Etlik piliç

75 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, aynı kümeste bulunan aynı yaştaki horozlarla farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma özel bir ticari tavukçuluk firmasının broiler damızlık kümesinde toplam 4224 adet (3840 dişi ve 384 erkek) Ross 308 etlik damızlık üzerinde 28 ila 59 haftalık yaş dönemi takip edilerek yürütülmüştür. 28 haftalık yaş döneminde her bir bölmede 480 dişi ve 48 erkek olacak şekilde eşit bölmelere rastgele yerleştirilmiştir. Çalışmada 45 haftalık yaş döneminde tek defa horoz değişimi, 53 haftalık yaş döneminde ise çift defa horoz değişimi deneme bölmelerindeki horozlar %75, %50 ve %25 oranında değiştirilerek uygulanmıştır. Çalışmada tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaşın döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü, embriyonik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.0001). Horoz değişim oranı tek defa horoz değişimi yapılan grupta çıkış gücü ve erken embriyonik ölümleri etkilerken (P<0.0001), çift defa horoz değişimi uygulanan grupta döllülük oranı, çıkış gücü (P<0.05) ve erken embriyonik ölümleri etkilemiştir (P<0.01). Horoz değişim tipinin döllülük oranı (P<0.01), kuluçka randımanı (P<0.001) ve orta embryionik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.05). Yaş ve horoz değişim oranı interaksiyonunun döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü üzerine etkisi tek ve çift defa horoz değişimi yapılan gruplarda önemli bulunmuştur (P<0.0001; P<0.05 ve P<0.01). Tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaş ve horoz değişim oranı, horoz değişim tipi interaksiyonunun vücut tüy skoru ve vent skoru üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05). Çalışmada tek defa horoz değişimi yapılan grupta horoz değişim oranının kan eozinofil ve bazofil düzeyine etkisi bulunurken (P<0.05), çift defa grubunda değişim oranı ve tipinin etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05).

Etlik piliçKan parametreleriKonfor+1
Salıha Sabah
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliç rasyonlarına kekik ve biberiye uçucu yağ katkılarının performans ve et kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmada, yemlere katılan kekik (300 ppm), biberiye (300 ppm) uçucu yağlarının tek başlarına ve 300 ppm ile 400 ppm karışımlarının broyler performansı, piliç etinin oksidasyonu ve duyusal özellikleri üzerine etkileri incelenmesi, amaçlanmıştır. Toplam 450 adet Ross 308 erkek broyler civciv kontrol, kekik, biberiye, kekik ve biberiye karışımı-1 ve kekik ve biberiye karışımı-2 olarak beş gruba ayrılmıştır. Her grup, dokuz civcivden oluşan 10 replikasyona ayrılmıştır. Kontrol hariç diğer grupların yemlerine, sırasıyla 300 ppm kekik uçucu yağı, 300 ppm biberiye uçucu yağı, 300 ppm kekik ve biberiye uçucu yağ karışımı (150+150), 400 ppm kekik ve biberiye uçucu yağ karışımı (200+200) katılmıştır. Denemenin 42. gününde kesilen piliçlerin göğüs ve but etlerinde, sırasıyla 7-8 gün depolamadan (+4˚C'de) önce ve sonra, malondialdehit düzeyleri ölçülmüştür. Lezzet panelinde etin duyusal özellikleri incelenmiştir. Denemenin 1., 7., 14., 28., 35. günlerinde canlı ağırlık, canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi, ve yemden yararlanma oranı açısından farklar önemsizdir. Denemenin 21. gününde, biberiye uçucu yağ grubunun canlı ağırlık değeri karışım-300 ve karışım-400 grubundan yüksek bulunmuştur. Deneme sonunda yem tüketimi, karkas randımanı ve göğüs ile but etlerinin duyusal özellikleri açısından önemli fark görülmemiştir. 42. günde biberiye uçucu yağı ve karışım-400 gruplarının canlı ağırlık değerleri ile karışım-400 grubunun canlı ağırlık kazancı değeri kontrole göre yüksek bulunmuştur. Karışım-400 grubunun yemden yararlanma oranı değeri kontrole göre iyileşmiştir. Göğüs ve but etlerinin MDA (Malondialdehit) düzeylerinde, depolama (+4C) başlangıcında önemli fark bulunmamıştır. Depolamanın 7-8. günlerinde biberiye-300 ve karışım-400 gruplarının MDA düzeylerinin kontrol göre düşük olduğu saptanmıştır.

Besi performansıBiberiyeEtlik piliç+3
Bahadır Anar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde belirli oranlarda yapılan kısıntılı yemlemenin; besi performansı, karkas özellikleri ve abdominâl yağlanma üzerine etkileri

Bu çalışmada; etlik piliçlerde belirli oranlarda (%0, %5, %10 ve %15) yapılan yem kısıtlamasının besi performansı, kesim özellikleri ve abdominâl yağlanma üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada 300 adet 1 günlük yaştaki dişi ve erkek etlik piliç (Ross 308) civcivi kullanılmıştır. Hayvanlar 4 gruba ayrılmış, her grup 3 tekerrürden oluşmuş ve her tekerrürdeki 25 civciv rastgele büyütme bölmelerine dağıtılmıştır. Deneme 42 gün sürmüştür. Deneme boyunca içme suyu askılı suluklarda ad libitum olarak sunulmuştur. Denemenin 42. gününde kesim ve bazı karkas özelliklerini belirlemek için her bir tekerrürden kesim ağırlığı ortalamaya yakın 2 erkek, 2 dişi piliç seçilmiştir. Toplam seçilen 48 piliçte; kesim öncesi canlı ağırlığı, sıcak karkas ağırlığı, yenilebilir iç organ ağırlıkları ve abdominâl yağ ağırlığı belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucu kısıntılı yemlemenin bazı haftalarda canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma ve buna bağlı olarak kesim özellikleri ve abdominâl yağlanmayı önemli düzeyde etkilediği saptanmıştır (P<0.05). Denemenin 22. gününden itibaren yapılan yem kısıntısında gruplar arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmuştur (P<0.05). Karkas ağırlığında ise dişilerde sıcak karkas ağırlıkları gruplar arasında fark bulunmazken (P>0.05), erkeklerde kontrol ve %5 kısıntılı yemleme gruplarında diğer deneme gruplarına göre önemli düzeyde etkilemiştir (P<0.05). Kesim özellikleri ve abdominâl yağlanma dişiler arasında önemli fark göstermezken (P>0.05), erkeklerde bu farklılık önemli bulunmuştur (P<0.05). Araştırma sonunda etlik piliçlerde yemden tasarruf amacıyla 28 günlük yaştan sonra %5 kısıntılı yemlemenin dahi performansı düşüreceği belirlenmiştir.

Büyüme performansıEtlik piliçKarkas+2
Havva Çelek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerinde enzim kullanımı ve kullanım koşulları

öz DOKTORA TEZİ ETLİK PİLİÇ KARMA YEMLERİNDE ENZİM KULLANIMI VE KULLANİM KOŞULLARI Sibel CANOĞULLARI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof.Dr.Ferda OKAN Yıl: 1999, Sayfa Sayısı: 136 Jüri : Prof.Dr.Metin YELDAN Prof.Dr.Orhan ÖZTÜRKCAN Mısır ve soya fasulyesi küspesine dayalı etlik piliç karma yemlerinde a-amilaz enziminin en uygun kullanılma şeklini belirlemek için iki araştırma planlanmış ve araştırma in vitro ve in vivo olarak yürütülmüştür. Araştırmanın 1. aşamasında karma yemde %0, 0.1, 0.2 ve 0.3 enzim katkı düzeyinin kuru, yarı doymuş ve tam doymuş olarak üç sulandırma düzeyindeki etkisi araştırılmıştır. In vitro koşullarda enzim aktivitesinin tam doymuş karma yemlerde enzim katkı düzeyinin artmasıyla yükseldiği görülmüştür. In vivo koşullarda en yüksek kuru madde tüketimi ve canlı ağırlık kazancı %0. 1 enzim katkılı tam doymuş karma yem grubundan elde edilmiştir. Kuru madde dönüşüm düzeyinin ilk haftalarda ıslatma ve enzim katkısıyla iyileştiği daha sonra ise kötüleştiği belirlenmiştir. Karkas özellikleri bakımından en belirgin farklılık abdominal yağ, but ve göğüs ana parçasındaki yağ oranlarında görülmüş, enzim katkısı ve ıslatma ile yağlanmanın arttığı belirlenmiştir. Araştırmanın II. aşamasında karma yem %0, 0.1 ve 0.2 enzim katkı düzeyinde kuru ve tam doymuş (hemen, 1 saat sonra, 2 saat sonra) olarak verilmiş ve ıslatma- bekletme süresinin etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın in vitro koşullarında en yüksek enzim aktiviteleri tüm enzim katkı düzeylerinde ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilen karma yemlerden sağlanmıştır. Kuru madde tüketimi, canlı ağırlık kazancı, but ve göğüsteki deri ve yağ oranları bakımından en iyi değerler %0.1 enzim katkılı karma yemin ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilenlerinden elde edilmiştir. Kuru madde dönüşüm düzeyinin ilk haftalarda enzim katkısı ve ıslatma ile iyileştiği üçüncü haftadan sonra kötüleştiği bulunmuştur. Sonuç olarak mısır ve soya fasulyesi küspesine dayalı etlik piliç karma yemlerinde a-amilaz enziminin %0.1 düzeyinde tam doymuş olarak verilmesi ve bunun da ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilmesinin yararlı olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: a-Amilaz, Islak Yem, Etlik Piliç, Performans

EnzimlerEtlik piliçKarma yemler+2
Sibel Canoğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş yöresinde kasaplık piliç barınaklarının yapısal yönden durumlarının incelenmesi ve uygun barınak tiplerinin geliştirilmesi

Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Akdeniz iklim koşullarının etkin olduğu kesimlerinde kurulacak kasaplık piliç üretim sistemlerinde kullanılacak barınak tiplerinin planlama ve projeleme kriterlerinin irdelenmesi amaçlanmış; barınakların yapımında kullanılacak malzemeler incelenmiş, ilk yatırım giderleri düşük olan teknik ve yetiştiricilik yönünden kritik olan dönemlerde istemleri karşılayabilecek alternatif planlar ortaya konulmuştur. Çalışmada, öncelikle Kahramanmaraş ilinde mevcut olan kasaplık piliç işletmelerindeki barınakların çevresel, yapısal ve işletme içindeki konumlan anket yapılarak saptanmıştır. Barınak proj elemede etkili olan iklim parametreleri ve ortaya çıkma olasılıkları kavramı içinde analiz edilmiştir. Barınak içinde uygun çevre koşullarının oluşmasını sağlayacak ısı ve nem dengeleri, yıl içindeki kritik yetiştirme dönemleri de göz önüne alınarak 10.000 kapasiteli bir kasaplık piliç barınağında araştırılmıştır. Bu projede seçilen yetiştirme tekniği ve barınak kapasitesi göz önüne alınarak barınağı oluşturan yapı elemanları, yapı malzemeleri ve kombinasyonlarıyla 18 farklı alternatif barınak tipi geliştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, barınak maliyeti yönünden Tip- 17 (çatı örtü malzemesi kiremit, çatı eğim açısı 19°, çatıda 5 cm'lik polistren köpüğü yalıtımlı, pencere alanı %10 ve duvarlar 20 cm'lik briket) alternatifi en düşük ilk yatırım gideriyle inşa edilebileceği belirlenmiştir. Barınaklarda çatı maliyeti toplam maliyetin %60'ını oluşturmakta; Bu maliyetlerin % 12- 13 'ünü çatı örtü malzemesi, %1 0-11 'ini çatı yalıtım malzemesi, %77-81'ini de ahşap kafes kiriş giderleri oluşturmaktadır. Çatı maliyetinin büyük bir kısmını kafes kiriş yapımında ahşap yerine çelik profil kullanımı maliyeti %33 oranında düşürmektedir. Tip- 17 barınak projesinin ekonomik analizi yapılmış 25 yıllık üretim süresi dikkate alınarak iç karlılık oranının %35 olması durumunda, sermayenin geri dönüş süresi 2.88 yıl olduğu saptanmış, bu koşullarda kurulacak bir işletmenin uygulamaya konulabilir olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kasaplık Piliç, Barınaklarda Çevre Denetimi, Barınak Planlaması

BarınaklarEtlik piliçKahramanmaraş+3
Serpil Gençoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde probiyotik (Saccharomyces cerevisiae) kullanımının kronik dozlardaki T-2 toksininin olumsuz etkilerini gidermedeki rolü ve besi performansına etkileri

Bu çalışma, etlik piliç yemlerine yem katkı maddesi olarak probiyotik (Saccharomyces cerevisiae) ilavesinin etlik piliçlerde, T-2 toksininin farklı besi dönemlerindeki farklı dozlarının olumsuz etkisini gidermedeki rolünü, canlı ağırlık kazancı, yem dönüşüm oram, yem tüketimi gibi besi performansına etkilerini ve, ölüm oranı ile patolojik değişiklikleri belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Günlük 88 Ross 308 erkek etlik civcivler biri kontrol, yedisi deneme grubu olmak üzere 8 gruba ayrılmışlardır. Deneme grubu yemlerine, 3 gr/ kg probiyotik, 2 mg/kg ve 4 mg/kg düzeyinde T-2 toksini besinin 1. günü ve 21. günlerinden itibaren sürekli katılmıştır. Civcivler 1-24. günler arası %22.5 hamprotein, 3120 kcal ME/kg, 25-42. günler arası % 21 hamprotein, 3250 kcal ME/kg besin maddesi içerikli yemlerle ad libitum olarak yenilenmişlerdir. Çalışmada, T-2 toksini verilen hayvanların bazı dokularında oluşan patolojik değişimlerin yemlere probiyotik ilavesi ile azaltılabileceği gözlemlenmiştir. İlave probiyotik+ 2 mg/kg T-2 toksini verilen grupların besi performansına ait değerler probiyotik eklenmemiş T-2 toksini gruplarına göre istatistiki olarak farklı bulunmuştur (PO.05). Çalışmanın sonunda ilave probiyotiğin etlik piliçlerde mikotoksikozis olgularım azalttığı ve besi performansına ait değerleri olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Probiyotik (Saccharomyces cerevisiae), T-2 toksin, etlik piliç, besi performansı, patoloji

Besi performansıEtlik piliçPatoloji+2
Muzaffer Denli
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerinde enzim katkısıyla en uygun arpa kullanım onarımının araştırılması

VI ÖZ Bu araştırım, etlik piliç karma yemlerinde kullanılması halinde sindirilebilirliğinin düşük olması ve performansta negatif etkilere sahip olan arpanın karma yemlerde %l% 20 ve 30 düzeyinde %0.1, 0.2 ve 0.3 enzim katkısı ile kullanımını araştırmak ve kullanılan bu düzeylerde en uygun arpa kullanımı ve bu düzeyde etkili olan enzim katkı düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre etlik piliç karma yemlerinde arpanın %30 düzeyinde %0. 1-0.3 enzim katkısı ile kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

ArpaEnzimlerEtlik piliç+1
Sibel Canoğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1995
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliçlerde metiyonin varlığında kolin ve mezo-inozitol'ün karaciğer ve karın yağlanması üzerine etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma, metiyonin, kolin ve mezo-inozitolün etlik piliçlerin yem tüketimi, yem dönüşüm oranı, canlı ağırlık kazancı, karkas randımanı, abdominal yağ birikimi, karaciğer ağırlığı ile karaciğer ve serum lipit ve trigliserit içeriği üzerine etkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada %22 ham protein ve 3200 kcal ME/kg içeren bazal yem kullanılmıştır. Bir günlük 108 dişi civciv (Ross 308) her biri 12 hayvandan oluşan 9 yemleme grubuna ayrılmıştır. 44 gün süreyle, N (kontrol) grubundaki hayvanlar bazal yem ile ve ilk dört grup (A, B, C, D) bazal yeme ek olarak sırasıyla; 1800+0.40, 1800+0.80, 3600+0.40 ve 3600+0.80 kolin (mg/kg) + (%)DL-metiyonin ilaveli yemlerle beslenmişlerdir. Diğer dört grup (E, G, H, K) ise bazal yeme ek olarak sırasıyla 800+0.40, 800+0.80, 1600+0.40 ve 1600+0.80 oranında mezo-inozitol (mg/kg) + (%)DL-metiyonin içeren yemle beslenmişlerdir. 1-44 gün süresince piliçlerin haftalık yem tüketimleri ve canlı ağırlık kazançları, deneme sonunda karkas, karaciğer ve abdominal yağ ağırlıkları saptanmıştır. Deneme sonunda grup ortalamasına en yakın her gruptan 5 hayvandan karaciğer ve kan örnekleri alınmış, serum ve karaciğerde total lipit miktarı ile trigliserit konsantrasyonu belirlenmiştir.Bu çalışmada; yem değerlendirme oranı, abdominal yağ birikimi, karaciğer ağırlığı, karaciğer trigliserit konsantrasyonu ile serum ve karaciğer total lipit miktarı, yeme eklenen metiyonin, kolin ve mezo-inozitol düzeylerinden etkilenmemiştir (P>0.05).Denemenin ilk haftasında farklılık gözlenmezken, 2. haftasından itibaren kesime kadarki süreçte, yem tüketimi ve canlı ağırlık kazancı bakımından muamele grupları arasında istatistiki olarak önemli farklılıklar gözlenmiştir (P<0.05). Gruplar arasında soğuk karkas ağırlığı ve karkas randımanı bakımından da önemli farklılıklar belirlenmiştir (P<0.05). D, E, K grubunun soğuk karkas ağırlığı, N grubuna göre daha düşük, A, B, C, G ve H grubununki ise daha yüksek bulunmuştur. Karkas randımanı kontrol grubuna göre B, C ve E grubunda daha yüksek, A, D, G, H ve K grubunda ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Serum trigliserit konsantrasyonu yem muamelelerinden etkilenmiş (P<0.05); A grubu hariç bütün grupların serum TG konsantrasyonları kontrol grubundan daha yüksek bulunmuştur.Sonuç olarak, etlik piliç rasyonlarında 1800 mg/kg kolin + %0.40 metiyonin (A) ve 1600 mg/kg mezo-inozitol + %0.40 metiyonin (H) kombinasyonlarının canlı ağırlık kazancını iyileştirdiği saptanmıştır. En düşük yağlanma ise kolin, metiyonin ve mezo-inozitolün en yüksek düzeylerinde belirlenmiştir. Serum trigliserit düzeyi de 800 mg/kg mezo-inozitol + %0.40 metiyonin eklemeli rasyon alan etlik piliçlerde düşmüştür.Anahtar Kelimeler: Kolin, Metiyonin, Mezo-İnozitol, Karaciğer Yağı, Etlik Piliç

Etlik piliçKaraciğerKolin+1
Cavidan Gül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova yöresi için iç ortamı kontrol edilebilen broiler tavuk yetiştirme barınaklarının tarımsal yapılar yönünden projelenmesi

Hayvan barınakları, hayvanları olumsuz çevre koşullarından korumak ve en uygun verimi elde etmek için inşa edilen yapılardır. Sıcaklık stresi broiler yetiştiriciliğindeki en başlıca problemdir. Broiler barınaklarında uygun sıcaklık ve oransal nem koşullarını sağlamak, hayvanlara rahat bir yaşam ortamı elde etmek, yüksek verim alabilmek için önemlidir.Bu çalışmada; Adana ilinde inşa edilmiş olan bir broiler barınağında veri kaydediciler ile sıcaklık ve oransal nem ölçülerek kaydedilmiştir. Barınak içi çevre koşulları, havalandırma ve özellikle broiler barınaklarında evaporatif soğutma konusu teknik açıdan incelenmiştir. Elde edilen bu veriler kullanılarak mevcut barınak çevre koşulları yönünden irdelenmiş ve literatürde verilen değerlere göre uygunluğu araştırılmıştır. Sonuç olarak mevcut barınakta ölçülen bu veriler ile literatürdeki verilerin karşılaştırılması yapılarak yöre barınaklarının planlanmasında kullanılacak veriler belirlenmeye çalışılmıştır.Çukurova yöresinde yapılan çalışma sonucunda, mekanik ve evaporatif soğutma bulunan barınakta, broiler performansına doğrudan etkili olan uygun çevre koşullarının sağlanamadığı saptanmıştır. Ortalama dış ortam sıcaklığı ve oransal nemin kış mevsiminde 13°C ve %74, yaz mevsiminde 28°C ve %77 olduğu yörede, broiler barınaklarının kritik mevsimler dikkate alınarak projelenmesi ve proje kriteri olarak ortalama dış ortam sıcaklığının 13°C ve 28°C ve oransal nemin ise %77 alınması uygun görülmüştür.

Bağıl nemEtlik piliçKümes+3
Zekai Gümüş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç rasyonu hazırlanmasında excel tabanlı alternatif rasyon programının oluşturulması

Hayvancılık işletmelerinde yem masrafları üretim maliyetlerinin yaklaşık %75-85'dir. Çiftliklerde en maliyetli girdi yem olması sebebiyle yem hammaddeleri doğru ve kritik sınırlar içerisinde kullanılmalıdır. Dönemsel olarak hızlı bir gelişim gösteren etlik piliçlerin ihtiyaç duydukları besin maddeleri de değişmektedir. Bu nedenle etli piliçlerin ihtiyaçları dönemsel olarak saptanıp, en ideal rasyonun hazırlanması gerekmektedir. Rasyon hazırlanırken hayvanın ırkı, fizyolojik ve sağlık durumu, cinsiyeti ve çevre koşulları gibi kriterler de göz önünde bulundurulmalıdır. Klasik yöntemlerle yapılan rasyon hazırlama işlemlerinde yukarıdaki kriterleri dikkate alarak işlem yapmak oldukça karmaşık, zor ve zaman alıcı bir iştir. Bu nedenle, klasik yöntemlere alternatif olarak geliştirilen çok amaçlı olan bir problemi tek amaçlı bir probleme dönüştürerek en ideal çözümü arayan hedef programlama yöntemleri büyük önem taşımaktadır. Bu amaçla, etlik piliçlerin rasyonel beslenmesi için Microsoft Office 2016 Excel Paket Programı ile tasarlanan rasyon programında rasyon formülasyonları hazırlanmıştır. Hazırlanan rasyon formülasyonları, piyasada bulunan üç adet ticari rasyon hazırlama programında çözülerek, hazırlanmış olan rasyon formülasyonlarının karşılaştırması yapılmış ve programlar arasında bulunan farklılıklar incelenmiştir. Çalışma sonucunda, kullanılan tüm programlarla hazırlanan rasyon formülasyonları arasındaki toplam benzerlik istatistiksel olarak %97'dir. Tüm bu sonuçlara göre yazılımlar arasında istatistiksel açıdan bir fark olmadığı gözlemlenmiştir.

Etlik piliçExcelRasyonlar+1
Zekeriya Doğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç yemlerine farklı dozlarda Origanum onites L. ve Enterococcus faecium ilavesinin performans, iç organ gelişimi, bağırsak mikrobiyotası ve histolojisi üzerine etkileri

Bu çalışmanın amacı etlik piliçlerin yemlerine %0,5-1düzeyinde Origanum onites (OO) tozu ve %0,2 probiyotik Enterococcus faecium (EF) ilavesinin etlik piliçlerin büyüme performansı, iç organ gelişimi, sekum mikrobiyotası, bağırsak histolojisi, et özellikleri ve göğüs eti MDA değerleri üzerine etkilerinin belirlenmesidir. Araştırmada 160 adet 1 günlük yaşta Ross 308 erkek etlik piliç civcivleri 4 muamele grubu(%0 K ,%0,5 OO, %1 OO ve % 0,2 EF) ve her muamele grubunun 4 tekerrürü (10 hayvan her tekerrürde) olacak şekilde dağıtılmışlardır. Deneme 4 katlı civciv büyütme kafeslerinde yapıldığı için 21 günde tamamlanmıştır. Çalışmada yem ve su ad libitum olarak hayvanlara verilmiştir. Çalışma sonunda rasyona EF ve Origanum onites ilavesi canlı ağırlık atışını istatistikî olarak arttırmıştır. Yem tüketimi, yemden yararlanma oranları gruplar arasında değişmemiştir. Duodenumda histomorfolojik parametreler etkilenmemiştir (P>0,05). Jejunumda ve ileumda villi boyu, crip derinliği, VB/kript oranı ve lamina muscularis mucosae (LMM) muamele gruplarında artışmıştır (P<0,01), EF ilavesi Enteroccus spp. türlerinin sekum içeriğinde kontrol ve %0,5 OO ilavesine göre artışını sağlamıştır. %0,5 Origanum onites OO ilavesi E.coli sayısının diğer gruplara göre düşmesini sağlamıştır. LAB sayısı gruplar arasında değişmemiştir. %1 OO ilavesi kontrol grubuna göre MDA oluşumunu düşürmüştür. İç organ gelişimi bakımından gruplar arasında farklılık oluşmamıştır. EF ilavesi, taşlık ağırlığını kontrol ve %0,5 OO gruplarına göre düşürmüştür. Et özellikleri bakımından gruplar arasında farklılık oluşmazken %1 OO ilavesi but etinin L değerini, kontol grubuna göre arttırmıştır. Sonuç olarak EF ve OO ilavesinin performans değerlerini iyileştirdiği, bağırsaktaki histolojik parametreleri arttırdığı ve özellikle OO ilavesinin MDA oluşumunu düşürdüğü için yem katkısı olarak potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir.

Enterococcus faeciumEtlik piliçOriganum onites+1
Hüsamettin Çelik
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Broylerden izole edilen escherichia coli'lerin önemli virulans genlerinin ve antibiyotik direncinin incelenmesi

Kanatlı patojenik Escherichia coli (APEC)'nin neden olduğu kolibasilozis, E. coli'nin konakçıda yapışmasını ve çoğalmasını teşvik eden spesifik genler tarafından kodlanan virülens faktörleri bulunduğunda meydana gelir. Bu çalışmada, broyler iç organlarından elde edilen APEC izolatlarında sideroforları (iucD, iroN, iutA), toksinleri (astA, vatA, hlyF), adezinleri (papC, tsh), serum direncini (iss, ompT) ve kolisini (colV) kodlayan virülens gen (VG) varlığı polimeraz zincir reaksiyonu (PZR) ile ve izolatların antibiyotik dirençlerinin disk difüzyon yöntemi ile incelenmesi amaçlandı. En az beş VG taşıyan izolatlar klinik APEC (cAPEC) daha az VG taşıyanlar potansiyel APEC (pAPEC) ve en az üç veya daha fazla antimikrobiyal madde sınıfına dirençli olanlar çoklu antibiyotiğe dirençli (MDR) olarak değerlendirildi. cAPEC ve pAPEC arasındaki VG sıklığını karşılaştırmak için Ki-Kare (χ2) testi kullanıldı ve χ2 testinde P≤0.05 anlamlı olarak kabul edildi. Yüz yetmiş üç broylerden 140 (%80,1) APEC izole edildi. Çalışmanın sonunda 140 izolattan 86'sının (%61,4) cAPEC, 54'ünün (% 38,6) pAPEC olduğu ve bu izolatların 47 virülans genotipi taşıyordığı saptandı. iss (%78.6), iutA (%75.7), iroN (%68.6), hylF (%61.4), ompT (%60.0) genleri en yüksek oranda tespit edilen genlerdi. Araştırılan diğer genler ise; iucD (%40.0), tsh (%27.1), colV (%25.7), papC (%21.4), vatA (%8.6), astA (%4.3) daha düşük sıklıklarda saptandı. χ2 testi, tüm virülans genlerinin cAPEC ve pAPEC suşları arasındaki dağılımının önemli olduğunu gösterdi. Tüm izolatların, amoksisilin, trimetoprim sülfametoksazol, amoksisilin klavulanik asit ve siprofloksasine karşı yüksek düzeyde direnç gösterdiği bulundu. Birden fazla demir taşıma sistemine sahip olmanın APEC sağkalımı üzerinde önemli bir rol oynadığı, virülans genlerinin PZR yöntemiyle incelenmesinin patojenite testi yapmaktan daha pratik olduğu ve virülans genotiplerinin karakterize edildiği VG bazlı teşhis yöntemlerinin geliştirilmesinin gelecekteki aşı çalışmaları için faydalı olabileceği sonucuna varıldı.

AntibiyotiklerEscherichia coliEtlik piliç+4
Ayhan İlçebaylık
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Effect of dietary herbal extract and probiotic supplementation alone or in combination on growth performance, meat quality, and stress indicators of broilers subjected to high stocking density

Objective: Effect of dietary melon-SOD and/or Pediococcus acidilactici on growth performance, meat quality, and stress indicators of broilers subjected to high stocking density (HSD) were investigated in this study. Material and Methods: A total of 504 one-day-old Ross 308 male broiler chicks were randomly distributed to 5 groups, each consisting of 6 replicate pens, each pen measuring 1 m2. Basal diets were formulated. One group was not subjected to HSD, fed diets without supplementation, and served as the control group (12 chicks/m2) whereas the remaining 4 groups were reared at HSD (18 chicks/m2). One of these HSD groups was fed basal diets without any supplementation. Other HSD groups received dietary melon-SOD (12.5 mg/kg), P. acidilactici (100 mg/kg), or a combination of both. Results: Growth performance, meat quality, and H:L ratio were not different among the treatments. Serum SOD activity decreased in HSD group compared to control, melon-SOD, and melon-SOD + P. acidilactici groups (P = 0.046). Birds fed melon-SOD or P. acidilactici alone had lower serum MDA levels than those reared at HSD (P = 0.050). SOD activity in breast meat remained unaffected. However, MDA levels in breast meat were greater in broiler chickens in the HSD group in comparison with other groups (P = 0.009). Conclusion: In this study, melon-SOD and P. acidilactici reduced the HSD-induced oxidative stress in broilers.

Plant extractMeat qualityBroiler chickens+5
Ifrah Raza
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Manisa ili etlik piliç yetiştiriciliğinin teknik yönden incelenmesi

TÜİK 2018 verilerine göre Manisa toplam 30,075,567 adet etlik piliç (Broiler) mevcudu ile ülkemizde ilk sıradadır. Ülkemiz etlik piliç varlığının % 13,59 unu barındırmakta olup adeta tavukçuluk sektörünün başkentidir. Manisa ilinde en fazla üretilen hayvansal ürün yıllık 396,997 ton üretim ile tavuk etidir. Tavuk eti üretiminde ilimiz 1. Sırada yer almaktadır. Manisa ili için bu kadar önem arz eden tavukçuluk sektörünün mevcut durumunu ortaya konulmaya çalışılacaktır. Tavukçuluğun hızla gelişmesi üretimin karlı ve maksimum verim düzeyinde sürdürülebilmesi için teknik bilgiye sahip yetiştiricilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaçla Manisa'daki tavuk yetiştiricilerinin tavuk üretimi sırasında uyguladıkları teknikleri, kümes yapısını, yetiştirme şekillerini ve sağlık koruma gibi hayvan performansını önemli düzeyde etkileyen konularda durum tespiti yapıp sektörün sorunlarını, eksiklerini ve ihtiyaç duyduğu teknik konuları belirleyip bunların çözümü konusunda öneri sunmaktır. Ayrıca araştırmadan elde edilen bilgi ve bulguları tavukçuluk sektörü ve ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşmaktır.

Etlik piliçFason üretimManisa+1
Buket Özşaner Gelir
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye piliç eti üretimi, tüketimi ve pazarlaması

Bu çalışma Türkiye'nin 2000-2019 dönemi (20 yıllık) piliç eti üretimi, tüketimi, pazarlaması ve dış ticaretindeki gelişmeleri incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ikincil veriler kullanılmıştır. İncelenen dönemde Türkiye'de kanatlı hayvan varlığı artarak, 2019 yılında 348,8 milyona ulaşmış olup, bunun %63,6'sı (229,5 milyon adet) et tavuğudur. Türkiye'de et tavuğu varlığı Doğu Marmara, Ege, Batı Marmara, Akdeniz bölgelerinde yoğunlaşmış olup, başlıca üretici iller Manisa, Balıkesir, Bolu, Sakarya ve Mersin'dir. Tavuk eti üretimi ise 2019 yılında 2,1 milyon tona ulaşmıştır. Türkiye'de 2019 yılı tavuk eti tüketimi kişi başı ortalama 19,1 kg'dır. 2019 yılı kanatlı hayvan ihracatının %95,2'si (544,2 milyon $) tavuk eti ihracatıdır. Türkiye tavuk eti ihracatında en önemli ülkelerin Irak, Hong Kong, Libya ve Kongo olduğu sonucu bulunmuştur. Araştırma sonucunda gelecekte piliç eti üretiminde düzenli bir büyüme sağlamak ve uluslararası piyasalarda rekabet gücü daha yüksek bir ihracatçı ülke olabilmek için üretim ve pazarlama aşamalarında kısa, orta ve uzun vadeli politikalar belirlenerek uygulanmalıdır. Anahtar Kelimeler: Piliç Eti Üretimi, Piliç Eti Tüketimi, Piliç Eti Pazarlaması

Etlik piliçPazarlamaTüketim+1
Zabıhullah Karımı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de piliç eti güvenilirliği; riskler, algılar ve gerçekler

Piliç etinin üretim süreçlerinden kaynaklı insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri olduğu şeklinde kamuoyunda çok fazla yanlış bilgiler bulunmaktadır. Bu amaçla mevcut tezde, Türkiye'de piliç etine olan güvenle ilgili risklerin, algıların ve gerçeklerin uzmanların nezdinde değerlendirilerek bazı önerilerin ortaya konması hedeflenmiştir. Tezde nicel verilerin toplanması amacıyla; hızlı büyüme-erken kesim yaşı, yeminde genetiği değiştirilmiş hammadde kullanılan, katkı maddesi-ilaç, refah-etik, kesim tekniği, haşlama ve tüy yolumu tekniği ile piliç etinin zehirleme riski görüşme gruplarından oluşan 7 farklı alanda anket formu oluşturulmuştur. Her grubunun ilk 20 sorusu ortak olup, katılımcıların konu uzmanlıkları hakkında bilgi alınabilmesi amacıyla her gruba farklı sayılarda başlığa özel soru yöneltilmiştir. Uzmanlar, et tüketim tercihlerinde ilk sırayı kırmızı et, ikinci sırayı beyaz et alırken, piliç etini besin değerinden dolayı but olarak tercih etmişlerdir. Endüstriyel üretimin sürekli denetimlerden geçmesi tercih sebeplerini oluşturmaktadır. Tüketicilerin, beyaz eti tercih etmelerinin en önemli sebebini ise ucuz olmasına bağlamışlardır. Piliç eti ile ilgili üniversite ve araştırma kurumlarında yer alan konu uzmanlarının söylediklerine itibar edilmesi gerektiğini vurgulamışlardır. Uzmanlar, etlik piliçlerin gelişim hızında en önemli faktörün genetik ve çevre koşulları olduğunu, hayvanların yapısında herhangi bir genetik modifikasyonun olmadığını, yem hammaddelerinde bulunan genetik modifikasyonların hayvan sağlığına olumsuz bir etkisinin olmadığını, hayvanların beslenmesi sırasında hormon ve antibiyotik kullanılmadığını ve bunun yasak olduğunu, hayvan refahının ne şekilde ve nasıl uygulanacağı ile ilgili bir yasal direktifin olmadığını, helal kavramının kesimden öte yumurtadan son tüketiciye gelene kadarki süreçte olması gerektiğini, tüy yolumu sırasında bir haşlanma yapılamadığı gibi tüy yolum yöntemlerinin birbirine yakın yöntemler olduğunu ve piliç etinde insan sağlığını bozacak veya insanı zehirleyecek herhangi bir madde veya bileşik kullanılmadığını sadece soğuk zincir şartlarının bozulmasından kaynaklanacağını ifade etmişlerdir. Bu sebeple konu alt başlıkları hakkında özellikle kanun yapıcı kimliğe sahip kurumlarda bilim kurulları kurularak tüketicilerin endişelerine cevap verecek soruların detaylı araştırılması önerilmektedir. Tüm görüş ve önerilerin uzmanlık kimliğine sahip kişiler tarafından yapılması tüketicilerin konu hakkında daha doğru bilgilere sahip olmasını sağlayacaktır.

Etlik piliçHayvan refahıHelal gıda+1
Gökhan Filik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yumurta içi (in ovo) nişasta bazlı şeker enjeksiyonun kuluçka parametreleri ile etlik civcivlerin antioksidatif stres ve yağ metabolizmasına etkisi

Mevcut çalışmada enerji kaynağı olarak in ovo nişasta bazlı şeker kullanımı ile kuluçka parametreleri, civcivlerin çıkış ağırlığı ve besi performansı sonunda oksidatif stres ve yağlanma parametrelerine olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada, 34 haftalık Ross 308 ebeveyn hatlardan elde edilen 360 döllü etlik piliç yumurtası (66.51±3.8g) kullanılmıştır. Döllü yumurtalar 6 ayrı gruba ayrılmıştır. İnkübasyonun 17. gününde herhangi bir muamele yapılmayan negatif kontrol grubu, pozitif kontrol (sadece delme), (0.5 ml; %0.85'lik tuzlu su çözeltisi/yumurta), glukoz, früktoz ve sukroz (0.5 ml; %3'lük şeker ve nişasta bazlı şeker/yumurta) gruplarına in ovo besleme solüsyonları enjekte edilmiştir. İnkübasyon sonunda in ovo şeker ve şeker şurubu beslemesi ile erkek civciv sayısı artmış, total tiyol, kolesterol ve trigliserit konsantrasyonu iyileşmiş, buna karşılık bursa fabricus ağırlığı, serum TAS ve MPO konsantrasyonu düşmüştür. Araştırma sonucunda, in ovo şeker ve şeker şurubu enjeksiyonun kuluçka özellikleri ile etlik piliçlerin antioksidatif kapasitesini ve yağlanma metabolizmasını etkilediği ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: In ovo besleme, glukoz, früktoz, sukroz, etlik civciv, kuluçka özellikleri, büyüme performansı, oksidatif stres, yağlanma

Büyüme performansıCivcivlerEtlik piliç+7
Mustafa Hayrettin Saner
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarımsal faaliyetlerin maliyetlendirilmesi ve muhasebeleştirilmesine yönelik değerlendirmeler ve sektörel bir uygulama

Türkiye'de tarım muhasebesi alanında yapılan çalışmalar incelendiğinde uygulama farklılıkları göze çarpmaktadır. Bu farklılık; tarımsal ürün ve canlı varlıkların hesap grupları açısından takibi, değerleme, amortisman gibi dönem sonu işlemleri, sektöre özgü verilen teşviklerin muhasebeleştirilmesi konularındadır. Çalışmanın amacı; tarım sektörü içinde yer alan, az sayıda çalışma yapılmış bir alan olan tavukçuluk sektöründe maliyetleme, muhasebeleştirme ve finansal raporlama açısından uygulanabilir örnek bir model oluşturmaktır. Çalışmada sosyal bilimlerde yaygın olarak kullanılan nitel araştırma yöntemlerinden biri olan "Örnek Olay Yöntemi" kullanılmıştır. Çalışma üç bölümden oluşturulmuş olup ilk bölümde; çalışma ile ilgili genel bilgiler verilerek literatür taraması sunulmuştur. İkinci bölümde; maliyet muhasebesi kavramları ve maliyet hesaplama yöntemleri tarım sektörü açısından irdelenmiştir. Ardından TMS 41- Tarımsal Faaliyetler Standardı ele alınmış, VUK'a değinilmiş, muhasebeleştirme, değerleme gibi konularda karşılaştırmalar yapılmıştır. Üçüncü bölümde ise tavuk sektöründe organik etlik piliç eti üretimi yapan bir işletmede model olarak önerilen "Tam Maliyet - Normal Maliyet - Faaliyet Tabanlı Maliyet Yöntemlerinden Oluşan Maliyet Sistemi" ile mamul maliyetleri hesaplanmıştır. Elde edilen sonuçlar, işletmenin hali hazırda kullandığı geleneksel maliyetleme sonuçlarıyla karşılaştırılmıştır. İşletmenin takip edilen dönemde gerçekleştirdiği faaliyetler, TMS 41'e ve VUK'a göre muhasebeleştirilmiş, karşılaştırılmış, finansal tablolara üzerinde yarattığı etkiler değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda; ilk olarak FTMY kullanılarak maliyet konusunda daha doğru bilgiye ulaşıldığı vurgulanmıştır. Ayrıca muhasebeleştirme açısından söz konusu uygulama ile TMS 41'e göre yapılan kayıtların finansal tablolar üzerinde VUK'a göre yapılan kayıtlardan daha etkin sonuçlar ortaya koyması gibi işletme lehine olan birçok olumlu sonuç elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: TMS 41, UMS 41, Canlı Varlık Değerlemesi, Etlik Piliç, Faaliyet Tabanlı Maliyet Yöntemi.

Aktiviteye dayalı muhasebeEtlik piliçFaaliyete dayalı maliyetleme+7
Lale Demirlioğlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Büyüme hızının etlik piliç hibritlerinde performans ve et kalite kusurları üzerine etkilerinin araştırılması

Bu araştırmada, farklı büyüme hızlarının etlik piliç hibritlerinde performans, göğüs eti kalitesi, göğüs kasının morfometrik yapısı, biyokimyasal özellikler, göğüs kasının histolojisi ve beyaz çizgi kusuru üzerine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada gruplar, 1. Grup: Ross 308 (ad libitum) (AL-R); 2. Grup: Cobb 500 (ad libitum) (AL-C); 3. Grup: Hubbard Red JA (ad libitum) (H); 4. Grup: Ross 308 (pair-fed) (PF-R) ve 5. Grup: Cobb 500 (pair-fed) (PF-C) şeklindedir. Her grupta 5 tekrar, her tekrarda 12 adet piliç kullanılmıştır (toplam 300 adet). Grup 4 ve 5, 3. grubun günlük tükettiği yem miktarı kadar beslenmişlerdir (pair-fed). Grup 1 ve 2 denemenin 49. gününde kesilmiş, grup 4 ve 5 kendi genotiplerinin 49. günündeki kesim ağırlığına ulaştığında kesime sevk edilmiştir. Analizler için her gruptan ortalamayı yansıtan 15'er adet piliç kesilmiş ve gerekli numuneler uygun şartlarda alınmıştır. Denemenin 48. gününde en yüksek canlı ağırlık AL-R genotipinde bulunmuş, bunu sırasıyla AL-C ve H grupları takip etmiştir. PF-R ve PF-C gruplarında canlı ağırlık benzer bulunmuş, bu gruplarla karşılaştırıldığında H grubunda canlı ağırlık daha düşük olmuştur (P<0.001). Ad libitum beslenen gruplarda 7-48. günlerde en yüksek yem tüketimi sırasıyla AL-R, AL-C ve H şeklindedir (P<0.001). PF-R, PF-C grupları H grubu ile eş beslendiği için yem tüketimi aynıdır (P>0.05). AL-R, AL-C, PF-R, PF-C gruplarında 7-48. günlerde yemden yaralanma oranı benzer ve H grubuna göre daha iyi tespit edilmiştir (P<0.001). Yedi-56 ve 7-63. günlerde canlı ağırlık artışı H genotipinde düşük bulunmuştur (P<0.001). Bu dönemlerde yemden yararlanma değeri sayısal olarak H genotipinde yüksek çıkmıştır (P<0.001). Ad libitum gruplarla kıyaslandığında, göğüs oranı pair-fed gruplarda düşmüş (P<0.001), but oranı artmıştır (P<0.01). Pair-fed gruplarda göğüs kası uzunluğu artmış (P<0.001), genişlik (P<0.001) ve derinliği (P<0.01) azalmıştır. Beyaz çizgi skoru AL-R'de PF-R'ye göre (P<0.05), AL-C'de PF-C'ye göre (P<0.001) yüksek tespit edilmiştir. Serum kreatin kinaz (CK) ve laktat dehidrogenaz (LDH) pair-fed gruplarda düşük çıkmıştır (P<0.001). Göğüs etinin protein içeriği istatistiki olarak benzer, yağ içeriği ise AL-R'de PF-R'ye göre yüksek tespit edilmiştir (P<0.01). AL-R grubunda fibrosiz (P<0.01), mononükleer hücre infiltrasyonu (P<0.001), dejenerasyon (P<0.01) ve lipidozis düzeyi (P<0.01) PF-R grubuna göre yüksek çıkmıştır. AL-C grubunda infiltrasyon düzeyi PF-C grubuna göre yüksek saptanmıştır (P<0.05). Beyaz çizgi skoru ile kesim ağırlığı, karkas ağırlığı, göğüs ağırlığı, göğüs kasının genişliği ve derinliği arasında önemli düzeyde ilişki tespit edilmiştir (P<0.05). Sonuç olarak, büyüme hızının yavaşlatılması ile göğüs etinde beyaz çizgi oranı azalmıştır. Yavaş büyüme ile göğüs kasının morfometrik yapısı değişmiş, kas hasarının göstergesi olan CK, LDH seviyeleri düşmüş, hücresel seviyede gözlenen bozulmalar azalmıştır ve etin fiziko-kimyasal kalitesi artmıştır.

Besi performansıBüyüme hızıEtlik piliç+4
Gülşah Güngören
Fırat University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Piliç sosislerinin raf ömrüne modifiye atmosfer paketleme koşullarında biyokoruyucu kültür uygulamasının etkisi

İleri İşlenmiş Ürün grubunda bulunan ve modifiye atmosfer yöntemiyle paketlenmiş (MAP) olarak satışa sunulan piliç sosislerinin raf ömrü, işlem-sonrası kontaminasyon ve uygun olmayan muhafaza sıcaklıkları sebebiyle yaklaşık 1/2 oranında kısalmaktadır. Bu çalışmada biyokoruyucu kültürlerin MAP'lı piliç sosislerde kullanımı ile ilgili deneysel çalışmalar yaparak raf ömrünün uzatılması amaçlanmıştır. Çalışma özel sektöre ait bir kanatlı kesimhanesi ve et ürünleri işletmesinde gerçekleştirilmiştir. Piliç sosisi üretim hattında işletmenin ürettiği sosisler paketleme aşamasında modifiye atmosfer paketleme (%30 Karbondioksit, %70 Azot) metodu ile 350' şer gr'lık ambalajlar oluşturulmuştur. Çalışma, ticari olarak biyokoruyucu amaçla satılan Lactobacillus sakei (B2 Grubu) uygulanan, Lactobacillus curvatus (B-LC-48 Grubu) uygulanan ve kontrol grubu olmak üzere toplam 3 gruptan oluşmuştur. Koruyucu kültürler, aseptik koşullarda süspansiyon haline getirilir. Sosisler paketlere doldurulduktan sonra spreyleme yoluyla paketlenmiş sosislere koruyucu kültürler uygulanmış ve hemen sonra paketlenmiştir. Her grup için ayrılan sosis kutuları, 2 farklı sıcaklıkta (+4°C ve +10°C) muhafaza edilmiştir. Muhafazanın 0, 14, 28, 42, 60. günlerinde mikrobiyolojik analizler, 0, 28 ve 60. günlerinde ise duyusal analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışma iki tekerrürden oluşmuştur. Sonuçlara göre, kontrol grubundaki sosisler hem +4C de hem de +10C de 28. günden itibaren lezzet ve genel beğeni skorlarının 5'in altına düşmesi, mezofil ve psikrotrof koloni sayılarında 2.7-3.8 log artışlar nedeniyle bozulmuşlardır. Biyokoruyucu uygulanan B2 ve B-LC-48 gruplarında ise +4C de 60 gün boyunca bozulma meydana gelmezken, +10C ise 42. günden itibaren duyusal niteliklerinde bozulmalar meydana gelmiştir. Bu çalışmanın sonuçları; test edilen biyokoruyucu kültürlerin üretimin 0. gününden itibaren hâkim flora oluşturarak "kötü buzdolabı koşullarında" bile bozulma yapıcı bakterileri kontrol altına aldığını göstermiştir. Özellikle uygun soğuk zincir koşullarının sağlandığından emin olunmayan sevkiyat ve perakende uygulamalarında, piliç sosisi üretiminde bu kültürlerin kullanımının yararlı olacağı kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Biyokoruma, raf ömrü, piliç sosisi, modifiye atmosfer paketleme, LAB

AmbalajlamaBesin koruyucu maddelerBesin saklanması+6
Sevgi Ataş
Fırat University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı aydınlık / karanlık ritmin etlik piliçlerde performans, karkas ve bazı metabolik parametreler üzerine etkisi

Bu araştırma, etlik piliçlerde farklı ritmik aydınlık / karanlık programların piliçlerin performansı, karkas özellikleri, bazı metabolik faaliyetler ve refah üzerine etkisini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. İlk hafta 23 saat aydınlık /1 saat karanlık programı takiben araştırma grupları; 23 saat aydınlık (A)/1saat karanlık (K) (23A:1K) uygulanan grup (Grup I), 4A:2K:4A:2K:4A:2K:4A:2K (4x(4A:2K)) uygulanan grup (Grup II), 8A:4K:8A:4K (2x(8A:4K)) uygulanan grup (Grup III), kesintisiz olarak 16A:8K uygulanan grup (Grup IV) şekilde düzenlenmiştir. Bu amaçla, ticari bir firmadan alınan 500 adet erkek Ross-308 ırkı etlik piliç her grupta 125 adet olacak şekilde 4 deneme grubuna başlangıç canlı ağırlıkları eşit olarak dağıtılmıştır. Her grup 5 tekerrürlü olarak düzenlenmiştir. Araştırmada besi süresi 7-42 gün sürmüştür. Araştırma sonunda karkas, kan ve kemik analizleri için her tekerrürden canlı ağırlıkları o tekerrürün canlı alırlık ortalamasına yakın 2 piliç, toplamda her gruptan 10 piliç kesime sevk edilmiştir. Amonyak yanıkları ve vücut sıcaklıkları için araştırmadaki tüm piliçler değerlendirilmiştir. Besi sonunda (42. gün) en düşük canlı ağırlık Grup IV'de bulunmuştur (P<0.001). Erken yaşlarda canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yemden yararlanma değerleri gruplar arasında farklı iken, araştırma sonuna doğru farklık tespit edilmemiştir (P>0.05). 7-42. günlerde canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma ve yaşama gücü gruplar arasında benzer bulunmuştur (P>0.05). Grup I ile karşılaştırıldığında günlük su tüketimi Grup IV'de önemli ölçüde düşük çıkmıştır (P<0.05). Su tüketimi (mL) / yem tüketimi (g) gruplar arasında benzerdir (P>0.05). En iyi üniformite 21. günde Grup III'de elde edilmiş (P<0.05), 42. günde ortalamalar arasındaki farklılık istatistiki olarak önemli çıkmamıştır (P>0.05). En yüksek göğüs oranı, en düşük kanat oranı Grup I'de saptanmıştır (P<0.001). En yüksek serbest tiroksin (T4), glikoz ve ürik asit, en düşük serum testosteron Grup IV'de elde edilmiştir (P<0.05). Vücut sıcaklıkları ve tibia kül düzeyi gruplar arasında benzerdir (P>0.05). Sınırlı aydınlatma programları amonyak yanıkları oranını artırmıştır (P<0.001). Sonuç olarak, sürekli kısıtlama yapılan grupta piliçlerin performans ve refahının önemli şekilde düştüğü tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Etlik piliç, aydınlık/karanlık periyot, performans, karkas, metabolik parametreler

AydınlıkEtlik piliçKaranlık+2
Murat Özkan
Fırat University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kitosan ile broiler karkaslarında Salmonella typhimurium dekontaminasyonu

Bu çalışmanın temel amacı, kitosan ile broiler karkaslarında SalmonellaTyphimurium dekontaminasyonunu incelemektir. Araştırmada broiler karkaslar kullanılmış, negatif kontrol grubuda dahil 8 grup oluşturulmuştur. Oluşturulan gruplar kontaminasyon işlemi yapılmadan önce Salmonella spp. yönünden kontrol edilmiştir. Negatif kontrol grubu hariç her gruba 108 kob/ml düzeyinde S. Typhimurium suşu inoküle edilmiştir. Daha sonra kontamine edilen gruplardan pozitif kontrol grubu haricindeki gruplara %1 laktik asit, %2 laktik asit, %0,1 kitosan, %0,05 kitosan, %0,05 kitosan- %1 laktik asit kombinasyonu ve %0,01 kitosan- %1 laktik asit kombinasyonu ile dekontaminasyon sağlanabilmesi amacıyla 5, 10, 15 dk uygulamaları yapılmıştır. Hazırlanan örneklerin 0, 3, ve 7. depolama günlerindeki mikrobiyolojik takibi sağlanmıştır. Araştırmada %1 laktik asit, %2 laktik asit, %0,05 kitosan- %1 laktik asit ve %0,01 kitosan- %1 laktik asit solüsyonları S. Typhimurium üzerine antimikrobiyal etki gösterdiği belirlenmiştir (p<0,05). Çalışma gruplarında uygulama sürelerine göre farklılık oluşmadığı görülmüştür (p>0,05).

DekontaminasyonEtlik piliçKarkas+3
Zeynep Akkaya
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluçka makinesinde zencefil ekstraktı kullanımının bazı performans parametrelerine etkileri

Dünyada etlik piliç yetiştiriciliği MÖ 2000'li yıllardan bugüne kadar devam etmektedir. Günümüzde kanatlı eti en önemli ve kolay ulaşılabilir protein kaynağı konumunu almıştır. Bu protein kaynağının üretilmesinde başlangıç olarak kabul edilen kuluçkahanelerdir. Kuluçkahanelerde üzerinde fazlasıyla durulan parametreler ise kuluçka randımanı ve çıkış gücü değerleridir. Kuluçkahanelerde yapılan çalışmalar incelendiğinde ise ekstrakt kullanımı ile ilgili yeteri kadar çalışma yapılmadığından dolayı bu tezin planlanmasına ve uygulanmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu çalışmada genç, orta yaşlı ve yaşlı sürelerden olmak üzere 96 adet Ross 308 etlik piliç yumurtası kullanılmıştır. Yumurtaların kabuk kalınlıkları ultrasonik bir cihazla ağırlıkları ise hassas terazi ile tespit edilmiştir. Yumurtalar 6 kuluçka tepsisinin tam ortasına denk gelecek şekilde bireysel bölmelere homojen ve rastgele koyularak kuluçka işlemi başlatılmıştır. Makinenin içerisine kuluçka dönemi boyunca bitki özütü olarak yağda çözünmüş zencefil ekstraktı iyonizatör vasıtası ile uygulanmıştır. Yapılan analizler neticesinde zencefil ekstraktı etlik piliç yumurtalarında herhangi bir olumsuz etkiye neden olmamış ve kullanımında bir sakınca görülmemiştir. Zencefilin farklı doz çalışmalarının da yapılması ve başka bitki özütleri ile sinerjik etkilerinin incelendiği kapsamlı çalışmalar yapılmasının sektör ve bilim adına faydalı olacağı düşünülmektedir.

EkstraktEtlik piliçKuluçka+1
Hakan Demirel
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

PSE ve normal özellik gösteren kanatlı göğüs etlerinin su tutma kapasitelerinin farklı metotlarla belirlenmesi ve karşılaştırılması

Bu çalışma normal ve PSE'li etlik piliç ve hindi etlerinin su tutma kapasiteleri için farklı analiz metotlarını araştırmak ve cihaz ile kimyasal madde olmadan, her yerde bulunabilen ambalajlı su ve kahve filtresi gibi materyallerle su tutma kapasitesi analizi yapmak ve bulunan sonuçları diğer kimyasal cihaz ile yapılan analizlerin sonuçları ile kıyaslamak amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, erkek etlik piliç eti ile hindi eti kullanılmıştır. PSE'li hale getirilen etlik piliç ve hindi göğüs etleri ile normal etlik piliç ve hindi etleri pH ve renk durumlarına göre ayrılmış ve on iki ayrı analiz metodu ile su tutma kapasiteleri araştırılmıştır. Ölçüm yöntemlerinden santrifüj yöntemlerinin sonuçları çok tutarlı bulunmamıştır (P>0.05). Fırında pişirme ile su içinde pişirme yöntemleri sonuçları birbirleri ile tutarlı bulunmuştur. Tekstür cihazı ile yapılan ölçümlerin sonuçları ile 5 ve 10'ar kg ağırlık koyarak bekletme sonuçları karşılaştırılmış ve özellikle kahve filtresinin de su tutma kapasitesi analizinde kullanılabileceği tespit edilmiştir (P<0.05). Sonuç olarak etlik piliçlerin ve hindilerin göğüs etlerinin su tutma kapasitesi analizinde kahve filtresi ve ağırlık kombinasyonunun sürdürülebilir ve ekonomik bir yöntem olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir.

Etlik piliçHindi etiSu tutma kapasitesi+1
Şeyda Eroğlu
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2024
00

Related subjects