Folk tales

101 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The temptress archetype in One Thousand and One Nights

One Thousand and One Nights is an extensive and universal literary work including Middle Eastern and South Asian folktales and stories compiled in Arabic. Women constitute the most important characters of the Nights, especially Scheherazade, the narrator of the tales and the heroine of the frame story. The representations of the temptress archetype are often portrayed as women who are immoral, degraded, and should be avoided. In addition, because they agitate traditional gender roles in society, it is often seen as a disturbing figure. They oppose the patriarchal system and assert their agency by using sexuality to acquire power. The novel gives women agency while simultaneously painting them in a negative light, and by sexualizing or portraying female bodies erotically, it meets the raw need of the patriarchal society. This encourages the female characters to overpower males while objectifying them and enables them to play around with the male characters. This thesis explores the representations of the temptress archetype in One Thousand and One Nights, their characteristics, and their connections to literature, mythology, religion, and history and offers a detailed understanding of how these portrayals defy traditional gender norms, empower women, and go through the social restraints imposed on them.

ArchetypeTales of Thousand and One NightsFolk tales+5
Buket Bakır Baştürk
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat ili merkez köylerinden derlenen yer adlarının halk etimolojisi ve toponimi bağlamında incelenmesi

İnsanlık ve kültür tarihinde ortaya konulan pek çok ürün büyük ölçüde dil aracılığıyla aktarılmıştır. Bu bakımdan dil, insan ve kültür tarihi kadar eski ve bir o kadar da önemlidir. Buradan hareketle dil ve kültür arasında önemli bir ilişki vardır. Bu nedenle yapılan bu çalışmada dil ve kültür odaklı bir çerçevede yer alan toponimi konusu her yönüyle ele alınmıştır. Bunların en başında dil kültür ilişkisini anlamak ve ortaya koymak için folklordan yararlanılmıştır. Yeradları Türkçenin ses ve şekil özelliklerini içinde barındırdığı kadar halkın inancını, dünya görüşünü, yaşamını da içinde barındırmaktadır. Bu yeradları halkın kullandığı dil ve dil unsurları yani halk etimolojisi ve folklor bağlamında incelenip, çok disiplinli bir yapıyla birçok koldan ele alınmıştır. Ele alınan bu konunun bir disiplin özelinde aktarılması gerek nicelik gerekse nitelik açısından imkânsız olduğundan bu konu çok disiplinli bir bağlamda incelenmiştir ve aktarılmıştır. Sahadan elde edilen bulgular Tür ve Leksik-Semantik Sınıflandırma yöntemiyle gruplandırılıp tasnif ve tahlil edilmiştir. Bu çalışmada folklor ve adbilim çalışmalarında yaygın olarak kullanılan görüşme ve gözlem yöntemi ile birlikte elde edilen veriler derlenmiş ve tasnif edilmiştir. Bu çalışmada Tokat ili merkez köylerindeki 12 köy yerleşimi ve 211 yeradının incelenmesiyle yapılmıştır. Bu yeradlarının gerek kültüre gerek Türk diline sunduğu zenginliklerin kaybolmasının önüne akademik bir çalışma ile geçilmeye çalışılmıştır. Bu çalışma ile yeradları folklor ve halk etimolojisi bağlamında incelenip yeni ve özgün bir sınıflandırma yöntemiyle sınıflandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Folklor, Adbilim, Yeradbilim, Halk Etimolojisi.

EtimolojiFolklorHalk hikayeleri+3
Fatih Erdem
Samsun Üniversity · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk hikâyeleri ve halk türküleri arasındaki ilişkiler (Anadolu sahası Köroğlu ve Arzu ile Kamber örneği)

Halk hikâyeleri ve türküler, geçmişten günümüze kadar gelmiş önemli halk edebiyatı ürünleridir. Türk sözlü kültürünün önemli bir kültür aktarıcısı olan bu anlatıların araştırılması ve öğrenilmesi; anlatılarda yer alan türkülerin kökeninin nereden geldiğinin, ne anlattığının bilinmesi gerekmektedir. Bu bağlamda halk hikâyeleri, anonim halk türkülerinden önemli bir kısmının kökeninin ve yaratıcı sanatkârlarının bulunmasını sağlamaktadır. Bu bakımdan halk hikâyeleri, söz konusu halk türküleri için apayrı bir önem taşımaktadır. Bu türkülerin bilinmesi günümüzde yer alan birçok sanat dalında ortaya konulmuş eserlerin anlaşılabilmesi için de önemlidir. Bu çalışma, türkülerin önemli bir kısmının halk hikâyelerinden kopmuş olduğu hipotezinden hareketle, bazı halk hikâyelerinden kopan halk türkülerinin belirlenmesini, ait olduğu hikâyenin tespitini, hikâyenin hangi kesitine ait olduğunu ve hikâyedeki yeri ve rolünü konu edinmektedir. Çalışmada kahramanlık ve aşk hikâyeleri bağlamında ele alınan Köroğlu ve Arzu ile Kamber hikâyelerinden kopmuş türküler, TRT Repertuvarı başta olmak üzere, kapsamlı olarak türkülere yer verilen kaynaklardan (kitap, makale, internet vb) tarama yapılarak belirlenmiştir. Araştırma yöntemleri, ağırlıklı olarak metinler arası çalışma ve ayrıca konuyla ilgili sözlü gelenek ortamlarının tespitini içermektedir ve bu amaçla kısmen alan araştırması yapılmıştır. TRT Halk Müziği sanatçıları ve bir halk hikâyesi anlatıcısı ile mülakatlar gerçekleştirilmiştir. Bu araştırmanın sonucunda seçilen hikâyelerdeki bazı halk türkülerinin konusu belirlenmiş, söz konusu bu türkülerin, hikâye içinde hangi sahneden ayrılarak günümüze kadar geldiği, hangi olay örgüsüne bağlı olduğu ve hangilerinin Türk halk müziği repertuvarına girdiği tespit edilmiştir. Böylece halk türkülerinin önemli bir kısmının halk hikâyeleriyle ilişkili olduğu anlaşılmış ve türkülerin büyük bir çoğunluğunun araştırılmasında öncelikle onların bağlı bulunduğu halk hikâyelerinin bilinmesi gerektiği sonucu ortaya çıkmıştır. Günümüzde sözlü kültür ortamının yerini elektronik kültür ortamının almasıyla halk hikâyesi adı verilen sözlü anlatıların, genellikle halk türküleri yoluyla yaşamını sürdürdüğü anlaşılmıştır. Halk hikâyeleri büyük ölçüde unutulmuş olmakla birlikte, onları temsil eden türkülerinin canlı bir biçimde icra edilmeye devam ettiği görülmüştür. Anahtar Sözcükler Halk hikâyesi, halk türküsü, sözlü kültür, Köroğlu, Arzu ile Kamber.

Arzu ile KamberHalk hikayeleriHalk türküleri+3
Gizem Buse Erdemli
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (5.cilt II. kısım) (İnceleme-metin-sözlük)

14. yüzyıl şairlerinden olan Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından kaleme alınan Hamzanâme, Anadolu sahasında gerek gramer gerek halk edebiyatı açısından içinde zenginlikler barındıran nadide eserler arasındadır. Edebiyatımızda sade nesre güzel bir örnektir. Üzerinde çok fazla araştırma yapılmamış olan bu eserin günümüzde bilinen yetmiş iki cildi vardır. Biz de bu çalışmamızda Hamzanâme'nin 85 varak olan beşinci cildin II. kısmını ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi

14. yüzyılDestanlarHalk hikayeleri+3
Abdullah Kaya
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hamza-nâme (6. cilt 1. kısım) inceleme- metin- sözlük

Hamzanâme, Hz. Hamza'nın maceralı hayatı ve yapmış olduğu savaşları anlatılan destani halk hikāyelerin adıdır. Hz. Hamza'nın İslam dini uğruna yapmış olduğu savaşlarla müslümanların arasında simgesel bir kahraman haline gelmiştir. Hamzanâmeler, İslam coğrafyasının farklı mekānlarında meddahlar tarafında anlatarak günümüze kadar gelmiştir. Hz. Hamza'nın menkıbevî hayatı 14. yüzyılda halk hikâyecileri tarafından Anadolu'da, Hamzanâme adıyla anlatılmaya başlanmıştır. Hamzavî tarafından yazıya geçirildiğini bilinmektedir. Türkler tarafından şekillenen bu eser, millî bir hüviyet kazanmış ve Türkler arasında itibar görmüştür. Hz. Hamza'yı merkeze alarak anlatılan hadiseler; kahramanlık, cesaret, adalet, hak ve hukuk duygularını amaçlamıştır. Hamzanâme adlı eserin toplamda bilinen yetmiş iki cildi vardır. Biz çalışmamızda Hamzanâme'nin altıncı cildin birinci kısmını ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamza-nâme, Hamzavî, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, Destansı hikâye.

14. yüzyılDestanlarHalk hikayeleri+3
Yaşar Yılmaz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (11. cilt) (inceleme- metin-sözlük)

Türk edebiyatı bünyesinde ele alınan Hamza-nâmeler, ilk defa Emir Süleyman Çelebi'nin musahiplerinden şâir Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazıya geçirilmiştir. 14. yüzyılda Türkler tarafından şekillendirilen bu eser, millî bir hüviyet kazanmış ve Türkler arasında itibar görmüştür. İçeriğinde gazâ anlayışından dolayı teşekkül eden dinî motifler barındırır. İslâm peygamberi Hazreti Muhammed'in kendisinden bir yaş büyük olan amcası Hazreti Hamza'nın merkeze alınarak, ailesi ve çevresi etrafında gelişen bu olaylar; okunduğu kitleye kahramanlık, cesaret, adalet, hak ve hukuk duygularını aşılamayı amaçlamıştır. 11. Ciltte Hazreti Hamza'nın, İran şahı Nûş-i Revân'la yaptığı savaşlar anlatılır. Söz varlığı ve gramer açısından oldukça verimli bir metin olan Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Biz çalışmamızda Hamzanâme'nin 11. Cildini ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamza, Hamzanâme, 14. yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, destanî halk hikâyesi.

DestanlarHalk hikayeleriHamzanameler+2
Feral Hançer
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme 14.cilt (Metin-inceleme-sözlük)

Hz.Hamza'nın hayatı etrafında şekillenen Hamzanâmeler Hz. Hamza'nın savaşları, din adına yaptığı mücadeleleri, cesaretliliği, yiğitliği olağanüstü niteliklerle anlatılır.

DestanlarHalk hikayeleriHamzanameler+1
Tuğba Deniz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (20. cilt) (İnceleme- metin-sözlük)

Hamzanâme, 14. yüzyılda Şair Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından kaleme alınmış, Anadolu sahasında filizlenmeye başlayan klasik Türk nesrinin ilk örneklerinden biridir. Söz varlığı ve gramer açısından oldukça verimli bir metin olan Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Biz çalışmamızda Hamzanâme'nin yirminci cildini ele aldık. Öncelikle metnin transkripsiyonlu çevirisini yaptık. Ardından metnin özetini hazırladık. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük oluşturduk. Anahtar Kelimeler: Hamza, Hamzanâme, 14. yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, masal, efsane, halk hikâyesi.

14. yüzyılDilbilgisiDilbilim+7
Abdulkadir Korkmaz
İstanbul Arel University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (29.Cilt)(Metin-sözlük-indeks)

Türk Edebiyatının önemli eserlerinden olan Hamzanâme'nin yazarı Hamzavî'nin hayatı hakkında fazla bilgi sahibi değiliz. Edebiyatımızın en hacimli mensur eserlerinden olan Hamzanâme'yi Hamzavî'nin 14. yüzyılda yazıya geçirdiği bilinmektedir. Türk Dünyası tarafından bu güne kadar pek fazla bilinmeyen fakat incelenmesi ve üzerinde titizlikle durulması gerekli olan eserlerden birisi de yüksek lisans tezi olarak çalıştığımız 29. cildinin de yer aldığı Hamzanâme külliyatıdır. Eski Anadolu Türkçesinin söz varlığı ve grameri açısından yararlı bir metin olan Hamzanâme'nin tespit edilmiş 72 cildi vardır. Çalışmamızda İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Nadir Eserler Kütüphanesinde kayıtlı 57 varaklık nüshayı esas kabul ettik. Öncelikle metni okuyup problemlerini ortaya koymaya çalıştık. Bu aşamada metinde yıpranmış kısımlardaki ibareler ile okunamayan kelimeler için Yapı Kredi Sermer Çifter Kütüphanesinde bulunan nüshaya başvurduk. Gerekli düzenlemeleri yaptıktan sonra eski harfli metni yaygın transkripsiyon sistemi ile yeni harflere aktardık. Bu arada metinde karşılaştığımız imla hatalarını dillere göre ayırarak ayrı başlık altında değerlendirdik. Metni düzenledikten sonra bütün kelime, birleşik fiil, kalıplaşmış Türkçe, Arapça ve Farsça sözlerin yer aldığı kapsamlı bir sözlük hazırladık. Sözlükten ayrı olarak kişi ve yer adları indeksini tablo halinde gösterdik. Anahtar Kelimeler:Hamza, Hamzanâme, masal, efsane, halk hikâyesi.

14. yüzyılEdebiyatHalk hikayeleri+3
Mustafa Aydın
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzanâme (55. cilt) inceleme-metin-sözlük

14. yüzyılda ilk defa Hamzavî tarafından yazıya geçirilen Türkçe Hamzanâme metinleri, Hz. Hamza'nın şahsiyeti etrafında oluşmuş İslami kahramanlık hikâyelerinin ilklerindendir. Hamzavî, Emir Süleyman'ın musahiplerden divan şairi Ahmedî'nin kardeşidir. Eserinin adı dolayısıyla Hamzavî mahlasını almış olup asıl adı bilinmemektedir. Anadolu sahasında ortaya çıkan bu eser, söz varlığı ve gramer açısından yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtması bakımından oldukça değerlidir. Hamzanâme adlı eser yetmiş iki ciltten oluşmaktadır. Bu çalışmada, elli beşinci cildi ele alınmıştır. Öncelikle metin incelemesi yapılmış olup metnin hikâyesi sunulmuş devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük ortaya konmuştur.

14. yüzyılEski Anadolu TürkçesiHalk hikayeleri+1
Nesrin Kahveci
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavî'nin Hamza-nâmesi (12. cilt) inceleme, metin, sözlük

İlk önce Arap ve İran edebiyatında görülen ve daha sonra Türk edebiyatında sözlü gelenek olarak görülmüş olan Hamzanâme, Türk-İslam kültürünün özelliklerini taşımasıyla Türk halkı arasında çok rağbet görmüştür. 14. Yüzyılda şair Ahmedî'nin kardeşi Hamzavî tarafından yazıya geçirilen ve Hz. Hamza'nın menkıbevî hayatı etrafında oluşan destani halk hikâyesidir. Tespit edilmiş yetmiş iki cildi bulunan Hamzanâme söz varlığı ve garamer açısından oldukça başarılı bir metindir. Bu çalışmada Hamzanâme'nin onikinci cildi ele alınmılştır. Öncelikle metnin özeti sunulmuş, devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Daha sonra metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Hamzavî, Hamzanâme, Hz. Hamza, Eski Anadolu Türkçesi.

Eski Anadolu TürkçesiHalk hikayeleriHamzanameler+2
Ceren Oğuz Yücel
İstanbul Arel University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzavi'nin Hamza-nâmesi (57. cilt), inceleme-metin-sözlük

XIV-XV. yüzyıllarda Hamzavi tarafından yazıya geçirilen Hamza-nameler İslamiyet'i yaymak amaçlı Hz. Hamza, evlatları ve beylerinin yaptığı savaşları anlatan halk hikayeleridir. Hamza-nameler Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini yansıtması bakımından önem arz etmektedir. Bu çalışmada Hamza-nâme'nin 57. cildi incelenmiş, cildin öncelikle transkripsiyon kuralları içinde Eski Anadolu Türkçesi dil özelliklerini taşıyacak şekilde yeni harflere aktarımı yapılmış daha sonra özeti ele alınmış ve metinde geçen gramer birlikleri üzerinde tespitlerde bulunularak metindeki bütün kelimelerin yer aldığı kapsamlı bir sözlük hazırlanmıştır. Anahter Kelimeler: Hamzanȃme, Hamzavi, 14. Yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi

14. yüzyılEski Anadolu TürkçesiHalk hikayeleri+2
Aysun Kılıçarslan
İstanbul Arel University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzaname 46.cilt

Türk halk edebiyatındaki İslami halk hikayesinin ilk örneği olan ve ana kahramanı Hz. Hamza'nın cesur, heybetli, dürüst, adaletli kimliği şahsında Türk halkının kendi ruhunu bulduğu 72 Ciltlik Hamza-nȃme külliyatının 46. Cildini; kurgusu, üslubu, söz varlığı bakımından ele alarak bu heyecan ve merak dolu zenginliği günümüz Türkçesine kazandırıyoruz.

14. yüzyılHalk hikayeleriHamzanameler+4
Nurcem Yeşiloğlu
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hamza-nâme (54. cilt) (İnceleme-metin-sözlük)

Anadolu'da ortaya çıkan klasik Türk nesrinin ilk ve meşhur örneklerinden olan Hamzanâme, 14. yüzyılda yaşamış Emir Süleyman'ın musahiplerden divan şairi Ahmedî'nin kardeşi olarak bilinen Hamzavî, tarafından yazılmıştır. Eserinin adı dolayısıyla Hamzavî mahlasını almış olup asıl adı bilinmemektedir. Gerek gramer gerek halk edebiyatı açısından içinde zenginlikler barındıran değerli bir eser olan Hamzanâme, yazıldığı dönemin özelliklerini yansıtması bakımından da oldukça değerlidir. Hamzanâme'nin tespit edilmiş yetmiş iki cildi vardır. Bu çalışmada, elli dördüncü cildi ele alınmıştır. Öncelikle metin incelemesi yapılmış olup metnin hikâyesi sunulmuş devamında metnin transkripsiyonlu çevirisi yapılmıştır. Son olarak metnin tüm söz varlığını yansıtan kapsamlı bir sözlük ortaya konmuştur. Anahtar Kelimeler: Hamzanâme, Hamzavî, 14. yüzyıl, Eski Anadolu Türkçesi, Halk Hikâyeleri.

14. yüzyılEski Türk edebiyatıHalk hikayeleri+3
Nazlı Hatun Batur
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Uygur halk destanlarının tipolojisi

Uygur halk edebiyatında önemli bir yer tutan ve onların milli hafızalarını oluşturan destanlar, Uygur Türklerinin son birkaç yüz yıllık siyasal ve toplumsal tarihine tutulmuş bir ayna gibidir. Destanlar, ait oldukları toplumun sosyal, kültürel, dini ve siyasi unsurlarını barındırmaları bakımından da ayrıca değer taşır. Destanda yer alan tipler de bu unsurları yansıtması bakımından önemlidir. Çünkü tipler toplumdan bağımsız olarak düşünülemez. Tespit edilen tiplerde Uygurların tiplere nasıl bir anlam yüklediklerini, hangi konuma yerleştirdiklerini anlamamıza yardımcı olacaktır. Bu amaçla destanlardaki tipleri belirlemek için de tipoloji yöntemi uygulanmıştır. Bu çalışma, giriş dâhil dört bölümden ve sonuçtan oluşmaktadır. Giriş bölümünde, Uygurların destancılık geleneği, tip ve tipoloji kavramları, epizot şemaları hakkında bilgi verilip çalışmamızın epizot şeması gösterilmiştir. Tezin amacı, kapsamı ve yöntemi de bu bölümde yer almıştır. Birinci bölümde, Uygur halk destanlarının epizotlarına göre özetlerine yer verilmiştir. İkinci bölümde, Uygur halk destanlarında tespit edilen tipler on iki başlık altında incelenmiştir. Üçüncü bölümde, Uygur halk destanlarının epizot ve motif yapısı oluşturulup tespit edilen tiplerin özellikleri verilmiştir. Sonuç bölümünde, çalışmamızın genel bir değerlendirilmesi verilmiştir. Bu değerlendirme sonucunda tipler, eski Türk kültürü özelliklerini yansıtmakla beraber İslamiyet'in etkisi altında yeni özellikler de kazanmıştır. Bu tipler daha realistik özellikler göstermektedirler. Bu tez çalışması kaynakça ile sona ermektedir.

DestanlarHalk bilimiHalk hikayeleri+7
Çiçek Varol
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Siirt Arapçasının sözlü kültür unsurları bağlamında incelenmesi

Bu çalışmada, Siirt merkez ve ona bağlı bir ilçe olan Tillo ve Rıstâḳ olarak adlandırılan bölgede yer alan köylerde (İkizbağlar (Tôm), Fersaf, Çatılı (Snép), Ḥelenzé ve Fískén'de (Doluharman) kullanılan sözlü kültür unsurları ele alınacaktır. Çalışma, Siirt Arapçasını imkânlar ölçüsünde kayıt altına almak ve gelecek nesillere bu mirası aktarmak maksadıyla hazırlanmıştır. Bu anlamda lehçede asırlardır varlığını devam ettiren söz varlıklarının derlenip kayıt altına alınması amaçlanmıştır. Siirt Arapçası, yazılı bir kültüre sahip olmamakla birlikte sahip olduğu zengin sözlü kültür ürünleri sayesinde günümüze kadar varlığını sürdürebilmiştir. Çalışmada Siirt Arapçasının genel özellikleriyle ilgili bilgi verildikten sonra bölgede kullanılan ve halk arasında nesilden nesile şifahen aktarılarak günümüze kadar gelen atasözleri, deyimler, hikâyeler, şarkılar, türküler, tekerlemeler, bilmeceler ile dua ve beddua cümleleri derlenerek incelenmiştir. Bu anlamda lehçeye ait söz varlıkları mümkün mertebe kaynak kişilerle yapılan yüz yüze mülâkatlarla derlenmiş, elde edilen bulgular, lehçebilim ve dilbilim alanlarının gerektirdiği bilimsel yöntemlerle incelenmiş, lehçede bölgeler arasındaki farklılıklara yer yer temas edilmiş ve sözlü kültür ürünlerinde yer alan birtakım kelimelerin Fasih Arapça ile mukayesesi yapılmıştır. Bu sayede öncelikle Siirt Arapçasının sahip olduğu sözlü kültür ürünlerinin bir kısmının kayıt altına alınması sağlanmış olacaktır. Ayrıca lehçenin muhafazasında ilgili söz varlıklarının etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte ilgili çalışma, Siirt Arapçasının akademik camiaya tanıtımına ve lehçenin yaşatılmasına yönelik farkındalık oluşmasına katkı sağlamayı hedeflenmiştir.

ArapçaDeyimler sözlüğüDil bilgisi+7
Ömer Demir
Şırnak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Şeref Taşlıova'nın tasnif ettiği halk hikâyeleri üzerinde yapısal bir inceleme

Bu çalışma 21. yüzyılda yaşayan âşıklardan Âşık Şeref Taşlıova'nın tasnif ettiği halk hikâyelerini konu etmektedir. Bu tez çalışması "Giriş", üç bölüm ve "Sonuç" kısmından oluşmaktadır. Ayrıca çalışmanın sonunda çalışmada kullanılan kaynaklar listesi bulunmaktadır. Çalışmanın Giriş kısmı, "Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği" adını taşımaktadır. Bu kısımda halk hikâyelerinin yapı, içerik, işlev özellikleri hakkında bilgi verilerek halk hikâyelerinin anlatma geleneği hakkında bilgi verilmiştir. Böylelikle çalışmamızda halk hikâyelerinin tanım ve sınıflandırılmasına yönelik bir temel oluşturulmuştur. Çalışmanın Birinci Bölümü, "Âşık Şeref Taşlıova: Hayatı ve Eserleri" adını taşımaktadır. Bu bölümde Âşık Şeref Taşlıova'nın hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, böylelikle Taşlıova'nın âşıklık geleneği içindeki yaratıcı kimliği ve edebi kişiliği ortaya konulmuştur. Çalışmanın İkinci Bölümü, çalışmaya konu edilen Taşlıova'nın tasnif ettiği altı halk hikâyesinin epizot yapılarına ayrılmıştır. Altı halk hikâyesinin epizot yapıları karşılaştırmalı olarak incelenmiş ve hikâyelerin epizot yapıları verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde hikâyelerde kullanılan arasözler ve kalıp sözler üzerinde durulmuş ve hikâyelerin motifleri tespit edilerek değerlendirilmiştir.

Aşıklar(Aşıklık geleneği)Halk bilimiHalk hikayeleri+2
Mustafa Aydoğan
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Selami Münir Yurdatap ve halk bilimi

20. yüzyıl başlarında Türkiye'de birçok alanda değişiklikler meydana gelir. Toplumsal, kültürel ve siyasal hayatı derinden etkileyen reform hareketleri edebiyat dünyasında da yankısını bulur. Bu dönemde halk arasında yaygın olan sözlü gelenekte yaşayan ürünler birçok yazar tarafından yazıya aktarılır. Halk tarafından ilgiyle okunan halk kitapları, Türkiye'de 19. yüzyılın ilk yarısından itibaren basılmaya başlanır. Halk kitapları Cumhuriyet'in ilk yıllarında bilhassa Millî Edebiyat taraftarlarınca halka okuma yazmayı öğretmek ve medeni bilgileri ulaştırmak için kullanılır. Halka ulaşmak için halk kitapları yayınlama konusunda faal olan yazarlardan birisi de Selami Münir Yurdatap (1911-1987)'tır. Edebiyat dünyasında ilk olarak gazete yazıları ve çevirileriyle adını duyuran Selami Münir Yurdatap, döneminin en çok yazan kalemlerinden birisidir. 60 yıllık sanat yaşamına birçok eser sığdıran yazarın yayınları içerisinde halk bilimini ilgilendiren çalışmaları önemli bir yer tutar. Yazarın bu alanda tanınmasını sağlayan gelişme ise halk kitaplarının modernize edilmesi için attığı adımla gerçekleşir. Böylece Selami Münir, Cumhuriyet'in ilk yıllarında hem sözlü hem de yazılı kültür ortamında yaygın olan halk anlatılarını geniş halk kitlelerine ulaştırmayı amaç edinen yazarlar arasında yer alır. Yurdatap, taş baskıları esas alarak hazırladığı halk kitaplarında (halk hikâyeleri, masal, dinî-cengî hikâye vb.) farklı yöntemler uygular. Halk kitaplarında yer alan olayları amaç doğrultusunda uzatır ya da kısaltır. Yazar, halk kitaplarına müdahaleleri anlatıların oluştuğu dönem ve geleneğin şartlarına uygun olarak yapar. Ayrıca şahsi üslubunu da etkin kılarak yeni bir anlatı üretmeye çalışır. Bu çalışmada Yurdatap'ın yazma ve taş baskılardan hareketle yeniden yazdığı / ürettiği halk kitaplarında gerçekleşen değişim-dönüşümler incelenmiştir. Ayrıca kaleme aldığı popüler roman ve hikâyelerle dinî içerikli eserlerin yanı sıra süreli yayınlardaki faaliyetleri üzerinde de durularak yazar bütün yönleriyle değerlendirilmiştir.

Halk bilimiHalk hikayeleriHalk kitapları+4
Necla Gül Ercan
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Süleyman Tevfik Özzorluoğlu ve halk bilimi

Türk halk bilimiyle ilgili ilk çalışmalar, derleme ve metin neşirleri biçiminde yapılır. II. Meşrutiyet'in ilan edilmesinden sonra yaygınlık kazanan halk kitapları yayıncılığı da Türk halk biliminin kurulması aşamasında alanla ilgili önemli faaliyetler arasında yer alır. Halk kitapları yayıncılığı, Cumhuriyet'ten sonra devlet tarafından yürütülen sistemli bir faaliyete dönüşür. Bu dönemde halk kitapları, halkı aydınlatmak ve yeni yönetim biçimini halka benimsetmek için bir araç olarak kullanılır. Süleyman Tevfik Özzorluoğlu da halk kitaplarıyla ilgili ilk düzenlemeleri yapan yazarlardan birisidir. Yazar, bu düzenlemelerin yanı sıra çeviri ve uyarlama yoluyla edebiyatımıza halk hikâyesi ve masal türünde yeni eserler kazandırır. Ayrıca halk biliminin konularına dâhil edilebilecek hemen her türde eser vermesiyle de adından söz edilen yazarlardan birisi olur. Çıkardığı süreli yayınlarda da halk bilimi ürünlerine yer vererek alana önemli katkılar sağlar. Bu çalışmada Özzorluoğlu'nun Türk halk bilimine yaptığı katkıları tespit amacıyla yazma ve taş basma nüshalardan yararlanarak düzenlediği halk kitapları ve halk bilimi alanına dâhil edilebilecek diğer eserleri incelendi. Ayrıca yazarın hayatı ve eserleri üzerinde de duruldu. Çalışma kapsamında Süleyman Tevfik'in düzenlediği halk anlatılarının geçirdiği değişim-dönüşümler tespit edildi. Yazarın yazma ve taş basma nüshalardan yararlanarak düzenlediği anlatılarda ortak bir yöntem kullanmadığı, bununla birlikte düzenlemelerini dönemin siyasi ve edebî koşullarının yanı sıra anlatıların hacmini ve hitap ettiği kitleyi dikkate alarak yaptığı, özelikle dilin kullanılması bağlamında yeni bir üslup ortaya koymaya çalıştığı görüldü. Bu bağlamda düzenlemelerin çekiciliğini artırma amacıyla hareket etse de yaptıklarının anlatıların tür özelliklerini bozacak mahiyette olmadığı sonucuna ulaşıldı.

Halk bilimiHalk hikayeleriHikaye+4
Sait Sayar
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk halk anlatmalarında değerler eğitimi

Toplumlar, kendi değerleri ile dünya sahnesinde yer alırlar. Sahip oldukları değerleri nesilden nesile aktarmak suretiyle de kültürel kodlarının kaybolup gitmesini önlemiş olurlar. Değerler, bireyin toplumda kabul görmesini, sosyalleşmesini sağlar, yapılması gerekenler konusunda bireye rehberlik eder, toplumsal hayatı oluşturur ve korur, gelecek kuşakların yetişmesinde büyük öneme sahiptir. Bu nedenle değer eğitimi, son yıllarda sıkça gündemdedir. Türk halk anlatmaları, içlerinde zengin kültürel unsurlar barındırırlar. Her yaştan insanın eğitimi üzerinde oldukça etkilidirler. Bu nedenle halk anlatmalarının, birey ve toplum hayatında geniş yer edinmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Çalışmanın amacı, nitel araştırma yöntemi olan doküman analizi tekniğini kullanarak Türk halk anlatmalarımızdan destanlar, masallar, halk hikâyeleri, efsaneler ve fıkralarda yer alan bireysel, toplumsal, yurt-millet ve din ile ilgili değerlerin tespitini yapmak ve bu anlatıların değer eğitiminde kullanılabilirliklerini irdelemektir. Çalışmanın sonucunda Türk halk anlatmalarında affetmek, cesaret, fedakârlık, iyi niyetli olmak, öz güven, vefa ve sadakat; adalet, dayanışma, misafirperverlik, saygı, sevgi, yardımlaşmak; vatanseverlik, Allah inancı gibi değerlere sıklıkla rastlanmıştır. Neticede; günümüzde artık yazıya geçirilen ve kaybolup gitmekten kurtulmuş olan Türk halk anlatmalarından, içerisinde olumsuz örnekler barındıranlar hariç tutularak olumlu örnekler içerenlerin, değer eğitiminde kullanılabilecekleri sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Destan, masal, halk hikâyesi, efsane, fıkra, Türk halk anlatması, değer, değer eğitimi.

AnlatıDestanlarDeğerler+7
Yasemin Katı
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Halk hikâyelerinin 8. sınıf öğrencilerinin yaratıcı yazma becerilerine etkisi

Bu çalışmanın amacı, Türk halk hikâyelerini yazma uygulamalarında kullanmanın yaratıcı yazma becerilerine etkisini incelemektir. Çalışmanın problem cümlesi "Öğrencilerin yaratıcı yazma becerilerinin geliştirilmesinde halk hikâyelerinin etkisi nedir?" sorusudur. Çalışma nitel bir eylem araştırmasıdır. Çalışmada ortaya çıkan veriler "Yazma İçin Değerlendirme Ölçütleri Formu (YİDÖF)" ve yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma grubu öğrenci gönüllülüğüne göre belirlenmiştir. Çalışmada 7 hafta boyunca Türk halk hikâyelerinden hareketle yaratıcı yazma çalışmaları yapılmıştır. Halk hikâyeleri kullanmanın yaratıcı yazma becerisine etkisi ulaşılan bulgulara göre değerlendirilmiştir. Türk halk hikâyelerinin öğretimi için sınıf düzeyi 8. Sınıf olarak belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre; yaratıcı yazma çalışmalarında Türk halk hikâyelerinin kullanılması öğrencilerin yaratıcı yazma becerilerini olumlu yönde etkilemektedir. Öğrenciler, uygulama sürecine ilişkin olumlu görüş bildirmiştir. Uygulamalar sayesinde, öğrencilerin yaratıcı yazmaya yönelik düşünceleri olumlu yönde değişmiştir.

Halk hikayeleriHikaye yazmaOrtaokul öğrencileri+6
Gülsüm Saylık Işık
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihî şahsiyetlerin değerler eğitiminde rol model olarak kullanılması: Kitâb-ı Ahmed ez-Zemcî örneği (1b-107b)

Halk hikâyeleri, Anadolu'nun Türk vatanı olma sürecindeki mücadeleleri bir kahraman kişilik üzerinden hikâye etmektedir. Bu kahraman, tarihî varlığı sabit bir şahsiyet olsa da anlatılanlar semboliktir. Kahraman batıdan doğuya yeryüzünün her köşesinde ve göğün yedinci katından yedi kat yer altına kadar her yerde zalimlerle savaşır. Zalimler, ait oldukları milletler tarafından bile reddedilirken kahramanlar, birçok millet tarafından sahiplenilmişlerdir. Kahramanların misyonu, nereden ve kimden gelirse gelsin zulmü ortadan kaldırmaktır. Kitâb-ı Ahmed Ez-Zemcî adlı eserde, zulme ve zalimlere karşı çıkan, daima hakkı savunan bir kişiliğe sahip olan Anadolu'da mübarek bir zat telakki edilmiş Ahmed ez-Zemcî'nin hayatı ve kahramanlıkları anlatılmaktadır. Ele aldığımız bu eser, yaptığımız çalışmayla edebiyatımızdaki ilk çeviri olma özelliği taşımaktadır. Bu özelliğin yanında Eski Anadolu Türkçesini yansıtan bir eser olması açısından da dil alanındaki çalışmalarda ilgililere kaynak sunduğu için eserin önemi bir kat daha artmıştır. Bu araştırmanın alan yazın bölümünde Eski Anadolu Türkçesi döneminin tarihimizdeki yeri kısaca verildikten sonra "Kitâb-ı Ahmed ezZemcî" hakkında detaylı bilgiler sunulmuştur. Kitâb-ı Ahmed ez-Zemcî çeviri yazısı ile birlikte metnin dizin ve incelemesi yapılırken kullanılan kaynakların ve Ahmed ez-Zemcî isminin geçtiği eserlerin üzerinde durulmuştur. Bulgular bölümünde kaynak eser, değerler eğitimi açısından incelenmiştir. Metin bölümünde metin, çeviri transkripsiyon harfleriyle Türkiye Türkçesine ilk kez aktarılmıştır. Dizin bölümünde, metnin ayrıntılı gramatikal dizini oluşturulmuştur. Tartışma, Sonuç ve Öneriler bölümünde, çalışmamızda ulaşılan sonuçlara ve önerilere değinilmiştir. Bu araştırma; Türk Dili ve Edebiyatı Eğitimi ile Türkoloji bölümlerinde okutulan Dil Bilimi, Tarihî Türk Şiveleri ve Türkiye Türkçesi dersleri için destek materyal gereksinimini sağlamıştır. Ayrıca eserin değerler eğitimi açısından incelenmesi ile Türk diline ve kültürüne katkı sağlaması bağlamında Türk Dili ve Edebiyatı dersi için önemli bir materyal olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Kitâb-ı Ahmed Ez-Zemcî, Eski Anadolu Türkçesi, Ahmed ez-Zemcî, Kâdıoğlu Oflu, Ebû Müslim-i Horosani, Değerler Eğitimi, halk hikâyesi.

Ahmed ez-ZemciDeğerler eğitimiEski Anadolu Türkçesi+3
Neslihan Ekici
Necmettin Erbakan University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Özbek halk masallarının V. Propp'un biçimbilimsel yaklaşımı çerçevesinde incelenmesi

Araştırmanın amacı, Özbek halk masallarının V. Propp'un Biçimbilimsel Yaklaşımı çerçevesinde incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırmada nitel betimsel yöntem takip edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunda derleme yöntemiyle toplanmış 30 Özbek masalı bulunmaktadır. 30 Özbek masalının Propp metoduna göre incelenmesi aşamasında içerik analizi kullanılmıştır. Yapılan içerik çözümlemesi sonucunda oluşturulan bulgulardan hareketle Özbek masallarının ihtiva ettikleri hareket alanına, hareket sayısına, mekân olgusuna, Propp masal sınıflandırmasına, Propp'un tanımladığı 31 işlevin bulunma durumuna göre dağılımları tablolar halinde verilmiştir. Yapılan analiz sonucunda; incelenen Özbek masallarının 30'unde 31 işlevin tamamına rastlanmıştır. Bu sonuca göre genel olarak Özbek masallarında Propp metodunun uygulanabildiği belirtilebilir. İncelenen Özbek masallarının ortak yapıya uyduğu sonucu tespit edilmiştir. Masallar eksiklikle ya da bir kötülükle başlamış, ara işlevlerden geçerek kahramanın ödüllendirilmesi ya da kötülüğün cezalandırılmasıyla son bulmuştur. Masal sınıflandırılmasıyla ilgili araştırma sonuçlarında masallarının genelinin "Ne H-J'den ne de M-N'den geçen gelişme" grubuna dâhil olduğu tespit edilmiştir. Hareket sayısının masallara göre dağılımında masalların genellikle çift hareketli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eylem alanına göre dağılımlarla ilgili olarak, düzmece kahramanın eylem alanının, kahraman eylem alanından sonra en fazla olay örgüsünün şekillendiği eylem alanı olduğu sonucu bulunmuştur. Araştırmada incelenen Özbek masallarında ev mekanının yoğun olarak kullanılmakla birlikte 17 farklı mekana rastlanmıştır. Bu sonuç, masallarda mekan çeşitliliği olduğunu göstermektedir. Araştırma sonuçlarına dayanarak farklı Özbek masallarının da Propp yöntemine göre çözümlenmesi önerilmektedir. Anahtar sözcükler: Biçimbilimsel, Propp Yöntemi, Özbek Masalları

BiçimbilimHalk hikayeleriMasallar+3
Abdullah Yuvarlan
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Türk halk hikâyelerinde adalet ve liyakat

Türklerin adalet ve liyakat anlayışının halk hikâyelerindeki yansımalarını ele alan bu çalışma, adalet ve liyakatle ilgili doğrudan ya da dolaylı göstergelerin tespit edilmesi ve değerlendirilmesinden oluşmaktadır. Çalışmada halk hikâyeleri üzerinde tematik bir inceleme yapılmıştır. Metinler her birimin anlamlı olması gerektiği ve toplum tarafından ortak bellekte tasarlanmış olduğu düşüncesi dikkate alınarak parça-bütün ilişkisi çerçevesinde incelenmiştir. Bu incelemeyle adalete ve liyakate ilişkin göstergelerin sadece metinlerle sınırlı olmadığı, metinlerin yaratıldığı toplumun ortak belleğiyle ilişkili olduğu düşünülmüştür. Dolayısıyla halk hikâyelerindeki adalet ve liyakat kavramlarını dokusal anlam ve kültürel bağlam yaklaşımlarıyla değerlendirmek gerektiği ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte sözlü gelenekten derlenen halk hikâyeleri, toplum normlarını yansıtmaları ve toplumun yaşam tarzında değişimin olduğu bir dönemde ortaya çıkmalarından dolayı adalet ve liyakat kavramlarının incelenmesi için uygun metinler olarak görülmüştür. Çalışmada kullanılacak metinler, kolektif bilgi üzerine kurulmaları bakımından benzer özellikler gösterdiği için Türkiye sahasına ait yüz hikâyeyle sınırlandırılmıştır. Çalışmada derlenip yazıya geçirilen basılı metinler incelenmiştir. Ancak çalışma metinlerle sınırlı kalmamış, metinlerin kültürel bağlamı da çözümlemeye dâhil edilmiştir. Bu noktada adalet ve liyakat kavramlarının hikâyelerde nasıl kurgulandığı değerlendirilmiştir. Kurgulanan davranışların arkasındaki gerekçeler ilahi-sosyal-kurumsal kaynaklar dikkate alınarak tasnif edilmiştir. Ayrıca bu kavramların toplumsal düzenin sağlanmasında ve toplumsal işleyişin sağlıklı yürümesindeki rolleri, metin içinde üstlendikleri işlevler üzerinden ele alınmıştır. Kavramların bağlam içinde kazandığı anlamların ortaya çıkmasıyla birlikte, geleneksel boyutta yer alan adalet ve liyakat anlayışını görmek mümkün olmuştur. Halk hikâyelerinin adalet ve liyakat kavramları açısından incelenmesi, hikâyelerdeki davranış biçimlerinin arka planındaki kodlardan hareketle Türklerin geleneksel dünya görüşlerini anlamak ve böylece ortak zihinsel yapıya ulaşmak bakımından önem arz etmektedir.

AdaletHalk hikayeleriLiyakat+1
Fatma Zehra Şahin
Pamukkale University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects