Broiler chickens

83 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de etlik piliç üretiminde teknik ve ekonomik etkinlik

Bu araştırmada Türkiye'de etlik piliç üretiminin ekonomik analizi, yatırım analizi ve etkinlik analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana materyalini, Türkiye'de etlik piliç varlığının %57.12'sini oluşturan Manisa, Balıkesir, Bolu, Sakarya ve Mersin illerinde 139 işletmeden anket yöntemi ile toplanan birincil veriler oluşturmuştur. Örnek işletmelerin tabakalara dağıtımında tavuk sayısına göre Neyman Paylaştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; işletmelerde ortalama ölüm oranı %4.40, ortalama canlı ağırlık 2.61 kg, bir yıldaki ortalama besi dönemi sayısı 5.38 ve bir dönemdeki ortalama besi süresi 42.63 gün olarak tespit edilmiştir. Canlı ağırlık birimi başına üretim masrafları ortalama 15.45 TL/kg, brüt kâr 5.73 TL/kg, net kâr 3.98 TL/kg ve nispi kâr 1.26 olarak hesaplanmıştır. Etlik piliç yetiştiriciliğinde yatırımın mali ve ekonomik yönden değerlendirilmesinde; fayda masraf oranları işletme büyüklük gruplarına göre I., II. ve III. grup işletmelerde sırasıyla 1.14, 1.24 ve 1.35 olarak hesaplanmıştır. İç kârlılık oranı ise I., II. ve III. grup işletmelerde sırasıyla %27.85, %39.71 ve %70.69 olarak saptanmıştır. VZA'ya göre işletmelerin girdiye yönelik ekonomik etkinlik skoru ortalama 0.87, kaynak kullanım etkinliği skoru, 0.97, teknik etkinlik skoru, 0.82, saf teknik etkinlik ve ölçek etkinliği skoru 0.91 olarak tespit edilmiştir. İşletmelerin çıktıya yönelik teknik etkinlik skoru 0.82 ve SSA'ya göre ise teknik etkinlik skoru ise 0.92 olarak saptanmıştır. Sektörün en önemli sorunu olarak yem hammaddelerinin ithalat yoluyla temin edilmesi görülmektedir. Yem hammaddelerinin ülke içinde üretiminin teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca üreticilerin etlik piliç ile ilgili tarımsal örgüt oluşturmalarının sektörde söz sahibi olabilmeleri için önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Üreticilere yetiştiricilik ile ilgili eğitim verilmesinin de işletmelerin etkinliğini artıracağı sonucu çıkmıştır.

Etlik piliçMaliyetStokastik sınır analizi+2
Aslı Dalgıç
Isparta University of Applied Sciences · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kuluçkalık yumurta içi (in ovo) leptin enjeksiyonunun etlik piliç embriyolarının gelişimleri ve fizyolojik parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışma,in ovo (IO) leptin enjeksiyonunun etlik embriyo/civciv gelişimi ve fizyolojik parametreler üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamıştır. Bu amaçla, toplam 425 adet kuluçkalık yumurta etlik damızlıklardan elde edilmiştir. Kuluçkadan önce, 25 adet yumurtanın kalite özellikleri saptandıktan sonra geriye kalan 400 yumurta her bir grupta 100 adet olacak şekilde 4 tekerrürlü olarak enjeksiyon yapılmayan kontrol grubu (K) ve 3 enjeksiyon grubu; 100 μl fosfat buffer solüsyon grubu (PBS); 0.5 μl leptin +100 μl PBS (L0.5)ve 1 μl leptin +100 μl PBS (L1) oluşturularak 37.8 °C ve % 65 nem koşullarında kuluçkalanmıştır. Saf leptin hormonu (Rat leptin-Sigma-Aldrich, USA)PBS'de çözdürülerek kuluçkanın 7.gününde embriyonun sarı kesesine IO yöntem aracılığı ile enjekte edilmiştir. Sarı kese leptin düzeyi, kabuk sıcaklığı, su kaybı, rektal sıcaklık, serum triiodotronin (T3), tiroksin (T4), kreatin kinaz, toplam protein, ürik asit ve lipid profili ile morfolojik özellikler, oransal asimetri, embriyo ve civciv gelişimi ile birlikte performans değerleri ölçülmüştür.Kabuk sıcaklığı L0.5 grubuna ait kuluçkanın 7.gününde arttığı, en yüksek sarı kese leptin düzeyinin kuluçkanın 7. gününde olduğu, kan serumlipid,T3, T4, kreatin kinaz, ürik asit düzeyleri ve embriyo civciv gelişimi ile korku davranışı üzerine IO uygulamanın etkisinin önemsiz olduğu saptanmıştır. İncik uzunluğunun oransal asimetri değeri IO leptin uygulaması ile artarken, yem tüketimi düşmüştür.Bu çalışma, IO leptin uygulamasının embriyo/civciv gelişimini etkilemeksizin embriyo metabolizmasını ve çıkıştan sonra erkek etlik civcivlerin kolesterol metabolizmasını etkilediğini ortaya koymaktadır.

Embriyo gelişimiEtlik piliçLeptin
Bülent Cellak
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı düzeylerde tarçın kabuğu polifenol ekstresinin etlik piliçlerde performans, karkas parametreleri ve abdominal adipoz doku dinamikleri üzerine etkisi

Bu çalışma, etlik piliçlerde tarçın kabuğu polifenollerinin (TPE) performans ve karkas parametreleri üzerine etkisinin yanı sıra, farklı gelişim evrelerinde adipogenez ve adipogenezde anahtar rol oynayan adipojenik dönüştürücü faktörlerden biri olan peroksizom proliferatör aktive edilen reseptör gama (PPARγ) ve lipoprotein lipaz (LPL) gen ekspresyon düzeylerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Toplam 288 adet Ross 308 ırkı bir günlük erkek piliç, üç gruba ayrılarak birinci grup bazal yemle (katkısız, kontrol grubu- K), ikinci (TPE300) ve üçüncü (TPE600) gruplar ise bazal yeme 300 mg/kg ve 600 mg/kg tarçın kabuğu polifenol ekstresi ilave edilerek oluşturulan izokalorik ve izonitrojenik karma yemlerle 42 gün süreyle beslenmiştir. Çalışmanın 7, 14, 35 ve 42. günlerinde her alt gruptan bir piliç kesilerek abdominal adipoz doku örneklemeleri yapılmıştır. TPE katkılı karma yemleri tüketen etlik piliçlerde 1-21, 22-42 ve 1-42 günlerde canlı ağırlık artışı ve yem tüketimi kontrol grubuna göre düşük (P<0.05), yemden yararlanma oranı ise TPE600 grubunda daha yüksek olmuştur (P<0.05). Karma yemlere TPE ilavesi kesim ağırlığı, sıcak karkas ağırlığı ile abdominal adipoz doku oranını düşürürken taşlık oranını arttırmıştır (P<0.05). Muamele grupları sıcak karkas randımanı ile göğüs kası oranını düşürmüştür (P<0.05). Abdominal adipoz doku oranı genel olarak yaşla birlikte artış eğiliminde olup bu oran üzerine TPE katkıların etkisi önemli bulunmuştur. TPE ilavesi adiposit boyutlarını kontrol grubuna göre düşürmüştür (P<0.05). TPE'ler serum trigliserid seviyelerini düşürürken serum insülin ve leptin konsantrasyonlarını artırmıştır (P<0.05). Ayrıca, adipoz dokuda adipogenez sürecinde etkili olan, adipositlerde insülin duyarlılığını ve lipid metabolizmasını düzenleyen genlerin ifadesini artıran PPARγ ile yağ katabolizmasını hızlandıran LPL geninin ekspresyon seviyeleri belirgin bir şekilde yükselmiştir (P<0.05). Sonuç olarak TPE'lerin abdominal adipoz dokuda LPL ve PPARγ gen ekspresyonunu artırıp, serum trigliserid konsantrasyonunu düşürmesi, serum leptin ve insülin konsantrasyonunu ise artırması gibi bu koordineli tepkileri bunların etlik piliçlerde lipid metabolizmasını düzenlemede önemli bir rol oynadığını göstermektedir.

Adipoz dokuEtlik piliçTarçın kabuğu
Sezen Tayam
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Fen Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerin karma yemlerine ilave edilen goji berry (Lycium barbarum L.) yaprağının performans, et lipit oksidasyonu, karkas özellikleri ve bazı kan değerlerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, karma yemlerine goji berry (Lycium barbarum L.) yaprakları (GBY) ilavesinin etlik piliçlerin performansı, et lipit oksidasyonu, göğüs ve but etlerinin kimyasal bileşimi, karkas özellikleri ve bazı kan değerleri üzerine etkilerini araştırmaktır. Bu çalışma, Uşak Üniversitesi Ziraat Fakültesi Hayvancılık Deneme Ünitesinde yürütülmüştür. Toplam 144 adet günlük yaştaki civciv tartılmış ve her biri 12 civcivden oluşan üç paralel olmak üzere dört gruba rastgele dağıtılmıştır. Deneme, 42 gün sürmüştür. Gruplar şu şekildedir: (i) karma yem, (ii) karma yem + 1 g/kg GBY, (iii) karma yem + 5 g/kg GBY ve (iv) karma yem + 10 g/kg GBY. Sonuçlar, 10 g/kg GBY'nin canlı ağırlığı (0-6 hafta) (P<0.01), canlı ağırlık artışı (4-6 hafta) ve yem tüketimini (4-6 ve 0-6 hafta) artırdığını ortaya koymuştur (P<0.05). GBY ilavesi ile yemden yararlanmada önemli ölçüde bir değişim gözlenmemiştir (P>0.05). Karma yemlere 10 g/kg GBY ilavesiyle kalp ağırlığı ve ön mide uzunluğunu artmış (P<0.05), ancak 21. günde göğüs eti lipit oksidasyonunu azaltmıştır (P<0.05). GBY katkısı, toplam kolesterol, yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol, glikoz ve trigliseritleri etkilememiş (P>0.05), ancak düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterolü (LDL) düşürmüştür (P<0.05). Sonuç olarak, etlik piliç karma yemlerine 10 g/kg GBY ilavesiyle etlik piliçlerin performansı gelişmiş, göğüs eti lipit oksidasyonu ve LDL üzerine olumlu etkiler belirlenmiştir.

Etlik piliçGoji berryKan sayımı+3
Mehmet Barıt
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Piliç eti ve yumurta üretiminde kullanılan yetiştirme yöntemlerinin sürdürülebilirliği

Bu tezde, Türkiye'de piliç eti ve yumurta üretim yöntemleri sürdürülebilirlik açısından değerlendirilmiştir. Etlik piliç üretimi için geleneksel yöntemlerle hızlı gelişen piliç hatlarını kullanarak (G-H) veya bitkisel kaynaklı yemlerle hızlı (B-H) ya da yavaş gelişen (B-Y) piliç hatları kullanılarak yetiştiricilik yapan toplam 23 işletme incelenmiştir. Ekonomik kriterler için kesim yaşı, canlı ağırlık, yem tüketimi ve yemden yararlanma; sosyal kriterler için hayvan refahı açısından ayak tabanı yangısı, yerleşim sıklığı ve ölüm oranı; çevresel kriterler için altlık nemi ve pH'sı ve elektrik giderleri dikkate alınarak sürdürülebilirlik skoru hesaplanmıştır. Etlik piliçler için toplam sürdürülebilirlik skoru içinde en fazla ağırlığı kesim ağırlığı ile ayak tabanı yangısı almış ve sürdürülebilirlik açısından "B-H" en iyi yetiştirme tipi olarak saptanmıştır. Yumurta üretimde organik, serbest gezinmeli ve geleneksel kafes yöntemlerinde üretim yapan toplam 24 işletme incelenmiştir. Ekonomik kriterler için yumurta verimi ve satış fiyatı, yem tüketimi; yumurta, hayvan refahı için tüylenme skoru, ölüm oranı ve serbest dolaşım alanı, çevresel kriterler için ise toplam arazi, elektrik ve su giderleri, gübre üretimi, altlık nemi ve pH'sı dikkate alınarak sürdürülebilirlik incelenmiştir. Organik yetiştiricilik en yüksek sürdürülebilirlik skoruna sahip olurken, sürdürülebilirlik skoru içinde en fazla ağırlığı yumurta verimi ve satış fiyatı almıştır.

Etlik piliçHayvansal ürünlerSürdürülebilir tarım+1
Neslihan Kalkan
Ege University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç üretiminde simbiyotik ilaveli civciv maması (Sulandırılmış besin takviyesi) kullanımının performans, besin madde sindirilebilirliği, bağışıklık sistemi ve kesim özellikleri üzerine etkileri

Bu çalışmada, kuluçkadan çıkan civcivlere ilk 24 veya 48 saatlik periyotta simbiyotik ilaveli civciv maması (SCM) (sulandırılmış besin takviyesi) uygulamasının performans, besin madde sindirilebilirliği, bağışıklık sistemi ve kesim özellikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Planlanan çalışmada toplam 64 tane günlük erkek (32 adet) ve dişi (32 adet) etlik civciv (Ross 308) kullanılmıştır. Civcivler rastgele 4 deneme grubuna (8 erkek+8 dişi/grup) ayrılmıştır. Bunlar; Grup 1: ilk 24 saat yem ve içme suyu verilmemiştir, Grup 2: ilk 24 saat civcivler yalnızca SCM ile beslenmiştir, Grup 3: ilk 48 saat yem ve içme suyu verilmemiştir ve Grup 4: ilk 48 saat civcivler yalnızca SCM ile beslenmiştir. Hayvanlar ilk 5 gün hariç bireysel olarak barındırılmıştır. Tüm gruplarda 24 ve 48 saatlik periyotların sonunda yem ve su hayvanlara ad-libitum olarak sunulmuştur Çalışma sonunda, SCM kullanımının performans kriterleri üzerine önemli bir etkisi olmadığı saptanmıştır (P>0,05). Deneme grupları arasında, karkas, but ve göğüs ağırlıkları ve randımanları önemli düzeyde farklılıklar göstermez iken (P>0,05), karın içi yağı ağırlığı ve oranı bakımından istatistiki açıdan önemli farklılıklar belirlenmiştir (P<0,05). Grup 1 ile 2'nin ve Grup 3 ile 4'ün karın içi yağ ağırlıkları ve oranları birbirine benzerlik göstermiştir. Ancak, açlık süresi uzadıkça karın içi yağ ağırlığı ve oranı azalmış ve SCM kullanımı bu azalmayı engelleyememiştir. Deneme grupları arasında organik madde ve ham protein sindirilebilirlikleri önemli düzeylerde farklılık göstermiştir (P<0,05). Grup 1'de organik madde ve ham protein sindirim dereceleri önemli düzeyde yükselmiştir. Serum IgA ve IgM değerleri bakımından gruplar arasında önemli düzeyde farklılıklar oluşmuştur (P<0,05). Serum IgA seviyesi Grup 1 ve 2'de Grup 3 ve 4'e göre önemli düzeyde artmıştır. Serum IgM seviyesinin ilk 48 saat SCM ile beslenen 3.grupta diğer gruplara göre önemli düzeyde yükseldiği belirlenmiştir. Gruplar arasında pankreas, ince ve kalın bağırsak, kalp, karaciğer, dalak ve bursa Fabricius ağırlıkları ve oranları önemli düzeyde farklılıklar göstermemiştir. İlk 24 ve 48 saatlik açlık/susuzluk periyotlarında SCM kullanılması bezel mide ağırlığında önemli oranda değişikliklere neden olmuştur (P<0,05). Taşlık ağırlığı ve oranı bakımından gruplar arasında gözlenen farklıklar ise istatistiki açıdan önemli bulunmuştur (P<0,05). En yüksek taşlık ağırlığı ve oranı ilk 24 saat SCM tüketen 2.grupta saptanmıştır. Kör bağırsak ağırlığı Grup 3 ve 4'de Grup 1 ve 2'ye göre azalmıştır (P<0,05). Kör bağırsak oranı bakımından saptanan farklıklar ise istatistiki açıdan önemli değildir. Elde edilen bulgular SCM'nın bağışıklık sistemi gelişimini olumlu etkilediğini göstermektedir.

Etlik piliçEtlik piliç performansı
Hilal Yazar Güneş
Ege University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerine katılan bacillus subtilis ve proteaz enziminin büyüme performansına etkileri

Bu araştırma, karma yemlere katılan Bacillus subtilis probiyotiği ile proteaz enziminin etlik piliçlerde toplam canlı ağırlık, günlük canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yemden yararlanma oranı üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Araştırmada karışık cinsiyette 234 adet Ross 308 etlik civciv kullanılmıştır. Civcivler deneme başında canlı ağırlıkları benzer olacak şekilde 1 kontrol, 2 deneme grubuna ayrılmış, her grupta 13 adet hayvan olacak şekilde 6 alt gruba ayrılmış, bu şekilde civcivler 40 gün boyunca beslenmişlerdir. Kontrol grubuna (K) geleneksel etlik piliç karma yemi verilirken, deneme (P) grubuna 100 kg yeme 1 g ilave olacak şekilde (1x108 Kob/g) içeren Bacillus subtilis suşu ilave edilmiştir. Deneme PE grubuna ise deneme K grubu yemlerine ilave olarak 100 kg konsantre yeme 1 g ilave olacak şekilde (1x108 Kob/g) içeren Bacillus subtilis suşu + 12.5 g proteaz enzimi ilave edilmiştir. Civcivlerin canlı ağırlıkları 7,14,21,28,35 ve 40. günlerde, yem tüketimleri ise günlük tartılarak kaydedilmiştir. Deneme sonunda (40. gün) en düşük canlı ağırlık ortalaması Bacillus subtilis ve proteaz enzimi katılan grupta (deneme 2) görülmüştür (p<0.05). Canlı ağırlık artışı değerleri kontrol ve sadece Bacillus subtilis içeren grupta benzer bulunurken (p>0.05), en düşük canlı ağırlık artışı Bacillus subtilis + proteaz enzimi içeren grupta olmuştur (p<0.05). Araştırma sonu yem tüketimlerine ve yemden yararlanma oranına bakıldığında tüm gruplarda istatistiksel olarak önemli bir farklılık bulunmamıştır (p>0.05) Sonuç olarak bu çalışmada; etlik piliç karma yemlerinde Bacillus subtilis'in tek başına kullanımı, özellikle 7-21. günler arasında günlük canlı ağırlık artışını, 14-21. günler arasında yem tüketimi ve yemden yararlanma oranı üzerine olumlu etki göstermiş (p<0.05), deneme süresince karma yemlerde probiyotik + proteaz enzimi ile kombine edilen grupta büyüme performansı olumsuz etkilenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bacillus subtilis, besi performansı, etlik piliç, proteaz, yem tüketimi.

BacillusBüyüme performansıEnzimler+5
Burak Aycan
Balıkesir University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliç rasyonlarına hibiskus (Hibiscus esculentus) ilavesinin performans, et kalitesi ve raf ömrü üzerine etkileri

Bu araştırma etlik piliç rasyonlarında doğal yem katkı maddesi olarak kullanılan hibiscusun canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yem dönüşüm oranı, sıcak karkas ağırlığı ve randımanı, bazı iç organ (bursa Fabricus, taşlık, bezli mide, kalp, dalak, karaciğer, kloaka yağı ve bağırsak) ağırlıkları, serum biyokimyasal (ALT, ALP, AST, HDL, LDL, CHOL, TG) değerleri, altlık ve dışkı pH, kuru madde, amonyak azotu değerleri, göğüs eti ve but eti pH'ı, ince bağırsak pH parametreleri, dışkı mikrobiyolojisi, et kalitesi ve raf ömrü üzerine etkileri üzerine etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, her biri 56 hayvan içeren 1 negatif ve 1 pozitif kontrol grubu ile 3 deneme grubu bulunmaktadır. Her bir grup ise 8 civcivden oluşan 7 alt gruptan oluşmaktadır. Deneme grubu rasyonlarına 0,2, 0,4 ve 0,6 g/kg düzeyinde hibiscus (H. esculentus) ilave edilmiştir. Negatif kontrol grubuna herhangi bir ilave yapılmazken, pozitif kontrol grubuna ise vitamin E ilave edilmiştir. Çalışma 42 gün sürdürülmüştür. Gruplarda denemenin 0, 7, 14,21, 28, 35 ve 42. günlerinde canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi ve yem dönüşüm oranı belirlenmiştir. Incelenen grupları arasında istatistiksel fark olup olmadığını belirlemek için Tek Yönlü Varyans analizi kullanılmıştır. İstatistiksel olarak anlamlı fark bulunması halinde, grupların ikili olarak kıyaslanmasında Tukey Testi kullanılmıştır. Ayrıca değerlendirilen parametrelerin deneme gruplarındaki doz artışına bağlı olarak değişip değişmediğini kontrol etmek için Tek Yönlü Varyans Analizi'nde polinomial model kullanılarak (lineer, kuadratik) trend analizi yapılmıştır. Farklı düzeylerde etlik piliç rasyonlara ilave edilen hibiscus (H.esculentus) ilavesinin performans, karkas parametreleri, iç organ ağırlıkları, yem tüketimi ve yem dönüşüm oranları üzerinde istaktiksel olarak etkisinin bulunmadığı görülmüştür (p>0,05). Ancak 7. günde canlı ağırlık verileri ve 8-14. günler arasında gerçekleşen yem tüketimi anlamlı tespit edilmiştir. Bursa Fabricus ve karaciğer ağırlıklarında doz artışı ile birlikte anlamlı değişim tespit edilmiştir. TG ve LDL değerleri açısından istatistiksel olarak gruplar arasında anlamlı farklar bulunmuştur (p<0,05). Dışkı ve altlık kuru madde miktarı, amonyak azotu ve pH düzeyleri üzerine etkisinin istatistiki anlamda önemli olmadığı tespit edilmiştir. Ancak altlık kuru madde düzeyinde iyileşme gerçekleşmiştir. Hibiscus (H. esculentus) ilavesinin göğüs eti ve but eti pH'ı, jejenum ve ileum pH'ı oranı üzerine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur (p>0,05). But etinin 5. gün pH değerleri ise istatistiksel olarak anlamlı tespit edilmiştir. Göğüs etinde çözülme kaybında, damlama kaybında, su tutma kapasitesinde istatistiksel olarak önemli bir sonuç elde edilememiştir (p>0,05). Göğüs etinden alınan numunelerde yapılan mikrobiyolojik analizlerde Pseudomonas spp ve E.coli'de istatistiksel olarak önemli sonuç elde edilemediği ancak doz artışı ile mikrobiyal yükte azalma olduğu tespit edilirken Aerobik mezofilik toplam bakteri yükünde önemli sonuçlar olduğu tespit edilmiştir. Kimyasal analizlerde yağ ve nem verilerinde önemli sonuçlar tespit edilememiş ancak tuz analiz sonuçlarında anlamlı veriler elde edilmiştir. Dışkıda yapılan mikrobiyolojik analizlerde ise Pseudomonas Spp ve Aerobik mezofilik toplam bakteri açısından fark tespit edilemezken, E.coli analiz sonuçlarında doz artışına bağlı anlamlı veriler elde edilmiştir. Hibiskusun etlik piliç rasyonlarında antioksidan ve antimikrobiyal özellikte yem katkı maddesi olarak güvenle kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.

Et kalitesiEtlik piliçEtlik piliç performansı+5
Eda Deniz
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de etçi piliçlerden izole edilen Fowl Aviadenovirusların moleküler epidemiyolojisin belirlenmesi

Fowl Aviadenovirus'lar (FAdV), kanatlı hayvanları etkileyen adenoviruslar içerisinde bulunan ve etçi piliç yetiştiriciliğinde önemli ekonomik kayıplara neden olan viral etkenlerdir. Vertikal ve horizontal olarak bulaşabilmeleri nedeniyle damızlık ve etçi piliç kümeslerinde FAdV kökenli hastalıkların kontrol altına alınmasında etkenlerin epidemiyolojik özelliklerinin belirlenmesi oldukça önemlidir. FAdV'ler etçi piliçlerde %80'lere kadar ulaşabilen değişen mortalitelerde İnklüzyon Cisimcikli Hepatitis (IBH), Hepatitis Hidroperikardiyum Sendrom (HHS) ve Adenoviral Taşlık Erozyonu (AGE) hastalıklarına neden olmaktadır. FAdV'ler çoğunlukla genç yaştaki etçi piliçleri etkilemektedir. FAdV'lerin farklı coğrafik bölgelerde farklı genotiplerinin baskın olması nedeniyle koruma-kontrol programlarında genotip hedefli çalışmaların sürdürülmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'de etçi piliç yetiştiriciliğinin yoğun olduğu bölgelerde dolaşımda olan FAdV saha serotiplerin belirlenerek baskın genotiplerin ve moleküler epidemiyolojilerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, damızlık aşı durumları, yaş ve bulaşma yolları gibi epidemiyolojik olarak önem arz eden parametreler göz önünde bulundurularak örneklemeler yapılmıştır. Karaciğer ve kloakal sıvap örneklerinden elde edilen viral DNA'lar, PCR yöntemi ile hekzon loop-1 gen bölgesini hedef alan primerler kullanılarak FAdV teşhisi sağlanmıştır. Aşısız kümeslerin (20/40) %50'si aşılı kümeslerin ise (4/40) %10'u, toplamda ise iki yetiştirme döneminde kümeslerin %30'unun FAdV pozitif olduğu görülmüştür. FAdV yönünden pozitif çıkan kümeslerde dolaşımda olan serotiplerin belirlenmesi amacıyla hekzon geni dizi analizi gerçekleştirilmiştir. Dizi analizi sonucunda hem karaciğer hem de kloakal sıvaplardan teşhis edilen FAdV'lerin hepsinin FAdV-8b serotipi ile benzediği görülmüştür. Ayrıca saptanan tüm FAdV-8b'lerin kendi aralarında %100 homolojiye sahip olduğu belirlenmiştir. Damızlık aşı durumuna göre seçilen kümeslerin aşısız damızlıklardan elde edilen yavru hatlarında, aşılı kümeslere göre FAdV teşhisinin 5 kat fazla olduğu görülmüştür. Elde edilen hekzon loop-1 gen bölgesi dizileri GenBank veri bankasına girilerek erişim numaraları alınmıştır. Hekzon loop-1 gen bölgesinin Türkiye ve dünyadan çeşitli hekzon gen bölgesi dizileri ile filogenetik analizi gerçekleştirilmiş ve Endonezya (%100) ile Türkiye'den (%96,72-%96,48) daha önce bildirilen FAdV-8b serotipleri ile ile yüksek homoloji gösterdiği tespit edilmiştir. FAdV-8b'lerin filogenetik bağlantıların daha iyi anlaşılabilmesi ve moleküler epidemiyolojisi hakkında daha derin bilgilere sahip olmak amacıyla pozitif örnekler içerisinden rastgele bir tane seçilerek tüm genom dizileme analizi gerçekleştirilmiştir. Sonuç olarak 45.995 bç uzunluğunda bir consensus genom elde edilmiştir. Türkiye'den ilk defa bu tez çalışmasından elde edilen bir FAdV tüm genom dizisinin SUB14015087 erişim kodu ile GenBank veri bankasına girişi gerçekleştirilmiştir. Tüm genom dizilemesi sonucunda elde edilen consensus genom FAdV'lerin genetik yapısının daha iyi anlaşılabilmesi için geniş bir veri çıktısı sunmuştur. Sonuç olarak bu tez çalışması, moleküler yöntemlerle elde edilen verilerin çeşitli filogenetik analizlerle incelenerek FAdV'lerin epidemiyolojisi hakkında geniş çaplı bilgilere ulaşılmasını sağlamıştır. Ayrıca, elde edilen hekzon gen bölgesi dizileri ile tüm genom dizilerinin GenBank veri tabanına girişlerinin yapılması, gelecekte yapılacak çalışmalara kaynak oluşturacak önemli bir adımdır. Bu tez çalışması, FAdV kaynaklı hastalıkların korunma ve kontrol çalışmalarının düzenlenmesinde kullanılabilecek değerli moleküler epidemiyolojik bilgiler sunarak, ekonomik kayıpların önüne geçilebilmesi ve koruma kontrol çalışmalarının etkin bir şekilde yürütülebilmesi için FAdV'lerin moleküler epidemiyolojisinin anlaşılmasının önemine vurgu yapmaktadır.

EpidemiyolojiEtlik piliçFowl aviadenovirus+2
Tansu Bıçakcıoğlu
Ankara University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Morphological, densitometric and biomechanical evaluation of the bone strength in broilers

Objective: The main aim of this study was to determine the morphological, densitometric and biomechanical properties of the long bones of the broiler. Material and Methods: The long bones (humerus, radius, ulna, femur, and tibia) of wings and legs of 32 broiler chickens were dissected out and stored in the freezer. The bone morphometric measurements showing general and cross-sectional geometry were obtained using computed tomography images. Except for the radius and ulna, bone densities were measured by the DEXA. For biomechanical testing, three point bending was performed on right side and shear testing was conducted on the left side. Results: There was no statistically significant difference between the morphometric features of the right and left side bones. Cortical thickness indices were seen highest in the radius and lowest in the femur. The 95% confidence interval value of maximum bending strength, elastic modulus and maximum shear strength was highest for the radius (84.23-97.68 MPa, 3.64-4.36 GPa and 14.94-17.6 MPa) and lowest for the femur (25.30-30.43 MPa, 0.46-0.56 GPa and 6.09-7.65 MPa), respectively. The coefficients of variation for different biomechanical test calculations showed that generally, the variability of the three-point bending test was lower than the shear test. Conclusion: This study gives information about the cross-sectional geometry, mineral density and biomechanical properties of all the long bones of broiler obtained by different techniques. These data can be used in broilers' breeding and feeding studies for evaluation of the bone strength, by applying the most suitable method and comparing with the provided normal values.

Anatomy-veterinaryBiomechanicsBroiler chickens+3
Komal Khan
Aydın Adnan Menderes University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç yemlerine balık unu yerine un kurdu (Tenebrıo molıtor L.) ilavesinin performans, besin madde sindirilebilirliği ve et kalitesi üzerine etkileri

Amaç: Bu çalışmada etlik piliç yemlerine balık unu yerine farklı seviyelerde un kurdu ilave edilmesinin etlik piliçler üzerine olan etkileri incelenmiştir. Materyal ve Yöntem: Çalışmada hayvan materyali olarak bir günlük yaşta 100 adet Ross 308 ırkı erkek etlik civciv kullanılmıştır. Civcivler her birinde 20 hayvan bulunan 5 gruba ayrılarak bireysel metabolizma kafeslerinde barındırılmışlardır. Çalışmada kontrol grubu ve balık ununun %25, %50, %75, %100 oranlarında un kurdu unu (UKU) ile ikame edildiği deneme grupları için başlangıç ve bitirme yemleri hazırlanmıştır. Hayvanlara 0-21. günlerde başlangıç yemi, 22-35. günlerde bitirme yemi tükettirilmiştir. Çalışma 35 gün sürmüştür. Denemenin başlangıcında ve haftalık olarak yapılan tartımlarla; canlı ağırlık, yem tüketimi, canlı ağırlık artışı ve yemden yararlanma oranı hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışma sonucunda balık ununun %25'ten fazla oranda un kurdu ile ikame edilmesinin; canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma oranını, kesim ve karkas ağırlığı verilerini olumsuz etkilediği görülmüştür. Besin madde sindirilebilirliği parametrelerinden sindirilebilir kuru madde (SKM), sindirilebilir organik madde (SOM) ve sindirilebilir ham yağ (SHY) oranları, balık ununun %25'ten fazla un kurdu ile ikame edilmesiyle istatistiksel olarak önemli düzeyde azalmıştır. Metabolik enerji ve azota göre düzeltilmiş metabolik enerji değerleri ise balık ununun %100 oranda un kurdu ile ikame edildiği yemde istatistiki olarak önemli düzeyde yüksek bulunmuştur (P<0,05). Sonuç: Elde edilen bulgular un kurdunun alternatif protein kaynağı olarak balık unu yerine en fazla %25 oranında etlik piliç yemlerinde kullanılabileceğini göstermektedir. Ancak enzim veya amino asit ilavesi ile daha iyi sonuçlar alınabileceği sonucuna varılmıştır.

Etlik piliçSindirim
Murat Parlar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı yerleşim sıklığında yetiştirilen etlik piliçlerin rasyonlarına klinoptilolit katılmasının, büyüme performansı, et kalitesi ve ayak tabanı yangısı oluşumu üzerine etkileri

Amaç: Farklı yerleşim sıklığında yetiştirilen etlik piliçlerin rasyonlarına klinoptilolit katılmasının performans, et kalitesi ve ayak tabanı yangıları üzerine etkisi araştırılmıştır. Gereç ve Yöntem: Toplam 512 adet günlük yaşta Ross 308 erkek etlik civciv 2x2 deneme düzeninde yerleşim sıklığı (12-20 hayvan/m2) ve klinoptilolit (%0 ve 2) etkileri incelenecek şekilde 8 tekrar içeren 4 farklı deneme grubuna dağıtılmıştır. Aviagen (2019) besleme Kataloğu'nda belirtilen enerji ve besin madde gereksinimlerine uygun mısır-soya küspesi temelli rasyonlar hayvanlara ad libitum sunulmuştur. Araştırmada canlı performans verileri çalışmanın 0, 10, 24 ve 42. günlerinde belirlenirken denemenin sonunda kesim işlemi uygulanarak alınan örneklerde et kalitesi, karkas verimi ve bağırsak viskozitesi parametreleri incelenmiştir. Bulgular: Yüksek yerleşim sıklığı 42. gün (2410 ve 2246 g; P=0,001) yapılan tartımlarda CA ve deneme boyunca CAA'nı (2367 ve 2203 g, p=0,001) baskılarken, çalışmanın 0-42. günleri arasında (3736 ve 3518 g; P=0,01) YT'ni azaltmıştır. Buna karşılık hem yerleşim sıklığı hemde klinoptilolitin YYO üzerine önemli bir etkisi olmamıştır. Ayrıca yerleşim sıklığı yüksek olan gruplarda altlık nem ve sıcaklık düzeyi artarken, ayak tabanı yangılarında da artış belirlenmiştir. Klinoptilolit ilavesi etin pişirme kaybını ve su tutma kapasitesini arttırarak et kalitesi üzerine olumlu etki göstermiştir. Sonuç: Rasyona klinoptilolit ilavesinin yüksek yerleşim sıklığında performans, altlık kalitesi, ayak tabanı sağlığı üzerine olumsuz etkilerini gidermede etkisinin yetersiz kaldığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Büyüme Performansı, Etlik Piliç, Klinoptilolit, Yerleşim Sıklığı.

Ayak hastalıklarıBesi performansıDoğal zeolit+7
Ercan Karakuzulu
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Piliç baget örneklerinde staphylococcus aureus varlığı ile izolatların antibiyotik duyarlılığının belirlenmesi

Bu çalışmada, Eylül 2020–Kasım 2020 tarihleri arasında Adana, Mersin ve Hatay illerinde paketlenmiş ve donmuş olarak satışa sunulan 120 adet piliç baget örneklerinde S. aureus varlığı ile izolatların antibiyotik duyarlılığı araştırıldı. Araştırmada analiz edilen örneklerin 99'unda (% 82.5) Staphylococcus spp. ve 6'sında (% 5) S. aureus saptandı. İzolatların tamamının gentamisin, kloramfenikol, vankomisin ve seftaroline, %33.3'nün tetrasiklin ve eritromisine, %83.3'nün ise oksasilin ve siprofloksasine duyarlı olduğu saptandı. Araştırmada saptanan 1 izolatın 3 adet antibiyotiğe, 3 izolatın 2 adet antibiyotiğe, 1 izolatın ise 1 adet antibiyotiğe dirençli olduğu, toplamda ise 4 izolatın ise en az 2 adet antibiyotiğe karşı çoklu dirençli gösterdiği, bir adet izolatın ise araştırmada kullanılan tüm antibiyotiklere karşı duyarlı olduğu saptandı. Sonuç olarak, üretim ve tüketim zincirinde bakım ve besleme, kanatlı kesim prosesi, parçalama, paketleme, depolama, nakil ve ürüne işlenmesi gibi tüm aşamalarda HACCP kurallarına uyulmasının ve bilinçsiz antibiyotik kullanımının engellenmesinin son derece önemli olduğu kanaatine varıldı.

AntibiyotiklerEtlik piliçHalk sağlığı+3
Abdullah Oral
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Trends and patterns of poultry consumption in different regions of the world and Türkiye

The poultry sector is one of the most important industries, playing a vital role in closing the animal protein gap due to its ease, speed of production, and affordability. Moreover, health-conscious consumers are increasingly opting for poultry meat, a more affordable and lower-fat alternative to red meat. This thesis examines the underlying factors influencing poultry consumption, focusing on the national population, economic impacts, exports, urbanization, elderly population trends, and secondary education. The dataset comprises the comprehensive period from 1990 to 2021 and includes a broad range of countries, including Turkiye, enabling a comparative analysis of poultry consumption trends across different nationals and periods. The findings reveal a positive correlation between GDP per capita, population, and poultry consumption. Furthermore, the study highlights the consistent and positive impact of education. This research provides suggestions for policymakers and industry stakeholders on key factors that should receive greater consideration. Keywords: Chicken Meat, Poultry consumption, Socio-Economic and Demographic Factors, Turkiye & World

Meat consumptionBroiler chickensSocio-economic factors
Ayşenur Moursel
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

TRB1 bölgesinde etlik piliç yetiştiriciliği yapan işletmelerin ekonomik analizi

Bu araştırmada, TRB1 bölgesinde yer alan Elazığ, Bingöl, Malatya ve Tunceli illerindeki piliç eti üretiminin ekonomik analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın ana materyalini, söz konusu illerde bir entegrasyona bağlı olarak faaliyet gösteren ve örnekleme yöntemiyle belirlenen 162 etlik piliç işletmesine ait üretim verileri oluşturmaktadır. Anket yoluyla elde edilen bu veriler kullanılarak yapılan ekonomik analizde, işletmelerin yıllık faaliyet sonuçlarının yanı sıra kârlılık ve verimlilik düzeyleri de ayrıntılı olarak incelenmiştir. İşletmeler kapasitelerine göre küçük (25.000), orta (25 001-35 000) ve büyük (35 001 ve üzeri) olarak ölçeklere ayrılmıştır. Araştırmaya katılan işletmelere yönelik teknik sonuçlar incelendiğinde, ortalama ölüm oranı %7,50; ortalama canlı ağırlık 2,590 kg; ortalama besi süresi 41,57 gün; ortalama besi devresi 5,39 adet/yıl ve yemden yararlanma oranı 1,659 kg olarak tespit edilmiştir. İşletmeler genelinde toplam üretim maliyetinin, %94,28'i değişken, %5,72'si sabit masraflardan oluşmuştur. Maliyeti oluşturan masraflar içerisinde ilk sırayı yem (%66,56) alırken, bunu sırasıyla civciv (%19,54), enerji (%5,13), temizlik dezenfeksiyon (%0,38), genel idare (%1,04), sağlık (%1,16), bakım-onarım (%0,48), işgücü (%1,83), altlık materyali (%0,94), yakalama-yükleme (%0,56) ve amortisman (%2,38) kalemleri takip etmiştir. 1 kg canlı ağırlık bakım maliyeti 5,23 TL olarak belirlenmiştir. Araştırma kapsamında işletmeler genelinde Avrupa Verimlilik Faktörü de 346,26, yem kısmi verimliliği 0,646 kg ve işgücü kısmi verimliliği ise 1 466,56 kg olarak tespit edilmiştir. Sonuç olarak; araştırma bölgesinde büyük ölçekli işletmeler yoğun üretim kapasitesi ve düşük ölüm oranıyla öne çıkarken, orta ölçekli işletmeler en yüksek canlı ağırlığa ulaşmakta fakat yem verimliliği açısından geride kalmaktadır. Küçük işletmeler ise daha düşük hacimde üretim yapmakla birlikte üretim sürecinde yüksek ölüm oranları ile karşılaşmaktadırlar. Sonuç olarak, TRB1 bölgesinde işletme ölçeğine göre farklı üretim stratejileri ve yönetim modellerinin uygulanması gerektiğini ortaya koymakta; araştırma sonuçlarının verimlilik, hayvan sağlığı ve ekonomik sürdürülebilirlik açısından stratejik kararlar alınmasına katkı sağlayacağı söylenebilir.

Etlik piliçKanatlı hayvanlarKümes hayvanları+3
Ahmet Feyyaz Eröz
Fırat University · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisi

Bu çalışmada, aynı kümeste bulunan aynı yaştaki horozlarla farklı seviyelerde yapılan tek ve çift defa horoz değişiminin broiler damızlık sürüsünde üreme performansı, bazı vücut konfor ve kan parametreleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma özel bir ticari tavukçuluk firmasının broiler damızlık kümesinde toplam 4224 adet (3840 dişi ve 384 erkek) Ross 308 etlik damızlık üzerinde 28 ila 59 haftalık yaş dönemi takip edilerek yürütülmüştür. 28 haftalık yaş döneminde her bir bölmede 480 dişi ve 48 erkek olacak şekilde eşit bölmelere rastgele yerleştirilmiştir. Çalışmada 45 haftalık yaş döneminde tek defa horoz değişimi, 53 haftalık yaş döneminde ise çift defa horoz değişimi deneme bölmelerindeki horozlar %75, %50 ve %25 oranında değiştirilerek uygulanmıştır. Çalışmada tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaşın döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü, embriyonik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.0001). Horoz değişim oranı tek defa horoz değişimi yapılan grupta çıkış gücü ve erken embriyonik ölümleri etkilerken (P<0.0001), çift defa horoz değişimi uygulanan grupta döllülük oranı, çıkış gücü (P<0.05) ve erken embriyonik ölümleri etkilemiştir (P<0.01). Horoz değişim tipinin döllülük oranı (P<0.01), kuluçka randımanı (P<0.001) ve orta embryionik ölümler üzerine etkisi önemli bulunmuştur (P<0.05). Yaş ve horoz değişim oranı interaksiyonunun döllülük oranı, kuluçka randımanı, çıkış gücü üzerine etkisi tek ve çift defa horoz değişimi yapılan gruplarda önemli bulunmuştur (P<0.0001; P<0.05 ve P<0.01). Tek ve çift defa horoz değişimi yapılan grupta yaş ve horoz değişim oranı, horoz değişim tipi interaksiyonunun vücut tüy skoru ve vent skoru üzerine etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05). Çalışmada tek defa horoz değişimi yapılan grupta horoz değişim oranının kan eozinofil ve bazofil düzeyine etkisi bulunurken (P<0.05), çift defa grubunda değişim oranı ve tipinin etkisi önemsiz bulunmuştur (P>0.05).

Etlik piliçKan parametreleriKonfor+1
Salıha Sabah
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliç rasyonlarına kekik ve biberiye uçucu yağ katkılarının performans ve et kalitesi üzerine etkileri

Bu çalışmada, yemlere katılan kekik (300 ppm), biberiye (300 ppm) uçucu yağlarının tek başlarına ve 300 ppm ile 400 ppm karışımlarının broyler performansı, piliç etinin oksidasyonu ve duyusal özellikleri üzerine etkileri incelenmesi, amaçlanmıştır. Toplam 450 adet Ross 308 erkek broyler civciv kontrol, kekik, biberiye, kekik ve biberiye karışımı-1 ve kekik ve biberiye karışımı-2 olarak beş gruba ayrılmıştır. Her grup, dokuz civcivden oluşan 10 replikasyona ayrılmıştır. Kontrol hariç diğer grupların yemlerine, sırasıyla 300 ppm kekik uçucu yağı, 300 ppm biberiye uçucu yağı, 300 ppm kekik ve biberiye uçucu yağ karışımı (150+150), 400 ppm kekik ve biberiye uçucu yağ karışımı (200+200) katılmıştır. Denemenin 42. gününde kesilen piliçlerin göğüs ve but etlerinde, sırasıyla 7-8 gün depolamadan (+4˚C'de) önce ve sonra, malondialdehit düzeyleri ölçülmüştür. Lezzet panelinde etin duyusal özellikleri incelenmiştir. Denemenin 1., 7., 14., 28., 35. günlerinde canlı ağırlık, canlı ağırlık kazancı, yem tüketimi, ve yemden yararlanma oranı açısından farklar önemsizdir. Denemenin 21. gününde, biberiye uçucu yağ grubunun canlı ağırlık değeri karışım-300 ve karışım-400 grubundan yüksek bulunmuştur. Deneme sonunda yem tüketimi, karkas randımanı ve göğüs ile but etlerinin duyusal özellikleri açısından önemli fark görülmemiştir. 42. günde biberiye uçucu yağı ve karışım-400 gruplarının canlı ağırlık değerleri ile karışım-400 grubunun canlı ağırlık kazancı değeri kontrole göre yüksek bulunmuştur. Karışım-400 grubunun yemden yararlanma oranı değeri kontrole göre iyileşmiştir. Göğüs ve but etlerinin MDA (Malondialdehit) düzeylerinde, depolama (+4C) başlangıcında önemli fark bulunmamıştır. Depolamanın 7-8. günlerinde biberiye-300 ve karışım-400 gruplarının MDA düzeylerinin kontrol göre düşük olduğu saptanmıştır.

Besi performansıBiberiyeEtlik piliç+3
Bahadır Anar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sağlık Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde belirli oranlarda yapılan kısıntılı yemlemenin; besi performansı, karkas özellikleri ve abdominâl yağlanma üzerine etkileri

Bu çalışmada; etlik piliçlerde belirli oranlarda (%0, %5, %10 ve %15) yapılan yem kısıtlamasının besi performansı, kesim özellikleri ve abdominâl yağlanma üzerine etkisi araştırılmıştır. Çalışmada 300 adet 1 günlük yaştaki dişi ve erkek etlik piliç (Ross 308) civcivi kullanılmıştır. Hayvanlar 4 gruba ayrılmış, her grup 3 tekerrürden oluşmuş ve her tekerrürdeki 25 civciv rastgele büyütme bölmelerine dağıtılmıştır. Deneme 42 gün sürmüştür. Deneme boyunca içme suyu askılı suluklarda ad libitum olarak sunulmuştur. Denemenin 42. gününde kesim ve bazı karkas özelliklerini belirlemek için her bir tekerrürden kesim ağırlığı ortalamaya yakın 2 erkek, 2 dişi piliç seçilmiştir. Toplam seçilen 48 piliçte; kesim öncesi canlı ağırlığı, sıcak karkas ağırlığı, yenilebilir iç organ ağırlıkları ve abdominâl yağ ağırlığı belirlenmiştir. Yapılan çalışma sonucu kısıntılı yemlemenin bazı haftalarda canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yemden yararlanma ve buna bağlı olarak kesim özellikleri ve abdominâl yağlanmayı önemli düzeyde etkilediği saptanmıştır (P<0.05). Denemenin 22. gününden itibaren yapılan yem kısıntısında gruplar arasında istatistiksel olarak önemli fark bulunmuştur (P<0.05). Karkas ağırlığında ise dişilerde sıcak karkas ağırlıkları gruplar arasında fark bulunmazken (P>0.05), erkeklerde kontrol ve %5 kısıntılı yemleme gruplarında diğer deneme gruplarına göre önemli düzeyde etkilemiştir (P<0.05). Kesim özellikleri ve abdominâl yağlanma dişiler arasında önemli fark göstermezken (P>0.05), erkeklerde bu farklılık önemli bulunmuştur (P<0.05). Araştırma sonunda etlik piliçlerde yemden tasarruf amacıyla 28 günlük yaştan sonra %5 kısıntılı yemlemenin dahi performansı düşüreceği belirlenmiştir.

Büyüme performansıEtlik piliçKarkas+2
Havva Çelek
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Barındırma sisteminin etlik piliç büyüme performansı, hayvan refahı ve karkas özellikleri üzerine etkisi

Bu çalışma, değişik barındırma sistemlerinin etlik piliç büyüme performansı, hayvan refahı ve karkas özellikleri üzerine etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada; geleneksel derin altlık, tamamı ızgaralı ve ızgara-altlık zemin sistemi olmak üzere 3 ana deneme grubu yer almıştır. Her deneme grubu 5 tekrarlı gruptan oluşmuş, her tekrarlı grupta 14 adet olmak üzere çalışmada toplamda 210 adet günlük yaşta Ross 308 genotipi erkek civciv kullanılmıştır. Büyütme dönemi süresince (6 hafta) gruplarda haftalık tartımlar ile canlı ağırlık gelişimi izlenmiş, yem tüketimi ve ölenler kaydedilmiştir. Deneme sonu hayvan refahı parametreleri incelenmiş, kesim ve karkas özellikleri tespit edilmiştir. Gruplarda ekonomik verimliliği belirlemek amacı ile değişken giderler ve toplam içindeki payları belirlenmiş, brüt kar ve karlılık oranları hesaplanmıştır. Geleneksel derin altlık sistem ile karşılaştırıldığında tamamı ızgaralı ve ızgara-altlıklı zeminde yetiştirilen piliçlerin büyüme performansı daha yüksek bulunmuştur. Canlı hayvanlarda ölçülen hayvan refahı parametreleri tamamı ızgaralı ve ızgara-altlıklı zeminde geleneksel derin altlık sisteme göre daha iyi bulunmuştur. Kesim sonrası karkas göğüs eti üzeri ve kuyruk (pygostyle) üzerinde oluşan lezyonlar bakımından gruplar arası farklılıklar önemli bulunmuştur (P=0,003, P<0.05). Geleneksel derin altlık sisteme göre her iki ızgaralı zeminde piliç başına brüt kar ve karlılık oranları daha yüksek hesaplanmıştır. Sonuç olarak, piliç eti üretiminde ızgara-altlık ya da tamamı ızgaralı zeminde barındırmanın ayak tabanı ve diz eklemi üzerinde oluşan lezyonları önemli düzeyde azalttığı ve canlı ağırlığı önemli düzeyde artırdığı tespit edilmiştir. İlerleyen kesim yaşı ve kesim ağırlığında ızgaralı zemin sisteminin ayak ve karkas problemleri üzerine etkileri yönünden çalışmanın daha büyük ticari sürülerde tekrarlanmasının faydalı olacağı düşünülmektedir.

Büyüme performansıEtlik piliçHayvan refahı+5
Hüseyin Ersin Topal
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Serbest dolaşımlı (free range) barındırma sistemi ve yavaş gelişen etlik piliç genotiplerinin büyüme performansı, hayvan refahı ve davranışları ile ayak sağlığı ve ekonomik verimlilik üzerine etkileri

Bu çalışma, etlik piliçlerde serbest dolaşımlı (free-range) barındırma sistemi ve yavaş gelişen etlik piliç genotiplerinin büyüme performansı, hayvan refahı ve davranışları ile ayak sağlığı ve ekonomik verimlilik üzerine etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada; yavaş ve hızlı gelişen iki ayrı etlik piliç genotipi ile free range ve geleneksel derin altlık zemin sistemi olmak üzere dört ana grup yer almış (2x2) ve her ana grup 5 tekrarlı gruptan oluşmuştur. Her tekrarlı grupta 10 adet civciv olmak üzere çalışmada toplamda 200 adet günlük erkek civciv kullanılmıştır. Büyütme dönemi süresince (8 hafta) gruplarda haftalık tartımlar ile canlı ağırlık gelişimi izlenmiş, yem tüketimi ve ölenler kaydedilmiştir. Gruplarda hayvan refahı ve hayvan darvanışları denemenin son haftasında ölçülmüş, her ana gruptan 10 adet, toplamda 40 adet hayvan deneme sonu kesilerek et kalitesi ve ayak sağlığı yönünden histopatolojik incelemeler yapılmıştır. Ekonomik verimliliği belirlemek için, gruplarda değişken giderler ve toplam içindeki payları belirlenmiş, brüt kar ve karlılık oranı hesaplanmıştır. Çalışmada beklenildiği gibi hızlı gelişen genotiplerin canlı ağırlık ve yemden yararlanma oranı yavaş gelişenlere göre daha yüksek bulunmuş (P<0.001, P<0.006), canlı ağırlık ve yemden yararlanma oranı bakımından barındırma sisteminin etkisi önemli bulunmuştur (P<0.009, P<0.01). Guruplarda hayvan refahı düzeyini ölçmek için incelenen parametreler genelde hızlı gelişen piliçlerde zayıf bulunmuş, barındırma sisteminin hayvan refahı parametreleri üzerine olan etkisi ise önemsiz bulunmuştur. Yavaş ve hızlı gelişen piliçlerde yem yeme, su içme, hareketlilik, ayakta durma ve eşelenme (P<0.001, P<0.001, P<0.001, P<0.001, P<0.006), barındırma sisteminde ise su içme, yatma ve tüy bakımı davranışları bakımından farklılıklar önemli bulunmuştur (P<0.003, P<0.046, P<0.001). Histopatolojik olarak; tarsal eklem artiritis, ayak tabanı ve diz eklemi lezyonları görülme düzeyi serbest dolaşımlı free range sistemde yetiştirilen hızlı gelişen piliçlerde daha yüksek bulunmuştur Sonuç olarak; hızlı gelişen piliçlerin büyüme performansı daha iyi olsa da; kg. satış fiyatının daha yüksek olmasından dolayı yavaş gelişen piliçlerin ekonomik performansının daha iyi olduğu söylenebilir. Derin altlık sisteme göre serbest dolaşımlı free range barındırmada yavaş ve hızlı gelişen piliçlerin her ikisinin büyüme ve ekonomik performansı daha yüksek bulunmuştur.

Büyüme performansıEtlik piliçGenotip+4
Abdourhamane Ibrahıma Mahamane
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerinde enzim kullanımı ve kullanım koşulları

öz DOKTORA TEZİ ETLİK PİLİÇ KARMA YEMLERİNDE ENZİM KULLANIMI VE KULLANİM KOŞULLARI Sibel CANOĞULLARI ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ZOOTEKNİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof.Dr.Ferda OKAN Yıl: 1999, Sayfa Sayısı: 136 Jüri : Prof.Dr.Metin YELDAN Prof.Dr.Orhan ÖZTÜRKCAN Mısır ve soya fasulyesi küspesine dayalı etlik piliç karma yemlerinde a-amilaz enziminin en uygun kullanılma şeklini belirlemek için iki araştırma planlanmış ve araştırma in vitro ve in vivo olarak yürütülmüştür. Araştırmanın 1. aşamasında karma yemde %0, 0.1, 0.2 ve 0.3 enzim katkı düzeyinin kuru, yarı doymuş ve tam doymuş olarak üç sulandırma düzeyindeki etkisi araştırılmıştır. In vitro koşullarda enzim aktivitesinin tam doymuş karma yemlerde enzim katkı düzeyinin artmasıyla yükseldiği görülmüştür. In vivo koşullarda en yüksek kuru madde tüketimi ve canlı ağırlık kazancı %0. 1 enzim katkılı tam doymuş karma yem grubundan elde edilmiştir. Kuru madde dönüşüm düzeyinin ilk haftalarda ıslatma ve enzim katkısıyla iyileştiği daha sonra ise kötüleştiği belirlenmiştir. Karkas özellikleri bakımından en belirgin farklılık abdominal yağ, but ve göğüs ana parçasındaki yağ oranlarında görülmüş, enzim katkısı ve ıslatma ile yağlanmanın arttığı belirlenmiştir. Araştırmanın II. aşamasında karma yem %0, 0.1 ve 0.2 enzim katkı düzeyinde kuru ve tam doymuş (hemen, 1 saat sonra, 2 saat sonra) olarak verilmiş ve ıslatma- bekletme süresinin etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın in vitro koşullarında en yüksek enzim aktiviteleri tüm enzim katkı düzeylerinde ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilen karma yemlerden sağlanmıştır. Kuru madde tüketimi, canlı ağırlık kazancı, but ve göğüsteki deri ve yağ oranları bakımından en iyi değerler %0.1 enzim katkılı karma yemin ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilenlerinden elde edilmiştir. Kuru madde dönüşüm düzeyinin ilk haftalarda enzim katkısı ve ıslatma ile iyileştiği üçüncü haftadan sonra kötüleştiği bulunmuştur. Sonuç olarak mısır ve soya fasulyesi küspesine dayalı etlik piliç karma yemlerinde a-amilaz enziminin %0.1 düzeyinde tam doymuş olarak verilmesi ve bunun da ıslatıldıktan sonra 1 saat bekletilmesinin yararlı olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: a-Amilaz, Islak Yem, Etlik Piliç, Performans

EnzimlerEtlik piliçKarma yemler+2
Sibel Canoğulları
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Kahramanmaraş yöresinde kasaplık piliç barınaklarının yapısal yönden durumlarının incelenmesi ve uygun barınak tiplerinin geliştirilmesi

Araştırmada Kahramanmaraş ilinin Akdeniz iklim koşullarının etkin olduğu kesimlerinde kurulacak kasaplık piliç üretim sistemlerinde kullanılacak barınak tiplerinin planlama ve projeleme kriterlerinin irdelenmesi amaçlanmış; barınakların yapımında kullanılacak malzemeler incelenmiş, ilk yatırım giderleri düşük olan teknik ve yetiştiricilik yönünden kritik olan dönemlerde istemleri karşılayabilecek alternatif planlar ortaya konulmuştur. Çalışmada, öncelikle Kahramanmaraş ilinde mevcut olan kasaplık piliç işletmelerindeki barınakların çevresel, yapısal ve işletme içindeki konumlan anket yapılarak saptanmıştır. Barınak proj elemede etkili olan iklim parametreleri ve ortaya çıkma olasılıkları kavramı içinde analiz edilmiştir. Barınak içinde uygun çevre koşullarının oluşmasını sağlayacak ısı ve nem dengeleri, yıl içindeki kritik yetiştirme dönemleri de göz önüne alınarak 10.000 kapasiteli bir kasaplık piliç barınağında araştırılmıştır. Bu projede seçilen yetiştirme tekniği ve barınak kapasitesi göz önüne alınarak barınağı oluşturan yapı elemanları, yapı malzemeleri ve kombinasyonlarıyla 18 farklı alternatif barınak tipi geliştirilmiştir. Yapılan analiz sonucunda, barınak maliyeti yönünden Tip- 17 (çatı örtü malzemesi kiremit, çatı eğim açısı 19°, çatıda 5 cm'lik polistren köpüğü yalıtımlı, pencere alanı %10 ve duvarlar 20 cm'lik briket) alternatifi en düşük ilk yatırım gideriyle inşa edilebileceği belirlenmiştir. Barınaklarda çatı maliyeti toplam maliyetin %60'ını oluşturmakta; Bu maliyetlerin % 12- 13 'ünü çatı örtü malzemesi, %1 0-11 'ini çatı yalıtım malzemesi, %77-81'ini de ahşap kafes kiriş giderleri oluşturmaktadır. Çatı maliyetinin büyük bir kısmını kafes kiriş yapımında ahşap yerine çelik profil kullanımı maliyeti %33 oranında düşürmektedir. Tip- 17 barınak projesinin ekonomik analizi yapılmış 25 yıllık üretim süresi dikkate alınarak iç karlılık oranının %35 olması durumunda, sermayenin geri dönüş süresi 2.88 yıl olduğu saptanmış, bu koşullarda kurulacak bir işletmenin uygulamaya konulabilir olduğu ortaya konulmuştur.Anahtar Kelimeler: Kasaplık Piliç, Barınaklarda Çevre Denetimi, Barınak Planlaması

BarınaklarEtlik piliçKahramanmaraş+3
Serpil Gençoğlan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliçlerde probiyotik (Saccharomyces cerevisiae) kullanımının kronik dozlardaki T-2 toksininin olumsuz etkilerini gidermedeki rolü ve besi performansına etkileri

Bu çalışma, etlik piliç yemlerine yem katkı maddesi olarak probiyotik (Saccharomyces cerevisiae) ilavesinin etlik piliçlerde, T-2 toksininin farklı besi dönemlerindeki farklı dozlarının olumsuz etkisini gidermedeki rolünü, canlı ağırlık kazancı, yem dönüşüm oram, yem tüketimi gibi besi performansına etkilerini ve, ölüm oranı ile patolojik değişiklikleri belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Günlük 88 Ross 308 erkek etlik civcivler biri kontrol, yedisi deneme grubu olmak üzere 8 gruba ayrılmışlardır. Deneme grubu yemlerine, 3 gr/ kg probiyotik, 2 mg/kg ve 4 mg/kg düzeyinde T-2 toksini besinin 1. günü ve 21. günlerinden itibaren sürekli katılmıştır. Civcivler 1-24. günler arası %22.5 hamprotein, 3120 kcal ME/kg, 25-42. günler arası % 21 hamprotein, 3250 kcal ME/kg besin maddesi içerikli yemlerle ad libitum olarak yenilenmişlerdir. Çalışmada, T-2 toksini verilen hayvanların bazı dokularında oluşan patolojik değişimlerin yemlere probiyotik ilavesi ile azaltılabileceği gözlemlenmiştir. İlave probiyotik+ 2 mg/kg T-2 toksini verilen grupların besi performansına ait değerler probiyotik eklenmemiş T-2 toksini gruplarına göre istatistiki olarak farklı bulunmuştur (PO.05). Çalışmanın sonunda ilave probiyotiğin etlik piliçlerde mikotoksikozis olgularım azalttığı ve besi performansına ait değerleri olumlu yönde etkilediği saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Probiyotik (Saccharomyces cerevisiae), T-2 toksin, etlik piliç, besi performansı, patoloji

Besi performansıEtlik piliçPatoloji+2
Muzaffer Denli
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Etlik piliç karma yemlerinde enzim katkısıyla en uygun arpa kullanım onarımının araştırılması

VI ÖZ Bu araştırım, etlik piliç karma yemlerinde kullanılması halinde sindirilebilirliğinin düşük olması ve performansta negatif etkilere sahip olan arpanın karma yemlerde %l% 20 ve 30 düzeyinde %0.1, 0.2 ve 0.3 enzim katkısı ile kullanımını araştırmak ve kullanılan bu düzeylerde en uygun arpa kullanımı ve bu düzeyde etkili olan enzim katkı düzeyini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre etlik piliç karma yemlerinde arpanın %30 düzeyinde %0. 1-0.3 enzim katkısı ile kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

ArpaEnzimlerEtlik piliç+1
Sibel Canoğulları
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
1995
00

Related subjects