Generation Z
167 theses under this subject heading
Z kuşağı tüketicilerin online alışverişinin planlı davranış teorisi kapsamında incelenmesi
Tüketiciler, kişisel tüketim veya ailenin toplu ihtiyaçlarını karşılamak için satın alan bireylerdir. Tüketici davranışı, bireylerin zaman, para, çaba gibi mevcut kaynaklarını farklı ürün tüketimine harcamak için nasıl karar verdikleri anlamına gelmektedir. Tüketim kavramı tüketicilerin ne satın aldıklarını, neden aldıklarını, ne zaman aldıklarını, nereden aldıklarını, ne sıklıkla aldıklarını ve ne sıklıkla kullandıklarını içermektedir. İnsanlar genellikle kalabalık ortamlarda kendilerini rahatsız hissetmektedirler. Ayrıca fiziksel alışverişin zaman alıcı olduğunu düşünmektedirler. Bu nedenle, online alışveriş zaman kazandırdığı için bir ayrıcalıktır. Online alışveriş, tüketicilerin internet üzerinden aracı bir hizmet olmaksızın bir satıcıdan doğrudan mal, hizmet vb. satın alma işlemidir. Online mağazalar genellikle günün her saati mevcuttur ve birçok tüketicinin hem işte hem de evde internet erişimi vardır. Bu yüzden online alışveriş yapmak çok uygundur. Planlı davranış teorisine göre eğer bireyler, hayatlarındaki önemli kişilerin belirli bir davranışı onaylayacağına inanırlarsa, o davranışa girişme olasılıkları daha yüksektir. Algılanan davranışsal kontrol, bireyin belirli bir davranışa katılmanın kolaylığı veya zorluğu hakkındaki yargısını ifade etmektedir. Z kuşağının online alışverişe yatkınlığı sebebiyle Z kuşağı tüketicilerinin online alışverişinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmanın amacı Z kuşağı tüketicilerinin online alışverişlerinin planlı davranış teorisi kapsamında incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Z kuşağı tüketicileri örneklemini ise Mersin İlinde yaşayan Z kuşağı tüketicileri oluşturmaktadır. Veriler tesadüfü olmayan örnekleme yöntemlerinden biri olan kolayda örnekleme yöntemiyle 03.10.2022-07.11.2022 tarihleri arasında 524 kişiye yüz yüze anket yöntemi uygulanarak toplanmıştır. Elde edilen bu veriler SPSS 20.0 (Statistical Package for Social Sciences) ve AMOS 24.0 (Analysis of Moment Structures) paket programları kullanılarak değerlendirilmiştir. Bu araştırmada tüketici davranışı, tüketici davranışını etkileyen faktörler, online satın alma sebepleri ve planlı davranış teorisi çalışılmıştır. Çalışma sonucunda; öznel norm, algılanan davranışsal kontrol ve online alışverişe karşı tutumun online alışveriş yapma niyetini; online alışveriş yapma niyetinin ve online alışverişe karşı tutumun ise online alışveriş yapma davranışını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir
Türkiye'de milliyetçilik algısı: Y ve Z kuşakları üzerine bir araştırma
Sosyal ve kültürel hayatın önemli olan bir parçası olan üzerinde uzlaşıya varılamayan millet ve milliyetçilik kavramları ve Osmanlı'dan günümüze olan etkileri gelişerek değişmiştir. Zamanla yaş grupları arasında yaşanan farklılaşmalar sonucu kuşak adı verilen soyut gruplar oluşmuştur. X, Y, Z gibi çeşitli isimlerle adlandırılan bu kuşaklar birbirinde farklı özelliklere ve algılamalara sahiptirler. Y ve Z Kuşağı ve önceki kuşaklar arasındaki tavır ve tutum farklılığı birçok alanda araştırma konusu olmuştur. Bu çalışmada, Y Kuşağı ile Z Kuşağı milliyetçilik algısı irdelenmektedir. Araştırma kapsamında nicel araştırma yöntemleri kullanılarak hem Z hem de Y kuşağına yönelik anket uygulanmıştır. Y ve Z kuşağının milliyetçilik algısını ölçmek için 2013 Uluslararası Sosyal Saha Çalışmaları Programı (International Social Survey Program-ISSP) Ulusal Kimlik ölçeğinden yararlanılmıştır.
X, Y ve Z kuşağı tüketicilerinin helal sertifikalı gıda ürünlerini satın alma niyetlerinin incelenmesi: Türkiye–Almanya karşılaştırması
Günümüzde Dünya üzerinde farklı din, dil, ırka sahip milyarlarca insan yaşamaktadır. Bu insanlar, din, dil, ırk gibi özelliklerle birlikte kuşak olarak da birbirlerinden ayrılmaktadır. Aynı zaman diliminde dünyaya gelmiş, benzer durumları tecrübe etmiş, dönemin büyük olaylarına şahit olmuş insan toplulukları kuşak kavramını oluşturmuştur. Kuşak olarak ayrılan insanlar, bir gruba dahil olmalarına rağmen tamamen aynı davranışları sergilediği söylenemez. Bu kuşak grupları farklı dine, cinsiyete, milliyete sahiptirler ve bu konularda birbirlerinden farklılaşmaktadır. Bilhassa din bakımından oluşan bu farklılıklar insanların tüketim davranışlarını da farklılaştırmaktadır. Müslümanlar her ne kadar farklı kuşaklara mensup olsalar da tüketim açısından Allah'ın emir ve yasaklarına uymak durumundadırlar. Müslümanların farklı inanıştaki ülkelere göç ederek Dünya geneline yayılması ve sayılarının gittikçe artması onları helal konusunda daha hassas hale getirmiştir. Özellikle gıda konusunda tüketiciler ürünlerin helalliğini sorgulamaya başlamışlardır. Bunun sonucunda helal ürün pazarları gelişim göstermiştir. Bu çalışmada, Türkiye ve Almanya'da yaşayan farklı kuşaklara mensup Türk tüketicilerin helal satın alma niyetlerine etkisi olan faktörler incelenmiştir. Bununla birlikte iki ülke arasında kuşak bazında farklılıklar incelenmiştir. R programı kullanılarak uygulanan Yapısal Eşitlik Modeli (YEM) ile model testi, güvenilirlik analizi uygulanmıştır. Çalışma sonunda Türkiye ve Almanya'da yaşayan tüketicilerin dindardık düzeylerinin, algılanan davranışsal kontrollerinin, helal gıdaya yönelik tutumlarının, helal farkındalıklarının ve öznel normlarının helal gıda satın alma niyeti üzerinde pozitif ve yüksek derecede etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Türkiye ve Almanya arasında kuşaklar bazında yapılan farklılık analizleri sonucunda Türkiye'deki X, Y ve Z kuşağı dindarlık, algılanan davranış kontrolü, öznel normlar ve satın alma niyeti bakımından Almanya'daki X, Y ve Z kuşağından farklılaştığı tespit edilmiştir. Helal farkındalık bakımından her iki ülkenin Y ve Z kuşakları farklılık gösterirken X kuşağında farklılık bulunamamıştır. Tutumlar incelendiğinde ise Türkiye'deki X ve Y kuşağı ile Almanya'daki X ve Y kuşağı farklılık gösterirken Z kuşağı bakımından farklılık bulunamamıştır. Anahtar Sözcükler: Helal gıda, Kuşaklar (X,Y ve Z), helal gıda satın alma niyeti, dindarlık, Türkiye, Almanya
Halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı
Bu çalışmanın amacı her geçen gün iş ve sosyal hayatta nicel ve nitel olarak etkisini artıran yeni kuşaklarla halkla ilişkiler bağlamında özellikle yeni medya aracılığıyla nasıl daha iyi iletişim kurulabileceğini iletişim kuramları çerçevesinde araştırmaktır. Tarihsel olarak farklı kuşakların ortaya çıkışları ve birbirinden farklılıkları incelendikten sonra halkla ilişkilerin doğuşu, gelişimi ve günümüzde bulunduğu yer kuramlarla açıklanacaktır. Yeni kuşakların bu kuramlara nasıl uyduğu irdelendikten sonra halkla ilişkiler bağlamında yeni medya kullanımı, yeni kuşaklarla etkin iletişim kurulması için neler yapılması gerektiği ve kuramların bu bağlamda nasıl yorumlanması gerektiği bu çalışmada yer alacaktır. Anahtar Kelimeler: Halkla ilişkiler, yeni kuşaklar, X, Y, Z, Alfa kuşakları, yeni medya
X ve Z kuşağında yer alan tüketicilerin sembolik tüketim ve marka bağlılığı açısından karşılaştırılması
Her tüketici belirli bir ihtiyacını gidermek, istek, beklenti ve ihtiyaçlarını karşılayabilmek için belirli mal ve hizmetleri satın almakta ve/veya tüketmektedir. Tüketime konu olan mal ve hizmetler ise tüketicilerin değişen ihtiyaç ve beklentilerine bağlı olarak değişmekte ve aynı zamanda teknolojik, sosyal, ekonomik, toplumsal gelişmelerden de etkilenmektedir. Söz konusu bu teknolojik, sosyal, ekonomik ve toplumsal değişmeler aynı zamanda farklı yaşam gruplarını diğer bir ifade ile farklı yaş kuşaklarını oluşturmaktadır. Her kuşağın kendine özgü özellikleri, değer yargıları ve tutumları farklılık göstermektedir. Bu çalışmada özellikle Z ve X kuşaklarında yer alan farklı özellikler taşıyan bu iki kuşağın sembolik tüketim ve marka bağlılığına ilişkin görüşleri değerlendirlendirilerek değişen tüketici istek ve beklentileri hakkında bir değerlendirilme yapılmıştır. Çalışma kapsamında İstanbul'da bulunan ve Z ve X kuşağında yer alan tüketiciler alınmıştır. Çalışma örneklemini ise Z ve X kuşağında yer alan 373'er tüketici oluşturmaktadır. Z ve X kuşaklarının sembolik tüketime davranışları ile marka bağlılıklarının karşılaştırılmasında nicel araştırma yöntemlerinden anket tekniği kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, X kuşağında yer alan tüketicilerin genel olarak yükseköğrenim durumuna sahip ve profesyonel işlerde çalıştıkları belirlenmiştir. Diğer taraftan çalışma kapsamına alınan ve X ve Z kuşağını temsil eden katılımcıların markaya olan bağlılıkları, tercihleri, değerleri arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu çalışma da Y kuşağının X ve Z kuşağı arasında bir köprü görevi gördüğünü, her iki kuşaktanda aldıkları değerler olduğunu gözlemlemiş oluyoruz. Anahtar Kelimeler: X Kuşağı, Z Kuşağı, Marka Değerleri ve Tercihleri
X, Y ve Z kuşağındaki bireylerin yaşam doyumları ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişki
Bu araştırmanın temel amacı, X, Y ve Z kuşaklarının yaşam doyumları ve psikolojik belirtileri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Ayrıca araştırmada kuşakların cinsiyet ve medeni durum bilgileri toplanmış olup, bu değişkenlere göre de incelenmiştir. Bu araştırmada uygun (kolayda) örnekleme yöntemi kullanılmış olup,369 kişi ile çalışma yürütülmüştür. Çalışmaya yaşları 16-56 arasında değişiklik gösteren, 245 kadın ve 124 erkek katılmıştır. Katılımcılara 'Sosyo-demografik Bilgi formu', 'Yaşam Doyumu Ölçeği' ve 'Kısa Semptom Envanteri' uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizi için; gruplar arası farklılık testlerinde iki kategorili gruplarda Bağımsız Gruplar t-testi, ikiden fazla kategoriye sahip gruplarda Tek Yönlü Varyans Analizi kullanılmıştır. Bu araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırmanın ana problemi olan yaşam doyumu puanları ve psikolojik belirtiler arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu bulunmuştur. Kuşaklar boyutunda bakıldığında ise, yaşam doyumları en yüksek kuşak X kuşağı, takiben Y kuşağı ve en düşük Z kuşağı olarak bulunmuştur. Yaşam doyumu ile negatif yönde olması beklenen psikolojik belirtiler ise, Z kuşağı en yüksek, takiben Y kuşağı ve en düşük X kuşağı gelerek anlamlı sonuçlara ulaşılmıştır. Demografik bilgilere göre yapılan analizlerde ise; yaş, cinsiyet ve medeni durum değişkenleri istatistiksel olarak anlamlı farklılaşmalar göstermiştir. Çalışmada elde edilen bulgular, ilgili literatür desteği ile tartışılmış olup, gelecekte yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
İş hayatında öğrenilmiş çaresizlik kavramının işe yabancılaşmaya etkisinin farklı kuşaklar açısından değerlendirilmesi: X Y Z kuşakları ile bir çalışma
Bu araştırma iş hayatında yaşanılan öğrenilmiş çaresizliğin işe yabancılaşmaya etkisini, bu etkinin iş hayatında yoğunluğu aktif olan X, Y ve Z kuşaklarında farklılık gösterip göstermediğini ölçmek amacıyla hazırlanmıştır. Araştırmanın kavramları olan öğrenilmiş çaresizlik, işe yabancılaşma ve kuşaklar bölümünün oluşturulmasında literatür taraması yönteminden faydalanılmıştır. Araştırmanın alan çalışması yapılırken nicel araştırma yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Oluşturulan anketler İstanbul' da faaliyet gösteren tekstil ve elektrik firmalarında çalışan bireylere uygulanmıştır. 325 kişinin katılımcı olduğu araştırmada toplanan veriler SPSS 22 programında analiz edilerek bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulgular doğrultusunda; öğrenilmiş çaresizliğin işe yabancılaşma üzerinde etkisi olduğu ve bu etkiyi Y, Z kuşaklarına nazaran X kuşağının daha çok yaşadığı tespit edilmiştir.
Dijital platformlar sonrası izleyici alışkanlıklarının kuşaklara göre değerlendirilmesi
Televizyon icat edildiği günden bugüne dünyayı değiştiren bir cihaz olmayı başarmıştır. Bilgi edinme, eğlendirme, haberdar etme, kamuoyu oluşturma gibi birçok rolü üstlenmiş yüz seneyi aşkın zamandır toplumunun en yaygın kullandığı kitle iletişim araçlarından biri olmuştur. Karasal yayıncılık, kablolu yayıncılık, uydulu yayıncılık teknolojiye entegre olarak teknik olarak sürekli dönüşen televizyon yayıncılığının şekli dijitalleşmenin egemen olduğu son yıllarda internet yayıncılığı ile yeni bir form daha elde etmiştir. İnternetin yaygınlaşması ve hızlanması, internet aracılığı ile akıllı cep telefonu, tablet ve taşınabilir bilgisayar gibi cihazlar ile yine internet üzerinden çevrimiçi (online) ya da çevrimdışı (offline) izleme imkanları sunan yeni dijital yayın mecraları ortaya çıkmıştır. Geleneksel yayıncılık ezberlerini bozan, daha düşük maliyetli yayıncılık fırsatı sunan, internet üzerinden daha fazla insana ulaşılmasını hedefleyen bu dijital platformlar televizyona kuvvetli bir alternatif olmayı başarmıştır ve dünya genelinde gün geçtikçe daha fazla kabul görmeye ve çoğalmaya devam etmektedir. Toplumlarla karşılıklı etkileşim içerisinde olan televizyon yayıncılığı bir yandan bu işlevini sürdürürken öte yandan daha bireysel hatta interaktif bir deneyim sunma yönünde adımlar atmaya devam etmektedir. Küresel birer fenomen olmayı başarmış bu dijital yayın mecralarına gösterilen ilgi farklı yaş gruplarında, farklı eğitim ve ekonomik koşullarda yaşayan insanlarda çeşitlilik gösterebilmektedir. Bu çalışma geleneksel televizyon izleme alışkanlıkları ve izleyicilerin tercihlerinin YouTube, Netflix, Amazon Prime, IPTV gibi yeni yayın mecraları ile nasıl, ne yönde değiştiğini, X kuşağı, Y kuşağı ve Z kuşağı özelinde tercih ve alışkanlıkların ne gibi benzerlik ya da farklılıklar gösterdiğini, dijital platformlardan ve geleneksel televizyon yayını yapan yayıncılardan beklentilerin neler olduğunu katılımcılara internet ortamında sunulan anket çalışması ile tespit etmeyi amaçlamaktadır.
Work-life balance study between generations and gender
Recent research has shown that work-life balance is a common phenomenon. Many people do studies to examine topics related to work-life balance in Turkey and around the world. Work-life balance is categorized in this study in terms of generations and gender dimensions. It compares the 280 survey participants' gender and generational differences. Results change throughout generations as well as between genders. In this study, gender and generational comparisons of working longer hours are examined, as well as comparisons of working arrangements to Generation Z and Generation X, satisfaction with work-life balance and its relationships between generations, the availability of working arrangements in terms of work-life balance compared to gender, and the relationship between working and studying at the same time. By comparing survey responses using Chi-square analysis, five hypotheses are accepted and determined to be statistically correlated, while three are rejected as being non-correlated. The data shows that men are working longer hours than the standard office hours. The comparison of the current working arrangement between different generations was analyzed and the test result shows it is significant. When it comes to satisfaction with work-life balance the result indicates a significant relationship. When comparing the two generations Generation X's satisfaction was found higher than the satisfaction of Generation Z. Also, a comparison between working more than standard office hours and generations was analyzed and it is indicated there was no significant relationship. Examining the relationship between personal life and family responsibilities and appropriateness of work arrangements by gender revealed that there was no significant relationship. The analysis of the relationship between working while studying and gender shows there is no significant relationship. The analysis comparing the impact of Covid 19 on work-life balance between the generations found a significant relationship. Finally, a significant relationship exists between working while studying in the last 2 years and generations.
The effect of green marketing strategy on consumer purchasing behavior: A reaserch on Tunisian generation Z
The objective of this study is to analyse the influence of green marketing strategy on consumers' green buying behaviour in Tunisia. A sum of 400 responses were gathered through a self-directed survey in based on convenience sampling. The survey questionnaire was adopted from the previous study and referenced. The structure of the survey included general questions to first know your respondents and the questions related to study variables such as price, promotion, place, and product considering green marketing to study their green buying behaviour. A conceptual framework was drawn from the study. After collection of the data, the methods used to analyse the data was explained well. To test and interpret the collected primary data descriptive statics, correlation and multiple regression was run. The mediating factors were included in the survey to test the relationship between the two variables green marketing strategy and consumer buying behaviour. The results revealed that there was significant influence of green price, product and promotion on consumer buying behaviour. However, green place was found to have an insignificant relationship with the consumers' buying behaviour. On the basis of results drawn, we further discussed the implications of the study in detail and future areas that could be studied in the relevant topic. Keywords: Buying Behaviour, Green Product, Green Price, Green Promotion, Green Place, Marketing Strategy, Tunis
Z kuşağı bağlamında Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarına bir bakış
Dünyada yaygın olarak görülen ekonomik ve sosyal yeniliklerle oluşmuş zaman aralıklarına kuşak denir. Diğer bir söylemle kuşak kavramı, yaklaşık olarak yakın zamanlarda doğmuş olup benzer durumlarla karşı karşıya kalan, benzer mesuliyetler almış oldukları için ortak algı, fikir ve davranışlara sahip kişiler topluluğu olarak isimlendirilmiştir. Her dönemde insanların sahip olduğu ortak özellikler, durumlar, olaylar vardır. Bu ortak yaşantı, durum ve olaylara göre kuşaklar sınıflandırmaya tabii tutulmuştur. Kuşak gruplandırılmasının yapılması birçok açıdan araştırmacının bilimsel çalışmalarda işini kolaylaştırmaktadır. Bu sebeple eğitim-öğretimde bireylerin içerisinde bulunduğu kuşağı bilmek, eğitimcileri bir adım daha başarıya yaklaştırmaktadır. Genellikle 21.yüzyılda kuşak gruplandırılması; Gelenekselciler, Bebek Patlaması, X, Y, Z kuşağı olarak yapılmaktadır. Bu çalışmada özellikle; Z kuşağının beklentileri sorgulanmış ve bu doğrultuda Türk Dili ve Edebiyatı ortaöğretim ders kitaplarındaki metinlerin Z kuşağına uygunlukları ortaya konulmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemi ile doküman analizi kullanılmıştır. Öncelikle yerli ve yabancı literatürde yer alan basılı ve dijital kaynaklar genel tarama modeli uygulanarak analiz edilmiştir. Elde edilen bilgiler sonucunda Z kuşağına uygunluk kriterlerinden oluşan madde havuzu oluşturulmuştur. Hazırlanan 40 maddelik taslak form, alan uzmanlarının görüş ve önerilerine sunulmuştur. Uzman görüşlerinden alınan dönütler doğrultusunda 30 maddenin uygun olduğu tespit edilmiştir. Düzenlenen forma pilot uygulama yapmak amacıyla 2 uzman tarafından 15 metin kod güvenirliliği yöntemiyle incelenmiştir. Kod güvenirliliği (% 82) olarak belirlenmiştir. Güvenirliliği ortaya konulan maddeler bütün metinlere uygulanmıştır. Ortaöğretim düzeyindeki 9., 10., 11. ve 12. sınıflara yönelik Türk Dili ve Edebiyatı ders kitaplarında bulunan toplam 153 metnin Z kuşağına uygunluk durumları sayısal verilerle tablolar halinde sunulmuş ve yorumlanmıştır. Anahtar sözcükler: z kuşağı, ders kitapları, Türk dili ve edebiyatı, interaktif öğretim, modern öğretim materyalleri
Ortaöğretimde eğitim gören Z Kuşağı öğrencilerinin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersine yönelik tutumlarının incelenmesi (Van ili örneği)
Bu çalışmada, Türkiye'deki Z Kuşağı'nın önemli bir bölümünü oluşturan, ortaöğretimde öğrenim gören Z Kuşağı öğrencilerinin farklı değişkenler doğrultusunda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) dersine yönelik tutumlarının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, ortaöğretimde öğrenim gören Z Kuşağı öğrencilerinin DKAB dersine yönelik tutumları; cinsiyet, sınıf kademesi, okul türü, baba eğitim düzeyi, anne eğitim düzeyi, baba mesleği, anne mesleği, ailenin sosyoekonomik düzeyi, DKAB dersinin seçmeli olması durumunda dersin seçilme durumu, günlük teknoloji kullanım süresi, bu yaşa kadar cami ziyaret etme sıklık düzeyi olmak üzere on bir farklı değişken doğrultusunda incelenmiştir. Z Kuşağı öğrencilerinin DKAB dersine yönelik tutumlarını inceleyen özgün çalışmalardan biri olması nedeniyle bu çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurarak alana katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Çalışmanın evrenini, Van İlindeki ortaöğretim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler oluştururken; örneklemini ise 2023-2024 eğitim-öğretim yılında Tuşba Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Fen Lisesi, İki Nisan Anadolu Lisesi, Van Güzel Sanatlar Lisesi, Van Spor Lisesi, Münci İnci Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören (406'sı kız ve 321'i erkek) 727 Z Kuşağı öğrencisi oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri uzman görüşüne dayalı olarak hazırlanan "Kişisel Bilgi Formu" ve Kaya (2001) tarafından geliştirilen "DKAB Dersi Tutum Ölçeği" aracılığıyla toplanmış; SPSS programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde "Bağımsız Grup t Testi", "Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA)" ve gruplar arası karşılaştırmalarda "Games-Howel" ve "Scheffe" testleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgular doğrultusunda, okul türü, anne-baba eğitim düzeyi, anne-baba mesleği, aile sosyoekonomik düzeyi, DKAB dersinin seçmeli olması durumunda dersin seçilme durumu, günlük teknoloji kullanım düzeyi ve cami ziyareti yapma düzeyi değişkenlerinin öğrencilerin DKAB dersine yönelik tutumları üzerinde anlamlı etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Hedonik satın alma değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisi üzerine X ve Z kuşaklarında karşılaştırmalı bir araştırma
Hedonizmin özellikle günümüz tüketiminde tüketici davranışlarında önemli bir yeri vardır. Tüketim kültürü ile tüketimin hedonik yönleri ön plana çıkmaktadır. Hedonik tüketim çeşitli açılardan araştırmalara konu olmaktadır. Hedonizm gibi kuşak sınıflandırmaları ve kuşakların karakteristik özellikleri de birçok sosyal bilim alanında dikkate alınan konulardır. Ayrıca kuşaklar, tüketim ve pazarlama alanlarında da önemli bir pazar bölümlendirme faktörüdür. Rekabetin zorlaştığı ticaret ortamında işletmelerin piyasada tutunma ve büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için hem hedefledikleri tüketici gruplarının bulundukları kuşakları göz önüne almaları hem de tüketicilerin hedonik beklentilerine uygun alışveriş deneyimleri ve ortamları oluşturarak alışveriş memnuniyetini sağlamaları gerekmektedir. Bu çalışma X ve Z kuşaklarında giyim alışverişinde hedonik alışveriş değerlerinin alışveriş memnuniyetine etkisini karşılaştırmalı olarak araştırmayı hedeflemiş ve çalışmanın sonucunda X ve Z kuşaklarının hedonik alışveriş değerleri, hedonik alışveriş değerlerini etkileyen faktörler ve alışveriş memnuniyetinde çoğunlukla farklı özellikler gösterdikleri tespit edilmiştir.
Sosyal medyanın Z kuşağı tüketicilerinin karar verme davranışları üzerindeki rolü
Bilgi ve iletişim teknolojilerinin hızla geliştiği ve yaşadığımız dünya sınırlarının azaldığı günümüz dünyasında internet ve sosyal medya insanların gündelik hayatı için en önemli kavramlardan biri haline gelmiştir. Dünyanın her yerinden milyonlarca insanın birbiriyle etkileşim halinde olduğu bu sanal ortam, pazarlama alanında da kendisini göstermiş; firmalar ürünlerini daha hızlı ve daha ucuz şekilde, daha geniş kitlelere tanıtma imkânı bulmuştur. Tüketiciler ise ürünleri inceleme, başka kullanıcıların yorumlarını okuyarak değerlendirme gibi imkanlara kavuşmuştur. Günümüzde, sosyal medya tüketicilerin satın alma kararını etkileyen yeni ve önemli bir faktördür. Bilişim çağının içine doğan ve sosyal medyayı yoğun olarak kullanan gençlerin oluşturduğu Z kuşağı üyeleri, işletmelerin üzerinde durması gereken belki de en önemli kuşak grubudur. Sosyal medyanın pazarlama çalışmaları için artan önemi ve Z kuşağı üyelerinin sosyal medyayı etkin olarak kullanmaları, sosyal medya ve Z kuşağı ilişkisini incelenmesi gereken önemli bir konu haline getirmiştir. Bu çalışmada, Z kuşağı üyelerinin satın alma davranışlarının internet ve sosyal medya araçlarından ne şekilde ve ne ölçüde etkilendiği belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada ile Z kuşağı üyelerinin satın alma davranışlarının internet ve sosyal medyadan ne şekilde ve ne ölçüde etkilendiği anlaşılmaya çalışılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Z kuşağı üyesi 491 kişi ile anket yapılmıştır ve elde edilen anket verileri SPSS programı ile analiz edilmiştir. Anketin yanı sıra daha detaylı veri elde etmek görüşme tekniği uygulanmış ve 15 kişi ile de yüz yüze mülakat gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın bulguları sosyal medya ve araçlarının satın alma öncesi ve satın alma sonrası süreçte Z kuşağı üyelerinin tüketici kararlarına çeşitli yönlerden etki ettiğini ortaya koymuştur.
X, Y, Z kuşaklarının okupasyonel profil ve toplumsal katılımlarının insan okupasyon modeli'ne göre incelenmesi
Bu çalışma X, Y, Z kuşaklarında doğmuş olan yetişkin bireylerin okupasyonel profillerinin ve toplumsal katılımlarının İnsan Okupasyon Modeli (MOHO)'ne göre incelenmesi amacıyla planlanmıştır. Çalışmaya her bir kuşaktan 53 kişi olmak üzere 159 kişi dâhil edilmiştir. Bireylere Sosyodemografik Bilgi Formu, Okupasyonel Profil Şablonu (Occupational Profile Template), İnsan Aktivite-Rol Modeli Tarama Aracı (The Model of Human Occupation Screening Tool - MOHOST) ve Aktivite Öz - Değerlendirmesi (Occupational Self Assessment - OSA) uygulanmıştır. Elde edilen veriler analiz edilerek, bir ergoterapi yaklaşım modeli olan MOHO çerçevesinde incelenmiştir. Katılımcıların kuşaklarına göre MOHOST ve alt boyutları puanları arasında farklılık görülmediği (p>0,05) tespit edilmiştir. Okupasyonel motivasyon ve alışkanlık puanlarında kuşaklar arasında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiş olsa da, X kuşağından Z kuşağına doğru bu puanların azaldığı sonucuna varılmıştır. Katılımcıların kuşaklarına göre OSA yeterlilik puanları arasında farklılık görülmediği (p>0,05) ancak OSA önem puanları arasında anlamlı bir farklılık (p<0,05) olduğu tespit edilmştir. Buna göre Z kuşağındaki katılımcıların OSA önem puanları, X ve Y kuşağındaki katılımcıların OSA önem puanlarından yüksek olduğu görülmüştür. Okupasyonel profili oluşturan faktörlerin kuşaklara göre farklılık gösterebileceği gibi benzerlikler de taşıdığı tespit edilmiştir. Bulgulara göre; okupasyonel profilin ve toplumsal katılımı etkileyen bazı faktörlerin kuşaklara göre değişkenlik gösterebileceği sonucuna varılmıştır. Konuyla ilgili yapılacak olan akademik çalışmalarda, kuşakların okupasyonel profillerinin ve toplumsal katılımlarını etkileyen faktörlerinin farklılığı da göz önünde bulundurularak çalışmalar planlanmalıdır.
Sağlık okuryazarlığının X, Y ve Z Kuşakları açısından değerlendirilmesi
Toplumsal anlamda sağlıkla ilgili konularda bireylerin bilinçlenmesi, temel sağlık bilgilerine ulaşabilmesi, edindiği bilgileri doğru bir şekilde değerlendirebilmesi bireylerin sağlık okuryazarlığı düzeyinin yükseltilmesi ile mümkündür. Sağlık okuryazarlığının, sağlığı etkileyen pek çok faktör ile ilişkisi bulunmaktadır. Sağlık okuryazarlığı; sağlık profesyonelleri, sağlık yöneticileri, sağlık kuruluşları ve daha pek çok sağlık paydaşı ile birlikte bireyler açısından da önem taşıyan bir konudur. Toplumsal anlamda sağlık bilincinin oluşması, sağlığa ayrılan kaynakların verimli kullanılması, sağlık hizmeti alan kesimlerin memnuniyeti ve daha pek çok açıdan sağlık okuryazarlığı önem taşımaktadır. Bu tezin amacı, sağlık okuryazarlığının X, Y ve Z kuşaklarına göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini test etmek, sağlık okuryazarlığının bazı demografik değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğini ortaya koymaktır. Bu kapsamda kolayda örnekleme tekniğinden faydalanılarak elde edilen veriler ile yapılan analizler sonucu ortaya çıkan bulgular açıklanmıştır. Elde edilen veriler SPSS programı aracılığı ile analiz edilmiş; bu kapsamda frekans analizi, Faktör Analizi, t-testi ve ANOVA testleri uygulanmıştır. Sağlık okuryazarlığına ilişkin yapılan faktör analizi sonucunda 5 boyut belirlenmiştir. Bu boyutlardan sağlıkla ilgili sosyal medya haberlerini anlayabilme ile sağlıklı yaşamaya önem verme boyutlarında cinsiyete göre anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Sağlık okuryazarlığı boyutlarının kuşaklara göre farklılığını test etmeye yönelik yapılan ANOVA analizleri sonucunda sağlıkla ilgili sosyal medya haberlerini anlayabilme ile kendi sağlık durumunu değerlendirebilme boyutlarında kuşaklara göre anlamlı farklılıkların olduğu görülmüştür. Ayrıca eğitim, gelir, meslek ve sağlık güvencesi durumlarının da kuşaklara göre bazı anlamlı farklılıklar gösterdiği yapılan araştırma sonucu ortaya çıkmıştır.
Z kuşağının girişimcilik eğilimlerinde duygusal zeka ve yaratıcılığın rolü
Yeni iş hayatına başlamış veya başlayacak olan Z kuşağını anlayabilmek ve özellikle iş yapış şekillerini ya da iş tercihlerini yorumlayabilmek için son yıllarda çok fazla kuşak araştırmaları yapılmaktadır. Z kuşağını diğer kuşaklardan ayıran özelliklerinin yanı sıra tercih edebilecekleri mesleki alanlar da merak edilen konular arasındadır. Bu çalışmada, Z kuşağının duygusal zekâları ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkide yaratıcılığın aracı rolü incelenmiştir. Çalışmanın verileri anket yöntemiyle 348 üniversite öğrencisi veya yeni mezun olmuş bireylerden toplanmıştır. Katılımcılar, öncelikle demografik değişkenlere dair maddeleri sonrasında girişimcilik eğilimlerini, duygusal zekâ düzeylerini ve yaratıcılıklarını ölçen maddeleri değerlendirmişlerdir. Araştırmanın bulgularına göre yaratıcılık değişkeni Z kuşağı bireylerinin girişimcilik eğilimlerini pozitif yönde yordarken, duygusal zeka değişkeninin girişimcilik eğilimi üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Ancak duygusal zekâları ile girişimcilik eğilimleri arasındaki bu ilişkide yaratıcılığın aracı rol oynadığı tespit edilmiştir. Analizler odağında bulgular tartışılmış ve gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.
Dijital çağda kuşaklararası farklılıklar ve Z kuşağı:Dijital yerliler ve dijital göçmenlerin teknoloji kullanım özelliklerine yönelik bir araştırma
Dijital çağın önemli keşiflerinden olan internetin hayatımıza girmesinden sonra toplumlar yeniden biçimlenmeye başlamıştır. Aynı zaman aralıklarında doğup, benzer ekonomik ve sosyal oluşumlardan etkilenen, benzer davranış biçimleri gösteren kişiler grubu olan kuşakların sahip olduğu kendilerine has değerler, algı, tutum ve davranışları, farklı bakış açıları, güçlü ve zayıf yönlerine bir de dijital eşitsizlikler eklenmiştir. Dijital dünya, nesiller arasında "dijital yerli" ve "dijital göçmen" kavramlarının doğmasına sebep olmuştur. Günümüzün son kuşağı olan Z kuşağı bireyleri ise son dijital yerlilerdir ve teknoloji bağımlısı olarak hayatlarını sürdürmektedirler. Bu çalışmada öncelikle bilgi toplumu ve dijital çağ kavramları açıklanmış, dijital yerli ve dijital göçmen kavramlarının tanımlanmış ve ardından kuşak sınıflandırmaları, kuşaklararası farklılıklar ve Z kuşağı incelemesi yapılmıştır. Son dijital yerliler olarak lise öğrencilerinin ve dijital göçmen olarak onların öğretmenlerinin teknoloji tercihlerini ve teknolojik özelliklerini incelemek amaçlanmıştır. Bu amaçla eğitim alanında bir çalışma yürütülmüş ve nicel araştırma yöntemi ile bir grup devlet lisesi öğrencisi ve öğretmenine "Teknoloji Deneyim Anketi" uygulanarak bu iki grubun teknoloji kullanım özellikleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Mikro alanda elde edilen bulgular sonucu teknoloji kullanımında, dijital yerlileri dijital göçmenlerden farklı kılan nitelikte keskin teknolojik eşitsizlikler bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: Bilgi Toplumu, Dijital Çağ, Dijital Göçmen, Dijital Yerli, Kuşaklar, Kuşaklararası Farklılıklar
Z kuşağının mehter kavramına ilişkin metaforik algıları
Araştırmanın kavramsal çerçevesinde Mehter geleneğine ve çalgılarına ilişkin bilgiler aktarılmıştır. Araştırmanın amacı, Z kuşağı öğrencilerin Mehter ve Mehter müziği kavramlarına ilişkin algılarını metaforlar aracılığıyla analiz edilmesi ve oluşturulan metaforların ortak özellikleri bakımından kategorize edilerek incelenmesi ve Z kuşağının bu kavramlarla ilgili farkındalığının ne düzeyde olduğunun saptanmasıdır. Araştırma nitel araştırma yöntemi olan olgubilim deseni ile yapılmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'deki lise düzeyinde eğitim alan öğrenciler, örneklemini ise 2022-2023 eğitim öğretim yılında Adana ilinde lise düzeyi Z kuşağı sekiz yüz öğrenci oluşturmaktadır. Örneklem grubuna mehter ve mehter müziğiyle ilgili yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Uygulama sonrasında her iki metafor grubu; yarı yapılandırılmış görüşme formunun uygulandığı randevu sırasıyla paralel olarak ilk okuldan başlanıp sıraya dizilerek numaralandırılmış ve katılımcılar tarafından metaforların belirgin bir şekilde ifade edilip edilmediğine bakılmıştır. Mehter ve Mehter müziği kavramlarına ilişkin metaforların yer aldığı yarı yapılandırılmış görüşme formlarından, geçersiz sayılan form olmamıştır. Mehter kavramı için 800, Mehter müziği kavramı için 800 metafor üzerinde aralarındaki bağıntı için içerik analizi çalışması yapılmıştır. Mehter kavramına ilişkin oluşturulan metaforlar ortak özellikleri bakımından 6 kavramsal kategoriye, Mehter müziği kavramına ilişkin oluşturulan metaforlar ortak özellikleri bakımından 5 kategoriye ayrılmış ve içerdikleri metafor sayısına göre sıralanarak gruplandırılmıştır. Bunun yanında katılımcıların çoğunun Mehter (%99,79) ve Mehter müziği (%99,27) kavramlarına ilişkin algılarının olumlu olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Z kuşağı, Mehter, Mehter müziği, Metafor, Müzikoloji
X ve Y kuşağı kadınların kariyer beklentileri üzerine bir araştırma: Gaziantep ili örneği
İnsanlık tarihinde yaşanan ekonomik, kültürel, sosyal, siyasi ve teknolojik alanda yaşanan pek çok gelişme bireyleri, bireylerin hayatını, kişilik özelliklerini, olaylara bakış açılarını, değer yargılarını, algı, tutum ve beklentilerini de yakından etkilemiş ve etkilemeye devam etmektedir. Farklı zaman dilimlerinde farklı olaylarla karşılaşmış ve bu olaylardan etkilenmiş bireylerin olaylara verdikleri tepkiler, inanç, tutum ve beklentileri de yaşadıkları dönemin şartlarına göre farklılık göstermektedir. Bu durumun doğal bir sonucu olarak da kuşaklar ve kuşaklar arası farklılıklar meydana gelmektedir. Kuşak kavramını en genel anlamıyla aynı tarih aralığında doğup büyümüş, bu aralıktaki olumlu ve olumsuz olaylardan etkilenmiş, benzer tepkiler vermiş, benzer tecrübeler edinmiş insan topluluğu olarak tanımlamak mümkündür. Dünya genelinde farklı zamanlarda farklı yazarlar tarafından gerçekleştirilen kuşak sınıflandırmaları incelendiği takdirde en temelde 5 farklı kuşakla karşılaşılmaktadır. Bunlar; Sessiz Kuşak, Baby Boomers Kuşağı, X Kuşağı, Y Kuşağı ve Z Kuşağı olarak adlandırılmaktadır. Kariyer kavramı kişilerin yaşamı boyunca edindiği işle ilgili tecrübeleri ve mesleğindeki başarısını ifade etmekte iken kariyer beklentisi kavramı kişilerin elde etmek istediği ulaşılabilir hedefleri ifade etmektedir. Yaşanan değişim ve dönüşümlerle birlikte farklı kuşaktan bireylerin çalışma anlayışlarında da kariyer beklentilerinde de önemli farklılıklara rastlanmaktadır. Literatürde kuşaklar arası farklılıkları, kuşakların değişen kariyer anlayışını inceleyen çok sayıda çalışmaya rastlanmakta iken kuşaklar arası farklılıkları cinsiyet özelinde inceleyen bir çalışmaya rastlanamamıştır. Bu sebeple bu tez çalışmasında X ve Y kuşağı kadınların kariyer beklentilerini inceleyerek alana katkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmada yöntem olarak çalışmanın amacına uygun anket yöntemi seçilmiştir. Aynı zamanda evren büyüklüğü göz önünde bulundurularak örneklem üzerinde çalışılmıştır. Araştırma X ve Y kuşağından toplam 417 kadın katılımcıyı içermektedir. Araştırmada araştırmacı tarafından geliştirilmiş ve alandaki uzman öğretim üyeleri tarafından gözden geçirilmiş olan "Kariyer Beklentileri" ölçeği kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde SPSS 26 paket prograı kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kuşak, Kariyer, Kariyer Beklentisi, X Kuşağı, Y Kuşağı
Z kuşağının (18-25 yaş) toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin tutumları ile çok boyutlu sportmenlik yönelimlerinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı Mersin ilinde yaşayan 18-25 yaş aralığındaki lisanslı sporcuların çok boyutlu sportmenlik yönelimleri ile toplumsal cinsiyet rolleri tutumları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemi ile belirlenen 18-25 yaş aralığında 342 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutumu Ölçeği ve Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde katılımcıların demografik özelliklerini ortaya koymak için betimsel istatistikler; Toplumsal Cinsiyet RolleriTutum Ölçeği ve Çok Boyutlu Sportmenlik Yönelimi ölçeklerinin puanlarının cinsiyete, takım ya da bireysel spor yapma durumuna, ve spor yaşına göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemek üzere ikili gruplarda Bağımsız Örneklem T Testi ikiden fazla gruplarda ise Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. İki değişken arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise Pearson Korelasyon Analizi Testi uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda; cinsiyet değişkenine göre sportmenlik yönelimi ve toplumsal cinsiyet rolleri tutumunda anlamlı fark bulunmuştur. Spor türü değişkenine göre bakıldığında ÇBSYÖ'nün "kurallar ve yönetime saygı" ve "sporda sorumluluklara bağlılık" alt boyutlarında ve TCRTÖ'nün tüm alt boyutlarında ve toplam puanda anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Spor yaşı değişkenine göre bakıldığında ÇBSYÖ'nün sadece "kurallar ve yönetime saygı" alt boyutu ile TCRTÖ'nün "kadın cinsiyet rolleri" ve "evlilik cinsiyet rolleri" alt boyutlarında anlamlı fark tespit edilmiştir. Katılımcıların çok boyutlu sportmenlik yönelimleri ve toplumsal cinsiyet rolleri tutumları arasındaki ilişkiye bakıldığında orta düzeyde pozitif yönlü ilişki tespit edilmiştir.
Dijital dönüşüm sürecinde zoom yorgunluğunun farklı kuşaklara göre incelenmesi: İstanbul ilinde öğretmenlere yönelik bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, dijital dönüşüm sürecinde öğretmenlerin zoom yorgunluğunun farklı kuşaklara ve demografik özelliklere göre incelenmesidir. Araştırma da ilişkisel tarama modeli ile birlikte veriler toplanmıştır. Araştırmanın evreni, 2022-2023 eğitim öğretim yılı içerisinde İstanbul ilinde görev alan 153 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak demografik bilgi formu ve Zoom Yorgunluğu Ölçeği kullanılmıştır. Veri analizi IBM SPSS 26 programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; cinsiyete göre öğretmenlerin zoom yorgunluk ölçeği duygusal yorgunluk alt boyutu bakımından, kadınların duygusal yorgunluk puan ortalaması erkeklere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Medeni duruma göre, bekar öğretmenlerin sosyal yorgunluk puan ortalaması evli öğretmenlerin daha yüksektir. Çocuk sahibi olma durumuna göre çocuk sahibi olmayan öğretmenlerin zoom yorgunluk ölçek puan ortalaması ile genel yorgunluk, görsel yorgunluk, sosyal yorgunluk ve motivasyonel yorgunluk alt boyutlarına ilişkin puan ortalamaları çocuğu olan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Özel kurumda çalışan öğretmenlerin zoom yorgunluk ölçeği ile genel ve sosyal yorgunluk alt boyutu puan ortlaması kamuda görev alan öğretmenlere kıyasla daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Doğum aralığı X kuşağı olan öğretmenler ile doğum aralığı Y ve Z kuşağı olan öğretmenlerin puanları arasında fark elde edilirken; Y ve Z kuşağındaki öğretmenlerin zoom yorgunluk ve tüm alt boyutlarından elde edilen puan ortalaması X kuşağında yer alan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. 11 yıl ve üzeri çalışan öğretmenlerin zoom yorgunluk ölçeği ve genel yorgunluk, görsel yorgunluk ve sosyal yorgunluk alt boyutlarından elde edilen puanlara göre 1-10 yıl arasında çalışan öğretmenlerden daha düşük olduğu belirlenmiştir.
Türkiye'deki X, Y, Z kuşaklarının siyasal iletişim ve siyasal katılım örüntülerinin karşılaştırmalı analizi
Bir toplumda zaman içerisinde meydana gelen değişimler ve dönüşümler, o toplumda bulunan yaş gruplarının birbirinden farklı özellikler göstererek ayrışmasına neden olur. Birbirinden ayrışan bu yaş grupları; 'kuşak' olarak adlandırılır. Aynı kuşak altında sınıflandırılan yaş grupları, birbirlerine benzer tutum ve davranış özellikleri gösterirken, diğer kuşaklardan da tutum ve davranış yönünden farklılaşabilirler. Siyaset ve iletişimin yan yana gelişi ve beraber ele alınması ile ortaya çıkan siyasal iletişim kavramı, özellikle teknolojide yaşanan gelişmelere paralel olarak toplumun değişen dinamiklerine ayak uydurmak için, siyasi partiler ve aktörler için vazgeçilmez olmuştur. Özellikle seçim dönemlerinde, seçmenlerin oy verme tercihlerini etkilemek, siyasal tutum ve tercihlerini değiştirmek adına birçok kampanya, siyasal iletişim çalışmaları ile desteklenmektedir. Siyasal katılım kavramı ise, bireyin siyasi haberleri takip etmesinden, oy verme davranışına, parti üyeliğinden, siyasi bir makamda olmasına kadar farklı düzeylerde gerçekleşen eylemler olarak düşünülebilir. Siyasi katılım, kişilerin demokratik bir düzen içerisinde haklarını kullanarak, ülke yönetiminde söz sahibi olmalarına imkan tanır. Özellikle değişen ve dönüşen toplumlarda, siyasi karar alma birçok faktörden etkilenmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'deki X, Y, Z kuşaklarının siyasal iletişim ve siyasal kalıtım örüntüleri birbirleriyle karşılaştırılırken, özellikle Z kuşağı olarak adlandırılan gençlerin, siyasal katılım düzeylerinin, siyasal iletişimlerinin, siyasal ilgilenimlerinin, medya araçlarını kullanmalarının X ve Y kuşağından hangi noktalarda farklılaşıp, hangi noktalarda benzerlik gösterdiği ortaya konacaktır. Bu araştırma kapsamında, kullanılan veriler anket yöntemi ile toplanmış, verilerin değerlendirmesinde Microsoft Excel ve SPSS 23.0 kullanılmıştır. 12 bölgeyi temsilen 12 ilde 17+ yaş grubuyla, toplamda 765 kişi ile gerçekleştirilen görüşmelerde, X, Y, Z kuşaklarının siyasal iletişim ve siyasal katılım örüntüleri karşılaştırmalı bir şekilde analiz edilmiştir.
İnsan kaynakları süreçlerinde yapay zekâ kullanımının etkilerinin Y ve Z kuşakları açısından karşılaştırılması
Günümüzde hızla gelişmekte olan teknoloji ile iş dünyasına yapay zekâ uygulamaları entegre olmuş ve özellikle insan kaynakları yönetiminin sorumluluğunda gerçekleştirilen birçok faaliyet artık yapay zekâ uygulamaları yardımıyla yapılır olmuştur. Ancak bu entegrasyona tüm kuşaklar eşit şekilde uyum sağlayamamış ve çeşitli noktalarda farklılıklar ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olan işletmelerde insan kaynakları departmanlarında görev alan Y ve Z kuşağından beyaz yaka çalışanların, insan kaynakları faaliyetlerinde kullanılan yapay zekâ uygulamalarına karşı görüşleri alınmış ve iki kuşak arasında kıyaslamalar yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre iki kuşak arasında uyum sağlama dışında çok belirgin bir farklılık olmadığı belirlenmiştir. Her iki kuşak da başarılı bir şekilde yapay zekâ uygulamalarını kullanabilmektedir.