Hikaye anlatma
65 theses under this subject heading
Gelenekselden moderne masal anlatıcılığının evrilmesi: Hatay örneği
Hatay çok kültürlü yapısından dolayı önemli bir şehirdir. Dolayısıyla bu çok kültürlü yapıdaki çeşitlilik sözlü kültür ürünlerine de yansımıştır. Sözlü kültür ürünlerinin en önemlilerinden olan masallar da bu kültür çeşitliliğini üzerinde taşımaktadır. Bu çalışmada, anlatıcılık ve anlatıcılığın geldiği durum Hatay masalları ve masal anlatıcıları üzerinden verilmek istenmiştir. Amaç; anlatıcı ve anlatıcılığın yapılma sebeplerini, insanların neden bir anlatıcıya ihtiyaç duyduklarını ve bu sebeple son dönemlerde ortaya çıkan modern masal anlatıcılığının oluşma döngüsünün nasıl gerçekleştiğini sebepleriyle ortaya çıkarmaktır. Bu çalışmada masal anlatıcılığının durumu kaynak kişilerle görüşülerek ve literatür çalışmasına dayandırılarak ele alınmıştır. Bu çalışma; giriş, dört temel bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Çalışmada öncelikle araştırma sahası olan Hatay ile ilgili genel bilgiler verilmiş, burada derlenen masallar ve masal anlatıcılığı işlevsel açıdan değerlendirilerek Hatay'da masal anlatıcılığının gelenekselden moderne değişim süreci ele alınmıştır. Anlatıcılık geleneği eski zamanlardan itibaren süre gelmektedir. Masal anlatıcılığının Hatay'da da bir şekilde devam ettiği ve çağın ihtiyaçlarına göre yeni şekliyle de karşımıza çıktığı görülmüştür. Masal anlatıcılığının geçmişten günümüze Hatay'da geldiği bu durum sahada tespitler yapılarak açıklanmıştır. Bu durumu açıklamak için İşlevsel Kurama başvurulmuştur. Çalışma, kuramın da konusunu oluşturan anlatıcı, aynı zamanda dinleyici ve icra ortamı, metin, müzik ve kıyafet unsurları üzerinden incelenmiştir. Bu bağlamda, birçok farklı ortamda farklı anlatıcıdan derlenen masallar, masal anlatıcılığının gelenekselden moderne evrilmesi durumunu Hatay üzerinden anlamamızı sağlamıştır.
Öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin otizm spektrum bozukluğu olan çocukların sosyal becerileri edinmeleri üzerindeki etkisi
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB) olan çocuklar diğer gelişim alanlarında olduğu gibi sosyal becerileri edinmek için de etkili özel eğitim müdahalelerine gereksinim duymaktadırlar. Sosyal öyküler, OSB olan çocukların davranışsal ve eğitsel gereksinimlerinin desteklemesinde etkili olduğu bilinen bilimsel dayanaklı uygulamalardan biridir. Bu araştırmada, öğretmen adaylarınca hazırlanan vesunulan sosyal öykülerin okulöncesi dönemde bulunan OSB olan çocukların hedef sosyal becerileri edinmeleri, uygulama sona erdikten bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve hedef sosyal becerileri farklı kişi ve ortamlara genellemeleri üzerindeki etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babalarından öznel değerlendirme yoluyla sosyal geçerlik verisi toplanmıştır. Araştırma Anadolu Üniversitesi Engelliler Araştırma Enstitüsü Gelişimsel Destek Birimi'nde grup eğitimine devam eden OSB olan üç çocuk ve aynı kurumda öğretmenlik uygulaması yapan üç öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın amaçlarından ilki, özel eğitim öğretmen adaylarının sosyal öykü yöntemini doğru ve güvenilir bir biçimde uygulama bilgi ve becerisini kazanıp kazanmadıklarını incelemektir. Araştırmanın diğer amacı ise öğretmen adaylarınca hazırlanan ve sunulan sosyal öykülerin OSB olan çocukların hedeflenen sosyal becerileri edinmeleri, bir, üç ve beş hafta sonra korumaları ve genellemeleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Araştırma tek denekli araştırma yöntemlerinden yoklama evreli çiftler arası (öğretmen adayı-OSB olan çocuk) çoklu yoklama modeli ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın sosyal geçerlik verilerinin değerlendirilmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Araştırma bulguları, öğretmen adaylarının sunulan eğitimin ardından sosyal öyküleri %100 doğrulukla yazma ve yüksek düzeyde uygulama güvenirliği ile uygulama becerisi edindiğini göstermiştir. OSB olan çocukların ise hedef sosyal becerileri %100 düzeyinde edindiklerini, araştırmanın sona ermesini izleyen bir, üç ve beşinci haftalarda edindikleri sosyal becerileri koruduklarını ve bu becerileri farklı ortam ve kişilere genelleyebildiklerini göstermiştir. Sosyal geçerlik verileri, çalışmanın araştırmaya katılan öğretmen adayları ve OSB olan çocukların anne-babaları tarafından olumlu olarak değerlendirildiğini göstermiştir. Öğretmen adayları sosyal öykü yöntemini kolay bulduklarını ve meslek yaşamlarında da kullanacaklarını, anne-babalar ise hedef sosyal becerilerden ve sosyal öykü yönteminden memnun olduklarını aktarmışlardır. Araştırmanın bulgularının yeni araştırmalarla desteklenmesine, sosyal öykülerin hizmet-içi ve hizmet öncesi dönemde bulunan öğretmen ve öğretmen adaylarına öğretilmesinin yaygınlaştırılmasına gereksinim olduğu düşünülmektedir.
The narrative strategies and temporal experiments in Martin Amis's Time's Arrow And London Fields
In the realm of contemporary literature, the narrative landscape continues to evolve, giving rise to an amalgamation of forms that challenge traditional storytelling conventions. In this context, the works of acclaimed British novelist Martin Amis stand out for his idiosyncratic style, which might be aptly described as a hybrid form of postmodernism. Characterized by its skepticism towards grand narratives, self-reflexivity, and bold experimentation with form and language, Amis's writing transcends traditional boundaries and embraces the multifaceted nature of the postmodern aesthetic. In this context, with a focus on Amis's groundbreaking novels Time's Arrow (1991) and London Fields (1989), this thesis embarks on a compelling exploration of his narrative strategies and temporal experiments within the framework of his distinct hybrid postmodernism. Through the analysis of these techniques, the thesis aims to shed light on the innovative techniques used and their implications for narrative construction and the boundaries of storytelling.
دراسة السَّردية القَصصيَّة في القرآن الكريم دراســة دلالــيَّة [سورة يوسف أنموذجاً]
This thesis aimed to study the story of Joseph PBUH, as narrated by the Holy Qur'an as a narrative text consisting of a group of connected events that represent a raw material for the story, and the narrative structure of the story which based on events, characters and elements such as time and place. The story of Joseph differs from the artistic story in that it is a story that derives its material from reality and historical facts - as all stories of the Qur'an - and that it is a story in a complete surah in the Holy Qur'an, which indicates its importance. The study followed the descriptive analytical approach when analyzing the story into a set of events and elements, which constitute the narrative structure, and indicating how these elements mix in a creative way to influence the hearts of the listeners. The study concluded that this story was based on a main character, the character of the Prophet Joseph whose physical dimension (his physical beauty) played a driving role for the events of the story towards crisis. As for the social and psychological dimension, it appeared in Joseph's relationship with his father, whom he loved very much, and with his jealous and envious brothers, which diverted the course of the story into a great ordeal that the hero of the story experienced. And that the story relied on an exciting dramatic beginning that introduced the recipient to the developments of its events directly. The events began with Joseph's dream, then his brothers ordeal, then an ordeal with the minister's wife who sought to seduce him, then prison ordeal, then innocence and the great kingdom, and ended with the interpretation of his dream, and all this in an intense, accurate narration, an enjoyable theatrical dialogue, and a smooth transition between scenes so that cause and effect are interconnected. The function of events, time and place are integrated until the story is completed, and the study concluded that the divine narration is not surmounted by any narration, but rather that the miracle of the Qur'an includes its narrative miracle.
Okul yöneticilerinin öykücü liderlik yaklaşımına ilişkin görüşleri
Bu araştırmada okul yöneticilerinin öykücü liderlik yaklaşımına ilişkin görüşleri ortaya konularak, bu yaklaşımın yöneticiler tarafından hangi düzeyde uygulanabilirliğini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan görüşme yöntemi uygulanmıştır. Araştırmanın örneklemini Kırşehir ilinde MEB'e bağlı ortaokul ve liselerde görev yapan 6 okul müdürü ve 9 müdür yardımcısı olmak üzere toplam 15 okul yöneticisi oluşturmuştur. Yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, yöneticilerin onayları alındıktan sonra incelenmiş, araştırmanın amacı ve sorular bağlamında kodlanmıştır. Oluşturulan kodlar araştırma bulgularını ortaya koyacak şekilde temalara dönüştürülmüş, betimsel ve içerik analizleri yapılmıştır. Araştırma sonucunda okul yöneticilerinin, öğrencilerle, öğretmenlerle ve velilerle iletişime geçerken öykücü liderlik davranışları sergiledikleri ortaya koyulmuştur. Okul yöneticilerinin, okul personelini, öğrencileri, velileri motive etmek, onlara ilham vermek ve güvenilir bir rol model olmak için bazen kurgu bazen de kendi yaşam öykülerinden faydalandıkları görülmüştür. Okul yöneticilerinin öyküler yoluyla değerlerini, inançlarını ve vermek istedikleri mesajları okul personeline ilettikleri görülmüştür. Okul yöneticilerinin, öğrencilerde ve okul personelinde istenen davranış değişikliğini sağlamak, onların bakış açılarını geliştirmek ve empati yeteneğini kazanmalarını sağlamak için öykülerden yararlandıkları görülmüştür. Araştırmanın bulgularına göre, öykü anlatma becerisine sahip olmak, iyi bir gözlemci olmak ve güçlü bir hafızaya sahip olmak önemli öykücü liderlik yeterlikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Liderlik, öykücü liderlik, okul yöneticileri.
Mitlerin iletişimsel gücü: Yeniden üretilen ve yaşayan mitoslar
İnsanoğlunun bilimsel bulgular ışığında tarih sahnesindeki varoluşu toplumbilimsel açıdan ele alındığında avcı toplayıcı zamandan itibaren kendini var etme mücadelesi kadar kendini ve yaşadığı topluluğu anlamlandırma mücadelesi verdiği görülmektedir. Doğadaki diğer tüm canlılardan farklı olarak ürettiği bilgiyi inşa edebilen insan elde ettiği tecrübeleri kendinden sonraki kuşaklara aktarabilmek için hikâye ve öykü kavramını yaratmış, bu şekilde yaşamı yönetilebilir ve doğayla kontrol edilebilir bir ilişki sürmeye çalışmıştır. Zaman içerisinde bu kavramlar kültür olgusunu yaratmış bu hikayeler bir kontrol mekanizması olarak mitlere ve kadim anlatılara evrilmiştir. Günümüz kitle iletişim araçlarını göz önünde bulundurduğumuzda bu anlatıların hem amaç ve hem içerik olarak medyanın ve kitle iletişiminin temelinde hala barındığı gözlemlenmiştir. Medyanın temel işlevlerinde kontrol, bilgilendirme, meşruiyet oluşturma ve belli başlı davranış kalıpları oluşturduğu gözlemlenmiştir. Çalışma, Carl Gustav Jung'un Arketipler Kuramı, Temsil Kavramı ve Hikâye Anlatıcılığı gibi çalışmaları kuramsal dayanak olarak belirlemiştir. Çalışmada nitel içerik analizi metodu kullanılmış, anlatıların ve mitlerin hem kültürel hem de içerik oluşumu bakımından kadim anlatılar, mitler ve mitlerin yeniden dönüşümü kapsamında evreni temsil eden örneklemler incelenmiştir.
Erken çocukluk dönemindeki çocuklarda öykü anlatımına göre dil gelişimlerinin incelenmesi
Bu araştırmada erken çocukluk dönemindeki normal gelişim gösteren çocukların dil gelişimlerinin detaylı incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada okulöncesi eğitim kurumuna devam etmekte olan herhangi bir tanı almamış 4-5-6 yaşındaki çocukların dil gelişimleri yaş, cinsiyet, sosyoekonomik durum, anne-baba eğitimi, kardeş sayısı ve doğum sırası gibi değişkenler göz önünde tutularak incelenmiş ve duygusal ifadeleri araştırılmıştır. Araştırma verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ve Çocuk Algı Testi kullanılarak elde edilmiş, çalışma grubunu İstanbul'da bir anaokulunda öğrenim gören 30 çocuk oluşturmuştur. Her çocuktan kartlara bakarak 10 hikâye anlatması istenmiş olup, toplamda 300 hikâye incelenmiştir. Verilerin analizinde, betimsel analiz ve içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda on üç tema oluşturulmuştur. Bu temalar; sevgi ve şefkat, sevmeme, hoşlanma, şaşkınlık, mutluluk/sevinç, üzüntü, tiksinti ve olumsuz izlenim, sitem ve pişmanlık, korku, heyecan, öfke, kendilik bilinci duygular ve abartılı anlatım içeren duygusal ifadeler olarak belirlenmiştir. Bu temalar çocukların öykülerindeki sözcüklere göre uygun kodlara ayrılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular literatür ışığında tartışılmıştır.
Yas olgusu yaşayan çocukların yaşantılarının sistemik müdahale içeren hikâye anlatıcılığı tekniği ile incelenmesi: Vaka çalışması
Bu araştırmanın amacı, ebeveyni vefat eden, yas olgusu yaşamış olan 7-12 yaş aralığındaki çocukların yaşantı ve deneyimlerini "sistemik temelli hikâye anlatıcılığı" müdahalesi aracılığıyla ortaya koymaktır. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden "çoklu vaka araştırması" deseninde yapılandırılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Van İli'ne bağlı ilköğretim okullarında okuyan (altı farklı okul), ebeveynlerinden biri araştırmanın başlangıcından en az altı ay önce vefat etmiş ve okul psikolojik danışmanına psikolojik destek için talepte bulunulmuş annesi ya da babası vefat etmiş 7-12 yaş aralığındaki altı çocuk ile çocuklarla ilgili görüşlerini sunan altı ebeveyn oluşturmaktadır. Bu araştırmada verilerin toplanmasında görüşme ve gözlem yöntemleri kullanılmıştır. Görüşmeler, 2018-2019 öğretim yılı güz ve bahar dönemleri ile 2019-2020 öğretim yılı güz döneminde gerçekleşmiştir ve her bir çocukla her hafta düzenli biçimde on bir görüşme oturumu gerçekleşmiştir. Her oturumda çocuğun hayatta olan/ bakım sağlayan ebeveyniyle de düzenli görüşmeler gerçekleştirilmiş olup araştırmacı tarafından oluşturulan "ebeveyn yas gözlem formu" hayatta olan ebeveyn ile düzenli olarak doldurulmuştur. Veriler, "tümdengelim içerik analizi" ve "karşılaştırmalı nitel analizi" ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular incelendiğinde çocukların müdahale öncesi ve müdahale sonrasında Kübler Ross'un yas modeline göre çeşitli yas evrelerine ilişkin yaşantılara sahip oldukları görülmüştür. Çocukların müdahale sırasında neler yaşadıkları ise öyküsel terapi ve sosyal yapılandırmalara vurgu yapan White ve Epston'un terapötik yaşantıları; geçmişteki benzersiz yaşantılarla ilişkili yapılandırma, şimdiki benzersiz yaşantılarla ilişkili yapılandırma, geleceğe ilişkin varsayımsal yapılandırmalar temel alınarak sunulmuştur. Geçmişteki benzersiz sonuçlarla ilişkili süreçte ortaya çıkan duygusal yapılandırmalara" bakıldığında "ölüm yaşam arasında duygusal salınımlar", "yas sürecinde birçok duygunun birlikte yaşanabilmesi" gibi alt-kategoriler; "şimdiki benzersiz sonuçlarla ilişkili süreçte ortaya çıkan ilişkisel yapılandırmalar" genel kategorisi altında ise "aile kaynağı", "yas yaşayanın bir tek kendisinin olmaması" gibi alt kategoriler öne çıkmıştır. Çocukların tüm müdahale süreci boyunca yas / kedere ilişkin yaşantılarında yeni bakış açıları elde ettikleri ve yaşantılarını yeniden yapılandırdıkları göz önüne alındığında okul psikolojik danışmanları ve diğer kurumlarda çalışan profesyonellerin yas/ keder gibi olgularla çalışmaya dönük "sistemik temelli hikâye anlatıcılığı müdahalesinden" yararlanmalarının faydalı olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn kaybı, yas, terapötik hikâye anlatıcılığı, sistemik müdahale
Dijital hikâye anlatımının, iki dilli olan 48-60 ay çocukların ifade edici dil becerilerine etkisinin incelenmesi
Araştırmanın amacı dijital hikâye anlatımının 48- 60 aylık iki dilli çocukların ifade edici dil becerilerine etkisini ortaya koymaktır. Araştırma nicel araştırma yöntemlerindenön test – son test kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmagrubunu Kilis il Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir anaokulu ve bir ana sınıfında bulunan 48-60 aylık, normal gelişim gösteren 16 kız 14 erkek olmak üzere toplam 30 (Deney grubu 15, Kontrol grubu 15 ) iki dilli çocuk oluşturmuştur. Araştırmanın uygulama sürecinde 36 farklı hikâyeden yararlanılmıştır. Uygulama süreci 12 haftada tamamlanmıştır. Hikâyeler 2 farklı anlatım yöntemi ile gruplara anlatılmıştır. Deney grubuna dijital hikâye anlatımı yapılırken, kontrol grubuna geleneksel hikâye kitabı ile anlatım yapılmıştır. Çocukların ifade edici dil gelişimleri; kullanılan sözcük türlerine, toplam cümle sayısına, bir cümlede kullandıkları toplamsözcük sayısına ve bir cümledekullandıkları ortalama sözcük sayısına göre incelenmiştir. Hem ön test hem de son test verilerinin toplanmasında sessiz/sözsüz hikâye kitabı kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programı ilenon-parametrik testlerden, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testive Mann Whitney U Testi kullanılmıştır. Sonuç olarak dijital hikâye anlatımının 48-60 ay grubundaki iki dilli çocuklarının ifade edici dil becerilerini üzerinde anlamlı düzeyde etkiye sahip olduğu görülmüştür. Dijital hikâye anlatımının deney grubundaki çocukların fiil, zamir, zarf, bağlaç türü sözcük kullanımlarında anlamlı bir artış sağladığı ve çocukların kullandıkları toplam cümle sayısı,iki ve üç kelimeli cümle sayısı,cümledeki toplam sözcük sayısı ve bir cümlede yer alan ortalama sözcük sayısında daartışa katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: İki Dillilik, Dijital Hikâye Anlatımı, İfade Edici Dil, Okul Öncesi Eğitim
Etkileşimli okumanın hikâye anlatma becerisine etkisi
Bu çalışmanın amacı, etkileşimli okuma çalışmalarının hikâye anlatma becerisine olan etkisini incelemektir. Araştırmada ön-test son-test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma 2018-2019 eğitim öğretim yılı Şanlıurfa İl merkezli bir devlet okulunda yürütülmüştür. Araştırma, deney grubunda 25 ve kontrol grubunda 25 olmak üzere toplam 50 üçüncü sınıf öğrencisinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ön test ve son test verileri sessiz kitap niteliği taşıyan bir resimli çocuk kitabını, deney ve kontrol grubu öğrencilerinin hikâye anlatma yöntemi dâhilinde seslendirmesiyle ve bu esnada ses kayıt cihazı aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma kapsamında gerçekleştirilen Etkileşimli Okuma çalışmaları araştırmacı tarafından deney grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırmanın uygulama süreci 12 hafta sürmüş ve bu süre zarfında toplam 18 resimli çocuk kitabı etkileşimli okuma çalışmaları dâhilinde kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 24 paket programı yardımıyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi doğrultusunda elde edilen sonuçlara göre, öğrencilerin hikâye anlatma yöntemiyle kurgulamış oldukları ön test anlatımlarında kelime sayısı, kelime çeşitliliği ve cümle anlam ünitesi gibi boyutlarda deney ve kontrol grubu arasında anlamlı bir farklılık görülmezken son testin hikâye anlatımlarında deney grubu öğrencilerinin lehine anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır. Araştırmanın sonunda elde edilen sonuçlar ve literatür doğrultusunda etkileşimli okuma çalışmalarının çocuklarda ifade edici dil becerilerinin gelişimine katkı sağladığını, kelime hazinesini arttırdığını göstermektedir.
Using story telling supported by NLP techniques in the teaching of vocabulary to young learners
This specific study concerns itself with the teaching vocabulary to 4th grade students by using story telling and Neuro-Linguistic Programming (NLP) techniques to trigger their long term memories. In this respect, this study tries to find out the answers to the following questions:? ? What are the attitudes of young learners towards English and vocabulary learning?? ? Do NLP techniques and story telling activities enhance students? vocabulary knowledge?? ? Does using story telling technique with NLP aids help students retrieve the vocabularies learned when needed?? ? Does using story telling technique with NLP aids contribute to students? level of motivation, interest, enjoyment and pleasure towards vocabulary learning?The purpose of the study is to help students to improve their vocabulary learning and retention skills. Another purpose of the study is to increase students? level of motivation, interest, enjoyment and pleasure towards vocabulary learning by offering meaningful and rich input. To this purpose, NLP techniques are integrated into the existing language syllabus through story telling activities.First chapter of this study is introduction. It gives information about the background of the study, statement of the problem and purpose of the study. The second chapter presents an overview of literature, by giving information about young learners and their characteristics, learning styles and the ways to teach vocabulary best. This chapter also emphasizes storytelling and NLP techniques. The third chapter explains the methodology in detail. The fourth chapter is the data analysis and discussion. In this chapter, the results of the pre and post tests are presented on tables and interpreted. Also, the results are discussed according to research questions and sub-problems. As for the fifth chapter, it provides a brief summary of the study. It also presents general implications and offers specific suggestions. Additionally, the study has appendices; the lesson plans and example of activities, complete forms of Attitude Questionnairre, Vocabulary Knowledge Scale, and Intrinsic Motivation Inventory.As sources of data Vocabulary Knowledge Scale (VKS), Intrinsic Motivation Inventory (IMI) and Attitude Questionnaire were administered. The VKS were administered as pre-test and the post-test to examine the results of the applied tasks. The results showed that implemented story telling activities and NLP techniques were helpful for students to learn the target vocabulary items. Although the mentioned post test applied two weeks after the implementation, the students (except one student) highly remembered the target words, so it can be claimed that the implemented study was effective in students? putting the target words into their long term memory and retrieving them when needed. Also it was found that students? motivation was high after the applied techniques and activities.Keywords: Story telling, Vocabulary teaching, Young learners, Neuro-Linguistic Programming, Long term memory.
10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde uygulama yöntemlerine yönelik bir karşılaştırma
Bu araştırmanın amacı; 10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde hikâye anlatım yöntemi ve birleştirilmiş sanat eğitimi yöntemlerine yönelik bir karşılaştırma yapmaktır.Araştırma deneysel bir yöntemle yapılmıştır. Uygulamada, deney grubuna hikâye anlatım yöntemiyle birleştirilmiş sanat eğitimi yönteminin sanat tarihi disiplini, kontrol grubuna ise hikâye anlatım yöntemde konusu ? Her Dokunduğunu Altın Yapan Midas? olan resim çalışmaları yaptırılmıştır. Bu çalışmalar ? 6.sınıf yaratıcılığı inceleme kriteri? ile oluşturulan uzman komisyon tarafından değerlendirilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrenci bilgi düzeylerindeki farklılıkları ölçmek amacıyla her iki gruba da dersin ilk 5 dakikasında ön test, son dersin ilk 5 dakikasında ise son test uygulanmıştır. Yaratıcılık kriteri ve ön test-son test sonuçları alanın uzmanı tarafından bilgisayar ortamında elde edilmiştir.Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili, Milli Eğitim Vakfı İlköğretim Okulu'nun 6.sınıfından 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, nicel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Araştırma sonucunda; 10-12 yaş grubu çocuk resimlerinde mitolojik konulu hikâyelerin yaratıcılığa etkisinin belirlenmesinde, hikâye anlatım yönteminin birleştirilmiş sanat eğitimi yönteminin sanat tarihi disipliniyle birlikte verilmesinin, öğrencilerin yaratıcılıklarına olumlu yönde katkı sağladığı tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmanın ikinci basamağı olan ön-son test sonucunda; deney grubunun ön-son test bilgi düzeylerinde anlamlı bir yükselişin olduğu, kontrol grubunda anlamlı bir yükselişin olmadığı ve deney-kontrol grubu son testlerinde ise yine anlamlı bir artışın olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Hikâye, Hikâye Anlatım Yöntemi, Yaratıcılık, Birleştirilmiş Sanat Eğitimi Yöntemi.
The effect of computer assisted and teacher-led storytelling on vocabulary learning of 5th grade students
Beş ana bölümden oluşan bu çalışmanın amacı, ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerine kelime öğretiminde bilgisayar destekli hikaye anlatımının mı yoksa öğretmen destekli hikaye anlatımının mı daha etkili olduğunu saptamaktır. Çalışma, 2010?2011 öğretim yılında iki ayrı sınıftan toplam 60 beşinci sınıf öğrencisi üzerinde uygulanmıştır. Her bir sınıf için 10 ders saati alan araştırmayı gerçekleştirmek ve verileri toplamak için Siirt Sancaklar İlköğretim Okulu araştırma yapılacak okul olarak seçilmiştir.Çalışmanın birinci bölümü giriş bölümüdür. Bu bölüm, genel olarak çalışmanın bütünü, temeli, amacı, sınırlılıkları, varsayımlar ve kullanılan yöntem hakkında kısa bir bilgi vermektedir. İkinci bölümdeyse, çocuklar ve özellikleri, öğrenme stilleri, etkili kelime öğretim yolları açıklanarak genel bir bilgi verilmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca çocukların kelime öğreniminde hikaye anlatımının ve de bilgisayar destekli dil öğreniminin yerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde, çalışmayı gerçekleştirmek için başvurulan metod ve veri toplama aracına ve uygulamalara değinilmektedir. Dördüncü bölüm ise veri analizini ve bunların yorumlanmasını içermektedir. Ön ve son test sonuçları tablolarda gösterilip yorumlanmaktadır. Beşinci ve son bölüme gelinceyse, çalışmanın kısa bir özeti ve elde edilen sonuca dair birtakım önerilere yer verilmiştir. Ayrıca ekler bölümünde, çalışmada yer alan hikaye anlatımına ilişkin tamamlanmış beş ders planı ve ön ve son testler sunulmaktadır.
İlköğretim I.kademe 5. sınıf görsel sanatlar eğitimi dersinde hikaye anlatım yönteminin yaratıcılığa etkileri
Bu araştırmanın amacı; İlköğretim görsel sanatlar eğitimi dersinde hikaye anlatım yönteminin, görsel sanatlar eğitiminin temel kazanımlarından biri olan yaratıcılığa etkisini araştırmaktır.Araştırma deneysel bir yöntemle yapılmıştır. Uygulamada, deney grubuna hikaye anlatım yöntemi, kontrol grubuna ise geleneksel yöntemde konusu ?Ay'a Yolculuk? olan resim çalışmaları yaptırılmıştır. Bu çalışmalar ?5. sınıf yaratıcılığı inceleme kriteri? ile oluşturulan uzman komisyon tarafından değerlendirilmiş, sonuçlar ise bilgisayar ortamında araştırmacının kendisi tarafından elde edilmiştir.Araştırma evrenini , Ankara ili I. Kademe 5. sınıf öğrencileri, örneklemini ise Çubuk Akkuzulu İlköğretim Okulu'ndan 9-11 yaş 30 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma, nitel araştırma modeli kullanılarak gerçekleştirilmistir.Araştırmanın sonucunda, deney grubunun hikaye anlatım yöntemiyle hayal dünyalarının genişleyip özgün düşünceler ürettikleri, yaptıkları çalışmaların isimlendirmelerinde daha farklı arayışlar içerisine girdikleri, verilen konuyla ilgili hayal dünyalarında yeni nesneler oluşturma çabaları içinde oldukları, çalışmalarının konu kapsamında bir bütün oluşturmasına dikkat ederek estetik düzenlemeye önem verdikleri, boyayı daha rahat kullandıkları ve dikkat dağınıklığı yaşamadan konuya uygun çalışmalar ortaya çıkardıkları görülmüştür.Araştırma sonucunda; İlköğretim I. kademe görsel sanatlar eğitimi dersinde, hikaye anlatım yönteminin öğrencilerin yaratıcılıklarına olumlu yönde katkı sağladığı tesbit edilmiştir.Anahtar kelimeler: Görsel sanatlar, Hikaye, Hikaye anlatım yöntemi, Yaratıcılık.
Exploring the role of digital storytelling in vocabulary learning and retention: A case study at Harran University
Storytelling is the oldest way of teaching, but it is still one of the powerful ways to introduce a foreign language because everyone loves listening to stories. However, stories have been converted into digital stories with the developments in technology. Therefore, teachers are forced to integrate multimedia materials into their language classrooms to create more enjoyable and technology-mediated learning environments for their learners who are expert on technological devices. Research studies investigating digital storytelling and its role in second language learning are relatively new, so there are few number of studies conducted on vocabulary learning through digital storytelling in Turkey context. This study aims to discover the role of using digital storytelling in vocabulary learning and retention. It also aims to investigate students' opinions about learning vocabulary through digital storytelling. The study was implemented in a state university in Sanlıurfa with 23 undergraduate students. The results revealed that digital storytelling could be a valuable and effective approach in vocabulary teaching. If it can be applied within different contexts, the quality of teaching vocabulary can be improved in an enjoyable and technological way which is more appropriate for today's learning environment.
Mekân tasarımında hikâye anlatıcı sıralı temsiller: Gelenekselden dijitale storyboard'lar
Hikâye anlatıcılığı insanlık tarihi kadar geriye uzanmaktadır. İnsanlık, bilgisini, tecrübesini ve yaşadıklarını aktarabileceği, paylaşabileceği ortamları ve araçları yaratmıştır. İnsan doğasının ayrılmaz bir parçası olan hikâye anlatımı, gelişen teknolojinin olanakları ile farklı medyalarda, farklı biçimlerde yeniden hayat bulmaktadır. Bir yazın türü olan öykü anlatımından farklı olarak hikâye anlatımı; amacı ve biçimsel özellikleri ile farklı disiplinlerin ve alanların kullanımına açık hâle gelmiştir. Her alanda hikâye anlatım araçları sözlü kültürden, yazılı kültüre değişerek gelişmiş, elektronik kültürle birlikte yeni sentezlerle açığa çıkar hâle gelmiştir. Bu bağlamda hikâye anlatım araçları geleneksel, yeni-modern-dijital ve transmedya araçlar olarak nitelendirilir hâle gelmiştir. Bu araçlar ise, görsel, işitsel ya da çoklu duyulara dayanan melez bir yapıda olabilmektedir. Ele alınan çalışma ise özü hikâye anlatımına dayanan, yazılı kültürden elektronik kültüre farklı kültürleri bünyesinde barındıran ve gelenekselden dijitale farklı biçimlerde açığa çıkan storyboard'ları, mekân tasarımı için değerlendirmek üzere öne çıkarmaktadır. Bu doğrultuda mekân tasarımının ve üretiminin süreçleriyle ilişkilendirilebilecek, storyboard kullanımının temel alındığı, sinemadan reklamcılığa farklı disiplinlerden edinilen bilgiler incelenmiştir. Bu çerçevede ilk olarak hikâye kavramının açılımlarına, hikâye türlerine, hikâye anlatımı ve araçlarına yer verilmiştir. Ardından, hikâye anlatım aracı olarak öne çıkan storyboard'ların özellikleri ve oluşturulma yöntemleri ortaya konulmuştur. Elde edilen veriler çalışmanın teorik kısmını oluştururken, mekân tasarımına yönelik az sayıda açığa çıktığı görülen uygulama örneklerinden biri örneklem olarak incelenmiştir. Böylelikle storyboard kullanımının, mekân tasarımı için sahip olduğu olanaklar, ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler: Hikâye, Hikâye anlatımı, Mekân tasarımı, Storyboard ve özellikleri
İlköğretim sosyal bilgiler dersinin öğretiminde hikaye anlatım yönteminin (storytelling) kullanımı
139 ÖZET Alan araştırması niteliğini taşıyan bu çalışma, Giriş, ilgili Yayın ve Araştırmalar, Yöntem, Bulgular ve Yorum, Sonuç ve öneriler olmak üzere beş ana bölümden oluşmuştur. İlköğretim 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi tarih konularının işlenmesinde hikaye anlatım yöntemi ile düz anlatım yönteminin öğrencilerin erişileri üzerindeki etkisini ölçmelerin amaçlandığı bu araştırmada, aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. Hikaye anlatım yöntemi, ilköğretim 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi tarih konularının öğretilmesinde düz anlatım yöntemine göre; a. Bilgi Düzeyinde, b. Kavrama Düzeyinde, c. Toplam öğrenci erişilerinde daha başarılı mıdır? Araştırmada bu sorulara cevap bulabilmek için önce, yurtiçi ve yurtdışı ilgili yayın ve araştırmalar taranmıştır. Elde edilen bulgular ışığında ilköğretim 6. ve 7. sınıflarda Sosyal Bilgiler dersinden birer tarih ünitesi seçilmiş, bu ünitelere göre iki farklı test geliştirilmiştir, ilgili testler önce ön test olarak, oluşturulan deney gruplarına verilmiştir. M.E.B. Sosyal Bilgiler Programına uygun olarak 6. ve 7. sınıflarda birer ünitede hikaye anlatım yöntemi ve düz anlatım yöntemine göre uygulama yapıldıktan sonra yine her iki sınıfın şubelerine son testler verilmiştir. Kırşehir ili Prof. Dr. Erol Güngör ilköğretim Okulu 6/B (30), 6/C (30), 7/B (30), 7/F (30) olmak üzere toplam 120 öğrenci üzerinde yapılan araştırmanın sonucu olan bu çalışmada istatiksel işlemler, uygulanan ölçme araçlarının geçerli ve güvenilir olduğunu ortaya koymuştur.140 Araştırma sonucunda, hikaye anlatım yönteminin ilköğretim 6. ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler dersi tarih konularında; bilgi, kavrama düzeyleri ile toplam öğrenci erişilerinde daha başarılı olduğu bulgulanmıştır.
Sosyal medyada pazarlamanın hikâye anlatıcılığı üzerinden dönüşümü: Türkiye'de Instagram anneleri
Sosyal medyanın yaygın bir biçimde kullanılması ile tüketim kültüründe de bazı evrilmeler meydana gelmektedir. Geleneksel pazarlama ve satış teknikleri dijital dünyanın beklentisini karşılayacak şekilde yön değiştirmektedir. Sosyal medyada reklamların bir bölümü sosyal medyanın kanaat önderleri olan influencerlar tarafından yapılmaktadır. Influencerlar takip edildikleri kitle tarafından fikir ve görüşlerine önem verilen ve tavsiyelerine kulak verilen kişilerdir. Çünkü influencerlar markayı ve ürünü genellikle deneyimleyip, memnun kalarak tavsiye ettiklerini söylemektedirler. Çalışmanın konusu olan Instagram anneleri de birer influencerlardır ve günlük rutinlerini paylaşırken sıklıkla çocuklarının fotoğraflarına yer vererek çocuk sahibi olan takipçilerinin dikkatini çekmektedirler. Instagram anneleri hem kendileri hem çocukları için kullandıkları ürünlerinin tanıtımını yapmaktadırlar. Geleneksel hikâye anlatımının bugün biçim değiştirerek sosyal medyaya uyum sağladığını ve Instagram hikâyeleri kısmında Instagram annelerinin aslında bütün bir gününü hikâyeleştirerek anlattıklarını görmekteyiz. Çalışmada dönüşüme uğrayan tüketim alışkanlıkları incelenerek, dijital pazarlama stratejilerinin Instagram üzerinde nasıl ve ne sıklıkta kullanıldığının ortaya koyulduğunu, toplanan veriler aracılığıyla görmek amaçlanmaktadır. İçerik analizi yöntemi kullanılarak en çok takip edilen 10 adet Instagram annesinin 2021 yılının ocak ve şubat aylarında ve 2022 yılının ocak ve şubat aylarında toplam 4 aylık periyotta paylaştıkları tüm hikâyeler kategorize edilerek sayılmıştır. Tez sonucunda oluşturulan tablonun verileri incelenerek Instagram annelerinin belirtilen süre zarfında paylaştıkları tüm hikâyelerde ürün tanıtımına ne oranda yer verdiği iletilecektir.
The role of media in conflict resolution, culture of conciliation and peacebuilding
Media and communication tools influence society's attitudes, values and ways of thinking towards individuals, events and socio-cultural relationships. Communication tools have a great importance on the shaping the public agenda and to create a social influence thanks to intense interest shown to the visual media. Therefore, from this point of view, it is unlikely to think of media and its components separately from social conflicts. On the contrary, the media plays a major role in the transfer of information and formation of public opinion, continuity of democracy, shaping of conflicts and construction of peace. To explore such phenomena, the concept of Peace Journalism which was first introduced in 1960 by the Norwegian scholar Prof. Johan Galtung will be used in this thesis. Peace Journalism was mainly developed in the 1990s but as an approach, it has in fact, a much longer history. The best example of this is the 1936 International Convention on Radio Broadcasts in Geneva, which, after the end of World War I, used the radios as a model of mass communication as an example of peacebuilding practice, and the media's responsibility for broadcasting for peace. Even if the basics go so far, it is argued that the media, which is described as the fourth force today, fully fulfils its mandate in Peace Journalism. With this context in mind, this study examines the effects of the media on the society by first considering all related concepts individually while questioning their role in shaping social conflicts. While referring to the concepts of Conflict, Peace, and Conflict Resolution, it also highlights the importance of the Story Telling in Conflict Resolution. As journalists talk about real stories, and the importance of transferring them to the society objectivly, this study questions the narrator's values, approaches, and teachings as ways of conveying the event and making an impact on the public opinion formation. How much awareness is there on such matters from media workers, journalists and communicators? What do they think about Peace Journalism? Do they realise that they can be parties to conflicts and peace processes with the news they report, so they have a responsibility in the way they take shape one way or another? Is Peace Journalism widely applied today and is it possible to teach the conceptualisations of Peace Journalism in the improvement of current practice of journalism? In this study, which was prepared to understand the role of the media in conflict resolution and peace settlement, and to find answers to the above questions, an extensive literature review was undertaken and two conflict contexts that Turkey involved were used as case studies - Kardak and Cyprus. An archival research was undertaken for data gathering in which the tendency of the media in the case studies concerned were questioned Moreover, interviews with a significant number of journalists were carried out through a questionnaire survey in order to enrich discussions on journalistic values and approaches to Peace Journalism. Finally, the thesis presents a number of recommendations to different stakeholders for the use of Peace Journalism in the contemporary Turkish media. Keywords: Peace Journalism, Conflict, Conflict Resolution, Storytelling, Mass Media
YouTube içeriklerinde hikâye anlatıcılığının multimodal analizi
İnsanlığın var olduğu andan itibaren iletişim ve etkileşim halinde olması yaşamın günlük olaylarının aktarımında dahi hikâyeleştirmeyi gerektirmektedir. Bununla birlikte tarih boyunca medya ortamlarının farklılaşması ve çeşitlenmesi hikâye anlatımını değiştirerek dönüşüme uğratmıştır. Teknolojik gelişmelerin dijitalleştirdiği günümüz dünyasında ise çok katmanlı olarak üretilebilen iletiler, yeni medya ortamlarında hikâye anlatımını değiştirip dönüştürürken bazı yapısal özelliklerini korumaya devam etmektedir. Dijital hikâye anlatımında farklı teknikler kullanılmasıyla korunan bu geleneksel yapıların dışına çıkılarak anlatım yolları çeşitlenmiş, daha çok takip edilir olmak açısından kabul edilebilir sınırlar çerçevesinde biçimlenmiştir. Bu çalışma kapsamında yeni medya ortamlarından biri olan YouTube'ta üretilen içerikler, çok katmanlı metinlerin hikâye anlatımı açısından nasıl oluşturuldukları hikâye anlatıcılığındaki değişimin ortaya konması amacıyla, multimodal bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Bu platformda, hikâye anlatıcılığının unsurlarını içerdiği belirlenen Barış Özcan kanalında yer alan ilk video, en çok izlenen video ve en son yüklenen video örneklem olarak seçilerek araştırmaya dâhil edilmiştir. Çalışmada örneklem olarak belirlenen videoların tümünde hikâye anlatma bileşenlerini içerdiği bulgulanmıştır. Bu durumda bir YouTuber'ın tipik bir hikâye anlatıcısının temsili olarak da nitelendirilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışmanın bulgularına göre, zaman içerisinde hikâye anlatımına ilişkin çekirdek modlarının alt modlarla çeşitlendiği, videoların giderek daha karmaşık bir montaj ve hikâye anlatımı içerdiği sonucuna varılmıştır. Bu durum içerik üretimi yapıldıkça sağlanan deneyimlerin profesyonelleşmeye sebep olmasından kaynaklandığı düşünülebilir.
Transmedya hikaye anlatıcılığı kapsamında çocuk programlarında din ve değerler olgusunun sunumu (TRT Çocuk örneği)
Dijital teknolojiler izleyici odaklı yayıncılığın gelişimine katkı sağlayarak pasif konumdaki izleyicileri aktif bir konuma getirmiştir. Medya kullanım kalıpları yeni teknolojilerle daha entegre hale geldikçe yaşanan değişim ve dönüşüm etkileşimli bir izleyici modunu açığa çıkarmıştır. Bu durum çok uluslu medya şirketleri için farklı platformlarda sorunsuz bir biçimde dolaşıma giren hikayeler aracılığıyla kitleleri meşgul etme gereksinimini doğurmuştur. Transmedya hikâye anlatıcılığı kavramı tam olarak bu gereksinimin bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada transmedya hikâye anlatıcılığının kapsamı çoçuk programlarıyla incelenerek din ve değerler olgusu bağlamında dini inanca, din odaklı yaşama ve değerlere yönelik atıfta bulunan her türlü kavram ve sembolün değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Çocuklara yönelik oluşturulan anlatıların içerdiği kodların analizi çalışma kapsamında önemli bulunmaktadır. Çalışmanın evrenini Türkiye'de en çok izlenen çocuk kanalı TRT Çocuk oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklem grubu Rafadan Tayfa, Aslan, Haberin Olsun ve Rüzgâr Gülü programları olarak belirlenmiştir. Çalışmada literatür taraması ve doküman incelemesi yoluyla elde edilen bulgular içerik analizi ve durum analizi yöntemleri kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda TRT Çocuk kanalında yayınlanan çocuk programlarında bir anlatı stratejisi olarak transmedya hikâye anlatıcılığının kullanıldığı din ve değerler olgusuna yönelik anlatılara yer verildiği tespit edilmiştir. Transmedya hikâye anlatıları ile din ve değerler olgusunun sunumu arasında anlamlı bir ilişkiye rastlanılmıştır.
The influence of a Turkish local cosmetic storytelling brand on consumer brand experience
In the realm of memory retention, narratives tend to hold greater appeal and are perceived as more captivating and memorable compared to straightforward facts. However, there is a lack of substantial empirical evidence concerning the impact of company-developed stories on customers' brand experiences. This research paper aims to fill that gap by examining how a story crafted by a company influences consumers' perception of a brand. The study involves two distinct groups: one exposed to storytelling and another not exposed to storytelling. Using qualitative method, ın-depth interviews were conducted with participants from each group, focusing on a local Turkish cosmetic brand that was established in 2019, with the product under investigation launched in 2020. The comparison between these two groups revealed significant differences. Customers who heard the brand's story expressed considerably more favorable opinions and displayed a greater willingness to pay a premium for the product. This study contributes to the field of brand management by showcasing the impact of storytelling on consumer experiences. The findings hold crucial managerial implications, illustrating how brand narratives can be effectively utilized to create and reinforce positive brand associations. However, further research is necessary to fully comprehend the mechanisms through which stories influence consumer responses to brands, as indicated by a review of previous research and the study's results. Keywords: Storytelling, Brand Experience, Brand Associations, Brand Value, Qualitative Method
Film tekniklerinin sinematik sanal gerçeklikteki hikaye anlatımına etkisinin incelenmesi
This thesis focuses on analyzing the usage of traditional film techniques and their effects on storytelling in cinematic virtual reality (CVR) or 360° films. Since virtual reality is an emerging technology, creating content for it is still an ongoing process and an open-ended discussion. Throughout this work, existing cinematic virtual reality contents are viewed and analyzed to seek answers for the following questions: "How does CVR function differently from traditional cinema?", "What is the essence of CVR?" and "Can we define the rules of production of a successful CVR film?". The chosen CVR films are analyzed by the following five main criteria to answer these questions: the first-person view vs. ghost view, still viewing or moving viewing position, the existence of a guiding content, space and time transitions, and vertical-horizontal movements. At the end of the study, a guideline is presented for virtual reality filmmakers and researchers about creating CVR content that would achieve a standardized storytelling approach.
Dijital hikâye anlatımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerileri ve okuma motivasyonları üzerindeki etkisi
Bu araştırmada, dijital hikâye anlatımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerileri ve okuma motivasyonları üzerindeki etkililiğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel model kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Bolu il merkezinde bulunan Atatürk İlkokulu'nun dördüncü sınıfında öğrenim görmekte olan 39 öğrenciden oluşturulmuştur. Okuduğunu anlama becerileri ve okuma motivasyonları birbirine denk iki sınıftan, tesadüfi olarak biri deney (N=17) diğeri kontrol grubu (N=22) olarak belirlenmiştir. Uygulama sürecinde dersler deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerle mevcut Türkçe öğretim programı çerçevesinde yürütülmüş ancak deney grubunda yer alan öğrencilerle derslerde ek olarak dijital hikâye anlatımına dayalı uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın 14 haftalık uygulama sürecinde, deney grubunda yer alan öğrencilerin her biri üç farklı dijital hikâye oluşturmuştur. Araştırmanın verileri, uygulama süreci öncesinde ve sonrasında Karasu (2013) tarafından geliştirilen "Okuduğunu Anlama Başarı Testi" ve Yıldız (2010) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Okuma Motivasyonu Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin analiz işleminde Mann Whitney-U Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, okuduğunu anlama başarı testinden ve okuma motivasyonu ölçeğinden elde ettiği puanlar açısından deney ve kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test puanları arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık yok iken; son test puanları arasında deney grubu lehinde anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Öte yandan, okuduğunu anlama başarı testinden ve okuma motivasyonu ölçeğinden elde ettikleri puanlar açısından deney grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında son test lehine anlamlı bir farklılık var iken; kontrol grubunda yer alan öğrencilerin ön test ve son test puanları arasında anlamlı bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda araştırmada dijital hikâye anlatımının ilkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama becerilerinin ve okuma motivasyonlarının gelişimi üzerinde olumlu yönde bir etkiye sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır.