Listening skill
103 theses under this subject heading
Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklarda dinleme eforu ve işitsel dikkatin değerlendirilmesi
Özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) tanısı alan çocuklarda dikkat eksiklikleri, konuşmayı işlemleme güçlükleri ve işitsel işlemleme bozukluklarının sıklıkla birlikte gözlendiği belirtilmektedir. Bu çalışmada, ÖÖG tanısı alan çocukların gürültüde konuşmayı anlama becerisi, işitsel dikkat ve bilişsel beceriler ile dikkati bölme yeteneğini yansıttığı varsayılan dinleme eforu değerlendirilerek normal çocuklar ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bununla birlikte gürültüde konuşmayı anlama becerisi, işitsel dikkat ve dinleme eforu testinden elde edilen sonuçlar arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışma grubuna 7-12 yaş arasında ÖÖG tanısı almış 23 çocuk, kontrol grubuna ise 7-12 yaş arasında 23 normal çocuk dahil edilmiştir. Çalışmaya katılan tüm çocuklara gürültüde konuşmayı anlama becerisini değerlendirmek üzere Türkçe Kolaylaştırılmış Matrix Testi (TURSIMAT), dinleme eforunu değerlendirmek için İkili Görev Paradigması ile Dinleme Eforu Testi ve işitsel dikkati değerlendirmek için Dinlemede Dikkat Testi (DDT) uygulanarak sonuçlar karşılaştırılmıştır. TURSIMAT, DDT, İkili Görev Paradigması ile Dinleme Eforu Testi ve yaş arasındaki ilişkiler de incelenmiştir. Çalışma sonucunda iki grup arasında TURSIMAT testinde anlamlı bir fark bulunmazken (p>0,05), DDT ve Dinleme Eforu testlerinde anlamlı fark elde edilmiştir (p<0,05). TURSIMAT testi ile DDT ve Dinleme Eforu Testi arasında bilateral koşulda anlamlı bir ilişki bulunamazken, tek taraflı koşullarda kısmen anlamlı ilişki elde edilmiştir (p<0,05). DDT ve Dinleme Eforu testi arasında sadece orta koşulda anlamlı ilişki elde edilmiştir (p<0,05). Ayrıca yaş ile TURSIMAT'ın tüm koşulları ve Dinleme Eforu Testi'ndeki zor ve orta koşul arasında anlamlı bir ilişki elde edilirken (p<0,05), yaş ile DDT testi arasında anlamlı bir ilişki belirlenememiştir. Elde edilen bulgular ÖÖG tanılı çocukların normal çocuklara kıyasla daha fazla dinleme eforuna ve daha zayıf işitsel dikkat becerisine sahip olduğunu göstermektedir.
Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerine ilişkin karşılaştıkları sorunlar üzerine bir inceleme
Bu çalışmanın amacı, öğretmen ve öğrenci görüşlerinden hareketle ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunlarını ve bu sorunların kaynaklarını tespit etmek, bu sorunlara ilişkin öğretmenlerin çözüm yollarını ve çözüm önerilerini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde derinlemesine veri toplamak için nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Çalışma grubunu, Van merkez ilçelerinden Tuşba ve İpekyolu'nda bulunan 5 ortaokulda görev yapan 10 Türkçe öğretmeni ve 10 ortaokul öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma grubunun seçiminde tecrübenin önemli olduğu düşünüldüğünden öğretmenlerin 3 yıl ve üstü görev yapmış olmaları göz önünde bulundurulmuştur. Görüşmelerle elde edilen verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır. Analiz güvenirliği için kodlayıcı güvenirliğine başvurulmuştur. Çalışmanın bulguları dinleme sorunları, dinleme sorunlarının kaynakları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm yolları, dinleme sorunlarına ilişkin öğretmenlerin çözüm önerileri ve öğrencilerin görüşlerine göre dinleme sorunları başlıklarından oluşmaktadır. Araştırma sonucuna göre ortaokul öğrencilerinin dinleme sorunları genel olarak ortaya konulmuştur. Öğretmenlerin görüşlerinden hareketle aileden, çevreden, hazırbulunuşluktan, konuşmacıdan, dinleyiciden, eğitim ve dinleme materyalinden kaynaklı dinleme sorunları olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenler bu sorunları nasıl çözdüklerini belirtmişler ve bu sorunların çözüm yollarına ilişkin detaylı öneriler getirmişlerdir. Öğretmenlerin çözüm yolları ve çözüm önerileri dinleme sorunlarının kaynağında belirtilen temalar çerçevesinde sunulmuştur. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğrenci görüşleri ise aile, çevre, hazırbulunuşluk, dinleyici ve dinleme materyali temalarında ortaya çıkmıştır. Dinleme sorunları ve bu sorunların kaynağına ilişkin öğretmen ve öğrenciler arasında benzeyen ve farklılaşan yönler olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonuçları alan yazında yapılan diğer araştırmalarla farklı açılardan tartışılmıştır.
Ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerinin geliştirilmesi
Dinleme becerisi, iletişim ve eğitimde büyük bir öneme sahiptir. Buna karşın alan yazında"ihmal edilmiş"ve "unutulmuş"bir dil becerisi olarak adlandırılmaktadır.Günümüzde görsel ve işitsel araçların yaşamın pek çok alanında kullanılması, eleştirel dinleme eğitiminigerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerini, hazırlanan etkinlikler aracılığıyla geliştirmektir.Çalışmada karma araştırma modeli ve amaçlı örnekleme yöntemlerinden tipik durum örneklemesi kullanılmıştır. Buna göre Uşak ilinde 8. sınıfa devam eden 10 kız, 10 erkek olmak üzere toplam 20 öğrenci çalışma grubunu oluşturmuştur. Çalışma, tek denekli olarak yürütülmüştür. Uygulamada ilk olarak Kelime İlişkilendirme Testi kullanılarak öğrencilerin bilişsel yapıları tespit edilmeye çalışılmıştır. Öğrencilerin dinleme becerisini değerlendirmek amacıyla Eleştirel Dinleme Becerisi Değerlendirme Formu kullanılmıştır. Daha sonra eleştirel dileme etkinlikleri uygulanmaya başlanmıştır. Her etkinlik için uzman görüşleri alınarak hazırlanan değerlendirme kâğıtları ile etkinliklerin öğrenciler üzerindeki etkisi ölçülmüştür.Etkinlik uygulamalarının ardından son test ile genel gelişimleri tespit edilen öğrencilere yeniden Kelime İlişkilendirme Testiuygulanarak öğrencilerin kavram değişimleri belirlenmiştir.Uygulama sonrasında öğrenciler ve onların derslerine giren branş öğretmenlerinin uygulama hakkındaki düşüncelerinin alındığıbireysel görüşmeler yapılmıştır. Kelime İlişkilendirme Testi'nde frekans tabloları oluşturulmuş ve kavram ağları çizilmiştir. Öğrencilerin anahtar kavramlar ile ilgili kurdukları cümlelerbetimsel analizle incelemeye alınmıştır. Ön test ve son test için kullanılan Eleştirel Dinleme Becerisi Değerlendirme Formu'ndan elde edilen verilerin istatistiksel analizinde SPSS programından yararlanılmıştır. Verilerin analizindeBağımlı Örneklem Grubu t Testi, Bağımsız Örneklem Grubu t Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Veriler; cinsiyet, anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, anne meslek durumu, baba meslek durumu, okunan kitap sayfa sayısı, kardeş sayısı değişkenlerine göre incelenmiştir.Eleştirel dinleme etkinliklerinden elde edilen verilerin analizinde yine SPSS programından yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda, kullanılan etkinliklerin ortaokul 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerini geliştirdiği görülmüştür. Öğrencilerin anahtar kavramlarla ilgili ürettikleri cevap kelimelerin sayı ve niteliğinde artış gözlenmiştir. Çalışma sonunda öğrencilerin bilimsel bilgi içeren cümlelerindeki artış ve kavram yanılgısına sahip cümlelerindeki azalma, öğrencilerin bilişsel yapılarındaki gelişimi gözler önüne sermiştir. Özellikle eleştirme kavramıyla ilgili bilişsel yapılarının olumlu yönde değiştiği görülmüştür. Benzer şekilde son testte öğrencilerin başarılarının ön testten anlamlı biçimde daha yüksek olması, uygulanan eleştirel dinleme etkinliklerinin öğrencilerin eleştirel dinleme becerilerine katkı sağladığını göstermektedir.Çalışmanın sonuçlarına göre öğrencilerin eleştirel dinleme becerileri; anne eğitim durumu, baba eğitim durumu, anne meslek durumu, baba meslek durumu, öğrencilerin okudukları kitap sayfa sayıları ve kardeş sayılarına göre istatistiksel olarak farklılaşmazken cinsiyetlerine göre farklılaşmaktadır. Son testte kız öğrencilerin başarıları erkek öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksektir. Çalışma grubundaki öğrencilerin ve onların derslerine giren branş öğretmenlerinin uygulama ile ilgili yorumları, çalışmanın başarısını destekler niteliktedir.
Etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisi
Bu çalışmanın amacı, etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisini ölçmektir. Araştırmada, nicel model ile nitel model birlikte kullanılmıştır. Etkileşimli masal anlatım tekniğinin etkililiğini ölçmek amacıyla nicel model, bu etkililiği daha iyi tartışmak için görüşme tekniği kullanılarak nitel model desteği sağlanmıştır. Araştırmanın nicel model kısmında, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene yer verilmiştir. Araştırmada kullanılacak altı adet masal metni; araştırmacı, beş uzman ve beş Türkçe öğretmeninin görüşleri çerçevesinde belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Kütahya ili Merkez ilçesi 19 Mayıs Ortaokulu 5. sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunda toplam 32 öğrenci yer almaktadır. Bu iki şube, random tekniği ile birisi deney grubu, diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 15, kontrol grubu ise 17 öğrenciden oluşmaktadır. Uygulamaya geçmeden önce öğrencilere, birer adet kişisel bilgilendirme formu dağıtılmıştır. Uygulamanın ilk 3 haftasında hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerine 3 masal metni, her hafta birer metin olmak üzere, yöntem ile dinletilmiştir. Etkinlik kâğıtlarına verilen yanıtlar çerçevesinde öntest verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubu öğrencilerine son 3 masal metni etkileşimli yöntemle anlatılmış, kontrol grubu öğrencilerine ise son üç masal metni yine yöntemle dinletilmeye devam edilmiştir. Öğrencilere dağıtılan etkinlik kâğıtlarından elde edilen verilerle her iki gruba ait sontest verileri oluşturulmuştur. Altıncı masal metninden 21 gün sonra, her iki gruba da son dinletilen masal metnine ait kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmaya nitel veri desteği sağlamak amacıyla her iki grup ile görüşme yapılmıştır. SPSS veri tabanı yardımıyla yapılan analizler sonucu, deney grubu öğrencilerinin öntest ve sontest verileri karşılaştırılmış, etkileşimli masal anlatım tekniği sonrası elde edilen sontest verilerinin ortalamalarının, yöntem kullanılarak elde edilen öntest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin cinsiyete ve anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Sontest verilerinin hem cinsiyete hem de anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (p>.05). Öğrencilerden elde edilen sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını ölçmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Bu ölçümler sonucunda, öğrencilerin sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır (p>.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait sontest verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05) Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest ve kalıcılık testlerinin farklılaşmasını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Yine aynı şekilde kontrol grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Son olarak her iki grup öğrencileri ile görüşme yapılmıştır. Deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, etkileşimli biçimde anlatılan masalları daha çok sevdikleri, daha dikkatli ve uzun süre dinleyebildikleri, anlatım süresince daha çok eğlendikleri, sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol grubu ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, beşinci ve altıncı masal metinlerini anlamakta güçlük çektikleri, masal dinlemenin diğer beceri alanlarına olumlu yönde katkı sağladığını ve masalların daha somut biçimde anlatılması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Masal anlatıcılığı, etkileşimli masal anlatımı, dinleme eğitimi
Yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde akademik dinleme becerisinin geliştirilmesi
Bu çalışmanın amacı iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim görmekte olan uluslararası öğrencilerin akademik dinleme becerilerini geliştirmektir. Bu amaç doğrultusunda akademik dinleme kazanımları belirlenmiş, dinleme etkinlikleri oluşturulmuş ve bu etkinliklerin uygulaması gerçekleştirilerek öğrencilerin gelişimleri takip edilmiş, değerlendirilmiş ve sonuçlar ortaya konulmuştur. Bu araştırmada, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanıldığı karma araştırma modeli kullanılmış ve belirlenen amaçlara ulaşılması adına yakınsayan paralel desen kullanılarak desenlenmiştir. Literatür taraması, ihtiyaç analizi ve uzman görüşleri doğrultusunda belirlenen kazanımlar doğrultusunda 8 haftalık akademik dinleme etkinlikleri oluşturulmuştur. Bu etkinlikler Pamukkale Üniversitesi'nde iktisadi ve idari bilimler alanında öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Öğrencilerin akademik dinleme bakımından gelişimleri uygulama öncesinde yapılan ölçümler ile uygulama sürecinde elde edilen ölçümler karşılaştırılarak incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre öğrenciler dinleme becerilerinin çok iyi düzeyde olduğunu ve dinleme becerisinin akademik başarı için en önemli beceri olduğunu düşünmektedir. Uluslararası öğrenciler en çok alanlarıyla ilgili bir dersi ve konuşmayı dinlerken konuyu özetleyerek not tutmakta zorlanmaktadır. İktisadi ve idari bilimler özelinde öğrenciler; bilinmeyen / yeni kelime ve kavramların olması, konuşanın / öğretim görevlisinin konuşma hızı ve aksan problemi, öğretim görevlisinin tek düze (düz anlatım) ders anlatımı (öğretim yöntem ve materyali sorunu), akademik terimlere yönelik sözlük yetersizliği nedenleriyle derslerde sorun yaşamaktadır. Uygulama sürecinde öğrencilerin dinleme öncesinde öğrencilerin dinleme hedeflerini belirleyebildikleri, dinleme sürecinde karşılaşabilecekleri hedef kelimeleri ve güçlükleri tahmin edebildikleri ve belirlenen hedeflere yönelik dinleme stratejilerini oluşturabildikleri; dinleme sonrasında sahip olunan ön bilgilerini kullanabildikleri ve çoğunun dinleme hedeflerine ulaşabildikleri saptanmıştır. Uygulama süresince öğrencilerin dinleme öncesi etkinliklerde daha başarılı oldukları, dinleme süreci etkinliklerde diğerlerine oranla daha az başarılı oldukları ve belirlenen kazanımları daha düşük oranda gerçekleştirdikleri görülmüştür. Gerçekleştirilen uygulama ile öğrencilerin dinleme düzeylerinin ortalama %52,4 oranında geliştiği; öğrencilerin alanlarıyla ilgili kelime bilgilerinin %128,7 oranında arttığı ve genel olarak alan temelli akademik dinleme uygulamaları ile %33,1 oranında gelişim gösterdikleri ortaya konulmuştur. Ulaşılan bu bulgular sonucunda alan temelli akademik dinleme planlamalarının ve etkinliklerinin uluslararası öğrencilerin akademik yaşamlarına sağlayacağı katkılar konusunda araştırmacılar ve eğitimciler için birtakım önerilerde bulunulmuştur.
Farklı mekanların dinlediğini anlamaya etkisi
Dinleme, dört temel dil becerisi içerisinde bireyin ilk edindiği beceridir ve bireyin doğduğu günden itibaren edinmeye başladığı bu beceri, sosyal çevrede gelişir. Örgün eğitim kurumlarında yürütülen ana dili eğitiminde dinleme becerisinin geliştirilmesine önem verilmelidir. Dinleme eğitiminin sadece sınıf ortamında sese dayalı etkinliklerle yapılması öğrencilerin günlük hayatta karşılaşabilecekleri ortamları ve durumları göz ardı etmektir. Bu çalışmanın amacı, farklı dinleme mekânlarının dinlediğini anlamaya etkisini incelemektir. Çalışmanın yöntemi deneysel desenlerden biri olan "Tek Gruplu Ön test -Son test Zayıf Deneysel Desen" dir. Çalışma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Uşak il merkezinde bulunan bir devlet okulunda öğrenim görmekte olan 10 tane 8. sınıf öğrencisiyle yapılmıştır. Çalışma süreci başlamadan önce "Atatürk, tiyatro, at, müze, kütüphane ve dokuma" olmak üzere altı farklı tema belirlenmiştir. Araştırmada; belirlenen temalarla ilişkili "Mürefteli Kadınlar ve Emin Astsubay, Canım Kitaplığım, Kilim, Yılkı Atı, Miras Keçe, Rodin'den Aldığım Ders, Belkıs Tiyatrosu, Sığırtmaç Mustafa'nın Öyküsü, Ben Küçük Bir Kilimim, Eğin'de Cirit Oyunu, Eşekli Kütüphaneci Mustafa Güzelgöz, Ben Kanatlı Denizatı Broşu" adlı öyküleyici metinler, dinleme metinlerinin metin altı soruları ve odak görüşme soruları veri toplama aracı olarak belirlenmiştir. Belirlenen dinleme metinleriyle, sınıf içinde, günde bir ders saati olmak üzere iki haftalık süreçte dinleme çalışması yapılmıştır. "Atatürk Kültür Merkezi, Uşak Atlı Rehabilitasyon Merkezi, Uşak Arkeoloji Müzesi, Uşak İskender Pala İl Halk Kütüphanesi, Atatürk Evi ve Dokur Evi" olmak üzere temalarla ilişkili 6 farklı mekânda da iki haftalık süreçte dinleme çalışmaları yapılmıştır. Çalışma süreci 6 haftada tamamlanmıştır. Sınıf içinde yapılan dinleme çalışmalarından elde edilen puanlarla farklı mekanlarda yapılan dinleme çalışmalarından elde edilen puanlar karşılaştırılmış ve yüzdelik farkına bakılmıştır. Verilerin anlamlılık değeri için SPSS 28.0 programı yardımıyla non- parametrik testlerden biri olan Wilcoxon işaretli sıralar testi kullanılmıştır. Çalışmalardan elde edilen bulgulardan hareketle öğrencilerin tiyatro temasındaki ön test ortalamalarının 40,8889 son test ortalamalarının 56,0556; cirit temasındaki ön test ortalamalarının 77,1667 son test ortalamalarının 85,1111; müze temasındaki ön test ortalamalarının 61,5556 son test ortalamalarının 73,6667; kütüphane temasındaki ön test ortalamalarının 65,0500 son test ortalamalarının 80,2000; Atatürk temasındaki ön test ortalamalarının 48,5000 son test ortalamalarının 82,0000; dokuma temasındaki ön test ortalamalarının 67,9000 son test ortalamalarının 79,3000 olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin belirlenen mekanlarda yapılan dinleme çalışmalarındaki son test puan ortalamalarının sınıf içinde yapılan dinleme çalışmalarındaki ön test puan ortalamalarına oranla yüksek olduğu görülmüştür. 5 temadan elde edilen veri anlamlı sonuçlanmıştır (p<0.05). Tiyatro temasından anlamlı veri elde edilememiştir (p>0.05). 6 farklı temanın belirlendiği ortamlarda yapılan dinleme çalışmalarının 5'inde anlamlı bir fark elde edilirken 1 çalışmada anlamlı bir fark olmadığı belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre; çalışma grubundaki öğrencileri en fazla etkileyen ortamın Atatürk Evi olduğu, en az etkileyen ortamın ise tiyatro olduğu görülmüştür. Çalışmanın bütününe bakıldığında sınıf içinde yapılan geleneksel dinleme çalışmalarına göre; dinleme metni ile ilişkili ortamlarda yapılan dinleme çalışmalarının anlamayı olumlu etkilediği görülmüştür. Çalışmayla ilgili önerilere sonuç bölümünde yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dinleme, dinleme eğitimi, Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda dinleme
Özel öğrenme güçlüğü tanısı olan çocukların dinleme becerileri ile okuma becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Özel öğrenme güçlüğü tanısı olan çocukların okuma güçlüklerinin sebepleri arasında santral işitsel işlemleme bozukluğu veya fonolojik kodlama eksikliğinden kaynaklı dinleme becerilerin yetersizliğinden bahsedilmektedir. Bu çalışmada özel öğrenme güçlüğü tanısı alan çocukların sözcük bilgisi, sesletim becerisi ve okuma becerileri değerlendirilip işitsel performans becerileri ile arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 7 ile 12 yaş aralığında özel öğrenme güçlüğü tanısı alan 30 çocuk çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm çocuklara sözcük bilgisini değerlendirmek adına Türkçe İfade Edici ve Alıcı Dil Testi (TİFALDİ), sesletim ve sesbilgisi becerilerini değerlendirmek için Sesletim ve Ses Bilgisi Testi, okuma becerilerini değerlendirmek için Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG) Bataryası Okuma Alt Testi uygulanmıştır. Ayrıca çalışmaya katılan çocukların öğretmenleri; çocukların işitsel performans becerilerini değerlendirmek üzere Çocuklarda İşitsel Performans Değerlendirme Ölçeği (ÇİPDÖ) anketini doldurmuştur. Katılımcılara uygulanan test sonuçları ile çocukların işitsel performans değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Çalışma sonucunda özel öğrenme güçlüğü tanısı alan çocuklarda işitsel performans puanları ile okuma becerileri arasında anlamlı ilişki bulunmuştur(p<0.05). Bu sonuçlar doğrultusunda özel öğrenme güçlüğü tanısı alan çocukların tanılanma sürecinde işitsel işlemleme becerilerinin değerlendirilmesi gerekliliği sonucuna varılmıştır.
Dinleme eforu değerlendirilmesinde kullanılan objektif yöntemlerin nöral kaynaklar açısından değerlendirilmesi
Dinleme eforu değerlendirilmesinde kullanılan yöntemlerin ne tür nöral kaynaklara daha hassas olduğu ve bu ölçüm sonuçlarının birbiriyle ilişkisinin nasıl olduğu hala tam olarak açıklanamamıştır. Dinleme eforu değerlendirme yöntemlerinin eş zamanlı yapılması, katılımcının aynı motivasyon ve nöral kaynak seviyesinde olmasını sağlamak açısından çok önemlidir. Bu çalışmanın amacı, dinleme eforu ölçümünde kullanılan objektif yöntemlerin farklı şekilde bozulmuş konuşma uyaranları kullanarak, dinleme eforu için gerekli hangi nöral kaynaklara daha hassas olduğunun bireysel bilişsel ve işitsel işlemleme becerileri kontrolünde belirlenmesidir. Çalışmaya normal işitmeye sahip 19-34 yaş arası 49 birey katılmıştır. Çalışma iki aşamada yapılmıştır. İlk aşamada katılımcılara, bozulmuş konuşma uyaranı ile (noise vocoded speech) zorlu dinleme ve tekrar etme görevi sırasında eşzamanlı pupillometri, EEG ve reaksiyon zamanı ölçümleri yapılmıştır. İkinci aşamada ise ilk aşama ile günün aynı saatinde ve aynı yorgunluk seviyesinde olmak kaydıyla; İşitsel Sözel Öğrenme Testi (İSÖT), Türkçe Matris Testi (TM) ve Dinlemede Dikkat Testi (DDT) uygulanmıştır. İSÖT sonuçları EEG alfa bandı genliği değişimi ile ilişkili iken DDT sonuçları pupillometri sonuçları ile daha ilişkilidir. Uyaran zorluğu arttıkça pupil dilatasyonu da artmış iken, EEG sonuçları ile uyumlu değildir. Eş zamanlı dinleme eforu değerlendirilmesi yapılan bu çalışma işitsel dikkat ve belleğin eforla ilişkisini de değerlendiren ilk çalışma olmuştur. Anahtar Kelimeler: Dinleme Eforu, Elektroensefalografi, Pupillometri, İşitsel Dikkat, Sözel Çalışma Belleği
6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerilerine ulaşma düzeyi
Bu araştırma 6. sınıf öğrencilerinin İngilizce dersinde dinlediğini-okuduğunu anlama ve yazma becerileri bakımından öğretim programındaki hedef davranışlara ulaşma düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel araştırma yönteminin kullanıldığı bu araştırma Ankara iline bağlı resmî ortaokullarda 6. sınıf düzeyinde öğrenim gören 621 öğrenci ile yürütülmüştür. Araştırmanın yürütüldüğü okullar Millî Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nde tanımlanan hizmet alanlarına göre sosyo-ekonomik olarak üst, orta ve alt grup olarak sınıflandırılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak düzey belirleme testleri ve görüşme formu kullanılmıştır. Düzey belirleme testlerinden elde edilen veriler SPSS istatistik programı ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre üst, orta ve alt gruptaki öğrencilerin kapsama alınan hiçbir beceriye 0.75 düzeyinde ulaşamadığı ve üst gruptaki öğrencilere ait test puanlarının üç beceride de orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanlarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Orta ve alt gruptaki öğrencilerin test puanları arasında ise anlamlı düzeyde fark bulunamamıştır. Öğrencilerin diğer becerilere göre dinlediğini anlama becerisinde daha başarılı olduğu, yazma becerisinde ise daha düşük düzeyde başarılı olduğu görülmüştür. Öğrenme düzeylerine göre yapılan karşılaştırma sonucunda ise farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan üst düzeyde öğrenen öğrencilerin dinlediğini ve okuduğunu anlama becerilerine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Farklı sosyo-ekonomik gruplarda yer alan alt düzeyde öğrenen öğrencilerin ise yazma becerisine yönelik test puanlarının anlamlı düzeyde farklılık gösterdiği belirlenmiştir. 18 öğrenci ile yürütülen görüşme uygulamasından elde edilen sonuçların analizinde MAXQDA veri analiz programından yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre öğrencilerin İngilizce öğretiminin niteliğine ilişkin genel olarak olumlu görüşlere sahip olduğu; öğretme-öğrenme sürecinin geliştirilmesine yönelik ise birtakım beklentilerinin olduğu görülmüştür.
Yaşa bağlı dinleme dikkatinin incelenmesi
Sınırlı sayıda algısal kaynak mevcut olduğunda gürültülü ortamlarda dinlemenin sağlanabilmesi için işitsel dikkat gerekmektedir. İşitsel performans ve kognitif becerilerle ilişkisini araştıran birçok çalışma genel kognitif beceriler üzerine odaklanmıştır. Yaşlanmayla birlikte işitsel ve bilişsel süreçler etkilenmektedir. Bu çalışmada işitsel dikkat ve zorlu dinleme koşullarında yaşa bağlı değişimlerin incelenmesi hedeflenmiştir. Çalışmaya toplam 91 birey katılmıştır. Normal işitmeye sahip 18-40 yaş arasındaki genç 34 birey çalışma grubu I olarak ve 40-60 yaş aralığındaki 36 birey çalışma grubu II olarak toplam 70 birey çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara bireylerin bilişsel becerileri değerlendirmek için Raven Standart Progresif Matrisler Testi ve İşaretleme Testi testleri; gürültüde konuşmayı anlama testlerinden biri olan Türkçe Matris Testi ve işitsel dikkati değerlendirmek için geliştirilen Dinlemede Dikkat Testi uygulanmıştır. Testlerin sonuçları iki grup arasında karşılaştırılmıştır. Çalışma sonucunda Dinlemede Dikkat Testi sonuçlarında genç bireyler ve orta yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<.05). Türkçe Matris Testi sonuçlarında genç bireyler ve yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunamamıştır (p>.05). Bilişsel testlerin tamamında, genc ve orta yaşlı bireyler arasında anlamlı farklılık bulunmuştur (p<0,05). Bu çalışmada genç ve orta yaş grubunda bulunan bireyler karşılaştırıldığında, orta yaş grubun dinleme sırasındaki dikkat görevlerinde tepki sürelerinin uzadığı gözlenmiştir. Yaşla birlikte işitsel dikkat performansında ve bilişsel becerilerde düşme gözlenmiştir. Elde edilen bulgular işitsel dikkat performansının orta yaş döneminden itibaren düşmeye başladığını göstermektedir. Bu çalışma ile elde edilen bulgular sonucunda yaşla birlikte işitsel dikkat performansının kötüleştiği bulunmuştur. Bu çalışma bildiğimiz kadarıyla işitsel dikkat performansı ve gürültüde konuşmayı anlama becerisini bir arada inceleyerek, 40 yaş ve üzeri orta yaş yetişkin grubunun işitsel dikkat performansını değerlendiren ilk çalışmadır.
Lise öğrencileri için Empatik Dinleme Ölçeği'nin geliştirilmesi
Mevcut tez çalışması kapsamında geliştirilmiş olan ölçek, lise öğrencilerinin gerek okul ve sınıf içi iletişimlerinde, gerekse aile ve çevreleriyle olan ilişkilerinde sergiledikleri empatik dinleme düzeylerinin tespit edilmesini sağlayarak, öğrencilere bu becerilerini geliştirme yolunda çalışmalar yapılmasına ortam hazırlayacaktır. İletişimin anahtar davranışı olan empati kurabilmenin ön koşulu olan empatik dinlemenin üst seviyelerde gerçekleştirilebilmesi okullarda daha sorunsuz bir iletişim ortamı oluşturulmasına katkı sağlayacak olması açısından önemlidir. Bu konuda yurtdışında geliştirilip, kullanılan bir kaç ölçek olmasına rağmen (Bodie, 2011; Drollinger, 2005) empatik dinleme ölçeğinin Türkiye'de daha önce geliştirilmemiş bir ölçek olması da bu çalışmanın ihtiyacı karşılamaya yönelik olduğunu göstermektedir. Geliştirilen güvenilir ve geçerli ölçek sayesinde, her bir sınıftaki öğrencinin empatik dinleme düzeyi belirlenebilecek, ve bu sayede okul rehberlik öğretmenleri, özellikle düşük düzeyde çıkan sınıflara yönelik, gerekli tedbirleri alarak, o sınıfların rehberlik programlarında, empatik dinleme becerisine yönelik çalışmalar düzenleyebileceklerdir. Yapılan literatür taraması sonrasında gerçekleştirilen nitel ve nicel araştırma yöntemleri analizleri sonucunda elde edilen 3 boyuttan oluşan 18 soruluk ölçme aracının güvenilirliğine bakılmak üzere yapılan analizlerde tüm alt faktörlere ait cronbach alpha değerleri (0.84, 0.71, 0.88), önerilen değer olan 0.70'in üzerindedir. Aday ölçeğin genel güvenilirlik alfa değeri 0,91'dir. Tüm bu analizlere göre, ölçeğin güvenilir olduğu, analizler sonucu kabul edilmektedir. 18 maddelik anketin geçerliliğine bakılmak üzere yapılan analizler sonucunda soruların madde yükleri ve uyum iyiliği değerleri bulunmuştur. Bulunan verilere göre geliştirilen 18 maddelik ölçeğin analizler sonucu bulunan iyilik değerleri mükemmel uyum değerlerindedir. Dolayısıyla 18 soru ve 3 boyut ile son halini alan ölçek, geçerli ve güvenilir bir ölçme aracıdır. Geliştirilen lise öğrencileri için empatik dinleme ölçme aracı sayesinde bu yöndeki bir beceri ölçülebilecek ve gerekliyse geliştirilmesi yönünde tedbirler alınabilecektir. Bu araştırmada geliştirilmiş olan Empatik Dinleme Ölçeği, lise öğrencileri üzerine geliştirildiğinden, farklı bir örneklem grubu seçilerek geliştirilebilir ve empatik dinleme becerisinin, çatışma yönetimi, stres yönetimi, akran zorbalığının azaltılması, narsisizm, akademik başarı gibi konular ile ilişkisine bakılabilir.
Metacognitive awareness of listening strategies in L2 English and L3 Italian
Transfer of language skills across languages has been an essential question in the field of bilingualism. Theoretical approaches to this issue proposed assumptions on metacognitive awareness defined as learners' own introspective consciousness on their learning processes. Second language (L2) research on language skills has investigated transfer issue especially in reading skills; however, there is limited research on the transfer of language skills in third language (L3) learning and listening skills and strategies. To address this gap, the current study examined the role of metacognitive awareness in listening strategies in an L2 English L3 Italian context with university students in Turkey. The study explored learners' metacognitive awareness of listening strategies in their more proficient L2 compared to their less proficient L3, and whether L2 and L3 metacognitive level correlated with L3 listening comprehension. To this end, a questionnaire of metacognitive awareness of listening strategies in L2 and L3, and a listening comprehension test in L3 were implemented. Results indicated higher levels of metacognitive awareness in certain strategies depending on the language, pointing to the role of proficiency in the use of listening strategies. In addition, metacognitive awareness of listening strategies in L2 and L3 were significantly correlated, suggesting possible transfer of skills across languages. Finally, the results yielded a direct relationship between L3 proficiency and L3 listening comprehension while L2 proficiency was not related to L3 listening comprehension.
Ortaokul öğrencilerinin dinleme becerilerinin sosyoekonomik değişkenler açısından incelenmesi
Bu çalışma, sosyoekonomik ve kültürel duruma göre dinleme/izleme becerilerinin gelişim durumunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde, çalışmanın problem tanımı, amacı, önemi, sınırlılıkları, varsayımları ve tanımları ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde, dinleme becerileriyle ilgili teorik çerçeve ve ilgili çalışmalar sunulmaktadır. Bu bölümde, konuya ilişkin bir literatür taraması yapılmakta ve dinleme becerilerini geliştirmek için gerekli adımlar tartışılmaktadır. Çalışmanın üçüncü bölümünde çalışma modeli, popülasyon ve örneklem, veri toplama araçları, veri toplama ve veri analizi açıklanmaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümünde araştırmanın bulguları sunulmaktadır. Beşinci bölümde bulgulara dayalı olarak sonuçlar çıkarılmakta ve sonuçlar ışığında dinleme becerilerinin geliştirilmesine odaklanılmaktadır. Sonuçlara dayalı olarak önerilerde bulunulmaktadır. Bu çalışma, sosyoekonomik ve kültürel yapıların sekizinci sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerinde belirleyici faktörler olup olmadığını belirlemeyi amaçlamaktadır. Bu bağlamda, araştırma için nicel yöntem olarak ilişkisel tarama modeli seçilmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2023-2024 eğitim-öğretim güz yarıyılında Manisa ili, Turgutlu ilçesine bağlı alt, orta ve üst sosyoekonomik kültürel düzeye sahip üç ortaokuldan 8. sınıfta okuyan toplam 180 öğrenci oluşturmaktadır. Bu araştırmada kullanılan metinlerin bir bölümü, internet ortamından temin edilen video ve ses dosyaları ile Doç. Dr. Yusuf Doğan'ın Dinleme Eğitimi adlı eserinde yer alan görsel ve işitsel etkinliklerden oluşmaktadır. Bu etkinlikler izin alınarak kullanılmıştır. Bu etkinlikler etkileşimli tahta kullanılarak öğrencilere dinletilerek/izletilerek uygulanmıştır. Bir ay boyunca her pazartesi olmak üzere dört hafta boyunca her okuldaki üç 8.sınıfa, araştırmacı tarafından dinleme becerilerinin tespitine yönelik tasarlanan etkinlikler uygulanmıştır. Etkinlik uygulaması bittiğinde kişisel bilgi formu da öğrencilere uygulanmış, kişisel bilgi formu verileri SPSS 25 paket programına aktarılarak elde edilen veriler ışığında dinleme becerisinin sosyoekonomik kültürel durumdan etkilenip etkilenmediği anlaşılmaya çalışılmıştır. Elde edilen sonuçlarla uygulayıcılara (öğretmenlere), araştırmacılara, Millî Eğitim Bakanlığı'na, öğrenci velilerine dinleme becerisinin geliştirilmesi için daha fazla etkinlik ve uygulama kullanılması yönünde önerilerde bulunulmuştur.
Task complexity and working memory in performing listen-to-speak integrated tasks in a second language
This study aimed to explore the effects of task complexity, perceived task difficulty, and working memory capacity (WMC) in listen-to-speak tasks, in second language (L2) English. 40 university students with Turkish as their first language (L1) participated in this study. Adopting the framework offered by the cognition hypothesis, this study manipulated the structural demands of the listen-to-speak tasks using an outline. Listen-to-speak tasks are taken and adapted from the Test of English as a Foreign Language (TOEFL iBT) official website. Perception of task difficulty was measured using a 10-item Likert scale questionnaire. WMC was measured through Turkish translations of operation span (OSpan) and running span (Run Span) tasks. Dimensions of L2 performance i.e., syntactic complexity, lexical complexity, accuracy, fluency, and content were separately measured. Multivariate and univariate repeated measures ANOVA analyses revealed that task complexity had a significant effect on all the above-mentioned dimensions of L2 performance as well as the content. Stepwise multiple regression results demonstrated that task complexity could explain syntactic complexity, accuracy, and content while perceived task difficulty could account for lexical complexity. WMC, on the other hand, could explain fluency. The study concluded that task complexity influences all aspects of task performance; however, its effect is moderated when learner factors (perceived task difficulty and WMC) are considered.
Türkiye'deki Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımları
Bu araştırmanın amacı Suriyeli öğrencilerin konuşma ve dinleme becerilerine ilişkin sınıf öğretmenlerinin yaklaşımlarını belirlemektir. Olgubilim modelinde tasarlanan araştırmanın çalışma grubunu Hatay ili Altınözü ilçesinde görev yapan ve sınıfında Suriyeli öğrenci bulunan 30 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Söz konusu formda 18 açık uçlu soru yer almaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz tekniği ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda sınıf öğretmenlerinin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini yeterli seviyede görmedikleri, 2018 Türkçe Öğretim Programının Suriyeli öğrencilere yönelik yetersiz buldukları ve programın güncellenmesi gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Aynı zamanda öğretmenler, Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerine yönelik ilgilerinin yeterli olmadığını, ders kitaplarının yetersiz kaldığını, öğretmenlerin daha fazla etkinlik ve materyal kullanmaları gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca öğretmenlerin Suriyeli öğrencilerin Türkçe konuşma ve dinleme becerilerini geliştirmeye yönelik çözüm önerileri belirlenmiştir.
8.sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, 8. sınıf öğrencilerin eleştirel dinleme becerilerini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda çalışmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu 2020-2021 eğitim öğretim yılında Hatay ili Antakya ilçesinde bulunan 101 tane 8. sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri için araştırmacı tarafından geliştirilen Eleştirel Dinleme Becerisi Ölçme Aracı ve Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ilişkisiz örneklem t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile çözümlenmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre 8. sınıf öğrencilerinin eleştirel dinleme becerilerinin annenin öğrenim durumu üniversite mezunu olan öğrencilerin lehine; yıllık okudukları kitap sayısına göre yılda 15 kitaptan fazla kitap okuyanların; Türkçe ders notuna göre Türkçe notu 5 olanların; televizyon, bilgisayar veya tablet karşısında gün içinde 1-2 saat vakit geçirenlerin lehine anlamlı bir farklılık belirlenmiştir. Bununla birlikte cinsiyete göre, babanın öğrenim durumuna göre ve öğrencilerin kendilerine ait odalarının olup olmamasına göre eleştirel dinleme becerisi arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.ANAHTAR KELİMELER Türkçe Programı, Dinleme Türleri, Dinleme, Eleştirel Dinleme, Eleştiri
The impact of student-centered activities on developing listening skills of young learners
Nowadays, the quick developments in technology have brought people closer, and this situation has created a need for adaptation to the requirements of the new world. For that reason, English is promoted as a common international language. Second, foreign language learning and teaching came into prominence in the last century. Researchers have put forward and organized several teaching methods, approaches, as well as techniques. In language teaching, traditional methods such as Grammar Translation Method (GTM), Direct Method (DM) and Audio-lingual Method (ALM), etc. are found. These conventional methods seem to give importance to the language structure and organize a more teacher-centered language teaching atmosphere in language classrooms. On the other hand, new approaches such as Suggestopedia, Community Language Learning (CLL), and Communicative Language Teaching (CLT), etc. attach importance to communicative and purposeful language usage by language learners who become active in their learning endeavors. These learning periods are organized related to the requirements, concerns, and capabilities of learners. In a learner-centered environment, students can learn a language in an easy way within a communicative and authentic environment by processing meaning in small groups or pairs. Thus, this study is aimed at figuring out whether young learners' listening achievements might be improved with the help of student-centered activities, providing these move them from a position of inactive to active language learners. To this end, 60 5th grade students at a secondary school in Diyarbakır were included, and a mixed methods research design was adopted for the impact on the secondary school students' listening comprehension performance. This study was implemented as a pre-test and post-test experimental design during the 2020-2021 spring term. Participants were assigned randomly to the experimental group as 5/A (N=30) and the control group as 5/B (N=30) according to convenience sampling. In order to collect quantitative data, pre-tests and post-tests were organized. Experimental and control groups had pre-tests containing listening achievement tests in the first weeks of the period. With students in the experimental group, for both parts of the study starting from the second week, listening lessons were provided with student-centered activities as completing tools for the subjects they studied from their course books in one lesson, approximately 7 weeks. On the other hand, the control group continued to have their lessons with their usual techniques. After the implementation, post-tests with a listening achievement test were distributed. Quantitative data was analyzed by using the Independent Samples T-test and Paired Samples T-test on SPSS 25.0 statistical package programme. Additionally, qualitative data was gathered through a semi-structured interview. This was carried out at the end of student-centered listening sessions to get ideas from participants about the experiment, which might support the quantitative findings and associate their thoughts with quantitative results. A semi-structured interview was conducted one week after the post-test administration. Regarding young learners' listening abilities, it was discovered that there was a statistically significant difference between the experimental and control groups. Based on these findings, it was concluded that classes supplemented with student-centered activities were successful in improving students' listening skills. The qualitative data revealed that student-centered listening activities had a favorable impact on their perceptions of English.
Yabancılara teknoloji tabanlı Türkçe öğretimi: Dinleme becerisinin kazandırılmasına ilişkin durum analizi
Bu araştırma, Türkçenin yabancı (ikinci) dil olarak teknoloji tabanlı öğretiminde dinleme becerisinin Türkiye'deki durumuna ve geliştirilmesine yönelik bir alan yazın çalışmasıdır. Bu bağlamda, teknolojinin dil öğretimi sürecine girdiği programlı öğretim uygulamasıyla başlanıp 2000'li yılların İnternet tabanlı teknolojilerine kadarki alan yazın taranmış; olumlu olumsuz yanlarıyla teknolojinin ikinci dil öğretimine katkısı tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, Türkçenin ikinci dil olarak öğretiminde teknolojinin yeterli boyutta kullanılmadığı ortaya çıkmıştır.
İlkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikayelerin kullanılması
Dinleme yalnızca günlük yaşamda değil, bireylerin eğitim-öğretim yaşamlarında da çok önemli bir yere sahiptir. Okul öncesi dönemde dinleme becerileri kendiliğinden doğal biçimde edinilir ve gelişir. Okul döneminde verilecek etkili bir ana dili eğitimi dinlediklerini anlayan, sentezleyen ve değerlendiren öğrencilerin yetişmesine olanak sağlamaktadır. Dinleme becerileri, dil ediniminde ve etkili iletişimde kritik bir role sahip olmasına karşın, diğer dil becerileri bakımından üzerinde çok fazla durulmayan bir beceri alanı olarak göze çarpmaktadır. Bu nedenle dil becerilerinin geliştirilmesinde kritik bir rolü olan ilkokul Türkçe derslerinde dinleme becerisinin geliştirilmesine özel bir önem verilmesi gerekmekte ve dinleme becerilerinin geliştirilmesine yeni, özgün ve farklı yöntemlerin kullanılmasına gereksinim duyulmaktadır. Bu yöntemlerden biri de dijital hikâyelerdir. Bu araştırmanın amacı, ilkokul dördüncü sınıf Türkçe dersinde dinleme becerilerinin geliştirilmesinde dijital hikâyelerin etkisinin belirlenmesidir. Karma modelde gömülü deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilen araştırma, 2014-2015 öğretim yılı bahar döneminde Eskişehir ilindeki bir ilkokulun 4/D ve 4/E sınıflarında uygulanmıştır. Araştırma kapsamında 4/E deney grubunu, 4/D sınıfı kontrol grubunu oluşturmuştur. Sekiz hafta süren uygulama sürecinde deney grubunda dijital hikâyelere dayalı etkinliklere yer verilmiştir ve bu etkinlikler sınıf öğretmeni tarafından yapılırken, araştırmacı gözlemci görevini üstlenmiştir. Araştırma verileri; dinlediğini anlama testi, dinlemeye yönelik tutum ölçeği, öğretmen ve öğrenci görüşmeleri, gözlem, öğrenme materyalleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ile toplanmıştır. Araştırmada, Dinlediğini Anlama Testinden (DAT) elde edilen verilerin çözümlenmesinde t testi, Dinlemeye Yönelik Tutum Ölçeğinden (DYTÖ) elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U testi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde betimsel analizinden yararlanılmıştır ve elde edilen bulgular araştırma sorularına bağlı olarak yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına dayalı ortaya çıkan sonuçlar şöyle sıralanabilir: • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DAT sontest puanları arasında istatistiksel olarak yüksek düzeyde anlamlı bir fark bulunmuştur. Buna göre, Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı dinleme etkinliklerinin işe koşulması öğrencilerin dinlediğini anlama becerilerini geliştirmiştir. • Deney grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları ile kontrol grubunda bulunan öğrencilerin DYTÖ sontest puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Türkçe dersinde dijital hikâyelere dayalı yapılan dinleme etkinlikleri öğrencilerde dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirmede etkili olmuştur. • Türkçe dersinde dijital hikâyelerle yapılan etkinlikler kapsamında derslerin hazırlık aşamasında öğrencilerin ön bilgilerini harekete geçirmeye, anahtar kelimelerle çalışmaya ve dinleme amacını belirlemeye yönelik çalışmalar yapılmıştır. Öğretmen ve öğrenciler görsel okuma etkinliklerinde dijital hikâyelerin resimlerinden ve bilişim teknolojileri, gazete ve dergi gibi kaynaklardan yaralanmışlardır. Bu etkinliklerin öğrencilerin dinlediğini anlama ve anlamlandırmalarına yardımcı olduğu gözlemlenmiştir. Kendini ifade etme basamağında dijital hikâyelerin konu ve içeriklerine dayalı olarak yapılan yazma ve konuşma etkinlerinde öğrencilerin mantıksal bütünlük içinde, neden-sonuç ilişkilerine dayalı olarak, olayları oluş sırasına uygun bir biçimde ürünler ortaya çıkarmaya çalıştıkları gözlemlenmiştir. Ancak konuşma alanında yapılan hazırlıklı konuşma etkinliklerinde öğrencilerin konuşma becerilerini istenilen düzeyde sergileyemedikleri görülmüştür. Görsel sunu etkinliklerinin bazıları konuşma ya da yazma etkinlikleriyle birlikte yapılmıştır. Öğrenciler görsel sunu alanında; resim çizme, slogan yazma, rol oynama, canlandırma gibi etkinlikler yapmışlar; onların bu etkinliklerde bilişim teknolojilerinden yaralandıkları, sunulara uygun görseller ya da gerçek materyaller kullandıkları gözlemlenmiştir. • Dijital hikâyelere dayalı olarak İlköğretim Türkçe Dersi Öğretim Programı dinleme öğrenme alanında yer alan dinleme kurallarını uygulama, dinlediğini anlama ve tür, yöntem, tekniklere uygun dinleme alanlarında yer alan kazanımlara yönelik etkinlikler gerçekleştirilmiştir. Bu etkinlikler kapsamında öğrencilerin; - gerek dijital hikâyelerle yapılan dinleme çalışmalarında gerek sesli, paylaşarak okuma ve konuşma etkinliklerinde kurallara uygun dinlemede yer alan kazanımlara uygun dinleme yaptıkları, - ön bilgilerini kullandıkları, dijital hikâyeleri izlerken ve dinlerken seslendirmeyi yapan kişinin vurgu, tonlama ve telaffuzuna dikkat ettikleri, dijital hikâyelerdeki resimlerden yararlanarak dinlediklerini ve izlediklerini anlamlandırdıkları, - dinlediğini anlama becerilerinin geliştiği; ancak ana fikri ve ana duyguyu bulma, dinlediklerinde geçen sorunlara farklı çözümler bulma becerilerinin gelişmediği, - dinleme öncesi yapılan kelime etkinliklerinde öğrencilerin kimi zaman kelimelerin anlamlarını tahmin etmekte zorlandıkları; ancak dinleme sırasında ve sonrasında kelimelerin anlamlarını kavradıkları, - tür, yöntem ve tekniklere uygun dinleme basamağında yer alan kazanımlara yönelik yapılan çalışmalar kapsamında katılımlı dinleme, seçici dinleme, sorgulayarak dinleme, eğlenmek için masal, hikâye, şarkı vb. dinleme ve izleme, grup konuşmalarını ve tartışmalarını dinleme alanlarında etkinlikler yaptıkları, - ses, müzik, efekt, resim gibi çoklu ortam kullanılarak hazırlanan dijital hikâyelerle dinleme öncesi, dinleme sırası ve dinleme sonrası yapılan etkinliklerle dinlemede motivasyonlarının arttığı ve dinlemeye yönelik olumlu tutum geliştirdiği gözlemlenmiştir. • Öğretmen ve öğrenciler dijital hikâye bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerine, dijital hikâyeye dayalı dinleme etkinliklerine yönelik olarak; - dijital hikâyelerde kullanılan resim, müzik, efekt ve seslendirmeyi beğendiklerini, - bu bileşenlerin dinlenilen metni anlama, zihinde canlandırma ve metni tahmin etmede yardımcı olduğunu, - müzik ve efektlerin, hikâyelerin duygusunu aktardığını, - Türkçe dersine karşı daha önce olumsuz olan tutumun dijital hikâyelere dayalı etkinlikler sayesinde olumlu yönde değiştiğini, - derse katılımın, derse olan sevginin ve motivasyonun arttığını, - dinleme becerilerinin geliştiğini, - dinlemeye karşı olumlu tutum geliştiğini belirtmişlerdir. • Uygulama sonrasında yapılan görüşmelerde, öğretmen ve öğrenciler dijital hikâyelerin bileşenlerine (müzik, efekt, seslendirme, resim, hikâye içeriği ve kahramanları), dijital hikâyelere dayalı Türkçe derslerinde yapılacak dinleme etkinliklerine, dijital hikâyelerin diğer derslerde kullanılmasına yönelik olarak; - dijital hikâyelerdeki resimlerin animasyon formatındaki gibi hareketli olması, - dijital hikâyelerin seslendirmelerinde farklı seslerin kullanılması, - dijital hikâyelerin resimlerinin çoğaltılması, - dinleme etkinliklerinde yazılı etkinliklerin yanı sıra sözel ve resim çizme gibi etkinliklere yer verilmesi, - dijital hikâyelerin Fen ve Teknoloji, Matematik, Yabancı Dil, Sosyal Bilgiler gibi derslerde kullanılmasına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Anahtar Kelimeler: İlkokul, Türkçe Dersi, Dijital Hikâye, Dinleme Becerileri.
Ortaokul matematik öğretim programlarının matematiksel iletişim becerileri açısından incelenmesi
Çalışmanın amacı, ortaokul matematik dersi öğretim programlarının matematiksel iletişim becerileri açısından incelenmesidir. Bu bağlamda ortaokul matematik öğretim programlarının amaç, içerik, öğrenme öğretme süreci ve ölçme değerlendirme boyutları matematiksel iletişim becerileri açısından incelenmiş ve tüm boyutların matematiksel iletişim becerilerinin gelişimine hizmet etme durumları belirlenmiştir. Çalışmada, ortaokul matematik dersi öğrenme kazanımları amaç boyutuna, programın ders kitabı metinleri içerik boyutuna, MEB yayınevine ait matematik ders kitabındaki öğrenme etkinlikleri öğrenme öğretme süreci boyutuna, ders kitaplarındaki ünite değerlendirme soruları ise ölçme değerlendirme boyutuna yönelik veri kaynaklarını oluşturmaktadır. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi ile gerçekleştirilmiş olup, matematiksel iletişim becerilerinin programın tüm boyutlarındaki düzeyinin incelenmesine yönelik araştırmacı tarafından rubrik geliştirilmiştir. Verilerin analizi sonucunda, ortaokul matematik öğretim programının matematiksel iletişim becerilerinin gelişimine hizmet etme durumu açısından yetersiz olarak belirlenmiştir. Bu sonuçlar bağlamında ortaokul matematik öğretim programlarının matematiksel iletişim becerileri açısından yeniden düzenlenmesi ve geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmaktadır.
Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem, teknik ve etkinliklerin dört temel dil becerisine etkisi: Bir meta analiz çalışması
Bu araştırmanın amacı, Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem, teknik ve etkinliklerin dört temel dil becerisine olan etkisini tespit edebilmektir. Amaç dâhilinde problem cümlesi "Türkçe öğretiminde kullanılan yöntem, teknik ve etkinliklerin dört temel dil becerisine etkisi ne düzeydedir?" olarak belirlenmiştir. Meta analiz yöntemiyle gerçekleştirilen çalışmada belirlenen dâhil etme kriterleri kapsamında yazma 51, konuşma 9, okuma 22 ve dinleme becerisinde 22 çalışma verisi; deney ve kontrol gruplarının son test ortalamaları, standart sapma değerleri ve katılımcı sayıları kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Jamovi 1,8 ile CMA4 (Free Trial) paket programı kullanılmıştır. Analiz sonuçları Cohen D (1988) kriterlerine göre yorumlanmıştır. Çalışma sonucunda; kullanılan yöntem, teknik ve etkinliklerin yazma ve konuşma becerisi için "mükemmel düzeyde", okuma becerisi için "geniş düzeyde" ve dinleme becerisi için ise "çok geniş düzeyde" etkili olduğu bulunmuştur. Ayrıca yaratıcı drama tekniğinin, her dört becerinin geliştirilmesinde etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Masal anlatım tekniğinin ortaokul öğrencilerinin estetik dinleme becerilerine etkisi
Bu çalışmada masal anlatım tekniğinin ortaokul öğrencilerinin estetik dinleme becerilerine etkisini tespit etmek amaçlanmıştır. Bu araştırmada nicel araştırma desenlerinden ön test son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma, İstanbul ili Pendik ilçesinde bulunan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan 6. Sınıf öğrencileri ile birlikte gerçekleştirilmiştir. Çalışma 2022-2023 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde uygulamaya konulmuştur. Dersler hem deney hem de kontrol gruplarında araştırmacı tarafından yürütülmüştür. Araştırmada kullanılan masal metinleri; araştırmacı, uzman ve Türkçe Öğretmenlerinin fikirleri doğrultusunda belirlenmiştir. Çalışma grubunda toplam 61 öğrenci yer almaktadır. Bu iki sınıf; basit tesadüfi olarak belirlenmiş, birisi deney diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 30, kontrol grubu ise 31 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubu 34 kız, 27 erkek öğrenciden meydana gelmektedir. Araştırma 9 hafta sürmüştür. Uygulama öncesinde her iki gruptaki öğrencilere masal anlatılmış, dinlediğini anlama başarı testi uygulanmış ve verilen yanıtlar ile ön test verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubundaki öğrencilere masallarla estetik dinleme stratejileri öğretimi çalışması yapılmıştır. Deney grubundaki öğrencilere masal anlatım tekniği ile 5 masal anlatılmıştır. Dinlediğini anlama başarı testi uygulanmış ve verilen yanıtlarla son test verileri oluşturulmuştur. Araştırmada elde edilen nicel verilerin analizinde SPSS paket programından yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda, masallarla estetik dinleme stratejileri öğretimi çalışması yapılan deney grubundaki öğrencilerin, kontrol grubundaki öğrencilere göre dinlediğini anlama başarı testinden aldığı puanlar daha yüksek çıkmış ve aradaki farkın anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre, masallarla yapılan estetik dinleme stratejileri öğretiminin deney grubundaki öğrencilerin dinleme becerilerinin gelişimine olumlu yönde katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Dinleme Becerisi, Estetik Dinleme, Masal Anlatıcılığı, Masal
Okul öncesi eğitime devam eden 60- 72 aylık çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasındaki ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi
Bu araştırma 60-72 aylık okul öncesi eğitimine devam eden çocukların; dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında ilişkinin belirlenmesi ve farklı değişkenlere göre incelenmesi için ilişkisel tarama modeli benimsenerek desenlenmiştir. Araştırmanın örneklemini, 2022- 2023 eğitim-öğretim yılında Kütahya ili Tavşanlı ilçesinde bulunan MEB'e bağlı resmi anaokullarına ve özel anaokullarına devam eden, 60-72 ay arasındaki 386 çocuk oluşturmaktadır. Araştırmada veriler, "Kişisel Bilgi Formu", " Okul Öncesi Dönem Çocuklarının Dinleme Becerilerini Değerlendirme Ölçeği" ve "Wally Sosyal Problem Çözme Testi" ile toplanmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; dinleme becerileri ölçeğinden cinsiyet ve yaş değişkeninin anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Anne-baba eğitim durumu, anne baba mesleği, kardeş sayısı, aile gelir durumu, okul türü, kurum türü, anne-babanın medeni durumu, doğum sırası ve daha önce okul öncesi eğitim alıp almaması değişkenlerinin farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Çalışmaya katılan çocukların sosyal problem çözme becerileri incelendiğinde; cinsiyet, yaş, okul türü, anne-baba birliktelik durumu, kardeş sayısı, doğum sırası, anne eğitim durumu, aile gelir durumu ve daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre anlamlı farklılık göstermezken; kurum türü, baba öğrenim durumu, baba mesleği, kardeş sayısı, daha önce okul öncesi eğitim alma durumu değişkenine göre istatiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Araştırmanın diğer bir sonucu ise çocukların dinleme becerileri ile sosyal problem çözme becerileri arasında pozitif yönde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
A comparison of shadowing and note-taking as two while-listening strategies and their effects on EFL learners
Listening skill plays a crucial role in the development of a foreign language (Scarcella & Oxford, 1992). Additionally, listening skill is considered the main channel through which students make initial contact with the target language and its culture (Curtain, 1991). So as to investigate this 'least-wondered skill', innovative ways which have not been explored yet are necessary. To this end, this thesis has aimed at studying the use of two distinct while-listening strategies which are note-taking and shadowing, and the impact of these strategies on learners' listening comprehension ability, metacognitive awareness in listening, their abilities in the three other skills, and the change in their perceptions of listening and. Specifically, the following research questions were asked: 1. Are there any significant differences between Listening, Speaking, Reading and Writing post-test scores of students who received note-taking training and those who received shadowing training? 2. Are there any significant differences in metacognitive listening awareness levels of students in the note-taking and shadowing training groups? 3.a) In which type of note-taking do students obtain better scores? b) In which type of shadowing do students obtain better scores? 4. What are learners' general views and perceptions about the use of note-taking and shadowing strategies while listening? 5. a) What are learners' views and perceptions about each of the six different note-taking strategies? b) What are learners' views and perceptions about each of the six different shadowing strategies? The study was implemented on eighty-four pre-intermediate level language preparatory class students at a state university in Turkey. Both genders of EFL learners aged between 18-20 exist in the group of participants who received training in note-taking and shadowing. The data collection instruments were learners' midterm exams of four skills as pre- and post-tests, Metacognitive Awareness in Listening Questionnaire (MALQ) applied as pre- and post-scale, listening tests applied and learner reflections written after each training session, and learners' overall reflections written at the end of the treatment. Data gathered through those means were analyzed both quantitatively and qualitatively. Statistical analyses were completed with the SPSS program (SPSS Statistics for Windows, Version 21.0.). Shapiro-Wilk test was utilized so as to test whether continuous variables adjust normal distribution. According to normality test results, independent samples t-test or Mann Whitney U test were used for comparisons between the two different training groups. Content analysis was implemented to analyse the qualitative data. Findings show that the shadowing group had better scores in listening and speaking skills, whereas the note-taking group were better in writing. No statistically significant difference was found in reading. In addition, the shadowing group had higher level of metacognitive awareness in listening according to the learner responses to the MALQ items. In terms of within group comparisons, shadowing group made more improvement in terms of four skills as well as metacognitive awareness. Another finding is that Full Shadowing and the Split Page Format were the sessions of each while-listening strategy in which learners had the highest test scores. The qualitative data additionally serves a wide scope of significant findings gathered from learners' perceptions.