Blockchain
Bu konu başlığı altında 84 tez
Kripto para birimlerinin rezerv para olabilme potansiyeli
Gelişen teknoloji ve internet kullanımının yaygınlığının artması ile birlikte değişime zorlanan ticaret paranın formunda değişiklik yaratırken hayatımıza yeni kavram ve uygulamalar katmıştır. Dünyanın dijitalleşme sürecine girmesi ve bununda ekonomiye yansıması sonucunda dijital bir ekonomik oluşum doğmuştur. Para giderek fiziki varlığını yitirmeye başlamış ve dijitalleşerek nakit kullanmayan bir toplum yaratabilmenin önünü açmıştır. Bu evrimin son halkası Blockchain teknolojisine sahip kripto paralardır. Kripto paralar yüksek işlem hızı ve düşük işlem maliyeti ile küresel ekonomide büyük roller üstlenebilir. Bu çalışmada kripto paraların rezerv para olabilme potansiyeli, sunduğu fırsatlar, karşı karşıya olduğu zorluklar ve rezerv para teorisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu bağlamda aşması gereken en büyük zorluk fiyatındaki istikrarsızlıktır. Fiyattaki değişimlerin boyutunun daha iyi anlaşılması için Bitcoin ile dolar endeksi, euro endeksi ve altının 2015-2020 arası aylık fiyat değişimlerinin standart sapması hesaplanmıştır. Bitcoin'in standart sapması diğer değişkenlerden çok daha yüksektir. Fiyatındaki aşırı oynaklık, Bitcoin'in spekülasyonlardan etkilenen, yüksek riskli bir para birimi olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak kripto paraların rezerv para olma yolunda aşması gereken birçok problem vardır. Sunduğu radikal yenilikler nedeniyle gelecekte şansı olabilir fakat günümüz için rezerv para statüsüne erişmeleri uzak ihtimaldir.
İslami finans ve blok zincir sistemleri
Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.
The moderating role of cryptocurrency investment on the effect of shortcuts and biases in the investor's decision
Decision-making behavior has been studied with different approaches. Studies examining this topic have often focused on how to make the best decision. These studies investigated the decision-making process and how the processes are affected in different situations in which the decision-maker is involved while examining the decision-making behavior. In studies investigating the effects of psychological factors on decision-making, it has been observed how the decision-maker is affected by cognitive characteristics. In this study, the effect of cognitive factors affecting the decision-making process on the decision-maker's behavior was examined. Also, the moderating role of cryptocurrency investment on these effects has been studied. A face-to-face survey was conducted with 589 investors across Turkey. The obtained data were analyzed with structural equation modeling, chi-square, and t-test. In the analysis results, it was observed that while anchoring and representativeness biases were effective in investor decisions, availability and herd effect biases were not effective in investor decisions. Cryptocurrency investment has a moderating effect on anchoring and representativeness biases. Also, no relationship was found between the demographic characteristics of the investors and their decision-making behavior.
Blockchain applications in tourism sector
Blockchain is a recently featured cryptography-based technology. This technology, which has many applications, especially in the finance sector, has been used in the tourism and accommodation industry recently. However, few studies have been conducted on the uses of this new technology in the tourism and hospitality industry. Having a great potential, blockchain applications can provide benefits in many areas from payment security to employee satisfaction and customer satisfaction in the tourism sector. Therefore, it is of great importance to investigate the current blockchain applications in the tourism sector and to determine their opinions about this application. This thesis study is designed as a literature review and evaluation of employee views. Block chain applications in tourism will be examined and presented with descriptive research method, which is among the quantitative research methods. This thesis of both on a global scale and is thought to shed light on the tourism industry in the context of Turkey to the accommodation block chain applications.
Blokzinciri teknolojisinin bankacılık sektöründe muhtemel uygulama alanları üzerine bir inceleme
Blokzincir teknolojisi merkeziyetsiz, güvenilir ve birçok veri bloğundan oluşan veri kayıtlardan oluşmaktadır. Blokzincir teknolojisi sadece kripto para olarak alışveriş görevi olmayan farklı farklı sektörlerde de kullanılabilen evrensel bir teknolojiyi kapsamaktadır. Farklı sektörlerde kullanılabilen bu teknoloji işletme, sanayi, sağlık ve eğitim kurumlarında kullanıldığı gibi finans ve ekonomi alanlarını da etkilemektedir. Finans alanında en birincil sektör olan bankacılıktaki yeri vazgeçilmez olacaktır. Bu bağlamda bu araştırma kapsamında katılımcılar ile gerçekleştilmiş yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, 8 adet açık uçlu soru ile toplam 11 kişi ile finans, bankacılık sektörüne ilgi duyan ve ekonomi, kripto paralar ile ilgilenen kişilere derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu teknolojinin yeni olması ve herkes tarafından bilinmiyor olmasından dolayı görüşmeye katılan 11 kişinin bu teknolojiye olan bilgisi ve bankacılık sektörüne olan ilgisi aranmıştır. Gerçekleştirilen görüşmedeki temel amaç blokzinciri teknolojisinin bankacılıkta kullanılmasındaki yeri ve önemine bakılmıştır. Katılımcıların yanıtlarına göre elde edilen sonuçlarda blokzinciri ile ilgili birçok çalışmanın bankalarda yapıldığı ve uygulanması ile ilgili bazı ülkelerin kararlar aldığıdır. Ama blokzinciri teknolojisinin şu an günümüz şartlarında bankalarda kullanılabilmesi için bu teknolojinin bankalar tarafından resmen kabul görmesi gerektiğidir. Ülkelerin ve devletlerin bu teknolojiyi kabul ederek bazı hukuki ve yasal düzenlemelerin gerekli olduğu buna istinaden insanların bu teknolojiye olan güvenin artması ve hızlı bir şekilde yayılıp bankalarda kullanılabilir düzeye gelebileceğidir.
Kripto paraların Türkiye'nin seçilmiş makroekonomik değişkenleri üzerine etkisi: Bitcoin örneği
Çalışmada Türkiye'de 2011 Ocak – 2023 Aralık döneminde Bitcoin, USD-TRY (Dolar – TL kuru), GAU-TRY (Altın – TL kuru), BIST 100, Brent Petrol, işsizlik oranları, bir hafta vadeli repo faizleri, tüketici fiyat endeksi, üretici fiyat endeksi ve sanayi üretim endeksi değişkenlerinin aylık yüzde değişimlerinden elde edilen veriler ile Bitcoin ve modelde yer alan diğer değişkenler arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu bağlamda elde edilen değişkenlerin durağanlık sınamaları Augmented Dickey Fuller, Phillips-Perron ve KPSS Birim Kök Testi sayesinde gerçekleştirilmiştir. Düzey değerlerde %99 güven düzeyinde durağan yapıda oldukları tespit edilen değişkenler ile oluşturulması planlanan VAR model için uygun gecikme uzunluğunun tespit edilmesinin ardından VAR model kurulumu gerçekleştirilmiştir. İzleyen bahiste oluşturulan VAR modelin birim kök sınaması gerçekleştirilmiş olup modelin durağan yapıda olduğu kanaatine varılmıştır. Çalışmada ilgili dönem içerisinde Bitcoin değişkeninin açıklanan değişken olması ile açıklayıcı değişken olması pozisyonlarında modelde yer alan diğer değişkenler ile etkileşimlerinin farklılaştığı görülmüştür. BTC değişkeninin bağımlı değişken, modelde yer alan diğer değişkenlerin 1 gecikmeli değerlerinin ise bağımsız değişken olarak ele alındığı VAR model neticesinde; 2011 Ocak – 2023 Aralık dönemindeki aylık veriler ile yüzde 1 anlamlılık seviyesinde BTC bağımlı değişkeni ile USD-TRY(-1), BRENT(-1), REPO(-1), TÜFE(-1) bağımsız değişkenleri arasında pozitif yönlü; GAU-TRY(-1), BIST100(-1), UNEMP(-1), Yİ-ÜFE (-1) ve SÜE(-1) bağımsız değişkenleri arasında negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte 2011 Ocak – 2023 Aralık süreci içerisinde Türkiye'deki Bitcoin fiyatlarındaki değişim üzerinde pozitif yönde etkili olan en önemli değişkenin 1.86 katsayı değeri ile TÜFE değişkeni ve 0.77 katsayı değeri ile Dolar-TL kuru değişkeni olduğu sonucuna bizleri ulaştırmıştır. Bu durum ülkemizde ilerleyen dönemler itibariyle gerçekleşecek olan enflasyon ve döviz kuru artışları ile birlikte Bitcoin fiyatlarında da doğru yönlü ilişkiden kaynaklı ciddi artışların meydana geleceğini; enflasyonla mücadele kapsamında uygulanacak olan başarılı para ve maliye politikaları ile Bitcoin fiyatları üzerindeki bu artışın baskılanabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla beklenen enflasyon oranlarının yüksek öngörüldüğü dönemlerde Bitcoin'in diğer yatırım araçları ile birlikte değerlendirilmesi enflasyondan kaynaklı ortaya çıkacak olan alım gücündeki azalmanın absorbe edilmesine imkân sağlayabilecektir. Bu bağlamda ilgili modeldeki analiz sonuçları incelendiğinde TÜFE değişkeninin BTC üzerindeki etkisinin diğer yatırım araçlarına kıyasla daha yüksek bir değere sahip olduğu görülmektedir. Dolayısıyla ülkemizde TÜFE artış dönemlerinde Bitcoin'e gerçekleştirilmesi muhtemel yatırımların modelde yer alan yatırım araçlarından (Dolar, Altın, BIST100, REPO) daha karlı olabileceği öngörülebilmektedir. Bununla birlikte çalışmada diğer değişkenlerin modele dâhil edilmemesi ve Bitcoin'in ortaya çıktığı ilk günden itibaren sürekli olarak bir artış trendi içerisinde olması, enflasyon oranlarının bu zaman dilimi içerisinde sürekli olarak yükselmesi de değişkenler arasında bu şekilde bir ilişkinin doğmasına zemin hazırlamış olabilmektedir. TÜFE(-1) değişkeninde meydana gelecek olan bir birimlik artış/azalış BTC değişkeninde 1.861981 birimlik artış/azalışa sebebiyet vermektedir. Bu durum enflasyonun artmasının Bitcoin fiyatını da artırdığına dair bir bulgu sağladığı anlamını taşımaktadır. Bazı yatırımcılar, enflasyon dönemlerinde parasının değer kaybetmemesi için Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelebilmektedirler. Dolayısıyla enflasyon arttıkça, Bitcoin'e olan talebin artması Bitcoin fiyatlarında doğru yönlü bir seyrin izlenmesine, diğer bir deyişle Bitcoin fiyatlarının artmasına katkı sağlayabilecektir. Ancak model her ne kadar TÜFE(-1) değişkeni ile BTC arasındaki ilişkiyi gösterse de, bu kesinlikle nedensellik anlamına gelmemektedir. Bulunan sonuç yalnızca çalışma kapsamında yer alan veriler ve uygulanan model kapsamında elde edilen bir bulgudur. Bu kapsamda TÜFE'deki artışın doğrudan Bitcoin fiyatını artırdığını söylemek çok doğru bir ifade olmayacaktır ancak elde edilen bulgular bu şekilde ifade edilmektedir. USD-TRY(-1) değişkeninde meydana gelecek olan bir birimlik artış/azalış BTC değişkeninde 0.777810 birimlik artış/azalışı beraberinde getirecektir. Dolayısıyla doların TL karşısında değer kazanmasının genellikle BTC fiyatlarında da artışı beraberinde getireceği sonucuna ulaşılmaktadır. Doların değer kazanması, genellikle küresel piyasalarda risk iştahının azalması olarak yorumlandığından yatırımcılar, belirsiz dönemlerde Bitcoin'e yönelerek Bitcoin fiyatını yükseltebilmektedirler. İlaveten doların dünya genelinde rezerv para olarak kullanılmasından ötürü, dolar kurundaki hareketler birçok finansal varlığın fiyatını etkileyebildiği gibi Bitcoin fiyatlarını da etkileyebilmektedir. Bu bağlamda Türk yatırımcıların TL'deki değer kaybı karşısında dolar veya Bitcoin gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmeleri rasyonel bir karar olabilecektir. Ancak gerçek hayatta Bitcoin'in fiyatını etkileyen pek çok faktörün olduğu (ABD faiz kararları, küresel ekonomik gelişmeler, spekülatif hareketler ve manipülasyon içerikli haberler, kripto paraya yönelik yasal düzenlemeler vs.) unutulmamalıdır. Varyans ayrıştırma analiz sonuçları doğrultusunda onuncu dönem itibariyle BTC değişkeninde meydana gelecek olan 0.192528'lik bir sapma %90 oranında BTC değişkenin kendisi tarafından açıklanırken; %2.41'i Yİ-ÜFE, %1.839384'ü GAU-TRY, %1.838942'si BRENT, %1.544308'i REPO, %1.230593'ü USD-TRY, %0.52'si UNEMP, %0.11'i TÜFE, %0.027241'i BIST100, %0.021936'sı SÜE değişkenleri tarafından açıklanmaktadır. Dolayısıyla BTC değişkeninin çoğunlukla kendi gecikmeli değerlerinin etkisi altında olduğu ve dönemler itibariyle BTC değişkeninde meydana gelen değişimlerde diğer değişkenlerin etkilerinin birbirlerine oldukça yakın değerlere sahip oldukları görülmektedir. İzleyen bahiste VAR model için diğer değişkenlerin varyans ayrıştırma sonuçları da incelendiğinde değişimin %100'lük kısmı BTC değişkeni tarafından karşılanmasından ötürü oluşturulan VAR modelinde BTC değişkeninin en dışsal değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda ilk dönemde BTC değişkeninin varyansının tamamının kendisi tarafından açıklanmasının BTC'nin o dönemdeki fiyat hareketlerini etkileyen en önemli faktörün geçmişteki kendi hareketleri olduğu, modelde yer alan diğer değişkenlerin BTC'nin o dönemdeki fiyat hareketlerinde önemli bir rol oynamadığı, BTC'nin ilgili dönemde seçilmiş diğer değişkenlerden bağımsız hareket ettiğini veya çok az etkilendiğini göstermektedir. Dönemler itibariyle Bitcoin değişkeninin varyansının 0.90 seviyelerine gerilemesi diğer seçilmiş makroekonomik değişkenlerle ilişki içerisine girdiğini ve uzun vadeli BTC fiyat tahminlerinin yapılabilmesi için yalnızca Bitcoin'e ait geçmiş fiyat verilerinin kullanılmasının yeterli olamayacağını, diğer faktörlerin etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır. Kısa vadede her ne kadar BTC fiyat hareketlerinin tahmin edilmesinde Bitcoin'e ait geçmiş fiyat verilerini kullanmak yeterli olabilse de uzun vadeli tahminlerin gerçekleştirilmesinde diğer değişkenlerin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Bitcoin değişkeninde meydana gelecek olan bir standart hatalık şok karşısında Bitcoin değişkeninin gösterdiği tepki ilk dört dönem itibariyle pozitif iken beşinci dönem itibariyle negatif bir seyir izlemiştir. Bununla birlikte BTC değişken serisinde ortaya çıkacak olan bir standart hatalık şok karşısında BTC değişkeninin ilk dönemde en büyük pozitif tepkimeyi sergilediği, en büyük negatif tepkimeyi ise yedinci dönemde sergilediği sonucuna ulaşılmaktadır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda Bitcoin'in kendi içerisindeki şoklar incelendiğinde kısa dönemde pozitif, uzun dönemde ise negatif bir tepki gözlemlendiği görülmektedir. Bu durum Bitcoin piyasasının volatilitesini ve yatırımcıların kısa vadeli kazanç beklentilerini yansıtabilmektedir. En büyük pozitif tepkime ilk dönemde gerçekleşirken en büyük negatif tepki ise daha sonraki dönemlerde gözlemlendiğinden Bitcoin fiyatlarının şoklara karşı farklı zamanlarda farklı duyarlılıklar gösterdiği aşikârdır. İncelemeye devam edildiğinde tüm değişkenlerdeki şokların Bitcoin piyasasının kısa vadede diğer piyasalardan bağımsız hareket edebileceğini ortaya koyacak biçimde, BTC'yi ilk dönemde etkilemedikleri görülmektedir. Ayrıca diğer değişkenlerdeki şokların, BTC'yi farklı dönemlerde farklı yönlerde etkilemeleri ekonomik koşulların ve piyasa duyarlılığının sürekli değiştiğini ve bu durumun Bitcoin fiyatlarını etkilediğini göstermektedir. İnceleme devamında Bitcoin dışındaki tüm değişkenlerdeki şokların uzun vadede Bitcoin fiyatlarını negatif yönde etkilemesi Bitcoin'in diğer varlıklarla olan korelasyonunu ve riskli bir finansal varlık aracı olarak algılanmasını yansıtabilmektedir. VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald Testi ve Pairwise Granger Nedensellik analiz sonuçları doğrultusunda her iki test sonucunda da Sanayi Üretim Endeksi değişkeninden işsizlik değişkenine tek yönlü nedensellik, USD-TRY değişkeninden REPO değişkenine tek yönlü nedensellik, BIST100 değişkeninden sanayi üretim endeksi değişkenine tek yönlü nedensellik olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald testi sonucunda Sanayi Üretim Endeksi'nden TÜFE değişkenine, USD-TRY değişkeninden TÜFE VE Yİ-ÜFE değişkenlerine, BIST100 değişkeninden TÜFE değişkenine, Yİ-ÜFE değişkeninden TÜFE değişkenine, BRENT değişkeninden SÜE değişkenine tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilirken; SÜE ve Yİ-ÜFE değişkenleri arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Pairwise Granger Nedensellik Testi ile de USD-TRY ve GAU-TRY değişkenlerinden BRENT değişkenine, BIST100 değişkeninden TÜFE değişkenine, GAU-TRY değişkeninden BIST100 ve REPO değişkenlerine, Yİ-ÜFE değişkeninde BIST100 değişkenine tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kriptografi, Kripto Para Sistemi, Bitcoin, Altcoin, Blokzincir Teknolojisi, Enflasyon ve Bitcoin, Finansal Yatırım Tercihi, Zaman Serileri Analizi, VAR model, ANOVA, Etki-Tepki Analizi, VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald Testi, Pairwise Granger Nedensellik Testi.
Dijital dönüşümde blokzincir teknolojisi ve Bitcoin'in ekonomiye etkisi
Teknolojinin hayatı kolaylaştıran etkisi finansal enstrümanlarda bitcoin ile kendini göstermiştir. Bitcoin, 2009 yılında ortaya çıkmasının ardından ödeme sistemlerinde devrim niteliğinde bir altyapı sunan kripto para türüdür. Bitcoinin temel teknolojisi olan blokzincir, güvenilir bir üçüncü tarafa ihtiyaç duymayan, merkezi olmayan bir sistem olarak tasarlanmış; geniş uygulama potansiyeli ile kamu ve iş dünyasında hızla kabul görmüştür. Bu teknolojik altyapı üzerinde geliştirilen kripto paralar ile birey ya da kurumlar nakit parayla yapılan her türlü harcamayı ve para transferini gerçekleştirmektedir. Bu çalışmada, Ocak 2012 – Mart 2020 tarihleri arasında cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, ham petrol fiyatı, amerikan doları ve euro para birimleri ile bitcoin arasındaki korelasyon ilişkisi incelenmiştir. Araştırma kapsamında tanımlayıcı istatistikler, Spearman korelasyon analizinden faydalanılarak yapılmıştır. Yapılan analizlerinin sonucuna göre piyasalarda yer edinmeye başladığı ilk dönem olan 2012'de bitcoinin diğer göstergelerle arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi saptanmamıştır (p>0.05). Bitcoinin dolar karşılığının bir önceki yıla göre üç katından fazla arttığı 2017 yılı ise bitcoinin zirve yılı olup; euro ile arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki vardır (r=0.873; p<0.001). 2012-2020 döneminde istatistiksel olarak bitcoinin ham petrol fiyatı ile arasında negatif yönlü ve zayıf; cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, dolar ve euro ile arasında ise kuvvetli bir ilişki vardır ve bu ilişki anlamlıdır. Yüksek hareketlilik, bitcoinin, istikrarlı bir ödeme aracından ziyade spekülatif bir yatırım aracı olarak görülmesi olarak algılanabilir. Bitcoinin uzun dönemde en çok euro ile arasında kuvvetli bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Kripto paralardan elde edilen kazançların vergilendirilmesi
Satoshi Nakamoto, "A peer to peer cash system" (Uçtan uca ödeme sistemi) adıyla 2008 yılında yayımladığı makalesinde, ilk kripto para olan Bitcoin'i duyurmuştur. Herhangi bir merkezi otorite veya banka tarafından desteklenmeyen bu sıradışı dijital varlık, anonimlik özelliğinden dolayı da birkaç yıl içinde yasa dışı ticaretin ilgi odağı olmuştur. Bitcoin bu ilgi ile birlikte, yasa dışı elektronik ticaret sitesi olan Silk Road (2013 yılında) operasyonuyla merkezi otoritelerin kara listesine girse de, kullandığı dağıtık ağ yapısı birçok teknoloji şirketinin ilgisini çekmeye devam etmektedir. 2008 yılından bu yana yaygınlaşan blockchain ekosistemindeki kripto para türünün dört bin adedi aştığı görülmektedir. Bu paraların işlem gördüğü çevrimiçi takas platformların sayısı ise on binleri bulmaktadır. Her geçen gün daha fazla kullanıcı tarafından ilgi gören kripto paralar, artık merkezi otoriteler tarafından da daha sıkı takip edilmektedir. FED, BIS, ECB gibi merkezi otoriteler çeşitli raporlar yayımlayarak bu teknolojiyle ilgili düzenlemeler yapılmasını önermektedirler. Merkezi otoritelerin bu çağrıları ile bazı ülkeler düzenlemeler yapsa da, kripto paraların tanımı konusunda hemfikir olma durumu söz konusu değildir. Bu karmaşıklık, düzenlemelerle yasallaştırılan kripto varlıkları, vergilendirilme sorunsalı ile karşı karşıya bırakmaktadır. Yasal bir tanıma kavuştuğu ülkelerde vergilendirilme süreçleri ilerlese de varlıklarının tanımı yapılmadığı veya yapılamadığı ülkelerde ise vergilendirilme süreci sağlıklı ilerlememektedir. Birçok ülke veya teknolojinin girişimcisi kripto paraları bir ödeme aracı olarak görse de merkezi otoritelerin farklı yaklaşımları konunun vergi boyutunu tartışmalı duruma sokmaktadır. Bu çalışmada ödeme araçlarının tarihi ve blockchain ekosistemindeki kripto paralar incelendikten sonra bu dijital paraların ülkelere göre çeşitlilik gösteren vergilendirme süreci veya vergilendirilme sürecinin önündeki engeller tartışılmaktadır. Çalışmada bu tartışmalı varlıkların vergisel süreci özellikle elde edilen kazançlar açısından incelenmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Blockchain, Kripto Paralar, Vergi, Bitcoin
Küresel piyasalar ve ekonomi dışı etkenlerin kripto para piyasaları üzerine etkileri
Geçmişten günümüze insanların ticareti keşfiyle birlikte, paranın ortaya çıkışı, insanların mal ve hizmet alışverişi için kullandıkları değiş tokuş araçlarındaki teknolojik gelişmeler, değer değişikliklerini beraberinde getirmektedir. Para bu bağlamda değişime uğradığı evreleri ile günümüzde çeşitli şekilleriyle varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çalışmanın kapsamında değişen ve gelişen çağda paranın dijital paraya doğru ilerleyen sürecinde küresel sistem ve ekonomi dışı etkenlerin kripto para piyasaları üzerine etkileri gözlemlenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde paranın ortaya çıkışı ve değişimleri, kripto paranın oluşumu ve blok zincir teknolojisi ile birlikte bitcoin ve altcoinlerin anlatımı yapılmaktadır. İkinci bölümünde küresel piyasa ve ekonomi dışı etkenlerin etkileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümünde ekonometrik analiz kapsamında kripto paraların belirli emtialar ile etkileşimi ve nedensellik analizi yer almaktadır.
Blockchain teknolojisi ve finans sektörüne etkisi üzerine bir inceleme
Bilgiye, uzmanlığa ve teknolojiye dayalı olan finans sektörü, teknolojik gelişmelerden ve fırsatlardan istifade ederek faaliyetini sürdüren, aynı zamanda bu gelişmelerin baskısı altında olan ve çoğu zaman bunların ilk uygulayıcılarından olan bir sektördür. Her teknolojik gelişmede olduğu gibi, 2008 yılında duyulmaya başlandığı günden bu yana köklü değişim ve dönüşümler geçirerek hızlı bir ivmeyle büyümeye devam eden blokzincir teknolojisi ve bu teknolojiye dayalı olan kripto paralar, adeta bir devrim olarak anılmaktadır. Elbette bu teknolojinin meydana getirdiği ve yakın gelecekte getirmeye devam edeceği düşünülen dönüşümlerden en yoğun şekilde etkilenecek sektör finans sektörüdür. Bu çalışmada blokzincir ve kripto paralar, finans sektörü odağında ele alınmıştır. Bu doğrultuda yapılan bir nitel araştırmayla, bu teknolojinin finans sektörüne olası etkileri, avantajları, dezavantajlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda yarı yapılandırılmış görüşmeler çerçevesinde blokzincir ve kripto paralarla ilgili bilgi ve deneyim sahibi olan, bu konuda belirli bir geçmişe sahip olan katılımcılarla görüşmeler yapılmıştır. Bu görüşmelerden elde edilen bulgular, betimsel analiz esasına dayalı olarak sunulmuş; belirli temalara göre özetlenerek sonuçlanmıştır. Bu sonuçlara dayalı olarak blokzincir teknolojisinin ve kripto paraların finans sektörüne olası etkilerine yönelik olarak birtakım çıkarımlar yapılmıştır.
Blockchain tabanlı kripto para birimlerinin mevcut durumuna dair finansal analizler ve geleceği
Çalışmanın amacı, blockchain veya türevi altyapılar kullanan kripto para birimlerinin mevcut durumunu ve geleceğini ele almaktır. Bu amaçla, ortaya çıkışından günümüze, kripto para birimlerinin teknolojik altyapı ve ekonomik model olarak evrim süreci incelenmiştir. İnceleme sürecinde kripto para piyasalarının geleceğinde etkili olacağı düşünülen faktörler, araştırma sorularına dönüştürülmüştür. Piyasa etkinliği, fiyat balonları ve piyasa manipülasyonlarına dair araştırma soruları, ilgili bölümler kapsamında analiz edilmiştir. Kripto para piyasalarının etkinliğini sınama amacıyla, piyasa derinliği ve volatilite yapısı arasındaki ilişki, 8 kripto para birimi için asimetrik GARCH modelleri (FIGARCH, FIAPARCH, FIGARCH CHUNG, FIEGARCH, FIEGARCH BBM) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz bulguları, kripto para piyasalarında uzun hafıza probleminin varlığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, bu piyasalarda işlem hacmi arttıkça volatilitenin azaldığı ve dolayısıyla, piyasa etkinliğinin arttığı gözlemlenmektedir. Bu bulguları takiben, söz konusu kripto para birimlerinin fiyat serilerinde, fiyat balonlarının varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla 8 kripto para birimi SADF testi kullanılarak analiz edilmiştir. Test sonuçlarından hareketle, fiyat seviyelerinin balon olarak nitelendirilebileceğine dair bir bulguya rastlanmamıştır. Bitcoin piyasalarındaki fiyat sıçramalarını inceleme amacıyla, "Pump and Dump" tipi manipülasyonlardan kaynaklı sıçramalar, deneysel bir vaka analizi çalışması kapsamında ele alınmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan portföyde kripto para piyasalarında manipülasyonun mümkün olduğu uygulamalı olarak gözlenmiştir. Bunu takiben, manipülatif fiyat sıçramalarının yapısını tespit etme amacıyla, Bitcoin piyasası dakikalık frekansta 1.162.887 adet gözlem kullanılarak Jump-Difüzyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Jump-Difüzyon analizi bulguları, piyasaların belirli bir derinlik seviyesini aştıktan sonra manipülasyonlara karşı bağışıklık kazandığı yönündedir. Araştırma bulguları, mevcut kripto para piyasalarının gelişim süreci için öngörülen yapının, rasyonel piyasa dinamikleri ile çatışacak şekilde tasarlandığına dikkati çekmektedir. Belirli bir değer üretim sistemine karşılık gelecek şekilde tasarlanmış, blockchain tabanlı varlıkların piyasaya sunulmasıyla, kripto para piyasalarının yapısının değişeceği tahmin edilmektedir. Bu çalışma, güncel finans literatürünün en tartışmalı konularından birisi olan kripto para piyasalarının potansiyelini, kavramsal bir çerçeve oluşturan analizler ile test ederek tahminlemesi aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktadır.
Kripto para piyasalarında sürü davranışının ölçülmesi
Çalışmanın temel amacı; son zamanlarda çokça ilgi çeken ve tartışılan kripto paralara yatırım yapan bireysel yatırımcıların, kripto para piyasalarında yatırım kararı alırken sürü davranışı gösterip göstermediklerinin tespit edilmesidir. Çalışmada piyasa değeri en yüksek olan 40 adet kripto paranın 2015-2018 yılları arasındaki USD bazlı günlük ve haftalık kapanış değerleri kullanılmıştır. Sürü davranışını tespit etmek üzere Christie ve Huang (1995) ile Chang, Cheng ve Khorana (2000)'nın geliştirdikleri getirilerin yatay kesit dağılımlarına dayalı yöntemler kullanılmıştır. CH (1995) yöntemi kullanılarak hem günlük hem de haftalık verilerle yapılan analiz sonucunda, CCK (2000) yöntemi kullanılarak ise haftalık verilerle yapılan analiz sonucunda kripto para piyasalarında sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılamamıştır. CCK (2000) yöntemi kullanılarak günlük verilerle analiz sonucu piyasanın yükselişte olduğu dönemlerde sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılamazken, düşüşte olduğu dönemlerde ise sürü davranışının varlığına ilişkin bulgular tespit edilmiştir. Bu bulgulara ulaşılmasında kripto paralarla ilgili hala bir kavram kargaşasının bulunması, resmi kurumların bu kargaşayı giderecek kripto paralarla ilgili bir regülasyon yapmamış olması, kripto para fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar, kripto para borsalarının hacklenerek kripto paraların çalınması gibi faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Kripto para piyasalarında yatırımcı davranışlarının araştırılması
Kripto para birimleri alternatif bir para birimi olarak ortaya çıkmış, beraberinde getirdiği Blokzincir teknolojisi ile son yılların en gözde konularından birisi olmuştur. Kripto paralar, emtia ve itibarî paralarla sık sık karşılaştırmalara dahil edilmiş olup avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Kripto paralar ilk ortaya çıkış yılı olan 2009 ile birlikte yatırımcılarına kısa zamanda çok yüksek miktarlarda kârlar sağladıkları için yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiştir. Ortaya çıkışı ile beraberinde birçok işkolunu da meydana getirmiştir. Madencilik faaliyetleri ortaya çıkmış ,bunun için yüksek donanımlı bilgisayarlar üretmek zorunda kalındığından bilgisayar firmaları bu alana özel parça üretimine başlamışlardır. Bu gelişmelere rağmen henüz resmiyet kazanmamıştır. Kripto varlıklar ortaya çıktıklarından itibaren daima alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda 4. Bölümde detaylı olarak kripto varlıklar ile altın ve Bist100 getiri ve risklerinin karşılaştırılması yapılmış olup, Btc'nin en yüksek getiriye sahip yatırım aracı olduğu ortaya konulmuştur. Bu gelişmeler ışığında kripto para birimlerini ve bu alandaki gelişmeleri özetleyerek, kripto paraların getiri ve risklerini diğer yatırım araçlarıyla karşılaştırmalı olarak ele alarak, kripto para yatırımcılarının yatırım davranışlarını anket yoluyla ortaya çıkarmaya dönük bir çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışma 2020 yılında 392 katılımcının verdiği katkılarla anket yönetimi uygulanarak yapılmıştır. Anket soruları katılımcılara 20 Aralık 2019 - 1 Mart 2020 tarihleri arasında internet ortamında ulaştırılmıştır. Sonuç olarak kripto para yatırımcılarının bu alandaki görüşleri hakkında bilgi edinilmiş olup kripto paraların yasalaşması sürecinde literatüre katkı vermesi amaçlanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemiyle yapılan ankette katılımcı sayısı 392 olarak gerçekleşmiş ve bu katılımcıların kadın oranı %18,11 olmuştur. Katılımcıların %80'den fazla üniversite mezunu olup, %40'dan fazlasının gelir düzeylerinin 7501 TL'den fazla olduğu tespit edilmiştir. Anket katılımcılarının kripto paralara olan güveni yaklaşık %50 olup aynı zamanda kripto para borsalarına güvenenlerin oranı da yaklaşık %30 düzeylerindedir. Aynı zamanda kripto paraların balon olduğu görüşüne katılmayanların oranı da %60'dan fazladır. Kripto paraların ticarette kullanımı %13 düzeylerindedir. Yatırımcıların %60'a yakını Covid-19 salgınının kripto para piyasalarını olumlu etkileyeceğini inanmaktadır. Yatırımcıların %32'si açtıkları işlemlerden %21 ve üstü kazanç beklerken zarar kes için %5 oran katılımcıları %36'sı tarafından uygun görülmüştür. Katılımcıların yaklaşık %37'si yatırım davranışlarını yüksek riskli yatırım olarak tanımlamışlardır. Katılımcıların %58'si kripto para borsalarını her gün takip ettiklerini belirtirken yatırımlarını her gün takip edenlerin oranı %65 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Katılımcıların eğitim düzeyleri ile risk alma tercihleri arasında bir ilişki bulunamazken; cinsiyet, gelir düzeyi, çalışıyor olma durumu ile risk algısı arasında ilişki bulunmuştur.
Para ve finans teorisi açısından kripto paralar: Bitcoin örneği
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda küresel çağın sürekli ve değişen ihtiyaçlarına cevap verebilmek için her alanda olduğu gibi finans sektöründe de değişimler olmaktadır. Genel ve özel olarak çok fazla kripto para oluşturulmuştur. Örneğin Etherum, Bitcoin Cash, Ripple gibi kripto paralar ortaya çıkmıştır. Bunlardan en yaygın olanı ise Bitcoin'dir. Bu çerçevede popülerliği artarak hayatımızda yer alan kripto paraların finansal sisteme olan etkilerine değinilmektedir. Blok zinciri adını sıklıkla duyduğumuz kripto para madenciliği ve madencilerine de bu çalışmada yer verilmektedir. Özetle kripto paralar ve Bitcoin bu çerçevede ele alınacak ve incelenecektir. Bu tez çalışması kapsamında, BTC / USD döviz kuru, en yüksek işlem hacmi ve en değerli para birimleri ile EUR / USD, JPY / USD, XAU / UDS, CNY / USD, PETROL / USD pariteleri arasındaki ilişki Ocak 2017- Şubat 2021 dönemleri için Granger Nedensellik testi uygulanarak incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre EUR/USD, JPY/USD, XAU/USD paritesinden BTC/USD paritesine doğru tek yönlü bir nedenselliğin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Diğer pariteler ile Bitcoin arasında nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.
Blok zincir teknolojisi kullanma niyetine etki eden faktörlerin incelenmesi
Son zamanlarda iletişimin büyümesi, bilgi teknolojisindeki gelişmelerinde altında yer alan dijital ekonomi, piyasa işlemlerinin de dijitalleşmesiyle büyük ilgi gören bir konu haline gelmiştir. Dijital ekonominin içerisinde yer alan ve şu anda geleneksel ticari alışveriş biçimlerini değiştiren sanal para birimi yani kripto paralar bankacılık sisteminin aksine merkezi olmayan yapıdadır. Bu yapının kontrolünü sağlayan blok zincir veri tabanı ise güvenilir bir aracıya ihtiyaç duyulan tüm hizmetlerde kullanılabilmesi adına ve sağladığı imkanlarla ve çeşitli uygulamalarla geniş bir yelpazeye sahip olan bir teknolojidir. Böylelikle bu çalışmanın amacı, dijital ekonomiye geçiş sürecinde kişi veya kişilerin blok zincir teknolojisine olan yatkınlığını ve niyetini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, iyimserlik ve yenilikçilik gibi faktörlerle, bireylerin blok zincir teknolojisine yatkınlığı/hazır olma hali ve teknoloji kabul modeliyle blok zincir ve kullanma niyeti blok zincir kullanma niyetini etkileyen faktörler önerilen bir yapısal eşitlik modeli ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda, iyimserlik ve yenilikçilik faktörlerinin algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı faktörlerini pozitif ve önemli düzeyde etkilediği görülmüştür. Ayrıca algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı faktörlerinin de blok zincir kullanma niyeti üzerinde önemli düzeyde etkili olduğu gözlenmiştir.
Vergilemede bir dönüşüm: Blockchaın temelli vergileme ve Türk vergi sisteminde uygulanabilirliği
Günümüzde, vergi alanında pek çok dijital dönüşüm çalışmaları yapılmaktadır. Bu dönüşümlerin büyük bir çoğunluğu, mükellefler ile ilgili verilerin elde edilmesi ve bu verilerin vergisel işlemlerde kullanılmak üzere bir veri tabanında izlenmesi şeklindedir. Merkezi bir veri tabanında mali verilerin kaydedilmesi, bu veri tabanını kötüniyetli kişilerin saldırılarına hedef haline getirmektedir. Blokzincir teknolojisi, bu tür verilerin dağıtılmış bir ağ yapısında merkeziyetsiz olarak saklanması fırsatı sunarak bu soruna önemli bir çözüm getirmiştir. Blokzincir teknolojisi, işlemlerin kriptografik olarak şifrelendiği ve bloklar halinde bir ağ üzerinde kaydedildiği dağıtık bir defter teknolojisidir. Bu yönüyle veriler ağda yer alan ve düğüm olarak adlandırılan her bir bilgisayarda saklanabilmekte ve veri bütünlüğü ve değişmezliği garanti altına alınmaktadır. Verilerin zincirde yer alan bloklara işlenmesi ağdaki düğümlerin uzlaşısı ile gerçekleştirildiğinden merkezi bir otoriteye veyahut aracıya ihtiyaç duyulmamaktadır. Dolayısıyla bu teknolojinin getirdiği avantajlar, verilerin değişmezliği, şeffaflık ve izlenebilirlik, aracısızlaşma ve etkinlik olarak ortaya çıkmaktadır. Çalışmamız bu teknolojinin tanımı, özelliklikleri, avantaj ve dezavantajları ve kullanım alanlarına değinilerek başlamaktadır. Blokzincir teknolojisinin vergisel işlemlere uygulandığı ülke örnekleri de çalışmamızda yer almaktadır. Devamında, bu teknolojinin Türkiye'de vergisel işlemlere uygulanabilirliği hususuna değinilmiştir. Bu kapsamda vergi kanunları açısından bu teknolojinin potansiyel uygulama alanlarına değinilmiştir. Ayrıca bu teknolojinin Gelir Vergisi, Kurumlar Vergisi, KDV, ÖTV ve Damga Vergisi gibi vergi türlerinde yaşanan sorunlara yönelik potansiyel çözüm önerilerine de değinilmiştir. Blokzincir teknolojisinin vergi ile ilişkilendirildiği çalışmalar incelendiğinde, bu çalışmaların çoğunlukla kripto paraların vergilendirilmesi üzerine yapıldığı görülmektedir. Oysa ki bu teknoloji kripto paraların da temelini oluşturan ve kapsamı oldukça geniş olan bir teknolojidir. Çalışmamızın özgünlüğü, bu teknolojinin Türk Vergi Sisteminde yer alan Vergi Usul Kanunu, Gelir Vergisi Kanunu, Kurumlar Vergisi Kanunu, KDV, ÖTV ve Damga Vergisi Kanunları açısından potansiyel kullanım alanları ve önerilerle detaylandırılmış olmasıdır. Bu kapsamda bu vergi türleri açısından görülen bazı sorunlara da çözüm önerileri getirilmeye çalışılmıştır.
Kripto paraların bankacılık sektörüne etkileri
Bu araştırma, kripto paraların bankacılık sektörü ödeme yöntemlerine etkisini belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren bankacılık sektöründe en az 10 yıl deneyime sahip, konusunda uzman özel banka çalışanlarından kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 özel banka çalışanı çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi desenlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla çevrim içi ve yüz yüze elde edilmiştir. Veriler, nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuçta, kolaylık sağlaması, daha hızlı ve düşük maliyetli işlem yapabilme imkânı sağlaması nedenleri ile kripto paraların bankacılık sektörü ödeme yöntemlerini farklılaştıracağı sonucuna varılmıştır. Çalışmada, bankacılık sektörünün kripto paraların ödeme yöntemlerine ilişkin yasal düzenleme beklentisi ile AR-GE çalışmalarının hazırlık aşamasında olduğu belirlenmiştir.
Blok zincirde yapay zeka destekli yeni bir onay mekanizmasının geliştirilmesi: optimizasyon tabanlı onay mekanizması (poO)
Blokzincir sistemleri son dönemin ortaya çıkan popüler teknolojilerdendir. Merkezi olmayan bir sistem olarak blokzincir teknolojisi birçok çözüm sunmuş ancak bu çözümlere bağlı birçok soruna yol açmıştır. En önemli sorunlarından biri de yeni bir konsensüs bloğu oluşturmak için özet(hash) hesaplamalarını çok yoğun yaparken süreye bağlı olarak verimliliğini düşürmesidir. Bu çalışmada, blok oluşturmak için yapılan hesaplamaları optimizasyon algoritmalarına yönlendiren Proof of Work'ten (PoW) kaçınmak için yeni bir model önerilmektedir. Önerilen kanıt mekanizmasına Optimizasyon Kanıtı (Proof of Optimum,PoO) adı verilmektedir. Optimizasyon algoritmalarını çözmek için tasarlanan sisteme problem olarak Gezgin Satıcı Problemi (GSP) girilmiştir. Düğümlerden GSP'yi belirli iterasyonlarla ve popülasyonlarda çözmeleri istenir. Sonuç olarak düğümlerden elde edilen uygunluk, yoğunluk ve zaman değerleriyle bloklar oluşturmaları istenir. PoO ve PoW konsensüs mekanizması sistemde deneysel bir karşılaştırmaya tabi tutulmuştur. Test sonuçları, PoO konsensüs modelinin blok oluşturma süresinin en az şehirli veri seti çözümüne göre 2 sn ile en fazla şehirli veri seti çözümüne göre 60 sn arasında değiştiğini göstermektedir. Bu çalışmada değerlendirilen GSP'deki şehir sayısı değiştirilerek problemlerin zorluk düzeyleri ayarlanabilmektedir. Bu sayede ağda blok oluşturma sorunu her an daha zor veya daha kolay hale getirilebilir. Deneysel analizler sonucunda blokzincirde madenciler arasında blok oluşturma yüzdesi olan merkeziyetsizliğin daha istikrarlı bir değere ulaştığı ve adalet endeksinin ortalama 0,90'ın üzerine çıktığı görülmüştür. Elde edilen değerler PoW ile karşılaştırıldığında blok süresinin daha kararlı olduğu ve blokzincirinin adem-i merkeziyetçiliğinin daha yüksek olduğu gözlemlendi. Bu sayede blokzincir sistemindeki yüksek donanımlı düğümlerin ağa hakim olması engellenmiştir. Böylece düşük donanımlı düğümlerin blok zincirinde blok oluşturma hakkına sahip olması sağlanmıştır.
Medyada anlam inşası: Bitcoin örneği
Blockchain teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, gündelik hayatın her alanında konuşulur hale gelen kripto para birimi Bitcoin, hala belirsizliğini korumaktadır. Oldukça muğlak bir gündem olan Bitcoin, yönelimlerinin çok öngörülebilir olmadığı bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak medya bu durumu, öngörülebilir bir hale getirmek yönünde bir anlam dünyası inşa etmektedir. Dolayısıyla medya eliyle inşa edilen bu anlam dünyasının terimlerini ortaya koymak önemlidir. Çalışmada, Bitcoin gerçekliğinin medya vasıtasıyla inşa edilerek gündelik hayatın bir parçası haline getirdiği ve topluma nasıl aktardığını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmada medyanın Bitcoin'i nasıl tasavvur ettiği, Bitcoin'e nasıl anlamlar yüklediği ve bu anlamların oluşturulmasında hangi faktörlerin etkili olduğu bilimsel veriler ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Buradaki temel sorunsal Bitcoin'in ne olduğu değildir. Çalışma medyanın Bitcoin ile ilgili nasıl bir anlam dünyası inşa ettiğini, literatür analizi ve Teun A.Van Dıjk'ın eleştirel söylem analizi yöntemini kullanarak ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Medya, Anlam, Gerçeklik, Bitcoin
Bitcoin alternatif bir para birimi olabilir mi? ekonomik bir değerlendirme
Tarihsel süreç içerisinde para, değişen ihtiyaçlar ve teknolojik yenilikler doğrultusunda farklı şekillere bürünmüştür. Son yıllarda paranın son örneği olan kripto paralar Bitcoin ile hayatımıza girmiştir. Bitcoin, şifreleme tekniklerinin kullanıldığı ve merkezi bir otoritenin kontrolüne ihtiyaç duymaksızın işlev gösterebilen dijital bir para birimidir. Teknolojik ilerlemeler sonucunda yeni bir parasal araç olarak ortaya çıkan ve itibari para birimlerine alternatif olabileceği düşünülen Bitcoin'e ilgi giderek artmaktadır. Bu çalışmada, Bitcoin'in mevcut para birimlerine alternatif bir para birimi haline dönüşüp dönüşmeyeceği, paranın sahip olduğu geleneksel işlevler açısından incelenmektedir. Bu bağlamda, Bitcoin'in paranın işlevlerini ne ölçüde sağlayabileceği, sahip olduğu temel özellikler ve teknolojik altyapı dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Teorik olarak Bitcoin bir değişim aracı olma potansiyeline sahip olmakla beraber alternatif bir para birimi veya bir değişim aracı olarak tercih edilmediği sonucuna ulaşılmaktadır. İlaveten, Bitcoin'in bir değer saklama aracı olarak talep edilme potansiyeline sahip olduğu anlaşılmaktadır
Milletlerarası özel hukuk bağlamında Blockchain
2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından yazılan "Bitcoin: A-Peer-to-Peer Electronic Cash System" isimli makale ile ortaya çıkan 'Blockchain', kavramı merkezi bir yapısı olmayan, dağıtık ağ yapısına sahip, güvenli ve değiştirilemez bilgilerin depolandığı bir defter sistemini ifade etmektedir. 'Bitcoin' ise, bu sistem üzerinde merkezi bir yapı olmadan direkt olarak bir kişiden diğer bir kişiye aracısız olarak aktarılabilen bir kripto paradır. Tez kapsamında bu iki kavramın yanında, kripto paraların kolaylıkla değişim ve transferlerinin yapıldığı platformlarda hayati önem taşımaktadır. Ülkemizde ve dünyada, yüz milyonu aşan kullanıcı sayısı ile bu platformlar, bir trilyon dolarlık işlem hacminin üzerine çıkmışlardır. Sözleşme taraflarının bu platformları kullanarak birbirlerine kripto para transfer etmeleri alım-satımları sırasında, gerek alıcı ve gönderici taraf, gerekse platformlarla kullanıcılar arasında hukuki ihtilaflar ortaya çıkabilmektedir. Çıkacak olan bu uyuşmazlıkların esasına girilmeden önce, esasa hangi hukuk kurallarının uygulanacağı problemine çözüm bulmak gerekir. Konu ile alakalı olarak yeknesak bir kurallar bütünü mevcut olmadığı için, ulusal hukuklardaki veya birliklerdeki kanunlar ihtilafı kuralları ile bu sorun çözülecektir. Kanunlar ihtilafı kurallarında bulunan, sübjektif ve objektif bağlama kuralları ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygulanacak hukukun tespiti yapılacaktır. İrade muhtariyeti çerçevesinde, tarafların seçtikleri hukuk, kanunun izin verdiği ölçüde, yani kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kuralların dışında uygulama alanı bulacaktır. Tarafların hukuk seçiminin bulunmaması halinde, objektif bağlama kuralları, platformlar kullanılarak yapılan kripto para transferleri sözleşmelerine uygulanacaktır. Tez konusu teknoloji, uluslararası alanda kara para aklama ve terör finansmanında oldukça fazla kullanıldığı için, sözleşmeyle ilişkili ülkelerin ve üçüncü ülkelerin, kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kuralları oldukça fazla uygulama alanı bulacaktır.
Uluslararası ticarette blockchain kullanımının SWOT analizi ile değerlendirilmesi
Kripto para ve blockchain teknolojisi günümüz dünyasında teknolojik gelişmeler ile birlikte çok geniş kitlelere ulaşmıştır. Kripto paranın itibari paranın yerini alıp almayacağı yıllardır sürekli tartışma konusu olmuştur ve net bir bulgu elde edilememiştir. Kripto para fiyatlarındaki oynaklıklar, ülkelerin yaklaşımı ve manipülasyonlara açık olması tam olarak kripto paraya güven vermemektedir. Kripto paralara bazı ülkeler yakın dururken, bazı ülkeler uzak bir tavır izlemektedir. Kripto para ile birlikte blockchain sistemi de hızı, güvenliği, maliyeti ve üçüncü taraflara ihtiyaç kalmaması gibi özelliklerinden dolayı hayatımızda önemli bir noktaya gelmektedir. Blockchain sistemi sadece kripto para sistemlerinde değil hayatın hemen hemen bütün alanlarında kendine yer yapabilecek potansiyelde bir sistemdir. Blockchain teknolojisinin bir diğer ve en önemli özellikleri arasında görülen özelliği de ödemeler sisteminde kullanılabilecek potansiyelde olmasıdır. Bu tezde, kripto para ve blockchain sistemlerinin uluslararası ticarete entegrasyonu konusunda daha önce yapılan literatürdeki çalışmalar, örnekler incelenmiştir ve kripto para ve blockchain sisteminin uluslararası ticarete entegrasyonunun uygulanabilirliği amaçlanmış olup SWOT analizi yöntemine başvurulmuştur. Yapılan analizler ve araştırmalar incelendiğinde konu ile ilgili üzerinde hemfikir olunan ortak yaklaşımlar göze çarpmaktadır. Bu çalışmalar ışığında bakıldığında ülkelerin kısıtlamaları ve yaklaşımları sebebiyle mevcutta kullanılan kripto paraların uluslararası ticarete entegrasyonu konusunda net bir cevap bulunmamaktadır. Ancak kripto paralar ve blockchain teknolojisinin uluslararası ticareti daha hızlı ve ucuz hale getireceğinden ülkeler kendi kripto paralarını çıkarma hazırlıklarına başlamışlardır. Bu sayede uluslararası ticarette döviz kurları etkisi azaltılacaktır ve dünya çapında ödemeler daha hızlı ve kolay bir şekilde yapılacaktır. Diğer bir yandan blockchain teknolojisi ödemeler sisteminde de kullanılacak olup bu teknoloji ile yapılacak ödemelerde aracı veya merkezi bir otoriteye sahip olmaması sebebiyle banka ve finans kuruluşlarına ihtiyaç olmayacağını göstermektedir. Yapılan işlemlerin değiştirilemez olması sayesinde oluşan güvenlik uluslararası ticarette önemli bir faktör olacaktır. Mevcut kripto paralara oranla, blockchain sistemine ülkelerin bakış açıları daha olumlu yönde olduğundan ve yapılan çalışmalara bakıldığında yakın gelecekte blockchain sistemine geçişin yapılacağı görülmektedir.
Kripto para biriminin düzenlenmesi: Avrupa Birliği örneği
Satoshi Nakamoto'nun Bitcoin ile ilgili makalesiyle hayatımıza girmiş olan ve günümüzde yaygın hale gelen kripto para sistemi; işletmelere ve müşterilerine yeni ödeme yöntemleri, yatırım fırsatları sunmanın bir yolu olarak kazanç sağlamakta ve hatta bazıları devletler tarafından ödenen fiat para birimlerinin yerine geçecek şekilde tasarlanmaktadır. Araştırmada, kripto para birimleri ifade edilerek, finansal bağlamda kripto varlıklarının ekonomik potansiyelini, risklerini analiz etmekte ve bu bağlamda Avrupa Birliği'nde bu sistemin düzenlemesinin gereklilikleri değerlendirmektedir. Avrupa Birliği'nde kripto paraların düzenlemesinin farklı etkileri analiz edilmekte ve düzenlemeleri için politika önerileri geliştirilmektedir. Bununla birlikte, kara para aklama ve terörizmin finansmanı gibi yasa dışı faaliyetlerle ilgisi, tüketicinin ve yatırımcının korunmasının yolları, finansal istikrar üzerindeki etkileri, kripto varlıklarının vergilendirilmesi ve blok zinciri uygulamalarının mevcut yasal çerçeveye uygunluğu ele alınmaktadır. Ulusların atacağı uygun adımları öne çıkararak yarattığı küresel değişim ile artan ilginin, piyasanın geleceğine nasıl etkide bulunacağı araştırılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Kripto para birimleri, Blok zinciri, Bitcoin, Kara para aklama, Avrupa Birliği düzenlemeleri
Bitcoin, hisse senetleri ve stratejik emtia getirileri arasındaki ilişki: Dalgacık tabanlı kantil regresyondan kanıtlar
Finans dünyasında son yıllarda en çok konuşulan konulardan birisi kripto paralardır. Bitcoin, kripto para piyasasında en iyi bilinen ve %43'lük oranı ile dominasyonu en yüksek kripto para birimidir. Bu bağlamda Bitcoin'in diğer hisse senetleri ve stratejik emtialar ile ilişkisi önem arz etmektedir. Bu çalışmada, blockchain (blokzincir) teknolojisi ile geliştirilen kripto para birimi olan Bitcoin getirileri ile önemli hisse senetleri ve stratejik öneme sahip emtia getirileri arasındaki ilişkiyi dalgacık tabanlı kantil regresyon analizi ile incelenmiştir. Bu kapsamda 1 Ocak 2016 – 1 Mayıs 2022 tarihleri arasında işlem olmayan günler dışarıda bırakılarak, günlük fiyatları baz alınan Bitcoin'in; Türkiye için BIST100, Amerika için (NYSE Composite, S&P 500, Dow Jones ve Nasdaq), İngiltere için Londra (London Stock Exchange Group), Almanya için DAX, Çin için Şanghay (Shanghai Composite), Japonya için Tokyo (Tokyo Stock Exchange REIT), Brezilya için Bovespa borsa endeksleri ile altın, gümüş, ham petrol ve doğalgaz getirileri ilişkisinin analizi için öncelikle farklı zaman frekanslarındaki (2–4, 4–8, 8–16, 16–32, 32-64 ve 64–128 gün) getiriler elde edilmiş, daha sonra farklı zaman frekanslarındaki Bitcoin getirileri ile hisse senetleri ve stratejik emtia getirileri arasındaki ilişki farklı kantillerden kanıtlar sunulmuştur. Elde edilen kanıtlar sonucunda Bitcoin getirilerinin; altın, gümüş ve ham petrol emtia getirileri ile BIST-100, S&P 500, NYSE, Dow Jones, Nasdaq, Londra, DAX, Bovespa ve Tokyo borsa endeksi getirilerini pozitif yönde, Shanghai borsa endeksi getirilerini genellikle düşük kantillerde pozitif yönde, yüksek kantillerde negatif yönde, doğalgaz getirilerini ise uzun dönemde negatif yönde etkilediği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bitcoin, Hisse Senetleri, Emtialar, Kantil.