Etkinlik
Bu konu başlığı altında 473 tez
Monetary policy effectiveness and inflation targeting
The purpose of this thesis is to check the effectiveness of monetary policy on macroeconomic indicators after the adoption of inflation targeting for randomly chosen 10 economies to fill the gap in the literature. For this purpose, the effectiveness of interest rates on output gap and inflation rates have been measured to compare the differences for pre and post targeting periods by evaluating VAR model analysis. The duration and magnitude of a shock is investigated by implementing impulse response functions. Effectiveness on output gap is found out significant for Iceland, South Korea, Mexico, Norway, Poland, Romania and Turkey and insignificant for Czech Republic, Republic of Serbia and the U.K. for pre-targeting period but significant for all economies for post-targeting period. Effectiveness on inflation has been found out significant for South Korea, Mexico, Romania and Turkey but insignificant for Czech Republic, Iceland, Norway, Poland, Republic of Serbia and the U.K. for pre-targeting. For post-targeting period, the findings have revealed effectiveness on inflation is significant for Czech Republic, Iceland, South Korea, Mexico, Norway, Poland, Republic of Serbia and the U.K.. Findings reveal that effectiveness of monetary policy on output gap has been relevant for all countries after the adoption of inflation targeting by making effectiveness on output gap more obvious. The similar conclusion holds for effectiveness on inflation rates for post-targeting (except Turkey and Romania) implying the evidence for effectiveness on macroeconomic indicators after the adoption of inflation targeting. Keywords: Inflation Targeting Regime, VAR Model, Impulse Response Function, Effectiveness of Monetary Policy, Output Gap
Measuring the technical efficiency of inpatient care services in Turkish public hospitals using stochastic frontier analysis
In this study, we measure the technical efficiency of inpatient care services of Turkish public hospitals using Stochastic Frontier Analysis (SFA). In the analysis, cross-sectional data on 495 general hospitals in 2016 are used. According to the parameters estimated with SFA, a hospital with high role group and in a region with a low development index has higher efficiency than those of other hospitals. The contribution of this thesis to the previous studies on hospital efficiency in Turkey is to use case-mix index reflecting the clinical level of all cases in a hospital. We adjust output of inpatient service with case mix index and remove the heterogeneity between cases in order to get better estimates by SFA. After using CMI, it has been observed that the inefficiency parameters of role group of hospital and development index are approach to zero whereas parameter of health index loose its significance.
Türkçe dersi ortaokul öğrenci çalışma kitaplarındaki etkinliklerin söz varlığı üzerine bir araştırma
Öğretim sürecinde belirlenen hedeflere ulaşmada en önemli materyaller ders kitaplarıdır. Bundan dolayı hazırlanan ders kitaplarının dersin hedef ve kazanımlarına uygun olması ve yeterli niteliklere sahip olması gerekmektedir. Hem öğretmen hem de öğrenci için temel başvuru kaynağı olan Türkçe ders kitapları hedeflenen bu amaçlar doğrultusunda hazırlanmalıdır. Türkçe öğretiminde ders kitapları dil becerileri ile zihinsel becerilerin gelişiminde belirleyici öneme sahiptir. Bireyler arası iletişimde kişinin sahip olduğu kelimeler, anlama ve anlatma becerisini doğrudan etkilemektedir. Bu becerinin en temel kaynağı olan ders kitaplarındaki söz varlığı çalışmamızın temel konusudur. Bu noktadan hareketle "Türkçe Dersi 6, 7 ve 8. Sınıf Öğrenci Çalışma Kitaplarındaki Etkinliklerin Söz Varlığı ve Kelime Grupları" incelenmiş ve bu unsurların öğrencilerin seviyesine uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Dil, Ders Kitabı, Söz, Söz Varlığı, Kelime Grupları.
Serbest etkinlik uygulamalarının sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre değerlendirilmesi
İlkokul 1, 2 ve 3. sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersi uygulamasına yönelik görüşlerini almayı amaçlayan bu araştırma betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Diyarbakır ili merkez ilçelerinde bulunan 206 ilkokulda görev yapan 2804 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklemi ise 372 öğretmenden elde edilen ölçeklerden oluşmaktadır. Çalışmadan elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığı ile analiz edilmiştir. İlkokul öğretmenlerinin serbest etkinlikler dersini uygulama düzeylerinin; cinsiyete, mesleki kıdeme, okutulan sınıf mevcuduna, okutulan sınıf düzeyine, mezun olunan okul ve bölüme, lisansüstü eğitim alıp almama durumuna göre farklılaşıp farklılaşmadığının tespiti amacıyla karşılaştırma analizleri olan bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve Kruskal-Wallis H testi yapılmıştır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenlerin serbest etkinlikler dersine yönelik görüşlerinin cinsiyet değişkenine, mesleki kıdemlerine, sınıf düzeyi ve mezun olunan fakülte değişkenine göre farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Serbest etkinlikler dersine yönelik öğretmen görüşlerinin sınıf mevcutlarına göre sorunlar boyutunda farklılaşma olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin, ilkokullarda uygulanan serbest etkinlik saatlerine ilişkin görüşlerinin lisansüstü eğitim alma durumlarına göre planlama ve uygulama boyutlarında lisansüstü eğitim alan öğretmenlerin lehine anlamlı fark olduğu görülmüştür.
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerin öğrencilerin okuduğunu anlama becerisini geliştirmeye etkisi
Bu çalışma ortaokul 5-8. sınıflarda okutulan Türkçe ders kitaplarındaki metinlerin değerlendirme bölümündeki okuduğunu anlama sorularının, öğrencilerin okuduğunu anlama becerilerine etkisini incelenmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman inceleme yapılarak betimsel analiz tekniği kullanılmıştır. Çalışmada Türkçe ders kitaplarındaki etkinliklerde 1928 soru incelenmiş, incelenen soruların 964 tanesi okuduğunu anlama sorusu olarak değerlendirilmeye alınmıştır. Bu sorular Türkçe Öğretim Programı'ndaki okuma kazanımları dikkate alınarak kazanımların bilişsel basamakları tespit edilmiş, kazanımların bilişsel düzeyi belirlendikten sonra kazanımlara uygun hazırlanan sorular dört sınıf düzeyinde okuma öncesi, okuma sırası ve okuma sonrası etkinlikler şeklinde değerlendirilmiştir. Son olarak Türkçe ders kitabında bulunan okuduğunu anlama sorularının sınıf ve yaş düzeylerine uygunluğu açısından değerlendirilmiş, Chall'ın gelişim basamaklarına göre yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda ortaokul 5-8. sınıf düzeyinde en fazla kavrama ve hatırlama basamaklarında sorular sorulduğu görülmüştür. Soruların Türkçe Öğretim Programı'ndaki kazanımların hedeflediği bilişsel beceri seviyelerine uygun olarak hazırlandığı sonucuna ulaşılmıştır. Sınıf ve yaş düzeyi arttıkça soruların temsil ettiği bilişsel beceri seviyelerinde azalma olduğu görülmüş, ayrıca sorular hazırlanırken öğrencilerin sınıf ve yaş düzeylerinin dikkate alınmadığı sonucuna da ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Ders kitabı, Etkinlik, Okuma
Gayrimenkul piyasasının etkinliği: İstanbul konut piyasası örneği
Efficient market hypothesis means that the future price of securities are unpredictable with respect to the current available information. The gist of this research is to test market efficiency of real estate using the dynamics of efficient market hypothesis, as put forth by Eugene Fama (1970). In this light, the study is conducted to test the market efficiency of Istanbul real estate markets as to whether the market prices /returns of real estates are random. Thus, the study benefited from a large body of existing literature to adapt an empirical model known as the random walk model. To ascertain/test if the Istanbul residential real estate market prices are random, the study's statistical random walk model enveloped three prominent tests; autocorrelation test, run test and variance ratio test. The study employed a time-series data, thus warranting for unit root testing, on order to regulate stationarity. The study found the data unstable and went ahead for the first difference. The study followed the SIC/AIC to select the lag length for the model. As it is the case with studies investigating market efficiency, results, especially those of emerging markets are always mixed. The results cast doubts in Turkey's real estate market efficiency. The output rejects completely the null hypothesis of weak form market efficiency, suggesting that Istanbul Market is not efficient in its weak form. This shows that investors can make huge returns from real estate because they posses information of past prices that could be used to forecast future prices.
Kamu hastanelerinde zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme
Kaynakların etkin kullanımına yönelik hem kamuda hem de özel sektörde çeşitli çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar son dönemde özellikle doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesi ve bu elde edilen bilgilerden hareketle maliyetlerin yönetilmesine yöneliktir. 1980'li yıllardan itibaren yoğun olarak kullanılmaya başlanan ve günümüzde çeşitli uygulama zorlukları nedeniyle terk edilen faaliyet tabanlı maliyetlemenin eksikliklerini ortadan kaldırmak üzere geliştirilen zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetleme, doğru maliyet bilgilerinin elde edilmesinin yanı sıra kurumların kaynaklarının ekin kullanılmasına da yönelik çalışmalardan biridir. Zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemeye ilişkin hem akademik alanda hem de uygulamada oldukça fazla çalışmaya rastlanmaktadır. Çalışmamızda, kaynakların etkin kullanımında özellikle pratik kapasiteyi hesaplamaya dahil eden zaman etkenli faaliyet tabanlı maliyetlemenin bir kamu hastanesinde uygulanabilirliğini belirlenmeye çalışılacak ve elde edilen sonuçlar geleneksel hacim tabanlı maliyetlemeden elde edilen sonuçlarla kıyaslanacaktır.
Otizm spektrum bozukluğu olan çocuklarda tablet bilgisayar yoluyla sunulan etkinlik çizelgesi ile dosyadan sunulan etkinlik çizelgesinin etkililiğinin karşılaştırılması
Özel eğitimin bir grubu olan otizm spektrum bozukluğu gösteren bireylerin eğitimleri gelişimsel açısından oldukça önemlidir. Bu çocukların eğitiminde kullanılan önemli eğitimsel araçlardan bir de etkinlik çizelgeleridir. Gelişen teknoloji özel eğitim gereksinimi olan bireylerin eğitimlerinde de önemli katkılar sunmaktadır. Geleneksel etkinlik çizelgeleri yerine tablet tabanlı etkinlik çizelgesi ile yapılan uygulamanın etkililiği araştırmanın amacıdır. Bunun için İstanbul ilinde bir özel eğitim kurumunda eğitim gören iki öğrenci katılımcı olarak belirlenmiştir. Araştırmanın bağımlı değişkeni olarak 3 hedef davranış (tişört giyme, el yıkama ve uçak yapma ve boyama) belirlenmiştir. Araştırma modeli tek denekli deneysel desenlerden ABC desenine göre tasarlanmıştır. Uygulama sonucunda tablet ile yapılan etkinlik çizelgelerinin dosya ile yapılan etkinlik çizelgelerine göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. İlerideki çalışmalarda tablet ile yapılan etkinlik çizelgelerinin kullanımında etkili olabilecek farklı değişkenlerin etkisi araştırılabilir.
Sigorta acentelerinde iç kontrol sistemi ve sürdürülebilir etkinliğinin sağlanması
ÖZET Ülkemiz ve dünyadaki ekonomik dalgalanmalar ve değişiklikler sebebiyle şirketlerin güçlü kontrol mekanizmaları kurma isteği, hızlı büyüyen şirketlerin büyümlerini istikrarlı ve sürdürülebilir hale getirme gayreti ve kurumsallaşma çabaları iç kontrol sisteminin kurulmasını bir ihtiyaç haline getirmiştir. Çalışmada sigorta acentelerinde iç kontrol sistemi ve sürdürülebilir etkinliğinin sağlanmasını uygulamalı olarak detaylıca açıklamaya çalıştık. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sigortanın temel kavramları, sigortacılığın tarihsel gelişimi ve Türkiye'de sigortacılık sistemindeki kurum ve kuruluşlar açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde iç kontrolün tanımı, kapsamı, amacı, iç kontrolde yetki ve sorumluluk, iç kontrolün yapısı, işleyişi, temel ilkeleri, iç kontrol bileşenleri ve iç denetim açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde uygulamaya yer verilmiştir. İnceleme yapılan sigorta acentesinde iç kontrol sisteminin durumu, kurulması için yapılması gerekenler hakkında tavsiyelere yer verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sigorta, İç Kontrol Sistemi, Acente, İnsan Kaynakları, Kurumsallaşma, İç Denetim
İşletme yönetiminde etkin zaman kullanımı ve zaman planlamanın önemi
Günümüzde karmaşıklaşan ve değişen çalışma şartları ile yaşam tarzlarına bağlı olarak yöneticiler zamanı etkin kullanmaya ihtiyaç duymaktadır. Her ne kadar zamanı etkin kullanmak herkes için önemli olsa da özellikle belediyeler gibi belirli bir bölgedeki birçok iş ve işletmeden sorumlu olan yöneticiler için ayrı öneme sahiptir. Çünkü belediye yöneticilerinin tüm bu işleri yaparken zaman baskısı altına düşmeleri ve zaman tuzaklarına kapılmaları sadece bir işletmenin değil belediyelerin sorumluluk alanı altında olan herkesin olumsuz etkilenmesine neden olmaktadır. Bu çalışma, yöneticilerin iş yerlerinde zaman kullanım biçimlerini, zaman kullanımına ilişkin karşılaştıkları güçlükleri ve zaman tuzaklarını ortaya koymak; elde edilen sonuçlardan hareketle yöneticilere zamanlarını etkin kullanmalarına ilişkin önerilerde bulunmak amacıyla yapılmıştır. Belediye yöneticilerinin zaman kullanımıyla ilgili daha önceden yapılan herhangibi bir çalışmaya rastlanmadığından çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi kullanılmıştır. Çalışma kapsamına İstanbul'da bulunan belediye yöneticileri alınmıştır. Çalışma sonucunda yöneticilerin zaman planlaması yapmalarına rağmen bazı işlere yetişmekte güçlük çektikleri, bazı işlerin fazlasıyla zamanlarını aldığı, çeşitli konularda zaman tuzaklarına düştükleri ortaya çıkmıştır. Çalışma sonucunda yöneticilere zamanı etkin kullanmaları ve zaman tuzaklarına düşmemeleri için çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Yönetim, Yönetici, Zaman Kullanımı, Zaman Planlama
Stratejik planlama gerekliliklerinin algılanan örgütsel performans üzerine etkisinde etkin yönetim uygulamalarının rolünün incelenmesi
Rekabetin sürekli arttığı günümüz iş dünyasında işletmeler ve üst düzey yöneticiler daha iyi bir yönetim için çeşitli yönetim araçlarını kullanmaktadır. Son dönemlerde kullanılan önemli yönetim araçlarından birisi de stratejik planlamadır. Kurumlarda stratejik planlamaya verilen önem her geçen gün artarken, belirlenen stratejilerin birçoğunun çeşitli nedenlere bağlı olarak hayata geçemediği de gözlenmektedir. İyi bir stratejik planlama yapmış olmak çoğu zaman örgütsel başarıyı garanti etmemekte ve bu konuda başka faktörlerin de düşünülmesi gerektiğini ortaya atmaktadır. Bu düşünceden hareketle bu tez çalışması ana hatlarıyla başarılı bir örgütsel performans için stratejik planlama gerekliliklerinin neler olduğunu ortaya koymayı, stratejik planlama gerekliliklerinin örgütsel performansa etkisinde etkin yönetim prensiplerinin rolünü araştırmayı amaçlamaktadır. Bu tez çalışması kapsamında örgütsel performans için stratejik planlama gereklilikleri ile örgütsel performansın arasındaki ilişkide etkin yönetimin aracı rolünü araştırmayı amaçlanmış olup bununla ilişkili teorik bir model geliştirilerek bu ilişkiler hipotezlendirilmiştir. Oluşturulan model temelinde kullanılmak için geliştirilen özgün ölçek özel sektörde çalışmakta olan yöneticilere uygulanmıştır. Yapılan analizlerle stratejik planlama gerekleri ve örgütsel performans arasındaki ilişkide etkin yönetim uygulamalarının aracılık rol etkisine bakılmıştır. Hipotezleri test etmek için yurt içinde faaliyet gösteren çeşitli büyüklükte üç yüz yetmiş dokuz şirkette çalışan yöneticilere anket uygulaması yapılmış ve gerekli analizler yapılmıştır. Bu tez çalışmasının literatüre sağlayacağı en önemli katkı "Etkin Strateji Uygulaması Ölçeği" adında ve stratejik planlama gereklilikleri olarak isimlendirilen etkin yönetim ve örgütsel performansın unsurlarını içeren özgün ölçek geliştirilmiş olmasıdır. Geliştirilen ölçek, araştırmanın amacı doğrultusunda modelde yer alan değişkenlerin literatür araştırmaları yapılmış, modele referans oluşturacak benzer ölçekler de detaylı olarak incelenmiştir. Ölçek genele uygulanmadan önce gerek duyulan ön test çalışmaları yapılmış olup, uzman görüşlerine başvurularak ve ifadelerde yapılması gereken gerekli düzenlemeler yapılarak istenilen güvenilir değerleri yakalanmıştır.
Etkin performans sistemi kurma yöntemleri ve küresel marka örneklerinin incelenmesi
Yapıları gereği ortak özellikleri paylaşan insanlar bunu ilk anladıkları zamandan beri kendileri için yaşamı kolaylaştırmak için toplumlar hâlinde yaşamaya başladılar. Böylelikle adına kültür dediğimiz, herkesin aynı söz, jest, mimik ve davranışlardan aynı şeyleri anladığı ve adına örgüt dediğimiz, belirli ortak amaçlar doğrultusunda toplanan ve büyüklükleri amaçlara göre değişen grupları oluşturdular. Örgütlerin özellikleri, bunları oluşturan bireylerin benzer kişilik yapılarında olması, bireysel hedeflerinin benzer olması, ahlâk yapılarının aynı olması ve bu nedenle aynı eylemlere bakış açılarının aynı olmasıdır. İlkçağda bu olgu ve süreçlerin sonunda ulusları, ülkeleri ve devletleri oluşturan insanlar bu yapıların içinde geçimlerini sağlayıp geleceklerini garanti altına almak için önce devlet adı verilen, ülkelerinin para, teknoloji ve akıl sermayesini kontrol altına alan ve ülkenin insanlarının geleceklerini olumlu yönde etkileyen örgütleri oluşturarak mevcut koşullar nezdinde ülkelerinin halkına yatırım yaparak karşılıklı işbirliği yoluyla onların yaşam standartlarını iyi yönde geliştirmeye başladılar. Böylelikle iş alanları ve bu iş alanlarında çalışan kurumlar oluştu. Bu kurumlar alanlarının gerektirdiği koşullara uyum sağlayabilmek için çalışma standartları oluşturdular ve ilgili iş alanında tutunabilmenin yolu bu nitelik standartlarına uygun iş sistemleri geliştirmek oldu. Böylece adına performans yönetimi dediğimiz kavram oluştu. Performans yönetimi örgüt yönetiminin bir koludur. Örgütler ortak amaç doğrultusunda belirlenen ortak hedef veya hedefler doğrultusunda, o amaç ve hedeflerin ne olduğuna bağlı olarak kısa süreli yahut uzun süreli iş birliği yapan insan grubudur. Hedeflerin türüne bağlı olarak iş ve/veya eylem plânı yapılır o plâna uygun hareket edilir. İş birliği uzun süreli ise yine aynı koşullara bağlı olarak iş ve eylem standartları belirlenir ve o standartlara uygun hareket edilir. Bu iş ve eylem standartları belirlenirken örgütün türüne göre ya belirli konularda bilen ya da ilgili alanda zekâ düzeyi diğerlerinden açık ara yüksek bir üyenin/üyelerin önerileri dinlenir ve bu önerilere uygun standartlar oluşturulur-ki bu koşullar altında örgütün lideri ve lider kadrosu uzmanlık düzeyine göre sıralanacak şekilde bu kişilerdir, örgütte öyle birileri yoksa bütün üyelerin ilgi ve mümkünse uzmanlık alanları başta olmak üzere hedefi, dolayısıyla örgütü kapsayan bütün konularda görüşleri alınır, ortak kararlara varılır, gerekirse bu konularda çoğunlukla hiçbir şekilde uzlaşmayan, hatta buna yanaşmayan kişilerle yollar ayrılır ve örgüt o şekilde kurulur ve uzun dönemliyse yine bu kıstaslarla çalışma dönemi başlarında kadro ve görev dağılımları açısından güncellenir. Performans yönetiminde amaç yapılan işin sonucunun o iş için katlanılan zahmetlere değecek nitelikte olmasıdır. Üye seçimi ve görev dağılımları sonrası belirlenecek hedefe ulaştıracak olan işin cinsine göre performans kriterleri oluşturulur ve kişi kendisinin de onayladığı bu kriterlere uygun nitelikte çalışır. Burada örgüt üyesinin doğru seçimi hayati düzeyde önemlidir. Çünkü herkesin bedensel ve zihinsel yapıları farklı olduğu için her insan her konuda iyi olamaz. Dolayısıyla bir üye adayının benzer konularda iyi gibi görünmesi iyi olduğu ve örgütün ilgili işlerinde istenilen performansı gösterebileceği anlamını taşımaz. Ayrıca bir üyenin bir alanda bir dönemde ses getirici başarılar sağlaması o kişinin o alanın uzmanı olduğu anlamına gelmez-ki uzman olması da o alanda her zaman her koşulda başarılı olacağı anlamına gelmez. Dolayısıyla örgütün üyelerinin ve hem yetkinlik hem de sosyal açıdan örgüte üye olabilecek kişilerin yetkinlikleri çok iyi analiz edilmeli, bu analizin sonucunda ya o performans standartlarını sağlayabilecek kişilere yönelik üye değişikliğine gidilmeli yahut performans kriterleri ve buna bağlı olarak ta hedefler söz konusu üyenin potansiyeline göre güncellenmelidir. Performans yönetimi bugün iş hayatı ve kişisel gelişimin olmazsa olmazıdır. Her iki alanda da belirli ve sıralar hâlinde hedefler olduğu için bu hedeflere yönelik çeşitli plânlar ve uygulamalar gerekmektedir. Bu uygulamalardan alınan sonuçların niteliği ise hedefin yapısı gereği belirli bir derecenin üzerinde olmalıdır. Bu kriterin ölçülmesine ise performans değerlendirme adı verilir. Performans değerlendirme de gereken kriterlere uymayan sonuçların alınması hâlinde hedefler değiştirilir veya bir dahaki uygulamanın sonuçlarına bağlı olacak şekilde ertelenir veya hedefe giden yol değiştirilir. Böylelikle asıl amaca giden ara hedefler kişinin potansiyeline daha uygun olacak şekilde yenilenir. Burada unutulmaması gereken husus performans değerlendirmenin kişinin sadece o an kat etmiş olduğu yolu gösterdiği, kişinin iç potansiyeliyle birlikte dış koşulların da ilgili performansı şekillendirdiğidir. Dolayısıyla birinin bir dönem başarılı performans sergilemesi o alana yetkin olduğu, buna mukabil çeşitli nedenlerden dolayı bir alanda istenilen başarı düzeyini yakalamaktan çok uzak sonuç alan bireyin o alanda çalışmaya yetkin olmadığı anlamına gelmez. Dolayısıyla kişilerin ve örgütlerin alan yatkınlığı evrensel etik ilkeleri kapsamında farklı zamanlarda farklı alanlarda farklı sınama çeşitleri yoluyla geldiği düzeylerle belirlenmeli ve gelecekleri ona göre şekillendirilmelidir.
Endüstri 4.0 kapsamında tedarik zinciri yönetiminin etkinliği ve verimliliği
1698 yılında İngiliz Mühendis Thomas Savery tarafından buhar makinasının patenti alındıktan sonra 1908'de Johann Stumpf makinayı geliştirmiş ve devamında ilgili birçok yenilik yaşanmıştır. Anılan tarihleri takiben Almanya, Japonya, İngiltere, ABD ve İsviçre gibi ülkelerde buharlı makine üretimine başlanmıştır. Bu sayede akıllı fabrikalarla birlikte tedarik zinciri alanında da teknolojik sunularla beraber önemli gelişmeler söz konusu olmuştur. Yapay zekânın da etkili olduğu bu süreçte, robotik çalışma alanları hızla yayılma göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Endüstri 4.0, Buhar Makinası, Yapay Zekâ, Tedarik Zinciri
İstanbul Büyükşehir Belediyesi psikolojik danışmanlık hizmetleri verimlilik analizi
İstanbul Büyükşehir Belediyesinin koruyucu ruh sağlığı alanında sunduğu Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri ile bireylerin ruh sağlığının korunmasına ve geliştirilmesine katkı sağlanmasının yanında işletme bakış açısıyla kurum olarak sunduğu hizmetin geliştirilmesi için verimlilik ve etkinliliğinin ortaya konulması da önem taşımaktadır. İstanbul'da önemli bir ihtiyacı karşılayan İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinin verimliliğinin ölçülmesi hizmetin doğru planlanmasını, rasyonel kararlar verilmesini ve sorunların tespit edilip zamanında çözümlenmesine olanak sağlayacaktır. Bu çalışmada hizmet alanların merkezlere ve psikologlara göre dağılımı ile hizmetin verimliliği, terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumu ile hizmetin etkinliği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca hizmetin etkinliğinin Hasta Memnuniyet Anketi sonucu ile müşteri beklenti ve algılamalarıyla karşılaştırması gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemi, 2018 ve 2019 yıllarında İBB Psikolojik Danışmanlık Hizmetlerinden faydalanan danışanlardan oluşmuştur. Bu çalışmanın sonucunda terapiye devam eden veya tamamlayanların oranı %42,8 iken terapiyi yarıda bırakanların oranının %57,2 olduğu görülmüştür. Terapiyi yarıda bırakanlar incelendiğinde en fazla terapiyi yarıda bırakan grubun kadınlardan, 18 yaş ve üzeri danışanlardan, evlilerden, çalışmayanlardan ve ilköğretime devam edenlerden oluştuğu görülmektedir. Hasta Memnuniyet Anketi sonucunda verilen olumlu ifadeler değerlendirilmiş ve hasta memnuniyetinin 2018 yılında %92,8 olduğu, 2019 yılında ise %88,1 olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak terapiyi tamamlama veya terapiyi yarıda bırakma durumunun hasta memnuniyetini etkilemediği görülmektedir.
Efficiency analysis of major airlines: exploring the effects of operational performance determinants
In a changing and increasingly competitive era, operational performance evaluation of airlines has become one of the most important research topics. Although there are many studies about the efficiency analysis of airlines in the literature, existing research on the effects of size, business model and alliance membership are relatively scarce. This study evaluates the performance of 38 airlines from different regions of the world between 2015 and 2019 assessing the effects of size, business model and alliance membership on the operational performance of the airlines. In this regard, first, constant returns to scale (CRS) and variable returns to scale (VRS) input-oriented data envelopment analysis (DEA) models with 3 inputs and 2 outputs were implemented. To discriminate between efficient airlines, input-oriented CRS model super-efficiency DEA was also used. The determinants of operational efficiencies were assessed applying Mann-Whitney rank-sum tests. The results of the analyses show that majority of airlines suffer from scale inefficiency. Additionally, it was found that the size of airlines measured in available seat kilometer (ASK) has no statistically significant effect on the performance. On the other hand, low-cost airlines were found to be more efficient than full-service carriers. Lastly, the airlines without alliance membership have performed better than the airlines with alliance membership.
Antalya ilinde zeytinyağı üreten işletmelerin teknik etkinliği
Zeytin tarih boyunca barışın simgesi, refahın kaynağı olarak görülmüştür. Sofralık ve yağlık değerinin yüksekliği ve sınırlı alanlarda yetiştiriliyor olması zeytinin ne kadar kıymetli bir bitki olduğunun göstergesidir. Türkiye, dünya zeytinyağı üretiminde İspanya, Tunus, İtalya ve Yunanistan'ın ardından beşinci sırada yer almaktadır. Son yıllarda Türkiye'nin zeytinyağı ithalatı çok hızlı artmış, buna rağmen ihracatı aynı hızla artmamıştır. Bu çalışmanın amacı Antalya ilinde faaliyet gösteren zeytinyağı işletmelerin teknik etkinliğini belirlemek, sorunlarını tespit etmek ve çözüm önerileri geliştirmektir. Bu amaç için zeytinyağı üreten 30 işletme ile görüşülmüştür. Anketlerle elde edilen veriler 2022-2023 üretim sezonuna aittir. Etkinlik skorlarının tahmininde veri zarflama analizi kullanılmıştır. Sonuçlar işletmelerin etkinliklerinin %30.9 ile %100 arasında değiştiğini, ortalama etkinliğin ise %73.4 olduğunu göstermiştir. İşletmeler ortalama %58.83 kapasite ile Eylül-Şubat arasında faaliyet göstermektedir. İşletmelerin zeytinyağı satış fiyatı zeytinyağının kalitesine bağlı olarak ortalama 58.57 TL ile 93.69 TL arasında değişmiştir. Üretilen zeytinyağının %20.36'sı doğrudan tüketiciye satılırken, %71.71'i toptancıya ve %7.93'ü ise perakendeciye satılmıştır. İncelenen işletmelerde girdi maliyetlerindeki artış, fiyat istikrarsızlığı ve kaliteli hammadde teminindeki güçlükler en temel sorunlar olarak belirlenmiştir. Kaliteli hammadde temininin sağlanması için zeytin üreticileri tarafından modern tarım tekniklerinin kullanılması ve düzenli bakımın yapılması gerekmektedir. Son olarak üretimde kullanılan girdilerin daha etkin kullanılmasına yönelik bilincin ve iradenin ortaya koyulması en önemli konulardan biri olarak değerlendirilmektedir.
Türkiye'de yumurta tavukçuluğu üretim ve tüketim yapısının analizi
Bu çalışmada, Türkiye'de yumurta tavukçuluğu sektörünün üretim ve tüketim yapısı analiz edilmiştir. Bu çerçevede yumurta tavukçuluğu işletmelerinin üretim yapıları ekonomik yönden değerlendirilmiş, etkinlikleri araştırılmış, piyasa durumu analiz edilmiştir. Tüketim yapısında da yumurta tüketimi, tüketici algıları, davranışları ve tercihleri irdelenmiştir. Araştırma verileri, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemine göre 68 yumurta üreten işletme, oransal örnekleme yöntemine göre ise 1076 tüketiciden yüz yüze görüşme yapılarak elde edilmiştir. Çalışmada, işletme ortalaması olarak toplam masrafın %67.05'ini yem masrafı, %10.14'ünü pazarlama masrafı ve %8.45'ini yarka amortismanı oluşturmuştur. Birim (adet) yumurta üretim maliyeti 1.27 TL, nispi kar 1.21 olarak bulunmuştur. İşletmelerin teknik etkinlik skorları, ölçeğe göre sabit getiri varsayımı altında (crste) 0.86, ölçeğe göre değişen getiri varsayımı altında (vrste) 0.94 ve ölçek verimliliği (scale) 0.91 olarak hesaplanmıştır. Yumurta üretim süresi 66 hafta, kapasite kullanım oranı 0.88, tavuk başına yumurta verimi 290 adet/yıl olarak tespit edilmiştir. Tüketici hanelerinde ortalama birey sayısı 3.14 kişi, haftalık yumurta tüketimi 28.14 adet, ortalama gelir 21.149 TL ve aylık ortalama yumurta harcaması 237 TL olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, artan yem maliyetlerinin önüne geçilebilmesi için yem hammadde temininde ithalat eğiliminden çok, iç pazarda üretim potansiyelinin artırılmasına ağırlık verilmesi önemlidir. Yumurta piyasasında süreklilik sağlanarak iç ve dış piyasada fiyat dengesinin oluşmasına katkıda bulunulması, yumurtanın raf ömrünün uzatılması ve katma değeri daha yüksek ürünlerde değerlendirmesine olanak sağlanması amacıyla yumurtayı sıvı ya da kuru şekilde daha uzun süre muhafaza edecek teknolojik alt yapıya ulaşmaları için işletmelerin teşvik edilmesi ve desteklenmesi önem arz etmektedir.
Etkinlik modellemesinde stokastik sınır analizi ve kategorik veri zarflama analizi: Havayolu şirketleri uygulaması
Bu çalışmada ticari hava taşımacılığı alanında faaliyetlerini sürdüren uluslararası havayollarının karşılaştırmalı olarak etkinlik analizi yapılması amaçlanmıştır. Etkinlik analizi hesaplanmasında parametrik olan Stokastik Sınır Analizi ve parametrik olmayan Veri Zarflama Analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri seti 62 uluslararası havayolunun 2016 yılına ait verilerle oluşturulmuştur. Veriler Bloomberg veri tabanı, şirketlere ait yıllık raporlar ve sektör verilerinin bulunduğu çeşitli raporlar kullanılarak elde edilmiştir. Elde edilen veriler finansal, havayolu özel (operasyonel) ve pazarlama performans göstergeleri ve değişkenler olarak sınıflandırılmıştır. Öncelikli olarak Stokastik Sınır Analizi, Kategorik Veri Zarflama Analizi ve Süper Etkinlik Ölçümü yöntemleriyle şirketlerin etkinlik skorları hesaplanmıştır. Sonraki aşamada şirketlerin farklı açılardan etkinliklerini değerlendirmek amacıyla her boyut için elde edilen modeller yardımıyla yöntemler içinde karşılaştırma yapılmıştır. Daha sonra ise şirket etkinliklerinin yöntemlerde nasıl değiştiğini incelemek amacıyla aynı boyutlar altında farklı yöntemlerle oluşturulan modellerle karşılaştırma yapılmıştır. Sonuç olarak Amerikan menşeli havayolu taşıyıcılarının finansal açıdan etkin olan şirketler olduğu, pazarlama ve operasyonel boyutlarda ise Avrupa ve Uzakdoğu menşeli şirketlerin etkin şirketler olduğu çalışmanın sonunda elde edilmiştir.
Çok kriterli karar verme yöntemleriyle performans ölçümü: Süpermarket sektöründe bir uygulama
Bu çalışmada süpermarket sektöründe hizmet veren bir zincir marketin üç marketinde performans ölçümü yapılmıştır. Performans ölçümü 2016-2020 yılları arasındaki alınan veriler doğrultusunda yapılmıştır. Marketlerden kira maliyeti, çalışan maliyeti, fire tutarı, enerji maliyeti, satış geliri, satın alma gideri ve satış alanı gibi veriler alınmış, performans ölçme bu kriterler baz alınarak yapılmıştır. Veriler grafiksel analiz yöntemleriyle ve istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Verilerin grafiksel ve istatistiksel olarak analiz edilmesiyle marketlerin performanslarını bir bütün olarak değerlendirebilmek mümkün olmamaktadır. Bu nedenle farklı bir yöntem kullanılması gerekmektedir. Bu noktada, çok kriterli karar verme yöntemleri faydalı teknikler olarak ön plana çıkmaktadır. Çok kriterli karar verme yöntemlerinin birden fazla alternatifi bir arada birçok kriterle beraber değerlendirmek için iyi bir performans ölçme yöntemi olacağı düşünülmüştür. Öncelikle kriterler arasındaki önem düzeyini belirlemek için çok kriterli karar verme yöntemlerinden biri olan Entropi yöntemi kullanılmıştır. Entropi yöntemiyle kriterler ağırlıklandırılmış ve kira maliyetinin ağırlığı en fazla olmuştur. Daha sonra belirlenen kriter ağırlıklarına göre yine çok kriterli karar verme yöntemlerinden Vikor, Aras ve Moora yöntemleri kullanılarak üç marketin performansları değerlendirilmiştir. Uygulanan yöntemler ile değerlendirme yapıldığında en iyi performansı gösteren marketin üç yöntemde de aynı olduğu görülmüştür. Marketlerin performansları değerlendirilmiş olup iyileştirme çalışmaları için önerilerde bulunulmuştur.
Bursa - Osmangazi halk eğitim merkezinde uygulanan Türk halk müziği eğitiminin etkinliğinin incelenmesi ve değerlendirilmesi
Bu araştırmada; Milli Eğitim Bakanlığı, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğüne bağlı Bursa – Osmangazi Halk Eğitim Merkezinde uygulanan ve protokol kapsamında Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde gerçekleştirilen Türk Halk Müziği Seviye-1 Modülü ile ilgili öğrencilere ve öğretmenlere uygulanan anket çalışması ile saptanan uygulamadaki durumu tespit edilerek belirlenen problemlere öneriler getirilmiş, bu modülün toplum yaşantısına daha olumlu katkılar sağlamasına yönelik görüş bildirilmiştir. Buna göre hazırlanan anketler, kişisel bilgiler, eğitim faaliyetlerinin mevcut durumu ve eğitim etkinliklerinin geliştirilmesine yönelik görüşler olmak üzere elli sekiz sorudan oluşturulmuştur. Öğretmen ve öğrenci görüşleri incelenerek bilimsel anlamda katkı sağlamaya yönelik önerilerde bulunulmuştur. Türk Halk Müziği Eğitim programlarının içerikleri, modül saatleri, kazanımları ve uygulanabilirlikleri karşılaştırma yöntemi ile incelenmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türk Halk Müziği Eğitim modülleri olan Türk Halk Müziği Garip Ayağı, Türk Halk Müziği Hüseyni Ayağı, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-2, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-3 ve Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-4 kurs programlarının içerikleri ve eğitime katkısı değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda elde edilen bulgularda, BBB Orkestra Şube Müdürlüğünün yaptığı faaliyetlerle öncü olduğu ve çalışmalarıyla bu etkinliklerin yaygın olarak yapıldığı illerin başında geldiğidir. THM modüllerden olan Türk Halk Müziği Garip ve Hüseyni Ayağı modülleri; Milli Eğitim Bakanlığında görevli uzmanlar ve alan öğretmenleri, Türk Halk Müziği Eğitimi Seviye-1, Seviye-2, Seviye-3 ve Seviye-4 modülleri ise Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sanat Daire Başkanlığı Orkestra Şube Müdürlüğü alan uzmanları ve Hayat Boyu Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından iş birliği içerisinde hazırlanmıştır. Türk Halk Müziği eğitim programları olarak hazırlanılan bu modüller içeriği, konuları ve saatleri örneklem içerisinde kursiyerlere yapılmış olan anket sonuçları ile beraber sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler: Halk Eğitim Merkezi, modül, seviye-1 Türk Halk Müziği.
Ortaokul öğrencilerinin katıldıkları FeTeMM içerikli okul dışı etkinlikler ve bu etkinlikler sırasında yaptıkları grup çalışmaları ile ilgili düşünceleri
Bu çalışmada, ortaokul öğrencilerinin katıldıkları Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) içerikli okul dışı etkinlikler ile ilgili düşünceleri ve bu etkinlikler sonrası öğrencilerin yaptıkları grup çalışmaları hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Çalışma kapsamında ortaokul öğrencilerine yönelik bir "Bilim Şenliği" düzenlenmiş ve çalışmaya 2015- 2016 eğitim öğretim yılında bir ortaokulda öğrenim gören 20 öğrenci katılmıştır. Katılımcılar şenlik sürecince belirlenen 6 etkinliği gerçekleştirmişlerdir. Etkinlikler başlamadan önce ve tüm etkinlikler bittikten sonra öğrencilere açık uçlu soruların yer aldığı formlar uygulanmıştır. Her etkinlik bitiminde ise öğrencilerin etkinliği grup çalışması bağlamında değerlendirdiği bir üçlü likert tipi ölçek uygulanmıştır. Uygulanan formlardan elde edilen verilerin çözümlenmesinde içerik analizi kullanılmıştır. Likert tipi ölçeğin analizinde ise betimsel analizler yapılmıştır. Yapılan incelemelerin sonucunda, öğrencilerin ölçekteki maddelere verdikleri cevapların ortalamalarının tüm etkinlikler için "çok iyi" düzeyde olduğu ve FeTeMM içerikli okul sonrası etkinliklerin grup çalışmalarına ve öz değerlendirmeye olumlu yönde yansıdığı görülmüştür. Açık uçlu soruların yer aldığı formlar incelendiğinde ise öğrencilerin FeTeMM içerikli etkinlikleri beğendikleri ve bu etkinlikler ile kavramları daha iyi anladıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca öğrencilerin çoğunluğu meslek tercihlerini FeTeMM alanlarında yapmak istediklerini belirtmişlerdir.
Farklı öğretim etkinlikleri ile desteklenmiş öğrenme ortamının sürdürülebilir kalkınma konusuna etkisinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, farklı öğretim etkinlikleri ile desteklenmiş öğrenme ortamının sürdürülebilir kalkınma konusu üzerindeki etkisini araştırmaktır. Çalışmada karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma grubu 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Van ilinin Edremit ilçesine bağlı bir merkez ortaokulunda öğrenim görmekte olan 32 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada nicel veriler, "Sürdürülebilir kalkınmaya yönelik tutum ölçeği (SÜKTÖ)" ve "Sürdürülebilir kalkınma ya yönelik başarı testi ile toplanmıştır (SÜKYÖBAT)". Nitel veriler, "Yarı yapılandırılmış mülakat formu" ile toplanmıştır. Çalışmada elde edilen nicel veriler normal dağılım göstermediğinden dolayı non-parametrik (parametrik olmayan) testlerden Wilcoxon Signed Ranks testi uygulanmıştır. Nitel veriler ise içerik ve betimsel analize tabi tutularak analiz edilmiştir. Öğrencilerin sürdürülebilir kalkınmayı benimseyerek günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlara çözüm üretmeye başladıkları görülmüştür. Hazırlanan etkinlikler öğrencilerde sürdürülebilir kalkınmaya yönelik olumlu tutum geliştirmiştir. Ayrıca sürdürülebilir kalkınma konusundaki akademik başarılarında artış olduğu tespit edilmiştir. Uygulama esnasında kullanılan etkinliklerde öğrencilerin günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara çözüm üretebildikleri görülmüştür. Sürdürülebilir kalkınmanın öğrenciler ve toplum tarafından benimsenip uygulamaya geçirilmesi için, bu konunun öğretilmesinde temel basamak olan ilkokul ve ortaokul düzeyinde çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar sözcükler: sürdürülebilir kalkınma, farklı etkinlikler, tutum, başarı
Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki metin ve etkinliklerin tür ile kazanımlar açısından değerlendirilmesi
Türkçe öğretiminin en önemli ve vazgeçilmez olan kaynağı ders kitaplarıdır. Ders kitabı; öğretmen ve öğrencilerin yol göstericisi ve dersin en kullanışlı yardımcısıdır. Türkçe ders kitapları yapısal olarak metinlerden ve metinlere bağlı etkinliklerden meydana gelir. Türkçe öğretiminin sağlıklı gerçekleşebilmesi için ders kitaplarının yeterli düzeyde olması gereklidir. Bu çalışmanın asıl amacı Türkçe ders kitaplarının metin türü ve etkinlikler konusunda yeterlilik düzeyini belirlemektir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerine göre desenlenmiştir ve çalışmada doküman incelemesi kullanılmıştır. Çalışmanın dokümanları 2018'de okutulan dört ayrı Türkçe ders kitabı ve 2018 TDÖP'dir. Metin türü dağılımı verilerine ulaşmak amacıyla "Türkçe Ders Kitabı Metin Türü Sınıflama Formu" kullanılmıştır. Çalışmada 2018 yılında MEB tarafından okutulan MEB Yayınları 5. Sınıf Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe Ders Kitabı, Eksen Yayınclık 6. Sınıf Ortaokul Türkçe Ders Kitabı, Dersdestek Yayıncılık Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe 7 Ders Kitabı, MEB Yayınları 8. Sınıf Ortaokul ve İmam Hatip Ortaokulu Türkçe Ders Kitabı incelenmiştir. Çalışmada elde edilen veriler betimsel analiz tekniğine göre analiz edilmiştir. Söz konusu kitaplardaki metinlerin tür dağılımları belirlenip yüzde ve frekans tablolarıyla yorumlanmıştır. Diğer yandan ders kitabındaki her etkinliğin uyumluluk gösterdiği kazanım saptanmış ve kazanımların kitapta kullanım sıklığı yüzde ve frekans tablolarıyla belirtilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgulara göre Türkçe ders kitaplarında temalara göre metin sayılarına dikkat edildiği, metin türlerinin dengeli bir dağılım göstermediği, bazı metin türlerine sıklıkla yer verildiği ve bazı metin türlerine hiç yer verilmediği, etkinliklerin büyük bir kısmının okuma beceri alanıyla ilgili olduğu, diğer beceri alanlarının göz ardı edildiği ve kazanımların etkinliklere göre dengeli dağılmadığı sonucuna ulaşılmıştır. O halde Türkçe ders kitaplarında yer alan metin türlerinin dengeli bir dağılıma sahip olması gereklidir. Programda belirtilen her metin türüne ders kitaplarında yer verilmelidir. Türkçe ders kitabındaki etkinliklerin kazanımlara ve beceri alanlarına göre dengeli bir dağılım göstermesi gereklidir.
İlköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabı etkinliklerinin bilimsel süreç becerileri kazandırma düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim 5. sınıf Fen ve Teknoloji ders kitabında ne kadar temsil edildiğini ortaya koymaktır. Araştırmanın amacına ulaşmak amacıyla aşağıdaki sorulara cevap aranmıştır. İlköğretim beşinci sınıf öğretmenlerinin,?Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapıp yapmama durumları nasıldır??Yapılamayan etkinliklerin yapılamama nedenleri nedir??Bilimsel süreç becerilerine ilişkin etkinlikleri yapma düzeyleri nasıldır?Bu çalışmada, nitel veri elde etme yöntemlerinden betimsel tarama yöntemi kullanılmıştır. İlköğretim 5. sınıf fen ve teknoloji ders Kitabında yer alan konular bilimsel süreç becerileri açısından betimsel analiz tekniğiyle tek tek ele alınmış ve konuların hangi bilimsel süreç becerisini temel aldığı ortaya konmuştur. Ayrıca çalışmada, yapılandırılmış görüşme formu ile ilköğretim 5. Sınıf öğretmenlerinden fen ve teknoloji dersi ve ders kitapları hakkındaki görüşleri toplanmış ve değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Çalışmanın grubunu 2011-2012 Eğitim Öğretim yılı birinci döneminde, Uşak ilinde görevli 103, ilköğretim beşinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır.Çalışmada bilimsel süreç becerilerinin ilköğretim fen ve teknoloji ders kitabı ve müfredatında temsil edilme durumlarını ortaya koymak için; Milli Eğitim Bakanlığı tarafından ders kitabı olarak onaylanmış 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitabı kullanılmıştır. Öğretmenlerin, ilköğretim 5. Sınıf fen ve teknoloji ders kitaplarına ilişkin görüşlerini belirlemek için ölçme aracı kullanılmıştır. Bu ölçme aracının uygulanmasına yönelik gerekli izinler alındıktan sonra uygulanmıştır.Ölçme aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, öğretmenlerin, ?cinsiyet?, ?mezun olduğu okul? ve ?kıdem? bilgilerine yönelik sorular mevcuttur. İkinci aşamada ise 29 tane etkinlik verilmiş ve bu etkinliklerle ilgili, ?Etkinlik yapıldı.? ve ?Etkinlik yapılmadı.? şıklarını işaretlemeleri istenmiştir. ?Etkinlik yapılmadı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerin etkinliğin yapılamama nedenlerini, ölçme aracında onlara verilen ?süre yetersizdi?, ?gerekli materyaller eksikti?, ?Konu ile ilgili bilgim yetersizdi.? Şıklarından birini işaretlemeleri istenmiştir. Bu seçeneklerden birisi harici bir şıkkı düşünmeleri hâlinde ?diğer? şıkkına yazmaları istenmiştir. ?Etkinlik yapıldı.? şıkkını işaretleyen öğretmenlerden ise, herhangi bir bilimsel süreç becerisi kazandırılıp kazandırılamadığını belirtmeleri; beceri kazandırıldığını düşünüyorlarsa, hangi becerinin ne düzeyde kazandırıldığını (Çok iyi, iyi, zayıf) işaretlemeleri istenmiştir.Veri toplama süreci beş hafta sürmüştür. Araştırmacı verileri kendisi toplamıştır. Araştırmacı öğretmenlerle randevulaşmış ve öncelikle araştırmanın amacı ve ölçme aracı ile ilgili öğretmenleri bilgilendirmiştir. Daha sonra ilköğretim beşinci sınıf fen ve teknoloji ders kitabının ilgili etkinlikleri bir bir gözden geçirilerek ölçme aracı doldurulmuştur.Veri analizi temel olarak iki aşamada gerçekleştirilmiştir. Birinci aşamada, bilgisayar ortamına aktarılan veriler eksik ya da hatalı değer, aykırı değer ve çoklu değişme açısından incelenmiş; ikinci aşamada ise araştırmanın alt problemleri çözümlenmiştir. Hatalı değer analizinde, yanlışlıkla hatalı girildiği düşünülen değerler düzeltilmiştir. Her üç alt problem içinde betimsel tarama (yüzde, frekans) tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler tablolaştırılarak bulgular ve yorumlar başlığı altında verilmiştir.Öğretmenlerin araştırma sorularına verdikleri cevaplar aşağıda alt problem sırasına göre sıralanmıştır.Sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlasının bütün BSB etkinlerini uyguladıkları görülmektedir. En sık olarak sırasıyla 11., 23. ve 21. etkinliklerin öğretmenler tarafından sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. 13.,15. ve 20. etkinliklerin ise sırasıyla en az oranlarda sınıf içinde uygulandıkları tespit edilmiştir. Etkinliklerin büyük bölümünün sınıf öğretmenlerinin yarısından fazlası tarafından yapılmış olması, ders kitaplarının BSB kazanımlarının gerçekleştirilmesi yönünde etkili ve verimli bir şekilde kullanıldığının bir göstergesi olabilir. Bununla birlikte ders kitaplarının fen ve teknoloji öğretim programı ışığında hazırlandığı düşünüldüğünde programdaki BSB'ye yönelik yapılan vurguların öğrenme ortamlarına yansıtıldığı söylenebilir.Sınıf öğretmenleri bütün etkinliklerde, özellikle materyal eksikliği ve süre yetersizliği sebebiyle BSB etkinliklerini uygulayamadıklarını belirtmişlerdir. 14. etkinlikte öğretmenlerin tamamı materyal eksikliği nedeniyle ilgili etkinliği gerçekleştiremediğini öne sürerken benzer şekilde 21. etkinlikte de öğretmenlerin tamamı süre yetersizliği sebebini vurgulamışlardır. Bununla birlikte az oranlarda olsa da tabloda ismi belirtilmeyen(diğer) sebepleri belirtmişlerdir. Çalışmanın bu araştırma sorusuna yönelik ilginç bulgularından birisi ise 6., 10. ve 24. etkinliklerin uygulanamamasının sebepleri arasında öğretmenlerinin yetersiz bilgileri olarak ortaya çıkmıştır.Araştırmada değerlendirilen bütün etkinlikler incelendiğinde en sık olarak deney malzeme kullanımına yönelik becerilerin etkinliklerde yer aldığı görülmektedir. Toplamda 15 etkinlikte bu beceriye yer verilmiş. Özellikle 11. ve 17. etkinlerde deney malzeme kullanımını kazandırma en yüksek düzeylerde gerçekleşmiştir. Bundan sonra sırasıyla veri toplama, deney tasarlama, çıkarım yapma becerileri yüksek sıklıklarda etkinliklerde yer almıştır. Sırasıyla veri toplama becerisine yönelik 11 etkinliğe yer verilmişken, deney tasarlama becerisine 10 ve çıkarım yapma becerisine 9 kez etkinliklerde yer verilmiştir. Buna karşın en az sıklıkta sunma becerisine yer verilmiştir. 27. etkinlikte olmak üzere sadece 1 kez bu beceri etkinlikler içinde yer almıştır. Sunma becerisinden sonra 2'şer kez olmak üzere ölçme ve veri işleme becerileri en az sıklıkta etkinlikler içerisinde yer almıştır. Özellikle birçok deneyde nitel ve nicel tarzda olmak üzere kullanılabilen ve en temel becerilerden olan ölçme becerisine az sayılarda yer verilmiş olması ve bu ölçmeler sonucunda elde edilen verileri işleme becerisinin de az sıklılarda kullanılmış olması ilerleyen yıllarda daha üst düzey BSB'nin kullanımında sorunlar oluşturabilir. Çünkü bu beceriler bütünleşik ya da birleştirilmiş olarak adlandırılan hipotez kurma, deney tasarlama, değişkenleri belirleme ve kontrol etme becerilerinin temeli ve ön koşulu niteliğindedir.