Kent kimliği

58 theses under this subject heading

DoctorateOpen AccessTR

Marka kent oluşturma bağlamında stratejik kent yönetimi: Karaman kenti için bir model önerisi

Kentler, medeniyetlerin şekillendiği yaşam alanlarıdır. İçinde yaşadığımız küreselleşme çağı, bu alanları değişmeye zorlamaktadır. Kentler, bu değişim sürecinde varlıklarını sürdürebilmek için markalaşarak farklılıklarını pazarlamak ihtiyacı duymaktadırlar. Ancak kentler için markalaşma, çok aktörlü ve zor bir süreci ihtiva etmektedir.Bu çalışmada, dünyadaki birçok kentin markalaşmasında etkin rol oynayan Stratejik Kent Yönetimi süreçleri incelenerek, Karaman üzerinden bir model önerisinde bulunulmuştur.Kente ilişkin algıların ölçülmesi amacıyla, Karaman dışındaki 25 kentte yaşayan 877 kişiye ve Karaman'da yaşayan 108 yerel yöneticiye anket uygulaması yapılmıştır. Çalışma sonucunda, Karaman markasının öne çıkan kimlik unsurları tespit edilmeye çalışılmış ve bu unsurların ön plana çıkarılmasıyla markalaşma faaliyetlerinin nasıl gerçekleştirileceğine yönelik öneriler sunulmuştur.

KaramanKent kimliğiKent yönetimi+5
Halim Emre Zeren
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kent müzelerinde barış kültürü: Adalar Müzesi örneği

Kent ya da kentleşme olgusu günümüze kadar çeşitli dönüşümlerden geçmiştir. Günümüzde kentlere olan göç hızla devam etmektedir ve bu da birtakım ihtiyaçları beraberinde getirmektedir. Kentler kendi kimliklerini keşfetmeye ve nereye gittiklerini anlamaya gereksinim duyarlar. Kent müzesi, kent kimliğini ve kentlilik bilincini geliştiren, kentte yaşayan farklı etnik, dinsel, kültürel, toplumsal gruplar arasında karşılıklı anlayış, karşılıklı saygı ve ortak yaşam kültürünü güçlendiren bir müze türüdür. "Kent Müzelerinde Barış Kültürü; Adalar Müzesi Örneği" adlı tez çalışmasının amacı, barış kültürünün gelişiminde kent müzelerinin önemini ortaya koymak ve Adalar Müzesi'ni bu bağlamda incelemektir. Tezde kentlilik kimliği altında, insanların birbirini anlamaya çalıştığı, ön yargılardan uzak durulmasını sağlayan, kentlerin vazgeçilmez özelliği olan çok kültürlü toplumsal uzlaşının sağlanmasında -dolayısıyla barış kültürünün gelişimine katkısında- kent müzelerinin rolünün ne olduğu ve bunun önemi üzerinde durulmuştur. 2010 yılında kent müzesi olarak açılan Adalar Müzesi'nin, barış kültürüne olan katkısının irdelenmesi ve barış kültürüyle kent müzeleri ilişkisini araştırmak amacıyla gerçekleşmiştir. Bu bağlamda çağdaş bir kent müzesi olarak açılan Adalar Müzesi, kuruluş çalışmaları ve yürüttüğü iletişim çalışmaları (sergileme ve eğitim faaliyetleri) açısından incelenmiştir. Bu çalışmanın ana problemi, Adalar Müzesi, kuruluş ve müzenin iletişim işlevleri ile ilişkili çalışmalarında, çok kültürlü toplumsal uzlaşının sağlanmasına ya da diğer bir ifade ile barış kültürünün gelişimine yönelik faaliyetler yürütmüş müdür? Yöntem olarak da tezin ana sorusuna yönelik veri toplamak amacıyla iki ayrı çalışma yapılmıştır. 1. Müzenin vizyon, misyon ve temel politika belgeleri ile temel iletişim çalışmaları olan sergilerinin ve eğitim programlarının değerlendirilmesi. 2. Adalar Müzesi yetkilileriyle gerçekleştirilen görüşmeler. Araştırma sonunda, Adalar Müzesi'nin, Adalar'ın yaşam biçimindeki ve düzenindeki değişim ve gelişmelerin araştırılmasını, bölgenin diğer çevrelerle ilişkisini ve var olan kimliklerin, dil, din, ırk ve inanç ayrımı gözetmeksizin müze içinde yer almasını kuruluş aşamasının başından itibaren ortaya koyduğu, Müze'nin özellikle geçici sergilerinde Adalar'daki çok kültürlülüğün ve "Adalılık" kimliği-kültürü içinde sürdürülen dayanışmanın ve barışçıl yaşamın vurgusuna dikkat çekildiği tespit edilmiştir.

BarışKent kimliğiKentler+3
Ayhan Albayrak
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Ülkemizde 1950'li yıllar sonrası yaşanan iç göçlerin kent kimliğine mekansal etkileri üzerine bir araştırma

Tarihin başlangıcından günümüze kadar geçen süreçte, göçler, insan yaşamının bir parçası haline gelmiştir. Mağaradan, tarımsal arazilere doğru yaşanan ilk toplu göçler, zaman içinde değişim göstererek büyük yerleşim birimlerine doğru bir gelişme göstermektedir. Endüstrileşme hareketlerinin öncesinde, can güvenliği ve geçim sıkıntısı gibi nedenlerle, insanlar yaşadıkları yerlerden başka yerlere göç etmişlerdir. Kentleşme hareketleri sürecinde, göçler farklı boyutlar kazanmıştır. Kentleşmeyi sağlayan; ekonomik, sosyo kültürel ve siyasal tabanlı yerdeğiştirme hareketleri olarak göçler, kırsal kesimde yaşayan insanların, endüstrileşmekte olan büyükkentlere akın etmesine neden olan bir süreci anlatmaktadır. Türkiye'de, kentleşmenin başladığı 1950'li yıllar sonrasında yoğunlaşan ve doğudan batıya doğru gelişme gösteren göç hareketleri, günümüzde nüfus yoğunluğunun kentlere kaymasına neden olmuştur. Türkiye'nin hızlı ve çarpık kentleşmesine neden olan göçler sonrasında, bazı sorunlar görülmektedir. İç göçlerin yarattığı bu sorunları belirlemek, tartışmak ve çözüm üretmek büyük önem kazanmaktadır. Bu amaca yönelik olarak yapılan bu çalışmanın giriş bölümünde; çalışmanın amacı, kapsamı ve yöntemi açıklanmaktadır. İkinci bölümde; göçlerle ilgili tanımlamalar yapılmakta, göç türleri ve göçlerin nedenleri belirlenmeye çalışılmaktadır. Üçüncü bölümde; kentin tanımı ve evrimi ile, kent kimliği kavramı ve oluşumunu etkileyen faktörler ile kentleşmenin tanımı yapılmaktadır. Türkiye'de kentleşmenin nedenleri ve kentleşme sürecinde yaşanan iç göçler de, üçüncü bölüm kapsamında ele alınmaktadır. Dördüncü bölümde; kentleşme sürecinde yaşanan iç göçlerin neden olduğu sorunlar, maddeler halinde irdelenmekte, iç göçlerin, özellikle kentsel kimlik değişimine etkileri, tarihsel fiziksel ve kültürel çevre bağlamında ele alınmaktadır. Beşinci bölümde; İstanbul örneğinde iç göçlerin kent kimliğine etkileri tartışılmaktadır. Süleymaniye örneğinde; eski kent bölgesindeki değişimler ile Kartal Maltepe Gülsuyu örneğinde çarpık kentleşmenin ürünü gecekondulaşma bölgesinin sorunlarına değinilmektedir. Son bölümde genel sonuçlar derlenerek, çözüm önerileri sunulmaktadır.

1950 sonrasıKent kimliğiKentleşme+4
Cemal Erip
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Science
1998
00
Master'sOpen AccessTR

Turhal şeker fabrikası'nın kültürel ve endüstriyel miras olarak irdelenmesi

Endüstrileşme ve akabinde yaşanan Endüstri Devrimi, yaşam ve üretim şekillerini değiştirerek tarım toplumlarının sanayi toplumlarına dönüşmesine sebep olmuştur. Bu süreç toplumları ve kentleri kültürel, sosyo-ekonomik ve mimari anlamda derinden etkilemiştir. Endüstrileşme ile kentlerin dışında kurulan fabrikalar, çalışanların ulaşımlarının kolay olması amacıyla konut ve sosyal yapıları ile inşa edilerek geniş yerleşkeler oluşturmuşlardır. Hammadde sağlamak ya da işlenen ürünlerin dağıtımı için de bu yerleşkeler demiryolu ya da liman bölgelerine yakın bölgelerde konumlandırılmışlardır. Ancak kentlerin dışına kurulan bu yerleşkeler endüstrileşme ile hızla büyüyen kentlerin içlerinde kalmışlardır. Bilim ve teknolojide yaşanan gelişmelerle üretim şekillerinin değişime uğraması, zamanla bu endüstri yapılarının terk edilmesine neden olmuştur. Böylece kent merkezleri içinde kalan terk edilmiş endüstri yapıları ya ekonomik rant uğruna yıkılmış ya da kaderlerine terk edilmişlerdir. Oysa ki bu endüstri yapıları kentlerin ve toplumların yaşam biçimleri; ekonomik, kültürel ve sosyal yapıları; döneminin mimari özellikleri ve malzemeleri, süreç içinde etkin olan teknolojileri hakkında pek çok ipucu veren bilgileri bünyelerinde barındırdıklarından, korunmaları ve geleceğe aktarılmaları gereken önemli mimari miraslardır. Bu çalışmada da Türkiye'de her geçen gün sayıları azalan endüstri miraslarının sürdürülebilir politikalar ile korunmasına odaklanılmış ve bulundukları kentlerin yaşamına katılmasına yönelik öneriler geliştirmek amaçlanmıştır. Bu amaca yönelik, çalışma alanı olarak Cumhuriyet Dönemi'nde Türkiye'nin ilk dört şeker fabrikasından biri olan Turhal Şeker Fabrikası seçilmiştir. Öncelikli olarak literatür çalışması yürütülerek hem kültürel ve endüstriyel miras bağlamında endüstri yapıları ile ilgili gerekli kavramsal çerçeve oluşturulmuş hem de seçilen fabrika ve yerleşkesi hakkında yapı ve kent ölçeğinde bilgiler elde edilmiştir. Alan çalışması ile de yerinde tespitler, gözlemler ve görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen tüm verilerle fabrika ve yerleşkesinin envanteri çıkarılarak mekânsal kullanımları ile geçmişten günümüze bulunduğu kentin gelişimindeki yeri irdelenmiş ve koruma politikaları bağlamında sorunları ortaya konulmuştur. Sonuç olarak kültürel ve endüstriyel miras olarak yapısal ve mekânsal kullanım sorunları bulunan fabrika ve yerleşkesinin kentin gelişiminde ve kent kimliğinde önemli yeri olduğu tespit edilmiştir. Yapılacak koruma çalışmalarına altlık oluşturabilecek nitelikteki bu çalışma ile kentlilerin bu alanı daha aktif kullanmasına yönelik sürdürülebilir koruma önerileri geliştirilmiştir.

Endüstri mirasıKent kimliğiKolektif bellek+3
Nur Ahsen Işıldak
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Marka şehir bağlamında şehrin tanıtımında etkili olan görsellerin grafik tasarım açısından incelenmesi: Gaziantep tanıtımı uygulama örneği

Pazarlamanın yanı sıra psikoloji, tasarım ve antropoloji gibi diğer bilim dallarının da kapsamında olan marka şehir çalışmalarında eğilimler son yıllarda değişim göstermektedir. İnsan odaklı marka şehir tasarımı ve marka şehir iletişim modellerinin uygulandığı şehirler başarılı olmakta iken, bu modeli göz ardı eden şehirler, sıralamalarda alt sıralarda yer almaktadır. Kavaratzis'in insan odaklı marka şehir çalışması ve görsel ileti çözümlemesi yöntemi ile birlikte marka şehir çalışmasının Gaziantep tanıtımına uygunluğu tartışılmıştır. Durum saptaması ve göstergebilimsel inceleme yöntemleri sonucunda Gaziantep marka şehir çalışmalarının başarılı olduğu ancak uygulamada eksiklikler olduğu saptanmıştır. Bu çalışmanın sonucunda, Gaziantep marka şehir çalışmasının uygulanabilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur. Anahtar kelimeler: marka şehir, marka şehir iletişimi, Gaziantep, şehir kimliği

GaziantepGrafik tasarımıKent kimliği+4
Uğur Servet Karalar
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel Antakya evlerinin kimlik ögelerinin analizi

Antakya tarihi boyunca farklı medeniyetlere, kültürlere, etnik gruplara ev sahipliği yapmış, çok çeşitli sosyo-kültürel unsurları bünyesinde barındıran, köklü ve zengin tarihi geçmişi ve kültürel alt yapısı olan bir kenttir. Kent, fiziki ve beşerî çevre özelliklerinden beslenerek ve bu özellikleri besleyerek sahip olduğu bütün değerlerin bir sentezi olarak çok katmanlı kimliğe sahip olmuştur. Kentin sahip olduğu değerlerin en somut ve belirgin yansıması olarak beliren geleneksel Antakya evleri gerek kente kimlik atfetmesi gerekse kentin kimliğini yansıtması nedeniyle oldukça önemli bir ögedir. Son yıllarda kentin zengin kültürel birikimine dayanan potansiyelinin dikkat çekici hale gelmesiyle kent özellikle farklı açılardan turizm merkezi olarak önem kazanmış ve talep görmeye başlamıştır. Bu doğrultuda kentte çeşitli ölçek ve düzeylerde değişimler ve dönüşümler yapılmakta; özellikle geleneksel yapılar ve geleneksel Antakya evleri farklı fonksiyonlar yüklenerek yeniden işlevlendirilmektedir. Bunun bir sonucu olarak geleneksel evlerin kimlik ögelerinde çeşitli etmenler doğrultusunda aşınmalar meydana gelmesi, kimlik kaybı yaşanması ve/veya tamamen yok olması gibi istenmeyen sonuçların oluşması söz konusu olup kimlik ögelerinin sürdürülebilirliği tehdit altındadır. Çalışmada geleneksel Antakya evlerinin karakteristik özelliklerinin ve kimlik ögelerinin çalışma alanında seçilen 50 adet geleneksel ev üzerinden tespit, analiz ve değerlendirilmesi yapılmış; içlerinden evlerin sahip olabileceği farklı özellikleri ve kimlik ögelerini temsil ettiği ve bu yönüyle özellikli olduğu düşünülen 10 adet ev özgün hallerine yönelik tespitlerle detaylandırılmıştır. Böylece geleneksel Antakya evlerinin kimlik ögelerinin literatüre geçerek sürdürülebilir kılınması amaçlanmıştır.

Geleneksel mimariHatayKent kimliği+2
Buket Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Hatay Zenginler Mahallesi tarihi dokusunun kent kimliğine katkısının SWOT analizi ile incelenmesi

Bir kentin tarihi, geçmişte yaşatılan kültürlerin dinamikliği ve sürdürülebilirliği o kenti farklı değil kendi has ve özgün kılar. Günümüz kentlerin bu durumunu titizlikle korunması ve yaşatılmasıyla gelecek nesillere zengin bir kültürel miras ve kimlikli bir kent bırakmak demektir. Bu doğrultuda tez çalışması olarak "Antakya Zenginler Mahallesi Tarihi Dokusunun Kent Kimliğine Katkısının SWOT Analizi ile İncelenmesi" başlığı ile literatür çalışmaları ve kavramsal bölüm incelenmiştir. Çalışma kapsamının sonraki bölümünde Antakya kenti Zenginler Mahallesi'nin kent imgeleri haritası çıkarılarak analiz yapılmış ve önceki çalışmalardan kavramsal veri ve yöntemler açısından yararlanılıp Zenginler Mahallesinin Yapı, Sokak/Cadde ve Meydan bakımından Kimlik Kabul Kriteri çıkarılmıştır. Antakya 'nın en eski ve Roma dönemi kent merkezi olan çalışma sahası bu kriterler doğrultusunda SWOT Analizi yapılarak literatüre katkı sağlanmıştır. Ulaşılan sonuçlar neticesinde ve çalışmanın amacı olarak günümüz kentle birlikte Zenginler Mahallesi'nin kentin kimliğine katkısı ölçülmeye çalışılmıştır.

Hatay-AntakyaKent kimliğiSWOT analizi+1
Aybüke Aktemur
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kent markası ve imajının ölçümü: Düzce ili örneği

Kent markalaşması, bir kentin marka olarak konumlandırılması ve hedeflerin bir vizyon haline getirildiği bir takım faaliyetleri içermektedir. Kent imajı ise kentle ilgili insanların zihinlerinde oluşan algılar olarak karşımıza çıkmaktadır.Kentler, sosyal yaşantıdan iş imkânlarına kadar insan yaşamını ilgilendiren her türlü alanda sakinlerine olanaklar sunmaktadırlar. Kentlerin bu önemini kavrayan kent paydaşları günümüzde kent sakinlerine daha iyi hizmet sunabilmek için markalaşma ve pazarlama araçlarını kullanmaktadırlar. Markalaşma çabaları ile kentin imajı olumlu şekilde değişirken, turizm başta olmak üzere çeşitli alanlarda gelişme gösterilmektedir.Markalaşma, kentler için farklılaşmayı gerektirmektedir. Markalaşacak kentlerin özellikle imajlarını güçlendirmeleri gerekmektedir. Güçlü imaj oluşturmaya çalışan kentler, kimlik unsurlarını da olumlu bir imaj oluşturmak için şekillendirmektedirler. Farklılıklarını ortaya koyan ve güçlü imaja sahip kentler, markalaşmada önemli avantajlar sağlamaktadırlar.Bu çalışmanın temel amacı, Düzce'nin kent markasını ve marka imajını ölçmektir. Bu amaçlara ulaşmak amacıyla Düzce kent merkezinde yer alan yerel yönetimlerde çalışan kamu görevlileri, turizm alanında çalışanlar ve yerel halk üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Değerlendirmeye alınan 364 anket, SPSS programında analiz edilerek Düzce'nin imajı ile Düzce'yi markalaştırabilecek unsurlar belirlenmiştir.Bu çalışmanın sonucunda, Düzce'nin doğal güzellikleri, coğrafi konumu, ulaşımı, kentin dışarıdan gelen yatırımlara açık, temiz ve sakin bir kent olması, halkının misafirperver özellikleri, turizm kaynakları gibi nedenlerin Düzce'nin markalaşması ve kent imajı için önemli unsurlar olduğu tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler: Marka, Kent Markalaşması, Turizm, Düzce

Kent kimliğiKentlerMarka+3
Kerim Coşkun
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Ekolojik kent teorisi-Ankara örneği

Cumhuriyet'in kurulması ve Ankara'nın başkent olarak seçilmesi ile birlikte Türkiye'de kentleşme süreci bağlamında adımlar atılmıştır. 1923-1930 yılları arasında Lörcher ve Jansen kent planları ile Ankara kenti planlı bir kent haline getirilmeye çalışılmıştır. 1950'li yılların ardından köyden kente yaşanan yoğun göç kent planlarında tahmin edilen nüfus sayısının çok üzerinde bir rakama ulaşmış ve kent planları işlerliğini kaybetmiştir. Köyden kente yaşanan yoğun göç gecekondulaşma, çarpık kentleşme, trafik, alt yapı sorunları gibi soruların gündeme gelmesine neden olmuştur. Park, Burgess, McKenzie Şikago kentinde yoğunlaşan siyahi göçü incelemiştir1920'li yıllarda yaşanan siyahi göç Şikago'da fiziksel, mimari, sosyal, ekonomik ve kültürel değişimlerin yaşanmasına neden olmuştur. Şikago kentinde yaşanan bu değişimler Park, Burgess, Mckenzie tarafından incelenmiştir. Yapılan incelemeler ve tespitler sonucunda Ekolojik Kent Teorisi ortaya çıkmıştır. Akademik çalışmada ilk olarak Ekolojik Kent Teorisi ve Ankara'nın özellikle 1923'den sonraki tarihsel, mekansal ve sosyolojik değişimi incelenmiştir. Bu incelemeler neticesinde Şikago'da yaşanan siyahi göç ile 1950'li yıllardan sonra Ankara'ya kırdan kente olan göç karşılaştırılmıştır. İki göç hareketinde hem Şikago'da hem de Ankara'da mekansal, sosyal, ekonomik, fiziksel, kültürel benzer sonuçlara neden olduğu görülmüştür. Bu saptamalar sonucunda Ekolojik Kent Teorisi bağlamında Ankara'nın kentsel gelişimi incelenmiştir. Tezin amacı; Ekolojik Kent Teorisi öğretisiyle Ankara'nın kentleşme sürecinin açıklanmasıdır. 1920'li yıllarda Şikago'ya yaşanan siyahi göç Şikago'da mekânsal, mimari, ekonomik, toplumsal ve kültürel değişimler meydana gelmiştir. 1950'lerden sonra Ankara'da yaşanan yoğun göç dalgası ile Şikago kentinde yaşanan değişim süreçleri incelenerek benzerlikler ve farklılıklar ortaya konulmuştur.

AnkaraEkolojiEkolojik kuram+7
Sevil Duvan
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliği ve yitirilen kent kimlikleri

Kentler, insanların yaşaması için gerekli olan barınma, çalışma, eğlenme-dinlenme ve ulaşım eylemlerinin gerçekleştirildiği yerleşme birimleridir. İnsanın, sosyal bir varlık olması evin dışında da bir hayata ihtiyaç duymasına neden olmuş ve kentsel alanlar oluşturulmuştur. Bu kentsel mekânlar insanların ortak gereksinimlerini karşılamaya yönelik bitki örtüsü, kaplama malzemeleri, su ve sanat yapıtları, kent mobilyaları gibi birçok kent öğesi ile donatılmıştır. Kimlik; bir şeyin tüm parçalarının bir araya gelerek benzerlerinden ayırt edilmesini sağlayan, onun farklılığını ortaya koyan kendine has olma durumudur. Kent kimliği onu diğer kentlerden kolayca ayırt etmemizi sağlayan her şeydir. Öte yandan, kentsel oluşuma soyut ya da somut katkı sağlayan tüm kentsel bileşenlerin kentin kimliği üzerinde olumlu ya da olumsuz etkileri bulunmaktadır. Bu katkının olumlu yönleri kentin kimliğini yüceltip görünürlüğünü artırırken, olumsuz yönleri ise kimliksizleşme olarak karşımıza çıkmaktadır. Kimliksizleşme sürecinde olan kentlerde kent ve kentliler arasındaki aidiyet duygusu zedelenmekte, kent ekonomisi olumsuz etkilenmekte ve gelecek nesillere bırakılmak istenen miras bozulmaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada kent kimliği çerçevesinde kimliksizleşen kentlerin incelenmesi amaçlanmıştır.

KayıpKent kimliğiKent planlama+3
Hilal Arık
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliği ve logo üzerine bir araştırma: Valilik logoları örneği

Kentler geçirdikleri tarihsel evreler incelenmeden geleceğe yönelik adım atmanın mümkün olmadığı mekanlardır. Kente dair yeni planlar yapmak, yeni bir temel oluşturmak tarihsel doğasını ve tarihin kazandırdığı kimlik ögelerini ortaya çıkarmakla mümkündür. Nitekim günümüzde kentler hala tarihsel unsurlarla ve kültürle şekillenmektedir. Doğal çevre faktörleri, kültürel ve kalıcı ögeler bir kenti diğerlerinden ayırmakta, onu tanım¬layıp nitelemektedir ve kimi zaman da adlandırmaktadır. Teknolojik gelişmelerin sağladığı olanaklarla kültürel ögelerin birleşimi kentin gelişimine katkı sağlayabilmektedir. Kent kimliği, özelde ise görsel kimlik mimarlık kadar grafik tasarım açısından iletişim bilimlerinin de alanına girmektedir. Kente ait görsel ögeler kente kimlik kazandırmak, kentin sahip olduğu kimliği korumak ve geliştirmek açısından önem taşımaktadır. Kentlerin, karmaşık bir toplumun güçlü bir sembolü olduğu düşünülecek olursa, görsel iletişim araçları bu güçlü sembolü öne çıkararak anlamı daha da güçlendirecektir. Bu anlamda kent logoları, simgesel anlamlarının, yani ilk bakışta gözle görülen ve dikkat edilen kimliklerinin üstünde ve ötesinde bir etkiye sahiptir. Kentin şekillenmesi ve tasarımı planlanırken, kentin geleceğine hizmet edecek, kimliğini ve misyonunu bütünleştirecek görsel tasarımlara sahip olması bir zorunluluk olmaktadır. Nitekim yeni bir kent yapısını ortaya çıkaran iletişim ve enformasyon çağı, altyapıdan daha önemli noktaya gelen imajların ve görselliğin egemenliğinde oluşmaktadır. Bu noktada günümüzde kullanılan kent logolarının kent kimliği ögelerini ve görsel kimlik amaçlarını ne ölçüde karşıladığı sorusu önem kazanmaktadır. Bu çalışmanın amacı kent logolarının kent kimliği ögelerini ve görsel kimlik amaçlarını ne ölçüde karşıladığını ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'den 38 valilik logosu, içerdiği tarihi ve kültürel ögeler göz önünde bulundurularak amaçlı örnekleme göre seçilmiştir. Belirlenen logolar öncelikle Barthes'ın göstergebilimsel yönteminde kullanılan düz anlam (denotatif), yan anlam (konotatif) düzeyinde ve kullanılan renkler yönüyle analiz edildikten sonra Perry ve Wisnom'ın ifade ettiği görsel kimlik amaçları dikkate alınarak, tasarım ilkeleri ve kent kimliği bağlamında çözümlenmiştir.

Görsel iletişimGösterge bilimKent kimliği+3
Nur Efser Ulubay
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Marka kent oluşturmada sembol yapıların değerlendirilmesi ve bir uygulama

Bu araştırmada, marka, marka imajı, marka kimliği, destinasyon markalaması, sembol, sembol yapılar, kent markalama, Türkiye ve dünyadaki sembol yapılar ve marka kentler konularına değinilmiştir. Marka olarak kentlerin olumlu bir imaja sahip olması gerekliliği ve marka kimliğini oluşturan elemenlerden biri olan kent sembollerinin kentin markalaşmasına etkisi araştırılmıştır.Dünyada marka kentler ve bu kentlerin tanınmış sembolleri bulunmaktadır. Türkiye 2023 Turizm Stratejik Planında dört il (İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya) "marka kent" kapsamına alınmış ve geliştirilmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Çalışmanın temel veri kaynağını bu dört il oluşturmaktadır. Bu çalışmanın amacı, 2023 Turizm Stratejik Planında ?marka kentler oluşturulması? kapsamında yer alan İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya illeri sembol yapılarının tespit edilmesi ve bu yapıların kentin markalaşmasına etkilerinin belirlenmesidir. Bu amaca ulaşmakta yerel halk ve yerel turistlerin görüşleri dikkate alınmıştır.Araştırmada her bir il alt evren olarak kabul edilmiş ve her bir ilde yaşayan halk ilçe, mahalle ve sosyo-ekonomik durumlarına göre belirli ölçüde ayrılarak (tabakalanarak) tabakalı örnekleme yöntemiyle örneklem seçilme yoluna gidilmiştir. Diğer taraftan araştırma kapsamındaki illeri ziyaret eden yerli turistler kolayda örnekleme yöntemiyle seçilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak anket formu kullanılmıştır. Anket formu üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm demografik özellikleri belirlemeye yönelik beş sorudan oluşmaktadır. İkinci bölümde beşli likert ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılara sembol yapıların önemi ve marka kent oluşturma sürecine katkılarını belirlemeye yönelik sorular yöneltilmiştir. Üçüncü bölümde belirtilen dört ilde bulunan en önemli sembol yapıların belirlenmesine yönelik seçenekler sunulmuştur. İstanbul, İzmir, Ankara, Antalya ve diğer kentlerde yerel halk üzerinde toplamda 1937 anket formu uygulanmıştır. Elde edilen verilerin analizinde araştırmann amacına uygun olarak frekans ve yüzde dağılım, aritmetik ortalama, standart sapma, t- testi, one - way anova, kullanılmıştır.Yapılan analizler sonucunda, sembol yapılar kentlerin marka oluşturma sürecinde olumlu etkisi bulunduğu ve katılımcıların sembol yapıları ziyaret etme eğiliminde oldukları tespit edilmiştir. Kentlerin tanıtımında sembol yapıların kullanılması gerekliliği, ancak tek başına yeterli olmadığı görülmuştur. Araştırma kapsamına alınan Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir illerinin sembol yapıları tespit edilmiştir. İstanbul'un en önemli sembol yapısı Ayasofya Müzesi olduğu tespit edilmiş, ancak az farkla Topkapı Sarayı da ikinci önemli sembol yapı olarak görülmüştür. Ankara kentinin diğer sembol yapılara göre çok güçlü bir sembol yapısı bulunduğu tespit edilmiştir. Anıtkabir Ankara'nın en önemli sembol değeri taşıyan yapı kabul edilmiştir. İzmir Kenti'nin sembol yapısı Saat kulesi olarak tespit edilmiştir. Meryem Ana Evi onu takip eden ikinci önemli yapı olmuştur. Antalya kenti'nin en önemli sembol yapısı Aspendos Tiyatrosu olarak tespit edilmiştir.

AnkaraAntalyaAspendos+12
Necibe Emin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kent imgesi bağlamında Burdur'un kent kimliği

Bu çalışmada, Burdur'un kent kimliği, kent imgeleri bağlamında incelenmiştir. Burdur'un sahip olduğu tarihi, kültürel, doğal ve fiziki değerleri incelenmiş ve kent kimliğinin oluşmasındaki önemi üzerinde durulmuştur. Kent kimliğini oluşturan imgelerin, kent imgesi kuramı bileşenlerine göre sınıflandırılması yapılmış ve bu imgeler incelenmiştir. Bu sınıflandırma Kevin Lynch'in kent imgesi kuramına göre yapılmıştır. Burdur'un kent imgelerini sınıflandırmak için; Burdur'un kent kimliği ve kent kimliğinin tanıtılması üzerinde etkileri olan kişiler belirlenmiştir. Belirlenen paydaşlarla mülakat yöntemi ile görüşme yapılarak görüş ve önerileri alınmıştır. Bu görüşmeler sonucunda kent imgesi kuramına göre sınıflandırma yapılmıştır. Bu sınıflandırma ile kent için; kent kimliğini oluşturan imgelerin belirlenmesi, farkında olunması, halkın ve yerel yönetimlerin bu belirlenen imgelere göre kenti şekillendirmesi gibi faydalar sağlanabilir mi sorusuna cevap aranmıştır. Paydaşlarla yapılan görüşmeler sonucunda ulaşılan kent imgesi kuramına göre sınıflandırmanın, kent kimliğini belirleyen imgelerin farkındalığı ve kentin tanıtımı açısından fayda sağlayacağı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan bu sınıflandırmanın, halkın kenti şekillendirirken kent kimliğini oluşturan bu imgelere göre şekillendirmesi ve bu imgeleri koruması açısından fayda sağlayacağı görüşlerine ulaşılmıştır. Yerel yönetimlerin de şehir planlaması yaparken, kent ile ilgili önemli bir karar alırken, kent için projeler ve faaliyetler gerçekleştirirken sınıflandırılan bu imgelere göre hareket etmesi, kentin kimliği için önemli olan bu imgeleri koruyup tanıtması gibi faydalar sağlayacağı görüşlerine ulaşılmıştır. Bu çalışma ile kentlerin kimliklerinin farkındalığı ve korunması için kent kimliğini belirleyen imgelerin sınıflandırılmasının yapılmasının faydaları üzerinde durulmuş ve Burdur'un kent imgeleri incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Kent, Kent Kimliği, Kent İmgesi, Burdur.

BurdurKent kimliğiŞehir imajı
Çiğdem Coşkun
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliğinin sürdürülebilmesinde kent müzelerinin rolü: Antalya Kent Müzesi örneği

Kentler günümüzde insan ilişkilerin yoğunlaştığı, değişim ve gelişmelerin olağanüstü bir hızda gerçekleştiği mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Şüphesiz hızlı gerçekleşen bu süreç, olumlu olduğu kadar olumsuz da bir takım çıktıları beraberinde getirmektedir. Bu olumsuzluklardan belki de en önemlisi ise kentin kimlik değerlerinde meydana gelen bozulmalardır. Kentin kimliğini oluşturan fiziki, tarihi, sosyal, kültürel ve çevresel pek çok değer bu süreç içerisinde yıpranmakta, hatta kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Birçok kent birbirine benzemekte, kimliksiz kentlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu bakımdan kentlerin bütün değerleriyle birlikte varlıklarının doğru okunup, yorumlanması büyük öneme sahiptir. Kentler gün geçtikçe insanlık için daha önemli sorun yumakları ve ümit odakları oldukça, kentlerin geleceğinde rol oynayabilecek kurumlara olan ihtiyaç da artmaktadır. Bu doğrultuda ülkemizde özellikle son 20 yıldır yaygınlaşmaya başlayan kent müzelerinin, kent kimliğinin sürdürülmesine büyük katkısı bulunmaktadır. Klasik bir müze anlayışından uzak şekilde daha çok kentin kimlik değerlerini ön plana çıkaran, kentsel ve toplumsal hafızayı canlandıran, kentlilik bilincini geliştirip, kentlerin geleceğinin daha sağlam temeller üzerine inşa edilmesine hizmet eden kent müzeleri, kentler ve kentliler için en ehemmiyet teşkil eden kuruluşlardandır. Kent müzelerinin en son örneklerinden biri de Antalya'da kentlilerle buluşmak üzeredir. Son 50 yılda gerçekleşen göçlerle birlikte Antalya'da kent kimliği değerlerinin sürdürülmesi noktasında yaşanan sorunlarla birlikte, Antalyalı kimliği diğer kimlikler ardında kalma tehlikesi yaşamaktadır. Bu amaç doğrultusunda oluşturulmaya başlanan Antalya Kent Müzesi, bütünleştirici ve kaynaştırıcı eğitim faaliyetleri ile doğru bir kentlilik bilinci geliştirilip, kentsel kimlik değerlerinin gelecek kuşaklar için sürdürülebilir kılınması için çalışmalar yürütmektedir. Çalışmamızda Antalya Kent Müzesi'nin, kent kimliğinin sürdürülmesindeki rolü, gerçekleştirdiği çalışmalar ve hedefler üzerinden değerlendirilerek, özelde Antalyalıların, genelde ise Türkiye'deki tüm kentlilerin kendilerini sorgulayarak, kentlilik bilinçlerinin artırılması amaçlanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kent, Kent Kimliği, Kent Müzesi, Sürdürülebilirlik, Kentsel Bellek, Toplumsal Hafıza, Antalya Kent Müzesi

AntalyaAntalya Kent MüzesiKent kimliği+2
Mahir Bilgiç
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kentler için kültürel markalaşma süreci ve Şanlıurfa örneği

Bu araştırmanın amacı, 2023 Turizm Stratejisi'nde yer alan marka kültür kentlerinden biri olan Şanlıurfa'nın bu hedefi gerçekleştirebilmesi için yapması gerekenler üzerine bir eylem planının oluşturulmasına yardımcı olmak amacıyla yapılmıştır.Bu araştırmada öncelikle mevcut literatür taranmış, daha sonra Şanlıurfa'ya gelen yerli turistlere anket uygulanarak elde edilen veriler SPSS programı aracılığıyla yorumlanmıştır. Araştırmanın evrenini 2023 Turizm Stratejisinde yer alan Şanlıurfa kenti oluşturmaktadır.Anketler, 2010 yılının Haziran ve Temmuz aylarında Şanlıurfa'ya gelen yerli turistler, KKTC vatandaşları ve diğer ülkelerde yaşayan Türk vatandaşlarına uygulanmıştır.Elde edilen verilere göre Şanlıurfa, kültürel kent markalaşması aşamasında potansiyeli çok yüksek olan bir kent olmasına rağmen markalaşabilmek adına gerçekleştirmesi gereken adımlar çok fazladır. Öncelikle tarihi ve kültürel varlıklarının bakım ve onarımını yapması, alt yapı ve üst yapı eksiklerini tamamlaması ve kültürel marka kimliği oluşturma noktasında kişiliğini, logosunu ve sloganını belirlemelidir. Daha sonra tutundurma araçlarını etkili bir şekilde kullanması ve kültürel bir imaja sahip olması gerekmektedir.Anahtar Kelimeler: Destinasyon markalama, kent markalama, kültürel markalama, marka kimliği, marka imajı

Kent kimliğiKentlerKültür+6
Taner Erişen
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Adana'da yaşayan Suriyeli mültecilerin mahalleye bağlılıkları ve kent kimliğinin psikolojik iyi oluşlarına etkisi

2011 yılında Suriye'de başlayan ve kısa sürede sönümlenmek yerine iç savaşa dönüşen Suriye krizi milyonlarca insanın yerinden edilmesine, yüzbinlerce insanın yaralanmasına ve hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Savaşın şiddetlenmesinden kısa bir süre sonra göç eden 3.7 milyonun üzerinde kişi Türkiye'de geçici koruma statüsü altında yaşamaktadır. Türkiye'nin 81 ilinde çeşitli nüfus yoğunluklarıyla var olan geçici koruma altındaki Suriyelilerin çok büyük bölümü kent alanlarında yaşamaktadır. Çalışmanın amacı Adana'da yaşayan Suriyelilerin mahalleye bağlılıkları ve kent kimliğinin psikolojik iyi oluşlarına etkisini ve bunu etkileyen faktörleri araştırmaktadır. Çalışmada 149 Suriyeli katılımcı ile görüşülmüştür. Araştırmada Arapça'ya çevrilen "Sosyo-Demografik Bilgi Formu", "Mahalleye Bağlılık Ölçeği", "Kent Kimliği Ölçeği", "Çok Boyutlu Psikolojik İyi Oluş (Esenlik) Ölçeği-ÇBPİO" kullanılmıştır. Katılımcıların %73,8'si 5 yıldan uzun süredir Türkiye'de yaşıyor, %59,1'i 5 yıldan uzun süredir Adana'da yaşıyor. Katılımcıların %37,6'sı 5 yıldan uzun süredir şu anda yaşadığı mahallede yaşıyor ve yaşadıkları bu mahalleyi tercih etmelerinin sebebi ekonomik sebepler ve tanıdıklarının aynı mahallede ikamet etmesidir. Kent Kimliği ölçeği ile Mahalleye Bağlılık arasında orta düzeyde negatif yönde (r= -0,43) bir korelasyon olduğu, mahalleye bağlılık arttıkça kente bağlılığın azaldığı görülmektedir. Kent Kimliği ile ÇBPİO arasında negatif yönde zayıf korelasyon (r= -0,17) olduğu görülmektedir. Mahalleye Bağlılık ile ÇBPİO toplam puanı arasında pozitif yönde orta düzeyde korelasyon (r= 0,55) olduğu görülmektedir. Mahallede ikamet süresi, sosyo-ekonomik statü, mahallede mülteci yoğunluğu, ayrımcılığa maruziyet, Türkçe dil bilgisi psikolojik iyi oluş düzeylerini etkileyen faktörler olarak saptanmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, mahalleye bağlılık arttıkça psikolojik iyi oluşun arttığını göstermektedir.

AdanaBağlılıkKent kimliği+7
Sinan Oğan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Elazığ uygulama imar planlarının tarihsel gelişim sürecinin incelenmesi

İkinci Dünya Savaşından sonra, Türkiye'de hızlı bir kentleşme yaşanmaya başlamış, bunu takip eden yıllarda ise ihtiyaçların artması, insanların sürekli yer değiştirerek göçlerin yaşanması ve çeşitli devlet politikaları gibi etkenlerle şehircilik anlayışı bir dizi değişiklik göstermiş ve günümüzdeki halini almıştır.Elazığ, kuruluşundan itibaren, şehirde yaşayanların yer değiştirmesi ve daha sonra yerel yönetimlerin yaptığı planlama çalışmaları ile günümüzdeki konumunu yenilemiştir. Harput'un devamı olan Elazığ'da var olan tarihi ve kültürel mirasın yok olmaması için doğru planlanması ve sürdürülebilirlik çerçevesi içerisinde 'bütünden parçaya' giderek, 'geçmişten bugünü', bugünden geleceği' görerek 'yanlıştan doğruya' ulaşma düşüncesinin yaygınlaşması gerekmektedir.bu çalışmada, insanların temel ihtiyaçlarından biri olan sosyalleşme ile oluşan toplulukların, kırsal yerleşmeleri şehre nasıl dönüştürdüğünü ve planlama ihtiyacının nasıl doğduğu araştırılmıştır. bu bağlamda, konu ile ilgili dünyadaki örnekler ve bazı şehircilik kuramları, Türkiye'deki planlamada yaşanan dönüm noktaları ve Elazığ şehrinde araziye yansımalarının olumlu ve olumsuz yanlarının ayrı ayrı ortaya konulması hedeflenmiştir.bu amaç ve hedeflerle birlikte, sorunlar, yapılması gerekenler, çözüm önerileri göz önünde bulundurulduğu ve sürdürülebilirliğin önemi kavrandığı taktrde elazığ kent kimliğine kavuşacak ve bu kimlik fiziki görünüme katkıda bulunacaktır.

Kent imar planıKent kimliğiKentleşme süreci+4
Hilal Susmaz
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Kayseri esnafının kent kimliği oluşumuna etkisi

Kayseri'de ticari hayatın kendine özgü özellikleri bulunmaktadır. Türkiye'nin hiçbir yerinde insanlara şehirlerinin adıyla hitap edilmezken ?Kayserili? denildiğinde, ticaretten anlayan kişilik sembolize edilir. Bu da açıkgöz, çıkarını düşünen, işini bilir, atılgan, ikna edici, tuttuğunu koparan anlamında kişilik özelliklerini içerir.Biz de çalışmamızda gerek tarihi, coğrafyası ve kültürel yapısını, gerek Ahilik teşkilatlanmasının etkisi altında gelişen Kayseri esnafının ve Kayseri ticaret hayatının genel özelliklerini ve bunların Kayseri kent kimliği oluşumuna etkisini ortaya koymaya çalıştık.Anahtar Kelimeler: Kayseri, Ticaret, Kent Kimliği, Esnaf, Halkbilimi.

EsnaflarHalk bilimiKayseri+4
Fatma Jale Gül Çoruk
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kentsel kimlik bağlamında toplumsal kültürel mekânsal dönüşüm: Tavukçu Mahallesi örneği

Bu araştırmanın ana konusu tarih boyunca Anadolu'da pek çok kültür ve medeniyetin odak noktası olan ve Hristiyanlık için önemli merkezlerden biri olma özelliği taşıyan Kayseri kentine bağlı Tavukçu Mahallesi'nin kentsel kimlik bağlamında toplumsal, kültürel ve mekânsal dönüşümüdür. Tavukçu Mahallesi, Kayseri tarihinde ve fiziksel yapısında özel yeri olan bir kent parçasıdır. Kayseri üst kimliği içinde özgün, tarihî veriler çerçevesinde var olan zengin kimlik elemanlarına sahip bir alt bölgedir. Çalışmada Tavukçu Mahallesi'nin geçmişten günümüze yaşadığı toplumsal, kültürel ve mekânsal değişimler incelenmiş ve Kayseri kent belleğinde edindiği kimlik unsurlarına değinilmiştir. Öncelikle ''Kent, Kentsel Kimlik'' kavramlarından bahsedilmiş, toplumsal, kültürel, mekânsal dönüşümler üzerinde durulmuştur. Daha sonra dünyadan ve Türkiye'den Tavukçu Mahallesi ile benzer özelliklere sahip alanlarda gerçekleşen ve başarılı olan çalışmalar incelenmiştir. Tavukçu Mahallesi'nin fiziki özellikleri, tarihî, kültür ve tabiat varlıkları incelenmiş ve Tavukçu Mahallesi'nin bu özellikleriyle Kayseri Kenti içinde özelleşme sebepleri irdelenmiştir. Özellikle mekânsal dönüşümü daha iyi anlayabilmek adına Tavukçu Mahallesi'nin mekânsal örgütlenmesi ve plan düzeni incelenmiştir. Yine aynı bölümde alanla ilgili geçmişte yapılmış olan veya hala devam eden çalışmalar yer almaktadır. Kent, kentsel kimlik kavramları Tavukçu Mahallesi özelinde irdelenmiş ve alanın yaşadığı toplumsal, kültürel, mekânsal değişiklikler ve gerçekleştirilen dönüşümün sonuçları ele alınmıştır. Çalışma kapsamında alanda 2003 yılından beri devam eden dönüşüm çalışmalarına aktif olarak katılmış; mimar, sanat tarihçisi ve restoratör olan 4 uzman ve alanın dış çeperinde uzun yıllardır faaliyet gösteren beş esnafla derinlemesine görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen bulgular Tavukçu Mahallesi'nin geçirdiği süreç içinde kentsel kimliğini kaybettiğini ve mahallede gerçekleştirilen dönüşüm çalışmalarının başarısız olduğunu göstermektedir. Çalışmada dönüşümün başarısız olmasının arkasındaki etkenler sorgulanmıştır. Sonuç olarak, kentsel sit alanlarında yapılan çalışmaların başarılı olmasının, çalışmalar başlamadan önce alan analizinin yapılması, alanın çevresiyle beraber ele alınması ve kullanıcıların istek/önerilerinin dikkate alınmasına bağlı olduğu görülmektedir.

Kent kimliğiKültürel dönüşümMekansal dönüşüm
Sema Nur Baş Kalabay
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Gelişmekte olan ülke kentlerinde küreselleşme sürecinin kent kimliğine etkisi-Ankara örneği

Günümüz dünyasını adlandıran küresellesme olgusu, her alanda oldugu gibi kentlerde de köklü bir dönüsümü beraberinde getirmis, kentler küresellesme dinamiklerinin yayılmasında önemli bir aktör ve merkez haline gelmistir. Çalısmada genel olarak, küresellesmenin etkisiyle birlikte fonksiyonları, anlamı ve mahiyeti degisen kentler üzerinde durulacaktır. Küresellesmenin siyasal, ekonomik, kültürel etkilerinin kentleri hangi boyutlarıyla etkiledigi/dönüstürdügü saptanmaya çalısılarak, bu boyutlar gelismekte olan ülke kentleri ile gelismis ülke kentlerinden farklılıkları çerçevesinde ele alınacaktır. Bu dogrultuda, gelismekte olan bir ülke kenti olan Ankara'da küresellesmenin kent kimligine etkisi, Ankara'nın farklı gelismislik özellikleri gösteren üç bölgesinde karsılastırmalı olarak yapılan uygulamalı arastırma düzeyinde incelenmistir. Bu amaçla ayrıca, konuyla ilgili çesitli yerli/yabancı literatürde yer alan görüslere yer verilecek ve küresellesme ve kent kapsamında konu tarihsel süreç içinde tartısılacaktır. Bu tartısma; küresellesmenin yasanan bir olgu oldugundan hareketle, kentler özelinde yasanan toplumsal, sosyo-kültürel, siyasi dönüsümlerinin kent kimligini dönüstürdügü varsayımına dayandırılacaktır.

Kent kimliğiKentsel kültürKüreselleşme
Demet Cavcav
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara`nın farklı mekanlarında kent kimliği

142 ÖZET Kent kimliği, kısaca bir kenti diğer kentlerden ayıran kendine özgü nitelikler, dinamikler ve özel yapı olarak tanımlanabilir. Kentsel kimlik bir kentin, doğal ve yapay elemanları, sosyo-kültürel ve işlevsel-sektörel özellikleriyle tanımlanır. Doğal faktörler (iklim, topografya, jeolojik yapı) ile yapay faktörler (kent mobilyaları, mimarlık, meydan vb.) kent kimliğini oluşturan fiziksel faktörlerdir. Fiziksel faktörlerin dışında toplumun mekana yüklediği anlamlar, istekler ve davranışlar şeklinde ortaya çıkan özellikler sosyal ve kültürel faktörleri oluşturmaktadır. Ayrıca zaman içerisinde siyasi, ekonomik ideolojik, dinsel özellikler de sosyal kimliği oluşturmakta ve kent kimliğinin oluşumuna katkıda bulunmaktadır. Kentin yüklendiği işlevsel- sektörel faktörler de (turizm, sanayi, ticaret vb.) kent kimliğinin belirlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Mekansal ve sosyo-kültürel özelliklerin zamanla karşılıklı olarak etkileşimi sonucunda kent kimliği oluşmaktadır. Kentlerin sahip olduğu bu kimliğe ancak kentte görünen özelliklerin ötesinde anlamlar yükleyerek ulaşılabilir. Günümüzde kent kimliği, yeni toplum ve insan ilişkileri, teknoloji, iletişim araçları, bilimsel gelişmeler doğrultusunda sürekli üretilmekte ve değişmektedir. Kentler kendi farklılıklarını vurgulamak için sermayeyi kendilerine çekerek bir kimlik oluşturup diğer kentlerden farklı olduklarını vurgulama çabası içindedirler. Ankara binlerce yıllık geçmişi olan bir kenttir. Ankara ile birlikte düşünülen en önemli sembolik öğeler tarihi geçmişi temsil eden Kale ve Cumhuriyet Türkiye'sini sembolize eden Çankaya'dır. Türkiye Cumhuriyeti'nin başkenti Ankara, herhangi bir kent değildir. Başkent olmasının yüklediği özgün konuma tarihsel-kentsel gelişme sürecinde "öncü- örnek" rolü de ekleyen bir "srmge-temsil" merkezidir. Ankara'nın kent kimliğinin temelini tarih ve kültür oluşturmaktadır. Ankara'nın başkent olması nedeniyle bütün kamu kurum ve kuruluşları burada yer almış ve sonuçta143 Ankara bir memur kenti haline gelmiştir. Bu bağlamda Başkent olması Ankara'nın kentsel kimliğinin oluşmasında en önemli etkendir.

AnkaraKent kimliğiKentsel mekan+2
Aylin Bingül
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliği

Kent kimliği, kısaca bir kenti diğer kentlerden farklılaştı ran, kente özgü niteliklerin tamamı olarak tanımlanabilir. Kentin doğal nitelikleri (topografya, iklim, bitki örtüsü, jeolojik yapı) ile yapay nitelikleri (mimarlık, meydan, kent mobilyaları) kent kimliğinin oluşturan fiziksel etmenlerdir. Mekansal öğeler dışında toplumun mekana yüklediği anlamlar, istekler ve davranışlar şeklinde ortaya çıkan sosyal ve kültürel ilişkiler ile toplumun, tarihsel süreç içerisindeki siyasi, ekonomik, ideolojik, dinsel özellikleri de sosyal kimliği oluşturmakta ve dolayısıyla kent kimliğini belirlemektedir. Mimarlık, kent planlama ve kentsel tasarım da kent kimliğinin oluşumunda disiplinler arası önemli bir rol oynamaktadır. Kent kimliği mekansal ve sosyal kültürel özelliklerin karşılıklı olarak etkileşimi neticesinde zamanla oluşmaktadır. Kente yakıştırılan kimliğe; ancak kentlerin görünen özelliklerinin ötesine geçerek anlamlar yükleme, ileriye dönük olarak idealleştirme ve imgeleme yoluyla ulaşılabilir. Günümüzde kent kimliği yeni toplum ve insan ilişkileri, teknoloji, iletişim araçları, bilimsel gelişmeler doğrultusunda sürekli olarak yeniden üretilmekte ve değişmektedir. Bu gelişmeler doğrultusunda aynı zamanda kentin anlamı da değişmekte, kentli ve kentleşme kavramları kimlik ve farklılık temelinde yeniden tanımlanmaktadır. Kent kimliği tarihsel süreç içerisinde incelenirse, Antik Çağda, Orta Çağda, Rönesans döneminde kentlerin bu döneme özgü mekansal ve sosyo kültürel özelliklerine uyumlu belli kimliklere sahip olduğu görülür. Özellikle fiziksel anlamda kentlerin kimlikleri bellidir. Modern çağda her alanda yaşanan hızlı gelişmelerle, kent kimliğinde radikal dönüşümler yaşanmış ve ortaya kent kimliğinden öte kimliksizlik veya tek kimlikli oluşumlar çıkmıştır. Kent kimliği kapitalizmin mekanı yeniden üretimi ile biçimlenmiştir. Evrensellik ve modernleşme tartışmalarında serbest piyasa ekonomisi ve batı tipi demokrasisi kent kimliklerinin belirlenmesinde önemli rol oynamış ve bu batılılaşma olarak adlandırılmıştır. Kente yaklaşımlarda kültürel faktörler göz263 1 ardı edilmiş, ekonomik yapının son kertede belirleyici olduğu sosyal, kültürel, ideolojik ve politik yapıların bir yansıması olarak kent ele alınmış, mekanın kendisinin bir analiz nesnesi olduğu ortaya konulmamış ve mekan, zaman tarafından kuşatılmıştır. 20. yüzyılın son dönemlerinde toplumların her alanını etkileyen, ekonomi, kültür, ideoloji, bilim ve politika alanlarında yaşanan dönüşüm ile var olan yaklaşımlar sorgulanmaya başlanmıştır. Bu dönemde postmodernizm tarafından, aydınlanma sonrası gelişen modernist bakış açısını oluşturan pozitivist teori, toplumların ilerlemeci, kalkınmacı bütüncül yaklaşımları, insanı baskı altına aldığından eleştirmektedir. Kent kimliğini tek bir bütün olarak ele alan, farklı kimliklere izin vermeyen, diğer kimlikleri baskı altına alan, kenti kitlesel üretimin mekanı olarak gören modernleşmenin homojenleştirici etkinliğine karşı, postmodernizm yerel kültürel kimliklere izin veren, farklılık temelinde kimliği oluşturan, çoğulculuğa ve parçalanmanın kabul edildiği farklılıkların vurgulandığı bir bakış açısını ön plana çıkarır. Geçmişteki kimliklerin yeniden canlandırılarak, yenilerle eklektik bir biçimde bir araya gelmesi istenmektedir. Bunlarla beraber postmodernizm kendisi taklit olan, bir bütünün parçaları olarak değil kendi başlarına anlamı olan ilintisiz kent mekanları yarattığı, kent kimliği adı altında kendi kültürünü ve geleneklerini pazarladığı ve reklamcılık söylemleri ile desteklenen bir kaos ortamı oluşturduğu noktasında eleştirilere uğramaktadır. Dünya toplumlarının gelişen teknoloji araçlarına paralel olarak ekonomik, politik, kültürel ve kitle iletişim araçları alanlarında, dünyanın neresinde olunursa olsun etkileşimlerin meydana geldiği, faklılıkların yok olduğu küreselleşme etkisi görülmektedir. Kentler kendi faklılıklarını vurgulamak için sermayeyi kendilerine çekerek kendilerine bir kimlik oluşturup diğer kentlerden farklılıklarını vurgulama çabası içindedirler. Kentler sahip olduğu mekansal, sosyal kültürel ve işlevsel özelliklerini pazarlama yolunu seçmişlerdir. Ulus devlet sınırlarını aşan ilişki ağları noktasında dünya kentleri ortaya çıkmaktadır.264 \ Küreselleşme yerelleşmeyi de beraberinde getirmektedir. Küreselleşmenin, insanları kendilerine ait hissettikleri yerlerden koparan, yalnızlığa iten durumuna karşı yeni aidiyet alanlarını geliştirmeleri, faklılıklarını kimliklendirmelerine yol açmış, yeni dayanışma biçimleri arayışlarına girmişlerdir. Yerelliği, farklılığı öne çıkararak ve doğrudan katılıma olanak tanıyacak, zamana ve mekana bağlı kentin kimlikleri görülmektedir. Kent sosyal-kültürel ve mekansal özellikleri bakımından her türlü çelişki ve karşıtlığı kendi içinde barındırmaktadır. Kent, kültürel biçimlerin bir yansıması olarak ele alındığında çoğulculuğun yaşama geçeceği alandır. Kent, farklı kimlikler arasında toleransa dayalı, mesafeli, farklara karşı saygılı bir çoğulculuk alanı olduğu kadar kimlikler arası ilişkilerin yoğun olarak yaşandığı bir alandır. Farklı kimliklerin varlığından haberdar ve farklılıkların bilincinde, onlarla anlaşabilen, ötekilerle ortak paydalar arayarak bizleri kurmaya çalıştığı fiziksel ve sosyal kültürel bir alandır. Kentler ancak kentlerde yaşayan insanlar tarafından oluşturulabildikleri, kendileri ile içselleştirebildikleri, farklı kimliklerle sorumluluklar temelinde bir araya gelindiği noktada demokratik kent kimliklerinden bahsetmek mümkün olacaktır. Kimlikli kentler o kentte yaşayanlar tarafından sahiplenildiği oranda yaşayacaklardır.

Kent kimliğiKimlikKüreselleşme+2
Nevzat Can
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Kent kimliğinin değişim sürecinin irdelenmesi: Antakya örneği

Her kentin bir kimliği vardır. Bu kimlik farklı coğrafyalardaki kente ait kentlilerin kültürlerini yansıtma şekilleriyle oluşur. Kentin geçmişten bu yana sahip olduğu tarihi, kent dokusuyla bir bütün halinde olmalıyken küreselleşmeyle birlikte kentin dokusu ve kente olan aidiyet duygusu yok olmaktadır. Günümüzün en büyük problemlerinden biri olan kentleşme bozukluğunu tarihi dokuyu hiçe sayarak oluşan çarpık mimari örnekleriyle algılamamız mümkündür. İnsanoğlunun duyarsızlığı ve hırsının yol açtığı rant kentin dokusunu korumakla yükümlü olan tasarımcıları değersizleştirmiş farkındalık içinde olanları dahi görevini yapmaktan alıkoymuştur. Bu tezin amacı Antakya'nın kent kimliğini eski Antakya evlerini ve Antakya sokaklarını inceleyip şu an ki durumuyla kıyaslayarak kimliksizleşme sürecini tespit etmektir.

Hatay-AntakyaKent kimliğiKentler+1
Müge Tan Atar
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır'ın kentsel sit dokusu

Güneydoğu Anadolu bölgesinde yerleşik yaşam, özgün uygarlıklar kuran Hurrilerin; Urfa, Diyarbakır, Mardin, Kerkük bölgelerini yurt edinmeleriyle başlamıştır. Elcezire denilen Fırat ile Dicle nehirleri arasında, verimli tarım topraklarını kullanan ve Yukarı Dicle boylarına yerleşen Hurriler, Diyarbakır ve yakın çevresinde yerleşik yaşama geçen ilk millettir .M.Ö. 13. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Asurlular, Aramiler, Urartular, İskitler, Medler, Persler, Makedonyalılar, Selevskoslar, Partlar, Büyük Tigran İdaresi, Romalılar, Sasaniler, Bizanslılar, Emeviler, Abbasiler, Şeyhoğulları, Hamdaniler, Mervaniler, Selçuklular, İnaloğulları, Nisanoğulları, Artuklular, Eyyubiler, Moğollar, Akkoyunlular, Safeviler ve Osmanlılar Diyarbakır'a egemen olmuştur. Kent, önemli yerleşim merkezlerinin kültür ve ideolijik alanlarının kesiştiği ve kimlik oluşturduğu bir tarihi geçmiş üzerinde şekillenmiştir .Kent surları, Roma döneminde inşa edilmiş ve günümüze kadar her uygarlığın, kitabe, figüratif bezemelerle üzerine eklemeler yaptığı bir kültür mirası olarak anıtsal özelliğini korumuştur/korumaktadır .Diyarbakır'ın kentsel tarihi dokusu ve mimari kimliğinin yer aldığı Suriçi bölgesi, halen özgünlüğünü koruyan somut ve soyut dinamikleriyle, varlığını sürdürmektedir. Kentsel sit alanı ilan edilen Suriçi bölgesinde; İçkale ve dışkale olmak üzere tarihi dönemlere ait pek çok mimari yapı ve öğeler bulunmaktadır. Mekansal zenginliğin üzerinde bulunan sosyal doku, geleneksel tarihi çevreyle bütünleşmiş ve Diyarbakır'ın bulunduğu coğrafya itibariyle tarihi merkez olmasında önemli bir rol oynamıştır.Bu çerçevede, güncel koruma olgusu ve yerel yansımaları, Diyarbakır yapılı tarihinin, geleceğe doğru aktarılmasında ayrıca bir önem taşımaktadır. Özellikle Suriçi Bölgesine ilişkin geçmiş plan kararlarının ve yürütülen Revizyon Koruma Amaçlı İmar Planının, Diyarbakır'ın tarihini korumada ne tür önlemler aldığı ve müdahaleler geliştirdiği değerlendirilmelidir. Bu kapsamda, benzer hassasiyetlere sahip farklı kaleli kent örneklerine ilişkin uygulamalar, koruma pratiğinin geliştirilmesine önemli katkılar sağlayacağından incelenmiştir. Elde edilen sonuçlarla; teorik bir planlama süreci kapsamında bir modelleme önerisi sunularak plan çalışmalarına ilişkin somut öneriler tartışılmıştır.Anahtar sözcükler: Diyarbakır Kent Tarihi ve Kimliği, Suriçi Eski Kent Merkezi, Kaleli Kent Uygulamaları.

DiyarbakırKent kimliğiKent tarihi+3
Özlem İnce
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects