Grammar-verb
198 theses under this subject heading
Ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin fiil ve fiilimsiler konusunu öğrenmede bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrenci başarısı ve kalıcılığına etkisi
Bu araştırmanın amacı ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin fiil ve fiilimsiler konusunu öğrenmesinde bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrenci başarısına ve kalıcılığına etkisini belirlemektir. Araştırmada, nicel araştırma yöntemlerinden ön-test son-test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma grubu, 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Siirt ili 14 Eylül Anadolu Lisesi'nde öğrenim gören 66 öğrenciden oluşmaktadır. Öğrenciler deney ve kontrol gruplarına tesadüfi olarak atanmıştır. Fiil ve fiilimsiler konusu, deney grubunda bilgisayar destekli öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise düz anlatım yöntemiyle işlenmiştir. Fiil ve Fiilimsiler Başarı Testi, hem deney hem de kontrol grubuna ön-test, son-test ve kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Testlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 istatistik programından faydalanılmıştır. Yapılan ön-teste göre her iki grubun da denk olduğu tespit edilmiştir. Son-test verilerine göre, deney grubunun başarı puanında kontrol grubuna göre daha fazla artış olduğu fakat başarı puanları arasında anlamlı farklılaşmanın olmadığı, kalıcılık testinde ise iki grubun başarı puanları arasında anlamlı farklılaşmanın olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlara göre bilgisayar destekli öğretim yöntemiyle işlenen bilgilerin daha iyi öğrenildiği ve daha kalıcı olduğu söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Bilgisayar Destekli Öğretim, Dil Bilgisi, Fiil ve Fiilimsiler
Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiillerin kuruluşu
Bu çalışmada Eski Anadolu Türkçesinde birleşik fiiller oluşum biçimleri bakımından incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Eserlerde fişlenen birleşik fiiller sözlük anlamlarıyla aktarılarak ilgili örnekler altında sıralanmıştır. Eski Anadolu Türkçesinin farklı yüzyıllarından seçilmiş olan Şeyyad Hamza'nın Yusuf ve Zeliha'sı, Hoca Mes'ud'un Süheyl ü Nevbahâr'ı, Yusuf-ı Meddah'ın Varka ve Gülşah'ı, Şeyhoğlu Mustafa'nın Marzubânnâme'si ve anonim bir çalışma olan Dede Korkut Hikayeleri taranmıştır. Çalışma; giriş, dört bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde dönemin genel özellikleri, birleşik fiil tanım, tasnifleri ve birleşik fiiller için taranan eserler hakkında bilgi verilmiştir. I. bölümde isim + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, II. bölümde fiilimsi + yardımcı eylemlerle oluşan birleşik fiiller, III. bölümde anlamca kaynaşmış birleşik fiiller, IV. bölümde kökteş fiiller örnekleriyle beraber incelenmiştir. Sonuç bölümünde elde edilen bulgular neticesiyle tespit ve çıkarımlar yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Birleşik fiiller, Eski Anadolu Türkçesi, Dede Korkut Hikayeleri, Süheyl ü Nevbahâr, Varka ve Gülşah, Marzubânnâme, Yusuf ve Zeliha.
Aslı Der'in "Kayıp Rüyacı" adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespiti ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi
Dil bilgisi konuları arasında önemli bir yer tutan fiilimsiler, öğrencilerin kavramada zorluk yaşadığı konular arasında yer almaktadır. İlk olarak ortaokul 8. sınıf kazanımları arasında yer alan fiilimsilerin ezberlettirmeden öğretilmesi önem teşkil etmektedir. Nitekim fiilimsilerin okuma etkinlikleri ile sezdirilerek öğretilmesi kalıcı öğrenmeye de katkı sağlamaktadır. Aynı zamanda fiilimsilerin sezdirme yöntemi ile verilmesi, 2018 Türkçe Dersi Öğretim Programı'nda da öngörülen ve tavsiye edilen bir husustur. Bu araştırmada, Aslı Der'in ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserinde yer alan fiilimsilerin tespit edilmesi ve Türkçe öğretimi bakımından değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Bu kapsamda araştırmada, öncelikle fiilimsi kavramı tanımlanmış; fiilimsilerin türleri ve ekleri hakkında bilgi verilmiştir. Daha sonra ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde yer alan cümleler tek tek incelenmiş ve bu cümlelerdeki fiilimsi grupları tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular sonucunda, ''Kayıp Rüyacı'' adlı eserde 2.802 adet fiilimsinin kullanıldığı belirlenmiştir. Ayrıca eserde yer alan isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiillerin oransal olarak benzer olduğu, bu nedenle eserin fiilimsilerin öğretimi açısından kullanılmasının uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Türkçe türemiş isimlerde fosil isim ve fiil tabanları
Dil, insanlarla beraber varlığını sürdüren, onlarla beraber değişebilen, gelişebilen ya da eksilebilen bir oluşumdur. Durağan olmayan bu oluşumda bazı nadir durumlar gözlenir. Bir kelime kaybolmaya yüz tutmuşken bu sık rastlanılmayan durum gerçekleşir ve kelime fosil olarak adlandırılan kullanımla dilde varlığını sürdürür. Diğer bir deyişle fosil kelimeler, geçmişte bazı zaman dilimlerinde kullanılmış ancak günümüzde çeşitli sebeplerden ötürü kullanılmayan, varlıkları dahi bilinmeyen bazılarının ise kelime gruplarında kullanımı bulunan eski sözlük birimlerdir. Bu çalışmada Türkçe Sözlük'te (TDK, 2011) ve Kamus-ı Türkî'de (TDK, 2019) yer alan türemiş isimlerde fosil isim ve fiil tabanları tespit edilmiştir. Türkçe Sözlük ve Kamus-ı Türkî taranarak tespit edilen türemiş isimlerdeki fosil isim ve fiil tabanları, bunların hangi oranda fosilleşmeye uğradığı TUD'da (Türkçe Ulusal Derlem) yapılan içerik taramasıyla hesaplanmış ve Türkçenin tarihî dönemleri incelenerek kelimelerin köken bilgisine yer verilmiştir. Ayrıca kelimelerin çağdaş Türk lehçelerindeki kullanımlarına da değinilmiştir. Sonuç olarak Türkçe türemiş 31 kelimede fosilleşmiş isim ve fiil tabanları tespit edilmiştir.
Kazakça sıfat-fiillerde zaman ve görünüş
Kazakçadaki -GAn, -AtIn ve -Ar sıfat-fiil biçim birimleri zaman ve görünüş işlevlerine sahiptir. Birbiriyle bağlantılı olan bu iki kategori içinde zaman, konuşma noktası temelliyken görünüş, öznel bakış açısı temellidir. Yan tümce içinde gözlemlenen ve bağlama göre ele alınan bu yapıların üst tümce ile kurdukları ilişki karmaşıktır. Bu çalışmada Kazakça tümceler üzerinden sıfat-fiillerin zaman ve görünüş işlevleri incelenecektir. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı, araştırma yöntemleri, sınırlılıkları ile zaman, görünüş, kılınış kategorileri üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde ise Kazakçadaki sıfat-fiil biçim birimlerin (-qan, -ken, -ğan, -gen; -ar/ -er/ -r; -atın/ -etin/ -ytin/ -ytın) zaman ve görünüş işlevleri örneklerle ele alınacaktır. Çalışma sonuç bölümü ile bitirilecektir.
Yabancı dil olarak Türkçe öğrenen gürcü öğrencilere sıfat-fiil eklerinin öğretimi
Gürcüce ve Türkçe arasındaki yapısal farklılıklar, Gürcü öğrencilerin genel olarak Türkçe öğrenim süreçlerinde, özelde de açık veya örtük dil bilgisi öğretiminde ve öğreniminde karşılaşılan zorlukların sebeplerinden biri olmaktadır. Tezde, konuyla ilgili çeşitli dil bilgisel sorunlar arasından, sıfat-fiil eklerinin öğretimi ve öğrenimi ele alındı. Tezin amacı, Gürcistan'da yabancı dil olarak Türkçe öğrenen Gürcü öğrencilerin sıfat-fiil eklerinin öğreniminde karşılaştıkları zorlukları ortaya koymak; bu zorlukların giderilmesi için sıfat-fiil eklerinin öğretimiyle ilgili, çeşitli materyaller ve çözüm önerileri sunmaktır. Tez kapsamında, Gürcistan'daki Batum Şota Rustaveli Devlet Üniversitesinde, Türkoloji bölümünde eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencilerinin katılımıyla, öğrencilerilerin söz konusu bağlamda karşılaştıkları zorluklara ve yapmış oldukları yanlışlara dair uygulamalar gerçekleştirilerek veri toplanmıştır. Verilerden de yararlanarak, öğrencilerin sıfat-fiil eklerinin kullanımında karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunların sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tezde, son olarak, belirlenmiş sorunlara ve sorunların sebeplerine dayalı çözüm ve sıfat-fiil eklerinin öğretiminde kullanılabilecek materyal önerileri sunulmuştur.
Kırgızca zarf-fiiller
Elinizdeki tez, Kırgızcada zarf-fiilleri sentaktik-tipolojik açıdan ele alan eşzamanlı betimsel bir çalışmadır. Zarf-fiiller, belli morfemlerce işaretlenen, sözdizimsel olarak bir üst yapıya altasıralı olarak bağlanan ve genelde belirteç işlevinde kullanılan bağımlı yapılardır. Bu yapılar, bağlı oldukları üst/temel cümleye zaman, sebep, amaç, tarz gibi açılardan bir belirteç oluştururlar. Kırgızca, Türk dilleri ailesinin Kuzeybatı (Kıpçak) grubuna dâhil olup Kazakça, Nogayca, Karakalpakça ile birlikte bu grubun Aral-Hazar alt kolunu oluşturmaktadır. Diğer Türk dillerinde olduğu gibi Kırgızcada da belli zarf-fiil ekleri (-(X)p, -A/-O;-y, -mAyInčA/-mOyUnčA, -GAnčA/-GOnčO, -GIčA/-GUčO, -GAnDA/-GOndO, -GAnDAy/-GOndOy, -GAn/-GOn boydon, -GAn/-GOn sayïn, -GAnDAn/-GOndOn bašqa, -GAndAn/-GOndOn kiyin) ile oluşturulan zarf-fiil parçalarının, değişik sözdizimsel ve semantik görevleri vardır. Bu çalışmada, bu görevler Johanson'un (1995) modeli temelinde ayrıntılı olarak betimlenmiştir. Johanson'un bu modeline göre, Kırgızca zarf-fiil ekleri 4 seviyede karşımıza çıkmaktadır. Buna göre, Seviye 1 ve Seviye 2'de zarf-fiil parçası ile temel parçanın farklı veya aynı ilkeyleyen alıp almaması üzerinde durulmuştur. Seviye 3'de zarf-fiilli yapıların sözlükselleşmesi üzerinde durulurken Seviye 4'de belli zarf-fiilli yapıların zamanla gramerleşerek kılınış, görünüş-zaman, kip gibi gramatikal kategorilere (eklerine) dönüşmesine değinilmiştir. Anahtar Sözcükler Türk Dilleri, Kırgızca, Zarf-fiiller, Sözdizimi, Tipoloji, Zarf-fiil parçası, Temel parça
Croft'un 2 boyutlu geometrik analizine göre Türkçe fiillerde leksikal aspekt
Cümlenin en önemli unsuru olan fiil bünyesinde zaman, aspekt, kip, kişi gibi önemli sözdizimsel ve anlambilimsel kategoriler barındırır. Bu kategorilerden biri olan aspektin iki farklı boyutu vardır. Bunlardan birincisi doğrudan fiilin iç zamansal anlamıyla ilgilidir ve leksikal aspekt olarak bilinir. Diğeri ise fiilin leksikal aspektiyle ilgili bir zaman dilimini daha belirgin duruma getirir ve gramatikal aspekt olarak isimlendirilir. Dilbilim literatüründe her iki aspekt türünün de çok farklı açılardan ele alındığı ve tartışıldığı görülür. Türkçede fiillerin gramatikal ve leksikal aspektlerine göre sınıflandırılmasıyla ilgili ilk önemli çalışma Lars Johanson tarafından yapılmıştır. Daha sonra Johanson'un modeli öğrencileri ve çeşitli araştırmacılar tarafından Türkçeye ve Türk dillerine uyarlanmış ve bu konuda önemli sonuçlar elde edilmiştir. Bu çalışmanın amacı son zamanlarda W. Croft tarafından geliştirilen iki boyutlu geometik leksikal aspekt modelini araştırmak ve bu modeli Türkçe fiil sistemine uyarlamaya çalışmaktır. Croft, yapmış olduğu aspekt modeli çalışmalarında dilbilimsel literatürdeki fiil sınıflarına yeni sınıflar ekler ve bunları nitelik/zaman eksenli geometrik gösterimlerle daha anlaşılır hale getirir. Böyle farklı bir aspekt modelinin Türkçeye uyarlanması ve Türkçede tartışılması Türkçe fiil semantiği çalışmalarını farklı açılardan yeniden değerlendirme fırsatı verecek ve Türkçe aspekt çalışmalarını daha ileri bir noktaya taşıyacaktır.
Karahanlı Türkçesinde duygu fiilleri
Duygular dış dünyada yaşanan olayların insanların iç dünyasını nasıl etkilediklerini anlatırlar. Belli bir dönemin yaşantısının anlaşılabilmesi için o dönemde yaşayan insanların duygularının da anlaşılması gerekir. Duygular başta bireyseldir; fakat duyguların çıktıları insanların diğer insanlarla olan ilişkilerini etkilediği için duygular dalga dalga yayılarak toplumun genel yaşantısını etkileyebilirler. Duygular önce düşünceyle başlar ve düşünce ile duygu birbirlerini etkileyen kavramlardır. Bir kültürün düşünce sistemini etkili bir şekilde anlayıp değerlendirebilmek için o kültürün duygu sisteminin de anlaşılması gerekir. Bu tezde 11.yy Türk insanının başta duygu, dolaylı olarak da düşünce sisteminin ortaya çıkarılmasına katkı sağlayabilmek amacıyla bu dönem eserlerinde tanıklanan duygu fiilleri anlam özelliklerine göre incelenmiştir. Karahanlı Türkçesi dönemi eserlerinde tanıklanan duygu fiilleri taşıdıkları duygu özelliklerine göre gruplandırılarak semantik açıdan sınıflandırılmış, semantik özelliklerine göre sınıflandırılan duygu fiilleri etimolojik yönden incelenerek, bu fiilllerin anlam özellikleri değerlendirilmiştir. Ayrıca bu fiillerde görülen metaforlar da ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır.
İnce Memed, Abay Yolu, Ötgen Künler romanları örneğinde Türkiye Türkçesi, Kazak Türkçesi ve Özbek Türkçesinde karşılaştırmalı çekimli fiiller
Bu çalışmada yazıldıkları memleketlerin ve dönemlerin klasikleri arasına girmiş olan İnce Memed, Abay Yolu ve Ötken Künler romanlarından alınan örneklerle Oğuz grubu Türk yazı dillerinden Türkiye Türkçesi, Kıpçak grubu Türk yazı dillerinden Kazak Türkçesi ve Karluk grubu Türk yazı dillerinden Özbek Türkçesindeki çekimli fiillerin karşılaştırılması hedeflenmiştir. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sırasıyla Türkiye Türkleri ve Türkiye Türkçesi, Özbek Türkleri ve Özbek Türkçesi, Kazak Türkleri ve Kazak Türkçesi hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde İnce Memed'in yazarı Yaşar Kemal, Abay Yolu romanının yazarı Muhtar Avezov, Ötgen Künler romanının yazarı Abdulla Kadiri tanıtıldıktan sonra bu romanların özetleri verilmiş ve Türk, Kazak ve Özbek edebiyatındaki önemleri üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde yerli ve yabancı Türkologların ve dilbilimcilerin yaptıkları fiil tanımları, Türkçede zaman, görünüş, kip ve kiplik kavramları irdelenmiştir. Dördüncü bölüm iki alt başlığa ayrılmıştır. Birinci başlık altında basit çekimlere ikinci başlık altında birleşik çekimlere yer verilmiştir. Tarihsel süreç içerisinde kip eklerinin Eski Türkçeden günümüz Kazak, Özbek ve Türkiye Türkçelerine nasıl intikal ettiği üzerinde durulmuştur. Anahtar Sözcükler: Abay Yolu, çekimli fiil, İnce Memed, karşılaştırmalı dilbilim, Kazak Türkçesi, Ötgen Künler, Özbek Türkçesi, Türkiye Türkçesi, Ötgen Künler.
Çağatay Türkçesi ve Özbek Türkçesindeki fiil varlığı üzerine bir inceleme
Çağatay dönemi, zaman olarak 15. yüzyılın başlarından başlayıp 20. yüzyılın başlarına kadar devam eden coğrafi sınırları Karadeniz, Kafkas dağları, Hazar Denizi ile İran'ın kuzey ve doğusuna kadar uzanan bu geniş saha doğu Türklüğünün sınırlarını çizmektedir. Çağatay Türkçesi ve onun devamı niteliğinde olan Özbek Türkçesi ile ilgili fiil varlığı üzerine bugüne kadar yüksek lisans ve doktora tezlerinde karşılaştırılmalı bir çalışma yapılamamıştır. Yayımlanan makalelere bakıldığında, 10 makalenin her biri sadece bir yapım ekini konu almıştır. Yapılan tezlere bakıldığında ise yapım ekleri konusu 7 tezde görülmektedir. Bu 7 tezden 3 tanesinde Türkiye Türkçesinin yapım ekleri, sırasıyla Macarca, Arnavutça ve Azerbaycan Türkçesi ile karşılaştırılmıştır. Geriye kalan 4 tezde ise "Anadolu Ağızlarındaki Yapım Ekleri", "Kuzey Grubu Türk Şivelerinin Yapım Ekleri", "Çağdaş Türkiye Türkçesinin Yapım Ekleri" ve "Sekkaki Divanındaki Yapım Ekleri" konu edilmiştir. Sonuç olarak Çağatay Türkçesi ve Özbek Türkçesi lehçelerinin fiil varlığının karşılaştırıldığı bir çalışma yapılamamıştır. Bu çalışmanın hareket noktası da bu eksikliğin giderilmesidir. Bu sebeple bu çalışmada Çağatay Türkçesi ve Özbek Türkçesindeki fiil varlığı karşılaştırılmıştır. Fiil varlığının tespit edilebilmesi için, Çağatay Türkçesi için Suat Ünlü tarafından 2013 yılında yayınlanan "Çağatay Türkçesi Sözlüğü" ile Özbek Türkçesi için Emek Üşenmez, Saidbek Boltabayev ve Gülşah Tuğlacı'nın 2016 yılında yayınlamış oldukları "Özbekçe-Türkçe Sözlük" kullanılmıştır. Sözlüklerdeki fiil varlıkları tespit edilerek ses bilgisi, şekil bilgisi ve anlam bilgisi başlıkları altında incelenmiştir. Ayrıca dilin canlılığı ve zaman içerisindeki Türkçenin gelişimi de göz önünde bulundurulduğunda Çağatay Türkçesinden Özbek Türkçesine evrilen süreçte fiil varlığında yaşanan değişimlerde kronolojik bağlamda tespit edilmeye çalışılmıştır.
Bakara Sûresi örneğinde Arap dilinde harf-i cerli fiiller
Arap dili ve belâgatı ilminin en önemli konularından birisi olan harf-i cerler, cümlenin anlaşılması açısından en önemli yapı taşı olma özelliğini taşımaktadır. Harf-i cerli filler ise, fiil üzerinde ki harf-i cerlerin değişimi ile, bir fiilin anlamı kısmen veya tamamen değişebilirken bir diğer yandan ise açıklayıcı olarak gelebilmektedir. Bu sebeple ana dili Arapça olmayan veya Arapçayı çok iyi derece de bilmeyen kişiler Arapça bir metin okuduğu zaman, harf-i cerli fiilleri yanlış ya da eksik anlayabilmektedirler. Arapçanın evrensel bir dil olup Müslümanların ibadetlerinde çok önemli bir boyutu olduğu söylenebilir. Harf-i cerli bir fiilin harf-i cer'ini yanlış kullanımında anlamın dışına çıkacağı için ibadetin yanlış yapılmasına ve ibadetin fasit olması söz konusudur. Bu sebeple ana dili Arapça olmayan kişilerin veya Arapçayı çok iyi bilmeyen kişilere harf-i cerli fiiller üzerinde durup öğretmek en önemli vecibelerden birisidir, Bu çalışmada Bakara sûresi üzerinde fiillerin harf-i cerlerinin değişmesinde anlamlarının nasıl değiştiği karşılaştırmalı olarak incelenecektir.
Mahallemi lehçesinde fiiller ve fasih Arapçadaki fiillerle karşılaştırması
Bu araştırmada, Mardin'in Midyat İlçesinde konuşulan Mahallemi Arap diyalektinde yer alan fiiller ele alınmıştır. Midyat ve civarında konuşulan Mahallemi Arap diyalektinde yer alan fiiller sesbilim, biçimbilim ve sözdizimi bakımından betimlenerek, fiillerin Fasih Arapçadaki fiillerle karşılaştırması yapılmıştır. Üç bölümden oluşan tez çalışmamızın birinci bölümünde genel anlamda Midyat ve Midyat'ta yaşayan Mahallemi topluluğu hakkında bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Mahallemi Arap diyalektinde kullanılan fiillerin incelemesi yapılmış ve fiillerin zamirlerle kullanımı ele alınmıştır. Fiillerin zamirlerle kullanıldığında uğradıkları değişiklikler ile fiillerin cümle içinde kullanımları işlenmiştir. üçüncü bölümde de içinde lehçe ve lehçedeki fiillerin kullanımına örnek oluşturan farklı kategorilerdeki metinlerin orijinallerine Türkçe çevirileriyle birlikte yer verilmiştir. Günümüzde Midyat ve civarında konuşulan Mahallemi Arap diyalektinde yer alan fiillerin sesbilgisi, biçimbilgisi ve sözdizimi bağlamında Fasih Arapçadaki fiillerin belirgin özelliklerini taşıdıkları, fiillerin muttasıl (bitişik) zamir ve bazı edatlarla kullanıldığında harf türemesi ve ses düşmesi gibi bazı ses olaylarına uğradıkları, lehçenin özellikle son dönemlerde Türkçe'den etkilenmiş olduğu ve bu durumun lehçedeki fiiller üzerinde de görüldüğü, lehçeye Türkçe ve Kürtçeden fiillerin girerek bu fiillerin leçedeki fiil yapısına uyarlandıktan sonra kullanıldığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Midyat, Mahallemi, Arap, lehçe, fiiller.
Processing of preverbal scrambling in Turkish
This psycholinguistic study aims to find out the effects of scrambling in processing and perception of congruency in Turkish sentences. In line with this aim, another purpose of the present study is to find out whether scrambling focused arguments, question-answer orientation, and position of focused argument affect processing and perception of congruency in Turkish. The material used in the study is composed of 32 main question-answer pairs, which are scrambled according to the aforementioned three factors to make up 256 pairs, and are administered to 50 native Turkish speakers as a self-paced reading test and the participants are asked to evaluate the congruency relationship between each question-answer pair. The reading time for each linguistic element in the answers, as well as the judgment calls (perceived congruency) and the response time for each judgment call concerning question-answer pairs (congruency response time), are recorded and the mean scores of reading time, judgment calls, and the duration of judgment calls are compared via three-factor ANOVA. Data analyses show that scrambling and scrambling focused arguments, question-answer orientation, and position of focused argument cause differences in sentence processing and the perception of congruency to varying degrees. To be more precise, it is found that object-focused pairs, congruent pairs and focused arguments in the immediate preverbal position require lower processing time than subject-focused sentences, incongruent sentences and focused arguments in the clause-initial position. In terms of the effects of scrambling on the perception of congruency, it is seen that question-answer orientation leads to a difference in the perception of congruency while the focused argument causes a difference in the duration of the grammatical judgment calls, similar to the results obtained concerning reading time data. In the end, it can be concluded that scrambling the focused arguments, the position of the focused arguments, as well as the question word and the focused argument in question-answer pairs, have an important role to cause differences in sentence processing and the perception of congruency in Turkish.
Kırgızcada kılınış kategorisi
Bu tez çalışması, Kırgızcadaki ekleşik fiilli yapıların kılınışı bakımından kazandığı farklı işlevler üzerinde durarak Johanson'un geliştirmiş olduğu kılınış modeline göre sınıflandırmasının yapılmasını amaçlamaktadır. Fiiller iç zaman yapıları ve evreleri bakımından farklı özelliklere sahiptirler. Her fiilin doğal olarak sahip olduğu başlangıç, süreç ve bitiş evreleri mevcuttur. Bazı fiiller bu evrelerden birinde kendini belli ederek bir gerçekleşme tarzı sergilemektedir. Bu evrelerden birinde kendini belli eden fiillerin aşması gereken sınır ya da gerçekleştirmesi gereken bir dönüşüm noktası bulunmaktadır. Her fiilin aşması gereken sınır ya da gerçekleştirmesi gereken dönüşüm noktası birbirinden farklıdır. Örneğin; otur- (başlangıç dönüşümlü bir fiil), yaz- (dönüşümsüz bir fiil), kırıl- (bitiş dönüşümlü bir fiil) gibi bağımsız, tek başına anlam ifade eden fiiller farklı kılınışa sahiptir. Bunların dışında Kırgızcada cazıp büt- 'yazıp bitirmek', okup ber- 'okumak, okuyup bitirmek' gibi ana fiil + yardımcı fiil, yani ekleşik fiilli yapılar da birbirinden farklı kılınışa sahiptir. Çünkü ekleşik fiil birleşmeleri neticesinde çoğunlukla kılınış, kip, görünüş, zaman gibi yeni gramer kategorileri oluşur. Kırgızca ekleşik fiilli yapılar açısından oldukça zengin bir dildir. Kırgızcada otur- 'otur-', ıyla- 'ağla-', sındır- 'kır-' gibi bağımsız fiillerin dışında oynop cat- 'şu an oynamakta', cıynap büt- 'tamamen toplayıp bitirmek', ırgıtıp iy- 'fırlatıvermek' gibi ekleşik fiiller de birbirinden farklı kılınışa sahiptir. Bu tez çalışması dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı ve araştırma yöntemi ele alınmıştır. İkinci bölümde ise kılınış kavramı ve diğer araştırmacıların kılınış kategorisini nasıl ele aldıkları, fiilleri kılınışı bakımından nasıl bir sınıflandırmaya tabii tuttukları anlatılmıştır. Üçüncü bölümde Türk dillerindeki (Türkçesi ve Kırgızca) kılınış çalışmaları ile ilgili bilgi verilmiştir. Dördüncü bölümde Kırgızcada kılınış sınıflandırılmasına yer verilmiştir. Burada daha önce yapılmış gramer çalışmalarından yararlanılarak tespit edilen 32 ekleşik fiilin kılınışı bakımından ne tür işlevlere sahip oldukları incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise araştırma sürecinde toplanılan verilerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Sözcükler Kırgızca, Kılınış, Kılınış Sınıflandırılması, Yardımcı Fiiller, Ekleşik Fiil Yapıları.
Türkçede fiil sınıfları ve özellikleri
Bir dilin sözcük hiyerarşisi içinde isimlerin bir uçta fiillerin ise diğer uçta yer aldığı söylenebilir. Fiiller sözcük sınıfları içerisinde en önemli gruplardan birisini oluşturur. Fiiller en temel anlamıyla gerçek dünyada yapılan tüm etkinlikleri tanımlamak için kullanılan dilbilgisel kategorilerdir. İnsanoğlunun yaptığı tüm etkinlikleri anlatması nedeniyle fiiller sözcük grupları içerisinde en dikkat çekici olan sınıflardan birini oluşturur. İnsanların gerçekleştirdiği işler, doğada meydana gelen durum değişiklikleri ve insanın evrene yönelik duygu ve düşünceleri fiiller aracılığıyla anlatılır. Fiillerin ontolojik açıdan sınıflandırılmasına yönelik önemli bir çalışma Levin tarafından yapılmıştır. Levin kendi çalışmasında İngilizce için 48 fiil sınıfı belirlemiştir. Bu çalışmanın amacı Levin'in çalışmasında kullandığı ölçütler ve anlamsal ilişkileri kullanarak Türkçedeki fiil sınıflarının neler olduğunu tespit etmek ve bu sınıfların genel özelliklerini betimlemektir. Bu çalışmanın sunduğu veriler sayesinde hangi fiil sınıfının Türkçede daha çok üyeye sahip olduğu, hangi sınıfın daha geniş anlamsal özellikler gösterdiği en önemlisi de Türkçe fiil sınıfları daha iyi anlaşılacaktır. Anahtar Sözcükler Türkçe, fiil sınıfları, morfo-sentaks, geçişlilik, geçişsizlik
Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin metaforlaşma yoluyla çokanlamlılaşması
Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesindeki algı fiillerinin çokanlamlılığı bilişsel bir bakış açısıyla incelenecektir. Bu bağlamda Azerbaycan Türkçesindeki görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma olmak üzere beş temel duyuyu temsil eden söz varlığı ele alınacak ve bu fiillerin hangi anlam genişlemelerine sahip olduğu betimlenecektir. Çalışmada bilişsel dilbilimin ilkelerine değinilecek ve bilişsel anlambilim kavramları hakkında bilgi verilecektir. Çokanlamlılık olgusu üzerinde durulacaktır. Bu çalışmada Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin ifade ettiği çokanlamlılık tespit edilecek ve Azerbaycan Türkçesinde algı fiillerinin sergilediği anlam genişlemeleri kavramsal metafor teorisi yoluyla açıklanmaya çalışılacaktır. Araştırmanın sonunda genel bir değerlendirme yapılarak elde edilen sonuçlar dikkate sunulacaktır.
Türkçede gramerleşme: Gramerleşmiş zarf-fiiller
Bu çalışma Türkçede gramerleşmiş zarf-fiilli yapıları eşzamanlı olarak betimleyen ve bu yapıları işlevsellik temelinde sınıflandıran bir çalışmadır. Türkçede basit biçimbirimlerce (-(y)Ip, -(y)ArAk gibi) olduğu kadar daha karmaşık yapılı işaretleyicilerle (-DIğIndA gibi) oluşturulan zarf-fiil yapılar söz dizimsel olarak üst cümleye bağlanır ve bu üst cümleye zaman, sebep, karşıtlık, durum gibi anlamlar yükler. Türkçenin öge sıralaması gereği genel olarak zarf-fiilli yan cümle temel cümlenin önünde bulunur ve altasıralı olarak temel cümleye bağlanır. Bu şekilde belirteç ve bağlayıcılık görevinin yanı sıra gramerleşerek ekleşik fiil yapıları (asıl fiil+zarf-fiil eki+yardımcı fiil) ve göre, olarak gibi sontakı da oluşturmaktadır. Gramerleşme sözlük birimlerin gramatikal birimlere, gramatikal birimlerin ise farklı dilsel birimlere dönüşmesidir. Bu dönüşüm gerçekleşirken birim fonolojik, semantik, morfolojik ve söz dizimsel değişim veya kayıplar gibi bazı süreçlerden geçer. Bu çalışmada farklı türlerdeki metinlerin (hikaye, roman, gazete yazıları vb.) taranmasıyla Türkçede gramerleşmiş zarf-fiilli yapılar tespit edilerek eşzamanlı olarak betimlenmiştir. Çalışmada Lehmann'ın Thought on Grammaticalization (2002) adlı çalışması model alınarak Türkçede bulunan zarf-fiilli yapılar fonolojik, semantik, morfolojik ve söz dizimsel açıdan irdelenmiştir. Gramerleşme süreçlerinden geçerek sontakılaşmış zarf-fiilli yapılar, bitimli cümleyi diğer bitimli cümleye bağlayarak bağlayıcıya dönüşmüş zarf-fiilli yapılar ve ekleşik fiil yapıları haline dönüşmüş olan zarf-fiilli yapılar betimlenmiştir. Dolayısıyla bu çalışmada gramerleşmiş zarf-fiilli yapılar alt gruplara ayrılarak incelenmiştir ve bu çalışmanın dilbilime ve Türkolojiye önemli bir katkısının olacağı düşünülmektedir.
Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" fiillerinin anlamsal alanları
Bu çalışma, Karaçay-Malkarcadaki "aлыргъа" (almak) ve "берирге" (vermek) fiillerinin anlamsal alanlarının özelliklerini ele alır. Bu fiiller anlamsal zıt anlamlı kelime (İng.: relational antonym) olup çok eskidir. Çalışmada bu kavramların anlamsal alanları betimlenmiş ve yan anlamları arasındaki anlamsal ilişkiler örneklerle verilmiştir. Fiiller, kod kopyalama kuramı açısından da incelenmiştir. Çalışmada fiiller anlamsal bir kategori olarak değerlendirilir. Almak-vermek kavramlarına ait anlamsal alanları oluşturmak için fiillerin konusal anlambilimsel sınıflandırması yapılmıştır. Çalışmada bu konuda en çok iki kuramdan yararlanılmıştır. Birincisi Ch.Fillmore'un Çerçeve Anlambilimi'dir. Ona göre bir insanın zihninde kullanabileceği her kelime için senaryoya benzeyen basit çerçeveler vardır. Çerçeveler, bir cümle veya kelimeyi anlamak için konuşurun bilmesi gereken ön bilgiler, yani önvarsayımdır. Kullanılan ikinci kuram A. Mustayoki'nin İşlevsel Sözdizimidir. Bu kuram çerçevesinde her fiille ilgili önvarsayımlar, yani olası roller konuşurun bakış açısından gösterilmiştir. Mesela "mektup almak" anlamsal yapısı daima mektubu gönderen Eden, onu alan Deneyimci ve yüklemlemeye dahil olan Etkilenen'i (mektup) içerir. Kıpçak dili olan Karaçay-Malkarcayı araştırmamızın sebebi, bu dil konuşurların 13. yüzyıldan beri Kafkasya'da yaşayıp Kafkas dilleri ve Rusça ile yoğun bir dil temasında bulunmasıdır. Bu, "almak" ve "vermek" kavramlarının bu bölgedeki gelişimini takip etme fırsatını verir. Araştırma sonucunda "almak" fiilinin Karaçay-Malkarca konuşurların zihinsel sözlüklerinde "istemek", "bir eylemi deneyimlemek", "kabul etmek", "başlamak", "değişmek", "kopyalamak", "bitirmek" kavramlarına bağlı olduğu; "vermek" fiilinin ise "etkilemek", "izin vermek", "sağlamak", "yayınlamak", "başlatmak" gibi kavramlarla bağlantılı olduğu ortaya çıkmıştır. Kafkasya Savaşı'ndan itibaren Karaçay ve Malkarların hayatları Rusçayla bağlantılıdır. Bundan dolayı "almak" ve "vermek" fiilleri doğal olarak Rusçadan etkilenmiştir. Etkilenme derecelerini öğrenmek için L. Johanson'un kod kopyalama modelinden yararlanıldı. Modele göre sosyal açıdan baskın olan bir dilden (B) baskın olmayan bir dil (A) bir anlamsal yapıyı genel (tamamıyla alarak), seçilmiş (yapının bir veya birkaç özelliğini kopyalayarak) veya karışık olarak kopyalayabilir. Bu modele göre Karaçay-Malkarcada "almak" ve "vermek" anlamsal alanlarındaki yapıların %37'inin Rusçayla etkileşim sonucunda ortaya çıktığı, dolayısıyla Karaçay-Malkarcanın büyük oranda Rusçadan etkilendiği belirlenmiştir. Çalışmada, Karaçay-Malkarca üzerine ilk defa İşlevsel Sözdizimi, Çerçeve Anlambilimi ve Lars Johanson'un kod kopyalama modeli uygulanmış, "almak-vermek" anlamsal alanları ortaya konulup incelenmiş ve dil ilişkileri sonucunda ilgili fiillerin Rusçadan etkilenme derecesi belirlenmiştir.
Ankara ağızlarında zarf-fiil cümleleri
Bu çalışmada; Ankara ağızlarında zarf-fiilli parçalarla kurulan yan cümle tipleri, sözdizimsel düzeyde ele alınmaya çalışılmıştır. Zarf-filli parçalar; belirli eklerin fiil tabanına eklenmesiyle oluşturulur, ana cümleye bağımlı durumdadır ve onu farklı anlamsal yönlerden tamamlayarak belirteç görevi üstlenir. Genel olarak Türkiye Türkçesi üzerinden ele alınan bu kavram, ağızlar çerçevesinde yeterli ilgiyi görmemektedir. İlgili konu bu çalışmada ağızlar bağlamında ele alınmaktadır. Ankara ağızları çerçevesinde, zarf-fiillerle kurulan yan cümlelerin, temel cümleyle kurdukları anlamsal ve sözdizimsel ilişkiler çalışmanın temel konusunu oluşturmaktadır. Tezin örneklem evrenini Prof. Dr. Nurettin Demir ve ekibi tarafından yürütülen ANADOK (Ankara Ağızları Dokümantasyonu) adlı TÜBİTAK projesi kapsamında Ankara'nın ilçe ve köylerinden elde edilen veriler oluşturmaktadır.
Özbekçede kılınış işlemcisi olarak yardımcı fiiller
Kılınış fiilin iç yapısına ait sözlüksel bir zaman kategorisidir. Her fiil başlangıç, süreç ve bitiş evrelerinden oluşur. Bazı fiiller ise bu evrelerden birine vurgu yapan bir gerçekleşme tarzına sahiptir. Fiillerin gerçekleşme tarzı ve evre yapısı kılınış olarak adlandırılır. Kritik sınıra sahip olan fiillerin aşılması gereken bir dönüşüm noktası bulunmaktadır. Söz konusu fiiller, yardımcı fiil, nesne ve zarf gibi yapılarla etkileşime girdiğinde kılınış değişimi gerçekleşebilir. Değişime neden olan yapılara kılınış işlemcisi adı verilmektedir. Çalışmanın ana konusu da yardımcı fiillerin kılınış işlemcisi olarak üstlendiği fonksiyonlardır. Art fiiller, fiillerle birleşerek birleşik fiil oluştururlar. Özbekçe yardımcı fiiller yönünden zengin bir dildir. Bu tezin amacı Özbekçede kullanılan yardımcı fiillerin kılınış işlemcisi görevlerini tespit etmektir. İnceleme için seçilen materyaller -başta Abdullah Kadiri'nin Ötken Künler romanı olmak üzere- çeşitli Özbekçe romanlardır. Bu romanlardan elde edilen örneklerdeki birleşik fiil yapıları kılınış değişimi yönünden incelenmiştir. Çalışma sekiz bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı ve yöntemi anlatılmıştır. Daha sonraki bölümlerde kılınış kavramı ve çeşitli araştırmacıların bu kavram üzerindeki tespitleri ele alınmıştır. Özbekçede kullanılan yardımcı fiiller tespit edilmiş ve kılınış işlemcisi görevi yaptığı görülen 23 fiilin fonksiyonları incelenmiştir. Sonuç bölümünde ise araştırma sürecinde toplanılan verilerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Tezin amacı kılınış ve kılınış işlemcisi kavramlarının Türk dilleri özelinde daha iyi araştırılmasına katkıda bulunmaktır.
Étude des verbes performatifs dans l'apprentissage du FLE
Notre travail consiste à analyser et à étudier la place attribuée aux verbes performatifs dans l'apprentissage du français langue étrangère. De ce point de départ, nous nous sommes orientée vers le domaine des sciences du langage dont nous pouvons citer essentiellement la sémantique et la pragmatique. Ce travail est centré sur la valeur pragmatique des 175 verbes potentiellement performatifs (VPP) lesquels sont classés par catégorie dans laquelle ils sont ordonnés par ordre alphabétique. Cet agencement est retravaillé au niveau des occurrences en million de mots d'après Le Robert Dixel Mobile. Par la suite, les données du plus fort au plus faible degré de synonymie et d'antonymie sont dressées selon le CNRTL. Par ailleurs, nous avons effectué un classement décroissant par rapport à leur occurrence dans chaque catégorie respective. Prenant comme support ces avant derniers résultats, nous avons accouplé les synonymes et les antonymes des VPP d'après leur relation de degré maximale. En nous référant au dépouillement des VPP dans les manuels de Festival 1 et 2, nous avons procédé à l'évaluation du recrutement des relevés obtenus en fonction des tableaux de synonymie/antonymie ainsi que des tableaux des occurrences dont les caractéristiques sont citées plus haut. Enfin, nous avons terminé notre analyse en leur octroyant la valeur qui leur est destinée. Nous n'avons trouvé que quelques exemples de performatifs explicites dans les manuels et constaté que seule une minorité des verbes de notre corpus y figurent. Parmi ces verbes, certains n'ont aucune valeur pragmatique.
Türk yazı dilleri ve diyalektlerinde yansımalı fiillerin yapısı
Türk Dili Ve Diyalektlerinde Yansımalı Fiillerin Yapısı adlı bu çalışma "İnceleme-Eklerin İşlevsel Açıdan Sınıflandırılması- Lehçelere Göre Eklerin Dizini" olmak üzere üç ana bölümden oluşmuştur. "İnceleme" bölümünde fişleme sonucunda tespit edilen 49 ek alfabetik sıraya göre verilmiştir. Her ekin altına tarihî ve yaşayan lehçelerin örnekleri yine alfabetik sisteme göre sıralanmıştır. Ardından bu ekler, işlevselliği açıdan sınıflandırılmış ve elde ettiğimiz veriler "Sonuç" bölümünde değerlendirilmiştir. Son olarak, tarihî ve çağdaş Türk lehçelerinden fişlenen bütün ses yansımalı fiiller eklere göre dizin haline getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ses yansımalı filler, Tarihî Türk Lehçeleri, Çağdaş Türk Lehçeleri.
Kıpçak lehçelerinde kök fiiller (Tarihî-karşılaştırmalı söz varlığı incelemesi)
Bu çalışmada Genel Türk dilinin Kuzey kolu olarak adlandırılan Kıpçak grubundaki on çağdaş lehçenin kök fiilleri Eski Türkçe ve Kıpçak yadigârları üzerinden tarihî-karşılaştırmalı yöntemle incelenmiştir. Tezin Giriş bölümü Kıpçaklar, Kıpçakça ve çağdaş Kıpçak lehçeleri hakkındaki bilgilerin değerlendirilmesi ile oluşmuştur. Tezdeki incelemenin Ses Bilgisi bölümü tarama ile elede edilen Kıpçakça kök fiillerin, ses bilgisi yönünden tahliline dayanır. Bu bölüm, ses varlıkları, ses değişmeleri ve ses olaylarını içermektedir. Şekil Bilgisi başlığı altında kök fiil kavramı ele alınmış ve çağdaş Kıpçakçanın söz varlığı açısından işlenmiştir. Anlam Bilgisi bölümünde ise, tarihî-karşılaştırmalı yöntemle kök fiillerin anlam özellikleri incelenmiştir. Böylece çağdaş Kıpçak lehçelerinin kök fiillerinin hem Eski Türkçe ve tarihî Kıpçakça kaynaklarından itibaren takip edilebilen şekil, ses ve anlam özellikleri hem de aynı gruba mensup on çağdaş lehçenin birbirleriyle olan ilişkileri ortaya konmaya çalışılmıştır.