Hata
Bu konu başlığı altında 53 tez
Masaüstü yayıncılığın demokratikleştirdiği grafik tasarımda sık karşılaşılan hatalar
Dijital teknolojilerin takip etmesi güç bir hızla gelişmesi ekonomik, kültürel, sosyal, bilimsel ve sanatsal alanda köklü değişimlere yol açmıştır. Grafik tasarım da diğer tüm alanlar gibi bu değişimden büyük ölçüde etkilenmiştir. Masaüstü yayıncılık, grafik tasarımı demokratikleştirmiş, bilgisayar erişimi olan herkese grafik tasarım ürünü üretebilme imkanı sunmuştur. İnternetin de katkısıyla kişiler artık, kâr amacı güden ya da gütmeyen tüm grafiksel ifadelerini, bütün dünya ile paylaşma gücüne sahiptir. Ancak büyük güç, büyük sorumluluk getirir; grafik tasarım gibi güçlü ve aktif bir iletişim aracının, yetkin olmayan kişilerce kullanılması hatalı iletişime; hatalı iletişimse, sonuçları araştırmanın ilerleyen bölümlerinde bahsedilecek olan türlü problemlere yol açmaktadır. Araştırmanın birinci bölümünde geleneksel grafik üretim ve çoğaltım tekniklerinin tarihsel gelişme sürecine değinilmiş, bilgisayar teknolojilerinin doğuşu, masaüstü yayıncılığın gelişimi ve grafik tasarım üzerindeki etkisi tartışılmıştır. İkinci bölümde sık karşılaşılan grafik tasarım hataları ele alınmış, yapılan tespitler, çeşitli örneklerle desteklenmiştir. Üçüncü bölümde bahsi geçen hataların günlük hayata yansımaları konusu ele alınarak, bu hataların doğurduğu sonuçlar, gerçek olaylar üzerinden örneklendirilerek, konunun önemi vurgulanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler Grafik, Grafik Tasarım, Masaüstü Yayıncılık, Görsel İletişim, Grafik Tasarım Hataları, Görsel İletişim Hataları
Muhasebe hata ve hilelerinin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu ve bir araştırma
İnsanlık tarihi kadar bir geçmişe sahip olan muhasebenin, günümüz dünyasında özellikle yaşanan teknolojik gelişmelerle beraber bilgi dünyasındaki yeri ve önemi göz ardı edilmeyecek bir konuma gelmiştir. Muhasebe bilgi sisteminin sağladığı verilerin ilgili kişilere ve kamu kuruluşlarına aktarılmasında köprü vazifesi gören muhasebe meslek mensuplarının bu görevi yerine getirirken tarafsız, güvenilir ve bağımsız bir sorumluluk bilinciyle hareket etmeleri son derece önemlidir. Bu çalışmada muhasebede hata ve hilelerin tespit ve önlenmesinde muhasebe meslek mensuplarının sorumluluğu üzerinde durulmuştur. Bu kapsamda ilk iki bölümde muhasebe hata türleri ile hile kavramları açıklanmış, daha sonra muhasebe mesleğinin tarihsel gelişimi ve muhasebe meslek mensupları hakkında genel bilgi verilerek meslekin ahlaki boyutunu oluşturan etik kuralları ve mesleki sorumluluk konuları açıklanmıştır. Bu çalışmanın amacı muhasebe meslek mensuplarını hata ve hilelere yönlendiren etmenler ile etik dışı davranışlara yönelik tutumlarını incelemektir. Çalışmanın amacına ulaşmak için Mardin ve Şırnak illerinde mesleğini icra eden muhasebe meslek mensupları üzerinde bir anket araştırması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler çeşitli istatistiki yöntemlerle test edilmiş ortaya çıkan sonuçlar paylaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Sorumluluk
Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerinin yabancıdil olarak İngilizce'yi öğrenme süreçlerinde yazılı dilde yaptıkları sözlüksel yanlışların çözümlemesi
Bu yüksek lisans araştırmasında yanılgı çözümlemesinin yabancıdil öğrenimindeki kuramsal yeri ve belirleyici özelliği irdelenmektedir. Bu doğrultuda, 2001 - 2002 Öğretim Yılında Yıldız Teknik Üniversitesi, Yabancı Diller Yüksek Okulu, Hazırlık Sınıfı öğrencileri erek öğrenici kitlesi olarak alınmış ve bu kitlenin 1. yarıyıl Yazma dersinde hazırladıkları Proje ödevleri üzerinde uygulanan yanılgı çözümlemesi ile bu öğrenicilerin yaptıkları yanılgıların dökümü yapılmış; bu yanılgılar dökümü doğrultusunda, öğrencilerin yabancıdil İngilizce öğreniminde sıkıntı çektikleri alanlar belirlenmiş; erek öğrenici kitlesinin yabancıdil İngilizce öğrenimi sırasında yaptıkları dil yanlışları sınıflandırılmış; bu yanılgı türlerinin her biri için yorum ve değerlendirilmede bulunulmuş ve yabancıdil İngilizce öğretimi için genel yaklaşım önerisinde bulunulmuştur.
Hata şekli ve etkileri analizinin bulanık küme yaklaşımıyla çözümlenmesi olanağı
ÖZET İşletmelerin, sıkı rekabet koşullarında varlıklarını sürdürebilme koşullarından en önemlisi "sıfir hata" hedefine ulaşmaktır. Bu da onları hata önleme teknikleri kullanmaya zorlamaktadır. Hataları müşteriye ulaşmadan önce belirleyip, ortadan kaldırarak kusursuzluğu ulaşmayı amaçlayan hata önleme tekniklerinin en önemlilerinden birisi Hata Şekli ve Etkileri Analizi/Hata Şekli Etkileri ve Kritiklik analizi (HŞEA/HŞEKA) yöntemidir. Bu yöntemin son yıllarda oldukça geniş uygulama alanı bulmakta olduğu gözlenmektedir. Yöntemin, uygulama alanlarının hızla artmasının en önemli nedeni diğer teknikler gibi sadece hatayı ortaya çıkarmakla yerinmemesi, hataların ortaya çıkmasını önleyecek önlemlere de yer veriyor olmasıdır. Bu çalışmanın iki amacı vardır. Birincisi, HŞEA/HŞEKA yönteminin yararlan, uygulamada karşılaşılan zorluklan ve uygulama alanlanmn aynntıh incelenmesidir. Burada, uygulamadaki farklılıklara değinilerek birçok olumsuzluklan giderecek bir uygulama şekli oluşturulmaya çalışılmıştır. İkinci amaç, risk değerlendirme için gerekli olan sayısal veriler mevcut olmadığında, kişilerin yargılanna başvurulması durumunda ortaya çıkan bir olumsuzluk ile ilgilidir. Bu olumsuzluk elde edilen bilgilerin sayısal değil, bir dile ait sözcükler ve deyimler ile ifade edilen "bulanık bilgiler" olmasından kaynaklanmaktadır. Bu ifadeler kişilere göre farklılık göstermekte ve "büyük", "orta", "küçük", "az", "yüksek" gibi ifade edilmektedir. Bu yöntemde de hata risklerini değerlendirmede sayısal verilerin söz konusu olmadığı durumlarda bu ifadeler kullanılmaktadır. Ancak, bunlar belirsizlikten çok kötü tanımlanmış ifadeler olmalan nedeniyle kesin olmama durumunu oluşturur. Bu olumsuz durumu gidermek için bulanık kümeler yaklaşımı ile çözüm aranmıştır. Bir model geliştirilerek, olası hata nedenlerinin önceliklerinin gösteren Risk Öncelik Sayılan belirlenmektedir. Hata nedenlerinin, en büyük Risk Öncelik Sayısına sahip olandan, en küçüğü doğru sıralaması yapılmaktadır. Buna göre öncelikle ele alınması gereken hata nedeni belirlenmiş olmaktadır. Bu amaçla bir bilgisayar programı da BASIC programlama dilinde hazırlanmıştır. Bulanık küme yaklaşımının, klasik uygulama şekli ile aynı sonuçlan verdiği bir uygulama örneği üzerinde gösterilmiştir. XII
6-8. sınıf öğrencilerinin cebirsel sözel problemleri çözme stratejileri ve hatalarının analizi
Bu araştırmanın temel amacı, 2005 ilköğretim matematik programının cebir ve denklemler konusuyla ilgili yer alan kazanımları doğrultusunda; ortaokul 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin cebirsel sözel problemleri çözme stratejileri ve yaptıkları hataların belirlenmesi ve öğretmenlerin bu süreçle ilgili görüşlerini ortaya çıkarmaktır. Bu çalışma, 6. 7. ve 8. sınıf öğrencilerinin "cebirsel sözel" problemleri çözme stratejilerini ve bu süreçteki hatalarını belirlemek; ayrıca bu sınıflarda derse giren matematik öğretmenlerinin bu süreçle ilgili görüşlerini belirlemek amacıyla nitel yöntemine göre desenlenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 2012- 2013 Eğitim-Öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerine (Çukurova, Sarıçam, Seyhan, ve Yüreğir) bağlı ortaokullarda öğrenim gören 6., 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden toplam 1017 öğrenci ve bu okullarda görev yapan 12 matematik öğretmeni oluşturmaktadır. Bu çalışmada önce, öğrencilerin cebirsel sözel problemleri çözüm sürecinde kullandıkları stratejileri ve hatalar belirlemek üzere Öğrencilerin Cebirsel Sözel Problemleri Çözme Stratejilerini ve Hatalarını Belirleme Testi (CSHT) uygulanmıştır. İkinci aşamada ise, bu öğrencilerin öğretmenleriyle görüşülerek bu testte yer alan problemlerin çözüm süreçlerinde öğrencilerin ne tür stratejiler uygulayabilecekleri ve ne tür hatalar yapabilecekleri konusunda bu öğretmenlerden ayrıntılı ve derinlemesine bilgiler toplanmıştır. Verilerin analizi sonucunda öğrenciler cebirsel sözel problemleri çözerken çoğunlukla sistematik dağıtma, ters işlem, bölme sonrası düzenleme, deneme yanılma ve denklem kurma ve çözme stratejilerini kullandıkları; hata türü olarak sıklıkla mantık hatası yaptıkları ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Problem çözme stratejisi, cebirsel sözel problem, hata türü
A corpus based approach to the identification and classification of translation errors committed by ELT students in Turkish context
This study aims to both identify and classify the errors and the causes of errors of translation committed by ELT students in Turkish context. The errors were identified and classified by means of corpus. The Corpus Based Approach helped the research into the lexical, syntactic, semantic, and stylistic patterns of a language. A corpus based approach was used in order to identify and classify the errors committed as well as determining the frequency of errors. The reason why a corpus based approach used in the study was that the majority of the studies have been based on this approach recently. 234 second year students, who took English – Turkish translation course, participated in the study. In order to gather data, students' translations were investigated through AntConc (2016). The analysis of errors was based on "Corder's taxonomy". Key Words: Corpus based approach, translation, error analysis, Corder's taxonomy (1967)
Muhasebe hata ve hilelerinin meslek etiği açısından değerlendirilmesi ile örnek bir uygulama
Yapılan bu çalışmada, muhasebe mesleği ve meslek mensuplarının etiksel boyutları ile muhasebede yapılan hata ve hile konuları ele alınmıştır. Öncelikli olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında bilgi verilmiş, daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Meslek mensuplarını etik dışı davranışlara yönelten pek çok neden çalışmanın teorisi içinde incelenmiştir. Ancak bağımsız meslek mensuplarının etik dışı davranışlar dışında kasti olmayarak yaptığı hatalar da vardır. Bunlar, etik dışı kabul edilen, kasti olarak bir amaç için yapılan hatalardan diğer bir deyişle hilelerden farklıdırlar. Bu hataların etik dışı olup olmadıkları "kasıt" unsurundan anlaşılmaktadır. Bağımsız muhasebe meslek mensupları bazen istem dışında hatalar yapabilmektedirler. Bu hatalar genelde, ya meslek mensubunun dikkatsizliğinden ya da bilgisizliğinden kaynaklanmaktadırlar. Bu çalışmada İstanbul örnekleminde, bağımsız muhasebe meslek mensuplarını etik dışı davranışa ve hata yapmaya yönlendiren en güçlü faktör veya faktörlerin neler olduğu araştırılmıştır. Ayrıca araştırmada, bazı değişkenler ile etik dışı davranışa yönlendiren temel faktörler arasındaki ilişkiler de araştırma konusu yapılmıştır. Çalışma sonunda bir anket düzenlenmiş ve muhasebeci-mali müşavirlerin eğitim düzeyi, deneyim ve tecrübeleri, muhasebe mesleğinin etiksel boyutu ve muhasebe hata ve hileleri ile ilgili çeşitli görüşleri alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Muhasebe, Hata, Hile, Etik.
Thermal and optical characteristics of radiation induced defect centers in alkali Halide crystals (TLD-100)
Abstract Thermal and Optical Characteristics of Radiation Induced Defect Centers in Alkali Halide Crystals (TLD-100) " YAZICI Ahmet Necmeddin Ph.D. in P.E., University of Gaziantep Supervisor: Asst.Prof.Dr. Zihni öztürk October 1996, 168 Pages The exact cause of sensitivity loss in TLD LiF:Mg,Ti has not been completely understood yet. If a used TLD is not annealed at an elevated temperature prior to reuse, residual deep defect centers still present in dosimeter. These centers will interact with new incoming radiations and produce further centers. This will introduce significant errors in low dose measurements. If the structure, thermal and optical characteristics of these defects were better understood, then a better model could be proposed to overcome sensitivity loss. Therefore, the samples were, firstly, irradiated by p-rays to produce sufficient concentration of defect centers, then optical absorption, phototransferred thermoluminescence, and thermoluminescence measurements were made to identify defect structures in LiF:Mg,Ti with appropriate heat treatments. The changes in the optical absorption band and mglow peak areas were determined as a function of various heat treatments using a computerised deconvolution program. The similarities in the variation of curves of glow peak 5 and OA band at 310 nm suggest that they may be belong to the same traps, namely Mg-trimer/Ti complex. The lack of correspondence between peak 2 and 380 nm band indicates that peak 2 is not related to Mg-dipoles as previously suggested, but related to Ti-related/F- center complex. Deconvolution analysis of OA and glow curves produced by annealing at and above 125 °C for long times before irradiation permits the identification of a new peak at 1 75 °C and OA band at 282 nm. Due to their similar thermal decaying properties, it is thought that they may be belong to the Z2-type centers. The effects of pre-irradiation annealing on the values of trapping parameters of LiF:Mg,Ti were determined as a function of durations at 125 °C by computerized glow curve analysis. The application of pre-annealing with different durations made significant changes on the activation energies of peaks 1 to 5, especially of peak 4. These variations are due to the interactions of defects with each other during heat treatments. A new simple model was developed to describe TL emission bands of luminescent centers in solids. TL emission spectra measurements of LiF:Mg.Ti showed one main emission band at 420 nm. The individual emission bands were separated using the developed model to investigate the success of the developed model. According to this model, the emission spectrum of whole glow peaks can be successfully fitted with two emission bands. Keywords: Alkali halide, LiF:Mg,Ti, thermoluminescence, optical absorbance, emission spectra, trapping parameters. IV
Matematik öğretmenlerinin yanlışa verdikleri dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi
Bu çalışmada, öğrenci yanlışlarına verilen dönüt türlerinin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu ana amaç çerçevesinde özgüven boyutlarından okul akademik, sosyal ve genel özgüven üzerindeki dönüt etkileri araştırılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde Ankara il merkezinde bulunan bir devlet lisesinde öğrenim görmekte olan 7 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle CSEI (Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri) uygulanan 172 öğrenci arasından belirlenmiştir. Araştırma verileri CSEI, gözlem, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığı ile elde edilmiştir. Çalışmada veri zenginliğinin sağlanması adına çeşitleme (triangulation) yöntemine başvurulmuştur. Verilerin analizi aşamasında betimsel analiz yöntemi ve QSR NVivo.10 nitel veri analiz yazılımı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğrenci yanlışlarının öğrenme sürecinin vazgeçilmez bir parçası olduğu, yanlışa verilen dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerinde önemli bir etken olduğu, yanlışa verilen bu dönütlerden azarlama, başkasına söz hakkı verme, yanlışı görmezden gelme dönütlerinin öğrenci özgüvenleri üzerinde olumsuz, basitleştirme, ipucu verme dönütlerinin olumlu, çelişki oluşturma, soru sorma,doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin de hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğu belirlenmiştir. Öğrenci özgüvenleri üzerinde çelişki oluşturma, soru sorma dönütlerinin olumlu etkilerinin, doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin ise olumsuz etkilerinin ağırlıkta olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar araştırma probleminin odağı dışında olsa da araştırmaya dâhil olan matematik öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun dönüt tercihinde belli bir stratejiye sahip olmadıkları ve dönüt tekniklerini bilinçli olarak kullanmadıkları göze çarpmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında öğretmen, öğretmen adayı ve araştırmacılara bir takım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğrenci yanlışları, dönüt türleri, özgüven
7. sınıf öğrencilerinin `doğrular ve açılar' konusundaki hata ve kavram yanılgılarının Van Hiele geometri anlama düzeyleri açısından analizi
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin `Doğrular ve Açılar' konusunda ne tür hata ve kavram yanılgılarına sahip olduğunu tespit etmek ve bunların Van Hiele geometri anlama düzeylerine göre dağılımını belirlemektir. Matematiğin temel öğrenme alanlarından geometri öğrenme alanına ait konularda sıklıkla güçlük yaşanması, geometri konularındaki hata ve kavram yanılgılarının belirlemesi ve giderilmesi için araştırmalar yapılmasını önemli kılmıştır. İlköğretim 7. sınıf öğretim programında geometri konularının ilki ve temeli olan ?Doğrular ve Açılar? konusuna ait kavram yanılgılarının belirlenmesi ve analizinin diğer geometri konularının da doğru öğrenilmesine katkı sağlayacağı düşünülmüştür.Araştırmanın örneklemini; Düzce iline bağlı üç ilköğretim okulundan toplam 60 adet 7. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından `Doğrular ve Açılar' konusuna ait hata ve kavram yanılgıları teşhis testi hazırlanmıştır. Teşhis testi hazırlanırken soruların kazanımlara eşit dağılımına dikkat edilmiş ve her kazanımla ilgili 5'er soru olmak üzere toplam 15 açık uçlu soru hazırlanmıştır. Ayrıca, öğrencilere Usiskin'in 1982'de geliştirdiği ve Baki tarafından Türkçeye uyarlaması yapılan, 25 sorudan oluşan Van Hiele Geometri Anlama Düzeyleri Sınavı uygulanarak öğrencilerin geometri anlama düzeyleri ölçülmüştür.Araştırma verileri SPSS 17.0 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizi aşamasında yüzde ve frekans tablolarından yararlanılmıştır. Ayrıca her soru için hata ve kavram yanılgısı olan öğrencilerin ne tür hata ve kavram yanılgılarının olduğu tespit edilerek kategorilere ayrılmıştır.`Doğrular ve Açılar' konusuna ait teşhis testi ile tespit edilen hata ve kavram yanılgılarının Van Hiele geometri anlama düzeylerine göre dağılımları incelenmiştir. Genel olarak 1 ve 2 düzeyindeki öğrencilere göre, hiçbir düzeyde olmayan ve 0 düzeyindeki öğrencilerde daha fazla hata ve kavram yanılgılarına rastlanmıştır.
Hanefi mezhebine göre ibadetlerde hata ve unutmanın etkileri
İbadetler, kulun Allah'ın emirleri doğrultusunda, yapılan birtakım tutum ve davranışları ifade eder. Bu konuda, insan olmanın özelliklerinden kaynaklanan birtakım eksiklik veya yanlışlar ortaya çıkabilmektedir. Bu eksiklik veya yanlışlar da fakihler tarafından mezheplere göre farklı hükümlere tabi tutulmuştur. Bu çalışmanın ana konusu da ibadetler hususunda ortaya çıkan hata ve unutmadan kaynaklanan problemlerin sonuçlarının Hanefi mezhebine göre ele alınmasıdır. İbadetlerde hata, Allah ve kul hakkını ilgilendirmesi bakımından iki kısımda değerlendirir. Allah hakları ile ilgili konularda hata, günahtan kurtaran bir özür olup ibâdet sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. İbadetlerin şartları veya ibadeti bozan durumlar ile kul haklarını ilgilendiren konularda ise hata bir mazeret teşkil etmez. Unutma da orucu bozan durumların haricinde ibadetler açısından bir özür teşkil etmez. Unutmanın hükümlere etkisinde kasıt ve hatadan farkı yoktur. Nitekim namaza başlamak için hadesten ve necasetten temizlenmeyi, oruç için niyet vaktini, hac için ihrama girme ve niyet etmeyi unutma gibi ibadetlerin şartlarından herhangi birisinin yerine getirilmemesi ibadeti geçersiz kılar. Aynı zamanda namazda konuşmak, ihram yasaklarını çiğnemek gibi ibadetler açısından yasaklanmış ya da ibadeti bozan herhangi bir durumun, unutma sebebiyle meydana gelmesinde de hüküm değişmemektedir.
Online hizmet telafi yöntemlerinin müşteri vatandaşlığı davranışı üzerindeki etkisi: Konaklama işletmeleri üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın amacı, konaklama işletmelerinde kaçınılmaz bir durum olarak görülen hizmet hataları karşısında işletmeler tarafından uygulanan hizmet telafi yöntemlerinin, gönüllü müşteri davranışlarını ifade eden müşteri vatandaşlığı davranış niyetleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda Adalet Teorisi, Sosyal Mübadele Teorisi ve Beklenti Teorisinden faydalanılarak geliştirilen çoklu grup yapısal eşitlik modelini test etmek için senaryo tekniği ile veriler toplanmıştır. Senaryo tekniği, çalışmanın amacı doğrultusunda gerçek hayatta vuku bulabilecek olayların kurgulanan senaryolar ile katılımcılara aktarıldığı ve katılımcılardan senaryolarda kurgulanan olayların kendi başlarına geldiğini düşünerek sorulara yanıt vermesinin istendiği yarı deneysel bir araştırma tekniği olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın amacı doğrultusunda iki hizmet hatası düzeyi (yüksek/düşük) ve üç hizmet telafi türünün (özür/kupon/bağış) kombinasyonlarından oluşan (2 x 3 = 6) altı senaryo geliştirilmiştir. Senaryo başına 66 katılımcı olmak üzere toplam, online rezervasyon deneyimi bulunan 396 kişi araştırmaya dahil edilmiştir. Çoklu grup yapısal eşitlik modellemesi kullanılarak düşük düzeyli hizmet hatasına maruz kalan grup ile yüksek düzeyli hizmet hatasına maruz kalan grubun hem bütün olarak hem de ayrı ayrı incelenmesi sağlanmıştır. Bütün örneklem üzerinden elde edilen sonuçlar adalet algılarının telafi memnuniyetini, telafi memnuniyetinin de müşteri vatandaşlığı davranışı niyetlerini olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Ayrıca bütün örneklem bağlamında dağıtımsal adaletin telafi memnuniyeti üzerinde en etkili olan adalet türü olduğu tespit edilmiştir. Çoklu grup yapısal eşitlik modeli sonuçlarına göre, adalet türleri ile telafi memnuniyeti arasındaki ilişkide hizmet hatası düzeyinin anlamlı bir düzenleyici etkisi bulunmazken telafi memnuniyeti ile müşteri vatandaşlığı davranışı arasındaki ilişkide düzenleyici etkisi bulunmaktadır. Düşük hizmet hatası düzeyinde telafi memnuniyetinin taraftarlık ve tolerans davranışları üzerinde daha etkili olduğu görülürken yüksek hizmet hatası düzeyinde bu etkinin azaldığı anlaşılmaktadır. Son olarak yüksek düzeyli hizmet hatası grubunda dağıtımsal adaletin düşük düzeyli hizmet hatası grubunda ise etkileşimsel adaletin telafi memnuniyeti üzerinde daha etkili olduğu görülmüştür.
Ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusundaki hatalarını tespit edilmesi
Bu çalışmanın amacı özellikle ortaokul matematik öğretmenlerinin işlem önceliği konusunda, konunun öğretimi sırasında yaptıkları hataları tespit etmek ve bunlara çözüm önerileri getirmektir. Hataların kaynağı öğrenci, öğretmen ve konu şeklinde kategorize edilmiştir. Öğretmenin sebep olduğu hataları deneyimden, uzmanlık bilgisinden, tutumundan, yaratıcılığından ve bilgisinden kaynaklandığını belirtmiştir. Ulaşılabilen literatürde işlem önceliği konusunda ortaokul matematik öğretmenleri üzerine bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu çalışma ortaokul düzeyinde olması ve matematik öğretmenlerine yönelik olması açısından bir ilk özelliği taşımaktadır. Araştırma Elâzığ ili Merkez ilçesinden alınan örnekleme göre 2018-2019 eğitim-öğretim yılında eğitim veren, farklı mesleki kıdeme ve mezuniyete sahip olan on beş matematik öğretmeni ile sınırlıdır. Öğretmenlere uzman görüşleri alınarak oluşturulmuş 5 açık uçlu soru sorulmuştur. Nitel desenli bu çalışmada öğretmenlerin hatalı bilgilerinin tespit edilmesinde görüşme tekniği kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak da yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu araştırmanın verilerinin toplanmasında, çözümlenmesinde ve yorumlanmasında nitel araştırma yöntemi benimsenmiştir. Verilerin analizi ve yorumlanmasında içerik analizi kullanılmıştır. Sonuçlar betimsel bir anlatımla sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin işlem önceliği kuralını tam olarak bilmedikleri ortaya çıkmıştır.
Yabancı dil olarak Fransızcanın öğretiminde iletişimsel yaklaşımın ışığında Türk öğrencilerin yaptıkları yazılı anlatım yanlışlarının incelenmesi
Karşıtsal dilbilim/çözümleme, anadili ile hedef dil arasındaki benzerlikleri ve ayrılıkları incelemektedir. Bu incelemeler daha çok farklılıklar üzerinde yoğunlaşmaktadır.Kuşkusuz her dil kendine özgü bir yapıya sahiptir. Bunun için amaç dil, anadiliyle karşılaştırılmalı, aradaki farklar ortaya çıkarılmalı ve böylece öğrencinin karşılaşacağı güçlükler önceden saptanmalıdır.Yabancı dil olarak Fransızca öğretimi bağlamında okuma, dinleme, yazma ve konuşma becerilerinin kazanılmasında dilbilgisi kuralları önemli bir yere sahiptir. Öğrenciler Fransızcayı öğrenirken farklı güçlüklerle karşılaşmaktadırlar. Fransızca Türkler için yabancı bir dildir. Konuya ilişkin her bir güçlüğün incelenmesi mümkün olmadığından, bu çalışmamızda özellikle yazma becerisinin edinimine ilişkin sorun ve güçlüklere yönelik olarak Fransızcada sayı ve cins uyumu konusunu 6 ana başlıkta incelemeye çalıştık.Bu araştırmamızın kuramsal tabanını Uygulamalı Dilbilimin bir dalı olan Ayrımsal Dilbilim ve Yanlış Çözümlemesi oluşturmaktadır. Anket, öğrenci sınav kâğıtlarının analizi gibi uygulamaya ve somut verilere dayalı olacak olan bu araştırmanın amacı somut ve uygulanabilir pedagojik çözüm önerileri sunmaktır.Bunun için öncelikle, 2008-2011 yılları arasında Ankara Üniversitesi Türkçe ve Yabancı Dil Araştırma ve Uygulama Merkezi TÖMER Ankara Kızılay Şubesi'nde temel ve orta seviyede Fransızca öğrenen 110 Türk öğrenciye yaş, cinsiyet, öğrenim durumu, dil öğrenme nedenleri ile dil geçmişlerini anlama açısından dil anketi uygulanmış olup, söz konusu öğrencilerden 10 u anketlerini teslim etmedikleri için 100 ünün cevapları değerlendirilebilmiştir.Daha sonra söz konusu 110 öğrenciye temel seviyede 50, orta 3 seviyesinde 30 ve orta 6 seviyesinde 30 olmak üzere dilbilgisi test sınavı uygulanmıştır. Bu test sınav kâğıtları incelenerek, toplamda 1295 yanlış saptanmıştır. Temel seviyede 1026 yanlış, orta 3 seviyesinde 223 yanlış, orta 6 seviyesinde ise 146 yanlış saptanmıştır. Daha sonra bu yanlışların nedenleri araştırılmıştır. Saptanan birçok yanlışın, anadili Türkçeden ve birinci yabancı dil İngilizceden olumsuz aktarım yapılması sonucu ortaya çıktığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte Fransızcadaki bazı kuralların genelleştirilmesi ve tam öğrenilmemesi sonucu birçok yanlışın da yapıldığı anlaşılmıştır.
İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan problemlerde yaptıkları hataların belirlenmesi ve giderilmesine yönelik bir uygulama
Eylem araştırması desenine göre modellenmiş bu çalışmada İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan problemlerde yaptıkları hataların giderilmesine yönelik bir uygulama yapılması amaçlanmıştır. İlköğretim 5. sınıf öğrencilerinin rutin olmayan problemlerde yaptıkları hataların kaynağını belirlemek amacıyla klinik mülakat yönteminden, genelde ve her bir soruda yapılan hata kaynaklarının oranını (%) belirlemek amacıyla betimsel tarama modelinden ve belirlenen hata kaynaklarından hareketle geliştirilen programın etkiliğini test etmek amacıyla öntest-sontest kontrol gruplu deneysel desenden faydalanılmıştır. Betimsel tarama modelinin çalışma grubunu küme örnekleme yöntemiyle seçilmiş Kütahya ili yedi farklı ilköğretim okulunun onüç şubesinde eğitim gören toplam 467 İlköğretim 5. sınıf öğrencisi, klinik mülakat yönteminin çalışma grubunu belirlenen hata temalarını yapan öğrenciler arasından seçilen 70 öğrenci oluşturmaktadır. Deneysel desenin çalışma grubunu ise 13 şube arasından seçilen bir deney ve kontrol grubu oluşturmaktadır. Veri toplama amacıyla araştırmacı tarafından geçerlilik ve güvenirlik çalışması yapılmış üç adet 12'şer sorudan oluşan ?Rutin Olmayan Problem Çözme Başarı Testi? (ROPÇBT1, ROPÇBT2, ROPÇBT3) geliştirilmiştir. İlk olark ROPÇBT1, 467 ilköğretim 5. Sınıf öğrencisine uygulamış; her bir soru içerik analizi yapılarak hata temaları belirlenmiştir. 12 soruda 70 hata teması belirlenmiş olup öğrencilerle yapılan klinik mülakatlardan yararlanılarak, belirlenen 70 hata teması baskın hata kaynaklarına göre sınıflandırılmış, her bir hata kaynağının her bir soruda ve çalışmanın genelinde yapılma oranları (%) belirlenmiştir. Bundan sonraki aşamada hata kaynaklarından hareketle bir uygulama yapılmış ve yapılan uygulamanın etkiliği test edilmiştir.Araştırma sonucunda öğrencilerin en fazla anlama kaynaklı (%45.50) hata yaptıkları; anlama kaynaklı hataların en fazla yanlış anlama kaynaklı (%27.28) olduğu, yanlış anlama kaynaklı hataları ilgisiz işlem (%10.42) kaynaklı ve eksik anlama (%7.39) kaynaklı hataların takip ettiği görülmüştür. Anlama kaynaklı hataların haricinde yapılan hataların sırasıyla stratejinin yürütülmesi (%5.72), okuma (%3.77), işlemlerin yapılması (%2.62) ve strateji seçiminden (%2.36) kaynaklandığı belirlenmiştir. Hata kaynakları okuduğunu anlama (%49.26) ve problem çözme strateji (%10.70, 600) olmak üzere iki kategoride birleştirilmiştir. Bu kapsamda deney grubu öğrencilerine okuduğunu anlama stratejileri (22 saat) ve problem çözme stratejileri eğitimi (18 saat) verilirken, kontrol grubu öğrencilerine uygulamadaki program dahilinde okuduğunu anlama ve problem çözme eğitimi verilmiştir. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin rutin olmayan problem çözme başarıları eğitime başlanmadan (öntest,), okuduğunu anlama eğitimi sonrası (aratest) ve problem çözme eğitimi sonrası (sontest) ölçülmüş, elde edilen veriler kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılarak analiz edilmiştir. Deneysel çalışma sonucunda;1.Okuduğunu anlama stratejileri eğitimi alan deney grubuyla kontrol grubu arasında rutin olmayan problem çözme başarısı yönüyle deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu,2.Okuduğunu anlama stratejileri eğitiminin rutin olmayan problem çözme başarısındaki toplam varyansın % 7.86'sını açıkladığı, hazırbulunuşluk faktörünün ise toplam varyansın % 87.80'ini açıkladığı,3.Problem çözme stratejileri eğitimi alan deney grubuyla kontrol grubu arasında rutin olmayan problem çözme başarısı yönüyle deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu,4.Problem çözme stratejileri eğitiminin rutin olmayan problem çözme başarısındaki toplam varyansın %11.74'ünü açıkladığı, hazırbulunuşluk faktörünün ise toplam varyansın % 52.28'ini açıkladığı,5.Strateji eğitimi alan (okuduğunu anlama stratejileri+problem çözme stratejileri) deney grubuyla, kontrol grubu arasında rutin olmayan problem çözme başarısı yönüyle deney grubu lehine anlamlı farklılık olduğu,6.Strateji eğitimi uygulamasının (okuduğunu anlama stratejileri+problem çözme stratejileri) rutin olmayan problem çözme başarısındaki değişimin %32.27'sini açıkladığı, hazırbulunuşluk faktörünün ise toplam varyansın %49.27'sini açıkladığı,7.Sadece okuduğu anlama stratejileri veya sadece problem çözme stratejileri eğitiminin uygulanmasından ziyade okuduğunu anlama stratejileri ve problem çözme stratejileri eğitiminin beraber uygulanmasının başarıyı daha fazla artırdığı,8.Hazırbulunuşluk faktörünün rutin olmayan problem çözme başarısının gelişiminde, strateji eğitimi programından daha etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar kelimeler: Matematik, İlköğretim, rutin olmayan problemler, hataların kaynağı, okuduğunu anlama stratejileri
Ortaöğretim matematik öğretmeni adaylarının muhakeme hatalarının ispatlama bağlamında incelenmesi
Matematiksel ispat; matematikteki tanım, aksiyom, teorem, sembol, simge gibi soyut kavramların anlam kazanması; matematiğin temel bileşenlerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin açıklığa kavuşmasını sağlayan en önemli yapıdır. Bu bakımından ispat matematiksel bir sonucun doğruluğunu gösterme ya da basit bir matematiksel işlemden ziyade ilişkilendirme, soyutlama, sezgi, genelleme ve muhakeme gibi yoğun zihinsel faaliyetleri içeren bir süreçtir. Muhakeme; ispat sürecinde keşfetme, stratejiler geliştirme, varsayımda bulunma gibi becerilerinin kullanılmasını sağlayan bir araçtır. Bu nedenle matematiğin merkezinde yer alan ispat ve muhakeme birçok araştırmacı tarafından bir bütün olarak ele alınmaktadır. Matematiksel muhakeme bireylerin ulaştıkları sonuçlarda tutarlı ve mantıksal karar vermelerini sağlar ve en fazla ispat sürecinde kullanılır. Doğru bir ispat anlayışının gelişimi ancak bireylerin çeşitli mantıksal düşünme yollarını kazanmasına bağlı olarak gerçekleşir. Öğrenciler ispat sürecinde muhakemeler yürüterek bazı stratejiler geliştirirler. Ancak bazen bu stratejiler sonucunda sistematik bir yanılgıya düşerek geçersiz ispatlar oluştururlar. Bu yanılgılar muhakeme hatası olarak nitelendirilmektedir. Özelikle lisans düzeyinde matematik öğretmeni adayları matematiğin soyut ve aksiyomatik yapısıyla karşılaştıklarından matematiksel kavramlar, kavramlar arası ilişkileri, tanım ve teoremleri anlama, bunları yorumlayarak ispat oluşturmada ve doğru muhakemeler yürütmede çeşitli zorluklar yaşamaktadır. İspat sürecinde öğrencilerin doğru bir muhakeme geliştirmeleri, matematiksel ilişkileri anlama bakımından önemlidir. Bunun için bu süreçte öğrencilerin sahip olduğu hatalı muhakemelerinin belirlenmesi ve üniversite eğitimi boyunca bu hatalarının gelişimsel olarak nasıl değiştiğinin incelenmesine yönelik çalışmaların yapılması önemlidir. Bunun yanı sıra lisans düzeyinde ispatların yoğun olarak işlendiği ve doğru muhakemelerin geliştirmesinde kilit bir rol oynayan derslerde ispat sürecinde muhakemeye odaklanan noktalarının neler olduğunun belirlenmesi, bu süreçte ileriye sürülen muhakeme hatalarının analiz edilmesi önemlidir. Bu çalışma ile ortaöğretim matematik öğretmeni adaylarının ispat sürecinde sahip oldukları muhakeme hataları, muhakeme eksiklikleri ve muhakeme boşluklarını belirleme, üniversite eğitimleri boyunca bu hatalarının gelişimsel olarak nasıl değiştiğini inceleme ve bu süreçte aldıkları bazı derslerin; matematiksel muhakemelerini geliştirme, uygun stratejiler belirleme ve muhakeme hatalarının üzerindeki rolünün ne ölçüde olduğunu derinlemesine analiz etme amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda farklı sınıf seviyelerinde (1, 2, 3, 4 ve 5. sınıf) yer alan matematik öğretmeni adaylarının lisan eğitimleri boyunca muhakemelerinin nasıl bir değişim gösterdiğini belirleyebilmek için enlemsel bir gelişimsel araştırma tasarlanmıştır. Araştırmanın verileri; muhakeme hataları belirleme testleri, klinik ve yarı yapılandırılmış mülakatlar, ders gözlemleri, alan notları ve ispat sürecinde alınan ses-video kayıtları aracılığıyla elde edilmiştir. Çalışmada gözlemler sonucunda elde edilen veriler, geliştirilen gözlem formu ile analiz edilmiştir. Muhakeme hataları belirleme testleri ve klinik mülakatlardan elde edilen verileri analiz etmek için de geliştirilen muhakeme hataları belirleme ölçeği kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda farklı sınıf seviyesinde yer alan öğretmen adaylarının ispat sürecinde benzer muhakeme hataları, muhakeme eksiklikleri ve muhakeme boşluklarına sahip oldukları belirlenmiştir. Bununla birlikte muhakeme hataları, eksiklikleri ya da boşlukların yoğunluk bakımından sınıf seviyelerine göre dikkate değer bir oranda değişim göstermiştir. İspat sürecinde özel bir durumdan elde edilen sonucun ispat olarak kabul edilmesi, yanlış varsayımlarla başlama gibi muhakeme hataları; matematik dilini kullanmada yetersizlik, ispata başlayamama veya başlanan bir ispatı devam ettirememe gibi muhakeme eksiklikleri; yazılan ispat adımları ile elde edilen sonucun uyuşmaması, kullanılan önermelerin gerekçelerinin sunulmaması gibi muhakeme boşluklarının üst sınıflara doğru önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Buna karşın sonuç ile başlama, ilgili matematiksel ifadesinin tanım aralığını dikkate almama, teoremin karşıt tersinin kendisinin mantıksal dengi olduğunun farkına varılamaması gibi hata, eksik veya boşluklarının direnç gösterdiği görülmüştür. Ayrıca ispatların yoğun olarak işlendiği farklı derslerde muhakeme veya muhakeme hataları ile ilgili odaklanılan bileşen ve göstergeler matematik dili ve sistematikleştirme, öğrenci muhakemesine odaklama ve ispat yöntemleri boyutlarında farklılaşmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar doğrultusunda lisans düzeyinde ispatların yoğun olarak işlendiği derslerde öğretmen adaylarının doğru muhakemeler geliştirmeleri için öğretim elemanlarının nelere dikkat etmeleri gerektiği yönünde önerilerde bulunulmuştur.
Kalite kontrol uygulamaları ve örnek bir çalışma (Hazır giyim sektörü )
Türkiye ekonomisine olan katkısından dolayı, hazır giyim sektörünün dünyadaki rekabet ortamına uyum sağlayabilmesi için kalite olgusunu öne çıkarması gerektiği, her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Kalite kontrol uygulamalarının, ürünün bütün üretim süreçlerinde yer alması, işletmelerin yaşam ömrünü uzatmakta, firmanın kalite düzeyinin yükselmesine katkı sağlamaktadır.Bu araştırma, hazır giyim işletmelerindeki kalite kontrol uygulamalarını incelemek, istatistiksel kontrol yöntemlerini ve problem çözme tekniklerini açıklamak, sorunların çözümüne yönelik öneriler geliştirmek ve iyileştirme çalışmalarını yaygınlaştırmak amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın evreni, hazır giyim sektöründe, dokuma kumaştan üretilen giysilerdir.Örneklem ise, bir hazır giyim işletmesinde, erkek pantolonu, erkek ceketi, mont, iş tulumu, eğitim pantolonu, eğitim ceketi ve iş pantolonundan oluşan giysi modelleridir. Çalışmada Alan Araştırması yöntemi kullanılmış, Örnek Olay incelemesi yapılmıştır.İşletmede 20 günlük bir zaman aralığında, araştırmacı tarafından düzenlenen çalışma talimatları ve kalite kontrol formları kullanılarak yapılan kalite kontroller sonucunda elde edilen veriler bu araştırmada kullanılmıştır. Bu veriler istatistiksel analize tabi tutularak, hataların dağılımını gösteren tablolar ve diyagramlar oluşturulmuştur. Elde edilen bulgulardan; işletmede hataların çoğunluğunun dikim bölümünden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Neden ? Sonuç analizleri ve Beyin Fırtınası tekniği kullanılarak, dikim hatalarının gerçek nedeninin, büyük ölçüde işçi değişiminden kaynaklandığı belirlenmiştir.Hataların azaltılmasına yönelik örnek bir çalışma yapılmış, bir eğitim modeli oluşturulmuştur. Eğitim modeli; İş Eğitimi ve Kalite Eğitimleri olmak üzere iki şekilde uygulanabilmektedir. İş eğitimini gerçekleştirebilmek için Planlama, Uygulama, Değerlendirme, Sınıflandırma aşamalarının yapılması gerektiği ve bu uygulama sonunda dikim operatörlerinin operasyon bilme durumlarının arttırıldığı belirtilmiştir.
Mediator and moderator roles of mistake rumination, mindful awareness and emotion regulation difficulties in the association of maladaptive perfectionism and social anxiety
Social anxiety disorder is a highly prevalent and debilitating condition, and various cognitive processes, as well as maladaptive perfectionistic tendencies have been associated with the onset and maintenance of social anxiety symptoms. The present study aimed to investigate how mistake rumination; a specific form of post-event rumination is contributing to social anxiety through a two-staged moderated mediation model. Additionally, mindful awareness and emotion regulation difficulties were proposed as potential moderators in the mediation model. Three-hundred and twenty-two participants (229 females, mean age = 35.30, SD= 12.68) from a community sample completed measures of perfectionism, mindful awareness, mistake rumination, difficulties in emotion regulation, and social anxiety on an online survey platform. The data were analyzed through bias-corrected bootstrapping analyses. Mistake rumination demonstrated positive associations with maladaptive perfectionism, emotion regulation difficulties, and social anxiety, while being negatively associated with mindful awareness. Mediation analyses revealed that mistake rumination, while partially mediating the relationship between maladaptive perfectionism and the anxiety dimension of social anxiety measure, was not a significant mediator of the maladaptive perfectionism and the avoidance dimension of social anxiety. Neither of the proposed moderators were significantly interacting with the model. However, post-hoc analyses revealed that emotion regulation difficulties, while partially mediating the relationship between mistake rumination and the fear dimension; completely mediated the relationship between mistake rumination and the avoidance dimension of social anxiety. This is the first study to examine how mistake rumination is contributing to subjective experiences of social anxiety, while further supporting the transdiagnostic aspect of maladaptive perfectionism in social anxiety disorder.
Tefsir araştırmalarında yöntem hataları: Muhammed Şahrur örneği
Bu çalışma, Muhammed Şahrûr'un Kur'an âyetlerini yorumlamadaki metodolojik hatalarını ve bilimsel yanılgılarını açıklamayı hedeflemektedir. Tez çalışması hazırlanırken tanımlayıcı metot, analitik ve eleştirel bir yöntem izlenmiştir. Tezin birinci bölümünde önce Muhammed Şahrûr'un doğumu, hayatı, yetiştiği çevre, ilmî hayatı, fikrî arka planı, entelektüel birikimi, projeleri, en önemli çalışmaları, dersleri, televizyon programları, sonrasında da görüşlerine yöneltilen itirazlar ve tepkiler ele alınmıştır. Daha sonra onun genel olarak çağdaş okumalarına ve bu okumaların üzerine bina ettiği çağdaş Kur'an yorumuna vurgu yapılmaktadır. Tezin ikinci bölümünde Muhammed Şahrûr'un Kur'an âyetlerinin anlaşılması bağlamında yaptığı hatalı tefsir ve tevil örneklerine yer verilmiş, onun müslüman âlimlerce güvenilir kabul edilen tefsir metotlarının dışına çıktığı delillendirilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda Muhammed Şahrûr'un tefsir ilmi içerisindeki yeri ve eserleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışmanın sonunda ise ahkâm âyetlerinin tefsirinde yapılan hatalı yorum örnekleri zikredilmiştir. Çalışmanın neticesinde ulaşılan sonuç şudur: Muhammed Şahrûr Kur'an'ın anlaşılması konusunda kendinden önceki bilginlerin görüşlerine değinmeksizin yeni bir yaklaşım ortaya koymaya çalışmış, yine ayetlerin indirildiği tarihi bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini savunmuştur. O bu konudaki görüşünü şu şekilde özetlemektedir: "Geleneksel tefsirlerin göreceli, dönemsel ve tarihsel izafî bir değeri vardır." ANAHTAR KELİMELER: Tefsir, Yöntem Hataları, Tefsir Çalışmaları, Muhammed Şahrûr, Örnek.
Harîrî'nin lahn anlayışı
Arap dilbilimciler, Arapçayı korumak amacıyla gramer kurallarının tespiti ve kelime derlemesi gibi çalışmalar yapmıştır. Söz konusu gaye ile yapılan çalışmalardan biri de hatalı kullanımların teşhir edilmesini ve doğru kullanımların tespit edilerek toplumda yer edinmesini amaçlayan lahn eserlerinin telifidir. Bu amaçla kaleme alınan eserlerden bir tanesi de Harîrîʼnin "Durretu'l-gavvâs fî evhâmi'l-havâs" isimli eseridir. Lahn anlayışının ortaya konulması bağlamında Harîrîʼnin dildeki değişim ve gelişime yaklaşımını ve Durreʼnin metot ve içerik açısından alandaki diğer eserlerle mukayesesini amaçlayan bu çalışmada, dil ve lahn kavramlarının tanımı üzerinde durulmuş, ortaya çıkış süreçleri ve ilişkili kavramlar incelenmiştir. Ulaşılan lahn eserleri metot ve muhteva açısından gözden geçirilerek Durreʼnin alandaki yeri ve alana katkısı tespit edilmiştir. Durreʼde ele alınan örneklerden yola çıkılarak Harîrî'nin lahn anlayışı ortaya konmuştur. Ayrıca Arap dilcilerinin Durreʼde derlenen hatalı kullanımlara yaklaşımları incelenmiş ve Harîrîʼnin iddiaları, Arap dilinin genel kullanım ve temel ilkeleri ekseninde eleştirel bir yaklaşımla ele alınmıştır. Son olarak da Harîrîʼnin diğer eserleri irdelenmiş ve Durreʼdeki yaklaşımıyla tutarlılığı test edilmiştir. Çalışma neticesinde Harîrî ve bazı dilciler arasında farklı yaklaşımlar olduğu görülmüştür. Bu farklılığın temelinde hatalı kullanımların tespitinde benimsenen dayanak ve kıstasların yanı sıra bağlı olunan gramer ekolünün de bariz etkisi olduğu gözlemlenmiştir. Harîrîʼnin hatalı kabul ettiği bazı kullanımları, diğer eserlerinde kullanarak kendisiyle çeliştiği de tespit edilmiştir.
Evre
Çoğu zaman geleceğe uzanabilmek için önce geçmişi yakalaman gerekir. Hayat adeta uzun bir maraton gibi… Koşarken takıldığımız taşların başında, neden bu taşa takıldık diye düşünmüyoruz. Önce biraz sekerek yürüyoruz, yavaşlıyoruz ama sonra tekrar koşmaya devam ediyoruz. Hayattaki engellerin de koşarken takıldığımız taşlardan farkı yok. Film, izleyicinin geçmiş hatalarından dolayı kendini suçlamayı bırakmasını, daha fazla zaman kaybetmeden geçmişten ders çıkararak yarınını inşa etmesi için farkındalık yaratmayı amaçlar.
Matematik öğretmeni adaylarının türev kavramını anlamaları ve yaptıkları hatalar
Bu araştırmanın amacı, matematik öğretmeni adaylarının türev kavramı ile ilgili anlamalarını ve bu kavramı anlama sürecinde karşılaştıkları zorlukları ortaya koymak şeklinde belirlenmiştir. Türev kavram olarak limit, değişim oranı ve teğet/eğim kavramları ile yakından ilişkilidir ve bu kavramlar kullanılarak tanımlanmaktadır. Bu sebeple bu araştırmada öğretmen adaylarının türev kavramı ile ilgili anlamaları ortaya koyulurken türev ile limit, türev ile değişim oranı ve türev ile teğet/eğim arasındaki ilişkiler dikkate alınmıştır.Araştırma bir özel durum çalışmasıdır. Bir devlet üniversitesinde ortaöğretim fen ve matematik alanları eğitimi bölümü matematik öğretmenliği programına devam eden 45 öğretmen adayı çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırma kapsamında veriler birer hafta ara ile uygulanan 3 yazılı sınav (1. yazılı sınav türev ve limit ilişkisine; 2. yazılı sınav türev ve değişim oranı ilişkisine; 3. yazılı sınav türev ve teğet/eğim ilişkisine odaklanan sorulardan oluşmaktadır) ve 6 öğretmen adayı ile yapılan klinik mülakatlardan elde edilmiştir. Yazılı sınavlardan elde edilen veriler öncelikle "tam doğru yanıt", "kısmen doğru yanıt", "yanlış yanıt" ve "yanıt yok" şeklinde dört temel kategoride sınıflandırılmış ve her kategoriye düşen cevaplar frekans ve yüzdelerle ifade edilmiştir. Ayrıca öğretmen adayları tarafından verilen yanlış cevaplar kendi içinde benzerlik ve farklılıklarına göre gruplandırılmıştır. Bu şekilde öğretmen adayları tarafından üretilen yanlış tipleri ortaya konmuştur. Öğretmen adaylarını doğru ve yanlış cevaplara götüren fikirleri ortaya koymak için yürütülen klinik mülakatlardan elde edilen veriler ise benzerlik ve farklılıklarına göre sınıflandırılmıştır. Yapılan çalışma öğretmen adaylarının türev kavramı ile ilgili olarak yüzeysel anlamaya sahip olduklarını göstermektedir. Anlamaları daha çok kavrama ilişkin tanımlarla sınırlı olan öğretmen adaylarının, tanımların içeriklerini tam olarak özümsemediği ortaya çıkmıştır. Bu nedenle türev?limit, türev?değişim oranı ve türevteğet/eğim kavramları arasındaki ilişkileri yorumlamaya çalışırken zorlandıkları ve bu ilişkilerin niteliği hakkında çok fazla fikirleri olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının cebirsel formda bir noktada türev kavramını yorumlamada, grafiksel ve tablo gösterimlerine oranla daha başarılı oldukları ortaya çıkmıştır.Anahtar Kelimeler: Türev Kavramı, Öğretmen Adayı, Anlama, Hatalar
SMMM ve YMM mesleklerinde etik algısı ve bunun muhasebe hata ve hilelerine etkisi: TRC 1 bölgesi analizi
SMMM VE YMM MESLEKLERİNDE ETİK ALGISI VE BUNUN MUHASEBE HATA VE HİLELERİNE ETKİSİ: TRC 1 BÖLGESİ ANALİZİ Muhasebe sosyal ve ekonomik hayatın en önemli bir öğesi ve işletmelerin dilidir. Muhasebenin sağladığı bilgi ve veriler işletme sahiplerini, çalışanları, kredi kuruluşlarını, yatırımcıları, devleti ve dolayısıyla tüm toplumu ilgilendirmektedir. Muhasebe meslek mensupları meslekleri gereği sürekli olarak müşterileri adına bilgiler sunmaktadır. Sunulan bu bilgiler ışığında işletmeler belirledikleri misyon ve vizyonlarına etkin bir şekilde ulaşıp ulaşmadıklarını anlayabilmektedir. Devletler bu bilgiler ile bütçelerini hazırlamaktadır. Topluma sunulacak hizmetler büyük ölçüde bu bilgilerden sağlanan veriler ışığında tahsil edilen vergiler ile sunulabilmektedir. Sunulan bu bilgiler ışığında kredi kurumları müşterilerine kredi verip vermeme konusunda kararlar alabilirken, borsadaki bir yatırımcı bu işletmenin hissesini alıp almama kararını da bu bilgiler ile verebilmektedir. Muhasebe meslek mensubunun bu bilgileri sunarken özverili çalışması, etik davranması ve tarafsız olması yadsınamaz bir gerçektir. Muhasebe meslek mensubunun bu bilgileri sunma aşamasında yapacağı hatalar veya hileler işletme sahiplerini, çalışanları, kredi kuruluşlarını yatırımcıları, devleti ve dolayısıyla tüm toplumu etkileyecektir. Bu çalışmada muhasebe hata ve hileleri ile muhasebe meslek etiği konuları üzerinde durulmuştur. İlk olarak muhasebenin genel yapısı ile muhasebe mesleği hakkında teknik bilgiler açıklanmıştır. Daha sonra muhasebe mesleğinin ahlaksal boyutu ve bununla ilgili olarak muhasebede yapılan hata ve hile konuları incelenmiştir. Çalışmada muhasebe meslek mensuplarının meslek örgütleri tarafından muhasebe hata ve hilelerinin minimize etmek amacı ile verilen etik eğitimlere meslek mensuplarının katılıp katılmadıklarını tespit edilmiştir. Katılan meslek mensuplarının katıldıktan sonra meslek yaşantılarında yaptıkları veya karşılaştıkları hataları ve hileleri önleme konusunda bir değişiklik olup olmadığını tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaca ulaşmak için TRC-1 Bölgesi (Gaziantep, Adıyaman, Kilis) içinde faaliyet gösteren meslek mensuplarına yönelik ankete dayalı bir araştırma yapılmıştır. Elde edilen veriler çeşitli istatistikî metotlarla test edilmiş, muhasebe meslek mensuplarının hata ve hileler üzerindeki tutumlarıyla ilgili sonuçlar paylaşılmıştır. Son olarak muhasebe meslek örgütüne etik kültürün oluşturulabilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Türk Vergi Hukukunda vergi hataları ve sonuçları
Hata üzerinden vergi alınmaması prensibi gereği, mükellefin başvurusu ile veya vergi idaresince tespit edilen vergi hatalarının düzeltilmesi gereklidir. Vergi hatalarının düzeltilmesi sadece 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin 116'ıncı ve devamı maddelerinin içeriği itibariyle yalnızca vergi ve vergiye bağlı olarak kesilen cezaları kapsamaktadır.Türk Vergi Hukukunda mükellef aleyhine ortaya çıkan vergi hatalarının düzeltilmesine karşı mükelleflere idari ve yargısal haklar tanınmıştır. Bu haklar ile mükellef ödeyeceği vergi cezalarının daha azını ödeme veya tümünü ödememe imkânları elde edebilecektir. Vergi hataları vergi idaresinin vergiyi doğru miktarda tahsiline engel teşkil ederken, mükellefler açısından zaman, emek ve para kaybına yol açmaktadır. Çalışmada vergi mükelleflerini temsilen muhasebe meslek mensuplarının ve vergi idaresi personelinin vergi hataları ve vergi uygulamalarına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacıyla İzmir ilinde anket yapılmış ve bunların sonuçları analiz edilmiştir. Bu çalışma sonucunda vergi kanunlarının sadeleştirilmesinin ve vergi bilincinin geliştirilmesine yönelik tedbirlerin alınmasının mükelleflerin doğru beyanda bulunma eğilimlerini artıracağı ve dolayısıyla vergi hatalarının azaltılabileceği sonucuna varılmıştır.