Ekonomik bütünleşme

Bu konu başlığı altında 84 tez

Yüksek LisansAçık ErişimEN

Kazakhstan's role in strengthening the Turkic Council and regional cooperation in Central Asia

This thesis examines the cooperation among the Central Asian Turkic Republics and Turkey in the socio-economic, political, cultural areas, and regional cooperation and security in Central Asia, besides the role of the Kazakhstan in the activities of the Turkic Council under the framework of New Regionalism and Liberal Institutionalism. After the dissolution of the Soviet Union, the meetings of the Presidents of the Turkic States and the Turkic Council Summits between Central Asian Turkic Republics and Turkey have become increasingly important. In this study, the main themes of the high level summits are analyzed and the role of the Turkic Council in strengthening and improving relations among the Turkic States are also discussed. The member countries of the Turkiс Council cooperate in the framework of international organizations. Kazakhstan has played a significant role in the development of initiatives of the Turkiс Council.The aim of this thesis is to determine the activities of the Turkic Council and the role of Kazakhstan in strengthening cooperation in the context of cooperation and security issues in Central Asia. In the first part of the thesis, after discussing the socio-economic and political relations in the newly emerged states in Central Asia after the dissolution of the Soviet Union, the interests of powerful actors, such as,Turkey, USA, China, Russia and the European Unionin Central Asia areexamined. The second section deals with regional co-operation and security issues in Central Asia, and Kazakhstan's policies concerning these issues and its role in strengthening the regional cooperation.In the third chapter, the activities of the Turkiс Council, its the policies and strategies regarding the development of regional cooperation are evaluated. In addition, in this thesis, important factors of the cultural, psychological and communicative closeness of the Turkish people are emphasized, which are necessary for strengthening the integration unity and determining common interests, Moreover, the current problems encountered in the integration process by the Turkic Republics are included.

Regional cooperationEconomic integrationEconomic cooperation+7
Yerkebulan Sapiyev
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde Avrupa Birliği'nin bölgesel politikalarının Türkiye'ye etkisi

Avrupa Birliği, kuruluşundan beri sürekli genişlemekte ve bünyesine yeni ülkeler almaktadır. Yaşanan bu genişlemeler neticesinde hem üye ülkeler arasında bulunan hem de ülkelerin kendi bölgeleri arasında bulunan, sosyo-ekonomik farklılıklardan kaynaklı sorunlarla karşı karşıya kalmaktadır. Dolayısıyla Avrupa Birliği, bu sorunları ortadan kaldırmak ve gerçek anlamda ekonomik bir bütünleşmeyi sağlamak amacıyla, "Avrupa Birliği Bölgesel Politikası" nı oluşturma gereği duymuştur. Dayanışma ve uyum kavramları üzerine inşa edilmiş olan bölgesel politikalar hem bir iş birliği aracı hem de ekonomik entegrasyonu destekleyen önemli bir faktördür. Avrupa Birliği, bölgesel politikalar kapsamında bölgeler arasında bulunan sosyo-ekonomik farklılıkları azaltmak amacıyla, AB üyesi ülkelere ve AB'ye girmeye aday ülkelere mali destekler sağlamaktadır. Bu doğrultuda, Avrupa Birliği, Birliğe aday ülkelere ekonomik olarak yardım etmek için çeşitli fonlar oluşturmuştur. Türkiye'nin de on yıllardır devam eden, gelir düzeyi, nüfus yapısı, fiziki ve sosyal altyapı, eğitim seviyesi, sağlık hizmetlerine erişim, çevre kalitesi, yerel kaynakların etkin kullanılması gibi alanlarda bulunan farklılıklardan kaynaklanan, sosyo-ekonomik dengesizlikleri bulunmaktadır. Bu bağlamda, Avrupa Birliği Bölgesel Politikaları, Türkiye'nin çeşitli nedenlerle ortaya çıkmış dengesizliklerinin azaltılması ve hatta ortadan kaldırılması için önemli bir doktrindir. Bu çalışmada, Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde, Türkiye'nin ve Avrupa Birliği Bölgesel Politikalarının analizi yapılarak, Avrupa Birliği Bölgesel Politikalarının Türkiye üzerindeki etkileri incelenmektedir.

Avrupa BirliğiBölgesel politikalarEkonomik bütünleşme+5
Mehmet Emin Çalış
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Economic engagement of refugees analyzing success factors and barriers of Syrian refugee entrepreneurs in Turkey: Case of Istanbul

The main purpose of this thesis is to explore the success factors and barriers of Syrian refugee entrepreneurs in Turkey. According to the literature, four categories have been identified: individual success factors, environmental success factors, individual barriers, and environmental barriers. In total, forty predictors were examined by conducting a survey with Syrian entrepreneurs in Istanbul. A total of 244 entrepreneurs have been analyzed using multinomial regression analysis. Findings suggest that environmental success factors including access to capital and access to information related to the business are major and positive contributors to the success of Syrian entrepreneurs in Turkey. However, educational attainment, age, and social status are individual success factors that showed a negative relationship on the success of Syrian entrepreneurs. In terms of barriers, the results suggested a significant relationship between the success of entrepreneurs and the environmental barriers including the negative perception of Syrian refugees among locals, Negative portrayal of Syrian refugees in host Country's media, and locals' sense of intense competition in the labor market. Individual barriers include a low level of education, equivalence of degrees, and host country language proficiency. The findings of this study are important to policy makers in the host countries in particular and to all stakeholders interested in the refugee affairs. Programs on the economic engagement of refugees, as part of a more comprehensive integration of refugees, could be better designed in light of the finding of this study.

SuccessEconomic integrationEntrepreneurs+6
Douaa Abbara
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye şeker piyasası işleyişi özelinde bir ekonomik model olarak kooperatif: Tarım sanayi entegrasyonu ve Pankobirlik incelemesi

Kooperatifler, belirli bir alanda ortak fayda elde edebilmek için ekonomik birimlerin bilinçli ve gönüllü şekilde bir araya gelerek, iş birliği yapmak amacıyla oluşturduğu ortaklı kuruluşlardır. Piyasa mekanizması içinde kooperatifler mal ve hizmetlerin alınmasında ve pazarlanmasında/satılmasında ortaklarının pazarlık ve rekabet gücünü arttırma, sermaye birikimini sağlama ve sürdürülebilir kılma, piyasaların yapısını ve işleyişini düzenleme görevlerini üstlenir ve ekonomik büyümeye katkıda bulunurlar. Bu amaçla tezin ilk bölümünde kooperatifleşme ve tarım-sanayi entegrasyonunda kooperatiflerin rolü üzerinde durulmuş. İkinci bölümde ise üst birlik örgütlenmesini tam olarak sağlamış ve şeker piyasasını düzenleme konusunda etkin rol oynayan Pankobirlik (Pancar Ekicileri Kooperatifleri Birliği) ele alınmıştır. Pankobirlik faaliyet gösterdiği şeker sektöründeki yasal düzenlemeler çerçevesinde şeker fabrikalarını bünyesine katarak tarım sanayi bütünleşmesinde başarılı bir dikey entegrasyon gerçekleştirmektedir. Ayrıca kooperatif üyelerine tarımsal girdi temin eden ve üretilen ürünlerin daha etkin şekilde değerlendirilmesini sağlayan ve nihayetinde sürdürülebilir büyümeyi hedefleyen yatırımları hayata geçirmektedirler. Bu nedenle, ekonomik model olarak koopeartif yapılanmasının Pankobirlik örneği ve Türkiye şeker piyasası üzerinden değerlendirilmesi, diğer iyi uygulama örnekleri ile karşılaştırılması bu başarılı örgütlenmenin yaygınlaştırılması adına önemlidir. Ayrıca şeker, dünyada devlet müdahalesine en çok maruz kalan ürünlerden biridir. Üretim ve tarife kotaları, yüksek korumalar ve ticaret antlaşmaları, ülkelerin uyguladığı politikalar dünya şeker ticaretine kısıtlamalar getirmektedir. Türkiye şeker sektöründe de dünya şeker piyasalarında olduğu gibi yasal düzenlemeler ile kontrol altında tutulmaya çalışılmaktadır. Bu yasal düzenlemelere ek olarak Türkiye şeker sektörü piyasaya kamu, özel sektör ve kooperatif yapılanmalarının ürün arz etmesi sebebiyle de farklılaşmaktadır. Bu nedenle de Pancar Ekicileri Kooperatiflerinin ekonomik etkinliklerinin şeker piyasasındaki diğer iki oyuncunun yani kamu ve özel sektör işletmelerinin işleyişi ve ekonomiye katkıları anlamında değerlendirmek tarımda sürdürülebilir ekonomik kalkınma için önem taşımaktadır.

BütünleşmeDikey bütünleşmeEkonomik bütünleşme+7
Selen Erkök
İstanbul Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

ASEAN: bölgesel bir aktör olarak ekonomik ve politik etkinliğinin incelenmesi

Bu tezde, bölgesel ve küresel ölçeklerdeki bölgesel birleşmesi ile ASEAN'ın ekonomik ve politik etkinliği tartışılmaktadır. Bu tezin öncelikli amacı ASEAN'ın, bölgesel bir bütünleşme modeli olarak politik ve ekonomik olarak bütünleşme potansiyeli ve etkinliğinin tartışılmasıdır. Bu çerçevede örgütün daha güçlü bir temsilci ve ASEAN üye ülkelerinin barış ve refah umutlarını temsil eden bir bölgesel aktör olma potansiyeli araştırılmakta ve bu amaçlara hangi yollardan ulaşılabileceği anlatılmaktadır. Tezin teorik alt yapısı, bölgeselcilik ve küreselleşme kavramlarının uluslararası hükümetlerarasıcılık ve işlevselcilik teroileri bağlamında değerlendirilmesi oluşturmaktadır. Bu çerçevede ASEAN'ın bölgesel ve küresel senaryolardaki birleşme süreci tartışılmaktadır. Bu çalışma, ASEAN'ın blokta daha güçlü, kapsamlı ve birleşmiş bir temsilci olması ve etkinliğini artırması için önerilerde bulunmak amacıyla, örgütün ekonomik ve politik güvenliğinin güncel gelişiminin analizine dayandırılmıştır. Bu tez için toplanan tüm bilgiler ve eserler, herkesin yararlanabileceği açık kaynaklardan alınmıştır. Güncel gelişimeler, öneriler ve gelecekteki durum analiz edildikten sonra, ulus devletlerin ortak çıkarları sağlanır ve örgütün tüm konularda kapsamlı dayanışmasına karar verilir, uygulanır ve güçlendirilirse, ASEAN'ın başarılı bölgesel bir işbirliği sağlayacağı kanısına varılmıştır. ASEAN'ın AB'nin bütünleşmesini örnek almasına rağmen kendi yolunu ve kimliğini inşa etme potansiyeli olduğu tezin diğer önemli çıkarımlarındandır. ASEAN farklı etnik, kültürel ve ekonomik çeşitliliğe sahip farklı gruplardan oluşmuş bir işbirliği modeli olarak kendi yolunda kendi geleceğini inşa edebilir ve gelecekte kurulacak diğer bölgesel organizasyonlar için de iyi bir örnek teşkil edebilir.

ASEANBölgesel bütünleşmeBütünleşme+5
Thı Bıch Phuong Duong
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Küresel ve bölgesel ekonomik işbirliği ve bütünleşmeler çerçevesinde Türkiye – Avrupa Birliği ekonomik ilişkilerinin analizi

Küreselleşme ile uluslararası ticarette sınırlar ortadan kalkmış, ülkeler arasındaki ticari ilişkiler güçlenmiştir. 1980 sonrası bölgeselleşme süreci hız kazanmış ve ekonomik bütünleşmelerin hem sayısı hem de etkinliği artmıştır. Kurulan yeni dünya düzeninde uluslararası ekonomik aktörler zamanla ticari blokların oluşmasına neden olmuştur. Çalışmada, esas olarak Türkiye'nin bölgesel aktörlerle günümüzdeki dış ticaret ilişkisi incelenmiş, AB ile olan ekonomik ilişkileri ise bu çerçevede analiz edilmeye çalışılmıştır. Tezin birinci bölümünde küreselleşme ve bölgeselleşme kavramlarının evrensel tanımları açıklanmış ve tezin teorik altyapısının oluşmasını sağlayan ekonomik işbirliği ve bütünleşme aşamalarına ve etkilerine değinilmiştir. İkinci bölümde, çok kutuplu ekonomik düzende kendine yer edinmiş, dünya ekonomisinde önemli paylara sahip olan bölgesel entegrasyonlardan NAFTA, APEC, ASEAN, GCC ve AEC seçilerek, bu bölgesel aktörlerin Türkiye ile olan ticari ilişkileri analiz edilmiştir. Bu analizler ekonomik veriler, tablolar ve grafikler aracılığıyla açıklanmış ve değerlendirilmiştir. Tezin son bölümünde, Türkiye'nin en büyük ticari ortağı olan AB ile olan ekonomik ilişkileri dış ticaret boyutuyla, Gümrük Birliği öncesi ve sonrası olarak ayrıntılı olarak incelenmiştir. AB'nin üçüncü ülkelerle imzalamış olduğu ve gelecekte imzalayacağı STA'ların Türkiye ekonomisine etkileri TTIP ve CETA örnekleri üzerinden ayrıca incelenmiştir. Gümrük Birliği sürecinde Türkiye için başka alternatiflerin olup olmadığı sorgulanmış ve Çekim Modeli kullanılarak seçili örgütlerin ihracat üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Son olarak Gümrük Birliği'nin diğer ekonomik bütünleşmeler ve anlaşmalar ile farklılıkları vurgulanmış, revize edilmesi yönündeki önerilere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Küreselleşme – Bölgeselleşme - Ekonomik Örgütler - Avrupa Birliği – Dış Ticaret - Çekim Modeli – Gümrük Birliği

ASEANAvrupa BirliğiBölgeselleşme+5
Fatma Akçay
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimTR

Ortak para birimi kullanımı: Türk devletleri arasında uygulanabilirliği

Bu çalışma; devletlerarası ortak para birimi kullanımının Türk devletleri arasında uygulanabilirliğini araştırmak amacıyla kaleme alınmıştır. Çalışmadaki araştırma yöntemi durumsal olup, para birliği kavramını tanımlamak ve dünyadaki para birliklerinin sistemlerini karşılaştırıp Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye'nin para birimini ortak bir zeminde oturtmaktır. Çalışma karma araştırma yöntemi (nicel ve nitel verilere dayanarak) olup, parasal birliği gerçekleştirme aşamaları ile konu ele alınmıştır. Ülkeler arası ekonomik entegrasyonun ve para birliğinin başarısının genellikle birbirini takip eden aşamalara bağlı olduğu görülmüştür. Bu aşamalar, paranın tam ve değiştirilemez konvertibilitesini, döviz kuru dalgalanmalarının azaltılması, değişmez sabit fiyat istikrarının sağlanması ve üye ülkeler arası sermaye hareketlerinin tamamen liberalizasyonudur. Bu aşamalar Türk Cumhuriyetlerinin ekonomik entegrasyonun ve para birliğinin gerçekleşmesi için de geçerlidir. Bu tezde yapılan incelemede, bu adımlardan sonra ortak merkez bankasının kurulması ile birlikte Türk Cumhuriyetleri arasındaki ekonomik entegrasyonun ve para birliğinin başarılı olabileceği kanısına varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Para Birliği, Türk Cumhuriyetleri, Ekonomik Entegrasyon, Uluslararası Ticaret, Ekonomik Kalkınma.

Avrasya Ekonomik BirliğiBölgesel bütünleşmeEkonomik bütünleşme+2
Hatice Dilaver
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The interplay of the global and the local: The socio-economic development of the towel and bathrobe cluster of Denizli

This study scrutinizes the main socio-economic factors that facilitated the development of the towel and bathrobe sector in the western Anatolian city Denizli. The city experienced a great volume of economic development in accordance with the global trends after 1980. Since then, its efforts to adapt to the changes in the international market through export-orientation have resulted in success. In facilitating this adaptation, the city has drawn upon its local historical and social characteristics, and a certain pool of production know-how that has come to accumulated in the region for more than two thousand years. In that sense, it emerges as a successful example of a region which industrialized rapidly and strongly around its indigenous textile industry, and by specializing in a certain branch, with the help of the cluster model of economic development. To this end, the city developed its textile sector around a local capital aiming at industrialization for export through a production motivated by buyer-driven networks. The city achieved this success through an effective strategy by clustering, in addition to adopting strong measures of local competitiveness in the global economy. This analysis of the cultural and socio-economic factors of Denizli from a political economy perspective helps to achieve several objectives with respect to the social science literature: first of all, it conducts an investigation into the contemporary political economy of Turkey. Second, it clarifies some of the manifestations of the intersections between local and global economic processes in the context of modern global capitalism.

BathrobeDenizliEconomic integration+7
Gizem Kezban Çakmak
Boğaziçi University · Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü
2013
00
DoktoraAçık ErişimEN

Financial effects of withdrawal from economic unions: The case of BREXIT

Economic integration in the field of international trade and finance has long been of paramount importance and a focus of extensive research. Yet, the phenomenon known as Brexit, marking the United Kingdom's departure from the European Union, has shifted attention towards the disintegration of unions as a reverse process. Contemporary studies predominantly concentrate on the financial and economic repercussions of exiting an economic union, concurrently employing the post-Brexit dynamics between the United Kingdom and the European Union as a case study. This research aims to explore the ramifications of the Brexit process as a case study in the dissolution of economic unions. To this end, difference in differences and synthetic control methods as analytical techniques have been employed. The investigation was carried out on four primary sample groups, encompassing the United Kingdom, six European Union member states, three European Free Trade Association countries, and three European Union candidate countries. Key macroeconomic and financial indicators such as quarterly gross domestic product, stock prices, interest and exchange rates, investments, and trade metrics were analyzed from 2010 to 2022 to discern the economic and financial impacts of secession. The findings revealed that the disintegration had negative impacts on the United Kingdom, demonstrated by declines in trade volumes, stock index values, the exchange rate of the British Pound, and increases in bond yields. These effects collectively led to an average reduction of 7-8% in the country's gross domestic product. Conversely, for the other sample group of European Union member states examined, the results showed inverse outcomes with increases in gross domestic product, trade, and decreases in bond yields. According to the analysis, the gross domestic product of the selected European Union member states experienced an average increase of 5-6%. Similarly, countries outside the European Union generally exhibited positive changes in the same direction. For the European Union candidate countries, the analyses only observed a positive effect on exports, with other indicators yielding negligible results. Keywords: Brexit, Economic integration, Disintegration, Difference-in-Differences, Synthetic Control Methods.

European UnionBrexitEconomic integration+1
Madına Suleımenova
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoktoraAçık ErişimTR

Jeoekonomi ve Türkiye'nin jeoekonomisi

Jeoekonomi yeni bir bilim dalı olarak Soğuk Savaş sonrası yeniden biçimlenen devletlerarası ekonomik ve siyasal ilişkileri tanımlamak için kullanılmaktadır. Bu bilim ayrıca ulus devletlerin değişen koşullar altında kendilerini yeniden tanımlamalarına ve yeni dünya düzeninde kendilerine yer kapma savaşımına rehberlik etmektedir. Jeoekonomi ulus devletlerin ortaya çıkmasından sonra devletler arası ilişkiler dizgesini ve dış politika uygulamalarını yorumlamayı amaçlayan görüşler evriminin şimdilik son halkasıdır. Yöntem olarak, politikadan çok ekonomiye, teknolojiye ve coğrafyaya önem vermektedir.Türkiye'nin bulunduğu coğrafi konumu, tarihsel ve kültürel geçmişi ve komşu ülkelerle olan ilişkileri, ona geniş bir coğrafyada ekonomik alan yaratma fırsatı vermektedir. Jeoekonomi de Türkiye'nin ekonomik alan yaratabilmesi ve ekonomik ilişkilerini geliştirebilmesi için uygulanması gereken politika olmalıdır. Bu nedenle jeoekonomiyi bir bilim dalı olarak ele almak ve Türkiye'nin tarihsel coğrafyasını ve bu coğrafyadaki ekonomik ilişkilerini incelemek büyük önem taşımaktadır.Bu araştırmada, öncelikle ?Jeoekonomi? bilimsel açıdan tanımlanmış, Türkiye için önemi belirtilmiş ve uygulanabilir politikalar için bilimsel temeller oluşturmak amacıyla tarihsel jeoekonomik alan incelenmiştir.

Coğrafi özelliklerEkonomik bütünleşmeEkonomik coğrafya+3
Şükrü İnan
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2008
20
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrasya Ekonomik Birliği ve Türkiye ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ve geleceği

Ülkeler ekonomilerine ekonomik büyüme ve kalkınma sağlamak amacıyla bölgesel ekonomik entegrasyona gitmektedir. Avrupa Birliği en başarılı ekonomik entegrasyon örneği olarak kabul edilmektedir. Avrasya Ekonomik Birliği de son yıllarda giderek artan ekonomik entegrasyon girişimlerinden biri olup, sahip olduğu büyük pazar potansiyeli ve enerji altyapısı ile dikkati çeken bir oluşumdur . Bu çalışmada, Belarus, Kazakistan ve Rusya tarafından kurulmuş olan Avrasya Ekonomik Birliği ve Birliğin Türkiye ile ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu ve geleceği açıklanmaya çalışılmıştır. Avrasya Ekonomik Birliği ve Türkiye ekonomik ilişkilerinin mevcut durumu incelenmiş, ticaret, yatırım ve enerji ilişkilerine değinilmiş ve en perspektifli alanlar açıklanmıştır. Avrasya Ekonomik Birliği'ni bir bölgesel ekonomik oluşum olarak yakından tanımak için ekonomik entegrasyon teorisi ve teorinin çerçevesinde teorinin gelişimi, ekonomik entegrasyon etkileri ve aşamaları ve Avrasya Ekonomik Birliği'nin gelişim süreci incelenmiştir. Avrasya Ekonomik Birliği'nin güncel sorunları, genişleme çabaları ve geleceği Rusya ve Batı ülkeler arasındaki politik kriz dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Avrasya Ekonomik Birliği'nin ve Türkiye ile ilişkilerinin geleceğine ilişkin tespitler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ekonomik entegrasyon, Avrasya Ekonomik Birliği.

Avrasya Ekonomik BirliğiEkonomiEkonomik bütünleşme+4
Askhad Baatyrbekov
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimTR

Türkiye ile Euro bölgesi arasındaki uyum ve uyumu etkileyen faktörler

Ekonomik bütünleşmenin en önemli aşamalarından olan parasal birlik Avrupa Birliği içinde 1999 yılında gerçekleştirilmiştir. Optimum para sahaları (OPS) teorisi kriterleri, tek para birimi etrafında bir araya gelen ülkelerin benzer politikaları uygulamaları gerektiğini öne sürer. Parasal birlik içinde yer alan ülkelerin politikalarının uyumlaştırılması sürecinde, aralarındaki ticaret çok önemlidir. Ülkeler arasındaki ticaret yoğun ve endüstri-içi ticaret özelliği gös¬teri¬yor¬sa, bu ülkelerin arasındaki uyum artar. Endüstri-içi ticaret ülkeler arasında benzer malların tica¬retinden ortaya çıkacağından, ülkeler benzer politikaları uygulayabilirler. Buna karşılık ülkeler a¬ra¬sın¬daki ticaret endüstriler-arası ticaret olduğunda her ülke ürettiği farklı sektörde uzman¬laşmaya gider. Benzer politikalar yerine her ülke kendi politikasını uygulamayı tercih eder.Ülkelerin para politikasını ulus-üstü kuruma devrettikleri ve kural temelli politikaları benimsedikleri Avrupa Parasal Birliği, Türkiye'nin ticaretinde de çok önemli bir yere sahiptir. Panel veri yöntemine dayalı olarak yapılan testler sonucunda artan endüstri-içi ticaretin, Türkiye ile Euro bölgesinin gelir uyumunu hızlandırıcı bir etki gösterdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte endüstri-içi ticaret tek başına uyumu sağlayan bir etken değildir. Endüstri-içi ticaretin yanı sıra ülkelerin kendi iç ekonomi politikasını yönlendiren yapılarda da uyumu sağlaması gerekir. Esnek istihdamı sağlamaya yönelik politikalar, endüstri-içi ticarette olduğu gibi ülkeler arasındaki uyumu arttırıcı bir işlev görür. Gelir uyumunu arttırıcı bir diğer etken de maliye po¬litikalarını disipline etmeleri ve kamu borçlanmalarını azaltmalarıdır. Buna karşılık her ülkede farklı dinamiklerin rol oynadığı şehirleşme, gelir uyumu üzerinde negatif bir etki gösterir.

Avrupa BirliğiBütünleşmeEkonomik bütünleşme+4
Ragıp Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Karadeniz Ekonomik İşbirliği Bölgesi'nin ekonomik entegrasyona geçiş problemleri ve başarısında Türkiye'nin rolü

Ekonomik bütünleşmeKaradeniz Ekonomik İşbirliği BölgesiTürkiye
İrfan Kalaycı
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1993
10
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin ekonomik entegrasyon hareketleri içerisindeki yeri ve yeni bir vizyon: D-8

Dünyada değişen ekonomik ve siyasi dengeler ile birlikte, gerek mevcut pazarlarda yaşanan daralmalar gerekse de siyasi bir takım gerekçelerle taraf olunan entegrasyon hareketleri ile meydana gelen çıkmazlar, Türkiye için hem yeni pazarlara açılmak, hem de taraf olduğu entegrasyonlarla ilişkilerinde masaya daha güçlü oturmasını sağlayarak ilişkilerini sağlıklı bir zemine oturtulması amacıyla çok yönlü bir dış politika izleme ihtiyacı meydana getirmiştir. Bahse konu bu ihtiyacın karşılanması hususunda D-8 her ne kadar 1997 yılında kurulmuş bir entegrasyon hareketi olsa da henüz entegrasyon aşamalarının neredeyse hiç birinde bir ilerleme kaydedilmemiş ve hakkettiği ilgiyi görmemiş bir hareket olarak yeni bir vizyon olarak görülebilir. Bu doğrultuda çalışmada taraf olunan entegrasyonlarla ilişkiler ortaya konmuş ardından D-8 ve Türkiye ile D-8 ilişkileri detaylı olarak mercek altına alınmıştır. Bunların yanı sıra çalışmada Türkiye'nin D-8 ülkeleri ile ithalat ve ihracatındaki artışın Gayrı Safi Yurtiçi Hâsılasına etkisini ölçülmek amacıyla zaman serisi analizi uygulaması yapılmıştır. Analiz neticesinde değişkenler arasında 1990-2017 yılları arasında uzun dönemli bir ilişkinin varlığı tespit edilmiştir. Ayrıca D-8'lerle İhracat(Lnİhracat) değişkeni ile Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla (LnGSYH) değişkeni arasında tek taraflı nedensellik ilişkisi olduğu, diğer değişkenler arasında ise nedensellik ilişkisi olmadığı gözlemlenmiştir. Neticede özetle Türkiye'nin D-8'lere ihracatının artmasının Gayri Safi Yurtiçi Hasılası'na olumlu etki ettiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Entegrasyonlar, Gelişen Sekiz Ülke(D-8), Gümrük Birliği, Uluslararası Ticaret, Zaman Serisi Analizi

BütünleşmeD8 ÖrgütüEkonomi politikaları+5
Emre Aygünoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

AB idealinden kopmadan ekonomik entegrasyonlar yönünden Türkiye'nin Avrasya vizyonu

This Study is focused on Turkey's visions on Eurasia in terms of global economic integrations without leaving the ideals of European Union (EU). In this dissertation is also argued that Turkey's participation in the economic integration process in the Eurasian region does not contradict, obstacle or threaten to the candidate process of EU. With ending of the Cold War in 1990, the concept of 'Eurasia', which is qualified as "isolationist" as an ideological and political notion, particularly the concept of Eurasia is being updated throughout the world, mainly after the 2008 world economic crisis, and is being used as an explanatory concept in economics-political science, getting rid of its historical burden. It also reveals concrete evidence of the economic power shift in the world from the Atlantic-Pacific axis to the Eurasian axis (from developed countries (DC) to developing countries (DGC) to a "new world order" that evolves into multipolarity. Turkey is one of the developing economies. The strategic implication of this fact in terms of the future of the Turkish economy has been evaluated based on scientific data and measurements. The theoretical framework of this study, is based on the following questions: a) Why does global power balance change and with which dynamics? b) Why does the global power shift is interest to the Turkey what and why based on? c) Will Turkey go to the West or the East when it plays a global role? d) Why is Turkey's join in economic integration in Eurasia not an alternative or obstacle for the European Union (EU)? This literature warns and confirms that all decision-makers, particularly the academicians have come up with insubstantial findings that Turkey is too late to take steps towards Eurasia. Moreover, it is possible and necessary for Turkey to participate in the economic integration process in Eurasia, which argues that Turkey does not contradict the ideal of participation in the EU and poses no threat. Key Words: Cold World War, Unipolar-Polarity- Power Shift, New World Order, Turkey, European Union (EU) Eurasia, Trade- Economic Integration, Business World and SME's, (Small and Sized Medium Entrepreneurs') Political Economy.

EurasiaEuropean UnionEconomic policies+5
Nurdan Sönmez
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

The effects of the Customs Union on Turkish foreign trade and foreign trade legislation

Looking at the history of the world, the trade policy of the states among each other; the colonial-imperialist state understanding that the powerful states were taxed by the weak, the tax measures they applied to each other if the two states were strong, or the tax privileges they had given each other. However, these policies have sometimes been economically disadvantageous to other states, including both parties to an agreement, sometimes both, or contracted parties. The political and economic disputes that lived until the end of World War II led to great destruction in the states. With the concern that the neighboring state of Soviet Russia would be exposed to communism and the US view this as a danger and that this danger could only be overcome with a united Europe, the European idea to unify emerged, with the material and intellectual support of the United States has been thrown away. Our work will first examine the explanations, causes, types, success conditions and integration tendencies in the world of economic integration theory and then examine the effects of the Customs Union Theory, one of the types of economic integration theory. It will be briefly mentioned from the history of the European Union, the institutions and organizations that our country has made a Customs Union agreement, and the process of entry into the Customs Union of our country will be mentioned. Afterwards, the alignment policies, revisions, laws, regulations, working procedures and principles of entry into the customs union will be examined. Finally, the Customs Union Agreement, which entered into force in 1996, examines our foreign trade data with the innovations brought about by our foreign trade legislation, and the impact on the Turkish Foreign Hades will be revealed. ii Keywords: Economic Integration, European Union, Custom Union, Turkish Foreign Trade

European UnionTerms of tradeExternel commerce legislation+4
Nevzat Alyurt
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Avrasya ekonomik iş birliği alanlarında Türkiye'nin rolü

Günümüzde küreselleşme hareketlerinin geldiği nokta itibariyle bir ülkenin uluslararası meselelerden uzak kalması neredeyse imkansızdır ve bu durum dünya politika ve ekonomisinde sesini duyurmak isteyen ülkeleri ekonomik ve politik alanlarda işbirliği yapmaya yöneltmektedir. Uluslararası ekonomik entegrasyonların pazar genişlemesi, içsel ve dışsal ekonomiler, teknolojik gelişme, rekabet ve üretkenliklerini artırma anlamında ülkelerin ekonomik potansiyeli üzerinde önemli rolleri bulunmaktadır. Dolayısıyla ülkelerin entegrasyona girmek istemelerinin arkasında entegrasyonun avatajlarından yaralanmak ve birliğin faydalarını en üst düzeye çıkarma isteği bulunmaktadır. Ancak entegrasyonun başarıya ulaşması da ekonomik yapı benzerliği, tamamlayıcılık ve rakiplik, politik ve kültürel yakınlık gibi bazı şartların karşılanmasına bağlıdır.Tüm dünyayı kapsayan küreselleşme hareketlerinin bir sonucu olarak 1950 sonrası dönem dünyanın birçok bölgesinde ekonomik işbirliği örgütlerinin kurulduğu bir dönem olmuştur. Dönemin politik yapısı nedeniyle bu oluşumların dışında kalan Avrasya coğrafyası sahip olduğu büyük ekonomik potansiyel sebebiyle dünyanın yükselen ekonomik güçlerinden biri olmasına rağmen coğrafi konumu, sermaye eksikliği ve mono kültürel üretim yapısı nedeniyle bu ekonomik potansiyeli ortaya koyamamaktadır.Bugün itibarıyla dar kapsamlı entegrasyon çabalarının olduğu Avrasya bölgesinde, Avrupa Birliği benzeri bir birlik kurulabilmesi için gerekli altyapı çalışmaları sürdürülmektedir. Ancak böyle bir entegrasyonun kurulabilmesi için bölgenin öncelikli olarak çözmek zorunda olduğu terör, uyuşturucu trafiği, siyasi anlaşmazlıklar, ekonomik yapı farklılıkları gibi bir takım sorunlar bulunmaktadır.Avrasya coğrafyası, sıklıkla Sovyetler Birliği'nin dağılmasıyla birlikte ortaya çıkan ülkeler grubu olarak tanımlanmaktadır. Ancak ekonomik ve politik ilişkileri ve coğrafi konumları nedeniyle Türkiye, İran, Rusya, Çin gibi ülkeler ve AB de bölgeyle yakından ilişkilidirler. İki kıtanın merkezinde bulunan Türkiye hem bazı Avrupa hem de Asya ülkeleriyle ortak bir tarihi mirasa sahiptir. Bu durum Türkiye'nin birçok siyasi krizde arabuluculuk görevi üstenmesiyle göze çarpmaktadır. Yine ekonomik yapı ve ticari ilişkiler bakımından Türkiye'nin, Avrupa ve Asya ülkleriyle bağlantıları bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye, taşımacılık ve enerji kaynaklarının transferinde kullanılacak boru hatlarının rotası için en güvenilir rotalardan biri durumundadır. Bütün bu özellikler Türkiye'yi, kurulacak bir Avrasya birliği için stratejik ortak yapmaktadır.

AvrasyaAvrupa BirliğiEkonomik bütünleşme+9
Kadir İnandı
Çanakkale Onsekiz Mart University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik entegrasyonların başarısında kurumların rolü: ECOWAS örneği

Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), üye ülkeler arasında entegrasyonu teşvik etme temelinde oluşturulmuştur. Bu çalışma, kurumların ekonomik entegrasyonu teşvik etmedeki rolünü araştırmayı amaçlamıştır. Bu çalışmada, 15 üye ülkenin tamamını kapsamış ve 2002-2019 dönemi verilerini kullanılmıştır. Bu nedenle, bir analiz yöntemi olarak panel veri analizi kullanılmıştır. GSYİH'nın yüzdesi olarak ticaret, hesapverebilirlik, yolsuzluğun kontrolü ve düzenleyici kalite, çalışma değişkenleri idi. Çalışmadaki tüm değişkenlerin durağan olduğu görülmüştür. Ayrıca, bu çalışmada sabit etkiler modelini kullanılıp, hesapverebilirliğin ekonomik entegrasyon üzerinde pozitif ve anlamlı bir etkiye sahipken, yolsuzluğun kontrolünün ekonomik entegrasyon üzerinde negatif ve anlamlı bir etkiye sahip olduğu bulunmuştur. Düzenleyici kalitenin ekonomik entegrasyon üzerinde olumsuz ancak anlamsız bir etkisi olduğu bulunmuştur. Bu nedenle bu çalışmadan, ekonomik entegrasyon düzeyini artırmak için ECOWAS'taki ülkelerde kaliteli kurumların kurulmasını önerilmektedir.

Afrika ülkeleriBatı Afrika Devletleri Ekonomik TopluluğuEkonomi+2
Nitor Djado
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimEN

Afrika Boynuzu bölgesel ekonomik entegrasyon

In the last 30 years, the Horn of African region has gone through a far reaching economic transformation. This achievement was made possible partly because of the ongoing regional economic integration process. However, despite the achievements, many aspects of the regional economic integration processes are not thoroughly assessed both by the policy makers and the academia. In this doctoral research assessment of the level of economic integration in the Horn of Africa region is made using the composite index model. The index creates values from 0 to 1, where 0 implies poor performance while 1 represents best performance. The model used 6 dimensions and 20 indicators. The dimensions include trade, infrastructure, production integration, free movement of labor, macroeconomic convergence, and institutional integration. Data was analyzed to estimate the level of integration at the sectoral and country level. Country wise Kenya came to be the most integrated country in the region with 0.884 average index. It is followed by Uganda with 0.748 index and Djibouti having 0.514. Ethiopia (0.491), Sudan (0.399) and Eritrea (0.335) found to be the 4th, 5th and 6th integrated countries. The data analysis also showed that Somalia to be the lowest performing country in the regional integration effort with 0.212 average index. The overall regional economic integration is found to be 0.512. The result of the data analysis showed that institutional integration to be the most integrated sector with 0.609 average index. The second and third best performing dimensions were found to be macroeconomic convergence with 0.571 average index and trade with 0.531 average index. Productive integration (average index 0.476), infrastructure (average index 0.463), and free movement of people (average index 0.420) found to be the 4th, 5th and 6th integrated sectors. The assessment of economic integration in the Horn of Africa region has showed that the region lags far behind the acclaimed objectives that are stated in different treaties and protocols of the regional economic communities (RECs) & individual member countries. Some of the policy recommendations made to make the regional economic integration process more successful and sustainable includes; developing compensation mechanism for potential losers of the integration process, completing the free trade area in the region, strengthen the regional infrastructure base, empowering the Regional economic communities (RECs), involving the private sector and other non-state actors, policy harmonization and structural reform. Key terms Regional Economic Integration (REI), composite index, Dimensions and Indicators, Horn of Africa (HoA), Regional Economic Communities (RECs)

Horn of AfricaAfrican countriesRegional integrations+1
Abdulqadır Adem Mohammed
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Geçiş sonrası Çin'in uluslararası ticarete entegrasyonu

Çin 1978 yılında ekonomik anlamda bir dönüşüm süreci başlatmıştır. Bu dönüşüm süreci kendi dinamikleri çerçevesinde ve herhangi bir özel stratejiye dayanmadan gerçekleşmiştir. Diğer geçiş ekonomilerinden farklı olarak Çin'de ekonomik anlamda bir serbestleşme yaşanırken bu durum siyasi anlamda bir serbestleşmeye dönüşmemiştir. Bugün hala ülkeyi tek parti olan Çin Komünist Partisi yönetmektedir. 1949-1978 yılları arasında merkezi planlamacı ekonomiyi benimseyen Çin 1978 yılından sonra serbest piyasa ekonomisine yönelik reformlar yapmıştır. Bu reformların sonuçları pek çok önemli makro ekonomik göstergeye olumlu olarak yansımıştır. Çin uzun yıllar boyunca yüksek büyüme oranları yakalamış buna ek olarak da ihracat, ithalat ve dış ticaret hacimlerinde dünyanın gelişmiş ülkeleri ile rekabet etmektedir. Yapılan reformlar ile Çin dünyanın fabrikası haline gelmiş ve pek çok önemli uluslararası yatırımcı için cazip bir ülke olmuştur. Başlangıçta ucuz işgücü sayesinde ülkeye gelen şirketlerden piyasa becerileri öğrenilerek ilerleyen dönemde Çin kendi ulusal markalarını yaratmıştır. Çin'in Dünya Ticaret Örgütü'ne üyeliği ayrıca bir dönüm noktasıdır. Üyelikten sonra Çin'in dış ticaret hacmi hızla yükselmiş ve küresel ekonomiyle entegrasyon seviyesi artmıştır. Günümüz dünyasında ekonomik ilişkiler ile siyasi ilişkiler bir bütünlük arz etmektedir. Çin bu hususa dikkat ederek uluslararası aktörlerle olan karşılıklı ve çok taraflı ilişkilerine önem vermiştir. Tüm bunlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde Çin'in 1978 sonrasında uluslararası ticarette başarılı bir şekilde entegre olduğu görülmüştür.

Ekonomik bütünleşmeEkonomik ilişkilerGeçiş ekonomisi+6
Onur Uzma
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Afrika devletlerinde ulusal entegrasyon sorunu; Güney Sudan örneği

Bu çalışma Afrika'daki ulusal entegrasyon sorununu Güney Sudan üzerinden değerlendirmeyi amaçlanmaktadır. Sömürgeciliğin en yaygın kıtası olan Afrika'da; sömürgecilik hareketleri, 1950'lerden günümüze kadar hala devam eden bağımsızlık kazanımları ve yapılan çalışmalar analiz edilmektedir. Dolayısıyla yaşanan sancılı süreçler sonucunda oluşturulan devletler, "ulus devlet" mahiyetinde devletlerdir. Ancak burada dikkat edilmesi gereken husus şudur ki; kabileye mensubiyetten "ulus devlet" vatandaşlığına geçen yerli halk ve onların bu duruma vakıf olmadığı konusu çalışmanın odak noktasıdır. Bağımsızlık hareketinin kıta genelinde yayılmasıyla birlikte, Afrika devletleri arasında ulus olma bilincinin yükselmeye başladığı görülmektedir. Buradan hareketle sorunlu toplumlar da ulus devlet olma bilincinin başarısız sonuçlar doğurduğu tespit edilmektedir. Bu tip sorunlu ülkeler, ulusal entegrasyon sorunu başlığı altında incelenmiştir. Afrika'da ulusal entegrasyon sorununu ayrıntılı incelemek ve göz önüne sermek içinde yakın dönem de bağımsızlığını kazanan Güney Sudan ülkesi örneği ele alınmaktadır. Sonuç olarak çalışmada asıl olarak Afrika ülkelerinin en kronik sorunlarından biri olan, "ulusal entegrasyon" tespit edilmiş ve bunun sebepleri Güney Sudan örneğinde değerlendirilmektedir. Bu çerçevede ülkelerinin alışa gelmiş düzenleri ve uygulanmak istenen sistem ve yapıya uyumsuzluğunun sebepleri bir araya getirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afrika, Ulusal Entegrasyon, Güney Sudan, Devlet

AfrikaAfrika ülkeleriBütünleşme+7
İbrahim Nassir
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Beşinci ve altıncı genişleme dalgası ülkelerinin Avrupa Birliğine ekonomik entegrasyonu ve Yunanistan sorunsalı

Ülkelerin aralarında devam ettirdikleri ticareti ve diğer ekonomik bağları serbestleştirmek ve geliştirmek amacıyla yaptıkları ekonomik entegrasyonların son yüzyılda özellikle öne çıkan bir yaklaşım olduğu görülmektedir. Bu bağlamda, günümüzde farklı bölgelerde bölgesel ekonomik entegrasyonların oluşturulduğu görülmektedir. Bunların en başında da şüphesiz Avrupa Birliği (AB) gelmektedir. Dünya siyasi ve ekonomik tarihinin şu ana kadar gördüğü en ileri bütünleşme seviyesini yakalayan ve bunu devam ettiren tek organizasyon AB'dir. AB, günümüz itibarıyla yirmisekiz üye ülke ve müzakeresi süren beş aday üye ülke (Arnavutluk, Karadağ, Makedonya, Sırbistan ve Türkiye) ile kompleks ve derinleşmiş bir uluslar üstü organizasyon şeklini almıştır. Bu tezde, 2004, 2007 ve 2013 yıllarında tam üyelik kazanan Beşinci ve Altıncı Genişleme Dalgası Ülkeleri'nin, Birliğe ekonomik entegrasyon süreci ayrıntılı şekilde analiz edilmiştir. Öte yandan çalışmada, bilhassa tam üyeliğini söz konusu genişleme dalgası ülkelerinden çok daha önce tamamlamasına rağmen, hâlen ekonomik entegrasyonunu tatmin edici seviyede gerçekleştirememiş olan Yunanistan'ın durumu geniş kapsamda incelenmiştir. Nitekim AB'nin ekonomik entegrasyon modeli ve bu çerçevede seçilmiş ülkelerin adaptasyon süreçleri mukayese edildiğinde, Maastrich Kriterleri'nin kritik bir işlev üstlendiği tespit edilmiştir. Bu minvalde, Maastricht Kriterleri'ne uygun bir ekonomiyle Euro Bölgesi'ne kabul edilen Beşinci ve Altıncı Genişleme Dalgası Ülkeleri'nin, ekonomik olarak Yunanistan'dan oldukça küçük, buna mukabil Yunanistan'dan daha istikrarlı bir ekonomiye kavuştukları tespit edilmiştir. Yunanistan'ın ise bahse konu Kriterlere uyum sağlamadan üyeliğe kabul edilmesinin sorunlara neden olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Avrupa Birliği, Entegrasyon, Ekonomik Entegrasyon, Genişleme.

Avrupa BirliğiEkonomik bütünleşmeGenişleme+3
Kemal Kürşad Ünlü
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kendi adına bağımsız çalışan Suriyelilerin ekonomik entegrasyonu: Bursa örneği

2011 Yılında Suriye'de başlayan iç savaş beraberinde güvenlik ortamının bozulmasına ve kitlesel göçe neden olmuştur. 2011 yılından günümüze değin geçen sürede Bursa yoğun göç alan bir şehir konumunda bulunmaktadır. Resmi rakamlara göre 176.728 Suriyelinin yaşadığı Bursa, Türkiye'deki Suriyeliler bakı-mından en yüksek nüfusa sahip 7. Sıradaki şehirdir. Kendi adına bağımsız çalışan Suriyeliler ekonomik, sosyal, kültürel ve hukuki açıdan bir çok sorunla karşılaş-maktadır. İşyeri açma prosedürleri, işyeri devamlılığını sağlamak için hukuki süreçler, kamuoyunda veya halk arsında pozitif ayrımcılığa sahip oldukları düşüncesi bu sorunlara örnek olarak gösterilebilir. Bu çalışmadaki amaç, kendi adına bağımsız çalışan Suriyelilerin farklı boyutlarıyla ekonomim entegrasyon sürecini araştırmaktır.

BursaEkonomik bütünleşmeGöçler+5
Feyza Saçkesen
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'deki Suriyelilerin dış ticarete etkisi-Gaziantep örneği

Arap ülkelerinde meydana gelen halk isyanları ve protestolar Tunus ve Mısır'dan başlayarak tüm bölgeyi etkilemiş 15 Mart 2011 tarihinden itibaren Suriye`ye de sirayet etmiştir. Yaşanan çatışmalar nedeniyle ülke kaos ortamına sürüklenmiş binlerce kişi yaralanmış, yine binlercesi hayatını kaybetmiştir. Suriye'de yaşanan insani krizin büyümesi sonucunda sınır bölgemizde bir hareketlilik başlamıştır. Göç akını nedeniyle ülkemiz Suriye vatandaşları için birtakım tedbirler almak zorunda kalınmıştır. Türkiye tarihindeki bu en büyük göç dalgası; bu durumu en yakınında yaşamak zorunda olan sınır illerimizdeki vatandaşlarımız başta olmak üzere Türk toplumu üzerinde sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan pek çok kaygıya neden olmuş ve bir yandan da beklentileri beraberinde getirmiştir. Ekonomi açısından bakıldığında genel kanı göçmenlerin risk ile fırsatların içe içe geçtiği bir ortam yarattığıdır. Nitekim gerek Türkiye gerekse yurtdışında göçmen nüfusa sahip ülkelere ilişkin olarak ulusal ve uluslararası literatürde de bu kanıyı destekleyen çalışmaların olduğu görülmektedir. Bu çalışmada makroekonominin en önemli kalemlerinden biri olan dış ticaret açısından, göreceli olarak en fazla sınır illerinde yoğunlaşan Suriyelilerin aradan geçen zaman diliminde dış ticaret hacmindeki artışa etkisinin olup olmadığı ele alınacaktır. Çalışmada, 2010-2019 yılları arasındaki mevcut dış ticaret istatistikleri ve dış ticaret kalemleri kullanılarak veri toplanacak ikincil veri analiz yöntemiyle, Uluslararası göç olgusunda "sınıra yakın şehirlerin dış ticaretinin diğer şehirlere göre daha fazla artıp atmayacağı" sorusu ile "uluslararası göç hareketliliğinin göç alan ülke ekonomisini ne şekilde etkilediği, Gaziantep İli dış ticaret gelişimine bakılarak araştırılacak ve çalışmaların bölgesel düzeyde yapılması gerektiği fikrinin irdelenmesi sağlanacaktır. Anahtar Kelimeler: Geçici Koruma, Suriyeli, Dış Ticaret, Gaziantep, Ekonomik Entegrasyon, İthalat, İhracat

Ekonomik bütünleşmeEkonomik etkiGaziantep+7
Mehtap Kutlu
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00

İlgili konular