Fransızca

Bu konu başlığı altında 125 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fransızca ve Türkçede akıllı telefon bağlamında yeni sözcük kullanımına (Neolojizm) yapısal bir yaklaşım

Neoloji, dilbiliminin üç dalı ile ilgilidir: anlamsal yönüyle sözcükbilimi, yapısal yönüyle biçimbilimi, toplum tarafından kelimenin kabul ve kullanım süreçleriyle ilgili toplum dilbiliminin araştırma sahasına girer. Neolojinin konusu olan neolojizm ise; ortaya çıkan yeni bir gösterilen (anlam) için yeni bir gösterenin üretilmesi şeklinde tanımlanabilir. Gerçekten, bilim ve teknolojinin sürekli gelişmesi yeni kavramların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Hem dilsel ve hem de toplum dilsel boyutları olan bu hadisenin en iyi gözlemlenebileceği alan, bilimsel ve teknolojik gelişmelerin günümüzde en hızlı ve yoğun olarak yaşandığı mobil teknolojileridir. Bu nedenle, bu çalışmada akıllı telefonlarını kullanma kılavuzları veri tabanı kabul edilerek Fransızca ve Türkçedeki neolojizmler yapı bakımından karşılaştırılmıştır. Çalışmada dilin içyapısına bağlı olarak Fransızca ve Türkçede sözcüksel anlamda değişimin nasıl gerçekleştiği, bununla birlikte toplum dilbilimsel etkenlerin dilin zenginleşmesine nasıl etki ettiği sorunsalına cevap aranmıştır. Çalışmada ilk olarak dilbiliminin iki yeni sahası olan neografya (yeni kelimenin sözlükleşme süreci) ve neoloji (yeni kelime yapma yöntemi) konuları ele alındıktan sonra, konunun kuramsal çerçevesi çizilerek, neolojizmin nedenselliği ve neolojizmlerin belirlenmesi ile ilgili bilimsel yaklaşımlar ve kuramlar değerlendirilmiştir. Nicel araştırma yönteminin benimsendiği bu çalışmada, veri tabanından elde edilen veriler, oluşturulan sayısal ispata dayalı araştırma modeli çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bunun için farklı dört telefon markasının (Samsung, Sony, Vestel, Wiko) kullanma kılavuzları veri tabanı kabul edilerek tespit edilen neolojizmlerin iki dildeki (Fransızca, Türkçe) yapısal ve sayısal durumları, çıkış sebepleri ile sözlükleşme sürecinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Elde edilen veriler, Türkçe neolojizmlerin Fransızca neolojizmlerden daha fazla olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan, İngilizceden Fransızcaya ödünçlenen kelime sayısının İngilizceden Türkçeye ödünçlenen kelime sayısından daha az olduğu anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, her iki dilde kısmi ödünçlemelerin tam ödünçlemelerden daha fazla olduğu görülmektedir. İki veya daha fazla kelimenin bir araya gelmesiyle oluşturulan neolojizmler diğer türetme yöntemlerinden daha sık başvurulan bir biçim olarak karşımıza çıkmaktadır. Fransızca ve Türkçede sayısal olarak iki addan oluşan ve ad olan neolojizmler diğer türetme şekillerinden daha fazladır. Kendine özgü (diğer dillerde bulunmayan veya kullanılmayan) türetme şekilleri en fazla Fransızca kullanma kılavuzlarında tespit edilmiştir. İncelenen metinlerdeki neolojizmlerde İngilizce ve Türkçe yapısal benzerliğin Fransızca Türkçe yapısal benzerlikten daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Kelime sayısı açısından tek kelimeden oluşan en fazla neolojizm Fransızcada, iki kelimeden meydan gelen neolojizmler Türkçede, üç kelimeden oluşan en fazla neolojizmler İngilizcede saptanmıştır. İki dildeki neolojizmlerin durumlarının yapısal bağlamda ve sözlüğe giriş süreçleri olarak farklı olması birçok nedene bağlanabilir, fakat genel olarak dilin kendi içyapısı ve dışsal yani toplumsal nedenlerden dolayı bu farklılıkların meydana geldiğini söylemek mümkündür.

Cep telefonuFransızcaMobil teknoloji+3
Zehra Şafak
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca'nın yabancı dil olarak öğretiminde edilgenlik

Avrupa Ortak Dil Çerçevesi'nin 2001'de yayınlanmasıyla tanıtılan Eylem Odaklı Yaklaşım, yabancı dil öğretiminin ve öğreniminin görevler aracılığıyla yerine getirilmesine vurgu yapar. Başka bir deyişle, bu yaklaşım, öğrenenlerin dili gerçek ve anlamlı bağlamlarda kullanmalarını sağlayan pratik ve işlevsel faaliyetlere odaklanır. Eylem odaklı yaklaşım ilkeleri çerçevesinde incelenen, edilgen fiillerin kullanımıyla yeniden oluşturma olarak kabul edilen edilgenleştirme (passivation), « Saison 2 Méthode de français (A2-B1) » ders kitabının 8. ünitesi incelenerek gerçekleşir. Bu çalışmanın amacı, Fransızca'da edilgenliği gözlemlemek, incelemek ve « Saison 2 Fransızca (A2-B1) » Ders Kitabı'nın 8. Ünitesindeki edilgenlik yapılarını, aynı ünitede edilgenliğin farklı işlevlerini, yerini ve görevlerini detaylı bir şekilde araştırmaktır.

Gülümser Ceren Koyuncu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2024
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca deyimbilim birimleri ve Türk öğrencilere öğretimi

Bu çalışmanın ana konusu Fransızcadaki deyimbilim birimlerinin incelenmesi ve öğretilmesidir. Fransız Dili Eğitimi Bilim Dalı çerçevesinde, yabancı dil eğitimi açısından eğitimbilim alanı ile dilin işleyişini sorgulayan dilbilim, anlambilim, edimbilim alanları birleştirilerek "deyimbilim" alanı ele alınmıştır. Deyimbilim (Fr. phraséologie) yabancı dil öğretiminde güncel bir konu olup kültürlerarasılık alanını da kapsamaktadır. Yabancı dil olarak Fransızca öğretiminde disiplinlerarası araştırmalarda çok ele alınmamış olan bu içerikte bir çalışmanın Fransız dili eğitimine katkı sağlayacağını düşündük. Fransız dilinde "kalıplaşmış ifadeler, eşdizim, edimbilim birimleri" olmak üzere üç deyimbilim birimi araştırmamızın merkezinde yer almıştır. Öncelikle, deyimbilim alanının dilbilimde görece yeni bir alan olması sebebiyle çeşitli uzmanlar tarafından önerilen kavramların güncel tanımlarını inceledik ve açıkladık. Ardından, Türk öğrencilerinin Fransızca deyimbilim birimlerini kavram olarak algılama sürecinde öğretmenlere olumlu bir etki sağlamak amacıyla deyimbilim birimlerini yorumladık. Üçüncü aşamada ise, Fransızcanın yabancı dil olarak öğretiminde Saison, Tendances ve Cosmopolite olmak üzere üç farklı ders kitabını B1 ve B2 düzeylerinde karşılaştırmalı olarak inceledik. Aynı zamanda TV5monde platformundan seçtiğimiz iki videoyu inceleyip, farklı kanallarda deyimsel birimlerin yerini belirlemek amacıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik.

Kübra Aslan
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Koku: Bir Katilin Hikayesi" filminin Türkçe ve Fransızca sesli betimleme metinlerinin ADLAB kılavuzuna göre karşılaştırmalı analizi

Milenyum sonrası gelişen teknoloji ile görsel-işitsel medyanın hayatımıza pek çok alandaki entegrasyonu hiç olmadığı kadar artmış, bu durum çok göstergeli ve çok modlu bir çeviri türü olan görsel-işitsel çeviriyi de Çeviribilim içerisinde çok daha görünür kılmıştır. Görsel-işitsel çeviri alanı içerisinde hedef kitlesi görsel veya işitsel düzgüye erişimi olmayan bireyler için yapılan erişilebilirlik için çeviri çalışmalarının görsel düzgüye erişimi kısıtlı veya hiç olmayan kör ve görme engelli bireyler için yapılan hiposemiyotik bir çeviri türü olan sesli betimlemenin, kendine has kuralları vardır ve bu çeviri türü için kaliteyi arttırma ve uluslararası standartları oluşturma amaçlarıyla dünya genelinde birçok kurum ve kuruluş tarafından oluşturulmuş kılavuzlar bulunmaktadır. Bu kılavuzlardan bir tanesi de Avrupa Birliği tarafından desteklenmiş ve 2014 yılında uluslararası kamuoyu ile paylaşılmış olan Sesli Betimleme: Kör ve Görme Engelliler için Yaşam Boyu Erişilebilirlik (ADLAB) kılavuzudur. ADLAB kılavuzu 2010 yılında uygulamaya alınmış ve aynı adı taşıyan projenin son ürünüdür. Bu tez çalışmasında ADLAB projesi kapsamında, tıpkı proje paydaşı ülkelere yapıldığı gibi Fransa ve Türkiye'nin sesli betimleme profilleri çıkarılacak, ADLAB kılavuzunda sesli betimleme metin yazımı ile ilgili ele alınış unsurlar ışığında tezin bütüncesi olarak seçilen film incelenecek, bütüncenin Türkçe ve Fransızca sesli betimleme metinlerinin karşılaştırmalı analizi yapılacaktır. Bu analiz ile farklı ülkelerde farklı kültürlere ait betimleyiciler tarafından oluşturulan sesli betimleme metinleri arasındaki değişikliklerin açığa çıkarılması ve bu sayede sesli betimleme alanında kültürler arası farklılıkların belirlenmesi hedeflenmektedir.

Mete Tahsin Kuşgöz
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

A. S. Puşkin'in masallarının Fransızca ve Türkçe çevirisinde kültürel ögelerin incelenmesi

Masallar kültürel ve folklorik öğeler açısından oldukça zengin bir kaynaktır. Çeviri sürecinde kültürel ve folklorik öğelerin aktarımı çevirmen açısından çeşitli zorluklar içerir. Masal çevirisinde kültürel farklılıklar, çevirmenlerin çeviri sürecinde kaynak eseri, alıcı kültürü ve benzeri birçok unsuru göz önünde bulundurarak, masalların kültürel aktarımını sağlamak için seçimler yapmalarını gerektirmektedir. Dolayısıyla, masal içinde büyük öneme sahip olan kültürel ögeleri aktarmak zorunda olan çevirmenler, değişik çeviri stratejilerini uygulayıp farklı çeviri yaklaşımları benimsemektedir. Bu çalışmamızda, Rus kültüründe önemli bir konuma sahip olan Aleksandr Sergeyeviç Puşkin'in masallarının Türkçe ve Fransızca çevirileri ele alınmaktadır. 19. Yüzyılda Puşkin tarafından kaleme alınan masallar, şiir-fabl karışımı olarak nitelendirilebilecek özel tarzı ve Rus kültürüne özgü kültürel öğelerin zengin kullanımıyla, çevirmenlerin yoğun olarak erek dil, kültür, okur ve skopos bağlamında seçimler yapmasını gerektirmektedir. Çalışmamızda, beş masalın Rusça-Fransızca ve Rusça-Türkçe dil çiftlerinde, biri "eski" biri "güncel" olmak üzere, ikişer çevirisi incelenmiştir. Bu yüksek lisans tezinde kuramsal bağlamda Puşkin'in Türkçeye ve Fransızcaya çevrilen masallarında kültürel ögeleri tespiti için Aixelà'nın kültüre özgü öğeler (ing. culture-specific items) kavramından ve kültürel ögelerin aktarımında uygulanan çeviri stratejilerinden yararlanılmıştır. Ayrıca, makro düzeyinde Venuti'nin öne sürdüğü "yabancılaştırma" ve "yerlileştirme" kavramları kullanılmıştır. Çalışmamızda kullandığımız diğer bir yaklaşım ise, masalların farklı yıllarda tekrar çevrilmesinden hareketle, Berman'ın yeniden çeviri hipotezidir. Bu çerçevede Puşkin'in masallarının Rusçadan Türkçeye ve Fransızcaya yeniden çevirilerinde kültürel ögelerin aktarımı incelenmeye çalışılmıştır.

Abuzer Hamza Kaya
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimFR

Türkiye'deki Fransızca öğretmenliği lisans programlarının Bologna süreci kapsamında değerlendirilmesi

Bu tez çalışmasının odak noktası Türkiye'de Fransızca öğretmeni yetiştiren lisans programlarının Bologna süreci kapsamında değerlendirilmesidir. Bu bağlamda çalışmamız iki eksene dayanmaktadır : Programa dayanan ilişkisel değişkenler ve PEPELF (EPOSTLE) ve PEFELE gibi son derece güncel çerçevelerin öne çıkardığı "mesleki yeterlilikler" ile bu yeterlilikleri kazandırmada lisans programlarının katkıları. Türkiye'nin de mevcut durumunu değerlendirebilmek için Bologna Sürecine dahil olmuş toplam dört ülke arasında (Türkiye, Bulgaristan, Hollanda ve İrlanda) karşılaştırmalı nitel bir analiz yapılmıştır. Çalışmamız, karma araştırma yöntemlerini kullanarak, "programı" merkeze almıştır. Farklı değişkenlerden hareketle, gelecekte lisans programlarına yönelik olarak yapılacak program geliştirme çalışmaları için tutarlı ve kanıta dayalı bir "ihtiyaç analizi" sunmayı hedeflemektedir. Bu iki araştırma odağının kesiştiği noktada Fransızca Öğretmen adaylarının "öz yeterlik algısı", "lisans eğitim programlarına yönelik tutumları", "akademik başarı durumları" ve "lisans eğitimi boyunca en çarpıcı ihtiyaçları" belirlenmeye çalışılmış ve aralarında doğrusal bir ilişki olup olmadığı yordanmıştır. Araştırma sonuçları, yansıtıcı öğrenme ve öğretme yoluyla « yetkinlik temelli yaklaşımın » öne çıkarılması gerektiğini, öz yetkinlik algısının "öğretim stratejileri" alt boyutunda düştüğünü, Fransızca öğretmen adaylarının başlıca ihtiyaçlarının "sınıf içi uygulamalar" ve "Fransızca olarak okutulan lisans dersleri" etrafında yoğunlaştığını göstermiştir. Yaş, cinsiyet, dil edinim şekli " gibi değişkenler "akademik başarı" ve "öz yeterlik algısı" üzerinde anlamlı bir etki göstermezken, "programa yönelikler tutumlar", "akademik başarı" ve "öz yeterlik" seviyeleri arasında pozitif doğrusal ilişki saptanmıştır.

Fulya Boyraz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Yabancı dil olarak Fransızca öğretiminde sinema atölyesi: Nitel bir durum çalışması

2001 yılında Avrupa Konseyi tarafından yayınlanan Diller için Avrupa Ortak Başvuru Metni (AOBM) ile birlikte ortaya çıkan Eylem Odaklı Yaklaşım (EOY), yabancı dil öğretimi/öğrenimi sürecinde özellikle gerçek iletişim durumlarının oluşturulmasına büyük önem vermektedir. Bu yaklaşım dilin, birer sosyal aktör olarak tanımlanan öğrenenler tarafından gerçekleştirilen görevler aracılığıyla, yaparak ve yaşayarak öğrenilmesi ilkesine dayanmaktadır. Yabancı dil derslerinde görevler ve eylemler, yararlılık ve gerçek sosyal yaşamda kullanılabilirlik durumları dikkate alınarak uygulanmakta ve öğretim/öğrenim süreci bu şekilde sürdürülmektedir. Bu bağlamda, Sinema Atölyesi, Eylem Odaklı Yaklaşımın temel ilkelerine uyan, yabancı dil öğrenenlerin, iletişim ve etkileşimlerini gerçek sosyal bir ortamda gerçekleştirerek, dilsel ve sosyo-kültürel becerilerini geliştirmelerine yardımcı olacak, Fransızca düşünmeyi sağlayacak bir etkinlik olarak düşünülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı "Sinema Atölyesi" etkinliklerinin Eylem Odaklı Yaklaşımın ilkelerine uygun olarak etkin bir biçimde nasıl gerçekleştirilebileceğini gözlemlemek ve bir durum çalışması ile bunları ortaya koymaktır. Bunun yanı sıra, sinema destekli Fransızca öğretimi/öğreniminin öğrenenlerin çeşitli becerilerinin geliştirilmesine ne şekilde katkıda bulunabileceğini ve bu sürece katkı sağlamak için nasıl kullanabileceğini incelemektir.

Ethem Turgay Şendur
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca öğretim ve öğrenim sürecinde oyuna dayalı etkinliklerin yararı ve eğitsel işlevi

Çalışmamız oyuna dayalı etkinliklerin yetişkin öğrenciler üzerindeki yarar ve getirilerini vurgulamayı içermektedir. Yetişkin öğrencilerin Fransızcayı yabancı dil olarak öğrenme sürecinde en sık karşılaştıkları zorluklardan yola çıkarak onların özellikle sözlü iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefledik. Bu amaçla, öğretim ve öğrenime büyük katkılar sağlayan motivasyon kavramını çalışmamızın merkezine yerleştirdik. Bu kavramı daha iyi anlamak için öğrenme sürecindeki ve öğrenci üzerindeki önemli etkilerini inceledik. Böylelikle, öğrenme isteğinin öğretim ve öğrenim sürecinde olmazsa olmaz bir koşul olduğu sonucuna vardık. Daha sonra, oyuna dayalı etkinlikleri, öğrenim ve öğretim sürecinde motive edici rolü olan etkinlikler olarak adlandırdık. Diğer yandan, oyun kavramının çocuğa sıkı sıkıya bağlı olduğunu ve çoğu oyunun onun gelişimine ve eğitimine yönelik olduğunu saptadık. Bu nedenle, yetişkin öğrencilere yönelik oyuna dayalı etkinliklerin eksikliği bizi bu kitle üzerine odaklanmaya yöneltti. Tüm bunlardan sonra, öğrenim sürecinde çocuğu ve yetişkini birçok açıdan karşılaştırdık. Bu karşılaştırmadan yola çıkarak yetişkinlerin çocuklar kadar oyuna dayalı etkinliklerin olumlu etkilerine, özellikle bu etkinliklerin uyandırdığı motivasyona ihtiyaçları olduğunu fark ettik. Sonuç olarak, önerdiğimiz oyuna dayalı etkinliklerle yetişkin öğrencilerin sözlü iletişim becerilerini teşvik etmenin yollarını aradık.

Esra Körözlü
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca sözcüksel yazım kurallarının öğretimi ve öğrenimi

Yabancı dil olarak Fransızcanın öğretimi yazımsal beceri konusunda zorluklar yaratmaktadır. Bu zorlukların sebebi özellikle yazılı dil ve sözlü dil arasındaki farkla ilintilidir. Bu fark, sözlü dil yazıya dökülürken sorun yaratmaktadır ve yazımsal reformlara ihtiyaç duyulmasına sebebiyet vermektedir. Tüm bunlara ek olarak belli kullanım kuralları çerçevesinde kökenbilimsel olarak var olan harfler, yazımsal öğeler, çift ünsüzler, yazım işaretleri ve bazı özel harfler zorluk yaratmaktadır, tüm bunları ise istisnalar takip etmektedir. Bu inceleme yazım kurallarının dilbilimsel ve sözcüksel olarak ikiye ayrıldığını ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, sözlü dil ile yazılı dil arasındaki fark, Fransız dilinin çoklu sistemi ve yazılı dilde sorun yaratan bazı konular araştırılmıştır. Bir sonraki adımda Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni ve Uluslararası Pedagojik Eğitim Merkezi tarafından yapılan Fransızca Eğitim Diploması (DELF) ve İleri Seviye Fransızca Diplomasının (DALF) beklentileri çerçevesinde yazım kuralları incelenmiştir. Bu inceleme yazım kurallarının dilbilimsel ve sözcüksel olarak ikiye ayrıldığını ortaya koymaktadır. Burada, doğrudan sözcüklerin yazımları, yani sözcüksel yazım kurallarının üstünde durulmuştur. Bu bağlamda yapılan hata türleri ele alınmıştır. Son olarak, yabancı dil olarak Fransızca eğitimi verilen sınıflarda sözcüksel yazım kurallarının doğru öğretimine yönelik yol gösterici etkinlik önerisinde bulunulmuştur.

Gonca Karaduman Dilik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızcanın yabancı dil olarak öğreniminde edimsel fiillerin incelenmesi

Bu çalışmadaki ana amaç, Fransızcanın yabancı dil olarak öğrenilmesinde edimsel fiillerin yerinin incelenmesidir. Bu açıdan, araştırmamız gereği dil bilimleri içinde yer alan özellikle anlambilim ve edimbilim dallarına başvurulmuştur. Çalışma 175 edimsel eğilimli fiilin edimsellik değerine göre yapılmıştır. Bu fiillerin ait oldukları kategori içindeki yerleri önce alfabetik, ardından sıklık (bir milyon sözcükte) sırasına göre tablolarla gösterilmiştir. Kullanılan veriler için Le Petit Robert Dixel Mobile sözlüğünden yararlanılmıştır. Oluşturulan tablolarda, 175 edimsel eğilimli fiilin her bir kategorisi kendi içinde sıklık değerlerine göre sıralanmıştır. Ayrıca edimsel eğilimli fiillerin eş anlamlı ve zıt anlamlı karşılıkları derecelendirilerek sıralanmıştır. Elde edilen sonuçlar ışığında, en güçlü ve en zayıf dereceye sahip olan fiillerden çiftler oluşturulmuştur. Fransızca öğretim kitapları Festival 1 ve 2'nin taranması ile elde edilen sonuçlar, edimsel eğilimli fiillerin eş anlamlılık, zıt anlamlılık ve sıklık dereceleri yukarıda bahsedilen tablolardan yararlanılarak değerlendirilmiştir. Son olarak, bulunan fiillerin yüklendikleri değerler saptanmıştır. Ancak, bütüncemizde çok sayıda dolaysız edimsel sözceye rastlanmamıştır. Bulunan bazı örnekler tam anlamıyla edimsel fiil değeri taşımaktadır.

Nezahat Hüyük
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızcanın yabancı dil olarak öğretiminde özgün ders malzemeleri

Tezimizin temel eksenini özgün ders malzemeleri ve bu ders malzemelerini incelediğimiz Fransızca öğretim kitabı Saison 1 (A1-A2)'deki yeri oluşturmaktadır. Genel olarak tüm ders malzemeleri öğrenme ortamının en önemli bileşenlerinden sayılabilir. Öğrenme sürecinin merkezinde yer alan öğrenenlerin bu süreci en etkin biçimde ve en verimli olarak tamamlayabilmeleri için öğrenme ortamına ya bir ders kitabı aracılığıyla ya da öğrenme ortamının diğer önemli bir bileşeni olan öğreten tarafından çeşitli ders malzemeleri getirilir. Öğrenme sürecini kolaylaştırmak, bilgiyi yapılandırmada öğrenenlere yardımcı olmak gibi işlevleri olan ders malzemelerinin seçiminde yaş, dil düzeyi gibi faktörler de önemli rol oynamaktadır. Geliştirmeyi hedeflediğimiz beceriye uygun ders malzemesi seçiminin öneminin yanında, seçtiğimiz ders malzemesinin nitelikleri de öğrenme ortamının zenginleşmesinde, öğrencilerin güdülenmesinde ve kalıcı ve etkili bir öğrenmenin gerçekleşmesinde başat bir öneme sahiptir. Bu nedenle, özgün ders malzemelerinin öğrenme ortamına getirileri uzun zamandan beri tartışılmakta, öğrenme ortamını zenginleştirdiği düşünülmektedir. Biz de tezimizde özgün ders malzemelerini incelemeye ve seçtiğimiz ders kitabındaki kullanım sıklıklarını belirlemeye çalıştık. Daha fazla sıklıkla kullanılan türdeki özgün ders malzemelerinin öğrenme ortamına katkısını tartıştık.

Emel Aydın
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Yabancı dil olarak Fransızca öğretiminde eylem odaklı görevlerin kullanımı

Bu çalışma, Diller İçin Avrupa Ortak Başvuru Metni tarafından tavsiye edilen eylem odaklı yaklaşımdaki görevleri, Fransızcanın yabancı dil olarak öğrenilmesindeki yerini incelemeyi amaçlamaktadır. İlk olarak, iletişimsel yaklaşım ile karşılaştırma yaparak eylem odaklı yaklaşımın önemini ortaya koyduk. Sonrasında görevleri, dilsel aktivitelerden ve alıştırmalardan ayırmak için örneklendirdik. Ortak Başvuru Metni'ndeki görevlerin belirgin özelliklerini analiz ettikten sonra, bu görevlerin gerçekçiliği ile ilgili eleştirileri ele aldık. Christian Ollivier 'in görevlere getirdiği yeni kategori önerisini sunduk. Christian Ollivier tarafından tavsiye olunan gerçek yaşam örneklerine dayalı görevleri ve bu görevlerin gerçekleştirilmesinde kullanılan bilgi ve iletişim teknolojilerini, özellikle Web 2.0 araçlarını öne çıkardık. Daha sonra, görevlerin uygulamadaki yerini göstermek için görevleri inceleme ve değerlendirme ölçeğini geliştirdik. Bu ölçek yardımıyla, Fransızcanın yabancı dil olarak öğrenilmesine/öğretilmesine yönelik hazırlanmış Saison 1 ve Édito A1 ders kitaplarındaki görev örneklerini analiz edip değerlendirdik. Daha sonra, bu kitaplardaki gerçeğe yakın olan görevler ile sanal projeleri, Türk bağlamında daha gerçekçi görevlere dönüştürmeye çalıştık. Türkiye'de Fransızcanın yabancı dil olarak öğretilmesi ve öğrenilmesinde, sınıf ortamında Web 2.0 ile gerçeğe dayalı görevler oluşturmak ve onları gerçekleştirmek için bilgi ve iletişim teknolojilerinin öğretim ile bütünleşmesi gerekliliğini vurguladık ve bütünleştirme için Puentedura tarafından geliştirilen SAMR modelini ortaya koyduk.

Esra Kuduz
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fransızca literatürde Hz. Muhammed ve Kur'ân'a yaklaşımlar

Tez, giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde Fransız oryantalizmi ve kurumları ile, araştırmanın kaynakları hakkında bilgi verilmektedir. Birinci bölümde; Fransızca literatürde Hz. Peygamber'e yaklaşımlar incelenmektedir. Hz. Peygamber'in şahsiyeti, özel hayatı, peygamberlik öncesi durumu, peygamberliği, samimiyeti, önceki dinlerle ilgisi ve sünnet (hâdis) konularına yönelik oryantalist yaklaşım ele alınmaktadır. İkinci bölümde; Fransızca literatürde Kur'ân algısı konusu incelenmektedir. Kur'ân'ın tanımı, önceki din ve kültürlerle ilgisi, yazılması, toplanması ve çoğaltılması ile kompozisyonu ve içeriğine yönelik yaklaşımlar ele alınmaktadır. Üçüncü bölümde; kıraat kavramı, kıraat farklılıklarının sebepleri, mevcut kıraatler, farklı kıraatlerin durumu ve Mushaf'ın nihai şekli konuları ele alınmaktadır. Kıraatler konusu genellikle Fransız oryantalist Régis Blachère'in yaklaşımı çerçevesinde incelenmektedir. Her bölümün sonunda bölümde ele alınan konuların genel bir tahlil ve değerlendirmesi yapılmaktadır. Sonuç kısmında ise çalışmanın geneli üzerinde elde edilen bilgiler doğrultusunda varılan kanaat ve neticeler ifade edilmektedir. Fransızca literatürde Hz. Peygamber ve Kur'ân algısının on sekizinci yüzyıldan sonra yumuşamaya başladığı, on dokuzuncu ve yirminci yüzyılda, Kur'ân üzerine geniş araştırmalarla söylem farklılığının ortaya çıktığı, söylemde yumuşama olmakla birlikte, eski anlayışı çağrıştıracak tarzda yaklaşımların devam ettiği, bu yaklaşımın Hz. Muhammed, Kur'ân tarihi ve kıraatler konusunda kendini gösterdiği, buna göre, Hz. Muhammed'in peygamber olmadığı, Kur'ân'ın vahiy değil Peygamber'in kendi sözü olduğu, nihaî şeklinin ise geleneğin katkılarıyla oluştuğu, ayrıca bu fikirlerin kıraatler konusuna yaklaşımda etkili olduğu, bu konuya Kur'ân'ın korunmadığı açısından yaklaşıldığı değerlendirilmiştir.

FransızcaHz. MuhammedKur'an-ı Kerim+4
Ensar Yılmaz
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Marifet: Asır sonu Osmanlı basınında Osmanlıca-Fransızca bir edebiyat dergisi

Bu araştırmanın amacı, 9 Ocak 1898 ile 8 Eylül 1898 tarihleri arasında Fransızca ve Osmanlıca nüshalar halinde yayınlanan ve Théodossia Sophroniades tarafından idare edilen haftalık edebiyat dergisi Marifet'i edebî çevrelere tanıtmaktır. Marifet'in imtiyaz sahibi, müdiresi ve yazı işleri müdürü; Osmanlı-Rumu entelektüel bir kadın yazar olan Théodossia Sophroniades'tir. Théodossia Sophroniades, Osmanlı basınında neşredeceği bir dergi için imtiyaz hakkı talep eden ve bu hakkı elde eden ilk kadındır. Bu çalışmada, Osmanlıca ve Fransızca tüm nüshalarını Türkçe'ye tercüme ettiğim Marifet dergisinin 19. yüzyıl sonu Osmanlı edebiyatına neden, nasıl ve ne şekilde bir yenilik getirdiğini sorgulayacağım. Sosyal ve kültürel anlamda Avrupa medeniyetleri seviyesine yükselmek amacı doğrultusunda ihtiyaç duyulan potansiyele halihazırda sahip bir Osmanlı kültürü tasavvurunun, derginin yayın politikasının bel kemiğini oluşturduğunu ortaya koyacağım. İktidar ve bürokrasi tarafından desteklenen Marifet dergisini, asır sonunda, Batı'nın nasıl temellük edileceğini gösterir sistematik bir modernleşme projesi olarak değerlendireceğim. Derginin bilhassa Fransızca bölümünde cereyan eden kadın konusunu, büyük oranda Théodossia Sophroniades'in şimdiye dek göz ardı edilen edebî hikâyelerindeki modern kadın imgesi üzerinden açımlayacağım. Müslüman olmayan Osmanlı bir kadının, doğduğu kültürün ötesine hitap eden edebî kadın karakter çizimleriyle ne kadar modernite odaklı metinler üretebildiğini göstereceğim.

DergilerEdebiyat dergisiFransızca+5
Seda İzmirli Karamanlı
Boğaziçi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoktoraAçık ErişimFR

Fransızca yabancı dil sınıfında çeviri öğretimi

DOKTORA TEZ OZU FRANSIZCA YABANCI DİL SINIFINDA ÇEVİRİ EĞİTİMİ Cihan Aydoğu Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ekim, 1999 Danışman: Prof. Dr. Gülnihâl GÜLMEZ Günümüzde, yabancı dil öğretiminde öncelikle hedeflenen öğrencilerin dili gerçek işleviyle edinmelerini, dolayısıyla da iletişim edincini kazanmalarını sağlamaktır. Buna bağlı olarak, yabancı dil öğretiminde araç olarak kullanılan çeviride de iletişimsel işlev hedeflenebilir. Böylece yeniden saygınlığına kavuşturulacak olan çeviri edimi yabancı dil ve anadil arasındaki yapısal eşdeğerliklerin bulunmasıyla yetinemez. Kaçım İmaz bir şekilde, kaynak metindeki anlamı anadilde yeniden ifade etmeye dayalı bir süreç olarak ele alınmalıdır. Bu ise, çeviriyi yalnızca bir kontrol aracı olarak değil, bir amaç olarak ele almayı gerektirmektedir. Her öğretimde olduğu gibi, çevirinin amaç olarak öğretilmesinde de, çeviri etkinliklerinin, öğrenciye çeviri tekniklerini kazandırmayı amaçlayan bir izlence doğrultusunda düzenlenmesi gerekir. Dolayısıyla, çeviri derslerini belli stratejileri geliştirmeyi amaçlayan alıştırmalara dayandırmak bir zorunluluk olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma, uygulamadan elde edilen verileri, öğrencilerim çeviri stratejilerine duyarlı kılmayı ve eşdeğer metin üretme yetilerini geliştirmeyi amaç edinecek kişilerin dikkatine sunmayı hedeflemektedir. Bu doğrultuda, 24 öğrenciyle haftada 3 saat olmak üzere toplam 19 hafta sürecince yorumlayıcı çeviri kuramından esinlenen ve belli bir izlence oluşturan 16 alıştırma üzerinde çalışılmıştır. Veri toplamak üzere öğrencilere bir çeviri stratejileri ölçeği ve çevirmek üzere bir metin verilmiştir. Bu veri toplama araçları, alıştırmaların etkisini daha iyi ölçebilmek amacıyla uygulamadan önce ve sonra olmak üzere iki kez verilmiştir.Ill Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, yorumlayıcı çeviri kuramından esinlenen ve belli izlence oluşturan alıştırmaların öğrencileri çeviri stratejilerine duyarlı kılmada ve eşdeğer metin üretme yetilerini geliştirmede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Cihan Aydoğu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca yabancı dil sınıflarında sözcük öğretimi

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ FRANSIZCA YABANCI DİL SINIFINDA SÖZCÜK ÖĞRETİMİ Zühre YILMAZ Fransız Dili ve Eğitimi Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül, 2000 Danışman: Prof. Dr. Gülnihal GÜLMEZ İletişimsel yöntemin dil öğretiminde yer almasıyla birlikte yabancı dil sınıflarında öncelikle hedeflenen öğrencilere iletişim edinci kazandırmak olmuştur. Bu amaca uygun olarak, dil öğretiminin her aşamasında olduğu gibi, okuma eğitiminde de iletişimsel boyut önemli bir yer tutmaktadır. Bu da, okuma derslerinde sınıfa getirilen metinlerin çeşitliliği, özgürrtüğü ve bunlara paralel olarak gerçekleştirilen sınıf içi etkinliklerle sağlanmaktadır. Bu etkinlikler öğrencilere belli başlı okuma stratejilerini kazandıracak şekilde düzenlenmelidir. Bu araştırmada, öğrencilerin okuma derslerinde belli başlı okuma stratejilerine ve özellikle de çıkarsama (inference) stratejisine kâfşı duyarlı kılınması amaçlanmaktadır. Araştırma, stratejik bir eğitim doğrultusunda 9 ve- 11 kişilik iki gruba, haftada 3 saat süre ile toplam 8 haftalık bir eğitim sürecini kapsamaktadır. Sınıfta kullanılan metinler özellikle çıkarsama (inference) stratejisini çalıştırmayı amaçlayan alıştırmalardan oluşmaktadır. Veri toplama amacıyla deney ve kontrol gruplarının öğrencilerine bir okuma stratejileri ölçeği ve çıkarsama stratejilerini içeren bir ön-test uygulanmıştır. 8 Hafta boyunca, deney grubu öğrencilerini bu stratejilere karşı bilinçlendirmek amacıyla her dersin sonunda bir özdeğerlendirme Formu verilmiştir. 8 Haftanın sonunda, amaçlanan değişikliklerin gerçekleşip gerçekleşmediğini ölçmek için her iki gruba yeniden okuma stratejileri ölçeği ve son-test uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, kontrol grubunda uygulama sonrası anlamlı bir fark gerçekleşmemiştir. Deney grubunun verilerinde ise fark gözlenmektedir fakat, bu da beklenilen ölçüde anlamlıIll sayılmamaktadır. Sonuç olarak, deney grubunu çıkarsama stratejilerine karşı bilinçlendirmek amacıyla uygulanan özdeğerlendirme Formunun beklenen ölçüde etkili olmadığı görülmüştür. Alınan sonucu etkilemiş olabilecek etkenler sonuç bölümünde tartışılmış ve gerekli görülen önerilerde bulunulmuştur.

Zühre Yılmaz
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2000
00
DoktoraAçık ErişimFR

Fransızca yabancı dilde yazılı anlatım öğretimi-öğrenimi, sanal çalışma ortamı ve internet: Anadolu Üniversitesi'nde bir uygulama

Yabancı dil öğrencisinin yazılı anlatımda karşılaştığı sorunlar bizi farklı bir öğretim yöntemi uygulamasına yönlendirdi. Bir yandan öğrenci merkezli yazma eğitiminin gereklerini yerine getiren, diğer yandan öğrenciyi güdüleme özelliği taşıyan yeni araçların kullanıldığı ve öğretmenin varlığını koruyan bir öğretim modeli uyguladık. Bu doğrultuda, sanal çalışma ortamına dayalı, yani kullanıcılarına çalışmalarıyla ilgili sanal araçları, içerikleri ve hizmetleri bir arada sunan, sanal sınıf sitesini kullandık.Sanal sınıf sitemiz Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı birinci sınıf 2. dönem dersi olan Fransızca Yazma II dersi için hazırlandı. 30 kişiden oluşan örneklemin yarısı dersi geleneksel yöntemle (kontrol grubu), diğer yarısı sanal sınıf sitesiyle (deney grubu) işledi. Farklı veri toplama araçlarıyla sanal sınıf sitensin Fransızca yazılı anlatım dersine nicel açıdan (yazma alıştırmalarından elde edilen puanlar), güdüleme açısından ve de bu derste yaşanan sorunlara çözüm getirme açısından etkilerini araştırdık:-Öntest (T1) ve sontest (T2) aracığıyla elde edilen sonuçları karşılaştırma yapmak amacıyla kullandık. T1 sanal sınıf sitesi uygulamasından önce, T2 uygulamadan sonra bütün örnekleme verildi. Sonuçlar deney grubunun puanlarının biraz daha yüksek olduğunu gösterdi. Ancak, iki grup arasındaki fark çok önemli olmadığından, sanal sınıf sitesinin nicel açıdan beklenen etkiyi yaratmadığı sonucuna vardık.-Deney grubuna uygulanan motivasyon anketi söz konusu bireylerin bu tür bir eğitim/öğretim modelinden memnun kaldıklarını gösterdi. Sonuçlar öğrenim memnuniyeti ile rahatlatıcı ve güdülendiren bir öğrenim ortamın var olduğu yönündeydi. Dolayısıyla, sanal sınıf sitesinin güdüleme açısından etki yarattığı sonucuna vardık.-Yine deney grubuna uygulanan görüşme tekniği, sanal sınıf sitesinin lehine söylemler ortaya çıkardı. Öğrenciler büyük bir kısmı, sanal sınıf sitesi yazılı anlatım dersinde yaşadıkları sorunlara çözüm getirerek yardımcı olduğu yönünde hemfikirdiler. Ayrıca, görüşmeden çıkan diğer sonuçlar öğrencilerin motivasyon anketinde belirtiklerini destekleyecek nitelikteydi. Bu doğrultuda, sanal sınıf sitesinin derste yaşanan sorunlara çözüm getirme açısından etki yarattığı sonucuna vardık.Sonuç olarak, sanal sınıf sitesi nicel açıdan çok etki göstermemiş olsa da, öğrencilere yararlı olduğunu ve rahat bir çalışma ortamı sunduğunu düşünüyoruz.

Veda Aslım Yetiş
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2008
00
DoktoraAçık ErişimFR

Fransızca yabancı dil okuma dersinde işbirlikli öğrenmenin kullanımı

Çağdaş eğitim anlayışı, yabancı dil sınıflarındaki öğretmeni, öğrenmeyi en üst düzeyde gerçekleştirecek öğretim yöntemini seçme ve uygulama sorumluluğu ile karşı karşıya bırakmıştır. Yabancı dil derslerinde öğrencilerin aktif olarak derslere katılımının sağlandığı yöntemlerle öğrencilerin akademik başarılarına olumlu katkılar sağlanmaktadır. Öğrencilerin yeteneklerinin, öğrenme ve düşünme tarzlarının, motivasyon düzeylerinin ve derse ilgilerinin birbirinden farklı olduğu düşünülecek olursa, bu farklılıkları bir araya toplayıp öğrencilerin derse aktif katılımını sağlayarak başarılarını arttıran yöntemlerden birisi de işbirlikli öğrenme yöntemidir.Bu doğrultuda, yukarıda bahsedilen nedenlerden dolayı, Fransızca okuma dersinde, öğrencilerin başarısını, motivasyonunu, okuma-anlama becerilerini arttıracağını düşündüğümüz işbirlikli öğrenme yönteminin bir tekniği olan Birleştirme-II tekniğini kullandık.Araştırmanın örneklemini Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fransız Dili Eğitimi Anabilim Dalı'nda 2009-2010 bahar dönemi öğrenim gören 1. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. 16 kişilik (14 kız, 2 erkek) gönüllü öğrencilerden oluşan örneklemde haftada 3 saat olmak üzere 6 hafta boyunca Birleştirme-II tekniği kullanılarak Fransızca okuma dersi işlendi:- Ön-test ve Son-test' ten alınan notların karşılaştırılmasıyla elde edilen sonuçlardan, Birleştirme-II tekniği kullanılarak yapılan okuma dersinde, uygulama grubu öğrencilerinin uygulama sonunda notlarında anlamlı bir artış olduğu görülmüştür. Bu da, Birleştirme-II tekniğinin öğrencilerin akademik başarılarını arttırdığını göstermektedir.-Uygulama sonunda öğrencilere verilen anketin verilerinin değerlendirilmesinden çıkan sonuçlar ise, Birleştirme-II tekniğinin Fransızca okuma dersine ve derste kullanılan ders materyallerine yönelik öğrenci motivasyonunu arttırdığı; Birleştirme-II tekniğinin ve grup çalışmasının kullanılmasından duyulan memnuniyet; ve Birleştirme-II tekniğinin öğrencilerin sosyal becerilerini kullanmada artışa neden olduğu şeklindedir.- Uygulama sonunda deney grubuna uygulanan bir diğer veri toplama aracı olan yarı-yapılandırılmış görüşme tekniği de Birleştirme-II tekniğinin lehine veriler elde etmemizi sağlamıştır. Öğrencilerin büyük çoğunluğu Birleştirme-II tekniğinin okuma-anlama becerilerine, derse olan ilgilerine, sözcük dağarcıklarının artışına, sözlük kullanma alışkanlıklarının artışına, öğrenciler arası etkileşimin artışına, sosyal becerilerinin artışına, öğrencilerin derse aktif katılımlarına neden olduğu konusunda hemfikirdirler. Ayrıca, görüşmeden çıkan sonuçlar öğrencilerin ankete verdikleri bazı yanıtları da destekleyecek niteliktedir.Sonuç olarak, Fransızca okuma dersinde kullanılan Birleştirme-II tekniğinin öğrencilere yararlı olduğunu, sınıf içinde olumlu bir öğrenme ortamı yaratarak akademik başarılarını arttırdığını söyleyebiliriz.

Zühre Yılmaz Güngör
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2010
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fransızca yabancı dil dersinde bilişsel akademik dil öğrenme yaklaşımına dayalı okuma stratejileri öğretiminin okuduğunu anlamaya ve strateji kullanımına etkisi: Eskişehir Osmangazi Üniversitesi örneği

Bu araştırmada, Fransızca yabancı dil dersinde Bilişsel Akademik Dil Öğrenme Yaklaşımına (CALLA) dayalı okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama düzeylerine ve okuma stratejilerini kullanma durumlarına etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca, CALLA'ya dayalı okuma stratejileri öğretimi sonrasında öğrencilerin uygulamaya ilişkin görüşleri araştırılmıştır.Araştırma, eylem araştırması olarak desenlenmiştir. CALLA'ya dayalı okuma stratejileri öğretimi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Yabancı Diller Bölümünde 2009-2010 öğretim yılı bahar döneminde Fransızca hazırlık programında öğrenim gören 18 öğrenciyle, haftada 4 ders saati olmak üzere 8 hafta boyunca gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri; Okuduğunu Anlama Başarı Testi, Okuma Stratejileri Ölçeği, anket, sesli düşünme tekniği, görüşmeler, video kayıtları ve günlükler aracılığıyla toplanmıştır.Verilerin çözümlenmesi sonucunda elde edilen bulgular, gerçekleştirilen okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyleri üzerine olumlu etkileri olduğunu, uygulama sonrasında orta ve zayıf başarı düzeyindeki öğrencilerin iyi başarı düzeyindeki öğrencilere göre okuduğunu anlamada daha fazla gelişim gösterdiğini ortaya koymaktadır.CALLA'ya dayalı okuma stratejileri öğretiminin öğrencilerin okuma stratejilerini kullanma durumlarına etkilerine ilişkin olarak Okuma Stratejileri Ölçeği'nden elde edilen bulgular, uygulama sonrasında genel olarak öğrencilerin özellikle seçici dikkat ve kendi kendine soru sorma stratejileri olmak üzere çeşitli stratejileri daha sık olarak kullandıklarını göstermektedir. Sesli düşünme tekniği aracılığıyla elde edilen bulgulara göre, öğrencilerin uygulama sonrasında kullandıkları bilişsel stratejileri ve bilişbilgisi stratejilerini çeşitlendirdikleri, öğrencilerin strateji türü ve sıklık olarak dilbilgisine dikkat etme ya da tümdengelim stratejileri yerine başlığa dikkat etme, metin bölümleri arasında bağ kurma gibi stratejileri daha fazla tercih ettikleri saptanmıştır. Hem uygulama öncesinde hem uygulama sonrasında, tüm başarı düzeyindeki öğrencilerin bilişsel stratejileri bilişbilgisi stratejilerine göre daha sık kullandıkları; ancak uygulama öncesiyle karşılaştırıldığında uygulama sonrasında kullanılan bilişbilgisi stratejilerinin sıklığının zayıf başarı düzeyindeki öğrencilerde arttığı, diğer başarı düzeyindeki öğrencilerde ise azaldığı saptanmıştır. Ayrıca, özellikle orta ve zayıf başarı düzeyindeki öğrencilerin kullandıkları stratejileri çeşitlendirdikleri, uygulama öncesinde fazla tercih etmedikleri stratejileri kullanmaya başladıkları belirlenmiştir.Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerin Fransızca okuduğunu anlamaları ve kullandıkları okuma stratejileri hakkındaki görüşleri, uygulama sonrasında öğrencilerin okuduğunu anlamalarına ve kullandıkları stratejilere ilişkin farkındalıklarının geliştiğini göstermektedir. Öğrencilerin gerçekleştirilen okuma stratejileri öğretimi hakkındaki görüşlerinin ise genel olarak olumlu olduğu belirlenmiştir.Sonuç olarak, CALLA'ya dayalı okuma stratejileri öğretiminin özellikle orta ve zayıf başarı düzeyindeki öğrencilerin okuduğunu anlama düzeyleri üzerinde ve genel olarak öğrencilerin stratejileri kullanma durumları ve stratejilere ilişkin farkındalıkları üzerinde olumlu etkileri olduğu saptanmıştır.

Akademik okumaBilişsel dil bilimBilişsel öğrenme+13
Meral Özkan Gürses
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Konuşma becerisinde dil kaygısını rol yapma tekniği ile azaltma/yenme: Anadolu Üniversitesi Fransızca yabancı dil öğrencileri ile bir uygulama

Bu çalışmanın çıkış noktası, Fransızca yabancı dil öğrencilerinin konuşma dersinde yaşadıkları dil kaygısıdır. Bu çalışma Fransızca yabancı dil öğrencilerinin kaygı düzeyini ve nedenlerini belirlemeyi ve var olan bu kaygıyı uygun bir öğretim tekniği ile azaltmayı hedeflemektedir. Bunu gerçekleştirebilmek için bir grup çalışması olan, öğrencilere daha yaratıcı, daha aktif ve daha fazla motive olma imkânı tanıyan rol yapma tekniğine başvurulmuştur. Çalışmanın örneklemini, Anadolu Üniversitesi 2012-2013 Öğretim yılı Fransızca Öğretmenliği Programı'nda Konuşma Becerileri dersine kayıtlı 17 birinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Veriler, nicel ve nitel veri toplama yöntemleri kullanılarak elde edilmiştir. Örneklemin uygulama öncesi ve sonrası konuşma kaygı düzeyini belirlemek için bir yabancı dil konuşma kaygı ölçeği (FLSAS) uygulanmış ve akademik başarıyı ölçmek için konuşma sınavı yapılmıştır. Uygulamanın ardından, rol yapma tekniğinin konuşma kaygısı üzerindeki etkilerini belirlemek ve uygulamaya ilişkin öğrencilerin fikirlerini öğrenmek için 17 öğrenciye yarı yapılandırılmış bir mülakat uygulanmıştır. Çalışmanın nitel ve nicel verileri, 8 hafta süren rol yapma tekniği uygulanmasının öğrencilerin konuşma kaygısı üzerinde anlamlı bir fark yarattığı sonucunu ortaya çıkarmıştır. Öntest ve sontest sonuçları karşılaştırıldığında öğrencilerin kaygı düzeyinde bir azalma olduğu ve rol yapma tekniği ile gerçekleştirilen konuşma derslerinden sonra akademik başarıda bir artış olduğu görülmüştür. Mülakat analizlerine göre rol yapma tekniği, konuşma kaygısını yok etmede önemli bir rol oynamıştır. Ayrıca, daha yaratıcı bir öğrenme ortamı oluşmasına, öğrencilerin diğer dil becerilerini geliştirmesine ve kültürel etkileşimin sağlanmasına yardımcı olmuştur. En önemlisi de, bu uygulama öğrencilerin toplum önünde kendilerini daha iyi ifade edebilmesi, özgüvenini kazanması, daha cesaretli olması konusunda katkı sağlamıştır. Anahtar sözcükler: Dil kaygısı, konuşma kaygısı, konuşma becerisi, rol yapma tekniği

Sibel Çapan Tekin
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2015
00
DoktoraAçık ErişimFR

Yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim : Fransa ve Türkiye örneklerinde öğretmen görüşleri incelemesi

Günümüzde gelişen iletişim teknolojileri ve küreselleşmenin etkisiyle ülkeler arası sınırlar git gide yok olmaktadır. Bu durum uluslararası platformda kültürler arası iletişimi bir ihtiyaç haline getirmektedir. Kendi kültürüne farkındalık ve "kimlik" bilincinden hareketle, farklı kültürlere karşı "öteki" bilinci, "saygı" gibi kavramları geliştirerek, dil ve kültür çeşitliliğini korumak kültürlerarası iletişimin temelini oluşturan amaçlardır. Bu doğrultuda, Avrupa Dilleri Ortak Çerçeve Programı'nda belirtildiği gibi, günümüz yabancı dil öğretimi programlarının, kültürlerarasıiletişim becerisi kazanımına yönelik hedef ve uygulamalara uygun olarak hazırlanması gerekmektedir. Bu becerinin kazandırılması sürecinde en büyük sorumluluk, her eğitim sürecinde olduğu gibi,kuşkusuz öğretmenindir. Bu çalışmanın amacı, yabancı dil öğretmenlerinin kültürler arası iletişim konusundaki görüşlerini belirlemek, incelemek ve karşılaştırmaktır. Bu amaca ulaşmak için Türkiye ve Fransa'da belirlenen iki üniversitede çalışan yabancı dil öğretim elemanlarının, yabancı dil öğretiminde kültürler arası iletişim becerisine yönelik görüşlerini belirlememizi sağlayan nitel bir durum çalışması gerçekleştirilmiştir. Bu çerçevede, Fransa'da Toulouse II- Jean Jaurès Üniversitesi Fransız Dili Bölümü'den 7, İngiliz Dili Bölümü'nden 7; Türkiye'de Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Fransız Dili Bölümü'nden 6 olmak üzere toplam 20 öğretim elemanına önce konu ile ilgili genel görüşlerini almak amacıyla soru formu dağıtılmış, ardından bu soru formu üzerinden, görüşleri daha derinlemesine incelemek için yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Veriler toplam 18 aylık bir süreç zarfında elde edilmiştir. Veri analizi sonucunda beş ana tema (dil-kültür ilişkisi, yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim uygulamaları, kültürlerarası iletişim uygulamalarında yaşanan zorluklar, eğitsel dokümanlar, öğretmen ve kültürlerarası iletişim) ve yirmi yedi alt temaya ulaşılmıştır. Kültürel kimliğin, dünya görüşü, düşünce sistemi, dil kullanım şekli ve toplum içindeki davranış biçimini etkileyen önemli bir faktör olduğu ortaya çıkmıştır. Sözsüz ögeler de sözel ögeler gibi iletişim sırasında anlam taşımakta ve konuşmacılar arasında mesaj iletmektedir. Toplumdan topluma değişen kültürel farklılıklardan kaynaklanan göndermeler, iletişimde zaman zaman farklı yorumlamalara hatta yanlış anlaşılmalara neden olmaktadır. Yabancı dil öğretiminde kültürlerarası iletişim becerisi, öğrenciyi kendinden farklı olanı tanımaya ve onunla etkileşime girmeye yönlendiren öteki bilincinin gelişmesine katkı sağlar. Hedef ve kaynak kültürle birlikte farklı kültürlerden gelen bütün öğrenciler arasında da aracı konumunda olan öğretmenler yabancı dil öğretimi sürecinde kültürlerarası iletişim becerisi gelişiminde başrol oynarlar. Öğretmen, öğrencinin kendi sosyokültürel kodlarını keşiften hareketle kendi kimliğini daha iyi tanımasından ve hedef dil-kültür aracılığı ile öteki ve görecelik bilincini geliştirmesinden sorumludur. Bu bağlamda, çalışmamıza katılan bütün öğretmenler belli bir seviyeye kadar kültürlerarası iletişimin yabancı dil öğretimindeki işlevinin farkında olmalarına rağmen, kültürlerarası yaklaşımı derslerine dâhil etmede sıkıntılar yaşadıkları gözlenmiştir. Diğer yandan katılımcıların hiç birinin kültürlerarası iletişim ile ilgili herhangi bir eğitim almadıkları ortaya çıkmıştır. Çalışmamızda üç ayrı bağlam içerisinde yer alan öğretmenlerin, her birinin kendi bağlamından örnekler vermesine rağmen dil-kültür ilişkisi, kültürlerarası iletişim uygulamaları, bu uygulamalarda karşılaştıkları zorluklar ve ders materyalleri ile ilgili genellikle aynı fikirlerde olduğu sonucuna varılmış, bununla birlikte kültürlerarası iletişim çerçevesinde öğretmenin yeterliği, yurtdışı deneyimi, nesnel ve yansızlığı gibi konularda farklı görüşlere sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Ancak bu görüş farklılıkları karşılaştırma yapılan gruplar arasında değil, her grubun kendi içindeki katılımcılardan kaynaklandığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kültürlerarası İletişim Becerisi, Yabancı Dil Öğretimi, Öğretmen Görüşleri.

Gizem Köşker
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Fransızca yabancı dil sınıfında eğitsel yönergelerin kullanılması üzerine bir durum çalışması

Hayatımızın her alanında var olan yönergeler, eğitim hayatında da önemli bir yere sahiptir. Gerek sınıf içi etkileşimde, gerekse değerlendirme sürecinde, yönerge öğrenme durumunu yönlendiren önemli bir araçtır. Bu çalışma aracılığıyla ulaşmak istenilen amaç yönergelerin yabancı dil Fransızca sınıflarındaki yeri ve rolünü belirlemek, ayrıca öğretmen ve öğrencilerin bu konudaki sınıf uygulamalarını yakından incelemektir. Bu amaca ulaşmak için katılımcıların algı ve yönelimlerini daha iyi anlamamıza olanak veren nitel bir durum çalışması yürütülmüştür. Araştırma verileri nitel yöntem kullanılarak toplanmıştır. Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu'ndan dokuz öğrenci ve bir okutman bu çalışmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Veriler yarı katılımlı gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme ve doküman inceleme teknikleri kullanılarak toplanmıştır. Öncelikle 10 hafta boyunca yarı katılımlı gözlem yapılmış, aynı zamanda sınıfta kullanılan yazılı dokümanlar incelenmiştir. Gözlemin hemen ardından, gözlem sınıfından yedi öğrenci ve bir okutmanla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin toplanmasının ardından, araştırmacı ve Fransızca yabancı dil eğitimi alanından iki uzman tarafından veriler analiz edilmiş, kod ve temalara ayrılmıştır. Veri analizi sonucunda, dört ana tema ve dokuz alt tema ortaya çıkmıştır. Verilerden elde edilen ana temalar şu şekildedir: (1) Yönergenin Öğretmen Tarafından Aktarılması, (2) Yönergenin Öğrenci Tarafından Okunması, (3) Yönerge Anlama Sorunları, (4) Öğrencilerin Yönerge karşısındaki Farkındalık Düzeyleri ve Tutumları. Anahtar kelimeler: Otonomi, Yönerge, Durum Çalışması, Fransızca Yabancı Dil,Talimat.

Meltem Ercanlar
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2016
00
Yüksek LisansAçık ErişimFR

Çevrilmiş sınıf modelinin yabancı dil olarak Fransızca öğrenimine etkisinin incelenmesi

Yabancı dil öğrencilerinin dilsel ve eğitsel ihtiyaçlarını göz önünde bulundurmak ve dili otonom bir şekilde öğrenmelerini sağlamak, eylemsel yaklaşımın öncelikleri arasındadır. Buna karşın, yabancı dil derslerini, klasik öğrenme şemasına uyarak (herkesin aynı konuyu, aynı anda ve aynı ortamda öğreneceği şekilde) tasarlamak, öğrencilerin kendi öğrenme hızlarına uygun bir şekilde ilerlemelerine ve kendilerine özgü öğrenme stratejilerini gerçekleştirmelerine her zaman olanak vermemektedir. Bu durumda, öğrenme sürecini bireysel olacak şekilde düzenlemek ve yüz yüze öğrenme ile uzaktan öğrenmenin en etkili olduğu durumları bir araya getirmek önem taşımaktadır. Ders içeriğinin, dersten önce çalışılması ve ders zamanının da pekiştirme ve üretim gibi etkinliklerle daha verimli hale getirilmesini içeren Çevrilmiş Sınıf, bu amaçla geliştirilmiş modellerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma, söz konusu modelin, Fransızca öğrencilerinin dilbilgisi ve sözcük bilgisi üzerindeki etkilerini görmek ve öğrencilerin modelin uygulanması hakkındaki görüşlerini incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Hem nitel hem de nicel yöntemin uygulandığı çalışmada, 2015-2016 öğrenim yılında Fransızca hazırlık sınıfına kayıtlı 20 öğrenci için, 8 hafta süreyle, okul dışında ve kendi hızlarına göre çalışacağı ders içerikleri paylaşılmıştır. Öğrenciler aynı zamanda, her uygulama öncesi ve sonrası, ön test ve son testlere cevap vermişlerdir. Uygulamalar sonrasında, seçilen 10 öğrenciyle yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Wilcoxon testi sonuçlarına göre, analize dahil edilen öğrencilerin dilbilgisi ve sözcük bilgisi düzeylerinde anlamlı bir gelişme olduğu görülmüştür. Yarı yapılandırılmış görüşmede elde edilen veriler kodlara ayrılmış ve bu kodlardan şu temalara ulaşılmıştır: Öğrencilerin çevrilmiş sınıf hakkındaki görüşleri, Modelin öğrencilerin öğrenme biçimleri üzerindeki etkisi, Öğrencilerin modele uyum sağlama yöntemleri, Öğrencilerin paylaşılan videolar hakkındaki görüşleri, Öğrencilerin modelin devamlılığı ile ilgili görüşleri, Öğrencilerin gelecek uygulamalarla ilgili önerileri. Anahtar Sözcükler: Harmanlanmış öğrenme, Çevrilmiş sınıf modeli, Fransızcanın yabancı dil olarak öğretilmesi, Otonom öğrenme, Öğrenme stratejileri.

Neşenur Şenel
Anadolu University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2017
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Fransız Seyahatnamelerine göre 19. yüzyılda Osmanlı toplumunda dini yaşam

19. yüzyılda yazılan Fransız seyahatnamelerinden yola çıkarak Osmanlı toplumundaki dini yaşantıyı ele alan bu çalışmada sadece Türkler ve Müslümanların değil gayrimüslim olan azınlıkların da dini hayat ve yaşantısı anlatılmaktadır. Farklı meslek gruplarından olup farklı gayelerle Osmanlı topraklarına gelen Fransız seyyahların, Osmanlı toplumundaki dini ve etnik çeşitliliğinin günlük yaşantıya nasıl yansıdığı ele alınmaktadır. Fransız seyyahların genellikle tarih ve kültür merkezi olması nedeniyle İstanbul eksenli bir Osmanlı imajı sundukları da bilinmelidir. Türkleri belli konularda takdir etmiş olsalar da genellikle olumsuz bir tasavvura sahip oldukları görülmektedir. Oryantalist yaklaşımların fazlasıyla bulunduğu bu seyahatnamelerde, Fransız seyyahların düşünce ve gözlemleri, Doğu insanının gizemli yaşantısı incelenmektedir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde seyahatnamelerin kaynak değeri ve seyyahların Osmanlı toplumu ile dinlere karşı olan bakış açıları aktarılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde Fransız seyahatnamelerine göre 19. yüzyıl özelinde Müslümanların sosyal ve dini yaşantıları incelenmiştir. Burada Müslümanların aile yapısı, dini kurumları, din adamları ve dini yaşantıları aktarılmıştır. Seyyahların bilhassa Ayasofya, dervişler ve mezarlıklar hakkında geniş çaplı detaylar verdikleri görülmektedir. Üçüncü bölümde ise aynı yüzyılda gayrimüslimlerin, bilhassa Hristiyanların Osmanlı coğrafyasındaki dini yaşantıları irdelenmiştir. Buna göre Hristiyanların dinlerini rahat bir ortam içerisinde yaşadıkları seyyahların büyük çoğunluğu tarafından kabul edilmiştir. Yahudiler hakkında ise genellikle olumsuz yorum ve değerlendirmeler yapıldığı görülmektedir.

Dini hayatFransızcaOsmanlı toplumu+1
Onur Hangül
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00

İlgili konular