Şirket performansı
85 theses under this subject heading
Kurumsallaşma ve performans ilişkisi: Eskişehir ili örneği
Bu araştırmada kurumsallaşmanın işletmelerin artan rekabet koşullarında ayakta kalabilmeleri için işletme performansına, iş performansına etkileri ve kurumsallaşma ve performans ilişkisi incelenmiştir. Literatür taramasının ardından iş performansı görevsel ve bağlamsal performans olarak kurumsallaşma üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Bu amaçla Eskişehir ilinde faaliyet gösteren 8 kurumsal işletmenin 310 çalışanına gönüllülük esasına göre ulaşılmıştır. Kurumsallaşma örgütlerde iletişim ve etkileşimin belirli kurallar içerisinde yapılmasıdır. Bu kurallar bireyden topluma ulaşan süreçlerin belirli kurallar eşliğinde yapılmasıdır. Bu kuralların uygulandığı işletmeler farklılık yaratarak farklı olmaktadırlar. Bu farklılıkları yakalamada tek adam yönetiminden vazgeçmek ve işi profesyonellere kısmen/tamamen devrini de içermektedir. Bu holistik içerik örgütsel bazda performansa da etki ederek işletme hedef ve amaçlarına ulaşmada başat rol üstlenecektir. Yapılan korelasyon analiz sonucu elde ettiğimiz bulgularla kurumsallaşma ile iş performansı arasında (r=0,398) zayıf düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Kurumsallaşma ile işletme performansı arasında ise (r=0,609) yüksek düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular kurumsallaşmanın daha çok işletme performansı ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Yapılan regresyon analizi sonucu kurumsallaşmanın iş performansını (β=0,245 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca kurumsallaşmanın işletme performansını (β=0,438 p<0,05) pozitif yönde etkilediği tespit edilmiştir
Müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) uygulamalarının işletme performansına etkileri ve bir uygulama
Müşteri; günümüz rekabet ortamında en önemli bilgi sermayesidir. Bu şartlarda, ürün veya hizmet yaratmayı, üretmeyi ve dağıtmayı kapsayan iş sürecinin müşterinin algıladığı değerlere odaklanması zorunludur.Müşteri ilişkileri kavramı; günümüz pazarlama anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Küreselleşen bir dünyada değişen müşteri yapısı, işletmeleri çok ciddi bir şekilde yapılanmaya ve müşterilerine yönelik stratejilerini yeniden gözden geçirmeye zorunlu hale getirmiştir. Bu değişim karşısında ayakta kalabilmek için, müşterilere yönelik olarak uygulanacak temel pazarlama stratejilerinden en önemlisi müşteri ilişkileri yönetimi yaklaşımıdır.Bu çalışmanın amacı, müşteri ilişkileri yönetiminin başarılı bir şekilde uygulanmasının işletmenin performansına etkisinin olup olmadığının ortaya konulmasıdır. Bu stratejinin başarılı olabilmesi için ilk olarak işletme bünyesinde en üst yöneticiden başlayıp en alt çalışana kadar bu konuyu benimsemeleri gerekmektedir. Veri madenciliği ve teknolojik alt yapının yardımıyla müşterilerin istek ve ihtiyaçlarına göre en iyi hizmetin sunulması gerekliliği Müşteri İlişkileri Yönetiminin temelini oluşturmaktadır.Bu tez çalışmasında İzmir ilinde faaliyet gösteren bir otomotiv firmasında müşteri ilişkileri yönetimi uygulamalarının işletmenin performansına nasıl bir etki yarattığı analiz edilmiştir. Araştırma işletmede çalışan 70 kişilik bir örneklemin cevaplandırdığı anketler dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Anket sonuçlarının değerlendirilmesinde frekans, güvenilirlik, korelasyon ve ki-kare analizleri kullanılmıştır.
Aile işletmelerinde kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin işletme performansına etkileri
Global dünyada işletmelerin varlıklarını devam ettirmeleri; geçmişteki kurulum ve kazanımlarının yanında, günün koşullarına adapte olmasına ve geleceğini global yapıya uyumlu planlamasına da bağlıdır. Global yapıya adapte ve/veya uyumlu olma düzeyi işletme faaliyetlerinin kurumsal yönetim anlayışı ile birlikte profesyonel yöneticiler tarafından organize edilmesine ve yönlendirilmesine bağlıdır.Kurulum aşamasında birey ve/veya bireyler tarafından inşa edilen ve ilk zamanlarda basit organizasyonel davranışlarla başarılar elde edebilen aile işletmeleri zaman içerisinde günün hızla değişen ve karmaşıklaşan piyasa koşullarına ayak uydurmakta zorlanmaktadırlar. Bilgiye verilen değer ve faydalanma alternatiflerindeki değişiklikler, teknolojideki hızlı değişim, zorlu rekabet piyasası ve çevre koşullarının her gün farklılaşması ile birlikte işletmelerin kurulum aşamasındaki yapısı yetersiz kalmaktadır. Bu şartlar altında işletmelerin yaşam sürelerini ve performanslarını en yüksek düzeyde tutmaya yönelik bir yapılanmanın ve yönetim tarzının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. Profesyonelleşme ve bunun tetikleyicisi olan kurumsallaşma küçük çaptaki işletmelerin faaliyetlerini daha sağlıklı devam ettirmeleri ve stratejik planlarına ulaşmadaki performansları kurumsallaşma düzeyiyle orantılı olacaktır.Bu çalışma, kurumsal yönetim anlayışı ve profesyonelleşmenin yönetim bilimi içerisindeki açılımını ve farklı yönetim tarzlarıyla etkileşimini, bununla birlikte, bu etkileşimin çıktılarıyla işletme performansı arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koyarak, yönetim literatürüne katkıda bulunmakla birlikte, örgüt sahip, ortak ve liderlerine işletmenin içinde bulunduğu durumu iyi analiz etme ve kurumsallaşma sürecini iyi yönetme de yol gösterici olacaktır.
Toplam kalite yönetimi unsurları ve unsurlarından biri olan eğitim ile işletme performansı arasındaki ilişki
"Toplam Kalite Yönetimi Unsurları ve Unsurlarından Biri Olan Eğitim ile İşletme Performansı Arasındaki İlişki" konulu çalışmamız genel yapısı itibariyle üç ana bölüm ve ilave anket araştırmaları değerlendirme bölümünden oluşmaktadır. Üç ana bölüm olarak değerlendirilen, "Toplam Kalite Yönetimi, İşletmelerde Toplam Kalite Yönetimi Eğitimi İşletmelerde Genel Olarak Toplam Kalite Yönetimi Perspektifinde Performans Değerlendirme" bölümlerine ilaveten son bölümde anket araştırmasının genel bir değerlendirmesi yapılmıştır. İlk olarak, Toplam Kalite Anlayışı öncelikle genel yapısı itibariyle değerlendirilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonrası kalite anlayışının işletmelere ve zamana göre bazı değişiklikler göstermesine rağmen genel olarak ele alındığında kalite her işletme için aynı etkiyi gösterdiği tespit edilmiştir. Bu etki üçüncü bölümde değerlendirilmesi yapılan işletme performanslıdaki pozitif etki olarak açıklanmıştırİkinci bölümde ele alınan, Toplam Kalite Yönetiminde Eğitim anlayışı; eğitimde nitelikli insan gücü yetiştirmek, evrensel standartları yakalamakla, geleneksel eğitim anlayışından çok yönetimi daha etkili ve verimli kılan, katılım ve işbirliğini öğrenen, insanı merkeze alan bir yönetim anlayışını benimsemekle mümkündür.Çalışmamızın üçüncü bölümünde ele aldığımız işletme performansının değerlendirmesi genel olarak TKY anlayışı perspektifinde yapılmıştır. İlk olarak işletme performansının işletmeler açısından neyi ifade ettiği açıklanmıştır. Kalite uygulamaları sonucu işletme genelinde oluşan performans artışlarının ölçümlerinde özellikle dikkat edilmesi gereken hususlar ele alınmış, elde edilen verilerin doğru şekilde analizi için gerekli raporlamaların taşıması gereken özellikler belirtilmiştir. İnceleme ve değerlendirmeler sonucu Anket uygulama sonuçlarının, özellikle üçüncü bölümde belirtilen işletme performansındaki artışla paralellik gösterdiği tespit edilmiştir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Kalite, Performans, Liderlik, Müşteri Odaklılık, Kaizen
Evaluation of small and medium-sized Syrian companies from the perspective of marketing strategies
Strategy is a concept that describes long-term plans and decisions aimed at achieving future goals. Marketing is the process carried out by companies in relation to goods and services and aims to realize the desires of individuals, organizations, and society. The combination of strategy and marketing has produced the concept of marketing strategies, which deals with the long-term processes by which organizations seek to achieve the desires of consumers and thereby achieve the goals of the organization. The thesis explains the details of some marketing strategies and methods, revealing the scientific and practical methods operated by marketing management. It also presents interviews with some Syrian companies in Turkey to examine the effectiveness of marketing management in these companies and how much they know about marketing strategies, as well as their strengths and weaknesses. As a result of our research, we found that although Syrian companies achieve temporary positive results in the short term, their inability to activate and implement marketing strategies due to their lack of marketing knowledge prevents them from strategic goals, growth, and transformation into an international company. Keywords: Marketing Strategies, Marketing Mix, Company Performance.
Kriz dönemlerinde odaklanma stratejileri ve odaklanma türlerinin işletme performansına etkisi: Adana KOBİ`leri üzerinde bir inceleme
Her geçen gün artan talep ve dünya ülkelerinin içinde bulunduğu ekonomik sorunlar nedeni ile birçok işletme büyük sıkıntılar yaşamaktadır. Bunların ilk sırasını ekonomik sorun ile istihdam sorunu almaktadır. Tükenen doğal kaynaklar, artan taleplere cevap veremez bir hale gelmiştir. KOBİ, kurumların yapısı ve süreç dinamikleri, krizin nasıl ele alındığı, hatta çalışanların krizle nasıl başa çıktıkları, kriz dönemlerinde hangi önlemleri aldıkları, kriz ve ekonomik bunalım dönemlerinde işletmelerin uyguladığı stratejilerin neler olduğu, işleyiş açısından çok büyük önem arz etmektedir. İşletmelerin ekonomik süreçde uyguladıkları politika, üretim politikası, performans, kalite ve süreklilik, işletmecilik açısından çok önemlidir. Sistemli ve programlı çalışan işletmeler, kriz dönemlerini kendi açılarından ya çok az bir zarar ya da işletmenin işleyişini olumsuz olarak etkilemeyecek şekilde atlabilmektedirler. Sistem ve programdan uzak olan, doğabilecek her türlü kriz ortamında ayakta kalma olanaklarına sahip olmayan işletmeler ise devamlılık yetilerini kaybetmektedirler. Özellikle Türkiye ve Dünya ülkelerindeki KOBİ düzeyinde bulunan işletmelerin aile şirketi olması nedeni ile ekonomik krizin etkileri hem firma hem de aile içinde dönüşü olmayan onarılmaz tahribatlara yol açmaktadır.Bu çalışmanın temel amacı , Adana'da KOBİ'lerin kriz dönemlerinde herhangi bir odaklanma stratejisi izleyip izlemediğini ele almakla birlikte; eğer izlenen bir odaklanma türü veya türleri var ise, bu odaklanma türlerinin işletme performansına etkisini ölçmektir.Çalışma evrenini Adana bölgesindeki KOBİ ölçeğindeki işletmeler oluşturmaktadır. Bölge ticaret ve sanayi odalarında, KOSGEB'den elde edilecek işletmelerin yöneticilerine Miller, Beser ve Diğ (2002) tarafından geliştirilen anket elden ulaştırılıp, yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır.Çalışmanın sonunda KOBİ'lerin kriz ve ekonomik sorunların yaşandığı dönemlerde izlediği yollar ve stratejilere yönelik bilgiler elde edilerek istatistik SPSS-13 analiz yöntemi ve Monava, Korelasyon, Anova testleri uygulanarak olumsuzlukların tespiti yapılmıştır. Araştırma sonuçlarında, KOBİ yöneticilerinin yaşadıkları şehirdeki krizin etkisi, kriz öncesinde işletmenin faaliyet gösterdiği sektörün durumunu etkilemediği görülmüştür. Krizden çıkış için aldıkları tedbirler ve odaklanma tercihleri, işletmelerin başarısını ve kriz öncesinde işletmelerin faaliyet gösterdiği sektörün durumunu etkilediği görülmektedir.Anahtar Kelimeler: KOBİ, Kriz, Strateji, Ekonomi,Performans, Verimlilik, İstatistik
Türkiye'deki katılım bankalarında pazar odaklılığın işletme performansına etkisi
Bu çalışmada pazar odaklılığın işletme performansı üzerindeki etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda pazar odaklılığın alt boyutlarından olan müşteri odaklılık, rakip odaklılık ve departmanlar arası koordinasyonun, işletme performansı ile birlikte işletme performansının alt boyutları olarak ele alınan yenilik performansı, finansal performans ve finansal olmayan performans üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırma, Türkiye'de faaliyet gösteren katılım bankaları üzerinde yapılmıştır. Anket yoluyla toplanan veriler; faktör, güvenilirlik, t-testi, korelasyon ve regresyon gibi çeşitli analizlere tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda, pazar odaklılığın işletme performansı üzerinde pozitif yönlü ve anlamlı bir etkisi olduğu tespit edilmiştir.
Lojistikte dış kaynak kullanım başarısının işletme performansına etkisi: Gaziantep ili örneği
Bu çalışmanın amacı lojistikte dış kaynak kullanımını tercih eden işletmelerin performanslarına etkisini araştırmaktır. Dış kaynak kullanım başarısını tedarik yönetim yeteneği, bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim ile ilişkilendirip, işletme performansına etkisi irdelenmiştir. Lojistikte dış kaynak kullanılan faaliyetler; taşıma, depolama ve antrepo işlemleri, ambalajlama, satın alma, envanter yönetimi, elleçleme, sigortalama ve gümrükleme olup, işletme performans ölçümündeki kriterler de verimlilik, kar, kalite, yeni ürün geliştirme, teknolojik etkinlik, çalışan memnuniyeti ve pazar payı olarak incelenmiştir. Gaziantep ilinde lojistik faaliyetlerde dış kaynak kullanan işletmeler araştırılmış ve 110 işletmeye anket uygulanıp veriler analiz edilmiştir. Elde edilen bulgulara göre; tedarik yönetim yeteneği ile bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim arasında pozitif ilişki bulunmuş, bilgi paylaşımı, işbirlikçi katılım ve iletişim ile dış kaynak başarısı arasında pozitif ilişki bulunmuş ve son olarak da dış kaynak başarısı ve işletme performansı arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Dış Kaynak, İşletme Performansı, Lojistik
Kurumsal girişimcilik ve işletme performansı ilişkisi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada Adana'da faaliyet gösteren otellerde çalışanların kurumsal girişimciliği ile işletme performansı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Adana ilinde dört yıldız ve üstü statüsünde otelcilik hizmeti sunumu gerçekleştiren otellerde görevli beyaz yaka personelleri üzerine çalışma uygulanmıştır. Yöntem olarak bağımsız gruplar t-testi analizi ile tek yönlü varyans analizleri ise Anova testi ile farklılığın nedenini bulma adına çoklu karşılaştırma testlerinden Post Hoc testinden yararlanılmıştır. Ayrıca ölçekler arasındaki ilişkilerin belirlenebilmesi için Korelasyon analizi yöntemlerine başvurulmuştur. Bu araştırma sonucunda katılımcıların kurumsal girişimcilik alt boyutlarından risk alma eğilimi, yenilikçilik, proaktiflik, örgütsel yenilenme, rekabetçi agresiflik ve çevrenin rekabetçi yapısı ile performans alt boyutları finansal olan ve olmayan alt boyutları ile aralarında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu sonucuna varılmıştır. Proaktiflik ile performans alt boyutları finansal olan ve olmayan alt boyutları arasında ise istatistiksel olarak anlamlı herhangi bir ilişkinin olmadığı tespit edilmiştir. Katılımcıların cinsiyet, yaş ve eğitim durumu değişkenleri ile kurumsal girişimcilik alt boyutları ile aralarındaki ilişkilerin sonuçları incelenmiştir. Yaş değişkeni açısından katılımcıların yaş düzeyleri arttıkça, pozitif yönlü bir eğilim sergiledikleri gözlenmiştir. Eğitim durumu açısından eğitim düzeyi arttıkça negatif yönlü bir eğilimin varlığı gözlenirken, cinsiyet değişkeni penceresinden kadın katılımcıların, erkek katılımcılara göre daha pozitif bir düşünceye hakim oldukları belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Finansal Olan Performans, Finansal Olmayan Performans, Girişimcilik, Kurumsal Girişimcilik, Performans.
Girişimcilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin işletme performansları üzerindeki etkisi
Günümüz ekonomi anlayışının temelini şüphesiz ki finans faktörü oluşturmaktadır. Temel finans bilgisinin önemi, dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de her geçen gün artmaktadır. Yakın zamana kadar dünyayı sarmaya başlayan güncel ve yeni finansal kavramların içinde en önemlilerden biri finansal okuryazarlık kavramıdır. Bu kavrama varlıklarını yönetmek isteyen her bireyin ihtiyaç duyduğu da fark edilmeye başlanmıştır. Finansal okuryazarlığa en çok ihtiyaç duyacağı düşünülen girişimcilerin, finansal okuryazarlık seviyelerinin tespiti bu çalışmanın motivasyonunu oluşturmaktadır. Ayrıca girişimcilerin işletme performanslarının da finansal okuryazarlık seviyelerinden etkileneceği düşünülmüştür. Bu doğrultuda bu çalışmanın amacı, Gaziantep ilinde faaliyet göstermekte olan iş yeri sahibi girişimcilerin finansal okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi ve finansal okuryazarlığın işletme performansları üzerinde etkisinin olup olmadığını incelemektir. Bu doğrultuda, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren 206 iş yeri sahibi girişimciye finansal okuryazarlık ve işletme performans ölçeklerinden oluşan anket formu uygulanmıştır. Anket uygulamasından elde edilen verilerle çalışmanın hipotezleri test edilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre finansal okuryazarlık seviyesi işletme performansını anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir.
İhracat yapan işletmelerin dinamik yeteneklerinin işletme performansına etkisinde örgütsel çevikliğin aracılık rolü (Halıcılık sektöründe Gaziantep ili örneği)
Bu çalışma ile stratejik yönetim alanyazınına katkı sağlamak amaçlanmaktadır. Öncelikle karmaşık bir literatürü bulunan dinamik yeteneklere katkı sağlamak hedeflenmiştir. İkinci olarak, örgütsel çeviklik kavramı işletmeler için stratejik düzeyde tartışılarak, söz konusu kavrama ilişkin çok boyutlu bir ölçme aracının işlemselleştirilmesi hedeflenmiştir. Üçüncü olarak işletme performansının ölçülmesi hedeflenmiştir. Tezin birinci bölümünde araştırmanın amacı, önemi, kısıtlarından bahsedilmekte ve ikinci bölümünde dinamik yeteneklerin, örgütsel çevikliğin ve işletme performansının kavramsal çerçevesi çizilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, hipotezleri, araştırma modeli ve analizler, dördüncü bölümde ise bulgular ve takip eden son bölümde bulguların yorumlanması, ileriki araştırmalar ile yöneticiler için tavsiyeler yer almaktadır. Araştırmada kapsamında, Gaziantep ilinde faaliyet gösteren 113 işletmenin üst düzey yönetici/sahibinin verdiği yanıtlar doğrultusunda yapılan analizler sonucunda, Dinamik yeteneklerin işletme performansı üzerindeki etkisinde örgütsel çevikliğin aracılık etkisi kısmen de olsa desteklendiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dinamik Yetenekler, Örgütsel Çeviklik, İşletme Performansı
Tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansına etkisi: Gaziantep ilinde bir uygulama
Küreselleşmeyle beraber artan rekabet ortamında tedarik zinciri yönetimi; işletmelerin performanslarını etkileyen etmenlerden birisi olarak görülmektedir. İşletmeler global pazardaki rekabet ortamında, bir yandan rekabetçi konumlarını korumak isterken diğer yandan da yeni müşterilerinin isteklerini yerine getirmede tedarik zinciri yönetimini uygulamaktadırlar. Bu bağlamda, tez çalışmamın amacı tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansına etkisinin araştırılması olarak belirlenmiştir. Araştırmada tedarik zinciri yönetimi ve işletme performansı ölçekleri kullanılarak oluşturulan anket Gaziantep ilinde üretim yapan 176 üretim işletmesine uygulanmıştır. Toplanan veriler SPSS ve AMOS programları ile analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda; tedarik zinciri yönetimi uygulamalarının işletme performansı üzerinde anlamlı ve pozitif yönde etkisinin olduğu bulgularına ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: tedarik zinciri, tedarik zinciri yönetimi, işletme performansı
Sınır ötesi banka birleşmelerinin ve satın almalarının finansal etkileri
Sınır ötesi banka birleşmeleri ve satın almaları; hedef ülkenin mali politikalarına engel oluşturma, kriz döneminde krizi tetikleyen uygulamalarda bulunma, bir baskı grubu oluşturarak ülkenin izleyeceği politikaları yönlendirme, sağlıksız bir rekabet ortamı oluşturabilme, ülke içinde kaynak dağılımını sınırlama, satın alan tarafın ülkesinde gerçekleşen krizden dolayı hedef bankaların finansal durumunu etkileme veya batmasına neden olma gibi ülke ekonomisini etkileyebilecek negatif etkileri nedeniyle önemli bir yer arz etmektedir. Sınır ötesi banka birleşmelerini ve satın almalarını tetikleyen güdüler arasında, müşteriyi takip etme, savunma, pazar fırsatlarından yararlanma, riski dağıtma ve/veya azaltma, bilgi maliyetlerinin yüksek olması, otorite sınırlamalarının kaldırılması, ortak köken, etkinlik arttırma beklentisi, bankalarda bilişim teknolojilerinin maliyetlerinin yüksek olması, kapsam, ölçek ekonomilerine ulaşma ve sinerji beklentileri, yeni bir ülkede pazara giriş stratejisi, özelleştirme sonrası satın alma işleminden kâr elde etme beklentisi, hedef ülke göstergeleri (GSYİH yükselme beklentisi, bankacılık hizmetlerinin kullanım düzeyi, bankacılık sektöründe kârlılık oranları) yer almaktadır. Birleşmelerin ve satın almaların performanslarını ölçmek için pazar temelli hissedarların getirilerini hesaplama yöntemi, finansal tabloları temel alan çalışmalar, yöneticilere yapılan anket ve klinik çalışmalar yöntemleri kullanılmaktadır. Bankalarda finansal tabloları temel alan analizlerde ise oran analizi, parametrik yöntemler (Stochastic Frontier Approach, Distribution-Free Approach, Thick Frontier Approach gibi) ve parametrik olmayan yöntemler (Data Envelopment Analysis, Free Disposal Hull) kullanılmaktadır. Çalışmamızda, Türkiye'de gerçekleşen üç sınır ötesi banka satın almasının (Denizbak, Finansbank, ING Bank (Oyak Bank)) finansal etkilerinin incelenmesi amacıyla bir tür oran analizi olan CAMELS analizi kullanılmıştır. Sınır ötesi satın alınma öncesi üç yıl ve satın alınma sonrası üç yıl dönemlerinde, mevduat bankalarının ortalamalarına kıyasla üç bankanın performans gelişimi analiz edilmiştir ve üç bankanın sonuçları birbirleriyle karşılaştırılmıştır. Araştırma sonuçlarında satın alınma öncesi ve sonrası dönemde üç bankanın bilgilerinde benzerlikler saptanmıştır. Üç bankanın performansının satın alınmadan sonraki üç yıllık dönemde azaldığı görülmüştür. Bununla birlikte üç bankanın satın alınmadan önceki dönemdeki performansları mevduat bankaları ortalamaları üzerindeyken, satın alınma sonrası dönemde üç bankanın performansının mevduat bankalarının altına düştüğü saptanmıştır. Hedef bankalarda satın almadan sonra gerçekleşen performans düşüşünün, sınır ötesi birleşme ve satın almaların negatif etkilerinin yanı sıra satın alınma sonrası dönemin 2008 kriz dönemine rastlaması ve satın alan bankaların krizden derinden etkilenmiş olmalarından da kaynaklanabileceği düşünülmüştür. Türkçe anahtar kelimeler: 1-Sınır Ötesi Banka Birleşme ve Satın Almaları 2-Bankacılık 3-Performans Ölçümü 4-CAMELS Analizi 5-Yabancı Banka 6-Denizbank 7-Finansbank 8-ING
Lojistik firmalarında performans ölçümü: Tek skorlu dengelenmiş skor kart (balanced score card) ve markov zinciri uygulaması
Uluslararası ticaret ve lojistik birbirlerini besleyen ve geliştiren bir doğaya sahiptir. Artan uluslararası ticaret lojistik faaliyetlerin artmasını sağlar. Ulusal sınırları flulaştıran ve gümrük bariyerlerini azaltan küreselleşme uluslararası ticarette dolayısıyla lojistik sektör faaliyetlerinde oldukça büyük bir artışa sebep olmuştur. Lojistik sektöründeki gelişmeler küresel boyutta ilgi görmüş olup, ülkelerin performansı özellikle Dünya Bankası Lojistik performans endeksi ve farklı endeksler ile ölçülmüştür. Ülkelerin performans değerlendirmelerinde performans kriterleri olarak genellikle ülkenin sahip olduğu altyapı kalitesi, gümrükler işlemleri verimliliği, sevkiyatların izlenebilirliği ve planlanan zamanda teslimatı gibi faktörler dikkate alınmaktadır. Daha yakından incelendiğinde lojistik firma performansı konusu ortaya çıkar. Daha iyi lojistik firma performansı, daha iyi lojistik sektör performansı dolayısıyla daha iyi ülke performans endeksleri demektir. Bu çalışmada ilk olarak Dengelenmiş Skor Kart (BSC) bir üçüncü parti lojistik firmasına uygulanmıştır. İkinci olarak firma BSC'nin birden çok ölçüm skoru tek bir skora indirgenmiştir. Bunu yapmak için, sektör uzmanları ve konu olarak lojistik çalışan akademisyenlere bir anket yapılmış ve ölçütlerin ağırlıklarını hesaplamak için Analitik Ağ Süreci (ANP) uygulanmıştır. Bu şekilde iki adet skor (azalan ve artan) elde edilmiştir. Üçüncü olarak beklenen performans hedef skorlarına ulaşabilme olasılığını hesaplamak için Markov zincirleri analizi yapılmıştır. Sonuç olarak, yüzde 90 ve üstü zamanında teslimat oranları hedefindeki firma beklentisi yüzde 84 olasılıkla ulaşılabilir bulunmuştur.
Firmaların mobil pazarlama uygulamalarını benimsemesinin firma ve pazar performansına etkisi
Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler şirketler için önemli pazarlama fırsatları yaratmaktadır. Şirketlerin pazarlama faaliyetlerini etkileyen son teknolojik gelişmelerden biri de mobil iletişimin pazarlama iletişimi kanalı olarak kullanılmasıdır. Malların, hizmetlerin ve fikirlerin tanıtımı sürecinde, bu durum, hedef müşterilerle pazarlama iletişimi kurmak olarak tanımlanabilen "Mobil Pazarlama" nın önemini artırdı. Tornatzky ve Fleischer (1990), örgütsel benimsemeyi etkileyen üç temel belirleyiciden oluşan teknoloji, organizasyon ve çevre bağlamlarını geliştirilerek firma ve kuruluşların çalışmalarında başarıyla uygulanmasına katkı sağlamıştır. Bu çalışmada firmaların teknoloji ve örgütsel bağlamda mobil pazarlama uygulamlarını benimsemesinin firma ve pazar performansında yarattığı etki açıklanmaktadır. Yapılan anket çalışması faktör analizi, korelasyon ve yapısal eşitlik modeli kullanılarak bulgular analiz edilmiştir. Anahtar Kelime: Mobilite, Mobil İletişim, Mobil Pazarlama, Mobil Pazarlamanın Benimsenmesi, Performans
Hedef maliyetlemeyle maliyet düşürme, faaliyete dayalı maliyetleme algısı, sınırsız iyileşme ve şirket performansı arasındaki ilişki: Libya petrol şirketlerinde bir araştırma
Modern yönetim muhasebesi araçları olarak hedef maliyetleme sistemi, faaliyet tabanlı maliyetleme sistemi beraberinde sınırsız iyileştirme ve kurumsal performans analizi çalışmaları işletmelerin rekabet ve sürdürülebilirlikleri bakımından çok önemlidir. Bu sistemlerin teorik çerçevelerini, avantajlarını ve dezavantajlarını incelemek kadar firmaların en yüksek kaliteye, en düşük maliyete zamanında ulaşmasını sağlamak amacı ile yapılan çalışmalar, sınırsız iyileşme ve kurumsal performansın temelini oluşturmaktadır. Araştırma, Libya petrol şirketlerinde hedef maliyet sistemi kullanılarak maliyet düşürme, faaliyete dayalı maliyetleme sistemi, sınırsız iyileştirme ve kurumsal performans arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. En yüksek kaliteyi, en düşük maliyeti elde etmek ve tam zamanında üretmek için bu değişkenler arasındaki ilişkiyi incelemenin yanı sıra bu çalışmada maliyet azaltımı konusu da diğer değişkenlerle birlikte ele alınmıştır. Tümevarım yönteminin kullanımına dayanan araştırmada bu ilişkileri incelemek için yapılandırılmış, önceden geçerliği ve güvenirliği test edilmiş olan ölçeklerden yararlanılmıştır. Çalışma evrenini, Libya petrol şirketlerinin mali yönetim, mühendislik ve pazarlama yönetiminin her birinde muhasebeciler, mühendisler ve yöneticiler ile tüm Libya petrol şirketlerinin genel müdürleri oluşturmaktadır. Çalışma sonucunda hedef maliyetin sınırsız iyileşmeyi, firma performansı ve sınırsız iyileşmenin de maliyet azaltımını etkilediği belirlenmiştir. Bu araştırmanın Libya petrol şirketlerinde bu değişkenler arasındaki ilişkinin netleştirilmesine ve bu ilişkiden maliyetlerin düşürülmesinde ve kalitenin artırılmasında yararlanılmasına katkı sağlaması ve araştırmacılara yol göstermesi beklenmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Hedef Maliyetleme, Maliyet Düşürme, Faaliyete Dayalı Maliyet, Sınırsız İyileşme ve Şirket Performansı
Üretim, lojistik ve pazarlama departmanları arasındaki koordinasyonun işletme performansına etkisi
Bu çalışmada; genel olarak üretim, lojistik ve pazarlama departmanları arasındaki koordinasyonun bu departmanların performansına ve işletme performansına etkisi incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma modeli Gaziantep'teki 40 imalat işletmesinde anket tekniği kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda koordinasyon ile performans arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur.
Hizmet sektöründe çalışanların etik algılarının işletme performansına etkileri: Gaziantep ilindeki dört ve beş yıldızlı otellerde bir araştırma
Belli bir toplum içerisinde neyin doğru ve neyin yanlış olduğu konusunda yol gösterici rolü oynayan etik değerler tarihi süreç içerisinde devamlılığını koruyan değerlerin başında gelmektedir. İşletme etiği, ekonomi ve iş dünyasının sağladığı olanaklar karşısında sağduyulu seçimler yapmamızda bize yol gösteren ilkeler ve değerleri inceleyen bir disiplindir.Bu çalışmada; genel olarak hizmet sektöründe çalışanların etik algılarının işletme performansına etkileri olup olmadığı araştırılmıştır. Bu kapsamda araştırma modeli Gaziantep'teki dört ve beş yıldızlı oteller üzerinde anket tekniği kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda personel etik algıları ile performans arasında anlamlı ilişkiler bulunmuştur.
Turizm işletmelerinde yenilik stratejilerinin nitel ve nicel performansa etkileri: Safranbolu örneği
Bu çalışmanın temel amacı, işletmelerin yenilik stratejilerini (saldırgan, savunmacı, taklitçi, bağımlı, geleneksel, fırsatları izleme) kullanmalarının nitel (çalışan bağlılığı, müşteri tatmini, yenilik) ve nicel (verimlilik, kârlılık, müşteri sayısı, işgücü devir oranı ve genel performans) performansa bir etkisi olup olmadığını, yenilik stratejilerinden hangilerini tercih ettiklerini ve uyguladıklarını araştırmaktır. Yenilik stratejileri Saldırgan Strateji, Savunmacı Strateji, Taklitçi Strateji, Bağımlı Strateji, Geleneksel Strateji ve Fırsatları İzleme Stratejisi olarak sınıflandırılmıştır. Firma performansı; çalışan bağlılığı, müşteri tatmini, yenilik, verimlilik, kârlılık, müşteri sayısı, işgücü devir oranı ve genel performans olmak üzere sekiz boyutlu olarak ele alınmaktadır. Safranbolu bölgesindeki tüm konaklama işletmeleri araştırmanın ana kütlesini oluşturmaktadır. Safranbolu'da faaliyet gösteren konaklama işletmelerinin yenilik stratejilerinden hangisini tercih ettiklerini ve bu stratejilerin nitel ve nicel performansa bir etkisi olup olmadığını araştırmak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda işletme performansı bağımlı değişken olarak ele alınırken yenilik stratejileri ise bağımsız değişkenler olarak ele alınmıştır.Araştırmada veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. İlk anket uygulaması pilot çalışma olarak Safranbolu'da bulunan üç yıldızlı bir konaklama işletmesinin işletme sahibine ve çalışanlarına uygulanmıştır. Daha sonra diğer konaklama işletmelerinin sahiplerine anket uygulaması yapılmıştır. Bunun yanında kaynak taraması yapılmıştır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 for Windows programında yüzde ve frekans dağılımı, Tanımlayıcı İstatistikler, Faktör Analizi, Güvenilirlik Analizi, Korelasyon Analizi, Regresyon Analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir.Çalışma sonucunda gerçekleştirilen regresyon analizleri doğrultusunda verimlilik üzerinde tek etkili olan yenilik stratejisi rekabete yönelik saldırgan strateji olduğu tespit edilmiştir. Rekabete yönelik saldıran strateji ve geleneksel strateji kârlılığı pozitif yönde etkilemektedir. Rekabete yönelik saldıran strateji ve geleneksel strateji ile müşteri sayısı arasında pozitif bir ilişki olduğu belirlenmiştir. İşgücü devir oranı üzerinde ise müşterilere yönelik saldırgan strateji ve taklitçi strateji pozitif yönde etkili olmaktadır. Nitel performans boyutlarından müşteri tatmini üzerinde pozitif yönde etkili olan tek yenilik stratejisi rekabete yönelik saldırgan stratejidir. Çalışan bağlılığı üzerinde rekabete yönelik saldırgan strateji pozitif yönde, yenilik üzerinde ise rekabete yönelik saldırgan strateji ve taklitçi strateji pozitif yönde etkilidir. Son olarak genel performans üzerinde pozitif yönde etkili olan tek yenilik stratejisi ise savunmacı strateji olarak tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Yenilik, Yenilik Stratejileri, Turizm, Nitel Performans, Nicel Performans
Finansal yeniliklerin işletme performansına etkisi
Bu çalışmanın temel amacı, finansal yeniliklerin hizmet işletmelerininperformansını ne ölçüde etkilediğini incelemektir. Finansal yenilik; ürün/hizmetyeniliği, süreç yeniliği ve sistem yeniliği olmak üzere üç boyuttan oluşmaktadır.Çalışmada nitel araştırma yöntemi olan görüşme tekniği kullanılmıştır. Birperformans değerlendirme modeli olan Balanced Scorecard'ın finansal boyut,müşteri boyutu, içsel süreç boyutu, öğrenme ve gelişme boyutu ele alınarakgörüşme soruları hazırlanmıştır. Çalışma kapsamında, sektördeki konaklama,seyahat acenteleri, bankalar, sigorta şirketleri, danışmanlık şirketleri,yiyecek-içecek işletmeleri ve sağlık kulüpleri olmak üzere yedi hizmet işletmesininher türünden ikişer tanesi ile görüşülmüştür. Böylece on dört (14) işletmeden verielde edilmiştir. Bahsi geçen işletmelerin üst düzey yöneticileri ile görüşülerek eldeedilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir.Çalışma sonucunda, hizmet işletmelerinin finansal yenilikleri kullanma ya daoluşturma kararlarında Balanced Scorecard Modeli'nin boyutlarına önem verdikleribelirlenmiştir. Ayrıca elde edilen sonuçlara göre bazı hizmet işletmelerinin finansalyenilik olarak kullandıkları bir takım faaliyetlerinin olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Finansal Yenilik, Performans Değerleme, BalancedScorecard, Hizmet İşletmeleri
Sosyal sorumluluk uygulamalarına yönelik algı ile işletme performansı arasındaki ilişki: Düzce ilindeki KOBİ'ler üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı Düzce'de faaliyet gösteren KOBİ'lerin Sosyal Sorumluluk uygulamalarına yönelik algıları ile işletme performansı arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmanın alt amacı ise işletmelerin sosyal sorumluluk algılarını ortaya koymaktır. Bu amaçlar çerçevesinde Düzce'de faaliyet göstermekte olan ve KOBİ niteliği taşıyan 190 işletme araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemi çerçevesinde anket tekniğinden yararlanarak veriler toplanmıştır. Araştırma verileri, ifade edilen 190 KOBİ işletmesinden birer üst düzey yönetici olmak kaydıyla onlardan elde edilmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların sosyal sorumluluk ve işletme performansı boyutlarına yönelik yüksek düzeyde algıları olduğu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte değişkenler arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkilerin olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, başarılı bir performans değerlemesi için işletme yöneticilerinin sosyal sorumluluk uygulamalarını ciddiye almaları ve bu yöndeki yatırımlarını artırmaları gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sorumluluk, Performans, Performans Değerlendirme,KOBİ, Düzce.
Sınırsız iyileşme ve inovasyonun KOBİ'lerin performansı ile ilişkisi: TR82 bölgesi Kastamonu örneği
Kalite iyileştirme uygulamalarından biri olan sınırsız iyileşme, Tüm örgütsel süreçlerde iyileştirmenin devamlı ve sınırlama getirmeden uygulanması, kalite iyileştirme çalışmalarının tüm süreçler, kişiler, aşamalar ve diğer örgüt içi ve dışı faktörlere yaygınlaştırılması ve bunun için mevcut ve olası tüm sınırlamaların ortadan kaldırmasını esas alan bir kalite iyileştirme uygulamasıdır. Yenilik, işletme uygulamalarında, organizasyonunda, dış ilişkilerde ve iyileştirilmiş bir ürün/hizmet veya süreç, yeni pazarlama yöntemi veya yeni bir organizasyon yönteminin gerçekleştirilmesidir İnovasyon son 50 yıllık dönemde, önemi her geçen gün daha çok benimsenmiş, önceki yıllara göre inovasyon ile ilgili daha çok araştırmalar yapılmıştır. Günümüzde inovasyon kavramının bu kadar önemli olmasının nedeni, ülkelerin globalleşme olgusunu kendi yararlarına dönüştürebilme fikridir. Performans; Bir işi yapma kapasitesi etkileme gücü, dayanıklılık vb. farklı durumların ve genel olarak belirlenen düzeye ne ölçüde sonuçlara ulaşıldığının bir göstergesi olarak tanımlanmaktadır. İşletme performansı, üretim yaptığı süreçte belli bir yol kat ettiğinde elde edilen bulgular verilere göre işletme amaç ve hedeflerini yerine getirilmesinin önemini tanımlamaktadır. İşletme performansının ölçümü hem firmanın kendi yaptıklarını görmesi açısından hem de hedef pazarda müşteri memnuniyeti yaratması açısından önemli bir ölçüm aracı olarak görülmektedir. Sınırsız iyileşme, tüm kişi, araç, süreç, uygulamaların vb.nin iyileştirme kapsamına alınmasını öngörmektedir. Tüm unsurlar iyileşme kapsamına alınıp, toplam kalite yönetimi uygulamasının başarısı artmakla beraber müşteri memnuniyeti ve örgütsel performans artışı sağlamaktadır. İnovasyon, ülkelerin globalleşme olgusunu kendi yararlarına dönüştürebilme fikridir. Bilgi üretebilen ve teknolojik yeniliklere ayak uyduran ülkeler, küresel pazarda mamullerini satabilecek ve hizmetler üretebileceklerdir. Küreselleşme açısından yeni ürün/hizmet üretebilmek son derece önem arz etmektedir. İşletme performansı, firmanın kendi iç kaynaklarını kullanmasına izin veren ve dış ortamlarına uyum sağlayan, verimlilik ve etkililik fikirlerini bütünleştiren, rekabetçi güçlere tepki olarak alınan eylemler arasındaki ilişkidir. Bu bağlamda, firma performansı, kâr ve büyümeyi arttırmak için alınan yeni ya da iyileştirilmiş tedbirler nedeniyle, firma başarısı ile bağlantılıdır. Bu çalışmanın amacı, üretim sektörü içinde yer alan küçük ve orta büyüklükteki işletmelerin performansına sınırsız iyileşme ve inovasyonun ile ilişkisinin tespit edilmesidir. Bu amaçla ilk olarak literatür taraması yapılıp ölçekler geliştirilmiştir. Geliştirilen ölçekleri anket formuna dönüştürüp veriler elde edilmiştir. Araştırma Kastamonu İli organize sanayi bölgesindeki KOBİ'lerin sahiplerine ve yöneticilerine uygulanmıştır. Araştırmanın sonunda; sınırsız iyileşme ve inovasyonun KOBİ'lerin performansı arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Bu bulguların araştırmanın yapıldığı KOBİ'ler açısından önemli ve yol gösterici alacağı bundan sonra yapılacak araştırmalara da katkı sağlayabileceği söylenebilir.
Kaynak temelli kuram bağlamında eko-yeniliğin işletme performansı üzerindeki etkisi: Antalya sanayi işletmelerinde bir uygulama
Son yıllarda eko-yenilik yenilik davranışındaki en önemli paradigma değişimlerinden biri olarak kabul edilir. Eko-yeniliğin özgüllüğü, teknolojik ilerlemeye ek olarak ekolojik iyileştirmenin, gelişiminin ana nedeni olduğu gerçeğinde yatmaktadır. Bu iki hedefi birleştirerek, eko-yenilik dünyanın ekolojik sorunlarını ve sürdürülebilirlik zorluklarını çözme arayışında birincil araçlardan biri haline gelmesine rağmen, eko-yenilik yazınında keşfedilecek daha çok şey vardır. Eko-yenilik tartışmasının itici güçleri ve önündeki engeller, bunların en önemlilerinden biridir. Daha da önemlisi, eko-yenilik sürecinde bir işletmenin içsel dinamiklerinin ve örgütsel özelliklerinin rolü çok az incelenmiş ve tartışılmıştır. Tartışmaya sağlam bir arka plan sağlamak için, Bölüm 1: Neoliberalizmin zorunlu bir uzantısı olan sürdürülebilirlik kavramını geçmişten günümüze kapitalizmin gelişim çizgisi ve dinamikleri çerçevesinde ele alarak eko-yenilik alanındaki en önemli kuramsal ve ampirik katkıları toplayan ve sunan bir yazın araştırması önermektedir. Bu çalışmaların ışığında, eko-yenilik kavramının ve tanımının hala gelişmekte olduğunu ve politika ve düzenlemenin özellikle eko- süreç yeniliği, eko-örgütsel yenilik ve eko-ürün yeniliği için eko-yeniliğin belirli itici güçleri olarak göründüğünü gösteriyoruz. Bununla birlikte, bazı konular hala tartışmalı olmaya devam etmektedir. Örneğin, daha az katı bazı ekolojik düzenlemelerin ve yayılma süreçlerinin etkisi gibi. Bölüm 2'de, kaynak-tabanlı kuram ve işletmelerin sürdürülebilir rekabet gücü arasındaki ilişki ortaya konulmaktadır. İlk olarak, işletmelerin içsel özelliklerinin eko-yenilik uygulamalarını benimsenmesi üzerinde bir etkisinin olup olmadığı eko-yenilik performans modelleri üzerinden tartışılmaktadır. İkinci olarak kaynak tabanlı eko-yenilik performans modeli ile eko-yenilik performansının geliştirilmesinin işletmeler için eko-rekabetçi üstünlük sağlamanın en önemli bileşeni olduğu kadar aynı zamanda kaynakların doğal bozulmasını azaltmak, çevre dostu fırsatları ve iş ekosistem rekabeti yakalamak için kritik başarı faktörü olarak kabul edilmesi gerektiği savunulmaktadır. Bölüm 3'te, eko-süreç, eko-örgütsel ve eko-ürün yenilik yeteneklerinin işletme performansı üzerindeki etkisini ölçmeye yönelik Antalya ilinde faaliyet gösteren üretim işletmelerinde toplamda 220 işletme yönetici ile görüşme yapılarak bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma da kaynak tabanlı kuram bağlamında eko-yeniliğin işletme performansı üzerindeki etkisini belirlemek ve üretim işletmeleri için bir yol haritası düzenlemek ve böylelikle gelecekte yapılacak olan çalışmalara ışık tutmak amaçlanmıştır. Ampirik analizlerimizin sonucu, eko-yeniliğin işletme performansı üzerinde meydana gelen değişikliklerin marjinal etkilerine işaret etmektedir. Daha da önemlisi, bir işletmenin eko-yeniliğe katılımı, hem sürdürülebilir rekabet gücünün elde edilmesinde hem de ülke ekonomisinin gelişiminde önemli görülmektedir.
Hastanelerde pazar odaklılığın işletme performansına etkisi
Günümüz küresel rekabet ortamında işletme performansının ölçülmesi, işletme varlığının ve pazar payının korunması için giderek önemini artırmaktadır. İşletme performansı üzerinde ise, birçok faktörün yanı sıra pazarlama faaliyetleri ve pazar odaklı çalışmanın etkisi bulunmaktadır. Nitekim bu konuda, son yıllarda yapılan pek çok çalışma, pazar odaklılığın işletme performansıyla ilişkili olduğunu doğrulamaktadır. Bu nedenle, pazar odaklılığın içeriğini doğru anlamak, yoğun rekabetin yaşandığı günümüz koşullarında oldukça önemlidir.Türkiye'de faaliyet gösteren özel hastanelere özgü bu çalışmanın temel amacı, araştırmaya katılan özel hastanelerin ne ölçüde pazar odaklı oldukları ve bu pazar odaklılık derecelerinin, işletme performansıyla ilişkili olup olmadığı konusunun neden ve sonuç ilişkileri içerisinde detaylı bir şekilde incelenmesidir.Bu amaçla gerçekleştirilen araştırmada, 100 özel hastane yöneticisine anket uygulanmıştır. Araştırmada, veri tarama yöntemi ve anket yöntemi kullanılmıştır. Tarama yönteminde, Türkiye'de faaliyet gösteren özel hastanelerin teknik performans verilerine ulaşmak amacıyla, Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan 2008 yılı Yataklı Tedavi Kurumları İstatistik Yıllığı kullanılmıştır. Diğer bir yöntem olarak kullanılan anket yöntemi ile özel hastanelerin pazar odaklılık derecelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket yönteminde, Kohli, Jaworski ve Kumar tarafından geliştirilen ölçek kullanılmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, pazar odaklılık ile hastanelerde pazarlama departmanı bulunması durumu arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir (p<0,05). Ayrıca, hastanelerin genel performans değerlendirmeleriyle, pazar odaklılıkları arasında da istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Buna göre, pazar odaklılığa ilişkin boyutlardan, Pazar Odaklı Bilgi Toplama faaliyetleri %46, Pazar Odaklı Bilgi Yayma faaliyetleri %55, Pazar Tepkilerini İzleme faaliyetleri %34 ve Pazar Tepkilerine Karşılık Verme faaliyetleri %53 oranında genel performansa etki etmektedir.Ayrıca, pazarlama departmanı olan hastanelerle genel performans değerlendirmesi arasında da istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın pazarlama departmanı olan hastanelerin, olmayan hastanelere kıyasla genel performanslarının da daha yüksek olmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir (p=0,003). Ancak, pazar odaklı hastanelerin teknik performanslarının yüksek olduğuna dair istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0,05).