Geri bildirim

99 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğretmen geribildirimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı fen bilimleri dersinde sorgulamaya dayalı öğrenme ortamında öğretmenin sunduğu sözlü ve yazılı geribildirimleri belirlemektir. Nitel araştırmanın temel alındığı bu çalışma, araçsal durum çalışması deseni ile yürütülmüştür. Araştırmada Aydın ilinde bilişsel ve duyuşsal özellikleri arasında anlamlı fark bulunmayan iki sınıfta 9 hafta süresince 5E modeline uygun olarak geliştirilen etkinlikler uygulanmıştır. Derslerin sorgulama düzeyi Geliştirilmiş Öğretim Gözlem Protokolü (GÖGP) kullanılarak belirlenmiştir. Öğretmenin verdiği sözlü geribildirimleri belirlemek için iki sınıfta araştırmacı gözlem yapmış ve ses kaydı almıştır. Ayrıca yazılı geribildirim türlerini belirlemek için her iki sınıftan toplam 8 öğrenci belirlenmiştir. Bu öğrencilerin çalışma yaprakları ders öğretmeninin geribildirimlerinden sonra düzenli olarak incelenmiştir. Geribildirim türleri, yazılı hale getirilen ders ses kayıtlarının, gözlemlerin ve çalışma yapraklarına verilen geribildirimlerin içerik analizi ile belirlenmiş ve tanımlanmıştır. Geribildirimler, metoduna ve işlevine göre sınıflandırılmışlardır. Metoduna göre "fırsat verme/vermeme, yansıtma, akran ilişkisi, karşılaştırma, geribildirim vermeme, süreçle ilgili açıklama yapma, bireyi ya da grubu ön plana çıkarma, öğretmenin negatif kişisel hislerinin ifadesi" şeklinde kategorilere ulaşılmıştır. İşlevine göre ise "sorgulama sürecini devam ettiren, sorgulama sürecini kesen, öğrenme amaç yönelimini destekleyen, performans amaç yönelimini destekleyen" şeklinde kategorilere ulaşılmıştır. Gözlemlenen dersler için geribildirimin sorgulama düzeyi ve 5E modelinin basamakları ile ilişkisi incelenmiştir. Anahtar Sözcükler: Sorgulamaya dayalı öğrenme, fen bilimleri, geribildirim türleri, geribildirim sıklığı.

FenGeri bildirimSorgulama
Selvinaz Güney
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessEN

EFL university students' attitudes toward teacher feedback and its significance

Writing is one of the four essential skills of language and should be improved in the course of learning a language. To enable this improvement, students' progress in L2 and foreign language writing should be supported through agents including teachers, peers, interactive course books, and the internet. Writing in L2 may be regarded as a challenging task for many students, and thus they may not feel properly equipped to write in a foreign language. This hesitancy on the part of students can be overcome through teacher feedback. However, teacher feedback can also cause students to feel inadequate when writing in L2. This study investigated the attitudes of university students learning English as a Foreign Language (EFL) toward teacher feedback, and tried to ascertain these students' preferences for teacher feedback through questionnaires and interviews. The purpose of the study was to determine whether teacher feedback affects students' writing in L2, and to see whether there is a difference between male and female students' writing in L2. Moreover, this study aimed to determine what kinds of teacher feedback were preferred by the EFL university students. The outcomes of the analysis showed that a great number of the participants had a positive image of writing in L2 and receiving teachers' corrective feedback in L2 writing classes. It was also revealed that gender did not have a statistically significant effect on students' attitudes toward teacher feedback. Finally, our study discovered that most of the participants preferred implicit teacher feedback on the first draft, and expected explicit teacher feedback on the final draft. In conclusion, it can be said that teachers' corrective feedback does not slow the process of learning to write in English, and, furthermore, both male and female participants expect to receive teachers' corrective feedback. Key Words: Feedback, Writing Skill, Foreign Language Learning, Error Correction, Writing in L2

FeedbackError correctionForeign language learning+4
Fatma Yalvaç
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessEN

A Model for effective supervision from the supervisor and the student-teacher`s perspective: A social constructivist approach

A Model for Effective Supervision from the Supervisor and the Student- Teacher's Perspective: A Social Constructivist Approach Gülden İLİN Doctorate Thesis in the subject of ENGLISH LANGUAGE TEACHING Advisor Prof. Dr. F. Özden Ekmekçi January,2003 (395 pages) This study was conducted in order to provide a general description of how the supervisor teachers of the ELT Department of Çukurova University perceive effective supervisory feedback, and how their perceptions influence their practices as supervisors. The overriding purpose is to find out whether feedback sessions lead to a change in the student- teachers' perceptions both in the content and structure. In order to achieve the aim of the study, supervisors' perceptions of effective supervisory feedback were elicited. Their feedback sessions were recorded and the supervisors were interviewed to see whether and to what extent their perceptions influenced their behaviours as supervisors. On the other hand, participating student-teachers were observed during their practice sessions to find out whether they planned their lessons according to the feedback that they received. The data gathered from the student- teachers were triangulated by interviews and their feedback forms. Keywords: Perception, Teaching Practice, Effective Feedback, Feedback SesSlon, Change.

Candidate teachersPerceptionConsultants+2
Gülden İlin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
10
Master'sOpen AccessTR

Öğretme-öğrenme sürecinde geribildirim: Dördüncü ve beşinci sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerine göre sınıfta geribildirim kullanımının değerlendirilmesi

Bu araştırma öğretme-öğrenme sürecinde geribildirimin: Dördüncü ve Beşinci Sınıf öğretmen ve öğrencilerinin görüşlerine göre sınıfta geribildirim kullanımını, işlevlerini; öğretmen görüşlerine göre karşılaşılan güçlükleri ortaya çıkarmak amacı ile yapılmıştır. Araştırma nicel yöntemin (anket) kullanıldığı bir çalışmadır.Araştırmanın evrenini Hatay ili Altınözü ve İskenderun ilçelerinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okullarının dördüncü ve beşinci sınıflarında görev yapan sınıf öğretmenleri ve bu sınıflarda okuyan öğrenciler oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemi 150 sınıf öğretmeni ve 210 öğrenciden oluşmaktadır.Veriler, araştırma kapsamında geliştirilen anket aracılığıyla toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistikler (frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma), kay kare analizi kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularından elde edilen sonuçlar şöyle özetlenebilir:Sınıf öğretmen ve öğrencilerinin geribildirim ve işlevleri hakkındaki görüşlerine ilişkin yapılan frekans dağılımı sonucundan; öğretmen ve öğrencilerin benzer görüşte oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Cinsiyet, mesleki kıdem, sınıf mevcudu ve öğrencilerin sosyo-ekonomik durumuna göre öğretmenlerin geribildirim hakkındaki görüşlerinin de farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

Geri bildirimÖğrenci görüşleriÖğrenme+4
Tuğba Ayar
Çukurova University
2009
00
Master'sOpen AccessEN

Iraqi high-school efl students' and teachers' attitudes towards written feedback in writing classes: A case of Suleymaniyah and Erbil

The aim of this study is to investigate the attitudes of Iraqi high-school teachers and students towards teacher written feedback in writing classes in Suleymaniyah and Erbil. A quantitative method was conducted in this study. Two different instruments were used in the study; teacher questionnaire and student questionnaire. A total of 100 teachers (50 males and 50 females) and 200 students (100 males and 100 females) participated in filling the questionnaire then the collected data were analyzed through SPSS. The findings showed that teachers' written feedback generally plays a significant role in improving students' writing skills. The study also showed that students are encouraged and improved when English teachers provide them with optimistic and constructive written feedback. It was also observed that students show high preference of specific written feedback to facilitate the correction of mistakes. The findings showed that teachers' positive written feedback on their daily assignments and paper tests was highly preferred by students. Additionally, the study showed that teachers' written feedback in its time has a powerful impact on students' writing skills. A t- test analysis indicated that there were no statistically significant differences between male and female teachers and also students towards teacher written feedback. Keywords: Written feedback, Iraqi EFL learners, high-school students

Language teachingFeedbackIraq+6
Fatih Jamal Galaly
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

Iraqi EFL teachers' and learners' preferences of corrective feedback in oral communication

This study investigates oral corrective feedback in an Iraqi English as a Foreign Language (EFL) setting by comparing learners' preferences with those of their teachers as well as comparing male and female learners' preferences. A parallel questionnaire including 36 items was administrated to 100 EFL learners and 52 EFL teachers. For further study, interviews were also conducted with 10 teachers and 10 learners. Quantitative and qualitative methods were used to analyze the collected data. The quantitative data was analyzed using SPSS, and the qualitative data was analyzed by means of content analysis. The findings revealed that teachers and learners preferred teacher feedback, self-correction, immediate feedback, and students' responsibility for correction. Moreover, the most preferable type of corrective feedback among learners was elicitation. The results also confirmed that there exists a statistically significant difference between teachers' and learners' preferences of corrective feedback in oral communication skills as well as a statistically significant difference between learners' preferences based on gender. These similarities and differences between teachers' and learners' preferences may have a positive effect on language learning. Moreover, matching teachers' and learners' views on corrective feedback is important to the process of language learning because it can enhance the feedback and learning process. Keywords: Corrective feedback, oral corrective feedback, teacher feedback, types of feedback, preferences

Language educationCorrective feedbackFeedback+7
Ali Welli Hassan
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessEN

A study on oral corrective feedback preferences and learning styles of Turkish efl learners

The primary aim of this thesis was to investigate the preferences of EFL learners for oral corrective feedback in relation to their learning styles, and to determine whether there was a relationship between these two aspects of language learning. The research sample consisted of 348 preparatory class students who were studying English at A1, B1 and B2 levels at Gaziantep University- School of Foreign Languages in 2016-2017 academic year. A questionnaire was administered to explore oral corrective feedback preferences. The questionnaire included six sections, each of which referred to a sub-dimension of feedback preferences: (a) necessity of feedback, (b) frequency of feedback, (c) timing of feedback, (d) types of errors to be corrected, (e) types of feedback and (d) source of feedback. Learning styles of the participants were identified through Learning Style inventory developed by Kolb (1984). The data collected through these two instruments was analyzed by using Statistical Package for the Social Sciences (SPSS 21.0). Frequencies, percentages, mean and standard deviation values were calculated for the analysis of the data, and a Chi-square test was employed to determine whether there was a relationship between preferences of the students for the six sub-dimensions of feedback preferences and their learning styles. Of all participants included in the study, 61 (17.5%) had diverger, 162 (46.6%) assimilator, 97 (27.9%) converger and 28 (8%) accommodator learning styles. According to the results, students believed that providing corrective feedback is necessary for their learning and they expect their teachers to provide feedback frequently. The participants had the idea that frequent and serious errors should be treated more often. Explicit feedback, clarification and elicitation were found to be the most popular types of feedback among learners. Teachers were the most favored source of feedback. When the learning styles of students were taken into consideration, it was determined that the difference between groups was not statistically significant. Overall preferences for oral corrective feedback were similar to the preferences of learners with different learning styles. This suggested that learning styles did not account for students' preference for a particular feedback type and provide an explanation in terms of learners' varied preferences for feedback. Considering proficiency levels, a significant difference among students with proficiency levels was found only in opinions about metalinguistic feedback and sources of feedback. It was concluded that the concept of learning styles may not work for every occasions and should not therefore be approached from a holistic point of view. Keywords: feedback preferences, language learning, learning styles

Study of languagesFeedbackKolb learning style model+7
Muhammed Salih Taşdemir
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğretmenlik uygulaması dersinde dönüt-düzeltmenin öğretmen adaylarının öğretimi planlama ve uygulama becerileri ile öz-yeterlik düzeylerine etkisi

Bu araştırmada öğretmenlik uygulaması dersinde dönüt-düzeltmenin öğretmen adaylarının öğretimi planlama ve uygulama becerileri ile öz-yeterlik düzeylerine etkisi sınanmıştır. Araştırma gerçek deneysel modellerden 'ön-test son-test kontrol gruplu' model kullanılarak desenlenmiştir. Toplam 22 öğretmen adayından (deney grubu: n=11, kontrol grubu: n=11) oluşan çalışma grubunu, Türkiye'nin güneyinde yer alan büyük bir üniversitede öğrenim gören Eğitim Fakültesi Sınıf Eğitimi Ana Bilim Dalı son sınıf öğretmen adayları oluşturmuştur. Araştırmanın deneysel süreci öncesinde, gruplarda yer alan öğretmen adayları arasında bilişsel ve duyuşsal giriş davranışları açısından farklılık olup olmadığını belirlemek üzere akademik başarıları, bilişsel davranışları, öz-yeterlik inançları ve duyuşsal giriş davranışları incelenmiştir. Akademik başarıları için genel not ortalamaları; bilişsel davranışlarını belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan bilişsel giriş davranış testi ve puanlama anahtarı; öz-yeterlik inançlarını belirlemek için Çakır, Erkuş ve Kılıç (2004) tarafından geliştirilen 'Aday Öğretmenin Kendine İlişkin Yeterlik İnancı Ölçeği (AÖKİYİÖ)'; duyuşsal giriş davranışlarını belirlemek için, yarı yapılandırılmış 'Duyuşsal Giriş Davranışları Görüşme Formu (Duy_GF)' kullanılmıştır. Grupların yansız seçimle deney ve kontrol olarak atanmasının ardından, on hafta süren deneysel işlem işe koşulmuştur. Bu süreçte, deney grubu öğretmen adayları, uygulama okulunda haftalık olarak öğretimi planlama ve öğretimi uygulama becerilerini sergilemişlerdir. Öğretim planları (ders planları), 'Öğretimi Planlama Puanlama Anahtarı (ÖPPA)' ile video kaydına alınan öğretimi uygulama becerileri ise 'Öğretimi Uygulama Puanlama Anahtarı (ÖUPA)' ile her hafta uygulama öğretim elemanı tarafından puanlanmıştır. Bunun ardından uygulama öğretim elemanı tarafından her bir öğretmen adayına bireysel olarak öğretim planları ve video kayıtları üzerinden bu becerilerine ilişkin dönüt-düzeltme verilmiştir. Deneysel sürecin sonunda, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının deneysel sürece ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla yarı yapılandırılmış 'Deneysel Sürece İlişkin Görüş (DSİG)' formu kullanılmıştır. Nicel verilerin analizi için SPSS ile Mann Whitney U, Friedman ve Wilcoxon İşaretli sıralar Testi; nitel verilerin analizi için ise MaxQda 12 ile içerik analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçları incelendiğinde, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının öğretimi uygulama becerilerinin, kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarından daha üst düzeyde gerçekleştiği belirlenmiştir. Ayrıca, deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının öz-yeterlik inanç puanlarında bir farklılık olmamakla birlikte, kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarının öz-yeterlik inanç puanlarının anlamlı şekilde düştüğü belirlenmiştir. Deney grubunda yer alan öğretmen adayları, dersin işlenme yönteminin teorik ve pratik katkı sağladığını, etkili ve verimli olduğunu, eksiklerini belirlemelerine yardımcı olduğunu belirtmişlerdir. Ayrıca öğretmen adayları, öğretmenlik uygulaması sürecinin mesleğe ilişkin dolaylı yaşantı ve öz-güven kazanmalarını sağladığını; uygulama öğretim elemanının pozitif iletişim sağladığı, açıklayıcı, düzeltici ve pekiştirici dönütlerle gelişimlerini desteklediğini belirtmişlerdir. Öğretmen adayları, son olarak bu süreçte özellikle öğretimi planlama, öğretim ilke ve yöntemlerini uygulama, ölçme aracı hazırlama ve sınıf yönetimi becerilerini geliştirdiklerini ifade etmişlerdir. Elde edilen bu bulgular literatür eşliğinde tartışılmış ve araştırmacı ve öğretmenlere yönelik öneriler getirilmiştir.

Aday öğretmenlerEğitim planlamasıGeri bildirim+2
Lili Hurioğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Geri bildirim olarak çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisi

Bu araştırmanın temel amacı, çoklu değerlendirme yaklaşımının Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisine etkisini belirlemektir. Çalışmanın evrenini, Türkçeyi yabancı bir dil olarak öğrenenlerin tümü oluşturmaktadır. Örneklemi ise, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Gaziantep Üniversitesi Türkçe Öğretimi Uygulama ve Araştırma Merkezinden (TÖMER) kontrol ve deney grubu olarak seçilen C1 düzeyi yirmi yedi öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada ölçme aracı olarak kompozisyon konuları, kişisel bilgi formu ve yazılı anlatım dereceli puanlama anahtarı kullanılmıştır. Ölçme süreci sonunda elde edilen verilerin analizinde kullanmak üzere belirlenen istatistiksel yöntem olarak t-testi, ANCOVA ve KOVARYANS analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda iki grup arasında deney grubu lehine istatistiksel olarak anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Tüm çalışma genel olarak değerlendirildiğinde çoklu değerlendirme yaklaşımı çerçevesinde yapılan uygulamaların Türkçe öğrenen yabancı öğrencilerin yazma becerisi üzerinde anlamlı etkilerinin olduğu yapılan incelemeler sonucunda anlaşılmıştır.

Dil öğrenimiGeri bildirimTürkçe+5
Seda Boz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

The analysis and use of 360 degree feedback technique in the evaluation of leadership style

360-degree feedback generates an opportunity for appropriate and thoughtful understandings to explain behavioral changes. The organizational leaders can develop the visions and work strategies using 360-degree feedback to help bring success. A leader needs a collaborative approach involving others to help guide the organization forward. 360-degree feedback helps the leader as a vehicle to collect feedback on their leadership style to execute the strategic plan for the organization. Moreover, the present quantitative research examined the impact of 360-degree feedback on leadership practice to develop organizational efficiency. Path analysis using Structured Equation Modeling (SEM) technique had applied to analyze the study variable. A significant relationship is found between the 360-degree feedback process with the leadership styles under this study. More specifically, 360-degree positive and negative feedback predict the servant leadership directly and indirectly through motivation to lead. This study on one side gain information to increase support for the use of feedback and on the other side foster the method to leverage benefit or effectiveness for different recipients. The organizational leader would find benefits from the current study result to improve the collaborative approach in the organization. By incorporating the multi-source feedback process that provides feedback to leaders would help to plans for developing and enhancing leadership practices. Current research provides a more in-depth understanding of the 360-degree assessment. Means of the study will contribute to leadership and organizational development. Organizational manager and other stakeholders are expected to get benefit from the findings of the study.

360 degree performance appraisal systemFeedbackLeadership+2
Mohammad Rahim Uddın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Comparison of conventional and online corrective feedback in EFL writing

The rapid dissemination of computer and Internet use has brought about noticable changes in many fields and even in life itself. Language education is a place where we can apply the upsides of this change. Internet usage, which is not limited to computers, is seen in every area of life with many devices such as smartphones and tablets. In fact, the use of new forms and jargon in speech and writing language is instrumental in our lives. This study aims to examine the effects of technology and Internet usage on writing ability that affects our daily life. In this study, participants, all tertiary level students, performed writing tasks on two different platforms: conventional and computer-based. Similarly, the instructor provided conventional and computer-based feedback to participants regarding idiosyncrasies in the writing tasks. Following the feedback, errors produced in texts rendered via the two platforms were compared in terms of nature and frequency. This process was repeated three times: at the beginning, mid and end of the spring term of the 2016 academic year. The participants who created the texts in a computer environment were asked to submit their texts electronically and thus received feedback through the same method; and when they submitted their tasks conventionally, the feedback reached them in the same manner. Before the initiation of the process, the participants were introduced to error correction symbols employed by the instructor to facilitate understanding of modified language material. The results which were obtained after this process was repeated three times in both platforms (conventional and online) were compared in terms of the number of errors on both platforms, the types of errors and the correction of errors according to thefeedback given. Students' opinions and evaluations about the process were examined. The findings of the study showed that online feedback was more effective in terms of error correction rate than conventional feedback regarding nature and frequency of errors. Besides, the informal interviews conducted with participants illustrated that participants held positive views towards online writing and online corrective feedback. Keywords: feedback, conventional corrective feedback, online corrective feedback, English as foreign language, English writing.

Computer assisted language educationStudy of languagesLanguage learning methods+7
Mehmet Özlü
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

EFL instructors' beliefs and practices about oral corrective feedback

Until recently, teachers have been viewed as active decision-makers who have their own unique teaching styles rather than individuals who implement what is suggested by language teaching researchers and theories. A number of studies claim that teachers are affected by their beliefs during implementations of their practices (Pajares, 1992; Johnson, 1992). However, this view has been challenged over the last two decades and researchers suggest that there can be mismatches between teachers' beliefs and practices (Baştürkmen, Loewen & Ellis, 2004). This study reports on a qualitative case study which aimed to identify the reasons for mismatches (if any) between three EFL (English as a Foreign Language) instructors' beliefs and practices with respect to their OCF (Oral Corrective Feedback) use. Three EFL instructors working at the School of Foreign Languages in a state university were selected to identify their beliefs about OCF through pre-lesson semi-structured interviews. The questions were about the OCF types that they most frequently used and believed remarkably effective, their preferred timing of OCF and avoidance of OCF. Four hours of video-recording of their lessons were made to observe their OCF practices, followed by semi-structured Stimulated Recall Interviews to justify (in)consistency between beliefs and actual classroom practices. The interviews were subjected to content analysis. The findings of the study revealed that there were discrepancies between instructors' beliefs and practices concerning OCF. The study recommended that instructors evaluate their own OCF decisions and practices. Keywords: Oral Corrective Feedback, Beliefs, In-class Practices. EFL Instru

Language teachingFeedbackVerbal feedback+5
Bilge Merve Şener
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Geri bildirimin verilme zamanının matematik başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı geri bildirim verilme zamanın matematik başarısına etkisinin olup olmadığının belirlenmesidir. Deneysel tasarım kullanılan çalışmada deney gruplarına ön- test ve son-test arasında farklı zamanlarda (ön-testten hemen sonra, bir gün sonra, bir hafta sonra, son-testten hemen önce) deney grubuna geri bildirim verilirken kontrol grubunda geri bildirim verilmedi. Çalışma grubu olarak Gaziantep İli Şahinbey İlçesi Şehit Uğur Kutku Ortaokulu 8. Sınıflarda öğrenim gören 233 öğrenciden oluşmaktadır. Bir kontrol grubu ve beş deney grubu olmak üzere toplam altı grup bulunmaktadır. Çalışma üç haftalık 6x2'lik deneysel desen olarak tasarlanmış ve her hafta belirlenen kazanımlara ilişkin ön-test ve son-test uygulanmıştır. Grupların son-test başarılıları karşılaştırmak için ANCOVA testi uygulandı. Analiz sonuçlarına göre; grupların ön-test başarılarında farklılaşma olmadığı belirlenmiştir. Fakat son-test ve genel tekrar testlerinde gruplar arası farklılaşma istatistiksel anlamlılık düzeyindedir. Sonuç olarak, son-testten hemen önce geri bildirim verilen grupların matematik başarısının daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Geri bildirimlerin yapılacak olan sınavlardan hemen önce yapılması önerilmektedir.

Geri bildirimMatematik başarısıMatematik dersi+4
Cemil Yaşar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of blogging on enhancement of L2 learners' writing skills at preparatory class level

In the last three decades, the integration of computers, and internet-related tools into language teaching has enabled the teachers to move the instructional practices beyond the boundaries of schools. Of the second generation Web 2.0. tools, blogs have been found to enhance students' foreign language uptake and foster language learning. Since blogging is a relatively new phenomenon introduced to language learning, there is a paucity of literature with regard to blogging practices in foreign language writing instruction. In this respect, this study set out to find the effects of blogging on participants' writing performance in blogging embedded preparatory EFL writing classes. Thirty-nine EFL preparatory class students from a school of foreign languages at a state university formed the participant pool. While the quantitative data utilized in the study were collected through pre-test, post-test, blog posts, two questionnaires, and document analysis, the qualitative data were elicited via semi-structured interviews. The quantitative data were processed via SPSS 25 and Excel, and the qualitative data were analyzed through thematic analysis. The results of the nine-week quasi-experimental, mixed data set study indicated that participants in the intervention group outperformed the participants in the control group, and the intervention led to improved linguistic accuracy, organizational skills, and cooperation among participants. Increased perceived learning and high levels of motivation were also attained as a result of the blogging process. However, the study also gave rise to several themes associated with negativity, some of which found to be novelties in the field, concerning integrating blogs into L2 writing instruction. Keywords: English preparatory program, written corrective feedback (WCF), English language learning, blogging, EFL composition, L2 writing

BlogFeedbackPreparatory classes+7
Mithat İşçi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul öğrencilerine verilen fen bilimleri ödevleri ve geribildirimlerine yönelik öğretmen, öğrenci ve veli görüşleri

Bu çalışmada fen bilimleri dersi kapsamında öğrencilere nasıl ödevler ve geri bildirimler verildiğinin ve bunlara yönelik öğretmen, öğrenci ve veli görüşlerinin ortaya koyulması amaçlanmıştır. Ayrıca, çalışmada öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin fen bilimleri ev ödevleri noktasında karşılaştıkları güçlükler belirlenmiştir. Çalışma grubunda altı fen bilimleri öğretmeni, altı öğrenci ve altı velinin yer aldığı bu nitel çalışma 2019-2020 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde gerçekleştirilmiştir. Öğretmen, öğrenci ve velilerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Bu verilerin analizleri için içerik analizi kullanılmıştır. Analizler sonucunda, öğretmen ve öğrencilerin ödevleri ve geri bildirimleri gerekli buldukları, öğretmenlerin düzenli olarak ödev verdikleri ve öğrencilerin fen bilimleri ödevlerini tamamlamak için haftada ortalama 1 ya da 2 saat ayırdıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin ödev olarak test ve alıştırma soruları verdikleri, düzenli kontrol sağlayarak sözlü geri bildirim sağladıkları ve araştırma, proje ve ürün-odaklı ödevlerde yazılı geri bildirim vermeye çalıştıkları belirlenmiştir. Ailelerin WhatsApp aracılığıyla ödevlendirmelerden haberdar oldukları anlaşılmıştır.

Aile katılımıFen bilgisiFen bilgisi dersi+7
Yağmur Bağlama
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sözel geribildirimli ile görsel egzersiz programlarının fiziksel uygunluk parametreleri ve katılıma olan etkilerinin karşılaştırılması

Bu çalışma sözel geribildirimli, görsel geribildirimli ve ev egzersiz programlarının fiziksel uygunluk parametreleri ve bireylerin katılıma olan etkilerini araştırmak amacıyla yapıldı. Çalışmaya 18-35 yaş aralığında olan 51 sedanter birey katıldı. Bireyler basit rastgele yöntem ile görsel geribildirimli egzersiz grubu (n=17, yaş; 20,18±1,13 yıl), sözel geribildirimli egzersiz grubu (n=17, yaş; 19,94±1,12 yıl) ve ev egzersiz grubu (n=17, yaş; 19,93±1,21 yıl) şeklinde 3 gruba ayrıldı. Çalışmamızda; çömelme, tek bacak çömelme, yan çömelme, basamak çıkma ve yan basamak çıkma olmak üzere alt ekstremite kapalı kinetik zincir egzersizleri 8 hafta (3 gün/hafta) boyunca tüm gruplara uygulandı. Görsel geribildirimli egzersiz grubu egzersizlerini gözetimsiz lazer yardımlı ekipmanla, sözel geribildirimli egzersiz grubu egzersizlerini fizyoterapistin gözetiminde sözel yardımlı, ev egzersiz grubu egzersizlerini gözetimsiz ve yardımsız kendi evlerinde gerçekleştirdi. Quadriceps (0°-45°-90° açılarda), gluteus medius ve hamstring kas kuvveti el dinanometresi ile, esneklik otur-uzan testi ve topuk-kalça mesafesi ile, flamingo denge testi ile statik denge, Y-denge testi ile dinamik denge, üç-adım öne ve yana sıçrama testi ile çeviklik çalışma öncesi ve sonrası olarak değerlendirildi. Çalışma öncesinde grupların fiziksel özellikleri ve değerlendirilen tüm parametreleri benzerdi (p>0,05). Çalışma sonucunda görsel geribildirimli egzersiz grubunda çeviklik ve dinamik denge hariç diğer tüm parametrelerde artış görüldü (p<0,05). Sözel geribildirimli egzersiz grubunda çeviklik (üç adım öne sıçrama) ve dinamik denge hariç diğer tüm parametrelerde artış görüldü (p<0,05). Ev egzersizi grubunda esneklik (topuk-kalça mesafesi), çeviklik, dinamik denge parametreleri hariç diğer parametrelerde artış görüldü (p<0,05). Genel olarak bakıldığında tüm parametrelerde gruplar arası sonuçlar benzerdi (p>0,05). Ayrıca grupların katılımına baktığımızda, görsel geribildirimli egzersiz grubunun, sözel geribildirimli egzersiz grubunun ve ev egzersizi grubunun egzersize katılım oranları benzerdi (p>0,05). Egzersizlerin görsel geribildirimli, sözel geribildirimli veya ev egzersiz programı olarak uygulanması fiziksel uygunluk parametrelerinde aynı gelişmeler gösterdi, bu bakımdan kişilerin ihtiyaçları doğrultusunda birbirlerinin yerine tercih edilebilir. Anahtar Kelimeler: Geribildirim, egzersiz, fiziksel uygunluk, fiziksel aktivite.

EgzersizFiziksel aktiviteFiziksel uygunluk+2
Sümeyye Bilen Seyidoğlu
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik özelliklerinin olumlu ve olumsuz geri bildirime maruz kalan sporcularda performans sonrası psikofizyolojik toparlanmaya etkisi

Bu çalışmanın amacı, olumlu ve olumsuz geri bildirimin, farklı kişilik özelliklerinin sporcularda performans sonrası psikofizyolojik toparlanma üzerine etkisini incelemektir. Araştırmaya Manisa Celal Bayar Üniversitesi, Spor Bilimleri Fakültesi'nde öğrenim görmekte olan, 36'ı kadın 54'ü erkek olmak üzere toplam 90 sporcu öğrenci katılmıştır. Araştırmada tekrarlayan ölçümler ve deneysel desen metotları kullanılmıştır. KHD paremetrelerinin ölçümlerinde, kontrol grubuna öncelikle geri bildirim uygulanmadan alınan referans değerleri tespit edilmiş, daha sonra olumlu geri bildirim grubu ve olumsuz geri bildirim gruplarına olumlu ve olumsuz geri bildirim koşulu altında aynı ölçümler yapılmıştır. Ayrıca yapılan çalışmada beş büyük kişilik özellikleri, narsizim ve görsel analog ölçekleri kullanılmış, neden sonuç ilişkisi göz önünde bulundurularak, deneklerden alınan elektrokardiyografi (EKG) ölçümlerinden elde edilen psikometrik veriler, SPSS 20 istatistik paket programı kullanılarak analizleri yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular sonucunda, olumlu ve olumsuz geri bildirimin performans üzerine olan etkisinin kişilik özellikleri ile ilişkili olduğu gözlemlenmiştir. Ayrıca katılımcıların olumlu ve olumsuz geri bildirim yüzde değişimleri ile kişilik özellikleri karşılaştırılmış, olumlu ve olumsuz geri bildirim ile özdenetim ilişkisi arasında olumlu olumsuz geri bildirim grupları arasında anlamlı farklılık göstermiştir. Elde edilen bulgular ışığında, sonuçlar tartışılmış ve gelecek araştırmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Elektronik sporGeri bildirimKişilik özellikleri+5
Pelin Nalan Cam Albaş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmenlerinin yanlışa verdikleri dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu çalışmada, öğrenci yanlışlarına verilen dönüt türlerinin öğrenci özgüvenleri üzerindeki etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu ana amaç çerçevesinde özgüven boyutlarından okul akademik, sosyal ve genel özgüven üzerindeki dönüt etkileri araştırılmıştır. Çalışma nitel araştırma desenlerinden fenomenoloji esas alınarak yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2011-2012 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde Ankara il merkezinde bulunan bir devlet lisesinde öğrenim görmekte olan 7 öğrenci oluşturmaktadır. Katılımcılar amaçlı örnekleme yöntemiyle CSEI (Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri) uygulanan 172 öğrenci arasından belirlenmiştir. Araştırma verileri CSEI, gözlem, görüşme ve yazılı dokümanlar aracılığı ile elde edilmiştir. Çalışmada veri zenginliğinin sağlanması adına çeşitleme (triangulation) yöntemine başvurulmuştur. Verilerin analizi aşamasında betimsel analiz yöntemi ve QSR NVivo.10 nitel veri analiz yazılımı kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, öğrenci yanlışlarının öğrenme sürecinin vazgeçilmez bir parçası olduğu, yanlışa verilen dönütlerin öğrenci özgüvenleri üzerinde önemli bir etken olduğu, yanlışa verilen bu dönütlerden azarlama, başkasına söz hakkı verme, yanlışı görmezden gelme dönütlerinin öğrenci özgüvenleri üzerinde olumsuz, basitleştirme, ipucu verme dönütlerinin olumlu, çelişki oluşturma, soru sorma,doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin de hem olumlu hem de olumsuz etkileri olduğu belirlenmiştir. Öğrenci özgüvenleri üzerinde çelişki oluşturma, soru sorma dönütlerinin olumlu etkilerinin, doğru cevabı söyleme, yanlış olduğunu bildirme dönütlerinin ise olumsuz etkilerinin ağırlıkta olduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar araştırma probleminin odağı dışında olsa da araştırmaya dâhil olan matematik öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun dönüt tercihinde belli bir stratejiye sahip olmadıkları ve dönüt tekniklerini bilinçli olarak kullanmadıkları göze çarpmaktadır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında öğretmen, öğretmen adayı ve araştırmacılara bir takım öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Öğrenci yanlışları, dönüt türleri, özgüven

Geri bildirimHataHata düzeltme+5
Mustafa Çevikbaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Soru ve geri bildirimle hikâye okumanın, anlamaya etkisi

Bu araştırmanın amacı, soru ve geri bildirimle hikâye okumanın anlamaya etkisini araştırmaktır. Araştırmanın durum çalışması deseni kullanılmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel verilerin bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri toplanırken, ön test-son test kontrol gruplu desen tercih edilmiştir. Nitel verilerin toplanmasında görüşme ve gözlem tekniklerinden yararlanılmıştır. Verilerin toplanması sürecinde, uygulamaya geçilmeden önce sürecin en başında ?Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği? ön testi deney ve kontrol grubuna uygulanmıştır. Deney grubunda bilgisayar temelli eğitim ortamında sorularla hikâye okuma çalışması yapılmıştır, kontrol grubunda da geleneksel eğitimle hikâye okutulmuştur. Hikâye okuma çalışmaları, her hafta bir hikâye olmak üzere dört hafta boyunca yapılmıştır. Ders işleme süreci sonunda okuduğunu anlama ve tutum son testleri deney ve kontrol grubuna uygulanmıştır. Deneysel işlemler sonrasında uygulanan ?Okuduğunu Anlama Başarı Testi? ve ?Okumaya Yönelik Tutum Ölçeği? ile elde edilen veriler SPSS 16.0 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda, sorularla hikâye okuma uygulamasının yapıldığı deney grubu, kontrol grubuna göre anlamada daha başarılı olmuştur. Soru ve geri bildirimle hikâye okumanın okumaya yönelik tutum üzerinde etkileri incelendiğinde, deney grubunda okumaya yönelik tutumda olumlu bir gelişme bulunmuştur.

Geri bildirimHikayeOkuma+6
Handan Üstün
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdiği dönütlerin incelemesi

Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdikleri dönütleri incelemektir. Bu amaç çerçevesinde araştırmada, matematik öğretmenlerinin öğrenci yanlışlarına verdiği dönüt türleri nelerdir, bu dönüt türlerine hangi sıklıkla başvurulmaktadır ve kullanılma sıklıkları öğretmenlere bağlı olarak nasıl değişmektedir sorularına cevap aranmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması ile tasarlanan bu araştırmanın verileri, 10. sınıflarda derse giren üç matematik öğretmeninin 74 saatlik ders işleyişinden, yapılandırılmamış gözlem yoluyla toplanmıştır. Ayrıca araştırma bulgularını desteklemek için yapılandırılmamış görüşmelerden yararlanılmıştır. Toplanan veriler ışığında dönüt türleri belirlenip sınıflandırılmış ve bu dönüt türlerinin öğretmenler tarafından başvurulma yüzdeleri hesaplanmıştır. Ayrıca her bir öğretmenin kullandığı dönüt türleri ve bu dönüt türlerini kullanma sıklığı, öğretmenin bazı nitelikleri çerçevesinde tartışılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, dönüt türleri ve kullanılma sıklıkları öğretmenlere bağlı olarak farklılaşmaktadır ve bu farklılaşmanın temel nedeninin öğretmenlerin ders işleme tarzları ile yanlışa bakış açılarından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Geri bildirimHata düzeltmeHata düzeltme yöntemleri+7
Yasemin Çubuk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Müzik eğitimi anabilim dalı öğrencilerinin müzikte performans kaygı düzeylerine video geri-bildirim yönteminin etkisi

Bu araştırma, Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı lisans 2. ve 3. sınıfta okuyan ve piyano dersi alan öğrencilerin, müzikte performans kaygısı (MPK) düzeylerine, video geri-bildirim yönteminin etkisini ölçmek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, deneme modelleri çerçevesinde yürütülmüştür. Deneysel modelin desenini belirlemek amacıyla; çok denekli tek faktörlü, ön-test son-test kontrol gruplu desen (ÖSKD) kullanılmıştır. Araştırmada 3 farklı veri toplama aracı kullanılmıştır. Bunlar; 1) Gençler İçin Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri (MPAE-G), 2) Demografik Bilgi Anketi, 3) Video Geri-Bildirim Formu (VGB-F)?dur. Deney ve kontrol gruplarını belirlemek amacıyla, araştırmacı tarafından hazırlanıp sunulan, kişisel bilgilerin yer aldığı demografik bilgi anketi ve M. S. Osborne ve D. T. Kenny tarafından geliştirilip Türkçe?ye uyarlanmış olan 13 maddelik ?Gençler için Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri? (MPAE-G), 2. ve 3. sınıflara dağıtılmıştır. Alınan tüm puanlar hesaplandıktan sonra iki sınıftan yansız (random) atama yoluyla deney ve kontrol grupları belirlenmiştir. Belirlenen gruplar, 2. Sınıf için 26 kişi, 3. Sınıf için 26 kişi olmak üzere toplam 52 kişiden oluşturulmuştur. Her iki sınıf için belirlenen 26 kişiden 13 kişi deney 13 kişi kontrol grubu olarak atanmıştır. Her iki sınıftan belirlenen deney gruplarına, seçtikleri iki eserden oluşan piyano performansları, Video Geri-Bildirim (VGB) yöntemi ile kamera kaydı altına alınmıştır. 3 hafta boyunca uygulanan yöntem, 1?er hafta arayla toplam 3 oturum yapılarak gerçekleştirilmiştir. Kayıtlar bitirildikten hemen sonra katılımcılar çekim ortamında tek başına bırakılmış ve kendi görüntülerini izleyip değerlendirerek araştırmacı tarafından hazırlanan video geri-bildirim formunu (VGB-F) her oturum sonunda doldurmuşlardır. 3 haftalık uygulamanın sonunda deney ve kontrol gruplarına ?Gençler için Müzik Performansı Anksiyetesi Envanteri?(MPAE-G) yeniden verilerek, alınan son-test puanları ön-test puanları ile karşılaştırılmıştır. Toplanan tüm veriler SPSS (Statistical Package For Social Sciences) paket programına aktarıldıktan sonra istatistikî analizleri yapılmış ve elde edilen bilgiler çözümlenmiştir. Demografik bilgi anketinde yer alan sorulara katılımcıların verdikleri yanıtları betimsel olarak inceleyebilmek amacıyla frekanslar, yüzdeler, ortalamalar ve standart sapmalar hesaplanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına, deneysel işlemden önce ve sonra, MPAE-G?den alınan ön-test ve son-test puanlarıyla birlikte, gruplar arası karşılaştırmaların yapılabilmesi için t-testi analizi uygulanmıştır. Deney grubu katılımcılarının, video geri-bildirim formu sorularına verdikleri yanıtların ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Sonuç olarak, deney grubu katılımcılarının kontrol grubuna göre, deneysel işlemden önce aldıkları MPAE-G ölçüm puanlarıyla deneysel işlemden sonra aldıkları MPAE-G ölçüm puanları arasında anlamlı ölçüde düşüş tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcıların, VGB formunda yer alan sorulara verdikleri yanıtların kendi performans algılarına olumlu yönde etki ettiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kaygı, Performans, Performans Kaygısı, Müzikte Performans Kaygısı, Video Geri-Bildirim Yöntemi

Geri bildirimKaygıKaygı düzeyi+5
Sibel Sarıcan Gündüz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite İngilizce hazırlık okulu öğrencilerinin yazma becerisi geri bildirim sürecinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, üniversite İngilizce hazırlık okulu öğrencilerinin yazma becerisini geliştirmede yaşanan geri bildirim sürecini incelemektir. Bu çalışma, nitel ve nicel yöntemlerin bir arada kullanıldığı betimsel bir araştırmadır. Bu araştırmanın ihtiyaçları doğrultusunda, iki yöntemden birbirlerinden bağımsız olarak faydalanılmış, nicel ve nitel kısımlarda ayrı araştırma soruları sorulmuş, veri toplama ve analiz etme süreci de birbirinden bağımsız olarak gerçekleştirilmiştir. Nicel veriler, öğrencilerin metinlerine almayı tercih ettikleri geri bildirim türlerini tespit etmek ve çeşitli değişkenlere göre incelemek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen "Yazma Becerisi Geri bildirim Tercihleri Anketi" ile toplanmıştır. Bu anket, 2018–2019 akademik yılında, Ankara'da bulunan bir devlet üniversitesinin hazırlık okulunda öğrenim görmekte olan ve İngilizce dilini yabancı dil olarak öğrenen, farklı İngilizce yeterlilik seviyelerinden (başlangıç, temel, orta ve orta üst düzey) 166 öğrenciye uygulanmıştır. Nitel veriler, verilen geri bildirim türleri ile geri bildirim verilirken yapılan hataları belirlemek ve geri bildirimlerin programın verilme düzeylerine uygunluğunu incelemek amacıyla 86 öğrenci tarafından yazılmış 126 metine verilen geri bildirimlerden oluşmaktadır. Bu geri bildirimlerin programda yer alan yazma becerisi kazanımlarına uygunluğunu belirlemek amacıyla, araştırmacı tarafından her seviye için ayrı bir form oluşturulmuştur. Öğrenci metinleri incelenip, verilen geri bildirimler kodlanarak bu formlar doldurulmuştur. Bu araştırmanın nicel verilerinin analizinde istatistiksel paket programları kullanılmıştır. Öğrencilerin tercih ettikleri geri bildirim türlerini belirlemek amacıyla katılımcıların her bir maddeye verdiği cevapların frekans (f) ve yüzde (%) değerleri hesaplanmıştır. Tercih edilen türlerin cinsiyet, bölüm ve İngilizce yeterlilik seviyelerine göre anlamlı bir ilişki olup olmadığını tespit edebilmek için Ki kare bağımsızlık testi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, öğrenciler geri bildirimleri öğretmenden, sözlü ve yazılı halde almayı, yazılarının olumlu ve olumsuz yönlerinin değerlendirilmesini istemektedirler. Bu öğrenciler geri bildirimlerde, yaptıkları hataların düzeltilmesini ve yaptıklarının neden yanlış olduğunun, yanlışlarının nereden kaynaklandığının açıklanmasını tercih etmektedir. Ayrıca, öğrencilerin geri bildirim tercihlerinin cinsiyete, bölüme ve dil yeterlilik seviyelerine göre farklılık göstermekte olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Doküman incelemesi yöntemi ile elde edilen nitel veriler, içerik analizi tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, öğrencilere verilen geri bildirimlerin hedefleri karşılamada yetersiz kaldığını göstermektedir. Geri bildirimlerin, genellikle birkaç kazanım ve konuda yoğunlaşmış olduğu, bunların dışında kalan hedeflere yönelik geri bildirim verilmediği görülmüştür. Verilen ödevler yeterince kapsamlı ve yönlendirici olmadığından, öğrencilerin bu hedeflerle ilgili yazı yazmamış ve geri bildirim almamış olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, araştırma sonuçlarına göre; öğrencilere dolaylı geri bildirim, doğrudan geri bildirim, açıklayıcı geri bildirim ve soru sorularak verilen geri bildirim türlerinin sunulduğu ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda ortaya çıkan soru sorularak verilen geri bildirim türüne daha önce alan yazında rastlanmamıştır. Son olarak, öğrencilere geri bildirim verilirken, muğlak geri bildirim verme, yıkıcı tutum sergileme ve uygun olmayan dil kullanma gibi yanlışların yapıldığı görülmüştür. Araştırmadan çıkarılan sonuçlara göre şu öneriler sunulmuştur: Verilen ödevler, program hedeflerine uygun şekilde belirlenmelidir. Geri bildirimler hatalara odaklanmamalı, yazıyı tüm yönleri ile değerlendirmelidir. Geri bildirim verilirken programın hedefleri, öğrencilerin yeterlilik seviyeleri, motivasyonları ve tercihleri göz önünde bulundurulmalıdır. Geri bildirimde öğrenciyi rencide edici ve geri bildirimi anlamayı güçleştirecek davranışlardan kaçınılmalıdır. Anahtar Kelimeler: dil öğretimi, İngilizce yazma becerisi, geri bildirim, geri bildirim türleri, geri bildirim tercihleri

Dil öğrenimiDil öğrenme yöntemleriGeri bildirim+5
Sibel Kaya
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğrenme amaçlı yazma etkinliklerinin güdülenme ve öğrenme stratejilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Öğrenme Amaçlı Yazma etkinliklerinin öğrencilerin güdülenme ve öğrenme stratejileri üzerinde etkisini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda 9. sınıf öğrencilerinden oluşan bir çalışma grubuyla birlikte çalışılmıştır. Araştırmaya katılan öğrenciler bir kontrol (n:30; 17 kız, 13 erkek) ve iki deney grubu (DG1, n:31; 17 kız, 14 erkek; DG2, n:30; 16 kız, 14 erkek)'ndan meydana gelmektedir. Araştırma ön test son test eşitlenmemiş kontrol gruplu yarı deneysel bir yöntemle gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın verileri nicel ve nitel veri toplama araçları birlikte kullanılarak toplanmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak McKeachie, Pintrich, Lin & Smith (1986) tarafından oluşturulan (Motivated Strategies for Learning Questionnaire) ve Büyüköztürk, Akgün, Kahveci & Demirel (2004) tarafından Türkçeye uyarlanan Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği (GÖSÖ) kullanılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde veri aracı deney grubu öğrencilerinden seçilen örneklemle (DG1, n:3; DG2, n:3) yapılan görüşme sorularıdır. Araştırmanın ön testlerinden elde edilen sonuçlara göre deney ve kontrol gruplarının aldıkları puanların istatistikî olarak farklılaştığı tespit edilmiştir. Grupların istatistikî olarak denk olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Gruplardaki bu farklılığı en aza indirebilmek ve araştırmanın bağımlı değişkenleri üzerindeki bağımsız değişkenlerin etkisini en aza indirmek için çalışmalar yapılmıştır. Ön testlere göre gruplar denk olmadığı için son testlerin analizinde kovaryans analizi (ancova testi) kullanılmıştır. ÖAY etkinliğinin güdülenme stratejilerinde deney grupları ve KG arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık meydana getirdiği ve bu farklılığın deney grupları lehine olmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. ÖAY etkinlikleriyle birlikte dönüt verilen DG2 öğrencilerinin, sadece ÖAY etkinliği uygulaması yapılan DG1 öğrencilerine göre Güdülenme Stratejilerinde daha başarılı olduğu ve bu başarının istatistikî olarak bir anlamlılık ifade ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu tespitin diğer alt boyut ve alt faktörlerde benzer olduğu tespit edilmiştir. Fakat duyuşsal alt boyutuna ait sınav kaygısı alt faktöründe DG1 ile DG2 ve DG2 ile KG arasında bir farklılık tespit edilmezken DG1 ile KG arasında KG lehine anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu durum sınav kaygısını azaltmada en başarılı grubun KG, daha sonra DG2 ve son olarak da DG1 olduğu sonucunu ortaya çıkarmıştır. Araştırmanın Öğrenme stratejilerine ilişkin olarak yapılan tespitleri ise; ÖAY etkinliğinin öğrenme stratejilerinde deney grupları ve KG arasında istatistikî olarak anlamlı bir farklılık meydana getirdiği ve bu farklılığın deney grupları lehine olmasında etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ÖAY etkinlikleriyle birlikte dönüt verilen DG2 öğrencilerinin, sadece ÖAY etkinliği uygulaması yapılan DG1 grubu öğrencilerine göre Öğrenme Stratejilerinde daha başarılı olduğu ve bu başarının istatistikî olarak bir anlamlılık ifade ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Fakat sadece ÖAY etkinliği uygulaması yapılan DG1 öğrencilerinin, ÖAY etkinlikleriyle birlikte dönüt verilen DG2 öğrencilerine göre kaynak yönetimi alt boyutuna ait zaman ve çalışma ortamı yönetimi alt faktöründe daha başarılı olduğu ve bu başarının istatistikî olarak bir anlamlılık ifade ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmanın bulguları ışığında, ÖAY etkinliklerinin öğrencilerin güdülenmelerini artırdığı ve öğrenme stratejilerini kazanmalarında bir araç olarak kullanılabildiğini ispat edilmiştir. Ayrıca ÖAY ile birlikte verilen dönütlerin öğrencilerin daha fazla güdülenmelerini ve öğrenme stratejilerini daha iyi kullanmalarını sağladığı tespit edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına dayalı olarak ÖAY etkinliklerinin güdülenme ve öğrenme stratejileri öğretiminde kullanılması önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: Öğrenme amaçlı yazma, dönüt, güdü, öğrenme stratejileri

Geri bildirimLise öğrencileriMotivasyon+6
Ayhan İncirci
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kuru tip transformatörlerin sargı sıcaklık davranışının yapay sinir ağları kullanarak modellenmesi

Transformatör, büyük maliyeti ve yatırımı açısından enerji taşıma ve dağıtım sistemleri içerisinde en önemli elemanlardan biridir. Transformatörlerde çekirdek ve sargılarda oluşan kayıplar önemli ısı artışlarına neden olur. Transformatör izolasyonunun sıcaklığı transformatörün faydalı ömrünü etkilediğinden izolasyonun hızlı yaşlanmasına neden olan transformatör izolasyon sıcaklığının bilinmesi gerekmektedir. Bu çalışmada kuru tip transformatörlerin sargı sıcaklık davranışını modellemek için yapay sinir ağ modelleri sunulmuştur. Yapay sinir ağlarının kullanılmasındaki amaç, kompleks ve lineer olmayan yapıların öğrenebilme yeteneğidir. Transformatörlerin sargı sıcaklığı davranışı dinamik olduğu için geri beslemeli yapay sinir ağ modelleri kullanılmıştır. Aynı ağ yapısı ve eğitim algoritması 5 KVA ve 3KVA `lık transformatörlerden alınan iki farklı deney seti verileri için uygulanmıştır. Performans belirleyici faktörü kullanarak yapılan değerlendirmeler sonucunda Bayesian Regulation eğitim algoritması ile eğitilen NARX yapay sinir ağ modelinin sistemimiz için en uygun yapı olduğu belirlenmiştir.

DönüştürücülerGeri bildirimYapay sinir ağları
Dildade Aşkın
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00

Related subjects