını oluşturan deneyim ve deneyim tasarımı kavramları okuyucuya sunulmuştur. Üçüncü bölümünde, tezin temelini oluşturan geçicilik kavramı detaylandırılmıştır. Dördüncü bölümünde, deneyim ve ticari sergilemeyle olan ilişkisini açıklamak adına pazarlama kavramlarına açıklık getirilmiştir. Beşinci bölümünde, örnekler üzerinden ticari sergileme mekânlarının geçiciliği tartışılırken; altıncı bölümde sonuç ve öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: deneyim, deneyim tasarımı, ticari sergilemeler, geçicilik

DeneyimDeneyim tasarımıGeçicilik+7
Özlem Baysal
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan ve insan ilişkisinde yer duygusunun sanal gerçeklikle deneyimlenmesi üzerine bir inceleme

İnsan ve mekân ilişkisi kapsamında ele alınan yer duygusunun gerçek ve sanal mekanlar üzerinden ele alınmasıyla, sanal gerçeklik teknolojileriyle birlikte yer duygusu bağlamında kullanıcıların mekânsal tercihlerinin incelenmesi bu çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Çalışmada mekânın kavramsal karşılıkları literatür üzerinden incelenmiş, insan ve mekân ilişkisi algı ve deneyim konularıyla ele alınmıştır. İnsan ve mekân ilişkisi çerçevesinde yer duygusu kavramı incelenmiştir. Mekânsal ilişkilerin ve yer duygusunun teknolojik gelişmelerle birlikte incelenmesi ardından, mekânın kavramsal boyutunda ele alınan insanın var olma gayesinin fiziksel mekânlar dışında sanal mekânlar için de tartışılması için araştırmada deneysel yöntem kullanılmıştır. Deney çalışması için kontrol ve deney gruplarının, katılımcıların teknoloji ilgileri ve yetkinlikleri doğrultusunda belirlenmesi ardından yer duygusuna dair mekânsal değerlendirmeleri gerçek ve sanal mekânlar üzerinden karşılaştırılarak incelenmiş, yer duygusunun teknolojiyle ilişkisi gerçek ve sanal iç mekân kurguları üzerinden ele alınmıştır. Nitel ve nicel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı çalışma sonrasında, sanal gerçeklik teknolojileri ile sanal mekân deneyimine katılanların; mekânı fiziksel olarak deneyimleyen gerçek mekân deneyimcilerine kıyasla yer duygusu bağlamında mekânsal tutumlarının daha olumsuz olduğu gözlemlenmiştir.

MekanMekan tasarımıMekan tercihleri+5
Buse Özge Güzelkahraman
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir jeopolitik alan olarak uzay: Klasik ve eleştirel jeopolitik bir bakış

21. yüzyıl modern dünyasının temelini oluşturan uzay ve uydular özellikle son yıllarda farklı aktörlerin de faaliyet gösterdiği son derece kompleks bir alan halini almıştır. Siyasi, askeri, ekonomik, toplumsal ve çevresel birçok sektör için son derece gerekli kaynakları bünyesinde barındıran uzay alanı, çok yönlü bir yaklaşım çerçevesinde incelenmesi gereken kapsamlı bir konudur. Bu çalışmada uzayın jeopolitik bir alan olduğu hipotezini temel alarak bu alanın nasıl belirlendiğini klasik ve eleştirel jeopolitik yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilecektir. Klasik jeopolitik yaklaşımların uzayı dünya üzerindeki rekabetin – kara, deniz ve havadan sonra – dördüncü boyutu olarak gören alansallaştırmasının aksine, çalışma eleştirel jeopolitik yaklaşımların klasik kurama getirdiği beş konu başlığı olan devlet mitinin eleştirisi, alansallaştırma, sınır mitinin eleştirisi, söylemsel tekilliğin eleştirisi ve bilgi-iktidar yaklaşımı çerçevesinde uzayın çok aktörlü, muğlak sınırları olan sui generis bir alan olduğunu iddia etmektedir.

Eleştirel jeopolitikGüvenlikJeopolitik+4
Uğurcan Akın
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of China's thought system and space perception on chinese geopolitical understanding

Although that the emergence of China as a new power in the world system in recent years has been tried to be explained by the democratic state administration of the West, the liberal economic system, the distribution of sovereignty with the help of alliances, and transparency, China's geopolitical understanding is based on different principles. Just as people take into account the physical conditions and judgments while making decisions about their lives, states also apply to their geography and management philosophies when forming their policies. This study aims to examine how successful the dominant views and theories in the field of geopolitics can be in explaining Chinese geopolitical practices and how history, philosophical beliefs and spatial perception affect China's geopolitical understanding. In the research to be carried out, it will be tried to put forward a new and different perspective other than the classical evaluations on Chinese geopolitics. But to what extent these theories can be sufficient to explain the geopolitical understanding of a country like China, which has been on the road to global domination in recent years; this will be that thesis' primary subject in question.

ChinaThoughtConstruction of the theought+5
Mehmet Onur Eraslan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Biçimsel ve kavramsal bağlamda 1950 sonrası soyut resimde espas

Biçimsel ve Kavramsal Bağlamda 1950 Sonrası Soyut Resimde Espas isimli çalışma, soyut resim sanatında diğer resimlerden farklılaşan espas kavramını inceler ve çözümleme arayışına girer. Çalışmanın amacı, soyut resimdeki espası analiz etmektir. Soyut resimde espas çözümlenirken, seçilen sanatçıların 1950 sonrasındaki yapıtları analiz edilerek yüzey espası, çağdaş espas ve kavramsal espas olarak incelenmiştir. Espas; boşluk, mekan veya uzay anlamlarına gelmektedir ve görsel sanatlarda kullanılan biçimlendirme ögelerinden biridir. Bu çalışmada biçimlendirme öğesi olarak espas kullanımının yapıtlar için önemi, kavramsal bir amaç ile ilişkilendirilmiştir. Araştırmada resimde espas çeşitleri açıklanarak soyut resimde seçilen sanatçıların üretimleri; uzam, boşluk, mekan öğeleri değerlendirilerek incelenmiştir. Espas çeşitleri sıralanırken, klasik espastan kavramsal boyuta geçiş araştırılmıştır. Çalışmada espasın geçirdiği değişim, farklı yüzey denemeleri incelenerek çözümlenmiştir. Eserlerin değerlendirilmesi ve çözümlenmesi yalnızca resim yüzeyindeki plastik öğeler üzerinden değil, sanatçıların yaratım amaçları, genel yapısı, sergileme, boyutlar ve eserlerin oluşturulma çeşitleri değerlendirilerek açıklanmaya çalışılmıştır.

BiçimEspasFigürasyon+4
Aslıhan Mumcu
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumcu gerçekçi Türk romanında mekân (1940-1980)

Dünyaya yön veren düşüncelerden biri olan Marksizm, sanat alanında da etkili olmuştur. Marksizm'e göre sanat üst yapının bir ürünüdür. Üst yapı ürünü olan sanat, toplumun asıl dinamik kitlesi olan proletaryanın eğitilmesinde ve devrimci bilince ulaştırılmasında önemli bir yere sahiptir. Bu anlayış çerçevesinde özellikle SSCB'de ortaya çıkan ve kendini toplumcu gerçekçi olarak tanımlayan sanat anlayışı, Marksizm'in güdümünde olmuştur. Güdümlü bir sanat anlayışı olan toplumcu gerçekçiliğin ürünlerinden olan roman da bu anlayış çerçevesinde şekillenmiştir. Ülkemizde özellikle II. Dünya Savaşı sonrası toplumcu gerçekçi anlayış edebî hayatımızda önemli bir yer teşkil etmiştir. Bu çalışmamızda Türk edebiyatında toplumcu gerçekçi romanda mekânın nasıl şekillendiği incelenmiştir. 1940-1980 yılları arasındaki belirlenen toplumcu gerçekçi romanlar incelenmiş, bu romanlardaki mekânın daha iyi anlaşılması için yazarın kısa biyografisi ve edebî anlayışı da ortaya konmuştur. Romanda olayı şekillendiren, romanın ana unsurlarından bir öge olan mekân, toplumcu gerçekçi anlayışta da güdümlü bir şekilde kullanılmıştır. Sömürü mekânları ön plana çıkarılmış; işçi, köylü ve halk tabakasının sıkıntılarını daha iyi anlatacak mekânlar seçilmiştir. Mekân içinde sıkışan insanlar bir bilinmezliğe doğru yola çıkmış veya umutlu bir gelecek için mücadele verilen mekânlar içinde tasvir edilmiştir. Bu romanlarda mekân olgusunun dönemin sosyo-ekonomik durumundan etkilendiği görülmektedir. 1940'lı yıllardan sonra başlayan köy, sonrasında sanayileşme ve şehir hayatı beraberinde gecekondulaşma gibi sosyal problemleri meydana çıkaran mekânların toplumcu gerçekçi romanda mekân olarak kullanıldığı görülmüştür. Bu çalışmada incelenen romanlarda mekân kullanımı, mekânın toplumcu gerçekçi anlayıştaki özellikleri ve şekillenişi tespit edilmeye çalışılmıştır.

Edebi eserlerMekanRealizm+4
Yunus Nasır
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasındaki ilişki

Bu çalışmada; kamu liselerinde görev yapan öğretmenlerin görev yaptıkları okulların mekân kalitesine ilişkin algıları ile iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının ve bunlar arasındaki ilişkinin belirlenmesi, okulların mekân kalitesinin öğretmenlerin iş yaşam kalitesini yordama durumunu tespit etmek amaçlanmıştır. İlişkisel tarama modelinde tasarlanan araştırma, 2020-21 eğitim-öğretim yılı Diyarbakır ve Batman merkez ilçeleri kamu liselerinde görev yapan 446 öğretmenin katılımı ile yürütülmüştür. Veriler, Kaliteli Okul Binaları Ölçeği ve İş Yaşam Kalitesi Ölçeği ile toplanmıştır. Araştırmanın verilerinin analizinde; tanımlayıcı istatistikler, korelasyon ve regresyon analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler genel olarak okulların mekân kalitesinden biraz/kısmen memnundurlar. Öğretmenlerin genel olarak iş yaşam kalitesi algıları orta düzeydedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin okul mekân kalitesi ve iş yaşam kalitesine ilişkin algılarının kullanılan bazı bağımsız değişkenlere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Okulların mekân kalitesi ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasında pozitif yönde yüksek düzeyde ilişki belirlenmiştir. Genel olarak öğretmenlerin okul mekân kalitesi algıları, iş yaşam kalitesi algılarının olumlu ve anlamlı yordayıcısıdır. Anahtar Sözcükler: Okul mekân kalitesi, okul mekân tasarımı, okulların fiziksel ortamı, iş yaşam kalitesi, lise, öğretmen.

Devlet okullarıKaliteLiseler+7
Mensure Sezen Çiçek
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sanatsal bir ifade biçimi olarak görelilik ve hiperküp

İnsanlığın evrimleşmesiyle birlikte insanın kendini ve etrafını tanıması başlamıştır. İlk çağlarda insanoğlunda uzay ve evren kavramları büyük bir merak uyandırmaktadır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte Einstein, uzayı Newton'un evrensel çekim yasasını genelleştirerek genel görelilik (izafiyet) kuramı ile yerçekimini, uzay, zaman ve dört boyutlu en, boy, derinlik ve zaman yani uzay-zaman olarak açıklamıştır. Hiperküp kavramı evreni dört boyutlu eğri Riemann geometrisinde tanımlamaktadır. Uzaya ilk bakıldığında spektrum renklerden ve karmaşık cisimlerden kaynaklı iki boyutluymuş gibi algılansa da ışık yılı uzaklığındaki cisimlere yaklaştıkça hacim ve boyut kazanmaktadırlar. Bu tez kapsamınca evrenin perspektif anlayışının iki boyut, üç boyut ve dört boyut aralarındaki farkların araştırılması, matematik ve fizik konusu olan görelilik ve hiperküp teorisinin sanat dünyasındaki etkileri araştırılmıştır. Çalışmamda zaman çizelgesinde yüzey ve derinlik etkileri ve spektrum renklerden yola çıkarak dijital sanat ile birleştirilerek sanal bir müzede insanların dijital seramik bünyelerde izleyicilere farklı bir perspektif ve hiperküp teorisini sunmak hedeflenmiştir.

HiperküpSeramik vitriye ürünlerUzay+1
Çağatay Kadir Çakır
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatında yeraltı romanlarına mekân bağlamında bir bakış

İnsanların dünya üzerinde yaşadığı değişim ve dönüşümler, sanatsal faaliyetlere belirli bir birikime ulaştıktan sonra yansımaktadır. Teknolojinin ve ulaşımın önemli düzeyde gelişmesi dünyanın bir ucunda yaşanan bir hareketliliğin benzer bir şekilde başka bir nokta da karşılığını bulabilmesinde etkili olmaktadır. Bu durumun örneklerinden biri, üst kültüre yönelik bir karşı hareket olan yeraltı anlayışında da görülmektedir. Bireylere etki eden dışsal faktörler, düşünce dünyalarında değişime neden olmuş ve bunun sonucunda dünyadaki farklı bölgelerde aykırı bir tavır olarak nitelendirebileceğimiz yeraltı anlayışı ölçüsünde yazılan ve bir tür olarak değerlendirilebilecek birikime ulaşan bir anlayış doğmaya başlamıştır. Bu anlayışın doğmasında dünyada 1950'lerden itibaren etkili olmaya başlayan Rock müziğin tetikleyici bir unsur olarak değerlendirilebileceği görülmektedir. Etkiler sınırlı bir alanda kalmamıştır. Beat kuşağı, bu etkilerin edebiyata yansıması olarak değerlendirebilecek bir anlayışı imlemektedir. Türkiye'de ise dünyada daha önceden etkili olmuş bu hareketlilik, 1980'lerin siyasal, ekonomik, kültürel ortamının etkisi ile kendine yer açmıştır. Bu etkiler müzik yayınlarının artışının yanı sıra fanzinlerle birlikte edebiyatın farklı bir çizgiden, başka bir ifade ile üst kültürün dışında kalan bir dil ile kendine yer bulmasına sebep olmuştur. Türk yeraltı romanının seksenlerden itibaren gelişmeye başladığı görülmektedir. Kültürle kuvvetli bir ilişkisi olan mekânın alt-kültürleri, karşı kültürleri ön plana alarak yazılan yeraltı romanlarında görünümlerini ele almak sosyo-kültürel ve psikolojik çıkarımlar yapmamıza olanak sağlamaktadır. 1990- 2020 arasında yazılmış seçilen romanlarda hem mekân çeşitliliğinin ne ölçüde olduğu ve çeşitliliğin hangi mekânlarda ağırlık kazandığı sorgulanmış hem de edebi esere mekânın hangi bağlamlarda derinlik kazandırdığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.

AltkültürKarşı kültürKentsel mekan+7
Büşra İlayda Çevik
Hacettepe University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk romanında kronotop kavramı (1870-1928)

Bu çalışmada Türk romanı kronotop kavramı odağa alınarak ele alınmaktadır. Çalışmaya 1937-1938 yılları arasında Mikhail Bakhtin tarafından yazılan "Romanda Zaman ve Kronotop Biçimleri-Tarihsel Bir Poetikaya Yönelik Notlar" başlıklı makale referans çerçevesi olarak hizmet etmektedir. Bakhtin'in öldüğü yıl olan 1975'te yayımlanan bu makale ancak 1981'de İngilizceye çevrilerek yazıldığından neredeyse yarım yüzyıl sonra akademik çalışmalarda hak ettiği ilgiyi görmüştür. Aradaki zaman kaybı göz önüne alındığında sanat ve edebiyat çalışmalarında zaman-uzam üzerine yapılan araştırmaların yeni başladığı söylenebilir. Kronotop kavramı kesin, eksiksiz bir tanımlama olarak görülmemekle birlikte anlatılarda yer alan zaman-mekân birliğini ayrılmaz bir bütünlük içerisinde değerlendirmenin önemini anlamaya yardımcı bir argüman olarak değerlendirilmektedir. Tarihsel bir kronotopun parçası olan yazar, kurgusal dünya ve karakterlerin hayatları zaman-uzamların kaynaştığı eksende birleşerek anlatı çok katmanlı bir hâle gelmektedir. Türk romanında yer alan kronotopların yazarların dış dünyayla kurduğu ilişki ve kurgusal dünyanın kendi içindeki etkileşimini içeren bir dizi özelliğin somut imgesel birimlerle bütünleştirilerek ele alınması tarihsel özgüllüğe sahip farklı kronotopik düzenlemeleri ortaya çıkaracaktır. Bu çalışma 1870-1928 yılları arasında yayımlanan romanlarda yer alan kronotoplar ile bunlar arasındaki etkileşimi ortaya çıkararak belirli bir eser ya da yazara ait yapılan çalışmalardan farklı olarak Türk romanının belli bir dönemine özgü kronotopları bütünsel olarak irdelemektedir.

Bakhtin, MikhailKronotopRoman+3
Gülben Sevgi
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Boşluk ve devinimin resim dilinde çözümlenmesi

Bu çalışmada boşluk, devinim, bağ, sonsuzluk ve uzantı gibi kavramların sanattaki karşılığını resim dilinde çözümleyerek ve aynı zamanda uygulama yapılarak günümüz sanatındaki yansımalarına bakılacaktır. 20. yüzyılın toplumsal etkileriyle savaş dönemlerini geçiren sanatçılar yoğun bir arayışa girerek artık sanat adına birçok yeniliğe girişmişlerdir. Bu arayışların içinde boşluğun kavramsal olarak sanatın irdelediği bir konu olmuştur. Boşluğun beraberinde getirdiği doluluk duygusu yeni bağlayıcıları destekler ve devinim, uzam, zaman, mekân, espas gibi kavramlar araştırmanın çevresini genişletmiştir. Uzak doğu felsefesiyle ilk olarak şekillenen boşluk kavramı birkaç yüz yıl sonra Batı ve Türk sanatını da etkileyerek benimsenmiştir. Evrendeki boşluğun verdiği sonsuzluk hissi zamanla küçük parçacıkların devinimini gözlemlememi duyusal olarak sezgilerimi artırması tez konusunun şekillenmesinde yardımcı olmuştur. Evren çalışmaları üzerine konumlanan anlamlı cisimler yerine zamanla çizgisel hareketlere dönüşen imgeler isimsiz, biçimsiz bir hal almaya başlamıştır. Bununla birlikte birbiri içine giren çizgiler boşlukta devam ederek devinim konusuna da bir açıklık getirmiştir. Birinci bölümde boşluk kavramına genel bir tanım yapılmaya çalışılacaktır. Literatür taraması ile kavram hakkında sanatçılarıyla beraber örneklendirilecektir. Boşluk kavramını Doğuda, Batıda ve Türk sanatında ele alınış biçimi yorumlanacak aynı zamanda sanatçıların Boşluk kavramı üzerine yaptıkları işlerden bahsedilecektir. İkinci bölümde ise diğer bir kavram olan Devinimin literatür taraması ve genel bir tanım yapılmıştır. Son bölümde ise ele alınan kavramların konusuyla bağlantılı uygulamalara bakılacaktır. Anahtar sözcükler: Boşluk, devinim, espas, bağ, resim.

Batı resim sanatıBoşlukEspas+7
Burcu Bayazıt Yılmaz
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sıradanlığın sınırlarında ilişkisel sanat

Yaşam, ölümle var olabilir. Sanat ise, ölüm gibi yaşamda anlamını bulur. İlişkisel sanat gündelik ve sıradan olanın ölümüne karşın, yaşamda zamanın ve anın ruhunu fotoğraflayan, farklı deneyimler yaşamamızı sağlayan sanat yapıtlarıdır. Bu yapıtlar, sadece biçimlerde değil, keşfedilen ve deneyimlenen duygularda yaşamaktadır. Bu ilişkisellikte, duygular bizleri bir karşılaşmaya ve diyaloğa davet eder. Sanatın sezgiselliği, fikirle vücut bularak sıradanlıkları aşarken, hayatta çözümleyemediğimiz bazı şeyleri şeffaflaştırarak gerçek kılar, ya da yalanlar. Birbirimizi tanımak, başka hayatlar ve duygular keşfetmek, yeni hikâyelere dâhil olmak ve sanatın gerçekliğinde buluşmak ilişkisel sanatla mümkün olabilir. İnsan; ortamın, kültürün, iktidarın, ailenin, dönemin ruhunun değiştirdiği, aynı zamanda mahremiyet sınırları yaratan, ölçülü ve pratik ilişki modelleri geliştirmeye itilen toplumsal bütünün bir üyesidir. Bu araştırmanın amacı, yaşamın sınırlarında ki sıradanlıkta, sanat yapma pratikleriyle yeni duygular ve yeni durumlar yaratmayı konu edinirken, ilişkiselliği ve mekânları eşzamanlı olarak günümüz sanatında irdelemek ve sorgulamaktır. Öncelikle; ilişkisel sanat "buluşmalar" ve "karşılaşmalar" olarak iki ayrı grupta incelenmiş olup, ikinci bölümde sanatçı ve katılımcıların mekânla kurduğu diyalog, gündelik ve sıradan olanın içinde incelenmeye çalışılmıştır. Pierre Bourdieu ilişkiselliği ve Nicolas Bourriaud'nun öne sürdüğü ilişkisel estetik kavramını, korona virüs sürecindeki günlük yaşam pratiklerimizi ve mekanlarını irdeleyerek, kuramsal bir düşünce oluşturmanın yanı sıra, sanatın, sıradanlıkları dönüştürmek için yarattığı izin belgelerini kullanan sanatçıların yapıtları, tez araştırma sürecinde ürettiğim çalışmalarla birlikte ele alınmıştır.

BağlamBaşkalaşımMekan+4
Özge Yalacak
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bellek ve yeniden inşa: Şimdi ve burada

Günümüz sanatında bellek kavramı, bireysel kimlik arayışlarını biçimlendiren unsurların başında gelmektedir. Sanat aracılığıyla bellekte değişip dönüşen geçmiş deneyimlerimiz, bugünde yeni bir okuma sunmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı, var olduğumuz sürece canlı kalan bellek kavramının süreçlerini irdelerken, aynı zamanda zihnimizin gizil odalarını keşfettikçe ortaya çıkan farklı anlatım biçimlerini sorgulamaktır. Çalışmanın birinci bölümünde geçmiş zaman kavramı bir arayış biçimi olarak incelenmiş, zihnimizin mahremiyet alanı olan belleğin depolama ve yeniden inşa etme rolü bağlamında kavranmaya çalışılmıştır. Bellek aracılığıyla üretilen sanat eserinin; deneyimler, dramatik bağlantılar, tarihsel ve toplumsal belirleyicilerle ilişkileri kurularak yeni verilere ulaşılmaya çalışılmıştır. Nostalji olanaklarının algılanan geçmiş imgesi üzerindeki diyaloğu sorgulanıp, biçime dönüşen üslubu tartışmaya açılmış; anımsamanın bireysel ve kolektif deneyim süreçleri, felsefi yansımaları ve psikolojik etmenleri sorgulanmıştır. İkinci bölümde ise şimdi ve burada duyumsanan ve ifadeye ihtiyaç duyan imgenin mekandan ayrı düşünülemeyen yapısı ve anımsamanın kaçınılmaz biçimi olan unutma eylemi farklı bakış açıları ve yapıt örnekleri bağlamında kavramsal bir çerçevede incelenmiştir. Tüm bu araştırmalar doğrultusunda üretilen çalışmalar imge-mekan-zaman bağlamında sorgulanmaya açılmıştır.

BellekGüncel sanatMahremiyet+7
Rabia Uluşanver
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel ve toplumsal anılar bağlamında resimde metafizik mekân

Bu çalışmada, resimde metafizik mekân konusu incelenmiştir. Olaylar, hikâyeler, mitolojiler, efsaneler ve anılar insanlık tarihinin başlangıcından günümüze kadar resim sanatında işlenen konulardır. Sanat tarihsel süreç boyunca mekânı ifade etme çabaları sürmüş, bu süreçte perspektif bulunmuş ve bu sayede olayın gerçekliğinin insan zihninde canlanabilmesi üzerinde durulmuştur. Çoğu zaman sanatçının olayları, felsefi görüşleri ve anıları gösterirken mekânı gerçeklik açısından yazınsal bir dile yakın betimlendiği gözlemlenmiştir. Bu çerçevede resimde metafizik mekân, kavram ve görsel imge olarak bireysel veya toplumsal olayları, konu itibariyle tercih edilen kurgu çerçevesinde izleyiciye aktaran başat eleman olarak ele alınmıştır. Metinde, kavram olarak metafizik ve De Chirico resminde metafizik mekânı ele veren geometri, mimari, perspektif, ışık vb. gibi unsurlar incelenmiştir. Son bölümde tez sürecinde üretilen uygulamalara yer verilmiştir. Yakın geçmişten uzak geçmişe doğru olay ve anılar seçilmiş ve seçilen bu olay ve anılar, özgün bir dil yaratma kaygısıyla, ışık ve gölge etkileri de dikkate alınarak metafizik mekân bağlamında resmedilmiştir.

AnılarMekanMetafizik+3
Beşir Bayar
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sanat nesnesi- mekân ilişkisinde yeni medya sanatının yeri

Mekân kavramı, tarih boyunca mimari disiplinin temel kavramı olmasının yanı sıra, sanat ve diğer disiplinlerde de önemli bir konu olmuştur. Özellikle 20. yüzyılın başlarında Dada etkileriyle üretilen eserlerde, sanat yapıtının yerini sanat nesnesine bırakması ve nesnenin mekânla kurduğu ilişki, mekân kavramına sanatta önemli bir konum edindirmiştir. Sanatçılar, mekânı eserlerinin anlatım dili olarak kullanarak, eserlerinin anlamını ve etkisini arttırmışlardır. İlerleyen süre içerisinde ortaya çıkan farklı sanat disiplinleri, sanat nesnesi-mekân ilişkisine bağlı kalarak yeni eserlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu sanat disiplinlerinden birisi de ilk etkilerini 1950 yılında gösteren yeni medya sanatı olmuştur. Yeni medya sanatı, sanat ve teknolojiyi bir araya getirerek yeni ve çağdaş bir anlatım yöntemi olmuştur. Bu disiplinin en önemli özelliği, Dada akımını benimseyerek eserlerin düşünce yapısını ön plana çıkarmıştır. Bu bağlamda ortaya konulan eserlerde nesne ve mekân ilişkisi sıklıkla görülmektedir. Yeni medya sanatı, 20. yüzyılın başlarında televizyon, kamera, projeksiyon gibi teknolojik araçların gelişimiyle birlikte ortaya çıkmıştır. Bu araçlar, ortaya konulan eserlerde iletişim aracı olarak kullanılır ve sanatçının amacı, izleyicilere farklı bir dilde düşünce yapısını aktarmaktır. Bu sanat çalışması raporunun birinci bölümünde, mekân kavramının genel tanımıyla birlikte bu kavramın sanat tarihindeki önemi ve yeri incelenirken, sanat nesnesiyle olan ilişkisinin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi ve değişimi örneklerle açıklanmıştır. Sanat nesnesi başlığı altında, gündelik nesnelerin sanat nesnesine dönüşüm süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, yeni medya sanatının, sanat tarihindeki oluşumu ve gelişimi incelenerek bu disiplinde üretilmiş olan eser örnekleri; seramik sanatı özelinde yeni medya sanatının etkileri ve izleri gösterilerek açıklanmıştır. Üçüncü bölümde, yeni medya teknolojilerinin sunduğu imkanlar eşliğinde seramik yüzeyler üzerine özgün sanat çalışmaları uygulanmış ve bu sanat çalışması raporunda ele alınan konulara bağlı kalınarak çalışmalar, kavramsal boyutta irdelenmiştir.

DadaizmMekanNesne+4
İhsan Berke Saraçoğlu
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özne-nesne ilişkisinde sanatçının hazır nesnesi

Bu tez önerisinde kişisel hazır nesnenin, yaşanmışlığı ile sanatta kullanılması sürecinin ele alınması hedeflenmiştir. Hazır nesne ve kişisel hazır nesneyi ayıran "yaşanmışlık" olgusunun sanat alanındaki bağlamı nasıl değiştirdiği konusu, tezin ana konusu olacaktır. Bu sürecin sanat tarihindeki gelişimi hem tarihsel, hem de kavramsal açıdan ele alınacaktır. Aynı zamanda sanatsal pratiklerinde bu şekilde çalışan sanatçıların stratejileri, işlerini anlamlandırma süreçleri ve pratikleri irdelenecektir. Kişisel yaşantının bir parçası olmuş nesne özelinde, sanatçı özne ile kişisel veya buluntu nesne ilişkisi, bu ilişki bağlamında mekan ve izleyici etkileşimi boyutlarına açıklık getirilmeye çalışılacaktır. Bu bağlamda sanatçı olarak kişisel deneyimler, uygulamalar analiz edilecek ve yeni anlamlandırma ve ifade etme olanakları araştırılacaktır.

GerçeklikHazır nesneHeykel+7
Ahmet Güven
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kinetik seramik form ve mekan

Bu çalışma, evrenin oluşumundan günümüze kadar olan süreçte insan ve teknolojinin gelişimi sayesinde sanatın değişim süreci ve bu süreç neticesinde seramik formlarda doğanın bizlere sunduğu hareketi aktarmaya çalışmayı konu edinmiştir. Kinetik Sanatı özgün seramik formlarda uygulamayı amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde form ve biçimi oluşturan temel unsurlar, sanata olan etkisi, sanatta formun hareketi anlatılmaya çalışılmıştır. İnsanın bilinçlenmesi, merak ve ileri gitme arzusu teknolojinin gelişimini sağlamış, bu gelişme sonucunda sanatçılar eser üretimlerinde bu gelişmelerden faydalanmıştır. Kinetik Sanatı oluşturan ana sanat akımları ve görüşleri incelenmiş bu bağlamda çalışan sanatçıların eserleri incelenmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise, insanlık tarihinden bu yana teknolojinin gelişimi ve sanata olan etkisi, plastik ve estetik kaygılar güdülerek, temel amaç olan kinetik hareketi seramik formlarda uygulanması amaçlanmış ve çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler hareket, seramik, kinetik sanat, form

BiçimKinetik sanatKinetik özellikler+3
Miray Ünal Ünlükara
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Plastik sanatlarda mekan algısı

Mekân kavramı, her dönemde sanatın konusu olmuştur. "Plastik Sanatlarda Mekan Algısı" adlı bu tezde, mekân kavramının tarihsel bağlamda gelişimi ve dönüşümü üzerinde durulmuştur. Mekân kavramının, sanatçıda ve izleyicide bıraktığı etkiler sonucunda, mekân ve sanat eseri ilişkisinin bağlantısı incelenmiştir. Geçmişten günümüze sanat eserinin dönüşüm süreci örneklerle yorumlanmaya çalışılmıştır. Sanatçıların, sanata olan katkıları değerlendirilerek, konunun seyrine yön verilmiştir. Sanatçının profilinin oluşmasında, sanatçıyı etkileyen faktörler sorgulanmıştır. Sanatçının üretiminde yaşadığı deneyimler ile birlikte, mekâna bakış açısı irdelenerek, sanat eserinin ortaya çıkma sürecine değinilmiştir. Yakın zamanda yapılmış olan "Mağara Sergisi" nin, hazırlık aşamaları ve yapılan çalışmalar araştırmanın konusu olmuştur. Çalışmaların mekân ile bütünlüğü ve farklılıkları ele alınarak yorumlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Mekân, mekân algısı, deneyim, sanat eseri, sanatçı, izleyici, Mağara Sergisi.

MekanMekansal algıPlastik sanatlar+1
Ayşe Demirci
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kent ve arazi olgusunun çağdaş seramik formlarda yansımaları

'Kent ve Arazi Olgusunun Çağdaş Seramik Formlarda Yansımaları' konulu rapor geçmişten günümüze sanatçının içinde yaşadığı dünya, parçası olduğu toplum, kültür, gördüğü manzaralar ve bunların sanatçı üzerinde bıraktığı izlenimler ve etkilerden oluşur. Bu izlenimler ve etkiler; sanat yapıtına zemin oluşturan, etrafını sarmalayan çevresel faktörlerden; kent ve arazi temellerinden yararlanılarak, bir bağlamda 'mekân ve boşluk' kavramına atıfta bulunarak yürütülen bir çalışmadır. Bu raporda bütünsel açıdan, tarihsel süreç içerisinde kentin tanımı, gelişim süreçleri, sanata ve özelde de seramik sanatına olan etkileri üzerinde durulmuş, kentin gelişimi genel olarak ele alınmış ve günümüzdeki etkileri öznel seramik uygulamalarla sunulmaya çalışılmıştır. Geçmişle günümüzün bir derlemesi olan kent ve arazi teması kullanan sanatçılar ve kent arazi ilişkisi üzerine seramikten hazırlanmış çok parçalı birimlerle oluşturulan kargaşa, kalabalık ve tüm bu kaosun içinde bireyin kendini bulma arayışı, çabası bu çalışmanın özünü oluşturmaktadır. Bu tez, kuramsal olarak kent ve arazinin sanatla ilişkisini ve bu bağlamda seramik formlarla üretilen çalışmaların açıklandığı, farklı dönem çalışmalarından oluşmaktadır.

Artistik seramikKentsel alanlarKentsel arazi+4
Ezgi Şendal
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mekan ve harabe ilişkisi

Değişen birçok faaliyet ve koşullar ile birlikte yıkıntı ve harabe hale gelen mekansal yapılar kimi zaman bir direniş alanı kimi zaman da hatırlatıcı bir gösterge veya yaratıcı deneyimlerin yapılabileceği alan olmuştur.Yıkımın yaratıcı bir yöntem olabilirliği ise çeşitlilik göstermektedir. Bu yöntem kullanım alanına göre ''temizleyen yıkım''ya da ''yaratan yıkım'' kavramlarını oluşturmuştur. "Mekan ve Harabe İlişkisi" başlıklı Yüksek Lisans Sanat Çalışması Raporu'nda ise bu başlıklar kapsamında yıkım ve harabe kavramları irdelenerek sanat yapıtları ve sanatçı örnekleri ile birlikte kişisel çalışmaların yorumlanması amaçlanmıştır. Araştırmanın birinci bölümünde; ilk olarak mekan kavramı ve yıkım–harabe kelimelerinin etimolojik kökenlerinden faydalanarak kavramlarının anlamları üzerinde durulmuştur. Bölümün devamında ise, bir yapının yıkıma uğrama nedenleri araştırılmış, veriler ile örneklendirmeler yapılmıştır. İkinci bölümde ise; mekan ve harabe kavramları üzerine üretilen sanat eserleri sanatçı örnekleri ile incelenmiştir. Yaratan yıkım kavramının ortaya çıkmasında etkili olan, rasyonalist manifestosunun fiili yıkıcılık ve sistem kuruculuğunun tam tersine sistemleri bozmayı ve çürütmeyi hedefleyen Küf Manifestosu ele alınmış ve manifestonun söylemleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise; mekan ve harabe ilişkisi üzerine yapılan araştırma ve örneklerin yardımı ile kişisel seramik çalışmalara dair yorumlara yer verilmiştir.

MekanMekan tasarımıMekansal yapılar+3
Özlem Elif Aras
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Sanatta Kafkaesk atmosferlerin tesis edilmesi

Çek yazar Franz Kafka'nın (1883–1924) yapıtlarında yaratmış olduğu atmosferin genel adı olan Kafkaesk kavramına odaklanmanın kuşkusuz pek çok yolu vardır. Tez kapsamında yapılan sanat uygulamaları bu yollardan, yordamlardan biridir. Bu tez çalışması süresince ortaya çıkan sanat işleri dört ayrı başlıkta incelenmektedir. Kafka'yı Büyüleyen Dünya: Büro Düzeni isimli ilk bölüm, bürokrasiyi hicvetmeye odaklanan bir sanat uygulaması üzerine temellendirilmiştir. Bu bölüm Kafka'nın iş hayatı ile kurduğu ilişki, genel çalışma prensipleri ve boş zaman hakkındadır. Boşluğun Yükselişi ya da Arındırmanın Devreye Girmesi isimli ikinci bölüm sanat tarihine tazelik getiren eserlerin göstermeme, yani neredeyse yok denecek bir fark inşa etmeye yönelik stratejileri açısından irdelemektedir. Bu kısım sanat tarihinde yapılagelmiş onca eserin yükünü üzerinden atmaya çalışan sanatçıların yönelimleri baz alınarak üretilmiş, müze eleştirisi içeren bir tez uygulamasıyla birlikte değerlendirilmiştir. Bahsi geçen tez uygulaması, Kafka'nın artık yerinde olmayan Mona Lisa eserinden kalan boşluğa bakmak için müzeye gidişiyle ilgilidir. Kafkaesk Mekân ve Atmosfer adlı üçüncü bölüm, Kafka'nın yapıt kurgusunda kullandığı temel bir unsur olan mekâna ilişkin biçemidir. Kafka'nın eserlerinde ortaya koyduğu problemi işlerken mekâna yansıttığı ve ondan yansıyan ilişkileri incelemektedir. Mekânsal kurgudaki iç-dış ikilemi, üst açıdan mekâna ve coğrafyaya bakış perspektifleri ele alınır. Kafkaesk'in Tarih ve Hukuk ile İlişkisi adlı son bölüm, yazının kullanılmaya başlamasıyla biçimlenen yazı ideolojisi hakkındadır. Sonuç olarak Dava denilen şey, kâğıttan ve yazıdan meydana gelen bir dosyaya işaret eder. Bu kısımda yer alan sanat uygulamaları, ulusların tarihini üreten kahramanlık hikâyelerini bütünüyle enkaz olarak gören fikirleri, Kafka'nın Yasanın Önünde öyküsüyle birlikte ele almaktadır. Anahtar sözcükler: Franz Kafka, sanat, boşluk, mekân, hukuk, yazı.

AtmosferBoşlukKafka, Franz+5
Kemal Yıldız
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatında konusunu Türk tarihinden alan romanlar (2003)

Bu çalışmada 2003 yılında neşredilen ve konusunu Türk tarihinden alan tarihî romanları inceledik. Bu dönemde neşredilen on bir tarihî romanı, zaman, mekân, şahıslar ve bakış açısı unsurlarını göz önünde bulundurarak tahlil ettik. Zaman bölümünde; kozmik zaman, kronolojik zaman, sosyal zaman unsurlarını ortaya koyduk. Mekân bölümünde, mekânları belli özelliklere göre sınıflandırdık. Şahıslar bölümünde kahramanları, tarihî/yaşamış şahsiyetler, tarihî olmayan, yaratma şahsiyetler, cinsiyetlerine, eğitim durumlarına, mesleklerine, sosyal durumlarına ve milliyetlerine göre kahramanlar şeklinde sınıflandırdık. Bakış açısı bölümünde ise, romanlarda kullanılan anlatım yöntemlerini kısaca anlatarak, yazarların görüşlerini ortaya koyduk.

EdebiyatMekanRoman+4
Duygu Oruç
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects