Etnik kimlik

76 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The formation of hybrid identity of the kurds and the Turks through interethnic marriages in Turkey

Identities are not "fixed and innate" but "fluid and multiple", formed out of the interactions with others; so each encounter adds new meanings to the identities. Based on different theories of the identity, the study aims to show the changing nature of the identity shaped by the processes of migration, globalization and interethnic marriages. The objective of this research is to shed light on the terms, in particular "hybridity, in-betweenness and ambivalence" and to connect them to the Kurds and the Turks who have become ethnically hybrids due to marriages between the Kurds and the Turks. Hybridity, developed from botanical and biological origins has started to be used as mixing of cultures of the colonized and the colonizer groups, in particular during post-colonialism. Hence, the study pursues to indicate hybridization of the identities and explores the processes of hybridization of the Kurds and the Turks through interethnic marriages in Turkey. The main question of the thesis is whether the hybrid Kurds and Turks consider themselves biethnic/bicultural or not. If so, it is assumed these hybrids will approach Kurdish and Turkish nationalism differently. In other words, rather than focusing on differences, they will concentrate on similarities and sharings, and they will be more willing to live together. Hence, in the research paper firstly, it is important to give information about what identity, hybridity and globalization are, and whether there are any marriages between the Turks and the Kurds or not. Soon, what hybridity was in the 19th century and is now will be clarified. Finally; with interviews, the thoughts of hybrids about their identity will be given. Data consist of 15 qualitative interviews conducted with the individuals at different ages and different jobs in Erzurum, Bursa and Istanbul. The main purposes of the study are to find how these people define themselves: whether as Kurds, Turks, in-between, or both, and to examine whether they have any differences from non-hybrid Turks and Kurds, and to see their approach to the Kurdish and Turkish nationalism.

AmbivalanceEthnic identityMarriage+7
Tuğba Altaş
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü: Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar üzerine bir inceleme

Bu araştırmanın konusu, kültürel kimliklerin ifade alanı olarak Facebook'un rolü ve Eskişehir'de yaşayan Karaçaylar'ın Facebook sayfalarını kendi kimliklerini oluşturma bağlamında nasıl kullandığıdır. Dolayısıyla bu kullanım pratiklerini ölçmek adına belirlenen örneklem ekseninde 100 kişiye anket uygulanmıştır. Uygulanan anket sonucunda; Facebook'un kişilere hem bireysel anlamda hem de kültürel anlamda kimliklerini oluşturup ifade edebilecekleri bir mecra yarattığı ortaya çıkmıştır; ayrıca ankete katılanların çoğu, Facebook'ta üye oldukları gruplardaki kişilerle gerçek hayatta da yüz yüze iletişime geçerek sosyal paylaşım sitelerinin bir bakıma sosyalleşme yönünü de ortaya koymuşlardır. Bu sonuç, yeni iletişim teknolojilerinin kişinin bireyselleşme üzerindeki etkisi ve toplumsallaşma bağlamında nasıl bir etki oluşturduğu çalışmaları için bir öngörü niteliği taşıyacağı varsayılmaktadır. Yeni iletişim teknolojileri bağlamında sosyal paylaşım sitelerinin giderek yaygınlaşması ve bu sitelerin kullanıcı sayılarının günden güne çoğalması, bu alanla ilgili çalışmaların da yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte bu çalışma, Eskişehir'deki Karaçaylarla ve önemli sosyal paylaşım sitelerinden biri olan Facebook ile sınırlıdır.

EskişehirEtnik kimlikFacebook+7
Hakan Ayaz
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Çanakkale Fevzipaşa Mahallesi'nde Roman kimliğinin oluşumu üzerine bir saha çalışması

'Öteki' ile temasın kaçınılmaz hale geldiği ve ulusal sınırların zorlanmaya başladığı günümüz toplumlarında, kimlik oluşumunun kurgusal arka planının gözler önüne serilme sürecinin hız kazandığı görülmektedir. Kimlik tartışmalarının kendisine bu denli yoğun yer edinebildiği bir süreçte, Çingene/Roman topluluklarının yaşam koşullarının gündeme gelmesi kaçınılmazdır. Çingene/Roman topluluklarının kendilerini hala çeşitli hak talepleri ile ortaya koymaktan büyük oranda geride duruyor olmasıysa, onların içinden geldiği tarihsel süreci ve bağlamsal yaşam koşullarını dikkate almanın önem ve gerekliliğini ortaya koymaktadır. Bu minvalde, bu araştırmanın, mevcut soru işaretlerine kimlik oluşumu bağlamında bazı yanıtlar sunabilmesi umulmaktadır. Genel olarak Çingene/Roman topluluklarının kimlik oluşumunu konu edinen bu araştırmanın mekânsal çerçevesini Çanakkale'de Roman Mahallesi olarak tanınmakta olan Fevzipaşa Mahallesi oluşturmaktadır. Katılımlı gözlem yönteminin eşlik ettiği alan araştırması neticesinde, mahalle sakinleri içerisinden, amaçlı örneklem yoluyla seçilmiş 54 katılımcıyla görüşülmüş ve grubun kimlik oluşumunu anlamaya dönük birinci elden nitel veriler elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırmada elde edilen bulgular, mahalle halkının gerek sosyal gerekse ekonomik anlamda dışlanma deneyimleriyle mücadele etmeye devam ettiğini ortaya koymaktadır. Kendisine yöneltilen damga biçimlerini kendi bağlamsal yaşam koşullarının gerektirdiği stratejileri benimseyerek aşma gayretindeki mahallelinin, bir nevi 'mikro kimlik' örneği olarak, 'Fevzipaşalılık' vurgusunu kimlik oluşumunun merkezi bir noktasında konumlandırdığı ve kendisini diğer Çingene/Roman gruplarından bu mekansal kimlik hattı üzerinden ayırma eğiliminde olduğu görülmüştür. Bu araştırma, söz konusu sınırların onları diğerlerinden ne oranda ayırdığı ve hangi konularda kader ortaklığına mahkum ettiğini anlama amacıyla; özelde mahalle içi dinamikler, mekana kazandırılan anlam, öteki ile ilişki, genelde ise medya, eğitim ve istihdam olanakları gibi noktalara odaklanmaktadır. Tüm bu ilişkiler; birey, yapı ve alan arasında süregelen dinamik ve diyalektik ilişkiyi gözden kaçırmamanın en uygun yollarından biri olarak görülen Bourdieu sosyolojisi perspektifinden ve özellikle habitus kavramı çerçevesinde ele alınmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çingene/Roman, Kimlik, Etnisite, Sosyal Dışlanma, Habitus

DışlanmışlıkEtnik kimlikHabitus+6
Elif Gezgin
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yaşayan yabancı uyruklu tüketicilerin satın alma niyetleri üzerine etnik kimlik ve tüketici etnosentrizminin etkisi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşayan Suriyeli tüketicilerin ürün/hizmet değerlendirmesi ve satın alma niyetleri üzerine etnik kimlik ve tüketici etnosentrizminin etkisi olup olmadığının incelenmesidir. Bu çalışmadaki ankete katılan suriyeliler türkiyede çeşitli statülerde bulunmaktadır (geçici koruma statüsü, turist vizesi, uluslararası koruma vs.) Bundan kaynaklı olarak çalışmanın başlık kısmında suriyeliler yerine yabancı uyruklu ifadesinin kullanılması daha doğru olduğu öngörülmektedir. Bu amaç doğrultusunda Gaziantep'te yaşayan ve farklı statülere sahip olan 384 Suriyeli kişi ile anket uygulaması yapılmıştır. Hazırlanan anket formu sosyodemografik değişkenler, "Tüketici Etnosentrizmi", "Etnik Kimlik", "Ürün/Hizmet Değerlendirmesi" ve "Satın Alma Niyeti" ölçeklerinden oluşmaktadır. Yapılan araştırma sonucunda katılımcıların tüketici etnosentrizmi, etnik kimlik, ürün/hizmet değerlendirmesi ve satın alma niyeti puanlarının genel olarak yüksek olduğu görülmüştür. Tüketici etnosentrizmi puanları artan katılımcıların Olabi Coffee (etnik) ürün/hizmet değerlendirmesi, Kahve Dünyası (yerel) satın alma niyeti ve Olabi Coffee (etnik) satın alma niyeti puanlarının artacağı sonucuna ulaşılmıştır. Etnik kimlik puanları artan katılımcıların ise Olabi Coffee (etnik) ürün/hizmet değerlendirmesi ve Olabi Coffee (etnik) satın alma niyeti puanlarının artacağı, Starbucks (küresel) satın alma niyeti puanlarının azalacağı tespit edilmiştir. Analiz sonucunda yaş ve etnosentrik eğilim arasında bir bağlantı tespit edilmiştir. Buna göre X kuşağı Z kuşağına göre daha etnosentrik eğilime sahiptir. Tüketicilerin eğitim seviyeleri arttıkça etnosentrik eğilimleri değişmekte, yerel etnosentrizm alt boyutunda eğitim seviyesi arttıkça etnosentrik eğiliminde azalma görülmektedir.

Etnik kimlikEtnosentrizmSatın alma+7
Murat Mahli
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Theory of the protracted social conflict: The case of the Syrian Revolution (2011-2024)

This thesis applies Edward Azar's Theory of Protracted Social Conflict to analyze the Syrian Revolution (2011–2024), a conflict marked by its complexity, longevity, and devastating impact on the region. The study explores the underlying factors that led to the eruption of the revolution, including identity-based grievances, political exclusion, economic disparities, and external interventions. It examines how the interplay of ethnic, religious, and political divisions, compounded by external actors' involvement, transformed the conflict into one of the most protracted and destabilizing crises in modern history. The research highlights the spillover effects of the Syrian conflict on the broader Middle East, including heightened security challenges, the displacement of millions of refugees, and the proliferation of extremist ideologies. By applying Azar's framework, the study identifies the centrality of identity, human needs, and external dependency in perpetuating the conflict, offering a deeper understanding of the systemic challenges facing Syria and the region. The study concludes that resolving such protracted conflicts requires addressing root causes, including identity-based grievances, fostering inclusive governance, and curbing external interference. Recommendations include strengthening regional cooperation, empowering local peacebuilding initiatives, and establishing transitional justice mechanisms to ensure accountability and reconciliation. This thesis contributes to the academic and practical discourse on protracted social conflicts by providing a comprehensive analysis of the Syrian Revolution and offering actionable insights for conflict resolution and sustainable peace.

RevolutionariesEthnic identityCrime prevention+1
Amina Muhannaıa
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Etnik kökenin siyasal katılıma etkisi: Çeçen ve Çerkez örneği

Sosyal bilimler açısından önemli bir kavram olan etnisite teriminin kökenleri Antik Yunan'a kadar uzanmaktadır. Etnisite terim olarak "bizden olmayanlar, öteki" olarak tanımlanmaktadır. Araştırmada etnik bir grup olarak Çeçen ve Çerkezler etnisitenin siyasal katılımı ne derecede etkilediğini ve nasıl yönlendirdiğini anlamak ve yorumlamak amacıyla, siyasal katılıma etki eden faktörler açısından incelenmiştir. Kavramsal ve kuramsal çerçevede etnisite kavramından ve kuramlarından söz edilerek Çeçen ve Çerkezlerin sosyo-kültürel ve sosyo-politik açıdan nesnel olarak değerlendirilebilmesi amacıyla göç ve göç kuramları tanımlanmış, siyasal katılım kavramı ve kuramlarına yer verilerek araştırma kapsamındaki etnik gruplar olan Çeçen ve Çerkezler hakkında genel bilgilendirme yapılarak Türkiye'ye zorunlu göçleri anlatılmıştır. Etnisitenin siyasal katılıma etkisini incelemek amacıyla iki farklı etnik kökenine sahip olan Kahramanmaraş ili Göksun ilçesine bağlı Çerkez Mahallesi "Korkmaz" ile Çeçen mahallesi "Çardak" ta anket çalışması yapılarak, iki farklı etnik grubun siyasal katılım düzeyleri tespit edilmeye çalışılmış ve iki farklı etnik grup siyasal katılıma etki eden faktörler açısından analiz edilmiştir.

Etnik kimlikEtnisiteSiyasal katılma+2
Yasemin Özdil
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Etnik gıdaya yönelik tutum ile kültürleşme, kültürel açıklık ve neofobi'nin ilişkisi: Samsun Gürcü mutfağı örneği

Bu çalışmada, etnik kimlik, etnik gıda, kültürleşmenin, kültürel açıklığın ve gıda neofobinin ve etnik gıdaya karşı tutumun ikincil verilerle teorik olarak açıklanması ve yapılan istatistiksel analizlerle farklı kültürleşme, kültürel açıklık ve gıda neofobi düzeylerine sahip kişilerin Gürcü mutfağına karşı tutumları arasındaki ilişkiyi ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu kapsamda, Samsun ilinin Çarşamba, Terme ve Salıpazarı ilçesinde yaşayan ve daha önce en az bir kez Gürcü mutfağına ait bir yemeği deneyimlemiş olan 402 kişiye anket uygulanarak araştırma verileri toplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklere ilişkin geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde, "yüzde", "frekans", "bağımsız örneklemler için t testi", "Anova" "Tukey testi (HSD)" ve "korelasyon" analizlerinden yararlanılmıştır. Sonuç olarak kültürleşme ve kültürel açıklığın etnik gıdaya karşı tutumla arasındaki ilişki doğrulanmıştır. Daha fazla kültürleşmiş ve kültürel açıklığa sahip bireyler Gürcü mutfağına karşı olumlu görüş bildirmişlerdir. Kişilerin Gıda Neofobisi puanlarıyla etnik gıdaya yönelik tutum arasındaki ilişki doğrulanamamıştır. Gıda neofobisi ile gıdaya yönelik tutum arasındaki ilişki doğrulanamamıştır. Katılımcıların yüksek Gıda Neofobisi puanı sergilemelerine karşın Gürcü mutfağına yönelik görüşleri olumlu yönde olmuştur.

Etnik kimlikEtnik turizmGıdalar+2
Gülsevdi Öztürk
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara'daki üniversitelerde yüksek öğrenim gören Azerbaycan uyruklu öğrencilerin kimlik algıları

Raheb Mohammadi Ghanbarlou. "Ankara?daki Üniversitelerde Yüksek Öğrenim Gören Azerbaycan Uyruklu Öğrencilerin Kimlik Algıları" Yüksek Lisans tezi, Ankara 2013. Bu çalışmada, Türkiye?de üniversite öğrenimine devam eden Azerbaycan Cumhuriyeti yurttaşı öğrencilerin; kimlik algısı ve milli kimlik tanımlamaları ve temel özelliklerini konu alarak, milli, dini, sosyal, kolektif, siyasi, kültürel ve etnik kimlik kavramlarını ve simgesel etkileşim kuramına göre, kimlik sorunsalı incelenmektedir. Azerbaycan?da milli kimliğin inşasına etki eden faktörler içinde geçen yüzyıldan günümüze tarihsel olaylar araştırıldı. Azerbaycan?da milli kimlik inşa sürecinin, tarihsel geçmişi de, göz önünde bulundurularak 20. yüzyılın başından günümüze kadar cereyan eden akışın değişik boyut ve aşamaları çalışmanın konusu kapsamında incelenmektedir. Bu çalışmanın amacını, Ankara?da öğrenci statüsünde öğreniminlerine devam eden Azerbaycan Cumhuriyeti yurttaşı öğrencilerin; Sovyetler Birliği?nin asimilasyon politikalarından ve milli bilinci dışlayan siyasetinden ne derece de etkilenmiş olduklarını, bugün kendilerini hangi milli kimlik biçimleriyle, örneğin: "Türk" "Azeri" "Azerbaycan Türkü" veya "Azerbaycanlı" tanımladıkları oluşturmaktadır. Araştırma Ankara?da Gazi ve Hacettepe üniversitelerinde yüksek lisans ve Doktora programlarında eğitimini sürdüren 23-27 yaş aralığında, 4 kadın, 18 erkek toplam 22 kişiden oluşan örneklem, 2007-2011 yılları arasında kayıtlı olan öğrencilere, nitel araştırma yönteminin görüşme tekniği temelinde önceden hazırlanmış 20 soru biçiminde iletilmiştir. Sovyet dönemi komünist rejiminde baskı altında olan halk milli değerlere sahip çıkma potansiyelini kültürel boyutta devam ettirmiştir. 70 yıllık bir dönemde "Sovyet kimliği"nin dayatılmasına rağmen, toplumsal tepki olarak, milli kimliklerini farklı boyutlarda yaşatmış olmaları, "Türklük" öğelerini toplumsal ölçekte yaşatmanın bir gerçeğidir. Elde edilen verilerin sonucu itibarıyla görüşülen kişilerin büyük çoğunluğu milli kimliğini ??Azerbaycan Türkü?? olarak tanımlamaktadırlar. Bugün ve geçmişte Azerbaycan?da yaşanılan sosyo-kültürel sorunlar ve milli kimliği tanımlamada etnik azınlıklar tarafından ortaya çıkan sorunları esas alarak hem coğrafya hem de etnik kökeni temel alarak "Azerbaycan Türkü" tanımını daha uygun ve daha kapsayıcı görmektedirler. Bugün Azerbaycan?da milli kimlik probleminin güncelliğini korumasının asıl nedeni, ülkede Aydınlar ve farklı ideolojileri savunan topluluğun büyük oybirliği ile açık ve seçik bir milli kimlik tanımında birleşmemeleri ve Türk kavramının resmi olarak devlet tarafından kullanılmaması ve eğitimde yeni kuşağa Türk kökenli olmalarının bilincinde olmalarına ilişkin eğitim verilmemesidir.

AzerbaycanEtnik kimlik
Raheb Mohammadi Ghanbarlou
Gazi University
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Georgia's ethnic minority integration policies in Kvemo Kartli region

In multiethnic Georgia, the largest ethnic minorities are Azerbaijanis and they compactly and peacefully live in the Kvemo Kartli region which is also home to people from various ethnic, cultural, and religious backgrounds. This thesis aims to explain the survival and maintenance of Georgian Azerbaijani identity in post-soviet Georgia. We delve into evolving circumstances of ethnic minorities in the Kvemo Kartli region over recent decades and we analyze the nature of Georgia's policies towards Azerbaijanis and other ethnic minorities. The study also endeavors to assess the consequences of governmental policies that have been implemented since Georgia's attainment of independence. We conducted a case study of Azerbaijanis in the Kvemo Kartli region which included documental analyses, and semi structured expert interviews. For documental analyses, we examined main reports, websites, media analyses, and literature on Georgian Azerbaijanis and ethnicity, nationalism. Through conducting a case study, and historical and documental analysis of Georgia's policies for ethnic minority integration, as well as external influences on the region, this study sheds light on the principal accomplishments, shortcomings and future requirements. The research discerns that despite maintaining the cohesion of Georgian Azerbaijanis within the Georgian state and upholding the rich diversity of ethnic communities, disparities in ensuring equality among these groups persist as a hindrance to the successful ethnic-cultural integration of Georgian Azerbaijanis into Georgian society.

AzerisPeaceEthnic minority+6
Amrah Jafarov
Ankara Social Science University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Etnik demokrasi modeli: İsrail örneği

Bu çalışmanın amacı İsrail'de uygulanmakta olan mevcut demokrasi modelini demokrasinin tarihsel süreç içerisinde geçirdiği evreler ışığında çözümlemek, bu demokrasi uygulamalarının neden olduğu toplumsal sonuçları tespit ve tahlil edebilmek, bu sayede etnik demokrasi modelinin tetikleyebileceği ya da etki edebileceği bölgesel/ uluslararası düzeydeki muhtemel gelişmeleri öngörebilmektir. Demokrasinin günümüze gelene kadar geçirdiği değişimlere yer verilen çalışmada uluslararası ilişkiler literatüründe fazla bir geçmişi olmayan etnik demokrasi kavramı, diğer demokrasi modelleri ile karşılaştırılarak ulus-devlet, azınlık hakları, sivil haklar, vatandaşlık statüsü, etnisite, izolasyon gibi hususlar çerçevesinde incelenmiş ve eksik yanları ortaya konulmaya çalışılmıştır. İsrail'deki mevcut demokrasi modelinin gelişiminde ülkenin içinde bulunduğu güvenlik sorununun önemli etkilerde bulunduğu düşüncesinden hareket edilmiş ve kaynak taraması bu varsayım temelinde yapılmıştır. Çalışma İsrail Devleti'nin kurulduğu 1948 yılından günümüze kadar olan bölümü kapsamaktadır. Ancak bu tarihler arasındaki uygulamaların anlaşılabilmesi için Yahudi ve Filistinli kimliklerinin oluşumuna etki eden tarihsel süreç de incelenmiş ve çalışmada buna yer verilmiştir. ?Aynı devlet çatısı altında farklı vatandaşlık statüsü?nden yola çıkılarak; İsrail Devleti'nin bu uygulamasının Batılı anlamda bir liberal ya da oydaşmacı demokrasi olamayacağı düşünülmüştür. Bu bağlamda, İsrail Devleti'nin demokrasi adına yürütmekte olduğu politikaların demokrasinin antik çağdaki en ilkel haline benzediğine ve bunun da tarihin seyrine zıt olarak ülkeyi geriye doğru götürdüğü kanaatine varılmıştır. Bu seyir devam ettiği takdirde tıpkı 1700'lü yılların sonundaki aydınlanma döneminde olduğu gibi, ayrılıkçı politikaların tetikleyeceği özgürlükçü hareketin, İsrail Devleti'nin mevcudiyetine zarar verebilecek bir noktaya ulaşabileceği sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler:1.Demokrasi2.Vatandaşlık3.Ulus4.Etnisite5.İsrail

DemokrasiEtnik demokrasiEtnik kimlik+1
Zühal Dora
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Geçmişten günümüze Süryaniler ve Süryanilerin Türkiye'ye etkileri: İdil örneği

Bu tez çalışmasında etno-dinsel bir topluluk olarak Süryanilerin içinde bulunduğu kimlik çatışması ve bu çatışmanın Türkiye'ye yansımaları çeşitleri boyutları ile ele alınmıştır.Süryani kimliği üzerinden yapılan `Asur' milliyetçiliğinin, Ermeni meselesi ile olan ilişkisi, etnik azınlık ve göçmen psikolojisi çerçevesinde Türkiye'nin uluslararası ilişkilerine etkisi incelenmeye çalışılmıştır.Kavramsal ve kuramsal olarak öncelikle konunun özünü oluşturan etnisite, etnik kimlik, kültürel kimlik ve bu kimliklerin Süryaniler ile olan ilişkisi azınlık kavramı içinde incelenmiştir.Etimolojik olarak ele alınan Süryaniler ve Süryanilik kavramlarının Süryani kimliğine yönelik etkisi bilimsel bir zeminde tartışılmıştır. Etnik ve dinsel esaslar çerçevesinde Süryani toplumunun bu yönü aynı ekolden gelen diğer topluluklar üzerinden sorgulanmış ve ilişkiselliği açıklanmaya çalışılmıştır.Süryanilerin tarihsel arka planı incelenerek günümüze gelene kadar karşılaştıkları sorunların bugün ile ilişkisi ele alınarak bugünkü sorunların gerçekliliği ve geçerliliği test edilmeye çalışılmıştır. Özellikle Ermeni meselesi ışığında değerlendirilen Süryani meselesinin projeksiyonu, geleceğe yansıtılmak istenmiştir.Dünya üzerinde geniş bir alana yayılmış olan Süryanilerin potansiyeli değerlendirilmiş, göç ve göçün Süryaniler üzerinde yarattığı etkinin Türkiye'nin dış politikasına nasıl bir yansıması olacağı değerlendirilmiştir.Süryanilerin, Türkiye Cumhuriyeti içindeki durumları ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bugüne gelişindeki etkilerinin ne olduğu, Süryanilik hakkındaki bilgileri ile ilişkiselliği, İdil ilçesinde uygulanan anket ile test edilmeye çalışılmıştır.Sonuçta, Türkiye'nin değerlerinden biri olan Süryanilerin, özellikle Türkiye'nin dış politikasında aktif olarak kullanılabilecek niteliklerinin olduğu, yurt dışında Türkiye aleyhine gelişen `sözde' soykırım gibi iddilara karşı bir kanıt niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Ayrıca, Süryanilere ait sanat ve mimarinin de Anadolu kültüründe değerlendirilmesinin sağlayacağı proaktif bir politika geliştirilmesinin uygun olacağı belirlenmiştir.

AsurlularAzınlıklarErmeni sorunu+7
Gökhan Sarı
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol taraftarlığı üzerinden toplumsal kimlik inşa süreçlerinin incelenmesi: Real Madrid ve Barcelona taraftarlığı örneği

Bu çalışma Bask Katalan ayrımı üzerinden İspanya'da ortaya çıkan iç savaşın futbola olan etkileri ve kimlik inşa süreçlerini incelemektedir. Futbolun sadece bir kapitalist endüstri için önemli bir sektör olması haricinde taraftarlar ve topluluklar açısından sosyal bir boyutu olduğu da gözlemlenebilmektedir. Futbolun sadece bir spordan ibaret olmadığını aynı zamanda birçok alanın yansıması olduğu görülmektedir. Futbolun dünya çapında farklı şekillerde ve amaçlarda meydana gelmesi, çeşitli aşamalardan geçmiş olması haricinde kültürel, siyasi ve hatta ekonomik etkileri olduğu bilinmektedir. Bir iktidar halini dönüşen futbolun, dünya siyasi tarihi üzerinde olan etkisi İspanya İç savaşıyla birlikte etnik kimlik, ulusal kimlik, sosyal kimlik üzerinden ayrışmaları da oluşturmaktadır. Barcelona-Real Madrid, Celtic-Rangers bilinen ayrışmalardan sadece birkaçıdır. Bu bağlamda taraftarlık ve aidiyet, futbolu yalnızca bir kapitalist endüstri ve eğlence sektörü olmak konumundan daha öteye taşıyarak, futbol kulüpleri üzerinden toplumsal ve tarihsel kimlik inşalarını mümkün kılmaktadır. Bu amaç doğrultusunda, çalışmada İspanya'da Bask-Katalan ayrımının tarihsel ve toplumsal kökenleri incelenerek, Real Madrid ve Barcelona kulüpleri taraftarlığı üzerinden süregelen toplumsal ayrışma, bütünleşme ve kimlik inşa süreçleri tartışılacaktır.

Etnik kimlikSosyal kimlikSpor sosyolojisi+1
Bengisu Hilal Buyuran
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Ethnic/cultural identity and motivation in foreign language learning in a multicultural environment

Laroche, Kim & Clarke (1997) emphasize that ethnicity is an important force that determines the attitudes and behaviors of people of different backgrounds. Ellis (2008) claims that learners' attitudes toward the culture of target language have an impact on the level of L2 acquisition because L2 acquisition is related with the attitudes towards the target language, target-language speakers, the target language culture, the social value of learning L2, particular uses of the target language, and themselves as members of their own culture. In this context, the attitudes of multi-ethnic groups of participants towards foreign language learning were investigated. The aim of the present study is to find out the relationship between cultural/ethnic identity and motivational characteristics of foreign language learning among multilingual/multicultural individuals who were raised in a multicultural environment and have studied in international schools, and currently reside in in a foreign country. The data collected through a demographic data questionnaire that was administered to see the various racial and cultural/ethnic backgrounds of the international participants, the Multi-group Ethnic Identity Measure (MEIM) by Phinney(1992) which is accepted as universal ethnic identity measure (Thompson, 2016), and the Motivational Characteristics of Learning Different Languages (MCFLL) by Dörnyei & Clement (2001) to reach a comprehensive motivational construct data which is known as a complex process. Descriptive statistics were used to interpret the data to be able to answer the research questions by describing variables, means, percentages and general inclinations in the collected data. Accordingly, this current study found out that the multicultural participants were found to be attached to their own ethnic identities and have positive opinion about their own cultural identities. On the other hand, even if they have a high orientation which is the reason/s to learn a foreign language, they are facing with the fear of assimilation. Lastly, as the positive attitudes of the participants on their cultural identities increase, their attitudes towards learning foreign languages decrease. Additionally, it was found out that while participants' ethnic identity search increases, their positive attitude toward foreign language learning decreases.

Achievement motivationStudy of languagesEthnic identity+5
Selen Sökmen Ramos
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Pakistan'da etnik milliyetçilik hareketleri ve Beluç sorunu

Etnik kimlik ve etnik milliyetçilik hareketleri devletlerin iç ve dış politikasını şekillendiren önemli olgulardan biridir. Asırlık Müslüman-Hindu mücadelesi sonunda 1947'de Hindistan'dan koparak bağımsızlığını kazanan Pakistan'ın siyasi tarihi beş temel etnik unsurun birbirleriyle ve merkezi yönetimle mücadelesi üzerine kuruludur. 1948'de Pakistan'a katılarak beş federe bölgeden biri olan Belucistan, Pakistan seçkinlerinin devletin idari, politik ve ekonomik gücünü paylaşmasındaki isteksizliği nedeniyle ayrılmak için fırsat kollamaktadır.ABD öncülüğündeki tek kutuplu uluslararası sistemin çok kutupluluğa dönüşmesiyle dünya politikalarına yön veren ezberler de bozulmaya başlamıştır. Büyük Ortadoğu Projesi'nin başarısızlığa uğraması, Afganistan ve Irak'ta yaşanan olumsuz gelişmeler ABD'nin önemli ölçüde güç ve prestij kaybetmesine neden olmuştur. Ortadoğu'da başarısız olan ABD Obama ile başlayan yeni dönemde rotasını Avrasya'ya çevirmiştir.Avrasya dünya nüfusunun yüzde yetmiş beşini, toplam enerji kaynaklarının dörtte üçünü barındırmaktadır. Avrasya'yı kontrol etmek için ABD, Rusya ve Çin arasında küresel; İran, Pakistan ve Hindistan arasında bölgesel rekabet yaşanacaktır. Pakistan ve Belucistan'ın geleceği bu rekabetin sonucuna bağlı olarak şekillenecektir.Anahtar Kelimeler:1.Etnik Kimlik2.Etnik Milliyetçilik3.Pakistan'da Etnik Milliyetçilikler4.Beluç Etnik Milliyetçiliği5.Beluç Sorunu

BeluçBölgesel sorunlarEtnik kimlik+4
Ali Erhan Ertan
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de farklı etnisiteye sahip kadınların aile içi şiddet yönünden incelenmesi

Amaç: Bu çalışma Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşayan ve farklı etnisiteye sahip kadınların aile içi şiddet yönünden incelenmesi, bölgesel ve etnik farklılıkların belirlenmesi amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Bu tanımlayıcı, kesitsel çalışma için bir anket formu hazırlandı. Bu anket Sosyo-demografik değişkenler ile beraber, "Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet Tarama Formu"ndan oluşmaktadır. Batman, Diyarbakır, İstanbul, Konya ve Mardin illerinde, herhangi bir nedenle aile sağlığı merkezine başvurmuş 15 yaşından büyük kadınlar ile yüz yüze görüşüldü. Araştırma verilerinin istatistiksel değerlendirmesinde SPSS 15.0 for windows istatistik paket programı kullanıldı. Ölçümsel değişkenler ortalama ± standart sapma (SD) ile kategorik değişkenler sayı ve yüzde (%) ile sunuldu. Nitel değişkenlerin gruplar arası karşılaştırılmasında ki-kare (χ2) analizi kullanıldı. Tüm değişkenler için p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Toplam 783 kadın ile görüşüldü. "Kendinizi hangi etnik kökene ait hissediyorsunuz?" sorusuna katılımcıların %40,6'sı Kürt, %40,1'i Türk, %10,7'si Arap ve %8,6'sı diğer cevabını verdi. Kadınların son bir yıl içinde karşılaştıkları aile içi şiddet oranları incelendiğinde; genel olarak şiddete maruz kadınlar %32,8 oranında idi. Şiddet riski altında olan kadınların oranı ise %21,5 olarak hesaplandı. Ankete katılanlar arasında etnik kökenine bakıldığında Araplarda (%40,5) ve iller kendi arasında değerlendirildiğinde İstanbul'da (%50,0) yaşayanlarda şiddet oranları yüksek olup istatistiksel olarak anlamlı bulundu. Sonuç: Ülkemizin hem doğusunda hem batısında, farklı etnik kökene sahip olan bütün kadınlar şiddetle karşılaşmaktadır. Şiddet her kadının başına gelebileceği için, her ne sebeple olursa olsun sağlık kuruluşlarına başvuran bütün kadınların "aile içi şiddet" açısından taranması bu konudaki farkındalığı artıracaktır.

Aile hekimliğiAile içi şiddetEtnik gruplar+4
Özgür Erdem
Dicle University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Gençlerde etnik kimlik algısı Diyarbakır örneği

Bu tez, Diyarbakır'da yaşayan gençlerin etnik kimlik algılarının oluşum süreçlerini ve bu algının etkilerini sosyolojik açıdan ele alıp değerlendirmektedir. Tarihsel süreç içerisinde Diyarbakır bazında yaşanan toplumsal değişim ve dönüşümler; bu süreçlerin kişiler ve kimlikleri açısından etkileri tartışılmıştır. Birbirinden bağımsız olmayan sosyo-kültürel ve sosyo-ekonomik süreçler sosyoloji ile bağlantılı bir şekilde ele alınmıştır. Tez; Diyarbakır'ın tarihini, geçirdiği politik süreçleri ve değişimleri ele almaktadır. Bunun içinde tarih, siyaset ve ekonomi alanlarından yararlanıp; sosyolojik olarak değerlendirilmiştir. Bu sayede gençlerin dışlanma ve dahil edilme durumlarında algılarının şekilleniş yönü açısından elde edilen bilgiler ışığında değerlendirmeler yapılmıştır. Tezin uygulama alanında yer alan aktörler Diyarbakır'ın dört merkez ilçesi olan Yenişehir, Sur, Kayapınar ve Bağlar'da yaşayan 18-30 yaş arası gençleri kapsamaktadır. Uygulama görüşme formu üzerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Böylece Diyarbakır'daki gençlerin etnik kimlik algısı hakkındaki genel profil oluşturulmuştur. Anahtar Sözcükler Diyarbakır, Kimlik, Etnik Kimlik, Etnik Algı, Gençler

DiyarbakırEtnik kimlikGençler
Gamze Batgi
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Müslüman Ermeniler: Muş ve Sason örneği

19. yüzyılın son çeyreğinde başlayan, ulus-devlet inşası sürecinin sertleşen askeri ve siyasi getirileriyle Türkiye'de Ermeniler hakkındaki araştırmalar, politik bir zaviyeden ve çoğunlukla 'Ermeni Sorunu' perspektifinde yoğunlaşmıştır. Bu nedenle akademik alanda Ermeniler konusu yoğun bir şekilde siyasi tavır alışların gölgesinde kalmıştır. Sosyo-dini bir grup olarak Müslüman Ermenilerin toplumsal ve gündelik hayatı, islamlaşma süreci sonrasında içinde yaşadıkları toplumla kurdukları kültürel ve dinî ilişkiler üzerine ciddi araştırmalar yapılmamıştır. Müslümanlaşmış Ermenileri konu edinen akademik çalışmalarda da genelde politik bir bakış açısı hâkim olmuştur. Bu da Türkiye'deki Müslüman Ermeniler üzerine din sosyolojisinin imkânlarıyla çalışma ihtiyacını doğurmuştur. Böyle bir ihtiyaçtan hareketle yapılan bu çalışmada Muş ve Sason'da yaşayan Müslüman Ermenilerin, etnik, dinî ve kültürel hayat örüntülerini sosyolojik açıdan irdelemeye gayret edilmiştir. Araştırma alanında sayıca bir azınlık olarak yaşayan etno-dinî bir topluluğun, dindarlık gibi dinsel yaşamlarını ve gündelik hayat pratiklerini konu edinen bu çalışma, araştırma sorularını yönlendiren konular etrafındaki teorik tartışmalar ekseninde, saha çalışması verilerine dayandırılmıştır. Bu çerçevede araştırma; Muş ve Sason'da yaşayan Müslüman Ermenilerin dini hayatını ve kendilerini ifade etme biçimlerini, sihir, büyü, türbe ziyaretleri, nazar gibi popüler dindarlık inanış ve biçimlerini, eski inanç, kültür ve geleneklerini yeni dini kimliklerinde ne şekilde sürdürdüklerini nitel araştırma yöntemiyle anlamayı amaçlamıştır. Dinsel hayatın, anlamayı ve yorumlamayı gerektiren yapısı nedeniyle araştırma konusu, derinlikli görüşmeler yoluyla elde edilen veriler üzerinden analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu çerçevede yapılan bu çalışmada, bazı sonuçlara ulaşılmıştır. Muş ve Sason'da Ermeniler, çoğu insan tarafından Hıristiyanlıkla eş değer görülmektedir. Araştırma alanında yaşayan Müslüman Ermenilerin çok azının bilerek ve isteyerek Ermeniliklerini ifade edebildikleri, bu çalışmanın ulaştığı bir diğer sonuç olmuştur. Muş ve Sason'da azınlık durumunda yaşayan Müslüman Ermeniler, kendileri için Ermeni isminden ziyade çoğunlukla Müslimin ismini kullanmayı tercih etmişlerdir. Müslüman Ermenilerin dindarlıkları hakkında ulaşılan en temel sonuç, bu etno-dinsel grubun toplumun büyük kesimi tarafından dindar olarak görülmeliridir. Anahtar Kelimeler: Din, Etnik Kimlik, Kültür, Gelenek, Popüler Dindarlık, Müslüman Ermeniler.

Batman-SasonDin sosyolojisiDindarlık+4
Mehmet Ozan Ahnas
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Lübnan'ın bütünleşme sorunları

Lübnan, jeopolitik ve jeostratejik konumu nedeniyle modern çağ öncesi ve modern çağ sonrası bölgede daima önemli bir merkez olmuştur. Öyle ki, tarihte birçok devlet veya birçok imparatorluk Lübnan bölgesine hakim olmak için savaşlar ve şiddetli çatışmalar içerisinde olmuştur. Bu hakimiyet savaşlarının temelinde ise, Lübnan'ın jeopolitik konumu, deniz hakimiyeti, ticari ulaşım hattı vs. özelliklere sahip olması olmuştur. Çalışmada, Lübnan'ın ulusal bütünleşme sorunlarının temelinde yer alan zaimlik sistemi, mezhepler, dinler arası güç mücadeleleri, dış güçlerin bölge üzerindeki nüfuz mücadeleleri ele alınmış ve bütünleşme sorunlarını gidermek için yapılan antlaşmalar incelenmiştir. Ülkedeki bu değişkenler çerçevesinde bütünleşme sorunlarını giderecek çeşitli varsayımlar ileri sürülmüş ve bu varsayımlarla sorunun çözülmesi amaçlanmıştır. Ancak Lübnan için öne sürülen varsayımlar ülkenin genel yapısı ve güç mücadelelerinin her aile, her mezhep ve her din için devam etmesi; her birinin kendi egemenliğini sağlama çabasında olması ulusal bütünleşme için ileri sürülen çözümlerin gerçekleştirilmesini imkansız kılmaktadır.

AnlaşmalarDini kimlikEtnik kimlik+7
Eray Çakmaklı
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de doğu batı algılayışları: Siverek örneği

Bu tez Türkiye'de doğu ve batı algılayışını anlamaya yönelik bir amaçla oluşturulmuştur. Bu amaca hizmet etmesi için Şanlıurfa'nın Siverek ilçesinde Türkiye'nin batı bölgelerinden gelmiş memurlar ile yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Nitel araştırma tekniği olan görüşme aracılığıyla daha önceden doğu bölgesinde yaşamamış bireylerin, gelmeden önceki ve gelip yaşadıktan sonraki doğu ve batı algılayışlarını ortaya koymak hedeflenmiştir.Mart ? Nisan 2010 tarihleri arasında 31 kişi ile yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde sabit bir soru listesi kullanılmış, gerek görüldüğünde ek sorular sorulmuştur. Görüşme soruları, bir doğu ilçesi olarak kabul edilen Siverek'e gelmeden önceki ve gelip yaşadıktan sonraki düşünceleri ile son olarak genel anlamda doğu ve batı algılayışlarını belirlemeye yönelik üç ana bölümden oluşmuştur. Görüşmeler ses kayıt cihazına kaydedilmiş ve sonra metne dönüştürülmüştür. Görüşme formundaki her bir soruya teker teker katılımcıların verdiği yanıtlar analiz edilip, değerlendirilmiştir.Araştırma sırasında, araştırmacının önceden öngördüğü üzere doğu ve batı algılayışı temel üç kavram üzerinden yapılmaktadır: Kültür, Etnisite ve Kimlik. Özellikle sosyal kimliğin çeşitleri olan kültürel ve etnik kimliğin dillendirilmesi olarak doğu ve batı kavramları kullanılmaktadır.Anahtar Sözcükler: Doğu, Batı, Kültür, Etnisite, Kimlik, Siverek, Yapılandırılmış Görüşme

Etnik kimlikEtnisiteKimlik+1
Bilgen Sanayır
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Roman çocukların kendi kimliklerini tanımlama biçimleri: İzmir Tepecik örneği

Bu araştırma, Çingene/Roman çocukların Çingene/Roman olmanın ayırt edici özelliklerine ilişkin değerlendirmelerini konu almaktadır. Çocukların kendi anlatılarından yola çıkarak, Çingene/Roman kimliğini nasıl tanımladıkları, kimliklerinin inşasında içinde bulundukları `yoksulluk durumu?nun, Çingene/Roman olmayanlarla ilişkilerinin, kendilerinin ve/veya ailelerinin çalışma koşullarının etkileri ve yoksulluğu yaşantılama biçimleri ve onunla başa çıkma mücadeleleri incelenmektedir. Bu amaçlar doğrultusunda, İzmir'in Tepecik Mahallesi?nde oturan ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Çocuk ve Gençlik Merkezi?ne kayıtlı 8?15 yaşları arasındaki 24 Çingene/Roman çocukla derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak niteliksel bir araştırma gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, yakın yaşlarda olan biri 4, diğeri 3 çocuktan oluşan iki odak grup görüşmesi yapılmıştır. Görüşmeler tematik analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Anahtar Sözcükler: Çingene/Roman, kimlik, etnisite, etnik kimlik, yoksulluk

AileEtnik kimlikEtnisite+7
Derya Koptekin
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Myth, folkways and identity in Rudolfo Anaya's Bless Me, Ultima and Tortuga

The 20th century is marked by social, cultural and political movements which paved the way for new literary studies. One of these movements is El Movimiento, or the Chicano Civil Rights Movement of the 1960s and 70s, which was a reaction against the Anglo-American status quo due to the fact that Chicanxs were treated as minorities living in the United States. Therefore, the Chicano Movement was a big step for 'Mexican- Americans' or 'Hispanics' to cry out their own Chicanidad, or Chicanx identity, which indicates not only Spanish roots but also particularly brings back the indigenous heritage that was disregarded by the status quo. Born out of the Chicano Movement, the cultural framework of the Aztlán Myth, which is the idea of an Aztec homeland, is the strategy to re-claim indigenous culture and traditions. These reactions which were practiced in the social and political arena of the Chicano Movement also found a place in the literary world. Rudolfo Alfonso Anaya, who is regarded the founder of the Chicanx literary canon, participated in the Chicano Movement. He has been holding a cultural nationalist stance in Chicanx cultural criticism and this stance is reflected in his fiction. Thus, in Chicanx consciousness, it is essential for him to revive the lost and repressed indigenous past, culture and tradition that flourished in the Southwest United States with particular reference to New Mexico, which is used as a symbolic representation of the ideal homeland for Chicanxs. Based on this context, the aim of this study is to analyze the representation of Chicanx identity formation in Anaya's Bless Me, Ultima and Tortuga within the theoretical framework of Mary Louise Pratt's contact zone and Fernando Ortiz's theory of transculturation. This study also shows how Anaya deals with Chicanx identity by applying the mythical past by means of the Aztlán myth, which exerts a healing and uniting power on Chicanx people. Chapter 1 will illustrate how the protagonists represent the dualities of Chicanxs through the application of Pratt's theory to the lives of the protagonists. Later chapters within the framework of transculturation will demonstrate how the protagonists harmonize their bi-cultural heritage through myth, New Mexico's natural features and the curandera figure, which are three connected concepts that stand for indigenous traditions. Keywords: Chicanx identity, Rudolfo Anaya, Bless Me, Ultima, Tortuga, Native culture

American literatureAnaya, RudolfoChicanx+7
Bilgenur Aydın
Başkent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

1990 Sonrası Türkiye Sineması'nda kimlik: İki örnek Kürt ve Rum Temsilleri

ÖZETSinema, toplumbilimsel bir belgedir. Filmler, ait oldukları toplumları yanıtsan aynalardır bir bakıma. Toplumun sosyokültürel değerlerini, tarihsel gelişimini, ekonomik durumunu yansıtmaktadırlar. Bu bağlamda düşünürsek, Osmanlı İmparatorluğu'nun zengin sosyokültürel mirası üzerine temellenen ülkemizin kültürel zenginlikleri olarak kabul edilebilecek Kürt ve Rum kökenli vatandaşların sinemadaki sunumları sinema toplumbilimi açısından önemli bir çalışma konusu olarak kabul edilebilir. Kimlik bireyin kendisini tanımlama şeklidir çevresindeki insanlarla toplumla sürekli etkileşim ve değişim halindedir. Sinemada kadınlık, erkeklik ve din sunumları gibi etnik kültürel sunumlar da kimlik sunumlarıdır. Karakterin adı, konuştuğu dil, dini inancı ritüelleri kültürel kimliklerin belirleyenleridir. Kürt ve Rum karakterler Türkiye Sinema'sının ilk yıllarından itibaren filmlerde yer almışlardır. Ancak bu yer alış 1990'lı yıllara dek belli rol kalıpları ve şive çerçevesi dışına çıkmamıştır. 1990'lı yılların sonlarından itibaren yaşanan değişim hem dünya hem Türkiye'nin konjonktürü ile ilişki içindedir. Farklı kimlikler filmlerde kültürlerine ait ad, dil ve inanç gibi değerlerle temsil edilmeye dolayısıyla daha çok görünür olmaya başlamışlardır.

Etnik kimlikKimlikKürtler+3
Gül Yaşartürk
Dokuz Eylül University · Institute of Fine Arts
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'ın etnik yapısı ve kimlik sorunu

Bu tezin amacı; Afganistan etnik yapısını ve arasındaki sorunları incelemektir. Bu çalışmanın temel çıkış noktası Afganistan halkı ve onlar arasında yakın tarih zaman diliminde yaşanan sorunlardır. Afganistan halkının bir Afganistanlı olarak tanıtmak ve onlar arasındaki sorunları araştırmaktır. Bu konuyu tahlil etmek için Afganistan'da coğrafyası ve tarihi geçmişini etno-dilsel yapıları ve onlar arasında meydana gelen çatışmaların nedenlerini yeterince anlaşılması ve açıklanması gerekmektedir. Bu çalışma sırasında üç temel varsayım geliştirilmiştir. Bunlar çalışmanın bulguları aşağıdaki gibidir;İlk olarak Afganistan tarihi geçmişini araştırmak, coğrafik özellikleri ve bugünkü Afganistan sınırları içindeki halkın yaşam şekli ve inançları ile ilgili temel bilgiler vermektedir. Afganistan medeniyet kavşağı olarak tarih'te adlandırılmış bugünkü halkın siyasi oluşumları da kuzey güney doğu bati olarak etnik temele dayanan oluşumlar gerçekleşmiştir.İkinci olarak Afganistan halkı hangi etnik topluluklardan oluşmaktadır onların yaşam şekilleri ortaya koymakta olup Afganistan'da yaşayan bazı etnik gruplar tam bilinmemiştir (tanıtılmamıştır) ve birçok farklı isimlerde anılmış bölünmüş etnik gruplar soyunun tek bir isme dayandığını ortaya koymaktadır.Üçüncü olarak Afganistan'da yaşayan halkın tamamı kendini ?Afğan? olarak görmemektedir. Afganistan yıllardır ulusal birliği sağlayamamıştır. Etno-dilsel mücadele devam etmekte ve halkaların gelecekte kendilerini ?Afğan? ya da ?Afganistanlı? mi olarak tanıtacak tartışma konusudur.Anahtar Kelimeler: Afganistan Etnik yapısı, Afganistan'da İç Savaş, Taliban, 11 Eylül sonrası Afganistan.

AfganistanEtnik kimlikEtnik yapı+4
Farhad Hajıyarali
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Aydın'ın üç çerkez yerleşiminde etnik kimlik araştırması

İnsanlık tarihinin var olmasından bu yana süregelen göç olgusu, toplumsal değişmelerin ve kültürel etkileşimin en önemli unsurlarından bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Osmanlı'dan bu yana Anadolu toprakları birçok ülkeden göç alan bir ülke konumuna gelmiştir. 1864 Kafkas Sürgünü ile birlikte Kafkaslardan Osmanlı'ya göç etmek zorunda kalan Çerkezler, bugün hala Türkiye'deki etnik çeşitliliğin önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Türkiye'ye 1800'lü yıllardan itibaren çeşitli aralıklarla göç eden Çerkezler, birçok kaynakta Türkümsü Yabancılar olarak tanımlanmaktadır. Osmanlı döneminden Cumhuriyet'e kadar verilen kurtuluş mücadelelerinde Türklerle beraber mücadele veren Çerkezlerin hem Anadolu topraklarına hem de milli mücadeleye verdikleri destek tarih kaynaklarında yer almıştır. Günümüzde ise "etnik grupların" kimlik arayışları gerek toplumsal gerekse siyasal platformda gündemin en tartışılır konularından bir tanesi haline gelmiştir. Böyle bir durumda Çerkezlerin nasıl bir kimlik formu oluşturdukları bir diğer merak edilen konu olmuştur. Alan çalışması sonucunda Çerkezlerin "etnik kimlik algısı", yaşadıkları bölgede ve diğer etnik gruplar içerisinde kendilerini daha çok "Çerkezim" ifadesini kullanarak tanımladıklarını göstermektedir. Kültürel ve dilsel farklılıklarına rağmen Çerkezler, Türk toplumuna entegre olma noktasında fazla bir güçlük yaşamamaktadırlar. Çerkezlerin Türklerle uzun yıllardır bir arada yaşamaları ve ortak bir tarihi paylaşıyor olmaları, sığındıkları toprakları kendi vatanları olarak kabul etmelerinin önemli gerekçeler olduğunu söylemek mümkündür.

AydınEtnik kimlikKimlik+3
Semra Bolat
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00

Related subjects