Folk music
113 theses under this subject heading
Nasyonalizmin Béla Bartók'un müziğine etkisi
Bu çalışmada müzik tarihine önemli etkisi olan ulusalcılık akımının incelemesi ve Macar nasyonalist besteci Béla Bartók'un müziğine etkisi üzerine araştırmalar ve sunular bulunmaktadır. Béla Bartók'un halk müziğine ilgi duymasıyla pek çok farklı ülkede başlayan serüveni Türkiye'ye kadar ulaşmıştır. Ülkemizde önemli çalışmalarını gerçekleştiren Béla Bartók, Anadolu'nun kırsal kesimlerine, köylere gitmiş ve türkü derlemelerinde bulunarak halk müziğini incelemiştir. Bu incelemeleri ve derlemeleri sonucunda Türk ve Macar halk müziklerinin armonik, ritmik, melodik ve daha pek çok çeşitli benzerlikleri olduğu sonucuna ulaşmıştır. Çalışmanın ilk kısmında ulusalcılık akımının tanımı yapılmış, anlamı ve gelişim süreci üzerinde durularak sanattaki karşılığı incelenmiş, bunun sonucunda farklı ülkelerde ulusal müziğe değinilmiştir. İkinci kısımda Béla Bartók'un hayatı ve müzik stili incelenmiştir. Üçüncü kısımda ise ulusalcılık akımının Béla Bartók'un müziğine etkisi ve bu etki altındaki eserlerin analizleri yapılmış ve son olarak dördüncü kısımda da Béla Bartók'un Anadolu'da yaptığı Türk müziği derlemeleri ve Türk ve Macar müziğinin benzerlikleri açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Nasyonalizm, Halk müziği, Béla Bartók, Béla Bartók'un müzik stili, Béla Bartok'un halk müziği derlemeleri, Béla Bartók ve Nasyonalizm.
Halk türkülerinin sistematik olarak piyano eğitiminde kullanılması
Bu araştırmanın amacı, lisans düzeyinde piyano eğitimi gören öğrencilere yönelik piyano için yazılmış özgün makamsal etütlerin, öğrencilerin piyano için düzenlenmiş türküleri çalma becerilerinin geliştirilmesindeki etkisini araştırmaktır. Bu nedenle araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest-sontest kontrol gruplu model kullanılmıştır.Araştırmaya literatür taraması ile başlanmıştır. Uzmanların görüşleri doğrultusunda Türk Halk Müziği repertuarından seçilen üç türkü lisans öğrencilerinin teknik seviyelerine uygun olarak düzenlenmiştir. Daha sonra bu üç türkünün makamına yönelik üç özgün makamsal etüt geliştirilmiştir.Araştırmanın deneysel evresinde akademik piyano başarı notları esas alınarak birbirine denk deney (12 öğrenci) ve kontrol (12 Öğrenci) grupları oluşturulmuştur. Deneysel çalışmanın ilk aşamasında öğrencilerin üç türküye ilişkin yarım saatlik deşifre performanslarının video kayıtları (Öntest) alınmıştır ve üç uzmana değerlendirilmek üzere videolar verilmiştir. İkinci aşamada, deney ve kontrol grupları farklı eğitim yöntemleri ile 8 hafta boyunca çalıştırılmıştır. Üçüncü ve son aşamada ise tüm grup öğrencilerinin türküyü çalma performansları tekrar video kaydına (Sontest) alınıp üç uzmana verilmiştir. Daha sonra üç uzman tarafından öğrencilerin performansları için verilen puanlar ile elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 paket programı kullanılmış; sonuçların elde edilmesi aşamasında Mann-Whitney U, Wilcoxon İşaretli Sıralar testlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonunda hazırlanan makamsal etütler ile çalışan deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerinden, türküyü çalma becerisi açısından daha başarılı oldukları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Sözcükler: Piyano Eğitimi, Makamsal Etüt, Türkü, Türk Halk Müziği
Çorum türkülerinin viyola çalma yöntem ve tekniklerine uyarlanması
Bu araştırma Çorum türkülerinin viyola çalma yöntem ve tekniklerini kullanarak etkili ve doğru bir şekilde seslendirilmesine olanak sağlamayı, Çorum türkülerinin viyolaya uyarlanarak yerelden evrensele taşınabilmesini ve viyola literatürüne katkı sağlamayı amaçlayan bir çalışmadır. Bu amaç doğrultusunda TRT repertuvarında yer alan Çorum türküleri incelenmiştir. Betimsel araştırma yöntemi kullanılarak yapılan bu çalışmada konu ile ilgili kaynaklara ve Çorum türkülerine ulaşmak için kaynak taraması yapılmıştır. İncelenen türküler içerisinden viyola eğitimi ve çalgısı için uygun olduğu öngörülen 12 Çorum türküsü amaçlı örneklem grubu olarak ele alınmış, ezgisel ve yapısal özellikleri incelenip çözümlenmiştir. Araştırmanın genel amacı doğrultusunda türkülerin bastığı perdeler, ezgi organizasyonları, zaman organizasyonları tespit edilmiştir ve tür analizleri yapılmıştır. Türkülerin ezgi organizasyonları makam olgusundan ziyade makam dizisi açısından, zaman organizasyonları ise ölçünün işaret etmiş olduğu usul kavramı üzerinden ele alınarak açıklanmıştır. Türküler Sibelius 7 nota yazım programı ile viyola çalgısına uyarlanarak üzerinde yay teknikleri, parmak numaraları, süslemeler ve konum geçişleri ile ilgili çalışmalar yapılarak I. Konumu kapsayan türküler birinci düzey, I. ve II. konumu kapsayan türküler ikinci düzey, I. II. ve III. konumu kapsayan türküler ise üçüncü düzey olarak belirlenmiştir. Çalışmanın sonucunda ortaya çıkan bulgular betimsel yöntemle açıklanmıştır. Sonuç olarak; Türk halk müziğimizin zenginliğinden faydalanılarak farklı yöre türkülerinin de viyola çalgısına uyarlanarak ülke çapında ve yurt dışında viyola repertuvarına kazandırılması sağlanabilir. Anahtar Kavramlar: Viyola, Viyola Eğitimi, Çorum Türküleri, Türk Halk Müziği Bilim Kodu: 40114
George Enescu'nun müziğinde Rumen halk müziğinin etkisi: Op. 25 Keman ve Piyano Sonatı
Hayatı boyunca kemancılığıyla bilinen Rumen besteci George Enescu, 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden birisi olmasına rağmen bu alandaki değeri yaşadığı süre boyunca çok fazla anlaşılmamıştır. Enescu'nun bestelediği eserler giderek daha çok rağbet görmekte, ancak Türkiye'de eserleri konser programlarında çok sık yer almamakta ve besteci hakkında akademik bir çalışma da bulunmamaktadır. Enescu, kemancılığının ve besteciliğinin yanı sıra şeflik ve eğitimcilik de yapmıştır. Birçok bestesinde Rumen halk müziği ögelerinden faydalanmış ve Romanya'daki müzik kurumlarının ve klasik müziğin gelişiminde önemli rol oynamıştır. "Rumen halk karakterinde" başlıklı Op. 25 Keman ve Piyano Sonatı'nın incelendiği bu çalışmada bestecinin hayatı ve müzik kariyerinden bahsedilmiş, bu eser özelinde Rumen halk müziğinin hangi ögelerinden faydalandığı tespit edilmiş ve bu bağlamda Rumen halk müziğinin belli başlı özellikleri işlenmiştir. Türkiye'de Enescu ile ilgili akademik bir çalışmaya rastlanmadığından bu çalışmanın, Enescu'nun müziği ve Op. 25 Keman ve Piyano Sonatı'nın seslendirilmesine yönelik çalışılmalara yol gösterici bir kaynak olarak kullanılması hedeflenmektedir.
Çankırı kültüründe müzik uygulamaları
Geçmişten sürekli birikim oluşturarak günümüze ulaşan, toplumsal hayatın içinde varlığını sürdüren Türk örf, adet ve gelenekleri de zamanla değişmektedir. Bu tez çalışmasında, Çankırı'da sosyal hayatın merkezinde bulunan müzik pratikleri ve kültür içerisindeki müzik uygulamaları incelenmiştir. Çalışmanın amacı Çankırı kültüründe geçmişten günümüze uzanan süreç içerisinde yer alan müzik unsurlarını, yaşanan değişimi, eksilmeleri tespit etmektir. Müziğin yaşatıldığı en belirgin sahalar olan düğünler, yâran sohbetleri, Çankırı gezmeleri, panayırlar ve ayrıca şehir yaşantısı içerisindeki diğer müzik unsurları bu çalışmanın temel konuları olmuştur. Yaşanan değişimi anlayabilmek için, bu uygulamaların tarihi kökenleri ve Çankırı'daki icra alanları tespit edilmiştir. Literatür incelemesi, gözlemler, alan araştırmaları, icracı olarak katılımlar ve kişisel görüşmeler ile elde edilen bilgiler, ilgili görseller ile desteklenerek teze aktarılmıştır. Ayrıca, Çankırı müzik kültürüne ait olan, notaya alınmış ya da kaynaklarda sadece sözleri bulunan türkülerin güncel durumu ve icra alanları tespit edilerek tablo haline dönüştürülmüştür. Çankırı'da geçmişten günümüze çok zengin bir müzik belleğinin var olduğu, ayrıca kültür içerisinde pek çok gelişme ve değişikliğin gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır.
Orta Karadeniz bölgesi'ne ait Türkülerde Türk yaşam tarzı
Sözlü kültür ürünü olan türküler, insanla ve insanı oluşturan tüm değerlerle iç içedir. Toplumun kültür kodlarını barındıran türküler, içerisinde sembolik bir dile sahiptir. Çalışmada TRT Türk Halk Müziği Sözlü Eserler Antolojisi 1. 2. ve 3. ciltler taranarak Karadeniz Bölgesi'nde ortak olduğu ifade edilen 9 ve Orta Karadeniz Bölgesi illeri olan Samsun, Amasya, Çorum, Tokat ve Ordu'ya ait 266 olmak üzere toplam 275 türkü kültürel bağlamda incelenmiş, kültürel ögelerin türkülere işlenişi ve kültürün aktarımının nasıl sağlandığı irdelenmiştir. Çalışma yapılan konuyla ilgili olarak gerekli literatür taraması yapılmış, kaynaklar analiz edilip yorumlanmış ve elde edilen bulgular neticesinde çalışma 13 bölüm halinde hazırlanarak tamamlanmıştır. Tezin amacı, TRT repertuarında bulunan, Orta Karadeniz Bölgesi'ne ait türküleri bir çatı altında toplayan ve türkülerde yer alan, Türk yaşam tarzlarını ortaya koyan herhangi bir çalışma bu zamana kadar gerçekleştirilmediğinden bu yöndeki eksikliği gidermek olmuştur. Yapılan çalışma ile bölgeden tespit edilmiş olan türkülerdeki kültürel ögeler incelenip ortaya koyulduğu gibi bölge halkının yaşayış tarzı ve biçiminin nasıl olduğuna da ışık tutulmuştur. Bu çalışma ile bölgenin kültürel zenginliğinin türkülere ne ölçüde yansımış olduğu ve kültürel aktarımın türküler yoluyla sözlü kültür çerçevesinde nasıl gerçekleşmiş olduğu tahlil edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sözlü kültür, Türkü, müzik, Türk Halk Müziği, Orta Karadeniz Bölgesi Türküleri.
Erzincan türküleri üzerine bir inceleme
Bu çalışmada TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı ile diğer kaynaklarda bulunan Erzincan yöresi türküleri edebî ve müzikal açıdan incelenerek halk bilimi metotlarına göre tasnif edilmiştir. Erzincan türkülerinin metinlerini bir araya toplayan bilimsel bir çalışma bu zamana kadar gerçekleştirilmediğinden tezimizin ilk amacı böyle bir bilimsel çalışmanın yapılması yönündedir. Ayrıca Türk folklor araştırmalarına katkıda bulunmak, Erzincan yöresi türkülerinin tasnifini yaparak bu konuda yapılacak olan diğer çalışmalara bir basamak oluşturmaktır. Çalışmamızda TRT Repertuvarı ve diğer kaynaklar taranıp beş yüz elli dört metine ulaşılmıştır. Erzincan'ın ulaşabildiğimiz bütün kırık havalarını bir araya getirmenin yanında Erzincan türkülerinin özelliklerine, şekil ve yapı incelemelerine değinilmiş, dağınık halde bulunan metinlerin bir araya getirilmesine gayret gösterilmiştir. Çalışmamızın başında türküler hakkında gerekli bilgiler verilmiş, metinler bentlerine göre sıralanmış, sözlük ve dizin çalışmasıyla tamamlanmıştır.
Tokat türküleri üzerine bir inceleme
Bu incelemede, TRT Türk Halk Müziği Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan Tokat yöresi türküleri ve kaynak kişilerden derlenen Tokat türküleri bir araya getirilip edebî ve müzikal yönden incelenerek halk bilimi yöntemlerine göre tasnif edilmiştir. Tokat türkülerinin metinleri üzerine, bu zamana kadar herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. İncelemenin ilk amacı, Tokat'a ait türkü metinlerini düzenli bir şekilde bir araya getirerek bilimsel bir çalışma sunmaktır. Bu çalışma ile Tokat yöresi türkülerinin tasnifi yapılmış, Türk folklor araştırmalarında yapılacak olan diğer çalışmalara bir basamak oluşturulmuştur. Tokat'ın tarihî, coğrafi özellikleri ve kültürel durumu hakkında bilgiler verilerek incelemenin daha anlaşılır olması sağlanmıştır. Türkü üzerine bir inceleme yapıldığından türkünün tanımı ve tarihçesi hakkında da bilgiler verilmiştir. İncelememizde TRT THM Repertuvarı ile diğer yazılı kaynaklarda bulunan ve yanında kaynak kişilerden derlenen türkülerle birlikte toplam yüz doksan yedi türkü metnine ulaşılmıştır. Ulaşılan bu yüz doksan yedi metnin içinde, Tokat yöresine ait kırık ve uzun havalar bulunmaktadır. Çalışmanın esasını, Tokat türkülerinin şekil ve yapı yönünden incelenerek tahlil ve tasnif edilmesi oluşturmaktadır. Bu çalışmada bulunan Tokat türkülerini şekil açısından tahlil ve tasnif edilerek şekillerine göre numaralandırılmıştır. Türküler konuları, kullanıldıkları yer ve ezgileri bakımından da incelenmiştir. İncelemenin son kısmında yöreye ait kelimelerin bir sözlüğü çıkarılmıştır. İncelemede bulunan bütün türkü isimleri alfabetik olarak sıralanmış ve dizin çalışmasıyla sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Muzaffer Sarısözen, Tokat türküleri, Tokat Halk Müziği, Salih Turhan
Ankara türküleri üzerine bir inceleme
Bu çalışmada Türk Halk kültürünün en önemli taşıyıcılarından sözlü geleneğin bir parçasını teşkil eden türküler ve türküler etrafında şekillenen türkü söyleme geleneği Ankara ili ekseninde incelenmiştir. Ankara yöresinin folklorik açıdan zenginliği artıran özelliği halk müziği ve halk oyunlarıdır (misket,hüdayda). Ankara türküleri, içeriğinde yaşamın dönüm noktalarından (doğum,ölüm,evlilik) inanışlara, günlük yaşamdan yemek kültürüne, tören ve kutlamalardan mizah kültürüne kadar hemen hemen her alandan izler barındırmaktadır. Tezimizin ilk amacı, Ankara türkülerinin metinlerini bir araya toplayan bir kaynak oluşturmak ve böylece Türk folklor araştırmalarına katkıda bulunmak, bu anlamda yapılacak olan diğer çalışmalara bir basamak oluşturmaktır. İncelememizde TRT Türk Halk Müziği repertuvarından ve Ankara türkülerinin bulunduğu diğer kaynaklardan yararlanılmış, ilgili kaynaklar taranarak iki yüz kırk bir türkü metnine ulaşılmıştır. İki yüz kırk bir türkü metni halk bilimi metotlarına uygun olarak hem şekil hem konu bakımından tasnif ve tahlil edilmiştir. Çalışmamızın son kısmında yöreye ait kelimeler sözlük çalışmasıyla verilmiştir. İncelemede bulunan bütün türkü isimleri alfabetik olarak sıralanmış, tez dizin çalışmasıyla son bulmuştur. Anahtar Kelimeler: Ankara Türküleri, Ankara Halk Müziği, Mehmet Tuğrul, Misket, Nail Tan, Salih Turhan
Elazığ türkülerindeki ahlaki değerler
Türküler, bir yörenin kültürel özelliklerini içeren en önemli sözlü ve yazılı kültür unsurlarından biridir. Türkülerde kullanılan semboller, işlenen konular, anlatılan duygular; o yörenin sahip olduğu gelenekleri, sosyolojik özellikleri ve kültürü hakkında çok önemli fikirler vermektedir. Türküler, Türk toplumunun sahip olduğu özelliklerini, tarihini, gelenek ve göreneklerini en güzel şekilde yansıtan unsurlardandır. İnsana ait tüm duyguları, hisleri içeren türküler, aynı zamanda Türk toplumunun kültürel ve sosyo-ekonomik yaşamını yansıtan değerlerdir. Elazığ-Harput türküleri de Türk Halk Müziği içerisinde çok önemli bir yere sahiptir. Elazığ-Harput yöresinin eski bir yerleşim bölgesi ve içinde birçok etnik kökeni barındırması sebebiyle Türk kültürü içerisinde çok önemli bir yere sahiptir ve birçok yöreyi de kültürüyle etkilemiştir Sevgi, saygı, dürüstlük, dostluk, vefa, adalet, hoşgörü, alçakgönüllülük gibi pek çok değeri kapsayan değerler eğitimi konusu, eğitimin duyuşsal boyutunda yer almaktadır. Değerler eğitiminin öğretimi bilişsel hedeflerin öğretimi kadar kolay değildir. Zira içeriğinde göreceli olarak toplumda olması gereken ideal insani değerlerin somutlaştırılması söz konusudur. Türk kültürünün önemli kaynaklarından biri olan türkülerin; halkın değer yargılarını, yaşam biçimini, acılarını, sevinçlerini, inançlarını, örf ve âdetlerini, gelenek ve göreneklerini nesilden nesillere aktardığı görülür. Popüler kültürün etkisiyle bugünlerde öğrencilerin uzak kaldığı türkülerin; öğrencilere içeriğiyle değer yargılarını kazandırmada, ezgisiyle değerleri somutlaştırmada etkili olabileceği düşünülmektedir. Türk milli eğitim sisteminin genel amaçlarında da yer aldığı gibi eğitimin duyuşsal boyutunun en az bilişsel boyutu kadar önemli olduğu söylenmektedir. Araştırmada halk edebiyatının seçkin örneklerinden Elazığ-Harput türküleri, sevgi, saygı, sabır, vefa, hoşgörü, kanaatkârlık gibi değerler bakımından incelenmiş ve öğrencilere değerler eğitimini aktarmada işlevsel bir boyut kazandırabileceği düşünülmüştür. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi, sorumluluk sahibi, toplumsal olaylara duyarlı, kültürel değerlerinin farkında olan ve bunları yaşatan nesiller yetiştirmeyi amaçlar. Toplumun var olabilmesi ve varlığını devam ettirebilmesini sağlayan temel faktörlerden biri, değerlerini korumak ve nesilden nesillere aktarmaktır. Bu amaç doğrultusunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde ve hayatta sıkça gerekli olan değerlerin aktarımında kullanabileceğimiz Elazığ türkülerindeki değerler tespit edilerek anlatılabileceğimiz konularla ilişki kurulmuştur. Bu çalışma, türkülerden yararlanarak Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde değer eğitiminin mümkün olup olmadığını ve değer eğitiminde türkülerin etkisini açığa çıkarmayı amaçlamaktadır. Bu durumu açıklamak için çalışmanın Giriş kısmında Elazığ-Harput bölgesinin fiziki, sosyo-ekonomik ve musikisi ile alakalı malumatın akabinde, birinci bölümde türkü ve değerlerden bahsedilmiştir. İkinci bölümde ise Elazığ-Harput bölgesine ait türkülerde değerler tespit edilmiş ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersinde kullanımı hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç bölümünde de çalışma neticesinde elde edilen veriler genel olarak değerlendirilmiştir.
Pedagojik vokoloji disiplininin Türk halk müziği vokal icralarında kullanılmasına yönelik bir çalışma
Bu çalışmada, Türk Halk Müziğinin uzun hava türlerinden biri olan bozlakları icra eden usta icracıların, ses çıkarma teknikleri ve kullandıkları ornamentasyonların, "Pedagojik Vokoloji" disiplini ve "Estill Ses Modeli" yaklaşımından yararlanarak analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında bozlak türü uzun havalarının usta icracılarından olan Muharrem Ertaş, Neşet Ertaş, Hacı Taşan ve Çekiç Ali'nin ses çıkarma teknikleri ve kullandıkları ornamentasyonların incelenmesi çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Bu 4 icracı araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Usta bozlak icracılarının icra tekniklerinin analizi, bozlak seslendirmek isteyen icracılar için uygulanabilir bir çalışma modeli oluşturulabilmesi açısından bir öneme sahiptir. Yapılan bu çalışma, müzik ve tıp gibi farklı alanlardaki iki disiplinin, bakış açılarını ve bilgilerini bir araya getirilerek, müzik alanında ortak bir çalışma ortaya çıkarılması anlamında önemlidir. Çalışma çoklu durum çalışması deseni ile tasarlanmış nitel bir araştırmadır. Çalışmanın verilerinin toplanma aşamasında ilk olarak bozlak icracıları belirlenmiş, 2. aşamada ise çalışmada yer alan 4 icracının her birinden 4'er tane farklı bozlak icrası analiz için seçilmiştir. Belirlenen bozlak icraları, icracılar tarafından ses çıkarma teknikleri ve ornamentasyonlar açısından apaçık, anlaşılır, teknik beceri düzeyi yüksek ve kolay ulaşılabilir olan örneklerden seçilmişlerdir. Bozlak icracılarının bozlak icraları analiz edilirken VoceVista Video, VoceVista Pro, Overtone Analyzer isimli ses analiz programlarından yararlanılmıştır. Çalışmada yapılan analiz sonucunda bozlak uzun hava türünün ses fonasyonlarının ses sistemindeki bazı fonasyonlar ile benzerlikler gösterdiği tespit edilmiş bu bağlamda 4 bozlak icracısının ses fonasyonlarında benzerlikler grafikler ile gösterilmiştir. Yine bozlak icracılarının icra sırasındaki fizyoanatomik süreçleri benzerlikler göstermekte bu durum bize bozlak uzun hava türünün icrasında belli başlı tekniklerin ve ornamentasyonların kullanıldığını göstermektedir. Türk halk müziğinin en önemli eğitim modellerinden olan usta-çırak eğitim modelinin uygulanılırlığı çalışmada konu edinilen 4 bozlak icracısının benzer ses fonasyonları ve benzer ornamentasyonlar kullanmalarından kıymetli bir eğitim modeli olduğunu bir kez daha göstermektedir. Yapılan bu çalışma usta-çırak eğitim modelini desteklemenin yanısıra bu eğitim sisteminin daha hızlı algılanması, uygulanması görsel ve nesnel bir platformda kullanılmasını sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Estill Ses Modeli, Vokoloji, Ornamentasyon, Bozlak.
İcra ve notasyon uyumu açısından Türk halk müziği notasyon anlayışlarının incelenmesi
Bu tez çalışmasında, Türk Halk Müziği'nde notasyon ve icra uyumu çeşitli yöntemlerle ele alınmış, icra uygulamalarının notasyon unsurları ve anlayışları çerçevesinde yazıya nasıl aktarıldığı incelenmiştir. Yapılan incelemelerle örnekleme dahil edilen notasyon örnekleri kullanılarak icra ve notasyon üzerine durum tespiti yapmak amaçlanmıştır. THM notasyon anlayışlarında icra özelliklerinin gösterimi bakımından notasyon unsurlarının ne şekilde kullanıldığını inceleyen bu araştırmada, tarama modeli; fenomenolojik, etnografik ve sanat temelli araştırma desenleri; literatür taraması ve doküman analizi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada tercih edilen veri toplama yöntemi, araştırma deseni ve araştırma modeli, bu tezin dört başlıkla şekillenmesinde etkili olmuştur. Bu başlıklar; Giriş, Müzik Yazılarının Kısa Tarihçesi, Notasyon ve Türk Halk Müziği, Sonuç şeklinde adlandırılmıştır. Çalışmanın kapsamı, niteliği, hedefi, yöntemi, problemi, evreni, örneklemi ve sınırlılıkları "Giriş" başlığı altında detaylıca ele alınmıştır. Çalışmada kullanmak için tercih edilen terminolojik unsurlar gerekçeleriyle birlikte yine aynı bölümde açıklanmıştır. Tezin giriş bölümünde müzik yazılarının tanımı, amacı, işlevi, müzik yazı sistemilerinin gereksinimlerinden kısaca bahsedilmiş, konuyla ilgili alanyazında mevcut bilgilere yer verilmiştir. Bu bölümde, okuyucuya konu hakkındaki genel bilgilerin verilmesi amaçlanmıştır. Sonraki başlıkta müzik yazılarının kısa tarihçesi Batı müziği ve Türk müziğinde kullanımlarına göre iki alt başlıkla ele alınmıştır. Batı müziğinde kullanılan müzik yazıları; harf yazıları, harf-şekil yazıları, nota yazıları ve tablaturlar olmak üzere dört ayrı grupta incelenmiştir. Türk müziğinde kullanılan müzik yazıları ise harf yazıları, harf-şekil yazıları ve nota yazıları olmak üzere üç ayrı grupta ele alınmıştır. Bu bölümde daha çok kronolojik bir şekilde notalama sistemlerinden bahsedilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde, ilgili alanyazında yer alan Türk Halk Müziği notasyonları özelindeki bilgiler derlenerek sunulmuştur. Anadolu'da yapılan ilk derleme çalışmalarının ardından yayımlanan notasyon örneklerinden, notasyon üzerine yapılan çalışmalardan, bazı toplantılarda notasyonla ilgili gündem maddelerinden bahsedilmiştir. Türk Halk Müziği notasyonlarında notasyon unsurlarının kullanımının ele alındığı üçüncü bölümün ilk alt başlığında her notasyon unsuru ayrı bir başlık olarak ele alınmış, notasyon unsurlarının Avrupa notasyon sistemi ve Türk Halk Müziği'nde kullanıldığı işlevler verilmiştir. Çoğunluğu Cumhuriyet Dönemi olmak üzere çeşitli dönemlerde geliştirilen notasyon anlayışları, çalışmanın üçüncü bölümünde yer alan "Türk Halk Müziği'nde Notasyon Anlayışları" başlığı ile incelenmiştir. Bu bölümde yapılan incelemelerde Charles Seeger, Erol Parlak ve Matthew Warren tarafından yapılan sınıflandırmalardan faydalanılmıştır. Seeger'in "kuralcı" ve "tanımlayıcı", Parlak'ın "tespit" ve "icra", Warren'in ise "yapısalcı" ve "yapısökümcü" notasyon sınıflandırmaları ile THM notasyonlarında notistlerin notasyon yaklaşımları ele alınmıştır. İcra kayıtları ile notasyon örneklerinin karşılaştırıldığı ve belirsizlik, kimlik, zaman-mekan ilkeleri üzerinden bazı bulguların verildiği bölüm, İcra ve Notasyon Uyumu Açısından Türk Halk Müziği Notasyonları olarak başlıklandırılmıştır. Bu başlık altında özellikle aynı eserin farklı kişi/kurum tarafından derlenmiş kayıtları ve yazılmış notasyon örnekleri, tespit edilmiş, yorumlanmış ve değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuç bölümünde, elde edilen bulgular hedefler ve problemler doğrultusunda ele alınarak yorumlanmıştır. Yapılan çalışmada; notasyonun detay durumu, perde gösterme yöntemi ve tarihsel süreçler gibi etmenlerin notasyonların sınıflandırılmasında etkili olduğu, Türk Halk Müziği'nde notasyon anlayışlarının belli bir gelişim çizgisinde ilerlediği, notasyon anlayışlarının Charles Seeger, Erol Parlak ve Matthew Warren tarafından yapılan sınıflandırmalarda belli karşılıklarının olduğu, Türk Halk Müziği notasyonlarında farklı dönemlerde bazı yaklaşımların benimsendiği ve benimsenen yaklaşımlardan yeni anlayışların ortaya çıktığı, eğitim alanında yazılan notasyonlarda betimsel işaretlere sıkça yer verilirken analiz ve icra notasyonlarında betimsel unsurların daha az kullanıldığı, analiz notasyonlarında yeni transkript veya belli transkriptlerin renklendirilmiş versiyonlarından faydalanıldığı, dinamik ve artikülasyon başta olmak üzere bazı notasyon unsurlarının kullanılmadığı veya az sayıda kullanıldığı, notasyonlarda bu gibi belirsiz unsurların icracı tarafından yorumlanmaya müsait olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır.
İnternet dolayımında müzikal içeriğin yeni üretim biçimleri: Âşık Mahzuni Şerif örneği
Endüstri devrimiyle başlayan geleneksel yaşam tarzlarının dönüşümüyle beraber, âşıklık geleneğinin dönüşümünün ele alındığı bu çalışmada: modern dönemin bir ürünü olarak teknolojinin gelişmesiyle, geleneksel olanın nasıl desteklenerek modernleştiği; kentin olanaklarına ihtiyaç duyan insanların, kırsaldan kente göçü nasıl ve neden gerçekleştirmiş oldukları ve kitle iletişim araçlarıyla beraber toplum yapısında nasıl belirgin dönüşümler yaşandığı kuramsal ve kavramsal bağlamda önemle vurgulanmaktadır. Dolayısıyla, geleneksel yaşam tarzlarını dönüştüren iletişim ve etkileşimlerde meydana gelen teknolojik gelişmelerin; zaman ve mekânın birbirinden ayrışmasının, nasıl da yeni dünyalara geçiş yapabilmeyi ve bu anlamda dünya ile bağlantı kurmayı olanaklı hale getirdiğine açıklık getirilmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde öncelikle gelenek, modern ve post-modern olarak anılan toplumsal değişim süreçlerinin niteliklerine yer verilerek tarihsel bir panorama sunulmaktadır. Yüz yüze etkileşim ortamları geleneksel yapıların sınırlı çerçeveleriyle sınırlandırılırken; tüm bu gelişmelerin bir sonucu olarak kitle iletişim araçlarının etkin olduğu etkileşim ortamlarında ise bu yapılara daha özgür alanlar sunularak geleneklerin yerel unsurlarından bağlamsızlaşması sağlanmaktadır. Bu bağlamsızlaşma, iletişimlerin yüz yüze etkileşim ortamlarında değil de çeşitli enformasyon araçları üzerinden gerçekleşmesi doğrultusunda gerçekleştirilmekte ve insanların günlük yaşamlarında etkileşime geçemeyecekleri zaman ve mekân anlamındaki uzak insanlarla etkileşim kurmaları sonucu olay ve olguları bu sınırsallıklardan ayrı ayrı düşünülebilecek birer olgu haline getirmektedir. Bu tür etkileşimlerin de kültürün medyatikleştiğini işaret etmesi yönüyle çalışmanın ilk bölümünde medya ve kültür ilişkisi bağlamında açıklanmaktadır. Medyanın kültürel bir fenomen olarak âşıklık geleneği ile ilişkisine yer verilen ikinci bölümde ise müziğin kayıt araçlarıyla kaydedilmesi ve bu süreci destekler nitelikte radyo, televizyon, internet gibi çeşitli görsel-işitsel medya araçlarının âşıklık geleneğini yerel bağlamından kopararak yine bu araçlar vasıtasıyla aktarımlarının sağlandığı yeni etkileşim ortamlarında gerçekleşen yeniden bağlamsallaştırılmalar üzerinde durulmaktadır. Eserlerin üretildiği şeklinden farklı bir bağlamda; aynı veyahut farklı biçem ya da anlamda yeniden bağlamsallaştırılması arasındaki bu süreç geleneğin dolayımlanmasını ifade etmektedir. Dolayısıyla müziğin sözlü kültür ortamından diğer kültür ortamlarına aktarımı sırasında müziğin anlamı, icra alanı, alıcı konumundaki kişi ya da toplumların algılama biçimleri dönüşmektedir. Bu durumun en belirgin örnekleri ise özellikle internetin bir uzantısı olarak sosyal paylaşım platformlarındaki dolayım örneklerinde görülmektedir. Çalışmada âşıklık geleneğinin sosyal paylaşım platformlarındaki dolayımları; Youtube, TikTok, Instagram ve Facebook platformları üzerinden ifade edilmektedir. Son olarak, tüm bu tarihsel panaroma ve âşıklık geleneğinin öncüleri medyada aktif görünüme sahip olan âşıkların medyada yaşadığı dönüşümler Âşık Mahzuni Şerif Örneklemi üzerinden Mahzuni'nin hem monolojik medya dönemi hem de özellikle sosyal mecralardaki dolayıma giren çeşitli görünümleri üzerinden ifade edilmektedir. Bu çalışma Mahzuni Şerif'in medya içerisindeki görünümüne, sosyolojik ve tarihsel boyutta getirdiği açıklamalarla bilimsel sistem içerisinde yer bulmayı hedeflemektedir.
Türk halk müziği ses eğitiminde karşılaşılan problemlerin incelenmesi
Ses eğitimi her yaş ve özellikteki ses için doğru, etkili ve güzel şarkı söylemeye yönelik, belirlenen tekniklerle ve müziksel duyarlılık gözetilerek uygulanan bir süreci kapsamaktadır. Ses eğitiminin bir diğer amacı da bu alanda çalışma yapan bireylere seslerini en etkili ve doğru şekilde kullanabilme becerisi kazandırmaktır. Türk halk müziği, toplumun ortak duygu ve düşüncelerini yalın, samimi, coşkulu ve içli ezgilerle anlatan köklü bir müzik sanatıdır. Türk halk müziği, doğal ve sosyal olayları, acı, sevgi, özlem ve gurbet gibi ortak duyguları, tarihî olayları konu alan büyük bir kültür hazinesidir. Tüm bu olgulardan hareketle, geleneğimizin önemli yapıtaşlarından olan Türk halk müziğinde, ses eğitimine dair uygulanan egzersizlerin ve bu alandaki çalışmaların ne denli doğru ve kalıcı olduğunu sorgulamak gerektiği düşünülmüştür. Çünkü yıllardır konservatuvarlar ve müzik bölümlerinin geleneksel icraya yönelik ses eğitimi müfredatı içerisindeki çalışmaların hemen hepsi temel olarak opera ana sanat dalı ve Batı müziği mezunu hocaların uyguladığı ses eğitimi yaklaşımları ve metotları ile yürütülmektedir. Ses eğitimi, icra edilen müzik türünün; kendisine özgü ses aralığı, rezonans, artikülasyon vb. özelliklerini de kapsayıcı olmalıdır. Ayrıca kişiye özgü, kişi anatomisine ve kültürel özelliklerine de uygun olmalıdır. Dolayısıyla bu çalışmada ses eğitimini kültürel bağlamıyla da düşünmek gerektiği varsayılmıştır. Aynı zamanda modernizmin etkilerinin halk müziği ses eğitimi ile ilişkisi de ele alınmıştır. Müzik eğitimi verilen kurumlarda geleneksel icraya yönelik ses eğitiminin opera ana sanat dalı mezunu hocalar tarafından yürütülmesi sebebiyle bu eğitim anlayışından müziğimize uyarlanan şarkı söyleme tekniğinin geleneksel müziğimizde mevcut olan vokal kullanım şekilleriyle örtüşmemesi durumunun temel problemimizi oluşturduğu varsayılmaktadır. Bu çalışmada, bu uyarlamanın bir sonucu olarak tespit edilen problemler, kültür ve modernlik kavramlarının bu eğitim sürecine olan etkisi ile birlikte ele alınmıştır. Ayrıca mevcut problemlerin tespit edilip incelenmesi adına konservatuvar ve müzik eğitim kurumlarında geleneksel icraya yönelik ses eğitimi ve repertuvar dersleri veren, alanında uzman dokuz eğitimci ile görüşmeler yapılmıştır. Literatürde bu alana dair yazılmış kaynaklar taranmış olup uzman görüşleri ve kaynaklar karşılaştırılarak analiz edilip değerlendirilmiştir. Bu araştırmada, geleneksel icra alanında ses eğitimi dersleri yürüten hocaların kolektif bir çalışma yürüterek bu alandaki ekol icracıların glottal ve akustik analizlerini ayrı ayrı yapmaları, elde edilen veriler neticesinde egzersizler ve eğitim müfredatı oluşturmaları gerektiği sonucuna varılmıştır. Geleneksel icrada bulunan rezonans, artikülasyon, hançere gibi özelliklerin Türk Halk Müziği ses eğitiminde göz önünde bulundurulması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak bu çalışma, Türk Halk müziğine yönelik ses eğitimi uygulamalarının ne gibi problemlere sebep olduğunu göstermekte ve tespit edilen problemlerin giderilmesi hususunda öneriler sunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Ses Eğitimi, Türk Halk Müziği
Neoliberal politikalar ekseninde toplumun yeniden inşasında başvurulan gelenek kurgusuna bir örnek olarak Türkiye'de halk müziği algısı ve değişimi
Birçok araştırmanın odağında yer alan, Osmanlı Dönemi'nde başlayan Modernleşme ve Batılılaşma hamleleri; bunların Cumhuriyet Dönemi'nde pekişmeleri-Kemalist vurgularıyla-halkçı ve devletçi politikalar; 2. Dünya Savaşı ekseninde yaşanan dönüşüm ve İki Kutuplu Dünya Düzenine eklemlenme çabaları; 60'lı yıllardan itibaren tüm dünyanın deneyimlediği özgürlükçü hareketlere koşut devinimler ve ülkede yaşanan siyasî gerilimlerin gölgesindeki oluşumlar; 1980 darbesi, ve hemen ardından gelen muhafazakâr-liberal iklim ve bunun bir uzantısı olarak okunabilecek, son 20-30 yıla bakıldığında, Türkiye'de de hâkim olan neo-liberalist ekonomi anlayışı ve bu anlayışın getirdikleriyle birlikte muhafazakârlaşan ve/veya muhafazakârlaştırılan toplumun geçirdiği sosyo-kültürel değişim/dönüşümler, bu çalışmanın odağında yer almaktadır. Anılan tüm bu değişim süreci içerisinde, kültürel alana dair üretilen politikalar da, hiç şüphesiz sanat yaşamını etkilemiştir. Bu çalışmanın odağında, anılan çerçevede, Türkiye'de halk müziğine bakışın dönüşüm süreçleri yer almaktadır. Bu dönüşüm toplumsal, ekonomik, siyasî, … sayısız etmen tarafından tetiklenen ve bunlara koşut paradigma değişimlerini yansıtan bir süreklilik göstermekte; bu özelliğiyle de ülkede şekillenen toplumsal bilinç kadar bilinç altına da ayna tutmaktadır.
Kemana uyarlanmış halk ezgilerinin keman eğitiminde kullanılması
Bu araştırma, Kıbrıs Türk Halk Ezgilerine ilişkin müzikal unsurları ve bunların ortak özelliklerini belirlemek ve keman eğitiminde kemana uyarlanmış halk ezgilerinin kullanılmasının öğrencilerin keman çalma başarısına etkisini saptamak amacıyla yapılmıştır.Araştırmada halk ezgilerine ilişkin veriler kaynak tarama yöntemi kullanılarak toplanmıştır. Halk ezgilerinin tespit edilmesi için Kıbrıs'ta halk ezgileri ile ilgili kitaplar taranmış, kemanla çalınması uygun olan, sözsüz halk ezgileri içinde ortak özellikler taşıyan ve Kıbrıs Türkleri tarafından çalınıp oynanan Sirto, Zeybek, Karşılama, Çiftetelli ve Arabiye ezgileri uzman görüşü alınarak seçilmiştir. Türk müziğine ait olan bazı koma sesler, müziksel ses değiştirici işaretler, notalarda tespit edilen bazı hatalar, halk müziği alanında ve Kıbrıs halk ezgilerini kemanla seslendiren uzmanlardan görüş alınarak düzeltilmiş ve tekrar notaya alınmıştır. Bu ezgilerde kullanılan usuller, ses aralıkları, makamlar, ezgisel hareketler, nota süre değerleri ve kullanılan ritim kalıpları analiz edilmiş ve bu ezgilerin ortak özellikleri üzerine yoğunlaşılmıştır.Kemana uyarlanmış halk ezgilerinin kullanılmasının öğrencilerin keman çalma başarısına etkisini saptamak amacıyla deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırma, ?deneysel? ?tek grup ön-test, son-test? desenine göre gerçekleştirilmiştir. Deneysel çalışma, örnekleme giren 12 öğrencinin oluşturduğu ?deney? grubu üzerinde yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda deneysel çalışmada kullanılacak olan ezgilerin arasından uzman görüşü alınarak iki farklı ezgi seçilmiş, yay prensipleri dikkate alınarak, yay teknikleri, yay hareketleri, parmak numaraları ve nüanslar belirlenerek kemana uyarlanmıştır. Ön gözlemde deney grubuna bu ezgilerin uyarlanmamış şekli, son gözlemde ise uyarlanmış şekli çaldırılmıştır. Deneysel çalışma 2 haftalık sürede, aynı ortam, süre ve zaman dilimi içinde haftanın her günü gerçekleştirilen 10 çalışmadan oluşmuştur. Çalışmalar video kamerayla kaydedilmiş, video kayıtlarını izleyen üç gözlemci tarafından önceden hazırlanmış olan gözlem formları doldurulmuştur.Araştırmada veri toplama aracı olarak, öğrencilerin kemana uyarlanmış halk ezgilerini çalma başarılarını ölçme amacıyla ön ve son gözlemleri uygulayabilmek için gözlem formu kullanılmıştır. Gözlem formunda teknik ve müzikal olarak ?sol eli konumlandırabilme ve parmaklandırabilme?, ?yayın hızını ayarlayabilme?, ?yayın basıncını dengeleyebilme?, ?ezgiyi bütünlük içinde seslendirebilme? ve ? müzikal çizgiyi yakalama ve doğru seslendirme? davranışları yer almıştır.Araştırmada verilerin analizinde, araştırmanın alt problemlerine uygun olarak parametrik olmayan ?Kendall W Uyum Testi?, ?Wilcoxon Sıra Testi? ve ?Mann Whitney U Testi? kullanılmıştır. Uzmanların seslendirme başarısına verdikleri puanlar arasındaki tutarlılıklarına bir başka deyişle uzmanların verdikleri puanlar arası uyuma ?Kendall W Uyum Testi? ile bakılmıştır. Öğrencilerin Sirto seslendirme durumları ve Zeybek seslendirme durumları açısından bir farkın olup olmadığı ?Mann Whitney U Testi? ile analiz edilmiştir. Öğrencilerin iki farklı ezgiyi seslendirme durumları arasında ön gözlem ve son gözlem puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı ?Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi? ile analiz edilmiştir. Araştırmada ayrıca, gözlem formunda yer alan yorumlar kısmındaki uzman görüşleri nitel araştırma verisi olarak kabul edilmiş ve bu yorumların çözümlenmesinde içerik analizi tekniği kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, yapılan analizle ezgilerin ortak özellikleri belirlenmiştir. Deneysel çalışmadan elde edilen bulgulara göre; kemana uyarlanmış halk ezgilerinin öğrencilerin keman çalma başarılarını teknik ve müzikal olarak olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Her bir davranış için anlamlı bir artış ve olumlu yönde gelişme gözlenmiştir.
Ankara halkevi'nin musiki çalışmaları
Cumhuriyet'in ilk yıllarında Türkiye'de, milli devlet yapılandırma çalışmaları içerisinde Türk Ocaklarının önemli katkılarının olduğu bir gerçektir. 1932 yılı sonrası bu misyonu Halkevleri üstlenmiştir. Halkevleri milletleşme yolunda hemen her alanda halk eğitiminin ocağı olarak faaliyet göstermiştir. Bu faaliyetlerin en önemlilerinden birisi musiki çalışmalarıdır. Musiki alanında temel hedef ise modern musiki ile milli musikinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıdır. Bu amaçla, Ankara Halkevi; korolar oluşturmak, enstrüman çalmayı öğretmek için kurslar düzenlemek, konserler verdirmek, halk kültüründe var olan müzik değerlerini derlemek, derleme yapılan kültür varlıklarını notaya geçirterek repertuvara kazandırmak gibi faaliyetlerde bulunmuştur. Bunların yanı sıra halk ozanlarına halkevi ve halkodalarında konserler verdirerek halka tanıtmak ve bütünleştirmek için faaliyetler icra edilmiştir.. Türkiye'de ve dünyada ünlü ve saygın müzik üstatlarına Ankara Halkevinde konferanslar ve dersler verdirilmesi ise en kayda değer faaliyetlerdi. Çünkü böylece Türkiye'de musiki icra etmede ve musiki araştırmalarında yöntemler konusunda bilimsel tartışmalar başlamıştır. Şüphesiz üzerinde bilimsel tartışma yaratılan her konu ilerleme belirtilerinin ortaya çıkması anlamını taşır.
Türkü kültüründe değişim süreci ve Musa Eroğlu
Temelde bir sözlü kültür ürünü olan türkü, doğası gereği dinamik bir yapıya sahiptir ve bu nedenle de geleneksel özelliklerini korumakla birlikte sürekli olarak değişime açıktır. Bu çerçevede türkünün edebî ve müzikal özelliklerinde olduğu kadar toplumun türkü algısında ve türküye yüklediği anlamda da değişim yaşanabilmektedir.Türkü Kültüründe Değişim Süreci ve Musa Eroğlu adını taşıyan bu araştırma, türkü kültüründe 1868'den itibaren meydana gelen değişimleri, evrelere ayırarak incelemeye ve bu değişim sürecinde türkü sanatçısı Musa Eroğlu'nun yerini belirlemeye çalışmaktadır. Çalışmada, türkü kültüründeki değişimin genel olarak 4 evrede gerçekleştiği ortaya konulmuştur. Bu evreler sırasıyla şöyledir: a. Hazırlık Evresi (1868-1922), b. Romantik-Politik Evre (1922-1952), c. Egzotik Evre (1952-1990), d. Popüler Evre (1990 Sonrası).Türkü kültüründeki değişim sürecinin Popüler Evre'sinde doğan ve aynı dönemde bağlama çalıp türkü söylemeye başlayan Musa Eroğlu, Egzotik Evre boyunca çalışmalarını sürdürür. Ancak onun türkü kültüründeki değişim açısından asıl önemi, yaptığı çalışmalarla, Egzotik Evre'nin sonlanmasında ve Popüler Evre'nin oluşup gelişmesinde öncü rolü üstlenmiş olmasıdır. Çalışmada, türkü kültüründeki değişim sürecinin evreleri ve özellikle son iki evrede önemli bir aktör olarak öne çıkan Musa Eroğlu'nun konumu ayrıntılı bir şekilde ele alınmaktadır.Anahtar Sözcükler1.Türkü2.Türkü Algısı3.Müzik4.Değişim5.Musa Eroğlu
Türkülerin makam öğretimine etkilerinin incelenmesi
Bu araştırmada, Türk Halk Müziği türkü örnekleri ile yapılan çalışmaların makam öğretimine etkisi araştırılmıştır.Araştırma sürecinde, Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri 9. Sınıf öğrencilerinin, müziksel işitme okuma ve yazma dersinde yer alan makamları işitsel olarak öğrenmelerinde türkü örnekleri ile yapılan çalışmanın ne derece etki sağlayacağı incelenmiştir.Araştırmanın evrenini Ankara Anadolu Güzel Sanatlar ve Spor Lisesi, örneklemini ise deney grubunu oluşturan on iki öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada, 9. sınıf müzik bölümü öğrencilerinin oluşturduğu on iki öğrenciden oluşan deney grubu ile makamların işitsel olarak kavranmasında türkülerin etkisini araştırmak amacıyla çalışmalar yapılmış ve elde edilen sonuçlara dayalı olarak ortaya konulan bulgular ve yorumlar değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.Araştırmanın sonucuna göre;Türkü örnekleri ile yapılan çalışmanın, hüseyni, hicaz ve kürdi makamlarının işitsel olarak kavranmasında büyük ölçüde yarar sağladığı, müziksel işitme okuma dersi müfredatında, solfej ve ezgi örneklerinin yanında türkü örneklerine de yer verilmesinin öğrencilere bu anlamda yarar sağlayacağı öngörülmüştür.
Türk halk müziğinde uzun havaların müzikal analizi ve öğretimine yönelik analitik bir yaklaşım
Bu araştırma, Türk halk müziğindeki uzun hava kültürünün belirtilen alt problemler çerçevesinde hangi türlerden oluştuğu ve bu türlerin ülkemizde hangi bölgelerde görüldüğü, edebi açıdan nasıl bir yapı içerdiği, hangi sazlar eşliğinde icra edildiği, türlere ait müzikal özelliklerin neler olduğunu tespit etmek ve öğretimine ilişkin hem yüz yüze hem de uzaktan eğitimde kullanılabilecek materyal tasarımları geliştirmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma Betimsel ve Fenomolojik bir desende yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türk halk müziğindeki uzun hava ezgileri, örneklemini ise sınırlılıklarda belirlenen sekiz uzun hava türüne ait 86 eser oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcılarını 15 farklı kurumdan öğretim elemanı, sanatçı ve uzmanlardan oluşan 23 alan uzmanı oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, kaynak taraması, ses kayıtları, yarı yapılandırılmış görüşme ve bilgisayar destekli analizler kullanılarak elde edilmiştir. Uzun havaların kültürel özelliklerine yönelik bulgular betimsel tarama ile elde edilmiş, müzikal özelliklerine yönelik bulguların çoğu ise sayısal işlemler gerektiren algoritmaların kullanıldığı araştırmacı tarafından geliştirilen TMAT yazılımı aracılığıyla elde edilmiştir. Araştırmada uzun havalara ait seyir yapıları sembolik veriler üzerinden ilk kez analiz edilmiştir. Bu çerçevede elde edilen tüm bulgular, hem kişisel kanaatlerden uzak tamamıyla sayısal işlemlere hem de alan uzmanlarının uzun yıllar edindiği kişisel görüş ve düşüncelere dayanmaktadır. Araştırmada sonuç olarak, uzun havaların, etimolojik, kültürel, edebi ve icrasında kullanılan çalgılar açısından incelemeleri yapılmış; müzikal olarak dokuz katmanlı bir analiz basamağı çerçevesinde analitik olarak analizleri yapılmış; öğretiminde kullanılmak üzere uzun hava türlerine ilişkin elde edilen müzikal bulgular ile alan uzmanlarıyla yapılan görüşmelerden elde edilen bulguların araştırmacı tarafından harmanlanması sonucu dört katmanlı bir yapıda oluşturulan öğretim materyalleri tasarlanmıştır. Araştırmada son olarak elde edilen tüm bulgular uzaktan eğitimde kullanılmak üzere yine araştırma kapsamında geliştirilen bir Uzun Hava Öğretim Modülü'ne aktarılmıştır.
Türk halk müziği teorisi ve uygulaması dersine yönelik ASSURE modeli temelli öğretim materyalleri önerisi
Bu araştırma, Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı programında yer alan "Türk Halk Müziği Teorisi Ve Uygulaması" dersinin uygulanmasında yaşanan mevcut sorunların tespiti ve bu sorunların çözümü üzerine odaklanmış ASSURE Modeli temelli genel bir öğretim tasarımı ve ders işleme materyali önerisinin sunulmasını, amaçlamaktadır. Araştırma da karma araştırma yöntemi ve tek gruplu ön test, son test deneysel desenden faydalanılmıştır. Çalışmanın deneysel sürecine başlamadan önce halk müziği alanında uzman kişilerden dersin etkili ve verimli yürütülebilmesi adına görüş alınmıştır. ASSURE modeli aşamaları gereği, öğrencilerin derse yönelik ön yeterlikleri ve öğrenme stilleri tespit edilmiştir. YÖK 2018 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı lisans programında bulunan Türk Halk Müziği Teorisi ve Uygulaması dersine ilişkin içerikleri, uzman görüşleri ve öğrencilerin öğrenme stillerinden elde edilen bulgular doğrultusunda 14 haftalık hedef ve kazanım tablosu hazırlanmıştır. Belirlenen hedef ve kazanımların kalıcı olması amacıyla derste kullanılmak üzere solfej alıştırmaları, solfej ses kayıtları ve dikte alıştırmaları belirlenmiş ve belirlenen materyaller öğrencilerin öğrenme düzeylerine göre hazırlanmıştır. hazırlanan materyaller 14 hafta boyunca çalışma grubu ile birlikte uygulanmış ve 14 hafta sonunda öğrencilere son test uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; Türk Halk Müziği teorisi ve Uygulaması dersinde bağlama çalgısının kullanılmasının daha uygun olacağı tespit edilmiştir. Dersin süresinin doğru bir planlama ile yeterli olabileceği ve derse alanında uzman kişilerin girmesinin ders başarısını arttıracağı tespit edilmiştir. Türk Halk Müziği Teorisi ve Uygulaması dersine ilişkin özel bir kaynağın olmadığı var olan kaynakların yetersiz kaldığı ve ders için yeni kaynak ve yöntemlerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma grubuna uygulama öncesi ve sonrası yapılan Ön test ve son test sonuçları arasında anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu kapsamda hazırlanan ASSURE modeli Temelli Öğretim tasarımı ve materyal önerilerinin öğrencilerin akademik başarıları üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
Kürsübaşı uygulamalarında yer alan müziklerin tür ve biçim yönünden incelenmesi
Anadolu coğrafyasının genel anlamda içinde barındırdığı kültürel unsurların tamamı incelemeye değer zenginliktedir. Her bir özelliği, önemle üstünde durulması gereken bu kültür beşiği coğrafyası içinde, kendine has özellikleri ile büyük ve köklü bir yapıyı bünyesinde bulunduran Harput yöresi, içinde barındırdığı kültürel unsurları açısından son derece değerlidir. Harput'un vazgeçilmez uygulamalarından birisi olarak karşımıza çıkan ve Kürsübaşı/Kayabaşı/Havuzbaşı adıyla anılan toplantılarda icra edilen eserler, sahip olunan kültürel yapının anlaşılması ve değerlendirilmesi açısından önemlidir. Çalışmamızda, genel özelikleri ile Harput ve müzik kültürü hakkında bilgiler verildikten sonra, Harput'a ait bu uygulamalarda icra edilen, yörede Muhalif ve Kürdi adıyla bilinen makamlardan toplam yirmi eser, tür ve biçim yönünden incelemeye tabi tutulmuştur. Anahtar Kelimeler: Müzik, Harput, Kürsübaşı, Tür, Biçim,
TRT repertuvarında bulunan deyiş ve semahların müzikal analizi ve değerler eğitimi açısından incelenmesi
Deyişler ve semahlar İnançsal Türk Halk Müziğimizin, içeriğinde inançsal ve sosyal birçok konuyu işleyen en önemli türlerinden biridir. Bu yönüyle araştırılmaya değer bir konudur. İçeriğindeki inançsal ve sosyal konular toplumsal barışın ve hoşgörünün, toplumun her katmanına kavuşmasında önemli bir yer tutacaktır. Çalışmamızda deyiş ve semahların etimolojisi, anlamı, kökeni, özellikleri, tanımı yapılmış eserler "seyir-makam" ve "ritmik yapı" bağlamında müzikal incelemeye tabii tutulmuştur. Bütün bu incelemeler ve sonuçlar tablolar halinde verilmiştir. İncelememizin İkinci Bölümünde değer ve eğitimin tanımları yapılmıştır. Bu tanımlar kapsamında incelediğimiz deyiş ve semahlardan seçilen 18 eser değerler eğitim açısında incelenmiş ve bulunan değerler tablolar halinde verilmiştir. Anahtar Kelimeler: Türk Halk Müziği, Deyiş, Semah, Değerler Eğitimi.
Sanat ve icra tekniği açısından Neşet Ertaş ile Muharrem Ertaş arasındaki farklılıklar
Anadolu coğrafyasının en önemli kültür özelliklerinden birisine sahip olan İç Anadolu bölgesinin içinde yer alan Kırşehir yöresinde yaşayan Abdalların halen günümüzde yaşayan temsilcilerinden ikisi olan Muharrem Ertaş ve Oğlu Neşet Ertaş, bu kültüre ve yaşadıkları dönemin kültür hayatına eşsiz katkılarda bulunmuşlardır. Çalışmamızda, baba ve oğul olmanın dışında meslektaş olan bu iki usta sanatçının, aynı kültüre sahip olmalarına ve yaşatmalarına rağmen sanat icra tekniği açısından birbirilerinden farklılıkları ortaya koyulmaya çalışılmıştır. İki sanatçı hakkında yapılan araştırma ve inceleme sonucunda; "Akort Düzenleri", "Perde Yapıları", "Tel Özellikleri", "Tekne Yapıları", "Orkestra Teknikleri", "Mızrap Teknikleri", "Parmak Teknikleri", "Dinleyici Kitleleri", "Sanatçı Kimlikleri", "Ses İcraları", "Karar Ses Özellikler" ve "Zamanın ve Teknolojik İmkânların Etkileri" açılarından birbirlerinden farklı oldukları tespit edilerek, bu farklılıklar detaylarıyla ortaya koyulmuştur. Anahtar Kelimeler: Neşet Ertaş, Muharrem Ertaş, Abdal, Bozlak, Bağlama,