Endüstri sektörü

Bu konu başlığı altında 50 tez

Yüksek LisansAçık ErişimTR

Kar payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri: BIST Sınai endeksi üzerine ekonometrik bir araştırma

Özel sektörde faaliyet gösteren bir işletmenin amacı, varlıklarını korumak ve işletme sahibine kazanç sağlamak için her dönemin sonunda kar elde etmektir. Kâr, şirketlerin dönemsel olarak mali sonuçlarını görmesine, iş ve işlemleri denetlemesine, işletmenin büyüyerek yoluna devam etmesine olanak sağlamaktadır. Ancak kar tek başına, işletmenin hedeflerine ulaşmasında yeterli değildir. Bu noktada önemli olan karın ne şekilde kullanılacağıdır. Kâr payı kavramının önemi bu noktada karşımıza çıkmaktadır. Kâr payı dağıtım politikası, elde edilen net karın, işletmelere hangi oranda dağıtılacağı ve işletmelerde hangi oranda finansman olarak bırakılacağı kararlarını içermektedir. İşletmelerin performansı ve hedefleri açısından kâr payı dağıtım politikası oldukça önemlidir. Bu sebeple işletmelerin finansman politikasının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu çalışmada, Türkiye'de BIST SINAİ sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde kâr payı dağıtım politikasının mikro-makro belirleyicileri araştırılmıştır. İşletmeler kâr payı dağıtımı ile ilgili kararlarını alırken hangi faktörlere dikkat ettikleri ve bu faktörlerin kâr payı dağıtım politikasını nasıl etkilediğini açıklamak amaçlanmıştır. Bu sebeple bu çalışma BIST SINAİ endeksindeki yer alan 20 şirketin 2011-2020 yılları arasında kâr payı ödemelerine etki eden makro ve mikro değişkenleri belirlemek için panel veri analizi yöntemi ile test edilmiştir. Çalışma sonucunda, işletme büyüklüğü, aktif karlılık, enflasyon, faiz değişkenlerinin işletmelerin nakit kâr payı dağıtım oranlarına etkisi pozitif yönde, finansal kaldıraç, likidite oranı değişkenlerinin ise, etkisi negatif yönde tespit edilmiştir. Döviz kuru ve varlık yapısı değişkenlerinin ise anlamlı bir etkisinin olmadığı sonucuna varılmıştır.

Borsa İstanbulEkonometrik analizEndüstri endeksi+7
Işılay Yıldız
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

2008 kriz döneminde sanayi sektöründe yaşanan daralmanın büyüme üzerine etkisinin ekonometrik analizi:Türkiye uygulaması (2005-2016)

Sanayi sektörünün diğer sektörlerin gelişiminde lokomotif olması, ekonomik büyüme ile sanayi sektörü arasındaki ilişkinin bilinmesini önemli kılmaktadır. Sanayi sektörünün gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) içinde payının arttırılması ekonomik büyümeyi hızlandırırken, tersi durumun yaşanması ekonomik büyümeyi yavaşlatacak ve hatta geriletecektir. Özellikle kriz dönemlerinde sanayi sektörünün ne yönde etkilendiğini belirlemek geleceğe dönük politikaların oluşturulması ve gelecekte yaşanacak olası krizlerin etkilerini azaltabilmek açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, 2008 küresel ekonomik krizle birlikte Türk sanayi sektöründe yaşanan daralmanın ekonomik büyüme üzerindeki etkisini belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de ekonomik büyüme ile sanayi sektörünü temsilen sanayi üretim endeksi (SÜE), sanayide çalışılan saat endeksi (CSE), sanayide kişi başına üretim (KBU) ve sanayi ciro endeksi (SCE) arasındaki ilişki; 2005:Q1-2016:Q1 dönemi için üç aylık veriler kullanılarak VECM ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda kısa dönemde tüm değişkenlerin büyüme üzerinde etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Uzun dönemde ise SUE, CSE ve KBU değişkenlerinin büyümenin nedenini oluşturduğu görülmüştür. Bu sonuçlara göre sanayi sektöründe yapılacak iyileştirmeler büyümenin üzerinde olumlu etki yaratacaktır. Anahtar Sözcükler: Türk sanayi sektörü, Ekonomik büyüme, 2008 Küresel kriz,Granger Nedensellik, VECM analizi.

BüyümeBüyüme faktörleriEkonometrik analiz+6
Sevim Özkan
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoktoraAçık ErişimEN

The associations between employee social networking behavior, work values, individual values and quality of work life in heavy industry companies in Turkey

Values are of people and they teach us what is wrong or what is right from moral and cultural perspectives and they strongly influence our attitudes and behaviors both in our work lives and in private lives. They shed light on how individuals exhibit right behavior through attitudes under different circumstances. This is related to so-called cognitive hierarchy, which refers to influence of basic personal and work values on behavior. The basic value hierarchy differs during an individual life cycle, while some values are very important at one stage of the life cycle, they may become less important in another stage. During this individual life cycle, individuals may gain new behaviors that are more coherent with their values and life quality. Political, economic and technological developments, notably in the field of communication, have led to emergence of a novel concept called "social networking". It has already started to influence the ways in which both employees and organizations are being experienced to determine the quality of their work life. Further, it has also become a highly effective and significant apparatus in understanding the means of not just individual values but also work values. The purpose of this study is to examine the certain individual and work values that determine employee-networking behavior in selected heavy industry sectors in the Turkish business world; namely, iron & steel and petroleum sectors.

Industry sectorPersonal valuesWorkers+6
Huriye Egenur Aydın Vila
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri meslek liselerindeki teknolojilerin sanayiye uyumunda karşılaşılan sorunlar ve yöneticinin rolü

Toplumun teknik insan gücünü yetiştiren mesleki teknik liselerin ve dolaysıyla mesleki eğitimin önemi her fırsatta ifade edilmektedir. Ekonomik kalkınmada son derece önemli olduğu bilinen teknik eleman yetiştiren bu ortaöğretim kurumlarının, istenen niteliklerde mezunlar verebilmesinde çağın teknolojilerini takip edebilmeleri önemli bir konudur. Kısıtlı ekonomik imkanlarla yeni teknolojileri takip etme fırsatı olmayan okulların bu ihtiyaçlarını, kuracakları okul-sanayi işbirliği ile sağlamaları beklenmektedir. Bu noktada da okul yöneticilerine önemli görevler düşmektedir.Bu araştırmada, endüstri meslek liselerindeki teknolojilerin sanayiye uyumunda karşılaşılan sorunları ve yöneticinin rolünü çeşitli değişkenlere göre ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu amaçla; Beykoz, Eminönü, Kadıköy, Kartal, Ümraniye ve Üsküdar İlçesine bağlı Endüstri Meslek Liseleri'nde görev yapmakta olan ve araştırmaya tesadüfî olarak katılan toplam 338 öğretmen ve yöneticiler üzerinden veriler toplanmıştır. Verileri elde edebilmek için araştırmacılar tarafından hazırlanan anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS istatistik programında analiz edilmiştir.Elde edilen bulgular incelendiğinde; öğretmenlerin bütün değişkenlerine cinsiyet, okuldaki görev, yaş, mesleki kıdem, branş, öğrencilerin staj yaptığı yer, okulun öğrenci sayısı ve okulun öğretmen sayısı) göre anlamlı farklılıklar elde edilmiştir. Öğretmenler genel olarak; meslek liselerindeki teknolojilerin sanayiye uyumunda çeşitli problemler olduğunu ve bu noktada yöneticilere görevler düştüğünü ifade etmişlerdir. Elde edilen bulgular tartışılmış ve bu doğrultuda çeşitli öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Okul-Sanayi İşbirliği, Mesleki-Teknik Eğitim, Yönetici Rolleri

Endüstri meslek liseleriEndüstri sektörüMeslek liseleri+6
İsa Arıcı
Yeditepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2009
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'nin 2000 yılı sonrası endüstriyel dış ticaret açığı ve ithal girdi bağımlılığı

Türkiye'de 2000-2001 ekonomik krizinden sonra, yapılan ekonomik reformlar ve uygulamaya konulan ekonomi politikaları ile Türkiye ekonomisinin dış rekabet gücünü görünürde arttığı görülmüştür; fakat sermaye, yatırım, hammadde ve teknoloji düzeyi gibi eksiklikler nedeniyle ihtiyaç duyduğu malları yurtdışı alımına yani ithalata yönelmesi ve bunun sürekli hale gelmesi dış girdi bağımlılığını artırmıştır. Bu nedenle hangi sektörlerin daha fazla ithal girdiye bağımlı olduğunu araştırıp bulmak amacıyla konu seçimi yapılmıştır. Bu sektörlerin tespit edilmesi halinde ileride uygulanacak ekonomik politikalara yön verebileceği düşünülmüştür. Çalışmada, Türkiye'nin 2000-2018 yılları arası İmalat sanayinin ithal girdiye olan, doğrudan ve dolaylı bağımlılığını OECD veri tabanından alınan girdi-çıktı tabloları kullanılarak hesaplanmıştır. Analiz sonucu elde edilen verilere göre 2000-2018 yılları arası ithal girdi mallara olan bağımlılığın en düşük olduğu sektörün, yiyecek, içecek ve tütün sektörlerinin olduğu tespit edilmiştir. Diğer sektörlere göre en fazla ithal girdiye ihtiyaç duyduğu ve en fazla bağımlı olduğu sektörün ise Rafine petrol ve petrol ürünleri sektörü olduğu sonucuna varılmıştır. Türkiye'nin imalat sanayisi için önemli girdilerden biri olan rafine petrol ve petrol ürünleri sektörü, teknolojinin gelişimiyle bu sektöre olan talep gün geçtikçe artmıştır. Fakat artan talebi ülke kaynaklarıyla karşılanması mümkün olmadığından bu sektörlerin ithalatının artması, bağımlılığını artırmaktadır. Ayrıca orta ve yüksek teknolojili endüstrilerin ithal girdi bağımlılığı, düşük ve orta teknolojili ürünlere göre daha fazla arttığı gözlemlenmiştir. Türkiye'de imalat sanayinin dış ticarete açık olmasına rağmen yerli üretimin yeterince desteklenmemesi ve Türkiye'de uygulanan politikaların, bir yapısal dönüşüm oluşturamaması dışa olan bağımlılığımızı artırmıştır.

Cari açıkDış açıkDış ticaret dengesi+6
Esra Altuntaş
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0'ın istihdam üzerine etkisi: Bankacılık sektöründe bir araştırma

Bu çalışmada Garanti Bankası, Yapı ve Kredi Bankası, Finansbank ve Denizbank'ın, 2009-2020 yılları arasında Endüstri 4.0. temelli teknolojik gelişmelerin ilgili bankaların istihdam rakamlarını ne yönde etkilediği incelenmektir. Bu amaçla, bankaların personel sayıları, faaliyet giderleri, internet bankacılığı kullanıcı sayıları, mobil bankacılık kullanıcı sayıları, müşteri sayıları, kredi kartı kullanıcı sayıları, ATM sayıları ve POS sayıları veri olarak kullanılmıştır. Bankaların değişen müşteri ekosisteminin taleplerine, Endüstri 4.0.'ın bankacılık sektöründeki uzantısı olarak nitelendirebileceğimiz Fintech ve Bankacılık 4.0.'ın getirdiği yenilikler ile cevap vermesidir. Yeni nesil banka müşterilerinin isteklerine, geleneksel bankacılık faaliyet verileri olarak kabul edilen şube sayısı, personel sayısı ve bu iki kalemle bağlantılı olarak personel giderlerindeki değişmer, teknolojik gelişmelerin yansıması olan internet bankacılığı kullanıcı sayısı, mobil bankacılık kullanıcı sayısı ile bu iki kaleme yapılan yatırımların takip edildiği bilanço kalemi olan faaliyet giderleri ile, alternatif dağıtım kanallarını temsil eden kredi kartı kullanıcı sayısı, ATM sayısı, POS sayısı incelenerek cevap aranmaktadır.

BankacılıkBankacılık sektörüEndüstri 4.0+5
Mehmet Onbaşıoğlu
Antalya Bilim University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0'ın çalışma hayatına etkisi: Bursa örneği

Endüstri 4.0; nesnelerin interneti, internet hizmetleri ve siber-fiziksel sistemlerden oluşan bir bütündür. Bu teknolojilerle birlikte kimi iş kolları ortadan kalkacak, kimi iş kolları ise faaliyet alanını genişletecektir. Teknolojik gelişmelerin işsizliğe neden olmalarının yanı sıra katma değeri yüksek ürünler ve hizmetler sunmaları, ülkelerin refah düzeylerinin artmasını ve toplumsal yaşam standartlarının yükselmesini sağlamaları beklenmektedir. Bu çalışmada, Endüstri 4.0'ın; iyimser ve kötümser görüşler çerçevesinde, çalışma hayatında oluşturacağı etkiler incelenmiştir. Türkiye sanayii üzerindeki etkisi ve Türkiye sanayisinin bu dönüşümdeki konumu ortaya konulmuştur. Ayrıca Endüstri 4.0'ı oluşturan teknolojik bileşenlerin Bursa ilindeki yerel şirketlerde ne düzeyde kullanıldığı ve etkileri üzerine nitel bir araştırma yapılmıştır. "Endüstri 4.0 çalışma hayatını nasıl etkiler" sorusu üzerinden Türkiye'nin istihdam yapısına olası etkileri açıklanmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın birinci bölümünde; günümüze kadar gerçekleşen Endüstri Devrimleri ve Endüstri 4.0 ile bileşenleri, ikinci bölümünde; Endüstri 4.0'ın çalışma hayatına etkileri, üçüncü bölümünde; Türkiye'nin çalışma ilişkileri bakımından Endüstri 4.0 çerçevesindeki konumu ve istihdam yapısına olası etkileri literatür bağlamında açıklanmış, dördüncü bölümünde ise Bursa'da farklı sektörlerde üretim yapan sanayi şirketlerinin Endüstri 4.0 teknolojilerini kullanma düzeylerini ölçülmesi ve bu teknolojilerin ilk etkilerinin değerlendirilmesi amacıyla nitel araştırma yapılarak sonuçları sunulmuştur. Nitel araştırma sonucunda Bursa ilinde Endüstri 4.0 farkındalığının yüksek olduğu buna karşın; yeni teknoloji kullanımının yeterli düzeyde olmadığı görülmüştür.

BursaEndüstri 4.0Endüstri+4
Halil İbrahim Akkuşcu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 uygulamalarına ilişkin algılar: Otomotiv ve tekstil sektörü üzerinde bir araştırma

Otomotiv ve tekstil sektöründe faaliyet gösteren örgütlerin Endüstri 4.0 uygulamalarına ilişkin algısını incelemek üzere çalışma yürütülmüştür. Söz konusu iki sektörde ayrıntılı olarak incelemeyi amaçlayan bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden olgubilim deseninden yararlanılmıştır. Her endüstri devrimi ürün üretme şeklini değiştirmesiyle başlamıştır. İşletmeler az maliyet ile verimi yüksek olan ürünler, yüksek performanslı çalışanlar talep etme ve endüstri devrimleri bu süreçleri baştan aşağıya yeniden tasarlamaktadır. Dördüncü endüstri devrimi olarak nitelendirilen Endüstri 4.0 da bu süreçleri değiştirmesi tahmin edilmektedir. Değişmesi öngörülen bu süreçleri inceleyen çalışmada veriler 19 adet yarı yapılandırılmış mülakat yöntemi ile toplanmış ve ilgili yöneticilerle görüşme gerçekleştirilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde betimsel analiz metodu kullanılmıştır. Ulaşılan bulgulara göre, gelecekte yer edinmek isteyen üretim işletmeleri Endüstri 4.0 çerçevesinde entegre edilmesi söz konusudur. Endüstri 4.0 üretim işletmesinde baştan aşağıya bir etki ederek, üretim alanından insan kaynağına, kadrolama, iş ilişkileri vd. olmak üzere çeşitli etkileri olacağı tespit edilmiştir.

Endüstri 4.0Endüstri işletmeleriEndüstri sektörü+4
Mecnun Mutlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Rekabet stratejilerinin ve stratejik analizin kapsamlılığının firma performansı üzerine etkisi: İSO'ya kayıtlı en büyük 1000 Türk sanayi firması üzerinde ampirik bir çalışma

The purpose of this study was to investigate the impact of competitive strategies and the comprehensiveness of strategic analysis on firm performance, using a combination of Istanbul Chamber of Manufacturing (ISO) data and a survey method. The study focused on a multi-industry sample of 200 prominent Turkish manufacturing firms. Strategy impacts at the business level were captured using a modification of Porter's typology that classified strategies as pure or hybrid. Strategic analysis impacts were captured using an existing scale that was modified and factorized. Because of the study's multi-industry design, the dependent variable, firm performance, was controlled for firm size, industry dynamism, and competitive intensity in terms of performance variations. Hypotheses were constructed based on both previous research and conceptual beliefs. Results provided significant insight into the strategic determinants of firm performance. Regarding competitive strategies, findings showed that hybrid strategies were generally preferable to pure strategies, stuck-in-the-middle strategies, and no strategy position. However, pure marketing differentiation strategy, along with hybrid ones, had also a significant effect on firm performance. Additionally, it was found that when more generic strategy dimensions were included in the strategy combination, firm performance increased, provided that at least one of the key components was marketing or innovation differentiation. And, regarding the performance impact of strategic analysis comprehensiveness, among the nine dimensions, it was found that more comprehensive competitor information analysis led to higher firm performance. That is, being competitor-oriented significantly contributed to firm performance in the scope of the manufacturing industry. Keywords: Competitive Strategy, Porter's Generic Strategies, Hybrid Strategies, Pure Strategies, Comprehensiveness of Strategic Analysis, Subjective Firm Performance, Dummy Variables.

Industry businessesIndustry sectorFirm performance+4
Metin Toptaş
Yıldız Technical University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2014
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sermaye yapısının belirleyicileri: Ürdün sanayi şirketlerinde bir uygulama

Bu çalışmanın amacı, Ürdün'de faaliyet gösteren sanayi şirketlerinin sermaye yapısı kararlarına etki eden içsel faktörleri belirlemektir. Çalışmada Ürdün'de faaliyet gösteren 28 şirketin 2005-2020 yılları arasındaki verileri kullanılarak, panel regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgular aktif büyüklükteki artışın toplam borcun aktife oranını artırdığını; aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının ise toplam borcun aktife oranını düşürdüğünü ortaya koymuştur. Kısa vadeli borcun toplam aktife oranı için oluşturulan model sonuçları aktifteki artışın ve aktif devir hızı artışının kısa vadeli borç oranını artırdığını; buna karşın aktif karlılığı, özsermaye karlılığı, satışların büyümesi, maddi duran varlık toplam aktife oranı ve alacak devir hızının artmasının kısa vadeli borçlanma oranını düşürdüğünü göstermiştir. Son olarak elde edilen bulgular aktif büyüklükteki ve maddi duran varlıkların aktife oranındaki artışın uzun vadeli borç oranını artırdığını; ancak aktif karlılığı, aktif devir hızı ve alacak devir hızının artmasının uzun vadeli borçlanma oranını düşürdüğüne işaret etmektedir.

BankacılıkEndüstri işletmeleriEndüstri sektörü+4
Jebur Husseın Mahmood Mahmood
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Üretim verimliliğinin artırılmasında stratejik planlamanın rolü: Sanayi sektöründe bir uygulama

Teknolojik gelişmeler, müşteri beklentilerinin niteliklerini değiştirmiştir. Bu ise küreselleşme sürecini hızlandırmış ve üreticilerin verimlilik iyileştirme konusunda ihtiyaçlarını artırmıştır. Geçmiş yıllara göre üretimdeki verimlilik, bir firmanın kullandığı emek, malzeme, makine ve sermaye gibi mal ve hizmetlere veya son çıktıya ne kadar fazla olduğunu ifade etmiştir. Ancak bugün artık girdi ve çıktı oranlarının ölçülmesiyle verimliliği artırma konusu tartışmalı olmuştur. Aynı zamanda stratejik planlama da üretim verimliği üzerindeki rolüne odaklanmıştır. Üretim stratejisi ile ilgili taranmış literatür, rekabetin avantajlı ortamını yaratmak ve sürdürmek için güçlü bir çerçeve sunmuştur. İmalat, izole bir işlev olarak görülmek yerine iş ihtiyaçları ile iç içe değerlendirmiş ve işletme politikaları üzerine rekabet etkisine önem verilmiştir. Bu yaklaşımla, uzun dönemli planlamanın sağlanması oldukça önemlidir, ancak günlük karar vermede daha az yardımcı olabileceği gibi, kısa vadeli iyileştirme yöntemleri bazen net yönlerden yoksundur. Çünkü, böyle uygulamalar arasında seçim yapabilmek için çok az kriter mevcut olabilmektedir. Bu araştırmanın amacı, üretim verimliliği üzerinde stratejik planlamanın rolüne odaklamaktır. Söz konusu stratejik planlamanın üretim verimliliğine ne kadar yansıdığını anlamak için ilgili üretici firmalara anket uygulanmıştır. Bursa'daki tekstil ve otomotiv firmaları kapsayan bu araştırmada toplam 201 tane anket toplanmıştır. SPSS 22 paketi ile analizi yapılmış olan bu çalışma sonuçlarına göre, Üretim Verimliliği ile 6 tane faktörle ilişki olduğu tespit edilmiştir. Buna göre, Üretim Verimliliği ile Üretim Lojistiği, Stratejik Planlamayla Tutarlılık, Tedarikçilerle İletişim Politikası, Üstünlük Yaklaşımı, Pazarlama Yaklaşımı ve Stratejik ürün arasında ilişki bulunmaktadır. Bu ilişkinin yönü istatistiksel anlamda pozitiftir. Yani, söz konusu faktörlere ne kadar odaklanırsa, üretim verimliliği o kadar iyileşecektir. Diğer yandan, Üretim Verimliliği ile Tedarikçilerle İşbirliği ve Müşteri Beklentisi arasında ilişki olmadığına karar verilmiştir.

Endüstri sektörüPlanlamaStratejik planlama+2
Abdulmalek Abdulazız Ahmed Mohammed Al-futaıh
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İthalatta kıymet kriterli gözetim uygulaması: Sanayi üretimine etkisi, sorunlar ve çözüm önerileri

Gümrük vergilerinin tahsilinde en önemli konu başlıklarından biri öteden beri verginin hesaplanmasına esas matrahın belirlenmesi olmuştur. Özellikle GATT ve DTÖ sonrası ortaya çıkan tartışmalar doğrultusunda ithalat vergileri matrahında advalorem matrahın esas alınması gerektiği görüşü ağırlık kazanmıştır. Bu nedenle gümrük kıymeti tespitinin önemi artmış, asırları aşan bir sorun alanı olan kıymet belirleme yöntemleri tartışmalara konu olmuştur. Bu çalışmada kıymet kriterli gözetim uygulaması bu kapsamda ele alınmış ve sanayi üretimine etkisi incelenerek uygulamadan elde edilen fayda tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu amaca yönelik olarak veri elde edilmesi daha kolay olduğundan ve temsil kabiliyeti diğer sektörlere oranla daha yüksek dolduğundan Kağıt ve Karton Sanayinde gözetim uygulaması örneği ele alınmıştır. Türkiye'de 2005:01-2021:12 dönemi aralığında aylık veriler kullanılarak 4820.10.30.00.00 GTİP'inde yer alan not defterleri, mektupluk, bloknotlar, hatıra defterleri ithalat birim kıymetleri, 4820.30.00.00.00 GTİP'inde yer alan klasörler, ciltler dosya gömlekleri ve kapakları ithalat birim kıymetleri ve 4814.20.00.00.00 GTİP'inde yer alan duvar kağıtları ve benzeri duvar kaplamaları ithalat birim kıymetleri bağımsız değişken, karton ve kâğıt sanayi mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış üretim endeksi bağımlı değişken olarak ARDL sınır eş bütünleşme testine tabi tutulmuştur. ARDL F sınır istatistiği ile kritik değerler karşılaştırıldığında %1 anlamlılık düzeyinde uzun dönemde bütün değişkenlerin önemli bir denge ilişkisinde olduğu görülmüştür. Uzun dönem katsayılarına göre not defterleri, mektupluk, bloknotlar, hatıra defterleri ithalat birim kıymetlerinin bağımlı değişken üzerinde %10 anlamlılık düzeyinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi saptanamamıştır. Klasörler, ciltler dosya gömlekleri ve kapakları ithalat birim kıymetlerinin %10 anlamlılık düzeyinde bağımlı değişken üzerinde istatistiksel olarak önemli ve pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Buna göre bağımsız değişkende gerçekleşen %1'lik artış bağımlı değişkende uzun dönemde %1,24 artışa neden olmaktadır. Duvar kağıtları ve benzeri duvar kaplamaları ithalat birim kıymetlerinin %1 anlamlılık düzeyinde bağımlı değişken üzerinde istatistiksel olarak önemli ve pozitif etkisi olduğu görülmüştür. Buna göre bağımsız değişkende gerçekleşen %1'lik artış bağımlı değişkende uzun dönemde %1.04 artışa neden olmaktadır. Ayrıca kurulan model için etkilerin kısa dönemde değil uzun dönemde ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Analiz sonuçlarından yola çıkılarak gözetim uygulamasından elde edilen yararın periyodik olarak hesaplanması, sanayi üretimine etkisi olmayan uygulamaların yürürlükten kaldırılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumda suni biçimde artan ithal fiyatı düşerek tüketici enflasyonunun azalmasına yol açmaktadır. Ayrıca düşen ithal fiyatı nedeniyle tüketim artarak toplam ithalat miktarında dolayısıyla ithalde alınan toplam vergi gelirinde artışa yol açmaktadır. Elde edilen hazine gelirinin ithal ürünle rekabet etmesi amaçlanan daha verimli sanayi kollarında teşvik veya sübvansiyon olarak kullanılmasının uygun olacağı önerisiyle çalışma tamamlanmıştır. Anahtar kelimeler: Gümrük, Gözetim, Kıymet, Üretim, İthalat.

Dış ticaret vergileriEkonomik kıymetlerEndüstri sektörü+7
Mustafa Meral
Bursa Technical University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 ve yönetimsel stratejilere etkileri

Gelişen teknolojilerin günümüzde geldiği noktalardan biri olarak gösterilen Endüstri 4.0, rekabet koşullarına uyum sağlamak isteyen işletmeler için ortaya atıldığı 2011 yılından bu yana gündemdedir. Tüketicinin kaliteli, farklı ve daha kısa sürede ürün elde etme talebine çözüm arayan bu devrim, gelecekle ilgili öngörülerde de bulunulmasını sağlamaktadır. İşletme için bu geçiş sürecini yönlendirecek olanlar temelde yönetim kademesidir. Geçmişteki gibi hiyerarşik düzenler yıkılmaya başlasa da, geçiş kararının alınıp uygulanması genelde yönetimden başlayarak tüm örgüte yayılmaktadır. Ege Bölgesi, sanayinin gelişim açısından önde olduğu, rekabet koşullarına uyum sağlamaya çalışması dolayısıyla araştırma evrenini oluşturmuştur. Hazırlanan tez temel olarak üç kısımdan oluşmaktadır. İlk kısım konunun anlaşılırlığını arttırmak için endüstrinin gelişimi ve günümüzde geldiği nokta olan Endüstri 4.0'ın bileşenlerinden oluşmaktadır. Bu kısımda ayrıca Endüstri 4.0 gelişimine etki eden sosyo – ekonomik tetikleyiciler ve etkileri anlatılarak teorik çerçeve oluşturuluştur. İkinci kısım; tezin asıl bölümü olup başta yöneticiler olmak üzere tüm çalışan ve işletme çevresine Endüstri 4.0' la birlikte yaşanan değişiklikler, yapılması gerekenler anlamında ışık tutmaktadır. Tezin uygulama bölümünü oluşturan son kısımda 15 işletme ile gerçekleştirilen görüşmelerin ve analizlerine yer verilmiştir. Gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde Endüstri 4.0'ın beklenti ve kaygı düzeylerini değiştirdiği; her iki açıdan da artırdığı görülmüştür. Sonuç olarak, Endüstri 4.0'ın işletmelerde rekabet gücünü arttırıcı bir etkiye sahip olduğu ve gelecekle ilgili yönetici beklentilerinin de yüksek olduğu tespit edilmiştir. Etkisi yönetim uygulamalarının yan ısıra geleneksel iş bölümü ve iş tanımlarını da değiştirdiği ve değiştireceği yönündedir.

Endüstri 4.0EndüstriEndüstri sektörü+2
Merve Başoğlu
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanayi sektörünün lisans düzeyi muhasebe eğitiminden kalite ve kalite güvencesi beklentileri: Manisa Organize Sanayi Bölgesi örneği

Muhasebe, işletme ile ilgili zamanında, doğru, güvenilir ve tarafsız bilgi üreten bir bilim dalıdır. İşletmelerin artan rekabet ortamında başarılı olabilmesi için hem alt hem üst yapılarında beklentiler doğrultusunda kesintisiz bir değişim sağlamalıdır. İşletmelerin bu değişimi sağlayabilmeleri için en önemli paydaşı olan üniversiteler ile işbirliğine gitmeleri gerekecektir. İşletme çevresinin değişmesi ile işletmelerin muhasebeden beklentileri değişmiştir. İşletmelerin muhasebeden beklentilerinin karşılanabilmesi, muhasebe eğitiminin işletme beklentilerini karşılayabilecek özellikte ve kalitede olmasıyla giderilebilir. Çalışmanın birinci bölümünde; muhasebe bilimi ve muhasebe mesleği hakkında bilgiler verilmiştir. Muhasebe teorisinin kökeni hakkında bilgiler verilerek muhasebe teorileri sınıflandırılmıştır. Muhasebe eğitiminin tanımı yapılarak önemi ve beklentilerine değinilmiştir. Muhasebe eğitiminin unsurları, gerekliliği, amacı ve kalitesinden bahsedilmiştir. İşletmelerde muhasebe eğitiminin önemi değinilerek, Türkiye'de muhasebe eğitiminin tarihsel gelişiminden bahsedilmiştir. Muhasebe eğitiminden beklentiler sıralanmıştır. Ülkemizde muhasebe eğitimine değinilerek, muhasebe eğitiminin mevcut durumu ve geliştirilmesi için yapılması gerekenlerden bahsedilmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde; Muhasebe eğitiminde kullanılabilecek öğretim yöntemleri sıralanmıştır. Uluslararası muhasebe eğitim standartlarına değinilmiştir. Türkiye'de verilen muhasebe eğitiminin gelişimine değinilerek, muhasebe eğitimi alacak olan muhasebe elemanında bulunması gereken nitelikler sıralanmıştır. Küreselleşme ve muhasebe eğitimi kapsamında muhasebe eğitiminde kalitenin arttırılması konusuna değinilmiştir. Globalleşme sürecinde muhasebe eğitimindeki farklılıklar sıralanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde; Tarihsel süreçte üniversite sanayi iş birliğine değinilerek üniversite ile sanayi neden işbirliği yapar sorusu cevaplanmaya çalışılmıştır. Türkiye'de doğrudan ya da dolaylı şekilde üniversite sanayi işbirliğini sağlayan mekanizmalar sınıflandırılmıştır. Muhasebe eğitimi ve diğer konularda üniversite sanayi işbirliğinin istenilen düzeyde olmamasının nedenlerine değinilmiştir. Ve muhasebe eğitiminde işletmelerle işbirliğinin önemine değinilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde; Lisans düzeyinde muhasebe eğitimi ve sanayi işbirliğini belirlemeye yönelik işletmelerden alınan görüş ve öneriler doğrultusunda elde edilen sonuçlar açıklanmıştır. Yükseköğrenimde verilen muhasebe eğitiminin Manisa Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren işletmelerin beklentilerini karşılama düzeyi incelenmiştir. Araştırmanın amacı, araştırmanın yöntemi, araştırmanın evren ve örneklemi, araştırmanın kısıtları açıklanarak araştırma sonucu ortaya çıkan bulgular ve istatistiksel analizler yorumlanmıştır.

Endüstri sektörüKaliteKalite güvencesi+6
Vildan Şen
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Sanayi sektöründe eğitimin istihdama etkisi: Gaziantep ili örneği

Gelişen ve gelişmekte olan ülkelerde sanayi sektörü büyük önem ifade etmektedir. Sanayisi gelişmiş ülkeler bilgi ve becerikli donanıma sahip işgücüne ihtiyaç duymaktadır. Bu donanımı sağlayacak en önemli kavram eğitimdir. Gerekli eğitim sürecinden geçen kişiler var olan nitelik ve yeteneklerini daha çok geliştirme fırsatını bulabilirler. Bu sayede nitelikli işgücü konumuna erişebilirler.Günümüzde kalkınmakta ve büyümekte olan ülkeler, gerekli ekonomik ve sosyal göstergeleri sağlamaya çalışmaktadır. Bu göstergelerin başında istihdam olgusunun geldiği söylenebilir. Özellikle eğitim ile sıkı bir ilişki içinde olan istihdam, toplumun huzuru ve refah düzeyi için de önem arz etmektedir. Bu amaçla özellikle sanayi sektöründe eğitimin etkisi incelenmeye çalışılmıştır. Bu doğrultuda, eğitimin istihdama etkisini belirleyebilmek için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), Gaziantep Sanayi Odası (GSO), Gaziantep Organize Sanayi Bölgeleri (GAOSB) gibi kurumların bülten, dergi, makale, faaliyet raporları kullanılmıştır. Elde edilen verilerle tablolar oluşturulmuş ve yorumlanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın 4. bölümünde Türkiye'nin eğitim sistemi, eğitim durumu ve işgücü durumu analiz edilmiştir. 5. bölümde ise Gaziantep sanayi sektöründe faaliyette olan 100 tekstil firmasıyla anket yapılmıştır. Bu ankette, kadrolarına göre işgücünün eğitim düzeyi belirlenmiştir. Bunun sonucunda tablolar oluşturulmuştur ve eğitimin istihdama etkisi ölçülmeye çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Eğitim, İstihdam, Sanayi Sektöründe Eğitimin İstihdama Etkisi, Gaziantep Sanayi Sektörü

EndüstriEndüstri sektörüEğitim+4
Ali Osmanoğlu
Hasan Kalyoncu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Türkiye'de sanayi sektöründe faaliyet gösteren uluslararası stratejik işbirliklerinin başarısını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir araştırma

Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki sanayi sektöründe faaliyet gösterenişletmelerin uluslararası stratejik işbirlikleri yapmasının nedenlerininbelirlenmesi, stratejik işbirliklerinin başarısını belirleyen faktörlerin ortayaçıkarılması ve işbirliklerinin başarı (performans) düzeyinin belirlenmesidir.Bu çalışmanın evreninin belirlenmesi ve örneklemin elde ediliş yöntemi;Ekonomi ve Çalışma Bakanlığından elde edilen liste ile belirlenen 1000 adetkayıtlı firma; İSO listelerinde olan ancak Ekonomi ve Çalışma Bakanlığı'ndanalınan listede ismi olmayan firmaların internet ortamında araştırılarak ortaklığınınolup olmayışının tespiti şeklindedir.Bu çalışmanın sonucunda 109 adet uluslararası stratejik işbirliği yapan firmayöneticisinden anket yoluyla toplanan verilerin analizi en çok ortaklık kurulanülkelerin 1. sırada Almanya, 2.sırada İngiltere ve 3. sırada Çin ve İspanyaolduğunu göstermektedir. En çok kurulan stratejik işbirliği türü ise ortakgirişimdir. 2. sırada pazarlama işbirliği ve 3. sırada teknoloji işbirliği yeralmaktadır.Stratejik işbirliklerinin oluşturulma nedenleri sırasıyla rekabetçilik, yenilikçilikve öğrenme, pazarı genişletme ve finansal nedenlerdir. Stratejik işbirliklerininbaşarısını belirleyen unsurlar 6 boyut olarak bulunmuştur. Bunlar bilgi paylaşımıuyum-koordinasyon, birbirine bağımlılık, bağlılık ve bilgi paylaşımı, çatışmaçözümü, güven ve koordinasyon olarak ortaya çıkmıştır.Stratejik işbirliklerinin, işbirliği nedenleri ve işbirliği başarısı faktörlerindenbüyüme potansiyeli üzerine en çok koordinasyonun etkisi olmuştur. İşbirliğindengenel memnuniyet üzerinde ise birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü boyutlarıaçıklayıcı olmuştur. İşbirliği başarısı (performansı) üzerinde ise yenilikçilik veöğrenme, birbirine bağımlılık ve çatışma çözümü etkili olmuştur.

EndüstriEndüstri sektörüPerformans+5
Afet Ayçe Başalp
Manisa Celal Bayar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2013
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstriyel tesislerde doğalgaz kurulumu ve kullanımı nedeni ile oluşan riskler ve önleme tedbirleri

Günümüzde sanayi ve teknolojide çok hızlı gelişmelerle karşılaşılmaktadır. Diğer yandan üretim için enerji gereksinim artmakta gerek endüstriyel işletmelerde gerekse konutlarda enerji ihtiyacını karşılamak için çeşitli alternatif enerji kaynaklarından yararlanılmaktadır. Ülkemizde özellikle son yıllarda temiz bir enerji kaynağı olması nedeniyle doğal gaz kullanımı yaygınlaşmaktadır. Ancak doğal gaz dağıtım tesisatlarında ve kurulumunda yeterince önlem alınmadığı takdirde iş kazaları kaçınılmaz olmaktadır. Gerek sanayi gerekse konutlarda artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için ülkemizde hemen hemen tüm şehirlere doğal gaz götürülmeye çalışılmaktadır. Doğalgazın geldiği şehirlerde ikinci aşama olarak iç tesisat yapımları başlamaktadır Bu tez çalışmasında endüstriyel tesislerde doğalgaz tesisatları ve kurulumu iş sağlığı ve güvenliği bakımından incelenmiş, riskler Fine Kinney metodu kullanılarak değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Yapılan çalışmaya göre en yüksek risklerin kaynak kaçağı olduğu görülmüştür.

Doğal gazDoğal gaz kullanımıDoğal gaz tesisatı+7
Mehmet Akın Çınar
Çukurova University · Fen Bilimleri Enstitüsü
2022
00
DoktoraAçık ErişimTR

Toplam kalite yönetimi, sınırsız iyileştirme, lojistik yönetimi ve iş performansı arasındaki ilişki: Libya sanayi firmalarında bir uygulama

Kalitenin çeşitli yönlerinin anlaşılmasını ve ölçülmesini sağlamak için kapsamlı araştırmalar yoluyla farklı kalite yönetimi uygulamaları geliştirilmiştir. Toplam kalite yönetimi kapsamında geliştirilen sınırsız iyileştirme önemli iyileşme araçlarından biridir. Kalite uygulamaları çerçevesinde iş performansı ve lojistik uygulamalarının ele alınması, standart ölçüler belirlenmesi ve kalite bakışıyla daha gerçekçi ve yararlı analizler yapılabilmesini sağlamaktadır. Araştırmanın amacı, toplam kalite yönetimi, sınırsız iyileştirme ve lojistik yönetimi arasındaki ilişkiyi bütün modeller ve alt boyutları ile birlikte Libya'daki sanayi şirketleri bazında iş performansı ile ilişkisini değerlendirmektir. Libya'daki sanayi şirketlerinin çalışanlarından 401 kişiyle yüzyüze anket yöntemiyle veriler toplanmıştır. KFA, ölçeklerin tüm maddeleri arasında yüksek karşılıklı korelasyon göstermiştir. Sonuçlar DFA ile doğrulanmış ve model uyumu kabul edilebilir bulunmuştur. Normallik analizi yapılmış ve dört değişkenin normal dağılan bir popülasyondan alınmadığı görülmüştür. Spearman korelasyonu, toplam kalite yönetimi ile sınırsız iyileştirme arasında pozitif ve güçlü bir korelasyon göstermiştir. Değişkenler arasındaki ilişkileri doğrulayan Smart PLS 4 ile yol analizi yapılırken, lojistik yönetiminin iş performansı üzerinde dolaylı etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.Bu çalışmanın sektör temsilcilerine, sanayi sektörü yanında diğer sektörlere yol göstermesi, araştırmacılara yeni çalışmalar bakımından ışık tutması yanında katkı sağlaması beklenmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Toplam Kalite Yönetimi, Sınırsız İyileştirme, Lojistik Yönetimi, İş Performansı, Endüstriyel Şirketler, Libya

Endüstri işletmeleriEndüstri sektörüLibya+5
Mohamed Khalifa Ejdea
Kastamonu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Yönetim performansının iyileştirilmesinde yönetim bilgi sistemlerinin rolü: Filistin'deki sanayi şirketleri araştırması

Çağdaş dünyamız, etkileri genel olarak yaşamın çeşitli alanlarına ve özel olarak iş sektörüne yansıyan yüksek derecede bilimsel mantık ve teknolojik gelişme ile karakteri olmuştur. Bilgi devrimi, şirketlerin kendilerini çevreleyen yeni ve değişen koşullarla başa çıkabilen sağlam bir bilgi sistemine olan artan ihtiyaçları sebebiyle yönetim sürecini etkilemiştir. Yönetim performansı, herhangi bir şirketteki temel ve önemli yönetimsel süreçlerden biridir. İyi yönetim performansı sayesinde şirketler hedeflerine verimli ve etkili bir şekilde ulaşabilmektedirler. Böylece şirketler, günümüzün hızla değişen ortamında sürekliliklerini, başarılarını ve rekabet güçlerini koruyabilmektedirler. Bu nedenle, bu şirketler performanslarını iyileştirilmek için sürekli çalışmak zorunda kalmışlardır. Bu tezin, sanayi şirketlerinde yönetim performansının iyileştirilmesinde yönetim bilgi sistemlerinin rolünü göstererek şirketlere yardımcı olmaya çalıştığı şey budur. Bu tezde ilk olarak yönetim bilgi sistemlerinin kavramları, türleri, bileşenleri ve önemi açıklanmıştır. Ardından yönetim performansının kavramı, unsurları, belirleyicileri, onu etkileyen faktörler ve sistemin değerlendirilmesinin faydaları açısından anlatılmıştır. Son olarak, tezin uygulaması tartışılmıştır: Filistin'deki sanayi şirketlerine anketler dağıtılarak verilerin nasıl toplandığı ve verilerin analizinde ve sonuçların elde edilmesinde istatistiksel yöntem ve testlerin nasıl kullanıldığı anlatılmıştır.

Bilgi kalitesiEndüstri işletmeleriEndüstri sektörü+5
Asıl Alsallamın
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Endüstri 4.0 ve enerji dönüşümü: Türkiye'de güneş enerjisi teknolojilerinden elektrik üretimi potansiyelinin değerlendirilmesi

Enerji, ülkelerin iç ve dış politikalarında öncelikli bir konudur. Dünya genelinde artan enerji talebini karşılamak için ülkelerin dinamik enerji politikalarına ihtiyacı vardır. Enerji kaynaklarının büyük bir hızla tükenmesi, enerjide dönüşüm yaşanmasını beraberinde getirmiştir ve dünyada yenilenebilir enerji kaynaklarına gösterilen ilgiyi artırmıştır. Bu çalışmanın amacı Türkiye'de güneş enerjisinden elektrik üretimi potansiyelini araştırmaktır. Çalışmada ulaşılan sonuçlara göre Türkiye yılda ortalama güneşli gün ve alınan güneş miktarı bakımından güneş enerjisinden elektrik üretimi için büyük bir potansiyele sahip olsa da potansiyelinin altında kalmış durumdadır. Farkındalığın arttığı bir konu olduğu için güneş enerjisinden elektrik üretimine dair yasal çalışmalar ve teşviklerin artması beklenmektedir. Endüstri 4.0 teknolojilerinin doğru bir şekilde kullanılması, Türkiye'nin güneş enerjisinden elektrik üretimine pozitif yönde katkı sağlayacaktır.

Elektrik üretimiEndüstri 4.0Endüstri politikaları+7
Elifnur Kateroğlu
Ankara Hacı Bayram Veli University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Yüksek LisansAçık ErişimEN

Kurumsal sosyal sorumluluk, etik ve hesap verebilirlik

This research proposes a CSR framework and implementation guidelines for the service sector of Ghana. Ghana has gone through various stages of economic development since independence. From an agricultural economy to an industrial economy with the service sector currently being the major contributor to GDP making Ghana one of the promising economies in the world. However, Ghana's success story is as a result of economic recovery programs and social intervention policies introduced by successive governments to make life bearable for the people with little effort from the Ghanaian corporate sector. The Ghanaian corporate sector does little to complement the effort of the government to curb corruption, protect the environment to ensure a sustained economic development. This gap is caused by the absence of CSR policies and implementation guidelines to serve as maps for firms to follow. This research therefore sought to address the problem by presenting the proposed policy for the dominant sector of the economy. The research is conducted on three levels using record keeping method to collect secondary data. The first level explains the growth of the economy from agricultural after independence to a service economy with emphasis on the service sector as the largest sector of the Ghanaian economy. The second stage explains CSR and its importance to both employers and employees using existing models for illustration purposes. The final stage of the research focused on the development of CSR policy framework for the Ghanaian service sector with implementation strategies. Keywords: Corporate Social Responsibility, Business Ethics, Accountability, Structure of Business, Gross Domestic Product, Agricultural Sector, Industrial Sector, Service sector

Industry sectorEthicsGhana+6
Osman Abubakarı Azız
Fırat University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Ekonomik büyüme-enflasyon ilişkisinin sektörler itibari ile ekonometrik analizi: Türkiye örneği

Bu çalışmada enflasyon-iktisadi büyüme ilişkisi sektörel bazda 1987:1-2007:3 dönemi için incelenmiştir. Enflasyon ile büyüme ve sektörel büyüme arasındaki ilişkiler serilerin devresel hareketleri, diğer bir ifade ile iş çevrimleri çerçevesinde çapraz korelasyon analizi ve etki-tepki fonksiyonları ile incelenmiştir. Bu amaçla toplam GSYİH ve sektörel GSYİH serileri ile Tüketici Fiyatları Endeksi ve üç aylık enflasyon oranlarının devresel bileşenleri elde edilmiştir. Serilerin devresel bileşenleri ? üssel düzeltme yöntemi ile mevsimsel olarak düzeltilmiş serilerin ? Baxter ve King (1995) çalışması ile tanımlanan bant geçiş filtresi ile elde edilmiştir. Toplam ve sektörel çıktıların devresel bileşenleri önce grafiksel olarak daha sonra çapraz korelasyon katsayıları hesaplanarak incelenmiştir. Çalışmada kullanılan veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) internet sayfasından elde edilmiştir. Ampirik sonuçlar; Türkiye ekonomisinde enflasyon ile iktisadi büyüme arasındaki negatif ilişkinin nedeninin tüm analiz dönemlerinde arz şokları olabileceğine işaret etmektedir. Arz şokları, aynı zamanda sanayi sektörü ve hizmetler sektörü büyümesi ile enflasyon arasındaki negatif ilişkiyi de açıklamaktadır. Etki-tepki fonksiyonları ile elde edilen sonuçlar bu bulguları çoğu durumda desteklemekle birlikte tüm sonuçların incelenen alt döneme göre farklılık gösterdiği gözlenmiştir. Bu ilişkinin geçerliliği arz şoklarının bir temsilcisi olan petrol fiyatları modele dahil edilerek ayrıca incelenmiş ve ilk sonuçları destekleyici bulgular elde edilmiştir.Anahtar Kelimeler:1)Enflasyon2)Ekonomik Büyüme3)Devresel Hareketler4)Türkiye Ekonomisi

BüyümeDevresel dalgalanma teorileriEkonometrik analiz+7
Bahadır Şengörün
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

1995 sonrasında Türkiye'de sanayi sektörüne ilişkin ihracat teşvikleri

Ülke ekonomisinin gelişiminde dış ticaretin, özelikle de ihracatın kalkınma üzerinde uyarıcı ve sürükleyici bir etkisi vardır. Bu bağlamda, ülkelerin ihracatı ve ihracata yönelik üretimi teşvik etme konusunda çeşitli gerekçelerden hareket ettikleri gözlenmektedir. Genel olarak gelişmiş ülkeler, ihracat teşviklerinde dünya ihracatından aldıkları payı koruma ve yüksek katma değerli, yüksek teknolojili ürünlerinin ihracatını artırma amacını gütmektedir. Amaçladığı hedeflere daha çabuk ulaşmak isteyen ülkeler açık ve nakit-dolaysız teşvikleri tercih ederken; kalkınmasını tamamlamış ülkeler ise daha çok gizli ve dolaylı teşvikleri tercih etmektedir. İhracat teşviklerinin verilmesindeki en temel esas, öncelikli sektör, mal ve ülke ekonomisinin kaynak durumu olmaktadır.Türkiye'de ihracatı teşvik tedbirleri sürekli gelişen ve değişen ekonomik şartlara bağlı olarak dinamik bir çizgi takip etmiştir. Bu nedenle kullanılan araçların nitelik ve niceliği zaman içinde oldukça büyük değişim ve gelişim göstermiştir. 1995 sonrası Gümrük Birliği çerçevesinde Türkiye, mevzuatını AB mevzuatına uyumlaştırmıştır. 1/95 sayılı OKK'nın 34/1'inci maddesinde ?Birlik Üyesi Devletlerin veya Türkiye'nin herhangi bir biçimde Devlet kaynaklarını kullanarak sağladıkları ve belli girişimlerin kayrılması veya belli ürünlerin üretiminin özendirilmesi suretiyle rekabeti aksatan veya aksatma tehlikesi taşıyan her türlü yardım, Birlik ile Türkiye arasındaki ticareti etkilediği ölçüde Gümrük Birliği'nin iyi işleyişiyle bağdaşmaz? hükmü yer almaktadır.Türkiye'de milli düzeyde oluşturulacak bir Devlet Yardımlarını İzleme ve Değerlendirme Kurumuna ihtiyaç bulunmaktadır. Bu kurumun görevi, devlet yardımı uygulamalarının AB mevzuatında yer alan kriterlere uygunluğunu değerlendirmek olacaktır.

Endüstri sektörüTeşviklerTürkiye+2
Emrah Kışoğlu
Gazi University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Bingöl sanayi potansiyeli ve yatırımların belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, Doğu Anadolu'nun ekonomik açıdan dar gelir düzeyine sahip Bingöl İlinin mevcut sanayi potansiyelinin belirlenmesidir. Bingöl için potansiyel vadeden sektörler ve Doğu Anadolu Projesi (DAP) kapsamındaki teşvikler doğrultusunda geleceğe yönelik kalkınma senaryoları incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Bingöl İli, Sanayi Potansiyeli, Yatırımlar.

BingölEndüstri sektörüEndüstrileşme+2
Süleyman Nergiz
Çağ University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00

İlgili konular