Dans

Bu konu başlığı altında 76 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Rekreatif dans faaliyetlerine katılan bireylerin esenlik düzeylerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, serbest zamanlarında dans etkinliklerine katılan kişilerin elde ettikleri esenlik seviyelerini incelemek ve bu seviyeleri belirli demografik özellikler çerçevesinde karşılaştırmaktır. Araştırmanın evrenini daha önce hiç rekreatif olarak dans aktivitelerine katılmamış üniversite öğrencileri oluştururken, örneklem grubunu ise tesadüfi örnekleme yöntemine dayalı olarak Trakya Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerden seçilmiş, toplamda 68 gönüllü öğrenci, 34 erkek ve 34 kadın olacak şekilde bir araya getirilmiştir. Araştırma kapsamında veri toplamak için kişisel bilgilerin yer aldığı bir form ve VanderWeele (2017)'nin geliştirdiği, "Yeni Esenlik Endeksi (New Florishing Index)" olarak adlandırılan ve Alkan (2022) tarafından Türkçe Formu Geçerlilik ve Güvenirliliği yapılan "Yeni Esenlik Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçek güvenilirliğini tespit etmek amacıyla Cronbach Alpha katsayısı hesaplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde, bağımsız ikili grupları karşılaştırırıken, bağımsız örneklem (independent Sample) T testi, bağımlı ikili grupları karşılaştırırken bağımlı(paried) örneklem T-testi ve grup ve zaman ortak etkileşiminin analizinde tekrarlı ölçümlerde iki faktörlü ANOVA kullanılmıştır. Esenlik Ölçeği ve alt boyut puanlarının çalışma ve kontrol grubu arasındaki karşılaştırılmasında ise ANCOVA analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre katılımcıların rekreatif amaçlı dans aktivitelerine katılımlarıyla esenlik düzeyinin artması ilişkisinin yüksek olduğu (p<0,01) ve demografik değişkenlere göre farklılaştığı tespit edilmiştir (p<0,0160). Haftalık dans aktivitelerine katılan bireylerin Esenlik Ölçeği toplam ortalama puanları (ort: 80,32) katılmayanlara oranla (ort:74,18) anlamlı bir şekilde daha yüksektir. Sonuç olarak, reakreatif amaçlı dans etkinliklerine katılan bireyler ile herhangi bir katılım göstermeyen bireyler arasında esenlik düzeylerine göre anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Faaliyetlere katılan bireyler, "mutluluk ve yaşam doyumu, zihinsel ve fiziksel sağlık, yaşam amacı ve anlamı, yakın sosyal ilişkiler ve finansal ve maddi durum" boyutlarında önemli bir artış ve iyileşme gösterirken, kontrol grubunda bu durum sabitliğini koruyamamış ve azalma yönünde eğilimler göstermiştir. Bu bulgulara dayanarak, rekraetif amaçlı dans aktivitelerinin bireylerin esenliğinde iyileştirme ve koruma sağladığı söylenebilir.

DansEsenlikRekreasyon+3
Hamza Tarık Gencer
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Alt ekstremite yaralanma hikayesi olan ve olmayan Latin dans sporcularında fonksiyonel performansın karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, alt ekstremite yaralanma öyküsü olan ve olmayan Latin dans sporcularının fonksiyonel performans seviyelerini karşılaştırmaktı. Özel bir dans spor kulübüne kayıtlı 85 dansçı çalışmaya dahil edildi. Profesyonel dans sporcularının yaş, vücut kütle indeksi, dans deneyimi, dominant bacak durumları birbirine eşlenerek yaralanma hikayelerine göre iki gruba ayrıldı. İlk grup, alt ekstremitede son 6 ay içerisinde yaralanma öyküsü bulunan ve dans sırasında ağrı tanımlayan 18 kadın 7 erkek dansçıdan [yaş: 24 (22-26) yıl, vücut kütle indeksi: 21.2 ± 2.4 kg/m2 , dans deneyimi: 5 (4-13) yıl] ve ikinci grup; alt ekstremitede yaralanma öyküsü olmayan (dans sırasında ağrısı olmayan) 18 kadın 7 erkek dansçıdan [yaş: 23 (21-25) yıl, vücut kütle indeksi: 20.3 ± 2.0 kg/m2 , dans deneyimi: 5 (3-10) yıl] oluşmaktaydı. Grupların dinamik denge ölçümleri Y denge testi; tek bacak sıçrama performansları tek bacak ön, iç yan ve dış yan üçlü sıçrama testi; çift bacak dikey sıçrama yükseklikleri ise My Jump 2 uygulaması ile değerlendirildi. Yaralanma geçiren grubun Y denge ön (p=0.04), arka iç yan (p=0.03), arka dış yan (p=0.02) yönlerindeki dinamik denge performansı ve tek bacak ön (p<0.001), iç yan üçlü (p<0.001), dış yan üçlü (p=0.01) sıçrama performansı, yaralanma geçirmeyen gruba göre daha düşük idi. Gruplar arasında çift bacak dikey sıçrama yükseklikleri benzerdi (p>0.05). Klinikte, yaralanma geçmişinin Latin dans sporcularında denge ve sıçrama performansına etkilerini görebilmek için Y denge testi ve tek bacak sıçrama testleri tercih edilebilir. Anahtar Kelimeler: Yaralanma, Latin Dans Sporu, Fonksiyonel Performans, Dinamik Denge, Sıçrama

Alt ekstremiteDansDansçılar+6
Bahar Kara
Hacettepe University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

3-6 yaş çocuklarda müzik ve dans derslerinin psikolojik etkileri

Dans ve müzik eski zamanlardan beri insanları etkilemiş; şifa, terapi, hipnoz olarak kullanılmış ve bir çok hastalığa dans ve müzik çeşitleriyle tedavi aranmıştır. Bu çalışmada 3-6 yaş çocuklarda dans eğitiminin motivasyon, fiziksel ve psikolojik etkilerinin araştırılması hedeflenmiş, bu doğrultuda çocukların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişiminin ölçülmesi amaçlanmıştır. Günümüzde milli eğitim programında okul öncesi dönemde ve ilkokul döneminde müzik ve dans dersleri zorunlu görülmemektedir. Ancak 3-6 yaş çocukların psikolojik gelişimlerini tamamlarken müzik ve dans derslerinin onların gelişimlerini desteklediği görülmektedir. Bir çok özel anaokulda 3-6 yaş çocukların temel müzik derslerini aldıkları; bedenlerini tanımak, vücut dilini kullanma becerilerini kavramak ve duygularını yansıtabilmek için de dans derslerini branş dersi olarak aldıkları görülmektedir. Bu konunun seçilme nedeni ise, okul öncesi dönemden itibaren dans dersleriyle çocukların gelişimine destek olunmasının onların motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerine önemli katkılarda bulunacağı fikridir. Araştırmaya 40 erkek, 47 kız olmak üzere 87 öğrenci katılmıştır. 27 sorudan oluşan kontrol listesi hazırlanarak, ilk 4 maddesi sadece Birinci Dönem sonunda, diğer 23 maddesi ise hem Birinci Dönem sonunda (ilk dersten dört ay sonra) hem de İkinci Dönem sonunda (ilk dersten yedi ay sonra) olmak üzere iki kez uygulanmıştır. Soruların dördünün yanıtları veli gözlemi yardımıyla, diğerleri ise araştırmacının gözlemiyle toplanmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre; 3-6 yaş arası çocuklarda dans terapi yöntemlerinin yaş gruplarına göre uyarlanarak işlendiği dans dersleri, çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimlerini arttırmaktadır. Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, cinsiyete göre farklılık göstermemekte (p>0,05) ancak erkek çocuklar kız çocuklara göre ders öncesi girişte sohbete anlamlı düzeyde daha fazla katılmaktadırlar (p<0,05). Çocukların toplam motivasyon, fiziksel ve psikolojik gelişimleri, yaş gruplarına göre ise farklılık göstermektedir (p<0,05).

DansMüzikMüzik eğitimi+4
Merve Sezince Erenler
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Tiyatral bir unsur olarak dansın Türkiye'de Grease Müzikali sahnelemelerindeki kullanımı

Bu tez çalışması; Grease müzikalinin Türkiye sahnelemelerini, dans olgusu ve dansın varoluş işlevlerine bakış ile detaylandırılarak, dansın insanlık üzerindeki çeşitli etkilerini anlamaya yönelik bir odakla başlar. Zira bu odağın doğru algılanması tiyatral bir unsur olarak dans kavramını algısal bütünlüğe kavuşturmak hususunda önem arz eder. Bu odak noktasından yola çıkışla geçmişten günümüze hayatımızda nerelere temas ettiğine şahit olduğumuz dans, ikinci bölümde tiyatro sanatıyla buluşturulmuş, bu buluşmanın tarihsel süreci araştırmalar ışığında incelenmiş ve ulaşılan kaynaklar dahilinde bilgiler verilmiştir. Üçüncü bölüm; dans ve tiyatroyu buluşturan oyun türlerinden 'müzikal' üzerine olup, müzikalin tanımları, tarihsel süreci ve müzikal filmler doğrultusunda bir yol çizilerek Grease Müzikali için bir hazırlık aşaması oluşturulmuştur. Bu bölüm aynı zamanda dünyaca ünlü müzikal filmlerin bizi müzikallerin büyülü dünyasına götürdüğü, bir kısmını anımsadığımız bölümdür. Son bölüm ise Grease müzikalinin içeriğini daha net anlamlandırabilmek adına dönemsel koşulları incelenerek başlamış, müzikalin konusu, karakterleri, şarkıları dönemsel koşullar ışığında analiz edilmiş, dansın tiyatral bir unsur olarak kullanımına değinilmiş ve bu kullanımın müzikaldeki Türkiye sahnelemeleri üzerinden vurgular yapılmıştır. Bu incelemeler esnasında sahnelemelerle ilgili ulaşılabilen tüm internet kaynakları taranmış ve referans müzikal çekimleri izlenerek analiz edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dans, Müzikal Tiyatro, Grease, Tiyatral, Müzikal Film

DansGreaseMüzikal+2
Ece Müderrisoğlu
Haliç University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

20. yy Avrupa dans tiyatrosunun gelişimi ve Türkiye izleği

Hareket ederek bir dil oluşturma ve anlatım şekline dönüştürme ihtiyacının ilk insandan günümüze kadar kendi döneminin ihtiyaçlarına karşılık gelecek biçimde şekillenerek devam ettiği bilinmektedir. İnsanların konuşma dili olmasına rağmen, hareketleri ve beden diliyle anlaşmaları ilk insandan günümüze kadar her zaman tercih edilen bir yol olmuştur. Tarihsel süreçlerin, savaşların, göçlerin, yoğun duygu durumlarının, yaşanılan coğrafyanın fiziki veya sosyolojik yapısına bağlı olarak şekillendiği düşünülen hareket ve beden dilinin oyuncular ve koreograflar tarafından tiyatro sanatına katkıda bulundukları söylenebilir. Sıcak savaş içinde olan Avrupa ülkelerinin 19.yüzyıl sonlarına doğru ortaya çıkan dışavurumculuk kavramından etkilendiği bilinmektedir. Dışavurumcu oyuncu ve koreografların sosyal ve siyasi olarak zorlu geçen bu süreç içinde yaptıkları sanatsal üretimler dans tiyatrosunun tarihsel gelişimi açısından başlangıç noktası olarak bilinmektir. Kısa süre içinde Avrupa'da kabul gören ve gelişim sürecini hızlandıran dans tiyatrosu eserleri ve sanatçıları yeni bir anlatım dilinin öncüleri olarak görülebilirler. Almanya ve Hollanda gibi Avrupa ülkelerinde gelişen bu ortak dilin gelişiminin zamanla tüm Avrupa ülkelerinde kendine yer bulduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Avrupa, Dans, Tiyatro.

20. yüzyılAvrupaDans+5
Köksal Ünal
Haliç University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Vücut kitle indeksi normal üstünde olan kadınlarda dans tabanlı aerobik egzersizlerin vücut kompozisyonu, aerobik kapasite, denge ve reaksiyon üzerinde etkisinin incelenmesi

Pandemi (COVİD-19) ile birlikte, fiziksel hareketlilik düzeyinin azalması ile vücut kütlesinde artan yağ oranı, kas ve iskelet problemleri, azalan esneklik, gergin kaslar, kuvvetsiz bir beden, bir takım duruş postür bozuklukları ve bundan kaynaklanan çeşitli hastalıklar meydana gelmiştir. Sağlıklı bir yaşam için egzersiz yapılması hayati bir önem arz etmektedir. Hem ülkemizde hem de dünyanın genelinde spor salonlarında grup dersi olarak çeşitli dans tabanlı egzersizler uygulanmaktadır. Bu amaç doğrultusunda geliştirilmiş dans tabanlı egzersizlerin, sedanter kadınlarda vücut kompozisyonu, aerobik kapasite, denge ve reaksiyon üzerinde etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya katılan 35-55 yaş arası vücut kitle indeksi normalin üstünde olan kadınlardaki olgular randomize edilerek deney ve kontrol grubu olarak ikiye ayrıldı. Deney grubuna her seansta 10 dakika ısınma egzersizi, 30 dakika dans temelli aerobik egzersizi, 10 dakika soğuma ve esneklik egzersizleri olmak üzere haftada 3 gün, 8 hafta boyunca antrenör eşliğinde dans temelli aerobik egzersiz programı uygulanmıştır. Katılımcıların vücut kompozisyonu, aerobik kapasite, denge ve reaksiyon testi değerleri, ön test ve son test olarak kaydedilmiştir. Çalışmada, veri analizi SPSS 24 programı kullanılmıştır. Verilerin normallik seviyelerini ölçmek için Shapiro-Wilks ve Kolmogorov-Smirnov testi uygulanmıştır. Verilerin parametrik olması, verilerin sürekli değişken olması ve her iki grupta değişken sayısının aynı olmasına dayanarak Two Way Repeated Measure ANOVA, analizi uygulanmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakıldığında vücut ağırlığı azalmasına (η2=%52), yağ oranın düşürülmesi (η2=%30), kas miktarı (η2=%44) ve su (η2=%25) oranı artırılması, ayrıca aerobik kapasite artılımasının istatistiksel olarak tespit edildiği görülmektedir. Fakat çalışmada yukarıda bahsedilen özelliklerin, yapılan sekiz haftalık dans tabanlı aerobik egzersizlerin, denge ve reaksiyon parametreleri üzerinde etkisi olmadığı görülmektedir. Popüler olan grup dans temelli aerobik egzersiz çeşitlerini inceleyip, eksikleri tespit edip, yeni eklemeleri yaparak, bu dersin vücut kompozisyonu, aerobik kapasite, denge ve reaksiyon üzerinde etki büyüklüğünü saptayarak, çalışmadan elde edilen bulguların literatürde ve alanda katkı sağlaması amaçlanmıştır.

Aerobik dansDansDenge+5
Aleksandra Gülçiçek
İstanbul Gelişim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

Martha Graham tekniği ve modern dans eğitimi metot önerisi

Bu çalışmada, kodlanmış ilk Modern Dans tekniği olan ve güncelliğini sürdürerek ulusal/uluslararası alanlarda yaygın olarak kullanılan Graham Tekniğinin uygulama ve eğitim metodolojisini oluşturarak dansçı adayı, profesyonel dansçı ve alanında uzman eğitmenlere kılavuz niteliğinde Türkçe kaynak oluşturulması hedeflenmiştir. İlk bölümde Martha Graham'ın sanata bakışı, eğitmen ve koreograf olarak varoluşu ve tekniğinin oluşum ve gelişim süreci ile prensiplerine yer verilmiş, ikinci bölümde teknik, akış sırası ile egzersizler bazında incelenerek ve analiz edilerek anlatılmış, aşamaları belirtilmiş, örnek kombinasyonlar sayılar ve tempolar ile verilmiştir. Her hareket için egzersiz açıklaması sonunda belirtilen link ve karekodlar ile erişilebilecek görüntü kayıtları oluşturulmuştur. Çekya/Prag'da bulunan HAMU (Music and Dance Faculty of the Academy of Performing Arts in Prague) ve Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Anasanat Dalı bünyesinde edinilen bilgi, deneyim ve gerçekleştirilen araştırmalar ışığında elde edilen sonuçlar son bölümde sunulmuştur.

DansDans eğitimiEgzersiz+3
Ayça Berkman
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de halk danslarının ticarileştirilmesi

Günümüzde popüler kültürün etkisini her alanda görmekteyiz. Kitle iletişim araçlarının artmasıyla birlikte paralellik gösteren bu etki halk danslarının ticarileştirilmesinde de başrol oynamıştır. Kültür endüstrisinde pazar payı oluşturmaya çalışan halk dansları camiası, kendi seyirci kitlesini oluşturmuş, pazarlama stratejileri üretmiş ve halk danslarını popüler kültürün bir ürünü haline getirmiştir. Bu konuda milli repertuvar oluşturmaya yönelik çalışmalara yönelik korumacı söylemler zamanla etkisini yitirmiş, uygulamadaki çeşitlilik ve denetimsizlik Türkiye'de halk danslarının dönüşümüne neden olmuştur. Ülkemizdeki yerel dans kültürlerini temsil eden toplulukların anlık performanslarının değerlendirildiği yarışmalar bir dönem büyük izleyici kitlesinin ilgisini çekerken, pek çok popüler kültür ürününde görüldüğü gibi hızlıca tüketilmiş ve günümüzde yalnızca çok dar bir kesimi ilgilendirir hale gelmiştir. Bu kesim, yarışmacılar, yakınları, müzisyenler, kostümcüler ve eğitmenlerden oluşur. Bu ortamda icra edilen danslar değerlendirme kriterleri yoluyla bir denetime tabidir. Ancak bunun dışında kalan alanlar, yani örgün eğitimdeki halk oyunları faaliyetleri, turistik gösteriler, dernek faaliyetleri ve profesyonel topluluklar denetimin olmadığı ve dolayısıyla dönüşümün hızla gerçekleştiği yerler olmuştur. Bu denetimsizliğin yanı sıra popüler kültür araçlarının çoğalması ve sosyal medya olanaklarının artması halk danslarını meslek olarak seçenlere büyük kolaylıklar sağlamıştır. Ancak bu meslek dalı bir meslek odası birliği bulunmayan, diploma gerektirmeyen, kimi zaman sigortasız çalışılan, muğlak bir pazar payı bulunan, tam bir tanımı olmayan bir iştir. Başka bir meslek dalının yanı sıra kısmi zamanlı olarak icra edilebilir. Bir dönem sıklıkla millilik vurgusu yapılan halk dansları dağarından para kazanmaya çalışan bir kesim böyle denetimsiz bir ortam içerisinde dansları metalaştırmıştır. Danslar artık tecimseldir, alınıp satıldığı oranda değerlidir. Türk halk danslarının ticarileştirilme süreci tez çalışmamızda üç kırılma noktası ile özetlenmiştir. İlk olarak 1950'li yıllarda Yapı ve Kredi Bankası'nın girişimiyle derleme çalışmaları başlatıldı ve bunların sonucu olarak İstanbul'da halk oyunları yarışmaları düzenlendi (bir amacı da bankanın reklamını yapmaktı.) 1975 yılında Devlet Halk Dansları Topluluğu kuruldu (böylelikle halk dansları diğer sanat dalları karşısında profesyonel bir değer kazandı.) 1999 yılında özel bir sektör girişimi olarak Sultans Of The Dance profesyonel topluluğu ile birlikte halk dansları bir meslek dalı olarak yaygın bir şekilde kabul edildi. Kültür endüstrisi içinde dans sanatının dünyadaki değişimi New York City Ballet Topluluğu, Azerbaycan Devlet Halk Dansları Topluluğu ve Moisiyev Dans Topluluğu (Rusya) üzerinden değerlendirilirken, Türkiye'de halk danslarındaki dönüşüm Sultans of the Dance Topluluğu (ilerleyen süreçte Anadolu Ateşi Topluluğu) özelinde incelenmiştir. Dünyada var olan profesyonel toplulukları takip ve taklit ederek yola çıkan ülkemizdeki profesyonel topluluklar kültür endüstrisinin pazar payında dahi kendine çok az yer bulmaktadır.

DansHalk oyunlarıKültür endüstrisi+1
Funda Bozkurt
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Popüler kültür bağlamında Türk halk oyunlarında uygulama alanlarının değerlendirilmesi

Popüler kavramının en genel anlamı, yaygın bir biçimde beğenilen ve tüketilen olarak ifade edilebilir. Popüler olan, günlük yaşama, günlük yaşamın ihtiyaçlarına cevap veren ve göreceli olarak kısa ömürlü olan her şeyi kapsamaktadır. Günümüzde bireyleri bir araya toplayan ve yönlendiren popüler kültürün yaygınlaşmasındaki başat unsurlar, kitle iletişim araçları, sosyal sanal ortamlar ve geleneğin meta olarak pazarlama ürününe dönüştürülmesidir. Üretim, yeniden üretim ve hızlı tüketim dinamiğinde gelenekselden moderne her alan kent kültürünün gündelik pratiği haline gelmiştir. Yapılan literatür taraması sonucunda halk kültürü, yüksek kültür, popüler kültür, kitle kültürü gibi çeşitli kültür katmanlarının tanımı yapılarak, popüler kültürün özelde geleneksel dansta yarattığı sahneleme anlayışı, dijital uyaranlar, yenilikçi tasarım destekleri ve sürekli değişim talep eden seyircinin (sanat tüketicisi) algıları yorumlanmıştır. Tezde dünya çapında popüler olmuş, dansta disiplinler arası anlayışı benimseyen ve geleneksel eksende gösterimler yapan dans gruplarından kısaca bahsedilmiş, popüler olanı sunma yöneliminde olan topluluklarda bu görsel-işitsel ve teknik etkilerin kullanım biçimleri örneklerle sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Popüler kültür, Sahne sanatları, Dans

DansHalk kültürüHalk oyunları+2
Şeyda Yasemin Gürsoy
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Algılanan doğum ağrısı, doğum memnuniyeti ve neonatal sonuçlar üzerine doğum dansının etkisi

Bu araştırma, algılanan doğum ağrısı, doğum memnuniyeti ve neonatal sonuçlar üzerine doğum dansının etkilerini belirlemek amacıyla 1 Nisan 2017- 31 Ekim 2017 tarihleri arasında Sağlık Bakanlığı'na bağlı İzmir Urla Devlet Hastanesi'nde gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamına; riskli olmayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden gebeler alınmıştır. Veriler; Dansı Uygulayıcı Ebe Grubu (DUEG-40 gebe), Dansı Uygulayıcı Eş/Partner Grubu (DUPG-40 gebe) ve Kontrol Grubu (KG-80 gebe) olmak üzere üç grup şeklinde, doğum eyleminin aktif fazında toplanmıştır. DUEG'ndaki gebeler doğum salonunda görevli, gebeyi takip eden ebe ile; DUPG'ndaki gebeler ise eş/partnerleri ile aktif faz boyunca dans etmiştir. Dans; gebenin elleri partnerinin (ebe ya da eş) boynunda, başı partnerinin omzuna dayalı, meditasyon müziği eşliğinde, sağa ve sola sallanma şeklinde uygulanmıştır. Dans süresince, partner bu sallanma hareketine eşlik etmiş ve aynı zamanda gebenin sakrum bölgesine masaj yapmıştır. Doğum dansı uygulanmadan önce (vajinal dilatasyon 4 cm.) ve doğum dansı uygulandıktan sonra (vajinal dilatasyon 9 cm.) algılanan doğum ağrısı Görsel Kıyaslama Ölçeği (Visual Analog Skala=VAS) kullanılarak ölçülmüştür. Doğum sonrası dönemde yenidoğanın birinci, beşinci ve onuncu dakika apgar skorları ve oksijen saturasyon düzeyleri ölçülerek kaydedilmiştir. Kadınların doğum memnuniyetini değerlendirmek amacıyla doğum sonu birinci saatte Mackey Doğum Memnuniyet Ölçeği uygulanmıştır. KG'na ise sadece hastanedeki rutin uygulamalar yapılmış, veriler dans grubunda belirtildiği şekilde toplanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya dâhil edilen gebelerin yaş ortalaması 27.13±4.09 (min=18-max=37)'dur. DUE grubundaki gebelerin dans süre ortalaması DUP grubu ile benzer bulunmuştur. Dans grubundaki gebelerin VAS 1 ve VAS 2 puan ortalamaları KG'na oranla anlamlı derecede düşük bulunmuştur. Yenidoğana ilişkin veriler incelendiğinde dans grubunun (DUP ve DUE) yenidoğanlarının beşinci ve onuncu dakika apgar skoru KG'na oranla anlamlı derecede yüksektir. Yenidoğanların oksijen saturasyon düzeylerine bakıldığında ise; dans grubunda KG'na oranla birinci, beşinci ve onuncu dakika oksijen saturasyon düzeyleri anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Dans grubundaki kadınların doğum sonu birinci saatte değerlendirilen doğumdan memnuniyet düzeyi alt boyut puanı ve toplam ölçek puan değerleri KG'ndaki kadınlara oranla anlamlı derecede yüksektir. Çalışma sonucunda; intrapartum dönemde eş veya ebe ile birlikte yapılan doğum dansının doğum ağrısı, doğum memnuniyeti ve neonatal sonuçlar üzerinde olumlu etkisi bulunduğunu göstermiştir. Doğum ağrısının etkili yönetimi için intrapartum dönemde kadına verilen bakıma gebenin ailesi de dâhil edilmeli; ebe-gebe ve aile işbirliği içerisinde hareket etmelidir. Anahtar Kelimeler: Dans, doğum, ağrı, memnuniyet, neonatal sonuçlar

AğrıDansDoğum ağrıları+4
Bihter Akın
Ege University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de göbek dansının tarihi

Dansın tarihinin insanlık tarihi kadar eski olduğu düşünülmektedir. İlkel insan, algılayamadığı ya da korktuğu olayları, doğaüstü güçlere bağlamış, bunların kutsiyetine inanmış, kendi mitlerini yaratmış, onlar adına çeşitli ritüeller geliştirmiştir. Doğa olaylarıyla başa çıkma, kötü ruhları kovma, bereket, sağlık ve güç dileme gibi totemlerin yanı sıra doğum, ergenlik, evlenme ve ölüm gibi geçiş dönemlerinde de törenler düzenlemişlerdir. İnsanlığın varlığını sürdürmesi için gerekli olan üreme de, danslı ritüellerde yerini bulmuştur. Kimi araştırmacıların söylediği cinsellik ve erotizm içeren veya hamilelik ve doğum sancılarını taklit ederek ortaya çıktığı düşünülen göbek dansının, tarihi köklerinin bu ritüellere dayandığı düşünülmektedir. Göbek dansı, temas ettiği toplumların kültürel etkileşimiyle günümüzdeki halini almıştır. Orta Asya'dan gelen Türkler, yerleşik Anadolu toplumları, göç yoluyla gelen Çingene/Roman toplumu ve çevrede bulunan Arap-Mısır toplumlarının kültürel alışverişiyle gelişmiş ve dünyaya yayılmıştır. Yüzyıllarca, Anadolu topraklarında, Osmanlı şölenleri ve eğlenceleri kapsamında, çengi ve köçek kollarında, geleneksel tiyatroda orta oyununda icra edilmiş, Tanzimat dönemi ile birlikte tuluat ve modern tiyatroda yer almıştır. Cumhuriyet dönemiyle birlikte kadının toplumsal hayata daha çok dahil olmasıyla bireysel bir dans formu olarak gelişmiş ve bugünkü şeklini almıştır. Göbek dansı kalça ve bel bölgesinde yoğunlaşan dikey, yatay ve dairesel hareketlerden meydana gelmektedir. Ayrıca, omuzlarda ve kalçada titreme hareketleri bulunur. İcrasında giyilen açık giysiler sebebiyle bu dans, genellikle toplum tarafından ahlak dışı görülmekte, icracıları da ahlaki olarak düşük kişiler olarak algılanmaktadır. Bu çalışmada, göbek dansının ortaya çıkışı ve gelişimi incelenecek, Cumhuriyet dönemi öncesi ve sonrası profesyonel icralar değerlendirilecek, Türkiye'de göbek dansının tarihi gelişim süreci açıklanmaya çalışılacaktır.

DansEtkileşimGöbek dansı+4
Gül Kaplan Ekemen
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Adana Akıncılar Mahallesi Çingene/Roman kültürünün aktarımında dans ve eşlik unsurlarının etkileri

Çingeneler/Romanlar, yüzyıllar öncesinden Hindistan'dan dünyanın birçok farklı noktasına, neredeyse her yerine, göç ettikleri düşünülen topluluklardır. Ülkemize de göçler gerçekleştiren bu topluluk renkli görünen kişilikleri ve çoğunlukla sundukları eğlenceli hayatlarıyla söz konusu oldukları kadar aynı zamanda ötekileştirilmeye de maruz kalmışlardır. Yaşam tarzları, kimi zaman eğlenceli kimi zaman onları dışlanmaya maruz bırakan hayatları çeşitli çalışmalara konu edinilmiştir. Bu çerçevede düşünüldüğünde, araştırmanın problemini içerisinde bulundukları tüm toplumlar tarafından ötekileştirmeye maruz kalan, kendilerinin de kapalı gruplar olmaları sebebiyle ötekileştirme sürecini karşılıklı hale getirdikleri etnik bir grup olarak ele aldığımız Çingene/Romanlar ve kültürel alanlarını nasıl muhafaza edebildikleri oluşturmaktadır. Bu çalışma da Adana Akıncılar Mahallesi'nde yaşayan Çingene/Roman grupları üzerinden müzikleri ve danslarıyla eğlence sektöründe oldukça bilinen bu grubun danslarının kültürel bir aktarım unsuru olduğunu ve kültürün devamlılığının sağlanmasında önemli bir rol oynadığını, kültürel bellek ve belleğin yaşatıldığı mekânlar çerçevesinde göstermeyi amaçlamaktadır. Araştırma sahası Adana İli Akıncılar Mahallesi olarak sınırlandırılmış ve sadece bu bölgede yaşayan Çingene/Roman grupları üzerinden çıkarım ve yorumlamalarda bulunulmuştur. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden fenomenoloji modelinden yararlanılmış; katılımlı gözlemlerde bulunulmuş, derinlemesine ikili görüşmeler gerçekleştirilmiş; saha süreci sonrasında alınan araştırmacının ses kayıtlarından saha notları oluşturulmuş, verilerin toplanmasında araştırma grubunun izni dâhilinde video kayıtları alınmış ve düğün ritüellerinin performans çözümlemeleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulardan hareketle; dansın, müziğin ve bu sanatları icra edenlerin Akıncılar Çingene/Roman grubu üzerinde kültürel bir muhafaza ve bir aktarım unsuru olduğu görülmüştür. Günlük yaşamlarında kendileri gibi olmayanlardan Çingene/Roman grubunu ayırmanın zor olduğu, dansların ve danslara eşlik eden unsurların bu ayrımın yapılabilmesinde önemli roller oynadığı sonucuna varılmıştır. Kültürlerini yaşatabildikleri yer olarak düğünler gibi törensel buluşmaların varlığının büyük önem taşıdığı, kültürel alanların kadın ve erkekler tarafından birlikte inşa edildiği, müzik ve dans repertuarlarında yer alan ithal ürün varlıklarının tespit edilmesi sebebiyle sanıldıklarının aksine tamamen dışa kapalı bir grup olmadıkları, aktarım sürecinde çocukların büyük rollerinin olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.

AdanaDansDans etme+4
Ebru Akkuyu
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Dramaturji ve dans bağlamında göç kavramının araştırılması

Bu tez ve eser çalışması, göç kavramını, dramaturji ve dans bağlamında tartışmayı, araştırmayı ve bu bağlamda eser üretimini hedeflemiştir. Göçebeliğin sebepleri, biçimleri ve sonuçlarından örneklendirmelerle, bedendeki etkileri incelenmiştir. Koreografi çalışması ve hareket tasarımı araştırmasında özellikle Ortadoğulu göçmenlerin, bölgesel yasalar gereği sadece araçsız geçişin engellendiği, Rusya-Norveç arasında bulunan, Storskog sınırından ruhsatsız araç olma özelliğine sahip bisikleti kullanarak geçmesi koşulu temel alınmıştır. Söz konusu göç hareketinden ilhamla tez ve eser çalışması yapılırken insanlığın kadim meselesi göç kavramının tanımlanması, göç ve sanat alanlarının kesişim kümesinde yer alan eserlerin taramasının yapılması ve incelenmesi öncelikli araştırma yöntemi olarak belirlenmiştir. Eser oluşturma sürecinde, danışmanlarım, Prof. Tuğçe Ulugün Tuna ile Dr. Öğr. Üyesi Ozan Ömer Akgül'ün kıymetli geri bildirimlerinden yararlanılmış ve bu geri bildirimler doğrultusunda eser şekillenmiştir. Kavramsal çerçeve dahilinde yapılan araştırmalar ve ulaşılan örnek eserlerin incelenmesi bu tezin ve eserin oluşumuna temel teşkil etmiştir. Kadim göç meselesinin bir noktasında, Storskog sınırında, gerçekleşen göç hareketinden esinlenerek düo bir eser üretimi gerçekleşmiştir.

BisikletDansDramaturji+7
Ertürk Erkek
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Mühendislik disiplini bağlamında interdisipliner koreografi üretimi

Bu çalışma, mühendislik disiplini bağlamında interdisipliner koreografi üretimine odaklanmaktadır. Çalışmada bahsi geçen disiplinlerarasılık ile kastedilen mühendislik ve dans disiplininin ilişkilenmesidir. Kovid-19 pandemisi şartlarında, tez eserinin dijital ortamda çalışılması, tasarlanması ve sunulması, çalışmayı bu iki disiplinin dışına çıkartmış, dijital sanat üretimi de eser çalışmasının önemli bir parçası haline gelmiştir. Disiplinlerarası olarak eseri üretme, bir başka disiplinin de dahil olması ile doğal olarak oluşmuştur. Bireysel olarak hareket ve tasarımın hem koreografi hem de mühendislik alanı ile ilişkili olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle Tez / Eser çalışmamın giriş bölümünde bu bağlamda hareket, mekanikten ve ayrıca mekanizmanın dramaturji ile benzerliklerinden bahsettim. Bölümün devamında konuyla bağlantısı ve kişisel birikimimdeki etkisinden dolayı, uzun yıllar çalıştığım ve eserler ürettiğim disiplinlerarası bir birim olan İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde kurulan Tiyatro Araştırma Laboratuvarı'nda (TAL) yapılan dans çalışmalarını, kararsız denge, tiyatro sanatında enerji ve enerji dramaturjisi yaklaşımını aktardım. Bu bölümün sonunda sanatsal pratiklerimden örnek olabilecek ve mühendislik bakış açısıyla ürettiğim koreografilerden birkaçını ele aldım. Sanat ve teknoloji içerisindeki deneyimlerden çalışmamın gelişme bölümünde bahsettim. Örnek olarak farklı disiplinlerin katılımıyla gösterilerin zenginleştiği çok özel bir etkinlik olan, 1960'lı yıllarda New York'da gerçekleşen "9 Evening" gösterilerinden bazılarını aktardım. Bu bölüm içerisinde yine benzer yaklaşımla iş üreten, disiplinlerarası çalışan farklı koreografların; Trisha Brown, Taldans, Mehmet Sander, Tuğçe Ulugün Tuna'ın işlerinden de örnekler sundum. Son bölümde Tez / Eser çalışmam olan, 'Mühendislik Disiplini Bağlamında Koreografi Üretimini'ni analiz ettim. Video montaj programlarını ve internet sitesi için kullanılan arayüz programlarını anlattım. Tasarımlarda kullanılan videoların içeriği için yine iki ana disiplinin; mühendislik ve koreografi ilişkisini, kurguyu nasıl ve niçin yaptığımı, nasıl yeni bir malzemeye dönüştürdüğümü göstermeyi amaçladım. Koreografik arşivimin dijital platformda ve interaktif olarak ziyaret edilebileceği yeni bir eser ürettim. Tez / Eser için yazılmış olan koreografi, izleyicinin seçimlerine bağlı olarak ilerlemesiyle izlenecektir. Dijital platformda sunulan Tez / Eser çalışmam, 150 kısa videonun birbirleriyle ilişkisi üzerinedir. Oyunun tamamında yaklaşık olarak 90 ayrı ekran tasarımı yapılmıştır. Her bir ekranda iki ya da üç video bulunmaktadır. İzleyici, videolar üzerinde seçim yaparak sürekli başka ekrana yönlendirilir. Videolardan biri seçildiğinde, bir sonraki ekranda ne izleneceği bilinmez. Toplam video sayısı 150 olmasına rağmen, bir dizilimde ancak 20 ekran ziyaret edilebilir ve yaklaşık 40 video izlenebilir. Bir akışın sonunda yaklaşık 100 video izlenmemiş olarak kalacaktır. Kalan diğer videoları da izlemek isteyenler, yeni bir izleme için eserin başına geri dönecektir. Anahtar Kelimeler: Mühendislik, Koreografi, Disiplinlerarasılık, Dijital Sanat

DansDisiplinlerarasıDisiplinlerarası yaklaşım+4
Mustafa Kaplan
Mimar Sinan Fine Arts University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Okul öncesi eğitime devam eden 48-72 aylık çocukların sosyal problem çözme becerilerine eşli dansların etkisinin incelenmesi

Okul öncesi dönemde dans etkinlikleri, çocukların iş birliği yapma, kendini ifade etme, özgüvene sahip olma gibi sosyal becerilerin gelişimine katkı sağlamaktadır. Çocukların sosyal gelişimlerine katkıları olan dansın, sosyal problem çözme becerilerine de olumlu etkileri olacağı düşünülmüş ve bu araştırmanın amacı, okul öncesi dönemde eşli dansların sosyal problem çözme becerilerine etkisini incelemek olarak belirlenmiştir. Çalışmada nicel yöntemlerden ön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2022-2023 Eğitim-Öğretim yılında Balıkesir ili Altıeylül ilçesinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı bir ortaokulun iki ayrı anasınıfında öğrenim gören 48-72 ay arası 16'sı deney grubu, 16'sı kontrol grubu olmak üzere 32 çocuk oluşturmaktadır. Çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme türlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve çocukların sosyal problem çözme becerilerinin düzeyini belirleyebilmek amacıyla Wally Sosyal Problem Çözme Testi kullanılmıştır. Okul öncesi dönemde sosyal problem çözme becerilerini geliştirmek için hazırlanan eşli dans etkinlikleri deney grubuna her gün 30 dakika olmak üzere 10 hafta boyunca araştırmacı tarafından uygulanmıştır. Kontrol grubundaki çocuklara ise okul öncesi öğretim programındaki kazanımları içeren çeşitli etkinlikler yapılmıştır. Uygulama sonunda okul öncesi dönemde eşli dansların sosyal problem çözme becerisine etkisini belirlemek amacıyla deney ve kontrol gruplarına eşzamanlı olarak Wally Sosyal Problem Çözme Testi uygulanmıştır. Verilerin analizinde, çocukların veri toplama araçlarından aldıkları puanların karşılaştırılması amacıyla karışık desen ANOVA testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkeni olan cinsiyetin, bağımlı değişken olan sosyal problem çözme becerisine etkisini belirlemek amacıyla bağımsız örneklemler için t testi yapılmıştır. Verilerin geçerlik ve güvenirliği için uzman görüşünden yararlanılmış, KR-20 güvenirlik katsayısı hesaplanmış ve araştırmacının kodladığı verilerin güvenilirliğini sağlamak adına kodlayıcılar arası güvenirlik hesaplanmıştır. Araştırmanın bulgularından yola çıkılarak, deney grubuna uygulanan eşli dans etkinliklerinin, çocukların sosyal problem çözme becerilerini olumlu yönde etkilerken kız ve erkek çocukların sosyal problem çözme becerilerini benzer oranlarda geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır.

DansDans eğitimiOkul öncesi eğitim+5
Sevgi Atak
Balıkesir University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Zumba becerisi öğrenirken aynaların propriyosepsiyon ve duygu durumu ile zumbanın performansa etkisi

Propriyosepsiyon kavramı spor bilimleri alanında önem kazanmaya henüz yeni başlamışsa da dans pedagojisi, bilim ve rehabilitasyonun daha geniş kapsam içinde bir ilgi konusudur. Düzenli bir egzersiz programı ile geliştirilebilinen eklem pozisyon hissi ile hem yaralanmaların önüne geçinilebilmekte hem de spora dönüş hızları arttırılarak yeniden yaralanma durumları ciddi oranda azalabilmektedir. Spor ve dans eğitim sınıflarının duvarlarında yer alan aynaların propriyosepsiyona olan etkisine dair kapsamlı bir çalışmaya rastlanılamamıştır. Bu bağlamda araştırmanın amacı aynalı bir ortamda zumba dans eğitiminin bilinçli ve programlı bir şekilde uygulandığında katılımcıların propriyosepsiyon ve duygu durumları ile zumbanın aerobik ve anaerobik performansa olan etkilerini incelemektir. Çalışmaya, yaşları 18-25 arasında olan 39 kadın katılmıştır. Katılımcılar randomize karşıt-dengeli olarak 3 gruba ayrıldıktan sonra 10 hafta boyunca, haftanın 3 günü, günde 1 saat olmak üzere araştırmacı tarafından zumba dans eğitimi uygulanmıştır. Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Performans laboratuvarını 4 kez ziyaret eden katılımcılara sırasıyla VKİ ölçme cihazı, kalp atım hızı, diz eklem pozisyon hissi, statik-dinamik denge, aerobik performans ve anaerobik performans testleri uygulanmıştır. Ayrıca duygu-durum (PANAS) ölçeği ise ön ve son olmak üzere iki defa uygulanmıştır. Sonuç olarak, ayna unsuru ile zumba dans eğitimi almanın propriyosepsiyonu (eklem pozisyon hissi) anlamlı derecede olumsuz etkilediği ancak duygu durumlarının olumsuz etkilenmediği ve 10 hafta düzenli zumba dans eğitiminin performanslarını anlamlı derecede arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayna kullanımına teşvik edilen katılımcıların sağ ve sol diz eklem hisleri (15°-30°-60°-90°) anlamlı derece bozulurken aynasız grubun diz eklem hisleri anlamlı derece artmıştır. Aynaların statik dengeyi bozduğu ancak dinamik dengeyi geliştirdiği gözlemlenmiştir. Deney ve kontrol grupları arasında kalp atım hızı değişkenliği parametreleri üzerinde anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Dans, Duygu Durum, Eğitim, Propriyosepsiyon, Spor, Zumba.

DansDuygudurumPropriyosepsiyon+3
Gizem Ceylan Acar
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Oyun dans müzik uygulamalarının 60-72 aylık çocukların öz düzenleme becerilerine etkisi

Okul öncesi dönemde öğrenme deneyimleri, çocukların gelişim hızı yüksek olduğu için oldukça önemlidir. Öz düzenleme becerileri için de geçerli olan bu durum, çocuklarda öz düzenleme becerisini geliştirecek oyun, dans, müzik gibi uygulamaları gündeme getirmektedir. Bu çalışmanın amacı oyun, dans, müzik uygulamalarının 60-72 aylık çocukların öz düzenleme becerilerine etkisini incelemektedir. Yapılan araştırmaya Denizli ilinden 21 çocuk katılmıştır. Ulaşılan sonuçlar oyun, dans, müzik uygulamalarının öz düzenleme becerilerini pozitif yönde etkilediğini göstermektedir. Okul öncesi eğitimde oyun, dans, müzik uygulamaları etkili kullanıldıkça öz düzenleme becerilerinin de artacağı yönünde sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmanın sonuçları 21 öğrencinin verdiği yanıtlarla sınırlıdır.

DansMüzikMüzik destekli eğitim+5
Dilan Lia Deveci
Pamukkale University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Latin dansı yapanlarda denge-koordinasyon, postür ve kas iskelet sistemi ağrılarının incelenmesi

Çalışmamızın amacı Latin dansının kas-iskelet sistemi ağrısı, postür, esneklik, denge ve koordinasyon üzerindeki etkilerinin incelenmesidir. Çalışmamıza yaş ortalaması 27,55 ± 3,48 yıl olan 20 sosyal Latin dansı yapan birey (10 kadın 10 erkek) ve yaş ortalaması 25,45 ± 2,91 yıl olan 20 sedanter birey (4 kadın 17 erkek) dahil edildi. Katılımcıların dengesi SportKAT 550-TS Kinestetik Denge Cihazı, koordinasyonu altıgen testi (hexagonal obstacle test), postürü New York Postür Skalası, kas iskelet sistemi ağrıları Cornell Kas İskelet Sistemi Rahatsızlığı Anketi, esnekliği Otur-Uzan Testi ile değerlendirildi. Yaptığımız değerlendirmeler sonucunda dans eden gruptaki bireylerin statik denge skorlarında istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar görüldü (p<0,05). Ancak dinamik denge, esneklik, kas iskelet sistemi ağrıları, koordinasyon ve postür skorlarında iki grup arasında anlamlı bir fark bulunamadı (p>0,05). Çalışmamızın sonunda sosyal olarak yapılan Latin dansının statik denge gelişimine katkı sağladığını tespit ettik. Koordinasyon, esneklik, postür ve kas iskelet sistemi ağrıları dans eden bireyler ile ilişkilendirilememiştir. Sonuç olarak Latin dansının dengeyi pozitif yönde etkilediğini söyleyebiliriz. Dengeyi etkileyen rahatsızlıklarda kontraendike bir durum yok ise rehabilitasyon programını destekleme amaçlı Latin dansı önerilebilir.

AğrıDansDansçılar+6
Özlem Işık
Pamukkale University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Otizm spektrum bozukluğu olan çocuk sahibi ebeveynlerin dansa yönelik tutumlarının incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuk Sahibi Ebeveynlerin Dansa Yönelik Tutumlarını İncelemektir. Araştırmanın örneklemi, Türkiye'nin farklı il ve ilçelerinde yaşayan, OSB tanısına sahip çocuğu olan ebeveynlerden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında, demografik veriler için araştırmacı tarafından hazırlanan Ebeveyn Hakkında Bilgi Formu (EHBF) ve Çocuk Hakkında Bilgi Formu (ÇHBF) olmak üzere iki adet bilgi formu kullanılmıştır. Çalışmada araştırılmak istenen dansa yönelik tutumu ölçmek için, 2019 yılında Ayyıldız Durhan T. tarafından geliştirilmiş olan Dansa Yönelik Tutum Ölçeği (DYTÖ) kullanılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS Statistic programı kullanılarak, T-testi ve Oneway ANOVA testleri ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları, OSB olan çocuk sahibi ebeveynlerin dansa yönelik tutumlarının genelde olumlu olduğunu göstermiştir. Katılımcıların demografik özelliklerine ve çocuklarının demografik özelliklerine göre DYT puanlarında anlamlı bir fark tespit edilmemiştir. Fakat dans deneyimi olanlar ve olmayanlar arasında DYT'de anlamlı bir fark bulunmuştur.

Ana-babaDansOtistik bozukluklar+3
Gizem Yorgancıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan spor bilimleri fakültesi öğrencilerinin iletişim becerilerinin incelenmesidir. Aynı zamanda katılımcıların iletişim becerileri onların cinsiyetlerine, yaşlarına, aylık gelir düzeylerine, bölümlerine, sınıflarına, ailede dans ile ilgilenen biri var mı, sorusuna verdikleri cevaplara göre karşılaştırılmıştır. Araştırmanın evreninin İzmir ilinde bulunan Ege Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi ve Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesinde Ritim Eğitimi ve Dans Eğitimi alan ve almayan öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem gurubunu ise aynı üniversitede ritim eğitimi ve dans dersi alan ve almayan, spor yöneticiliği bölümü, rekreasyon bölümü, beden eğitimi ve spor öğretmenliği bölümü ve antrenörlük bölümü 1,2,3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Bu araştırmanın veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Korkut Owen ve Bugay tarafından geliştirilen 'iletişim becerileri ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın bütün verilerinin analizinde SPSS 28.0 paket programı kullanılmıştır. Araştırmada verilerin normal dağılım gösterip göstermediğini ölçmek adına Shapiro-Wilk testi uygulanmıştır. Çalışmada normal dağılım göstermemiş verilerin analizinde; ikili grupların karşılaştırılmasında Mann Whitney U testi, üç ve daha fazla grubun karşılaştırılmasında Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi ölçmek için Spearman testi uygulanmıştır. Katılımcılardan ritim eğitimi ve dans dersi alanların iletişim ilkeleri ve temel becerileri puanları, kendi ifade etme puanları, iletişim kurmaya isteklilik puanları, etkin dinleme, sözel olmayan iletişim puanları almayanlardan daha yüksek olarak belirlenmiştir. Aynı zamanda katılımcılardan ritim eğitimi ve dans dersi alanların genel iletişim becerileri puanları, almayanlardan daha yüksek olarak belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Dans, Ritim, Ritim Eğitimi, Dans Eğitimi, İletişim Becerileri.

DansDans eğitimiRitim+3
Volkan Şahinoğlu
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Horon eşlik çalgılarının dans formuna etkisi: Trabzon yöresi Sallama Horonları (Düz horon) örneği

Bu araştırma, aynı kültüre mensup birbirine yakın bölgelerde yaşayan insanların geleneksel dans icralarındaki çeşitlenmelerin muhtemel bir nedeni olarak, dansa eşlik eden çalgıları ele almayı amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında Karadeniz Bölgesi'nde merkezi bir hüviyeti bulunan Trabzon yöresindeki birbirinden farklı çalgıların eşliğiyle, birbirinden farklı formlarda icra edilen danslar; form çeşitlenmeleri ve bu çeşitlilikte eşlik çalgıların muhtemel etkileri açısından incelenmiştir. Bu doğrultuda dansların icra formlarındaki bedensel devinimler incelenmiş, aralarındaki farklılıklar tespit edilmiş; bu danslara eşlik eden çalgılar akustik özellikleri itibarıyla söz konusu farklılıklarla ilişkilendirilmeye çalışılmıştır. Geleneksel danslara eşlik eden çalgıların akustik özellikleri PRAAT yazılımından yararlanılarak analiz edilmiş; yapılan analizler neticesinde tespit edilen farklılıkların dans icrası formlarındaki farklılıklara etkisi araştırılmıştır. Buna paralel olarak, yörede yaygın olarak tanınan dans ve eşlik çalgı icracılarıyla mülakatlar yapılmıştır. Bu mülakatlar ışığında, geleneksel dans formu çeşitlenmesiyle anlamlı biçimde ilişkilenen eşlik çalgı akustik farklılıkları noktasında yöre icracılarının uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma sonucunda tespit edilen dans formu farklılıkları ile, danslara eşlik eden çalgıların akustik özellik farklılıkları arasında anlamlı paralellikler bulunduğu bulgulanmıştır. Bulgulanan bu sonuçlar, uzman görüşüne başvurulan yöre icracıları tarafından da doğrulanmaktadır. Araştırma sonuçlarının geleneksel dans formu çeşitlenmeleri konusuna yeni bir bakış açısı kazandıracağı düşünülmektedir.

DansDavulGeleneksel dans+7
Mustafa Balçın
Gaziantep University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye'de halk danslarını sahneleme politikaları: Söylemler ve estetik yaklaşımlar

Türkiye'de halk danslarını sahnelemeye yönelik politikaların tarihsel, siyasal ve toplumsal bağlamla ilişkili olarak değerlendirilmesi, yakın dönem halk dansları sahnesinin değerlendirilmesi için önemli veriler sunacaktır. Bu çalışmada da, bu tür değerlendirmelere yardımcı olabilecek tarihsel bir çerçevenin geliştirilmesi ve günümüz sahnesine hakim olan eğilimlerin hangi bağlamlarda, ne şekilde oluştuğunun incelenmesi hedeflenmiştir. Ağırlıklı olarak yazılı kaynaklar üzerinden söylem analizi yapılan çalışmada; görsel kayıtlardan ve 70'li ve 80'li yıllarda halk dansları alanında faaliyet gösteren kişilerle yapılan görüşmelerden de faydalanılmıştır.Çalışmada, ulus inşa döneminden 80'li yılların ortalarına kadar uzanan bir süreçte, sahneleme alanını belirleyen söylem ve yaklaşımların dönüşümü; estetik arayışlara etkide bulunan çeşitli unsurlar ve ideolojik arka planla bağlantılı olarak incelenmiştir. Türkiye'de gerçekleştirilen halk dansı sahnelemelerinin tarihsel seyri içerisindeki süreklilikler ile kırılma noktaları tarif edilmiştir. Farklı ülkelerdeki uygulamalardan örnekler verilerek, karşılaştırmalı bir perspektif geliştirilmiş; sahnelemeye yönelik stratejiler ile estetik yaklaşımların şekillenmesinde bu tür etkileşimlerin önemi vurgulanmıştır. Özellikle 50'li yıllardan itibaren sahneleme biçimlerine etkide bulunan; alanın kurucu öznelerinin yurtdışı deneyimleri, Moiseyev Dans Topluluğu'nun estetik modeli, Devlet Halk Dansları Topluluğu ve halk oyunu yarışmaları gibi unsurlar değerlendirilmiştir. 70'li ve 80'li yıllarda yürütülen tartışmalarda kurgulanan otantiklikle bağlantılı söylemler analiz edilmiş ve otantiklik tartışması, estetik arayışların sınırlarını belirlemeye yönelik bir iktidar mücadelesi olarak tanımlanmıştır. Dönemin, statik ve dinamik folklor yaklaşımları olarak ifade edilen söylemsel farklılıkları, Türkiye'de 50'li yıllardan itibaren hızlanan toplumsal değişim sürecine yönelik farklı tepkilerin halk dansları alanındaki yansımaları olarak kabul edilmiştir.

DansEstetikHalk bilimi+7
Berna Kurt Kemaloğlu
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

İstanbul'da tango deneyimi: Toplumsal cinsiyet perspektifinden bir değerlendirme

This dissertation is about figuring out the idea of `gender? among tango dancers in Istanbul. Specifically, how individuals move in and out of the female and male roles in tango; the interpretation of these roles and the motivating factors beyond to tailoring of these roles were subject to search. I started with the assumption that in tango women voluntarily accept a role of the obedience to man that they work to avoid in their regular life. Whereas men gain legitimation for the sovereignty of leading a woman that they felt obliged to leave so that they are not labeled as macho. In order to evaluate my assumption, I used participant observation and heuristic research methods. Besides, I applied to in-depth interviews for deep probing of thoughts and feelings of tango dancers. The findings were interpreted by using discourse analysis. Theoretically, I got benefit of studies made in dance history, the relationship between dance and cultural studies, body, and gender. Also, I gave place to researches concerning tango: both its history worldwide, in Turkey and its structure. Tango is a gendered dance. In fact, doing tango is performing gender roles itself. Likewise a person who personates a `woman? or `man? by choosing some already determined features that fit with her alleged gender as `performative gender theory? suggests; tango dancers also choose and wear on roles that are presented to them in the name of being `leader? or `follower?. According to research findings, I could say that performing gender roles in tango became a measure of success. Dancers feel satisfied to the degree they reply the requirements of these roles. In the adaptation phase, there could be some difficulties. However, when they learn to express themselves in the tango language, they try their best in order to fit to these tailored roles. Keywords:Tango, Istanbul, Turkey, Argentina, Buenos Aires, Dance, Social Dance, Sex, Gender, Roles in Dance

Gender identityDanceRole+2
Melis Merih Kılıç
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Sanatta YeterlikAçık ErişimTR

21. yüzyıl bireyinin yalnızlık ve izolasyon halinin kavramsal sorgulamasından elde edilen çıkarımların bütünsel bir çağdaş dans koreografisine dönüştürülmesi: "İzole"

"İzole" isimli bu tez çalışmasında, koreograf Tan Temel'in yaşadığı, sanatsal olarak beslendiği ve sanatsal üretimini yaptığı sosyal çevrenin koşullarını, problemlerini incelediği; bunların kendisi üzerindeki psikolojik ve fiziksel yansımalarını araştırarak özgün bir anlatımla sahneye koyduğu dans koreografisinin araştırma ve yapım aşaması anlatılmaktadır. Koreograf sıkışmışlık, hareketsizlik, yorgunluk, iletişimsizlik, özgürleşememe, özgürleşme arzusu, baskı altına alınma, zorlanma, dayatma, cinsellik, ait olma, sahiplenme, duvarlar, kapatma, kapatılma korkusu, inşa etme, yıkma, yıkım, tortu gibi kendi gözlemlerinden yola çıkarak belirlediği kavramsal motivasyonları incelemiş ve bunları dans koreografisine dönüştürmüştür. "İzole"de bahsi geçen dinamiklerden yola çıkılarak günümüz hayatına uygun bir şekilde küçük bir oda içinde yaşam döngüsünü sürdüren izole olmuş iki birey üzerinden 21. yüzyılın bireyi ve içinde bulunduğu durum sorgulanır. Bu tez çalışması yedi bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünün ardından, ikinci, üçüncü ve dördüncü bölümlerde tezin kavramsal çerçevesini oluşturan motivasyonlar incelenmektedir. Beşinci bölümde, koreografın stüdyoda çalışma sürecini, koreografinin oluşum aşamalarını ve bölümleri anlatılmaktadır. Altıncı bölüm, mekan, ışık, kostüm, sahne tasarımı ve müzik unsurlarının hazırlık aşamasını ve bunların hareket dizinleri ile birleşme süreci anlatılmaktadır. Sonuç Bölümünde, değişen toplumsal ve sosyal yapıların, ortaya çıkardığı kaçınılmaz sonuç nedir sorusunun yanıtı; bireyin izole olması, sınırlanma, bozulan direkt iletişim ve hareketsizleşen bedenler olarak karşımıza çıkmaktadır. Kavramsal sorgulamaların çerçevesinde dansçıların ve diğer sanatçıların kendi yüzleşmelerini ve iç hesaplaşmalarını içeren koreografide, bu döngünün devam ettiği/edeceği sonucuna varılır. Bu durum koreografinin hareket kalitesine, sahne tasarımına da döngüsel bir form olarak yansır. Performans, dansçıların koreografinin başında olduğu gibi daire şeklinde koşması ile bir başka başlangıca gitmek üzere sonlanır. Anahtar Kelimeler: İzolasyon, Duvar, Yalnızlık, Bloke Olma, İlişkiler

DansKoreografiModern dans+3
Tan Temel
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00

İlgili konular