Discipline

69 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Ortaokullarda öğrencilerin disiplinsiz davranışları ve bu davranışların sebepleri(Batman ili merkez ilçesi örneği)

Bu araştırmanın genel amacı, ortaokullarda öğrencilerin sınıf içindeki disiplinsiz davranışlarını ve bu disiplinsiz davranışların sebeplerinin neler olduğuna ilişkin öğretmen görüşlerini araştırmaktır. Bunun için tarama modeli kullanılmıştır.Araştırmanın çalışma evrenini 2012?2013 eğitim?öğretim yılı, Batman ili Merkez ilçesinde devlete bağlı ortaokullardaki branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Verileri toplamak için Doç. Dr. Naciye AKSOY?un Geliştirdiği ?Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplin sorunları? ölçeği kullanılmıştır. Veriler, anketin örnekleme alınan 358 öğretmene uygulanmasıyla elde edilmiştir.Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 16.0 (Statistical Package for the Social Sciences) for Windows programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde yüzde hesaplamaları, frekans, ortalama değerler; bağımsız örneklemler için ?t? testi ve ikiden fazla grup karşılaştırmalarında ise Tek Yönlü Varyans Analizi (One Way Anova) kullanılmıştır. Farklılaşmanın bulunması durumunda farklılaşmanın yönünü belirlemek amacıyla da Fisher?in En Küçük Manidar Farklar (LSD) testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre ortaokullarda sınıf içinde en sık karşılaşılan disiplinsiz davranışlar, izin istemeden konuşmak, verilen ödevleri yapmamak ve kavga etmek olarak tespit edilmiştir. Öğretmen görüşlerine göre öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları disiplinsiz davranışların ilk üç nedeni, ailelerin çocuklarının eğitimine olan ilgisizliği, televizyon ve diğer kitle iletişim araçlarında sergilenen şiddet olaylarının etkisi, ailelerin çocuklarına karşı olumsuz tutum ve davranışlar olarak bulunmuştur. Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışlar; cinsiyet, medeni durum, yaş, branş, kıdem ve sınıftaki öğrenci sayısına göre; sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışların sebepleri ise; cinsiyet, medeni durum, yaş, branş, kıdem ve sınıftaki öğrenci sayısına göre anlamlı bir şekilde farklılaştığı tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıfta karşılaştıkları disiplinsiz davranışlar ile bu davranışların sebepleri mezun olunan okula göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Ortaokul, disiplinsiz davranışlar, disiplinsiz davranışların sebepleri

BatmanDisiplinDisiplin suçları+4
Fehmi Demir
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Modern dönem ütopyalarında dirijizm ve disiplin

İnsanoğlu, genel anlamda toplumsal yaşam biçimini benimsemiş olan bir varlıktır. Bu bağlamda ortaya konan her türlü insani ürün Kültür adı altında toplanmaktadır. İnsan topluluklarının lisanlarından yazılarına, giyim-kuşam biçimlerinden yeme-içme alışkanlıklarına, bilimsel birikimlerinden sanatsal faaliyetlerine, örf-adet ve geleneklerinden siyaset ve hukuk sistemlerine varıncaya kadar ortaya koydukları tüm ürünler bu kapsamda değerlendirilmektedir. Farklı insan topluluklarından her birisi, kendine has koşullarda geliştirdiği kendi kültürel geleneğim sürdürürken bu farklı kültürler arasında zaman zaman çatışmalar, zaman zaman da etkileşimler-sentezlenmeler meydana gelmektedir. Yazı, kendisi de insana ait en önemli kültürel öğelerden birisi olarak diğer birçok kültürel öğenin kayıt altına alınmasında ve gerek başka toplumlara, gerekse gelecek nesillere aktanlmasmda rol oynayan önemli bir araçtır. Sanat ise insandaki estetik zevklere hitap edecek türde verilmiş olan kültürel ürünlerin genel adıdır. Bu durumda edebiyat, insandaki estetik zevklere hitap etmek üzere verilmiş olan yazılı ürünler olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal hayatın bir parçası olarak diğer tüm kültürel unsurlar gibi Sanat ve Edebiyat da Sosyoloji biliminin alanına girmektedir. Sosyoloji bilimi içerisinde bu konularla ilgilenmek üzere "Sanat Sosyolojisi" ve "Edebiyat Sosyolojisi" alt dalları oluşturulmuştur. Öte yandan insanın fıtratında var olan her zaman daha iyiye daha güzele ulaşma arzusu, toplumsal yaşam alanında da aynı arayışları gündeme getirmiş, böylece ideal toplum projeleri ortaya çıkmıştır. Ütopya olarak adlandırılan ve tamamına yakım edebi türde yazılı olarak üretilen söz konusu projeler, toplumsal hedefler gözetmeleri ve toplumsal yaşamın akışında rol oynayan dinamikler için esin kaynağı olarak zaman zaman sosyal gerçekliğe etki etmeleri bakımından Sosyoloji bilimini ilgilendirmektedirler. Ütopya yazarlarının, kendilerince ulaştıkları ideal toplum modellerinden yola çıkarak sosyal hayatı en ince ayrıntılarına kadar güdümleme idealleri ile batı dünyasının öncülüğünde gelişen modernizm anlayışının, insanlığın tekamülü sürecine öncülük etme ve ulaştığı kesinlikler doğrultusunda bütün bir insanlığı aynı sürece dahil ederek güdümleme idealleri arasındaki paralellik ilgi çekicidir.

Devlet kapitalizmiDisiplinEdebiyat+4
Enver Sinan Malkoç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

6528 sayılı kanun sonrası dönemde Milli Eğitim Bakanlığı'nda görev yapan öğretmenlere verilen disiplin cezaları ve yargısal denetimi

Kamu hizmetlerinin sunumunda görev alan kamu görevlilerinin içerisinde büyük çoğunluğunu eğitim kamu hizmetinde görevli olan öğretmenler oluşturmaktadır. Eğitim hizmetinin düzenli ve sürekli bir şekilde sağlanabilmesi için bazı kurallar ve kuralların ihlali sonucunda yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Bu yaptırımlar öğretmenler için 1.3.2014 tarih ve 6528 sayılı Kanun öncesi ve sonrası dönemde farklılaşmaktadır. 6528 sayılı Kanun öncesi dönemde 1702 ve 4357 sayılı Kanunlarda bulunan öğretmenlik mesleğine özel nitelikteki suç ve cezalar ihdas edilmiş olup bu kanunlara göre cezalandırmalar yapılmıştır. Ancak 6528 sayılı Kanun ile söz konusu hükümler yürürlükten kaldırılmasından dolayı öğretmenlerin disiplin işlemleri genel kanun niteliğinde olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. Bu durum uygulamada boşluklara ve farklı disiplin işlemlerine neden olduğundan öğretmenlik mesleğine özel disiplin hükümleri içeren kanun ihtiyacının olduğu değerlendirilmektedir. Ayrıca disiplin suçlarını oluşturan fiil ve davranışların tamamının kanunlarda belirtilmemiş olması ve somut olaylarda benzer suçlar için idareye takdir yetkisi verilmiş olmasından dolayı cezalandırma işlemlerinin iptali için başvurulan idari yargı mercilerince verilen yargı kararları da uygulamanın gelişmesini sağlayarak uygulamaya yön vermektedir. Tez çalışması üç bölümden oluşmaktadır. Öncelikle tez ile ilgili temel kavramlar, disiplin hukukuna hâkim olan ilkeler ile öğretmenlere disiplin cezası verilme usulü açıklanmıştır. Daha sonra 6528 sayılı kanun öncesi ve sonrası dönemde öğretmenlere verilen disiplin cezaları ile bazı fiillerin cezalandırılma uygulamalarına değinilmiştir. Son olarak ise öğretmenlere verilen disiplin cezalarında yargısal denetime konu olan hususlar incelenmiştir. Yapılan incelemeler çerçevesinde 6528 sayılı kanun öncesi dönemde olduğu gibi öğretmenlik mesleğine özel disiplin hükümlerinin Öğretmenlik Meslek Kanunu'nun içerisinde veya ayrı bir düzenleme olarak ihdas edilmesi gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.

CezaDenetimDisiplin+5
Resul Kesin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

3-6 yaş çocuklarına uygulanan disiplin yöntemleri

Bu araştırına Adana II Merkezinde yasayan iki farklı sosyo kültürel düzeydeki ailelerin 3-6 yas çocuklarının eğitiminde uyguladıkları disiplin yöntemlerini tanımak ve bu yöntemlerin uygulanmasını etkileyebilecek ailesel, ekonomik, kültürel etmenler araştırmak amacıyla yapılan betimsel bir çalışmadır. Araştırmaya Sağlık Ocağına başvuran ve çocuklarını Okul öncesi Eğitim Kurumlarına göndermeyen 100 ve çocuklarını Okul öncesi Eğitim Kurumlarına gönderen 100 olmak üzere toplam 200 ebeveyn ile görüşülmüştür. Genel olarak olumsuz disiplin yöntemlerini anneler babalardan daha fazla kullanmaktadır; Dayak atan annelerin yüzdesi $36.3 iken. babaların yüzdesi %25'tir. Yine annelerin %12.5'i, babaların ise %5'i çocuklarını sözle hor görmektedir. Annelerin %21.9'u çocuklarını korkuturken, babaların £75 'i çocuklarını korkutmaktadır. Annelerin çocuklarını küçümseme oranı SKL1.3 iken, babaların %5'tir. Annelerin %11.3'ü çocuklarına beddua ederken, babaların yalnızca %5'i beddua etmektedir. Annelerin %22.5'i çocuklarına küsmeyi bir disiplin yöntemi olarak uygularken, babalarda bu oran %5'tir. Annelerin %13.8'ine karşılık babaların £75" i çocuklarına aldırmaz şekilde davranmakta, tek basına odaya bırakma oranı ise annelerde %13.8. babalarda %7.5'tir. Sözel disiplin yöntemlerinden azarlama, küsüp konuşmama, sevdiği şeyden mahrum etme. konuşarak hatasını kabul ettirme, tek basına odaya bırakma ve gözardı etme genellikle çocuklarını Okul öncesi Eğitim Kurumlarına gönderen, eğitim düzeyi yüksek, az çocuklu çocuklar, planlanmış olan, anlaşarak evlenen, kendilerini orta ve üstü ekonomik grupta hisseden aileler tarafından daha çok uygul anmaktadır. Dayak, sevgiyi esirgeme, beddua etme, korkutma yöntemleri de. Sağlık Ocağına başvuran ve çocuklarını Okul öncesi Eğitim Kurumlarına göndermeyen, eğitim düzeyi düşük, çok çocuklu, görücü usulüyle evlenen, çocukları planlanmayan, fakir aileler tarafından daha fazla kullanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çocuk. Çocuk Gelişimi, Çocuk istismarı. Çocuk Eğitimi. Disiplin.

DisiplinÇocuk eğitimiÇocuk gelişimi+1
Fatma Erat Çaydere
Çukurova University · Institute of Health Sciences
1995
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen, öğrenci ve ailelerin ilköğretim II. kademede gözlenen disiplin problemleri ve baş etmede kullanılan stratejiler ile ilgili görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim okullarının ikinci kademesinde (6.,7. ve 8. sınıflarda) gözlenen disiplin problemleri ve baş etmede kullanılan stratejiler ile ilgili öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşlerini belirlemeye yönelik nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı tarama modelinde betimsel bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Adana merkez ilçelerinde (Seyhan, Yüreğir, Çukurova, Sarıçam) bulunan devlet ilköğretim okullarının ikinci kademesinde görev yapan öğretmenler, bu okullarda eğitim-öğretim gören öğrenciler ve bu öğrencilerin velileri oluşturmaktadır. Araştırma verileri iki aşamada gerçekleşen bir süreçte toplanmıştır. İlk olarak ?yansızlık ilkesi? ne uygun bir şekilde ?tesadüfî küme örnekleme? yapılmış ve bu bağlamda alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzey çevrelerden 10' ar okul seçmek yoluyla 30 okul belirlenmiştir. Bu aşamaya gönüllük esasına dayalı olarak 310 öğretmen ve 508 öğrenci katılmış ve veriler ?Disiplin Problemlerini Değerlendirme Anketi (DPDA) uygulanarak elde edilmiştir. İkinci aşamada görüşme yapılacak öğretmen, öğrenci ve veli çalışma gruplarının belirlenmesinde ise nitel araştırma geleneği içinde yer alan olasılık temelli olmayan örneklem tekniklerinden, amaçlı örnekleme, kolay ulaşılabilir örnekleme ve maksimumum çeşitlilik örneklemesi izlenmiş ve gönüllülük esasına dayalı olarak 15 öğretmen, 15 öğrenci ve 15 veli ile görüşme yapılmıştır.Araştırma sonucunda öğretmenlerin disiplin problemi olduğu konusunda en fazla hem fikir olduğu öğrenci davranışları; gürültü yapmak, arkadaşlarına saygısızlık etmek, eşyalara zarar vermek, ders dışı şeylerle ilgilenmek, dersle ilgisiz konularda sürekli konuşmak, izin almadan konuşmak ve arkadaşlarını rahatsız etmek olmuştur. Öğrencilerin disiplin problemleri olarak nitelendirdikleri davranışların başında ise arkadaşlarına saygısızlık etmek, gürültü yapmak, eşyalara zarar vermek, hırsızlık yapmak, iftira atmak, başkalarının eşyalarına zorla el koymak, öğretmene saygısızlık yapmak, öğretmen masasına bir şeyler atmak, sınıfı kirletmek, arkadaşlarını rahatsız etmek davranışları gelmiştir.Öğretmen ve öğrenciler disiplin problemlerinin okullarında ?ara sıra? gözlendiği yönünde hem fikir olurken; öğretmenler izin almadan konuşmak, şikâyet etmek, sınıfı kirletmek, derse karşı ilgisizlik, arkadaşlarına saygısızlık etmek, ödevlerini yapmamak, teneffüste sınıf dışına çıkmamak davranışlarıyla daha sık karşılaştıklarını ifade etmişlerdir. Benzer görüşte olan öğrenciler de izin almadan konuşma, gürültü yapma, dersle ilgisi olmayan konularda sürekli konuşma, komiklik yapma, ders dışı şeylerle ilgilenme ve öğretmene karşı gelmek davranışlarının diğer davranışlara göre daha sık gerçekleştiğini belirtmişlerdir. Veliler ilköğretim ikinci kademedeki öğrencilerde öğretmene ve arkadaşlarına saygısızlık, saldırgan davranışlar, argo ve küfürlü konuşmaları çok sık gözlemlemeye başladıklarını ifade ederken; kendi çocukları hakkında da öğretmenlerinden ders esnasında başka şeylerle ilgilendikleri/ konuştukları ve arkadaşlarıyla kavga ettikleri yönünde şikayet aldıklarını belirtmişlerdir. Çete kurma- çete üyesi olma, hırsızlık yapma, kumar oynama ve okula-sınıfa kesici, delici vb. alet getirme davranışları öğretmenlerin en ciddi buldukları disiplin problemleri olurken; hırsızlık yapma, sigara içme, okula -sınıfa kesici, delici vb. alet getirme, başkalarının eşyalarına zorla el koymak, kumar ya da benzeri oyunlar oynamak davranışları öğrencilerin en ciddi algıladıkları disiplin problemleri olmuştur. Velilerin en ciddi buldukları disiplin problemi ise öğretmene saygısızlık olmuştur. Disiplin problemlerinin nedenleri öğretmenler tarafından aile, arkadaş çevresi,toplumsal ve kültürel yapıdaki değişim ve kitle iletişim araçları; öğrenciler tarafından, arkadaş çevresi ve kendileri ile ilgili olarak açıklanırken veliler aile, öğrenci ve arkadaş çevresinin yanı sıra öğretmen ve okul çevresinin özelliklerini de öne çıkarmışlardır.Öğretmenler olumlu pekiştireç, doğrudan sözel uyarı, rehberlik yapma, davranışın nedenini araştırma, açıklama yapma,beden diliyle uyarı, öğrenciye yaklaşma fiziksel yakınlık denetimi ve dolaylı sözel uyarıda bulunma stratejilerini her zaman kullandıklarını belirtirken; öğrenciler bu stratejilerin ara sıra kullanıldığını ifade etmişlerdir. Öğrenci ile bire bir görüşme yapma, gerek öğretmenler gerekse öğrenciler tarafından disiplin problemleriyle baş etmede en etkili algılanan strateji olmuştur. Veliler ise öğretmenlerin bir sorun olduğunda daha çok kendilerini aradıklarını ve durumu bire bir görüştüklerini ifade etmişlerdir. Öğretmenler öğrencilerden çoğunlukla kendilerini kontrol etmelerini, beklentiler yönünde davranmalarını ve uyarıları dikkate almalarını beklerken; öğrenciler ise öğretmenlerden daha çok yakın ilgi beklediklerini belirtmişlerdir. Ailelerin öğretmenlerden beklentileri de çocuklarının beklentilerine paralel olmuş ve öğretmenlerden çocuklarına karşı daha hoşgörülü ve sabırlı yaklaşmalarını beklediklerini ifade etmişlerdir. Velilerin disiplin konusunda öğretmenlerden diğer beklentileri ise; dengeleri koruma, otorite kurma; kuralları öğretme ve uyulmadığı takdirde kesinlikle yaptırımları uygulamadır. Veliler disiplin problemleriyle baş etme konusunda öğretmene sağladıkları desteği ise çoğunlukla çocuklarıyla konuşma, açıklama yapma, düzenli okul ziyareti yaparak öğretmenleriyle görüşme olarak belirtmişlerdir.Bayan öğretmenler verilen davranışları erkek öğretmenlere göre daha fazla problem olarak nitelendirmiş ve daha ciddi algılamışlardır. Kız öğrenciler verilen davranışları erkek öğrencilere göre daha fazla problem olarak nitelendirmiş ve daha ciddi algılamışlardır. Alt sosyo ekonomik çevrede görev yapan öğretmenler disiplin problemlerinin daha sık gözlendiğini belirtmişlerdir. Kız öğrenciler öğretmenleri doğrudan ve dolaylı sözel uyarı, beden diliyle uyarı ve açıklama yapma stratejilerinin daha çok kullanıldığını belirtirken, erkek öğrenciler sınıf çevresini değiştirme, sosyal izolasyon, bedensel olarak acı verme, alay etme/küçük düşürme ve dersi bırakıp, işlenmiş sayma stratejilerinin öğretmenler tarafından daha çok kullanıldığını belirtmişlerdir.

AileDisiplinVeliler+6
Esra Zeynep Öz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Okul yöneticilerinin bakış açısından ilköğretim kurumlarında karşılaşılan disiplin sorunlarının incelenmesi

Bu araştırmada, Gaziantep ili Şehitkâmil ve Şahinbey ilçelerindeki toplam 20 ilköğretim kurumunda karşılaşılan disiplin sorunları ve okul yöneticilerinin bu disiplin sorunlarına yönelik yaklaşımları ve çözüm önerileri incelenmiştir. Araştırma verileri, Gaziantep ili Şehitkâmil ve Şahinbey ilçelerindeki ilköğretim kurumlarında görevli 79 okul yöneticisi ile yapılan görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Araştırmanın katılımcıları arasında yer alan okul yöneticileri, maksimum çeşitlilik örneklemesi ve gönüllük esasıyla belirlenmiştir. Okul yöneticilerinin yöneticilikteki kıdemleri açısından çeşitlilik göstermesi istenmiş ve bu nedenle katılımcılar, 1 ile 21 yıl arasında değişen yöneticilik kıdemine sahip okul yöneticileri arasından gönüllülük esasıyla belirlenmiştir. Yapılan görüşmelerde okul yöneticilerine; demografik özellikleri, görev yaptıkları okullarda karşılaştıkları disiplin sorunları ve bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ile ilgili sorular yöneltilmiştir. Elde edilen veriler, betimsel analiz ve frekans analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, ilköğretim okullarında en sık karşılaşılan disiplin sorunlarının; arkadaşlarla kavga etme, şiddet, küfür etme, okuldan kaçma ve öğretmenlerine karşı saygısız davranışlar olduğu ortaya çıkmıştır. En fazla disiplin sorununun ise; sekizinci sınıflarda yaşandığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bulgularına dayalı olarak, okullardaki disiplin sorunlarının önlenebilmesi için; okul ve aile arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesine yönelik aktivitelerin düzenlenmesi ve öğretmenlere sınıf yönetimi ve öğrencilerle iletişim konusunda etkili eğitimler verilmesi önerilmektedir.

DisiplinDisiplin suçlarıOkul yöneticileri+1
Ayla Öztürk
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden çocukların öz düzenleme becerileri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu ilişkinin belirlenmesinde çocukların cinsiyetleri de incelenmiştir. Nicel araştırma desenlerinden korelasyonel araştırma modelinin kullanıldığı bu araştırmanın örneklemini, Adana ili Çukurova ve Sarıçam ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bağımsız anaokullarına devam eden ve yaşları 48-72 ay aralığında değişen 144 çocuk ve 144 ebeveyn oluşturmaktadır. Örneklem, maksimum çeşitlilik örnekleme yöntemi ile belirlenmiş olup; farklı sosyo-ekonomik düzeylerdeki ebeveynler ve çocuklarından oluşmaktadır. Araştırmada katılımcılara ait demografik bilgiler, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile toplanmıştır. Ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları, Kapcı, Tazeoğlu ve Arkun (2011) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Anne Babalık Ölçeği ile değerlendirilirken, çocukların öz düzenleme becerileri Fındık Tanrıbuyurdu ve Güler Yıldız (2014) tarafından Türkiye'ye uyarlanan Okul Öncesi Öz Düzenleme Ölçeği (OÖDÖ) ile değerlendirilmiştir. Elde edilen verilerin analizinde, çocukların öz düzenlemeleri, öz düzenlemenin alt boyutları davranış/dikkat düzenleme ve duygu düzenleme ile ebeveynlerin disiplin uygulamaları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla Pearson Moment Korelasyon analizi uygulanmıştır. Çocukların öz düzenlemeleri ve ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının cinsiyetlerine göre incelenmesinde Bağımsız Gruplar t Testi ve Mann Whitney-U Testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, çocukların öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutları olan duygu düzenlemeleri ve davranış/dikkat düzenlemeleri ile ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arasında ters yönlü bir ilişki olduğu ortaya konmuştur. Buna göre ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamaları arttıkça çocukların öz düzenleme, duygu düzenleme ve dikkat/davranış düzenleme düzeyleri düşmektedir. Ayrıca araştırmaya katılan çocukların öz düzenlemelerinin ve dikkat/davranış düzenlemelerinin cinsiyetlerine göre farklılaştığı tespit edilmiştir. Ancak bu farklılık, çocukların duygu düzenlemelerinde görülmemiştir. Kız çocuklarının öz düzenlemeleri ve öz düzenlemenin alt boyutu olan davranış/dikkat düzenlemeleri erkek çocuklarına göre anlamlı olarak daha yüksektir. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan ebeveynlerin olumsuz disiplin uygulamalarının çocukların cinsiyetin göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Bu bağlamda ebeveynlerin erkek çocuklarına yönelik olumsuz disiplin uygulama puanları, kız çocuklarına oranla anlamlı olarak daha fazladır.

Aile içi ilişkilerDisiplinOkul öncesi eğitim+3
Esma Eroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda aile tutumları ve ilaç kullanımına etkisi

ÖZET Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunda Aile Tutumları ve İlaç Kullanımına Etkisi Amaç: Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, genetik ve çevresel etkenlerin değişik orandaki katkısıyla ortaya çıkan ve çocuğun yaşam kalitesini bozan nörogelişimsel bir bozukluktur. Aile tutumları hastalığın seyrinde ve şiddetinde oldukça önemli yer tutmaktadır. Bu çalışmada, DEHB'li bireylerin ebeveynlerinin aile tutumunun DEHB belirtileri üzerindeki etkisi ve ilaç kullanımındaki yanıta katkısı incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: 6-12 yaş aralığında DEHB'li 167 olgu çalışmaya alınmıştır. Tedavi öncesi-sonrasında Conners Anne-Baba Derecelendirme Ölçeği (CADÖ), Turgay Aile DEHB ölçeği (TÖ) ve Stroop Test uygulanmıştır. Tedavi öncesinde ayrıca Aile Değerlendirme Ölçeği (ADÖ), Conners Öğretmen Derecelendirme Ölçeği (CÖDÖ), Anne-Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ) ve Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutum Ölçeği (AHÇYTÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Olguların yaş ortalaması 8.3±1.7 idi. Olguların % 73,7'si erkek, % 26,3'ü ise kızdır. Olguların % 62,3'ü DEHB-DE, % 37,7'si ise Bileşik alt tiptir. Olguların % 50,9'u ailesini otoriter, % 37,1'i izin verici/hoşgörülü, % 10,2'si ihmalkar, % 1,8'i ise demokratik olarak algılamaktadır. DEHB-DE tipin ailesi, bileşik tipe göre çocuklarını daha fazla korumakta ve demokratik davranmakta iken, bileşik tipin aileleri, DEHB-DE tipe göre evlilik çatışması ve ev kadınlığı reddi daha fazla olmakta; olgulara daha fazla disiplin uygulamaktadır. Otoriter ve hoşgörülü aile tutumunda tedavi sonrası CADÖ alt puanlarında istatistiksel olarak anlamlı iyileşmeler saptanmıştır. Sonuç: İşlevsel olmayan disiplin yöntemleri ile aile içi çatışma artmakta, ebeveyn-çocuk arasındaki iletişim bozulmaktadır. Tedaviye verilen yanıt farklı aile tutumlarında benzer şekilde ve anlamlı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: DEHB, aile tutumu, disiplin, ilaç kullanımı.

AileAile tutumuDikkat+3
Oğuz Sevince
Çukurova University
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türk ve Finli annelerin disiplin yöntemleri, değer yönelimleri ve akademik beklentileri üzerine kültürlerarası bir araştırma

Türkiye'nin ekonomik gelişimi ve modernleşmesi Türk ailelerin çocuk yetiştirme tutumlarının, değerlerinin ve beklentilerinin değişimine neden olmuştur. Aynı şekilde Finlandiya'da da ailelerin tutumlarının ve değerlerinin bireyciliğe ve özerkliğe doğru değişim gösterdiği gözlemlenmiştir. Bu araştırmanın amacı Türk ve Finli annelerin çocuk yetiştirme ve disiplin yaklaşımlarını, çocuklarına aktarmak istedikleri değerlerini, akademik ve gelecekle ilgili beklentilerini ve görüşlerini incelemek olmuştur. Araştırma sorularını incelemek için nitel veri toplama tekniklerinden görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşmelere ergen çocukları olan 15 Türk ve 15 Finli anne olmak üzere toplam 30 anne katılmıştır. Görüşmelerden elde edilen veriler nitel analiz tekniklerden içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Bulgular incelendiğinde Türk ve Finli annelerin görüşlerinin farklılıklar göstermesine rağmen bazı konularda benzerliklerin de bulunduğu saptanmıştır. Her iki grubun da aile hayatına önem verdiği ve çocuklarına iyilikseverlik değerlerini aktarmak istedikleri, Türk annelerin çocuklarına daha çok kişisel kurallar koydukları, çocuklarının istenmeyen davranışları sonucu 1. tip cezalar kullandıkları ve yüksek akademik beklentilere sahip oldukları belirlenmiştir. Finli annelerin ise çocuklarına daha çok ev ve aile ile ilgili kurallar koydukları, en sık 2. tip cezalar kullandıkları ve akademik beklentilerinin Türk annelere göre daha düşük olduğu saptanmıştır. Türk ve Finli anneleri bu açıdan karşılaştıran bir çalışma olmadığından, bu bulguların kültürlerarası çalışmalar alan yazınına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Çocuk yetiştirme, disiplin, değerler, ebeveyn beklentileri, kültür

AnnelerDeğerlerDeğerler eğitimi+7
Melisa Emine Kütük
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Video Yardımcı Hakem (VAR) teknolojisinin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu Kararlarına yansımalarının nncelenmesi

Bu tez çalışmasının amacı, Video Yardımcı Hakem (VAR) teknolojisinin Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) kararlarına nasıl yansıdığını anlamak, bu teknolojinin herhangi bir değişim yaratıp yaratmadığını incelemektir. Bu amaç doğrultusunda, Süper lig müsabakalarında saptanan disiplin ihlallerinin genel olarak ve doğrudan ihraç kararları olarak PFDK kararlarına yansımasının karşılaştırılması, VAR teknolojisinin Süper Lig'de kullanıldığı ilk iki sezon olan 2018-2019 ve 2019-2020 sezonları ile VAR teknolojisinin kullanılmadığı son iki sezon olan 2016-2017 ve 2017-2018 sezonları kapsamında gerçekleştirilmiştir. Nitel araştırma tasarımlarından iç içe geçmiş çoklu olay deseni şeklinde tasarlanan çalışmada veriler, dört sezona ait toplam 1575 PFDK karar dokümanlarından oluşmuştur. Kategorize edilen kararlar içerik analizi ve literatürden faydalanılarak oluşturulan Disiplin Cezası Puanı ve Caydırıcılık Oranı denklemlerinin yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmanın bulguları sonucunda, 2016-17 ile 2019-20 sezonları arasındaki dört yıllık süreçte disiplin ihlallerinin sıklığının VAR teknolojisinin kullanıldığı dönemde artarak, sırasıyla 300, 354, 409 ve 512 disiplin cezasına hükmedildiği bulunmuştur. Aynı süreçte doğrudan ihraç kararları özelinde de artış olduğu, sırasıyla 17, 33, 33 ve 32 disiplin cezası verildiği saptanmıştır. Cezaların şiddeti ve caydırıcılığı bakımından ciddi faul ve şiddetli hareket ihlallerinde artış olduğu, hakaret ve saldırı ihlallerinde ise azalma olduğu gözlemlenmiştir. VAR teknolojisinin kullanılma protokolleri çerçevesinde ihlallerin yakalanmasında etkili ve verimli kullanımı ile PFDK açısından önemli bir delil aracına dönüştüğü, hakemlerin ligin gergin dönemlerinde daha net kararlar almasına yardımcı olduğu bulunmuştur. Sonuç olarak VAR teknolojisi, teknolojik açıdan çok işlevli bir araç olarak hakemlerin karar alma süreçlerinde kuralların uygulamasına yardımcı olduğu ve futbol disiplin hukukunun çarkları içerisinde yer aldığı ifade edilebilir. Anahtar sözcükler: Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK), Spor Hukuku, Spor Teknolojisi, Video Yardımcı Hakem (VAR) Teknolojisi.

DisiplinDisiplin hukukuFutbol+5
Fahri Eryılmaz
Çukurova University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinde algılanan disiplin anlayışları ile iletişim düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sosyal yaşam içerisinde disiplin ve iletişim olmadan istenilen düzeyde başarının elde edilmesi ve sosyal ilişkilerin kurulması oldukça zordur. Bundan dolayı çalışmamızda beden eğitimi öğretmenlerin algılanan disiplin anlayışları ile iletişim düzeyleri arasındaki ilişki düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmamızın evrenini Elazığ ilinde ki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı devlet okullarında görev yapan 243 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmakta olup araştırmanın örneklemini ise, tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilen 159 beden eğitimi ve spor öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışmamızda, ''Öğretmen Disiplin Anlayışları Ölçeği'' ile ''İletişim Becerileri Değerlendirme Ölçeği'' kullanılmıştır. Yapılan normallik sınaması sonucunda verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiştir. Verilerin analizinde, t-testi, anova ve Tukey testi kullanılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla Pearson Kolerasyon analizi yapılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi (p<0,05) olarak alınmıştır. Çalışmamıza katılan beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin; öğretmen disiplin anlayışları ölçeğinden alınan toplam puanlara göre, cinsiyet değişkeni, mesleki kıdem değişkeni ve eğitim düzeyi değişkenine göre istatistiki açıdan anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Medeni durum değişkenine göre istatistiki açıdan anlamlı bir farklılığa rastlanmıştır. İletişim becerileri değerlendirme ölçeği toplam puan ortalamasına göre, cinsiyet değişkeni ile iletişim beceri değerlendirme düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık olduğu saptanmıştır. Medeni durum, eğitim durumu ve mesleki kıdem değişkenine göre iletişim beceri değerlendirme düzeyleri arasında istatistiki açıdan anlamlı farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmen disiplin anlayışı ölçeği toplam puanının 45,18 ortalama ile ''ortalamanın üzerinde'' olduğu, İletişim becerileri değerlendirme ölçeği toplam puanına bakıldığında 81,47 ile ortalamanın üzerinde ''yüksek'' olduğu görülmüştür. Öğretmen disiplin anlayışı ölçeği ile iletişim becerileri değerlendirme ölçeği arasında istatistiki açıdan düşük düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Beden Eğitimi, Beden Eğitimi Öğretmeni, Disiplin, İletişim.

Beden eğitimiDisiplinSpor+2
Önder Polat
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının sınıf yönetiminde kullanılan disiplin modellerine ilişkin görüşleri

Öğretmen adaylarının sınıf yönetiminde kullanılan disiplin modellerine ilişkin görüşlerinin incelenmesini amaçlayan bu araştırma tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Günümüzde sınıf yönetiminde kullanılan pek çok disiplin modelinin varlığından söz edilebilir. Bu araştırmada öğretmen adaylarının Davranış Değişikliği Modeli, Rudolf Dreikurs'ın Sosyal Disiplin Modeli, Kounin Modeli, Glasser Modeli, Canter Modeli ve Etkili Öğretmenlik Eğitimi Modeli hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırmaya Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesinde son sınıfta öğrenim görmekte olan 360 öğretmen adayına katılmıştır. Araştırmada veriler, anket aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans dağılımları, aritmetik ortalama, yüzde ve ANOVA kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen sonuçlar farklı branşlardaki son sınıf öğrencilerinin bu araştırmada kullanılan disiplin modellerine ilişkin farklı görüşleri olduğuna ulaşılmıştır. Disiplin sağlamada ceza kullanımı, öğretmen adayları tarafından en az katılım oranına sahipken, disiplin sağlanmasında öğrenci katılımı ve empatik anlayış en fazla katılım oranına sahiptir.

Aday öğretmenlerDisiplinSınıf yönetimi
Elvan Koç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Mali kural mali disiplin ve Türkiye ekonomisinde istikrar

Bu çalışmada mali disiplin ve mali kural kavramları incelenmekte ve bu iki kavramın önemi araştırılmaktadır. Aynı zamanda bu kavramların anlaşılması için gerekli bazı tanımlamalara yer verilmiştir. Bu amaçla, ülke uygulamalarından örnekler sunulmuştur. Türkiye'nin genel ekonomik durumu göz önünde bulundurularak mali kural uygulamasının Türkiye için gerekliliği tartışılmaya çalışılmıştır. Ulaşılan genel yargı, kurala bağlı politikaların Türkiye için uygulanmasının gerekli olduğu yönündedir. Bu yargı yalnızca teorik bir yargıdır.

DisiplinEkonomi politikalarıEkonomik istikrar+4
Nurhan Hande Sevgi
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Milli eğitim müdürlüğünde açılan davaların bazı değişkenlere göre analizi

Bu çalışmada, Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nde bulunan dava dosyalarının doküman incelemesi yöntemiyle ele alınması ve bu doğrultuda belirlenen başlıklar çerçevesinde verilerin yorumlanması amaçlanmıştır. Araştırma sürecinde doküman analizi yönteminin adımları takip edilerek yıl, cinsiyet, maliyet, konu, sendika, yargı kolu, açılış türü, eğitim kademesi, branş, kıdem, sonuç, süre, idarenin konumu ve davanın tarafları bakımından 01.01.2012 ile 31.12.2019 tarihleri arası baz alınarak incelemeye elverişli 424 dava dosyası çalışmaya dahil edilmiştir. Verilerin analizi için doküman analizinin aşamaları takip edilerek öncelikle kurumdaki dokümanlara ulaşılmış, dokümanların orijinal olup olmadıkları tek tek kontrol edilmiş, dokümanların anlaşılması ve özümsenmesi için bir süre beklenmiş, verilerin analiz edilmesi için veriler konu başlıkları çerçevesinde anlamlı gruplara ayrılmış ve elde edilen verilerin gizlilik çerçevesinde kullanılmasına özen gösterilmiştir. Elde edilen veriler 14 konu başlığında toplanmış, dava ve davacı ile ilgili bilgilerin; yıllar, cinsiyet, idareye maliyet, yargı kolu, konu, sendika, açılış türleri, eğitim kademesi, branş türleri, eğitimcilerin kıdemi, sonuçları, yargılama süreleri, idarenin konumu ve davanın tarafları açısından farklılaşıp farklılaşmadığı incelenerek yorumlaması yapılmıştır. Buna göre en çok davanın 2019 yılında açıldığı; erkeklerin kadınlara göre daha fazla dava açtığı; davaların idareye getirisinin götürüsünden fazla olduğu; en çok idari yargı kolunda dava açıldığı; dava konusu olarak alacak davalarının ön plana çıktığı; Türk Eğitim-Sen sendikasına kayıtlı eğitimcilerin daha çok dava açtıkları; davaların büyük oranda vekil aracılığıyla açıldığı; davaların büyük çoğunluğunun ortaöğretim kurumu öğretmenleri tarafından açıldığı; branş bazında sınıf öğretmenlerinin, kıdem olarak 11-15 yıl arası kıdeme sahip öğretmenlerin ön plana çıktığı; davaların genel olarak red kararı ile sonuçlandığı; davaların en çok ilk bir yıl içinde bittiği; idarenin davalarda çok büyük oranda davalı sıfatıyla yer aldığı, davaların taraflarının genellikle öğretmenler olduğu görülmüştür. İnsanların adalet ve hak arama yollarından birinin dava açma olduğu göz önüne alındığında, açılan davaların yaşanan sorunların çözümünde yol gösterici olduğu düşünülebilir. Bu araştırmada ise hem hukuk hem de eğitim branşları ortak bir süzgeçten geçirilerek sorun geniş bir perspektiften ele alınmıştır. Doküman analizi yöntemiyle şimdiye kadar açılmış olan dava dosyalarının ayrıntılı bir analizinin yapılması ve bu verilerin yorumlanması yoluyla alana katkı sağlanmaya çalışılmıştır. Toplumun öğretmen, öğrenci veli üçgeninde büyük bir kesimine hitap eden eğitim çalışanlarının hukuksal anlamda nelerle karşılaştıkları ve bunun çözümü için ne gibi yollar izlenebileceği noktasında değerlendirmelerde bulunmak, dava sonuçlarının eğitim politikacıları ile yöneticiler tarafından yorumlanması ve kendilerini eksik gördüğü hususları gidermelerinde katkı sağlamak, mutlu birey mutlu toplum ilkesinden hareketle eğitim çalışanlarının hukuksal açıdan incelemesini yaparak toplumsal barışının sağlanmasına katkı vermek amaçlanmıştır.

AdaletDavalarDisiplin+6
Niyazi Tokcan
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Adil yargılanma hakkı çerçevesinde memurların disiplin soruşturması

Disiplin hukuku ve adil yargılanma hakkı alanında hazırlanmış olan bu tezin amacı memur disiplin soruşturmalarının adil yargılanma hakkı çerçevesinde yürütülmesinin gerekliliğini ortaya koymaktır.Disiplin hukuku, memurların kamu hizmetini yerine getirirken uyması zorunlu bazı kuralların yerine getirilmemesi halinde kamu görevlisine çeşitli yaptırımların uygulanmasını sağlayan ve bu şekilde hizmette verimliliği, güvenilirliği ve devamlılığı sağlayan kurallar bütünüdür.Disiplin soruşturmaları ise bahsi geçen disiplin kurallarına uyulmaması halinde memurun gerçekten iddia olunan disiplin suçunu işleyip işlemediği, işlemiş ise hangi ceza ile cezalandırılması gerektiği, işlenen suçun niteliğine göre memurun görev yerinin değiştirilip değiştirilmemesi konusunda kanaat oluşturan veya memurun memurluk sıfatı devam etmekle birlikte başka bir kuruma geçmesinin daha uygun olup olmayacağı noktasında görüş belirten, kesin ve yürütülebilir bir işlem niteliğinde olmayan, disiplin cezasına ön hazırlık oluşturan incelemelerdir.Adil yargılanma hakkı daha çok ceza yargılaması ile ilişkili bir kavram olmasının yanında, sonucu cezalandırma olan disiplin soruşturmalarında da olmazsa olmaz bir kuraldır. Bu çalışmadan çıkan en önemli sonuç da özellikle partizan uygulamaların çok olduğu ülkemizde adaletin sağlanması açısından gerekliliğinin tartışmasız olmasıdır.Anahtar Sözcükler1.Disiplin2.Soruşturma3.Memurlar4.Rapor5.Adil Yargılanma

Adil yargılanmaDisiplinDisiplin koğuşturması+6
Kadir Kartal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessEN

Teachers' perceptions of Secondary school students' discipline problems and techniques to deal with these problems

Classroom management is the basic step of educational administration and is one of the challenging tasks. Foreign language teachers come up against different types of classroom management problems everday. The purpose of this study is to investigate the secondary school English teachers' opinions regarding the most frequently encountered discipline problems in the classrooms and the most common discipline techniques used to deal with these problems. This research was a survey study. 63 teachers of English in state and private schools from 4 different parts of Adana (Seyhan, Çukurova, Yüreğir, Sariçam) participated in this study. Both qualitative and quantitative research design were employed. The data was collected through a questionnaire. The questionnaire consisted of three parts. The first part consisted of two parts of questionnaire entitled as "Student Discipline Problems in the Classroom" and "Discipline Techniques Used to Deal with Discipline Problems" was adapted from Aksoy (1999). Also, there were two open-ended questions asked to the teachers about any other discipline problems and discipline techniques that were not mentioned in questionnaires. The second part consisted of an open-ended question inquired if students' negative attitudes on learning English might cause undisciplined behaviors in the classroom and teachers' suggestions about this issue. In the third part, there were questions about demographic information. For questionnaires the data was analyzed by employing a descriptive data analysis procedures including frequencies, percentages and mean scores. For open-ended questions, the data was analyzed through the use of content analysis method. The results indicated that the most frequently encountered discipline problems to be identified were "Talking without permission", "Interrupting others while talking" and " Not doing homework assignments". The most frequently used three techniques to deal with students' problems identified were "Encouraging them to join pair/group activities", "Encouraging them to speak English", "Talking with the student after class" and "Using grading stickers or other kinds of rewards according to their behavior".

DisciplineDisciplinary offensesSecondary education+7
Didem Öge
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
10
Master'sOpen AccessTR

Türk Silahlı Kuvvetleri'nde 6413 sayılı Disiplin Kanununun esasları ve uygulanması

Askerliğin temeli olan disiplin hakkındaki mevzuat hükümlerinin günümüzün şartlarına uygun olmadığından hareketle yapılan çalışmalar neticesinde 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu 16 Şubat 2013 tarihinde yürürlüğümüze girmiştir. Bu tezde önceki mevzuat hükümleri ve uygulamaları ile yeni kanunun esaslarına üzerinde durulmuş ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu disiplin hükümleriyle kısa olarak karşılaştırmalar yapılmıştır. Disiplin cezası türleri, disiplin amirlerinin yetkileri, cezalandırma sürecinde uygulanan kurallar ve bazı disiplin cezalarına karşı yargı yolunun açık olması gibi hususlarda askeri disiplin hukukunda devlet memurları disiplin hukukuna çok benzer esaslar kabul görülmüştür. Bununla beraber iki kanun arasında önemli farklılıklar da mevcuttur. Sonuç olarak yeni kanun özellikle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin "oda hapsi cezası" ve "Disiplin Mahkemeleri" konusundaki kararlarını karşılar nitelikte olmakla beraber hürriyeti bağlayıcı ceza olan hizmet yerini terk etmeme cezasının varlığı ve disiplin cezalarının tümüne karşı yargı yolunun tamamen açılmamış olması temel noksanlıklar olarak değerlendirilmektedir.

DisiplinDisiplin cezasıDisiplin suçları+2
Zeki Elban
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Özel ve devlet ilköğretim okulları birinci kademesindeki öğretmenlerin, sınıf yönetiminde karşılaştıkları disiplin sorunları ve yaklaşım biçimleri

Sınıf yönetiminin önemli öğelerinden birisi disiplindir. Eğitimi olumsuz etkileyen, sınıftaki sorunlu davranışların düzeltilmesi ve sınıf disiplininin sağlanması öğretmenin önemli görevleri arasındadır.Bu araştırma, özel ve devlet ilköğretim okulu birinci kademesinde görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf disiplinini sağlamada karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve sınıf disiplinini sağlamada öğretmenler tarafından yaklaşımların belirlenmesi amacına yönelik olarak gerçekleştirilmiştir. Bu genel amaç çerçevesinde aşağıdaki sorulara yanıt aranmıştır:1. Öğretmenlerin, sınıf yönetiminde karşılaştıkları disiplin sorunları demografik özelliklere (okul türü, cinsiyet, hizmet yılı, sınıftaki öğrenci sayısı, mezun olunan okul, okutulan sınıf) göre farklılık göstermekte midir?2. Öğretmenlerin, sınıf yönetiminde sınıf disiplinini sağlamaya yönelik yaklaşımları demografik özelliklere (okul türü, cinsiyet, hizmet yılı, sınıftaki öğrenci sayısı, mezun olunan okul, okutulan sınıf) göre farklılık göstermekte midir?Araştırmanın evrenini, Kahramanmaraş il merkezindeki devlet ve özel ilköğretim kurumları birinci kademesinde görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırma evrende çalışılmıştır. Yukarıda belirtilen sınıf öğretmenlerinin tümüme anket dağıtılmış, yanıtlanarak geri dönen anketlerden 636'sı geçerli sayılmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel bilgisayar programı (SPSS paket programı 17,0) aracılığı ile analiz edilmiştir. Verilerin homojen bir dağılım gösterip göstermeme durumuna göre, parametrik ve parametrik olmayan istatistiksel hesaplamalar yapılarak veriler çözümlenmiştir.Bulguların yorumlanması ile ulaşılan sonuçlardan bazıları şu şekilde özetlenebilir:Özel okulda görev yapan öğretmenler, devlet okullarında görev yapan meslektaşlarına göre daha az disiplin sorunuyla karşılaşmaktadırlar.Bayan öğretmenler, sınıftaki disiplin sorunlarının üstesinden gelebilmek içi ailelerle işbirliğine, erkek öğretmenlerden daha fazla yer vermektedirler.Öğretmenler, meslekteki çalışma süreleri arttıkça, sınıf disiplinini sağlamak için okul yönetimiyle daha fazla işbirliği yapmaktadırlar.Sınıftaki öğrenci sayısı arttıkça, öğrenciden kaynaklanan disiplin sorunları artmakta, sınıf iç düzenlemeler zorlaşmakta ve ailelerle işbirliği güçleşmektedir.Disiplin sorunlarına yaklaşım açısından, açık öğretim ve eğitim enstitüsü mezunu öğretmenlerinin görüşleri benzerlik gösterirken; eğitim fakültesi mezunlarının görüşleri diğer okul mezunlarının görüşleri ile benzerlik taşımaktadır.Ulaşılan bu sonuçlar eşliğinde yapılan önerilerden bazıları şunlardır: Öğretmenlerin sınıf disiplinini sağlamada başarılı olabilmeleri için, sınıflardaki öğrenci sayıları azaltılmalıdır. Okul yönetimi okul-aile işbirliğine önem vermeli, bu çerçevede velilerin sınıf öğretmenleri ile etkileşim içine girmeleri teşvik edilmelidir.Anahtar Sözcükler: Devlet ilköğretim Okulu, Özel İlköğretim Okulu, Sınıf Öğretmenleri, Sınıf Yönetimi, Disiplin Sorunları

DisiplinEğitim yönetimiSınıf içi davranışlar+5
Bahtiyar Sirkeci
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademede görevli sınıf öğretmenlerinin sınıf disiplinine ilişkin görüşleri

Bu araştırma İlköğretim I. Kademede Görevli Sınıf Öğretmenlerinin Sınıf İçi Disipline İlişkin Görüşleri'ni belirlemek amacıyla genel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmada ilköğretim birinci kademedeki sınıflarda, öğretmenlerin sınıf içinde karşılaştıkları disiplin problemleri, disiplin problemlerinin nedenleri, öğretmenlerin bu disiplin problemlerine karşı kullandıkları yöntemler ile bedensel cezaya ilişkin öğretmen görüşleri alınmıştır. Bu görüşlerin öğretmenlerin cinsiyeti, mesleki kıdemleri, okuttukları sınıf düzeyleri ve mezun oldukları okul türlerine göre ne kadar farklılaştığı saptanmaya çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini 2006-2007 öğretim yılında Düzce İl Merkezi'ndeki ilköğretim okullarında görev yapan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Evrenden yola çıkılarak 16 ilköğretim okulunda görev yapan 165 sınıf öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu araştırma için gerekli veriler Aksoy (1999) tarafından geliştirilen ve 67 maddeden oluşan anket formunun uygulanmasıyla elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar şu şekilde özetlenebilir:Öğretmenlerin sınıf yönetiminde öğrencilerinin disiplini bozan davranışlarına, davranışların nedenlerine, davranışlara karşı kullanılan yöntemler ile bedensel cezaya ilişkin görüşleri alındığında öğretmenlerin cinsiyetlerine, mezun oldukları okul türüne ve okuttukları sınıf düzeyine göre bir farklılık belirlenmezken; öğretmenlerin mesleki kıdemlerine göre sınıf yönetiminde öğrencilerinin disiplini bozan davranışlarına ilişkin görüşleri, disiplini bozan davranışların nedenleri ve bedensel cezaya ilişkin görüşleri açısından anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir.

DisiplinSınıf içi davranışlarSınıf içi iletişim+2
Gözde Özcan
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Askeri yargıda disiplin mahkemeleri ve temel hak ve hürriyetleri

ÖZET Zor ve düzenli, tertipli olmayı gerektiren görev olması ve bundan dolayı gerekli olan disiplini sağlamak amacıyla ayrı olarak bir yargılama sistemine sahip olan Türk Silahlı Kuvvetlerinin yargı unsurlarından biri de Disiplin Mahkemeleridir. Bu mahkemeler 1961 Anayasası ile hukuk sistemimize girmiştir. 1964 yılında çıkarılan kanunla da kurulmuşlardır. Kanunda yapılan bazı değişikliklerle bu güne kadar mevcudiyetini devam ettirmiştir. Kanun, kuruluşu, yargılama usulünü ve konu olan suçları bir arada bulundurmaktadır. Kanunun son haline göre Disiplin Mahkemeleri asgari tugay seviyesinde kurulmakta ve tüm asker kişilere kanunda belirtilen sınırlar dahilinde hürriyeti bağlayıcı cezalar verebilmektedir. Kararlarına karşı net bir kanun yolunun olmaması ve teşkilatında kurulduğu komutanın hiyerarşik astı olan kıta subay veya astsubaylarından mahkeme heyetinin oluşması bu mahkemelerin bağımsızlığı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygunluğu konusunda tereddütler yaşanmasına neden olmaktadır. Askeri yargının tarihinden başlamak üzere, kanunun yapım süreci içinde, mahkemelerin kuruluşu, yargılama usulü ve disiplin mahkemesi kararlarına konu olan suçlar, amirlerin görevleri ve diğer askeri suçlar da aktarılmak suretiyle anlatılmıştır. Fiiliyatta görevine devam eden bu mahkemelerin temel hak ve hürriyetler karşısındaki durumu, Anayasa Mahkemesi kararları ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine göre değerlendirilmiştir. Disiplin Mahkemelerinin Mahkeme teşkilatı da oluşturulmak kaydı ile askeri hakim sınıfından olan kişilerden kurulu ve tek hakimli olarak yapılandırılması bağımsızlıkları konusundaki tereddütleri ortadan kaldıracaktır.

Askeri mahkemelerAskeri yargıDisiplin+4
Ahmet Korhan Mastı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları yöntemler (Trabzon ili örneği)

Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okulu I. kademede görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmanın evrenini, Trabzon ilinde bulunan ilköğretim okullarında (1998- 1999 öğretim yılında) görev yapan sınıf öğretmeleri, örneklemini ise Trabzon ilindeki 22 ilköğretim okullarında görev yapan 1 10 smıf öğretmeni oluşturmaktadır. Toplanan verilerin SPSS paket programıyla istatistiksel analizleri yapılmıştır. Sınıf öğretmenlerinin uygulamaları arsında fark olup olmadığını belirlemek için t testi, F testi ve manidarlık düzeyleri hesaplanmıştır. Bu araştırmada önemli bulgular elde edilmiştir. Bu bulguların bazıları şunlardır: İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin cinsiyetlerine göre sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerinden fiziksel ceza, psikolojik ceza, psikolojik ödül ve sosyal ödül bakımından anlamlı bir farklılığın bulunmadığı anlaşılmıştır. İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin çalıştığı okul türlerine göre sınıf içi disiplini sağlamada kullandıkları ödül ve ceza yöntemlerinden fiziksel ceza, maddi ödül, psikolojik ceza, psikolojik ödül ve sosyal ödül uygulamaları açısından anlamlı bir farklılığın bulunmadığı, sosyal ceza uygulamaları bakımından anlamlı bir farklılığın bulunduğu anlaşılmıştır. İlköğretimdeki sınıf öğretmenlerinin hizmet yıllarına göre smıf içi disiplini sağlamada kullandıkları, fiziksel ceza yöntemi bakımından anlamlı bir farklılık bulunmuştur.

CezaDisiplinSınıf içi iletişim+4
Kemal Civelek
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Emniyet teşkilatı disiplin tüzüğüne göre emniyet personeline uygulanan disiplin cezaları

ABSTRAK Bir ülkede kamu düzeninin ve güvenliğin sağlanması, kanun hakimiyetinin sürdürülmesi, suçun önlenmesi ve suçluların yakalanması gibi sorumlulukları ile sosyal yapının doğal bir parçası olan Emniyet Teşkilatı personelinin görevlerim yaparken kaba ve katı kurallar içinde değil, insan haklarına saygılı, hoşgörülü ve hukuk kuralları içinde görev yapmalarını toplumumuz beklemektedir. Disiplin hukuku yeni ve gelişmekte olan bir hukuk dalı olması nedeniyle, kamu görevlilerine yönelik disiplin uygulamaları, hem yasal eksiklikler, hem de uygulama hatalarından dolayı tam olarak yerleşmiş değildir. İkiyüzbin kişiyi aşan Emniyet Teşkilatı personelinin disiplin soruşturmalarıyla ilgili Emniyet Teşkilatı Kanununda köklü bir düzenleme yapılmamıştır. Bu nedenle disiplin soruşturmasının yapılması, disiplin cezalarının verilmesinde aksaklıklar meydana gelmektedir. Hala bir çok uygulama genel hükümlere göre yapılmakta ve aksaklıklar genelgelerle giderilmeye çalışılmaktadır. Emniyet Teşkilatı Kanununda disiplin soruşturmasmın nasıl yapılacağı, kimlere yaptırılacağı, ne gibi yol izleneceği genel hatlarıyla; bu kanuna bağh olarak çıkartılacak yönetmeliklerde de disiplinle ilgili mevzuat en ince ayrıntısına kadar belirtmek suretiyle yeni düzenleme yapılmalıdır. Böylece disiplin soruşturmalarında yer alan aksaklıklar giderilmiş olacaktır. Çalışmamızda bu konu ile ilgili yapılan araştırmada, disiplin kavramı ve gelişimi, mevzuatımızdaki disiplin hükümleri, Emniyet Genel Müdürlüğü Hukuk Müşavirliğinin disiplin konusunda vermiş olduğu istişari görüşler, Emniyet Teşkilatında disiplin suç ve cezaları ile disiplin soruşturmalarmm yapılması, yetkili amirler ve kurullar, Emniyet personeline verilen disiplin cezaları, idari yargı kararları incelenmek suretiyle ele alınmış, hukuka uygun disiplin cezalarının nasıl olması gerektiği Danıştay kararları örnek gösterilerek ortaya konulmaya çalışılmıştır.

CezaDisiplinDisiplin cezası+3
Mehmet Sinan Keskin
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de memurlar hakkında ceza yargılaması ve mahkeme kararlarının disiplin hukukuna etkisi

Hukuka aykırı bir şekilde kamu görevlilerince yapılan bazı eylemler, bazen idari, bazen cezai, bazen de idari olmakla birlikte aynı zamanda cezai yaptırımları da gerektirmektedir. Cezai ve idari soruşturmalarda çoğu kez birbirine benzer ilkelerden faydalanılıyor olunsa da bunların arasında bazı farklılıklar da bulunmaktadır. Memur disiplin hukukunun genel anlamdaki çerçevesi yasal düzenlemeler ile belirlenmiş durumdadır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu da memur disiplin hukukunun temelini oluşturmaktadır. Bunun yanında yönetmelikler ile de memur disiplin hukukunun usul ve esasları düzenlenmiş bulunmaktadır. Mevzuat ve genellikle de yargı kararlarıyla ortaya çıkmış olan temel ilkelere uyulması da zorunluluk halini almıştır. Bozulmuş olan kurum düzeninin tekrar tesis edilebilmesi için yapılmakta olan disiplin soruşturmalarının yanında, verilecek cezaların da bu temel ilkelere göre verilmesi hukuk devletinin en önemli gereklerinden birisidir.

CezaCeza yargılamasıDisiplin+5
Mehmet Serinoğlu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

KPSS hazırlık kurumlarında uzaktan ve örgün eğitim gören bireylerde katılım disiplini, çalışma disiplini ve sınav başarılarının karşılatırılıp ölçümlenmesi: Tekirdağ ili kapsamında bir araştırma

Geçmiş çeyrek asırda kentselleşmenin hızla artmasına ve bilişim ve bilgisayar alanında yaşanan gelişmelere bağlı olarak eğitim sektöründe bazı yaklaşımlar önplana çıkmıştır. Geleneksel öğretim metotlarının kullanıldığı örgün eğitimin alternatifi olarak görülen uzaktan eğitim kavramı bu dönemde daha değerli hale gelmiştir. Artan nüfusun eğitim ihtiyacını karşılayacak fiziki şartların sağlanmasının zor olması, zaman ve mekan mefhumunu ortadan kaldırması ve kişiye özgü planlamaya izin vermesi nedeniyle uzaktan eğitim örgün eğitimin hem tamamlayıcısı hem de alternatifi durumuna gelmiştir. Bu çalışmada, Tekirdağ ili kapsamında Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) hazırlık kurslarında öğretim gören öğrencilere uygulanan anket sonuçları, bireylerin katılım disiplini, çalışma disiplini ve sınav başarılarının karşılaştırılıp ölçümlenmesi hedeflenmiştir. SPSS programında t-test analizinin uygulandığı çalışma neticesinde elde edilen bulgulara göre, katılımcıların aldıkları eğitim türü çalışma disiplini, katılım disiplini ve sınav başarısı bağlamında anlamlı bir farklılaşma bulunamazken, katılımcıların cinsiyeti ile sımav başarıları arasında erkek katılımcılar lehine anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir. Diğer bir ifade ile, erkek katılımcılar kadın katılımcılarla kıyasla KPSS sınavında daha başarılı olmaktadır.

DisiplinHazırlık etkinlikleriHazırlık programları+7
Merve Küçükoğlu
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Related subjects