Highschools entrance exam

72 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Liseye geçiş sınavına hazırlanan öğrencilerin formal ve informal destek ağları

Bu çalışmanın amacı, Batman ili merkezindeki liseye giriş sınavına hazırlanan 8. sınıf öğrencilerinin sınava hazırlık sürecinde dersle ilgili destek aldığı formal ve psikolojik veya daha farklı konularda destek aldığı informal ilişkileri belirlemektir. Tarama modelinde olan çalışma nitel ve sosyal ağ analizi yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma araştırma yöntemi ile sürdürülmüştür. Araştırmada ölçme aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Öğretmen Soru Formu" ve "Öğrenci Soru Formu" kullanılarak 10 öğretmen ve 58 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın nitel bölümünde, öğretmen ve öğrencilerle yapılan görüşme dökümleri içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırmanın sosyal ağ analizi bölümünde, 58 öğrenciyle görüşülmüş ve elde edilen veriler UCINET 6.0 programında analiz edilerek yoğunluk, yapısal boşluk, merkezileşme ölçümleri hesaplanıp ağ diyagramları ile görselleştirilmiştir. Araştırmada ulaşılan sonuçlara göre, tüm öğrenciler ailesi, öğretmenleri veya akranları tarafından desteklendiğini düşünmektedirler. Ayrıca öğrencilerin hangi akranlarından destek aldığı belirlenerek akran destek ağı oluşturulmuştur. Akran destek ağında, 1 aktör izole olmuş ve yoğunluk analizi hesaplamalarına göre ağ içinde kurulabilecekleri ilişkinin %45'i kurulmuştur. Buna göre öğrenciler, kendi içinde çok sıkı olmayan dışarıya karşı açık bir ilişki yapısı ortaya koymaktadır. Ayrıca akran destek ağının hangi sebeplerle oluştuğuna ilişkin iki tür ağ belirlenmiştir. Bunlardan ilki, birlikte ders çalışma ilişkisi, ikincisi ise birlikte eğlenme ilişkisidir. Oluşturulan ağlarda merkezileşme ölçüm sonuçlarına göre, merkezi rol üstlenen öğrencilerin farklı olduğu görülmüştür. Sonuç olarak, öğrencilerin ağ içindeki konumlarına (merkezi aktör, etkinlik düzeyi ve arasındalık durumu) göre destek türü ve düzeyleri arasında anlamlı farklılaşmalar bulunmuştur.

BatmanLise giriş sınavlarıOrtaokul öğrencileri+2
Mahmut Onur Gezen
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere geçiş sistemi (LGS) sorularının soruşturma temelli öğretim çerçevesinde incelenmesi

Millî Eğitim Bakanlığı 2005 yılından itibaren sorgulamaya dayalı eğitime örtük olarak yer verirken, 2013 yılından itibaren öğretim programlarına dahil etmiştir. Çalışmanın amacı beceri temelli soruları sorgulama çerçevesinde incelemektir. Çalışmadaki Lise Geçiş Sistemi soruları beceri temelli sorular olarak nitelendirilecektir. LGS soruları; bilgiyi anlamak, akıl yürütmek, yorumlamak ve gerçek hayatla bağlantı kurmak için hazırlanmış sorulardır. Bu tür soruların tanımı, yoruma dayalı, hacimli, hacimsiz, verili, verisiz, yargıya vardıran sorulardır. Yapılan araştırma nitel araştırma olup yöntemi doküman analizidir. 2017-2021 yılları arasında 335 LGS ve örnek soruların dışında 2015 PISA, 2007-2011-2015 yıllarında uygulanan 2015 PISA, TIMMS soruları incelenmiştir. 335 LGS ve örnek sorularla geçmişte uygulanan PISA, TIMMS soruları iki boyutta değerlendirilmiştir. Bu boyutlar Bilişsel Beceri ve Bilimsel Süreç Becerileri sorularıdır. Sorular iki uzmanın görüşü alınarak incelenmiştir. 335 soru arasından seçilen 20 soru iki boyutta daha iyi karakterize edilebileceği için seçilmiştir. Çalışma sonucunda LGS sorularının becerilere karşılık gelmediği belirlenmiştir. Ayrıca bilimsel süreç becerilerinde yer alan 18 beceri ve 32 kazanımı içeren, Yenilenmiş Bloom taksonomisindeki basamakları kapsayan, 21.yy. becerilerini barındıran sorular olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Sorgulamaya Dayalı Öğretim ile Bilişsel Beceriler, Bilimsel Süreç ve 21.yy. becerileri eğitime entegre edilebilir.

Araştırma-sorgulamaya dayalı öğrenmeFen bilgisi eğitimiFen bilgisi öğretimi+5
Cavit Can Özden
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sınavı matematik sorularının süreç standartlarına göre değerlendirilmesi

Çalışmanın amacı, öğrencilerin yerleştirileceği ortaöğretim kurumunu belirlemek amacıyla Liselere Geçiş Sistemi kapsamında uygulanan merkezi sınav matematik sorularının, Ulusal Matematik Öğretmenleri Konseyi (NCTM) tarafından yayımlanan beş süreç standardına ve Ulusal Öğretim Programında yayımlanan alt öğrenme alanlarına göre değerlendirmesini yapmaktır. İlk olarak 2 Haziran 2018 yılında uygulanan merkezi sınav 2019, 2020 ve 2021 yıllarında da gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmada kapsamında 2020 ve 2021 yıllarında uygulanan sınav soruları ele alınmıştır. Nitel bir araştırma olarak yapılandırılan çalışmada doküman analizi yöntemi benimsenmiştir. Her yıl için 20, toplamda 40 matematik sorusu ve soruların olası çözümleri, beş temel süreç standardının kullanımına göre detaylı olarak değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgulara göre, 2020 yılında sınava dâhil edilen tüm alt öğrenme alanlarının sorulara homojen bir şekilde dağılım gösterdiği görülmüştür. 2021 yılında ise "geometrik cisimler ve dönüşüm geometrisi" alt öğrenme alanlarından hiç soru sorulmadığı belirlenmiştir. Her iki yılda da en çok kullanılan problem çözme stratejinin "değişken kullanma (denklem veya eşitsizlik kurma)" olduğu tespit edilmiştir. Akıl yürütmenin "ezbere dayalı matematiksel akıl yürütme" ve "yaratıcı matematiksel akıl yürütme" türlerinde herhangi bir soru bulunmadığı, soruların çoğunlukla gündelik hayatla ilişkilendirme, formel olmayan dili kullanma ve sayısal temsile uygun olduğu görülmüştür. 2020 yılındaki soruların çözümlerinde çoğunlukla kavram ile alt kavramları ve alt kavramların birbirleri arasında ilişki kurulmasına ihtiyaç duyulurken 2021 yılında ise en çok kavramlar arasında ilişkilendirmeye ihtiyaç duyulduğu belirlenmiştir. İletişim türünde her iki yılda da daha çok formel dil kullanımı, temsil türünde de sayısal temsil olduğu tespit edilmiştir.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+2
Hilal Çelik
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Lise sınavlarına hazırlanan çocuklarda kaygı düzeyi, yaşam kalitesi ve ebeveyn tutumları açısından cinsiyetler arasındaki farkların incelenmesi

Bu çalışmanın amacı lise sınavlarına hazırlanan çocuklarda; cinsiyetler arasında kaygı düzeyi, yaşam kalitesi ve ebeveyn tutumları açısından farklılıkların incelenmesidir. Ayrıca çocukların kaygı düzeyi ile yaşam kalitesi, ebeveyn tutumları ve sınav başarısı arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Araştırmanın örneklemi dört ortaokulda eğitim gören 155 kız ve 90 erkek olmak üzere toplam 245 çocuktan oluşmaktadır. Çocukların kaygı düzeyi "Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği" ile yaşam kalitesi "Çocuklar İçin Yaşam Kalitesi Ölçeği (13-18 yaş ergen formu) (ÇİYKÖ)" ve ebeveyn tutumları "Anne-Baba Tutum Ölçeği (ABTÖ)" ile değerlendirilmiştir. Durumluk kaygı ve sürekli kaygı puanları kız çocuklarda erkek çocuklara göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. ÇİYKÖ fiziksel sağlık ve duygusal işlevsellik alt ölçeği puan ortalamaları erkek çocuklarda kızlardan istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu belirlenmiştir. ABTÖ kontrol/denetleme puan ortalamaları kızlarda erkeklerden istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur. Durumluk ve sürekli kaygı ile; ÇİYKÖ fiziksel sağlık, duygusal işlevsellik, sosyal işlevsellik, akademik işlevsellik, psikososyal sağlık ve toplam alt ölçek puanları arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Lise sınavı puanı ile durumluk kaygı düzeyi arasında ilişki bulunmamış olup sürekli kaygı düzeyi arasında negatif yönlü bir ilişki saptanmıştır. Çalışmamızın sonuçları, lise sınavına hazırlanan çocuklarda kaygı düzeyi, yaşam kalitesi ve ebeveyn tutumları açısından cinsiyetler arasında bazı farklılıklar olduğunu düşündürmektedir. Ayrıca sürekli kaygının sınav başarısını olumsuz etkilediğini ve sınavlara hazırlanan çocuklarda anksiyeteye yönelik önlemler alınmasının önemine dikkat çekmektedir.

Akademik başarıAna-baba tutumuCinsel kimlik+4
Özge Tokgöz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

TEOG, LGS ve PISA fen bilimleri sorularının analizi ve karşılaştırılması

Bu araştırmanın amacı, ülkemizde uygulanan ortaöğretime geçişte kullanılan TEOG ve LGS sınavlarında sorulan Fen Bilimleri sorularının ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından üye ülkelerin katılımı ile uygulanan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA ) kapsamında paylaşılan örnek Fen sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisi (YBT)'nin iki boyutlu yapısına göre analizini yapmaktır. Bu araştırmada nitel yöntemlerden doküman inceleme yöntemi kullanılmıştır. Bu kapsamda 2016-2017 yılında uygulanan TEOG sınavında sorulan 20 Fen Bilimleri sorusu, 2017-2018 yılında uygulanan LGS sınavında sorulan 20 Fen Bilimleri sorusu ve 2015 yılında OECD tarafından yayınlanan örnek 95 Fen bilimleri sorusu iki program geliştirme alanında akademisyen ve bir uzman fen bilimleri öğretmeni tarafından YBT'ye göre analiz edilmiştir. Uzman görüşü alınarak da sınıflandırmanın son hali verilmiştir. Bulgulara göre TEOG sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının çoğunlukla YBT'nin bilgi boyutuna göre kavramsal bilgi ( %75), bilişsel süreç boyutuna göre ise anlama basamağında(%65) bulunduğu görülmüştür. LGS ve PISA sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının YBT'nin bilgi boyutuna göre çoğunlukla kavramsal bilgi basamağında, bilişsel süreç boyutunda ise üst düzey bilişsel basamak olarak kabul edilen çözümleme, değerlendirme ve yaratma basamaklarından sorular bulunduğu görülmüştür. Araştırmada TEOG sınavında sorulan Fen Bilimleri sorularının genel olarak kavramsal bilginin anlama basamağına ait oldukları, özellikle üst düzey bilişsel beceri gerektiren sorulara çok az yer verildiği ve LGS ve PISA sınav sorularının ise alt düzey becerilerin dışında üst düzey bilişsel becerileri de ölçmeleri bakımından birbirlerine benzerlik gösterdikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna göre gelecekte yapılacak merkezi ortak sınavlarda yer alacak Fen Bilimleri sınavlarında sorulacak soruların Yenilenmiş Bloom Taksonomisi'nin basamaklarına daha dengeli olarak dağılması sağlanabilir; ayrıca daha üst düzey bilişsel beceri ölçmek adına açık uçlu sorulara yer verilebilir. Anahtar Kelimeler: TEOG sınavı fen bilimleri soruları, LGS fen bilimleri soruları, PISA fen bilimleri soruları, Yenilenmiş Bloom Taksonomisi.

Fen bilgisiFen bilgisi eğitimiLise giriş sınavları+5
Zeki Çakır
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin 2018 yılında uygulanmaya başlanan liselere geçiş sistemi ile ilgili faaliyet görüş ve önerileri

Ülkemizde öğrencilerin ortaöğretime geçişinde istedikleri okullara girebilmeleri için 2017-2018 eğitim öğretim yılında adrese dayalı kayıt ve Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav olmak üzere yeni sistem (Liselere Geçiş Sistemi) getirildi. Bu çalışmanın amacı sekizinci sınıf öğrencilerine uygulanan ve kamuoyunda Liselere Geçiş Sınavı olarak bilinen bu yeni sistemle ilgili sosyal bilgiler öğretmenlerinin 2018 yılında uygulanmaya başlanan Liselere Geçiş Sistemi ile ilgili ne tür faaliyetler yaptıklarını, öğretmenlerin görüş ve önerilerini de kapsayacak şekilde açıklamaya çalışmaktır. Araştırmanın çalışma grubunu çeşitli illerde MEB'e bağlı devlet okullarında görev yapan ve tamamı da ilköğretim sekizinci sınıf derslerine giren 14 sosyal bilgiler öğretmeni oluşturmaktadır. Verilerin toplanması için yarı yapılandırılmış görüşme formu hazırlanarak öğretmenlerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında elde edilen sonuçlara göre sosyal bilgiler öğretmenlerinin büyük bir çoğunluğunun yeni Liselere Geçiş Sistemi'nden memnun olmadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler yeni sistemi eski TEOG sistemiyle de karşılaştırarak TEOG sisteminin çok daha iyi olduğunu belirterek TEOG sistemine dönülmesini gerektiğini belirtmişlerdir. Ayrıca yeni sınav sisteminde sadece % 10 kadar bir öğrenci diliminin merkezî sınav puanıyla en iyi okullara yerleştirilip geriye kalan çoğunluğun ise sınav puanıyla tercih yapmayarak adrese dayalı kayıt sistemi kapsamında adresine en yakın okullardan birine tercih yapmak zorunda kalmaları önemli bir sorun olarak görülmektedir. Sınav sisteminin ve isminin sıklıkla değiştirilmesi de eleştirilen konular arasında olup sınav sistemini ve ismini köklü değiştirmek yerine sistemde görülen aksaklıkların ve eksikliklerin giderilerek sistemin güçlendirilmesi daha faydalı olacağı belirtilmiştir. Bunların dışında öğretmenlerin tamamına yakını kaynak kitap kullanmanın ve aldırmanın yasak olmasına rağmen kendilerinin buna uymayarak kaynak kitaplar kullandıklarını ve öğrencilere aldırdıklarını dile getirmişlerdir. Sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından dile getirilen görüşler LGS'nin beğenilen tek yönü T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük testinde soruların soru tarzları yani soruların ezber bilgi sormanın ötesinde anlamaya, yorum yapmaya ve kavramaya dayalı tarzda olması sayılabilir. Görüşmeye katılan öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda; sosyal bilgilerdeki haftalık ders saatlerinin yetersiz olduğu, öğrenci başarılı da olsa adrese dayalı kayıt sisteminden dolayı birçok öğrencinin istemediği okullara kaydını yapmak zorunda kaldığı, okullarda materyal eksikliği olduğu, velilerin bilinçsiz olup çocuklarıyla yeterince ilgilenmedikleri, merkezî sınavda T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersine ait soru sayısının ve katsayının düşürülmesinin sosyal bilgileri itibarsızlaştırdığı, okullardaki başarı seviyesinin genel olarak düştüğü gibi sonuçlara da ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarından yola çıkılarak yeni sistemin gözden geçirilerek belirtilen söz konusu eksikliklerin ve aksaklıkların giderilmeye çalışılması önerilmiştir. Anahtar kelimeler: Sosyal Bilgiler, Liselere Geçiş Sistemi, Adrese Dayalı Yerleştirme Sistemi, Merkezî Sınav, LGS, Öğretmen Görüşleri

Lise giriş sınavlarıSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+4
Seyfettin Akıncı
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

LGS Türkçe sorularının öğretim programı, ders kitabı ve bilişsel alan sınıflaması açılarından incelenmesi

Bu çalışmanın temel amacı Liselere Geçiş Sınavı (LGS) Türkçe sorularının; yayımlanan örnek soruların, Türkçe 8. sınıf ders kitabı etkinlikleri ile tema değerlendirme sorularının Türkçe Dersi Öğretim Programı ve Bloom'un yenilenmiş bilişsel alan sınıflaması (YBT) açılarından incelenmesidir. Araştırmada LGS Türkçe soruları, yayımlanan örnek sorular, Türkçe 8. sınıf ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme soruları; Türkçe Dersi Öğretim Programı ve karşılık geldikleri bilişsel basamaklar doğrultusunda incelenmiş ve karşılaştırılmıştır. Çalışmada inceleme nesneleri olan LGS Türkçe soruları, yayımlanan örnek sorular ve Türkçe 8. sınıf ders kitabının incelenmesinde kullanılan veriler doküman analizi yöntemi ile elde edilmiştir. Verilerin incelenmesinde araştırmacı tarafından hazırlanan "LGS Türkçe Testi Değerlendirme Formu", "Örnek Sorular Değerlendirme Formu", "Türkçe 8. Sınıf Ders Kitabı Etkinlik Değerlendirme Formu" ve "Tema Değerlendirme Soruları Değerlendirme Formu" kullanılmıştır. İnceleme nesnelerinden sağlanan veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiş ve uzman görüşüne başvurulmuştur. Çalışma verilerinden hareketle LGS, örnek sorular, ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme sorularının bilişsel alan sınıflamasının anlama ve çözümleme basamaklarında yoğunlaştığı görülürken özellikle üst düzey bilişsel basamaklara denk gelen sorulara daha az veya hiç yer verilmediği görülmüştür. Ayrıca ders kitabında yer alan etkinliklerde öğretim programında yer alan kazanımlar özelinde eşit dağılımın sağlanamadığı bulgulanırken tema değerlendirme sorularında öğretim programında yer alan ve etkinliklerde temel alınan pek çok kazanıma yer verilmediği tespit edilmiştir. Bununla birlikte LGS ve örnek soruların temel aldığı kazanım sıklık ve ağırlıklarında benzerlik görülürken ders kitabında yer alan etkinlikler ve tema değerlendirme sorularında temel alınan kazanım sıklık ve ağırlığında gerek birbirleri ile gerekse de LGS ve örnek sorular ile olması gereken örtüşmenin sağlanamadığı sonucuna varılmıştır.

Bilişsel alan taksonomisiDers kitaplarıLise giriş sınavları+6
Melih Taşıyaran
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarına yerleştirmede kullanılan merkezi sınav puanlarının geçerlik çalışması

Bu araştırmanın amacı; seçme yerleştirme amaçlı yapılan ve yüzbinlerce öğrenci hakkında hayati kararlar veren, sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınav (OKMS) puanlarının ölçüt geçerliğine ve sonuçsal geçerliğine ilişkin kanıtların toplanmasıdır. Karma yöntemle modellenen araştırmanın nicel boyutunda, eğitim sisteminin geri bildirimi ve bütünlüğüne katkı sunmak ve eğitim müfredat sisteminin sarmal yapısının görülmesi amacıyla aynı öğrencilerin 8. ve 9. sınıf akademik başarı puanları ile OKMS alt testleri ham puanlarından elde edilen veri setleri arasındaki ilişkileri açıklamak için merkezi sınavın uygunluk (uyum) ve yordama geçerlik düzeyleri belirlenmiştir. Nitel boyutta ise bu sınavın hedeflenen amaçlarla ve diğer sosyal değerlerle ne kadar tutarlı olduğunun belirlenmesi ve ölçme sonuçlarının ters etkileri konularında bilgi toplayabilmek adına sonuçsal geçerlik ve ölçüt geçerliği bağlamında farklı paydaşlardan (öğrenci, öğretmen, veli) görüşler alınmıştır. Araştırmanın ölçüt geçerliğine ilişkin nicel sonuçlarına göre 8. ve 9. sınıf yılsonu akademik başarı puanları OKMS alt test puanlarını yeterli düzeyde açıklamaktadır. Bununla birlikte uygulamaya konulan yenilikler, araştırmaya konu olan paydaşlar tarafından kısmen olumlu olarak nitelendirilmesine rağmen, günümüze kadar sıklıkla değişikliğe uğrayan sistemlerin genelinde olduğu gibi uygulanan son sistemin de bazı temel problemleri ortadan kaldırmadığı göze çarpmaktadır.

Akademik başarıGeçerlikKanonik korelasyon+5
Mustafa Köroğlu
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Liselere geçiş sisteminde ilçelerin gelişmişlik düzeyinin ve cinsiyetin değişen çeldirici fonksiyonuna etkisi

Değişen çeldirici fonksiyonu (DÇF) ve değişen madde fonksiyonu (DMF) analizleriyle test adaletine yönelik kanıtlar toplanır. Liselere Geçiş Sistemi (LGS), ortaokuldan ortaöğretime geçişte öğrencileri seçme amacı taşıyan bir başarı testidir. Geniş ölçekli sınavlarda objektif değerlendirme amacıyla çoktan seçmeli maddeler kullanılır. Çoktan seçmeli maddelerin ölçme aracı içerisindeki performansı belirlenirken incelenmesi gereken önemli unsurlardan biri çeldiricilerdir. DÇF analiziyle eşit yeteneklere sahip olan alt gruplardaki bireylerin doğru seçeneğe karşı yanlış seçenekleri seçme olasılığı belirlenir. DMF sadece doğru seçeneğe odaklanırken; DÇF tüm seçeneklere odaklanır ve daha derinlemesine bilgi sağlar. DMF çalışmalarıyla hangi çeldiricinin DÇF gösterdiği tespit edilemez. DÇF çalışmalarıyla da DMF için yeterince kanıt sağlanamaz. Bu nedenle DÇF analizi DMF analizinden bağımsız gerçekleştirilmiştir. Bu çalışma Türkiye'de yapılan geniş ölçekli bir sınava katılan öğrencilerin cinsiyet ve ilçelerin gelişmişlik düzeyi değişkenlerine göre çeldirici seçimlerini DÇF ile incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla 2018 LGS, DÇF açısından analiz edilmiştir. DÇF analizi için çok kategorili lojistik regresyon yöntemi kullanılmıştır. 90 madde ve 270 çeldiricinin bulunduğu sınavda cinsiyet değişkenine göre yapılan karşılaştırmada 10; ilçe değişkenine göre yapılan karşılaştırmada ise 9 çeldiricide DÇF görülmüştür. Yanlılık gösterme olasılığı yüksek olan çeldiriciler uzman kanısına başvurularak yorumlanmıştır.

CinsiyetDeğişen madde fonksiyonuGelişme+4
Sinem Coşkun
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretime geçiş sınavlarında ölçme değişmezliği ve DMF'nin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı Liseye Giriş Sınavı sözel bölüm Türkçe alt testinin sırasıyla cinsiyet ve okul türü değişkenleri bakımından ölçme değişmezliğinin ve değişen madde fonksiyonunun incelenmesidir. Araştırmanın evrenini 2017-2018 eğitim öğretim yılında LGS'ye girmeyi tercih eden öğrenciler oluştururken örneklemini ise MEB Ölçme Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce rastgele seçilen 3000 kişilik örneklem grubu oluşturmaktadır. Türkçe alt testinin ölçme değişmezliğinin test edilmesi için Çoklu Grup Doğrulayıcı Faktör Analizi; DMF analizleri için ise Mantel-Haenszel (MH), Lojistik Regresyon (LR) ve SIBTEST yöntemleri kullanmıştır. Analizler esnasında Factor10, TAP, SPSS, R Studio ve Mplus7 programlarından yararlanılmıştır. ÇGDFA ve DMF analizlerinden önce açımlayıcı faktör analizi kullanılarak Türkçe dersi için oluşturulan modelin tek boyutluluğu test edilmiş ve doğrulayıcı faktör analizi ile model doğrulanmıştır. Çalışmanın ölçme değişmezliği analizleri sonucunda test edilen Türkçe modeli öğrencilerin cinsiyetleri ve okul türlerine göre oluşturulan öğrenci grupları için ölçme değişmezliğinin tüm aşamalarını sağlamıştır. Değişen madde fonksiyonu analizleri sonucunda ise cinsiyete göre MH yöntemine göre 1, 7, 12, 15 numaralı maddelerde ve SIBTEST yöntemine göre ise 15 numaralı maddede; okul türüne göre ise yalnızca SIBTEST yöntemine göre 6, 8, 10, 16 numaralı maddelerde B düzeyi DMF gözlemlenmiştir. MH, LR, SIBTEST yöntemlerinin bulguları cinsiyete göre yürütülen analizlerde birbirleri ile uyumlu bulunmuştur. Okul türüne göre gerçekleştirilen analizlerde ise MH ve SIBTEST yöntemlerinin birbirleri ile uyumlarının yüksek, LR yöntemi ile uyumlarının düşük olduğu sonucu elde edilmiştir.

Değişen madde fonksiyonuLise giriş sınavlarıLise öğrenci alım sınavı+5
İzel Eriştiren
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimden ortaöğretime geçişte liselere geçiş sisteminin (LGS) incelenmesi

Bu araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılında, ilköğretimden orta öğretime geçiş için ilk kez uygulanmaya konulan Liselere Geçiş Sisteminin (LGS) 8. sınıf öğrencileri ve velileri ile öğretmenler üzerindeki olumlu ve olumsuz etkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Eğitim ve öğretimin merkezinde bulunan öğrencilerin yanı sıra öğretmen ve velilerin yeni sistem hakkındaki görüşleri alınarak, değişen sistemin öğrencileri, öğretmenleri ve velileri nasıl etkilediği incelenmiştir. Nitelendirilen bu önem ve amaç doğrultusunda araştırmanın çalışma grubunu, Hatay ilinde öğrenim gören 8. sınıf öğrencileri ve velileri ile bu ilde görev yapan ortaokul öğretmenleri oluşturmuştur. Nicel araştırma çalışma desenlerinden tarama araştırması temel alınarak yürütülen bu araştırmanın katılımcıları küme örnekleme yöntemine göre belirlenmiş olup veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen 5'li likert tipinde sorulardan oluşan anket formundan yararlanılmıştır.

DeğerlendirmeHatayLise giriş sınavları+2
Fuat Dandan
Mersin University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrencilerin başarı hikâyeleri: Bir anlatı araştırması

Bu araştırmanın amacı, sosyoekonomik açıdan dezavantajlı akademik yılmaz öğrencilerin, Liselere Giriş Sınavındaki (LGS) başarı hikâyelerini derinlemesine incelemektir. Bu nedenle araştırmada, nitel araştırma desenlerinden anlatı araştırması deseni kullanılmıştır. Anlatı araştırması deseniyle, öğrencilerden dinlenilen başarı hikâyeleri analiz edilmiştir. Araştırmanın katılımcıları, amaçlı örnekleme yöntemlerinden, ölçüt örnekleme yöntemi ile belirlenmiştir. Akademik yılmazlık için belirlenen kriterler, fert başına düşen yıllık hane gelirinde en düşük grupta yer almak ve 2022 LGS'de %1'lik dilimde yer almış olmaktır. Bu şartları taşıyan fen lisesinde, 9. sınıfa devam eden dört öğrenci araştırmanın katılımcılarını oluşturmaktadır. Katılımcıların 2'si erkek 2'si kız öğrencidir. Veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla toplanmıştır. Görüşmeler akıllı telefonla kayıt altına alınmıştır. Görüşmelerin kayıtları, araştırmacı tarafından dinlenilerek objektif bir bakışla, bilgisayara aktarılmıştır. Araştırma bulgularının birinci bölümü, dört ayrı başarı hikâyesinden oluşmaktadır. Başarı hikâyeleri, anlatıların saf veri hallerinden, özüne müdahale edilmeden, anlatı araştırması çerçevesi dikkate alınarak, okuyanlar için anlamlı, akıcı ve kronolojiye uygun olarak yapılandırılmıştır. Bulguların ikinci bölümü ise başarı hikâyelerinin tümevarım söylem-anlatı analizi sonuçlarını içermektedir. Söylem-anlatı analizleri sonucunda, akademik yılmaz öğrencileri ortaya çıkaran, 228 koddan 4 temaya (birey, aile, öğrenim yeri ve öğrenim materyali) ve temalardan da koruyucu faktörler ana temasına ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda, akademik yılmaz öğrencilerin: Sayısal dersleri seven, 8. sınıf öncesinde başarılı olan, hırslı olan (güdülenmiş), oturmuş çalışma düzeni olan, öz düzenleme becerileri gösteren, her koşulda çalışmaya devam eden, hedef motivasyonu olan, her koşulda başaracağına inanan (öz-yeterlik) ve başarı yönelimli olan, özelliklerine sahip oldukları görüşmüştür. Öğrencilerin akademik yılmazlık özellikleri kazanmalarında etkili olan koruyucu faktörler: Akademik yılmaz öğrenci, ailesinden veya öğretmeninden sosyal destek almaktadır. Başaracağına inanan ve bunu ona tekrar eden mutlaka bir aile bireyi (anne, baba ve abi) ve öğretmeni vardır. Akademik yılmaz öğrencilerin ailelerinin genellikle, ilgili, sıkmayan ama yönlendiren, anlayışlı, destekleyici ve zehirli cümlelerden uzak tutumlar içinde oldukları görülmektedir. Başarılı rol model olan büyük kardeşler, sınav başarısında örnek olmuş ve yol göstermiştir. Akademik yılmaz öğrencilerin yılmazlıklarında etkili olan, öğrenim yeri kaynaklı faktörlerde birinci sırayı açık ara okul almıştır. Dershane ise yerini Youtube'a kaptırmış görünmektedir. Öğretmenlerin akademik yılmaz öğrencilerin inşası üzerindeki en önemli etkisi, ilkokuldan bu yana öz-yeterlik geliştirmelerine destek olan tutumlar sergilemeleri ve başaracaklarına olan inançlarını öğrencilere sıklıkla söylemeleridir. Akademik yılmaz öğrencilerin yılmazlıklarında etkili olan, "öğrenim materyali" kaynaklı faktörlerde birinci sırayı deneme söylemi almıştır. Öğrenciler LGS'ye hazırlıkta devletin verdiği ders kitaplarını neredeyse hiç kullanmamıştır. Bu araştırma sonucunda söyleyebiliriz ki, öğrencilerin hiç biri tek bir koruyucu faktörün etkisiyle akademik yılmaz olmamıştır. Yapmak zor yıkmak kolaydır. Hepsinin bir geçmişi vardır. Bu güne kadar gelen öğrenim hayatı boyunca onu destekleyen, ilgi gösteren ve ona inanan aile bireyleri ve öğretmenleri öğrencilerin öz-yeterlik ve motivasyon geliştirmelerine yol açmıştır. Oluşan bu öz-yeterlik ve motivasyon sonucu, öğrenciler öğrenim yeri ve öğrenim materyallerini iyi kullanarak çalışmış ve akademik yılmaz oldukları görülmüştür. Tümevarımcı söylem-anlatı analizi, araştırmanın sorularının ötesinde cevaplar bulmasına yol açmıştır. Akademik yılmazlığı oluşturan koruyucu faktörler arasında, öğrenim yeri ve öğrenim materyali faktörlerinin de var olduğu tespit edilmiştir.

Akademik başarıAkademik dirençlilikDezavantajlı gruplar+5
Mehmet Cihangir
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin dijital oyun bağımlılığının obezite mevcudiyeti ve LGS başarısı ile ilişkisinin incelenmesi

Dijital oyun bağımlılığı (DOB); oyun oynama isteği ve ayrılan süre üzerinde kişinin kontrolünü kaybetmesiyle, bu aktivitenin diğer sorumlulukların ihmali seviyesinde kişinin hayatında yüksek öncelik haline gelmesi olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada lise 1. sınıf öğrencilerinin katılımıyla; DOB'un, Liselere Geçiş Sistemi Sınavı (LGS) başarısı ve obezite mevcudiyetine etkisinin değerlendirmesi amaçlandı. Araştırma kesitsel türde tasarlandı. Araştırmanın evrenini Konya'nın Meram ilçesinde bulunan liseler oluşturmaktadır. Meram ilçesinde 13 tanesi özel lise, 8 tanesi de LGS puanına göre öğrenci kabul eden lise olmak üzere 39 lise arasından basit rastgele yöntemle seçilen; LGS puanı ile öğrenci alan 4 lise ve LGS puanından bağımsız öğrenci alan 5 lise olmak üzere toplam 9 lisede, 417 adet lise 1. sınıf öğrencisinden 2022 yılının mayıs ayında, Konya İl Milli Eğitim Müdürlüğü'nden gerekli izinler alınmak suretiyle, veriler yüz yüze toplandı. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından literatürdeki benzer çalışmalar incelenerek derlenen veri toplama formu ve "Çocuklar İçin Dijital Oyun Bağımlılığı Ölçeği (ÇİDOBÖ)" kullanıldı. LGS puanı ile "dijital oyun oynamaya yönelik aşırı odaklanma ve çatışma" alt faktörü (r=0,144, p=0,003) ve "oyun süresinde tolerans gelişimi ve oyuna yüklenen değer" alt faktörü (r=0,108, p=0,027) arasında düşük seviyede pozitif bir korelasyon saptandı. LGS puanı ile öğrenci kabul eden 4 okul ile LGS puanına bakılmadan yerleşilen 5 okulda ÇİDOBÖ ile alt faktörleri arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir farklılık tespit edilmedi. BKİ grubuna göre ÇİDOBÖ ve alt faktörleri arasında istatistiksel farklılık tespit edilmedi. Öğrencilerin %3,4'ü ÇİDOBÖ'ye göre normal, %13,4'ü bağımlı ve %1,2'si yüksek düzeyde bağımlı grupta yer almaktaydı. Öğrencilerin BKİ ve ÇİDOBÖ grupları arasında farklılık tespit edilmedi. Erkek öğrencilerde, kız öğrencilere kıyasla daha yüksek düzeyde DOB görüldü. LGS puanı ile ÇİDOBÖ'nün "dijital oyun oynamaya yönelik aşırı odaklanma ve çatışma" ile "oyun süresinde tolerans gelişimi ve oyuna yüklenen değer" isimli iki alt faktörü arasında düşük seviyede korelasyon olduğu belirlendi. Obezite mevcudiyeti ile DOB arasında bir ilişki tespit edilmedi.

Akademik başarıBağımlılıkLise giriş sınavları+4
Onur Süer
Necmettin Erbakan University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

LGS matematik sorularının matematik öğretim programına ve TIMMS çerçevesine göre incelenmesi

Bu çalışmada LGS matematik sorularının Matematik Öğretim Programına ve TIMSS çerçevesine göre incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2018-2022 yılları arasındaki LGS matematik soruları incelenmiştir. LGS matematik bölümü 20 sorudan oluştuğu için toplam 100 soru incelenmiştir. Araştırmada doküman analizi tekniği kullanılmıştır. Dokümanlar araştırmacı tarafından Millî Eğitim Bakanlığı'nın resmî sitesinden ulaşılmıştır. Veri analizinde Matematik Öğretim Programı öğrenme alanları, TIMSS 8. Sınıf matematik öğrenme alanları, TIMSS bilişsel alanları ve TIMSS yeterlik düzeyleri dikkate alınmıştır. Matematik öğretim programı kazanımları ile TIMSS kazanımlarından benzer olanlar eşleştirilerek tablo oluşturulmuştur. LGS matematik soruları analizine göre matematik öğretim programı öğrenme alanlarına göre dengeli bir dağılım göstermezken TIMSS öğrenme alanlarına göre de dengeli bir dağılım göstermemektedir. Ancak genel olarak matematik öğretim programı ve TIMSS öğrenme alanları sorular açısından benzer dağılım gösterilmiştir. LGS matematik soruları TIMSS yeterlik düzeylerine göre analiz edildiğinde alt düzeyde hiç soru yer almadığı, orta düzeyde de çok az soru yer aldığı belirlenmiştir. Buna karşın LGS matematik sorularının üst düzey ve daha çok ileri düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bilişsel alanlara göre en fazla akıl yürütme düzeyinde soru yer alırken uygulama bilişsel alanından daha az soru yer almaktadır. Bilme bilişsel alanında hiçbir soru tespit edilememiştir. Dolayısıyla LGS sorularının TIMSS çerçevesi açısından hem yeterlik hem de bilişsel alan düzeylerinde dengeli bir dağılıma sahip olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: LGS, TIMSS, Matematik

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik öğretimi+3
Elif Göçebe Yüceer
Necmettin Erbakan University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Liseye Geçiş Sınavı (LGS) fen bilimleri dersi sorularının Yenilenmiş Bloom Taksonomisine ve okunabilirlik düzeylerine göre incelenmesi

Bu araştırmada 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarında yapılan Liseye Geçiş Sınavlarındaki Fen bilimleri dersi sorularının yenilenmiş Bloom taksonomisine göre hangi bilişsel basamakta olduğu analiz edilerek ardından aynı soruların okunabilirlik düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 80 adet LGS fen bilimleri sorusu incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine uygun olarak yürütülmüş ve veriler doküman analizi yoluyla elde edilmiştir. Soruların okunabilirlik düzeylerini belirlemek için Türkçe dil ve cümle yapısına uygun olarak geliştirilmiş Ateşman okunabilirlik formülü kullanılmıştır. Araştırma sonucunda soruların okunabilirlikleri ile ilgili 2018, 2020, 2021 yıllarında orta güçlükte soru düzeyi bulundururken, 2019 yılında orta güçlükte soru düzeyi bulunmadığı belirlenmiştir. Sınavlarda 2018 ve 2019 yıllarında kolay soru düzeyinde soru olmasına karşın 2020 ve 2021 yıllarında kolay soru düzeyinde hiçbir soru sorulmamıştır. Soruların bilişsel düzeyini belirlemek için Yenilenmiş Bloom Taksonomisinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre sorular bilişsel süreç boyutunda daha çok anlama basamağında yer alırken, bilgi boyutunda kavramsal ve işlemsel bilgi yüzdelerinin birbirine yakın olduğu belirlenmiştir.

Bloom taksonomisiFen bilgisiLise giriş sınavları+2
Emine Güneş
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilimleri ders kitabı değerlendirme sorularının, 2013-2022 lgs fen bilimleri sorularının ve fen bilimleri öğretmenlerinin hazırladığı yazılı sınav sorularının gösterim türleri ve gösterimler arası geçişler açısından incelenmesi

Bu çalışmada, fen bilimleri ders kitabı ünite değerlendirme sorularının, 2013-2022 yılları arasındaki merkezi sınavlarda yer alan sorularının ve fen bilimleri yazılı sınav sorularının temsil gösterim türleri ve bu temsiller arasındaki geçişleri incelemektir. Ayrıca öğretmenlerin ölçme ve değerlendirme yaparken hangi noktalara dikkat ettikleri ortaya çıkarılmak istenmiştir. Çalışma kapsamında doküman analizi yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın veri toplama araçları olarak 2018-2019 Eğitim-öğretim yıllarında beş yıl süreyle okutulması amaçlanan Fen Bilimleri ders kitabı, 2013-2022 yılları arasındaki LGS merkezi sınav fen soruları, fen bilimleri yazılı sınav soruları ve öğretmen görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler içerik analizi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda fen bilimleri ünite değerlendirme sorularının, merkezi sınavlara ait fen sorularının ve fen bilimleri yazılı sınav sorularının gösterim türleri genellikle metin ve resim üzerine yoğunlaştığı belirlenmiştir. Bir gösterim türünden diğer bir gösterim türüne geçişler çoğunlukla metin gösterim türü üzerine olduğu ve soruların çoğunluğunun "Canlılar ve Yaşam", "Fiziksel Olaylar" ve "Madde ve Doğası" öğrenme alanlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Öğretmen görüşme formlarından elde edilen sonuçlara göre, öğretmenler grafik ve tablo gösterim türlerine ağırlık verilmesi gerektiğini düşündükleri ancak yazılı sınav sorularında metin ve resim üzerine yoğunlaştıkları görülmüştür. Grafik, tablo ve matematiksel ifadelere yeterli oranda yer verilmediği sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınav sorularının zorluk seviyesini, öğrenci özellikleri ve kazanımlara göre belirledikleri tespit edilmiştir. Öğretmenlerin yazılı sınav sorularında geçerlik ve güvenirlik kavramlarına yeterince dikkat etmedikleri sonucuna ulaşılmıştır.

Ders kitaplarıFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Elif Alkan
Balıkesir University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de ilköğretimden ortaöğretime geçiş uygulamalarıyla ilgili üniversitelerde yapılan lisansüstü tezlerin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'de ilköğretimden ortaöğretime geçiş uygulamaları ile ilgili üniversitelerde lisansüstü düzeyde, 2000 ile 2020 yılları arasında gerçekleştirilmiş YÖK Ulusal Tez Merkezinde bulunan ve internet ortamında erişime açık olmasına izin verilen yetmiş dokuz adet lisansüstü çalışmanın, çeşitli değişkenlere göre dağılımının nasıl gerçekleştiğini incelemek ve değerlendirmektir. Bu araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Tezler titizlikle okunmuş, bulgular genel tablo üzerinde kategorilere, frekanslara, yüzde tablolarına ve sütun grafiklerine dönüştürülmüş ve değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda incelenen tezlerin %95 oranında yüksek lisans olarak çalışıldığı, tezlerin yoğun olarak 2010 ve 2020 yılları arasında gerçekleştirildiği, en fazla lisansüstü çalışmaların sırasıyla Gazi, Hacettepe, Abant İzzet Baysal ve Ankara Üniversitelerinde yapıldığı görülmektedir. Prof. Dr. danışman unvanının %38 oran ile dikkat çekici olduğu, örneklem seçiminde %47 oranında öğrencilerle çalışıldığı, nicel araştırma modelinde gerçekleştirilen çalışmaların yüksek olduğu, içerik temalarına göre dağılımında ise Ortaöğretime Geçiş Genel Değerlendirmenin ön plana çıktığı görülmektedir. Tezlerin içerik temaları incelendiğinde, ortaöğretime geçiş sınav sorularının hangi özelliği ne kadar ölçtüğü konusunda soru işaretlerinin bulunduğu bir durumda öğrencide var olan ilgi ve yeteneği keşfetmesine ortam hazırlamadan öğrencileri sınavı kaybetti olarak nitelemenin doğru bir yaklaşım olmadığı düşünülmektedir. Sınav uygulamalarının dışında, öğrencilerin "yönlendirmeye" dayalı olarak farklı uygulama sistemleriyle ortaöğretime geçişinin sağlanabileceği düşünülmektedir. Bu araştırmadaki bulgulara ve ulaşılan sonuçlara bağlı olarak çeşitli öneriler geliştirilmiştir.

Lisansüstü tezlerLise giriş sınavlarıOrtaöğretim+5
Basri Şen
Maltepe University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutum ve motivasyon düzeyleri ve LGS başarı puanları arasındaki ilişki

Bu araştırma, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutum ve motivasyon düzeylerini belirleyerek liselere geçiş sistemi merkezi sınav puanları (LGS) ile aralarında nasıl bir ilişki olduğunu ortaya koymak amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutum, motivasyon ve liselere geçiş sistemi merkezi sınav puanlarının; cinsiyet, özel ders alma, spor yapma, sanat ile ilgilenme, aile ve öğretmen desteğini yeterince hissetme değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediği de bu araştırma ile belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma, tarama yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. Var olanı betimlemeyi amaçlayan bu çalışmada hem tekil hem de ilişkisel tarama yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İzmir ili merkez okullarında öğrenim görmekte olan sekizinci (8.) sınıf öğrencileri oluşturmuştur. Pandemi nedeni ile kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi kullanılarak oluşturulan örneklem grubunun 75 (%47,5) kız öğrenci, 85 (%52,5) erkek öğrenci olmak üzere toplam 162 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, Matematiğe İlişkin Tutum Ölçeği, Akademik Motivasyon Ölçeği ve Öğrencilerin LGS (Liselere Geçiş Sistemi) merkezi sınav puanları ile kişisel bilgi formu aracılığı ile elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler, SPSS (Statistical Packagefor Social Sciences) 23.0 programı kullanılarak çözümlenmiştir. Verilerin normal dağılımı için çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Analiz sürecinde, Faktör Analizi, Bağımsız Gruplar T-Testi ve Pearson Korelasyon Analizi kullanılarak elde edilen veriler betimlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırma sonucunda, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutum düzeyleri; "orta" seviyede, akademik motivasyon düzeyleri "yüksek" seviyede bulunmuştur. Araştırmaya katılan sekizinci sınıf öğrencilerinin, LGS merkezi sınav puanlarının ortalaması 317,11 bulunmuştur. Milli Eğitim Bakanlığı, 2018-2019 Eğitim-Öğretim Yılı LGS merkezi sınavına katılan tüm öğrencilerin not ortalamasını 298,87 olarak açıklamıştır. Ayrıca MEB, alınabilecek puan aralığını; 100-199, 200-299, 300-399 ve 400-500 olmak üzere dört farklı başarı kategorisine ayırmıştır. Araştırmaya katılan sekizinci sınıf öğrencilerin LGS merkezi sınavına ait puan ortalamaları, 300-399 puan aralığı kategorisine dahildir. Sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutum, motivasyon ve LGS merkezi sınav puanları; cinsiyet, spor yapma, sanat ile ilgilenme, öğretmen desteğini yeterince hissetme durumlarına göre, istatistiksel açıdan anlamlı bir şekilde farklılaşmadığı anlaşılmıştır. Yine, öğrencilerin özel ders alma durumlarına göre matematiğe ilişkin tutum ve motivasyon düzeylerinde anlamlı farklılık görülmez iken, LGS puanlarında, pozitif yönlü farklılaşma görülmüştür. Ayrıca, aile desteğini yeterince aldığını düşünen öğrencilerin, matematiğe ilişkin tutum düzeyi ile LGS puanlarının daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Korelasyon analizi sonuçlarına göre, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutumları ile LGS puanları arasında pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. Öğrencilerin motivasyon düzeyleri ile matematiğe yönelik tutumları ve LGS puanları arasında ise anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Fakat, matematiğe ilişkin tutum ile motivasyon ölçeğinin "içsel motivasyonu" temsil eden alt boyutları arasında pozitif yönde zayıf düzeyde; "motivasyonsuzluk" alt boyutu ile negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki görülmüştür. LGS puanları ile motivasyon ölçeğinin, "bilime" yönelik içsel ve belirlenmiş dışsal motivasyon alt boyutları ile pozitif yönde zayıf düzeyde motivasyonsuzluk alt boyutu ile negatif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Bu araştırma göstermiştir ki sekizinci sınıf öğrencilerinin motivasyonları yüksek düzeyde olmasına rağmen öğrencilerin motivasyon düzeyleri ile LGS puanları arasında bir ilişki bulunmamaktadır. Bununla birlikte sekizinci sınıf öğrencilerinin matematiğe ilişkin tutumları orta düzey ve öğrencilerin matematiğe ilişkin tutum düzeyleri ile LGS puanları arasında pozitif yönde orta düzey anlamlı bir ilişki bulunmaktadır.

Lise giriş sınavlarıMatematikMatematik eğitimi+5
Funda Kılıç
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretim kurumlarına geçiş sınavının ortaokul matematik dersi bilişsel-duyuşsal kazanım ve uygulamaları ile uyumunun incelenmesi

Bu çalışmada, ortaöğretim kurumlarına ilişkin merkezi sınavın ortaokul matematik dersi kazanımları ve uygulamaları arasındaki uyumun öğretmen görüşlerine göre incelenmesi amaçlanmaktadır. Alt amaçlardan birinde ise programın duyuşsal hedeflerine ulaşma konusunda öğretmen, öğrenci ve velilerin görüşleri alınmıştır. Ayrıca, Milli Eğitim Bakanlığının hedeflerini açıkladıkları belgeler ile öğretim programının kazanımları ve merkezi sınavların uyumu incelenmiştir. Araştırma betimsel tarama yöntemiyle yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim-öğretim yılında Muğla ili resmi ortaokullarında görev yapan 86 ilköğretim matematik öğretmeni ve bu eğitim-öğretim yılında öğrenim gören 470 8.sınıf öğrencisi ve velileri (470 yetişkin) oluşturmaktadır. Çalışmanın verileri araştırmacı tarafından hazırlanan 3 anket formu ile elde edilmiştir. Ayrıca doküman analizi ile veriler toplanmıştır. Anket formları ile elde edilen nicel verilerin frekans, yüzde gibi istatistiksel analizleri yapılırken, diğer nitel veriler betimsel analiz yaklaşımıyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre öğretmenler genel olarak LGS sorularını kazanımlar ve uygulamaları ile uyumlu buldukları yönünde görüş belirtmektedir. Programın kazanımları ve sınav soruları, Bakanlığın genel hedefleri ile uyumlu bulunmuş, gerekli öneriler sunulmuştur. Duyuşsal hedeflere ulaşma konusunda ise öğretmenler genelde yeterli olmadığı yönünde belirtirken, öğrenci ve veliler daha olumlu düşündüklerini belirtmektedir. Son olarak, bu sonuçlar tartışılıp, bazı öneriler sunulmuştur.

Bilişsel hedefDuyuşsal hedeflerEğitim programları+6
Çağatay Çoşkun
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim 8. sınıf matematik öğretmenlerinin görüşleri

Bu çalışmada beceri temelli soruların kullanımına ilişkin ilköğretim sekizinci sınıf matematik öğretmenlerinin görüşlerini incelemek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda matematik öğretmenlerinin beceri temelli soruların kullanılmasına yönelik olarak, eğitim programlarının kazanımları, içerik materyalleri, öğrenme-öğretme süreci ve ölçme değerlendirmede kullanımına ilişkin görüşleri alınmıştır. Öğretmenlere görüşme formu elektronik ortamda iletilmiş ve görüşme formunu bu elektronik ortamda doldurmaları istenmiştir. Elde dilen verilerin analizinde nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın sonunda öğretmenlerin beceri temelli soruları matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğunun da LGS (2020)'de yer alan Beceri Temelli Soruların matematik dersi öğretim programı kazanımları ile uyumlu buldukları görülmüştür. Öğretmenlerin içerik materyallerinin Beceri temelli sorular ile uyumluluğuna ilişkin görüşleri incelendiğinde ise, öğretmenlerin ders kitabı ve EBA'da yer alan ders içeriklerinin Beceri Temelli Sorular ile uyumlu bulmadıkları görülmüştür. Ders kitapları ve EBA'da yeteri kadar beceri temelli soru bulunmadığı, ders kitapları ve EBA'da daha çok alt düzey düşünme becerilerine yönelik soruların bulunduğu ve Beceri Temelli Sorular için yetersiz bulduğu görülmüş bu nedenle öğretmenlerin büyük bir kısmının derslerinde başka basılı/dijital kaynaklara ihtiyaç duyup kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri incelendiğinde kendi düzenledikleri etkinliklerde de beceri temelli sorulara yer verdiği bu sayede üst düzey düşünme becerileri kazandırmaya çalıştıkları görülmüştür. Ancak öğretmenlerin ölçme değerlendirme etkinliklerinde (yazılı, sözlü, performans, proje vb.) beceri temelli sorulara yer vermediği daha çok alt düzey düşünme becerilerine ve kazanımları ölçmeye yönelik sorular kullandıkları görülmüştür. Öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda beceri temelli sorularla en çok karşılaştıkları kaynağın yardımcı/diğer kaynaklar olduğu görülürken en az karşılaşılan kaynağın ise ders kitapları olduğu görülmüştür. Ayrıca ders kitaplarındaki yeteri kadar beceri temelli soru olmadığı ve bu yüzden öğretmenlerin beceri temelli soruların ders kitaplarında dengeli bir dağılıma sahip olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmenler LGS (2020)'de yer alan beceri temelli soruların 8. sınıf matematik dersi öğretim programındaki konulara dağılımını dengeli bulmuşlardır.

Beceri temelli sorularBranş öğretmenleriLise giriş sınavları+6
Hilal Kamile Gün
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Educational Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim LGS fen bilimleri başarısının yapay sinir ağları ile tahmin edilmesi

Bu çalışmada, ilkokul 4. sınıftan itibaren öğrencilerin Fen Bilimleri derslerindeki başarılarının, bir üst sınıf seviyesindeki başarılarıyla da ilişkilendirmek suretiyle liselere giriş sınavındaki Fen Bilimleri başarısını yapay sinir ağları ile ne düzeyde yordadığını araştırmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda 4., 5., 6., 7. ve 8. sınıf düzeyinde öğrencilerin Fen Bilimleri akademik başarıları ile LGS Fen Bilimleri Alt Testi başarılarının ilişkisini incelemek üzere SPSS programında Pearson Moment Çarpım Korelasyonu analiz sonuçlarına; ne düzeyde yordadığına ise MATLAB programında yapay sinir ağıyla modelleme performanslarına bakılmıştır. Araştırmada kullanılan veri setleri, Bursa ilinin 17 ilçesindeki 24 okuldan 2017-2018 eğitim-öğretim yılında mezun olmuş aynı zamanda 2018 LGS' ye giren 1027 öğrencinin, 4. sınıftan 8. sınıfa kadar olan geçmiş döneme ait not fişleri ve kişisel bilgi içermeyen LGS sonuç belgeleri MEB E-okul sisteminden elde edilmiştir. Araştırma kapsamında LGS Fen Bilimleri Alt Testi ile Fen Bilimleri sınav başarısı arasındaki korelasyonlar incelendiğinde (p<0.001) en yüksek korelasyonun 8. Sınıf fen bilimleri sınavları arasında (r=0.70) olduğu, en düşük korelasyonun LGS Fen Bilimleri Alt Testi ile 4. Sınıf Fen Bilimleri sınav başarısı arasında (r=0.57) olduğu görülmüştür. Bu sonuca göre; Fen Bilimleri Dersi Öğretim Programının, 4. sınıftan 8.sınıfa kadar sarmal ve bütüncül yapıda olmasıyla sınıflar arasında elde edilen orta ve yüksek düzey ilişkinin alakalı olduğu söylenebilir. İkinci alt problem kapsamında oluşturulan ağ mimarisinde 845 öğrenci verisi ile eğitilen ağda Öğrenme R= 0.8059, Doğrulama R= 0.7408, Test R= 0.7568, RMSE= 2.3504 değerleri en yüksek performans olarak bulunmuştur. 182 öğrencinin verileri kullanılarak ağın eğitim sürecinden sonra simüle edilen gerçek LGS Fen Bilimleri Alt Testi doğru sayıları ile bilgisayarın tahmin ettiği doğru sayıları karşılaştırıldığında r= 0.7506 (p<0.001) ile yüksek düzey ilişki olduğu saptanmıştır. Ayrıca, 20 sorudaki ağın tahmin performansına bakıldığında, 182 öğrencide 124 öğrencinin [+2,-2] hata değeri aralığında doğru tahmin edildiği sonucuna ulaşılmıştır.

Fen başarısıFen bilgisi öğretimiLise giriş sınavları+5
Ahmet Atasayar
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

LGS İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük alt testi doğru sayılarının yapay zeka yöntemleriyle tahmin edilmesi

Bu çalışmada, 2018 yılında ortaokuldan mezun olmuş öğrencilerin ortaokul Sosyal Bilgiler dersi ile T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük dersi sınav notlarının Liselere Geçiş Sistemi (LGS) T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük alt testindeki doğru sayılarını tahmin etme yüzdesinin tespit edilmesinin yanında, yordama düzeylerinde çoklu doğrusal regresyon ve veri madenciliği algoritmalarının performanslarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Kütahya ilinde MEB'e bağlı resmi ortaokullarda öğrenim gören ve 2018 yılında 8. sınıfta LGS' ye giren öğrenciler oluşturmaktadır. Çalışmada uygun örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda tüm değişkenlerle doğru sayıları arasında istatistiksel olarak anlamlı, pozitif yönde orta düzeyde bir ilişki olduğu görülmektedir. Çoklu doğrusal regresyon analizine göre R2 değeri %52, MSE değeri .0242 çıkmıştır. Diğer analizler kapsamında genel doğrusal regresyon, regresyon ağaçları, gauss süreç regresyonu, destek vektör makinesi, topluluk makine öğrenmesi, derin öğrenme, rastgele orman ve yapay sinir ağı analizi sonuçlarında MSE değerlerinin .024 ile .044 arasında, R2 değerlerinin ise .12 ile .52 arasında değiştiği görülmektedir. Elde edilen sonuçlar klasik yöntemle yapılmış çoklu doğrusal regresyon analizinin sonuçlarıyla kıyaslandığında MSE performans değerlerinin çoklu doğrusal regresyon analizinden elde edilen MSE performans değerinden yüksek çıktığı gözlenmiştir. MSE performanslarının karşılaştırılmasının ardından diğer analiz yöntemlerine göre daha başarılı olduğu öne sürülen ancak bu araştırmada diğerlerine nazaran düşük performans gösteren yapay sinir ağı analizinin performansının manuel olarak artırılıp artırılamayacağına bakılmıştır. Nitekim modifiye edilmiş yapay sinir ağı sonuçlarına göre ise R2 değeri %62, MSE değeri ise .019 çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Çoklu doğrusal regresyon, sosyal bilgiler, yapay sinir ağı, yapay zeka.

AtatürkçülükLise giriş sınavlarıSosyal bilgiler dersi+7
Enis Harun Başer
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Zekâ oyunlarının sözel muhakeme becerileri üzerindeki etkisi

Zekâ oyunları, üst düzey düşünme becerisini geliştiren öğrenme araçlarıdır. Adından anlaşılacağı üzere "zekâ" ve "oyun" kelimelerinin yan yana olması eğlence ile öğrenmenin bir arada gerçekleştiğinin göstergesidir. Bu çalışmanın amacı, zekâ oyunlarının sözel muhakeme becerisine etkisini araştırmaktır. Araştırmada tek gruplu deneysel model kullanmıştır. Nicel veriler; yarı yapılandırılmış görüşmelerle elde edilen nitel verilerle desteklenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Kütahya'da bir köy ortaokulunda yedinci sınıf 10 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışmada 12 hafta boyunca 15 tane oyun oynanmıştır. Oyunların seçiminde Seçmeli Zekâ Oyunları dersinden, Tüm Akıl ve Zekâ Oyunları Federasyonu ve Türk Zekâ Vakfı oyunlarından yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel veri toplama aracı çıkmış Liselere Geçiş Sistemi sözel muhakeme soruları ile MEB Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğünce hazırlanan örnek soruların sözel muhakeme soruları derlenerek oluşturulmuştur. Nitel veriler öğrencilerle 12 hafta boyunca yapılan görüşmeler yoluyla elde edilmiştir. Nicel verilerin analizinde Wilcoxon İşaretli Sıralar Test analizi kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen Non-Parametrik Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi sonucunda ön test puanlarının son test puanlarından anlamlı bir biçimde farklılaştığı görülmüştür. Nitel verilerin çözümlenmesiyle de öğrencilerin zekâ oyunları ile ilgili genel görüşleri, zekâ oyunlarının öğrenciler üzerindeki etkilerine ilişkin sonuçlara ulaşılmıştır. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda, zekâ oyunlarıyla ilgili yeni çalışmalar yapacak araştırmacılara ve bu tür oyunları uygulayacak eğitimcilere çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: LGS Türkçe Soruları, Muhakeme Becerileri, Sözel Muhakeme, Zekâ Oyunları

Lise giriş sınavlarıMuhakeme yeteneğiOrtaokul öğrencileri+5
Derya Aslan Sürek
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sıradışı problem çözme eğitiminin sekizinci sınıf öğrencilerinin stratejik esneklik ve liselere giriş sınavı başarısına etkisi

Bu araştırmanın amacı, 8. sınıf öğrencilerine verilen sıradışı problem çözme eğitiminin 8. sınıf öğrencilerinin stratejik esnekliklerine ve Liselere Giriş Sınavı başarılarına etkisini incelemektir. Bu amaç kapsamında araştırma ön test-son test deneysel desen modeline göre gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemini 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Bursa'nın Gemlik ilçesinde öğrenim gören 200 sekizinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma için gerekli olan veriler 10'ar adet açık uçlu sıradışı problemden oluşan ön test-son test ve 8. sınıf öğrencilerinin yıl sonunda girdiği merkezi sınav olan Liselere Giriş Sınavı (LGS) matematik netlerinden elde edilmiştir. Araştırmada ilk olarak tüm katılımcılara ön test uygulanmış daha sonra deney grubuna (32 kişi) sıradışı problem çözme eğitimi verilmiştir. 9 hafta boyunca haftada 2 saat verilen eğitim süresince deney grubuna farklı stratejiler ile çözüme uygun 38 adet sıra dışı problem çözdürülmüştür. Araştırma boyunca kullanılan problemler sistematik liste yapma, geriye doğru çalışma, tahmin ve kontrol, bağıntı bulma, şekil ve diyagram çizme, problemi basitleştirme, denklem ve eşitsizlik kurma stratejileri ile çözülmeye uygun problemlerden seçilmiştir. Eğitim sonunda tüm gruba son test uygulanarak ve LGS matematik netleri hesaplanarak elde edilen verilerin analizinde uygun testler kullanılarak alt problemlere cevap aranmıştır. Çalışmanın sonunda öğrencilerin büyük bir kısmının zayıf ve orta düzey stratejik esnekliğe sahip olduğu, verilen eğitimin öğrencilerin sıradışı problem çözmede stratejik esneklik puanlarını arttırdığı, stratejik esneklik puanı ile LGS matematik başarısı arasında pozitif yönlü orta düzey anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Fakat verilen eğitim deney grubu öğrencilerinin LGS matematik netlerinde kontrol grubuna göre fark oluştursa da iki grup arasında anlamlı bir fark olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: problem, problem çözme, sıradışı problem çözme, sıradışı problem çözme stratejileri, stratejik esneklik

Lise giriş sınavlarıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+5
Tuba Genç
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2020
00

Related subjects