Story telling

88 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Çağdaş müze mekânlarının tasarımında kullanıcı deneyiminin bir bağlam yaratma aracı olarak kullanımı

20.yy.'ın ikinci yarısında Postmodern kültürün, 21.yy.'ın içinde bulunduğumuz ilk yarısında dijital teknolojilerin etkilediği düşünce ve davranışlar; bireylerin olayları, nesneleri ve kavramları farklı bir bağlamda tüketmeye başlamalarına neden olmuştur. Hemen her alanda izlenebilen bu değişim, mekân kavramının farklı bağlamlardaki varlığının ve niteliğinin yeniden araştırılmasının yolunu açmıştır. Yalnızca fiziksel ve algısal sınıflandırmalarla ele alınan bir kavram olmaktan çıkan mekân, günümüz ideolojilerinin sunduğu açılımlarla öteki/üçüncü mekân olarak, yeni boyutlar kazanmıştır. Topluma hizmet için çalışan bir sergi mekânı olarak müze mekânları da gelişen mekân algısı dahilinde hem gerçek ortamlarında hem de sanal ortamlarda anlatımı kuvvetlendirmek adına yeni bağlamlar, yeni alanlar ve bunlar üzerinden yeni deneyimler sunmaktadır. Dünkü algısına kıyasla 'ne' göstereceğinden çok 'nasıl' göstereceğine odaklanan mekânlar haline gelen çağdaş müzeler, ev sahipliği yaptıkları sergileri bir tür deneyim mekânı haline getirmiş; bu yaklaşım, sergilerin temsil türlerinin ve gösterim tekniklerinin çeşitlenmesini sağlamıştır. Bu çeşitlilik serginin var olduğu reel ve sanal platformlarda sergi deneyimi kavramının önemine vurgu yapmaktadır. Bu bağlamda çalışma genelden özele bir akışla, 'Mekân Kavramı', 'Bir Sergi Mekânı Olarak Müzeler' ve 'Bir Deneyim Mekânı olarak Sergiler' olmak üzere üç temel başlık üzerinde yapılandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda literatür araştırmasına paralel bir şekilde sentezlenen analiz bölümü yer almaktadır.

BağlamDeneyimDeneyim tasarımı+6
Merve Özlek
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital hikâye anlatımı ile kapsayıcı eğitim bağlamında beden eğitimi öğretmen eğitimi: Bir eylem araştırması çalışması

Bu eylem araştırmasında, dijital hikâye anlatımının (DHA) beden eğitimi öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitim bağlamında mesleki gelişimlerine katkısı incelenmiştir. Ayrıca, beden eğitimi öğretmen adaylarının oluşturdukları dijital hikâyelerin öğretmen eğitimcileri tarafından nasıl alımlandığını keşfedilmiştir. Bu amaçla araştırmaya 28 haftalık bir müdahale programına gönüllü 6 beden eğitimi öğretmen adayı ve onlarla çalışan 4 öğretmen eğitimcisi katılmıştır. Bu araştırmada nitel bir yaklaşım benimsenmiştir. Veriler, öğrenme topluluğundaki yarı yapılandırılmış odak grup görüşmelerinin ardından edinilen seslerin kayıtları alınarak, DH'lerin metinleri deşifre edilerek ve alandaki gözlem notları tutularak toplanmıştır. Veri setinin analizi için tematik analiz gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları, DHA'nın dâhil edilmesiyle öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimin bileşenlenlerini kendi deneyimleri üzerinden anlamalarının ve okullardaki uygulamalarını daha kapsayıcı hâle getirmenin değerini, görev sorumluluklarını fark etmelerinin mümkün olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda öğretmen adaylarının kapsayıcı eğitimi, mesleklerinin özü olan hareket ile kendilerinin bağımlı ve bağımsız yaşam kalitesi olarak ortaya koydukları alanlarda sunabilecekleri katkıları anlamlandırabildikleri görülmektedir. Ayrıca DHA'nın dâhil edilmesi, öğretmen adaylarının dinlenmesini sağlayarak üniversitede aldıkları eğitimin daha kapsayıcı olmasına katkıda bulunmaktadır. DHA ile kapsayıcı eğitim olarak özetlenebilecek bu uygulamanın hem öğretmen eğitimcilerinin kendi uygulamaları üzerine yansıma yapması hem de öğretmen adaylarının sesinin duyulması açısından eylem araştırmasının odağında olan "Kendi uygulamalarımızı nasıl değiştirebiliriz?" sorusuna özgün cevapları ortaya çıkardığı söylenebilir. Diğer yandan öğretmenlerin profesyonel sermayelerine vurgu yapan Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012), derslerdeki başarı ve kanıtın öneminin yanında standart testlerde gösterilen beceri artışının ölçülmesi hiçbir zaman öğretmenin asıl büyüsü olan çocukların neşeyle sınıfa gelmesi, onların yaşamlarının geri kalanı için edinecekleri ilgi alanları ile buluşması ve zora düştüklerinde onları ayağı kaldırması hikmet ve görkeminin önüne geçmemesi gerektiğini ifade etmektedir(Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.10). Yazarlara göre asıl sorun olan kanıtların kullanılması değil ama sayısal veri, teknolojik araç, gereç ve dar bakışlı test odaklı hedef takıntısının getirdiği işlevsizliktir. Asıl işlevsel olan ise tüm öğrenciler için öğrenme ve başarıyı geliştirmek, onların refahlarını ve karakterlerini geliştirmek ve avantajlı olanlar ile dezavantajlı sosyal geçmişe sahip olanlar arasındaki farkı kapatmaktır (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.13). Öğretmenin standart eğitimden ziyade öğrencilerin bireysel farklılıklarının farkında olarak dahil edilmesinde etkili olabilmesi için öğretmen eğitimi sırasında özellikle dezavantajlı öğrencilerin dahil edilmesiyle ilgili yenilikçi yaklaşımlar ile tanışmasının, kendi çözümlerini üretmesinin önemli olduğu söylenebilir. Aynı zamanda Hargreaves, A., & Fullan, M. (2012)' öğretmenleri ve öğretimi geliştirmek için öğretmenlerin içinde bulunduğu koşulları ve parçası oldukları topluluk ve kültürlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmektedir (Hargreaves, A., & Fullan, M. ,2012, S.45). Bu yüzden bu araştırma kapsamında güven ortamı oluşturarak deneyimlerin anlatılması ve anlatılan deneyimlerin daha geniş çevrelerle paylaşılmasına imkan tanıyan atölye temelli Dijital Hikaye Anlatımı aday öğretmenlerin ve öğretmenlerin içinde bulundukları kültürlerin iyileştirmesine katkıda bulunmak amacıyla yenilikçi, yaratıcı ve güçlendirici bir yaklaşım olarak kullanılması planlanmaktadır. Bu sayede aday öğretmenler dezavantajlı grupların yaşam kalitelerinin iyileştirilmesi için yalnızca bireysel bilgi edinmekle kalmayacak aynı zamanda aktif yaşam yoluyla yaşam kalitesinin iyileştirilmesinde bir değişim elçisi olarak hikayelerini daha geniş çevrelerle paylaşıp kültürel dönüşüme öncülük edebileceklerdir. Bu kapsamda araştırmanın amacı, öğretmenlerin ve aday öğretmenlerin bireylerin farklılarını göz önünde bulunduracak şekilde dijital hikâyeleriyle aktif kaliteli yaşamı nasıl anlamlandırdığını incelemektir.

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiBeden eğitimi ve spor yüksekokulları+6
Özgür Yaşar Akyar
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yörük/Türkmen kültüründe Şamanizm etkilerinin sahne göstergeleri bağlamında yorumu ve bir uygulama

Şamanizm, Orta Asya'dan Anadolu'ya gelen konargöçer Yörük-Türkmen topluluklarda izlerine hala rastladığımız; Anadolu dışındaki birçok coğrafya ve kültürde de hala geniş ölçüde izleri görülen eski bir inanış biçimidir. Bu izler günümüzde konargöçer toplulukların kültüründe vegünlük yaşamında, ritüellerden, geleneklerden göreneklere, efsanelerden, destanlara, musikiye, el sanatlarına, doğal ilaçlardan şifalandırma yöntemlerine kadar ortak birçok benzerlik göstermektedir. Bu sanat çalışmasının temel amacı, Balıkesir-Edremit Körfez'i ve Kazdağı (İda Dağı) yöresi Yörük-Türkmen topluluklarda şamanist ögeleri bulmak, etkileşim noktalarını belirlemek ve benzerliklerini saptamaktır. Elde edilen göstergelerin yöreye ait Sarıkız Efsanesi'ni konu alan, araştırma- yorum-uygulama süreciyle paralel olarak Türel Ezici tarafından yazılan "İda'nın Azizesi Sarıkız'ın Hikayesi..." adlı orijinal metnin sahne performansıyla somutlanmasıdır. Metnin sahne uygulamasında çevre düzeni şaman ritüelinin Yörük-Türkmen kültüründe ve günlük yaşamında karşılığı olan gösterenler ile kurulmuştur. Uygulamanın dramaturgi ve reji yöntemi hikaye/destan anlatıcılığının teknik ve estetik özellikleri gözetilerek açık biçim, göstermeci üslup üzerinden oluşturulmuştur. Sahnelemede oyunculuk biçemi, oyuncuların bireysel ve toplu doğaçlamalarıyla elde edilerek, şamanın ses, söz, hareket kullanımının otantik hikaye/destan anlatıcılığındaki karşılıkları belirlenmiştir. Bu veriler ışığında Yörük-Türkmen kültüründe söz, ses, beden, hareket düzleminde şamanik yorum ve ifadenin olanakları araştırılmış, benzerlikler tespit edilerek şamanik göstergelerden oluşan bir sahne performansına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Yörük-Türkmen, kültür, şamanizm, efsane, Sarıkız, performans

Gösterge bilimHikaye anlatmaOyunculuk+6
Seçil Özcan
Hacettepe University · Institute of Fine Arts
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tiyatro – anlatı ilişkisi ve anlatıcının dönüşümü

Bu araştırma tarihte geriye gidip ilk oyuncudan bugünlere kadar evrimleşen oyuncu arasında bir yolculuk yapacaktır. Araştırma da ilk olarak anlatının bilim ve sanattaki yeri incelenecek ve temel anlamda anlatı, semiyotik, anlatıcı ve anlatı teorileri araştırılacaktır. Ayrıca bu araştırma sözün, dilin, metinlerin çözümlemesini bilimsel örnekler ve kuramlar üzerinden açıklamayı amaçlamaktadır. İnsanlık tarihinin başlangıcından bu yana anlatıcı her zaman/dönem dinleyicisiyle buluşmaktadır. Anlatıcı, ilerleyen süreç içinde bir çok farklı anlatı teknikleri denemiş, bu yönde kendini geliştirmiş ve biçimlendirmiştir. Bu araştırma anlatıcının/oyuncunun bu evrimleşme serüvenini keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu çalışma içinde anlatının tiyatrodaki yeri esas alınarak araştırmalar yapılacaktır. Araştırmada ilk olarak anlatıcının farklı kimlik ve biçimlerinden biri olan tiyatroda anlatıyla beraber anlatıcının yeri incelenecek ve böylelikle tiyatronun vazgeçilmez unsurlarından biri olan oyuncunun çağdaş tiyatrodaki yeri belirlenmeye çalışılacaktır. Diğer bir açıdan, tiyatro disiplinindeki oyuncunun fenomenolojisini anlama yaklaşımında bulunurken; oyuncu bir hikâye anlatıcısı olarak da ele alınmalı mı sorusunu cevaplamaya çalışacaktır. Bu araştırma günümüzde ve ülkemizde örneklerine sıkça rastladığımız anlatı tiyatrosu oyunları için akademik bir araştırma kaynağı olmayı ve bu yolda eser üretmek isteyenlere (oyuncusuna, yönetmenine ve yazarına) rehber olmayı amaçlamaktadır.

AnlatıAnlatıbilimAnlatıcılar tipolojisi+6
Şükrü Veysel Alankaya
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Transmedya hikaye anlatıcılığı: Türkiye'de yayınlanan çocuk programları

Televizyonun icadıyla beraber gelişen teknolojik ilerlemeler izleyici odaklı bir yayın anlayışını beraberinde getirmiştir. Bu bağlamda ortaya çıkan, gelişen kavramlar vardır ancak ele alınan çalışmada Transmedya ve Karşıt Medya (Cross medya) kavramları üzerinde durulacaktır. Bahsi geçen kavramlar yayıncılık örnekleri üzerinden derinlemesine irdelenecektir. Kavramların tartışılmasıyla devam eden çalışma Türkiye'deki yerli yapım çocuk programları ile sınırlandırılmıştır. Dijital çağın izleyicileri pasif konumdan aktif konuma geçmektedirler. Farklı platformlar arası akışarak çoklu ortamlarda üretken bir şekilde var olmaktadırlar. Dijital olanaklarla başlayan yeni yayıncılık anlayışı çoklu, çapraz medya ortamlarını kullanarak kendine özgü bir dünya oluşturmaktadır. İzleyiciden görsel, işitsel, dijital platformları kullanarak bu dünyanın içine girmesi beklenmektedir. Açılan hikaye ile bütünleşmek için hikayenin medyalarının yer aldığı platformlarda akışmak gerekmektedir. Bu çalışmanın konusu transmedya kavramı bağlamında Türkiye'de yayın yapan yerli yapım çocuk programlarını irdelemektir. Çalışmamın metodolojisi birbirinden farklı çocuk programlarındaki izleyicilerin aktifliği ve pasifliğini sorgulayarak, programların içerik analizlerini içermektedir. Bu çalışmanın sonucu, Türkiye'de yayın yapan yerli yapım çocuk programları hakkında durum analizi yaparak çocukların ne derece üretken olduklarını açığa çıkartmayı amaçlamaktadır.

Anlatı becerileriAnlatıbilimHikaye+6
Gözde Karabay
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessEN

The victim children: Portrayals of children characters in war films

A successful film depends on its story and characters. It does not have to be an art film or a commercial film. In the last few decades, the film emerged as one of the important mass media channels to the audiences. It is dominating the viewer's minds by heart touching story, storytelling style, and visualization. There are thousands of war films in the market. Most of the war film story focuses not only on historical, ideological, propagandistic, and hero character perception but also on victories or victims. In 1922, Mussolini echoed Lenin in proclaiming that "The cinema is the most powerful weapon". Cinema has the power to divert and motivate the audience because of the real feel combination with videography and sound design. Suppose a film is compared to the other artwork like a poem, photography, painting, sculpture art, etc. Basically, War film plots bear mournful myth with tragic drama. According to Aristotle's poetic theory, every tragedy has catharsis and negative emotions. And negative emotion catches the audience's attention very easily. That is why war victim children characters influence the audiences from the war film plots. Because cinema film is an audiovisual rhetoric and it has many abilities to make images to the audiences. The victim children characters in the war films are influential characters for the audiences. They have strong abilities to make sympathy for the war victim children with rhetoric and storytelling power. This thesis describes its arguments by using qualitative, narrative analysis research methods on different five war films, where children characters are portrayed as war victims.

FilmStory tellingCharacter+5
Nowazes Alı Khan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ömer Hayyam rubailerinin günümüz görsel iletişim yöntemleriyle yorumlanarak, görsel iletişimde hikayeleştirme eğiliminin sorgulanması

Tarih boyunca insanlık birbirinden farklı yaşayış biçimleri geliştirmiş, her toplum kendine özgü kültür yapıları inşa etmiştir. Bireyler ve topluluklar, bu kültürel yönelimler ışığında varlıklarını, çevrelerini ve dünyayı anlama yoluna gitmişlerdir. Deneyimler, öğretiler, düşünürlerin fikirleri, sanatçıların üretimleri ve efsanelerle birlikte birçok unsur toplum belleklerine zamanla işlenmiş ve bireylerin hayatını etkileyen birer kültürel kod halini almıştır. Günümüzde de etkileşimin daha hızlı ve aktif oluşuyla birlikte toplumlar hızla dönüşmektedir. Tüm bu dönüşümün ortasında, insanın iletişime geçme ihtiyacı varlığını korumaktadır. Gözü merkeze alan günümüz toplumlarında, görsel iletişim yöntemleri daha fazla tercih edilmektedir. Özellikle kendini doğru anlatma kaygısı içinde olan bireyler, markalar veya topluluklar; ortak kültürel kodlar aracılığıyla iletişime geçmeye çalışmaktadır. Anlatmak istediğini bu kodlara dokunarak görsel iletişim diline dökenlerin, karşısındakine ulaşmasının daha kolay ve etkili olduğu anlaşılmaktadır. Modern iletişim çalışmaları birçok duyguyu içinde barındıran kompleks yapılara dönüşmektedir. Görsel iletişim çalışmalarındaki hikayeleştirme eğilimi dikkat çekmekte, görsel iletişim tasarımcısının modern hikaye anlatıcıları olarak konumlanması önem kazanmaktadır. Bu bağlamda; özellikle Türkiye ve İran coğrafyalarındaki toplulukların belleklerinde önemli bir yere sahip olan Ömer Hayyam rubailerinin, günümüz görsel iletişim yöntemleriyle hikayeleştirme uygulaması gerçekleştirilmiş ve görsel iletişimde hikayeleştirme aşamaları incelenmiştir.

Görsel iletişimGörsel tasarımGörselleştirme+4
Murat Miroğlu
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yayın illüstrasyonlarında görsel hikaye anlatımı

Yayın illüstrasyonları günümüzde basılı ve dijital yayınlarda metnin içeriğiyle ilişkili görsel hikaye anlatıcısıdır. Görsel hikaye anlatımı çoklu sahnelerin dışında tek bir görsel ile hikayeyi etkili bir biçimde anlatabilmektedir. Yayın illüstrasyonlarında görsel hikaye anlatımı yöntemi okuyucuların metni daha hızlı ve rahat algılamalarını sağlayarak içeriğe odaklanmalarına destek olmaktadır. Bu anlamda yayın illüstrasyonları metnin yanında konumlandırılan ayrı bir yapı olarak değil içerikle bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Bu bütünlük içerisinde yayın illüstrasyonlarının, yapıya görsel estetik katmanın ötesinde işlevleri vardır. İçerikteki bilgi, düşünce veya duyguları okuyucuya aktarma, benimsetme ve hissettirme amacını taşırlar. Böylece metin okuyucu ile daha fazla etkileşime geçebilmektedir. Günümüzde basılı olan yayınların çoğu dijital ortamda da yerini almakta, kimi yayınlar ise sadece dijital olarak yayın hayatına devam etmektedir. İnsanlar, gazete, dergileri ve kitapları kullanımı giderek yaygınlaşan ve geniş imkanlar sunan bilgisayar, tablet ve telefon gibi cihazlarla dijital platformlardan okumayı tercih etmektedir. Diğer yandan dijital platformlarda görsellerin önemli bir ağırlığı vardır. Bu bakımdan yayın illüstrasyonları görsel hikaye anlatıcısı olarak dijital platformlarda da yer alır. Bu mecranın sunduğu olanaklar ile yayın illüstrasyonları farklı etkileşim yöntemleriyle kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı basılı ve dijital yayın illüstrasyonlarını ile görsel hikaye anlatımının bağını araştırmak, örnekler üzerinden incelemektir. Bu bağlamda günümüzün önemli basılı ve dijital yayınları arasında yer alan dergi ve gazetelerdeki illüstrasyonlar incelenmiştir. Ayrıca basılı yayınlarda durağan olarak yer alan yayın illüstrasyonlarının dijital mecrada değişen form ve yapısı araştırılmıştır. Dijital ortama aktarılan yayın illüstrasyonlarının görsel hikaye anlatımı bakımından dönüştüğü yeni biçimler incelenmiştir.Yapılan araştırma ve incelemelerde edinilen bilgiler ışığında gerçek bir haber içeriği ele alınarak görsel hikaye anlatımı yöntemiyle yeni bir yayın illüstrasyonu serisi tasarlanmıştır. Anahtar Kelimeler: yayın illüstrasyonu, görsel hikaye anlatımı, illüstrasyon

Görsel hikayelemeHikaye anlatmaYayın illüstrasyonu+1
Namık Kaan Gökçen
Feyziye Schools Foundation Işık University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Günümüzde hikaye-masal anlatıcılığı eğitimi

Bu araştırmanın amacı günümüzdeki hikâye ve masal anlatıcılığı eğitimlerini incelemektedir. Araştırma alanı hem akademik anlamda hem de sahne sanatları anlamında gelişmekte olan bir alan olduğundan bu alana katkı sağlamak amacıyla bu yönde bir çalışma ortaya koyulmuştur. Araştırma bu temel amaç bağlamında dört ana bölümden oluşmaktadır. Nitel bir yaklaşım esasına göre planlanan araştırmada mülakat (röportaj) formu geliştirilmiştir. Hazırlanan mülakat formları üzerinden de hikâye ve masal anlatıcılığı eğitimi veren birey ve kurumlarla görüşülmüş ve veriler toplanmıştır. Toplanan veriler incelendiğinde hikâye ve masal anlatıcılığında hem teorik hem de pratik eğitimlerin yapıldığı görülmüştür. Bununla birlikte bu eğitimlerde daha çok pratik olan yanlarında öne çıktığı görülmüştür. Verilen eğitimlerde öne çıkan bir diğer önemli detay ise doğaçlamanın önemi olmuştur. Ancak doğaçlamanın gelişmesinde ise deneyim ve tecrübenin rolü de vurgulanmıştır. Araştırmada öne çıkan bir diğer eğitim metodunu ise profesyonel anlatılara geçmeden önce; küçük gruplarla yapılan deneme anlatıları oluşturmaktadır. Çalışmada öne çıkan bir diğer sonuç ise hikâye ve masal anlatıcılığı eğitimlerinin henüz akademik ve metodolojik olarak tam olarak oturmadığı görülmüştür. Dolayısıyla da bu araştırmalar literatürün genişlemesi bakımından önem kazanmaktadır.

AnlatıAnlatıcıEğitim+3
Sema Çeker
Haliç University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hikaye-masal anlatıcısı ve Meddah: Benzerlik-karşıtlık ilkeleri

Halk tiyatrosu ile epik eserlerin arasında konumlanmış olan meddahlık, günümüzde hikâye anlatıcılığı olarak da anılmaktadır. Geleneksel halk tiyatrosundaki hikâye anlatıcılığının başlangıcı olarak kabul gören meddahlık, bugüne dek pek çok değişime uğramıştır. Ancak muhafaza edebildiği niteliklerini de halen bünyesinde barındırmaktadır. Çalışma süresince meddahlık ile masal-hikâye anlatıcılığı benzerlikleri ve karşıtlıkları bakımından incelenmiş; çalışma nihayetinde ise günümüzdeki meddah ve masal-hikâye anlatıcılığının gelenekselliğinin değerlendirilerek aralarındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda üç meddah ve iki masal-hikâye anlatıcısıyla söyleşi yapılmıştır. Görüşmeler süresince, hem bugünkü meddah ve masal-hikâye anlatıcısı hem de geleneksel meddah ve masal-hikâye anlatıcısı, benzerlikleri ve karşıtlıkları bağlamında karşılaştırılmış, masal-hikâye anlatıcılığının meddahlığın devamı olup olmadığının veya meddahlığın masal-hikâye anlatıcılığının devamı olup olmadığının irdelenmesi amacı güdülmüştür. Hem alan yazın taraması, hem de söyleşi bilgileri ışığında ulaşılan çalışma sonucunda; meddahlığın Türk Halk Tiyatrosunda hikâye anlatıcılığının miladı olduğu, dolayısıyla günümüzdeki stand-up gösterileri, tek kişilik oyunlar ve hikâye anlatıcılığının köklerinin meddahlığa dayandığı saptanmış, kültürel etkileşim ve çağın getirileriyle beraber gerek anlatım teknikleri gerekse zengin hikâye metinleri ile günümüzde meddahlık ve masal-hikâye anlatıcılığının birbiriyle etkileşim halinde olduğu kanısına varılmış ve günümüzde iki türü birleştiren modern örneklerle çalışma zenginleştirilmiştir.

Halk tiyatrosuHikaye anlatmaMeddah+2
Burçak Gürkan
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, etkileşimli masal anlatım tekniğinin ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin dinleme becerilerine etkisini ölçmektir. Araştırmada, nicel model ile nitel model birlikte kullanılmıştır. Etkileşimli masal anlatım tekniğinin etkililiğini ölçmek amacıyla nicel model, bu etkililiği daha iyi tartışmak için görüşme tekniği kullanılarak nitel model desteği sağlanmıştır. Araştırmanın nicel model kısmında, öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desene yer verilmiştir. Araştırmada kullanılacak altı adet masal metni; araştırmacı, beş uzman ve beş Türkçe öğretmeninin görüşleri çerçevesinde belirlenmiştir. Bu araştırmanın çalışma grubunu, Kütahya ili Merkez ilçesi 19 Mayıs Ortaokulu 5. sınıf düzeyinde öğrenim görmekte olan öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışma grubunda toplam 32 öğrenci yer almaktadır. Bu iki şube, random tekniği ile birisi deney grubu, diğeri kontrol grubu olarak ikiye ayrılmıştır. Deney grubu 15, kontrol grubu ise 17 öğrenciden oluşmaktadır. Uygulamaya geçmeden önce öğrencilere, birer adet kişisel bilgilendirme formu dağıtılmıştır. Uygulamanın ilk 3 haftasında hem deney hem de kontrol grubu öğrencilerine 3 masal metni, her hafta birer metin olmak üzere, yöntem ile dinletilmiştir. Etkinlik kâğıtlarına verilen yanıtlar çerçevesinde öntest verileri oluşturulmuştur. Araştırmanın deney aşamasında, deney grubu öğrencilerine son 3 masal metni etkileşimli yöntemle anlatılmış, kontrol grubu öğrencilerine ise son üç masal metni yine yöntemle dinletilmeye devam edilmiştir. Öğrencilere dağıtılan etkinlik kâğıtlarından elde edilen verilerle her iki gruba ait sontest verileri oluşturulmuştur. Altıncı masal metninden 21 gün sonra, her iki gruba da son dinletilen masal metnine ait kalıcılık testi uygulanmıştır. Araştırmaya nitel veri desteği sağlamak amacıyla her iki grup ile görüşme yapılmıştır. SPSS veri tabanı yardımıyla yapılan analizler sonucu, deney grubu öğrencilerinin öntest ve sontest verileri karşılaştırılmış, etkileşimli masal anlatım tekniği sonrası elde edilen sontest verilerinin ortalamalarının, yöntem kullanılarak elde edilen öntest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin cinsiyete ve anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Sontest verilerinin hem cinsiyete hem de anaokulu eğitimi alma durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. (p>.05). Öğrencilerden elde edilen sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığını ölçmek amacıyla tek yönlü varyans analizi (ANOVA) testi uygulanmıştır. Bu ölçümler sonucunda, öğrencilerin sontest verilerinin baba eğitim ve anne eğitim durumuna göre farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır (p>.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait sontest verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05) Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verileri arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olup olmadığını ölçmek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, kontrol grubu öğrencilerinin kalıcılık verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin sontest ve kalıcılık testlerinin farklılaşmasını belirlemek amacıyla bağımsız örneklem grubu t-testi uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<.05). Yine aynı şekilde kontrol grubu öğrencilerine ait kalıcılık verilerinin ortalamalarının, sontest verilerinin ortalamalarından anlamlı düzeyde düşük olduğu tespit edilmiştir (p<.05). Son olarak her iki grup öğrencileri ile görüşme yapılmıştır. Deney grubu öğrencileri ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, etkileşimli biçimde anlatılan masalları daha çok sevdikleri, daha dikkatli ve uzun süre dinleyebildikleri, anlatım süresince daha çok eğlendikleri, sonucuna ulaşılmıştır. Kontrol grubu ile yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin, beşinci ve altıncı masal metinlerini anlamakta güçlük çektikleri, masal dinlemenin diğer beceri alanlarına olumlu yönde katkı sağladığını ve masalların daha somut biçimde anlatılması gerektiğini düşündükleri belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Masal anlatıcılığı, etkileşimli masal anlatımı, dinleme eğitimi

Dinleme becerisiEtkileşimHikaye anlatma+3
Ebru Öztürk
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Hikâye anlatıcılığının yaratıcı hikâye yazma becerisinin gelişimine katkısı

Bu çalışmanın amacı, hikâye anlatıcılığı tekniklerinin ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yaratıcı hikâye yazma becerisinin gelişimine katkısını araştırmaktır. Eylem araştırması ile desenlenen bu çalışma, 2019-2020 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde Uşak il merkezindeki bir ilkokulda, dördüncü sınıf 15 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Uygulama öncesinde alan yazın taranmış, müfredatta yer alan ilkokul dördüncü sınıfa yönelik kazanımlar ve etkinlikler incelenmiş, ilkokul dördüncü sınıf öğretmenliği yapan ya da yapmış olan sınıf öğretmenleri ile yaratıcı hikâye yazma becerisine dair görüşme yapılmıştır. Elde edilen verilerin ardından araştırmacı tarafından yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmek amacıyla hikâye anlatıcılığı teknikleri hazırlanmıştır. Uygulama süreci araştırmacı tarafından yürütülmüş olup öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisine yönelik gelişimlerini belirlemek amacıyla ön test, son test ve kalıcılık testi puanları belirlenmiştir. Uygulama sonrasında ise öğrenci görüşleri alınarak ve uygulama süresince gözlem yapılarak süreç derinlemesine incelenmiştir. Elde edilen verilere göre, öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisi ön test puan ortalaması ile son test puan ortalaması arasında 60,8 puanlık bir fark bulunmuştur. Bu bulguya göre hikâye anlatıcılığı tekniklerinin öğrencilerin yaratıcı hikâye yazma becerisine katkı sağladığı söylenebilir. Ayrıca yapılan analizler sonucunda, ön test puanları yüksek olan öğrencilerin son test puanları yüksek, ön test puanları düşük olan öğrencilerin son test puanlarının da düşük olduğu tespit edilmiştir. Çalışma grubunun, son test ve kalıcılık testi puan ortalamalarının arasında ise 9,68 puanlık bir fark bulunmuştur. Bu bulgular, yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmede, çeşitli alt becerileri ve elemanları içeren hikâye anlatıcılığı tekniklerinin etkili olduğunu göstermektedir. Uygulama sonrası yapılan görüşmede ise öğrencilerin hikâye anlatıcılığı tekniklerine ve uygulama sürecine dair olumlu tutum sergiledikleri belirlenmiştir. Öğrenciler; hayal dünyalarını geliştiren, eğlenceli olan, farklı türde etkinlikleri içeren hikâye anlatıcılığı tekniklerinin yaratıcı hikâye yazmayı kolaylaştırdığını düşünmektedirler. Öğrencilerin, en çok duyulara hitap eden, canlandırma ve resim yapmayı içeren tekniklerden hoşlandıkları belirlenmiştir. Ayrıca çalışma grubu; duyuları daha iyi tanıma, hayal gücünü keşfetme ve kullanma, olayları farklı bakış açısıyla değerlendirme, zihinde canlandırma, yaratıcı düşünme ve yaratıcı bir hikâye yazma sürecinde detayları kullanma, hikâyeyi zenginleştirmeye katkı sağladığı için teknikleri faydalı bulmuşlardır. Yapılan gözlemler, öğrenci görüşlerini destekler niteliktedir. Öğrencilerin uygulama sürecinde, hikâye dinleme aşamasından zevk aldıkları; uygulama sayısı arttıkça yaratıcı hikâyeler yazmaya yönelik motivasyonlarının arttığı gözlemlenmiştir. Yine tekniklere yönelik uygulamalar yapıldıkça öğrencilerin yaratıcı hikâyeleri daha rahat biçimde yazdıkları görülmüştür. Sonuç olarak kapsamlı bir süreci barındıran yaratıcı hikâye yazma becerisini geliştirmede, öğrencilerin gelişim özellikleri dikkate alınarak hazırlanan hikâye anlatıcılığı teknikleri etkilidir.

HikayeHikaye anlatmaHikaye yazma+2
Nazmiye Topbaşoğlu
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hikâye anlatma becerisi ediniminin hazırlıksız konuşma becerisi gelişimine katkısı

Bu araştırmanın amacı hikâye anlatma becerisi ediniminin 6. sınıf öğrencilerinin hazırlıksız konuşma becerisi gelişimine katkısını ortaya koymaktır. Araştırmada nitel ve nicel araştırmaların birlikte verildiği karma yöntem deseni kullanılmıştır. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde Afyonkarahisar il merkezinde yer alan bir ortaokulun altıncı sınıfında öğrenim gören 10 kişilik çalışma grubuyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma verileri; dereceli puanlama anahtarı, konuşma becerisi tutum ölçeği, video kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme formları ve gözlem formlarıyla toplanmıştır. Uygulama öncesinde hikâye anlatma becerisi ediniminin hazırlıksız konuşma becerisine etkisini belirlemek amacıyla alan yazında tespit edilen çalışmalar ve ilgili müfredatlar incelenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda araştırmacı tarafından öğrencilerin hazırlıksız konuşma becerisini geliştirmek amacıyla hikâye anlatma eğitimi ve hazırlıksız konuşma etkinliklerini içeren günlük plan hazırlanmıştır. Araştırmacı tarafından yürütülen araştırmanın uygulama süreci 15 hafta sürmüştür. Uygulama öncesinde öğrencilerin hazırlıksız konuşma becerisine yönelik düzeyleri ve konuşma becerisi tutumları ölçüldükten sonra uygulama aşamasına geçilmiştir. Uygulamada öğrencilere hikâye anlatıcılığı eğitimi verilmiştir ve araştırmacı hikâye anlatma eğitimi uygulama gözlem formu doldurmuştur. Hikâye anlatıcılığı eğitimi tamamlandıktan sonra öğrencilerin hazırlıksız konuşma becerisi gelişimine katkısını belirlemek için öğrencilere hikâye anlatımı sonrasında hazırlıksız konuşma etkinlikleri yaptırılmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilere hazırlıksız konuşma türleri ile ilgili etkinlik yaptırılıp video kaydına alınmıştır. Alınan video kayıtları incelenerek Ortaokul 6. Sınıf Öğrencilerinin Hazırlıksız Konuşma Becerisine Yönelik Dereceli Puanlama Anahtarı doldurulmuştur. Ayrıca süreç içerisinde araştırmacı tarafından her hafta, ön ve son uygulamada hazırlıksız konuşma uygulama gözlem formu doldurulmuştur. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrenci görüşleri alınmıştır. Ayrıca uygulama sonunda velilerin ve öğretmenlerin görüşlerini belirlemek için veli ve öğretmen görüşleri alınmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğrencilerin boyut bazlı ön test ve son testten aldıkları puanlara ilişkin bağımlı örneklem t testi sonuçlarına göre hazırlıksız konuşma boyutlarında gelişmeler olduğu görülmüştür. Ayrıca öğrencilerin hazırlıksız konuşma becerisi genel toplam ön test ve son testten aldıkları puanların son test lehine olduğu görülmüştür. Benzer durum hem boyutlar hem de genel toplam kalıcılık testi puan ortalamalarında da görülmüştür. Öğrencilerin ön test ve son test hazırlıksız konuşma becerisi tutum puanlarına ilişkin bağımlı örneklem t testi puanları ile kaygı puanlarına ilişkin wilcoxon işaretli sıralar t testi puanları son test lehine olduğu görülmüştür. Öğrenciler eğitimi verimli-eğlenceli-eğitici-güzel bulduklarını, eğitimin hazırlıksız konuşmalarında gelişme sağladıklarını, hazırlıksız konuşma türleriyle ilgili bilgi sahibi olduklarını, hikâye anlatımını öğrendiklerini, beden dili-jest ve mimikleri kullanmada geliştiklerini, konuşurken heyecan ve utanma duygularının azaldığını, konuşurken kendilerini iyi ifade ettiklerini, özgüvenlerinde artış sağladığını, akıcı konuştuklarını, söyleyiş özelliklerinde gelişme olduğunu, dinleyicilerle etkileşim sağladıklarını görüşlerinde belirtmiştir. Veli ve öğretmen görüşleri öğrenci görüşlerini destekler niteliktedir. Araştırmacı uygulama sürecinde öğrencilerin hazırlıksız konuşma etkinlikleri ile hikâye anlatımı yapmaktan hoşlandıklarını ve sosyal yönden gelişme gösterdiklerini gözlemlemiştir. Sonuç olarak 6. sınıf öğrencilerinin hazırlıksız konuşma becerisi gelişiminde, hikâye anlatma becerisi edinmeleri etkilidir. Bu sonuç doğrultusunda birtakım öneriler ileri sürülmüştür.

Hazırlıksız konuşmaHikayeHikaye anlatma+4
Filiz Doğan
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Bir hikaye anlatım dili olarak etkileşimli grafik roman

Hikâye anlatıcılığında 1900'lü yılların başlarından itibaren kullanılan çizgi romanlar günümüzde Amerikan sinema sektörünün desteğiyle farklı bir boyuta taşınmış ve buna bağlı olarak okuyucu kitlesinde gözle görülür bir artış olmuştur. Belirli panellerle görsel olarak hikâye anlatımını destekleyen çizgi romanlar, panellerin anlatıma göre boyut ve şekil değiştirmesi sebebiyle sinemada kullanılan ekran boyutlandırmasından farklı özellikler göstermektedir ve anlatıyı daha çeşitli kompozisyonlarda izlememize de olanak sağlamaktadır. Grafik romanlar yapısal olarak çizgi romanlara göre çok farklılık göstermese de anlatım biçimi çizgi romanlardan farklıdır. Grafik romanların da piyasaya girmesinden sonra çizgi romanlardan ayrı anılmaya başlamıştır. Bu ayrım hikayenin uzunluğu, zaman akışı v.b. unsurlarla birlikte sağlanmıştır. Her geçen gün teknolojinin sunduğu olanaklara uyum sağlayamayan disiplinler kaybolmaya yüz tutar. Bu sebeple geleneksel grafik romanların yeni teknolojiler ile buluşup anlatılanı izleyiciye daha zengin bir biçimde sunması gerekmektedir. Fakat bu sanat ürünlerinin kendi dokusunu bozmadan üretilmesi kendi doğasının yaşatılması için önemlidir. Hikâye anlatımında izleyiciye de rol vermek bu bağlamda etkili olacaktır. Günümüzde pazarlama alanında da kullanılan bu teknikler özellikle grafik romanın klasik formunu bozmadan yeni bir anlatım biçimi oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında grafik romanların günümüz teknolojisine uyarlanarak hareketli, sesli ve etkileşimli hale getirilip izleyici ve okurların aynı platformda buluşarak, hikâye anlatım biçiminden daha çok verim almasının sağlanması hedeflenmektedir.

Anlatım yöntemiEtkileşimli grafik romanGrafik roman+6
Efecan Sezer
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı bölgede yaşayan çocukların anlatı becerileri ile erken okuryazarlık becerilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı bölgede bulunan 5 yaş çocuklarının erken okuryazarlık ve öykü anlatma becerilerini detaylı bir şekilde incelemek ve aralarındaki ilişkiyi araştırmaktır. Çocukların erken dönem dil becerilerinin okuryazarlık becerilerini öngördüğü kanıtlanmış olmakla birlikte, okul öncesi sözel anlatı becerilerinin dil ile erken okuryazarlık arasındaki ilişkisindeki rolü hakkında çok az şey bilinmektedir. Ayrıca bu becerilerin çocukların ileriki dönem akademik başarısı ve okuryazarlık becerileri üzerinde etkisi çalışmalarla kanıtlanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara İli Altındağ İlçesi'nde sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı olan bir bölgede MEB'e bağlı bağımsız bir anaokuluna devam eden çocuklar oluşturmaktadır. Bu araştırma çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerilerini desteklemek amacıyla bir eğitim programı hazırlayıp uygulamak amacıyla başlamış ancak Pandemi (Covid 19) süreci nedeniyle 4 hafta boyunca uygulanan 8 haftalık eğitim programına son verilmiştir. Bu çalışmanın örneklemini eğitim programı uygulamak amaçlı oluşturulan deney ve kontrol grubunda yer alan 43 (kız=22, erkek=21) çocuk oluşturmaktadır. Bu araştırmada çocukların erken okuryazarlık becerileri Kargın, Ergül, Büyüköztürk ve Güldenoğlu tarafından geliştirilen "Erken Okuryazarlık Testi (EROT)" ve Karaman tarafından geliştirilen "Erken Okuryazarlık Becerilerini Değerlendirme Aracı" kullanılmıştır. Çocukların öykü anlatmalarını sağlamak için Mercer Mayer (1969) tarafından oluşturulan "Frog Where Are You" (Kurbağa Neredesin) isimli resimli yazısız kitap; çocukların anlatılarının analizi için ise Işıtan (2010) tarafından geliştirilen "Öykü Anlatma Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda alt sosyo-ekonomik düzeyden gelen çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerilerinin anne öğrenim düzeyinden ve sosyo-ekonomik koşullardan etkilendiği görülmüştür. Ayrıca çocukların anlatı becerileri ve erken okuryazarlık becerileri arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur.

Anlatı becerileriDezavantajlı gruplarDil gelişimi+4
Şule Ünal
Hacettepe University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tiyatroda temsil ve anlatının oyuncu açısından sanatsal ve yöntemsel olanakları ve bir uygulama

Bu sanat çalışması, tiyatroda temsil ve anlatı birlikteliğinin oyuncuya sunduğu olanakları araştırmayı hedeflemiştir. Bu bağlamda temsil ve anlatı kavramlarının Batı tiyatrosunun kökeni olarak kabul edilen Antik Yunan'da izi sürülmüştür. Özellikle sanatta temsile dair önemli tespitleri Aristoteles'e nispeten göz ardı edilmiş iki filozof olarak Platon ve Plotinus'un yaklaşımları kapsamlı olarak analiz edilmeye çalışılmıştır. Tiyatroda anlatı ise modern anlatıbilimin mesafe ve bakış açısı kavramları ışığında sahne - seyir yeri ve oyuncu - rol ilişkisi bağlamında incelenmiştir. Geleneksel hikâye anlatıcılığı kapsamında ele alınan âşıklık icrasında, anlatı ve temsil ilişkisi, özdeşleşme-uzaklaşma ve mevcudiyet-temsiliyet kavramları çerçevesinde incelenmiş, oyuncunun sanatındaki karşılıklarıyla ele alınmıştır. Anlatı ve temsil birlikteliğinin oyuncuya açtığı sanatsal ve yöntemsel olanaklar bir sahne uygulaması kapsamında sınanmıştır. Uygulama çalışması çerçevesinde, gerçek bir hayat hikayesinin anonimleştirilmesi esasına dayalı "Viyana'da Yeşil Park" adlı orijinal metin kaleme alınmış ve kişisel hikâyenin kolektif bir anlatıya dönüşümü canlı bir tanıklık içerisinde incelenmiştir.

AnlatıAnlatıbilimAşıklar(Aşıklık geleneği)+7
Neslihan Derya Demirel
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bir popüler kültür ürünü olarak instagram ve dijital hikaye anlatımı: İzmir'de amatör bisikletçilik ve fotoğraf paylaşımı üzerine bir inceleme

Bu çalışma İzmir kentinde amatör bisiklet turlarına katılan bireylerin gündelik yaşam pratiklerine dair deneyimlerini ve bu deneyimlerini Instagram sosyal medya uygulamasında paylaştıkları fotoğraflar aracılığıyla hikayelendirmelerini anlamlandırmayı hedeflemektedir. Çalışma epistemolojik olarak niteliksel yaklaşımdan faydalanmaktadır. Araştırmanın ampirik boyutunu katılımcı gözlem ve derinlemesine görüşmelerden oluşan altı aylık bir alan çalışma oluşturmaktadır. Bu alan çalışması sonucunda toplanan bulgular kuramsal olarak kültür teorileri, dijital hikaye anlatıcılığı tartışmaları ve sosyal medya kuramları bağlamında incelenmiştir. Çalışma İzmir'de bisiklet turlarına katılan bireylerin Instagram hesapları aracılığı ile gündelik yaşam pratiklerini hikayelendirdiklerini tespit etmiştir. Çalışma bu hikayelendirme deneyimlerinin büyük ölçüde yeni iletişim teknolojilerinin bireylere sunduğu imkanlarla ilişkili olduğunu savunmaktadır.

BisikletDijital öykülemeFotoğraf paylaşımı+6
Aylin Karanfil
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurmaca anlatıda sözün ve düşüncenin temsili

1960'ların ortalarından itibaren bir disiplin olarak gelişmeye başlayan anlatıbilimin kökleri Platon ve Aristo'nun mimesis ve diegesis kavramlarına kadar uzanır. En genel tabirle, "gösterme" anlamına gelen mimesis ile "anlatma" anlamına gelen diegesis, anlatıda sözün ve düşüncenin temsili için bir zemin işlevi görür. Anlatı terimi günümüzde disiplinler arası ve çok boyutlu bir anlam kazanmıştır. Bu çalışma kapsamında ise anlatı "karakterin söylemi ile anlatıcı söyleminin bir bütünü" olarak ele alınmıştır. Anlatıda "söz" ve "düşünce", bir bütün olarak "söylem" kapsayıcı terimi ile karşılanabilmektedir. Karakterin otoritesi altında bulunan söylem kategorileri (serbest dolaysız söz, serbest dolaysız düşünce, dolaysız söz, dolaysız düşünce) kurmaca anlatıda en mimetik kategoriler olarak kabul görürken, anlatıcı otoritesi altında bulunanlar (dolaylı söz, dolaylı düşünce, söz edimlerinin anlatısal aktarımı, düşünce edimlerinin anlatısal aktarımı, eylemin anlatısal aktarımı) en diegetik kategoriler olarak kabul edilir. Bu çalışma altı bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde "kurmaca anlatıda söylem" konusuna açıklık getirilmiştir. İkinci bölümde anlatıda sözün temsilinde kullanılan kategoriler ele alınmıştır. Üçüncü bölümde düşünceyi temsil kategorilerine, bunların söz kategorilerine benzeyen ve onlardan ayrılan yönlerine değinilmiştir. Dördüncü bölümde sözün ve düşüncenin temsiline yönelik bazı müstakil çalışmalar yer almaktadır. Beşinci bölümde karakterleştirme ile sözün ve düşüncenin temsili arasındaki ilişki incelenmiştir. Altıncı bölüm tezin uygulama bölümünü oluşturur. Burada Türk edebiyatından seçilen üç hikâye sözün ve düşüncenin temsili açısından ele alınmıştır.

AnlatıAnlatıbilimAnlatım teknikleri+6
Ebru Özlem Yılmaz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Çizgi roman tabanlı dijital öykü anlatımının yazmaya yönelik tutuma ve yaratıcı yazma becerisine etkisi: Öğrenci görüşleriyle desteklenmesi

Bu çalışmanın amacı çizgi roman tabanlı dijital öykü anlatımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yazmaya yönelik tutumlarına, yaratıcı yazma becerilerine bir etkisinin olup olmadığını incelemek ve bu etkiyi verilerle ortaya koymaktır. Bu amaçla 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Gaziantep ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ilkokulun 4. sınıfında öğrenim gören 31 öğrenciye Türkçe öğretim programı çerçevesinde 7 haftalık bir çalışma yapılmıştır. Bu çalışmada deney grubu (N:16) ve kontrol grubu (N:15) olmak üzere iki farklı grup yer almaktadır. Deney grubunda çizgi roman tabanlı dijital öykü anlatımı uygulanırken, kontrol grubunda herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Araştırmada karma desen araştırmalarından iç içe desen kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde yarı deneysel bir desen olan eşitlenmemiş kontrol gruplu desen kullanılmıştır. Veri toplama araçları olarak yazmaya yönelik tutum ölçeği, yaratıcı yazma ürünleri değerlendirme ölçeği ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veri toplama araçları deney ve kontrol gruplarına ön test ve son test olarak uygulanmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde çizgi roman tabanlı dijital öykü yazımı üzerine yapılan araştırmaya ilişkin öğrenci görüşleri alınmış ve uygulama sırasında deney grubu gözlemlenmiştir. Araştırma çözümlenmesinde SPSS 26 istatistik paket programı kullanılmıştır. Araştırmanın sonunda, çizgi roman tabanlı dijital öykü anlatımı uygulamasının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin yazmaya yönelik tutumunu artırmada önemli etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmasına rağmen yaratıcı yazma becerisini arttırmada önemli etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Hikaye anlatmaSayısal hikayeTutum ölçekleri+7
Gökhan Özenç
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Türkçe ve Türk işaret dili (TİD)'nde hikaye başlangıçları ve karakter tanıtımları: Dil kanalının farklı olması bize neyi gösterir?

The aim of the current thesis is to track the developmental patterns in learning to set the scene and introduce referents in narrations produced by hearing children acquiring Turkish and deaf children acquiring Turkish Sign Language (Türk İşaret Dili - TİD). While narrating events presented in visual modality as in picture stories, spoken language acquiring children need to translate them into sequential segments of verbal output following the linguistic structures of their language (Berman and Slobin, 1994). This is not the case for deaf children who acquire a sign language where space is used to describe events and linguistic structures bear visual resemblance to the real events. The data were collected from three age groups in TİD and Turkish: Younger children between 3;5-6;8 years, older children between 7;2-9;11, and adults. There were 10 participants in each age group in each language, thus a total of 60 people took part in the current study. The participants were asked to narrate a picture story (Balloon Story, Karmiloff-Smith, 1981) to a deaf or a hearing person depending on the language condition. All the data were annotated and coded by deaf and hearing research assistants for the linguistic elements used to set the scene at the beginning of the narration (i.e., who, where, what information for the first picture) and the use of explicit linguistic forms to introduce the referents (i.e., the boy, the balloon man, the balloon). The results of the analyses showed that TİD-signing and Turkish-speaking children reached the adult patterns in learning to use scene setting elements at similar ages: In both languages, older age children, but not younger age children, were similar to adults in how frequently they used different types of scene setting elements. As to referent introduction, even younger children in both languages were adult-like in making explicit referrals to different referents of Balloon Story. Turkish speakers, in general, used explicit referrals to the main and secondary animate and inanimate characters of the story more frequently than TİD signers, which could be an effect of modality or typological difference between two languages.

Mother tonqueStudy of languagesGrammar+6
Beyza Sümer
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of digital storytelling implementation through an animated video creation tool on speaking anxiety, willingness to communicate, and speaking performance: An empirical study

This study was designed mainly to investigate the effect of digital storytelling (DS) and voice recording activities on students' speaking anxiety, willingness to communicate (WTC), and speaking performance. Additionally, students' opinions on the use of DS and its effect on their speaking anxiety and WTC were explored. Ninety-nine second-year university students from the English department of an Iraqi university were targeted to be a sample of the study. A comparison group design was adopted as the research design, and mixed methods were employed for collecting data. Quantitative data were analyzed by applying descriptive and inferential statistics, and qualitative data through content analysis. The results showed that DS significantly contributed to reducing the students' speaking anxiety, while voice recording activities did not significantly affect it. Moreover, the findings revealed that DS and voice recording did not contribute to increasing WTC. Further, DS had a significant effect on the speaking performance of students who participated in DS activities. On the other hand, no significant difference was found in the speaking scores of students who took part in voice recording activities. Additionally, qualitative data obtained through interviews from the experimental group showed several factors affecting students' speaking anxiety and WTC. Factors such as fear of making mistakes, fear of negative evaluation by friends, and lack of linguistic knowledge affect students' speaking anxiety. Similarly, factors such as motivation, student humiliation, supportive classroom atmosphere, and teaching style affect students' WTC.

Story tellingIraqiSpeech+6
Omed Saıfadın
Bahçeşehir University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Hikâye temelli çalışma belleği müdahale programının çalışma belleği kapasitesine ve erken matematik yeterliğine etkisi

Araştırmada, Hikâye temelli çalışma belleği müdahale programının çalışma belleği kapasitesine ve erken matematik yeterliğine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bağımsız anaokullarına devam eden, 60-72 aylık çocuklarla ve anneleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma nicel ve nitel karma araştırma yöntemlerinden yakınsayan paralel karma yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada "Genel Bilgi Formu", "Çalışma Belleği Ölçeği", "Erken Matematik Yeteneği-3 Testi", "Portfolyo Değerlendirme Kontrol Listesi"v e "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (Anne)" kullanılmıştır. Araştırmanın bağımsız değişkenini deney grubuna uygulanan Hikâye Temelli Çalışma Belleği Müdahale Programı, bağımlı değişkenini ise Çalışma Belleği Ölçeği (ÇBÖ) ve Erken Matematik Yeterliği Testi-3 (TEMA-3) ile annelerin görüşleri ve çocuklardan elde edilen portfolyo dokümanları oluşturmaktadır. Araştırmanın deneysel boyutunda ön test-son test-kalıcılık testi kontrol gruplu yarı deneysel desenden, nitel boyutunda ise doküman analizi ve görüşme yönteminden yararlanılmıştır. Hikâye Temelli Çalışma Belleği Müdahale programı, sekiz hafta boyunca haftada üç gün ve haftalık beş etkinlik olarak 35-40 dakika sürecek şekilde deney grubu çocuklarına uygulanmıştır. Elde edilen veriler uygun istatistik yöntemler kullanılarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda Çalışma Belleği Ölçeği ve alt boyutlarına ilişkin deney grubunda yer alan çocukların aldıkları ön test ve son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olduğu, Erken Matematik Yeteneği-3 testine ilişkin deney grubunda yer alan çocukların aldıkları ön test ve son test puan ortalamaları arasında anlamlı bir farklılık olduğu görülmektedir. Programın uygulanması sürecinde toplanan dokümanlarının değerlendirmesinden elde edilen sonuçlara göre çocukların tüm hikâyeler için ortalamanın üstünde puan aldıkları ve birinci hikâyeden sekizinci hikâyeye doğru aldıkları puan ortalamalarının belirgin bir şekilde arttığı görülmektedir. Deney grubunda yer alan annelerle program sonrasında yapılan görüşmelerde anneler hem çocuklarında hem de kendilerinde değişimler yaşandığını belirtmişlerdir. Anneler programın çocuklarında yaptığı değişimleri; bellek ve dikkat gelişimi, matematik gelişimi, matematiğe olan ilgi, dil anlatım becerilerine yönelik gelişim ve ödev/sorumluluk bilincinin gelişmesi şeklinde ifade etmişlerdir. Programın kendilerinde yarattığı değişimi ise çocuklarını bellek ve matematiksel yeterlikleri açısından daha iyi tanımalarını sağladığı ve çocuklarıyla evde daha etkili zaman geçirmeye yönelik farkındalıklarını arttırdığı şeklinde ifade etmişlerdir. Programın materyal ve yöntemlerinin fiziki ve içerik olarak uygun ve yeterli olduğunu ifade etmişler ve programın yaygınlaştırılmasına yönelik önerilerde bulunmuşlardır. Araştırma sonuçlarına dayanarak çocukların bellek gelişimleri açısından hikâye temelli çalışma belleği müdahale programının etkili bir öğretim stratejisi olarak özellikle okulöncesi eğitim programlarına dahil edilebileceği ve eğitimci/ebeveynlere daha etkin rehberliklerin yapılması gerektiği şeklinde geri bildirimlerde bulunulmuştur.

Hikaye anlatmaÇalışma belleği
Hülya Tokuç
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuklara preoperatif dönemde uygulanan dijital hikaye anlatımının kaygı ve negatif duygusal davranışlara etkisi

Araştırma, pediatrik günübirlik cerrahi alanında terapötik bakım müdahalesi olarak dijital hikaye anlatımının negatif duygusal davranışlar ve kaygı üzerindeki etkisi incelemek amacıyla randomize kontrollü deneysel tasarımda yapılmıştır. Araştırma, Denizli ili Pamukkale Üniversitesi Hastaneleri'nde Kulak Burun Boğaz Hastalıkları polikliniklerinde ve yataklı servislerinde Kasım 2022- Nisan 2023 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini kulak burun boğaz polikliniklerinde, günübirlik cerrahi için kabulü yapılan hastalar oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini, günübirlik cerrahi planlanan ve araştırmanın dahil edilme kriterlerine uyan gönüllü 36 çalışma 36 kontrol grubu olmak üzere 72 çocuk oluşturmuştur. Araştırma verileri, Çocukları Tanımlayıcı Bilgi Formu, Çocuklar için Duygusal Görünüm Ölçeği ve Çocuklar için Durumluk Kaygı Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca dijital hikaye anlatımı müdahalesinin uygunluğu Dijital Hikayeler için Dereceli Değerlendirme Ölçeği kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma grubunda, günübirlik cerrahiye hazırlık dijital hikaye anlatımı ile yapılmıştır. Kontrol grubuna ise müdahale uygulanmamıştır. Araştırma verilerinin analizinde, SPSS 25.0 paket programı kullanılarak, iki ortalama arasındaki farkın önemlilik testi, Mann Whitney U testi, Ki kare testi ve Tekrarlı ölçümlerde varyans analizi yapılmıştır. Dijital hikaye anlatımı müdahalesi öncesi çalışma ve kontrol grubunun durumluk kaygı ölçeği puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Her iki grup birbirine homojendir. Durumluk Kaygı puanı, çalışma grubunda izlem zamanlarına göre azalma göstermiştir. Dijital hikaye anlatımı müdahalesi kaygı puanının düşürülmesinde etkili bulunmuştur. Durumluk kaygı puanı, kontrol grubunda ameliyat gününde en yüksektir. Günübirlik cerrahi günü, kontrol grubundaki çocuklar çalışma grubundakilere göre daha yüksek kaygı yaşamışlardır. Kontrol grubundaki çocukların yüksek kaygıları, çalışma grubundan daha yüksek seviyede seyrederek, postoperatif 2 hafta sonra da devam etmiştir. Kontrol grubundaki çocuklar, günübirlik cerrahi günü daha fazla negatif duygusal davranış göstermiştir. Araştırmada uygulanan dijital hikaye anlatımı müdahalesi, çocukların kaygılarının ve negatif duygusal davranışların azaltılmasında etkili bulunmuştur.

AnksiyeteDavranışDuygu+4
Selver Mete İzci
Pamukkale University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Impact of organizational storytelling on strategic change leadership

Stories are powerful and effective tools for leaders, especially during organizational change. This dissertation offers several novel insights and approaches to the holistic appreciation of the underlying mechanisms that contribute to the efficacy of storytelling. Few of these approaches have been tested through empirical experiments. The study focuses on exploring the intersections between change and leadership theories and concepts, with a particular emphasis on the examination of the role of stories and storytelling. The study of change and leadership in the context of management and organizations has a long and well-established history of research. However, the dynamics of storytelling as a tool for facilitating organizational change remains understudied. This is partly due to the multi-disciplinary nature of the topic, which has traditionally been approached from many fragmented perspectives. This dissertation aims to address this gap by proposing a more comprehensive and unified theory of storytelling, integrating insights from a range of academic disciplines to provide a more holistic understanding of the topic. Stories and storytelling have been described as possessing a certain enchantment, magic, and charm. This perspective is not without merit, as stories have been observed to captivate audiences and produce remarkable outcomes. From a symbolic standpoint, this effect can be seen as a manifestation of a perceived reality. In light of these findings, leaders are encouraged to consider the strategic use of storytelling in the context of organizational change processes, leveraging its potential to inspire and engage stakeholders.

Story tellingCorporate changeLeadership+1
Ahter Sönmez
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00

Related subjects