Cultural effect

103 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel yönden katkılarının incelenmesi

Bilimin her geçen gün daha da geliştiği günümüzde, bilimsel araştırmalarda buna paralel olarak gün geçtikçe yeni gelişmelerle değişmekte, gelişmekte ve çoğalmaktadır. Bu bilimsel ilerleyişin yanında teknolojik ilerlemeler de durmadan devam etmekte, bilimsel araştırmalar da bu değişime ve gelişime ayak uydurmaktadır. Bu doğrultuda sosyal ve beşerî bilimlerde yapılan yeni araştırmalar bilimde pek çok yeni yaklaşımlara ışık tutmakta ve yol göstermektedir. Bu araştırma, Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel yönden katkılarını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Bu doğrultuda temeli Tuğ geleneğine dayanan askeri bandoların daha geniş kapsamda incelenebilmesi için, Tuğ, Mehter ve Muzika-i Hümayun'dan günümüze uzanan süreçteki tarihsel gelişimi araştırılmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Bando Komutanlıklarının kuruluşundan günümüze kronolojik ve tarihsel aşamaları, ilgili bandoların bağlı bulundukları bölgelere kültürel ve eğitsel katkıları belirlenmeye çalışılmıştır. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların 2016-2021 yılları arasında bulundukları bölgelerde gerek sadece bando olarak gerekse resmi ve sivil toplum kuruluşları ile gerçekleştirdikleri ortaklaşa kültürel ve eğitsel tören, konser ve etkinlikler incelenmiş ve bandoların hem kültürel açıdan hem de eğitsel açıdan bulundukları bölge ve çevrelerine katkıları ortaya çıkarılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların yapılandıkları çevreye kültürel ve eğitsel anlamda birçok pozitif etki sağladığı, resmi ve sivil toplum kuruluşları ile ortak birçok etkinlikler gerçekleştirdikleri, bu etkinlikler yoluyla milli ve manevi açıdan toplumsal gelişime ve değişime pozitif yönden katkı sağladıkları ve kültürel gelişimde etkin rol oynadıkları sonuçları elde edilmiştir. Bu sonuçlara bağlı olarak Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı askeri bandoların eğitim kurumları ile dayanışma içerisinde önemli görevler üstlenebileceği ve ülkemiz genelinde askeri bando müziğinden daha çok yararlanılabilme doğrultusunda geliştirilen önerilerle, bu alanda yapılabilecek diğer çalışmalara ışık tutulmaya çalışılmıştır.

AskeriAskeri müzikBando+6
Sayıt Gülsu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin kurumsal itibar algısı üzerindeki kültürel etkiler

İtibar işletmelere mevcut pazarlarında sürdürülebilir rekabet üstünlüğü sağlayan soyut bir varlık, ekonomik bir değerdir. Literatürde rekabet üstünlüğü ve kurumsal itibar arasında doğrusal bir ilişki olduğu görüşü yaygın bir biçimde kabul görmektedir. Bu bağlamda itibar örgütsel alanda stratejik bir kaynak olarak görülmektedir. Literatür işletmelerin itibar katsayılarının hesaplanmasına yönelik yaklaşım ve yöntemler açısından olgunluğa erişmiş durumdadır. Bu araştırmanın mevcut literatüre en önemli katkısı ise tüketicilerin söz konusu katsayıların oluşmasında hangi faktörlere öncelik verdiği ve söz konusu faktörlerin birbirlerine olan üstünlüklerinin AHP (Analitik Hiyerarşi Prosesi) yöntemi ile yeni bir model ortaya koyacak bir biçimde faktör düzeyinde belirlenmiş olmasıdır. AHP objektif ve sübjektif tüm kriterleri ikili karşılaştırmalar yaparak ölçen ve bu kriterlerin birbirlerine göre önceliklerini bularak önem sıralarını belirleyen bir karar verme tekniğidir. Kültür kavramının epistemolojik önemi ve ontolojik gerçekliğinden hareketle araştırmanın iki farklı kültürde sürdürülmesi sebebiyle iki farklı çalışma evreni ve örneklemi bulunmaktadır. Güçlü temsil yeteneği sebebiyle seçkisiz örnekleme ile gerçekleştirilen anket uygulamasında iki farklı kültürel grubun itibar algısı kıyaslanmış ve bu algıyı şekillendiren temel değişkenlerler ve atfedilen önem dereceleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, farklı tüketici gruplarının itibar algısını oluşturan temel değişkenlerin kültürler arasında önemli farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş ve öneri kısmında da araştırmada kullanılan 23 maddeden oluşan ölçeğin 7 madde ile uygulanması noktasında yeni bir öneride bulunulmuştur. Anahtar Kelime: Kurumsal itibar, Algılanan İtibar, İtibar Yönetimi

Kurumsal itibarKültürKültürel etki+3
Volkan Yüncü
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

I. Dünya Savaşının baskıresimlere yansımaları

Tarihte insanlığı etkileyen büyük olayların sanata etkileri her zaman kaçınılmaz olmuştur. 20. yüzyılın başında yaşanan I. Dünya savaşı insanlık tarihinde ve buna bağlı olarak sanat tarihinde büyük izler bırakmıştır. Bu çalışmada, I.Dünya Savaş'ının, plastik sanatların önemli anlatım araçlarından biri olan baskıresimlerdeki ifadelerine yer verilmiştir. Savaşı anlatan bu eserler, konu açısındandan incelenerek ve arkalarındaki hikayeler anlatılarak okuyucunun eserleri anlayabilmesi ve o dönemi daha yakından hissedebilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bir araya getirilmiş baskıresimler, I. Dünya savaşının tanımlayıcı yönlerinden hemen hemen her birini göstermektedir. Bu yalnızca farklı birçok cephede aynı anda savaşılan ve birçok ulusun dahil olduğu ilk Dünya savaşı değil, aynı zamanda ağır topların egemen olduğu, daha önce hiç görülmemiş kitlesel katliamla, kasaba ve köylerin yerle bir olmasıyla ve manzaraların mahvedilmesiyle sonuçlanan ilk mekanize savaş olmuştur. Ziyaret edilen yurtdışı kütüphanelerinde yararlanılan kaynaklardan baskıresim görselleri fotoğraflanıp kayıt altına alınmış ve çalışma içerisinde kullanılmıştır. Çalışma için toplanmış bu görsellerin nadir bulunabilen eserlerin görselleri olmasına özen gösterilmiştir. Kaynakların bir çoğu yabancı kaynaklardan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Sanat, Savaş, Baskıresim, Propoganda, Litografi, Gravür Baskı.

Baskı resimDünya Savaşı IGravür+5
Elif Feyza Ulu
Anadolu University · Institute of Fine Arts
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukluk imgesi, oyun ve oyuncak: Sosyo-kültürel bir analiz

Çocukluk imgesi, çocuğa yüklenen anlamı, çocukluk anlayışını ifade eder. Çocukluk imgesi, çağlar boyunca farklı anlamlara sahip olmuştur; dolayısıyla çocukluk imgesi, toplumsal bir kurgudur. Oyun kültürü de, çocuk kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. Değişik toplumsal süreçlerde değişik çocukluk imgelerinden bahsedilebildiği gibi, değişik çocuk oyunlarından/oyuncaklarından söz edilebilmektedir. Dolayısıyla çocukluk ve çocuk kültürü, toplumdan topluma, kültürden kültüre farklılık göstermektedir. Çocuk oyunları ve çocukluk imgesi, toplumsal değişimlerden en çok etkilenen ve toplumsalı da en çok niteleyen alanlardan biridir.Günümüzde çocukluk ve çocuk oyunları kültürü hızla değişmektedir. Yaşadığımız küreselleşme sürecinde, post-modern çocukluk imgesinden, sosyal oyunların ve geleneksel oyuncakların ortadan kaybolmasından söz edilmektedir. Dünyada ve Türkiye'de yaşanan toplumsal değişimlerin, çocuk oyun kültürünün ve çocukluk kavramının değişimine etkisi söz konusudur.Bu çalışmada çocukluk'un, oyun ve oyuncağın sosyolojik anlamda neleri ifade ettiği; değişen sosyo-kültürel süreçlerden çocukluk'un ve oyun kültürünün nasıl etkilendiği, değiştiği ve değişimin ne yönde olduğu ele alınmıştır. ?Geleneksel, modern ve post-modern? kavramsallaştırması kullanılarak, çocuk kültürünün toplumsal değişim kaynakları olan sanayileşme, kentleşme, teknolojik ilerlemeler, kapitalizm, tüketim kültürü ve küreselleşme süreçleriyle ne şekilde değiştiği tarihsel karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir.Anahtar Kelimeler: Çocukluk imgesi, oyun, oyuncak, toplumsal değişim, geleneksel, modern, post-modern, sosyo-kültürel analiz.

AydınlanmaBireysellikBireysellik+32
Fulya Sormaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya`da toplumsal etkileşim sürecinde üniversitenin rolü

"Kütahya'da Toplumsal Etkileşim Sürecinde Üniversitenin Rolü" isimli çalışmamızda, kent içinde öğrenci ile halk arasındaki etkileşimi tespit etmeyi amaçlamaktayız. Bu çerçevede hazırladığımız anketleri öğrenci ve halk üzerinde ankettirler yoluyla uygulamaya çalıştık. Sonuç olarak Kütahya'da üniversitenin açılmasıyla birlikte toplumsal ilişkilerde bir takım değişmelerin olduğunu tespit ettik. Araştırmamızın amacı Kütahya'da toplumsal etkileşimin üniversite ile birlikte hızlandığını, değiştiğini tespit etmektir. Araştırmamızda elde ettiğimiz verilerin tezimizi doğrular nitelikte olduğuna ulaşmış olduk.

Kültürel etkiKütahyaSosyal etki+2
Mehmet Kertmen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Evsizlik ve deneyim: Almanya ve Türkiye'deki evsizlerin kültürel pratikleri

Evsizlik, her ne kadar son dönemde daha da görünür olan bir durum olsa da modern bir olgudur. Modernitenin başlangıcından bu yana toplumsal öznelerin yaşadığı ekonomik sorunlar yanında varoluşsal gerilimler bir vakıa olarak evsizlik kavramını beraberinde getirmiştir. Nitekim ilk planda yalnızca ekonomik unsurların bir sonucu gibi görülse de buna ek olarak kültürel bazı değişkenlerin evsizlik deneyimi üzerinde etkili olduğu görülmektedir. Kapitalizmle eklemlenme düzeyi ve/veya biçimi yanında toplumsal dayanışma ağları, ev mekanına yüklenen sembolik anlam, devlet tasavvurunun toplumla kurduğu kadim ilişki gibi unsurlar, evsizlik deneyiminin içinde mevcut ve dışarıdan atılan ilk bakışta görülemeyecek dinamiklerin olduğunu akla getirmektedir. Nitekim bu çalışma kapsamında İstanbul ve Bonn kent mekânını deneyimleyen evsizlerle yapılacak derinlemesine görüşmeler ile konunun hem ekonomi-politik ve kültürel içerimleri ortaya koyulabilecek hem de Türkiye ve Almanya örneğinde karşılaştırmalı bir okuma yapılmıştır. İstanbul ve Bonn kent mekânında yaşayan "evsiz" bireylerin kültürel deneyimleri ve simgesel anlam haritalarını keşfedici bir araştırma yöntemi ile betimlemeyi amaçlayan bu araştırma bir çıkış noktası olarak, bireylerin gündelik hayatlarında yaşadıkları psikolojik boşluk halinin ve/veya travmatik gerilimlerin, diğer tüm değer hiyerarşisi ve anlam kütüphanesi ile birlikte evsizliği beslediğini düşünmektedir.

AlmanyaDeneyimEvsizlik+6
Helin Hazal Çakmak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Büyük İskender ve Hellenizm politikasının kültürel etkileri / etkileşimleri

Büyük İskender MÖ 356'da Pella'da dünyaya gelmiştir. Çocukluğu ve gençliği boyunca Yunan kültürü etkisiyle yetişmiştir. Babası II. Philippos, polisler şeklinde teşkilatlanmış Yunan şehir devletlerini bir araya getirmiştir. İskender de babasının başlattığı üniter yönetim anlayışını bilinen dünyanın genelinde bir imparatorluk kurarak hayata geçirmek istemiş ve bu isteğinde de muvaffak olmuştur. İskender, babasının bir suikast sonucu hayatını kaybetmesi üzerine henüz 20 yaşındayken tahta geçmiştir. İlk icraatı Büyük Pers İmparatorluğu üzerine ilerlemek ve Yunan devletleri ile süregelen husumetten kaynaklı "öç seferi" kapsamında üç büyük savaş vermiş ve hepsinden muzaffer ayrılmıştır. Tahtta kaldığı kısa süre boyunca bilinen dünyanın neredeyse tamamını tek bir yönetim altında toplamayı başarmıştır. İlhak ettiği bölgelere Yunan kültürünü taşımıştır. Kısa ömrüne birçok başarı sığdıran İskender genç yaşta hayatını kaybetmiştir (MÖ 323). Batı kültürünü temsil eden Yunan kültürü ile Doğu kültürünün sentezlenmesiyle ortaya çıkmış olan Hellenistik Kültür, üstün sirayet gücüyle birbirine uzak coğrafyalarda müşterek bir Sosyo-kültürel yapının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Tarihsel süreçte de farklı kültürlerde Hellenistik kültür ögelerine rastlamak mümkündür.

Büyük İskenderEski ÇağEski Çağ tarihi+5
Derya Bayrak
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesinde okul, sınıf ve akran kültürüne etnografik bakış

Bu araştırma, okulöncesinde okul, sınıf ve akran kültürünün betimlenmesi ve bu kültürler arası etkileşim ve iletişimin nasıl olduğunun anlaşılması amacıyla yapılmış nitel bir çalışmadır. Araştırma Kahramanmaraş merkez ilinde, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bağımsız bir anaokulunda 20 öğrenci, öğretmen, stajyer ve okul personelinden (idari, temizlikten ve yemekten sorumlu) oluşan çalışma grubuyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada etnografik yaklaşım tercih edilerek kültürler gözlenmiştir. Bu süreç boyunca araştırmacı okul içerisinde katılımcı gözlemci olarak verilerini gözlem, görüşme, doküman analizi ve araştırmacı günlüğünü kullanarak toplamıştır.Elde edilen nitel verilerin analizinde betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Betimsel analizde toplanan veriler bütünsel bir şekilde ortaya konulurken, içerik analizinde ham veriler sistematik kodlama işlemine tabi tutulmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre okul kültürü, okulun fiziksel ve sosyal özelliklerinden oluşarak içerisinde gizli ve farklı kültürler barındırmaktadır. Sınıf kültürü ise sınıfın fiziksel özelliklerinden şeklini alırken, öğretmen ve öğretmenin sınıf içindeki uygulamaları da kültürün şekillenmesideki diğer öğelerdendir. Akran kültüründe, çocukların birbiriyle olan ilişkileri kültürün çekirdek kısmında bulunmakta ve özellikle erkek çocukların tercih ettikleri spiderman, ben ten, savaş oyunları bu kültürün doğasını oluşturmaktadır. Bu üç kültürün birbiriyle olan etkileşiminde okul kültürünün sınıf kültürünü şekillendirdiği, bu şekillenme sonucu oluşan sınıf kültürünün biçiminin ise akran kültürünün oluşumuna yön verdiği ve sınıf kültürü ile akran kültürünün çatıştığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Okulöncesi, Okul Kültürü, Sınıf Kültürü, Akran Kültürü

AkranAkran ilişkileriEtkileşim+9
Betül Yanık
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Karşılaştırmalı yazınbilim çerçevesinde Herta Müller, Elke Schmitter, Saliha Scheinhardt ve Feridun Zaimoğlu'nun birer eserinde kadın imgesine eleştirel yaklaşım

Bu çalışmada kadın imgesi temel olarak ele alınacaktır. Almanya'da yaşayan ve Alman yazını'nın bir parçası olan Türk, Romen ve Alman yazarların eserlerinde kadın imgesi incelenecektir. Ele alınan dört eserden iki tanesi ( Scheinhardt'ın Frauen die sterben ohne dass sie gelebt hätten ve Zaimoğlu'nun Leyla adlı eserleri), aynı zamanda şimdiki Alman Yazını'nın bir parçası olan Göçmen işçi yazınındandır. Bu yazarlar Türk kültürünü Almanlara tanıtmaktadırlar. Bunlar Saliha Scheinhardt ve Feridun Zaimoğlu' dur. Ele alacağımız bir diğer eser Nobel Yazın Ödülü alan Romen yazar Herta Müller'e aittir. Elke Schmitter çalışmamızda Alman kültüründen olan tek yazardır. Çalışmamızın amacı, bu yazarların ele aldığımız eserlerinde kadını nasıl yansıttıklarını incelemektir. Bu bağlamda kadının kimliğine etki eden ve yaşam şeklini belirleyen milli, kültürel veya dini etkenleri ön plana çıkarmaya çalışacağız. Bu etkenlerin kadın sorunlarınlarındaki rolünü vurgulayarak eserlerde bize aktarılan farklı kültürlerin sözü geçen etkenlere etkisini irdeleyeceğiz. Kadının yabancı ve öz kültüründeki değişimi ve bu değişimin öz çevresine ve yaşadığı topluma nasıl yansıdığı gözler önüne serilmeye çalışılacaktır. Bu nedenle seçtiğimiz farklı köken kültürlerden gelen yazarlarının, eserlerinde kadının nasıl imgeselleştirildiği ve bu imgeselleştirmedeki sorunsallığı irdelemeyi amaçladık. Dünyamızın başlangıcından beri ?yabancı?nın ve ?öz?ün yeri, farklı toplumların ?yabancı?ya bakış açısı sürekli değişik tanımlanmıştır. Bazıları için ?yabancı? heyecan vericidir ve öz kültüre üretkenlik etkisi yapar. Diğerleri için öyle korku verici ve tehlikelidir ki ondan korunulması gerekmektedir. Bu ?öz? ün koruma istemi çoğu zaman ?öz? ün yitip gitmesine de zemin hazırlamaktadır. Bu zemin üzerinde kadının hayattaki ortak ve farklı sorunlarını mercek altına almaya çalıştık. Kadının bir toplumda yabancı veya öz olması bazen yaşadığı sorunların türünü de belirlemektedir. Eserlerde kadınla ilgili olarak bu tür konulara da yer verildiğinden yer yer öz ve yabancı konusunada değindik. Evrensel kadın sorunları ve hayattaki belli roller kadın imgesinin belirlenmesinde her zaman etken olmuştur. Bizler Saliha Scheinhardt'ın Frauen, Die Sterben, Ohne Dass Sie Gelebt Hätten, Feridun Zaimoğlu'nun Leyla , Elke Schmitter'in Frau Sartoris , Herta Müller'in Herztier adlı eserlerinde yansıtılan kadın imgesine (özellikle, kültürel, dini, ulusal ve ailevi zeminlerde) eleştirel yaklaşım sunmaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Göçmen yazını, önyargı, karşılaştırmalı yazınbilim, kadın imgesi

Alman edebiyatıGöçmen edebiyatıGöçmenler+6
Mune Savaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessDE

Bertolt Brecht'in "Kafkas Tebeşir Dairesi" adlı eseri ile Atıf Yılmaz'ın "Selvi Boylum Al Yazmalım" adlı filminin karşılaştırmalı yazınbilim çerçevesinde medyalararasılık/sanatlararasılık bağlamında uygulayıcı bir çalışma

Intermedialität und Intertextualität sind die Unterbegriffe der Komparatistik. In unserer Arbeit, laut unseren Forschungen stellten wir fest, dass es sehr wenige Arbeiten und Analysen gibt, die im Rahmen der Intermedialität geschrieben wurden. In diesem Zusammenhang haben wir in unserer Arbeit das Theaterstück `Der kaukasische Kreidekreis? von Bertolt Brecht und den Film `Selvi Boylum Al Yazmalım? von Atıf Yılmaz, der von dem kirgisischen Schriftsteller Cengiz Aytmatov als Buch geschrieben wurde, im Rahmen der Komparatistik und deren Arbeitsbereiche Intertextualität und Intermedialität untersucht, indem wir in beiden Werken die Begriffe `Mühe?und `Gerechtigkeit? detailliert zur Hand genommen haben.Wie schon bewußt, `Mühe? und `Gerechtigkeit? sind die Begriffe, die sowohl in literarischen Werken, als auch in wissenschaftlichen Arbeiten, als Themen behandelt wurden. Der Grund, warum sie häufig als Themen behandelt wurden, ist es, dass sie auch im Leben einen wichtigen Platz haben. Was bedeutet Liebe? Warum verdient jemand die Liebe oder geliebt werden, wenn man jemandem Mühe gibt? Und überschlägt die Liebe zu einem anderen? Wo die Mühe nicht belohnt wird, gibt es keine Gerechtigkeit und, wo es keine Gerechtigkeit gibt, gibt es keine Ordnung mehr. Wir haben in unserer Arbeit diese Begriffe im Buch `Selvi Boylum Al Yazmalım? von Cengiz Aytmatov, das von Atıf Yılmaz im türkischen Kino als Film präsentiert wurde und im Theaterstück `Der kaukasische Kreidekreis? von Bertolt Brecht, das auf einer chinesischen Geschichte basiert, detailliert untersucht, weil mit dem Ziel einen großen Beitrag zu den Arbeiten im Rahmen der Intermedialität zu leisten und zu fördern.Da wir denken, dass die Lebenserfahrungen bei der Interkultureliät ähnlich sein könnten, hoffen wir, dass die Arbeiten sowohl theoretisch als auch didaktisch, im Rahmen der Intermedialität erweitert werden sollten. Da unsere Arbeit eine interkulturelle Forschung umfasst und seine eigene und fremde Kulturen umrahmt, hoffen wir darauf, dass unsere Arbeit die folgenden Arbeiten, die im Rahmen der Komparatistik geschrieben sind, zugleich auch fördern kann.

Bahar Kahya
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk edebiyatındaki popüler romanların Yozgat ili Anadolu Öğretmen Lisesi öğrencileri üzerindeki etkileri

Sözlükte halkçı kelimesinin karşılığı olarak kullanılan popüler sözcüğü, yaygın, gündemde olan ve çok tanınan gibi anlamlara gelmektedir. Popüler roman ise, halk tarafından çok okunan ve gündemde olan roman olarak tanımlanır. Yazarın estetik gayeden çok ekonomik nedenlere dayalı olarak yazdığı bu romanlar; dil yönünden oldukça sade ve anlaşılır, konuları genellikle birbirine benzer, kısa sürede yazılıp kısa sürede unutulup giden romanlardır. Özellikle okur kitlesi gençler olduğu düşünüldüğünde bu çalışma ile lise öğrencilerinin üzerinde söz konusu romanların etkileri ele alınmıştır. Yozgat ilindeki, "Anadolu Öğretmen Liseleri" öğrencileri seçilmiştir. Bu lisenin seçiminde, pedagojik eğitime ağırlık verilmesi etkili olmuştur. Bu çalışma için Yozgat ilindeki bütün AÖL'ler tek tek gezilmiş ve edebiyat öğretmenleri ile görüşülerek öğrenciler üzerinde anket veri toplama yöntemi kullanılmıştır. AÖL'erdeki öğrencilerin popüler romanlara ilgisi araştırılmış, hangi yazarları ve popüler romanları okudukları sorgulanmış, popüler romanları okuma nedenleri incelenmiştir. Ayrıca popüler romanların öğrenciler üzerinde bıraktığı etkiler de araştırılmış ve sunulmuştur. Popüler romanların gençler üzerinde oldukça derin izler bıraktığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Popüler, popülizm, roman, popüler roman, etki, öğrenci, Anadolu Öğretmen Lisesi,

EdebiyatKültürel etkiLise öğrencileri+6
Fuat Sert
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Frig geometrik bezemeli seramik kültürünün kökeni üzerine düşünceler

Frig Uygarlığı, Hellen Uygarlığı tarafından tanımlandığı üzere Anadolu'nun ortası ve batısı arasında kalan bölümde kendine yer bulmuştur. Kültüre ait buluntular arasında en dikkat çeken ve kültürün geldiği rotayı anlayabilmemiz açısından en önemli buluntu grubunu seramikler oluşturmaktadır. Frig seramikleri, Doğu ve Batı Frig olarak iki ana yayılım alanında kendine özgü bezeme farklılıkları ile karşımıza çıkmaktadır. Birçok kültür tarafından severek kullanılan geometrik bezeme geleneği, Frig seramik sanatında da en önemli bezeme grubunu oluşturmaktadır. Kökeni konusunu yıllardır Batı eksenli gelişim gösterdiği yönünde fikirler mevcuttur. Batı'dan beslendiğine dair ufak kanıtlar mevcuttur fakat Frig kültürü Batı Kültürleri gibi gelişmiş bir bezeme ikonografine sahip değildir. Ancak söz konusu geometrik bezemelerin benzerlerine Frig Uygarlığı'nın varlığından önce Doğu Seramik Kültürleri'nde hali hazırda var olan baskın boyalı seramik gruplarında rastlamak mümkündür. Bu bağlamda Frig Seramik Kültürü'nün farklı sosyo-etnik kökene sahip halklar ve Batı Kültürleri etkisi altında, hali hazırda bulunan MÖ II. binyıl Doğu Seramik Kültürleri'nin izlerini içinde barındırarak ortaya çıkmış homojen bir kültür olma olasılığı muhtemel görünmektedir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Frig, Seramik Sanatı, Doğu Frig, Batı Frig, Doğu Seramik Kültürleri

FriglerFrigyaGeometrik motifler+5
Sezar Kızıl
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bireysel, kültürel ve çevresel faktörlerin girişimcilik niyetine etkisi

Küreselleşen dünyada kendine bir yer edinmeye çalışan Türkiye son yıllarda girişimciliğin önemini kavramaya başlamış ve girişimciliğin yaygınlaşması için çalışmalar yapmaktadır. Bu çalışmaların en hızlı ve etkin biçimde yönlendirilebilmesi için ilk adımın var olan Türkiye'deki durumun ortaya konulması gerekmektedir. Tez kapsamında derlenen ulusal ve uluslararası araştırmalar ve istatistikler ışığında Türkiye' nin girişimcilik potansiyeli ve bu potansiyelin kullanılmasını engelleyen sebepler değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmalar Türkiye' nin girişimcilik potansiyelinin kendi içinde ve dünya ülkelerine göre önemli bir düzeyde olduğu göstermektedir. Ancak bireysel, ve kültürel çevresel nedenlerle ortaya çıkan sorunlar girişimcilerin harekete geçmesini durdurarak ya da yavaşlatarak Türkiye' nin sahip olduğu girişimcilik potansiyelinin açığa çıkmasını engellemektedir. Bu araştırmanın amacı, girişimcilik ve girişimcilik niyeti konusunda yapılan araştırmaları inceleyerek Türkiye'deki girişimcilik niyetine bireysel, kültürel ve çevresel faktörlerin etkisi üzerinden genel durumu değerlendirerek eksiklerin belirlenmesini sağlamak ve bu bağlamda yön gösterecek bir çalışmayı ortaya koymaktır. Girişimcilik potansiyelinin kullanılmasının ilk adımı girişimcilik niyetinin oluşturulması ve harekete geçirilmesidir. Ancak yapılan araştırmalar Türk toplumunda girişimciliğin kavram olarak tam olarak bilinmediğini, öneminin tam olarak kavranamadığını, girişimcilik kültürünün, politikalarının ve teşviklerinin girişimcilik niyetini oluşturmada yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik Niyeti, Bireysel Faktörler, Kültürel Faktörler, Çevresel Faktörler, Türkiye.

Bireysel farklılıkBireysel kültürGirişimciler+4
Sevgi Palta
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan Büyükelçiliği Uluslararası Okulunda okuyan (9-12 yaş) çocukların kültürel özelliklerinin resimlerine ve eğitimine yansıması

Araştırmada Ankara Pakistan Büyük Elçiliği Uluslararası Okulunda okuyan, farklı milletlerden gelen 9-12 yaş çocuk resimlerinde kültürel özelliklerin yansımaları değerlendirilmiştir. Araştırmada olgubilim deseni kullanılmıştır.Araştırmanın evrenini Ankara Pakistan Büyük Elçiliği Uluslararası Okulunda okuyan farklı milletlerden gelen öğrencileri kapsamaktadır. Örneklemi, Pakistan, Suriye, Türkiye, İngiltere ve ABD'den 3'er çocuk olmak üzere toplam 15 öğrencidir. Araştırmada öğrencilerin demografik özelliklerini edinmek için ön anket uygulanmıştır. Uygulama için 3 konu seçilmiştir ve her biri farklı teknikte yapılmıştır.?Doğdunuz ülkeye ait izlenimleriniz?, ?Ülkenizde sizi en çok etkileyen konu ve olay? , ?Bir Pazar öğleden sonra? konuları hakkında toplam 45 resim yaptırılmıştır.Araştırmada elde edilen resimler, araştırmacının, uzmanların yardımları ile belirlediği kriterlere göre değerlendirilmiş ve analiz edilmiştir. Uzman tarafından onaylanan değerlendirme kriteri, 9-12 yaş ?Gerçekliğin Doğuşu dönemi? özelliklerini değerlendirmek amacıyla geliştirilmiş rubrik ölçekli, folklorik özelliklerin çocuk resimlerine yansıma durumu, renkleri kullanma, uzam ve anlatımsallık boyutlarına ilişkin sekiz özellik yazılmıştır. Resimler 3 alan uzmanı tarafından puanlandırılmıştır ve bu puanların aritmetik ortalamaları hesaplanarak araştırmacı tarafından, şekil ve grafiklerle belirtilmiştir.

BüyükelçilikEğitimKültürel etki+4
Damla Can
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Çerkes ve Karaçay-Malkar dil ve edebiyatları arasındaki etkileşimler

Çerkesçe ve Karaçay-Malkarca komşu iki halkın dilleridir. Her iki dil üzerinde birçok araştırma yapılmıştır ve yapılmaya devam etmektedir. Ancak iki dilin ve edebiyatın birbirleri ile olan ilişkileri ile ilgili yapılan araştırmalar oldukça kısıtlıdır. Bu araştırmada atasözleri, deyimler, sözcük hazineleri ve sözlü edebiyat ürünleri gibi farklı alanlardan örneklerle iki dil arasındaki dil ve edebiyat etkileşimlerini inceledik. Bu çalışma için her iki dilin de sözlükleri, atasözü ve deyimleri, sözlü edebiyat antolojileri, birçok sesli ve görsel kaynak taranmıştır. Bunun yanı sıra Kafkasya ve Anadolu'da birçok Çerkes ve Karaçay köyüne araştırma gezileri düzenlenerek dil ve edebiyat etkileşimlerinin günümüzdeki durumu incelenmiştir. Bu araştırma gezileri ile Çerkes ve Karaçay-Malkarlılar arasındaki etkileşime zemin hazırlayan coğrafi ve sosyal gerçeklikler ile ilgili veriler toplanmıştır. İki halkın dil ve edebiyatları arasındaki etkileşimleri incelerken ulaştığımız sonuçlar ve araştırma gezimizde gözlemlediğimiz coğrafi ve sosyal gerçeklikler bir arada incelendiğinde Çerkes ve Karaçay-Malkar ulusal ve sosyal kimliklerinin son iki yüzyılda geçirdikleri değişimi açıklayacak çeşitli yeni bağlamlar da ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çerkesçe, Karaçay-Malkarca, Kültürel Etkileşim, Karşılaştırmalı Edebiyat, Karşılaştırmalı Dilbilim

BalkarcaDil etkileşimiKabardeyler+7
Ahmet Mavi
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Erken Demir Çağı'nda Kıbrıs Anadolu ilişkileri

Anadolu yarımadasının en yakın komşularından biri olan Kıbrıs adası gerek jeopolitik konumu gerek önemli hammadde kaynakları açısından çağlar boyunca ilgi odağı olmayı başarmıştır. Geçiş güzergahında yer alan ada Anadolu ile ilk çağlardan itibaren yakın ilişkiler kurmuş ve bu ilişkiler neticesinde kültürler arası etkileşimler yaşanmıştır. En yoğun ilişkilerin yaşandığı dönem ise Geç Bronz Çağı'dır. Ancak MÖ. II. binin ikinci yarısında Anadolu'dan Mısır'a kadar birçok medeniyet üzerinde tarihsel ve toplumsal değişikliğe sebep olan Ege Göçleri yaşanmıştır. Bu göç dalgası neticesinde Anadolu'nun çehresi tamamen değişmiş dönemin en önemli imparatorluklarından olan Hitit İmparatorluğu yıkılmış, bu yıkımlar neticesinde de Kıbrıs adası üzerindeki Hitit hegomanyası son bulmuş ve adada çeşitli krallıklar ortaya çıkmıştır. Anadolu'da ise Geç Hitit Beylikleri, Phrygia, Urartu, Lydia, Lykia gibi yeni devletler kurulmuştur. Göçler sonrasında, Karanlık Çağ olarak adlandırılan, iki yüz yıllık bir zaman dilimini içerisine aldığı düşünülen bir dönem yaşanmıştır. Bu dönemde her ne kadar ekonomik faaliyetler devam etmiş olsa da, yazının ortadan kalkması neticesinde metin ve verilerdeki eksiklikler sebebiyle Erken Demir Çağı'ndaki ticari ve kültürel faaliyetlerin ne düzeyde olduğu tam olarak bilinememektedir. Yapılan çalışmada Erken Demir Çağı Anadolu'su ve Kıbrıs arasındaki kültürel ve ticari ilişkiler ele alınmıştır. Daha çok Anadolu'nun kıyı kesimlerinde ele geçen buluntular ışığında kültürler arası ilişkiler incelenmiştir.

AnadoluErken Demir ÇağıKültürel etki+4
Havva Seda Şahin
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessFR

Influence du Programme LLP/Comenius sur l'éducation, l'enseignement et sa contribution à la présentation culturelle d'un pays.

The main purpose of this study is to determine the impact of Comenius programme on teaching, education and cultural presentation of a country.In this research, the European Union Education and Youth Programmes and especially the current applications of Comenius Programme have been examined.During this qualitative research, the interviews have been realized with the teachers and students from four Turkish schools who have participated in the Comenius project partnerships. Foreign coordinators have been contacted via e-mail. We also examine the experiences of five Turkish Comenius assistants.At the end, we interpret the data collected to determine the effect of Comenius programme on teaching, education and cultural presentation and offer some recommendations to the future project partners and assistants.

Esra Kaya Karaaslan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Doğu-batı kültürel etkileşiminde Orta Asya'dan göçler (M.S. VI. yüzyıla kadar)

Türklerin anayurdu Orta Asya'dır. Türkler çeşitli sebeplerle Orta Asya'dan göç etmek zorundaydılar. Türklerin temel geçim yolu hayvancılıktı. Bu yüzden Türkler, hayvanlarına geniş otlaklar bulmak için verimli topraklara göç ettiler. Türklerin göçü yeni ülke elde etmek için değildi. Bundan dolayı konar-göçer Türkler göçün temel unsurlarını benimsemişlerdir.Sumerlilerin tarihi geçmişleri ve etnik kökenleri Türkler ile aynıdır. Bu tez kültür, dil vb. olarak onaylanabilir. Türk kavmi olan Sumerliler Orta Asya'dan Mezopotamya'ya göç etti. Dolayısıyla Sumerliler konar-göçer Türk kavimlerine bir örnektir.Diğer konar-göçer kavimlerden biri M. Ö. XII-VIII. yy arasında yaşayan Kimmerlerdir. Kimmerler ve İskitlerin de anayurdu Orta Asya'dır. Kimmerler anayurttan batıya göç ettiler. İskitler onları takip etti. Her ikisi de göç bölgelerinin kültürel hayatında önemli etki yapmıştır.Hunlar bu çağın diğer konar-göçer kavmidir. Asya Hunları çeşitli sebeplerle batıya göç etti. Bundan sonra Avrupa Hunları Asya Hunlarının torunları tarafından kuruldu. Tarihte Avrupa Hunları tüm dünyayı etkileyen önemli bir olayın yaşanmasına neden oldu. O, M.S. 375'teki Kavimler Göçü olarak bilinmektedir. İmparator Balamir'in komutasındaki Hunlar, anayurtlarından çeşitli sebeplerle batıya göç ettiler.Çeşitli kavimler yurtlarını terk etmek zorunda kaldılar. Bazı kavimler Gotlar, Vandallar, Franklar, Gepidler gibi batıya doğru göç etti ve onlar bugünkü Avrupa topraklarına yayıldılar. Bu göç kısa bir zamanda olmadı. Bu olay yıllarca devam etti. Kavimler Göçü sadece batıya göçen kavimleri etkilemedi aynı zamanda batıdaki kavimleri de etkiledi. Roma İmparatorluğu Kavimler Göçü'nden etkilenen kavimlerden biriydi. Roma İmparatorluğu 395'te göçlerin etkisiyle doğu ve batıya ayrıldı. Kavimler Göçü 476'da sona erdi.Tarihin her döneminde bir göç hadisesi görmek mümkündür. Göç hadisesi, Göktürkler, Uygurlar, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde görülmüştür.Anahtar Sözcükler1. Göç2. Türkler3. Kimmerler4. İskitler5. Hunlar

GöçlerKültürel etkiOrta Asya+1
Mehmet Mandaloğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerinin belirlenmesi

Bu araştırmanın amacı, popüler kültürün moda tasarımı öğrencileri ve öğretim elemanları üzerindeki etkilerini belirleyerek fark ve benzerlikleri ortaya koymaktır.Araştırmanın evrenini Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, örneklemini Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencileri ile öğretim elemanları oluşturmaktadır. Araştırmanın problemine cevap aramak amacıyla yapılan çalışma, pilot ve asıl olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama için hazırlanan anket formu, örneklemi oluşturan Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %16'sına uygulanmış, elde edilen sonuçlar doğrultusunda gerekli düzenlemeler yapılarak anket formunun son şeklini alması sağlanmıştır. Örneklem grubunu Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi, Moda Tasarımı Öğretmenliği Bölümü öğrencilerinin %74'ü ve öğretim elemanlarının tamamı oluşturmuştur. Elde edilen bu sayının evreni temsil eder nitelikte olduğuna karar verilmiştir.Araştırma bulgularından elde edilen verilerden öğretim elemanları ve öğrencilerin genel olarak popüler kültürün moda tasarımı öğretmenliği eğitiminde etkili olduğu saptanmıştır. Popüler kültür kısa sürede değişen ve çoğunluk tarafından kabul edilen yenilikler anlamına geldiği için araştırmaya katılan öğretim elemanlarının bu bilinçle hareket etmeleri, konularını sürekli güncel izlerle ve yeniliklerle öğrencileri yönlendirmek istemeleri bu konuya önem verdiklerini göstermektedir.Anahtar kelimeler: Popüler kültür, moda tasarımı, günlük yaşam alışkanlıkları, giyim alışkanlıkları

KültürKültürel etkiModa tasarımı+4
Burcu Bilgin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Pazarlama faaliyetlerinde alt kültür etkisi ve Kalecik - Çamlıdere ilçeleri örneği

Günümüz işletmeleri artan rekabet koşulları ile beraber pazarlama stratejileri geliştirme ve değiştirmeye başlamışlardır. İşletmelerin Pazarlama faaliyetleri, hedeflenen Pazar, Pazar bölümü için farklılaşmaktadır. Bu yüzden işletme her bir Pazar için farklı strateji ve kararlar ile hareket etmektedir.Bu amaçla işletmeler hedeflenen pazarın davranış, tutum ve kültürüne göre pazarlama faaliyetlerini geliştirmekte ve hatta değiştirmektedirler. Özellikle küresel bazda faaliyeti bulunan işletmeler her bir farklı Pazar için, o pazara hitap eden pazarlama faaliyeti üretir. Kültür ve alt kültür unsurları burada önem arz etmektedir. Çünkü hedef pazarın egemen kültürü ve egemen kültürü oluşturan alt kültürlerin davranış ve tutumlarına göre pazarlama faaliyetlerini şekillendirmektedir.Bu çalışmadaki amaç pazarlama faaliyetlerinin alt kültür üzerine etkisinin değerlendirilmesidir. Ayrıca alt kültür unsurunun pazarlama faaliyetleri ile ilişkisi de değerlendirilmiştir. Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçeleri arasında ki alt kültür farkının değerlendirilmesi yapılmıştır.Araştırma gıda, kıyafet ve mobilya/beyaz eşya üzerinde yoğunlaştırılmıştır. Alt kültür farklılığını ortaya çıkarmak için yaş ve eğitim alt kültürü değişkenleri ile değerlendirilmiştir. Araştırma kapsamında Ankara ili Çamlıdere ve Kalecik ilçelerinde ikamet eden kişiler araştırma kapsamına alınmıştır.Araştırma kapsamında Çamlıdere ilçesinde 300 adet ve Kalecik ilçesinde 300 adet olarak, toplamda 600 anket araştırma kapsamına alınmıştır. Anket analizinde SPSS-15.0 paketi kullanılarak analizi yapılmıştır. Verilerin analizinde regresyon analizi yapılmıştır.ANAHTAR KELİMELER:1.Pazarlama,2.Pazar analizi,3.Kültür,4.Alt kültür

Alt tabakaAnkara-KalecikAnkara-Çamlıdere+8
Burak Çetin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Karakoçan ilçesinden (Elazığ) Belçika'ya göçler

İnsanların ve toplumların yaşamlarında önemli değişikliklere neden olan göçler toplumsal açıdan basit bir olay olarak görülmemelidir. Gönüllü veya zoraki göç olayının içinde yer alan insanların amacı daha iyi yaşam olanaklarına kavuşmaktır. Bireylerin ve toplumların sosyal, siyasal, hukuksal, yönetimsel, kültürel ve ekonomik yapısında önemli değişikliklere neden olan göç coğrafya biliminin vazgeçilmez inceleme alanlarından birisidir. Bu bağlamda 1961'de başlayan Karakoçan İlçesinden yurt dışına meydana gelen göçün hala devam etmesinin nedenleri ve sonuçları yanında insanlar ve toplum üzerisindeki etkisi araştırıldı. Özellikle son dönemlerde Belçika'ya yönelen bu göç hareketinin temelinde ekonomik sebeplerin yattığı saptandı. Başlangıçta iş kuracak kadar parayı biriktirip dönmeyi düşünerek yola çıkan işçilerimizin, geri dönmedikleri gibi yaşadıkları Belçika Devletine zor da olsa uyum sağlayarak Belçika yurttaşı oldukları görüldü. Ekonomik olarak Karakoçan İlçesine faydalı olan göç hareketinin, toplumsal açıdan kültürel değişim gibi olumsuz etkilerinin de olduğu tespit edildi.

BelçikaDış TürklerEkonomik etki+7
İbrahim Güneş
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Peçenek ve Kıpçakların Bizans Devleti ile olan ilişkileri

Dünya tarihi içerisindeki en önemli milletleri arasında gösterilen Türkler, ilk ortaya çıktıkları coğrafyada; iklimin elverişsizliği, otlakların darlığı, salgın hastalıklar, iç ve dış baskılar, yeni yurtlar elde etme arzusu vb. gibi nedenlerden dolayı M.Ö. IV. yüzyıldan başlayıp M.S. XV. yüzyıla kadarki tarihi süreçte düzenli ve süreklilik arz eden göç dalgaları halinde Orta Asya merkezli olarak göç hareketlerinde bulunmuşlardır. Türk tarihinin arka ve tozlu sayfaları arasında kalan Peçenekler ve Kıpçaklar, IX. yüzyılda Orta Asya'dan batıya doğru göç ederek sırasıyla Kafkaslar, Karadeniz'in kuzey bozkırları, Orta Avrupa, Balkanlar ve Anadolu coğrafyalarına yayılmışlar. Hatta Kıpçakların bir kısmı ise Ortadoğu ve Güney Asya coğrafyalarını da içine alacak şekilde geniş bir alana yayılmışlardır. Bu geniş coğrafyalarda hüküm süren Peçeneklerin ve Kıpçakların, bu sahada; Hazar, Moğol, Gürcü, Selçuklu Rus, Bulgar, Macar ve Bizans İmparatorluğu gibi döneminin güçlü devlet ve toplulukları ile sürekli olarak temas halinde olmaları hasebiyle bu devlet ve toplulukların kimi zaman kaderlerine dahi direkt olarak etki ettikleri görülür. Her ne kadar Peçenek ve Kıpçaklar yaşadıkları coğrafyalarda yağmacı, yakıp yıkıcı veya işgalci topluluklar olarak gösterilse de dönemin tarihi süreçteki şartları düşünüldüğünde, ''barbarlık'' olarak nitelenen bu faaliyetlerin '' sadece hayatta kalmanın vermiş olduğu bir içgüdüden kaynaklandığı'' görülür. Bahse konu geniş bir coğrafyada hüküm süren Peçenekler ve Kıpçaklar, o dönemde dağınık halde yaşayan diğer Türk zümrelerini bir çatı altında toplayamadıklarından dolayı bahse konu coğrafyalar üzerinde herhangi bir devlet veya hanlık sistemini tesis edememişlerdir. Bu nedenle Peçenek ve Kıpçaklar, zamanla başka kültürlerin tesirleri altına girerek milli kimliklerini kaybetmişler ve Hristiyanlaşmışlardır. Anahtar Kelimeler: Orta Asya, Peçenek, Kıpçak, Barbar, Göç.

AsimilasyonBizans İmparatorluğuBizanslılar+6
Çetin Damar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kültür, eğitim ve kültür ekonomisi kapsamında bulmacaların işlevleri

Kültürel bellekten değişen üretim ve tüketim ortamları dikkate alınarak nasıl yararlanılabileceği sorusu türlü bağlamlarda cevabını aramakta olan bir sorudur. Bu çalışmada soruya bir cevap olarak, geleneksel kültürün popüler alanda daha görünür, hissedilir olmasına araç olabilecek bir yöntem öne sunulmuştur.Bulmacalar toplumun her kesiminden ilgi görür; okur-yazar olma gerekliliği dışında hiçbir toplumsal ayrımı barındırmaz; gazete, dergi ve internet sitelerini kapsayan tüketim ağları sayesinde kolayca ulaşılabilir olup başlayanın mutlaka sonunu getirmek istediği bir tutkudur.Hemen herkesin kolaylıkla tespit edebileceği bu ilgi, kültür eğitimi ve kültürleme süreçlerine dahil edilerek popüler alanda gelenekselin kullanılamaması sorununa bir çare olabileceği gibi, `bilginin kuşaktan kuşağa geçişini okul dışı olanaklarla sağlamak' anlamında da iyi sonuçlar alınabilecek bir çıkış noktası sunar. Bulmacalarla ilgili tanımlarda bulmacaların bir oyun olarak değerlendirilmesi oyunun en açık işlevlerinden biri olan eğlenceyi vaat eder. Bulmacalar, eğlendirerek öğretme amacının hayli geniş bir uygulama alanıdır.Medyanın bulmacalarda da yansımasını bulan tek tipleştirici etkisi, gene medya eliyle bulmacalar aracılığıyla bir zenginliğe dönüştürülebilir. Çalışmada, `toplulukların, grupların ve kimi durumlarda bireylerin, kültürel miraslarının bir parçası olarak tanımladıkları uygulamalar, temsiller, anlatımlar, bilgiler, beceriler ve bunlara ilişkin araçlar, gereçler ve kültürel mekanlar' anlamına gelen somut olmayan kültürel mirasın bulmaca içeriklerinin zenginleştirilmesi adına başvuru kaynağı olabileceği ortaya konmuştur.Çalışmada bir kavram olarak bulmacalar üzerinde durulduktan sonra bulmacaların dünyadaki ve Türkiye'deki görünümü belirginleştirilmiş, beslendiği kaynaklar; üretim ve tüketim ortamları üzerinde durulmuş; bulmacaların yaygınlığı verilerle desteklenmiş ve türlü bağlamlardaki işlevleri sıralanmıştır. Kültür eğitiminde bulmacaların etkili bir araç olabileceği tezi ortaya atılmış, bu tezi destekleyen örnekler sıralanarak, önerilen içerikler kültür eğitiminde kullanılabilecek bulmacalara uygulanmıştır.

BulmacalarEkonomiEkonomik etki+5
Fadime Tikbaş
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde hemşehri dernekleri ve internetin rolü

?Küreselleşme Sürecinde Hemşehri dernekleri Ve İnternetin Rolü? adlı bu çalışmada, küreselleşme olgusuyla birlikte gelişen ve küreselleşmeyi hızlandıran internetin ve onun üzerinden kurulan hemşehri derneklerinin, derneğin üyeleri olan toplum kesimlerine kendi yerel kültürlerini paylaşma, yeniden üretme ve yardımlaşma gibi işlevleri nasıl yerine getirdikleri irdelenmiştir. Çalışma internetin, küresel kültürü yaymasının yanı sıra, yerel olan değerleri de ürettiğini ortaya koyması açısından önem teşkil etmektedir.Ekonomik, siyasi, kültürel ve sosyal yapılar üzerinde etkisini gösteren küreselleşme süreci kültürel anlamda iki yaklaşımı ortaya koymaktadır. Birinci yaklaşıma göre küreselleşme süreciyle birlikte farklı kültürler dünyayı saran tek hakim kültürün içinde erimektedir. İkinci yaklaşıma göre ise dünya üzerinde farklı kültürler yan yana akmaktadır.Modernleşme hareketleriyle birlikte Türkiye de yaşanan göçler 1980'lerde küreselleşmenin de etkisiyle hız kazanmıştır. Doğup büyüdükleri memleketlerinden farklı bölgelere göç eden kırsal kesim insanı göç ettikleri coğrafyalarda yalnız kalmak ve sahip oldukları kültürü kaybetmek korkusuyla aynı kültüre sahip, aynı coğrafyadan göç etmiş hemşehrileriyle yakınlaşma ihtiyacı duymuşlardır. Zamanla bu hemşehrilik ilişkisi, hemşehri dernekleri kurularak formel hale getirilmiştir. Hemşehri dernekleri organize ettikleri faaliyetlerle bir taraftan bireyciliğin hakim olduğu kent ortamında hemşehrilerin bir araya gelmesini sağlarken, diğer taraftan kırsal kesim insanının değerlerini ve kültürlerini korumasına olanak tanımaktadır.Böylece bir taraftan yerel kültürlerini yeniden üreterek paylaşmaktadırlar, diğer taraftan ise içinde bulundukları kültüre uyum sağlamaya çalışmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Kültür, Hemşehrilik, Hemşehri Dernekleri, İnternet.

DerneklerHemşehrilikHemşehrilik dernekleri+4
Selda Külekci
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects