İşitme engelli çocuklar

83 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

İşitme kayıplı bir çocuğun çeşitli bağlamlarda kullandığı iletişimsel işlevlerin incelenmesi

Durum çalışması olarak desenlenen bu araştırmanın amacı işitme kayıplı bir çocuğun çeşitli bağlamlarda kullandığı iletişimsel işlevlerin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları takvim yaşı iki yaş dört ay olan işitme kayıplı bir çocuk, annesi ve iki kardeşidir. Araştırmanın verileri çeşitli bağlamlarda gerçekleşen doğal etkileşimlerin gözlemlerinin video kamera ile kayıtları, anne ile yapılan görüşmeler, araştırmacı günlükleri, ürünler ve belge incelemeler yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler süreç içerisinde ve sonunda araştırma sorularını cevaplayacak şekilde gerektiğinde betimsel, gerektiğinde tümevarımsal olarak analiz edilmiştir. Video kamera ile kayıt edilen gözlemler araştırmacılar tarafından daha önceden yapılmış olan iletişimsel işlev sınıflamaları temel alınarak oluşturulan işevuruk iletişimsel işlev tanımlamalarına göre betimsel olarak analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları işitme kayıplı çocuğun çeşitli doğal bağlamlarda çeşitli iletişimsel işlevleri kullandığını göstermiştir. Çocuğun bu iletişimsel işlevleri sözel ve/veya sözel olmayan davranışlarla sergilediğini göstermiştir. İşitme kayıplı bir çocuğun çeşitli bağlamlarda kullandığı iletişimsel işlevleri inceleyen bu araştırmanın ulusal alan yazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. İşitme kayıplı çocukların ailelerine ve öğretmenlerine çocuklardaki iletişimsel işlev kullanımı ile ilgili olarak yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: İşitme kayıplı çocuklar, İletişimsel işlev, Anne çocuk etkileşimi.

Ana-çocuk etkileşimiİletişimsel işlevİşitme engelli çocuklar+1
Esra Kazan
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme kayıplı çocuğu olan bir ailenin aile eğitimi sürecinin incelenmesi

Bu eylem araştırmasının amacı işitme kayıplı çocuğu olan bir ailenin, aile eğitimi sürecinin incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları işitme kayıplı bir çocuk, annesi ve eğitimci/araştırmacıdır. Araştırma verileri, aile eğitimi uygulamaları videoteyp kayıtları, anneyle yapılan görüşmeler, geçerlik güvenirlik komitesi ses kayıtları, araştırmacı günlükleri yoluyla toplanmıştır. Araştırma sürecinde toplam on aile eğitimi yapılmıştır. Aile eğitimi sürecinin incelenmesi için tüm aile eğitimlerinin genel dökümü yapılmış ve elde edilen verilere tümevarım analizi uygulanmıştır. Araştırmanın geçerliği, işitme kayıplı çocukların eğitimi alanında çalışan aile eğitimi uzmanı ve eylem araştırması uzmanı tarafından sağlanmıştır. Araştırma sürecinde eğitimci/araştırmacı tarafından gerçekleştirilen aile eğitimi uygulamaları, aile eğitimi uzmanı tarafından incelenerek uygulamada gözlenen sorunları çözmek amacıyla öneriler verilmiştir. Geçerlik-güvenirlik toplantısında veriler doğrulanmış ve yeni eylem planı yapılmıştır. Bu eylem planı çerçevesinde eğitimci-araştırmacı tarafından sonraki aile eğitimini planlamış ve uygulanmıştır. Araştırma sürecinde bu döngü sistematik bir şekilde sürdürülmüştür. Aile eğitimi sürecinin incelendiği bu araştırmanın bulguları aile eğitimi sürecinin; hazırlık, uygulama ve değerlendirme aşamalarında gerçekleştiğini göstermektedir. Eğitimler süresince etkili bir iletişim ortamı yaratmak amacıyla çocuğun yaş ve gelişim düzeyine uygun oyunlar kullanılmıştır. Bu oyunlar süresince eğitimci annenin eğitime aktif katılımını sağlamaya çalışarak dil gelişimini desteklemeye yönelik stratejileri annenin kazanmasını hedeflemiştir. On seans eğitim sonrasında annenin çocuğun gelişimini destekleyen olumlu davranışlarında artış ve eğitimcinin aile eğitimi uygulamasında olumlu değişikler gözlenmiştir. Anahtar Sözcükler: İşitme kayıplı çocuklar, Aile eğitimi, Doğal işitsel-sözel yöntem, Uygulama süreci.

Aile eğitimiİşitme engelli çocuklarİşitme engelliler
Aslı Koca
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma uygulamalarına devam eden işitme kayıplı öğrencilerin sosyal uyumlarının incelenmesi

Araştırmanın amacı kaynaştırma uygulamalarına devam eden işitme kayıplı öğrencilerin sosyal uyum düzeylerinin ve uyum düzeylerini etkileyen etmenlerin belirlenmesidir. Amaç doğrultusunda karma yöntem kullanılmış, araştırma açımlayıcı sıralı desen olarak desenlenmiştir. Araştırmanın ilk kısmında sınıfında işitme kayıplı öğrenci bulunan, ilkokulda sınıf ve İngilizce öğretmenlerine, ortaokuldaysa Matematik ve Türkçe öğretmenleriyle çalışılmıştır. Sonuçta 75 öğretmene ulaşılmış, öğretmenlerden Güçler ve Güçlükler Anketi ve Sosyal Beceri Derecelendirme-Öğretmen Formlarını doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın ikinci kısmında, ilk kısmındaki veriler sonucunda belirlenen 20 öğretmen ile yarı-yapılandırılmış görüşmeler yürütülmüştür. Ölçeklerden ve görüşmelerden elde edilen sonuçlar, işitme kayıplı öğrencilerin sınıflarda gruba girememe, kavga etme ve yalnız kalma gibi uyum sorunları yaşadıklarını göstermektedir. Öğrencilerin gösterdikleri problem davranışlar ve sosyal yönden eksikliklerinin olması uyum sorunları yaşamalarına neden olmaktadır. Yaşadıkları bu uyum sorunları sonucunda kendilerini grubun dışında bırakmaktadırlar. Öğretmenler işitme kayıplı öğrencilerinin en az bir yakın arkadaşı olduğunu belirtseler de genellikle yalnız olduklarını ortaya koymaktadırlar.

Karma yöntemlerKaynaştırma eğitimiProblem davranış+4
Ebru Özdemir
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kaynaştırma ortamında eğitim alan ı̇şitme engelli öğrencilere destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimciye yönelik mentörlük sürecinin ı̇ncelenmesi

Öğretmenlikte mesleki gelişim; öğretmenlerin bilgi, beceri, değer ve tutumlarının gelişimini destekleyen, etkili öğrenme ve öğretme ortamlarının gelişimini sağlayan bir süreçtir. Öğretmenlerin meslek yaşamı boyunca hızlı ve sürekli gelişen akademik ve teknolojik yeniliklere uyum sağlayabilmeleri için planlı ve sistematik olarak yürütülen mesleki gelişim çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır. Son yıllarda, bu ihtiyaçlar sonucu sürekli mesleki gelişim kavramının ortaya çıktığı ve bu doğrultuda farklı düzenlemelerin bulunduğu bilinmektedir. Bu düzenlemelerden biri öğretmenlere yönelik mentörlük hizmetidir. Bu doğrultuda, ülkemizde özel eğitim öğretmenlerinin kuramsal bilgilerini ve öğretmenlik uygulamalarını geliştirmeye yönelik sunulan mentörlük hizmetinin, eğitim uygulamalarının niteliğini arttıracağı düşünülmektedir. Tüm dünyada olduğu gibi, ülkemizde de kaynaştırma uygulamaları hızla yaygınlaşmaktadır. Bu araştırma sonuçlarının, destek özel eğitim hizmetlerinde çalışacak öğretmenlere sunulan mentörlük hizmeti uygulamalarına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Bu araştırmanın amacı, kaynaştırma ortamında eğitim alan işitme engelli öğrencilere destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimcinin mesleki gelişimine yönelik mentörlük sürecinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda, destek özel eğitim hizmeti sunan eğitimciye yönelik mentörlük sürecinin nasıl gerçekleştirildiğine, mentörlük sürecinin paydaşlara katkılarına ve sürece yönelik katılımcıların görüşlerine odaklanılmıştır. Araştırma, mentörlük sürecinin sistematik, yansıtıcı ve döngüsel bir bakış açısıyla incelenmesi amacıyla eylem araştırması şeklinde desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcıları mentör olarak araştırmacı, destek eğitim odası öğretmeni, genel eğitim okulunda ilkokul dördüncü sınıfa giden işitme engelli iki öğrenci, tez danışmanı, işitme engellilerin eğitimi alanında uzman üç öğretim üyesinden oluşan geçerlik komitesi üyeleri ve genel eğitim sınıf öğretmenidir. Araştırma verileri; öğretmenin destek özel eğitim hizmetlerine yönelik uygulamaları, mentör ve öğretmenin görüşme kayıtları, geçerlik komitesi toplantıları kayıtları kullanılarak toplanmıştır. Ayrıca veri toplama sürecinde; ders planları, araştırmacı günlüğü, arşiv belgeleri ve toplantı tutanaklarından yararlanılmıştır. Veriler, araştırma sürecinde ve sonrasında araştırmacı ve geçerlik komitesi üyeleri tarafından sistematik ve eleştirel bir şekilde analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda; sürecin hazırlık, pilot uygulama, eşgüdümlü çalışma ve gelişim aşamalarından oluştuğu ortaya çıkmıştır. Hazırlık aşamasında, işitme engelliler öğretmeninin kaynaştırma ortamında çalışması bağlamında yeterlikleri alanyazından yola çıkılarak gözden geçirilmiştir. Hazırlık aşamasının ardından gerçekleşen pilot uygulama aşamasında, hem mentör hem de destek hizmet sunacak öğretmen ile sorunlar ve gereksinimler belirlenmiştir. Sonraki aşamada, mentör ile öğretmenin uygulamaları eş zamanlı gerçekleşmiştir. Bu son aşamada, mentörün planlamaya bakış açısını zenginleştirme, odaklanacağı geri bildirimleri seçme, stratejilere yönelik geri bildirim verme açısından gelişim gösterdiği ortaya çıkmıştır. Destek hizmet sunan öğretmenin ise destek özel eğitim hizmetini planlama, uygulama ve değerlendirme alanlarında gelişim gösterdiği görülmüştür. Araştırma bulgularından yola çıkılarak kaynaştırma ortamlarında görev yapacak öğretmenlerin mesleki gelişim süreçlerinin, bireysel gereksinimlere odaklı bir şekilde desteklenmesi gerektiği önerilebilir. Ayrıca mesleki gelişim yaklaşımı olarak mentörlük yeterliklerinin belirlenerek uygulamaların yaygınlaşmasına yönelik düzenlemelere ihtiyaç duyulduğu söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Mesleki gelişim, mentörlük, destek eğitim odası öğretmeni, işitme engelli öğrenci, kaynaştırma, eylem araştırması.

Destek eğitim odasıKaynaştırma eğitimiMentorluk+5
Elif Akay
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme yetersizliği olan ilkokul öğrencilerinin kaynaştırma ortamlarına yönlendirme ve yerleştirme süreçlerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, işitme yetersizliği olan ilkokul düzeyindeki öğrencilerin Rehberlik Araştırma Merkezleri (RAM) tarafından yürütülen kaynaştırma ortamlarına yönlendirme ve yerleştirme süreçlerini incelemektir. Betimsel olarak desenlenen araştırma sürecinde 14 uzman ve 6 aile ile yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Veriler tümevarım analizi ile analiz edilmiştir. Analizler sonucunda uzmanların görüşlerine ilişkin 6, ailelerin görüşlerine ilişkin 8 temaya ulaşılmıştır. Elde edilen bulgular, uzman ve ailelerin işitme yetersizliği olan öğrencilerin kaynaştırma ortamlarında eğitim almaları ile ilgili olumlu görüşlere sahip olduklarını göstermiştir. Ancak uzman ve aile görüşleri karşılaştırıldığında, uzmanlar eğitim ortamına yönlendirme sürecinde RAM'ın önemli bir rolü olduğunu ve ailelerin de bu sürecin bir paydaşı olduğunu belirtirken aileler ise RAM'ın rolü hakkında bilgi sahibi olmadıklarını ve bilgilendirmeye ihtiyaç duyduklarını dile getirmişlerdir. RAM uzmanları bu süreçte yaşadıkları sorunları Eskişehir ilindeki Özel Eğitim Hizmetleri'nin genel işleyişinden kaynaklanan sorunlar, yasal düzenlemeler ve uygulamalar arasındaki farklılıklardan kaynaklanan sorunlar ve en önemlisi RAM'da ve kaynaştırma ortamında yaşanan sorunlar olarak ifade etmişlerdir. Araştırmaya dahil olan aileler en çok RAM hakkında bilgilendirilmeye ihtiyaç duyduklarını belirtirken uzmanlar ise işbirliği halinde çalışma ve eğitsel değerlendirme sürecinin daha nitelikli hale getirilmesi gerektiği ile ilgili önerilerde bulunmuşlardır. Araştırma sonuçlarına göre uygulamalara yönelik olarak süreç ile ilgili aile, uzman ve diğer paydaşlara yönelik olarak işlevsel ve uygulanabilir bir klavuzun geliştirilmesi önerilebilir. RAM'da kaynaştırma ortamlarına yönlendirme ve yerleştirme sürecini yürüten uzmanların mesleki gelişimlerini artırmaya yönelik faaliyetlerin yürütülmesi gerektiği söylenebilir. İşitme yetersizliği olan öğrencilerin kaynaştırma ortamlarına yönlendirme ve yerleştirme kriterlerinin belirlenmesi yönlendirme sürecini daha sistematik hale getirebilir. İleri araştırmalara yönelik olarak araştırmacının da yer aldığı daha geniş katılımlı, öğrencinin de izlenebileceği vaka çalışmaları gerçekleştirilebilir. Bu çalışma sadece Eskişehir ilindeki RAM uzmanları ve 6 aile ile yapılan görüşmelere dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında Türkiye'deki RAM'larda kaynaştırma ortamlarına yönlendirme süreçlerinin işleyişiyle ilgili ve aile katılımının daha fazla olduğu nicel araştırmalar gerçekleştirilebilir. Böylece kaynaştırma ortamlarına yönlendirme ve yerleştirme sürecinin etkililiğinin daha derinlemesine değerlendirilebileceği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma ortamları, İşitme yetersizliği olan öğrenciler, Rehberlik Araştırma Merkezi, Yönlendirme, Yerleştirme.

Kaynaştırma eğitimiİlkokul öğrencileriİlkokullar+2
Şule Yanık
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin formel olmayan okuma envanteri ile değerlendirilmesi

İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin Formel Olmayan Okuma Envanteri (FOOE) ile değerlendirilmesini amaçlayan bu araştırma betimsel model olarak desenlenmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Eskişehir il merkezlerinde bulunan işitme engelli 13 kaynaştırma öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri öğrenci bilgi formları FOOE kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde betimsel analiz kullanılmıştır. Araştırmanın bulguları işitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin öğretimsel düzeyde bir öyküyü okuduklarında okuduğunu anlatmada ana olayların çoğunu anlatabildiklerini, ana fikirden bahsedebildiklerini ve karakterlerin çoğu hakkında bilgi verebildiklerini ancak bazı olayların anlatımında zorlandıklarını göstermektedir. Öğrencilerin soru-cevap becerileri ile ilgili olarak soruda bulunan ipuçlarını kullanabildikleri ve stratejileri kullanarak sorulara cevap verebildikleri ancak bazı soruları cevaplandırmakta zorlandıkları görülmektedir. İşitme engelli kaynaştırma öğrencilerinin okuma becerilerinin FOOE ile değerlendirilmesini amaçlayan bu araştırmanın alan yazına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. İşitme engelli öğrencilerin öğretmenlerine okuma becerilerinin değerlendirilmesi ile ilgili olarak yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: İşitme engelli öğrenciler, Okuduğunu anlatma, Soru-cevap.

Kaynaştırma eğitimiOkumaOkuma becerileri+5
Tamer Genç
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezlerinde tanı, değerlendirme ve izleme süreçlerinin incelenmesi: İşitme kayıplı çocuklar örneği

Bu çalışmanın amacı RAM'larda işitme kayıplı çocukların tanı, değerlendirme ve izleme süreçlerinin işleyişinin belirlenmesidir. Süreçlerin işleyişine ek olarak RAM'ların uygulamaları arasında farklılık olup olmadığı, olası farklılıkların ise nedenleri incelenmiştir. Nitel-betimsel desenle yürütülen araştırmada RAM'larda işitme kayıplı öğrencilerin tanı, değerlendirme ve izleme süreçlerinin ayrıntılı olarak incelenmesi ve var olan durumun açıklanması için nitel veri toplama tekniklerinden biri olan yarı-yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Araştırma Eskişehir merkez ilçeleri olan Tepebaşı RAM ve Odunpazarı İbrahim Kurşungöz RAM'da gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya Tepebaşı RAM'dan 7, Odunpazarı İbrahim Kurşungöz RAM'dan ise 6 öğretmen olmak üzere toplam 13 öğretmen katılmıştır. RAM süreçlerinin özel eğitimin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesinde önemli bir unsur olduğu bilinmektedir. İşitme kayıplı çocukların eğitim öğretim süreci içerisinde bu basamaklardan olabildiğince doğru şekilde yararlanmaları halinde eğitim öğretim sürecinin niteliğinin artacağı öngörülebilir. Dolayısıyla bu çalışmayla RAM süreçlerinin işleyişi incelenerek yaşanan sorunlar tespit edilmiştir. Bu sorunlardan bazıları hastane ve RAM arasındaki gerçekleştirilemeyen işbirliği, işitme kayıplı çocukları değerlendirme formlarındaki yetersizlik, materyal eksikliği, değerlendirmeye uygun fiziksel şartların sağlanamaması, izleme sürecinin yıllık raporlarla yürütülmeye çalışılması şeklinde örneklendirilebilir. Bu örneklere dayanarak RAM süreçlerindeki sorunların giderilmesi gerekliliği ortaya konulmuştur. Anahtar sözcükler: Rehberlik ve Araştırma Merkezi (RAM), Tanı, Değerlendirme, İzleme, İşitme kayıplı çocuklar.

Rehberlik ve Araştırma MerkeziTeşhisİşitme engelli çocuklar+1
Yunus Yılmaz
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma ortamında bulunan işitme kayıplı öğrenci için bireyselleştirilmiş eğitim programı geliştirme sürecinin incelenmesi: Bir eylem araştırması

Tam katılım ve fırsat eşitliği sağlanarak işitme kayıplı öğrencilerin kaynaştırma uygulamalarında nitelikli eğitim almalarının ön koşullarından biri, eğitim öğretim sürecinin bireyselleştirilmesidir. Bu doğrultuda araştırmada, kaynaştırma okullarında eğitim alan işitme kayıplı öğrencilere yönelik Bireyselleştirilmiş Eğitim Program'larını (BEP) geliştirme sürecini incelemek amaçlanmıştır. Araştırma, eylem araştırması şeklinde desenlenmiştir. Araştırma Eskişehir merkez ilçesi Odunpazarı'nda Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir okulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcıları ise destek eğitim odasında (DEO) bulunan iki destek eğitim öğretmeni, 4. sınıf genel eğitim öğretmeni, rehber öğretmen, özel eğitimden sorumlu okul müdür yardımcısı, 4. sınıfa devam eden işitme kayıplı öğrenci ve öğrencinin ailesidir. Araştırmada veri toplama araçları olarak katılımcı bilgi formu, yarı-yapılandırılmış görüşme, video kayıtları, saha notları, araştırmacı günlüğü ve belgeler kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler sistematik analiz yaklaşımı ile analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen araştırmadan elde edilen bulgulardan işitme kayıplı öğrencinin performans düzeyini belirleme, BEP hazırlama, BEP uygulama ile izleme ve değerlendirme faaliyetlerinin ekip çalışmasına dayalı yürütülmesi gerektiğinin ne kadar önemli olduğu bir daha görülmüştür. Ancak süreçte BEP ile ilgili gerçekleştirilen aşamaların her birinde işbirliği, BEP ve sınıf uygulamalarının paralelliği, materyali ve öğretimi uyarlamada, her bir paydaşın BEP ile ilgili rol ve sorumluluklarını yerine getirmede sorunlar ortaya çıktığı görülmüştür. Anahtar Sözcükler: Kaynaştırma, Bireyselleştirilmiş eğitim programı, Destek özel eğitim hizmetleri, Eylem araştırması, İşitme kayıplı öğrenci.

Bireyselleştirilmiş öğretim yöntemiDestek eğitim programlarıEğitim programları+3
Çiğdem Kol
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesi

İBu araştırmanın amacı işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu meslek lisesi kaynaştırma uygulamalarının fizik dersi bağlamında incelenmesidir. Araştırma durum çalışması olarak desenlenmiştir. Araştırmaya katılanlar, üç fizik dersi öğretmeni, iki rehber öğretmen, bir okul yöneticisi, işitme yetersizliği olan üç öğrenci ve ebeveynleri, üç normal işiten öğrenci ve ikisinin ebeveynidir. Araştırma verileri saha gözlemleri, yarı yapılandırılmış görüşmeler ve belge inceleme ile toplanmıştır. Veriler araştırma süreci sonunda çeşitli analiz teknikleri kullanılarak analiz edilmiş olup, meslek lisesinin özellikleri, meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimi, meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimi ve meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanması temalarına ulaşılmıştır. Meslek lisesinin özelliklerine ilişkin bulgular incelendiğinde, sınıflarda işitme yetersizliği olan öğrencilere uygun fiziksel ortamların sağlanamadığı, okula TEOG sınavı sonrasında daha çok akademik düzeyi düşük öğrencilerin geldiği, işitme yetersizliği olan öğrencilerin de buna dahil oldukları, psikolojik ve ailevi sorunlar yaşayan öğrencilerin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Ancak lise sonrasında özellikle işitme yetersizliği olan öğrencilere ilişkin işletmelerde özel gereksinimli personel çalıştırma zorunluluğu, meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş ve E-KPSS ile devlet memurluğuna girme haklarının bulunduğu ifade edilmektedir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen fizik öğretimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde öğretmenlerin derslerini yönetmeliklere uygun biçimde planladıkları ve haftalık ders saati sayısının düşük olduğunu düşündükleri belirlenmiştir. Ayrıca derslerini çoğunlukla doğrudan anlatım yöntemi, soru-cevap ve ödev verme stratejileri kullanarak ve problem çözme etkinliği desenleyerek yürüttükleri sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan okulda laboratuvar bulunmadığı, derslerde deney yapılmadığı, öğretim materyali olarak çoğunlukla resmi ders kitabından yararlandıkları ifade edilmektedir. Değerlendirme sürecinde ise yine yönetmeliklerde yazılı olan sayıda sınav yaptıkları ve sınavlarda farklı türde sorular sordukları belirlenmiştir. Son olarak öğretmenler tarafından özellikle normal işiten öğrencilerin akademik düzeylerinin çok düşük olduğu ifade edilmiştir. Meslek lisesinde gerçekleştirilen kaynaştırma eğitimine ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde katılımcıların genel olarak kaynaştırma eğitimine ilişkin olumlu tutum içinde oldukları ve okullarda belirli düzeyde kaynaştırma ekibi oluşturulduğu belirlenmiştir. Ancak katılımcılar teorik olarak kriterlerin belirlenmiş olmasına rağmen özellikle sınıflardaki özel gereksinimli öğrenci mevcudu, cihaz kontrolü ve bakımı, özel gereksinime yönelik ortam düzenlenmesine ilişkin sorunlar yaşandığını vurgulamışlar ve önerilerde bulunmuşlardır. Katılımcıların üzerinde durduğu diğer sorunlar kriterlerine uygun BEP desenlenmediği ve destek eğitim hizmetlerinin ise hiç sağlanmadığı olmuştur. Ayrıca hem rehber hem de fizik öğretmenlerinin işitme yetersizliği olan çocukların eğitimi konusunda yeterli bilgiye sahip olmadıkları ve konuya ilişkin hizmetiçi eğitim çalışması yapılmadığı belirlenmiştir. Meslek lisesinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin bulunduğu kaynaştırma sınıflarında fizik dersinin uygulanmasına ilişkin elde edilen bulgular incelendiğinde fizik öğretiminin planlanma, uygulama ve değerlendirme süreçlerinde işitme yetersizliği olan öğrencilere özel bir çalışmanın yapılmadığı, zaten öğretmenlerin de konuya ilişkin bilgilerinin olmadığı, öğrencilerin derse katılımının olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca işitme yetersizliği olan öğrencilere göre ise özellikle öğretmenlerin sözel anlatımları sırasında dersi takip etme konusunda zorluk yaşadıkları, zaman zaman gürültü nedeniyle duymakta zorlandıkları, sadece tahtaya yazılan bilgileri defterlerine geçirebildikleri ifade edilmiştir. Diğer taraftan akranları ile iletişim kurdukları ve özellikle derste kaçırdıkları konulara ilişkin işbirliği yaptıkları belirlenmiştir Anahtar Sözcükler: İşitme yetersizliği, Fizik öğretimi, Kaynaştırma, Mesleki eğitim, Durum çalışması.

Fizik dersiFizik eğitimiFizik öğretimi+7
İhsan Evren Aktürel
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Aile eğitimine devam eden işitme kayıplı çocuk babalarının babalık deneyimlerine ilişkin algılarının incelenmesi

Görüngübilim çalışması olarak desenlenen bu araştırmanın amacı aile eğitimine devam eden işitme kayıplı çocuk babalarının babalık deneyimlerine ilişkin algılarının incelenmesidir. Araştırmanın katılımcıları aile eğitimine devam eden, 0-3 yaş aralığında çok ileri dereceli işitme kayıplı çocuğu olan yedi babadır. Araştırma verileri yarı-yapılandırılmış görüşmeler, yansıtmalı araştırmacı günlükleri ve doküman incelemesi teknikleriyle toplanmıştır. Görüşme verileri yazıya dökülmüş ve kodlanmıştır. Görüngübilim yöntemi analizi yoluyla 91 kod, 13 alt-tema ve 5 temaya ulaşılmıştır. Araştırma bulguları; babaların rol, görev ve sorumluluklarını genellikle normal işiten çocuk babalarıyla benzer şekilde algıladığını, fakat çocuklarının kullandığı işitme teknolojilerinin ve bakımlarına ilişkin ekonomik durumların önemini farklılık olarak vurguladıklarını göstermektedir. Bunun yanında babaların çocuklarının gelecekleriyle ilgili kaygılarını ve buna bağlı desteklerini dile getirdikleri görülmektedir. Ayrıca babaların çocuklarının devam ettiği aile eğitimi programına ilişkin olumlu bakış açılarına sahip oldukları ve faydalı olduğuna inandıkları ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan aile eğitimi programlarına yönelik memnuniyetlerinin yanında babalar, aile eğitimlerinin çalışma takvimleri düşünülerek daha uygun zamanlarda gerçekleştirilmesi, çocuklarının eğitimleriyle ilgili daha fazla bilgilendirilmek, diğer ailelerden destek almak istedikleri ve psikolojik rehberliğe ihtiyaç duydukları bulgular arasındadır. Bu araştırmanın işitme kayıplı çocuk babalarının deneyimleri ve algılarıyla ilgili alan yazına katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca ilgili alanda çalışan uzmanlara, öğretmenlere ve ailelere babalar konusunda yol gösterici olabileceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Babalar, İşitme kaybı, Babalık deneyimi, Görüngübilim.

Aile eğitimiBaba katılımıBaba- çocuk ilişkisi+7
Fatih Mehmet Acar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemdeki işitme kayıplı bir çocuğun gelişen okuryazarlık yaşantılarının incelenmesi

Araştırmanın amacı, okul öncesi dönemdeki işitme kayıplı bir çocuğun evinde ve yakın çevresinde gerçekleşen erken okuma yazma yaşantılarını ve gelişen okuryazarlığını incelemektir. Durum çalışması olarak desenlenen araştırmanın katılımcıları; takvim yaşı 5 yaş 1 aylık olan işitme kayıplı bir erkek çocuk ve ailesidir. Araştırmanın verileri; katılımcı gözlemler, yarı yapılandırılmış ve yapılandırılmamış görüşmeler, ürünler, belgeler ve araştırma günlüğü yoluyla toplanmıştır. Toplanan veriler, araştırma süreci içinde ve sonunda gerektiğinde betimsel, gerektiğinde tümevarımsal olarak analiz edilmiştir. Ayrıca işitme kayıplı çocuğun gelişen okuryazarlık becerileri, Gelişen Okuryazarlık Kontrol Beceri Listesi yardımıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın bulguları, işitme kayıplı çocuğun günlük rutinleri içinde ev ortamında ve yakın çevresinde akademik ve işlevsel okuryazarlık yaşantılarının olduğunu göstermiştir. Bu yaşantılarda çevresindeki yetişkinlerin işitme kayıplı çocuğa model olduğu ve etkileşimli olarak gerçekleşen yaşantılarda işitme kayıplı çocuğun sözlü ve yazılı dil becerilerini gelişen okuryazarlık ilkeleriyle uyumlu olarak desteklediği görülmüştür. Ayrıca, çocuğun bazı okuma yazma yaşantılarının ailenin okuma yazma geçmişinden etkilendiği bulgusu elde edilmiştir. Araştırmanın sonucunda, erken dönemde nitelikli okuma yazma yaşantıları olan işitme kayıplı çocuğun, işiten yaşıtlarına benzer okuryazar davranışları gösterdiği söylenebilir. Anahtar Sözcükler: Gelişen okuryazarlık, İşitme kayıplı çocuklar, Erken okuma yazma, Aile okuryazarlığı.

Erken okuryazarlık becerileriOkul öncesi dönemOkul öncesi eğitim+7
Hilal Atlar
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme engelli çocuklarda core (gövde) stabilizasyon egzersizlerinin solunum kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve postural kontrol üzerine etkisi

İşitme engelli (İE) çocuklarda yapılan çalışmalar; bu çocuklarda motor gelişimde gecikmeler, hareketlerin koordinasyonunda azalma, hipotoni, yaşıtlarına göre düşük kardiyorespiratuar seviye ve düşük musküler endurans gibi bir takım sorunlardan bahsetmektedir. Literatür incelendiğinde İE çocuklarda solunum fonksiyonlarının ve postural kontrolün değerlendirildiği çalışmalar ile karşılaşmaktayız. Ancak bu çocuklarda solunum kas kuvvetini değerlendiren çalışmaya rastlanmamıştır. Ayrıca bu çocuklarda tek başına uygulanan core (gövde) stabilizasyon egzersizlerinin solunum kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve postural kontrol üzerine etkileri araştırılmamıştır. Bu nedenle core stabilizasyon eğitimin İE çocuklarda solunum kas kuvveti, solunum fonksiyonları ve postural kontrol üzerine etkilerini araştırmak amacıyla bu çalışmayı planladık. Çalışma kapsamında yaşları 9-15 yaş aralığında olan prelingual sensörinöral işitme kaybı tanısı almış 30 İE çocuk randomize şekilde çalışma ve kontrol gruplarına ayrıldı. Tüm olgulara solunum fonksiyon testi (SFT), solunum kas kuvveti ölçümü, "Biodex Balance System® (BBS)" cihazı ile postural stabilite, stabilite limitleri ve dengenin duyusal entegrasyonu testleri ve Denge Hata Puanlama Sistemi (DHPS) uygulandı. Kontrol grubuna herhangi bir eğitim verilmezken, çalışma grubuna birinci seviyede; stabil bir yüzeyde yapılan statik kontraksiyon eğitimi, ikinci seviyede; stabil bir yüzeyde yapılan dinamik eğitim, üçüncü seviyede; stabil olmayan bir yüzeyde yapılan dinamik ve dirençli eğitimden oluşan core (gövde) stabilizasyon eğitim protokolü uygulandı. Sekiz haftanın sonunda değerlendirmeler tekrarlandı. Veri analizi için SPSS v.20 programı kullanıldı. Niteliksel değişkenlerin analizi χ2-testi ile yorumlandı. Niceliksel verilerin dağılım özelliklerine göre grup içi karşılaştırmalarda Paired Sample T-test ya da Wilcoxon testi; gruplar arası karşılaştırmalarda ise Independent Samples T-test ya da Mann Whitney U testi kullanıldı. Tüm analizler için anlamlılık düzeyi p<0.05 olarak kabul edildi. Sekiz haftalık eğitim sonrasında çalışma grubunda zorlu vital kapasitede (FVC) ve tepe ekspiratuar akım hızında (PEF), maksimum inspiratuar basınçta (MIP), maksimum ekspiratuar basınçta (MEP), BBS'nin postural stabilite, stabilite limitleri ve dengenin duyusal entegrasyonu testlerinin tüm parametrelerinde anlamlı gelişmeler elde edildi (p<0,05). DHPS'nin düz zemin 'çift bacak', 'tek bacak', 'tandem' duruş ve köpük zemin 'çift bacak' ve 'tandem' duruş parametrelerinde anlamlı iyileşmeler sağlandı (p<0,05). Hiçbir eğitim verilmeyen kontrol grubunda ise solunum fonksiyonları, solunum kas kuvveti, BBS ve DHPS'de ilk ölçüm ve son ölçüm arasında anlamlı fark bulunmadı (p>0,05). Testlerin gruplar arası karşılaştırmasında ise solunum fonksiyonlarına ait parametrelerde gruplar arasında anlamlı fark görülmezken, solunum kas kuvveti ölçümünde MEP değerinde çalışma grubu lehine anlamlı fark bulundu (p<0,01). BBS'nin gruplar arası karşılaştırmasında postural stabilite testinin; 'genel' ve 'anterior/posterior', stabilite limitleri testinin; 'genel', 'sola', 'geriye/sola' ve 'geriye/sağa' parametrelerinde, dengenin duyusal entegrasyonu testinin; 'gözler açık/kapalı düz zemin', 'gözler kapalı köpük zemin' ve 'kompozit skor' parametrelerinde çalışma grubu lehine anlamlı artış saptandı (p<0,05). DHPS'nin gruplar arası karşılaştırmasında ise 'genel toplam skor'da çalışma grubu lehine anlamlı fark gözlendi (p<0,01). Literatürde sağlıklı ve hasta popülasyonlarında core stabilizasyon eğitiminin, solunum kas kuvveti ve solunum fonksiyonlarına ve postural kontrol üzerine olumlu etkisi olduğu bildirilmektedir. Çalışmamızın sonuçlarına göre, İE çocuklar için de benzer olumlu etkilerin olabileceği, core stabilizasyon egzersizlerinin ileri ve çok ileri derecede işitme kaybı olan çocuklarda solunum kas kuvvetini, solunum fonksiyonlarını ve postural kontrolü iyileştirdiği gözlenmiştir. Çalışmamızdan elde ettiğimiz sonuçların ışığında, bu çocukların rehabilitasyon programlarına core stabilizasyon egzersizlerini kapsayan bir eğitimin dahil edilmesi yararlı olacaktır.

DengeKas kuvvetiKor stabilitesi+6
Deniz Tuncer
Bezmialem Vakıf University · Institute of Health Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bulunan işitme engelliler ortaokullarında müzik eğitimi ve karşılaşılan temel sorunlar

Bu araştırmanın temel amacı, Türkiye'de bulunan İşitme Engelliler Ortaokullarında verilen müzik eğitimini inceleyerek müzik eğitimi sürecinde yaşanan sorunları tespit etmektir. Müzik eğitimi sürecinde yaşanan sorunlar, işitme engelli öğrencilerin derslerine giren müzik eğitimcilerinin görüşlerine dayalı olarak tespit edilmiştir. Araştırma nitel bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'de MEB'e bağlı toplamda 30 adet işitme engelli ortaokullarında çalışmakta olan müzik eğitimcileri oluşturmaktadır. Yaklaşık 20 adet müzik öğretmenine ulaşılırken bazı okullarda müzik öğretmeni olmadığı anlaşılmıştır. Çalışmada yarı yapılandırılmış görüşme formu ile toplanan veriler betimsel analiz ve içerik analizi ile çözümlenmiştir. Veriler tema ve alt temalara ayrılarak kodlamalarıyla birlikte tablolaştırılarak verilmiştir. Elde edilen bulgulara dayanarak Türkiye'de bulunan İşitme Engelliler Ortaokullarında görev yapmakta olan öğretmenlerin eğitim sürecinde yaşadıkları sorunlar tespit edilmiştir. Öğrenciler ile iletişim kurmada işaret dili bilmemenin yarattığı sıkıntılar ve işitme engelli öğrencilerin müzik eğitimi için farklı yöntem ve tekniklerin çoğaltılması gerekliliği gibi önemli hususlar saptanmıştır. Tezin sonunda ise elde edilen sonuçlar tartışılarak bazı çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: işitme engeli, müzik eğitimi, işitme engellilerde müzik eğitimi, müzik eğitimi sorunları, beden müziği

MüzikMüzik eğitimiOrtaokullar+5
Cemre Arslan
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Fine Arts
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi

Bu araştırma, engelli çocuğu olan bireylerin depresyon ve umutsuzluk düzeyleri ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacı ile tanımlayıcı olarak 15 Şubat-15 Ekim 2017 tarihleri arasında yapıldı. Araştırmanın evrenini, T.C. Sağlık Bakanlığı'na bağlı Gaziantep' te bulunan kadın doğum ve çocuk hastalıkları hastanesi' ne engelli çocuğu için yatarak veya ayaktan tedavi görmek için başvuran bireyler oluşturdu. Örneklem sayısı power-güç analizi ile hesaplanarak 200 olarak belirlendi. Çalışma kriterlerine uygun olan 205 birey çalışmaya dahil edildi. Araştırmanın verileri "Kişisel Bilgi Formu", "Beck Depresyon Ölçeği", "Beck Umutsuzluk Ölçeği" ve "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği'' ile toplandı. Araştırmaya katılan engelli çocuğu olan bireylerin ölçek toplam puan ortalamaları; Beck depresyon ölçeği 21,53±12,82, Beck umutsuzluk ölçeği 9,21±4,75, Çok boyutlu algılanan sosyal destek ölçeği 44,72±15,72 olarak saptandı. Depresyon düzeyi yüksek olan bireylerin umutsuzluk düzeylerinin yüksek (r=0,594, p=0,000), umutsuzluk düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal desteğin düşük olduğu (r=-0,149, p=0,033), depresyon düzeyleri yüksek olan bireylerin algıladıkları sosyal destek düzeylerinin düşük olduğu (r=-0,128, p=0,068) saptandı. Bireylerin depresyon, umutsuzluk ve algıladıkları sosyal destek düzeyleri ile engelli çocuklarının bakımlarını karşılayabilme ve çocuklarıyla yeterince ilgilenebilme durumları arasında istatistiksel anlamlı bir fark olduğu saptandı (p<0,05). Engelli çocuğa sahip bireylerin depresyon ve umutsuzluk yaşadıkları, yakın çevrelerinden sosyal destek göremedikleri belirlendi. Engelli çocuğa sahip olan bireylerin sosyal destek sistemleri artırılarak depresyon ve umutsuzluk düzeylerinin azaltılması sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Engelli çocuğu olan birey, Engelli çocuk, Depresyon, Umutsuzluk, Algılanan sosyal destek.

Algılanan sosyal destekAna-babaBeck Depresyon Ölçeği+7
Melek Aytekin
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve oluşumu konusunda kavram değişimlerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı ortaokullarda altıncı sınıfta öğrenim gören işitme engelli öğrencilerin Ay'ın evreleri ve evrelerin oluşum sebepleri konusundaki kavramsal anlama düzeylerini belirlemek ve bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim yönteminin işitme engelli öğrencilerin kavramsal değişimlerine etkisini incelemektir. Araştırma 2016-2017 eğitim öğretim yılında, Adana ilinde bulunan bir yatılı işitme engelliler devlet ortaokulunda gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunda dördü kız biri erkek toplamda beş tane altıncı sınıf öğrencisi yer almıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama düzeyini öğrenebilmek için ön görüşmeler yapılmıştır. Daha sonra bilgisayar destekli sorgulamaya dayalı öğretim ve modellerle öğretimin ardından öğrencilerin kavramsal değişimlerini ortaya çıkarabilmek amacıyla son görüşmeler yapılmıştır. Öğrencilerin kavramsal anlama seviyeleri araştırma süresince elde edilen veriler ışığında belirlenmiş kategorilere göre gruplandırılmıştır. Analizler sonunda Ay'ın Evreleri konusunda sahip olunan kavramsal anlama düzeyleri belirlenmiştir. Öğretim öncesi kavram yanılgıları çoğunlukta iken öğretim sonrasında kavram yanılgılarında azalma, bilimsel kavramalarda artış görülmüştür. İleride yapılacak olan benzer çalışmalarda da daha farklı öğretim yöntemleri denenebilir.

AyKavram yanılgısıKavram öğretimi+6
Ebru Karadağ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi dönemdeki işitme kayıplı çocukların erken okuryazarlık becerilerinin işiten akranları ile karşılaştırmalı olarak incelenmesi

Bu çalışma, işitme kayıplı okul öncesi dönemdeki çocukların, erken okuryazarlık becerilerinin işiten akranlarıyla karşılaştırmalı olarak incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma grubunu, Van ve Bitlis illerinde okul öncesi dönemde 26 işitme kayıplı çocuk ile 26 normal işitmeye sahip toplam 52 çocuk oluşturmuştur. Çalışma nicel araştırma yöntemlerinden nedensel karşılaştırmalı modelde yürütülmüştür. Çalışmada işitme kayıplı ve işiten çocukların, erken okuryazarlık becerileri değerlendirilerek sonuçlar karşılaştırılmıştır. Veriler Erken Okuryazarlık Testi (EROT) kullanılarak toplanmıştır. Veriler SPSS istatistik programı aracılığıyla, Independent Sample T Test ve Mann Whitney U Testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler sonucunda işitme kayıplı çocukların; sözcük bilgisi, sesbilgisel farkındalık, harf bilgisi ve dinlediğini anlama becerilerinde işiten akranlarına göre daha zayıf oldukları ve gruplar arasında anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. EROT alt testlerine bakıldığında ise yalnızca sözcüklerin ilk sesini atma ve son sesini atma becerilerinde gruplar arasında anlamlı fark olmadığı görülmüştür.

Erken okuryazarlıkErken okuryazarlık becerileriKarşılaştırmalı eğitim+6
Gültaç Erfidan
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme engelli çocuklarda çift görev odaklı stroboskopik görsel eğitimin denge ve yürüme üzerine etkisinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı işitme engelli çocuklarda konvansiyonel denge egzersizlerine ek olarak çift görev odaklı stroboskobik görsel eğitimin denge ve yürüme üzerine etkisini araştırmaktır. Çalışmaya 7-12 yaş aralığında olan, konjenital, bilateral, sensorinöral işitme engeli tanısı alan çocuklar (n=31) ile işitme dahil herhangi bir engeli olmayan, tipik gelişim gösteren, aynı yaş aralığındaki çocuklar (n=14) dahil edildi. İşitme engelli çocuklar kontrol, konvansiyonel denge egzersiz grubu, inovatif denge egzersiz grubu olmak üzere üç gruba ayrıldı ve tipik gelişim gösteren çocuklar dördüncü grubu oluşturdu. Konvansiyonel denge egzersiz grubu ve inovatif denge egzersiz grubu 16 hafta (hafta 2 / 40 dk) toplam 24 seans egzersiz programına dahil edildi. Denge iki şekilde değerlendirilmiş olup, statik denge Tandem Romberg, tek ayakta denge ve Flamingo Denge Testi ile; dinamik denge Fonksiyonel Uzanma Testi, denge diskinde durma testi ve Dört Adım Kare Testi ile değerlendirildi. Ayrıca Pediatrik Berg Denge Ölçeği maddeler halinde puanlandı. Fonksiyonel mobilite Zamanlı Kalk Yürü Testi ve basamak testi ile; yürüme becerilerinin değerlendirilmesi 10 m Yürüme Testi ve Fonksiyonel Yürüyüş Değerlendirmesi ile; düşme geçmişi Düşme Geçmişi Anketi ile; düşme korkusu değerlendirmesi Tinetti'nin Düşmenin Etkisi Ölçeği ile; yaşam kalitesi Kid-KINDL Yaşam Kalitesi Anketi ile; üst ekstremite fonksiyonları 9 delikli PEG testi ile değerlendirildi. Denge, yürüme ve fonksiyonel mobilite testleri GyKo cihazıyla birlikte uygulandı. Postüral salınım parametreleri olarak toplam uzunluk (DL), salınım yüzey alanı (EA), medial-lateral ortalama uzaklık (MLMD), anterior-posterior ortalama uzaklık (APMD) değerleri karşılaştırıldı. Ayrıca testler işitme cihazı takılıyken ve işitme cihazı olmadan uygulandı. Tedavi sonrası tipik gelişim gösteren çocukların oluşturduğu grup işitme engelli gruplarla karşılaştırıldığında çoğu testte tipik gelişim gösteren çocuklara en yakın değerler inovatif denge egzersiz grubunda elde edildi. İşitme engelli çocuklardan oluşan üç grup karşılaştırıldığında; tedavi öncesi sadece gözler kapalı, tandem romberg testinin DL, EA, APMD değerlerinde; tedavi sonrası ise pediatrik berg ölçeğinin toplam puanı; gözler açık, tek ayakta durma testinin DL değeri ve zamanlı kalk yürü testinin tamamlama süresi gruplar arasında farklıydı (p<0,05). Değerlendirilen diğer parametreler benzerdi (p>0,05). Tedavi öncesi işitme engelli bütün çocukların işitme cihazları takılı iken ve takılı değilken karşılaştırıldığında; tandem romberg testinin EA, APMD; tek ayak denge testinin APMD; 10 m yürüme testinin DL, EA ve APMD değerleri işitme cihazı takılı iken daha düşük bulundu (p<0,05). İşitme engelli çocuklarda denge ve yürüme problemleri olabilmekte ve işitme cihazı olmadan bu problemler daha da artmaktadır. İşitme engellilere yönelik konvansiyonel veya stroskobik gözlükle yapılacak denge ve yürüme egzersizleri çocukların bu sorunlarını azaltabilir ve önerilebilir. Anahtar Kelimeler: İşitme Engelli Çocuklar, Egzersiz, Denge, Yürüme, Postüral Salınım.

DengeEgzersiz tedavisiHasta eğitimi+5
Hafiza Gözen
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin spor değişkenine göre çoklu zekâ alanlarının araştırılması

Bu çalışmada özel eğitim meslek liselerinde okuyan işitme engelli spor yapan ve yapmayan öğrencilerin çoklu zekâ alanları arasındaki farkı ortaya koymak amaç edinilmiştir.Araştırmanın evrenini Afyonkarahisar, Ankara, Bursa, Erzurum, Isparta, İstanbul (Fatih, Kadıköy), İzmir, Kayseri, Konya, Mersin, Ordu, Samsun, Trabzon, Zonguldak, özel eğitim meslek liseleri öğrencileri, örneklemini ise bu okullarda okuyan 130 kız 130 erkek öğrenci oluşturmaktadır.İlk olarak araştırmanın amacına ilişkin mevcut bilgiler, literatürün taranmasıyla sistematik bir şekilde verilmiştir. İkinci olarak araştırmanın amacına ulaşmak için; Howard Gardner tarafından geliştirilen ve Saban (2001) tarafından Türkçeleştirilerek geçerlilik ve güvenilirliği yapılmış olan ?Çoklu Zekâ Alanlarında Kendini Değerlendirme Envanteri? uygulanmıştır.Verilerin çözüm ve yorumlanmasında; frekans, t testi, One Way Anova (tek yönlü varyans analizi) testi kullanılarak anlamlılık P<0,05, P<0,001 alınmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde SPSS paket programı kullanılmıştır.Araştırmada erkek öğrencilerin kız öğrencilere göre; çoklu zekâ alanlarının yüksek olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.Spor yapan öğrencilerin yapmayan öğrencilere göre; çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Spor dalı değişkenine göre bakıldığında, takım sporlarıyla uğraşanların çoklu zekâ alanları, bireysel spor yapanlara göre yüksek çıkmıştır.İşitme kaybının dercesine göre; işitme kaybının seviyesi yükseldikçe zekâ alanları puanları azalmıştır.İşitme kaybının oluştuğu döneme göre; doğuştan işitme engelli olanların sözel, matematiksel, sosyal, içsel zekâ alanları, sonradan işitme engelli olanların görsel, müziksel, bedensel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Ailesinde başka işitme engelli birey olanlar olmayanlara göre çoklu zekâ alanları yüksek çıkmıştır.İşitme cihazı kullananların görsel zekâ alanı, kullanmayanların ise sözel, matematiksel müziksel, bedensel, sosyal, kişisel, doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Dudak okuyabilen öğrencilerin zekâ alanları okuyamayan öğrenciler göre yüksek çıkmıştır.Ailesiyle ikamet eden öğrencilerin sözel zekâ alanı, yatılı olarak ikamet eden öğrencilerin ise matematiksel, görsel, müziksel, bedensel, sosyal, kişisel ve doğacı zekâ alanları yüksek çıkmıştır.Buna göre sporun, dudak okumanın ve yatılı okulun, işitme engelli öğrencilerin çoklu zekâ alanları gelişimine yararlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Beden eğitimiMeslek ve teknik lise öğrencileriSpor+5
Mustafa Koç
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrenciler için geliştirilen bilgisayar destekli kelime öğretim materyalinin uygulanmasına ilişkin bir durum çalışması

İşitme engelli öğrencilerin işitme kaybı nedeniyle kelime bilgileri duyan akranlarına oranla düşüktür. Bu durum onların anlama ve kavrama güçlükleri yaşamalarına bu sebeple de normal bireylerle iletişim kurmada zorlanmalarına dolayısıyla toplumdan soyutlanmalarına neden olabilir. Bilişim teknolojilerinin sunduğu imkânlar yardımıyla bu öğrencilerin özel ihtiyaçlarına uygun öğrenme ortamları oluşturularak onların işitme engelinden kaynaklanan öğrenme güçlükleri azaltılabilir (Tüfekçioğlu, 2003). Bu noktada işitme engelli öğrencilerin eğitimlerinde büyük öneme sahip olan öğretmenlerin derslerinde kullandıkları özel yöntemler, öğretim materyalleri, karşılaştıkları problemler ve bunlara yönelik olarak sundukları çözüm önerileri önem taşımaktadır. Bu çalışmada, işitme engelli öğrenciler için Mayer'in (2001) Türetimci Çoklu Ortam Kuramı'na dayalı bir kelime öğretim materyalinin geliştirilmesi, uygulanması ve materyalin öğrenciler üzerindeki etkisinin öğretmen görüşleriyle incelenmesi amaçlanmıştır. Bunun yanında öğretmenlerden alınan görüşlerle işitme engelli okullarında yaşanan sorunlara ve bunlara yönelik çözüm önerilerine yer verilmiştir. Çalışma, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bulunan bir İşitme Engelliler Ortaokulu'nda öğrenim görmekte olan 27 öğrenci ve okulda görev yapmakta olan 14 öğretmen ile yürütülmüştür. Araştırmada, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Geliştirilen kelime öğretim materyali sınıflarda akıllı tahta aracılığıyla ve öğretmen gözetiminde 8 hafta boyunca haftada 1 ders saati olarak öğrencilerin kullanımına sunulmuştur. Elde edilen bulgular değerlendirildiğinde, araştırmacı tarafından geliştirilen kelime öğretim materyalinin öğrencilerin kelime bilgisi üzerinde artış sağladığı, ilgilerini ve derse katılımı arttırdığı, uygulamaları severek yaptıkları gibi olumlu sonuçlar ortaya çıkardığı görülmüştür. Ayrıca araştırma sonucunda işitme engelli öğrencilerin yaşadıkları öğrenme güçlüklerinin çözümüne yönelik olarak bilişim teknolojilerinden yararlanılarak hazırlanacak görsel yönden zengin ve etkileşimli materyallerin kullanımı önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Bilişim Teknolojileri, Çoklu Ortam öğrenme, Eğitim, İşitme Engelli, Kelime Bilgisi, Öğretim Materyali

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimEğitim teknolojisi+6
Hacer Keser
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilerin sporculuk durumuna göre algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumlarının incelenmesi

Bu araştırmanın amacı; Türkiye'deki işitme engelli meslek liselerinde okuyan öğrencilerin spor yapan ve yapmayanlara göre algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumlarını bazı değişkenlere göre incelemek ve aralarındaki ilişkiyi belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu; 2014-2015 eğitim-öğretim yılında işitme engelli meslek liselerinde öğrenim gören 327 (%60,1)'si erkek ve 217 (%39,9)'si kadın olmak üzere toplam 544 işitme engelli öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; "Kişisel Bilgi Formu", Zimet (1988) tarafından geliştirilen, Eker, Arkar ve Yaldız (2001) tarafından Türkçeye uyarlanan "Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği (ÇBASDÖ)" ve Diener, Emmons, Larsen ve Griffin (1985) tarafından geliştirilen, Köker (1991) tarafından Türkçeye uyarlanan "Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ)" kullanılmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde istatistiksel yöntem olarak; betimsel istatistikler, bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), çok değişkenli anova (MANOVA), Tukey çoklu karşılaştırma testi ve bağımlı değişkenler arasındaki ilişkiyi belirlemek için PearsonCorrelation ve Regresyon testi kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda, araştırma grubunda yer alan katılımcıların orta seviyenin üzerinde sosyal destek ve yaşam doyumlarına sahip oldukları, sosyal destek ve yaşam doyumları arasında pozitif yönde orta düzeyde ilişki olduğu bulunmuştur. Algılanan sosyal destek düzeyi ve yaşam doyumları sporculuk durumuna, spor branşına, spor yapma yılına göre anlamlı farklılık gösterirken; yaş, sınıf, cinsiyet, engel durumu, aile gelir durumu, anne ve baba eğitim durumu değişkenine göre anlamlı fark bulunamamıştır. Araştırma, spor yapmanın işitme engelli meslek lisesi öğrencilerinde algıladıkları sosyal destek düzeyleri ve yaşam doyumları üzerinde önemli bir yere sahip olduğunu ortaya koymuştur.

Algılanan sosyal destekMeslek ve teknik lise öğrencileriSosyal destek+5
Mustafa Barış Somoğlu
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İşitme engelli öğrencilere yönelik yürütülen teknoloji tabanlı bir projenin okul üzerindeki etkilerinin eğitimde değişim süreçleri çerçevesinde incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı, 2013 – 2014 bahar ve 2015 - 2016 güz eğitim-öğretim yıllarında işitme engelli öğrencilere yönelik yürütülen teknoloji tabanlı bir projenin okul üzerindeki etkilerinin eğitimde değişim süreçleri çerçevesinde incelemektir. Süreç incelenirken işitme engelliler ilkokulundaki öğretmenler, okul yöneticileri, öğrenci velilerinin görüşlerine başvurulmuş, araştırmacı gözlemleri ve dokümanlardan yararlanılmıştır. Durum çalışması yönteminin uygulandığı bu nitel çalışma, 2014 - 2015 ve 2015 - 2016 eğitim öğretim yıllarında Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan bir İşitme Engelliler İlköğretim okulunda yürütülmüştür. Çalışmanın katılımcıları belirtilen okulda görev yapan bir okul müdürü, bir okul müdür yardımcısı, on üç öğretmen ve bu okulda 3. ve 4. sınıfta öğrenim görmekte olan dört öğrencinin velisinden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, yarı yapılandırılmış mülakatlar, yapılandırılmamış gözlemler ve dokümanlar kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular Bireysel Değişim, İçsel Değişim ve Dışsal Değişim olmak üzere üç kategori altında toplanmıştır. İşitme engelliler ilkokulunda teknoloji tabanlı olarak yürütülen projenin, okul üyelerinde meydana getirdiği bireysel değişimler, kişilerin projenin işitme engelliler eğitimindeki ihtiyacına yönelik inançlarındaki değişimlerdir. Projenin işitme engelliler eğitiminde gerekli olduğuna inanan öğretmenlerin proje süresi boyunca bireysel olarak çaba gösterdikleri bireysel değişimin önemli bir göstergesidir. İçsel değişimin, kişilerin eğitim anlayışlarında meydana gelen değişimlerin, okul içi etkileşimlerin yönünün, okul içinde oluşan değişimlerin, projenin öğretim yöntemlerine katkılarının, okulun yapısı ve nihayet tüm sürecin bir çıktısı olan okulun başarısı üzerindeki değişimlerden meydana gelmiştir. Dışsal değişim açısından ise projenin Milli Eğitim Bakanlığı'nın EBA sisteminde yer almasıyla okul içerisinde yürütülen teknoloji destekli eğitim öğretim faaliyetleri ülkedeki işitme engelliler eğitimine farklı bir boyut kazandırmıştır. Eğitimde değişim süreçlerinde değişiminin bireysel, içsel ve dışsal türlerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin göz önüne serildiği bu çalışmada değişim türlerinin birbirlerini etkileme düzeylerine ilişkin tespitlerin yapılamadığı ve bu tespitin ileride yapılacak olan çalışmalarda kapsamlı bir araştırmayla yapılabileceği önerilmektedir.

Değişim süreciTeknoloji destekli öğretimTeknoloji kullanımı+3
Gülbahar Merve Şılbır
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaöğretimdeki özel gereksinimli öğrencilerin ve öğretmenlerinin kaynaştırma uygulamalarına ilişkin görüş ve önerileri

Bu araştırmanın amacı , Bolu ilinde işitme yetersizliği olan öğrencilerin kaynaştırıldığı orta öğretim kurumlarında, sınıflarda görev yapan öğretmenlerin ve özel gereksinimli öğrencilerin, kaynaştırma uygulamasında karşılaştığı akademik ve sosyal becerilerle ile ilgili sorunların tespiti ve önerilerin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2012-2013 Eğitim-Öğretim yılında, Bolu İli sınırları içerisinde bulunan işitme yetersizliği olan öğrencilerin kaynaştırıldığı ortaöğretim kurumlarında sınıflarda derse giren 15 tane öğretmen ve kaynaştırma sınıfında bulunan işitme yetersizliği olan 6 tane öğrenciden (toplam 21 görüşmeci ) oluşmaktadır. Araştırma da nitel araştırma yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmış, veriler yüz yüze görüşmeler yolu ile toplanmıştır. Araştırmada görüşmelerden elde edilen nitel verilerin analizinde kodlama, temalar ve bunların organize edilmesi aşamalarından oluşan içerik analizi yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre; kaynaştırma uygulamalarında görev alan öğretmenlerinin görüşlerine bakıldığında, öğrencilere yönelik bilgilendirmenin yapılmadığı görülmüştür. Sınıf içinde kaynaştırma öğrencilerine yönelik fiziksel düzenlemeler yapıldığını görülmüştür. Özel gereksinimli bireylerin öğretim sürecinde akranları ile anlaşamamalarını belirtmişlerdir. Kaynaştırma uygulamalarında görev alan öğretmenleri özel gereksinimli öğrencilerin değerlendirilmesinde normal öğrencilerle aynı değerlendirme yapıldığını belirtmişlerdir. Özel gereksinimli öğrenciler için idareci ve diğer personellerden, destek almadıkları yönünde görüş belirtmişlerdir. Araştırmamızda özel gereksinimli öğrenciler de öğretmenler gibi bilgilendirmenin yapılmadığı yönünde görüş belirtmişlerdir. Özel gereksinimli olan öğrenciler öğretmenlerin belirttiği gibi normal akranları ile ilişkilerinde anlaşamadıklarını yönünde görüş bildirmişlerdir. Öğretmenlerden farklı olarak özel gereksinimli öğrenciler sınıf içinde fiziksel düzenlenmenin yapılmadığını belirtmişlerdir. Araştırma sonucu olarak; ortaöğretim okullarında kaynaştırma uygulamalarında öğretmenlerin kaynaştırma uygulamaları ve öğrencileri hakkında yeterli bilgi ve beceriye sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmenler, kaynaştırma eğitimi alan öğrenci hakkında yeterli bilgi almadıklarını belirtmişlerdir. Aynı şekilde özel gereksinimli öğrencilerin de kaynaştırma uygulamalarına yönelik bilgi almadıkları ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin kaynaştırma uygulamalarında karşılaştığı sorunlar okul ortamında kaynaştırma eğitiminin uygun olmayan fiziksel şartlarda gerçekleştirildiği, sınıf mevcudunun fazla olması, yapılan değerlendirilmelerin özel gereksinimli öğrencilere yönelik olmamasıdır. Anahtar kelimeler: işitme yetersizliği, kaynaştırma, kaynaştırma eğitimi, özel gereksinimli öğrenci

Kaynaştırma eğitimiOrtaöğretimOrtaöğretim kurumları+4
Şengül Eser
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli öğrenme ortamlarının işitme engelli öğrencilerin okuryazarlık ve iletişim becerileri üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli öğrenme ortamlarının geliştirilmesi ve işitme engelli öğrencilerin okuryazarlık ve iletişim becerileri üzerindeki etkilerini incelenmesidir. Karma araştırma yaklaşımı çerçevesinde şekillendirilen çalışma, Doğu Karadeniz Bölgesinde yer alan bir İşitme Engelliler İlköğretim okulunda 2014-2015 eğitim öğretim dönemi boyunca üçüncü ve dördüncü sınıflarda yürütülmüştür. Çalışmanın katılımcıları aynı okulda görev yapan üçüncü ve dördüncü sınıf öğretmenleri ve bu sınıflarda öğrenim görmekte öğrenciler ile bu öğrencilerin velileri ve uygulama okulundaki öğretmenlerden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak doküman, görüşme, gözlem ve yazma çalışması formları kullanılmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen nicel veriler betimsel istatistik, nitel verilerin analizi ise içerik analizi ve betimsel analiz yoluyla analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre grafik sembolleri temel alan teknoloji destekli uygulamalar, öğrencilerin okuryazarlık becerileri üzerinde olumlu etki göstermektedir. Kazanımlardan hareketle grafik sembolleri temel alarak geliştirilen teknoloji destekli materyaller sayesinde öğrenciler, kelimelerin büyük çoğunluğunu kalıcı olarak öğrenebilmektedir. Yapılan uygulamalarda öğrencilerin özellikle izleme testi çalışmalarında elde ettikleri başarılar dikkate alındığında, teknoloji destekli olarak geliştirilen uygulamaların sağladığı tekrar ve bireysel hızda ilerleme imkânları öğrencilerin kelimeleri kalıcı olarak öğrenmesinde etkili olmaktadır. Yürütülen araştırmada sürecin başında tek kelimelik cümleler kuran öğrenciler uygulamalar sonunda üç ve daha fazla sayıda kelime içeren anlamlı cümleler kurabilmektedir.

Bilgisayar destekliBilgisayar destekli eğitimBilgisayar destekli öğrenme+7
Lokman Şılbır
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2017
00
Dentistry SpecialtyOpen AccessTR

Diyarbakır ili 12-15 yaş arası işitme ve görme engelli ve engelli olmayan öğrencilerin ağız-diş sağlığı durumlarını ve verilen ağız-diş sağlığı eğitiminin değerlendirilmesi

Periodontal hastalıların etiyolojisi büyük oranda mikrobiyal dental plak ile ilişkilendirilmiştir. Periodontitis; patojen mikroorganizmalar, genetik faktörler ve sistemik hastalıklar, bireyin alışkanlıkları ve negatif stresin etki etttiği, multifaktöriyel bir hastalıktır. Toplumda yaygın olarak görülen periodontal hastalıkları önlemek amacıyla mekanik ve kimyasal plak kontrol yöntemleri uygulanır. Bunun için hekim tarafından hastaya diş fırçalama eğitimi ve motivasyon verilir. Bu eğitimin ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuklara verilmesi başarı oranını arttırmaktadır. Özellikle sağlık hizmetine erişim konusunda en dezavantajlı konumda olan engelli çocuklara diş fırçalama alışkanlığı kazandırmak; engelli bireyler ve toplum için büyük önem taşımaktadır. Ayrıca ülkemizde engelli bireylerin ağız-diş sağlığı ile ilgili yapılan çalışmaların sayısı oldukça azdır. Daha önceki çalışmalarda da engelli bireylerin ağız-diş sağlığı seviyelerinin düşük olduğu hipoteze edilmiştir. Bizim çalışmamızın amacı çalışmamızın amacı; Diyarbakır ili bazında 12-15 yaş aralığındaki görme ve işitme engelli bireylerin ağız-diş sağlığı seviyelerini tespit etmek, ağız-diş sağlığı ile ilgili bilgi-tutumlarını değerlendirmektir. Bu amaçla toplam 133 öğrenci görme engelli, işitme engelli ve engelsiz olarak üç gruba ayrılarak değerlendirildi. Tüm öğrencilerde başlangıç klinik periodontal durumu belirlemek amacıyla Plak İndeksi (Pİ), Gingival İndeks (Gİ), Gingival Kanama İndeksi (GKİ) değerleri kaydedildi. Ayrıca başlangıç ağız- diş sağlığı ile ilgili bilgilerini ölçmek amacıyla bilgi ve tutum anketi uygulandı. Ardından birebir motivasyon ve beslenme eğitimi verildi. Motivasyondan bir ay sonra indeksler ve anket tekrar edilerek elde edilen başarı gruplara göre değerlendirildi. Motivasyon öncesi (Pİ1, Gİ1, GKİ1) ve motivasyon sonrası (Pİ2, Gİ2, GKİ2) klinik periodontal parametreler inclendiğinde; tüm gruplarda azalma tespit edilmiştir ve değişim istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,05). Grup içi klinik parametreler arası ilişkiler incelendiğinde; engelsiz öğrencilerde Gİ1 ile GKİ1, Gİ1 ile GKİ2 ve Gİ2 ile GKİ2 arasında, görme engelli öğrencilerde; Pİ2 ile GKİ1, Gİ1 ile Gİ2, Gİ1 ile GKİ1, Gİ2 ile GKİ1 arasında ve işitme engelli öğrencilerde ise; Pİ1 ile Pİ2, Gİ1 ile Gİ2, Gİ1 ile GKİ1, Gİ1 ile GKİ2 ve GKİ1 ile GKİ2 arasında pozitif yönte ve anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p=0,000). Her üç grupta da öğrencilerin motivasyon öncesi ve sonrası muayeneye uyumları arasındaki değişim istatistiksel olarak anlamlı şekilde değişmiştir (p<0,05). 21 soruluk bilgi ve tutum anketinde engelsiz grubun 13 soruya verdikleri cevaplarda, görme engelli grubun 11 soruya verdikleri cevaplarda, işitme engelli grubun ise 13 soruya verdikleri cevaplarda istatistiksel olarak anlamlı bir değişim görülmüştür (p<0,05). Uygulanan aile anketindente ise gruplar arası istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamamıştır (p>0.05). Bu çalışmanın sonuçları; görme ve işitme engelli öğrencilerin engel türüne uygun motivasyon eğitimi verildiğinde engelsiz öğrenciler ile ağız diş sağlığı bilgi düzeyini ve pratiğini geliştirme konusunda benzer başarı gösterebileceklerini düşündürmektedir.

Ağız sağlığıDiyarbakırDiş sağlığı araştırmaları+7
Ayça Şebnem Çakır
Dicle University
2017
00

Related subjects