Folk literature

262 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

20. yy. Doğu Anadolu taşlamalarında mizahın protesto işlevi

Türk halk edebiyatı içerisinde yer alan âşık edebiyatı toplum hayatının aynası niteliğinde eserlerden oluşmaktadır. Âşıklar yaşadıkları her dönemde çağın tanığı ve toplumun aynası görevi görmüşlerdir. İçinde yaşadıkları topluma karşı kendilerini sorumlu tutan âşıklar yazdıkları şiirlerde toplumu ilgilendiren hemen her konuda söz söyleyerek farklı işlevler üstlenmiş ve bu işlevleri yerine getirmişlerdir. Âşık edebiyatı ürünleri incelendiğinde; toplumun düşünce yapısı, manevî değerleri, duygu dünyası, yaratıldıkları dönemin şartları anlaşılabilmektedir. Âşık edebiyatı nazım türlerinden biri olan taşlamalar; bireyin, toplumun, kurumların aksayan yönlerini eleştirmek için yazılan şiirlerdir. Âşıklar taşlamalarını farklı üsluplarla yazmışlardır. Bu üsluplardan biri de mizahî üsluptur. Taşlamalarda kullanılan mizah, protesto edilen bozukluğu/eksikliği gülünç göstermeyi amaçlamaktadır. 20.yy Doğu Anadolu Taşlamalarında Mizahın Protesto İşlevi adlı çalışmanın amacı mizahın eğlenme ve eğlendirme dışında işlevlerinin de varlığını ve bu işlevlerden biri olan protesto işlevinin taşlamalarda kullanımını incelemektir. Âşıklar, farklı dönem ve yörelerde yazdıkları taşlamalarında mizah yardımıyla bireyler, siyasî, sosyal, dinî ve ekonomik konular, doğa olaylarıyla hayvanlar, felek, sevgili, ölüm gibi konular başta olmak üzere birçok olay, kişi, durum ve kurumu eleştirmişlerdir. 20. yy ise Türkiye için toplumsal ve siyasî birçok değişikliğin yaşandığı bir dönem olması nedeniyle dönemin âşık edebiyatı ürünlerine farklı biçimlerde kaynaklık etmiştir. Çalışma beş ana bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümü Temel Kavramlar başlığı altında mizah, hiciv, protesto, Âşık edebiyatı, taşlama kavramlarının açıklamasına ayrılmıştır. İkinci bölümde -edebiyat oluşturulduğu toplumdan ayrı düşünülemez düşüncesiyle- 20. yüzyıl Türkiye'sine Genel Bir Bakış başlığı altında 20. yüzyılda dünyada ve Türkiye'de meydana gelen gelişmeler incelenmiştir. Üçüncü bölümde Mizah ve Hiciv İlişkisine yer verilmiş, alt başlık olarak Türk Halk edebiyatında mizah ve hiciv ilişkisi yazılı ve sözlü halk edebiyatı türleri çerçevesinde incelenmiştir. Dördüncü bölümde Protesto İşlevi ana başlığı altında işlevsel kuram ve folklorun protesto işlevi, âşıkların protesto işlevi, mizahın protesto işlevi incelenmiştir. Çalışmanın beşinci ve son bölümünde Örnek Metinler Çerçevesinde 20. Yy. Doğu Anadolu Taşlamalarında Mizahın Protesto İşlevinin Analizi yapılmıştır. Her metin, alındığı kaynak kitaplardaki yazım ve noktalama işaretlerine sadık kalınarak teze alınmış ve metinden sonra metin analizine yer verilmiştir. Metinlerde yer alan Doğu Anadolu Bölgesi'ne has kelimeler tezin son kısmında Sözlük başlığı altında şiirlere ait numaralar ile gösterilmiş ve kelimelerin anlamları Türk Dil Kurumu Derleme Sözlüğü'nden ve Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlük 'ten bulunarak yazılmıştır. Çalışmada 20. yy'da Doğu Anadolu'da yaşamış âşıkların şiirleri taranmış, İşlevsel Halkbilimi Kuramı çerçevesinde örneklem yöntemi kullanılarak bu yüzyılda Doğu Anadolu âşıkları tarafından en çok işlenen konular başlıklar altında toplanmıştır. İncelenen örnekler sonucunda mizahın gülmeceden çok ironi ve yergi anlamında kullanıldığı, mizahın, âşığın ve taşlamanın işlevlerinin örtüştüğü belirlenmiştir. Taşlamalarda, mizahın aynı zamanda protesto edilen kişi/kurum/olay/durum hakkında halkı uyarma ve bilgilendirme işlevlerinde kullanıldığı da görülmüştür. Anahtar Sözcükler Mizah, 20.yy, Doğu Anadolu, Taşlama, Protesto, İşlev, Âşık Edebiyatı.

20. yüzyılAşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)+6
Elif Eda Sarıkaya
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk âşık edebiyatı açıklamalı sözlüğü

Türk halk edebiyatının türleri arasında önemli bir yere sahip olan âşık edebiyatının öneminin büyük olduğu bilinmektedir. Bu nedenle halk edebiyatı teorileri açısından âşık edebiyatının incelenmesi edebiyat ve Türk halk bilimi açısından ciddi bir önem arz etmektedir. Âşık edebiyatı, toplum yapısını gerek mizahi gerekse ciddi bir üslupla betimleyen ve bazen eleştiren, halkına arzularını, duygu ve düşüncelerini epik ve lirik şekilde dile getiren ve bunu yaparken de halkı düşündüren, yol gösteren Türkler'e özgü bir yaratıcılık geleneğidir. Ayrıca, âşık edebiyatı âşıkların meydana getirdiği eserlerin oluşturduğu ve halk edebiyatında yer alan bir kol olarak da tanımlanmaktadır. Âşık edebiyatı, halk diliyle ve hece vezniyle meydana getirilmekle birlikte saz eşliğinde söylenen şiirlerden oluşan geleneksel edebiyatımızın adı olarak da bilinmektedir. Başka bir deyişle, anonim ürünlerin haricinde kalan şiirlerin (koşma, destan, semâî, kalenderî vb.) oluşturduğu tür âşık edebiyatı olarak adlandırılır. Âşık edebiyatının aslı İslamiyet'in kabulünden önceki sözlü edebiyat dönemine dayanmaktadır. Hangi şekilde adlandırılırsa adlandırılsın toplumun istek ve düşüncelerini sazlarıyla sözleriyle dile getiren saz şiiri sanatçıları ve onların ürettikleri insanlık tarihi kadar eskidir. Bu sanatçılar ve yarattıkları, kültürün birer parçası ve aynı zamanda birer taşıyıcısıdır. Türk coğrafyalarında yaratılmış ve varlığını sürdürmüş olan âşık sanatı, Türk coğrafyaları dışında da Ermenistan, Yunanistan gibi birçok coğrafyada da kendisine yaratılma alanı bulmuş ve her coğrafyanın diliyle, kültürüyle, yaşam biçimiyle vs. yaratılıp şekillenmiştir. Her sanatçı yöresinin insanına, içinde bulunduğu duruma göre söz söylemiş ve buna göre enstrümanını seçmiştir. Sazın günah kabul edilip yasaklandığı toplumlarda sazlar susmuş ve yalnızca sözler konuşmuştur. Sanatçılar sadece saz ve söz üstatlığı yapmamış, aynı zamanda hasta iyileştirme, falcılık, büyü ve sihir, din adamı, merasimleri yöneten şahıs, halk kahramanı gibi kimliklere de sahip kişiler olmuşlardır. Bu âşık geleneğinin ve geleneğin yaratıcılarının ne ölçüde geniş bir kapsama sahip olduklarını göstermektedir. Mitolojiden sufizme, kırsal kesimden saraylara, ağıtların okunduğu hanelerden eğlence muhitlerine kadar geniş bir yelpazede yaşayan ve yaşatılan bu gelenek tarihe ve kültüre ışık tutan en güzel miraslarımızdan biridir. Bu çalışmanın temel amacı âşık edebiyatının ne olduğunu anlamaya yardımcı olarak temel kavram ve ilkelerin üzerinde durmak ve konu ile alakalı bir sözlük oluşturmaktır. Dolayısıyla bu çalışmayı okuyan kişinin âşık edebiyatı hakkında detaylı bir bilgiye sahip olması ve konu ile alakalı ilke ve terimleri öğrenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmaya başlamadan önce ve çalışmaya başladıktan sonra detaylı araştırmalar yapılarak çalışma oluşturulmuştur. Çalışma konumuzu belirlemeden önce, halk edebiyatının üç farklı kolu olan anonim halk edebiyatı, vi tekke- tasavvuf edebiyatı ve âşık edebiyatı üzerine Türkiye'de ve komşu coğrafyalarda yapılmış birtakım çalışmaları inceledik. Halk edebiyatı terimlerinin, motiflerinin, temalarının, türlerinin yer aldığı halk edebiyatının genel sözlüğü birçok akademisyenimiz tarafından çalışılmış olmasına karşın, halk edebiyatının alt kolları olan anonim halk edebiyatı, tekke- tasavvuf edebiyatı ve âşık edebiyatının terimleri, motifleri, temaları, türleri üzerine bir sözlük çalışmasının yapılmadığını gördük. Halkın kültürünü eğitici ve eğlendirici bir işlevle, sözlü ve yazılı olarak halka aşılayan ve aktaran âşık edebiyatımızın kendisine has bir sözlüğü olması gerekmektedir. Bu yüzden çalışma konumuzun ''Türk Âşık Edebiyatı Açıklamalı Sözlüğü'' şeklinde olmasına karar verdik. Nitekim böyle bir çalışma Türk edebiyat biliminde ve Türk halk edebiyatı araştırmalarında ayrıca somut bir konu olarak ele alınmamıştır. Çalışmamızda farklı Türk coğrafyalarında ve kısmen de Türkiye'deki bazı yörelerde saz şiiri sanatının türleri, biçimleri, bunların geçmişten günümüze kadar değişik şekilde adlandırılmaları, coğrafyalara göre bu sanatın yaşatılma şekilleri, beslendiği kaynaklar, etkilediği ve etkilendiği alanların (bilim, tarih, müzik, inanç, felsefe vs.) neler olduğuna ve bu alanlarla nasıl bir ilişki içerisinde olduğuna değinilmiştir. Ayrıca, diğer edebi dönemler ile ortak türleri ele alıp, bu türlerin şekil ve muhteva özellikleri, saz şiiri geleneğinin üretildiği ve şekillendiği muhitler ve geleneğin bu muhitlerdeki üretilme şekillerinin neler olduğu üzerinde de durulmuştur. Bu sanatın ilk yaratıcıları, onların özellikleri ve birbirleri ile benzerliklerinin olup olmadığı ve üretilen eserlerin bu yaratıcılar tarafından nasıl icra edildiğine dair hususlar da ele alınmıştır. Bunlara ilaveten, çalışmada geleneğin yaratıcılarının nasıl ve neye göre adlandırıldıkları, adlandırılma yapılırken ortamın, sanatçının becerilerinin, sanatın icra edildiği toplumun bu adlandırma üzerindeki etkisinin olup olmadığı, sanatçıların ve toplumun bu sanata katkılarının neler olduğu da incelenmiştir. Geleneğin toplumun kültür ve yaşantısı üzerindeki etkisi gibi muhtevalar ele alacağımız kavramlarda anlamsal olarak yer edinmiştir. Direkt kavram başlıkları olarak çalışmamızda yer almayan bu muhtevalar, daha önce çalışılmış kitap, dergi, makale vs. kaynaklardan yararlanılarak sözlük çalışmamızda yer edinecektir. Söz kadar sazın da etkili olduğu bu sanatta ele aldığımız kavramlar ile sazlı-sözlü sanatın yanı sıra bu sanatın yaratıcılarının sanatlarını yaratırken bulundukları muhitler, bu muhitlerin yaratıcının sazı ve sözü üzerindeki etkisi, sanatın yaratıldığı dönemin şartları ve toplum üzerindeki sosyo-ekonomik, siyasal, sanatsal kazanımların ve kayıpların Türk âşık edebiyatında ve bizim nazarımızda ehemmiyeti büyüktür. Kavramlarımızda muhteva olarak yer verdiğimiz bu konular saz şiiri sanatının çok eski bir geçmişe sahip olduğuna ve zengin bir kültürel birikimle yaratıldığına bir nebze olsun açıklık getirmektedir. Kavramları açıklarken daha etkili ve açıklayıcı bir anlatım tekniği kullanabilmek ve düşüncelerimizi somutlaştırmak adına saz şiiri sanatının üstatları tarafından yaratılmış mısralara da örnek olarak yer verdik. Farklı kaynaklardan derleyerek çalışmamızda yer verdiğimiz örnekler, bu sanatı hem daha somut bir şekilde ele vii almamızda hem de üstat sanatçılarımızın üstün kabiliyetlerini geçmişten günümüze taşıyıp, yeniden hatırlatmamız da vesile olacaktır. Ayrıca, bu sayede konunun detaylı bir şekilde anlaşılması amaçlanmaktadır. Çalışmamızda Türkiye'de ve Türk dünyası'nda yayımlanmış birçok dergi, makale, ansiklopedik eser ve akademik tezlerden faydalanılmıştır. Kaynak taraması yapıldıktan sonra, çalışacağımız madde başlıklarımızı belirledik ve kendi yorumumuzla da sözlük çalışmamızı ortaya koyduk. Sayısı binin üzerinde olan bu kavramları ansiklopedik düzene göre kaleme aldık. Açıklayacağımız kavramın ilk harfini karşılayacak harfi sözlük kurallarına uygun olarak büyük harfle ve koyu renkte sayfanın başına ortalayarak yerleştirdik. Kavramlar da yine harf sırasına uygun bir şekilde dizilerek açıklanmıştır. Alt başlıklar genel başlıklar ile anlamsal bütünlük sağlayacak şekilde genel başlıkların içerisine (*) işareti ile gösterilerek yerleştirilmiştir. Benzer anlamları ihtiva eden sözcükler gerekli kavrama atıfta bulunmak amacıyla (bk.) ile gösterilmiştir. Teknik olarak bilimsel araştırma yöntemleri esas alınıp, tanımlayıcı, açıklayıcı, örnekleyici yöntemler kullanılmıştır. Kısmen de kullandığımız yöntemlere istinaden yaptığımız yorumlar çalışmamızda mevcuttur. Kavram açıklamalarını da zengin örneklerle destekleme gayretinde bulunarak çalışmamızı sürdürdük. Çalışmanın tanım-bilgi-yorum-örnek aşamalarında gerekli tanımlar, bilgiler, yorumlar, örnekler verildikten sonra çalışmanın içerik kısmı noktalanıp, çalışma boyunca yararlanılan kaynaklara çalışmanın arkasında yer verilmiştir. Ayrıca çalışmada kullandığımız teknikler ve çalışmanın gerek süreç içerisinde gerekse süreç sonunda bizlere kazandırdıkları ile ilgili naçizane düşüncelerimizin yer aldığı bir sonuç kısmı ile çalışmamızı bütünüyle noktaladık. Anahtar Kelimeler: Âşık edebiyatı, halk edebiyatı, sözlük, kavram, sanat, yaratıcılık, gelenek, saz şiiri, çalışma, saz.

Aşık edebiyatıEdebiyatHalk edebiyatı+1
Fatma Kaçar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Deryâmî'nin şiirlerinin eleştiri açısından incelenmesi

Âşık Deryâmî son dönem âşıklarımızdan biridir. Halkın içinden çıkmış ve bu halkın kültürüyle yoğrulmuştur. Hayatının büyük bir kısmını şiire adamış, pek çok maddi ve manevi sıkıntılar çekmiştir. Çok büyük bir âşık olmasına rağmen maalesef hayatında hak ettiği ilgiyi görememiştir. Bu çalışmanın içerisinde eleştirinin tanımı, tarihi gelişimi, edebiyatımızdaki gelişimi, sanatçının hayatı ve şiirlerinin eleştiri açısından incelenmesi şeklinde başlıklar yer almaktadır. Deryâmî şiirlerinde, toplumun ve devlet kurumlarının aksayan taraflarını, insanların kötü alışkanlıklarını, ekonomik sıkıntıları, sevgilinin vefasızlığı vb. durumları eleştirmiştir. Şâir bazı şiirlerinde ağır eleştiriler yapmıştır. Şiirlerinde hakarete, hatta küfre varan eleştirileri görmekteyiz. Âşık, şiirlerinde ironiyi de sıkça kullanmıştır. Çalışmamızın aynı zamanda halk kültürümüzün yapı taşlarından biri olan âşıklık geleneğinin gelecek kuşaklara aktarılması konusunda da araştırmacılara yardımcı olacağı kanaatindeyiz. Prof. Dr. Halil Açıkgöz'ün eseri, kapsamlı bir çalışma olduğundan tezde en fazla faydalanılan kaynaktır. Bunun yanında, tezlerden, halk edebiyatıyla ilgili eserlerden, makalelerden, süreli yayınlardan yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Âşık, Deryâmî, Eleştiri, Halk Edebiyatı.

Aşık DeryamiEleştiriHalk edebiyatı+3
Furkan Aygül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İzzettin Dönmez'in hayatı, edebi şahsiyeti, taşlama anlayışı ve taşlamalarının hikâyelerinin incelenmesi

Halk şiirinde taşlama önemli bir yer tutar. Türk Halk Edebiyatında taşlamalarıyla ünlü şairlerimizden Dertli, Seyrani vb. gibi şairler tarafından taşlama geleneği bugünlere kadar taşınmış ve günümüzde yaşayan halk şairleri tarafından da taşınmaya devam etmektedir. Taşlama geleneğini sürdüren şairlerin tanınması, tanıtılması, şairlerin Türk Halk Şiirine sağlamış oldukları katkılar, gelecek nesillere aktarılmalıdır. Çalışmamızda taşlama geleneğini devam ettirmeye çalışan halk şairi İzzettin Dönmez ve şiirlerinde taşlama anlayışı incelenmektedir. Halk şiiri ile ilgili gerekli olan bilgiler sunulup İzzettin Dönmez'in şiirleri ile karşılaştırılmıştır. Türk Halk Şiirinde taşlama geleneği incelenerek İzzettin Dönmez'in taşlamaları işlev, yapı, konu ve bağlam özellikleri açısından değerlendirilmiştir. İzzettin Dönmez'in hayatından, edebi şahsiyetinden, şiirlerinden, taşlamalarından ve taşlamalarının hikâyelerinden yola çıkılarak hem Türk Halk Şiirine hem de taşlama geleneğine sağlamış olduğu katkı incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: İzzettin Dönmez, Halk Şairi, Halk Şiiri, Taşlama

Dönmez, İzzettinHalk edebiyatıHalk şiiri+4
Hatice İbiş
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Karagöz-Hacivat diyaloglarından hareketle cümle çözümlemesi ve Karagöz'ün Türkçeciliği

Karagöz Türk Halk edebiyatının ayrılmaz bir parçasıdır. Anadolu'ya gelişi hususunda çeşitli görüşler mevcuttur. Mevcut görüşler içinde en tutarlı olanı Karagöz'ün XVI. yüzyılda Yavuz Sultan Selim zamanında Mısır'dan geldiği yönünde olan görüştür. Karagöz yalnızca bir gölge oyunu olarak kalmayıp sosyal hayatın içine nüfuz etmiştir. Halkın sorunları, dönemin problemleri mizahi yolla perdeye yansımıştır. Oyunların asıl kişileri olan Karagöz ve Hacivat belirli kesimleri temsil etmiştir. Hacivat Saray'ı temsil ederken Karagöz halkı temsil etmiştir. Bu durum Hacivat-Karagöz'ün konuşmalarına da yansımıştır. Çalışmanın temelini Karagöz ve Hacivat arasındaki konuşmalar oluşturmuştur. Üç bölümden oluşan bu tezin birinci bölümünde "Karagöz" kelimesi tanımlanarak gölge oyununun kökenine inilmeye çalışılmıştır. İkinci bölümde ise Türk Dili ve Türkçecilik hakkında genel bilgiler verilmiştir. Son bölümde Karagöz-Hacivat diyaloglarından hareketle Karagöz'ün Türkçeciliği tespit edilmeye çalışılmıştır. Aynı zamanda bu bölümde Karagöz oyunlarındaki konuşmalardan hareketle cümle çözümlemesi yapılmaya çalışılmıştır. Karagöz'ün Türkçeciliğini tespit etmek amacıyla yapılan bu tez çalışmasında, Karagöz'ün dil açısından günümüzde de geçerli olabilecek bir kaynak olduğu ortaya konmaya çalışılmıştır. Sonuç bölümünde ise tespitler verilmeye çalışılmıştır.

Cümle yapısıCümle ögeleriDil bilgisi+7
Deniz Çömez
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavi'nin Hamzanamesi (26. cilt) giriş-inceleme-metin-sözlük

Konusu tarih olmamakla beraber tarihi eserlerden faydalanan ve tarihe ışık tutan Hamzanâme'nin, bilhassa halk edebiyatı ürünlerimizin içinde önemli bir yeri vardır. Bu ürünlerin başında, ilkçağın en uzak dönemlerinden günümüze kadar gelip varlığını koruyan destanlarımız yer almaktadır. Destanlar tarihi aydınlatır, fikir ve sanat hayatına kaynak olurlar. Bu bakımdan destanlar milletlerin efsanevi tarihi sayılırlar. Türklere dair çeşitli bilgileri ihtiva eden Türk destanları da "İslâmiyet'ten Önceki Destanlar" ve "İslâmiyet'ten Sonraki Destanlar" olmak üzere ikiye ayrılırlar. Hazret-i Hamza'nın hayatı etrafında teşekkül ettirilen, onun maceralarını ve din uğruna yaptığı savaşları konu edinen hikâyelerden oluşan Hamzanâmelerin de İslâmiyet'ten sonraki destanlarımız, halk hikâyelerimiz arasında yer aldığı bilinmektedir. Eserin biçim özellikleri, yazılış amacı ile eserdeki motifler ve kahramanların özellikleri irdelendiğinde, Hamzanâmelerin destandan menkıbeye geçiş dönemi ürünleri olduğu fikri ağırlık kazanmaktadır. Bu güne kadar yapılan araştırmalar sonucunda farklı kütüphanelerde olmak üzere çok sayıda Hamzanâme nüshasına ulaşılmıştır. Yüzün üzerinde Hamzanâme cildi bulunmasına rağmen, hakkında yapılan çalışmaların sayısının azlığı dikkat çekici bir durumdadır. Gerçekleştirdiğimiz bu çalışma ile 72 ciltlik Hamzanâme külliyatının bir cildi daha araştırmacıların dikkatine sunulmuş olmaktadır. Bu çalışmadaki amacımız; Eski Anadolu Türkçesinin kapsamlı ve önemli eserlerinden biri olan, fakat bu özelliğine rağmen araştırıcıların dikkatini çekip rağbet görmemiş bulunan Hamzanâme'nin bir cildini daha günümüz Türkçesine kazandırmak ve zengin söz varlığını gözler önüne sermektir. Bu çalışma giriş, inceleme ve iki bölümden meydana gelmektedir. Girişte Hazret-i Hamza, Hamzavî ve Hamzanâme hakkında genel bilgilere yer verilmiştir. İnceleme kısmında Hazret-i Hamzanın Hayatı, Hamzavî'nin hayatı ve eserleri hakkında geniş bilgi verilmiştir. Ayrıca tezimizin konusu olan 26. cildin olaylarının özeti yapılmıştır. Bunun yanında eserin biçim incelemesi yapılarak her sayfada kaç satır bulunduğu tespit edilmiştir. Daha sonra Hamzanâme'nin 26. cildinde geçen kelimeler kökenleri bakımından sınıflandırılıp bir grafik çıkarılmıştır. Birinci bölümde eski harfli metin, dönemin yani Eski Anadolu Türkçesinin dil hususiyetlerine uyularak transkripsiyonlu şekilde yeni harflere aktarılmıştır. Harekesiz bir metin olmasına rağmen eserin yazıldığı ve ait olduğu dönem göz önünde tutularak metnin okunması esnasında Eski Anadolu Türkçesinin dil hususiyetleri hakim kılınmıştır. Eserimiz halk diliyle yazılmış ve standart bir imla hususiyeti taşımadığı için metni oluşturan kelimelerin imlaları kimi zaman aynı sayfa kimi zaman da değişik sayfalarda farklı olarak yazılmıştır. Böyle durumlarda Arapça, Farsça kelimeler doğru şekilleri ile metnimizde yer aldı. Türkçe kelimeler ise orijinal metinde geçtiği şekliyle çeviri metnimizde gösterildi. İkinci bölümde söz varlığı bakımından oldukça zengin ve hacimli bir metin olan Hamzanâme'nin, kelime kadrosunu bütünüyle yansıtan bir sözlük hazırlanmıştır. Sözlükte madde başı yapılan kelimelerin metindeki anlamları verilmiş ve geçtikleri sayfa ve satırlar tek tek gösterilmiştir. Devamında ise Sonuç, Kaynaklar ve Hamzanâme'nin 26. cildinin yazma nüshası yer almaktadır. Anahtar Kelimeler : Hz. Hamza, Hamzanâme, destan, halk hikâyeleri

DestanlarEski Anadolu TürkçesiHalk edebiyatı+3
Yılmaz Faraşoğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (5.cilt I. kısım) (İnceleme-metin-sözlük)

14. yy şairlerinden Ahmedî'nin kardeşi olarak bilinen Hamzavî, Hamzanâme adlı eserin yazarıdır. Hamzanâmeler, Eski Anadolu Türkçesi döneminin önemli eserlerinden olup, dil özellikleri ve Halk Edebiyatı açısından içinde zenginlikler barındıran bir eserdir. Eser yerel halkından anlayacağı tarzda sade ve akıcı bir dil ile yazılmıştır. Biz de bu çalışmamızda Hamzanâme'nin 85 varak olan beşinci cildin I. kısmını ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi

14. yüzyılEdebiyatEski Türk edebiyatı+4
Mehmet Akif Yıldırım
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavî'nin Hamza-nâmesi (34. cilt) inceleme-metin-sözlük

Eski Anadolu Türkçesi'nin önemli kaynaklarından biri olan Hamza-nâme, 14. yüzyılın ikinci yarısında şair Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından kaleme alınmıştır. Hamza-nâme, halk hikâyelerinin genel adıdır. Hamza-nâme, halk edebiyatının özelliklerini taşır. Bu eserde, Hz. Muhammed'in amcasının hayatı anlatılıyor. Bu eserde Hz. Hamza'nın kişisel özellikleri, İslâm dininin korunması, savaşlardaki cesur davranışları, kahramanlıkları, adaletsiz davranışlara karşı direnişi ve dürüstlüğü anlatılmaktadır. Hz. Hamza, bu özellikleri sebebiyle halkın ilgisini ve beğenisini kazandı. Onun özellikleri dönemin eserlerine yansır. Hamza-nâme, İslâmiyet sonrası teşekkül eden Türk destanıdır. Hamza-nâme; Türkler'in İslâmiyet'i kabulünden sonra Türk halkının yaşam şeklinde, kültüründe, edebiyat dünyasında hak ettiği yeri almıştır. Hamza-nâme, Türkler arasında kabul görmüş önemli bir eserdir. Türk halkının Hamza-nâme eserine ilgi göstermesinin nedeni; halkın İslâm dinine saygı duyması ve dilinin anlaşılır olması büyük rol oynamaktadır. Hamza-nâme, İslâmî kahramanlık destanlarının anlatıldığı ilk eserdir. Hamza-nâme, destandan menkıbeye geçiş sürecinin ürünüdür. Hamza-nâme adlı destânî hikâyeler, aslen Arap kaynaklıdır. Bu eser; ilk olarak İran Edebiyatı'na, daha sonra Türk Edebiyatı'na kazandırıldı. Hamza-nâme; halk arasında yüzyıllarca okunmuş ve halk tarafından kahvehanelerde, yeniçeri ocaklarında ve kalelerde okutulmuş bir eserdir. Hamza-nâme'nin toplamda bilinen yetmiş iki cildi vardır. Çalışmamızda Hamza-nâme'nin otuz dördüncü cildini inceledik. Öncelikle, metnin transkripsiyonunu aktardık. Sonra metni özetledik. Sonra kelime hazinesi bakımından zengin olan metnin sözlüğünü yaptık. Ardından metindeki kişilerin ve yerlerin adlarını gösteren bir index hazırladık.

14. yüzyılAhmediDilbilgisi+7
Damla Göksel Özkurvurduk
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (18.cilt) inceleme-metin-sözlük

Hamzaname, 14. yüzyılda şair Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından kaleme alınmış, Anadolu'da ortaya çıkan klasik Türk nesrinin ilk ve meşhur örneklerindendir. Söz ve gramer açısından oldukça başarılı bir metin olan Hamzaname'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Bu çalışmada, daha önce bu kapsam ve muhtevada incelenmemiş Hamzaname'nin onsekizinci cildi ele alınmıştır. Öncelikle metnin özeti sunulmuş, devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Daha sonra metnin tümünü kapsayan bir sözlük ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Hamzavî, Hamzanâme, Eski Anadolu Türkçesi, 14. Yüzyıl

14. yüzyılDestanlarEski Anadolu Türkçesi+5
Yunus Kumru
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Battalnâme Destanı ile Battal Gazî filmlerinin tip ve motif ekseninde karşılaştırılması

Destanlar milletlerin tarihlerini, milli değerlerini, sosyal ve kültürel hayatlarını yansıtan edebi eserlerdir. Halk muhayyilesinde derin izler bırakmış olan savaşları, göçleri ve doğal afetleri konu edinen destanlar Türk kültüründe oldukça önemli bir yere sahiptir. Türklerin Müslüman olmasından sonra edebiyatımızda dini destanlar teşekkül etmiştir. İslâmiyet'ten sonra oluşan destanlardaki konulardan birisi Anadolu'nun İslâmlaşması ve Türkleşmesidir. Çalışmamızda bu konular doğrultusunda anlatılan destanlardan biri olan ve Battal Gazî'nin gazâvatlarını anlatan Battal Gazî Destanı değerlendirilmeye tâbi tutulmuştur. Battal Gazî Destanı, Menakıb-ı Gazavât-ı Seyyid Battal Gazî, Hikâyet-i Seyyit Battal Gazî, Seyyit Battal Gazî Menkıbeleri, Kitab-ı Battal Gazî gibi isimlerle de anılır. Seyyit Battal Gazî VIII. yüzyılda Emevilerin Bizans'a karşı açmış oldukları savaşta kahramanlıklarıyla ün kazanmış olan Arap kumandanıdır. Bazı rivayetlerde Battal Gazî'nin Anadolu sahasında Malatya civarında yaşadığı dile getirilmektedir. Anadolu sahasında yaşadığı bilinen Seyyit Battal Gazî'nin lakabı bütün kaynaklarda yiğit, cesaretli, pek büyük anlamlarına gelen Battal olarak geçmektedir. Çalışmada, Battal Gazî'nin mücadelelerini konu edinen Battal Gazî Destanı ve bu destandan yola çıkarak senaryolaştırılmış olan ve başrollerini Cüneyt Arkın'ın oynadığı 1970'li yıllarda çevrilmiş olan Battal Gazî filmleri tip ve motif ekseninde karşılaştırılacaktır. Bu filmler, Türk sinemasında Yeşilçam dönemi olarak adlandırılan döneme ait filmlerdir. Çalışmada öncelikle Battal Gazî Destanı tip ve motif ekseninde değerlendirilmiş sonrasında ise bahsedilen filmler yine tip ve motif ekseninde değerlendirilmiştir. Bu iki değerlendirmenin sonuçları ise çalışmanın asıl çıktısını oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Seyyit Battal Gazî, Battal Gazî Destanı, Tip, Motif, Destan

Battal GaziBattal-nameDestanlar+5
Tuğçe Döğer
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Eskişehir ili Sivrihisar ilçesi (merkez) folkloru

ÖZET ESKİŞEHİR İLİ SİVRİHİSAR İLÇESİ (MERKEZ) FOLKLORU Tahsin ALTIN Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Uşak Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Haziran 2014 Danışman: Yrd. Doç. Dr. Derya ÖZCAN Bu çalışmada Eskişehir'in Sivrihisar ilçesinin (Merkez) folklor ve halk edebiyatı ürünlerinin derlenmesi ve incelenmesi üzerinde durulmuştur. Halk arasında varlığını sürdüren fakat yazılı kaynaklarda yer almayan bazı sözlü kültür ürünlerinin gelecekte de var olmasını sağlayabilmek için halk edebiyatı ve folklor ürünlerinin toplanıp, derlenip sistematik bir şekilde kayda alınması gereği gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. İşte bu tezin yazılma amacı da buradan kaynaklanmaktadır. Sahip olduğumuz kültürel değerlerin farkına vararak, onların yok olmasına engel olmaktır. Halk bilimcilerin başlıca sorunlarından olan, hızla gelişen teknoloji karşısında tekdüzeleşen ve yok olmaktan ziyade anlamsızlaşan halk arasındaki inanışlar gittikçe dayandıkları manevi temeli kaybetmektedirler. Bu çalışmanın da amacı kaybolmakta olan folklor ürünlerimize yöresel olarak bir katkı yapmaktır. Tezde yer alan bilgilerin bir kısmı yazılı kaynaklardan büyük bir kısmı ise sözlü kaynaklardan elde edilmiştir. Kaynak kişilerimiz arasında genç olanlar da bulunmaktadır fakat büyük bir çoğunluğu genellikle belli bir yaş ortalamasının üzerinde olan kişilerdir. Bu durum da bize yapmış olduğumuz çalışmanın gerçekten bir işe yarayabileceğini göstermiştir. Çünkü gittikçe kaybolan halk deyişleri, inanışları vb. bu şekilde korunabilecek; gelecek nesiller arasında kullanılmasa bile geçmişte nasıl zengin bir sözlü kültürümüz olduğunu onlara öğretecektir. Sonuçta bu çalışma halk bilimi ürünlerinin toplanması açısından her ne kadar önemliyse bölge halkının geçmişine ışık tutması bakımından da ayrıca faydalıdır. Günümüzde, geçmişe nazaran folklor ürünleri varlığını koruyamasa da yaşamakta olanları burada ele almaya çalıştık. Anahtar Kelimeler: Sivrihisar, folklor, halk edebiyatı, Eskişehir, halk kültürü

El sanatlarıEskişehir-SivrihisarGeleneksel giysiler+6
Tahsin Altın
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili Erdemli ilçesi (Merkez) folkloru

Bu çalışmada Mersin'in Erdemli ilçesine (Merkez) özgü, halkbilimin inceleme sahasına giren kültür varlıklarının derlenmesi, yazılı belgelerin ve yaşayanların hatıralarında olanlarının bir araya getirilmesi, şu anda yaşayanların yok olmadan kayda geçirilerek gelecek kuşaklara aktarılması ve değişik alanlarda çalışan araştırmacılara malzeme sunulması amaçlanmıştır. Çalışmaya esas olması için yazılı kaynaklar taranmış, yerleşim yeri incelenmiş, pek çok kaynak kişiyle yüz yüze görüşülerek veriler toplanmıştır. Defalarca sahaya gidilerek gözlem metoduyla kültürel unsurlar derlenmiş, gerekli olanların fotoğrafı çekilmiştir. Hayat ve kültür karşısında halkın tepkisi, ilgisi ve yorumu anlaşılmaya çalışılmıştır. Bütün bu çalışmalar yapılırken verilere ulaşmada muhatabımız olan herkese karşı mümkün olduğunca dostça davranılarak yaptığımız çalışmalardan insanların mutluluk duymaları ve bize yardımda gönüllü olmalarına özen gösterilmiştir. Sonuç olarak yörede dünden bugüne bozulmadan gelen bir insan yapısı, buna bağlı olarak insan hayatının çok değişik safhalarında geçmişin derinliklerine uzanan zengin bir kültürel dokunun varlığı; bunun yanında modern hayat tarzının ve teknolojinin büyük bir hızla bu yörede de varlığını ve tesirlerini ortaya koyduğu, bu nedenle eski ile yeninin, gelenek ile modernizmin bir arada yaşadığı; yöre insanının Orta Asya'dan, Atalarından yöreye taşıdıkları kültürel unsurları İslami ve batı tarzı değerlerle kaynaştırarak yaşattıkları ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Erdemli, folklor, halk edebiyatı, Mersin, halk kültürü

Halk bilimiHalk edebiyatıHalk kültürü+1
Doğan Aydın
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Başkurt Destanlarında Şamanistik unsurlar

Çalışma, Avrupa ile Asya kıtaları arasında yer alan Ural Dağı'nın yamacında yaşayan Başkurt Türkleri'nin destan yaratılarına Şamanistik unsurları ne derece yansıttıklarını ortaya çıkarmak üzere yapılmıştır. Çalışma giriş, iki bölüm ve sonuç şeklinde düzenlenmiştir. Giriş bölümünde Başkurdistan ve Başkurt Türkleri, Destan ve Başkurt Destancılık Geleneği üzerine bilgiler verilmiştir. Başkurdistan ve Başkurt Türkleri başlığı altında Başkurdistan coğrafyası ve Başkurt Türkleri'nin tarihi, sosyal ve ekonomik durumları hakkında bilgi verilmiştir; Destan başlığında, destan üzerine yapılan tanım ve açıklamalara değinilmiştir. Bu bölümün son başlığında ise Başkurt Türkleri'nin destancılık geleneğine değinilmiştir. Birinci bölümde, Türk eski inancı Şamanizm hakkında literatür taraması yapılmıştır. Bu aşamada birçok kaynak incelenerek Şamanizm inancı temel nitelikleriyle tanıtılmıştır. Çalışmanın temelini oluşturan ikinci bölümde, Türk Dil Kurumunun 2015 yılında yayınladığı 4 ciltlik "Başkurt Destanları" serisi Şamanistik unsurların varlığı bakımından ele alınmıştır. Burada 74 destan, 14 ana başlık altında incelenmiştir. Sonuç kısmında ise Başkurt Türk destanlarında yoğun şekilde tespit edilen Şamanistik unsurlara dair yorumlar yapılmış ve nihayetinde çalışma hakkında genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Başkurt, Şamanizm, Destan, Motif

Başkurt DestanıDestanlarDini motifler+4
Metin Mete
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Uşak'tan derlenen masallar üzerine bir inceleme

Bu çalışmada Uşak Merkez ve merkeze bağlı köylerde saha çalışması yapılarak sözlü kültürde varlığını sürdüren masalların derlenmesi, sonraki kuşaklara aktarılması ve Uşak'ta yaşayan masal anlatma geleneğinin tespiti amaçlanmıştır. Tarih boyunca Roma İmparatorluğu, Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Bergama Krallığı, Selçuklular, Germiyanoğulları ve Osmanlıların hâkimiyeti altında yaşayan Uşak, çok eski çağlardan beri yerleşim yeri olmuş bir coğrafyada kurulmuştur. Köklü medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Uşak derin bir sözlü kültüre sahiptir. Ancak yazılı kaynakların taranması neticesinde Uşak iline ait masallar üzerine derleme ve bilimsel inceleme yapılmadığı görülmüştür. Çalışmamıza esas olmak üzere yazılı kaynaklar taranmış, derleme yapılan saha incelenmiş ve çok sayıda kaynak kişiyle yüz yüze görüşülerek derleme yapılmak suretiyle veriler toplanmıştır. Birçok kez sahaya gidilerek görüşme metoduyla derlemeler yapılmış, derlemeler yapılırken en çok ses kayıt cihazı kullanılmış, bazı kaynak kişilerin fotoğrafları çekilerek bunlar arşivlenmiştir. İncelenen masallar, masal anlatıcılarının yöreye has ağız özelliklerine riayet edilerek yazıya aktarılmıştır. Yöreye ait sözcüklerin anlamları sözlük kısmında aktarılmıştır. Sonuç olarak Uşak'tan derlenen 166 masal metni Stith Thompson'un Motif Index of Folk- Literature adlı dünya motif kataloğuna göre incelenmiştir. Uşak'tan derlenen masallar incelendiğinde bazı masalların Türkiye'nin başka yörelerinde anlatılan masallarla benzeştiği, hatta birbirinin varyantı olan masalların söz konusu olduğu görülür. İyi ile kötünün mücadelesinden iyinin galip çıkması ve ahlâki temler içermesi dolayısıyla eğitimsel işlev taşıyan masalların anlatıcılarının ise genel olarak kadınlar olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamız kapsamında incelediğimiz masalların motif bakımından zengin olduğu ancak usta anlatıcıların daha çok kullandığı formel ifadelerin git gide zayıfladığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: folklor, halk edebiyatı, masal, Uşak masalları.

EdebiyatHalk bilimiHalk edebiyatı+4
Yeliz Bahadur
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Kemal Sunal filmlerinde folklor ve mizah

Halk biliminin çağdaş uygulamaları günümüze gelene değin oluşturmuş olduğu metin merkezli bakış açısını yavaş yavaş geride bırakarak geleneğe ait değerlerin, farklı icra ortamlarında ne şekilde yer edindiği bilgisini ele almaya başlamıştır. Canlı bir organizma gibi sürekli bir gelişim, değişim ve dönüşümün içinde varlığını koruyabilen geleneksel kültürel ürünler, teknolojik yapının, yaşam standartlarının, ekonomik faaliyetlerin şekillendirdiği dengelere kolaylıkla uyum sağlamakta ve bu şekilde varlık sahasını koruyabilmektedir. Günümüzde pek çok yeni icra ortamı içerisinde geleneksel kültürel kodların izlerini bulabilmek mümkündür. Geçiş dönemleri uygulamalarından halk inanışlarına, törenlerden geleneksel halk bilgisine kadar pek çok kültür ürünü yeni icra boyutlarına katılabilmektedir. Sözgelişi teknolojik gelişme ile tanıştığımız bilgisayar ve internet ortamlarında dahi sözü edilen kültürel kodların yeni bir yaşam sahası olarak kendine yer bulduğu görülmektedir. Sinema da geleneksel kültürel ögelerin işlendiği, bu ögelerin yeni bir temsil sahası olarak düşünülebilecek bir alandır. 19. yüzyılda keşfedilmesinden dolayı nispeten daha yeni bir ortam olan sinema, kültürel kimliğe ait detayların da işlendiği bir mecra haline gelmektedir. Türk sineması, özellikle 60'lardaki ulusal sinema tartışmaları ve hemen akabindeki Yeşilçam kuşağının halkçı-toplumcu bakışıyla birlikte milli bir sinemanın oluşturulması gayesi ile kültürel değerlere eğilmiş, bu doğrultuda konu, mekân veya karakter seçiminde gelenekseli yansıtma özelliği göz önünde bulundurulmuştur. Bu çalışmada genelde Türk sinemasının, özelde ise Türk güldürü sinemasının en önemli ismi olarak sayılabilecek Kemal Sunal filmlerindeki sözü edilen halk bilimsel ögelerin tespit, tahlil ve yorumu ayrıca, Kemal Sunal'ın mizahi söyleminin gülme ve mizah bakışlarına göre değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kemal Sunal, Folklor, Gülme, Mizah, Gelenek.

Halk bilimiHalk edebiyatıKomedi+5
Mustafa Dinç
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Alaşehir Yöresi doğum gelenekleri ve çocuk folkloru ürünleri

Çocuk denildiği zaman aklımızda aileye büyük bir mutluluk ve neşe katan, ailenin temellerini sağlamlaştıran bir birey canlanmaktadır. Çocuğun etrafında oluşan kendine has bir folkloru vardır. Manisa'nın köklü bir geçmişe sahip olan ilçesi Alaşehir, ilk çağlardan beri büyük öneme sahip bir güzergâh üzerindedir. Bu çalışma ile yörenin yüzyıllardır biriktirmiş olduğu zengin kültürüne ait unutulmasını istemediğimiz unsurlar derlenmek istenmiştir. Bu tezin amacı da Alaşehir'in çocuk folkloru ürünlerini Türk halkbilimi ve halk edebiyatı açısından incelemektir. Bu çalışma, Alaşehir ilçesindeki çocuk folkloru ürünlerinin belirlenip çocuk folkloru ürünlerinin derlenmesinden oluşmaktadır. Alan araştırması sonucunda ortaya çıkmış derlemeler beş ana başlığa ayrılmıştır. Bu başlıklar; Doğum Etrafında Şekillenen İnanış ve Uygulamalar, Çocuk Hastalıkları İle İlgili İnanış ve Uygulamalar, Çocuk Etrafında Şekillenen Maddi Kültür Öğeleri, Çocuk Etrafında Şekillenen Sözlü Edebiyat, Çocuk Oyunlarıdır. Alaşehir'de yapılmış bu derlemeler ile halkın düşüncesi, inanışları, edebiyatı, kültürüne ait izleri yansıtılarak yeni nesillere ulaşması sağlanmıştır.

GeleneklerHalk bilimiHalk edebiyatı+2
Günnur Korkusuz
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Afyonkarahisar ili Sultandağı ilçesi halk kültürü araştırması

Bu çalışmada Afyonkarahisar'ın Sultandağı ilçesindeki geçiş dönemleri olan doğum, evlenme, ölüm âdetleri ve bunlara bağlı inanışlar; bayramlar, tören ve kutlamalar, halk inanışları, halk hekimliği, halk baytarlığı, halk mutfağı, çocuk oyunları ve anonim halk edebiyatı ürünleri incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde araştırma sahası olan Sultandağı ilçesinin tarihî ve coğrafî özellikleri, nüfusu, ekonomik ve sosyokültürel yapısı hakkında yazılı kaynaklardan elde edilen bilgiler bulunmaktadır. Bu bölüm aynı zamanda çalışma hakkında genel bilgileri de içermektedir. Çalışmanın diğer tüm bölümlerinde elde edilen verilere, araştırma sahasına gidilerek kültürü bizatihi oluşturan ve mümkün olduğunca yaşatmaya devam eden sözlü kaynaklardan faydalanılarak ulaşılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde hayatın geçiş dönemleri ile ilgili bilgiler yer almaktadır. Bu bağlamda, Sultandağı ilçesinin doğum, sünnet, askerlik, evlenme ve ölüm âdetleri ve inanmaları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın üçüncü bölümünde Sultandağı ilçesinden anonim halk edebiyatı ürünleri derlenip incelenmiştir. Bu bölümde Sultandağı yöresinden derlenen mâni, ninni, türkü, ağıt, masal, efsane, bilmece ürünlerine yer verilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde Sultandağı ilçesindeki bayram, tören ve kutlamalara yer verilmiştir. Çalışmanın beşinci bölümünde halk hekimliği, halk baytarlığı ve halk giyim kuşamı hakkında bilgiler bulunmaktadır. Çalışmanın altıncı bölümünde yöredeki halk inanışları üzerinde durulmuştur. Çalışmanın yedinci bölümünde Sultandağı mutfak kültürü ile ilgili olarak yemek çeşitleri, tatlılar, kışa hazırlık için yapılan yiyecek ve içecek çeşitleri hakkında bilgi verilmiştir. Çalışmanın sekizinci yani son bölümünde ise yöreden derlenen çocuk oyunları bulunmaktadır. Bu araştırmanın sonucunda Sultandağı halk kültürünün, Orta Asya'nın ve Anadolu'nun inanç ve kültür dairelerinden etkilendiği ve kendi içinde bu izleri taşıdığı tespit edilmiştir.

Afyonkarahisar-SultandağıHalk bilimiHalk edebiyatı+2
Semih Binici
Uşak University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinlerinin değerler eğitimi açısından incelenmesi

Ortaokul Türkçe ders kitaplarında yer alan halk edebiyatına ait metinlerin değerler eğitimi açısından incelendiği bu çalışmada, 2005 – 2006 Eğitim öğretim yılından başlayarak 2018-2019 Eğitim Öğretim yılına kadar okutulan Türkçe ders kitaplarından toplam 29 ders kitabı incelenmiştir Betimsel nitelikte olan bu araştırmada doküman incelemesi ve tarama tekniği kullanılmıştır. Çalışmada MEB, Ders Destek, Eksen, Başak, Ez-De, Dörtel, Cem, Ada, Pasifik, FCM, Gizem, Evren, Doku, Koza, Enderun yayınları Türkçe Ders Kitapları ele alınmıştır. Ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinleri adil olma, aile birliğine önem verme alçakgönüllülük, bağımsız ve özgür düşünebilme, cesaret-liderlik çalışkanlık, doğruluk- dürüstlük Dostluk, empati, estetik duyguların geliştirilmesi, fedakârlık. Hoşgörü‐ duyarlılık, iyimserlik, iyilik yapmak, kültürel mirasa sahip çıkma, misafirperverlik, nazik olmak, özgüven, paylaşımcı olmak, saygı, selamlaşma, sevgi, sorumluluk, şefkat - merhamet, temizlik, vatanseverlik değerleri olmak üzere Talim Terbiye Kurulu'nun belirlemiş olduğu MEB Değerler Eğitimi Yönergesi'nde yer alan 27 değer içerisinde taranmıştır. Ayrıca MEB tarafından uygulamada yaşanan sıkıntıların bir ölçüde bertaraf edilebilmesi ve ders öğretim programları arasında birliktelik sağlanabilmesi düşüncesiyle ders farkı gözetilmeksizin bütün ders öğretim programlarında ortak olmak üzere adalet, dostluk, dürüstlük, öz denetim, sabır, saygı, sevgi, sorumluluk, vatanseverlik, yardımseverlik olmak üzere 10 kök değerler tespit edilmiştir. Bu araştırmada metinler bu 10 kök değer açısından da taranmıştır. İncelenen kitaplar yıllara göre gruplandırılarak tablo şeklinde analiz edilmiştir. Araştırmacı tarafından tespit edilen değerler, uzman görüşlerine de başvurularak neticelendirilmiştir. Buna göre incelenen ortaokul Türkçe ders kitaplarındaki halk edebiyatı metinlerinde toplam 318 değer bulunmuştur. İncelenen 29 ders kitabı içerisinde halk edebiyatına ait toplam 120 metin tespit edilmiştir. Bu bulgulara göre, Türkçe ders kitaplarında Halk Edebiyatı metinlerine yeterince yer verilmediği görülmüş, incelenen Halk Edebiyatı metinlerinde ise en çok tespit edilen değerlerin sevgi (64), vatanseverlik (44), dostluk (23), cesaret-liderlik (21), yardımseverlik (16) ve saygı (16) değerleri olduğu tespit edilmiştir. Ders kitaplarındaki metin sayıları ve tema isimleri yıllara göre farklılıklar gösterdiği tespit edilmiş bunun sonucunda ise yıllara göre bulunan değerlerde farklılaşma olduğu gözlemlenmiştir.

Ders kitaplarıDeğerlerDeğerler eğitimi+6
İsmail Işık
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türk masallarında imtihan motifi -Az Gittik Uz Gittik ve Zaman Zaman İçinde-

Tarihin çok eski çağlarından bu yana sözlü gelenek içerisinde gelişip zenginleşerek günümüze ulaşan masallar, hem milli hem de evrensel ögeler taşıyan önemli anlatılardır. Masallar ortaya çıktığı toplumdan izler taşımış, bunu sonraki nesillere ve diğer toplumlara aktarmada başarılı olmuştur. Türk masallarında yer alan imtihan motiflerinin tespit edildiği bu çalışma, bu alanda yapılan diğer çalışmalar gibi Türk halk kültürü araştırmalarına hizmet edecek bir çalışma olacaktır. "Türk Masallarında İmtihan Motifi-Az Gittik Uz Gittik ve Zaman Zaman İçinde-" adlı çalışma özet, önsöz, giriş, sonuç ve kaynakça haricinde üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın "Masal Kavramı" adlı birinci bölümünde; masal nedir, masalların kaynakları, masalların tasnifi, masallar üzerine yapılan çalışmalar hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın "Motif Kavramı" adlı ikinci bölümünde ise motif terimi ile ilgili bilgiler, motif üzerine yapılan çalışmalar verildikten sonra imtihan motifi tanımı yapılmış ve ardından Stith Thompson'un belirlediği"Motif Indeks Of Folk Literature" adlı eserinde yer verdiği imtihan motifi ana başlıkları sıralanmıştır. Üçüncü bölümde ise incelediğimiz "Az Gittik Uz Gittik" ve "Zaman Zaman İçinde" kitaplarındaki toplam yetmiş masalın adları numaralandırılarak verilmiştir. Ardından Stith Thompson'un belirlediği "Motif Indeks Of Folk Literature" adlı eserinde yer verdiği imtihan motifi ana ve alt başlıklar halinde sıralanmıştır. Sonrasında incelenen masallarda tespit edilen imtihan motifleri Stith Thompson'un belirlediği sıralama ile verilmiştir. Tespit edilen her imtihan motifiyle ilgili kısa bir açıklama yapılmıştır. Tespit edilen motiflerin diğer anlatı türlerinde görülen örnekleri de verilmeye çalışılmıştır. "Sonuç" adını taşıyan bölümde, inceleme bütünüyle ele alınmış, inceleme hakkında bir değerlendirme yapılmıştır. "Kaynaklar" bölümünde, incelemeye konu olan yazılı kaynaklar alfabetik sıra ile verilmiştir. Anahtar kelimeler: Masal, imtihan, motif

Halk edebiyatıMasallarMotifler+5
Şadiye Erdik
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Gomidas Vartabed'in halk ezgileri repertuvarından 14. cilt 6.kitaptaki ezgilerin çekirdek analizi yöntemiyle makamsal özellikleri açısından incelenmesi

Halk şarkılarının derleme çalışmaları, on dokuzuncu yüzyılda Osmanlıda ve Avrupa'da yükselen Ulusalcılık ve Batılılaşma hareketiyle yakından ilgilidir. Besteci, şarkıcı, derlemeci, öğretmen, koro şefi ve din adamı Gomidas Vartabed, on dokuzuncu yüzyılın sonunda Anadolu'da halk ezgilerini derleyen ilk müzik araştırmacısıdır. Gomidas'ın müzik araştırmaları on dokuzuncu yüzyılda başlayan folklor hareketini ve müzik anlayışını yansıtması açısından önemlidir. Ermeni ulusal müziğinin kurucusu kabul edilen Gomidas'ın Ermeni müziğinin yanında Anadolu'da yaşayan farklı halkların kültürel mirasını ortaya çıkarmak için yaptığı çalışmaların büyük bir gayret sonucu ortaya konulduğu anlaşılmaktadır. Anadolu müzik tarihinde yapılmış bu en eski yazılı derleme çalışmasıyla Gomidas'ı etnomüzikoloji disiplini açısından bir öncü olarak görmek mümkündür. Bu çalışmada, Gomidas Vartabed'in Türkçe, Kürtçe, Ermenice Derlemelerin yer aldığı derleme kitabından seçilmiş parçalar, makamsal özellikleri açısından incelenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde Anadolu Ermenilerine dair tarihsel süreç, Hıristiyanlıkla tanışmaları, Ermeni dini müziği ve Kilise müziğinde Batılılaşma etkileri, müzik gelenekleri, Âşıklık geleneği ile ilişkisi hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde Gomidas'ın hayatı, besteci ve derlemeci yönlerine bakış, müzik eğitimi, derleme çalışmaları, Ermeni geleneksel müziği ve milliyetçilikle ilişkisi, folklor hareketindeki yeri üzerinde durulmuştur. Son bölümde Gomidas'ın 14. Cilt 6. Kitap olarak numaralandırılmış derleme çalışmasındaki eserler, "ezgi çekirdeği" temelli makam analizi ile incelenmiştir. Analiz edilecek eserler, ezgi hareketlerine uygun olarak tespit edilen makam ailesine uyumlu bir tercihle yeniden yazılmış, ezgi çekirdekleri ortaya konmuştur. Anahtar Sözcükler: Gomidas, Ezgi çekirdeği, analiz, makam, ritim

BestekarlarBestelerErmeni besteciler+6
Duygu Güvener
Hacettepe University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hâfız Halil İbrahim Efendi cöngü üzerine mukayeseli bir inceleme

Bu çalışmada, Millî Kütüphanede "06 Yz Mil Cönk 51" yer numarasıyla kayıtlı ve 135 varaktan müteşekkil cönk üzerine mukayeseli bir inceleme yapılmıştır. Öncelikle cönklerin genel özelliklerinden ve Türk kültüründeki önemine dair bilgilerden hareketle Hâfız Halil İbrahim Efendi Cöngü şekil, muhteva ve dil özellikleri bakımından incelenmiştir. Daha sonra cönkte tespit edilen 120 farklı âşığa/şaire ait 710 şiir ile 3 mensur metnin çeviriyazıları verilmiştir. Cönkte en fazla şiiri olan Seyrânî, Âşık Ömer ve Gevherî'ye ait şiirler daha önce bu âşıklar hakkında yapılan çalışmalarla karşılaştırılmıştır. Bu âşıklar dışında Muhibbî, Bâkî, Emrî, Kemal Ümmî, Niyâzî-i Mısrî ve Aziz Mahmut Hüdâyî'ye ait çok az sayıdaki şiirin de başka kaynaklardaki izleri sürülerek kelime, mısra ve bent düzeyinde meydana gelen varyantlaşma düzeyleri ortaya konulmuştur. Metinlerin özgün biçimleri üzerinde ise şiirlerin dizgisine, cönk imlâsına ve müstensihin şahsî tasarruflarına dair tespitlere dikkat çekilmiştir. Sonuçta elde edilen veriler ve yapılan tespitler genel bir değerlendirmeye tâbi tutulmuştur.Anahtar Kelimeler: Cönk 51, Âşık Ömer, Gevherî, Seyrânî, varyant, şiir

Aşık SeyraniAşık ÖmerCönkler+5
Hüseyin Aldemir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Köroğlu'nun İran Türkleri anlatmaları üzerine bir inceleme

"Köroğlu'nun İran Türkleri Anlatmaları Üzerine Bir İnceleme" adını taşıyan bu çalışma, İran Türkleri âşık muhitlerinde âşıklar tarafından anlatılan Köroğlu Destanı'nın 11 kolunun, J. M. Adam, A. J. Greimas ve P. Larivaille tarafından ortaya konulan ve anlatının sözdizimi veya beşli şema adı verilen metot ve A. J. Greimas tarafından ortaya konulan eyleyenler metodu kullanılarak ele alınıp çözümlenmesidir. Çalışmamızda incelediğimiz metinlerin daha iyi tahlil edilebilmesi için öncelikle söz konusu metinlerin yaratım ve aktarım yeri olan İran'da yaşayan Türklerin tarihi, coğrafyası ve nüfusu hakkında verdiğimiz kısa bilginin yanı sıra, ilk olarak İran'da derlenen ve Köroğlu Destanı'nın bilim dünyasına tanıtılmasına vesile olan metinden başlayarak günümüze kadarki süreçte Köroğlu'nun İran Türkleri anlatmaları üzerine yapılan derleme ve inceleme çalışmaları hakkındaki bilgi ile sonrasında İran Türkleri âşık muhitlerinde destan anlatma gelenekleri ve anlattıkları Köroğlu Destanı listelendikten sonra çalışmamıza dâhil ettiğimiz metinler, yapısal olarak incelenmiştir. Bu incelemede ilgili metinler, "Kurgu Aşamaları" başlığı altında "Başlangıç durumu, Dönüştürücü öğe (Düğüm), Eylemler dizisi, Dengeleyici/Düzenleyici öğe (Çözüm) ve Bitiş durumu" olmak üzere beş alt başlıkta ve "Eyleyenler ve Oyuncular" başlığı altında ele alınmış ve kolların yapısal çözümlemesi yapılmış ve söz konusu metinlerin özetleri verilmiştir.

Aşık edebiyatıDestanlarGreimas, Algirdas Julien+7
Fazıl Özdamar
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karacaoğlan ve Mahtumkulu'nda sevgiliye ait güzellik unsurları üzerine mukayeseli bir inceleme

Bu çalışmada geçmişten günümüze kadar Türkmenistan'ın en büyük şairlerinden biri sayılan Mahtumkulu'nun şiirleri ile Anadolu sahası âşık şiirinin önemli şairlerinden olan Karacaoğlan'ın şiirlerindeki sevgilinin güzellik unsurları incelenmiş ve yorumlanmıştır. Bu çalışma ön söz, giriş, birinci bölüm, ikinci bölüm ve sonuç bölümünden oluşmaktadır. Çalışmanın giriş bölümünde Karacaoğlan ve Mahtumkulu'nun yaşamından ve edebî kişiliğinden, birinci bölümünde Karacaoğlan'ın şiirlerindeki sevgilinin güzellik unsurlarının nasıl ele alındığından, ikinci bölümünde Mahtumkulu'nun şiirlerindeki sevgilinin güzellik unsurlarının nasıl ele alındığından ve sonuç bölümünde de bu iki şairin şiirlerinde görülen ortaklıklar ve farklılıklardan bahsedilmiş, kaynakça bölümüyle çalışma tamamlanmıştır. Çalışmada kaynak eserler olarak Himmet Biray'ın hazırladığı Mahtumkulu Divanı, Saim Sakaoğlu'nun hazırladığı Karaca Oğlan adlı eser ile Abdurrahman Güzel'in hazırladığı Mahtumkulu Divanı seçilmiştir.

Halk edebiyatıKaracaoğlanKarşılaştırmalı edebiyat+7
Nihal Akyıldız
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Özbek mizahında Nasreddin Hoca tipi ve fıkraları

Gülme ve mizah kavramları ilkçağlardan bugüne kadar insanların üzerinde tartıştıkları iki temel konudur. İnsanların neye ve neden güldükleri? Bu gülmelerin hangilerinin mizahi olduğu ve mizah yaratma yolları insanların zihinlerini epeyce meşgul etmiştir. Nitekim üç büyük mizah teorisiyle (Üstünlük, Uyumsuzluk, Rahatlama) bu sorulara önemli cevaplar bulmuşlardır. Lakin bu cevapların hiçbiri tam olarak üzerinde fikir yürütülen soruları aydınlatmamıştır. Mizahi yaratmaların öne çıkanlarından bir tanesi de fıkradır. Fıkralar kısa ve yoğun anlatmalar olup final cümlesi sonda olan yaratmalardır. Fıkralarda verilmek istenen mesaj toplumun beklentilerini karşılamaya en yakın bir tip tarafından dinleyiciye aktarılır. Bu bağlamda Nasreddin Hoca, Türk Dünyasının ortak akıl ve vicdanı olma özelliğini kazanmış, ünü ve zekâsı çağları aşan bir fıkra tipidir. Fıkralarında kimi zaman merhametle hükmetmeyen zalim hükümdarları, kimi zaman adaletli karar vermeyen kadıları, kimi zaman da toplumdaki düzeni bozan, kargaşa yaratan insanları mizah yoluyla eleştirmiştir. Bu bilge tipi Türkler yaşadıkları her yere taşımışlardır. Biz de tezimizde Türk Dünyasının kültür merkezlerinin en önemlilerinden olan Özbekistan sahasındaki mizah anlayışını ve bu anlayışın en kuvvetli temsilcisi konumundaki Efendi fıkralarını; içerikleri, yapısı, zaman-mekân bağlamı, gülme ve mizah teorileri kapsamında inceledik. Bildiğimiz kadarıyla Kırgızistan ve Türkmenistan'daki Nasrettin hoca fıkraları üzerinde doktora çalışmaları yapılmıştır. Özbekistan sahasındaki efendi fıkraları üzerinde tez çalışması yapılmamış olması, bu sahaya yönelmemizi sağlayan önemli sebeplerden bir tanesidir. Tezimizde Nasreddin Hoca'ya bağlı olarak anlatılan 888 fıkra bulunmaktadır. Ayrıca tezimizde Özbek sahasındaki incelediğimiz fıkralarla Anadolu sahasındaki benzer anlatmaları da sunduk.

FıkralarGülmeHalk bilimi+5
Erhan Solmaz
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00

Related subjects