Environment

433 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İşyeri ruhsat usulü ile gürültüye yönelik yasal mevzuatın entegrasyonu

Günümüz dünyasında gürültü önemli bir sorundur.Gürültünün kaynakları çeşitlidir.Kentsel ve kırsal alanlarda kaynak farklılıkları söz konusudur.Sanayileşme ve kentleşme gürültüyü önemli bir sorun haline getirebilmektedir.Ekonomik faaliyetler içinde hiç şüphesiz işyerleri önemli aktörlerdendir.Ekonomikaktivitelrinbüyümesi,birey taleplerinin değişmesi işyerlerinin sayı ve niteliğini de etkilemiştir. Gürültü bir çevre sorunudur.Ayrıcagörültü işyerleri bakımından iş sağlığı ve güvenliği konusudur.Bu çalışmada işyerlerinin ruhsatlandırma süreci ile gürültü ve ilgili mevzuat ilişkisi araştırılmıştır.Bu çerçevede ulusal ve uluslararası literatür taranmıştır.Ayrıca kapsamlı olan işyeri ruhsat mevzuatı ve gürültü mevzuatı incelenmiştir. Çalışmada işyeri ruhsat hukuku ile gürültü mevzuatı arasında gürültüyü önlemeye yönelik bir bağlantı kurulamadığı tespit edilemiştir.Elde edilen bulgulardan hareketle işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmesi sürecinde gürültüyü değerlendiren yeni bir model önerilmiştir.Bu kapsamda işyeri ruhsatlandırma sürecinde bazı işyerleri için ''Gürültü Analizi Olumlu Raporu'' istenmesinin zorunlu hale getirilmesi önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Birey, Çevre, Gürültü, İşyeri, Ruhsat

BireyGürültüMevzuat+5
Mustafa Hakan Kütük
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Muğla ili ortaokul 5. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik farkındalıkları ve çevre faaliyetlerine katılımları üzerine bir çalışma (Bodrum örneği)

Bu çalışmanın amacı 5. sınıf ortaokul öğrencilerinin cinsiyetleri, anne ve babalarının eğitim düzeyleri, evlerinde bahçe olma durumu, çevre ile ilgili etkinliklere katılma durumu, fidan dikme durumu, çevre ile ilgili yayın takip etme durumu gibi demografik değişkenlere göre çevreye yönelik farkındalıkları ve katılımlarının incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında Muğla ili Bodrum ilçesinde öğrenim gören 5.sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Örneklemini ise, 2017-2018 eğitim döneminde, ortaokul beşinci sınıfta eğitim gören ve rastgele seçilen 335 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcıların 176'sı kız ve 159'u erkek öğrencidir. Çalışmada veri toplama aracı olarak, öğrencilere Yılmaz (2016) tarafından geliştirilen Çevresel Farkındalık Düzeyi ve Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçekleri uygulanmıştır. Verilerin analizinde sosyal bilimler için istatistik programı olan SPSS 22.00 paket programı kullanılmıştır. Değişkenler arasında anlamlı fark olup olmadığını belirlemek için ikili grupların arasında Mann Whitney U testi, ikiden fazla grup ortalamalarını karşılaştırmak için ise Kruskal Wallis uygulanmıştır. Öğrencilerin çevresel farkındalık düzeyi ve çevresel faaliyetlere katılım düzeyi arasında ilişkiyi ölçmek için ise Spearman testi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin Çevresel Farkındalık Düzeyi Ölçeğinde çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili takip ettiği yayınların olması demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, cinsiyetleri, annelerinin eğitim durumu, babalarının eğitim durumu, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Bununla beraber öğrencilerin Çevresel Faaliyetlere Katılım Düzeyi Ölçeğinde cinsiyet, çevre ile ilgili etkinliklere katılma, fidan dikme, çevre ile ilgili yayınları takip etme, demografik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, annelerinin eğitim durumu ve babalarının eğitim durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Genel olarak Bodrum ilçesi ortaokul 5.sınıf öğrencilerinin, çevresel farkındalık düzeyleri ile çevresel faaliyetlere katılım düzeyleri arasında ilişkiye bakıldığında ise pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, Çevresel Farkındalık, Çevresel Faaliyetlere Katılım

Muğla-BodrumOrtaokul öğrencileriÇevre+3
Ayşegül Nalçacıoğlu
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kalkınma ve çevre bilincinin oluşturulmasında kooperatiflerin rolü: Dalyan örneği

Daha sonra doldurulacaktır

KooperatiflerKooperatifçilikMuğla-Dalyan+5
Gamze Acar
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi

Bu araştırma, ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri beraber kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Bingöl il sınırları içerisinde yer alan 15 ilköğretim okulundan toplam 1200 4. ve 5. sınıf öğrencisi, nitel boyutun örneklemini ise üç ilköğretim okulundan seçilen, toplam 36 1., 2. ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel boyutta örneklem büyüklükleri belirlenirken tabakalı örnekleme, nitel boyutta ise maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan birinci kademe birinci devre öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen 12 açık uçlu sorudan oluşan görüşme formu; ikinci devre öğrencilerine ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen, iki ölçekten oluşan veri toplama araçları uygulanarak veriler toplanmıştır. Birinci ölçek 32 madde, tek faktörlü yapıya sahip ÇYTÖ; ikinci ölçek ise toplam 21 madde, üç faktörlü yapıya sahip ÇYSDÖ'dür. Birinci kademe ikinci devre öğrencilerine uygulanan ölçeklerin güvenirlik katsayılarını belirlemek amacıyla Cronbach alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılmış; birinci ölçek için .84 ve ikinci ölçeğin çevre ilgisi alt boyutu için .84, temizlik ve tasarruf alt boyutu için .69, hayvan sevgisi alt boyutu için ise .55 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçeğin tamamı için Cronbach alpha değeri .86 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki verilerin dağılım özelliklerini belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi, grafiksel yöntem, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Bütün bu incelemeler sonucunda dağılımın anormal olduğu belirlenmiştir. SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U testi ile Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçeklerin model doğrulanması LISREL 8.51 istatistik programı kullanılarak açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmış ve modellerin uygun olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin sınıf değişkenine göre çevreye yönelik tutumları ve çevreye yönelik sorumlu davranışlarında herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Fakat öğrencilerin cinsiyetlerine, anne-babanın eğitim durumuna, anne-babanın mesleğine ve yerleşim yerine göre çevreye yönelik tutumları ve sorumlu davranışlarında anlamlı farklılık bulunmuştur.Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan nitel verilerin analizinde öğrencilerin kişisel bilgilerinin, çevreye yönelik görüşlerinin tanımlanmasında frekans ve yüzde teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Yapılan bu çalışmanın çevre eğitiminde yapılacak olan program geliştirme çalışmalarında program geliştirme uzmanlarına, öğretmenlere ve ailelere katkı sağlaması umulmaktadır.

Eğitim programlarıÇevreÇevre bilinci+5
Cihat Yaşaroğlu
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil okul: Çevre, sağlık ve eğitime etkileri

Bu araştırmanın amacı yeşil okulun yapısal özelliklerini; çevreye, binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan etkilerini ve eğitim yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri gerektirecek özellikeri belirlemektir.Bu amaçla yerli ve yabancı alanyazın taranmış ve yeşil okula ilişkin veriler alt problemlere yanıt olabilecek biçimde çözümlenmiştir. Var olan durum olduğu gibi ortaya konduğundan bu çalışma betimsel bir araştırmadır.Araştırmanın sonucunda yeşil okulların kaynak kullanımı ve çevreye olan olumsuz etkilerinin çok az olduğu, doğal aydınlatmadan faydalanması, sağladığı yüksek iç ortam hava kalitesi, akustik kalitesi, çevresel düzenlemesi ve kullanılan donanımların binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yeşil okulların yapısal özellikleri nedeniyle sağladığı kullanım kolaylığı, düşük doğal kaynak kullanımı ile çevreye duyarlılığı ve sağladığı maddi tasarruf, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan olumlu etkileri nedeni ile okul yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Okul Binası, Yeşil Okul, Okul Çevresi, Öğrenci Başarısı, Öğretmen Edimi

BaşarıBinalarEğitim ortamı+11
Ayşen Demir
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının çevre okuryazarlık farkındalık düzeylerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Öğretmen Adaylarının Çevre Okuryazarlık Farkındalık Düzeylerinin anabilim dalı ve sınıf düzeyine göre incelenmesidir. Bu amaçla farklı üniversitelerde öğrenim gören öğretmen adaylarına "Kişisel Bilgi Formu" ile "Çevre bilgisi, çevreye yönelik tutum, çevre ile ilgili kullanımlar ve çevre sorunları" olmak üzere dört temadan oluşan "Çevre Okuryazarlığı Ölçeği" uygulanmıştır. Bu çalışmada, tarama modeli ve kümeleme örneklem tekniği kullanılmıştır. Evrenini, Celal Bayar ve Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, örneklemini ise 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Sosyal Bilgiler, Türkçe, Fen Bilgisi ve Sınıf öğretmenliği anabilim dalında öğrenim gören 1. ve 4. sınıfa devam eden 1605 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Verilerin analizinde bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çoklu karşılaştırma testi Tukey uygulanmıştır. 1. sınıf Sosyal Bilgiler, Türkçe, Fen Bilgisi ve Sınıf öğretmen adaylarının anabilim dalına göre "Çevre bilgi, kullanım, tutum ve çevre sorunlarına ilgi puanlarında anlamlı fark bulunmamıştır. 4. Sınıflar değerlendirildiğinde ise anabilim dalına göre "çevre bilgi, kullanım, tutum ve çevre sorunlarına ilgi" puan ortalamaları arasında anlamlı fark bulunmuştur. Sınıf düzeyinin çevre bilgi, kullanım, tutum ve sorunlarına ilgileri üzerindeki etkisine bakıldığında Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunurken, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Çevre okuryazarlığında ise Fen Bilgisi ve Sınıf Öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunurken, Sosyal Bilgiler ve Türkçe öğretmenliği anabilim dallarında öğrenim gören 1. ve 4. sınıf öğretmen adayları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: Çevre ve eğitim, çevre okuryazarlığı, çevreye yönelik tutum ve sorunlar.

Aday öğretmenlerÇevreÇevre okuryazarlığı+2
Esra Ünlü
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izlerinin karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı; fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan gönüllü 312 kadın (%86.2), 50 erkek (%13.8) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Böylelikle öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki düzeyi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 28 maddeden oluşan "Geri Dönüşüm Davranışları Farkındalık Ölçeği" ile Coşkun (2013) tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 46 maddeden oluşan "Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ayrıca ölçeklerden elde edilen toplam puanların sürekli olması ve normal dağılması sebebiyle, gruplar arası ilişkilerin belirlenmesi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılarak Pearson korelasyon katsayılarından yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara cinsiyet açısından bakıldığında; kadın fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin erkek fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; sınıf düzeyi açısından bakıldığında ise, fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinde dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının diğer sınıflarda öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; fakat ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin sınıf düzeyi değişkeni bakımından farklılık göstermediği bulunmuştur. Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeyleri ile yaşanılan yer, yerleşim birimi, anne eğitim düzeyi, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma, aile gelir düzeyi değişkenleri arasında; ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ile ise genel not ortalama, çevre ile ilgili bir sivil toplum kuruluşu veya kulübe üye olma, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma değişkenleri arasında farklılık görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda çevre eğitimi ve geri dönüşüm ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ekolojik ayak izi, fen bilimleri öğretmen adayları, geri dönüşüm, geri dönüşüm davranışları, öğrenci davranışları, öğretmen yetiştirme.

Aday öğretmenlerEkolojik ayak iziFen bilgisi+7
Vildan Bayar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Tolkien Legendarium'unun çevre tarihi perspektifinden eko-eleştirel analizi

Çevre Tarihi insanlığın, toplumların ve devletlerin içerisinde yer teşkil ettikleri çevre ile etkileşimini ekoloji bilimi ve tarihi vesikalar ışığında inceleyen bir araştırma alanıdır. Eko-eleştiri ise kültür ve edebiyatın ekolojik perspektiften incelenmesine dayanan bir çalışma alanıdır. Bu çalışma çevre tarihi ve eko-eleştiri gibi araştırma alanlarını Tolkien Legendarium'u örneğinde buluşturmaktadır. 20. yüzyılın ilk yarısında İngiliz dilbilimci John Ronald Reuel Tolkien tarafından kaleme alınan Legendarium edebi niteliğinin yanı sıra kendi içerisinde binlerce yıllık bir tarih barındırmaktadır. Tolkien inşa ettiği Legendarium içerisine detaylı şekilde planlanmış bir coğrafya, jeolojik değişimler, toplumsal yapılar, diller, kültürler ve devletler yerleştirmiştir. Bu çalışma tüm bu oluşumların çevre ile ilişkisini konu edinmektedir. Bu araştırma çevre tarihi ve eko-eleştiri perspektiflerini Tolkien Legendarium'unu oluşturan eserlere uygulayarak bir analiz oluşturmaktadır. Bu kapsamda J.R.R. Tolkien'in Legendarium'u oluşturan metinleri analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu açıdan bu çalışma Tolkien'in eserlerine odaklanmasıyla anlatı araştırmasının ve Tolkien'in eserlerindeki ekolojik bağlantıların derinlemesine açıklanmasıyla durum araştırmasının özelliklerini barındırmaktadır. Bu araştırma inşa edilirken Tolkien Legendarium'un belli bir dönemi yerine tüm zaman çizelgesi ele alınmıştır. Bundan dolayı bu araştırma uzun dönemli bir araştırmadır. Orta Dünya tarihi boyunca büyü, savaşlar ve sanayileşme gibi faaliyet alanlarının ekolojik boyutuna dair bulgulara sahip olan bu çalışma Orta Dünya'da doğaya yabancılaşıp onu değiştiren ve dönüştüren tüm unsurların yok olduğu sonucuna ulaşmaktadır.

EkoeleştiriEkolojiTarih+2
Muhammed Alpaslan Tandırcı
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Investigation on the environmental guidelines of primary school 4th grade students

The aim of this study is to examine the attitudes of the fourth grade students studying in Kütahya towards the environment. Survey model was used in this research. The sampling of this study is composed of 1904 students from the fourth grade of primary schools in the central district of Kütahya. In order to collect the data, Environmental Attitude Scale for Elementary Students was used. The scale was a likert type consisting of 34 items and was graded as "I agree", "I disagree", "I am not sure". In the analysis of data frequency, percentage, arithmetic mean, Mann Whitney U Test was usedto compare two sample meansand Kruskal Wallis test was used to compare multiple groups. The results of the analyzes are as follows: It was found that primary school students attitudes towards environment were high. It was found that female students had more positive attitudes towards the environment than male students. It was found that the attitude points of the students towards the environment were increased as the academic achievement of the students were increased. It was determined that the students living in the city center had more positive attitudes towards the environment than the students living in the village. It was determined that there was no significant relationship between feeding animal in students homes and attitude towards the environment. No significant relationship was found between the attitude level of the students having garden at home and the attitude towards the environment. There was no statiscally signicifant relationship between the education level of the students fathers and attitude points towards the environment. There was no statiscally significant relationship between the education level of the students mothers and attitude points towards the environment. It was found that the students with moderate and high leves of family income had more positive environmental attitudes thant the students with low family income. Keywords: Environment, environment education, environmental knowledge, environmental attitude.

Attitude scalesAttitudesEnvironment+5
Cesarettin Küreci
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çevre sorunları açısından hidroelektrik santrali (hes) uygulamalarının değerlendirilmesi

Günümüzde çevre sorunları öncelikli olarak ele alınması gerekli bir konudur. Çünkü sanayi devrimiyle birlikte artan enerji ihtiyacı çevre sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Hızlı sanayileşme ile enerji üretimine yönelik çalışmalar ve ortaya çıkan sorunlar, çevreye olan müdahalelerin tartışılmasına neden olmuştur. Çevre sorunları insanlar üzerinde etkisini göstermeye başladığında ise, çevresel sorunların çözümüne yönelik ilgiyi arttırmıştır. Özellikle son dönemlerde artan enerji ihtiyacı yatırımlarına yönelim olmaktadır. Enerji ihtiyacını karşılmak için yapılan bu yatırımlardan birisi de hidroelektrik santrali uygulamalarıdır. Bu nedenle hidroelektrik santrallerinin çevreye verdiği olumsuz etkiler araştırılması gereken alanlardan bir tanesidir. Çünkü hidroelektrik santralleri çevre dostuymuş gibi gözükseler de çevre sorunlarına yol açmaktadırlar. Bu tezin amacı, hidroelektrik santrallerin çevre sorunlarına neden olduğunu ifade etmektir. Çünkü esas olan nokta, hidroelektrik santralleri yapılırken çevresel etkileri göz önünde tutularak uygulanması gerektiğidir. Yani HES'ler olmalı ancak çevre ön planda tutularak uygulanması gerekmektedir. HES'ler ekonomik kalkınmaya katkı sağladığı için ekolojik etkiler göz ardı edilmektedir. Bu nedenle Türkiye'deki HES uygulamalarının ortaya çıkardığı çevre sorunları dile getirilme gereksinimi duyulmuştur. Aslında bu tezin yaklaşımı insan merkezci değil, çevre merkezci hareket edilmesi gerektiğini belirtmektir. Çünkü çevrenin insana değil, insanın çevreye bağımlılığı söz konudur. Anahtar Kelimeler: Çevre, Ekoloji, Çevre Sorunları, Hidroelektrik Santrali (HES), Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED)

EkolojiHidroelektrik santralleriÇevre+3
Fatih Haşıl
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Procion blue H-EXL boyar maddesinin ileri oksidasyon prosesleri ile ön arıtımı sonrası mikroalgler ile arıtımının araştırılması

Tüm dünyada ve ülkemizde endüstriyel faaliyetler sonucu deşarj edilen atık sular önemli çevre problemlerini beraberinde getirmektedir. Bu durum sucul ortamdaki canlılar için büyük bir tehdit unsuru haline gelmektedir. Var olan su kaynaklarının korunması ve sürdürülebililiği için çeşitli çalışmalar yürütülmektedir. Bu çalışmada, Procion Blue H-EXL boyar maddesi ile hazırlanan sentetik tekstil atık suyundan renk ve kimyasal oksijen ihtiyacı (KOİ) giderimi için beş farklı ileri oksidasyon prosesi incelenmiştir. Ön arıtım için kullanılan bu prosesler; Fenton, Fenton-benzeri, H2O2/UV, Foto- Fenton, Foto-Fenton-benzeri yöntemlerdir. Ön arıtımı gerçekleştirilen sentetik atık sulara mikroalgal arıtım yöntemleri uygulanarak, arıtım sonrası katma değeri yüksek mikroalgal biyokütle elde edilmesi amaçlanmıştır. Renk ve KOİ giderimi için ön arıtım yöntemleri karşılaştırıldığında; en yüksek giderim verimleri Foto-Fenton-benzeri prosesle elde edilmiştir. UVC ışığı altında 0,075 g/L Fe(NO3)3 ve2,2 mM H2O2 kullanılarak iki saat süren deney sonunda renk ve KOİ giderimleri sırasıyla %96 ve %50 olarak elde edilmiştir. Aynı deneysel koşullar altında giderim verimleri Foto- Fenton-benzeri prosese göre nispeten daha düşük olan Foto-Fenton prosesinde 0,075 g/L FeSO4 ve 2,2 mM H2O2 dozlarında en yüksek renk ve KOİ giderimi %95 ve %45 olarak elde edilmiştir. Mikroalgal arıtım, BG11 besi ortamına göre pH ayarlanarak ve ayarlanmadan, ön arıtıma tabi tutulmuş her iki çözeltide ayrı ayrı kullanılmıştır. Foto-Fenton prosesi ile ön arıtılan atıksuda mikroalglerin spesifik büyüme hızı 0,33 gün-1 olarak belirlenirken, Foto-Fenton benzeri proses ile yapılan çalışmada ise herhangi bir büyüme gözlenmemiştir. Ayrıca çalışmamızda BG11 ortamında yetiştirilen mikroalglerin spesifik büyüme hızı 0,24 gün-1 olarak elde edilmiştir ki bu oran ön arıtım görmüş suda gözlenenden nispeten daha düşüktür. Tez çalışması boyunca uygulanan "bütünleşik sistem"in katma değeri yüksek mikroalgal biyokütle yetiştiriciliğinde uygulanabilir bir sistem olarak ele alınabileceği kanıtlanmıştır.

Boyar maddelerMikroalglerÇevre+1
Betül Ünlü
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Etik, çevre ve sağlık çerçevesinde değişen tüketici tercihleri ve uluslararası pazar yapısı: Vegan pazar araştırması

Küreselleşmenin ve endüstrileşmenin etkisi ile artan rekabet, en düşük maliyetle en yüksek kazanç elde etme anlayışına yol açarak, kaynakların kendini yenilemeyeceği seviyelerde, aşırı ve kontrolsüz tüketimine yol açmıştır. Bununla beraber, çevre sorunları, uluslar ötesi bir boyuta ulaşarak gündemin önemli bir başlığı haline gelmiştir. Özellikle refah düzeyi yüksek toplumlarda ise; yaşanan sorunlara karşı yüksek düzeyde bilinçlenme ve hassasiyet görülmeye başlanmıştır. Bu durum tüketicilerin satın alma kararlarına ve etik, çevre, sağlık gibi konulardaki bilinçlenmenin etkisi ile yaşam tarzlarına ve tutumlarına yansımaktadır. Değişen tüketici tercihleri ve etik konular, sağlığa yönelik endişeler, çevresel sorunlar ve özellikle sürdürülebilirlik kaygıları, Dünya'da hızla gelişen yeni bir tüketici grubu ve yeni bir pazar yaratmıştır; Vegan pazar. Bu çalışmada; Uluslararası pazarda etik, çevre ve sağlık eksenli değişim incelenmiş, vegan pazar özelinde araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı; çeşitli nedenlerle gelişen bu pazarın gelişmesindeki itici güçleri anlamak, tüketici grubunu detaylıca tanımlamak, pazardaki gelişimi ve varsa eksikleri tespit etmek olmuştur. Çalışmanın son bölümünde; Türkiye'de üretim yapan vegan üreticilere ve Türkiye'de yaşayan vegan tüketicilere yönelik iki ayrı çalışma yapılmıştır. 280 vegan tüketici ve 3 vegan üretici çalışmamızın örneklemini oluşturmuştur. Çalışmanın sonucunda pazarın sadece talep odaklı gelişmediği, büyüyen çevre sorunları ve hızla artan nüfusun etkisi ile pazarda alternatif arayışlarının oluştuğu ve bunun pazarın büyümesine katkı sağladığı, Türkiye'de yaşayan veganların büyük oranda çevreyi önemsediği ve veganlar arasında çevrecilik anlayışının gelişmiş olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Türkiye'de vegan pazara yatırım yapanların ise iklim krizi ve sürdürülebilirlik başlıklarını önemsedikleri görülmüştür.

EtikGlobal pazarlamaSağlık+6
Ezgi İlbaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Çevre Bilgisi ve Sürdürülebilir Çevre Tutum Düzeyleri Arasındaki İlişkinin İncelenmesi Bu çalışma sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutum düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden korelasyonel (ilişkisel) araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcılarını 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Kütahya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı resmi ortaokullarda görev yapan 136 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Veriler Yıldız (2011) tarafından geliştirilen "Sürdürülebilir Çevre Tutum Ölçeği" ve Karatekin (2011) tarafından geliştirilen "Çevre Bilgi Testi" kullanılarak toplanmıştır. Veriler frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, Mann Whitney U ile Kruskall Wallis testleri ve Spearman Brown Sıra Farkları korelasyon katsayısı kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgi düzeylerinin ve olumlu sürdürülebilir çevre tutumlarının yüksek düzeyde olduğu görülmüştür. Ayrıca sosyal bilgiler öğretmenlerinin çevre bilgileri ve sürdürülebilir çevre tutumlarının cinsiyet ve mesleki kıdeme göre anlamlı farklılık göstermediği belirlenmiştir. Son olarak öğretmenlerin çevre bilgisi ve sürdürülebilir çevre tutumları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre sorunları, çevre eğitimi, çevre bilgisi, sürdürülebilir çevre tutumu.

Sosyal bilgilerSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+5
Oğuzhan Yıldız
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde çevre politikalarının dönüşümü ve Türk işletmelerine etkileri üzerine bir araştırma

Tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanoğlu tarafından tahrip edilen çevrede meydana gelen bozulma, sanayi devrimine kadarki dönemde önemli boyutlarda olmamıştır. Ancak, sanayi devrimi ile başlayan süreçte hızla tüketilen doğal kaynaklar ve aşırı derecede artan üretim-tüketim döngüsü sonucu çevrede meydana gelen tahribat, bugün insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşmış ve çevre sorunları günümüzde dünya gündemini meşgul eden en önemli sorunlardan biri haline gelmiştir.1970'li yılların başında, sınır tanımaz bir biçimde insanlığı tehdit eder boyutlara ulaşan çevre sorunları karşısında dünya ülkeleri, bu sorunun üstesinden tek başlarına gelemeyeceklerini anlamışlardır. Yaşanan gelişmeler, çevre sorunlarının çözümüne yönelik ortak girişimlerin de miladı olarak kabul edilen Stockholm Konferansı'nın düzenlenmesine zemin hazırlamış ve çevre politikalarının oluşturulmasında ilk ciddi adım atılmıştır.Çevre sorunlarının olumsuz etkilerinin Türkiye'de hissedilmeye başlaması da bu dönemlere rastlamaktadır. Ancak, çevre sorunlarının çözümüne yönelik politikaların oluşturulmaya başlandığı bu dönemi takip eden yıllarda Türkiye'nin sanayileşmekte olan bir ülke oluşu ve oluşturulan çevre politikalarının sadece bir düzenleme olmaktan ileri gitmeyişi gibi sebepler, Türkiye'yi çevre konusunda dünyada yaşanan gelişmelerin gerisinde bırakmıştır. Avrupa Birliği'ne uyum çalışmalarının hız kazandığı son dönemde Türkiye'de çevre politikalarının değişimi ve gelişimi konusunda büyük bir ivme yakalanmıştır.Türkiye'nin, AB'ye uyumu çalışmaları çerçevesinde yürütülen konu başlıklarından biri olan ?çevre? konusunda Avrupa Birliği'nin eksik gördüğü ya da önerdiği değişikliklerin hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, gerekli düzenlemeler ilgili kurumlarca yapılırken bu düzenlemelerin hayata geçirilmesinde Türkiye'deki kamu ve özel sektör işletmelerine önemli görevler düşmektedir.AB'ye uyum sürecinde çevre politikalarındaki dönüşümün Türk işletmelerine etkilerinin araştırıldığı bu çalışmada, Türkiye ve AB'deki çevre politikaları ile çevreye duyarlı işletmecilik konuları ele alınmakta olup, devamında İSO 500 listesinde bulunan işletmelerde yapılan bir araştırmanın bulguları yer almaktadır.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Politikası, Avrupa Birliği, Çevre Duyarlılığı, Çevreye Duyarlı İşletmecilik

Sürdürülebilir çevreÇevreÇevre Eylem Programı+7
Yavuz Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşleri

Bu çalışma ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşlerini ortaya koymak ve öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında etkili olan faktörleri sebepleriyle belirlemek amacıyla yapılmış nitel bir araştırmadır.Araştırmanın çalışma evrenini Ankara ili, Mamak ilçe merkezinde bulunan Barbaros Hayreddin Paşa İlköğretim Okulu dört ve beşinci sınıf öğrencileri oluşturmaktadır.İlköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinin çevre kavramına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amacıyla çizim yöntemi ve yarı yapılaştırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Uygulanan yöntem ve tekniğin analizi için uzman görüşüne başvurularak, derecelendirme ölçekleri hazırlanmış ve bu ölçeklerden faydalanılarak öğrencilerin çevre kavramına ilişkin görüşleri belirlenmiştir.Elde edilen bulgulara göre ilköğretim dört ve beşinci sınıf öğrencilerinde çevre kavramının oluşmasında canlı çevre, cansız çevre, çevre sorunları ve diğer (sayılan etmenler dışında kalan tüm etmenler) faktörlerin etkili olduğu görülmüştür. Bu sınıflamalardan yola çıkılarak, öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında özellikle cansız varlıkların etkili olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan cansız etmenler, bulut, güneş, ev ve çöp tenekesi iken; öğrencilerde çevre kavramının oluşmasında ağırlık kazanan canlı etmenler ise; ağaç, insan, bitki ve kuştur. Ortaya çıkan bu etmenlerin sebeplerine yönelik olarak yapılan içerik analizinde öğrencilerin canlı ve cansız çevre çizimlerindeki bu etmenlere sıklıkla yer vermelerinde; yakın çevrelerinin, çevrelerindeki varlıklara karşı hissettikleri duygularının, arzu ve isteklerinin, geçmiş yaşantılarının ve hobilerinin özellikle etkili olduğu belirlenmiştir.Öğrencilerin çevre kavramlarına ilişkin yapmış oldukları çizimlerinde ve yapılan görüşmelerde dikkat çeken bir diğer sonuç ise; öğrencilerin çevre sorunlarına yeteri kadar yer vermedikleridir. Çevre sorunlarına değinen öğrencileri ise ağırlıklı olarak kız öğrencilerin oluşturması elde edilen bir başka sonuç olarak karşımıza çıkmaktadır.Araştırma sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; çevre eğitimine daha fazla ağırlık verilmesi, çevre eğitiminin daha erken yaşlarda başlatılması, bu eğitimin gerçekleştirilmesi aşamalarında öğretmenlerin örnek model olmaları ve öğrencilerin çevre bilinçlerine katkı sağlamak amacı ile okul müdürlüklerinin çevresel etkinliklere daha fazla ağırlık vermeleri gerektiği söylenebilir.Anahtar Kelimeler : Çevre, çevre bilinci, öğrenci, eğitim, tutum, doğa, çevre sorunu.

Ankara-MamakDoğaÇevre+6
Ahmet Gül
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Geçiş ekonomilerinde çevre sorunlarına Çevresel Kuznets Eğrisi çerçevesinde yaklaşım: Seçilmiş ülke uygulaması

Çevre sorunları, günümüzde dünyanın en önemli sorunları arasında yer almaktadır. Özellikle, Sanayi Devrimi ile başlayan ve hızla artan çevre sorunları doğanın taşıma kapasitesini aşmaya başlayınca, ulusal ve küresel düzeyde olumsuz sonuçlara sebep olmuştur.Bu çalışmada çevre kavramı, çevre sorunları, çevre sorunlarının sebepleri, türleri ile çevre ve ekonomi arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bütün çevre problemlerinin kökeninde yatan özellik, çevre açısından piyasa işlemlerinin başarısız olmasıdır. Bu nedenle çalışmada çevre kirliliğinin neden olduğu dışsallıklar, türleri ve dışsallıkların tazminine yönelik olarak alınacak önlemler ve çözüm önerileri incelenmektedir.Çalışmanın uygulama kısmında seçilmiş geçiş ekonomilerine ilişkin Çevresel Kuznets Eğrisi Yaklaşımının geçerliliği incelenmektedir. Gelir ile çevre kirliliği arasındaki ilişki panel veri tahmin yöntemi kullanılarak incelenmektedir. Panel veri modelinde, 1992- 2007 yılları arasında 15 ülkede yapılmış olan karbondioksit (CO2) ölçümleri kullanılmaktadır. Panel veri modeli tahmin sonucunda karbondioksit emisyonlarının gelir ile ilişkisi olduğu bulunmuştur. Bu çalışmanın temel bulgusu; bu araştırma seçilmiş geçiş ekonomilerinde Çevresel Kuznets Eğrisi hipotezini desteklemektedir.Anahtar Kelimeler: Çevre, Çevre Sorunları, Dışsallık, Geçiş Ekonomileri, Çevresel Kuznets Eğrisi

DışsallıkEkonomiGeçiş ekonomisi+5
Enver Özcan
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İsteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine etkisi ve bir uygulama

Dünya nüfusunun hızla artması ve sanayileşme başta olmak üzere birçok neden doğal kaynakların azalmasına ve çevre kirliliği sorunlarına yol açmıştır. Bu sorunların ortaya çıkması işletmelerin çevresel kirliliğe daha duyarlı olmaları gerekliliğini de beraberinde getirmiştir. Çünkü işletmelerin çevreye zarar verdiği bir gerçektir. Global anlamda bu sorunun çözüm yolları araştırılmaya başlanmıştır. Bu çözüm yollarının başında ise işletmelerin faaliyetleri sonucu oluşan zararlı atıkların yok edilmesi veya geri dönüşümünün sağlanması gelmektedir.Bu çalışmada işletmelerin maliyetleri düşürme kaygısı ile önemsemediği isteğe bağlı çevresel maliyetlerin işletme giderlerine olan olumlu etkisi üzerinde durulmuştur. Veri olarak Bilim İlaç Sanayi Ve Ticaret A.Ş.'nin yatırımları veri olarak alınmış. Çalışmada, ilk etapta yüksek maliyetler sebebiyle yapılmak istenmeyen yatırımların aslında uzun vadede şirket giderlerine olumlu etkide bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: İsteğe Bağlı Çevresel Maliyetler, İşletme Karlılığı, İşletme Giderleri.

GiderlerKirlilikMaliyet+6
Serap Şimşek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Yönlendirme tasarımlarında grafiksel yapı ve bir uygulama örneği

Bu araştırma, yönlendirme tasarımlarında grafiksel yapıyı incelemek ve elde edilen bulgulara göre bir uygulama yapabilmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmada genel tarama modellerinde literatür taramasından yararlanılmış ve bu kapsamda yönlendirme tasarımlarının grafiksel yapısı incelenmiştir. Elde edilen bulgulara göre yönlendirme tasarımlarının grafiksel yapısını oluşturan unsurların tipografi, renk, malzeme, konum, boyut ve görüntü olduğu ve yönlendirme araçları tasarlanırken bu unsurların göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmıştır. Yönlendirme araçları tasarlanırken uygulama alanındaki kullanıcıların isteklerinin göz önünde bulundurulması, tasarım yapılırken uzman kişilere müracaat edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Alanlarında uzman kişiler tarafından hazırlanması ve yapıyı oluşturacak unsurların dikkatle kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Elde edilen bulgulara göre Dumlupınar Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi binasının kullanımına yönelik yönlendirme grafiği tasarımı yapılmıştır. Yapılan örnek tasarım binanın içerisine uygulanmış ve kullanılmaya başlanmıştır. Yapılan bu çalışma ile yönlendirme tasarımlarına yeni bir bakış açısı sağlanmaya çalışılmış, üç boyutlu objeler kullanılarak görsel farklılık yaratılmak istenmiştir. Anahtar Kelimeler: Çevre, Grafiksel Yapı, Tasarım, Yönlendirme Grafiği

Grafik tasarımıRehberlikTasarım+1
Metin Dönmez
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin genel ve çevreye yönelik sosyal sorumluluklarının performans üzerine etkileri

ÖZET İşletmeler, değişik çevre faktörleriyle etkileşim içerisinde faaliyet gösterirler. Bu faktörler, işletme faaliyetlerini ve performansını etkileyebilirler. İşletmelerde sosyal sorumluluk içerisinde işletmelerin sorumlu olduğu farklı sosyal sorumluluklar vardır. Bunları devlete, tüketicilere, hissedarlara, tedarikçilere, personele, topluma ve çevreye karşı sosyal sorumluluklar ile kâr maksimizasyonu şeklinde sayabiliriz. İşletmelerin doğal çevreye karşı sorumlulukları, çevre kirliliğine yol açmayacak şekilde işletmecilik faaliyetlerine devam ettirmesini gerektirir. Özellikle işletmelerin faaliyette bulunduğu bölgede, doğal çevrenin kirletilmesi sonucu işletmeler, çeşitli yasal ve çevreci tepkiler ile karşılaşırlar. İşletmelerin, sosyal sorumluluk anlayışı ile hareket etmelerinin işletme performansını etkileyeceği ileri sürülmektedir. Bu varsayımdan hareketle, işletmelerin ilgili farklı çevrelere yönelik sosyal sorumlulukları ile işletmelerin söz konusu çevreleri ilgilendirecek ya da bu çevreler üzerinde etki edebilecek karar ve politikalarına yöneticilerin yaklaşımları ve işletmelerde sosyal sorumluluk yaklaşımının benimsenmesinin işletmelerin performansına ve doğal çevreye etkisi analiz edilmek istenmiştir. Bu bağlamda, ilgili literatürden yararlanılarak geliştirilen bir anket 13 kamu ve özel sektör işletmesinin alt, orta ve üst düzeyde görev yapan 80 yöneticiye uygulanmıştır. Toplanan bilgiler SPSS (Statistical Package for Social Sciences - Sosyal Bilimler için İstatistiksel Paket) programı kullanılarak bulgulara ulaşılmıştır. Çalışmanın hipotezleri, frekans, korelasyon ve çoklu regresyon analizleri kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analiz sonuçlarında, devlete karşı sosyal sorumluluk ile fmansal performans ve eğitim; tedarikçilere karşı sosyal sorumluluk ile eğitim arasında anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Buna karşın işletmelerin doğal çevreye karşı sosyal sorumlulukları ile finansal performansları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır.

Firma performansıKurumsal sosyal sorumlulukPerformans+3
Mehmet Dinç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de çevre yönetiminin etkinliği ve Ereğli Şeker Fabrikası'nda bir uygulama

Yirminci yüzyılın ikinci yarısından itibaren adından sıkça bahsedilmeye başlanan ve son otuz yılda insanoğlunun göz ardı edemeyeceği bir boyuta ulaşan çevre sorunlarına karşı günümüzde çözüm yolları üretilmeye başlanmıştır. Günümüzde çevrenin yönetilebilir bir olgu olduğu görüşü benimsenmektedir. Çevre olgusunu yönetebilmek için dünyanın birçok ülkesinde, gerek kamu gerekse özel sektör çeşitli faaliyetler içerisindedir. Bu faaliyetlerin tümünü kapsayan çevre yönetimi ile yeryüzündeki bütün canlıların sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşaması, gelecek nesillerin yaşamlarının tehlikeye atılmaması ve bunlara paralel olarak doğal kaynakların korunarak, ülkelerin ekonomik kalkınmalarının sağlanması hedeflenmektedir. Çevre yönetiminde etkinliğin sağlanabilmesi için kamu sektörüne büyük görevler düşerken, kaybolan çevresel değerlerin kendilerini de olumsuz etkileyeceği bilinci içerisinde olan işletmeler, etkin çevre yönetim sistemleri oluşturup uygulamaya geçirmekle, çevre yönetiminde önemli işlevler yükleneceklerdir. Ülkemizdeki çevre yönetiminin etkinliği üzerine yapılan bu çalışmada, çevre yönetimi ve çevre yönetim sistemleriyle ilgili genel özellikler incelenerek, Türkiye'de çevre yönetiminin mevcut örgütlenmesi ortaya konulmuştur. Çevreyle ilgili merkezi teşkilatlanma ile mevzuattan, örgütlenmeden ve diğer sorunlardan kaynaklanan, çevre yönetimi sorunları belirlenerek, çözüm yollan ortaya konmaktadır.

EtkinlikKonya-EreğliYönetim+3
Yavuz Bozkurt
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil mutfak uygulamaları: Gaziantep örneği

Dünyada birçok kaynağın insanoğlu tarafından hızla tüketilmesi ve meydana gelen çevre sorunları, çevreyle sürekli etkileşimde olan turizm sektörünü derinden etkilemektedir. Turistlerin bozulmamış doğayı tercih etmeleri turizm sektörünü çevreye duyarlı olmaya ve gerekli çevresel uygulamalar yapmaya yöneltmiştir. Gaziantep'teki turizm işletmelerinin çevresel duyarlılık kapsamında yeşil mutfak uygulamalarının araştırıldığı bu çalışmanın ampirik uygulama alanı, 3,4 ve 5 yıldızlı otel işletmelerini ve yiyecek içecek işletmelerinin restoranlarını kapsamaktadır. Bu çerçevede araştırmanın temel amacını, işletme çalışanlarının yeşil mutfak uygulamalarına bakış açılarının değerlendirilmesi ve bu kapsamda yapılan uygulamaların neler olduğunun tespit edilmesi oluşturmaktadır. Söz konusu amaç doğrultusunda geliştirilen anket formu, 2022 yılının Temmuz ve Ağustos ayları arasında kolayda örneklem yöntemi esas alınarak Gaziantep'te bulunan otel ve yiyecek içecek işletmelerinin 194 mutfak çalışanına uygulanmıştır. Yapılan ampirik analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek işletmeleri çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerine dair geliştirilen ölçeğin 14 önerme ve "mutfakta israf önlemeye yönelik uygulamalar, mutfakta enerji tasarruflu araçların kullanımı, çevreye duyarlı ürünlerin tercih edilmesi, işletmelerin çevre dostu uygulamaları, mutfakta atık yönetimi ve geri dönüşüm olmak üzere 5 boyuttan oluştuğu tespit edilmiştir. Normal dağılımının tespit edilmesinin ardından farklılık analizleri ve korelasyon analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda otel ve yiyecek içecek çalışanlarının yeşil mutfak ve yeşil mutfak uygulamalarına dair değerlendirmelerinin genel anlamda olumlu olduğunu fakat işletmelerin yeşil mutfak uygulamalarının yetersiz olduğu tespit edilmiştir. Son olarak araştırmadan elde edilen bulgulara göre çeşitli öneriler sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre yiyecek içecek ve otel işletmelerine, atık yönetimi, gıda israfı, enerji tasarrufu gibi konularda eğitimlerin verilmesi gerektiği ve işletme yöneticilerinin yeşil mutfağı kapsayan çalışmalar yapmaları önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Çevresel Duyarlılık, Yeşil Mutfak, Gaziantep

GaziantepMutfakTurizm+5
Esma Çokadar
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilirlik bağlamında ekolojik tasarım prensiplerinin mimaride uygulanabilirliğinin irdelenmesi

Yirminci yüzyılda sanayileşmenin beraberinde getirdiği makineleşmeye bağlı olarak artan enerji ihtiyacı, toplumların yenilenmesi mümkün olmayan fosil yakıtlara yönelmesi sonucunu doğurmuştur. Günümüzde yenilenemeyen enerji kaynaklarının tükenmesi olgusu, bu kaynakların aşırı kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan çevre sorunları ve ekonomik olumsuzluklar, kullanılan enerjinin büyük bir bölümünü tüketen binalarda yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının yaygınlaştırılmasını gerekli kılmaktadır.Binaların doğal çevreye getirdiği yükün azaltılabilmesi, mimarların çevreye duyarlı yapılar tasarlama sorumluluğunun artmasıyla gerçekleşir. Yenilenebilir kaynak potansiyeli açısından zengin olan ülkemizde, binalarda tükenmeyen enerji kaynaklarını etkin kullanma tekniklerinin kullanıcılar tarafından da öğrenilmesi ve yaygınlaşması gerekmektedir. Böylece çevreye ve ekonomiye verilecek zarar en aza indirilebilir ve doğal kaynaklardan gelecek nesillerin de yararlanabilmesi sağlanır.Ekolojik döngünün devamlılığının sağlanması, canlı yaşamı için hayati önem taşımaktadır. Enerji kullanımından doğan çevre sorunları, ekolojik döngüyü ve dolayısıyla canlı yaşamını tehdit etmektedir. Enerji tüketimindeki payı nedeniyle binaların tasarım ve yapım aşamasında görev alan meslek gruplarının, gerek kentsel ölçekte gerekse bina ölçeğinde çevreye duyarlı, enerjinin etkin kullanıldığı, sürdürülebilir yaşama birimleri ve alanları tasarlaması gerekmektedir. Bununla birlikte mevcut yapıların yapılacak çeşitli müdahaleler ile toplum yararına yeniden ve enerji etkin yapılar halinde kullanılmaları sağlanmalıdır.

EkolojiEkolojik mimariEnerji kaynakları+7
Banu Güvenç
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of acid rain on some building materials

Today, the environment is regarded as one of the most important and pressing issues that requires human attention and care in general and in particular, as well as state representation in legislation in particular, because preserving it means preserving humans and other living creatures of all kinds. Given that the environment encompasses all of the environments in which we live, we believe that it is critical for people to pay attention to it in order to exist. Thus, pay attention to pollution and consider it one of the factors that degrade and affect the ecosystem. As a result, the purpose of this research was to shed light on the issue of rainwater pollution, which is the most essential and harmful sort of pollution that people face, by addressing its idea, image, and impact. In my research, I've demonstrated the impact of acid rain on our environment as well as the dangers it poses to humanity in general. because of its impact on humans, animals, plants, rivers, and lakes ( because water is the secret of life ) . This is due to a rise in pollution, population growth, and the absence of alternative energy consumption. Today in this century, we are confronted with the problem of pollution, and the state must offer facilities for the use of clean alternative energy in order to protect the environment. Experiments were conducted under the influence of natural factors in Baghdad from 2/2/2022 to 2/5/2022 using three models of building materials (hollow blocks, red roof tiles, and bricks) with different concentrations of pH (3-4-5) for each model. To show its effect, It was found through experiments that the more acidic the rain, the greater the corrosion in building materials. This corrosion rate is at pH 3 for each of them (hollow block 17.7%), (brick 10.3%), and (red roof tiles 1.1%), as well as the difference in materials in corrosion, which gives importance in the construction of statues and buildings in terms of priority in the rates of i erosion. This shows the susceptibility to erosion of the roofs, with red tiles more capable of bearing acid rain.

Acid rainAir pollutionPollution+2
Mustafa Salah Rashıd Al-faoor
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Çevresel grafik tasarımda deneysel tipografi uygulamaları

Dijitalleşen dünya ile beraber çeşitli alanlarda birçok yazı karakteri kullanılmakta ve üretilmektedir. Peki, bu yazı karakterleri uygulandığı alan ile uyumlu mu? Yapılan tasarımlarda bir dil bütünlüğü mevcut mu? Evrensel bir dile sahip mi? Gibi pek çok sorulara yanıt bulacağımız Çevresel Grafik Tasarımda Deneysel Tipografi Uygulamaları başlığı altında gerçekleştirilen bir projedir. İnsanlar tasarımlara baktığı zaman onlara görsel bir şölen yaşatmalıdır ve içeriği hakkında bilgiler sunup enerjisiyle kendine çekebilmelidir. Grafik sanatlar kültüründen günümüze kadar gelen çevresel grafik tasarımda deneysel tipografi uygulamalarının ele alındığı bu çalışmada, tipografinin sadece bir araç olmaktan çıkıp sürekli devinim halinde olan dünyayla birlikte amaç haline geldiğini daha özgün ve yaratıcı bir biçimde kullanıldığı anlatılmaktadır. Konu ile ilgili çeşitli örneklerle zenginleştirilerek tasarımlar incelenmiş olup, tasarımların yaratıcı kimliği üzerinde durularak, deneysel tipografinin daha özgün ve evrensel olarak biçim-içerik uyumu adı altında kullanılmasına dikkat çekilmektedir. İncelenen örnekler doğrultusunda 9 adet örnek uygulama çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu uygulamalarda farklı malzemeler kullanılmış olunup, tasarımın amaçları ve tasarımların dönüşümdeki sürecin değerlendirilmesi yapılmıştır. Yapılan uygulama çalışmaları gündelik hayattan kesitler sunmakla beraber sorgulama, üzerine düşünme yeteneğimize değinip kavramsal sanata atıfta bulunmaktadır. Aynı zamanda tasarımları gündelik yaşamda karşımıza çıkabilecek alanlara yerleştirerek ne kadar göz önünde olunduğunu bir o kadar da olunmadığını vurgulayarak eleştirel bir yaklaşımda bulunulmaktadır.

Deneysel tipografiGrafik tasarımıTipografi+2
Şida Akkuş
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00

Related subjects