Education philosophy

74 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Nurettin Topçu ve Erol Güngör'ün ahlâki liderlik hakkındaki görüşlerinin karşılaştırmalı analizi

Bu araştırmada Nurettin Topçu ve Erol Güngör özelinde eğitimde ahlâki liderlik konusu ele alınmıştır. Araştırmanın temel amacı Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri doğrultusunda öğretmen niteliklerini tespit edip, bu niteliklerin günümüz öğretmenlerinin ahlâki lider olmalarındaki yeri ve önemini incelemektir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde ahlâki liderlik kavramı, ikinci bölümde Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşü, üçünü bölümde ise Topçu ve Güngör'e ahlâki lider olarak öğretmen nitelikleri incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma olup doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Alanyazın çalışması süresince yurt içi ve yurt dışı kapsamlı bir literatür taraması yapılmış olup Topçu ve Güngör'ün eserlerinin tamamından yararlanılarak veriler elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmış, temalar/başlıklar ve alt temalar belirlenmiştir. Çalışmada Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri "ahlâki liderlik kavramsal çerçevesi"yle analiz edilmiştir. Bu analizde: Liderlik, ahlâk, eğitim ve kültür-medeniyet temaları/başlıkları belirlenmiştir. Çalışmanın son başlığında ise Topçu ve Güngör'ün eğitim kurumlarındaki tecrübelerinde, sosyal hayattaki yaşayışlarında ve eserlerindeki görüşlerinden hareketle "eğitimde ahlâki lider olarak öğretmenin sekiz niteliği" tespit edilmiş olup sırasıyla: Meslek ahlâkına sahip olmak, liyakat sahibi olmak, âlimlere saygı duymak, itidalli (ölçülü) olmak, vatan sevgisine sahip olmak, hoşgörülü olmak, öğretmenlikte kadının değerini bilmek ve sanatı mesleğe yansıtmak. Bu sekiz unsur derinlemesine incelenerek bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. Yapılan tez çalışmasının bu özgün yönleriyle din eğitimi bilimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Etik liderlikEğitim felsefesiGüngör, Erol+3
Ahmet Kılıç
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

Günümüz toplumunda eleştirel ve bilimsel düşünen bireyler yetiştirmek önemli hale gelmiştir. Bu bireyleri yetiştirecek olan öğretmenlerin benimsedikleri eğitim felsefelerini, eleştirel düşünceyi ve bilimin doğasını nasıl anlamlandırdıklarını bilmek atılması gereken önemli adımlardan biridir. Bu bağlamda araştırmanın amacı; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları ile eleştirel düşünme eğilimi ve bilimin doğası inanışları arasındaki ilişkilerin incelenmesidir. Mevcut araştırma, Bursa merkezde Nilüfer, Osmangazi ve Yıldırım ilçelerinde görev yapan toplam 411 ilkokul ve ortaokul öğretmeni katılımcı ile nicel araştırma deseni içinde ilişkisel tarama modelinde oluşturulmuştur. Veri toplama araçları olarak; "Eğitim İnançları Ölçeği", "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Bilimin Doğası İnanışları Ölçeği" kullanılmıştır. Ek olarak katılımcılara ait bilgi edinmek amacıyla demografik bilgiler formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde ise betimsel istatistikler, Mann Whitney U, Kruskall Wallis H, Pearson korelasyonu ve çoklu doğrusal regresyon testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgular neticesinde; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançlarında en fazla benimsedikleri felsefe varoluşçuluk en az benimsedikleri eğitim felsefesi ise esasicilik olmuştur. ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eleştirel düşünme eğilimleri ve alt boyutları düzeylerinin iyi seviyede, bilimin doğası inanışları ve alt boyutu düzeylerini ise ortalamanın üzerinde olduğu görülmüştür. En fazla puan yaratıcılık ve hayal gücü alt boyutundan elde edilirken en düşük puan sosyokültürel etki boyutundan elde edilmiştir. Araştırma kapsamında eğitim inançları alt boyutlarında, eleştirel düşünme eğilimlerinde ve bilimin doğası inanışlarında anlamlı farklılık oluşturan değişkenler belirlenmiştir. İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin eğitim inançları esasicilik alt boyutuyla eleştirel düşünme eğilimleri arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer eğitim inançları boyutlarında pozitif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Öğretmenlerinin eğitim inançları daimicilik alt boyutuyla bilimin doğası inanışları ve bazı alt boyutları arasında negatif düşük düzeyde ilişki tespit edilirken, diğer alt boyutlarda hem pozitif hem de negatif düşük düzeyde ilişkiler tespit edilmiştir. Eğitim inançlarının, eleştirel düşünme eğilimleri ve bilimin doğası inanışlarını anlamlı şekilde yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. İlerlemecilik, varoluşçuluk, esasicilik eleştirel düşünme eğiliminin önemli yordayıcıları iken; ilerlemecilik ve daimicilik bilimin doğası inanışlarının önemli yordayıcıları olmuştur. Araştırma kapsamında daha geniş gruplarla ve farklı ölçeklerle yeni çalışmaların yapılması önerileri getirilmiştir. Anahtar sözcükler: Bilimin doğası inanışları, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, ilköğretim

Bilimin doğasıEleştirel düşünceEğitim felsefesi+3
Mestan Boyacı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitime alternatif felsefi yaklaşımlar

İnsanlık tarihi kadar eski bir olgu olan eğitim toplumun en önemli sosyal kurumlarından birisidir. Bireylerin sahip olduğu ilgi ve yeteneklere eğitim aracılığıyla ulaşılmakta ve insanın insan olarak varlığını ortaya koyması eğitim üzerinden gerçekleşmektedir. Eğitim olgusu da bu işlevini gerçekleştirirken kaynağını sahip olduğu felsefi düşünce yapısından almaktadır. Felsefi düşünce yapısında insanı algılama biçimimize dair sorduğumuz sorular onu nasıl bir eğitimden geçireceğimizin de cevabını vermektedir. Eğitim olgusu felsefi yaklaşımlar ekseninde incelenirken geleneksel eğitim yaklaşımlarının çağdaş dünyada yaşanan değişim ve gelişimlerini yakalayacak bireyleri yetiştirmede yetersiz kaldığı görülmektedir. Geleneksel eğitim yaklaşımlarının hem düşünsel alt yapı hem de öğretim müfredat, metot ve uygulamalarında etkin öğrenmeyi sağlamadaki yetersizliği eğitimde değerler dizisi değişikliğini meydana getirmektedir. Eğitimde değerler dizisi değişikliği de farklı eğitim felsefelerinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır. Farklı eğitim felsefeleri üzerinden geleneksel eğitim anlayışına eleştiriler geliştirilerek klasik eğitim anlayışına alternatif felsefi yaklaşımlar geliştirilmiştir. Eğitimde alternatif felsefeler öğretim sürecinde alternatif uygulama modelleri geliştirme hareketinin de bir ifadesidir. Eğitime karşı geliştirilen alternatif felsefi yaklaşımlarda öğretme kavramından çok öğrenme kavramına, öğrenmeyi gerçekleştirecek bireylerin özelliklerine, öğrenme sürecinin planlanması ve yaşanmasında demokratik süreçlere önem verilmiştir.Bu araştırmada da geleneksel eğitimin dışında ?alternatif eğitim paradigmaları? şeklinde yer alan eğitime farklı felsefi yaklaşımlara yer verilmiştir. Bu yaklaşımların düşünürlerle ilişkisi ortaya konarak nasıl bir eğitim anlayışı geliştirdikleri açıklanmaya çalışılmıştır. Eğitime alternatif geliştiren yaklaşımların tümü, insanı görme biçimine eğitim algılarında verdikleri cevapları ile irdelenmiştir. Bu eğitim yaklaşımlarının temel eğitim ilkelerinde; çocukluk, öğrenme, okul ve öğretmen gibi kavramlara yüklenen anlamlar farklılaşsa bile hepsini ortak paydada birleştiren eğitim ile insanı merkeze alarak özgürleştirme arzuları olmuştur. Özgürleştirme arzusu bazı eğitim yaklaşımında insan üzerine konumlanırken bazısında toplum üzerinden yükselmesinin düşlenmesi paradoks oluşturmuştur. Bu paradoks irdelendiğinde; düşündüklerimiz ve düşünmediklerimiz, öğrendiklerimiz ve öğrenmediklerimiz, sorguladıklarımız ve sorgulamadıklarımızla toplumsal yapımızın da ipuçlarını ortaya koymuş oluyoruz.Çalışmada eğitime alternatif felsefi yaklaşımların gelişmesine kaynaklık eden aydınlanma çağı eğitim felsefelerinden natüralizm, pragmatizm ve varoluş felsefesinin eğitim yaklaşımı ile çağdaş eğitim akımları içerisinde ilerlemecilik, yeniden kurmacılık, politeknik eğitim, holistik eğitim, çocuktan hareket eğitim akımı, kır yurdu eğitim akımı, iş eğitimi akımı, kolektif eğitim akımı ve özgürlükçü eğitim akımı yaklaşımları yer almıştır. Bu eğitim yaklaşımları içerisinde ilerlemeci eğitim yaklaşımı William Kilpatrick'in ?proje tabanlı öğrenme? metodu örneği ile, çocuktan hareket eğitimi akımı ise John Dewey'in ?laboratuar okul? ve Maria Montessori'nin ?Montessori okul? örneği ile ele alınmıştır.Anahtar Kelimeler: Eğitim Felsefesi, Yeni Eğitim, Alternatif Eğitim, Çağdaş Eğitim, Özgürlükçü Eğitim.

EğitimEğitim düşüncesiEğitim felsefesi+4
Rezzan Özgen
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmeni adaylarında eleştirel düşünce yönelimleri ile eğitim inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sınıf öğretmeni adaylarında eleştirel düşünce yönelimleri ile eğitim inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi Günümüz dünyasında çağdaş eğitim inançları doğrultusunda eğitim gören, eleştiren, sorgulayan, analitik düşünen, problem çözme becerisine sahip olan bireyler diğerlerine oranla toplumda hep bir adım daha öndedir. Bu araştırmada, sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme yönelimleri ile eğitim inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca araştırmada, eleştirel düşünme yönelimleri ve eğitim inançlarının "cinsiyet, sınıf, aile gelir durumu, anne-baba eğitim durumu,algılanan anne-baba tutumu,yaş" değişkenlerine göre farklılaşıp farklılaşmadığı incelenmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Tarama modelindeki araştırmanın çalışma evrenini, 2014-2015 eğitim-öğretim yılı Dumlupınar, Afyon Kocatepe ve Uşak Üniversiteleri Eğitim Bilimleri Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde öğrenim gören toplam "432" sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın verilerinin toplanmasında "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği" ve "Eğitim İnançları Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde, betimsel istatistikler, Kruskal-Wallis testi, Korelasyon analizi, Çoklu Regresyon analizi, Mann Whitney U testi ve Spearman Korelasyon analizi kullanılmıştır. Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular, sınıf öğretmeni adaylarının eleştirel düşünme yönelimleri ile eğitim inançları ve alt ölçekleri (ilerlemecilik, varoluşçuluk, yeniden kurmacılık, daimicilik) arasında pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir.Fakat "esasicilik" alt ölçeği ile eleştirel düşünme yönelimi arasında negatif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Başka bir ifadeyle sınıf öğretmeni adaylarının ilerlemeci, varoluşçu, yeniden kurmacı ve daimi eğitim inançları puanları artıkça eleştirel düşünme yönelim düzeyleri de pozitif yönde artmaktadır. Ancak bu durum esasicilik eğitim inancı için geçerli değildir. Ayrıca eğitim inançlarının kendi aralarında da (ilerlemecilik, varoluşçuculuk, yeniden kurmacılık, daimicilik) pozitif ve (esasicilik) negatif ilişkiler vardır. Eleştirel düşünme yöneliminin eğitim inançları arasındaki ilişki kalitesi büyükten küçüğe; ilerlemecilik >varoluşçuluk> yeniden kurmacılık > daimicilik >esasicilik olarak tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Sınıf öğretmeni adayları, eğitim inancı, eğitim felsefesi, eleştirel düşünme, eleştirel düşünme yönelimi

Aday öğretmenlerEleştirel düşünceEğitim felsefesi+2
İsmail Akgün
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerine, yönetsel anlayışlarına ve davranışlarına yönelik okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefelerinin ve yönetim anlayışları ile davranışlarının incelenmesidir. Bu temel amaç doğrultusunda öncelikle okul müdürlerinin benimsedikleri eğitim felsefeleri ve okul yönetiminde sergiledikleri yönetsel davranışlar, okul müdürlerinin ve öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda incelenmiştir. Nitel araştırma yöntemlerinin uygulandığı çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşme formu ile elde edilmiştir. Hazırlanan görüşme formu; 2020-2021 eğitim-öğretim yılında Osmaniye ilindeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan okul müdürleri ve öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonunda eğitim felseleri bağlamında okul müdürlerinin kendilerini; demokratik ve eşitlikçi, yenilikçi, destekçi ve işbirlikçi, adaletli ve karşılıklı iletişimci yönetim anlayışına sahip yöneticiler olarak değerlendirdikleri; öğretmenlerin ise okul müdürlerini hümanist, eşitlikçi, katılımcı, demokratik, şeffaf ve adil yönetim anlayışını benimseyen yöneticiler olarak değerlendirdikleri görülmüştür. Yönetsel anlamda ise okul müdürlerinin herkese söz hakkı vermeye çalışan, başkalarının görüş ve düşüncelerine saygılı olmaya çalışan, paydaşların fikirlerini almaya özen gösteren bir tutum sergiledikleri anlaşılmaktadır.

Eğitim felsefesiEğitim yönetimiOkul yöneticileri+4
Selçuk Çelik
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hasan Ali Yücel ve Nurettin Topçu'nun eğitim felsefelerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, Hasan Ali Yücel ve Nurettin Topçu'nun eğitim felsefelerini karşılaştırıp benzer ve farklı yönlerini ortaya koyarak günümüz eğitim felsefesine olan etkilerini incelemektir. Çünkü eğitim felsefesi değişen, gelişen ve dönüşen bir yapıya sahiptir. Günümüz eğitim felsefesi temelini geçmiş dönemde oluşturulmuş uygulanmış eğitim felsefesinden alır. Bu düşünceden hareketle araştırmada bir dönemin eğitim felsefesinin en temel unsurlarının oluşmasında etkili olduğu düşünülen Hasan Ali Yücel ve Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışları, eğitim felsefeleri onların kaleme aldığı eserler ve kendileri hakkında yapılmış araştırmalardan faydalanarak ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışmada yaşadığı dönemin Milli Eğitim Bakanlığı görevini de yapan Hasan Ali Yücel ve eğitim konusunda birçok değerli eseri ve araştırmaları bulunan Nurettin Topçu'nun hayatı, kişilik özellikleri, eserleri, eğitim felsefeleri, Türk eğitim ve kültürüne etkileri ayrıntılı bir şekilde incelenerek ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmada Hasan Ali Yücel ve Nurettin Topçu'nun eğitim felsefesine yönelik yaptıkları çalışmaların Türk eğitim felsefesinin oluşmasında etkili olduğu görülmüştür. Hasan Ali Yücel'in kırsal kesimde yaşayan toplumların eğitimine verdiği önem ile Nurettin Topçu'nun öğretmenlerin yetiştirilmesi konusundaki görüşleri günümüzün eğitim felsefesi ile benzerlik gösterdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Felsefesi, Hasan Ali Yücel, Nurettin Topçu

Eğitim felsefesiKarşılaştırmalı analizTopçu, Nurettin+1
Kezban İlkem Karakülah
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarının ve epistemolojik inançlarının belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarının ve epistemolojik inançlarının belirlenmesi ve aralarındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın çalışma evrenini, Gaziantep ilinde görev yapmakta olan sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda, 2017-2018 eğitim öğretim yılında toplam 387 katılımcıya Eğitim İnanç Ölçeği ve Epistemolojik İnanç Ölçeği uygulanmış ve 25 katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada nicel verilerin çözümlenmesinde SPSS 21.0 paket programı, nitel verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre sınıf öğretmenlerinin Öğrenmenin Çabaya Bağlı Olduğuna İnanç ve Öğrenmenin Yeteneğe Bağlı Olduğuna İnanç alt boyutlarında sofistike inanca sahip oldukları saptanmıştır. Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarında ise sırasıyla Varoluşçuluk, İlerlemecilik, Yeniden Kurmacılık, Daimicilik ve Esasicilik benimsedikleri bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ve epistemolojik inançlarının bazı boyutları ile cinsiyet ve yaş değişkeni arasında anlamlı farklılıklar saptanmıştır. Ancak katılımcıların eğitim inançları ve epistemolojik inançları ile eğitim durumu, kıdem, sınıf düzeyi değişkenleri açısından anlamlı farklılıklar saptanmamıştır. Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ve epistemolojik inançları arasında ilişki tespit edilmiştir. Nitel bölümde sınıf öğretmenlerinin en fazla İlerlemecilik eğitim inancında oldukları nicel bölümde ise en fazla Varoluşçuluk eğitim inancını benimsedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Bilimsel epistemolojik inançlarEpistemolojik inançlarEğitim felsefesi+4
Gönül Özbakış
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul öğretmenlerinin eğitim felsefelerine ilişkin algıları ile eğitim programı, öğretmen-öğrenci rolleri ve öğretim uygulamalarına ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın genel amacı, ilkokul öğretmenlerinin sahip oldukları eğitim felsefelerine yönelik algıları, eğitim programı (amaç, içerik, öğrenme-öğretme süreci, değerlendirme), öğretmen–öğrenci rolleri ve kendi uygulamaları hakkındaki görüşlerini incelemektir. 2013-2014 eğitim öğretim yılında Adana merkez ilçelerindeki (Yüreğir, Seyhan, Çukurova, Sarıçam) ilkokullardan gönüllü olarak araştırmaya katılan toplam 231 öğretmenle yürütülen araştırma bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmada önce nicel veriler toplanıp analiz edilmiş, daha sonra sonra nitel veriler toplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin toplanmasında Wiles ve Bondi (1993) tarafından geliştirilen (Philosophy Preferences Assesment) ve Doğanay ve Sarı (2003) tarafından Türkçe'ye uyarlanan "Felsefi Tercih Değerlendirme Formu (FTDF)" kullanılmıştır. Görüşmelerle elde edilen nitel veriler ise araştırmacı tarafından uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilen "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" (YPGF) kullanılarak toplanmıştır. Araştırmanın nicel verileri betimsel istatistiklerin yanı sıra, Whitney U-Testi ve Kruskall Wallis testleri uygulanarak analiz edilmiş, bu süreçte SPSS istatistik programı kullanılmıştır. Nitel veriler üzerinde ise içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonucunda ilkokul öğretmenlerinin kendi eğitim felsefelerine ilişkin algılarının deneyselcilik felsefesinde yoğunlaştığı görülmüştür. Bununla birlikte öğretmenlerin diğer eğitim felsefelerine de (Varoluşçuluk, Daimicilik, İdealizm) yüksek derecede benimsedikleri, eklektik bir anlayışa sahip oldukları belirlenmiştir. Cinsiyet, mezun olunan okul türü ve hizmet yılı öğretmenlerin felsefi algılarında anlamlı bir fark yaratmamış, yaşı 41 ve üzerinde olan öğretmenlerin idealizmi benimseme düzeyleri diğer öğretmenlerden anlamlı bir şekilde daha yüksek olmuştur. Mesleki deneyimler öğretmenlerin eğitimle ilgili felsefi görüşlerinin gelişmesinde en etkili faktör olurken, hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerin etkisi düşük düzeyde kalmıştır. Eğitimin amaçlarını daha çok toplumsal açıdan vurgulayan öğretmenler, içerikte pozitif bilimler, matematik, mantık, ahlak kuralları, günlük yaşamda kullanılacak bilgiler, anadil ve yabancı dil, davranış kuralları, sanat ve demokrasiyle ilgili konuların yer alması gerektiğini belirtmişlerdir. Öğretmenler nitelikli bir öğrenme ortamını fiziki açıdan donanımlı; sosyal açıdan demokratik, akademik açıdan ise işbirliğine dayalı öğretim sürecinin gerçekleştiği ortam olarak ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin öğrencilerden sınıf ortamında beklentileri; aktif olmaları (araştırma yapma, sorumluluklarını yerine getirme, sorgulama, öğrenme güdüsünü yüksek tutma vb.), kendi öğrenme sürelerini kontrol etmeleri (zihninde yapılandırma, eksiklerini tamamlama, öğrendiklerini yaşamında kullanma vb). ve sosyal becerilerini geliştirmeleridir (işbirliği yapma empati kurma, farklı düşüncelere saygılı olma vb.). Öğretmenle öğrenme-öğretme sürecinde kendi rollerini ise öğrenmeye rehberlik, planlı olma, model olma ve etkili liderlik olarak tanımlamışlardır. Öğretmenlerin kendi eğitim felsefelerine ilişkin algıları deneyselcilik felsefesinde yoğunlaşmış, ancak eğitimin amacı, içeriği ve öğrenme-öğretme ortamının ne olması/nasıl olması gerektiğiyle ilgili açıklamalarında diğer felsefelerin etkileri de görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Eğitim, felsefe, öğretmen, öğrenci, eğitim programı.

Eğitim felsefesiEğitim programlarıSınıf öğretmenleri+5
Serda Güner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretim elemanlarının ihtiyaç belirleme eğilimleri ile eğitim felsefesi inançları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, öğretim elemanlarının ihtiyaç belirleme eğilimleri ile eğitim felsefesi inançları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırma korelatif araştırma modelinde oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubu kadrosu Eğitim Programları ve Öğretim anabilim dalında olan 150 öğretim elemanından oluşmaktadır. Araştırma sonucunda, İhtiyaç Belirleme Eğilimi Envanteri ortalamaları incelendiğinde, en yüksek ortalamaların betimsel yaklaşım eğiliminde, en düşük puanların ise demokratik yaklaşım eğiliminde olduğu görülmüştür. Eğitim İnançları Ölçeği ortalamaları incelendiğinde, en yüksek ortalamaların varoluşçu eğitim inançları boyutunda olduğu, en düşük ortalamaların ise ilerlemeci eğitim inançları boyutunda olduğu görülmüştür. İhtiyaç belirleme eğilimleri ile eğitim inançları arasındaki ilişki incelendiğinde, analitik yaklaşım ile daimici ve esasicilik arasında pozitif yönlü, düşük kuvvette bir ilişki olduğu; ilerlemeci, yeniden kurmacı ve varoluşçu eğitim arasında ise negatif yönlü düşük kuvvette bir ilişki olduğu; betimsel yaklaşım ile daimici ve esasici yaklaşım arasında pozitif yönlü, düşük kuvvette bir ilişki olduğu; ilerlemeci, yeniden kurmacı ve varoluşçu eğitim arasında ise negatif yönlü düşük kuvvette bir ilişki olduğu; farklar yaklaşımı ile varoluşçu yaklaşım arasında pozitif yönlü düşük kuvvette bir ilişki olduğu, esasicilik arasında negatif yönlü, düşük kuvvette bir ilişki olduğu: demokratik yaklaşım ile yeniden kurmacılık arasında pozitif yönlü, düşük kuvvette bir ilişki olduğu, daimici ve esasici eğitim arasında negatif yönlü, düşük kuvvette bir ilişki olduğu görülmüştür. Diğer bir ifade ile analitik ve betimsel ihtiyaç belirleme yaklaşımını benimseyenlerin, daimici ve eğitimi inançlarını, farklar yaklaşımını benimseyenlerin varoluşçu eğitim inançlarını, demokratik yaklaşımı benimseyenlerin ise yeniden kurmacı eğitim inançlarını benimsediği söylenebilir.

Eğitim düşüncesiEğitim felsefesiÖğretim elemanları+2
Enver Yargı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

John Dewey'in eğitim felsefesinde deneyim kavramı

Bu araştırmamızda yaşadığı dönemde yeni bir eğitim sistemi oluşturan ve döneminin eğitim filozofları içerisinde önemli bir isim olmayı başarmış John Dewey'in eğitim anlayışı ve oluşturduğu eğitim kuramında çok önemli bir yere sahip olan deneyim kavramının eğitim sistemindeki, yeri, önemi ve etkisini ele alacağız. Araştırmamızda John Dewey'in genel olarak eğitim anlayışı ve onunla ilişkili özgürlük, kültür, demokrasi, bilgi gibi kavramlar ile bunun yanı sıra John Dewey'in düşüncelerini etkileyen akımlar ve filozoflar incelenecek, eğitim üzerine düşüncelerinde deneyimin tüm yönleri, yeni eğitim anlayışına olan katkıları, döneminin geleneksel eğitim anlayışıyla kıyaslanarak gözler önüne serilecektir.

DeneyimDewey, JohnEğitim+1
Aykut Aksakal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Hâris El-Muhâsibî'nin din eğitimine ilişkin görüşleri

Bu araştırmada Hâris el-Muhâsibî'nin din ve ahlâk eğitimi anlayışı incelenmiştir. Araştırmanın amacı, insan ve insanın iç dünyasını oluşturan kalp, akıl ve nefsin terbiye edilmesi, eylem süreci ve bir bütün olarak insan eğitimini mümkün kılan hususların Muhâsibî özelinde ele alınmasıdır. Bu amaç doğrultusunda veriler öncelikle Muhâsibî'nin kendi eserlerinden hareketle toplanmıştır. Muhâsibî'nin hayatını ele alan tabakât kitapları ve onunla ilgili çalışmalar istifade edilen diğer kaynaklar olmuştur. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde ise betimsel analiz ve içerik analizi tekniklerinden faydalanılmıştır. Sonuç itibariyle Muhâsibî'nin insan eğitimiyle ilgili söylediklerinin, örneğin ahlâkın sağlıklı düşünmedeki belirleyiciliğinin, başta îmân olmak üzere aklî kemâli sağlayan unsurların, temel erdemlerden olmanın yanında başka erdemler için temel vazifesi gören havf, recâ, muhâsebe, murâkabe ve takvâ gibi kavramlar ile eylemin sahîh bir niyetle (ihlâs) icra edilmesine yönelik vurgularının günümüz eğitimine katkıları açısından anlamlı olacağı kanaatine varılmıştır. Araştırmada ayrıca din, ahlâk, tasavvuf, eğitim ve din eğitimi kavramlarının birbirleriyle irtibatını netleştirecek başka çalışmalara ihtiyaç duyulduğu belirtilerek birtakım önerilerde bulunulmuştur.

Ahlak eğitimiDin eğitimiEğitim+3
Ahmet Beken
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mary Wollstonecraft'ta kadın hakları üzerine bir inceleme

Mary Wollstonecraft günümüzden 230 yıl öncesinde kadınların erkek egemen toplum düzeni tarafından bilinçli bir şekilde eğitimsiz bırakılmasını ve onların toplumsal alandan koparılarak eve hapsedilmesini kaleme alarak, yüksek sesle eleştiren ilk İngiliz feminist yazardır. Wollstonecraft kadınların eğitim sayesinde ufkunu genişleterek onlara uygun fiziksel ve zihinsel eğitim verildiğinde bu kör itaatten kurtulacaklarını savunmuştur. Wollstonecraft siyasi düşünce tarihinde büyük bir ses olmuş ve bu tezin yazılma amacını oluşturan kadın haklarının önemli bir parçası olarak gördüğü eğitim hakkının öneminden bahsetmiştir. 17. ve 18. yüzyıl filozoflarından Rousseau ve Locke'un erkeklere yönelik taraflı eğitim felsefelerini de inceleyerek; doğa, kadın ve erkeğe eşit davranırken sizler neden bu ayrımı yaratıyorsunuz diyerek onları eleştirmiştir. Wollstonecraft tüm çalışmalarında 'Özel olan siyasaldır.' görüşünü savunarak geleneksel aile ve cinsiyet rollerini sorgulamıştır. Kadınlara eşit eğitim fırsatları sağlandığında onlardan daha iyi eşler, yurttaşlar ve daha iyi anneler olabileceği sonucuna varmıştır.

EğitimEğitim felsefesiEğitim sosyolojisi+5
Gözde Kumcular
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lefebvre'in dönüşüm modelinde toplumsal farkındalık ve kısıtlılık ölçütleri ve geçerlilik düzeyleri

Bu çalışma; toplumların oluşumu, farklılaşması ve dönüşmesi süreçlerini açıklamak üzere bir model olup olamayacağı tartışmasını ele almaktadır. Bu kapsamda alan okumalarından yola çıkarak toplumsal dönüşüm modelinin belirlenmesi ve açıklayıcılığının sınanması amaçlanmıştır. Bunun için öncelikle nitel analiz ile teorik modelin ana kategorileri çıkarılmakta, bu kategorilerin somut ölçülebilir göstergeleri belirlenmekte ve ülkelere dair makro verilere dayalı olarak modelin açıklayıcılık gücü ortaya koyulmaktadır. Anahtar kelimeler: Toplum, toplumsal dönüşüm, toplumsal farklılaşma

Eğitim felsefesiGeçerlikKısıtlılık analizi+2
İsmail Kurşat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile eğitim programına ilişkin metaforik algılarının karşılaştırılması

Ülkemizin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen eğitim programları, ülkelerin uygun insan tipini yetiştirmede kullandığı en önemli araçtır. Eğitim programlarının uygulayıcısı olan öğretmenler ise ülkelerin hedeflerini gerçekleştirmesinde kritik rol oynamaktadır. Bu nedenle öğretmenlerin eğitim programına bakış açıları onların nasıl bir uygulayıcı oldukları konusunda bizlere fikir verir. Öğretmenlerin programı nasıl kullandıklarının yanı sıra var olan eğitim inançları eğitim-öğretime yön verir. Araştırmada, sınıf öğretmenlerinin eğitim inançları ile eğitim programına dair metaforik algılarının karşılaştırılması hedeflenmiştir. Araştırmaya Gaziantep ilinde görev yapmakta olan 315 sınıf öğretmeni katılmıştır. Nicel ve nitel veri toplama yöntemlerinin birlikte kullanılmasına hizmet eden karma desen yöntemlerinden "eş zamanlı çeşitleme" yöntemi ile araştırma yapılmıştır. Veriler, "Eğitim İnançları Ölçeği" maddelerini içeren, sınıf öğretmenlerinin eğitim programına ilişkin metaforlarının belirleneceği soru ve kişisel bilgilerin yer aldığı anket formu ile toplanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde Sosyal Bilimler için istatistik paket programı kullanılmıştır. Bu çerçevede, değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesinde T- testi ve One- Way ANOVA analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; sınıf öğretmenlerinin eğitim inançlarının belirlenen değişkenlere göre farklılık göstermediği; eğitim programına karşı olumlu ya da olumsuz görüşü bulunan öğretmenlerin hepsinin varoluşçu bir eğitim inancına sahip oldukları belirlemiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim Programı, Eğitim Felsefesi, Eğitim İnancı, Metafor

Eğitim felsefesiEğitim inancıEğitim programları+4
Zehra İzalan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

2000 yılından sonra Türk milli eğitim sisteminde yaşanan değişimlerin incelenmesi

2000 yılından sonra Türk Milli Eğitim Sisteminde gerçekleştirilen değişiklikler ve bu değişikliklerin sistemin bütünü üzerindeki etkileri sıkça tartışılmıştır. Tüm bu tartışmalara rağmen bu dönemde yapılan değişiklikleri bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyan bir çalışma eksikliği dikkat çekmektedir. Bu çalışmada 2000 yılından 2019 yılına kadarki dönemde Türk Milli Eğitim Sisteminde yapılan değişikliklerin "ne olduğunu, hangi tarihte, hangi alanda, hangi değişikliklerin yapılıp bu değişikliklerin hangi sonuçları meydana getirdiğinin" resmedilerek ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu nedenlerle araştırma modeli olarak "Betimsel Tarama" modeli kullanılmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Sisteminde meydana gelen anlayış, uygulama, mevzuat ve bazı parametrelerdeki sayısal değişimlere yer verilmiştir. Bilgilerin elde edilmesinde MEB, diğer bakanlık ve kurumlar, çeşitli ulusal ve uluslararası örgütler, sendika ve sivil toplum kuruluşlarının yayımladığı matbu ve elektronik kaynaklardan yararlanılmıştır. Elde edilen veriler literatür taraması ve içerik analizleri yapılarak eğitim programları; eğitim yöneticilerinin seçimi ve atanma usullerinde izlenen yöntemler; öğretmenlerin yetiştirilmesi, özlük ve istihdamları; fiziki donanım, materyal ve teknoloji; okul türleri ve eğitim kademeleri, yüksek öğretim; yeni yönetim anlayışları; denetim sistemi; ölçme değerlendirme ve sınav sistemi; yaygın eğitim ve Türkiye'de bulunan Suriye vatandaşlarına yönelik eğitim ve öğretim faaliyetleri; özel öğretim ile uluslararası sınavlar olmak üzere 12 başlık altında incelenmiştir. 2000 yılından sonra, ifade edilen 12 başlık altında yüzlerce değişiklik yapılmasına rağmen eğitim sisteminin kronik problemlerinin halen devam ettiği görülmektedir. Yapılan değişiklikler incelendiğinde aynı konu üzerinde farklı tarihlerde birçok değişikliğin gerçekleştirildiği, ancak sistem bütünlüğü içerisinde problemlerin ele alınmaması sebebiyle değişikliklerin birbirinin kopyası olmaktan öteye geçemediği görülmektedir. Yapılan değişikliklere rağmen her defasında başlanılan noktaya geri gelinmesinin sebebinin, eğitim sisteminde ilk odaklanılması gereken yer olan toplumun kimlik ve kodlarına uygun, ihtiyaçlarına cevap verecek bir eğitim felsefesinin ortaya konulmadan harekete geçilmesi olduğu düşünülmektedir. Bunca değişikliğe rağmen değişmeyen toplumsal tatminsizlik ancak özgün bir eğitim felsefesinin ortaya konulmasından sonra, diğer alanlarda bu felsefeye uygun olarak atılacak adımların neticesinde aşılabilir.

DeğişimEğitimEğitim felsefesi+6
Fatih Mehmet Gülmez
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

1920-1950 yılları arası Türk eğitim politikasının oluşumu

Bu araştırmanın amacı, Türk Milli Eğitim politikasının oluşumunda etkili olan unsurları tespit etmek ve 1920-1950 yılları arasında bu etkilerin ne şekilde gerçekleştiğini ortaya koymaktır. Araştırma doküman analizi modelinde tasarlanmıştır. Bu araştırmada öncelikle, araştırmanın problemlerine yönelik olarak kuramsal çerçeve belirlenmiş ve bu çerçeveye ilişkin ulaşılabilen tüm yazılı kaynaklar (kitap, dergi, gazete, makale, yayınlanmış tezler vb.) incelenmiştir. Bu kaynaklar üzerinden ulaşılan bilgiler analiz edilerek, konu ile ilgili olmayan, doğruluğundan şüphe edilen veya güvenilir bulunmayan bilgiler ve kaynaklar araştırmanın dışında bırakılmıştır. Araştırmanın konusu ile ilgili toplanan veriler sistemli bir şekilde bir araya getirilerek bütünlük oluşturulmuş ve yorumlanmıştır. Araştırmada Türk Milli Eğitim Politikasının oluşumunda, belli ölçülerde çeşitli düşünce akımlarının etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Toplumsal ve siyasi hayattaki değişimlerin ve bilimsel gelişmelerin, eğitim sistemine hâkim olan düşünce akımlarını da etkilediği ve değişime yol açtığı görülmüştür. Bu nedenle Türk Milli Eğitim sisteminin 1920-1950 yılları arasında tek bir düşünce akımının etkisinde kaldığını söylemek mümkün değildir. Ancak Batılılaşma düşüncesiyle birlikte, pozitivizm ve pragmatizmin diğer düşünce akımlarına kıyasla daha fazla etki ettiği görülmüştür. 2005 yılına kadar davranışçı yaklaşımların Türk Eğitim Sisteminin genel akışını oluşturması, Pozitivizmin bu yıllara kadar resmi boyutta egemen olduğunu göstermektedir. "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözü de en önemli pozitivist ifadeler arasındadır. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Eğitim Sistemi, Felsefi Akımlar, Eğitim Felsefesi, Türk Eğitim Politikası, Eğitim Politikası.

EğitimEğitim felsefesiEğitim politikaları+2
Pınar Kalkan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu'nun eğitim anlayışının felsefi yaklaşımlar açısından bir değerlendirmesi

Eğitim sistemleri belli bir felsefi dayanağı olan ve bu dayanağa göre oluşturulan yapılardır. Herhangi bir felsefi dayanağa sahip olmadan oluşturulan yapılar istenilen başarıyı ortaya çıkaramayacaktır. Dolayısıyla eğitimin felsefi dayanağı yani eğitimin felsefesi, eğitimin varoluşsal bir sorunudur. Çünkü eğitimin amacı ve temel araçları tercih edilen eğitim felsefesine göre oluşturulur. Özellikle hedef belirlemede felsefe etkili bir biçimde kullanılır. Tercih edilen eğitim felsefesine göre belirlenmiş hedeflere uygun yeni hedefler eklenir. Sonunda bu hedefler alınarak sistem düzenlenir. Bu anlamda eğitim felsefesi ilk olarak hedefin tespitinde kendisini hissettirir. Daha sonra eğitimin diğer unsurlarında etkisi ortaya çıkar. Ülkemizde de benimsenen eğitim felsefesine göre hedefler belirlenmiş ve bu çerçevede eğitim sistemi düzenlenmiştir. Nitekim pragmatist eğitim felsefesi çerçevesinde teknik gelişim hedeflenmiş ve teknik gelişimi sağlayabilmek için gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Buna karşın, teknik gelişimi engelleyen unsurlar eğitimden uzaklaştırılmıştır. Nurettin Topçu, teknik gelişimi amaçlayan ve metafiziğe mesafeli duran pragmatist eğitim felsefesini, şiddetli bir biçimde eleştirir. Dini ve ahlaki eğitimi önemli gören bir eğitim anlayışı ortaya koyar. Buradan hareket ederek Kur'an'ı Kerim ile Blondel'in Hareket Felsefesi ve Mevlana'nın Tasavvuf anlayışı çerçevesinde bir felsefi anlayış geliştiren Topçu, eğitimde maneviyatçılığı ön plana çıkararak geleneksel bir tavır ortaya koyan önemli bir düşünce adamıdır. Bu geleneksel tavır içinde modern eğitim anlayışlarına karşı konumlanan ve eğitimde idealizm ve realizmden bolca argüman kullanan Topçu, bütünsel anlamda Spiritüalist bir eğitim anlayışının ülkemizdeki temsilcilerinden biri olarak değerlendirilebilir. Bu anlamda ülkemizde, son dönemde yaşanan, eğitim paradigmasındaki maneviyatçı eğitime yönelik değişimin öncüsüdür. Nurettin Topçu, ortaya koyduğu eğitim anlayışının, felsefi akımlar çerçevesinde bir değerlendirmesinden oluşan bu çalışma, mevcut eğitim anlayışının ve yapılan yapısal değişikliklerin anlaşılmasına yardımcı olacaktır.

Ahlak eğitimiDin eğitimiEğitim+3
Alper Uslukaya
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık algıları ve ilkokul yöneticilerinin öğretmenlerin program okuryazarlık becerisine yönelik algılarının ilerlemeci felsefe bağlamında analizi

Bu araştırmanın amacı, sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık algılarını çeşitli değişkenlere göre ve İlerlemeci felsefe bağlamında analiz etmektir. Ayrıca ilkokul yöneticilerinin, sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık becerisine sahip olmalarına yönelik algılarını çeşitli değişkenlere göre analiz etmek de amaçlanmıştır. Betimsel tarama modelindeki araştırma, Diyarbakır, Şırnak ve Şanlıurfa il merkezlerinde bulunan resmi ilkokullarda görev yapan toplam 441 sınıf öğretmeni ile bu ilkokullarda görev yapan toplam 163 okul yöneticisi üzerinde yürütülmüştür. Araştırmada veriler iki ölçekle toplanmıştır. Araştırmacı tarafından geliştirilen ve pilot uygulamalarla geçerliği ve güvenirliği sağlanan bu ölçeklerden birisi, sınıf öğretmenlerinin Program Okuryazarlığı Algı Ölçeği (POYAÖ) ve diğeri ise, Yönetici Algı Ölçeğidir (YAÖ). Beşli likert tipindeki toplam 18 maddeden oluşan POYAÖ, Program Öğeleri, Programın Uygulanması ve Program Anlayışı şeklinde üç alt boyuta sahiptir. Yine beşli likert tipinde toplam 18 maddeden oluşan YAÖ ise Öğretmenlerin Program Bilgisi ve Öğretmenlerin Programı Uygulama Becerisi şeklinde iki alt boyutludur. Gerekli izinler alındıktan sonra uygulanan her iki ölçekle toplanan veriler, SPSS paket programı vasıtasıyla betimsel istatistiki teknikler kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlar şöyledir: Program okuryazarlığı becerisi ile ilgili olarak, katılımcı sınıf öğretmenlerinin algıları, program öğeleri ve program anlayışı boyutlarında yüksek ve programın uygulanması boyutunda ise çok yüksektir. Buna göre, katılımcı sınıf öğretmenleri kendilerini, program öğeleri ve program anlayışı (ilerlemecilik ve yapılandırmacılık) konularında yeterli, programın uygulanması konusunda ise çok yeterli görmektedirler. Sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlığı algıları, demografik değişkenlerden branş, eğitim düzeyi ve kıdeme göre anlamlı farklılık göstermemiştir. Ancak cinsiyete göre, erkek sınıf öğretmenlerin program okuryazarlık algı düzeyleri, kadın sınıf öğretmenlerine göre daha yüksektir. Hizmet-içi Eğitimi (HİE) değişkenine göre, HİE alan sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık algı düzeyleri, bu eğitimi almayanlara göre daha yüksektir. Araştırmada, ilkokul yöneticileri, program okuryazarlık becerisine sahip olma konusunda sınıf öğretmenlerini, program bilgisi boyutunda orta düzeyde; programı uygulama boyutunda ise yüksek düzeyde yeterli bulmuşlardır. Buna göre, sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık algıları ile ilkokul yöneticilerinin onların program okuryazarlık becerisine sahip olmalarına dair algıları arasında derece farkı olduğu saptanmıştır. Program okuryazarlığı ile ilgili olarak hem ilkokul yöneticileri ve hem de sınıf öğretmenlerinin algılarına göre, katılımcı sınıf öğretmenleri, program bilgisine göre programı uygulama bakımından daha yeterlidirler. İlkokul yöneticilerinin sınıf öğretmenlerinin program okuryazarlık becerisine sahip olmalarına yönelik algıları demografik değişkenlerden cinsiyet, branş, eğitim düzeyi ve kıdeme göre anlamlı bir farklılık göstermezken, görev şekli ve HİE durumuna göre anlamlı şekilde farklılık göstermiştir. Bu farklılık, ilkokul müdürlerinin, sınıf öğretmenlerini program okuryazarlığı becerisine sahip olma ve programı uygulama bakımından, müdür yardımlarına göre daha yeterli bulduklarını göstermiştir. Diğer taraftan, program konusunda HİE alan yöneticiler, bu eğitimi almayanlara göre, sınıf öğretmenlerini program bilgisi konusunda daha yeterli bulmuşlardır. Araştırmada son tahlilde, program okuryazarlık becerisinin teorik (bilgi) ve uygulama (pratik) boyutlarının birbirine bağlı öncelik-sonralık sıralamasının farklı bağlam ve kültürlere göre değişebileceği değerlendirilmiş ve bu kavramın kapsamına, uygulamadan gelen yeni verilere bağlı olarak farklı boyutların da eklenebileceği öngörülmüştür. Anahtar Kelimeler: Program okuryazarlığı, Sınıf öğretmeni algıları, ilkokul yönetici algıları, İlerlemeci öğretim programı, Program okuryazarlık ölçeği

Eğitim felsefesiOkul yönetici algısıOkul yöneticileri+7
Fatih Selim Erdamar
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumları

Bu araştırma, ?Beden Eğitimi Öğretmenlerinin Eğitim Felsefeleri ile Teknolojiye Karşı Tutumları?nın incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırma, Erzincan il Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı tüm il merkezi ve ilçelerdeki ilköğretim ve liselerde görev yapan 91 beden eğitimi öğretmeninden oluşmaktadır. Verilerin toplanmasında; beden eğitimi öğretmenlerine ait bilgileri toplamak amacıyla kişisel bilgi formu, beden eğitimi öğretmenlerinin hangi eğitim felsefesini benimsediklerini belirlemek amacıyla Wiles ve Bondi 1993 tarafından geliştirilen ve Doğanay ve Sarı 2003 tarafından Türkiye'ye uyarlaması yapılmış olan ?Felsefi Tercih Değerlendirme Ölçeği? ve beden eğitimi öğretmenlerinin teknolojiye yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Akbaba 2002 tarafından geliştirilen ?Teknolojiye Karşı Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Verilerin analizinde araştırmada bağımsız değişkenlere (cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı) göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek amacıyla Mann Whitney U ve Kruskal Wallis H testi yapılmıştır. Ayrıca beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Pearson Korelasyon analizi yapılmıştır. Bulgular; öğretmenlerin eğitim felsefeleri ve teknolojiye karşı tutumlarının cinsiyet, yaş, medeni durum ve hizmet yılı değişkenlerine göre farklılaşmadığı görülmüştür. Ayrıca araştırmada, beden eğitimi öğretmenlerinin eğitim felsefeleri ile teknolojiye yönelik tutumları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır.Anahtar kelimeler: Beden Eğitimi Öğretmeni, Eğitim Felsefesi, Teknoloji

Beden eğitimiBeden eğitimi ve spor dersiEğitim felsefesi+5
Anıl Türkeli
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu ve Hilmi Ziya Ülken'in eğitim düşünceleri ve eğitim felsefeleri üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Eğitim, geçmişten bugüne farklı tanımlarla karşımıza çıksa da, çoğunlukla davranış değişikliği olarak adlandırılmış ve her dönemde kabul edilen ortak görüş, eğitimin insanı ve toplumu geliştirebileceği ve değiştirebileceği şeklinde olmuştur. Bununla birlikte son yıllarda eğitim, öğrenenin ne istediği gözetilerek yapılmaya başlanmıştır. Buradan hareketle eğitim, kendi kendini yetiştirme çabası ve sorumluluğudur şeklinde de tanımlanabilir. İnsanoğlu, ömrü boyunca yeteneklerini yeterliliklere dönüştürerek, başka bir deyişle bilgi, beceri ve tutumlar kazanarak kendini eğitmektedir. İnsanın kendi kendini eğitmesi gibi doğuştan getirdiği ve yaşamı boyunca süren öğrenme isteğinin ürünüdür. Böylece insanlar, hayatları boyunca eğitimle iç içe yaşamaktadır.Eğitime dair düşünürlerin temel amaçları, bilinecek şeyleri ve bunları öğretmeye dair yapılması gerekenlerin ne olduğunu öğrenmektir. Onlar, gerçeğin doğası, değerlerin kaynağı ve bunların eğitim için ifade ettiği anlamlarla ilgilenirler. Bu anlayışla eğitim felsefesini, formel okullaşma yoluyla öğrencilerde gelişmesi beklenen tutum ve davranışlarla ilgili amaçların araştırılması olarak yeniden tanımlanabilir. Ancak eğitim sürecinin konuları ya da amaçlarının kaynağını araştırmak kolay bir iş değildir. Bu iş, insanoğlunun biyolojik, psikolojik ve tarihsel doğasının araştırılması ile kültürü ve geleneklerinin odak problemlerinin ayrıntılı bir incelemesini içerir. Geçmişten günümüze düşünürlerin yaptıkları çalışmalar ve eleştiriler bu noktada toplanmıştır. Her toplum kendi öğretim kurumlarını ve `milli eğitim'lerini ciddiye almak, kendi gerçeklerine göre bunları planlamak, yapılandırmak ve işletmek zorundadır. Başka bir ifadeyle, eğitim üzerine kafa yoran herkes, öncelikle kendi toplumunun ilköğretiminin, ortaöğretiminin ve üniversite öğretiminin geleceği ile ilgilenmelidir. Türk eğitim tarihinin yakın dönemine bakılacak olursa bu konularla ilgilenen pek çok düşünür karşımıza çıkmaktadır. Bunlardan, Mustafa Satı Bey, Emrullah Efendi, Münif Paşa, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, M. Şemseddin Günaltay, Ethem Nejdet, Mehmet Emin Erişirgil, Hilmi Ziya Ülken, Avni Başman, Mümtaz Turhan, Erol Güngör, Nurettin Topçu bu isimlerden ilk akla gelenlerdir. Nurettin Topçu ve Hilmi Ziya Ülken, bu düşünürlerden Emrullah Efendi ile başlayıp Ziya Gökalp, Mümtaz Turhan, Erol Güngör'le devam eden üniversiteden reform hareketlerine başlamak gerektiği düşüncesini savunmaktadırlar.Nurettin Topçu ve Hilmi Ziya Ülken'in eğitim anlayışlarında pek çok noktada benzerliklerin yanında farklılıkların da olduğu görülmektedir. Cumhuriyet döneminde eğitim yaşantılarına yön veren Modernleşme dönemi eğitim düşüncesinin temel karakteristiği olan; eğitim etkinlikleri devlet ve millet içindir düşüncesi her iki düşünürde de etkili olmuştur.Adı geçen aydınların her ikisi de beden, fikir ve ahlak eğitimi üzerinde durmuşlardır. Topçu pedagojiden kaçınsa da eğitimi üç noktada incelemiştir: beden eğitimi, fikir eğitimi ve ahlak eğitimi. Ona göre insanın bedeni, zihni ve ahlaki kabiliyetleri ancak eğitimle gerçekleştirilebilir. Bu düşünce Ülken'in de temel felsefelerinden biridir. O eğitimin amacını, ferdin beden, fikir ve ahlak bakımından mükemmel olmasını sağlamak için bir takım fikir ve tecrübelerle donatmak olduğunu ifade etmiştir. Aynı zamanda Batı'nın sosyal pedagojik yaklaşımlarından da faydalanmak gerektiğini vurgulamıştır.Ayrıca ülkenin gelişmesi iki düşünür için de ilim yoluyla sağlanabilir. İlim, teknik ve eğitim sistemi kalkınmanın en temel unsurlarıdır. Toplumsal yapının kuvvetlenmesi ve ilim ve teknikte ilerleme sağlanabilmesi için ise öncelikle toplumsal sorunlar çok iyi tespit edilmelidir. Sorunu bilmek çözüm için gerekli ilk şarttır. Daha sonra bu problemleri çok iyi analiz edecek ve çözebilecek birinci sınıf ilim ve teknik adamlardan oluşturulmuş bir uzman kadro ile aynı tarzda ilim zihniyeti ile yetişmiş bir siyasî ve idari zümreye sahip olunmalıdır.Bu iki düşünürün ortak noktada buluştuğu diğer konular ise; din ve ahlak eğitiminin gerekliliği, eğitimin ailede başladığı düşüncesi, karma eğitimin ülkenin her yerinde uygulanması ve ideal öğretmenin vasıflarına dair düşünceleridir.Araştırma sonucunda Nurettin Topçu ve Hilmi Ziya Ülken'in bazı konularda farklı düşündükleri de tespit edilmiştir. Hilmi Ziya Ülken kültürden kopmamak şartıyla Batı'nın biliminin ve bilim zihniyetinin alınabileceğini, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve üniversite öğrencilerinin barınma problemlerinin çözümünde onların metot ve tecrübelerinden yararlanılabileceğini savunmuştur. Ancak Nurettin Topçu Batı ilim ve ilmî metodunun alınmasına karşı çıkmıştır. Ona göre yerli bir ilim metodu ve kavramsal yapı oluşturulmadan gerçek bir ilerlemenin yakalanması mümkün değildir.Nurettin Topçu ve Hilmi Ziya Ülken'in eğitime yönelik görüş ve önerilerinin özellikle 1970'lerden sonraki eğitim programlarında ve uygulamalarında kısmen etkili olduğu görülecektir. Nurettin Topçu'nun öğretmenliğin bir meslek haline getirilmesi ve öğretmen olacak kişilere lisanstan sonra bir sınav uygulanması gerektiği görüşleri ve Hilmi Ziya Ülken'in öğretmenlerin bir heyet tarafından sınava tabi tutulması gerektirdiği düşüncesi günümüz KPSS'nin sinyallerini vermektedir. Ülken'in ?öğretmen, geçmişte olduğu gibi gelişigüzel ve kırk beş günlük alelacele kurslarla yetiştirilemez. Bu sebeple ayrı bir öğretmen okulu, fakülte veya üniversite kurulup, öğretmenlerin ciddi bir eğitimden geçirilmesi sağlanmazsa bu problemler aşılamaz.? tezi bugünkü eğitim fakültelerinin varlığı ile temellendirilebilir.Ülken ve Topçu'nun günümüzde çağdaş eğitimin en önemli ilkeleri olan ve 2005'te uygulamaya konan; yeni eğitim programında ön plana çıkarılan, her yerde eğitim, yaşam boyu öğrenme, eğitim yaşamın kendisidir, hayata yakınlık ilkesi, genellik ve eşitlik gibi kavramları çok önceden tartıştığı söylenebilir.

EğitimEğitim düşüncesiEğitim felsefesi+2
Buket Kayışlı
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Friedrich Nietzsche'nin insan, ahlak ve eğitim anlayışı

F. Nietzsche?nin yaşadığımız dönemde daha fazla önemsenmeye başlandığı görülmektedir. Son yüzyılda önemini koruyan bazı kavramlar vardır. Bu kavramlar üzerine farklı görüşler beyan eden filozofların başında Nietzsche gelmektedir. Özellikle onun farklı bir düşünür olduğu insan ve ahlak ile ilgili görüşlerinden anlaşılmaktadır. Nietzsche insanları sınıflandırarak görüşlerini ortaya koymuştur. Bu sınıflandırmalarla en değerli insan modeline ulaşmaya çalışmıştır. İnsanları, sürü insanı, özgür insan, üstinsan şeklinde gruplandırmış ve onun için en değerli insan tipi üstinsan olmuştur. Nietzsche, ahlaki değerleri yeniden değerlendirme ve yok etme çabası içinde olmuştur. Ona göre ahlak temelde efendi ve köle ahlakı olmak üzere iki tiptir. Ahlakın varlığı onun décadence kavramını geliştirmesine sebep olmuştur. Yaşadığı toplumun inancı olan Hristiyanlık, onu nihilizme sürüklemiştir. O, insan ve ahlakla ilgili düşüncelerini `güç istenci? kavramını temele koyarak geliştirmiştir. Yaşamının bir döneminde üniversitede hocalık yapan Nietzsche, eğitim konusuyla ilgili görüş ve düşüncelerinin de varoluş felsefesinin ekseninde geliştiği görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Sürü insan, Özgür insan, Üstinsan, Ahlak, Hristiyanlık ahlakı, Güç istenci, Eğitim,

AhlakEğitimEğitim felsefesi+3
Nurettin İncir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Lise biyoloji öğretim programlarının Cumhuriyetten günümüze değişimini etkileyen unsurlar ve analizleri

Bu araştırmada, eğitim politikaları ve bunları şekillendiren eğitim felsefeleri tarihi bir perspektiften incelenmiş ve bunların biyoloji öğretim programlarının içeriklerine ve uygulanışlarına yansımaları irdelenmiştir. Bunun yanında Cumhuriyetten günümüze kadar uygulanan biyoloji öğretim programlarının öğelerine dönük analizi yapılarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılması amaçlanmıştır. Temelde bu amaçlara yönelik olarak yapılan bu çalışma genel olarak bir durum tespiti, sorunların ortaya konması ve önerilerin geliştirilmesine yöneliktir. Altı biyoloji öğretim programının (1924 Tabiiyat Öğretim Programı, 1935 Tabiiat Öğretim Programı, 1957 Tabiat Bilgisi Öğretim Programı, Modern Biyoloji Programı, 1985 ve 1998 Biyoloji Öğretim Programları) geliştirilip uygulandığı altı farklı dönemi baz alan bu araştırmada ilk alt başlıkta Biyoloji öğretim programlarının geliştirilmesinde ve değiştirilmesinde etkili olan süreçler irdelenmiştir. İkinci alt başlıkta ise, programların öğelerine dönük detaylı analizleri yapılmıştır. Son alt başlıkta ise, programların öğelerine dönük karşılaştırmalı analizleri yapılmıştır. Programların analiz edilmesi sırasında arşivlerdeki bilgiler, kamu dokümanları ve kişisel dokümanlardan yararlanılmış ve programın her öğesi ile ilgili geçmiş literatür ışığında program değerlendirme ile ilgili ölçütler takımı kullanılmıştır. Sonuçta; ait oldukları dönemlerin gerek iç ve gerekse dış politika, sosyal ve felsefi unsurlarının Biyoloji öğretim programlarının içeriklerine ve uygulanışlarına önemli etkileri olduğu tespit edilmiştir. Programların öğelerine dönük değerlendirmeleri ise 1924 Tabiiyat Öğretim Programı, Modern Biyoloji Programı ve 1998 Biyoloji Öğretim Programının göreceli olarak daha güçlü oldukları sonucuna varılmıştır. Daha önce geliştirilmiş ve uygulanmış biyoloji öğretim programlarını şekillendiren faktörleri ortaya koyması ve bu programların bir değerlendirmesini sunması bakımından bu ve benzeri çalışmalar günümüzdeki biyoloji eğitiminin durumunu anlamak ve gelecekteki biyoloji eğitimi standartlarını yükseltmek için önemlidir.

Biyoloji dersiDers programlarıEğitim felsefesi+5
Tülay Kabadere
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Nurettin Topçu ve Mümtaz Turhan'ın eğitim düşünceleri üzerine karşılaştırmalı bir araştırma

Bir dönemin eğitim anlayışını ortaya koyabilmenin öncelikli yollarından biri söz konusu dönemin önde gelen aydınlarının eserlerini, görüş ve önerilerini incelemektir. Çünkü aydınların eğitimle ilgili düşünceleri yaşadıkları zamanın ve sonrasının eğitim felsefesi ve programlarını büyük oranda etkilediği varsayılmaktadır. Buradan hareketle araştırmada, erken Cumhuriyet dönemi eğitim felsefesinin, programlarının ve temel düşüncelerinin anlaşılabilmesi için ilgili dönemde yaşamış ve kendine özgü görüşleriyle kitleler üzerinde etkili olmuş eğitimci düşünürlerden Nurettin Topçu ve Mümtaz Turhan'ın eğitim anlayışları kendi eserlerinden ve kendileri hakkında yapılmış araştırmalardan yararlanılarak tarama modeliyle ortaya konulmaya çalışılmıştır.Nurettin Topçu ve Mümtaz Turhan'ın eğitim anlayışlarında pek çok noktada benzerliklerin yanında farklılıkların da olduğu görülmüştür. Her iki aydın kültürle İslâm dinini bir potada eritmiş, ikisi arasında bir sentez oluşturmaya çalışmışlardır. Kendi dönemlerinde bilinçsiz bir şekilde yapılan Batılılaşma faaliyetlerine karşı çıkmışlar, değerlerin Batılılaşmaya feda edilmemesi gerektiğini vurgulamışlardır. Toplumsal gelişmenin ancak ilim yoluyla gerçekleşebileceğini bunu gerçekleştirmenin ise birinci sınıf ilim adamı yetiştirmekle ve ilim zihniyetiyle yetişmiş siyasî kadrolarla mümkün olabileceğini savunmuşlardır. Bunun için en uygun yolların, zeki öğrencileri Avrupa'ya göndermek, ülkede etkili bir eğitim sistemi oluşturmak ve kaliteli öğretmenler yetiştirmek olduğunu iddia etmişlerdir.Adı geçen aydınların her ikisi de köyün manevî kalkınmasına büyük önem vermiş, bunun ?imam-öğretmen?lerle sağlanabileceğini savunmuşlardır. Üniversitelerde bilimsel zihniyetin yeşerebileceği bir ortam oluşturulması ve bu kurumların bilim merkezi haline getirilmesi gerektiğini vurgulamışlardır.Araştırma sonucunda Nurettin Topçu ve Mümtaz Turhan'ın bazı konularda farklı düşündükleri de tespit edilmiştir. Mümtaz Turhan kültürden kopmamak şartıyla Avrupa biliminin ve bilim zihniyetinin alınabileceğini, öğretmenlerin yetiştirilmesi ve üniversite öğrencilerinin barınma problemlerinin çözümünde Alman ve Anglo-Sakson sistemlerinin metot ve tecrübelerinden yararlanılabileceğini savunmuştur. Ancak Nurettin Topçu buna karşı çıkmıştır. Ona göre yerli bir ilim metodu ve kavramsal yapı oluşturulmadan gerçek bir ilerlemenin yakalanması mümkün değildir.Nurettin Topçu ve Mümtaz Turhan'ın eğitime yönelik görüş ve önerilerinin özellikle 1970'lerden sonraki eğitim programlarında ve uygulamalarında kısmen etkili olduğu görülmüştür. Nurettin Topçu'nun öğretmenliğin bir meslek haline getirilmesi ve öğretmen olacak kişilere lisanstan sonra bir sınav uygulanması gerektiği görüşleri ve Mümtaz Turhan'ın ortaokulun kaldırılması, zeki öğrencilerin üniversitelere alınması için sınavları hazırlayan bir birimin oluşturulması gerekliliği (ÖSYM)ve tüm üniversiteleri kontrol eden bir mekanizmanın oluşturulması zorunluluğu (YÖK) bu düşünürlerin günümüzde kullanılan görüşlerine örnek gösterilebilir.Anahtar Kelimeler: Eğitim, Erken Cumhuriyet Dönemi Eğitim Felsefesi, Nurettin Topçu, Mümtaz Turhan, Batılılaşma, İlköğretim, Ortaöğretim, Üniversite.

BatılılaşmaEğitimEğitim düşüncesi+6
Feyzullah Acar
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
10
Master'sOpen AccessTR

Hilmi Ziya Ülken`in eğitim felsefesi

181 ABSTRACT In this study, it will be focused on what Hilmi Ziya Ülken has done in the name of educational philosophy and how he interprets this science. Education, according to Hilmi Ziya Ülken, is the most significant work of what man has done so far. Thus, his approach to this field of science necessitates a study on its own. Hilmi Ziya Ülken, in his books and articles he has written about education, deals with the problems, which we even today feel the existence of and which we still cannot find solutions for, and he proposes solutions for these problems. At this point, taking Hilmi Ziya Ülken's book "Eğitim Felsefesi" as a main source, this thesis aims to elucidate the thinker's approach to the concept of education and to make a general assessment through clarifying his opinions about educational philosophy. The first of the aims of the thesis as a whole, is to put forward what the education and what the educational philosophy, which is structured through education interaction with philosophy, are and to determine the content of these concepts; and the second one is to illuminate Hilmi Ziya Ülken's opinions which he has proposed as a solution to the problems of educational philosophy.

EğitimEğitim felsefesiEğitim sistemi+2
İlkay Elçin Uysal
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00

Related subjects