Field crops

73 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Çukurova koşullarında kış döneminde yetiştirilebilecek tahılların otlatılma olanakları üzerinde araştırmalar

Bu çalışma; Çukurova kıraç koşullarında arpa ve buğdayın kardeşlenme döneminde koyun ile otlatılabilme olanaklarını ve hangi otlatma düzeyinin uygun olduğunu saptamak, aynı zamanda otlatma sonrası dane verimindeki değişim ile bu iki tahıl cinsinin iki yönlü kullanım uygunluğunun karşılaştırılması amacıyla 1995-1996 kış dönemlerinde yürütülmüştür. Deneme Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre 3 tekrarlamak olarak düzenlenmiştir. Tahıl cinsleri (Arpa ve Buğday) ana parselleri oluştururken, 4 farklı otlatma düzeyi (0, 10, 15, 20 Koyun/da) alt parsel olarak ele alınmıştır. Araştırmada alt parsel büyüklüğü 200 m2 olarak düzenlenmiştir. Kardeşlenme döneminde arpa ve buğdayda Kontrol, 10, 15, 20 Koyun/da olmak üzere 7 gün sureyle otlatma yapılmış, otlatma sonrası iki yıllık ortalamalara göre arpadan 268.1 kg/da, buğdaydan ise 301.9 kg/da dane verimi elde edilmiştir. Artan otlatma baskısı düzeylerine paralel olarak kontrole göre heriki tahıl cinsinde de dane veriminde düşüşler saptanmıştır. Ancak buğday verimindeki azalış arpaya oranla daha belirgin ortaya çıkmıştır. İki tahıl cinsinin iki yıllık ortalama dane verimleri otlatma baskısı düzeylerine (0, 10, 15, 20 Koyun/da/gün) bağlı olarak sırasıyla 338.5 kg/da, 285.7 kg/da, 265.4 kg/d, 250.4 kg/da şeklinde gerçekleşmiştir. Dane verimini etkileyen karakterlerden başak uzunluğu, başak başına fertil başakçık sayısı ve hasat indeksi üzerinde otlatmanın olumsuz etkisi pek belirgin olmamakla beraber başakta dane ağırlığı, 1000 dane ağırlığı, hektolitre ağırlığı ve topraküstü bitkisel kitle verimi gibi değerlerde düşüşlere neden olmuştur. Dane verimindeki otlatma etkisiyle ortaya çıkan düşüşler, arpada buğdaya göre daha az olsa da buğday, veriminin ve pazar değerinin daha yüksek olmasıyla otlatma için daha uygun gözükmektedir. Otlatma baskısı düzeylerinden 10 koyun/da/gün bu araştırma sonucuna göre kontrole en yakın dane ürünü sağlaması ile önerilebilirse de diğer seçenekler de otlatma hızında yapılabilecek düzenlemelerle veya ekonomik değerlendirmelere bağlı olarak tercih edilebilir. Bu şekildeki uygulamalarda kullanılmak üzere uygun çeşitlerin araştırılması veya geliştirilmesi amacıyla veya tohumluk miktarı ve/veya gübrelemede yapılacak değişikliklerle verim kaybının azaltılmasına yönelik çalışmaların yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Kış mevsimiTahıllarTarla bitkileri+1
Esat Hasar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
DoctorateOpen AccessTR

Güneydoğu Anadolu kaynaklı bazı yerel makarnalık buğday çeşitlerinin azot kullanım etkinliği yönünden karşılaştırılması

Makarnalık buğdayda (Triticum turgidum L. var. durum) azot alımı ve bunun (ianedeki paymı ifede eden azot hasat indeksi (NHI), azot kullanım etkinliğini belirleyen önemli bileşenlerdir. Yerel çeşitler bu yönden gen kaynağı olarak kullanılabilir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinin yedi yerel çeşidi ile beş ıslah genotipi ele ahnarak Balçak (Adana) koşullarında 1993/94, 1994/95 ve 1995/% yetiştirme mevsiminde, dört azot uygulamasında (karınlanma öncesi SO ve 160 kg N ha~l ve çiçeklenmede 0 ve 60 kg N ha-1 takviyesi) azot kullanım etkinliği yönünden incelenmiştir. Azot kullanma etkinliği yönünden ilk yıl dikkat çeken farklılıklar saptanmamıştır, ikinci ve üçüncü yıllarda ise bitki tarafından alınmış olan toplam azot miktarı ve danedeki azot miktarı, erkenci, kısa boylu ve yüksek verimli ıslah genotiplerinde yerel çeşitlere göre daha yüksek olmuş; azot arttıkça farklar da artmıştır. Benzer şekilde NHI değerleri de ıslah genotiplerinde yerel çeşitlere göre daha yüksek bulunmuştur. Artan azot miktarı ile NHI azalmış; çiçeklenmede azot takviyesi ise, özellikle daha önceki dönemlerde azot miktarının düşük tutulduğu koşullarda NHTyi artırmıştır. Anahtar Kelimeler : Makarnalık buğday, biyolojik verim, dane verimi, azot alımı, Azot Hasat İndeksi

AzotBuğdayMakarnalık buğday+2
Celaleddin Barutçular
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında hibrit cin mısırları (zea mays evarta sturt.)'nın yetiştirilme olanakları üzerine bir araştırma

Bu çalışma; tek melez cin mısın genotiplerinin verim ve diğer bazı özelliklerini belirlemek amacıyla 1997-98 vejetasyon döneminde Çukurova koşullarında yapılmıştır. Araştırmada bitki materyali olarak toplam 30 genotip kullanılmıştır. Deneme "Tesadüf Blokları Deneme Deseninde" 3 tekrarlaman olarak kurulmuştur. Ekim, sıra arası 70, sıra üzeri 20 cm olacak şekilde elle yapılmıştır. Denemede, bütün parsellere saf 6 kg/da P2O5 ve 20 kg/da N hesabıyla gübre verilmiştir. Fosforlu gübrenin tamamı ekimle birlikte, azotlu gübrenin ise % 50'si ekimle birlikte, % 50'si de bitkiler 40-50 cm'ye ulaştıktan zaman verilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen ortalama değerlere göre genotiplerin, tepe püskülü çıkarma süresi, 1. üründe 51.3-61. 7 gün, 2. üründe 45.0-51.7 gün; bitki boylan 1. üründe 143.5-183.2 cm, 2. üründe 149.5-192.5 cm; koçan boyu 1. üründe 13.3-16.8 cm; 2. üründe 13.1-16.1 cm; koçan çaplan 1. üründe 2.7-2.9 mm, 2. üründe 2.8-3.3 mm; koçanda tane sayısı 1. üründe 387-561 adet, 2. üründe 390 -541 adet; tek koçan verimleri 1. üründe 42.8-64.0, 2. üründe 64.0-107.7 g; bin tane ağırlıklan 1. üründe 104.2-135.8, 2. üründe 186.7- 208.3 g ; tane verimleri 1. üründe 96-587 kg/da, 2. üründe 386-638 kg/da arasında değişmiştir. Anahtar Kelimeler : Mısır, Cin Mısın, Tek Melez, Genotip

Cin mısırıMısırTarla bitkileri+1
Şükran Atay Doğrul
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de seçilmiş tarla bitkilerinin arz duyarlılıkları

oz DOKTORA TEZİ TÜRKİYE'DE SEÇİLMİŞ TARLA BİTKİLERİNİN ARZ DUYARLILIKLARI Tuna ALEMDAR ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR Yıl: 2003, Sayfa:81 Jüri : Prof. Dr. Şinasi AKDEMİR : Doç. Dr. Haydar ŞENGÜL Yrd. Doç. Dr. Turan BİNİCİ Bu çalışmada Türkiye'de yetiştirilen bazı önemli tarla ürünlerinin arz duyarlılıkları incelenmiştir. Çalışmada ekiliş alam bağımlı değişken olarak alınmıştır. Açıklayıcı değişkenler olarak ise ümit edilen fiyat, gayri safi üretim değeri, rakip ve tamamlayıcı ürünlerle ilgili ekonomik değişkenler kullanılmıştır. Çalışmada ele alman tüm ürünlerin genelde ekonomik değişkenlere özelde ise gayri safi üretim değerine karşı duyarlı olduğu gözlenmiştir. Pazar için üretimi yapılan pamuk, kuru soğan, ihracatı yapılan mercimek, nohut gibi ürünlerin arz duyarlılıkları buğday, arpa, susam gibi geçimlik tarım yapılan ürünlerin arz duyarlılıklarından yüksek bulunmuştur. Pazar için üretilen patatesin arz duyarlılığı ise geçimlik tarım yapılan buğday ve arpanın duyarlılığından düşük bulunmuştur. Bu durum patatesin özel toprak istekleri ile pazarlama sorunlarına bağlanmıştır. Esneklikler genelde düşüktür. Bu durum tarımsal üretimin yapısının sadece fiyat politikaları ile değiştirilemeyeceğini göstermektedir. Bu nedenle tarımsal karar mercileri ileride fiyat politikalarının yam sıra fiyat dışı tedbirlere daha fazla ağırlık vermelidirler. Araştırma yatırımları, yüksek verimli türler, sulama gibi verim arttırıcı tedbirler ve kredi temininde kolaylık sağlanması gibi konular üzerinde durulmalıdır. Anahtar Kelimeler: arz duyarlılığı, fiyat analizleri

Arz duyarlılığıFiyat analizleriTarla bitkileri
Tuna Alemdar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2003
00
DoctorateOpen AccessEN

The Effects of genotype, medium and growth conditions of donor plants on the haploid production from anthers of durum wheat (triticum turgidum L.) and cytological analyses of regenerants

ABSTRACT PHJD.THESIS THE EFFECTS OF GENOTYPE, MEDIUM AND GROWTH CONDITION OF DONOR PLANTS ON THE HAPLOID PRODUCTION FROM ANTHERS OF DURUM WHEAT (Triticum targidum L.) AND CYTOLOGICAL ANALYSES OF REGENERANTS Münevver DO?RAMACI-ALTUNTEPE DEPARTMENT OF FIELD CROPS INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Advisers: Prof. Dr. Rüştü HATİPO?LU Prof. Dr. Prem P. JAUHAR Yean 2000, Page, 135 Jury: Prof. Dr. Rüştü HATİPO?LU Jury: Prof. Dr. Prem P. JAUHAR Jury: Prof Dr. İbrahim GENÇ Jury: Prof. Dr. Ekrem KÜN Jury: Prof. Dr. Tacettin YA?BASANLAR Anther culture is being increasingly used in cereal crop improvement bom as a source of haploids and for inducing new genetic variation. In the present study, the androgenetic ability often cultivars of durum wheat {Triticum targidum L., In = Ax = 28; AABB) has been investigated, using three different growth conditions and four media. From a total of 86,400 anthers cultured, 324 plants were obtained: 248 green and 76 albino. Genotypes, growth conditions, and media significantly affected anther response and callus production; interactions were also significant Green plant regeneration was influenced significantly by genotype and growth condition, as well as by genotype * growth condition interactions. Albino plant regeneration was affected significantly only by growth condition. Regenerants showed gametoclonal/somaclonal variation. Differences in morphology, growth habit, adult plant height, spike size, and development of spikes at the first nodes were observed. Mitotic and meiotic chromosomes were studied by conventional staining and fluorescent genomic in situ hybridization techniques. Chromosome numbers of the regenerants ranged from 14 to 70. All 76 haploid plantlets (2/i = 2x = 14; AB) were albino. Some of the 28-chromosome regenerants also were albino. Chromosome number in the green plantlets ranged from 28 to 70. Chromosome number also varied in regenerants originating from the same callus. Both intergenomic and mtragenomic multivalents were recorded. An interesting feature was die preferential multiplication of B-genome chromosomes, which formed multivalents (trivalents, quadrivalents and hexavalents). We observed several chromosomal abnormalities, which seemed to increase with the level of polyploidy. Translocations, dicentric chromosomes, chromatid breaks and exchanges, and Robertsonian translocations involving the A- and B-genome chromosomes were observed. Chromosome breakages resulting in centric and acentric fragments, as well as telocentrics were also recorded. Chromosome multiplication and structural aberrations induced during culture may constitute the bases of gametoclonal and somaclonal variations. From the results of the study, it was concluded mat to standardize the anther culture technique for durum wheat new media formulations can be examined in future experiments using the successful cultivars for green plant regeneration from this study. Key words: Triticum turgidum, Anther culture, Genotype, Medium, Growth conditions of donor plants. -I

Anther cultureFeeding contextsGenotype+3
Münevver Doğramacı Altuntepe
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında buğdayda azot kullanım etkinliğini artırma olanakları üzerinde bir araştırma

Buğday (Triticum aestivum L.)'da azotun bölünerek uygulanması ve bitki büyüme düzenleyicisi (BBD) kullanılması, azot kullanım etkinliğini iyileştirebilir. Azotun bölünerek uygulanmasının ve BBD uygulamasının etkileri 1998/99 yetiştirme mevsiminde Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü deneme alanında araştırılmıştır. Uygulanan toplam 210 kg ha-1 azot miktarı, ekim, kardeşlenme ve sapakalkmada uygulanacak şekilde dört farklı uygulama (Na: 80, 80, 50; Nb: 30, 90, 90; Nc: 30, 110, 70; ND: 30, 70, 110 kg N ha"7da ele alınmıştır. BBD olarak da sapakalkma başlangıcında, Chlormequat-Chlorid-Ethephon (CCE)'nun iki dozu (Ro: CCE verilmemiş-kontrol, Rı: 3500 cc ha-1, R2: 5500 cc ha-1) uygulanmıştır. Azot uygulamaları arasında, dane protein içeriği dışında incelenen özellikler yönünden belirgin bir farklılık saptanmamıştır. Bununla birlikte BBD, dane protein içeriği dışında, incelenen özelliklerin çoğunluğunda önemli etkide bulunmuştur. BBD dane verimini, buna bağlı olarak da azot kullanım etkinliğini sırasıyla % 1 7 ve % 20 oranında yükseltmiştir. BBD'nin dane veriminde sağladığı artış, başakta dane sayısı artışı sonucunda başak dane veriminin artması ile gerçekleşmiştir. Başak dane sayısındaki artışın ise, sap büyümesinin erken dönemlerinde, madde dağılımının başak lehine gerçekleşmesi ile ilişki içerisinde olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Buğday, Azotun Bölünerek Uygulanması, Bitki Büyüme Düzenleyicisi, Azot Kullanım Etkinliği.

AzotBitki büyüme düzenleyicileriBuğday+1
Edip Yeniçeri
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında farklı buğdaygil yembitkilerinde biçim sıklığının bazı vejetatif ve generatif özelliklere etkisinin saptanması

Bu araştırma, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma ve Uygulama Alanında bulunan taban arazide, üç farklı buğdaygil yembitkisinde [yumrulu yem kanyaşı (Phalaris tuberosa L.), kılçıksız brom (Bromus inermis Leyss.), yüksek çayır yumağı (Festuca arundinacea Schreb.)], üç değişik biçim sıklığının (10, 20 ve 30 gün) bu bitki türlerinin bazı vejetatif ve generatif özelliklerine etkisinin saptanması amacıyla 2001 yılında yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, en yüksek yeşil ot verimi (5794.68 kg/da), kuru ot verimi (1450.41 kg/da) ve ham protein oranı (% 23.71) ile kılçıksız bromdan elde edilmiştir. Yumrulu yem kanyaşında elde edilen değerler de (sırasıyla 5200.98 kg/da, 1215.08 kg/da, % 18.50) kılçıksız broma yakın bulunmuştur. Ancak yüksek çayır yumağında bu iki türe kıyasla daha düşük değerler (sırasıyla 2683.24 kg/da, 702.76 kg/da, % 15.80) elde edilmiştir. Yeşil ot ve kuru ot verimleri farklı biçim sıklıklarından istatistiksel olarak etkilenmezken, ham protein oranlan biçimler arasındaki sürenin uzamasıyla (10, 20 ve 30 gün) azalma (% 20.97, 19.45 ve 17.59) göstermiştir. Sonuç olarak, Çukurova koşullarında, kılçıksız brom öncelikli olmak üzere her üç türün de başarılı bir şekilde yetiştirilebileceği, biçimler arasındaki sürenin artmasıyla ham protein oranlarının düştüğü ancak sık biçimlerin fazla işgücü gerektirmesi dikkate alındığı taktirde 20 gün aralıklarla yapılan biçimlerin uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Buğdaygil yembitkisi, biçim sıklığı, ot verimi, ham protein oranı

Biçme sıklığıBuğdaygil yembitkisiHam protein+2
Alpaslan Kuşvuran
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının araştırılması

Bu araştırma, Kayseri'de doğal olarak bulunan ve boya olarak kullanılan bitkilerin kültüre alınma olanaklarının saptanması amacıyla 2000-2002 yıllarında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında yürütülmüştür. Denemede kökboya (Rubia tinctorum L.), mahonya (Mahonia aquifolium Nutt.y), derici sumağı {Rhus coriaria L.), civanperçemi (A. biebersteinii Afan.^), karamuk (Berberis crataegina DC.j, boyacı papatyası {Chrysanthemum segatum L.) bitkileri kullanılmıştır. Araştırmada bitki boyu, dal sayısı, yaş kök verimi, kuru kök verimi, taze herba verimi, kuru herba verimi ve boyar madde oranı gibi özellikler incelenmiştir. Sonuçta; kökboya bitkisinde bitki boyu; 161 cm, dal sayısı; 10,3 adet/bitki, yaş kök verimi; 1053.7 kg/da, kuru kök verimi; 295 kg/da ve boyar madde oranı; %3, Mahonya bitkisinde bitki boyu; 49.6 cm, dal sayısı; 6 adet/bitki, yaş herba verimi; 48 g/bitki, kuru herba verimi; 26 g/bitki, boyar madde oranı; %2.6, Derici sumağı bitkisinde bitki boyu; 99.8 cm, dal sayısı; 4.3 adet/bitki, taze herba verimi; 2.18 kg/bitki, kuru herba verimi; 1.22 kg/da, boyar madde oranı %2.5, Civanperçemi bitkisinde bitki boyu; 13 cm, dal sayısı; 397.8 adet/bitki, taze herba verimi; 620.2 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı %1, Karamuk bitkisinde bitki boyu; 56.14 cm, dal sayısı; 8.7 adet/bitki, taze herba verimi; 263.5 kg/da, kuru herba verimi; 195.7 kg/da, boyar madde oranı; %2.6, Boyacı papatyasında bitki boyu; 73.6 cm, dal sayısı; 4.9 adet/bitki, taze herba verimi; 2.777 kg/da, kuru herba verimi; 1.222 kg/da, boyar madde oranı; %1.6 olarak hesaplanmıştır. Anahtar Kelimeler: Berberis ctrataegina, Rubia tinctorium L., Rhus coriaria L., Chrysanthemum segatum L., Achillea biebersteinii, Mahonia aguifoliım

Boya bitkileriKayseriKültür+1
Neziha İzci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Pamuk bitkisinde (Gossypium hirsutum L. ) azot ve pix (mepiquat chloride) uygulamalarının lif, iplik ve tohum kalitesine etkileri üzerine bir araştırma

Bu çalışma, 2000 yılında, pamuk bitkisinde azot (12, 18 ve 24 kg/da) ve Pix uygulamalarının (kontrol, taraklanma başlangıcında 25 cc/da, taraklanma başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da, çiçeklenme başlangıcında 35 cc/da, çiçeklenme başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da) koza, lif, iplik ve tohum kalitesine etkilerini saptamak amacı ile bölünmüş parseller deneme deseninde, üç yinelemeli olarak yürütülmüştür. En yüksek çırçır randımanı 18 kg azot dozunda çiçeklerime başlangıcından 15 gün sonra 35 cc/da Pix uygulamasında elde edilmiştir. Azot dozlarının ve Pix uygulamalarının incelenen tüm lif kalite Özelliklerine etkisi görülmemiştir. Soğuk çimlenme oranında azot uygulamalarının etkisi görülmezken, çiçeklenme başlangıcında 35 cc/da Pix uygulaması en yüksek soğuk çimlenme oranını sağlamıştır. İplik esnekliğinin artan azot dozu ile artma eğiliminde olduğu, en yüksek iplik esnekliğinin çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarında oluştuğu belirlenmiştir. Taraklanma dönemine oranla çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarının iplik kopma dayanıklılığında önemli düzeyde artış sağladığı bulunmuştur. İplikte kusur olarak bilinen ince ve kalın yerler yönünden en yüksek 24 kg azot dozunda ve çiçeklenme döneminde yapılan Pix uygulamalarında saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Azot gübrelemesi, Pix uygulaması, lif, iplik, tohum kalitesi.

Azotlu gübrelerGübrelemeLifler+5
N. Burçak Atçıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı dozlardaki Mg uygulamalarının pamuk bitkisinde verim ve kaliteye etkisi

Farklı dozlarda Mg uygulamasının, pamuk bitkisinde verim ve kaliteye olan etkisinin araştırıldığı bu çalışmada, Gossypium hirsutum L. türü içinde yer alan Çukuroval518 ve Laçhata pamuk çeşitleri ile Mg' un 4 farklı dozu materyal olarak alınmıştır. Denemeler, Tesadüf Blokları deneme desenine göre, 3 yinelemeli olarak kurulmuştur. Çalışmadan, uygulanan farklı Mg dozlarının, yapraklarda saptanan Mg miktarına, bitki boyuna, bitkideki koza sayışma, 100 tohum ağırlığına, şif oranına, meyve dalı sayısına ve kütlü pamuk verimine etkili olduğu; çeşitlerin, yapraklarda saptanan Mg miktarı, bitki boyu, bitki koza sayısı, şif oranı, lif inceliği, meyve dalı sayısı, lif kopma dayanıklılığı, lif uzunluğu, lif yeknesaklık indeksi ve kütlü pamuk verimi özellikleri yönünden birbirinden farklı olduğu; yapraklarda saptanan Mg miktarı yönünden çeşit x Mg interaksiyonunun önemli çıktığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Mg Dozları, Verim, Kalite

KaliteMagnezyumPamuk+2
Mesut Durmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında bazı bezelye (Pisum sativum L. ) çeşitlerinin tane verimi ve verimle ilgili özelliklerinin saptanması

Çukurova bölgesine uygun bazı bezelye çeşitlerinin tane verimi ve verimle ilgili özelliklerini saptamak amacıyla ele alman bu araştırma 2000-2001 yetiştirme döneminde 10 çeşit ile kıraç ve taban arazi koşullarında tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamak olarak yürütülmüştür. Bu araştırma koşullarında Apeksina, Progress, Sprinter, Rondo, Bohatry ve Suriye Lokal seleksyon-1690 çeşitlerinin tane üretimi yönünden bölge koşullarında ümitli oldukları saptanmıştır. Aynı zamanda Progress, Rondo, Bohatry yüksek 100 tane ağırlığına sahip olan çeşitler olarak saptanmıştır. Ele alınan çeşitlerin kıraç koşullarda saptanan bitki boyu, dal sayısı, bakla sayısı, tane sayısı ve tane verimleri taban arazi koşullarına göre daha yüksek olmuştur. Diğer taraftan, taban arazi koşullarında tane verimi ile dal sayısı arasında olumlu, boş bakla sayısı arasında ise olumsuz ilişkiler bulunmuştur. Kıraç koşullarda ise tane verimi ile diğer özellikler arasında önemli bir ilişki bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bezelye, Çeşit, Verim, Korelasyon.

BezelyeKorelasyonPisum sativum+2
Semire Koku
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Hatay bölgesinde bazı nohut (Cicer arietinum L. ) çeşitlerini değişik rhizobium ırkları ile aşılamanın nodül oluşumu ve tane verimine etkileri

^^«DOofes oz DOKTORA TEZİ HATAY BÖLGESİNDE BAZI NOHUT (Cicer arietinum L.) ÇEŞİTLERİNİ DEĞİŞİK RHİZOBİUM IRKLARI İLE AŞILAMANIN NODUL OLUŞUMU VE TANE VERİMİNE ETKİLERİ CAHİT ERDOĞAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman:Prof. Dr. Yusuf KTRTOK Yıl:2002, Sayfa: 168 Jüri : Prof. Dr. Yusuf KIRTOK : Prof. Dr. Ahmet Can ÜLGER : Prof. Dr. A. Emin ANLARSAL : Prof. Dr. Mehmet KILINÇ : Yrd. Doç. Dr. Şaban YILMAZ Bu araştırma, 3 değişik Rhizobium ırkıyla (CP-31, CP-36 ve CP-39) aşılanmış 3 nohut çeşidinin (İzmir-92, Aydın-92 ve Menemen-92) farklı fenolojik dönemlerindeki azot ve/veya protein içerikleri, nodülasyonu, tane verimi ve buna etki eden bitkisel özellikleri araştırmak amacıyla Hatay ekolojik koşullarında 1998-1999 ve 1999-2000 kış yetiştirme dönemlerinde gerçekleştirilmiştir. Her iki yetiştirme döneminde de tane verimi bakımından çeşitler ve Rhizobium bakterileri arasında önemli bir fark bulunamamıştır. Bununla birlikte "çeşit x bakteri" interaksiyonu tane verimini önemli derecede etkilemiştir. Bu nedenle İzmir-92 çeşidinin CP-36 ve Menemen-92 çeşidinin CP-3 1 Rhizobium ırkıyla aşılanması gerektiği belirlenmiştir. Tam olum döneminde diğer fenolojik dönemlere göre çok daha fazla protein/azot birikimi olmuştur. Bu nedenle çiçeklenme/bakla tutma döneminde nohutun azota önemli düzeyde ihtiyacının olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler:Nohut, Biyolojik Azot Fiksasyonu, Aşılama, Rhizobium

Azot fiksasyonuAşılama-bitkiHatay+4
Cahit Erdoğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova bölgesinde sulanan koşullarda uygulanabilecek ekim nöbeti sistemlerinde farklı kışlık ara ürünlerin mısırın (Zea mays L. ) bazı tarımsal karakterleri ve tane verimine etkileri üzerinde araştırmalar

oz DOKTORA TEZİ ÇUKUROVA BÖLGESİNDE SULANAN KOŞULLARDA UYGULANABİLECEK EKİM NÖBETİ SİSTEMLERİNDE FARKLI KIŞLIK ARA ÜRÜNLERİN MISIRIN (Zea mays L.) BAZI TARIMSAL KARAKTERLERİ ve TANE VERİMİNE ETKİLERİ ÜZERİNDE ARAŞTİRMALAR İLKER İNAL ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TARLA BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman: Prof. Dr. TURAN SAĞLAMTÎMUR Yıl: 2002, Sayfa:97 Jüri: Prof. Dr. TURAN SAĞLAMTÎMUR Prof. Dr. Hasan GÜLCAN Prof. Dr. VEYİS TANSI Doç. Dr. MUSTAFA KKILŞİMŞEK Yard. Doç. Dr. Abdulhabip ÖZEL Çukurova koşullarında değişik ara ürünlerin, mısırın bazı tarımsal özellikleri ve tane verimine etkilerinin saptanması amacıyla yürütülen bu çalışmada, yeşil gübre bitkisi olarak iskenderiye üçgülü (Trifoliwn alexandrinum L.), bakla (Viciafaba L.), fiğ+yulaf karışımı (Vida sativa L.+Avena sativa L.) yetiştirilmiştir. Baklagil bitkileri hem parçalanmış ve yeşil gübre olarak toprağa karıştınlmış, hem de kaba yem olarak hasat edilmiştir. Hasat edilen bitkilerin hasat artıkları (anız ve kök) toprağa karıştırılmıştır. Ispanak (Spinacia okracea L.) ve marul (Lactuca serriola L.) ana ürünün ekim tarihini geciktirmeyecek şekilde kışlık ara ürün olarak yetiştirilip, hasat edildikten sonra, hasat artıkları parçalanarak toprağa karıştınlmış ve daha sonra ana ürün olarak mısır (Zea mays L.) yetiştirilmiştir. Mısır tane verimleri 1999 yılında 1050.97- 1341.79 kg/da arasında değişmiş, en yüksek mısır tane verimleri, Ispanak-Mısır (1341.79 kg/da) ve İskenderiye üçgülü (Kaba yem)-Mısır (1330.61 kg/da) sistemlerinden elde edilmiştir. 2000 yılında ise 1149.49-1335.43 kg/da arasında değişmiş, en yüksek değer Ispanak-Mısır (1335.43 kg/da) ve Bakla (Yeşil gübre)-Mısır (1323. 1 1 kg/da) sistemlerinden elde edilmiştir. Birim azot miktarının sağladığı mısır tane veriminin, özellikle baklagillerin yeşil gübre veya kaba yem olarak yetiştirildiği sistemlerde monokültür mısıra göre önemli derecede yüksek bulunduğu ve büyük oranda azotlu gübre tasarrufu sağladığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Yeşil Gübre, Yeşil Yem, Mısır Tane Verimi, Baklagiller, Ispanak, Marul IV

BaklagillerIspanakMarul+4
İlker İnal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Bazı yerel arpa çeşitleri ve karışımlarının Diyarbakır koşullarında verim ve biyolojik verim bakımından incelenmesi

Bu çalışma 3 arpa populasyonu, 3 saf hat (Zambaka, Arta, Wadi Hassa) ve bu saf hatların çeşitli oranlarda karışımından oluşan arpa materyalinde bazı agronomik karakterlerin verim ve biyoloik verim ile ilişkilerini incelemek amacıyla Diyarbakır koşullarında yürütülmüştür. Tarla denemeleri 1995/96 ve 1996/97 yetişme sezonunda Güneydoğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsünün deneme alanında tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlı olarak kurulmuştur. Bu çalışmada 24 karakter deneme yılları itibariyle varyans analizleri yoluyla incelenmiş, birleşik olarak değerlendirme ön koşullan dikkate alınarak yapılan birleşik varyans analizleriyle karakterler hakkında daha inanılır bilgiler edinilmiştir. Ayrıca verim ve biyolojik verim karakterleri ayrıntılı olarak incelenmiştir. Yapılan korelasyon ve path analizlerinde erkencilik ile hem tane, hem de saman verimi arasında pozitif ilişkiler tespit edilirken, geççilik ile negatif ilişkiler bulunmuştur. Çiçeklerime dönemi sonrası alman bazı karakterler ile tane ve saman verimi arasında bazı regresyon eşitlikleri, yüksek determinasyon katsayısı (% R2) değerleri ile tane ve saman verimindeki değişimi yeterlilikle ifade etmişlerdir. Wadi Hassa, Karışım 1, Pop 08 ve Karışım 3, en yüksek tane verimini vermiş, istatiksel önemli fark olmamasına karşın Pop 39, Pop 42 ve Zambaka saman veriminde ilk sıralarda yer almışlardır. Elde edilen tüm bulgulardan, populasyonlar tohumluk üretiminde yer almadığından devre dışı bırakılarak, tane verimi için Wadi Hassa çeşidinin, saman verimi için ise Zambaka çeşidinin seçilebileceği, karışımların ise; içinde yer alan çeşitlerin özelliklerine göre hem tane, hem de saman verimi için uygun oldukları ve sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler : arpa karışımları, tane ve saman verimi, sürdürülebilir tarım

ArpaDiyarbakırSaman verimi+3
Fethiye Özberk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında ketencik (Camelina sativa)'te farklı azot ve fosfor gübrelemesinin tohum verimi ve yağ oranına etkileri

Kasım 2001 - Mayıs 2002 tarihleri arasında Adana, ekolojik koşullarında yürütülen bu çalışmada, alternatif bir yağ bitkisi olan ketencik {Camelina sativa)'te farklı azot ve fosfor dozlarının tohum verimi ve yağ oranına olan etkileri incelenmiştir. Araştırmada aynı zamanda azot ve fosfor dozlarının bitki boyu, ilk dallanma yüksekliği, dal sayısı, harnup sayısı, harnuptaki tohum sayısı, bin dane ağırlığı gibi morfolojik özellikleri ile protein oranı üzerine olan etkileri de belirlenmiştir. 15 kg/da azot ve 10 kg/da fosfor uygulamalarına kadar tohum ve yağ verimlerinde artışlar sağlanmıştır. En yüksek yağ oranı (% 31) ile yağ verimi (72.39 kg/da) 15 kg/da azot ve 15 kg/da fosfor uygulamasından alınmıştır. Bölge için en uygun gübre miktarının 15 kg/da azot ve 5-10 kg/da fosfor olduğu belirlenmiştir.Anahtar Kelimeler: Camelina sativa, Gübreleme, Verim

Azotlu gübrelerCamelina sativaCamelina sativa+5
Ahmet Karahoca
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova'da değişik ekim sıklıklarının iki farklı susam (Sesamum indicum L.) çeşitinde verim ve verimle ilgili bazı karakterlere etkisi üzerine bir araştırma

Çukurova koşullarında, değişik ekim sıklıklarının, iki farklı susam çeşitinin başlıca verim unsurlarına etkilerini incelemek amacı ile ele alınan bu çalışma; Çukurova üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanı' nda, 1990 yılı II. ürün yetiiştirme sezonunda yapılmıştır. Araştırma; faktöryel düzende, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlamalı alarak oluşturulmuştur. Araştırımdan, incelenen özellikler yönünden saptanan sonuçlar aşağıda özetlenmiştir. 1- Bitki Boyu ; Bitki boyu, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklıklıgı arttıkça bitki boyu artmıştır. En yüksek bitki boyu özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki boyu ile protein oranı arasında önemli ve olumlu, bitki başına kapsül sayısı, kapsüldeki tohum sayısı, 1000 tohum ağırlığı, yag oranı, ham yag verimi ve tohum verimi arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. 2- Bitki Başına Dal Sayısı : Bitki başına dal sayısı, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklığı azaldıkça bitki başına dal sayısı artmıştır. En yüksek dal sayısı özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki başına dal sayısı ile bitki başına kapsül sayısı ve kapsüldeki tohum sayısı arasında önemli ve olumlu, yag oranı ve protein oranı arasında da önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Ayrıca tohum verimi ile bu özellik arasında önemsiz de olsa olumlu bir ilişki saptanmıştır. 3- Bitki Başına Kapsül Sayısı : Bitki başına kapsül sayısı, çeşitlerden ve ekim sıklıklarından önemli düzeyde etkilenmiş, ekim sıklığı azaldıkça bitki başına kapsül sayısı artmıştır. En yüksek bitki basına kapsül sayısı özberk-82 çeşitinden saptanmıştır. Bitki başına kapsül sayısı ile tohum verimi, ham yag verimi, bitki başına dal sayısı, kapsüldeki tohum sayısı ve 1000 tohum ağırlığı arasında önemli ve olumlu, bitki boyu ve protein oranı arasında da önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır.-56- 9- Seed Yield: Seed yield was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased seed yield. Muganli-57 gave the highest seed yield. Seed yield was positively and significantly correlated with number of capsule/plant, number of seed/ capsule, 1000 seed weight, oil content and oil yield. Seed yield was negatively and significantly correlated with Plant height and protein content.-55- 4- lumber of Seed/ Capsule: Number of seed/capsule wasn' t effected by the cultivars. It was significantly effected by the plant density. Plant density decreased with increased number of seed/capsule. Number of seed/capsule was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield, number of capsule/plant, Sumber of branch/ plant and 1000 seed weight. Number of seed/capsule was negatively and significantly correlated with Plant height and protein content. 5- 1000 Seed Veight: 1000 seed weight was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased 1000 seed weight. Muganli-57 gave the highest 1000 seed weight. 1000 seed weight was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield, oil content, number of capsule/plant and number of seed/capsule. 1000 seed weight was negatively and significantly correlated with Plant height. 6- Oil Content: Oil content was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased with increased oil content. Xuganli-57 gave the highest oil content. Oil content was positively and significantly correlated with seed yield, oil yield and 1000 seed weight. Oil content was negatively and significantly correlated with Plant height and Number of branch/ plant. 7- Protein Content: Protein content wasn' t effected by the cultivars. It was significantly effected by plant density. Plant density increased with increased protein content. Protein content was positively and significantly correlated with Plant height. Protein content was negatively and significantly correlated with seed yield, Sumber of branch/plant, number of capsule/plant and number of seed/capsule. 8- Oil Yield: Oil yield was significantly effected by the cultivars and the plant density. Plant density decreased, with increased oil yield. Huganli-57 gave the highest oil yield. Oil yield was positively and significantly correlated with seed yield, number of capsule /pi ant, number of seed/capsule, 1000 seed weight and oil content. Oil yield was negatively and significantly correlated with Plant height.

Bitki boyuEkim sıklığıSesamum indicum+4
Nejmi Ergel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Yerfıstığı (Arachis hypogaea L.) tarımında bakteri ve azotlu gübre uygulamasının verim ve kalite özelliklerine etkisi üzerinde bir araştırma

-60- ÖZET Bu çalışmış Ç"ü. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında İ99İ yılı ana ürün yetiştirme sezonunda yürütülmüştür.. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre üç tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Bakteri ve farklı dozlardaki azot gübresinin Çukurova Bölgesinin yerel yerfıstığı çeşidi olan Çom'un verim ve kalitesi üzerine etkileri incelenmiştir. Azot gübresi, ekim, maximum çiçeklenrne ve çiçeklenrne sonu olmak üzere üç.farklı samanda ve farklı dozlarda uygulanarak denenmiştir. Denemede incelenen özelliklere ait değerler aşağıda özetlenmiştir» ve Sayısı Bitki başına düşen meyve sayısına ait ortalama değerler 79.03-62.86 adet/bitki arasında değişerek dört farklı grup oluşturmuştur. En yüksek değer ekim, maximum çiçeklerime ve çiçeklenrne sonu olmak üzere üç farklı zamanda toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise aynı zamanlarda toplam 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir- Bitki başına meyve sayısı ile bitki başına meyve ağırlığı, meyve verimi, 100-tohum ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki gözlenmiştir. Meyve Ağırlığı: Bitki başına düşen meyve ağırlığına ilişkin ortalama değerler dört farklı grup oluşturmuştur. En yüksek değer 109.07 gr/bitki ile üç farklı zamanda toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise 90» SB gr/bitki ile aynı zamanlarda 25 kg N/da uygulamasından sağlanmıştır. Yüksek dozda uygulanan azot gübresi meyve ağırlığını en aza indirmiştir. Meyve ağırlığı ile 100-tohum ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki vardır.-61- Kalite Sınıf laması s L Kalite meyve ağırlığı oranına, ilişkin en yüksek değer, ekim ve maximum çiçeklerime devresinde toplam 10 kg N/da uygulamasından en düşük değer ise kontrol parselden elde edilmiştir. Bütün uygulamalarda II kalite meyve ağırlığı oranları kontrolden düşük değerde bulunmuştur. Iskarta meyve ağırlığın? ilişkin en yüksek değer 5.52 ile kontrol parselden elde edilmiştir,, I " kalite meyve ağırlığına II. kalite ve ıskarta meyve ağırlıkları oranı1 sırasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. " II o kalite meyve ağırlığı oranı ile I. kal it» meyve ağırlığı oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki belirmiştir» Iskarta meyve ağırlığı oranı ile kabuk oranı arasında önemli ve olumlu, I» kalite meyve ağırlığı orranı arasında önemli ve olumsuz etkileşim saptanmıştır» İOO- Meyve Ağırlığım Azat. uygulamalarına göre 100-meyve ağırlığına ilişkin ortalama değerler beş faklı grup oluşturmuş, en yüksek değer 202 = 25 gr ile üç -farklı zamanda 15 kg N/da uygulamasından, en düşük değer ise 185,15 gr ile tohum aşılaması yapılan ve "O" azot dozu kullanılan uygulamadan elde edilmiştir. 100-meyve ağırlığı ile meyve verimi, meyve sayısı, meyve ağırlığı ve 100-tohum ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır» İOO-Tohum Ağırlığı: 100-tohum ağırlığına ilişkin ortalama değerler dört -farklı grup oluşturmuştur» 85.22 ile ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu 15 kg N/da en yüksek 5 80.52 ile ekimde bakteri aşılaması yapılan ve "0" azot dozu kullanılan uygulama en düşük değerleri oluşturmuşlardır. Meyvede tohum oranı ile meyve verimi, bitki başına meyve ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Kabuk Oranı s Kabuk oranına ilişkin ortalama değerler altı -farklı grupta toplanmışlardır. En yüksek değer % 28» 88 ile üç -farklı zamanda (0+10=10+5) 25 kg N/da uygulamasından,-62- en düşük değer ise y.24.45 ile toplam 15 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Kabuk oranı ile meyve verimi, meyve sayısı, 100-tohum ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumsuz, ıskarta meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu bir ilişki vardır. Sleyve Verimi s Azot uygulamaları dekara meyve verimi değerleri bakımından beş grup oluşturmuştur. Dekara en yüksek verim 576.38 kg/da ile ekim, maximum çiçeklerime ve çiçeklenme sonu olmak üzere (6+5=5-1-5) toplam 15 kg N/da uygulamasından, en düşük verim ise 484» 68 kg/da ile aynı zamanlarda 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir* Yüksek dozda uygulanan azot gübresi meyve verimi üzerine olumsuz etki göstermiştir. Dekara meyve verimi ile meyve sayısı, meyve ağırlığı, 10O- tohum ağırlığı ve 100-meyve ağırlığı arasında önemli ve olumlu, kabuk oranı arasında önemli ve olumsuz bir ilişki saptanmıştır. Yağı içeriğin En yüksek tohum yağ içeriği % 56.33 ile ekimde bakteri aşılaması yapılan ve "0" azot dozu kullanılan uygulamadan, en düşük yağ içeriği ise ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu olmak üzere (0-1-10=5+5) üç.farklı samanda toplam 20 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Protein içeriğin Tohumların protein içeriğine ilişkin uygulamalar arasında önemli fark bulunmuştur ve üç -farklı grup oluşmuştur. En yüksek değer 7. 28.23 ile ekim, maximum çiçeklenme ve çiçeklenme sonu olmak üzere toplam 25 kg N/da uygulamasından elde edilmiştir. Bütün uygulamalar tohumun protein içeriğinde kontrole göre bir artışa neden olmuştur.

Arachis hypogaeaAzotlu gübrelerBakteri aşılama+4
Sevgi Selçuk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
DoctorateOpen AccessTR

Çukurova koşullarında mısır (Zea mays L.)ve soya (Glycine max (L) Merrill)'nın birinci ve ikinci ürün olarak birlikte yetiştirilmesinin verim ve bazı tarımsal karakterlere etkisi üzerinde araştırmalar

ÖZET Adana'da mısır ve soyanın birinci ve ikinci ürün olarak değişik birlikte yetiştirme sistemlerinde tane verimine etkilerini saptamak amacı ile yapılan bu çalışma; 1990 ve 1991 yıllarında Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü uygulama arazisinde yürütülmüştür. Deneme; Kombine tesadüf blokları deneme desenine göre 4 tekrarlamak olarak kurulmuştur. Araştırmada uygulanan ekim sistemleri aşağıdadır. 1. Sal' mısır (70x20) 2. Saf soya (70x5.0) 3. 1M+ İS (20+2.5) 4. I M+ İS (20+5.0) 5. 1M+ İS (15+2.5) 6. 1M+1 S (15+5.0) 7. 1M+ IS (10+2.5) 8. 1M+1S (10+5.0) 9. 2M+2S (20+2.5) 10. 2M+2S (20+5.0) 11. 2M+2S (15+2.5) 12. 2M+2S (15+5.0) 13. 2M+2S (10+2.5) 14. 2M+2S (10+5.0) Birlikle yetiştirme sistemleri mısır ve soya yoğunluğuna bağlı olarak mısır bitkisinde verim artışına, soya bitkisinde verim azalmasına neden olmuştur. Birinci Ürün Mısır : Bitki boyu, bitki çapı ve ilk koçan yüksekliği birlikte yetiştirme sistemlerinde mısır sıklıklarından etkilenmemiştir. Tür içi rekabet nedeni ile koçan sayısı, koçan boyu, koçan çapı, koçan ağırlığı, bin tane ağırlığı, tane verimi ve ham134 protein veriminde mısır sıklıklarından etkilenmiş, bu etkileşimde artış görülmüştür. Artan mısır sıklığı ile olgunlaşma süresi uzamıştır. Mısır tane veriminden lM+lS(20+2.5) birlikte yetiştirme sistemlerinde %1 8.8 ile %35. 1 oranında artış gerçekleşmiştir. İkinci Ürün Mısır : Bitki çapı ve bin tane ağırlığı uygulamalarda mısır sıklıklarında etkileşimi olumsuz etkilenmiştir. Mısır bitkilerinin kendileri ile rekabeti sonucu diğer karakterleri mısır sıklıklarından olumlu şekilde etkilenmişlerdir. İkinci ürün mısır tane veriminin lM+lS(20+5.0) birlikte yetiştirme sisteminde artış oranı %0.53 ile %44.0 arasındadır. Birinci Ürün Soya : Dal sayısı, bakla sayısı, baklada tohum sayısı, tane verimi ve ham protein verimi tüm yetiştirme sistemlerinde soya ve mısır bitkisinin sıklığı ile gölgeleme etkisi saf yetiştirmeye göre olumsuz etkilenmişlerdir. Diğer tüm özelliklerde ise önemli artışlar gözlenmiştir. Mısır sıklığının artışı, gölgeleme ve olumsuz rekabeti artırmıştır. İkinci Ürün Soya : Bakla sayısı, baklada tohum sayısı, bitki başına tohum verimi, tane verimi ve ham protein verimi değerlerinin ekim sistemlerinde bitki sıklıklarından etkilenmediği, diğer karakterlerin ise ekim sistemlerini etkilediği saptanmıştır. Alan Eşdeğerlik Oranı : (LER) bakımından en yüksek değerin 1. ve 2. ürün olarak denemenin her iki yılında ve iki yıllık verilerde, tüm birlikle yetiştirilen sistemlerde yüksek bulunmuş olup, l.ürün 1990'da lM+lS(15+5.0) sisteminde 1.73, 1991'de 1.68, iki yıllık verilerde 1.66, 2. ürün 199()'da lM+LS(20+5.0) sisteminde 1.46, 1991'de 1M+1S ve 2M+2S( 15+2.5) sistemlerinde 1.30, iki yıllık verilerde lM+lS(20+5.0) sisteminde del.33 olarak saptanmıştır.

Birinci ürünEkim sıklığıMısır+5
Mustafa Okant
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1992
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında yüksek verimli uç hexaploid triticale hattında farklı tohum iriliklerinin tarımsal ve morfolojik karakterlere rtkisi üzerinde bir araştırma

IV ÖZ Çukurova'nın taban koşullarında, üç triticale hattında farklı tohum iriliklerinin verim ve verim unsurlarına etkisinin incelendiği bu çalışmada, incelenen özelliklerin hatlardan ve iriliklerden önemli derecede farklı etkilendiği görülmüştür. İncelenen hatlar arasında Çukurova koşullarına en uygun triticale hattının Drira OAP 6 olduğu saptanmıştır. Tane iriliğinin azalışına paralel olarak verim ve verim unsurlarında önemli düşüşlerin meydana gelmesi nedeniyle tohumluk olarak kullanılacak tanelerin en azından 2.2 mm'den büyük olması gerektiği sonucuna varılmıştır.

Agronomik özelliklerMorfolojiTarla bitkileri+3
Okan Şener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Flue-cured tipi tütün (Nicatiana tabacum L.) çeşitlerinin Çukurova koşullarına uyum yetenekleri üzerine araştırma

65 ÖZET Bu çalışma ; G-İİ. Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü Araştırma Alanında 1991 yxlxn da tesadüf blokları, deneme desenine göre üç tekrar! amali, olarak kurulmuş ve yürütülmüştür.. Araştırmada Flue-cured tipi tütün çeşitlerinden Delgold, G80 ve (328 ''in Çukurova bölgesi toprak ve iklim koşullarına uyumu ile verimi ve verim unsurlara. araştırılmıştır. Denemede incelenen özellikler aşağıda özetlenmiştir. 1. Bitki Boyu : Denemede kullanılan tütün çeşitlerin bitki boyları 202.83 -167,50 cm arasında değişmiştir. En yüksek bitki boyu Delgold çeşitinde, en düşük bitki boyu ise G28 çeşidinde saptanmıştır. Bitki, boyu ile toplanı kuru yaprak verimi, yaprak uzunluğu ve yaprak genişliği arasında önemli ve olumlu bir ilişki saptanmıştır. 2. Bitki Başına Yaprak Sayısı : Bitki başına ortalama en yüksek yaprak sayışı Delgold (27.10 adet / bitki ) çeşidinde, en düşük yaprak sayısı ise (26.50 adet/bitki) G28 çeşidinde tesbit edilmiştir. Bitki başına yaprak sayısı ile çiçeklerime gün sayısı arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 3. Ellere Göre Yaprak Uzunluğu : Delgold çeşitinde en yüksek yaprak uzunluğu 63.73 cm ile 2. elden, en düşük yaprak uzunluğu 48"1B cm ile 6,. elden elde edilmiştir. G80 çetinde en yüksek yaprak uzunluğu G0" 91 cm ile 2. elden, en66 düşük yaprak uzunluğu 48.89 cm ile 6. elden elde edilmiştir. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak uzunluğu 55. 6 3 cin ile 2. elden, en düşük yaprak uzunluğu ise 47.71 cm ile 6. elden elde edilmiştir. Yaprak uzunluğu ile toplam kuru yaprak verimi, bitki boyu, yaprak genişliği ve yaprak alanı, arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 4. Ellere Göre Yaprak Genişliği : Delgold çeşitinde en yüksek yaprak genişliği 32.01 cm ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 21. 69 cm ile 6. elden elde edilmiştir. G80 çetinde en yüksek yaprak genişliği 29.99 cin ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 21.32 cm ile 6. elden elde? edilmiştir. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak genişliği 28.83 cm ile 2. elden, en düşük yaprak genişliği 22.10 cm ile 6. elden elde edilmiştir. Yaprak genişliği ile bitki boyu, toplam kuru, yaprak alanı, ve yaprak uzunluğu arasında önemli ve olumlu korelasyan bulunmuştur. 5. Ellere Göre Yaprak Alanı : Delgold çeşitlinde en yüksek yaprak alanı 1162.61 crn2 ile 2. elden, en düşük yaprak alanı 595.66 crn8 ile 6. elden elde? saptanmıştır. G80 çetinde en yüksek yarn-eık alanı 1150.63 cm8 ile 2.. elde, en düşük yaprak alanı 570.67 crn8 ile 6. elden elde saptanmıştır. G28 çeşitinde ise, en yüksek yaprak alanı 1010.05 crn2 ile 2. elde, en düşük yaprak alanı 650.50 crn8 ile 6. elden saptanmıştır. Yaprak cilanı ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği yaprak genişliği ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu İlişki saptanmıştır. 6. îlk Çiçeklenme Zamanı : İlk çiçeklerime zamanı yönünden Delgold (59.00 gün) en uzun sürede çiçeklenirken, G28 (58.33 gün) çeşidi en kısa sürede çiçeklenıniştir. İlk67 çiçeklerime zamanı, ile bitki başına yaprak sayısı arasında önemli ve olumlu korelasyon bulunmuştur. 7. Vejetasyon Süresi : En uzun Vejetasyon süresi bakımından GÖO (121.67 gün) çeşidi olurken, en kısa vejetasyon süresi Delgold (120.33 gün) çeşidinde saptanmıştır. 8. Ellere Göre Yaş Yaprak Verimi : Delgold çeşit in de en yüksek yaş yaprak verimi 680.. 83 kg/ da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise "1.18.. 77 kg/da ile 6. elde saptanmıştır.. G80 çeşitinde en yüksek yaş yaprak verimi 670. G 7 kg/da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise 117.50 kg/ d a ile 6. elde saptanmıştır. G28 çeşitinde en yüksek yaş yaprak verimi 580.. 83 kg/da ile 2. elde, en düşük yaş yaprak verimi ise 174.17 kg/da ile 6. elde saptanmıştır. Yaş yaprak verimi ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, yaprak alanı, toplam yaş ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu korelasyon saptanmıştır. 9. Toplam Yaş Yaprak Verimi : Toplam yaş yaprak verimi en yüksek Delgold (2831.67 kg/da) çeşitinden elde edilirken en düşük toplam yaş yaprak verimi G28 (2617.33 k g / d a ) çeşisinden elde edilmiştir.Toplam yaş yaprak verimi ile yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, bitki boyu ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu ilişki saptanmıştır. 10. Ellere Göre Kuru Yaprak Verimi : Delgold çeşitinde en yüksek kuru yaprak verimi 102.12 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi, ise 18.00 kg/da ile 6*.. elde saptanmıştır. G80 çeşitinde en yüksek kuru yaprak68 verimi 100.58 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi ise 17.62 kg/da ile 6. elde saptanmıştır. G28 çeşitinde en yüksek kuru yaprak verimi 87.12 kg/da ile 2. elde, en düşük kuru yaprak verimi ise 24.75 kg/da ile 8. elde saptanmıştır. Kuru yaprak verimi ile bitki boyu, yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, yaprak alanı, toplam yaş ve toplam kuru yaprak verimi arasında önemli ve olumlu korelasyon saptanmıştır. 11. Toplam Kuru Yaprak verimi : Çeşitlerin toplam kuru yaprak verimleri 424.75 kg/ da ile 392.60 kg/ da çırasında değişmiştir. En yüksek verim Delgold çeşidinde, en düşük verim ise G28 çeşidinde saptanmıştır. Toplam kuru yaprak verimi ile yaprak uzunluğu, yaprak genişliği, bitki boyu ve? toplam yaş yaprak verimi arasında önemli ve olumlu ilişki bulunmuştur. 12. Toplam Azot Oranı : Azot oranı en yüksek G80 (%2.47) çeşidinde, en düşük Delgold (%2" 02) çeşidinde saptanmıştır.Azot oranı ile protein oranı arasında önemli ve olumlu ilişki bulunmuştur. 13. Toplam Protein Oranı : Çeşitlerin protein oranları %15.44 %12.82 arasında değişmiştir.. En yüksek protein oranı G80 çeşidinde saptanırken, en düşük protein ora n ı D e 1 g o 1 d ç e ş i d inde bu 1 u n muştur. 14. Kül Oranı : En yüksek kül oranı G28 (% 19.00) çeşidinde, en düşük kül oranı ise Delgold (% 16.83) çeşidinde bulunmuştur. Kül oranı ile bitki boyu arasında önemli ve olumsuz korelasyon saptanmıştır. 15. Petrol Eteri Ekstraktı : Petrol eteri ekstratı yönünden çeşitlere ait ortalamalar % 9. 00--ÎK8. 67 arasında değişim göstermiştir. En yüksek petrol eteri ekstraktı Delgold çeşitinde, en düşük G80 çeşitinde saptanmıştır.

Tarla bitkileriTütünÇukurova bölgesi
Doğan Sevgi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

T. aestivum (Seri-82) x T. durum (Balcalı-85) türler arası buğday melezinin Fl ve F2 bitkilerinde sitolojik ve morfolojik araştırmalar

T.aestivum t Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) Türler Arası Buğday Melezinin Y\ ve F2 Bitkilerinde Morfolojik ve Sitolojik Araştırmalar " konulu bu araştırmada F| ve F2 bitkilerin mitoz ve mayoz bölünmeleri, F2 bitkilerin çiçek tozu canlılığı ve bazı morfolojik özellikleri incelenmiştir. Araştırma sonuçlan aşağıda özetlenmiştir. 1. Taesthnjm (Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası resiproklu melezinde T. aesSAvm ana olarak kullanıldığında dane bağlama oranı (%38.06) T durum ana olarak kullanıldığında elde edilen değere ( % 30.83) göre daha yüksek bulunmuştur. 2. Taestivum (Seri-S2) X T.durum (Balcalı-85) melezinin F^ bitkilerinden alman ve F2 bitkilerini verecek tohumlar düz, yan tansık ve tansık olmak üzere 3 gruba ayrıldıktan sonra anaçlar, F} ve F2 tohumlan çimlendirildiğinde çimlenme oranı, radicula, plumula ve toplam fide uzunluğu(cm) ve tohum çimlenme kuvveti (seed vigor index) değerleri F2 düz tohumlarında en yüksek, Y\ (BXA)'de ise en düşük bulunmuştur. 3. T.aesüi'Vm ( Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası melez bitkiler 2n=35 kromozomlu (pentaploid) bulunmuştur. Pentaploid bitkilerin metai'az-I safhasında 5.44 univalent, 13.64 bivalent ve 0.72 multivalent oluşturduğu saptanmıştır. 4. T.aesmvm (Seri-82) X T.durum (Balcalı-85) türler arası buğday melezinin F2 bitkilerinde incelenen 600 adet tohumdan 94 tanesinde kromozom sayısı tespit edilmiştir, incelenen 94 bitkinin 47'sini 2n=29, 2n=30, 2n=31 ve 2n=32 kromozomlu bitkiler oluşturmaktadır. 2n=39 kromozoma sahip 1 bitki bulunurken 2n=42 kromozoma sahip bitki ise bulunamamıştır. Aynı zamanda kromozom sayısı ile gruplara ayrılan F2 tohumlan arasında bir ilişki saptanmamıştır. 5. Kromozom sayılan belli bitkilerden alınan başaklarda yapılan inceleme sonucu polen canlılığı 2n=29 kromozomlu bitkilerde en yüksek i% 92.3), 2n=39 kromozomlu bitkide ise en düşük (% 615) bulunmuştur.-68. 6. Kromozom sayıları belli olan bitkilerde metafaz-I safhasında kromozom eşleşmeleri incelendiğinde kromozom sayısı 2n<=28 ve 2n=42ye yaklaşıldıkça univalent sayısının azaldığı, 2n=28 ve 2n-42 kromozomlu bitkilerden 2n»35 kromozomlu bitkiye yaklaşıldıkça univalent sayısının arttığı saptanmıştır. Aynı zamanda steril ' ve fertti kromozom kombinasyonlarının da meydana geldiği belirlenmiştir. 7. F2'de yapılan mayoz araştırmalarında 2n=28 kromozomlu bitkilerin metafaz I'de 14*1 kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden dizomik, 2n=41 kromozomlu bitkilerin 20II+1I kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden monozomik, 2n=40 kromozomlu bitkilerin ise 19I1f2I kromozom eşleşmesi gösterdiklerinden çift monozomik olduklar anlaşılmıştır. Kromozom sayılan bakımından orto sıralarda yer alanlarda metafaz I'de fazla sayıda (5-6) univalent görülmüştür. 8. Kromozom sayılan belli bitkilerin dışında yetiştirilen F2 bitkileri başak tiplerine göre tetraploid ve hekzaploid fenotipik gruplara ayrılmış ve ayrıcada bitki boylarına göre de gruplandırılmıştır. iki grupta da tetraploid başak tipleri gösteren bitkiler çoğunluğu oluşturmuştur. 9. Anaçlar ve F2 bitkilerinin göstermiş olduklar varyasyondan dolayı bitki boyu, başak uzunluğu, başakta başakçık ve dane sayısı karşılaştırmıştır. En düşük bitki boyu 82.25 cm ile F2 (AxB) bitkilerinde, en yüksek ise 9835 Balcah-85 çeşidinde ; en uzun başak uzunluğu 8.88 cm ile Seri-82, en kısa başak uzunluğu ise 7.13 cm ile Balcah-85 çeşidinde ; başakta en fazla başakçık sayısı 20.65 adet ile Balcah-85 çeşidinde, en düşük ise 17.35 adet ile F2(AXB) bitkilerinde ; başakta en fazla dane sayısı 48.73 ile Seri-82 çeşidinde, en düşük ise F2 (AXB) ( 13.93 adet) bitkilerinde bulunmuştur. 10. Kromozom sayılan belli F2 bitkilerinde başak uzunluğu, başakta dane sayısı, başakta dane ağırlığı ve bin dane ağırlığı incelenmiştir. Başak uzunluğu ortalama 8.81 cm olup, 2n=34 kromozomlu bitkilerde en yüksek (9.90 cm), 2n=29 kromozomlu bitkilerde ise en düşük (6.38 cm) ; başakta ortalama dane sayısı 12.81 adet.olup 2n=29 kromozomlu bitkilerde en yüksek (42.45 adet), 2n=3Ş kromozomlu bitkilerde ise en düşük (1,30 adet) ; başakta dane ağırlığı ortalama1 036 gr olup 2n»29 ve 2n=28 kromozomlu bitkilerde en yüksek (0.73 ve 0.6/ gr ), 2n=33 kromozomlu bitkilerde en düşük (0.04 gr) ; bin dane ağırlığı ortalama 33.91 gr olup 2n=39 kromozomlu tek bitkide en yüksek (39.86 gr), 2n=31 kromozomlu bitkilerde ise en düşük (29.04 gr) bulunmuştur.

Bitki morfolojisiBuğdayEkmeklik buğday+4
Hakan Özkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuzluluk stresinin bazı nohut çeşitlerinde çimlenme, bitki gelişimi ve simbiyotik sisteme etkisi

xmt iv ÖZ Bu çalışma, tuzluluk stresinin nohutun çimlenmesine, bitki gelişimine ve simbiyotik sisteme olan etkisini araştırmak için yapılmış ve nohutta etkili spesifik Rhizobium hatları kullanılarak tuzluluğa gösterilen tolerans mineral azot verilmiş bitkilere kıyaslanarak incelenmiştir. Artan tuzluluk konsantrasyonları çimlenme yüzdesini 75 mM'dan sonra düşürmüştür. Fidelerin kuru ve yas ağırlığı, radikula ve plumula boyları, vigor indeksi, kuru ağırlık stres indeksi, fide boyu stres indeksi 50 mM NaCl dozundan sonra düşmüştür. Çimlenme testleri sonuçlarına göre denenen çeşitlerden ILC-482 ile ILC-195 çeşitleri FLIP 84-19C ve FLIP 85-14C çeşitlerine göre daha iyi performans göstermiştir. Ayrıca, ILC-482 ve ILC 195 değişik toprak tuzluluğu koşullarında Rh.429, Rh.620, Rh.lQ02 Rhizobium hatları ile inokule edilerek veya mineral azot verilerek yetiştirilmiş ve tuzluluğun bitkinin gelişimi nodulasyon ve simbiyotik sisteme olan etkisi araştırılmıştır. Tuzluluk, bitkinin kök gelişimini, sürgün gelişimini, nodulasyonunu olumsuz olarak etkilemiş ve bitkinin azot içeriğini istatistiki olarak düşürmüştür. Rhizobium hatları kontrol ve % 1 NaCl tuzluluğu koşulunda her iki çeşitte de efektif simbiyoz oluşturmuştur. Kök gelişimi, sürgün gelişiminden daha fazla etkilenmiş ve mineral azot verilmesi bitkinin tuzluluktan etkilenmesini azaltmıştır.

Bitki gelişimiNohutSimbiyotik+3
Saim Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1993
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova koşullarında anason (Pimpinella anisum)'da farklı ekim zamanlarının verim ve kaliteye etkisi

VI ÖZ Bu araştırma anasonun Çukurova koşullarında tarım olanaklarını incelemek drog verimi, uçucu yaş miktarı ve kalitesi yönünden optimum ekim zamanını saptamak amacıyla yapılmıştır. Altı farklı ekim zamanı (Ekim, Kaçım, Aralık, Ocak. Şubat, Mart) uygulanmış ve en yüksek tohum verimi 58; 75 kg/da ile Kasım ayı ekiminden, en yüksek uçucu yağ oranı % 2.70 ile Aralık ayı ekiminden elde edilmiştir. Geç ekimlerde nem, yağışlar ve vejatosyon sonlarına doğru artan sıcaklık nedenleriyle dane verimi ve kalitesi olumsuz etkilenmiştir.

AnasonEkim zamanıTarla bitkileri+1
Şengül Nacar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00
Master'sOpen AccessTR

Çukurova bölgesi doğal vejetasyonunda bulunan bazı tek yıllık yonca türlerinin (Medicago scutellata, Medicago orbicularis, Medicago polymorpha) sitolojik, morfolojik ve biyolojik özellikleri üzerine bir araştırma

78 5. ÖZET Bu araştırma, Çukurova Bölgesi doğal vejetasyonlarında yaygın olarak bulunan üç tekyıllık yonca türünün (Medi cago scutel lata, Medicago orbicularis ve Medi cago polymorpha) sitolojik, mor-folojik ve biyolojik özelliklerinin saptanması amacıyla sürdürülmüştür. Araştırmada, incelenen türlerin somatik kromozom sayıları, kromozom mor-foloji leri, yaprak, sap, kök, çiçek tozu ve tohum özellikleri incelenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular aşağıda özetlenmiştir. 1. Canakvari yonca (Medicago scutel lata) ' da kromozom sayısı 2n=30, Diskvari yonca (Medicago orbicularis) ' da kromozom sayısı 2n=16 ve Pıtraklı yonca (Medicago polymorpha) ' da ise 2n=14 olarak bulunmuştur. Bu türlerde kromozom boylarının sırasıyla PL. scutel lata' da 1.635 u ile 3.082 m, tU. orbicularis' de 1.434 « ile 2.140 ju ve M. polymorpha' da ise 1.763 u ile 3.095 u arasında olduğu tesbit edilmiştir. Ayrıca, bu türlerde kromozomların ortalama kol indekslerinin ise sırasıyla, M^. scutel lata' da 0.662 ile 0.8B2, M;, orbicularis' de 0.775 ile 0.828 ve M. polymorpha' da ise 0.586 ile 0.836 arasında olduğu tesbit edilmiştir. 2. incelenen türlerde çenek yaprağı uzunluk ortalaması 7.735-19.585 mm, genişlik ortalaması 3.478-9.425 mm, uzunluk/genişlik oranları 1.91-3.38 olarak bulunmuştur. ilk tekli yaprağın uzunluk ortalaması 5.475-11.865 mm, gen işlik ortalaması 7.295-10.475 mm vb uzunluk/genişlik oranları 0.735-1.128 arasında bulunmaktadır, üçüncü yaprakta bir yan yaprakcıgın uzunluk ortalamsı 6.338-10.423 mm, genişlik ortalaması 7.135-7.883 ve uzunluk/genişlik oranları 0.892- 1.323 arasındadır, üçlü yapraklarda orta yaprakcıgın uzunluk ortalaması 12.073-26.097 mm, genişlik ortalaması 11.936- 20.456 mm, uzunluk/genişlik oranları 0.989-1.359 arasında oldukları anlaşılmıştır.79 3. Türlerimizde çiçek uzunluğu ortalama 4.407-7.638 mm, bayrak genişliği 3.178-4.569 mm arasında değişmektedir. Salkımlardaki çiçek sayıları ise 1-4 arasında değişmiş ve çiçek renkleri sarı rengin tonları olarak tanımlanmıştır. 4. Çeşitlerimizin çiçek tozlarında uzunluk ortalaması 38.623-42.518 mikron, genişlik ortalaması 34.888-39.942 mikron arasında bulunmuştur. Çiçek tozu şekillerinin de ig- silindir ve küreseldir. 5. Denemeye aldığımız tekyıllık yoncaların meyve yüksekliği ortalama 4.832-9.349 mm, meyve çapı 9.722-16.161 mm, meyve diken uzunluğu 2.319" dur. Aynı türlerin meyvelerinde kıvrım sayıları 3-10 arasında, meyve kıvrım yönü saat aksi yönünde ve meyve şeklinin küresel veya silindirik olarak bulunmuştur. Meyvelerin, |1 orbicularis ve M. polymorpha türlerinde tüysüz, diğerinde ise tüylü olduğu anlaşı lmıştır. 6. Çalışma materyalimizin tohum uzunluğu ortalama 2.738- 4.942 mm, tohum genişi 1 iğinin ise bütün türlerde tohum renginden acık birer benek halinde bulunduğu görülmüştür. Tohum renklerinin sarı-kahverengi nin tonları olduğu anlaşı lmıştır. 7. Deneme türlerimizin 1000 dane ağırlıklarının 3.345- 15.978 gr arasında değiştiği saptanmıştır. 8. Türlerimizin sap uzunluğu ortalamsı 20.390-40.255 cm, sap kalınlığı ortalaması ise 1.620-3.095 mm arasında yer almaktadır. Türlerdeki dal sayısının 1-12 arasında değiştiği görülmüştür. Sap kesitlerinin ise bütün türlerde kareye yakın köşeli ve içlerinin özlü olduğu, sap tüylülügü yönünden farklılıklara rastlandığı, M_;_ orbicularis ve ÇU. polymorpha türlerinin yatık habituslu olduğu saptanmıştır.80 9. üzerinde çalıştığımız tekyıllık yoncaların vejetayon devreleri sonunda kök uzunlukları ortalamasının 20.910-25.885 cm, kök yayılma genişliği ortalamasının da 2.238-2.988 cm arasnda değiştiği anlaşılmıştır. 10. İncelenen türlerde çiçek tozu canlılığının çimlendirme denemelerinde % 2-18 arasnda, sıvı vazelende ise % 71.0-72. 4 aras'ında değiştiği bulunmuştur. 11. Çalıştığımız türlerin tohumlarında çimlenme oranı sırasıyla % 1-13, % 43-56 ve % 5-28 arasında değişmiştir.

Biyolojik özelliklerMorfolojik özelliklerSitolojik özellikler+3
Yaşar Karadağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
1994
00

Related subjects