Düşünme

65 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çocuklar için felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin ilkokul BİLSEM öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ilkokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemektir. Çocuklar için Felsefe dersi kapsamında uygulanan hipotetik düşünme yönteminin yer aldığı etkinliklerin doğuştan standartların üzerinde yaratıcılık becerisine sahip üstün yetenekli ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi olup olmadığı araştırma konusunu oluşturmaktadır. Literatür incelendiğinde Çocuklar İçin Felsefe ve Düşünme Eğitimi ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Fakat bu çalışmalarda üstün yetenekli ilkokul öğrencileriyle çalışılmamış ve hipotetik düşünme yöntemine rastlanılmamıştır. Araştırmada tek gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Uygun örneklem yoluyla araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini Muğla ili Menteşe İlçesinde Bilim ve Sanat Merkezinde eğitim ve öğretim gören 36 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada "Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT)" kullanılmıştır. Araştırmanın başında ön test olarak TYDT Sözel A form uygulanmıştır. Ardından öğrencilere 8 hafta boyunca 40 dakikalık 2 oturum şeklinde Çocuklar İçin Felsefe eğitimi hipotetik düşünme yöntemi ile etkinlik olarak verilmiştir. Eğitim sonrasında son test olarak TYDT Sözel B formu uygulanmıştır. Araştırma verileri öğrencilerin TYDT testlerine verdikleri yanıtlardan oluşmaktadır. TYDT'nin A ve B formlarından her bir öğrenci için; sözel toplam puanlar ve alt puan türleri elde edilmiştir. Elde edilen bu verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Erişi verilerin normallik dağılımlarına bakıldıktan sonra İlişkisiz Örneklemler T Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile veriler analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin sözel yaratıcılık toplam, akıcılık, esneklik ve orijinallik puanlarına tüm gruplar ve 3. sınıf düzeyinde olumlu etki ettiği, 4. sınıflar için ise akıcılık ve sözel toplam puanlarında anlamlı fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak BİLSEM ilkokul öğrencilerine verilen Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde geliştirdiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: çocuklar için felsefe eğitimi, BİLSEM, üstün yetenekli, hipotetik düşünme, yaratıcılık

Bilim ve sanat merkezleriDüşünmeDüşünme stilleri+5
Gözde Gürdal
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerinin matematik okuryazarlıklarının niceliksel muhakemelerinin güçlendirilerek desteklenmesinin incelenmesi

Bu araştırmada niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımı (NMÖY) temelinde desenlenen öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin problem çözme sürecindeki niceliksel muhakeme becerilerinin, düşünme yollarının ve matematik okuryazarlık performanslarının incelenmesi amaçlanmıştır. NMÖY kullanımına odaklanılan 6-aylık öğretim deneyine 19 ortaokul öğrencisi katılmıştır. Bu araştırmanın bulguları NMÖY'nin sekizinci sınıfta olan katılımcı öğrencilerinin niceliksel muhakemelerini güçlendirdiğini göstermiştir. Ayrıca, bu öğrenme ortamında sekizinci sınıf öğrencilerinin niceliksel muhakemelerinin güçlenmesi dolaylı olarak bu öğrencilerin matematik okuryazarlıklarını desteklemiştir. Bu araştırmanın kayda değer sonucu öğretimsel müdaheleye (NMÖY) dayalı olarak katılımcı öğrencilerin düşünme yollarının arzu edilmeyenden arzu edilene doğru değişim göstermesidir. Buna ek olarak NMÖY, problem çözme davranışlarında arzu edilen değişime neden olmuştur. Çünkü bu öğrenme ortamında kural koyucu davranış ve çözüm odaklı problem çözme davranışlarından niceliksel muhakeme odaklı davranışa doğru göze çarpan bir meyil/hareket görülmüştür. Bu sonuçlar niceliksel muhakeme öğretimi yaklaşımının doğası gereği ortaokul öğrencilerini gerçek yaşam bağlamlarındaki matematik okuryazarlığı problemlerini yorumlamaya, açıklamaya, analiz etmeye ve çözmeye ittiğini önermektedir. Anahtar Sözcükler: DNR çerçevesi, Düşünme yolları, Matematik okuryazarlığı,Niceliksel muhakeme, Ortaokul.

DNR tabanlı öğretimDüşünmeMatematik eğitimi+6
Ayça Akın
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Theodor W. Adorno'da metafizik problemi

Bu tezin amacı, Adorno'nun düşünme biçimi ile oluşan metafiziği ortaya koymaktır. Tezin birinci bölümü metafizik kavramı hakkında bir fikir edinebilmek adına hazırlanmıştır. İkinci bölüm, Adorno'nun düşünme biçiminin oluştuğu dönem ve buna etki eden çevre hakkında bilgi edinmek için oluşturulmuştur. Üçüncü bölüm Adorno'nun eleştirileri doğrultusunda başlıca metafizik problemleri incelenmiştir. Aristoteles, Descartes, Locke, Bacon, Kant, Hegel, Husserl ve Heidegger gibi metafizik konusunda başlıca filozofların görüşleri incelenmiştir. Düşünme tarihinde, metafizik ile düşünme biçimi arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Gerçeklik ile metafizik arasındaki ilişki ortaya koyulmuştur. Dördüncü bölümde Adorno'nun düşünme biçiminin nasıl olduğu ortaya koyulmuştur. Eleştiri ile eleştirel düşünme arasındaki farkın önemi ele alınmıştır. Negatif diyalektik kavramının, eleştirel düşünme ile ilişkisi incelenmiştir. Adorno'nun düşünme biçiminde yeniden anlamlandırılan kavramlar üzerinde durulmuştur. Sonuç bölümünde, Adorno'nun düşünme biçimin ile oluşan metafizik ortaya konulmaya çalışılacaktır.

Adorno, TheodorDüşünmeDüşünme biçimi+2
Özgür Cihan Çepik
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin (Düşünme stillerinin)incelenmesi

Zihinsel stil, alan yazında öne sürülen bütün stil yapılarının anlamını içine alan genel bir kavram olarak kullanılmaktadır. Zihinsel Stiller Sternberg (1997) tarafından geliştirilen Zihinsel Öz-Yönetim Kuramına dayandırılmaktadır. Bu kuramın ayırt edici özellikleri şöyle sıralanabilir, stiller tek boyut altında değil, beş farklı boyut altında toplanmıştır, tanımlanan stiller kendi içlerinde iki zıt kutba ayrılmak yerine süreklilik biçiminde algılanır, hiçbir stil iyi ya da kötü değildir, her birey için tek bir stil tanımlanmaz, stil profili çıkarılır (Zhang, 2001, 548). Bu araştırmanın amacı öğretmen adaylarının zihinsel stillerinin bir öğretim yarıyılı içinde farklılaşma durumunu ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmada şu sorulara yanıt aranmıştır: (1) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında (a) cinsiyet (b) akademik disiplin ve (c) sınıf düzeyine göre istatistiksel olarak anlamlı fark var mıdır (2) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında bir öğretim yarıyılı içinde istatistiksel olarak anlamlı fark var mıdır (3) Öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında bir öğretim yarıyılı içinde (a) cinsiyet (b) akademik disiplin ve (c) sınıf düzeyine göre anlamlı fark var mıdır? (4) Farklı yöntemlerle öğrenim gören öğretmen adaylarının zihinsel stilleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark var mıdır Araştımada üç farklı ölçme aracı kullanılmıştır. Bunlardan ilki Kişisel Bilgi Formu?dur. Stillerin ölçülmesinde Sternberg ve Wagner tarafından geliştirilen Düşünme Stilleri Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının lisans eğitimleri süresince kullanılan yöntemlerin belirlenmesinde ise araştırmacı tarafından geliştirilen Yöntem Belirleme Ölçeği kullanılmıştır. Düşünme Stilleri Ölçeği bir öğretim yarıyılının başında ve sonunda farklı bölümlerde öğrenim gören 794 öğretmen adayına uygulanmıştır. Yapılan analizler ile I. ve II. uygulama sonuçları incelendiğinde ayrıntısal alt ölçeği dışındaki tüm alt ölçeklerde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin bir öğretim yarıyılı içinde değişebileceğini göstermektedir. Ayrıca öğretmen adaylarının zihinsel stil tercihlerinin cinsiyet, akademik disiplin, sınıf düzeyi ve kullanılan yönteme göre de farklılaştığı bulgulanmıştır.

Aday öğretmenlerBireysel farklılıkDüşünme+5
Elif Esmer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

An Identification and description of the reading strategies used by freshmen students through think-aloud protocols

ABSTRACT This study explored the processes involved in a reader's mind while searching for meaning through think-aloud protocols. In think-aloud procedure, subjects verbalize their thoughts during the solution of a task. The reason for using think-aloud protocols in this study was to determine the reading strategies of the participants. In doing so, the study was mainly concerned with identifying and describing reading strategies used by Freshmen students at the ELT Department, Faculty of Education, Çukurova University. A total of twenty freshmen students- ten of whom were exempted from the preparatory class and ten prep-studied were gathered into two different groups accordingly. These students were randomly chosen among those whose reading section scores of the proficiency exam were similar. At the beginning of the academic year, these two groups of readers were asked to read an authentic text and report their thinking and understanding while reading. Immediately after the think-aloud process, the subjects were asked to answer ten multiple choice questions in order to help the researcher to gain insight about the information comprehended by the participants. The verbalisations of the participants during the think-aloud process were audio-taped, and subsequently transcribed. In order to analyse the collected data, the researcher developed a taxonomy based on the reading strategies of the twenty participants. This research characterised 51 different strategies which were studied under five main categories, pre-reading, vocabulary, comprehension-gathering, comprehension-monitoring andevaluation. The results of this study indicate that exempted participants used much more strategies in terms of type and nature when compared with prep-studied participants. While there was no particular evidence indicating a significant difference between the two groups related to the frequency of the employed strategies which were identified throughout this research, with reference to means and standard deviations, more participants in Group B were found to be consistent related to that matter. Regarding the performance level of the participants in the multiple choice test, this study also revealed some of the strategies which successful participants had a tendency to use.

ThinkingReading strategiesReading-comprehension+2
Seden Tuyan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili merkez ilçelerindeki resmi genel liselerde coğrafya öğretiminin coğrafi düşünme becerileri açısından değerlendirilmesi

Bilim, teknoloji ve iletişimin hızla gelişmesiyle birlikte coğrafya öğretiminde yaklaşımlar da değişmektedir. Coğrafi olayların nedenini araştırmayı kendine konu edinene coğrafya bilimi, okullarda kalıp bilgiler veren, olayların nedeni üzerinde durmayan bir ders olarak verilmektedir. Öğrenciler, coğrafi düşünme becerilerine sahip olmaları ve dolayısıyla da olayların "neden ve niçin"ini anlayabilmeleri önemlidir. Eğitim sistemimizin ve toplumun bir ihtiyacı olarak bilgi üreten ve düşünen bireylerin yetiştirilmesi gereklidir. Bu çalışma, resmi, genel lise öğretmenlerinin coğrafi düşünme becerilerini öğrencilere ne düzeyde kazandırdıklarım ortaya koymak amacıyla yapılmış tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Adana İli, Seyhan ve Yüreğir Merkez İlçeleri'nde bulunan resmi genel liselerde görev yapan 78 öğretmen oluşturmuştur. Bu evren içerisinden tesadüfi olarak seçilen altı okuldaki lise ikinci sınıf öğrencilerinden 220 öğrenciye anket uygulanmıştır. Anket uygulanan bu öğrencilerin coğrafya dersine giren 16 coğrafya öğretmeniyle görüşme yapılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde öncelikle yüzde, frekans ve aritmetik ortalama dağılımları kullanılarak analiz edilmiştir. Coğrafi düşünme becerilerinin kazandırılmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olup olmadığım belirlemek amacıyla bağımsız gruplar t testi yapılmıştır. Daha sonra anketten elde edilen nicel veriler görüşme sırasında elde edilen nitel verilerle desteklenerek "bulgular ve yorum" bölümüne yazılmıştır.n Araştırma sonucunda öğretmenlerin coğrafi düşünme becerilerini "bazen", öğrenci görüşlerine göre "seyrek" olarak kazandırdıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre en fazla kullanılan beceri "coğrafi soru sorma" becerisi olduğu belirlenmiştir. Coğrafi düşünme becerilerinin kazandırılıp kazandırılmadığı konusunda öğretmen ve öğrenci görüşleri arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler1: Coğrafi Düşünme, Coğrafya Öğretimi, Coğrafya ve Uygulaması, Orta Öğretim, Düşünme Becerileri

Beceri kazandırmaCoğrafi beceriCoğrafya+5
Abdullah Balcıoğulları
Çukurova University
2004
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okulları 4. sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersinde düşünme becerilerini kazandırma yeterliklerinin değerlendirilmesi

ÖZET İlköğretim Okulları 4. Sınıf Öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler Dersinde Düşünme Becerilerini Kazandırma Yeterliklerinin Değerlendirilmesi İsmail GELEN Yüksek Lisans Tezi, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı Danışman: Yard. Doç. Dr. Ahmet DOĞANA Y ( Haziran 1999, 160 sayfa ) Bu araştırmada, ilköğretim okulları 4. Sınıf Sosyal Bilgiler Dersinde öğretmenlerin problem çözme, karar verme, soru sorma, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini kazandırma yeterlikleri değerlendirilmiştir. Araştırmanın temel amacı bu düşünme becerilerinin öğrencilere kazandınlıp-kazandınlmadığını betimlemek ve öğretmenlerin branş, mesleki kıdem, branş ve cinsiyetlerinin, bu becerilerin öğretilmesinde farklılık yaratıp- yaratmadığını saptamaktır. Araştırma genel tarama türünde betimsel bir çalışma olmuştur. Araştırmada, Antakya merkezdeki 30 adet ilköğretim okulu 4. sınıflarını okutan 97 Öğretmene uygulanan anket ve bunların içinden random ile seçilen 24 öğretmene uygulanan gözlem, veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Öğretmenlerin, sınıfta düşünmeyi geliştirici etkinlikleri uygulama düzeyini belirlemek amacıyla geliştirilen anket ve gözlem formları birbirine paralel 6 alt bölümden oluşmuştur. Bu formların I. bölümünde öğretmenlerin kişisel bilgileri, II. bölümünde problem çözme, karar verme, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve soru sorma becerilerine ait toplam 29 madde ile bu beceriler betimlenmiştir. Yapılan istatistikler sonucunda ankete katılan öğretmenler belirtilen düşünme becerilerinin kazandırılmasında kendilerini yeterli bulmuşlardır. Buna karşın araştırmacı tarafından yapılan gözlemde, öğretmenlerin bu becerileri kazandırmada, yetersiz ya da VIItamamen yetersiz oldukları ortaya çıkmıştır. Tek yönlü varyans analizi (one way ANOVA) sonuçlarına göre öğretmenlerin mesleki kıdeminin, cinsiyetinin, branşının ve mezun olunan okul türünün problem çözme, karar verme, soru sorma ve eleştirel düşünme becerilerini kazandırmada anlamlı bir fark oluşturmamasına karşın, 16-20 yıllık mesleki kıdeme sahip öğretmenlerin yaratıcı düşünme becerilerini kazandırmalarında anlamlı bir fark çıkmıştır. Öğretmen eğitiminde, düşünme becerileri ile ilgili ders okutulmaması, programda bu becerilerin kazandırılması ile ilgili herhangi bir düzenleme olmaması, eğitimin öğrenciyi merkeze almaması ve öğretmenlerin kendilerini geliştirme çabası içinde olmamaları gibi nedenler, bu becerilerin sınıfta istenen düzeyde uygulanamaması sonucunu ortaya çıkarmıştır. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Düşünme Becerileri, Problem Çözme, Karar Verme, Soru Sorma, Eleştirel Düşünme, Yaratıcı Düşünme VIII

BeceriBeceri kazandırmaDers programları+6
İsmail Gelen
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenliği öğrencilerinin bazı sosyo-demografik özellikleri ve düşünme ihtiyacına göre problem çözme becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenliği öğrencilerinin düşünme ihtiyacı düzeyi ile cinsiyet, sınıf düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyi değişkenlerine göre "problem çözme becerileri" arasında anlamlı farklılık olup olmadığına bakılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi Adana İli, Çukurova Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Sınıf Öğretmenliği programında okuyan 356 öğrenci oluşturmaktadır.Öğrencilerin düşünme ihtiyacı düzeyini ölçmek için "Düşünme İhtiyacı Ölçeği", problem çözme becerisini ölçmek için "Problem Çözme Envanteri", kişisel özellikleri belirlemek üzere ise araştırmacı tarafından hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin istatistiksel analizleri için "SPSS" paket programının 11.5 sürümü kullanılmıştır. Veriler aritmetik ortalama, standart sapma, iki faktörlü varyans analizi ve LSD testi ile analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin cinsiyet ve sınıf düzeyine göre problem çözme becerisinde anlamlı bir farklılık çıkmıştır.Düşünme ihtiyacı düzeyi, anne eğitim düzeyi ve baba eğitim düzeyine göre problem çözme becerisinde anlamlı bir farklılık çıkmamıştır. Düşünme ihtiyacı düzeyi ile anne eğitim düzeyi etkileşiminde anlamlı bir farklılık çıkmıştır. Düşünme ihtiyacı düzeyi ile cinsiyet, sınıf düzeyi ve baba eğitin düzeyi etkileşiminde anlamlı bir farklılık çıkmamıştır.

DüşünmeProblem Çözme EnvanteriProblem çözme becerisi+1
Ruşen Hatay Polat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı, fen ve teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ile duygusal zeka düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemektir.Tarama modelinin kullanıldığı bu araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapan 130 öğretmenden elde edilen veriler doğrultusunda gerçekleşmiştir. Araştırma verileri, fen ve teknoloji öğretmenlerinin bazı kişisel özelliklerinin belirlenmesi için ?Kişisel Bilgi Formu?, eleştirel düşünme eğilimlerini ölçmek için ?California Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği? ve duygusal zeka düzeylerini ölçmek için ?Duygusal Zeka Ölçeği? aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analiz edilmesiyle ortaya çıkan sonuçlar ise şöyledir. Fen ve Teknoloji öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri bazı alt ölçekleri ile duygusal zeka alt boyutları arasında p<0.01 anlamlılık düzeyinde anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Ancak belirlenen bu ilişkinin pozitif yönlü, düşük ve orta derecede olduğu gözlenmiştir

Duygusal zekaDüşünmeEleştirel düşünce+5
Nimet Torun
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir ilköğretim okulunda düşünme kültürünün geliştirilmesine yönelik eylem araştırması

Düşünme eğitimiyle ilgili oluşan bilgi birikimi, kuram ve uygulama arasında boşlukların oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum, eğitim reformlarında, özellikle bilişsel psikoloji ve sosyal psikolojideki gelişmelerin yakından takip edilmesi gereğini ortaya çıkarmaktadır. Son yıllarda, düşünme süreç ve becerileriyle bu süreç ve becerilerin oluştuğu sosyal bağlam eğitim alanında yapılan çalışmaların odak noktasını oluşturmaya başlamıştır. Bu çerçevede, okul ve sınıflarda düşünme kültürünün geliştirilmesi dikkat çeken bir konu olarak karşımıza çıkmaktadır. Giderek önem kazanan bu kültür ise düşünme dili, düşünmeye karşı duyuşsal eğilimler, zihinsel yönetim, stratejik tutum, üst düzey bilgi ve transfer olmak üzere altı boyuttan oluşmaktadır. Altı boyuttan oluşan bu yaklaşım, düşünmenin sosyal ve eğilimsel yönüne ağırlık veren bütüncül bir düşünme eğitimi olarak görülmektedir.Düşünme kültürünün sosyal ve duyuşsal özelliklere ağırlık vermesi bu yaklaşımın eğitimin ilk kademelerinden itibaren ve otantik bir şekilde geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. Bu gereksinimden hareketle bu araştırmada, ilköğretim beşinci sınıfta, düşünme kültürünün geliştirilmesi sürecinde yaşanan sorunların belirlenmesi, bu sorunların çözümüne yönelik uygulamaların yapılması ve uygulamaya ilişkin görüşlerin alınması amaçlanmıştır. Araştırma, problemin döngüsel bir şekilde çözülmesini gerektirdiğinden nitel araştırma desenlerinden eylem araştırması şeklinde tasarlanmıştır.Araştırmanın katılımcıları, Hatay ili Antakya ilçesinde bulunan bir ilköğretim okulunun 37 kişiden oluşan beşinci sınıf öğrencileri ile bu sınıfın öğretmeninden oluşmaktadır. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden görüşme, gözlem ve günlükler yoluyla toplanmış, veri toplama sürecinin diğer boyutunda ise kişisel bilgi formu kullanılmış ve süreçte ortaya çıkan öğrenci ürünleri incelenmiştir. Araştırma verileri, 28.09.2009-30.06.2010 tarihleri arasında toplanmış, elde edilen verilerin analizinde ise nitel araştırma tekniklerinden içerik analizi kullanılmıştır.Araştırma sürecinde elde edilen bulgular, araştırma döngüsü dikkate alınarak sunulmaya ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu doğrultuda, araştırma sürecinde öncelikle mevcut durum ortaya konmuş, ve bu durumdan yola çıkılarak düşünme kültürünün geliştirilmesinin gerekliliğine karar verilmiştir. Araştırma sürecinde, düşünme kültürünün boyutlarının geliştirilmesine dönük öğretmenle birlikte toplam altı döngü gerçekleştirilmiştir. Bu süreçte yapılan gözlem ve görüşmeler sonucunda öğretmen ve öğrencilerde düşünme kültürü açısından bazı gelişmeler olduğu belirlenmiştir.Bu gelişmeler içerisinde önemli görülen noktalardan biri öğretmen ve öğrencilerin düşünme dilini kullanmaya çalışmaları ve bu kullanım sonucunda çıkarım yapma, karşılaştırma yapma, tahmin etme, kanıt sunma, soru sorma gibi ortaya çıkan düşünme ürünlerini sergilemeleridir. Gerek öğretmen gerekse öğrencilerde süreç içerisinde bu konuda gelişmeler olduğu gözlenmiştir. Düşünme kültürünün ikinci boyutu olan düşünmeye karşı duyuşsal eğilimler açısından ise katılımcıların süreçte gözlenen düşünmeye karşı duyuşsal özellikleri içerisinde; düşünmeye davet etme, düşünmek için zaman tanıma, farklı açılardan bakma, tartışma ortamı oluşturma, bilgiye şüpheyle yaklaşma gibi konularda olumlu eğilimler geliştirdikleri belirlenmiştir. Zihinsel yönetim boyutunda ise bilişsel süreçleriyle ilgili bilgi verdikleri veya bilgi istedikleri, birbirlerinin görüşlerine katılıp katılmadıklarını belirttikleri, düşünme görevi öncesinde, sırasında ve sonrasında bazı söylem ve davranışlarının olduğu gözlenmiştir. Düşünme kültürünün boyutlarından bir diğeri olan stratejik tutum boyutunda, katılımcıların izlenen yol ile ilgili bilgi verdikleri veya bilgi istedikleri, bunun yanı sıra nadiren de olsa strateji ürettikleri görülmüştür. Üst düzey bilgi boyutu ile ilgili uygulamalar sonucunda ise öğretmen ve öğrencilerin sunulan iddiaya kanıt istedikleri veya kanıt gösterdikleri, kanıt gösterilmesini gerektiren sorular sordukları ve araştırma yapma konusunda az da olsa bir gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Düşünme kültürünün son boyutu olan transfer boyutunda ise genelde öğrenilen bilginin günlük yaşamla, farklı konularla ve farklı konu alanlarıyla ilişkilendirildiği gözlenmiştir. Elde edilen bu bulgular, özellikle son üç boyutta (stratejik tutum, üst düzey bilgi ve transfer) beklenen dönüşümün tam anlamıyla gerçekleşmediğini göstermektedir. Ayrıca çalışma öncesinden son döngüye kadar olan süreçte sınıf ortamındaki psikolojik özgürlük ve güveni sarsabilecek davranış ve söylemler olduğu tespit edilmiş ve düşünme kültürünün boyutlarının uygulanmasıyla ilgili bir takım sorunlarla karşılaşılmıştır.Sonuç olarak, altı döngü sonucunda gözlem ve görüşme yoluyla elde edilen bulgular, düşünme kültürü açısından başlangıç düzeyine göre önemli gelişmeler olduğunu kanıtlar niteliktedir. Bununla birlikte, düşünme kültürü açısından gelişmesine gereksinim duyulan alanlar da olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Eylem Araştırması, Rehberli Öğrenme Yardımı, Düşünme Kültürü, Düşünme Dili, Düşünmeye Karşı Duyuşsal Eğilimler, Zihinsel Yönetim, Stratejik Tutum, Üst Düzey Bilgi ve Transfer

DüşünmeDüşünme eğitimiİlköğretim okulları+1
Sibel Güzel Yüce
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyaçları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyaçları arasındaki ilişkiyi ve bu iki değişkenin, cinsiyet, okudukları bölüm, sınıf düzeyleri, ortaöğretimde öğrenim gördükleri alan, aile aylık geliri ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yere göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nin farklı bölümlerinde öğrenimine devam eden 820öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Düşünme stillerine ilişkin veriler "Düşünme Stilleri Ölçeği" (Sternberg ve Wagner (1992); Türkçe'ye uyarlama Buluş (2005) ile toplanmıştır. Düşünme ihtiyacına ilişkin veriler "Düşünme İhtiyacı Ölçeği"(Cacioppo ve Petty (1982); Türkçe'ye uyarlama Gülgöz&Sadowski, 1996)" ile toplanmıştır. Öğrencilerin kişisel bilgilerini elde etmek amacıyla araştırmacı tarafından oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 20. kullanılmıştır. Verilerin analizinde; pearson korelasyon testi, t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre eğitim fakültesi öğrencileri en çok yasama, en az ise muhafazakâr düşünme stilini kullanmaktadır. Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme stilleri ile düşünme ihtiyacı, cinsiyet, okudukları bölüm, ailenin aylık gelir miktarı ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yer arasında anlamlı bir fark bulunurken; sınıf düzeyi, ortaöğretimde öğrenim gördüğü alan arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmamıştır. Eğitim fakültesi öğrencilerinin düşünme ihtiyacı ile düşünme stilleri, sınıf düzeyleri ve ailenin en uzun süre ikamet ettiği yer arasında anlamlı bir farklılaşma bulunurken; cinsiyet, ortaöğretimde öğrenim gördükleri alan, ailenin aylık geliri arasında istatiksel açıdan anlamlı bir fark saptanmamıştır. Anahtar Kelimeler: Düşünme Stilleri, Düşünme İhtiyacı

Demografik özelliklerDüşünmeDüşünme becerileri+7
Nesrin Uyanık
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin düşünme stilleri ile sahip oldukları matematiksel güç düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Matematiksel güç; matematiksel ilişkileri, mantıksal nedenlemeyi ve matematiksel teknikleri etkili olarak kullanma becerisidir.Düşük matematiksel güce sahip olan öğrencilerin öğrenme ortamı ve kullanılan öğretim yöntemi geliştirilerek sahip oldukları düşünme stilleri yüksek matematiksel güce sahip olmada kullanılan düşünme stilleri ile değiştirilerek daha kolay matematiksel güce ulaşmaları sağlanabilir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı öğrencilerin sahip oldukları matematiksel güç düzeyleri ile düşünme stilleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada Gaziantep ilinde olan ve rastgele seçilen 4 ortaokulda öğrenim gören toplam 288 yedinci sınıf öğrencisi örneklem grubuna alınmıştır. Veriler Sternberg'in düşünme stili kuramı olan zihinsel özyönetim kuramının matematik derslerine uyumlu faktörleri olan işgörüler ve düzeyler hakkında düzenlenmiş envanteri uygulanarak öğrencilerin düşünme stilleri incelenmiş, ardından öğrencilerin matematiksel güçleri, açık uçlu problemlerden ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan "matematiksel güç" ölçeği kullanılarak belirlenmiştir. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplararası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) ANOVA testi ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Tukey Post Hoc testi kullanılmıştır. Matematiksel güç genel not düzeyi yüksek olan ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yasa yapıcı düşünme stili puanları (4,399 ± 0,423), matematiksel güç genel not düzeyi düşük olan ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yasa yapıcı düşünme stili puanlarından (3,911 ± 0,708) yüksek bulunmuştur. Matematiksel güç genel not düzeyi yüksek olan ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yargılayıcı düşünme stili puanları (4,063 ± 0,523), matematiksel güç genel not düzeyi düşük olan ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yargılayıcı düşünme stili puanlarından (3,550 ± 0,710) yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin yürütmeci, bütünsel ve ayrıntısal düşünme stili puanlarının ortalamaları matematiksel güç genel not düzeyi değişkenine göre anlamlı bulunmamıştır(p>.05). Araştırmada öğrencilerin matematiksel güç düzeyleri açısından düşünme stillerinde istatistiksel açıdan farklılaşmaların olduğu belirlenmiştir. Yasa yapıcı ve yargılayıcı düşünme stilini tercih eden öğrencilerin matematiksel güç düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Orta düzeyde matematik gücüne sahip olan öğrencilerin ise yürütmeci düşünme stilini daha fazla tercih ettikleri sonucuna ulaşılmıştır.Araştırma bulguları doğrultusunda öğrencileri matematiksel yönden güçlü yapan düşünme stillerinin detaylı olarak ele alınması önerilebilir. Anahtar Kelimeler:Matematiksel güç, düĢünme stilleri, matematik öğretim, ortaokul matematiği

DüşünmeDüşünme stilleriMatematik+5
Ayten Siyer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokullardaki eğitim ortamlarının düşünme dostu sınıf özellikleri açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ortaokullardaki eğitim ortamlarının düşünme dostu sınıf özelliklerini taşıma düzeylerinin öğrenci görüşlerine göre çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla ortaokullardaki eğitim ortamlarının düşünme dostu sınıf özelliklerini taşıma düzeyi, düşünme becerilerini geliştirici öğretmen ve öğrenci davranışları ile düşünmeyi engelleyici öğretmen ve öğrenci davranışları açısından ele alınmıştır. Çalışmada ele alınan değişkenler ise; okulun sosyo-ekonomik düzeyi, sınıf düzeyi, cinsiyet, anne ve baba eğitim düzeyi, aile geliri, akademik başarı, kulüp çalışmalarına katılım ve serbest zaman etkinlikleridir. Nicel araştırma desenlerinden tarama modelinde betimsel bir çalışma olan bu araştırma, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerindeki 6 ortaokulda; 5., 6., 7. ve 8. sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 943 öğrenci katılmıştır. Veriler Doğanay ve Sarı (2012a) tarafından geliştirilen "Düşünme Dostu Sınıf Ölçeği" (DDSÖ) ve Kişisel Bilgi Formu aracılığıyla elde edilmiştir. DDSÖ "Düşünmeyi Geliştirici Öğretmen Davranışları", "Düşünmeyi Geliştirici Öğrenci Davranışları" ve "Düşünmeyi Engelleyici Davranışlar" boyutlarından oluşan toplam 30 maddelik bir ölçme aracıdır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler incelenmiş, ayrıca bağımsız gruplar t testi ve tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Bulguların anlamlı olup olmadığının değerlendirilmesinde .05 anlamlılık düzeyi ölçüt alınmış, varyans analizlerindeki karşılaştırmalarda Scheffe F ve LSD testlerinden yararlanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğrencilerin sınıflarının düşünme dostu oluş düzeyini ortanın üstünde, olumlu algıladıkları görülmüştür. Değişkenler açısından bakıldığında elde edilen bulgular sonucunda alt sosyo-ekonomik düzeydeki okullarda öğrenim gören öğrenciler lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür. Sınıf düzeyine göre ise; sınıf düzeyi yükseldikçe DDSÖ puanlarının düştüğü tespit edilmiştir. Buna göre 5., 6., 7. ve 8. sınıflarda 5. sınıflar lehine olan bir sonuç ortaya çıkmıştır. Kız öğrencilerin erkek öğrencilere oranla sınıflarını daha çok düşünme dostu olarak algıladıkları görülmüştür. Anne-baba eğitim düzeyleri açısından anlamlı farklar bulunmamıştır. Ailelerin gelir düzeylerine göre Düşünmeyi Geliştirici Öğrenci Davranışları boyutunda aile geliri yüksek olan öğrenciler lehine anlamlı bir fark ortaya çıkmıştır. Düşünmeyi geliştirici davranışların akademik başarısı yüksek olan öğrencilerde yüksek; düşünmeyi engelleyici davranışların da akademik başarısı düşük olan öğrencilerde yüksek olduğu tespit edilmiştir. Kulüp çalışmalarına katılımın düşünmeyi geliştirici davranışlarda anlamlı fark yarattığı görülmüştür. Serbest zamanlarında kitap/gazete okuyan, ders çalışan ve arkadaşları ile sohbet/tartışma yapan öğrencilerin yaptıkları bu etkinliklerin sıklıkları arttıkça düşünmeyi geliştirici davranış puanlarının arttığı; sıklık azaldıkça da düşünmeyi engelleyici davranış puanlarının arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Televizyon izleme ve internette zaman geçirme değişkenleri açısından sıklık arttıkça DDSÖ puanlarının düştüğü ortaya çıkmıştır. Serbest zamanlarını arkadaşları ile gezerek değerlendirme ölçümler üzerinde fark yaratmamıştır. Arkadaşlarıyla oyun oynama sıklığının artması ile DDSÖ puanlarında da hafif artışlar olmuştur. Para kazanmak için okul dışındaki zamanlarda bir işte çalışma sıklığı arttıkça DDSÖ puanlarında düşüş görülmüştür. Serbest zamanlarında anne ve babasına yardım ederek zaman geçiren öğrenciler, sınıf ortamlarını düşünme dostu olma bakımından daha olumlu algılamaktadırlar. Araştırmada ulaşılan bu sonuçlara bağlı olarak uygulamaya ve araştırmacılara yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar kelimeler: Düşünme, düşünme dostu sınıf ortamı, düşünmeyi geliştirici davranışlar, düşünmeyi engelleyici davranışlar, ortaokul.

DüşünmeDüşünme dostu sınıf ortamıEğitim+2
Nurşen Şahin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilimlerinin incelenmesi

Bu araştırma sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilim düzeylerinin incelenmesi amacıyla yürütülmüştür. Bu amaç doğrultusunda; cinsiyet, sınıf düzeyi, üniversite, mezun olunan lise türü, gelir düzeyi, yaşanılan yer, okuma alışkanlığı ve anne-baba eğitim durumu değişkenlerine göre eğilim düzeyleri araştırılmıştır. Bu araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modelinde betimsel çalışma olarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesinde 3.ve 4. sınıf düzeyinde öğrenim gören sınıf öğretmeni adayları oluşturmaktadır. Çalışmaya 270 sınıf öğretmeni adayı katılmıştır. Veriler Kişisel Bilgi Formu, Yansıtıcı Düşünme Eğilimi ve Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimi ölçekleri kullanılarak toplanılmıştır. Verilerin analizinde standart sapma, aritmetik ortalama, normallik testleri için Kolmogorov-Smirnova ve Shapiro-Wilk test sonuçları dikkate alınmıştır. Test sonuçlarında, değişkenlere göre Mann Whitney U-testi, T-testi, Kruskal Wallis testi, One Way Anova testi ve ilişkiyi belirlemek için Pearson korelasyonu kullanılmıştır. Elde edilen veriler ışığında sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı ve yansıtıcı düşünme eğilim düzeylerinin yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaratıcı düşünmenin sınıf düzeyine göre; yansıtıcı düşünmenin cinsiyet ve okuma alışkanlığına göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Üniversite, mezun olunan lise türü, gelir düzeyi, yaşanılan yer ve anne-baba eğitim durumu gibi değişkenler her iki düşünme türü için anlamlı fark oluşturmadığı tespit edilmiştir, Ayrıca araştırmada sınıf öğretmeni adaylarının yaratıcı düşünme eğilimi ile yansıtıcı düşünme eğilimi arasında orta düzeyde pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Aday öğretmenlerDüşünmeSınıf öğretmenliği+3
Barış Bilge Çelik
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının üst düzey düşünme becerilerinin gelişimine uygunluğu açısından incelenmesi

Çalışmanın amacı yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının üst düzey düşünme becerilerine dair katkılarının incelenmesidir. Bu bağlamda üst düzey düşünme becerileri eleştirel düşünme becerisi, yaratıcı düşünme becerisi, problem çözme becerisi ve karar verme becerisi olarak sınırlandırılarak araştırmaya ilişkin dört alt amaç oluşturulmuştur. Araştırmada MEB Yayınevi tarafından basılan yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitabı ile Bakanlık tarafından kabul edilmiş özel yayınevlerinin bastığı yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarından biri random olarak seçilmiş ve araştırmanın veri kaynağı olarak belirlenmiştir. Yapılan araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman incelemesi yönteminden yararlanılmıştır. Çalışmada ders kitaplarında yer alan soruları analiz edebilmek amacıyla araştırmacı tarafından her beceri için ayrı ayrı geliştirilmiş rubrikler kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucunda her iki yayınevine ait ders kitabının da üst düzey düşünme becerilerini geliştirme bağlamında kısmen uygun oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada MEB Yayınevi'ne ait sosyal bilgiler yedinci sınıf ders kitabının, özel bir yayınevine ait ders kitabına göre üst düzey düşünme becerilerini destekleyecek daha fazla sayıda soru kapsadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar yedinci sınıf sosyal bilgiler ders kitaplarının geliştirilmeye ihtiyaç duyduğunu göstermektedir. Araştırmada ders kitaplarında yer alan soruların niteliklerine önem verilmesi gerektiği ve üst düzey düşünme becerilerinin eşit oranda yer alması önerileri yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Üst düzey düşünme becerileri, sosyal bilgiler, ders kitabı, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme, karar verme.

DüşünmeDüşünme becerileriKitaplar+5
Kübra Ödemiş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir okul öncesi kurumundaki yapı ve uygulamaların çocukların duygusal, sosyal, düşünsel ve fiziksel hakları bağlamında incelenmesi

Tüm haklarına rağmen çocuklar toplumda yıllarca yetişkinlere bağımlı ikinci sınıf bir yer edinmişlerdir. Yetişkinler tarafından yaşamın dışına itilen ve görünmez insanlar haline gelen çocuklarımız kalıplara sıkıştırılmışlardır. Okul öncesi dönemdeki çocukların yaşama ve gelişme, eğitim ve korunma gibi en temel haklarına dair birçok hak ihlaline maruz kaldıkları görülmektedir. Bu araştırmanın amacı bir okul öncesi eğitim kurumundaki uygulamaları çocukların duygusal, sosyal, düşünsel ve fiziksel hakları bağlamında incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılı ikinci döneminde yaklaşık bir buçuk ay süresince Adana ili Sarıçam İlçesinde bulunan bir üniversite anaokulunda gerçekleştirilmiştir. Nitel bir çalışmadır. Bir durum çalışması olan bu araştırmanın çalışma grubunu anaokulu personeli ve çocukları oluşturmaktadır. Veri toplama araçları olarak doküman analizi, gözlem ve görüşme kullanılmıştır. Veri toplama süreci yaklaşık olarak bir buçuk ay sürmüştür. Araştırmacı bu süreç içerisinde, okulun fiziksel yapısı ve sınıf içi uygulamaları ile ilgili gözlemler yapmıştır. Okul öncesi kurum yöneticisi, dokuz okul öncesi öğretmeni, rehberlik öğretmeni, okul hemşiresi, her sınıftan bir kız bir erkek olmak üzere toplamda on sekiz çocuk, anaokulu iki mutfak ve üç temizlik personeli ile birebir yarı yapılandırılmış görüşmeler yapmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmacı daha önceden veri analizi için bir çerçeve oluşturmuştur. Bu çerçeveye göre verilerin hangi temalar altında değerlendirilip, sunulacağı belirlemiş ve daha önce oluşturulan çerçevelere göre araştırmacı elde ettiği verileri okumuş ve düzenlemiştir. Bu çalışma dört temel çerçeveden oluşmaktadır. Bunlar; Duygusal Haklar, Sosyal Haklar, Düşünsel Haklar ve Fiziksel Haklardır. Araştırma sonucunda anaokulunda çocukların fiziksel ve düşünsel haklarının ön planda gözetildiği, sosyal ve duygusal haklarının ise daha geri planda tutulduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Okul öncesi eğitiminde çocuk hakları, duygusal haklar, sosyal haklar, düşünsel haklar, fiziksel haklar.

DuyguDuygusal özerklikDüşünme+7
Duygu Kabakcı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ve öğretme-öğrenme anlayışlarının incelenmesi

Sınıf öğretmenleri adayları üzerinden değerlendirilerek yapılan araştırmada,.sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimleri ve öğretme-öğrenme anlayışları arasındaki ilişkiyi belirlemek amaçlanmıştır. Betimsel bir özelliğe sahip olan çalışmada, tarama yöntemi kullanılmış olup buna göre değerlendirme yapılmıştır. Araştırmanın çalışma evreni Ege Bölgesinde yer alan eğitim fakültelerinin sınıf öğretmenliği anabilim dalları olarak tespit edilmiştir. Araştırma örneklemine uygun örnekleme tekniği ile Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören %58,3'ü (n=133) kadın, %41,7'si (n=95) erkek. olmak üzere toplam 228 sınıf öğretmeni adayı dahil edilmiştir. Araştırmada veri toplama vasıtası olarak, sınıf öğretmeni adaylarının yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin görüşlerini desteklemek ve oluşturmak için Semerci.(2007) tarafından geliştirilen "Öğretmen ve Öğretmen Adayları İçin Yansıtıcı Düşünme Eğilimi Ölçeği", öğretme ile öğrenme anlayışlarını desteklemek amacıyla ise Chan ve Elliot (2004) tarafından geliştirilen, uyarlanan ve Aypay (2011) tarafından Türk kültürüne çevirilen "Öğretme ve Öğrenme Anlayışları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde araştırmanın amaçları doğrultusunda, yüzde dökümleri alınmış, One-Sample Kolmogorov-Smirnov Test S testi, Mann-Whitney U testi, Kruskall Wallis H testi uygulanmış, pearson momentler çarpımı korelasyon katsayıları hesaplanmıştır. Bu araştırmada önem düzeyi 0,05 olarak kabul edilmiştir. Araştırma sonucunda, sınıf öğretmeni adaylarının genel yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin puan ortalamaları cinsiyet, anne eğitim düzeyleri, baba eğitim düzeyleri, mezun olunan lise türüne göre değişkenlik göstermemiştir. Yansıtıcı düşünme eğilimlerine ilişkin puan ortalamaları sadece öğrenim gördükleri sınıf düzeyine göre farklılık göstermiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının öğretme ve öğrenme anlayışları cinsiyet, annesinin ve babanın eğitim seviyesi, öğrenim görülen sınıf, mezun olunan lise türü bağımsız değişkenine göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılaşmanın olmadığı saptanmıştır. "Öğretme Öğrenme Anlayışı" ile "Genel Yansıtıcı Düşünme Eğilimi" aralarında istatistiksel bakımdan değerlendirildiğinde anlamlı bir ilişkinin olmadığı saptanmıştır. Genel sonuç olarak sınıf öğretmeni adaylarının hem yansıtıcı düşünme eğilimlerinin hem de öğrenme ve öğretme anlayışlarının iyi düzeyde olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Düşünme, yansıtıcı düşünme, öğrenme, öğretme

Aday öğretmenlerDüşünmeMesleki yeterlilik+5
Özge Yıldırım
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul 3. sınıf Türkçe ders kitabındaki etkinlik soruları ile düşünme rutinleri sorularının kendini yazılı olarak ifade etme kazanımları doğrultusunda karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığı 3. sınıf Türkçe ders kitabında yer alan metin etkinlikleri soruları ile düşünme rutinleri sorularının, kendini yazılı olarak ifade etme kazanımlarını sağlaması yönünden karşılaştırılmasıdır. Araştırmada ders kitabı metin etkinlikleri soruları ile düşünme rutinleri sorularından oluşan uygulama kâğıdı veri toplama aracı olarak kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Gaziantep şehir merkezinde genellikle alt sosyoekonomik düzeydeki öğrencilerin devam ettiği bir ilkokulda, 2017-2018 eğitim öğretim yılında 3. sınıfta öğrenim gören 26 öğrenci oluşturmaktadır. Veriler, ders kitabı etkinlik soruları ve düşünme rutinleri sorularından oluşan uygulama kâğıtlarına öğrencilerin verdikleri cevaplar aracılığıyla toplanmıştır. Toplanan verilerde her bir cümle, kendini yazılı olarak ifade etme kazanımları ile eşleştirilerek analiz edilmiştir. Araştırma sonunda, düşünme rutinleri sorularının kendini yazılı olarak ifade etme kazanımlarını sağlamada ve düşünme becerilerini geliştirmede daha etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Ders kitaplarıDüşünmeDüşünme becerileri+7
Gülben Taşbakan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Düşünme izleri stratejisinin okuma motivasyonu ve okuduğunu anlama üzerindeki etkisi

Bu araştırma, Düşünme İzleri Stratejisinin ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin okuduklarını anlama ve okuma motivasyonları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, ön ve son test kontrol gruplu gerçek deneme modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2020-2021 ders yılında Düzce ili Gölyaka ilçesinde bulunan bir İlkokulu'nun üçüncü sınıfında öğrenim gören 67 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Bu gruptan rastgele seçilen (n=34) öğrenci deney grubunu, diğer öğrenciler (n=33) ise kontrol grubunu oluşturmaktadır. Araştırma 8 hafta sürmüştür. Birinci haftada ön test, sekizinci haftada son test uygulanmıştır. Düşünme İzleri Stratejisinin uygulaması, haftalık toplamda 4 saatlik ders süresi olacak şekilde günlük 2 ders saati olarak planlanmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencileri İlkokul 3. sınıf Türkçe dersi müfredatına göre derslerine devam ettiler. Deney grubundaki öğrencilere ise araştırmacı tarafından derslere ek olarak Düşünme İzleri Stratejisi uygulanmıştır. Okullar Covid-19 pandemisi nedeniyle kısmi açık olduğundan dolayı deney grubu öğrencileri ile sadece okula geldiği günlerde uygulama yapılmıştır. Araştırma verilerinin toplanmasında, okuduğunu anlama verileri için "Okuduğunu Anlama Testi"; okuma motivasyonu için ise "Okuma Motivasyonu Profili Formu" kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde, Bağımsız Örneklemler t Testi ve ANCOVA kullanılmıştır. Son test puanlarına ait farklar incelendiğinde deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Ancak okuma motivasyonu puanları açısından anlamlı bir farklılaşma görülmemiştir. Araştırma sonucunda ise genel olarak, Düşünme İzleri Stratejisinin ilkokul üçüncü sınıf öğrencilerinin okuduklarını anlama performanslarına pozitif yönde katkı sağladığını söylemek mümkündür. Anahtar Kelimeler: Düşünme İzleri Stratejisi, Okuduğunu anlama, Okuma motivasyonu

DüşünmeDüşünme izleri stratejisiMotivasyon+7
Çilem Atlı
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim öğrencilerinin akademik erteleme davranışları ile okula ilişkin tutum düzeyleri arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının aracı rolü

Bu araştırmanın amacı ortaöğretim öğrencilerinde akademik erteleme ile okula ilişkin tutum arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının aracı rolünü incelemektir. Araştırmada, ayrıca veri toplama araçlarından elde edilen puanların cinsiyet, yaş, okul türü, sınıf düzeyi, algılanan sosyo-ekonomik düzey ve algılanan ders başarı düzeyine göre değişip değişmediği incelenmiştir. Araştırmanın verileri 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde bulunan farklı lise türlerine devam eden 498 öğrenciden toplanmıştır. Araştırmada veri toplama araçları olarak; Akademik Erteleme Ölçeği, Okula İlişkin Tutum Değerlendirme Ölçeği ve Düşünme İhtiyacı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS25 ve bu programın eklentisi olan AMOS paket programı kullanılarak Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) uygulanmıştır. Gruplar arası farklılaşmanın belirlenmesi için Bağımsız Örneklem t-Testi ve Tek Yönlü Varysans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Öğrencilerin veri toplama araçlarından aldıkları ortalama puanlar arasındaki ilişkiyi tespit amacıyla Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre öğrencilerin ölçek puanları arasında korelasyon katsayılarının istatistiksel olarak anlamlı olduğu; ve akademik erteleme ile okula ilişkin tutum arasındaki ilişkide düşünme ihtiyacının kısmi aracılık etkisinin olduğu görülmüştür. Genel olarak modelde açıklanan varyanslar değerlendirildiğinde, akademik erteleme değişkeninin tek başına, okul tutumu değişkeninin yaklaşık %58'ini, düşünme ihtiyacı değişkeninin yaklaşık % 16'sını açıkladığı belirlenmiştir. Açıklanan varyanslarda diğer değişkenlerin etkileri de dikkate alındığında, akademik erteleme ve düşünme ihtiyacı değişkenlerinin birlikte okul tutumu değişkeninin yaklaşık %59'unu açıkladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akademik erteleme, DüĢünme ihtiyacı, Okula iliĢkin tutum

Akademik ertelemeDüşünmeLise öğrencileri+5
Mehmet Demir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 6. sınıf matematik dersinde kullanılan aktif öğrenme temelli etkinliklerin öğrencilerin matematik dersine karşı tutumlarına, akademik başarı ve yaratıcı düşünme düzeylerine etkisi

Bu araştırmanın amacı; öğrenenin öğrenme sürecinin sorumluluğunu taşıdığı, bu süreçte kararları kendisi vererek özdüzenleme fırsatını elde ettiği bir model olan aktif öğrenme yönteminin; ilköğretim düzeyinde yaratıcı düşünme, akademik başarı ve matematik dersine karşı tutum düzeylerine etkisini inceleyerek eğitimcilere ve araştırmacılara önerilerde bulunmaktır. Bu araştırma, ilköğretim 6. sınıfta öğrenim görmekte olan 46 öğrencinin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın modeli öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen olarak belirlenmiştir. Deney ve kontrol grupları belirlendikten sonra her iki gruba, uygulama öncesinde Baykul (1990) tarafından geliştirilen Matematik Dersi Tutum Ölçeği ve Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekil A Formu uygulama sonrasında ise Matematik Dersi Tutum Ölçeği ve Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekil B Formu uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerle 32 ders saati boyunca, aktif öğrenme temelli etkinliklerin uygulandığı matematik eğitimi gerçekleştirilmiştir. Kontrol grubunda ise, geleneksel öğretim yöntemleri kullanılmaya devam edilmiştir. Toplanan verilerin analizinde çalışma grubunun sayısı göz önünde bulundurularak Mann-Whitney U ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Elde edilen bulgulardan hareketle matematik dersinde uygulanan aktif öğrenme temelli etkinliklerin öğrencilerin yaratıcı düşünme, akademik başarı ve derse karşı tutum düzeylerini arttırmada geleneksel yöntemlere göre daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu nedenle ilköğretim matematik öğretmenlerinin derslerinde aktif öğrenme yöntemini kullanarak öğrencilerin bilgiye kendilerinin ulaşmalarını sağlamaları ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine fırsat tanımaları gerektiği düşünülmektedir.

Akademik başarıAktif etkileşimli öğrenmeAktif öğrenme+10
Zeynep Aydın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretimde tarih derslerinin öğrencilerin akıl yürütmelerine etkisi: Aksaray ili örneği

Araştırmada, ortaöğretimde tarih derslerinin öğrencilerin akıl yürütmelerine etkisi belirlenmeye çalışılmış, öğretmen ve ders kitabı boyutları da ele alınmıştır. Araştırma betimsel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada ders kitabı boyutu için içerik analizi uygulanmıştır. Öğretmenlerden görüşme yoluyla bilgi alınmıştır. Öğrencilere tarihsel materyallere ilişkin akıl yürütmelerini sağlamak için öncüllerin verilerek sonucun istendiği ve sonucun verilerek öncüllerin istendiği iki form hazırlanmıştır. Bu formlar eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda öğrencilere uygulanmış ve bu formlardaki öğrenci yorumları analiz edilmiştir. Bu doğrultuda Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesi, Aksaray Anadolu Lisesi ve Aksaray Ticaret Meslek Lisesi?nde bulunan 9. sınıf öğrencilerinden elde edilen toplamda 262 veri formu değerlendirilmiş ve altı tarih öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin tarihsel materyallere ilişkin yürüttükleri akıl yürütmelerin nitelikleri ile ders kitabında sunulan ve öğretmenlerin vurguladıklarını söyledikleri akıl yürütmelerin niteliklerinin tutarlı olup olmadığına bakılmıştır. Ders kitaplarının sunduğu materyal ve buna dayalı akıl yürütmelerin öğrenci akıl yürütmelerine göre daha üst seviyede olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin kullandıklarını/kullanmadıklarını söyledikleri akıl yürütmeler ile öğrencilerin akıl yürütmelerinin tutarlı olduğu belirlenmiştir. Okul türleri açısından bakıldığında giriş sınavında daha yüksek puanla giriş yapabilenokulların öğrencilerinin daha iyi akıl yürütme yapabildikleri görülmüştür. Cinsiyet açısından ise öncüllerin istendiği formlarda kızlar lehine, sonucun istendiği formlarda erkekler lehine bir farklılık belirlenmiştir..

Akıl yürütmeDers kitaplarıDüşünme+5
Fatma Gültekin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Düşünme stilinin aşırı öz güven yanlılığı üzerindeki rolü

Risk ve belirsizlik altında karar verme süreçlerinde bireylerin daima rasyonel davranmadıkları ve zihinsel süreçlerinin birtakım sistematik hatalar ve yanılgılar ürettiği ortaya konmaktadır. Bu hataların ve yanılgıların, basit sonuçları olabileceği gibi oldukça ciddi sonuçları da olabilmektedir. Savaşlar, grevler, iflaslar, şirket birleşmeleri ve devralmaları, borsalardaki aşırı yüksek işlem oranları gibi son derece ciddi sonuçları olabilen birtakım kararlar, tüm bilişsel yanlılıklar içinde insanların maruz kaldığı en yaygın ve yıkıcı bilişsel yanlılık olarak gösterilen aşırı öz güvenle ilişkilendirilmektedir. Bu doğrultuda, aşırı öz güven yanlılığının belirleyicisi olarak, bireylerin düşünme sistemlerinin ne derecede rol oynadığını araştırmak, büyük önem arz etmektedir. Bu bağlamda, mevcut çalışmada, iki farklı bilgi işlemleme sistemine dayanan, sezgisel düşünme ve mantıksal düşünme boyutlarıyla ölçülen düşünme stillerinin, aşırı öz güven yanlılığı üzerindeki etkilerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, bireylerin risk tutumunun, düşünme stilleri ile aşırı öz güven arasındaki ilişki üzerindeki düzenleyici rolü incelenmektedir. Son olarak, bireylerin kişilik özellikleri ile aşırı öz güven yanlılığı arasındaki ilişkiler ortaya konmaktadır. Araştırmanın hipotezleri, yapısal eşitlik modellemesi, hiyerarşik regresyon analizi ve korelasyon analizi uygulanarak sınanmıştır. Araştırmanın bulguları, sezgisel ve mantıksal düşünme boyutlarıyla ölçülen düşünme stillerinin, aşırı öz güven yanlılığı üzerindeki rolünün ortaya konduğu yapısal modelde, düşünme stillerinin aşırı öz güven yanlılığındaki değişimin %60,5'ini açıkladığını göstermektedir. Sezgisel düşünme ile aşırı öz güven arasında anlamlı ve pozitif yönlü bir ilişki olduğu tespit edilirken; mantıksal düşünme ile aşırı öz güven arasında anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra, risk tutumunun, hem sezgisel düşünme ile aşırı öz güven arasındaki ilişki üzerinde hem de mantıksal düşünme ile aşırı öz güven arasındaki ilişki üzerinde düzenleyici bir rolü olduğu görülmektedir. Son olarak, kişilik özellikleri ile aşırı öz güven arasındaki ilişkilerin incelenmesi sonucunda, aşırı öz güven ile dışa dönüklük ve gelişime açıklık arasında negatif yönlü bir ilişki olduğu görülürken; aşırı öz güven ile sorumluluk arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.

DüşünmeDüşünme stilleriKarar verme+3
Özge Dinç Cavlak
Ankara Hacı Bayram Veli University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumlarının saptanması ve biyoloji öğretiminde analoji kullanımının öğrenci başarısına etkisi

Araştırmanın amacı ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme yeteneklerinin birbirine benzeyip benzemediği ve analoji yaklaşımı ile ders işlenen deney grubu ile geleneksel yaklaşım ile ders işlenen kontrol grubu öğrencilerinin, deneysel uygulama sonrası canlıların temel bileşenleri ünitesi kapsamında yer alan enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konuları ile ilgili akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını saptamaktır.Araştırmada tarama modelinin kullanılmasıyla, öğrencilerin analojik düşünme durumlarının saptanması amaçlanmaktadır. Ön test- son test kontrol gruplu modelin kullanılmasıyla ise analoji kullanımının öğrencilerin akademik başarısına etkisinin saptanması amaçlanmaktadır.Araştırma, 2009-2010 öğretim yılında Ankara il merkezinde Keçiören Lisesi'nde öğrenim gören ortaöğretim 9. sınıf öğrencileri üzerinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubunda; 29 kişi deney grubu, 26 kişi kontrol grubu olmak üzere toplam 55 ortaöğretim 9. sınıf öğrencisi yer almaktadır.Ortaöğretim 9. sınıf öğrencilerinin analojik düşünme durumunun saptanması amacı ile öğrencilere ?Analojik Düşünme Testi? uygulanmıştır. 9.sınıf öğrencilerinin biyoloji dersinde, ?Canlıların Temel Bileşenleri? ünitesinde yer alan konuların öğrenilme düzeylerini belirlemek amacı ile öğrencilere ?Bilimsel Başarı Testi? uygulanmıştır.Araştırma sonuçlarına göre, deney grubu öğrencileri ile kontrol grubu öğrencilerinin, analojik düşünme bağımsız gruplar t testi karşılaştırma puanları arasında anlamlı bir fark yoktur. Bu sonuç, her iki grubun da analojik düşünme yeteneği açısından benzer özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Deneysel çalışma öncesinde deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin başarı puanları birbirine benzerdir. Deneysel çalışma sürecinde analoji yaklaşımının uygulandığı deney grubunun başarı puanları ile geleneksel yaklaşımın uygulandığı kontrol grubunun başarı puanları arasında anlamlı bir fark vardır. Analoji yaklaşımı, öğrencilerin enzimlerin yapısı, görevleri, biyolojik önemi ve çalışmasına etki eden etmenler konularını öğrenmelerinde faydalı olmuştur.Anahtar Kelimeler: Analoji, Analojik Düşünme, Biyoloji Eğitimi

AnalojiBaşarıBenzerlik+7
Hülya Kuru
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00

Related subjects