Investors behavior
78 theses under this subject heading
Yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırımcı kararlarına göre incelenmesi: Muğla ilindeki turizm işletmeleri yöneticileri üzerinde bir araştırma
Davranışsal finans, son yıllarda sıklıkla tartışılan, akademik çevrelerce araştırılan bir kavram haline gelmiştir. Finansal kararlarda, belirli tahmin ve beklentilerden daha çok davranışsal eğilimlerin etkili olduğunun anlaşılması bu eğilimlerin tespitini, araştırılmasını, işleyişini anlamayı ve faktörlere ait sonuçların değerlendirmesini zaruri hale getirmiştir. Bireysel yatırımcıların finansal piyasalarda her zaman rasyonel çizgide hareket ettiğini söylemek mümkün değildir. Geleneksel finansın ortaya koyduğu varsayımlar, bireylerin verdiği finansal yatırım kararlarını açıklamaya yetmemekte, bireysel yatırımcı kararları önyargıların ve psikolojik eğilimlerin fazlasıyla etkisi altında kalmaktadır. Bazen psikolojik yapıdan ve kişilikten kaynaklanan unsurlar, bazen de bireyin etkileşimde bulunduğu sosyal faktörler bireylerin yatırım kararları üzerinde etkili olabilmektedir. Davranışsal finans, rasyonel karar vermenin mümkün olmadığı durumlarda bireylerin verdikleri kararları ve bu kararların finansal etkilerini araştıran bir alan olmuştur. Araştırmanın amacı; yatırımcıların davranışsal finans eğilimlerinin bireysel yatırım tercihlerine göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir. Araştırma için Muğla ilindeki turizm sektöründe faaliyet gösteren seyahat acentalarının, bir, iki, üç, dört ve beş yıldızlı otellerin ve butik otellerin yönetici kademesindeki çalışanlar seçilmiştir. Çalışma alanı olarak turizm sektörünün seçilmesini nedeni ülke ekonomisinde önemli bir yer tutan turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin bireysel yatırımlarıyla ilgili gerek mevcut gerekse gelecekteki davranışsal eğilimlerinin belirlenmesinin önemli olduğu düşüncesidir. Alt, orta ve üst yönetim kademesinde istihdam edilen yöneticilerin gelirleri, tasarrufları aracılığıyla ülke ekonomisine döndüğünden, turizm işletme yöneticilerinin davranışsal finans eğilimlerinin tespiti oldukça önemlidir. Bu kapsamda turizm işletmeleri yöneticileriyle anket uygulaması gerçekleştirilmiştir. Bu anketi tam ve eksiksiz yanıtlayan 548 yöneticiden veri toplanmıştır. Çalışmada bireysel yatırımcıların sosyodemografik özellikleri, yatırım yapma süresi, yatırım yaparken faydalanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırımlarını hangi aralıklarla gözden geçirdikleri ve yatırım yaparken esas alınan faktörler incelenmiş, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Buna göre; davranışsal finans eğilimleri, yararlanılan bilgi kaynakları, yatırım tercihleri, yatırım süresi, yatırım yaparken esas alınan faktörler, gelir durumu, yatırımları gözden geçirme sıklığı, gelirden ayrılan yıllık paya göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Çalışma sonunda elde edilen bulgular değerlendirildiğinde geliştirilen 10 faktörlük davranışsal finans ölçeğinin, yatırımcıların yatırım kararlarındaki davranışsal finans eğilimlerini tespit etmeye yönelik olarak bundan sonra yapılacak çalışmalara katkıda bulunabileceği düşünülmektedir. Bunun yanında turizm sektöründe istihdam edilen yöneticilerin göstermiş olduğu davranışsal finans eğilimlerinin, farklı sektörlerde istihdam edilen bireylerin davranışsal finans eğilimleri ile karşılaştırması literatüre önemli bir katkı sağlayacaktır. Farklı sektör geçmişlerine ve birikimlerine sahip bireylerin davranışsal finans eğilimlerinin ve bu eğilimlerin finansal kararlarla olan ilişkisinin öngörülebilmesinin, davranışsal finans literatürünü zenginleştireceği düşünülmektedir.
Borçlanma araçları piyasasında borçlanma aracının özelliklerinin yatırımcı tercihlerine etkisinin belirlenmesi: Türkiye örneği
Ülkemizde borçlanma araçları piyasası uzun süre gelişim gösterememiş ve bu piyasalarda kamu kesimi ağırlığını devamlı korumuştur. Dışlama etkisiyle piyasalarda özel sektör fon bulamamış ve uzun süre ya borçlanma aracı ihraç edememiş ya da çok düşük miktarlarda ihraç edebilmiştir. Fakat 2006 yılından itibaren ihraçlar tekrar özel sektör tahvili ile başlamış, diğer borçlanma araçlarının ihracı da özel sektör tarafından takip eden yıllarda devam etmiştir. Çalışmada borçlanma araçları piyasasında işlem gören araçların seçiminde hangi bağımsız değişkenin etkili olduğu araştırılmıştır. Veri seti olarak borçlanma piyasasında işlem gören ve itfa tarihi henüz dolmamış olan 303 borçlanma aracı kullanılmıştır. Multinomial logit ve multinomial probit modellerle elde edilen sonuçlar ortaya konulmuştur. Göreceli risk oranı hesaplaması yapılırken devlet tahvili temel seçim senaryosu olarak belirlenmiştir. Yatırımcıların bunun yerine hazine bonosunu seçmesinde temiz fiyat kriterinin etkili olduğu belirlenmiştir. Özel sektör tahvilinde kapanış, hacim, basit ağırlıklı ortalama kriterleri etkili olmuştur. Finansman bonosunda temiz fiyat, hacim ve birikimli hacim etkili olmuştur. Kapanış fiyatları açısından değerler incelendiğinde finansman bonosu ve hazine bonosunun tercih edilmesinde risk çok fazladır. Marjinal etkilere bakıldığında, temiz fiyata göre devlet ve özel sektör tahvillerini tercih ettiği görülmüştür. Kapanış fiyatına göre ise hazine ve finansman bonosu tercih edildiği ve finansman bonosunun daha fazla tercih edildiği bulunmuştur. Hacim olarak devlet tahvili ve hazine bonosu öne çıkmaktadır. Birikimli hacimde finansman bonosu dışındaki tüm araçlar tercih edilmektedir. Nominal değerde yalnızca finansman bonosu tercih edilmektedir. Basit ağırlıklı ortalamada devlet tahvili ve finansman bonosu tercih edilmektedir. Böylece iki model üzerinden yatırımcıların hangi aracı hangi kritere göre tercih ettiği ortaya konulmuştur.
Sermaye piyasası yatırımlarında yeni yatırımcı davranışı "algoritmik trade"
İletişim teknolojilerindeki ilerleme ve borsaların dijitalleşmesi, piyasalara erişim maliyetlerini azaltmıştır. Son yıllardaki önemli gelişmelerden bir tanesi de, yatırımcıların veri işleme hızını artıran, ticaret stratejilerinin uygulama maliyetini azaltan ve menkul kıymet ticaretini hızlandıran algoritmik ticarettir. Alım satım algoritmaları, tüm alım satımların büyük çoğunluğunu yürütebilme potansiyeline sahip olduğundan sermaye piyasalarda bir devrim yaşanmaktadır. Algoritmik ticaret uygulamalarının, piyasa verimsizliklerini ortadan kaldıraraksermaye piyasalarının daha etkili ve verimli çalışmasına yardımcı olacağı düşünülmektedir. Bu çalışmada, basit hareketli ortalama genetik algoritma kullanılmıştır. Algoritma kısa ve uzun vadeli (pozisyon) farklı senaryolarda tasarlanan BİST 30 endeks portföyüne yapılan bir yatırıma uygulanmıştır. Genetik algoritmanın uygulamasının sonucunda yatırımın farklı senaryolardaki getirileri ve performansları analiz edilmiştir. Araştırmanın sonuçlarına göre; BİST 30 endeks portföyüne yapılan farklı senaryolardaki yatırımlarda benzer veya farklı SMA genetik algoritmalar kullanılarak farklı oranlarda pozitif veya negatif getiriler elde edilebilmektedir. Elde edilen sonuçlar, BIST 30 endeks portföyünün satın alınmasna ve elde tutulmasına uygulanan algoritmik ticaret işlemlerinin normal ticaret işlemlerine göre daha iyi getiriler ve performanslar sağlayabileceğini göstermektedir.
Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışları kapsamında hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörler: Çorum ili için bir araştırma
Bireylerin tasarruf yapabilmesi ve yaptığı tasarrufları değerlendirmesi yatırımların gerçekleşebilmesi için ön koşuldur. Bireyler tasarruflarını değerlendirirken genellikle finansal yatırım araçlarından döviz, altın, vadeli mevduat hesabı gibi araçları tercih ettikleri, hisse senedini çok fazla tercih etmedikleri söylenebilir. Bu nedenle örgütsel davranış temelinde farklı sektördeki çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda çalışmada Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan çalışanların tasarruflarını değerlendirme davranışı kapsamında hisse senedi tercihini etkileyen faktörlerin bağımsız örneklem T testi, tek yönlü Anova testi, post-hoc ikişerli karşılaştırma testleri ve lojistik regresyon analiziyle davranışsal finans çerçevesinde belirlenmesi amaçlanmıştır. Analizlerden önce günevirlik, normallik testleriyle faktör analizi uygulanmıştır. Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Çorum ilinde görev yapan 551 çalışana 27 soruluk anket uygulanmış, anket verileri SPSS 27.0 paket programıyla analiz edilmiştir. Bağımsız örneklem T testi ve tek yönlü Anova testi sonuçlarına göre cinsiyet, öğretmenlerin eğitim kademesi, gelir düzeyi, ev sahibi olma durumu, hisse senedine yatırım yapma süresi, portföy büyüklüğü ve finansal eğitim durumuna göre katılımcılar arasında farklılıklar olduğu görülmüştür. Bu testlerde katılımcıların kendine güven yönlü, bilgi yönlü, duygusal ve sosyal yönlü davranışsal eğilimler temelli hisse senedi yatırımlarında farklılık tespit edilmiştir. Lojistik regresyon analizi sonuçlarına göre erkek çalışanlar ve gelir düzeyindeki artışın hisse senedine yatırım yapma olasılığını arttırdığı belirlenmiştir. Ev sahibi olma, yaş, eğitim ve medeni durumun hisse senedine yatırım yapma olasılığına istatistiksel olarak anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Konuyla ilgili çalışmalar değerlendirildiğinde farklı sektörlerde çalışanlar için hisse senedine yapılan yatırımlar davranışsal finans kapsamında araştırılmıştır. Ancak Milli Eğitim Bakanlığına bağlı çalışanların hisse senedi tercihlerini etkileyen faktörlerin araştırıldığı ve lojistik regresyon analizi yönteminin kullanıldığı çalışmalara rastlanmamıştır. Bu yönüyle çalışmanın yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
Kurumsal sürdürülebilirlik perspektifinde işletmelerin finansal performansının analizi ve yatırımcı davranışları üzerine bir araştırma: BİST Sürdürülebilirlik Endeksinde bir uygulama
Artan teknolojik gelişmeler ile birlikte günümüzde işletmelerin küresel rekabet ortamında varlıklarını sürdürmeleri, işletmelere bir takım avantajlar sağlamasının yanında sorunlar da getirmiştir. Karşılaşılan sorunlarla birlikte işletmelerin varlıklarını gelecekte nasıl sürdürebilecekleri konusunda tartışmalar ortaya çıkmış ve bunun sonucunda Sürdürülebilirlik kavramı doğmuştur. İşletmelerin var oldukları çevrelerine karşı bir takım sosyal ve çevresel sorumlulukları oluşmuştur. Günümüzde işletmelerin varlıklarını sürdürmelerinde ekonomik performanslarının yanında sosyal ve çevresel performansları da önemli hale gelmiştir. İşletmelerin varlıklarını sürdürülebilir kılmalarında sosyal, çevresel ve ekonomik performansları Kurumsal Sürdürülebilirlik kavramını ortaya çıkartmıştır. İktisadi bir kuruluş olan işletmelerin varlıklarını sürdürmelerinde kurumsal olarak sürdürülebilir çalışmalar yapmaları kaçınılmaz bir hale gelişmiştir. Bu bağlamda Türkiye'de Borsa İstanbul bünyesinde kurulmuş olan Sürdürülebilirlik Endeksi işletmelerin kurumsal sürdürülebilirlik çalışmalarına olanak sağlamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de Borsa İstanbul BIST-Sürdürülebilirlik Endeksi'ne kote olan işletmelerin ekonomik açıdan kurumsal sürdürülebilirlikleri ile yatırımcı davranışları arasındaki ilişki istatistiksel analizler ve grafiksel çizimler yapılarak değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda gelecekte yapılacak olan çalışmalara atıflarda bulunularak bir takım öneriler getirilmiştir.
The moderating role of cryptocurrency investment on the effect of shortcuts and biases in the investor's decision
Decision-making behavior has been studied with different approaches. Studies examining this topic have often focused on how to make the best decision. These studies investigated the decision-making process and how the processes are affected in different situations in which the decision-maker is involved while examining the decision-making behavior. In studies investigating the effects of psychological factors on decision-making, it has been observed how the decision-maker is affected by cognitive characteristics. In this study, the effect of cognitive factors affecting the decision-making process on the decision-maker's behavior was examined. Also, the moderating role of cryptocurrency investment on these effects has been studied. A face-to-face survey was conducted with 589 investors across Turkey. The obtained data were analyzed with structural equation modeling, chi-square, and t-test. In the analysis results, it was observed that while anchoring and representativeness biases were effective in investor decisions, availability and herd effect biases were not effective in investor decisions. Cryptocurrency investment has a moderating effect on anchoring and representativeness biases. Also, no relationship was found between the demographic characteristics of the investors and their decision-making behavior.
Yatırımcıların yerel piyasalarda yatırım davranışları ile stratejik kararları arasındaki ilişki Hatay ilinde bir uygulama çalışması
Bu tez çalışması; yatırımcıların yerel piyasalarda, stratejik kararları ile yatırım kararları arasındaki ilişkiyi davranışsal finans perspektifinde incelemek ve değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Tez çalışmasında literatür taramasına geniş yer verilmiştir. Uygulama olarak anket çalışması yapılmıştır. Çalışma üç ana bölümden oluşmaktadır. Tezde teorik yapı iki ana bölümde ele alınmıştır. Birinci bölümde; davranışsal finans ve stratejik yönetimin temel kavramlarına ilişkin literatür taraması yapılarak yerel yatırımcı türleri ve yatırımcıların yerel piyasada davranışları incelenmiştir. Tezin ikinci bölümünde; davranışsal finans teorileri araştırılıp Kahneman ve Tversky'nin beklenti kuramından yola çıkılarak konuya ilişkin teorik çalışmalar özetlenmiştir. Ardından, açıklanan kavramlar ışığında yatırımcı davranışlarına etki eden psikolojik faktörlere değinilmiştir. Son bölüm olan uygulama bölümünde ise davranışsal finans ile stratejik kararlar arasındaki ilişkilerin yerel piyasalarda etkileri incelenmiş ve bu etkilerin sonuçları açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: DavranıĢsal Finans, Yatırımcı Psikolojisi, Yatırımcı Duyarlılığı.
İMKB'de sürü davranışının test edilmesi
Bireylerin irrasyonel kararlar almasında tamamen kişisel birtakım etkiler (hevristikler, bilişsel önyargılar) olabileceği gibi içinde bulunulan sosyal grubun da etkili rol oynayacağı kabul edilmektedir. Bireyin içinde bulunduğu sosyal grubun görüşlerinden, davranışlarından etkilenerek kendi fikirlerini değiştirmesi ve çoğunluğun yönünde hareket etmesine sürü davranışı denilmektedir.Bu çalışmanın amacı, İMKB'de yatırımcıların sürü davranışı gösterip göstermediklerinin araştırılmasıdır. Sürü davranışının varlığını test etmek için 03.01.1997- 17.10.2008 dönemi içerisinde İMKB'de işlem gören 257 hisse senedinin düzeltilmiş günlük kapanış fiyatları kullanılmıştır. Christie ve Huang (1995) ve Chang, Cheng ve Khorana'nın (2000) geliştirdiği hisse senedi getirilerinin yatay kesit sapmalarına dayalı yöntem kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, İMKB'de sürü davranışının varlığını desteklememiştir.Anahtar Kelimeler: Davranışsal finans, Sürü davranışı
Menkul kıymet piyasalarında, kurumsal yatırım, yatırımcı duyarlılığı ve hisse senedi getirileri ilişkisinin incelenmesi
Bu çalışmada, 2004-2014 yılları aralığında, halka açık şirketlerden BİST Sınai Endeks'inde işlem gören firmaların mali tablolarından elde edilen bilgiler kullanılarak Türkiye için, kurumsal yatırım, yatırımcı duyarlılığı ve hisse senedi getirileri arasındaki ilişki incelenmiştir. Yatırımcı duyarlılığını ölçmek için üç farklı ölçüt kullanılmıştır. Birincisi, yatırımcı duyarlılığını temsil ettiği düşünülen yedi değişkenle, temel bileşenler analizi yöntemi kullanılarak elde edilen yatırımcı duyarlılığı endeksi; ikincisi, yatırımcılardan hisse senetlerine toplam net sermaye akışının toplam varlıklara oranı; üçüncüsü ise TÜİK Tüketici Güven Endeksi değeri/100' dür. Kurumsal seviyede yatırım, net operasyonel varlıklardaki değişime dayanılarak hesaplanmıştır. Sabit etkiler panel veri analizi kullanılarak yapılan analizlerden elde edilen bulgulara göre: (i) Kurumsal yatırım değeri ile aynı dönem içindeki hisse senedi getirileri arasındaki pozitif yönlü, anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. (ii) Kurumsal yatırım ile yatırımcı duyarlılığı ölçütlerinden yatırımcı duyarlılığı endeksi ve TÜİK Tüketici Güven Endeksi/100 arasında pozitif yönlü ve anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Kurumsal yatırım ve yatırımcılardan hisse senetlerine toplam net sermaye akışının toplam varlıklara oranı ile anlamlı bir ilişkiye rastlanmamıştır. Bulgulara dayanarak, kurumsal yatırımın, yatırımcıların optimistik olduğu dönemde artış gösterdiği söylenebilir.
Yatırımcı duyarlılığının türev piyasa getirilerine olan etkisi: Endeks vadeli işlem sözleşmeleri üzerine bir araştırma
Finansal türev ürünler, piyasaların küreselleşmesi, finansal entegrasyon sürecinin hızlanarak devam etmesi, bilgisayar teknolojisi ve elektronik ticaretteki gelişmeler ile birlikte piyasa risklerinden korunabilmek için, yatırımcılar tarafından her geçen gün biraz daha fazla tercih edilen ürünler haline gelmişlerdir. 1997 yılında temelleri atılan ve Şubat 2005 tarihinde etkin bir şekilde faaliyete geçen Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası; Borsa İstanbul'un çatısı altında 2015 yıl sonu itibarı ile günlük 2 milyar TL ve yıllık 90 milyon adedin üzerinde sözleşme bazında işlem hacmine ulaşarak, önemli bir başarıya sahip olmuştur. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen piyasalar, Fama (1970) tarafından ortaya konulan etkinlikten oldukça uzak görünmektedir. Klasik finans alanının temel hipotezlerinden biri olan Etkin Piyasalar Hipotezi ile açıklanamayan varlık getirileri, davranışsal finansın önemli teorilerinden biri olan yatırımcı duyarlılığı teorisi ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Temel bilgiye değil, söylentiye dayalı işlem yapan yatırımcıların varlığından kaynaklanan yatırımcı duyarlılığı üzerine yapılmış olan uygulamalı çalışmalar, piyasalarda duyarlılığın varlık fiyatlarını etkilediğini, dolayısıyla getirilerin belirli zamanlarda artıp, azalabildiğini ve yatırımcıların bu bilgi ile piyasanın üzerinde getiriler elde edebileceklerini ortaya koymuştur. Bu sebeple Türkiye Vadeli İşlem piyasalarında yatırımcı duyarlılığının etkisini araştırmak, gerek duyarlılığının sistematik olarak piyasayı etkileme gücünün olup olmadığının ortaya konması açısından, gerekse vadeli işlem sözleşmelerinin fiyat hareketlerini aydınlatması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışma, Nisan 2006- Nisan 2016 tarihleri arasında, yatırımcı duyarlılığının, Türkiye Vadeli İşlem Piyasasında işlem gören, endeks vadeli işlem sözleşme getirilerini etkileyip etkilemediğini araştırmayı amaçlamaktadır. Çalışmada klasik doğrusal regresyon yönteminden yararlanılmış ve analizlerde En Küçük Kareler tahmin yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan değişkenler; vadeli işlem piyasa getirilerini temsilen BIST 30 Endeks Vadeli İşlem Sözleşmelerinin getirileri; yatırımcı duyarlılığını temsilen ise duyarlılık endeksi, spekülasyon oranındaki değişim ve BIST 30 Endeks Vadeli İşlem Sözleşmelerinin getirilerinin oynaklığıdır. Analiz sonuçları incelendiğinde; üç bağımsız değişken de istatistiksel olarak anlamlı bulunmuş; endeks vadeli işlem sözleşme getirilerinin duyarlılık endeksindeki artışla aynı yönde, spekülasyon oranı ve oynaklık ile ise ters yönde ilişkili olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, duyarlılık endeksi ile spekülasyon oranı ve oynaklığın, piyasalarda gözlenen yatırımcı duyarlılığını farklı şekillerde ölçtüğü, çalışmanın ortaya koyduğu bir diğer önemli sonuç olmaktadır. Çalışmanın bulgularının, gerek vadeli işlemler piyasasında işlem yapan yatırımcılara, gerekse kanun koyuculara yol göstermesi açısından oldukça önem taşıdığı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Türev piyasalar, vadeli işlem ve opsiyon piyasası, endeks vadeli işlem sözleşmeleri, yatırımcı duyarlılığı, klasik doğrusal regresyon analizi
The investigation of individuals' financial decisions in behavioral finance perspective: A study of gender differences in investment decision-making
Behavioural finance as a new perspective to finance is based on the role of psychology on investors' financial behavior and decision-making process, according to this perspective, the assumption of traditional finance which is based on making financial decisions rationally by investors is rejected, behavioural finance explains investment decisions of individual investors are not rationally always because they are influenced by psychological and behavioural biases, that make errors in their investment decisions. Gender difference in investment is an expanding and important research area in behavioral finance. According to some of past researches males and females behave differently in some of their decisions, and accordingly investment decisions. Here, in this study, the relationship between behavioral finance biases and gender differences is investigated. The gender difference is independent variable and behavioral finance biases are dependent variables. Behavioral finance factors are divided into two parts which are emotional and cognitive biases. And they are measured by several dimensions to achieve the results. The data are collected by questionnaire. The population of the study is individuals investors in stock market in Adana province and the sample size is 400 individuals who invest in stocks. The collected data was analyzed by SPSS program. The achieved results show behavioral finance factors influence in decision-making and there is a relationship between gender and some of these factors.
Finansal okuryazarlığın davranışsal finans üzerine etkisi: Yatırım danışmanları üzerine bir araştırma
Klasik iktisadın, bireyi rasyonel bir varlık kabul etmesi teorisi, 1979 yılında 'Davranışsal Finans' teorisinin ortaya çıkması ile başka bir sürece girmiştir. Yapılan birçok araştırma bireylerin yatırım kararı alırken rasyonel davranmak yerine duygularının etkisi altında kararlar verdiklerini göstermiştir. Bu çalışmada finansal piyasalarda bireylerin duygularının etkisi altında verdikleri yanlış kararlar için farkındalık yaratmak amaçlanmıştır. Bu sayede finansal piyasalarda işlem yapan bireylerin bu hataları en aza indirgenmesi sağlanabilir. Dünyada yaşanan finansal krizlerin olası etkilerini ağırlaştıran sebepler arasında görülen, finansal okuryazarlık seviyelerinin düşüklüğü, bu konuyu son yıllarda ülkelerin üzerine çalıştığı önemli bir konu haline getirmiştir. Finansal piyasalarda ürün çeşitliliğinin artması, bu piyasalara girişin kolaylaşması ve finansal tüketicilerin bankacılık hizmetlerinden yararlanmasının yaygınlaşması, bireylerin finansal okuryazarlık seviyelerini artırması ihtiyacını doğurmaktadır. Bu kapsamda, bu tez çalışması yatırım profesyonellerinin finansal okuryazarlık seviyeleri ile davranışsal finans önyargılarının ilişkisini incelemektedir. Çalışmada kullanılan finansal okuryazarlık ve davranışsal finans ölçeği, Türkiye sınırları içerisinde birçok ilden yatırım profesyonellerinden oluşan 194 kişiye gerek yüz yüze gerekse e-mail yoluyla uygulanmıştır. Finansal okuryazarlık ölçeğine verilen cevaplar, yatırım profesyonellerinin finansal okuryazarlık seviyelerinin yüksek olduğunu göstermiştir. Ancak finansal okuryazarlık seviyesinin yüksek olmasının davranışsal finans yanlılık ve hatalarından sadece kendine atfetme yanlılığını düşürdüğü tespit edilmiştir. Kendini onaylatma, bilişsel çelişki ve muhafazakarlık yanlılıklarını ise arttırdığı analiz sonuçlarında görülmüştür.
Muhasebe manipülasyonlarının kredi analistlerinin ve borsa yatırımcılarının değerlendirmeleri açısından incelenmesi
Günümüzde finansal tablo kullanıcılarının sayısındaki artış sebebiyle finansal tablodaki bilginin gerçeği yansıtması, doğru ve güvenilir olması büyük önem taşımaktadır. Çünkü karar vericilerin finansal tabloları doğru yorumlayabilmesi ve doğru bir karar verebilmeleri çok önemlidir. Ancak bu durumu engelleyen en önemli tehditlerden birisi mali tablolarda yapılan manipülasyonlardır. Bu araştırmanın amacı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki bankaların ticari kredi biriminde çalışan personelin manipülasyona bakış açılarını ölçmek ve BİST imalat sektöründe faaliyette bulunan firmaların manipülasyon yapma ihtimalini ortaya koymaktır. Anket çalışmasından elde edilen bulgulara göre; işletmelerin kredi değerliliğinde seçilmiş 16 adet hesap kalemi içinde çok önemli olan kalem; Satışlar kalemi olarak tespit edilmiştir. Manipülasyona çok yatkın olan kalemin Stoklar hesap kalemi olduğu tespit edilmiştir. Kredi yetkililerinin kredi değerlendirme sürecinde, Giderlerin ve Karşılıkların Muhasebeleştirilmesinin finansal tablolarda en fazla karşılaşılan manipülasyon tekniği olduğu sonucuna varılmıştır. Beneish Modeli kullanılarak yapılan analizler sonucunda; 152 firmadan 30 tanesinin finansal bilgi manipülasyonuna başvurduğuna dair bir bulgu bulunmadığı, 45 firmanın finansal bilgi manipülasyonu yapmış olma olasılığı hakkında ciddi bulgular olduğu tespit edilmiştir.
Bireysel yatırımcıların davranışsal hata ve yanlılıklarının portföy getirileri üzerine etkisi
Davranışsal finansa yönelik araştırmalarda rasyonel yatırımcı kavramının aksine yatırımcıların rasyonel olmadığı vurgulanmaktadır. Yatırımcıların psikolojik ve duygusal unsurları demografik faktörler ile birlikte ele alındığında hata ve yanlılıklar görülebilmektedir. Finansal piyasalarda yapılan hata ve yanlılıkların belirlenmesi ile bireysel yatırımcıların bu hataların farkına varmaları ve tekrarlamamaları sağlanabilir. Bu araştırma ile bireysel yatırımcıları finansal yatırım kararına yönlendiren ve kararlarını şekillendiren davranışsal eğilimlerin portföy getirisi üzerinde anlamlı bir etkisi olup olmadığının incelenmesi amaçlanmıştır. Aynı zamanda finansal piyasalarda işlem yapan kişilerin yatırım yaparken gösterdikleri davranışsal eğilimler incelenmiş ve çeşitli gruplar arasında bir fark olup olmadığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda bu araştırmada çeşitli kaynaklardan uyarlanarak, yatırımcıları finansal yatırım kararına yönlendiren ve kararlarını şekillendiren eğilimleri ölçen temel bir ölçek hazırlanmıştır. Ankete eklenen cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, meslek, gelir durumu gibi demografik özellikler ve finansal piyasalarda yatırım yapma süresi, yatırım portföy büyüklüğü, finans eğitimi alma durumu gibi finansal geçmişe ilişkin sorular ile yatırımcıların finansal yatırımlarında davranışsal eğilimlerine göre farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amaçlanmıştır. Hazırlanan ölçek Türkiye'de 307 bireysel yatırımcıya uygulanmıştır. Elde edilen veriler Bağımsız Örneklemler T-testi, ANOVA, Regresyon Analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda bireysel yatırımcıların son bir yılda elde ettikleri portföy getirisi üzerinde finansal yatırım kararlarına etki eden davranışsal eğilimlerinden aşina olanı tercih etme, mental muhasebe ve temsil edebilirlik yanlılığı eğilimlerinin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olmadığı fakat kendine aşırı güvenme ve aşırı iyimser olma davranışı eğiliminin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Portföy Getirisi, Davranışsal Hata ve Yanlılıklar
Kripto para piyasalarında yatırımcı davranışlarının araştırılması
Kripto para birimleri alternatif bir para birimi olarak ortaya çıkmış, beraberinde getirdiği Blokzincir teknolojisi ile son yılların en gözde konularından birisi olmuştur. Kripto paralar, emtia ve itibarî paralarla sık sık karşılaştırmalara dahil edilmiş olup avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Kripto paralar ilk ortaya çıkış yılı olan 2009 ile birlikte yatırımcılarına kısa zamanda çok yüksek miktarlarda kârlar sağladıkları için yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiştir. Ortaya çıkışı ile beraberinde birçok işkolunu da meydana getirmiştir. Madencilik faaliyetleri ortaya çıkmış ,bunun için yüksek donanımlı bilgisayarlar üretmek zorunda kalındığından bilgisayar firmaları bu alana özel parça üretimine başlamışlardır. Bu gelişmelere rağmen henüz resmiyet kazanmamıştır. Kripto varlıklar ortaya çıktıklarından itibaren daima alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda 4. Bölümde detaylı olarak kripto varlıklar ile altın ve Bist100 getiri ve risklerinin karşılaştırılması yapılmış olup, Btc'nin en yüksek getiriye sahip yatırım aracı olduğu ortaya konulmuştur. Bu gelişmeler ışığında kripto para birimlerini ve bu alandaki gelişmeleri özetleyerek, kripto paraların getiri ve risklerini diğer yatırım araçlarıyla karşılaştırmalı olarak ele alarak, kripto para yatırımcılarının yatırım davranışlarını anket yoluyla ortaya çıkarmaya dönük bir çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışma 2020 yılında 392 katılımcının verdiği katkılarla anket yönetimi uygulanarak yapılmıştır. Anket soruları katılımcılara 20 Aralık 2019 - 1 Mart 2020 tarihleri arasında internet ortamında ulaştırılmıştır. Sonuç olarak kripto para yatırımcılarının bu alandaki görüşleri hakkında bilgi edinilmiş olup kripto paraların yasalaşması sürecinde literatüre katkı vermesi amaçlanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemiyle yapılan ankette katılımcı sayısı 392 olarak gerçekleşmiş ve bu katılımcıların kadın oranı %18,11 olmuştur. Katılımcıların %80'den fazla üniversite mezunu olup, %40'dan fazlasının gelir düzeylerinin 7501 TL'den fazla olduğu tespit edilmiştir. Anket katılımcılarının kripto paralara olan güveni yaklaşık %50 olup aynı zamanda kripto para borsalarına güvenenlerin oranı da yaklaşık %30 düzeylerindedir. Aynı zamanda kripto paraların balon olduğu görüşüne katılmayanların oranı da %60'dan fazladır. Kripto paraların ticarette kullanımı %13 düzeylerindedir. Yatırımcıların %60'a yakını Covid-19 salgınının kripto para piyasalarını olumlu etkileyeceğini inanmaktadır. Yatırımcıların %32'si açtıkları işlemlerden %21 ve üstü kazanç beklerken zarar kes için %5 oran katılımcıları %36'sı tarafından uygun görülmüştür. Katılımcıların yaklaşık %37'si yatırım davranışlarını yüksek riskli yatırım olarak tanımlamışlardır. Katılımcıların %58'si kripto para borsalarını her gün takip ettiklerini belirtirken yatırımlarını her gün takip edenlerin oranı %65 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Katılımcıların eğitim düzeyleri ile risk alma tercihleri arasında bir ilişki bulunamazken; cinsiyet, gelir düzeyi, çalışıyor olma durumu ile risk algısı arasında ilişki bulunmuştur.
Finansal kısıt ve para politikasının firmaların yatırım davranışları üzerindeki etkisi: Türkiye örneği
Para politikası yalnızca finansal piyasalarda değil, reel sektör ve genel ekonomi üzerinde de etkili olmaktadır. Bununla birlikte firma yatırımlarının da para politikası uygulamalarından etkilendiği düşünülmektedir. Diğer yandan nakit akışları ve finansal kısıtlar da firma düzeyindeki yatırımlar açısından önemli kavramlardır. Bu çalışmada finansal kısıtların ve para politikasının firmaların yatırım davranışları üzerindeki etkileri incelenmiştir. Borsa İstanbul'da payları işlem gören imalat sanayi sektörü firmalarının verilerinden yararlanılarak 2005-2020 dönemi için analizler gerçekleştirilmiştir. Neoklasik yatırım modelinden yararlanılarak araştırma modeli oluşturulmuştur. Para politikasının firma yatırımları üzerindeki etkisi doğrudan sermaye kullanıcı maliyeti aracılığıyla ölçülmüş ve parasal aktarım mekanizmasının faiz oranı kanalının Türkiye'deki etkinliği incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre para politikası sermaye kullanıcı maliyeti aracılığıyla firma yatırımları üzerinde etkili olmaktadır. Sonuç olarak Türkiye'de parasal aktarım mekanizmasının faiz oranı kanalının işlediği ifade edilebilir. Diğer yandan sonuçlar ilgili firmaların finansal kısıtlı olmadığını göstermektedir.
Kripto paraların yatırım amaçlı kullanımı: Riskler ve getiriler
Kripto paraların portföy riskine ve getirisine etkilerininin ölçüldüğü ve yorumlandığı bu çalışmada; kripto paraların yatırımcılar için faydalı portföy aracı olarak kullanılabilirliği araştırılmış, aktif para birimi olarak kullanımlarına yönelik incelemelerde bulunulmuş ve çeşitli portföy içerikleri ile performans ölçümleri yapılmıştır. Bu kapsamda çalışmada evren ve örneklem olarak 2018 yıl sonu itibariyle kripto para piyasalarında en yüksek işlem hacmine sahip üç kripto para (Bitcoin, Ethereum, Ripple), ülkemizde en yüksek işlem hacmine sahip üç döviz kuru (Dolar, Euro, İngiliz Sterlini), ülkemizde yaygın olarak yatırım araçları içerisinde yer alan üç endeks (Borsa İstanbul XU100, Dow Jones Borsası DOW30, Alman Birleşik Borsa Endeksi DAX) ve işlem hacmi en yüksek üç emtia (Altın, Brent Petrol, Mısır) incelenmiştir. Aynı yatırım araçlarının 2019 yılı ilk 6 ay verileri ile ve 2019 yılı 12 aylık verileri ile iki kontrol grubu oluşturulmuştur. Yapılan analizler ve literatür değerlendirmesi neticesinde kripto paraların yüksek oynaklığa sahip olması ve henüz varoluş amacına uygun olarak değişim aracı niteliğinden çok yatırım aracı olarak kullanılması kripto paralar için ulaşılan olumsuz sonuçlar olarak gözlenmiştir. Fakat portföy içeriğine katıldığında gösterdikleri zıt korelasyon ile risk – getiri değerlendirmesinde portföyü olumlu etkilediği ve performansları ile yüksek getiri elde edilebileceği anlaşılmıştır.
Davranışsal finans çerçevesinde bireysel yatırımcı kararlarının değerlendirilmesi: İzmir ili örneği
Bireylerin aldığı finansal kararlar her zaman rasyonel değildir. Bireylerin aldıkları irrasyonel finansal kararlar açıklanmaya çalışılırken "Davranışsal Finans" konusu araştırılmaya başlanmıştır. Davranışsal finansta, yatırımcı kararları irrasyonel durumlardan etkilenmektedir. Bu araştırmada davranışsal finansın ortaya çıkışı, yatırımcıların irrasyonel kararları, davranışsal finans çerçevesinde yatırımcıların kararlarını etkileyen faktörler ve yatırım araçlarından hisse senetleri konusu anlatılmıştır. Son olarak İzmir ilinde yaşayan bireysel yatırımcıların finansal karar sürecinde yaşamış oldukları davranışsal eğilimler anket uygulaması yardımı ile değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Bireysel Yatırımcı, İzmir İli
Kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisi
Bu araştırmanın amacı kişisel yatırım tercihleri üzerinde davranışsal finansın etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Araştırmada nicel araştırma deseni kullanılmış olup tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini toplamda 406 kişi oluşturmuştur. 150 kişi ile Manisa, İzmir, Bursa ve İstanbul illerinde yüz yüze görüşülmüştür. Kalan 256 kişi ile online anket tekniğinden faydalanılarak veri toplanmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu ve Hamurcu (2015) tarafından geliştirilen davranışsal finans ölçeği kullanılmıştır. Araştırmaya katılanların demografik verileri ve çalışma durumlarına yönelik sorulara frekans analiz uygulanmış, verilerin dağılımı "n" ve "%" olarak tablolarda sunulmuştur. Sonrasında, araştırmada kullanılan Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerine ait ifadelerin ortalama ve standart sapmaları değerlendirilmiştir. Kullanılan ölçeklerin güvenirliği; Cronbach's Alpha katsayısı ile değerlendirilmiştir. Davranışsal Finans Eğilimleri ölçeklerinin demografik verilere göre farklılık gösterip göstermediği anlamlılık testleri ile analiz edilmiştir. Hangi analizin kullanılacağına karar vermeden önce, verilerin normal dağılıma uyup uymadığı Kolmogorov-Smirnov ve Shapiro-Wilk sınamaları ile değerlendirilmiştir. Normal dağılıma uymayan verilerin; analizi için ikili karşılaştırmalarda Mann Whitney U testi, iki veya daha fazla değişkenin karşılaştırılmasında ise; Kruskal-Wallis H testi kullanılmıştır. Anlamlı çıkan analizlerde hangi gruplar arasında fark olduğunun belirlenmesi için Mann Whitney U testi ile ikili karşılaştırmalar yapılmıştır. Ölçekler arasındaki ilişki Spearman korelasyon testi ile değerlendirilmiştir. Araştırmanın analizinde SPSS v23 istatistik programı kullanılmıştır. Yatırım yaparken esas alınan faktörlere göre değerlendirildiğinde, faiz oranlarını ve alınan tüyoları esas alanların, diğer gruplara göre yatırım körlüğü etkisi yüksek bulunmuştur. Siyasi istikrar ve analiz yöntemlerini esas alanların ise diğerlerine göre yatırım körlüğü etkisinin düşük olduğu; aracı kurum yönlendirmesi, alınan tüyolar, analiz yöntemlerini esas alanların diğer gruplara göre kazanma tutkusu etkisinin yüksek olduğu; siyasi iktidar, ekonomik istikrar, faiz oranları ve alınan tüyoları esas alanların kararlarda muhafazakarlık etkilerinin daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.
Bireysel yatırımcıların yatırım tercihlerine etki eden faktörlerin davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi: Kastamonu ili örneği
Geleneksel finans, bireylerin her zaman rasyonel davranacağını varsaydığından bireylerin psikolojilerini ve sosyolojik gerçekleri mazur görmektedir. Bu şartlarda gelişmiş olan finansal modeller piyasa anomalilerinin açıklanmasında yeterli olmamış ve bu durumda davranışsal finans ile ilgili yaklaşımda geleneksel örneklerin karşılaştığı zorlulara bir yanıt olarak ortaya çıkmaktadır. Davranışsal finans, son yıllarda ortaya çıkan, bireysel yatırımcılar kararlarının ve aklın sınırlı olduğu durumların finansal durumlar üzerindeki etkisini inceleyen bir alan olarak tanımlanmaktadır. Bu araştırmada, Kastamonu ilinde yaşamakta olan bireysel yatırımcıların yatırım tercihlerinde etki eden faktörlerin davranışsal finans kapsamında değerlendirilmek istenmiştir Bu araştırma için Kastamonu ilinde yaşayan 350 bireysel yatırımcıya anket hazırlanmıştır. Basit tesadüfi örneklem yöntemiyle elde edilmiş anket verilerinin SPSS programı ile analiz edilmiştir. Tüm anket sorularında betimsel istatiksel sonuçlar elde edilmiştir ve demografik özellikleri, davranışsal psikolojik eğilimleri, kişisel, finansal ve çevresel faktörler arasındaki hipotezleri analiz edilmesi için frekans, normallik, güvenirlilik, kruskal Wallis ve Mann Whitney testleri uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, elde edilmiş olan bulgulara bakıldığında ise, bireysel yatırımcıların kendini kandırma eğilimlerinde gelir durumu, finansal faktörler ve çevresel faktörlerde anlamlı farklılıklar bulunmuşken, demografik özellikler, kendini kandırma eğilimlerden cinsiyet, medeni durum, yaş, meslek durumları eğitim durumları ve bilişsel eğilimleri ve duygusal eğilimler aralarında anlamlı bir farklılık bulunmamıştır.
Ocak ayı anomalisinin davranışsal finans üzerindeki yeri: BİST'te bir uygulama
Yatırım kararlarında rasyonel davrandıkları kabul edilen yatırımcıların, gerçekte piyasa değerleme yöntemlerinden bütünüyle yararlanmadıkları, ampirik çalışmalar sonucunda piyasalarda gözlemlenen, etkin piyasa hipotezi ile örtüşmeyen anomalileri açıklamada geleneksel ve modern yöntemlerin eksik kaldığı gözlemlenmiştir. Bu noktada psikoloji ve sosyoloji gibi disiplinlerin yardımıyla yapılan araştırmalar sonucunda elde edilen bulgularla, yatırımcıların kararlarında rasyonel olmadıkları tespit edilmiş, gerçekte nasıl davrandıkları incelenmiştir. Yatırım kararlarını etkileyen içsel ve dışsal durumlar; iyimserlik, aşırı güven, temsilcilik, demirleme, ayarlama, zihinsel muhasebe, sürü davranışı, muhafazakârlık gibi faktörler incelenmiştir. Bu çalışmalar doğrultusunda yeni bir alanın ortaya çıkması sağlanmıştır. Bunun sonucunda davranışsal finans akademik çevrelerce kabul edilerek, literatürde yerini almıştır. Bu çalışmanın amacı, finansal piyasalarda hisse senetlerinde zaman zaman görülen normalden fazla fiyat hareketlerinin nedenlerini, anomali türleri bakımından inceleyerek açıklamaya çalışmaktır. Borsa İstanbul'da yer alan BİST 100 endeksinin 2006-2016 dönemini kapsayan hisse senedi verilerinden yararlanılarak yapılan çalışmada dönemsel anomali türlerinden Ocak ayı anomalisinin varlığı sınanmıştır. Elde edilen sonuçlar BİST 100 endeksinde Ocak ayı anomalisinin varlığını destekler nitelikte olmuştur. BİST 100 endeksinin etkin olmadığı ve yatırımcıların Ocak aylarında normalden fazla kazanç sağlamalarının mümkün olduğu görülmektedir.
Finansal teknolojideki (Fintechdeki) gelişmelerin yatırımcı davranışlarına etkisi: Konya ili örneği
Finansal teknolojideki (Fintechdeki) gelişmelerin yatırımcı davranışlarına etkisini belirlemek amacıyla yürütülen araştırma nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın finansal hizmetler sektöründeki tüm tüketicileri hedeflediğinden ve alana özel uzmanlık gerektirmediğinden Konya ilindeki tüm finansal hizmet kullanıcıları çalışma evrenine dahil edilirken araştırmanın örneklemini ise 356 katılımcı oluşturmuştur. Katılımcılara ait veriler, çevrimiçi anket yöntemi kullanılarak toplanmış, SPSS 22 paket programına yüklenerek analiz edilmiş, verilerin normal dağılım göstermemesi üzerine Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri ile ölçekler arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla korelasyon ve regresyon analizleri de kullanılmıştır. Katılımcıların en çok kullandığı veya tercih ettiği finansal teknoloji modelinin kredi kartı olduğu; katılımcılardan bazılarının bu hizmetlerin güvenli olmadığı gerekçesiyle herhangi bir finansal teknoloji modelini tercih etmediği; genellikle internet aracılığıyla finansal teknoloji modelleri hakkında bilgi sahibi olduğu; finansal teknolojileri kullanım algıları düzeylerinin ve alt boyutlarının yüksek ortalamaya sahip olduğu; davranışsal finans eğilimleri düzeylerinin ve alt boyutlarının "büyük ölçüde katılıyorum" düzeyinde ortalamaya sahip olduğu; cinsiyete göre finansal teknolojileri kullanım algıları anlamlı düzeyde farklılık oluşturmazken davranışsal finans eğilimlerinin kadınlar lehine anlamlı düzeyde farklılık oluşturduğu; yaş, medeni durum, eğitim durumu, meslek grubu, sektör, aylık gelir değişkenlerine göre ise finansal teknolojileri kullanım algıları ve davranışsal finans eğilimlerinin anlamlı düzeyde farklılık oluşturmadığı; finansal teknolojileri kullanım algısı ile davranışsal finans eğilimleri arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu, finansal teknolojileri kullanım algılarının davranışsal finans eğilimlerinin anlamlı yordayıcısı olduğu ve finansal teknolojileri kullanım algısının davranışsal finans eğiliminin yaklaşık %47'sini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır.
Libya'daki yatırımcıların risk alma düzeyinin incelenmesi
Bir ekonominin gelişmesinde yatırımcıların rolü oldukça yüksektir. Yatırımcılar piyasaların gelişmesine katkı sağlamaktadır. Yatırımcılar tasarruflarını değerlendirerek değer kaybetmelerini engelleyerek, yatırımlarının değer kazanmalarını isterler. Yatırımcıların yatırım kararlarında risk önemli bir faktördür. Risk ile getiri birlikte değişim göstermektedir. Yatırımcıların kararlarını etkileyen birçok faktör vardır. Ancak risk bunlar arasında en önemlilerinden biridir. Risk yatırımcıların yatırım tercihlerini etkilemektedir. Bu çalışmada Libya'daki yatırımcıların risk alma düzeylerinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Bunun için Libya'da yaşayan 408 bireysel yatırımcıdan anket yöntemiyle veri toplanmıştır. Anketlerden elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. Uygulamada frekans analizi, geçerlilik ve güvenilirlik analizi, açıklayıcı faktör analizi, t testi ve ANOVA testleri yapılmıştır. Analiz sonucunda Libyalı bireysel yatırımcıların risk düzeylerinin orta düzeyde olduğu, demografik değişkenlerin yatırımcılarn risk düzeylerini etkileyebileceği tespit edilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yatırımcı, Risk, Davranışsal Finans, Libya. 2021, 75 Sayfa
Türkiye'de yatırım kararlarının rasyonellik değerlendirmesi: Davranışsal iktisat bağlamında nitel bir çalışma
İktisadın temel konusunun iktisadi olayları sebep ve sonuçlarıyla değerlendirmek olduğunu savunan neo-klasik iktisat, insanı ve insan davranışlarını araştırmalarının uzağına itmiştir. İnsan, her zaman rasyonel karar alma süreci içerisinde aklıyla ekonomik çıkarları için hareket eden, tam bilgi ve mükemmel öngörüye sahip rasyonel bir birey olarak kabul edilir. Neo-klasik iktisat, iş dünyasında firmaların da yatırım kararlarını rasyonel karar alma sürecine göre alacağını varsaymaktadır. Bu görüşe karşın davranışsal iktisatçılar, neo-klasik iktisatçıların geliştirmiş oldukları varsayımlarla iktisadı gerçek yaşamdan soyutladıklarını savunmaktadır. Günümüzde yaşanan krizlerin etkisinin uzun sürmesi ve ülkelerin ekonomik sorunlarına kalıcı çözümler bulamaması neo-klasik iktisadın varsayımlarının eleştirilmeye başlamasına sebep olmuştur. Bu çalışmanın amacı, saha çalışmaları ile Türkiye'de neo-klasik iktisat varsayımlarının geçerliliğini değerlendirmektir. Araştırmanın kapsamı içerisinde, üretim yöntemine göre hesaplanan gayrisafi milli hasılanın oluşumunda en yüksek paya sahip yedi farklı sektörden 13 katılımcıyla yüz yüze derinlemesine mülakat görüşmeleri gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar, belirlenmiş sektörlerin lider firmalarının profesyonel yöneticilerinden oluşmaktadır. Mülakatlar esnasında yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış ve elde edilen bulgular betimsel ve içerik analiz teknikleri yardımıyla analiz edilmiştir. Bu çalışma sonucunda Türkiye'de ekonomik istikrarın olmamasının alınan yatırım kararlarını rasyonellikten uzaklaştırdığı ve neo-klasik iktisadın temel varsayımları olan homo-economicus, rasyonel insan, tam bilgi, maliyetsiz bilgi ve mükemmel öngörü varsayımlarının Türkiye ekonomisi için zayıf kaldığı görüşüne ulaşılmıştır. İstatistik kurumlarının firmalara sektörel bazda sağlayacağı tam ve doğru bilginin, firmaların kurumsal yönetim anlayışında atacakları adımların ve Türk Hukuk Sistemi'nde şeffaflaşma yönünde yapılacak reformların alınacak yatırım kararlarında rasyonelliği artıracağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal İktisat, Homo-Economicus, Rasyonel Davranış, Belirsizlik, Beklenti.