Journalism
204 theses under this subject heading
Çaylak gazetesi: Yazıçevrimi, dizin, inceleme
"Çaylak Gazetesi: Yazıçevrimi, Dizin, İnceleme" adını taşıyan bu tez 1876-1877 yılları arasında toplam 162 sayı olarak yayınlanmış bir mizah gazetesi olan Çaylak'ı Latin harflerine çevirmeyi ve dönemin mizah anlayışı çerçevesinde işlenen konuları belirlemeyi amaçlamaktadır. Önsözde tezin amacı, sınırları ve yöntemi açıklanmıştır. Giriş bölümünde Osmanlı Devleti'ne matbaanın gelişi, gazeteciliğin gelişimi, mizah gazeteciliği ve basın sansürü anlatılmıştır. Tezin birinci bölümünde Mehmet Tevfik'in yaşamı ve gazeteciliği hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde ise Çaylak gazetesinin yapısal özelliklerinden ve Mehmet Tevfik'in yayın politikasından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde "Çaylak'ta Siyasal ve Sosyal Hayat" başlığı altında dönemin siyasi hayatı, Avrupa ve alafranga yaşam, Ramazan'ın topluma etkisi, İstanbul'un sorunları ve gazetede geçen meseller hakkında bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Çaylak'ın yayımlandığı yıllardaki ekonomik hayat aktarılmıştır. Çaylak gazetesinde yayınlanmış yazıların Latin harflerine çevrilmiş hali beşinci bölümü oluşturmaktadır ve tezde en geniş yeri tutmaktadır. Buradaki yazıların içeriği tezin önceki bölümlerinde değerlendirilmiştir. Tez çalışmasının en önemli yanı ve alana en büyük katkısı, Çaylak gazetesinin tam dökümünü içermesidir. Tezin ek bölümünde Çaylak gazetesinin Excel dosyası halinde kronolojik olarak yazar, yayın tarihi, tür, yazı başlığı, sayı ve sayfa aralığı başlıkları altında sistematik dökümü yer almaktadır. Bu bölümün dönemin diğer gazetelerini çalışacak araştırmacılara kaynak niteliği taşıması amaçlanmıştır. Sonuç bölümünde ise gazetenin 19. yüzyıl içindeki yeri ve önemi tespit edilerek kapsamlı bir değerlendirmesi yapılmıştır.
Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesi
Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de dergi yayıncılığının dijitalleşmesinin İstanbul ilinde 450 kişi örnekleminde ele alınmasıdır. Bu amaç çerçevesinde çalışma dört bölümde tamamlanmıştır. Birinci bölümde Türkiye'de dijitalleşme kavramı ele alınmıştır. Burada öncelikle iletişimin, halkla ilişkilerin ve kitle iletişim araçları ile dijitalleşmenin tanımına yer verilmiştir. Ardından dijitalleşmenin özellikleri açıklanmış; geleneksel yayıncılıktan elektronik yayıncılığa geçiş süreci ele alınmıştır. İkinci bölümde, Türkiye'de dijital yayıncılığa ilişkin bilgiler verilmiştir. Burada öncelikle dijital yayıncılığın tanımı, gelişimi ve temelini oluşturan yayın sistemleri açıklanmıştır. Ardından dijital yayın ve basılı yayın arasındaki farklar, dijital yayıncılığın avantajları ve dezavantajları, dijital dergilerin tanımı, gelişimi, geleneksel dergilerden farkları ve avantajları ile dezavantajları ele alınmıştır. Üçüncü bölüm, araştırma metodolojisini oluşturmaktadır. Burada araştırmanın amacı, evren ve örneklemi, veri toplama araçları ve verilerin analizine ilişkin bilgi verilmiştir. Araştırma bulgularının sunulduğu dördüncü bölüm ile çalışma tamamlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dergi Yayıncılığı, Dijital Dergi, Dijital Yayınlar, Dijitalleşme
Yeni medya ve gazetecilik kimliğindeki dönüşüm
Dünya artık küreselleşmenin giderek daha fazla hissedildiği bir yer halini almış durumdadır. Küreselleşmenin yansımalarını ilk başta ekonomik olarak görülmeye başlansa da, tüketim kültürü olgusuyla son yirmi yılda toplum üzerinde görmekteyiz. İnternetin ortaya çıkması, yeni iletişim teknolojilerinin yayılmasıyla yeni bir çağa adım atılmıştır. İnternetin bilgiyi hızla yayması önemli bir etkiyi beraberinde getirirken asıl dönüşüm web 2.0 teknolojilerinin gelişmesi ile olmuştur. Yeni medya teknolojileri toplumu etkilediği kadar medya ve gazetecilik kimliğini de etkisi altına almıştır. Yeni iletişim teknolojisinin yarattığı karşılıklı etkileşim, sosyal medyaya olan ilgiyi arttırmış ve yayılmasını sağlamıştır. İnsanlar hızlı ve kolay bilgi edinmeyi tercih etmeye başlamasıyla geleneksel medyaya olan ilgiler azalmıştır. Bu durum özellikle gazete tirajlarını düşürmüştür. Yaşanan bu gelişmelerin geleneksel medyanın sonunu getireceği tahmin edilirken, sosyal medyanın ve internetin anında bilgi ve içerik vermesi çoğu zaman yanlış ve yalan enformasyon ortamı yaratmıştır. Artık bireylerin kendi haberlerini kendi yapmaları ve sosyal medya veya web ortamında paylaşması yurttaş gazeteciliğini ortaya çıkarmıştır. Ancak mesleği gazetecilik olmayan bu bireylerin haberleri editöryal süzgeçten geçirmemesi birçok yanlış bilgi ve toplumu kışkırtma ortamı yaratabiliyor. Yurttaş gazeteciliğin en önemli özelliği azınlık grupların sesi olması ve ana akım medyanın görmediği haberleri ortaya çıkarmasıdır. Yurttaş haberciliğine örnek olarak Özgecan Aslan ve gezi olayları verilmiştir. Sosyal medya aracılığıyla toplumsal olaylar ön plana çıkmıştır. Böyle bir bilgi yığınında profesyonel gazeteciliğe güven artmıştır. Yeni medya çağında, medya ve gazeteciler yaşayacakları dönüşümle kendilerini bu ortama entegre etmek durumundadır.
Televizyon haberciliğine alternatif bir mecra: Etik değerler,yurttaş gazeteciliği, dijital gazetecilik, medya ekonomisi ekseninde Youtube haberciliği
Bu araştırmanın konusu televizyon haberciliğine alternatif bir mecra: etik değerler, yurttaş gazeteciliği, dijital gazetecilik, medya ekonomisi ekseninde youtube haberciliği olarak belirlenmiştir. Günümüz toplumunda sosyal medya çok sık kullanılan bir alan olarak karşımıza çıkıyor. Toplum bilgiyi ve haberi ilk olarak sosyal medya aracılığıyla öğreniyor. Durum böyle olunca haberciliğin etik değerleri görmezden geliniyor. Ayrıca asparagas haberler ile takipçiler yanlış yönlendiriliyor. Bununla beraber artık Youtube üzerinden profesyonel habercilik de gelişiyor. Bu çalışma, giderek büyüyen Youtube haberciliğinin ekonomik boyutlarının televizyon haberciliği ile arasındaki durumu, kısacası Youtube haberciliğinin televizyon haberciliğine bir alternatif olup olmadığı araştırılarak, gelecekte hangi mecranın daha popüler olacağı düşüncesinden hareketle yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gazetecilik, Yurttaş gazeteciliği, Dijital gazetecilik, Youtube
Medya yakınsaması ve mobil gazetecilik
Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde gelişen teknolojik ilerlemeler baskı ve yayın ortamlarını birbiri içerisinde yakınsaması sonucu bütünleşmiştir. Yakınsamanın pek çok çeşidi vardır, ancak ele alınan çalışmada, medya yakınsaması bağlamında farklı medya çeşitlerinin mobil platform üzerinde birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan yeni habercilik organizasyonları konusuyla sınırlandırılmıştır. Mobil platformlar, çoklu ortamların bir sentezini oluşturan ve medyalar arası iş yeteneğini yeniden biçimlendiren bir yapıya sahiptir. Birleşmelerin sentezi sonucunda medyalar arası sınırlar belirsizleşirken bu mecraların özellikle mobil platformlarda bütünleşmesi çapraz ve çoklu ortamlar olarak gerçekleşmiştir. Mobil ortamlar, sesli, görüntülü, video anlatım biçimleri üretebilen ve taşınabilir aygıtlar olarak, haberlerin organize edilmesi ve çalışma yapısını kolayca şekillendirebilecek potansiyele sahip araçlardır. Mobil araçlar ayrıca haber tüketiminin en yoğun olduğu mecralardır. Bunun sonucu olarak da mobil medya ortamlarına, gittikçe entegre olan çeşitli medya habercilik biçimleri, mobil platformlarda habercilik yapmaya başlanmış, bu durum yeni habercilik organizasyonlarını, haber içeriğini ve çalışma yapısını tümden değişime uğratmıştır. Bu çalışmanın konusu medya yakınsaması bağlamında baskı, yayıncılık ve internet haberciliğinin gittikçe mobil alanlarda kendi göstermesiyle oluşan mobil gazetecilik ortamı habercilik organizasyonları ve çalışma yapısı hakkında bir incelemeyi içermektedir. Çalışmanın odağında Türkiye'deki mobil gazeteciliğin organizasyon yapısının yapılandırılması yer almaktadır. Çalışmamın metodolojisi birbirine benzer mobil haber sitelerinin gazetecileriyle yapılan derinlemesine görüşmeyle haber organizasyonlarının bir yorumlamasını içermektedir. Bu çalışmanın sonucu, Türkiye'de mobil gazetecilik ortamı organizasyon ve çalışma yapısının yeni medya ortamına bir bakış getirdiğini göstermeyi amaçlar.
Medyada manipülatif habercilik: Hürriyet gazetesi ve Ahmet Kaya örneği
Medya, sadece bilginin enformasyona dönüştürülmesi konusunda değil; aynı zamanda bu enformasyonun ne zaman nerede, ne kadar ve nasıl verileceği konusunda da belirleyicidir. Enformasyonun oluşturulması sürecinde gerçeklik, medya aracılığıyla yeniden oluşturulmaktadır. Bu açıdan bakıldığında medya hangi enformasyonun önemli, hangisinin önemsiz olduğunu saptayarak; oluşturduğu enformasyonu çerçevelemektedir. Bu durum enformasyonun tek yönlü ve manipülatif bir hale getirebilmektedir.Hegemonik güçler, rıza üretimini yoluyla iktidarlarını meşrulaştırmak için medyadan yararlanmaktadırlar.Bu, medyayı var olan sosyo-ekonomik ve sosyo-politik yapılar içinde, sistemin temel öğelerinden biri haline dönüştürmektedir. Tez, gerçeği yeniden oluşturarak sunan medyanın, yaşanmış bir olayda haberi nasıl manipülatif hale getirdiğini ortaya koymaktadır.Çalışmada ele alınan örnek olay Van Dijk'ın eleştirel söylem analizi çerçevesinde, hedeflenen kanaatin oluşturulması için manipülatif haberlerin nasıl yapıldığını ortaya koymaktadır. Anahtar kelimeler: Medya, Manipülasyon, Rıza Üretimi, Eleştirel Söylem Analizi.
Geleneksel ve internet gazeteciliğinde emeğin dönüşümü
Doğumu daha çok köyden kente göç dalgasının başladığı Sanayi Devrimi'ne dayandırılan gazetecilik, insanların daha örgütlü bir dünyayı anlamalarına yardımcı olmuştur. İnsanların bu yeni ortamı anlamalarında yardımcı olan gazetecilerin ortaya koyduğu emek ise süreç içerisinde değişmiştir. 2'nci dünya savaşının ardından televizyonların, 1990'larda ise kablosuz internet gazetecilerin ortaya çıkması emeğin değişiminde başat rol oynamıştır. Emek sürecinde yaşanan bu dalgalanmaları anlamamızda özellikle İtalyan Neo Marksistler Negri, Tziana Terranova gibi kuramcılar yardımcı oldu. Zaman içerisinde emeğin nasıl bir görünmez hal aldığını bu kuramcılar üzerinden anlatmaya ve anlamaya çalıştım. Elbette diğer önemli bir nokta ise akıllı telefona sahip bir yurttaşın potansiyel bir gazeteci adayı olması bu mesleği icra eden muhabirlerin, redaktörlerin sınırlarını zorlar hale gelmiştir. Bu değişimi ve dönüşümü Christian Fuchs, Manuel Castells, Vincent Mosco'nun içlerinde olduğu güruhun ifade ettiği dijital emek, Üretketici kavramıyla değerlendirmeye çalıştık. Geleneksel ve Yeni Medyada yaptığımız bu literatür taramasının yanında sahada aktif olarak görev alan muhabir ve editörlerle yaptığımız görüşmelerle tam olarak ne yaşandığını, neler olacağına dair çıkarımlarda bulunduk. Anahtar Kelimeler: Emek, Dijital Emek, Gazete, İnternet Gazetesi
Gazetecilikte enformasyon akışları, çeşitlenen haber kaynakları: A haber ve TGRT Haber kaynakları Türkiye örneği
Gazeteciliğin yakın tarihçesi, internet geçmişi ile geri döndürülemez biçimde karıştırılmıştır. Son birkaç yılda meydana gelen büyük değişikliklerle birlikte geleneksel medya ortamları dijital mecrayla bütünleşmiş bir biçimde çalışmaktadır. Son yılların gelişen teknolojileri, medya araçları ve uygulamaları, geleneksel medya ortamları için alternatif haber toplama kanallarını çeşitlendirmiştir. Habere erişim konusunda yoğun enformasyon akışları gerçekleşmektedir. Geleneksel gazeteciliğin internet medya ortamıyla olan ilişkisi ve büyük miktarda bilgi akışı, gazetecilik mesleği için zaman bakımından büyük yarar sağlarken, kullanıcı odaklı dijital haber kaynaklarını, haber merkezleri tarafından geleneksel haber kaynakları kadar önemsenmektedir. Teknolojik gelişmelerle hem geleneksel hem dijital medya üzerinden haber kaynaklarına kolay ulaşan haber merkezleri, haber toplamada ajanslar ve muhabirler dışında farklı yollar denemektedirler. Ancak, haber merkezleri haberlerin önemli bir kısmını haber ajansları vasıtasıyla sunmakta, bu bağlamda dijital platformlardan elde edilen haber kaynakları alternatif seçenekler olarak görülmektedir. Dijital mecralardan hızlandırılmış olarak elde edilen haber kaynakları, kimi zaman haber merkezleri için güvenilirlik ve doğrulama ölçütlerini de aşmaktadır. Günümüzde haber ve enformasyonun anında iletilmesini kolaylaştıran WhatsApp ve BİP gibi dijital medya uygulamaları ("App") haber kaynaklarına hızla ulaşmaya katkıda bulunmaktadır. Bu bağlamda geleneksel gazetecilik haber kaynaklarının bir parçası olmaya başlayan WhatsApp ve BİP ihbar hatları, ana akım haber kuruluşlarında önemli istihbarat kanalı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, ana akım haber merkezlerinin haber kaynakları içerisinde geleneksel ve dijital medyanın kullanım sayıları ve oranlarına odaklanmaktadır. Dijital medya haber kaynaklarının çok çeşitli olması nedeniyle çalışma WhatsApp ve BIP ihbar hatları üzerinde elde edilen haberler ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın tek yönlü olmaması adına küresel olarak kullanılan bir uygulama olan WhatsApp'ın yanı sıra ulusal olarak kullanımı olan BİP de dikkate alınmış, her iki dijital mecranın benzer sonuçlar ortaya koyup koymadığı incelenmiştir. Çalışma için tematik haber kanallarının incelenmesinin haber akışlarında dijitalin konumunu belirlemek adına daha aydınlatıcı olacağı düşüncesiyle A Haber ve TGRT Haber kanalları seçilmiştir. Bu iki kanalın seçilmesinin temel nedeni ise diğer haber kanallarının sadece WhatsApp ihbar hattı kullanıyor olmasına karşılık, bu iki kanalın da çalışma için seçilen tarihte hem WhatsApp, hem de BİP ihbar hatlarını kullanıyor olmasıdır. 2017 yılından önceki dönemde WhatsApp ve BİP ihbar hatlarını kullanan haber kuruluşları olmasına rağmen, 2017 yılı birçok haber kuruluşunun bu mecraları bir haber toplama aracı olarak kullanmaya başladığı yıl olmuştur. Bu nedenle çalışma için 2017 yılının temel alınmasına karar verilmiş ve ilgili kanallardan veri alınabilen dönem olan 1 Ağustos 2017- 29 Ağustos 2017 tarihleri arasındaki süreç örneklem olarak seçilmiştir. Araştırmada yöntem olarak nicel araştırma tekniğine destek olarak her iki haber kanalın haber editörleriyle röportaj yapılarak ilave bilgiler edinilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, alternatif bir haber toplama aracı olarak WhatsApp ve BİP gibi dijital mecraların Türkiye'de geleneksel gazetecilik haber kaynaklarına, ilk etapta ne oranda rakip olabildiğini göstermek hedeflenmektedir.
Türk basınında kadın gazetecilerin istihdamında karşılaşılan sorunlar
Dünya nüfusunun yarıya yakınını kadınlar oluştursa da, gerek dünyamız genelinde gerekse ülkemizde kadınların iktisadi hayata katılımları bu oranın oldukça altındadır. Kadınların sosyal ve ekonomik alanda gerekli yeri alamamasının her toplum üzerinde çeşitli etkileri olduğu ise vazgeçilmez bir gerçektir. Bu etkiler kimi toplumlarda ırki, kimi toplumlarda kültürel olmakla beraber çoğu toplumlarda ise dini boyuttadır. Ülkemizde kadının eğitim, sağlık ve siyaset gibi alanlarda yeterli katılımı gösterememesi de önüne çıkan ya da çıkartılan engeller neticesindedir. Birçok sektörde kadınların istihdam açısından zorlandığı yapılan araştırmalarda öne sürülmüştür. İstihdamı güç, kalıcılığı ise istihdamından daha güç olan sektörde kadın, kendisine hak ettiği koşullarda bir yer bulamamaktadır. Kadın olmanın zorluğu, basın çalışanı bir kadın olduğunda kat be kat artmaktadır. Tüm bu koşullarda ekonomik hayata katkı sağlamaya çalışan kadın, önce kendisi ve ailesi, sonrada içerisinde bulunduğu topluma katkı sağlamayı amaçlasa da engeller karşısında ayakta kalmaya ve sektörde kendisine yer bulmaya çalışmaktadır. Bu çalışmada, Türkiye'deki basın sektöründe çalışan kadınların yaşadığı sorunlar, karşılaştıkları engeller kimlik ayrımcılığı bağlamında incelenmiş, basın çalışanı olmanın verdiği sosyal ve iş hayatlarına olan etkileri yüz yüze yapılan sözlü mülakat ve anketler aracılığıyla değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kadın Gazeteci, Basın, Kimlik
Yeni medya çağında değişen ve dönüşen televizyon haberciliği
Yapılan bu araştırmada, 20. yüzyılın sonlarında ki iletişim ve yayıncılık alanında yaşanan gelişmelerin yansıması olarak ortaya çıkan teknolojik kullanımlarının televizyon haberciliğine katmış olduğu değişim ve dönüşümlere bakılmıştır. Kitlelere haber akışı sağlayan ve kitlelere isteği gibi mesaj iletişimi yapan geleneksel medya yerine kitlelerin kullanımına sunulan ve kendini yenileyerek devam eden yeni medyanın televizyon haberciliği üzerinde olan değişim ve dönüşümleri incelenmiştir. Çalışmanın yöntemi olarak Türkiye'de haber merkezlerinin görüntülü medya departmanlarında çalışanları ile gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerden elde edilen veriler yer almaktadır. Araştırmada, görüntülü medya servisi çalışanlarına Bir kaynak olarak internetin televizyon haberciliğine etkileri nelerdir?, Yeni bir yayın mecrası olarak yeni medya televizyon için tehdit mi fırsat mıdır?, İnternet sonrası yeni televizyon haber merkezlerinin yapısı nasıldır? 24 saatlik haber döngüsü (24 saat boyunca içerik oluşturma) gazetecilik kalitesine etkisi nedir? gibi sorular yöneltilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda internetin televizyon haberciliği için önemli bir kaynak olduğuna ve yeni medya ile birlikte artık televizyon haberciliğinin geleneksek yapısından ayrışarak farklı bir yapıya büründüğüne, mobil teknolojiler ile birlikte ise zaman ve mekan algısında değişimlere yol açmıştır. Anahtar Kelimeler; Yeni Medya, İnternet, Yakınsama, Haber kavramı, Televizyon Haberciliği
Arap gazeteci Selim Faris'in hayatı (1826-1908), faaliyetleri ve sosyal çevresi
Bu tezin konusu, II. Abdülhamid döneminde İstanbul, Kahire ve Avrupa'da faaliyet gösteren Arap gazeteci Selim Faris'tir (1826-1908). Faris'in gazeteleri, faaliyetleri ve sosyal çevresi onun on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında aktif olan çok kimlikli bir aydın olduğunu göstermektedir. İlk olarak 1870'lerde İstanbul'da, babası Ahmet Faris'in gazetesi el-Cevâib'in yöneticiliğini üstlenmiştir. Gazetesinin kapatılmasından sonra gittiği Kahire'de (1885-87) ise muhalifliği daha çok ortaya çıkmaya başlamıştır. Daha sonra Londra'da Sultan Abdülhamid karşıtı muhalefete devam etmiştir. Hürriyet (1894-97) gazetesi Londra'daki muhalif yayınların öncüsü olmuştur. Faris ve çevresindekiler Avrupa'da örgütlenmeye başlayan ilk dönem muhalif yapılanmalardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışma Selim Faris'in entelektüel çevresi ve ilişkiler ağını da göz önüne alarak onu bütünüyle anlatmayı amaçlamıştır. Birçok çalışma Faris'in meşrutiyeti savunan ve II. Abdülhamid yönetimini eleştiren muhalif tarafının 1890'da Londra'da iken ortaya çıkmış olduğu üzerinde dursa da bu tez, onun Londra'dan evvel de Osmanlı hükümetine muhalif bazı yayın faaliyetleri ve çevrelerle ilişki içerisinde olduğunu göstermektedir.
Geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde gazetecilik etik ilkelerinin değişim ve dönüşümü: New York Times örneği
Bu araştırmanın amacı gazetecilik meslek etiğinin güven üzerine etkisini New York Times gazetesi üzerinden açıklamaya çalışmaktır. Nitel araştırma yöntemiyle oluşturulan araştırmada örnek olay çalışması olarak New York Times incelenmiştir. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme metodu benimsenmiş ve her biri farklı ülkeden olan 19 gazeteci ile uzaktan bire bir görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler, betimsel ve içerik analizi yöntemine göre ele alınmıştır. Araştırma kapsamında: Haber sitelerinin gelir modellerine daha fazla odaklandığı, kamuoyunda güven konusundaki farkındalığın yükseldiği, gazetecilerin etik sorunlara karşı bilincinin arttığı ve haber merkezlerinin dijitalleşmeye yönelik dönüştürülmeye başlandığı saptanmıştır. Bu faktörlerden dolayı internet haberciliğinin geleceğinin son 10 yılda olduğu kadar problematik geçmemesi beklenmektedir. Katılımcıların "tarafsız yayıncılıktan" çok "güvenilir içeriğin" önemine vurgu yaptıkları belirlenmiştir. New York Times'ın internet ile geleneksel yayıncılığı başarılı şekilde koordine ettiği, internet ortamında okuyucuya ulaşmak için tüm araçları etkin şekilde kullandığı ve aldatıcı başlıklara başvurmadığı sonucuna varılmıştır. Bu araştırmanın geleneksel basından dijitale geçiş sürecinde yaşanan etik sorunlara karşı izlenebilecek yolların bulunmasına katkı sağlaması da hedeflenmektedir.
Crisis communication in Sub-Saharan Africa: Media coverage of terrorist attacks in the age of social media
In recent years, terrorist attacks became a serious plague in West African countries. Thus, various academics focused their works on the phenomenon and its consequences on economy and the lives of population. However, there is no academic research about the framing of terrorist attacks by the West African media, especially in a context of social media predominance. Not only Media have a duty to inform the public regarding every major incident, but besides, the remarkably dramatic side of terrorism captivates a large audience. Hence, news about terrorism floods more and more West African media ecosystem today. Yet, an appropriate comprehension of the issue of terrorism could result from a cautious reflexion on the multifaceted nexus that exists between extremism, mass media and public-opinion. By generating an anxious environment full of tension, terrorists use media to encourage the mobilization of public opinion to discuss their extortions. In this research, I will analyse and assess the media agenda setting and crisis communication strategy implemented by media practitioners in West African countries following terrorist attacks. Thereby, this study aims to diagnose the attitude of media professionals in relation to the coverage of terrorism, analyse it and evaluate it in the light of the various ethical and deontological rules that govern the profession of journalism. As a result, the investigations are carried out on samples based on interviews, survey data analysis and contents analysis of the main digital media in Burkina Faso and Mali. Therefore, the current study is essentially qualitative but follows a Sequential Mixed Method. It encompasses an analysis of a total of 219 news articles from "Maliweb.net" and "LeFaso.net", along with a corpus of 98 surveyed population and 4 interviews realized with "resource persons". In doing so, the central purpose of this research is threefold. Firstly, it aims to investigate and establish a nexus between crisis communication, media framing and the advent of social media prevalence. Secondly, this study attempts to check whether the processing of information by West African media respects the professional rules of journalism. The third purpose of the research concerns the comprehension of the digital prosumers' behaviours towards counterfeits information related to terrorism in West African context. Keywords: Framing, terrorism, West Africa, Media, Maliweb.net, LeFaso.net.
Yerel medyanın özellikleri ve sorunları: Afyonkarahisar örneği
Fonksiyonları itibariyle sosyalleşmeye ve demokratikleşmeye katkı sağlayan yerel medya, toplumun her katmanında ve bilimsel çevrelerde önemi giderek artan şekilde değerlendirmelere ve incelemelere konu olmaktadır. Ancak yerel medya var olduğu günden bu yana her zaman büyük sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan medya, özellikle yerel düzeyde yerel unsurları ve sorunları ortaya koyan, gerçekleştirdiği haber ve yorumlarla yerel yönetimlerin dikkatini çeken, yöre halkı ile yerel yöneticiler arasında köprü işlevi gören, katılımcı demokrasinin gelişmesinde önemli katkı sağlayan bir misyona sahiptir. Doğal olarak yerel medyanın sorunlarının tespiti ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi önem ve gereklilik arz etmektedir. Bu çalışmanın konusu yerel medya kavramı ve Türkiye'deki yerel medya üzerinden hareketle Afyonkarahisar'da yerel medyanın gelişimi, özellikleri ve sorunlarıyla personellerin bu sorunlara yaklaşımlarının incelenmesi esas alınmıştır. Türkiye'de genel olarak yerel medya kavramı ve sorunları üzerine yapılan araştırmalar artsa da, yerel medya kuruluşlarının bulundukları bölge veya ildeki özel durumları ve sorunları hakkında yeterli araştırma bulunmamaktadır. Bu çalışmada Afyonkarahisar ilinde görev yapan medya çalışanlarının sosyo-demografik profili tespit edilerek, çalışanların mesleklerine ve meslekteki sorunlara yaklaşımları ortaya konulmuş ve medya kuruluşlarının özellikleri ve yaşadıkları sorunlar tespit edilmiştir. Çalışmada, medya sektöründe aktif olarak çalışanlara araştırmacı tarafından yapılandırılmış anket tekniği uygulanmış, sonuçlar frekans analiziyle tartışılmış, SPSS İstatistik Paket Programı ile analiz edilmiştir. Bunun dışında Afyonkarahisar'daki yerel medyanın bölümlerini temsil eden gazete, radyo, televizyon ve internet medyasının son durumu değerlendirilmiştir. Karahisar TV'de sektörün sorunları hakkında açık oturum programı yapılarak tez içeriği zenginleştirilmiştir. Yine Afyonkarahisar'da mesleğin ilklerinden olan gazetecilerle özel röportajlar yapılarak, sektörün sorunları incelenmiş ve çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Sözcükler: Basın, Yerel Medya, Medyanın Özellikleri, Medyanın Sorunları, Medya Çalışanları, Afyonkarahisar.
Gezi parkı olayları ve 15 temmuz darbe girişimi haberlerinin kriz haberciliği kapsamında etik açısından karşılaştırılması
Bu çalışmada, Gezi Parkı Olayları ve 15 Temmuz Darbe Girişimi haberleri, kriz haberciliği ve etik unsurlar çerçevesinde analiz edilip değerlendirilmiştir. Kavramsal açıdan bağlantılı şekilde ilerleyen çalışmada, televizyon haberciliğindeki örnekler incelenmiştir. Çalışmada, içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Kriz haberciliği, medyanın yönetmekte güçlük çektiği bir alan olduğundan, etik açıdan sorunlar doğurabilmektedir. Bu çalışmada da, ilgili sorunlar ön görülmektedir. Kuramsal olarak kriz haberciliği ve etik gibi kavramların karşılığının, uygulamada ne denli yer bulabildiği, analizler sonucunda ortaya çıkarılmıştır. Gezi Parkı ve 15 Temmuz süreçlerinin, Kanal D ile NTV haberlerinde ne şekilde yer bulduğu, bu çıkarımları oluşturmaktadır.
Türkiye'de gazetecilik eğitiminin basın yayın yüksekokulları ve iletişim fakülteleri üzerinden değerlendirilmesi: Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi örneği
Türkiye'deki Basın Yayın Yüksekokulları ve İletişim Fakültelerinin gazetecilik eğitimleri üzerine karşılaştırmalı bir analiz yapılan bu çalışmada, tarihsel süreçler içerisinde gelişim ve dönüşüm boyutları incelenmiştir. Etkileşimsel ilişki ile birlikte söz konusu yüksekokullar ve fakültelerde verilen eğitimin niceliği, etkisi ve dönütlerin kurumlar arasındaki ilişkisel düzeyleri açıklanmıştır. Bu çerçevede çalışmanın temel amacını; gazetecilik eğitiminin dünü, bugünü ve yakın geleceğindeki gelişimi üzerine literatürsel düzeydeki teorik yaklaşımı ve araştırma örneklerinin irdelenmesi oluşturmaktadır. Böylelikle kuruluşundan günümüze Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü üzerinde mevzuat araştırması yapılmış ve Türkiye'deki gazetecilik eğitimi değerlendirilmiştir.
İnternet gazeteciliği ve etik problemler: Tık tuzağı
Yeni nesil iletişim ortamı olarak internet ve bilgisayar teknolojileri, günlük yaşamdaki pek çok alanda köklü yeniliklerin ve değişimlerin yapılmasını zorunlu kılmıştır. Yakın dönemde hızlı bir gelişim süreci geçiren bu yeni teknoloji; iş çevreleri, bürokrasi, eğitim, iletişim ve sağlık gibi pek çok alanda dijital bir entegrasyonu zorunlu hale getirmiştir. Doğal olarak gazetecilikte bu yeni ortamda yerini almış ve internetin ağ tabanlı alt yapısının bir sonucu olarak ''internet gazeteciliği'' diye adlandırılan, geleneksel basından birçok yönden farklı, yeni bir habercilik pratiği ortaya çıkmıştır. İnternet gazeteciliğinin ağ tabanlı alt yapısı, kullanıcılara pek çok yönden olumlu bir haber alma pratiği sunsa da, yeni etik sorunların ortaya çıkmasına da neden olmaktadır. İnternet gazetelerinin biricik gelir kaynağı olan reklam gelirlerini artırmak amacıyla uygulanan ''tık tuzağı'' da, internet gazeteciliğiyle beraber ortaya çıkan yeni ve en önemli etik sorunlardan biridir. Türkiye' de yayıncılık yapan internet gazeteleri kapsamında, internet gazetelerinin tık tuzağı kullanımlarını incelemenin ve bu yöntemin ne sıklıkla uygulandığını tespit etmenin amaçlandığı bu çalışmada, Türkiye' de kullanıcılar tarafından en fazla ziyaret edilen, üç adet geleneksel medyanın temsilcisi olan ve üç adet yalnızca internet ortamında yayıncılık yapan En Son Haber, Hürriyet, Milliyet, Spor X, Sözcü ve Mynet adlı haber sitelerinin manşet haber başlıkları, bir hafta süreyle incelendi. Araştırma süresi boyunca toplam 791 manşet haber başlığı incelenmiş ve bu haber sitelerinin farklı teknikler uygulayarak tık tuzağı uygulamasına başvurduğu görülmüştür. İncelenen haber başlıklarından 474 tanesi, tık tuzağı kullanımı olarak tespit edilmiş ve elde edilen sonuçlar üzerinde tartışılmıştır.
Veri gazeteciliğinde etik
Dijital iletişim teknolojileriyle birlikte her türlü enformasyon sayılarla ifade edilmektedir. Bilgisayarlar, internet, akıllı telefonlar gibi teknolojiler, bireylerin gündelik hayatında geniş yer kaplamaktadır. Bu teknolojiler bireylere, enformasyona hızlı ulaşım, gündelik işlerin çevrimiçi yapılabilmesi, etrafta olup biten olaylarla etkileşime geçilmesi gibi pek çok konuda kolaylık sağlarken yeni etik problemlerin belirlemesine neden olmuştur. Dijital iletişim teknolojileri gazeteciliği dönüştürmüştür. Bu kapsamda haberin yapısı, haber merkezlerinin görünümü değişirken yeni etik ilkelere ihtiyaç duyulmaktadır. İnternet gazeteciliği, yeni medya ortamlarının yaygın kullanılması, yeni haber türlerinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Veri gazeteciliği, dijital iletişim teknolojilerinin dönüştürdüğü gazetecilik ortamında popülerliği artan bir haber türü olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu araştırma, gazeteciliğin dönüşümü ekseninde veri gazeteciliğinde etik sorunları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Şimdiye kadar yapılan tez çalışmalarında, veri gazeteciliğinde etik meselesini ele alan bir araştırmaya rastlanmamıştır. Bu araştırma, alana bu bağlamda bir katkı sunacaktır. Araştırmanın temel sorusu, "veri gazeteciliğinde etik sorunlar nelerdir?" sorusudur. Araştırmanın ana sorunsalı ise "veri gazeteciliğinde etik sorunlara neden olan hususlar nelerdir?" sorusudur. Bu kapsamda, veri gazetecileri, akademisyenler ve haber portallarında çalışan gazetecilerle derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Araştırmaya göre veri gazetecileri Türkiye'de açık veriye erişimde sorun yaşamaktadır. Bu nedenle, haber kaynağı olarak resmi kaynaklardan çok sivil toplum kuruluşlarının verilerinden yararlanmaktadırlar. Araştırmada, veri gazeteciliğinde bağlamın ortaya konması, kullanıcı gizliliği, kullanılan metodolojinin haberde yer alması, veri görselleştirmesi gibi konularda etik sorunların meydana geldiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Gazeteciliğin dönüşümü, iletişim teknolojileri, veri, etik, veri gazeteciliği, veri gazeteciliğinde etik.
Basın İş Hukukunda uzaktan çalışma ve dijitalleşme
Küreselleşme ve teknolojik gelişmeler, her alanda olduğu gibi basın alanında çalışanların koşullarında da önemli değişikliklere ve dönüşümlere neden olmuştur. Dijitalleşmenin basın alanındaki haberin hazırlanması ve sunumu aşamasında getirdiği yenilikler, sektörel rekabet, teknolojik araçlar sayesinde zaman ve yer kavramının genişlemesi; çalışma hayatında esnekleşme kavramına duyulan ihtiyacı arttırmıştır. Esneklik, işçinin korunması ve sosyal adaletin sağlanması gereğince, güvenceli esneklik olarak ilk kez uluslararası hukuk kaynaklarında; akabinde Türk hukukunda kendine yer bulmuştur. Güncel ihtiyaçlar, teknolojik gelişmeler ve çalışma hayatındaki esnekleşme, uzaktan çalışma modeline rağbeti arttırmıştır. Özellikle Covid-19 pandemisi, işyeri ve kalabalık çalışma grupları dışında çalışma ortamlarına gereksinimi doğurmuştur. Yeni iletişim teknolojilerinin sunduğu olanaklar da basın alanında uzaktan çalışma modelinin yaygınlaşmasına hizmet etmiştir. Ancak, 13.06.1952 tarihli ve 5953 sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun; emek sürecindeki dijitalleşmeyi, gazetecilik kavramının dönüşümünü ve çalışma kapsamının değişimini yakalayamamıştır. Uzaktan çalışma ve dijitalleşme, gazeteciliğin dinamik yapısına katkı sunmaktadır. Bu çalışmada; esnek çalışma modellerinden uzaktan çalışma ve gazeteciliğin dijitalleşme süreci üzerinde durularak; dijitalleşme ve uzaktan çalışmanın basın iş hukukuna etkisi değerlendirilecektir.
Habere ulaşmada geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş
Teknolojideki gelişmeler, her alanda olduğu gibi bilgi ve iletişim alanında da değişim ve dönüşümleri beraberinde getirmiştir. Bilgi çağı olarak adlandırılan bu süreçte, "yeni medya, sosyal ağlar" gibi kavramlar hayatımıza girmiştir. Bu, yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edilmekte ve artık medya "geleneksel medya" ve "yeni medya" olarak ikiye ayrılmaktadır. Geleneksel medyada bulunmayan pek çok işlevi olan yeni medya teknolojileri, özellikle kendini ifade etme, etkileşim ve diğer kullanıcılarla iletişim anlamında pek çok yenilikle geleneksel medyayı geride bırakmayı başarmıştır. Bu tür yeniliklerle birlikte, iletişim teknolojisindeki bu gelişme, yeni medya anlayışında ve haber alışkanlıklarına erişimde değişikliklere neden olmuştur. Bu çalışma, bu değişimi tanımlamak ve geleneksel medya ile yeni medya arasında değişen gazetecilik anlayışını incelemek amacıyla tartışılmıştır. Çalışma, geleneksel medyanın dinamiklerini ve geleneksel haber yayma yöntemlerini dikkate alarak başlamıştır. Daha sonra geleneksel medyadan yeni medyaya geçiş süreci tarihsel dinamikler dikkate alınarak değerlendirilerek basılı gazeteciliğin yeni medya ortamının dönüşümünden nasıl ve ne ölçüde etkilendiği ortaya konulmaya çalışılmıştır. Yeni medyanın haber içeriği üzerindeki etkisi bağlamında, haberlerin alınma şeklindeki değişiklikler dünya ve ülkemiz açısından incelenmektedir. Araştırmanın analiz bölümünde katılımcılar ile anket yapılarak internet kullanımı sunularak, sosyal medya perspektifinden, geleneksel medya ile yeni medyayı kullanım amaçları açısından karşılaştırılarak sonuçlar çıkarılmıştır.
Gazetecilik alanında etik tartışmalar ve ombudsmanlık: Türkiye örneği
Türkiye ekonomisinin 1980'li yıllarda neoliberal politikalara yönelmesi gazetecilik alanında yapısal dönüşümlere neden olmuştur. Gazeteler ticari işletmelere benzer biçimde işlemeye başlamış, reklamlara olan bağımlılık artmış, gazetecilik alanında tekelleşme eğilimleri yaşanmıştır. Gazetecilik alanına giriş için gerekli olan ekonomik sermaye hacmi arttıkça siyasal alanın gazetecilik alanına müdahalesi de kolaylaşmıştır. Özerk bir alan olması beklenen gazetecilik alanının ekonomik alana ve siyasal alana bağımlı duruma gelmesi gazetecilik alanının "bağımsızlık" krizini derinleştirmiştir. 1990'lı yılların sonunda gazetecilik alanında yaşanan dönüşümler, gazetelere ve gazetecilere olan güvenin azalması, gazetecilik mesleğinin itibar kaybetmeye başlaması gazetecilik alanında öz-denetim arayışlarını arttırmıştır. Öz-denetim uygulamalarının amacı devlet kontrolünden ve sermaye sahiplerinden bağımsız bir öz denetleme mekanizması ortaya koymak, gazetecilik meslek etiğine uygun gazetecilik yapılmasını sağlamaktır. Bu amaçla uygulamaya konulan öz-denetim mekanizmalarından biri de ombudsmanlıktır. Gazetecilik alanında ombudsmanlık uygulaması için okuyucu editörü, okur temsilcisi, okur savunucusu gibi farklı adlandırılmalar kullanılmaktadır. Türkiye'de ise bu uygulama yaygın olarak okur temsilcisi olarak adlandırılmaktadır. Türkiye'de gazetecilik alanında bir öz-denetim mekanizması olan okur temsilciliği uygulaması ilk kez 1999 yılında Milliyet Gazetesi'nde uygulanmış, yıllar içerisinde yaygınlaşmıştır. Bu araştırmanın amacı gazetecilik alanı içerisinde özerk bir alt alan olarak kurumsallaşmaya çalışan okur temsilciliğinin nasıl bir uygulama alanı bulduğunu okur temsilcilerinin deneyimleri üzerinden incelemektir. Heteronom bir niteliğe sahip olan gazetecilik alanının başka alanlara olan bağımlılığının ve okur temsilcilerinin gazetecilik alanında yaşadıkları sınırlılıkların tartışıldığı bu çalışmada, Milliyet, Hürriyet, Sabah, Cumhuriyet gazetelerinde okur temsilciliği yapmış ve yapmakta olan okur temsilcileriyle görüşmeler yapılmış ve bu görüşmeler araştırmanın amacına uygun bir biçimde değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: gazetecilik, ombudsmanlık, okur temsilciliği, Bourdieu
Yeni toplumsal hareketler bağlamında Gezi Parkı Olayları'nın alternatif medya ve ana akım medyada sunulma biçimlerinin karşılaştırmalı analizi
Yeni toplumsal hareketlerin medya ile karşılıklı bağımlı bir ilişkisi bulunmaktadır. Bu çalışmada ana akım ve alternatif medyanın toplumsal hareketleri yansıtma ve haber alma aracı olarak konumu Türkiye'deki Gezi Parkı Olayları örneği üzerinden haber içerikleri düzeyinde analiz edilmektedir. Türkiye'deki medyanın toplumsal hareketleri nasıl aktardığının cevabını arayan çalışma, ana akım ve alternatif medyanın konumunu analiz etmek ve karşılaştırmalı bir yaklaşım ile aralarındaki farklılıkları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında Türkiye'de internet üzerinden yayın yapan beş haber sitesinin Gezi Parkı Olayları'nı nasıl anlamlandırdıkları, haberleri nasıl çerçeveledikleri, kamuoyu oluştururken hangi söylemsel pratiklere başvurdukları, ideolojik olarak nasıl konumlandıkları analiz edilmektedir. Öncelikle toplumsal hareketler, çerçeveleme, alternatif medya ve ana akım medyaya ilişkin kuramsal ve kavramsal arka planın sunulduğu çalışmada; beş haber sitesinin 28 Mayıs 2013 - 28 Haziran 2013 tarihleri arasında yayımladıkları haberler; çerçeve analizi, uyum analizi ve metin madenciliği yöntemleri aracılığıyla karşılaştırmalı analize tabi tutulmaktadır. Çalışma, toplumsal ve siyasal alanda önemli bir işleve sahip olan yeni toplumsal hareketler ve medya çalışmaları üzerine olan literatüre katkı sağlamaktadır.
Ekonomi haberciliğinde haber üretim sürecini etkileyen faktörler (İzmir ili örneği üzerine bir araştırma)
Ekonominin hayatımızda giderek etkin bir rol oynamaya başladığı günümüzde, ekonomi haberleri de aynı paralelde etkinlik göstermektedir. Dolayısıyla ekonomi haberciliğine toplumun her kesiminden artan bu ilgi ekonomi haberlerini önemli hale getirmiştir. Söz konusu ekonomi haberlerinin detaylı incelendiği tezde, ekonomi haberlerinde haber üretim sürecini etkileyen faktörlerin neler olduğu ve bu faktörlerin her birinin ne kadar bu süreci etkilediği ele alınmıştır. Bu bağlamda, söz konusu faktörlerin neler olduğu ve olabileceği araştırılmıştır. Tezin birinci bölümünde ilk olarak ekonomi haberciliğinin ne olduğu ve akabinde amacı işlevleri detaylı şekilde işlenmiştir. Ardından haberin ve haberciliğin en önemli unsuru olan haber kaynaklarına ve bu kaynaklar ile muhabirin ilişkisine değinilmiştir. Yine bu bölümde meslek etiği üzerinde durulmuş ve dünyadaki ve Türkiye'deki ekonomi haberciliğinin tarihsel gelişimine değinilmiştir. Ardından gelen bölümde ise haberin ne olduğu ve söz konusu haberin baştan sona üretilme süreci ve bu süreci etkileyen faktörler tek tek ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümü, araştırma kapsamında elde edilen verilerden hareketle, bahsi geçen faktörlerin üretim sürecinin etkileyip etkilemediği, eğer etkiliyor ise bunun boyutları analizine ayrılmıştır. Çalışmada ayrıca görüşme yöntemiyle sorulan soruları cevaplayan muhabirlere ekonomi haberlerinin, haber haline gelme sürecinde bahsettikleri sınırlarla karşılaştıklarında nasıl hareket ettikleri konusuna da değinilmiştir. Bu bağlamda çeşitli görüşlere sahip farklı gazetelerde çalışan ekonomi muhabirlerinin görüşleri üzerinden karşılaştırmalar yapılarak, bir yargıya ulaşılmaya çalışılmıştır.
Barış gazeteciliği perspektifinden Türkiye gazetelerinde Suriye sorunu
Kitle iletişim araçlarından biri olan gazetelerin günümüzdeki önemi herkes tarafından kabul gören bir gerçekliktir. Bu bağlamda gazeteler dünyamızda baş veren olayları geniş kitlelere aktarmakta üzerine düşen görevi yapmakla, insanları bilgilendirmek adına çok önemli işlevi icra etmektedir. Son yıllarda literatüre dahil olan barış gazeteciliği kavramı bu alanda çalışan insanlar tarafından tartışılmaktadır. İster sahada, isterse de teorik olarak barış gazeteciliğinin uygulanabilirliği konusunda farklı görüşler mevcuttur. Bazı kesimler kesinlikle barış gazeteciliğinin yapılması gerektiğini ve bunun mümkünlüğünden bahsederken, bazı kesimler de gazetecinin üzerine düşen görevi gerektiği gibi yapacağı takdirde zaten barış gazeteciliğine gerek kalmayacağına ve barışa hizmet edileceğini bildirmektedirler. Biz bu çalışmada 2010 yılında ortaya çıkan "Arap Baharı" sürecinin Suriye Arap Cumhuriyeti'ni nasıl etkilediğini ele aldık. "Arap Baharı" sürecinin 2011 yılında Suriye'ye sıçramasının temel nedenleri ve günümüzdeki yansımaları hakkında bilgiler vermeye çalıştık. Çalışmanın analiz kısmında içerik analizi metoduyla Suriye haberlerinin Türk yazılı basınında nasıl ele alındığını göstermeye çalıştık. Oluşturduğumuz tablolarla haber yansımalarını, haberlere konu olan Suriye sorununun ulusal basında verilme şeklini değerlendirdik. Anahtar kelimeler: Barış Gazeteciliği, Savaş Gazeteciliği, Suriye Sorunu, Cumhuriyet, Hürriyet, Yeni Şafak