Financial development

101 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de banka kredileri ile ekonomik büyüme ilişkisi

Finansal gelişme, finansal sistemin niceliksel büyüklüğünden ve niteliksel özelliklerinden oluştuğu için tek bir değişkenle ölçülemez ve bu nedenle farklı değişkenler finansal gelişmenin bir ölçüsü olarak kabul edilir. Bu nedenle ekonomik büyüme ile finansal kalkınma arasındaki ilişki ülkelere, örneklem dönemine ve finansal gelişme göstergelerine göre değişikenlik gösterebilir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi, banka kredileri açısından 1998-2020 dönemlerine ait aylık verileri kullanarak incelemektir. Bu amaçla çalışmada finansal olmayan sektöre verilen banka kredileri finansal gelişme göstergesi olarak dikkate alınmıştır. Ayrıca, ekonomik büyüme ile banka kredileri arasındaki ilişki özel sektör ve kamu bankaları tarafından krediler açısından da incelenmiştir. Düşük ve yüksek finansal baskı dönemlerinde ekonomik büyüme ile banka kredileri arasında asimetrik bir ilişki olup olmadığını belirlemek için Eşik Değerli VAR modeli kullandık. Analiz sonuçları, düşük finansal stres dönemlerinde özel banka kredisi ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü Granger nedenselliği olduğunu göstermektedir. Ancak, finansal stresin yüksek olduğu dönemlerde sadece ekonomik büyümeden özel banka kredisine yönelik tek yönlü bir nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Diğer taraftan, kamu banka kredisi her iki rejimde de ekonomik büyümenin Granger nedeni olarak bulunmuştur. Bu bağlamda, yüksek finansal baskı dönemlerinde kamu bankaları ekonomik büyümeye önemli bir katkı sağlamaktadır.

Banka kredileriBankacılık sektörüEkonomik büyüme+5
Erhan Tan
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme ve ekonomik büyüme ilişkisi : Türkiye ekonomisi için asimetrik bir analiz

Türkiye'de 1960-2017 dönemi için yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi araştırmak için yıllık veriler kullanılmıştır. Yenilenebilir enerji ve finansal gelişmenin yanı sıra teorik ve ampirik literatür dikkate alınarak sermaye oluşumu, işgücü ve ticari dışa açıklık değişkenleri de ekonomik büyüme modeline dahil edilmiştir. NARDL eş bütünleşme sonuçları hem t-istatistiği hem de F istatistiğine göre değişkenler arasında bir asimetrik yada doğrusal olmayan bir eş bütünleşme ilişkisinin varlığını tespit etmiştir. Bu sonuca göre; yenilenebilir enerji tüketimi, finansal gelişme, sermaye oluşumu, işgücü, ticari dışa açıklık ile ekonomik büyüme arasında uzun dönemde asimetrik bir ilişkinin varlığı söz konusudur. NARDL uzun dönem tahmin sonuçlarına göre; uzun dönemde yenilenebilir enerji tüketiminde meydana gelen artışların ekonomik büyümeyi arttırdığı yine aynı şekilde finansal gelişmede meydana gelen artışların da ekonomik büyümeyi arttırdığı sonuçları elde edilmektedir. Ticari dışa açıklıkta uzun dönemde pozitif yönde meydana gelen artışlar ekonomik büyümeyi azaltırken negatif yönde meydana gelen şoklarda ekonomik büyümeyi azalttığı sonucuna ulaşılmıştır. Ancak ticari dışa açıklık + katsayısı ticari dışa açıklık – katsayısından büyük olduğu için + katsayının etkisi yorumlanır. Bu durumda uzun dönemde ticari dışa açıklığın ekonomik büyümeyi azalttığı sonucuna varılmıştır. Uzun dönemde sermaye artışları ile işgücü artışları da ekonomik büyümeyi arttırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Toda-Yamamoto nedensellik testi sonuçlarına göre ekonomik büyümeden sermayeye tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasında çift yönlü nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümeden yenilenebilir enerji tüketimine, ekonomik büyümeden toplam nüfusa doğru tek yönlü nedensellik bulunmuştur. Bu nedensellikler anlaşılacağı gibi doğrusal yada simetrik nedenselliklerdir. Hatemi-J asimetrik nedensellik sonuçlarına göre; sermayenin negatif şoklarından ekonomik büyümenin negatif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin negatif şoklarından finansal gelişmenin hem pozitif hem de negatif şoklarına asimetrik nedensellik ilişkisi bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından iş gücünün pozitif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından ticari dışa açıklığın negatif şokuna, ekonomik büyümenin negatif şoklarından ticari dışa açıklığın pozitif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ticari dışa açıklığın negatif şoklarından ekonomik büyümenin negatif şoklarına asimetrik nedensellik bulunmuştur. Ekonomik büyümenin pozitif şoklarından kişi başına düşen yenilenebilir enerjinin negatif şoklarına, ekonomik büyümenin negatif şoklarından yenilenebilir enerjinin pozitif şoklarına doğru asimetrik nedensellik bulunmuş olup yenilenebilir enerjinin bütün şoklarından ekonomik büyümenin bütün şoklarına doğru asimetrik nedensellik bulunamamıştır.

Asimetrik etkiEkonomik büyümeEnerji+5
Ömer Sinan Pehlivan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa temelli finansal gelişme ve ekonomik büyüme arasındaki ilişki: Türkiye örneği

Bu tez çalışması, Türkiye örneği üzerinden finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Finansal gelişme ve ekonomik büyüme, iktisadi kalkınmanın temel unsurları olarak kabul edilmekte ve bu ilişki, iktisat literatüründe uzun süredir tartışılan önemli bir konu olmuştur. Türkiye'deki finansal gelişme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamak ve ekonomi politikalarının gelecekteki yönlendirmeleri için önemli bir referans sağlamak amacıyla araştırılmaktadır. Bulgular, ekonomi politikası yapıcılarına, finansal sektör paydaşlarına ve araştırmacılara fayda sağlayacak bir analiz sunmayı hedeflemektedir. Çalışmanın analiz kısmında, Türkiye ekonomisinin 1999:1-2023:1 dönemine ilişkin çeyreklik veriler alınmıştır. Çalışmanın analizinde eşbütünleşme analizi için ARDL (Autoregressive Distributed Lag-ARDL) yaklaşımından yararlanılmıştır.

ARDLBorsaEkonometrik analiz+6
Dilan Gürçek
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Enerji tüketimi ve finansal gelişme ilişkisi: Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkeleri üzerine ampirik bir çalışma

Bu çalışmada 19 adet Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) ülkelerinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Cibuti, Fas, Filistin, Mısır, Irak, İran, Katar, Kuveyt, Libya, Lübnan, Suriye, Suudi Arabistan, Tunus, Türkiye, Umman ve Ürdün,) enerji tüketimi ile finansal gelişme arasındaki ilişki araştırılmaktadır. Çalışmada kullanılan veriler 2001-2019 dönemine ait yıllık verileri kapsamaktadır. Ekonometrik modelde finansal gelişme göstergesi olarak özel sektöre verilen yurtiçi krediler ve piyasa kapitalizasyonu değişkenleri, enerji tüketimini temsilen ise kişi başına kg petrol eşdeğeri alınmıştır. Ayrıca modele dışa açıklık yani ihracat ve ithalat toplamının GSYH'ye oranı ve ekonomik büyümeyi temsilen kişi başına düşen GSYH dahil edilmiştir. Finansal gelişmenin enerji kullanımı üzerindeki etkisini tahmin etmek üzere panel veri modellerinden yararlanılmıştır. Ampirik sonuçlara göre finansal gelişme göstergesi olarak kredilerin GSYH içindeki payı alındığında Huber, Eicker ve White ile Discroll ve Kray tahmincisine göre kredilerin GSYH içindeki payındaki artışın enerji tüketimini artırdığı görülmektedir. Benzer şekilde kişi başına düşen milli gelirdeki bir artışın enerji tüketimini artırdığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, ekonomik büyüme göstergesi olarak alınan kişi başına düşen milli gelirlerdeki artışın enerji tüketimi üzerindeki etkisinin finansal gelişme göstergesi olarak alınan kredilerin enerji tüketimi üzerindeki etkisinden daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Finansal gelişme göstergesi olarak kapitalizasyon oranı alındığında Huber, Eicker ve White ile Discroll ve Kray tahmincisine göre kapitalizasyon oranının enerji tüketimi üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamaktadır. Benzer şekilde, tahmin sonuçlarına göre dışa açıklık değişkeninin enerji tüketimi üzerinde bir etkisinin olmadığı ortaya çıkmıştır.

Ekonomik büyümeEnerji tüketimiFinansal gelişme+3
Nihat Oktay
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Finance-inequality nexus in emerging countries

This study intends to empirically test the relationship between financial development and income inequality in advanced emerging and secondary emerging countries. To study the impact of financial development on income inequality, we cover five bankbased and market-based dimensions of financial development. These are access, depth, efficiency, stability, and liberalization. We use a panel of 20 countries for the time period between 2000-2017 and estimate the empirical model by employing dynamic panel data method of Generalized Method of Moments (GMM). Our findings suggest that only one dimension of bank-based financial development namely depth is significant in reducing income inequality. In case of stock market-based financial development three dimensions namely depth, efficiency, and stability are important to alleviate income inequality. We also find strong support for income inequality reducing impact of financial liberalization. We conclude that, in our sample of emerging countries, stock market-based financial development plays a more significant and effective role in abridging income inequality than the bank-based financial development. Keywords: Banking System Development, Emerging Countries, Generalised Method of Moments, Income Inequality, Stock Market Development

Banking sectorBanking systemStock exchange+4
Ambreen Sultan
Ibn Haldun University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bankacılık sistemi ve sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi (2008-2017 dönemi)

Finansal sistemin varlık sebebi, yatırım fırsatları için gereken kaynakların bulunmasına yardımcı olmasıdır. Finansal sistemin bileşenleri ise finansal piyasalar ve finansal araçlardır. Bankalar, finansal sistem içinde çok önemli yere sahip kuruluşlardır. Türk Bankacılık Sistemi, Türk Finans Sektörünün en büyük ve en önemli bileşeni durumunda ve ulusal finans sistemlerinin ülke ekonomilerindeki yüksek paya sahiptir. Ayrıca bankalar, finans sisteminde olduğu kadar ekonominin bütününde de yadsınamayacak ağırlık ve güce bahip oldukları söylenebilir. Çalışmada Dünyada ve Türkiye'de bankacılık sistemi irdelenmiş ve 2008-2017 yılları arasındaki sermaye piyasasının finansal gelişme endeksinde kullanılan değişkenler ile analizi yapılmıştır.

Bankacılık sistemiEndeksFinansal araçlar+6
Özkan Kabak
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal piyasalardaki gelişmenin ekonomik büyüme üzerine etkisi: Gürcistan örneği

Az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından finansal piyasaların gelişimi ve ekonomik büyüme ilişkisi büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle Gürcistan`da finansal piyasalardaki gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkisini analiz edebilmek için Breitung & Candelon (2006) frekans alan nedensellik testi ve Pesaran vd. tarafından 2001 yılında geliştirilen ARDL eş bütünleşme testlerinden yararlanılmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, değişkenler arasında uzun dönemli ilişki tespit edilmiştir. Nedensellik test sonuçlarına göre, ekonomik büyüme ve finansal gelişme endeksleri arasında uzun dönemli nedensellik ilişkisinin varlığı belirlenmiştir. Nedensellik ilişkisinin yönü ise ekonomik büyümenin finansal piyasalarda verimliliğe pozitif etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır. Eş bütünleşme analiz sonuçlarına göre ise, uzun vadede finansal gelişmenin ekonomik büyümeyi olumlu etkilediği sonucuna varılmıştır.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiFinansal gelişme+3
Rakhshada Murshudova
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Kamu iç borçlanmasının finansal gelişme üzerindeki etkisi: Avrupa Birliği geçiş ekonomileri örneği

Finans sektörü ekonomik büyüme ve kalkınma, vergi gelirleri, doğrudan yabancı sermaye yatırımları, kayıt dışı ekonomi, gelir dağılımı ve yoksulluk başta olmak üzere çok sayıda ekonomik değişkenin önemli bir belirleyicisidir. Finans sektörünün söz konusu ekonomik etkileri dikkate alındığında finans sektörünün gelişiminin belirleyicilerinin tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmada ikinci nesil eşbütünleşme ve nedensellik analizleri kullanılarak 1996-2017 döneminde kurumsal ve ekonomik bir dönüşüm geçiren Avrupa Birliği geçiş ekonomilerinde kamu iç borçlanması ile birlikte doğrudan yabancı sermaye yatırımları ve işçi dövizlerinin finansal gelişme üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Ekonometrik analiz kapsamında nedensellik analizi, kamu iç borçlanmasının finansal gelişme üzerinde anlamlı bir etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Diğer yandan, eşbütünleşme analizi ile uzun dönemde güvenli varlık (safe asset) ve tembel banka (lazy bank) görüşlerini destekleyen bulgulara ulaşılmıştır. Ayrıca, doğrudan yabancı sermaye yatırım girişleri ile işçi dövizlerinin uzun dönemde finans sektörünün gelişimi üzerinde zayıf pozitif etkiye sahip olduğu belirlenmiştir.

BorçlanmaDoğrudan yabancı sermaye yatırımlarıDöviz+7
Emre Şakar
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

Linking green complexity to financial development: Cross country, regional and firm level analyses

Productive capabilities and its role on economic growth and development have attracted a lot of attention among researchers and policy makers since the introduction of the concept of "economic complexity index". Another dimension of economic complexity which is "green complexity", has recently gained increasing attention as climate change challenges intensify and countries around the world lay out ambitious agenda for moving towards a green economy. Building on economic complexity literature, Mealy and Teytelboym (2020) introduced a novel concept "green complexity" to measure the green capabilities of countries. Acknowledging that green economic complexity is the amount of knowledge materialized in a country's green productive structure, financial development could be an important determinant of green complexity and play a key role at enhancing competitiveness of green products in export markets. In this regard, the main motivation of this study is to analyse how financial development affects green production capabilities and green complexity at cross-country level and province level for Turkey and how financial vulnerability affects green complexity of Turkish firms. Results point out a positive impact of financial development on green complexity for developing countries as well as for Turkish provinces. A rise in financial vulnerability adversely impacts green complexity of Turkish firms. Overall, the results of the study suggest that financial development should be one of the priorities of policy makers to enhance green production capabilities of economic units. In addition, financial soundness is critical for firms to channel their resources to innovation and R&D for enhancing product sophistication.

Economic policiesEconomic developmentEconomic complexity+4
Pınar Yaşar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of financial development on the economic growth: The case of Belarus

The purpose of this thesis is to investigate the effects of financial intermediation on Belarusian economic growth. Data from the World Bank and Belarusian government statistics were used to create a time series from 2003 to 2018. To study interrelationships between variables in the VAR system, the Vector Auto regression (VAR) technique and Innovation accounting (variance decomposition) analysis are used, which varies from the conventional approach or technique in general. Financial development is shown to be the second most important determinant (after labor force) in driving economic expansion in Belarus. Financial intermediation has a major impact on economic growth in Belarus, according to the study. A two-way causation exists between financial development and economic growth. This type of research is rare in Belarus, but it represents an important development in the literature on the finance-growth link.

ByelorussiaEconomyEconomic growth+3
Ismaıl Halabı
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerin finansal gelişim süreçlerinde KOSGEB desteklerinin incelenmesi

"KOSGEB'den Destek Alan Girişimcilerin İşletmelerine Gelişimine Olan Etkileri" olan bu çalışmada girişimcilik tanımları, nedenleri, girişimcilik destekleri hakkında araştırma yapmak, girişimciliğe destek veren kurumlardan bilgi almak, KOSGEB desteklerinin neleri kapsadığı, alma şartları, girişimcilerin destek almalarındaki kriterler, girişimcilerin destek farklılıklarını belirterek, KOBİ tanımları, amaçları, avantajlarıyla dezavantajlarını belirterek, işletmelere yapılacak hibe ve kredi desteklerinin neleri kapsadığı ve işletmelerin gelişimine ve büyümesine etkilerinin neler olduğu ifade edilirken ülke ekonomisine ve istihdama katkısının neler olduğunu analiz edilmiştir. Analizde destek alan girişimcilerin aldıkları destek oranlarının farklılığı belirlenmiştir. Sonuç olarak da girişimcilerin işletme büyüklükleri, konumları, tecrübeleri, belirli bir sermayelerinin bulunması gibi faktörlerde girişimcilerin gelişim durumları değerlendirilmiştir.

Destekleme politikalarıEkonomik destekFinansal destek+3
Mustafa Yücel
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişmişlik, yasal haklar ve fiyat istikrarı

Bu çalışmanın amacı, yasal hakların ve fiyat istikrarının, finansal gelişmişlik düzeyi üzerindeki etkisini analiz etmektir. Bu amaçla, 116 ülkede 2004-2012 dönemi için yasal hakların, fiyat istikrarının, bilgi paylaşımının ve ekonomik büyümenin finansal piyasalar üzerindeki etkisi ampirik olarak incelenmiştir. Analiz sonuçları, yüksek bir finansal gelişmenin güçlü yasal haklarla, daha fazla kredi bilgisiyle, bilgi paylaşım kurumlarının varlığıyla ve daha yüksek ekonomik büyümeyle ilişkili olduğunu ortaya koymuştur.

Ekonomik büyümeFinansal gelişmeFiyat istikrarı+5
Bünyamin Özkür
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal yenilikler ve para politikası ilişkisi: Türkiye örneği

Son yarım yüzyılda, dünyada hızla artan ekonomik büyüme, küreselleşme ve finansal serbestleşme süreci yaşanmış ve ülke otoriteleri bu süreci para politikası araçlarıyla yönlendirmeye çalışmışlardır. Ekonomik büyümenin ihtiyaç duyduğu yatırımlar, finansal piyasalarda yaratılan fon fazlasıyla desteklenmeye çalışılmış, dolayısıyla finansal sektör hızla gelişim göstermiştir. Teknolojik gelişmelerin, artan rekabetin ve uygulanan para politikalarının etkisi ile finansal sektör, devamlı bir yenilik süreci geçirmiş ve finansal araç çeşitliliğini arttırmıştır. Ancak artan finansal yeniliklerin ekonomik ve sosyal kalkınma için sunduğu yeni fırsatların yanı sıra para politikaları üzerinde yaratacağı yeni zorluklar ve riskler de belirsizliğini korumaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de 2014:1-2022:4 arası dönem verileri kullanılarak finansal yenilikler ve uygulanan para politikası araçları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Bu kapsamda çalışmada, finansal yenilik göstergesi olarak kredi kartı kullanım hacmi, para politikası göstergesi olarak ise politika faiz oranı değişkeni kullanılarak Granger ve Todo Yamamato Nedensellik Testi uygulanmıştır. Her iki nedensellik testinden elde edilen sonuçlar, finansal yeniliklerden para politikasına doğru bir nedensellik ilişkisi olmadığını göstermektedir. Ancak yapılan Granger nedensellik test sonucuna göre, para politikasından finansal yeniliklere doğru tek yönü bir nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir.

Finansal gelişmeFinansal krizFinansal yenilikler+1
Şerafettin Ararat
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessEN

On altıncı yüzyıl Anadolu'sunda kırsal ekonomi ve vakıf maliyesi: Bursa Çelebi Sultan Mehmed Vakfı üzerine bir çalışma, 1558-1591

This study analyzes the dynamics of sixteenth-century economic growth and the following crisis at the end of the century in Anatolia as reflected in the finances of Çelebi Sultan Mehmed Vakfı in Bursa. The main resource of the study is the account registers which contain the records of annual revenues and expenditures of the aforesaid pious foundation. These registers, which constitute an almost uninterrupted series between 1558 and 1591, provide information about economic variables that reflect trends on a larger scale in addition to the foundation's finances. This in turn allows for the construction of statistical series on trends in grain production in the foundation's villages, prices of a number of goods in Bursa and peasants' tax liabilities. A detailed presentation and interpretation of these quantitative data along with discussions of methodological problems encountered in the use of resources comprise the frame of the study. The main argument of this study is that the original causes of the economic crisis at the end of the sixteenth century, at least as observed in Bursa and Sultan Mehmed Vakfı, lied in the economic developments in the countryside. After the mid-1570s, demographic pressure and successive years of poor harvests forced the peasants to shift towards subsistence agriculture and triggered an increase in the general level of prices. Price increase and decline in tax revenues due to the fall in the level of agricultural output in turn led to a decrease in the incomes of surplus-extracting classes.

16. centuryEconomic crisisFinancial development+6
Ramiz Üzümçeker
Boğaziçi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal derinleşmede bireysel emeklilik sisteminin rolü: Türkiye üzerine ampirik bir uygulama

Bireylerin emeklilik dönemlerinde, sosyal güvenlik sisteminin yetersiz kalması, yeni bir sosyal güvenlik sistemi arayışına girilmesine sebep olmuş, böylece bireysel emeklilik sistemi ortaya çıkmıştır. Bireysel emeklilik sistemi bu yönü ile sosyal güvenlik sisteminin tamamlayıcısı niteliğini taşımaktadır. Bu sistem, bireylerin çalışabildikleri dönemde elde ettikleri tasarrufları bireysel emeklilik fonlarına aktararak emeklilik dönemlerinde ek gelir sağlama fırsatı sunmaktadır. Bununla beraber, elde edilen bu gelir ile standartları yükselen bireyler yatırıma yönelebilmektedir. Böylece finansal aracıların ve finansal araçların çeşitlenip yaygınlaşması anlamına gelen finansal derinleşmeyi arttırabilmekte ve yatırımda bulunmak isteyen girişimciler ile bireysel emeklilik sistemi arasında fon transferi sağlanabilmektedir. Bu çalışma, Türkiye'de 2006Q4-2024Q1 arası çeyreklik verileri kullanılarak finansal derinleşmede bireysel emeklilik sisteminin rolünü araştırmaktadır. Bunun için çalışmada finansal derinleşme göstergesi olarak M2 para arzı ve bireysel emeklilik göstergesi olarak bireysel emeklilik katılımcılarının fon tutarı değişken olarak kullanılmış, bu değişkenler zaman serisi yöntemi olan ARDL sınır testi yaklaşımı ve Granger Nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda BES fonlarının tutarındaki artışın, finansal derinleşmeyi artırdığı sonucuna ulaşılmıştır. Yapılacak olan devlet desteği ve teşvikleriyle BES'e olan katılım artacak bu da fonların artmasına neden olacaktır. Bu durumda finansal sisteme önemli ölçüde kaynak sağlayıp sistemin gelişmesine neden olacaktır. Böylece finansal derinleşme de artacaktır. Özetle BES'in artmasının finansal derinleşmeyi pozitif yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan Granger nedensellik test sonuçları da bu sonuçları destekler nitelikte olup BES'in finansal derinleşmenin Granger nedenseli olduğu görülmüştür.

Bireysel emeklilikFinansal gelişmeÖzel sosyal güvenlik sistemi
Gaye Ugun
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme, doğrudan yabancı yatırımlar ve ekonomik büyüme: Panel eşik regresyon yaklaşımı

Bu çalışmada, doğrudan yabancı yatırımların (DYY) ve finansal gelişmenin ekonomik büyüme üzerindeki etkileri, 91 ülkeyi kapsayan ve 2001–2023 dönemine ait veriler kullanılarak incelenmiştir. Literatürde yaygın olarak benimsenen "gelişmiş-gelişmekte olan ülke" ayrımı yerine, gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYİH) dayalı nesnel bir eşik değeri belirlenmiş ve ülkeler bu değerin altında veya üstünde yer almalarına göre sınıflandırılmıştır. Bu yaklaşım, toplulaştırma yanlılığı riskini azaltarak farklı gelir düzeylerindeki ülkelerde DYY ve finansal gelişmenin büyüme üzerindeki etkilerinin karşılaştırılmasına olanak tanımaktadır. Analiz sonuçları, düşük gelir rejiminde DYY'nin ekonomik büyümeyi negatif yönde etkilediğini göstermektedir. Buna karşılık, yüksek gelirli ülkelerde DYY'nin büyüme üzerindeki etkisi negatif olmakla birlikte istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Finansal gelişme değişkeni ise her iki gelir rejiminde de büyümeyi pozitif yönde etkilemiştir. Finansal piyasaların derinliği, tasarrufların yatırımlara etkin biçimde yönlendirilmesini, risklerin çeşitlendirilmesini ve kaynak tahsisinin verimliliğini artırarak ekonomik büyümeyi desteklemektedir. Bununla birlikte, düşük gelirli ülkelerde finansal gelişmenin büyümeye katkısının daha belirgin olduğu, yüksek gelirli ülkelerde ise bu etkinin marjinal olarak azaldığı görülmektedir. Bu bulgu, finansal sistem belirli bir olgunluk düzeyine ulaştığında büyümeye yaptığı katkının giderek sınırlanabileceğini ortaya koymaktadır.

Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarıEkonomik büyümeFinansal gelişme
Rıza Öztürk
Nevşehir Hacı Bektaş Veli University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Geçiş ekonomilerinde finansal gelişme, küreselleşme ve yoksulluk ilişkisi: Panel veri analizi

Küreselleşme, hayatın her alanında etkisini hissettiğimiz çok boyutlu bir gelişim sürecidir. Tüm dünyanın hızlı bir şekilde entegre olduğu bu süreçte yaşanan gelişim ve dönüşümden bütün ülkeler aynı oranda yararlanamamışlardır. Başka bir deyişle ülkelerin kurumsal yapıları, dışa açık olup olmadıkları, yabancı sermaye girişlerinin kısıtlı olup olmaması gibi etkenlerden dolayı bazı ülkeler bu sürece hızlı bir şekilde adapte olurken, bazı ülkeler için ise bu durum daha yavaş ilerlemektedir. Fakat küreselleşme sadece fırsatlar cennetinden ibaret olan bir olgu da değildir. Bu sürecin fırsatları kadar riskleri de olan bir süreç olduğu unutulmamalıdır. Özellikle küreselleşme ile birlikte sıkça kullanılan yoksulluk kavramı literatürde oldukça sık değinilen ve arafta kalınan bir durumu yansıtmaktadır. Başka bir deyişle, acaba küreselleşme yoksulluğu azaltmada etkili midir, yoksa tam tersine bu süreç yoksulluğu artırmakta mıdır? Bu çerçevede bu çalışma, küreselleşmenin yoksulluk üzerindeki etkilerini söz konusu sürecin sürükleyici dinamikleri olan finansal gelişme ve teknolojik yeniliğin yoksulluk üzerindeki etkilerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, planlı ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçiş yapan seçilmiş geçiş ekonomileri; Avrupa Birliği'ne girenler ile SSCB'den ayrıldıktan sonra Bağımsız Devletler Topluluğu'na (BDT) katılan ülkeler olarak iki grup halinde incelenmektedir. Küreselleşmenin yoksulluk üzerindeki etkileri söz konusu ülkeler için 1997-2018 dönemine ait veriler kullanılarak panel veri yöntemiyle analiz edilmektedir. Analizden elde edilen bulgular, AB'ye üye olan geçiş ekonomisi ülkelerinde uzun dönemde küreselleşme, teknolojik yenilik ve finansal gelişmişlik yoksulluğu azaltmaktayken, SSCB'den ayrılan ve sonradan BDT'de yer alan ülkelerde küreselleşme, teknolojik yenilik ve finansal gelişme kısa dönemde yoksulluğu azaltmakta etkili, uzun dönemde ise yoksulluğu azaltmada etkili olmadığına işaret etmektedir.

Finansal gelişmeGeçiş ekonomisiKüreselleşme+4
Ayşe Ünsal
Necmettin Erbakan University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal gelişme ve yoksulluk arasındaki ilişki: Türkiye üzerine ampirik bir inceleme

Küresel bir sorun haline gelen yoksulluk tüm dünyanın gündeminde yer almaktadır. Yoksulluk sorunuyla mücadelede farklı politikalar uygulanabilmektedir. Yoksullukla mücadelede birçok mekanizma kullanılmakta ve bu yolla yoksulluk en aza indirilmeye çalışılmaktadır. Finansal gelişme bu mekanizmaların arasında yer almaktadır. Finansal araçların çeşitli olması ve bu araçların herkes tarafından kullanılması, fon akışının güvenli ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesi finansal gelişmeyi ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'deki yoksulluk ve finansal gelişme boyutunu ele aldıktan sonra finansal gelişmenin yoksulluk üzerindeki etkisini ampirik analiz yoluyla incelemektir. 1980-2022 dönemine ait yıllık veriler kullanılarak analiz yapılmıştır. Analiz değişkenlerinden yoksulluk bağımlı değişken iken finansal gelişmede bağımsız değişkendir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda finansal gelişme ile yoksulluk arasında Johansen-Eşbütünleşme testinde eşbütünleşme ilişkisi bulunmuştur. Uzun dönem katsayı tahminini tespit etmek amacıyla FMOLS ve DOLS yöntemleri kullanılmış ve değişkenler arasında pozitif ilişki belirlenmiştir.

EşbütünleşmeEşbütünleşme testleriFinansal gelişme+3
Seher Uygur
Mardin Artuklu University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

The dynamics of financial and macroeconomic determinants in natural gas and crude oil markets: Evidence from Oecd/Gcc/Opec countries

This study analyzes the countries in the Organization for Economic Cooperation and Development (OECD), Gulf Cooperation Council (GCC) and Organization of the Petroleum Exporting Countries (OPEC) within the data period to test whether there is long-term or short-term relationship between world's oil and natural gas consumption and the economic growth in the relevant countries. This analysis is undertaken in relation to the variables of world energy prices (Brent, West Texas Intermediate, Dubai, Henry Hub, Japan and Russia) and the liquidity level, stock market and industrial production of the target countries. Within the framework of this study, Augmented Dickey Fuller (ADF), Phillips-Perron (PP) and Kwiatkowski-Phillips-Schmidt-Shin (KPSS) unit root tests, Johansen cointegration and Granger causality analyses are implemented. The empirical findings of this thesis indicate that there are multidirectional relationships between the above-mentioned variables. These relationships can be explained by the factors that each country group owns within the framework of their energy sources, financial markets, economic conditions and geographical positions. The data accrued and analyzed in this thesis is presented as a contribution to guide policymakers, global investors and researchers in constituting an extensive country specific energy, macroeconomic and financial policies.

Natural gasEconomic growthEconomic developments+7
Merve Karacaer Ulusoy
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessEN

An empirical analysis of dollarization on financial development in the developing economies

One of the important issues in developing countries is currency substitution, which can also be called dollarization. The concept of dollarization has evolved over the years with many changes in the financial world such as the growing international trade, the removing of legal restrictions on foreign currency deposits, and the integration of economy's domestic financial system with the global financial markets. The existing literature concerning dollarization issues has tried to concentrate on economies with high inflation in which the use of strong foreign currencies have gained significance for nearly three decades. In this vein, the existing studies on currency substitution have focused on the link between dollarization and the dynamics of money demand, institutional quality, inflation, and exchange rate. However, little research has been done on assessing directly the effects of dollarization on financial development. For this reason, the purpose of this study is to empirically investigate the impacts of dollarization on financial deepening using panel data analysis of 60 selected transition and developing economies over the period 2004-2012. The results of study revealed that dollarization has the positive impacts of dollarization on financial development in countries with high inflationary environments.

DolarizationFinancial deepeningFinancial development+3
Ayşe Nur Şahinler
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de finansal gelişme ve enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkisi

Bu çalışmanın amacı; Türkiye'de finansal gelişme ve enerji tüketiminin ekonomik büyüme üzerindeki etkilerini, teorik ve uygulamalı olarak analiz etmektir. Bu kapsamda; Türkiye'nin 1960-2019 dönemi yıllık verileri kullanılarak yapısal kırılmalı analizler gerçekleştirilmiştir. Serilerin durağanlığı; Vogelsang ve Perron (1998), Lee ve Strazicich (2003) ve Carrion-i-Silvestre vd. (2009) birim kök testleri kullanılarak analiz edilmiş ve bütün serilerin I(1) olduklarına karar verilmiştir. Modellerde yer alan değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisinin varlığı; Gregory ve Hansen (1996) ve Maki (2012) eşbütünleşme testleri ile incelenmiş ve modellerde yer alan değişkenler arasında eşbütünleşme ilişkisinin var olduğuna karar verilmiştir. Maki (2012) çoklu yapısal kırılmalı eşbütünleşme testinde belirlenen yapısal kırılma tarihleri, uzun ve kısa dönem analizlerine kukla değişkenlerle dâhil edilmiştir. Çalışmada uzun dönem analizleri; FMOLS, DOLS ve CCR yöntemleriyle gerçekleştirilmiş ve ekonomik büyümenin, özel sektör tarafından kullanılan kredi miktarı %1 arttığında ortalama %0,13, geniş anlamda para arzı %1 arttığında %0,13 ile %0,24 arasında, enerji tüketimi %1 arttığında ise ortalama %0,40 civarında arttığı belirlenmiştir. Kısa dönem analizleri de FMOLS, DOLS ve CCR yöntemleriyle gerçekleştirilmiş ve özel sektöre verilen kredilerin ekonomik büyümeyi kısa dönemde de artırdığı, ancak bu etkinin uzun dönemdekinden daha küçük olduğu belirlenmiştir. Geniş anlamda para arzındaki artışların da ekonomik büyüme üzerindeki kısa dönemli etkilerinin pozitif ve uzun dönemdekinden daha küçük olduğu görülmüştür. Enerji tüketiminin ise ekonomik büyümeyi kısa dönemde, uzun dönemdekinden daha fazla etkilediği tespit edilmiştir. Modellerin hata düzeltme mekanizmalarının çalıştığı ve yapılan analizlerin güvenilir olduğu belirlenmiştir. Seriler arasındaki nedensellik ilişkileri VECM yöntemiyle analiz edilmiş ve Türkiye'de 1960-2019 döneminde ekonomik büyümeden enerji tüketimi ve para arzına doğru tek yönlü, kredi hacminden enerji tüketimi ve para arzına doğru tek yönlü, enerji tüketimi ile para arzı arasında iki yönlü uzun dönem nedensellik ilişkilerinin var olduğu bulunmuştur. Diğer yandan Türkiye'de 1960-2019 döneminde kredi hacminden enerji tüketimine doğru tek yönlü, enerji tüketimi ile para arazı arasında iki yönlü kısa dönem nedensellik ilişkilerinin var olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmadan elde edilen bulgulara göre; özel sektöre verilen kredilerin, parasal genişlemenin ve enerji tüketiminin ekonomik büyümeyi artırdığı, özel sektöre verilen krediler ve parasal genişlemenin uzun dönemli, enerji tüketiminin ise kısa dönemli etkilerinin daha büyük olduğu söylenebilir.

Ekonomik büyümeEkonomik etkiEnerji tüketimi+5
Hüseyin Uslu
Osmaniye Korkut Ata University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Ödemeler dengesi, kamu açıkları ve finansal gelişme: Türkiye 1980-1999

YÜKSEK LİSANS TEZ ÖZÜ ÖDEMELER DENGESİ, KAMU AÇIKLARI VE FİNANSAL GELİŞME: TÜRKİYE 1980-1999 B. Gülümser KAYTANCI İktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Eylül 2000 Danışman: Prof. Dr. İlyas ŞIKLAR Ödemeler dengesine parasal yaklaşım olarak adlandırılan teorik yaklaşıma göre, yurtiçi kredi genişlemesi, uluslararası rezervlerdeki değişmelerin para arzı üzerindeki etkisini giderebilmek amacıyla kamu otoritesi tarafından tercih edilen bir yöntemdir. Bu nedenle kamu açıklarının yurtiçi kredi genişlemesi ve tahvil satışları ile finanse edilen kısımlarını birbirinden ayırmak gerekir. Kamu açıklarının tahvil satılarak finanse edilen kısmı ise ülkedeki finansal gelişmişlik düzeyi ile yakın ilişki içerisindedir. Bu çalışmanın temel amacı ödemler dengesine parasal yaklaşım çerçevesinde öne sürülen yukarıdaki hipotezi test edebilmektir. Bu amaçla öncelikle ödemeler dengesine parasal yaklaşım modelinin teorik altyapısı verilmiş ve söz konusu yaklaşım kapsamında Türkiye için tahmin edilebilecek bir model geliştirilmiştir. Daha sonraki bölümde finansal gelişme kavramı tanımlanmış ve bu amaçla kullanılabilecek çeşitli göstergeler incelenmiştir. Son olarak Türkiye'de 1980 - 1999 dönemi için kamu açıklan, finansal gelişme göstergeleri ve ödemeler dengesinin seyri kısaca incelenmiş, daha önce geliştirilen model Türkiye uygulamasından elde edilen verilerle test edilmiştir. Gerçekleştirilen test sonuçlarına göre, ödemeler dengesine parasal yaklaşım modelinin öne sürdüğü hipotez genel anlamda doğrulanmaktadır. Bu nedenle ele alman dönemde finansal sektörde gözlenen gelişmelerin kamu açıklarının finansmanında iyileşme sağladığı, bunun da ödemeler dengesi üzerinde olumlu sonuçlar doğurduğunu söylemek mümkündür.

Finansal gelişmeKamu açıklarıÖdemeler dengesi
B. Gülümser Kaytancı
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2000
00
Master'sOpen AccessTR

Bankalarda finansal erken uyarı sinyalleri ve risk yönetimi

Çalışmanın birinci bölümünde, Risk Yönetimi Tanımı, Kapsamı, Risk Yönetimi Aşamaları ve Ülkemizdeki düzenlemeler ile Risk Yönetiminin Kurumsal Yönetim içindeki rolünden bahsedilmektedir. Çalışmanın ikinci bölümünde, Risk Yönetiminde önemli bir yeri olan Finansal Erken Uyarı Sinyalleri hususuna kısaca değinilmektedir.Çalışmanın üçüncü bölümünde, Bankaların Karşılaştığı temel risk çeşitleri ve bu risklerin yönetiminden bahsedilmektedir.Çalışmanın dördüncü bölümünde, Bankaların Risk Yönetimi Süreçlerinin Tesisi ve Risk Ölçümünde kullanılan yöntemler anlatılmaktadır. Çalışmanın beşinci bölümünde, Bankalarda Risk Yönetiminin Denetlenmesi Süreci anlatılmaktadır. Çalışmanın altıncı bölümünde, Dünyada ve Türkiye'de Bankacılıkta Risk Yönetiminde Öne Çıkan Yaklaşımlar, Gelecekteki Zorluklar ve Sahip Olunması Gereken Yetkinlikler ele alınmıştır. Çalışmanın yedinci ve son bölümünde ise Sektörde Önde Gelen Bankaların Risk Yönetimi Yapılanması ile Karşılaştırması hakkında bilgiler verilmiştir.

BankalarErken uyarı sistemleriFinansal gelişme+4
Beyhan Kuşin Kılınçer
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Katılım bankalarının gelişmesinde işletmelerin rolü: Adana, Batman, Gaziantep, Hatay, Mardin, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa bölgelerinde bir uygulama

Ülkemizde faizin haram olduğu görüşüne sahip insanların birikimlerini ekonomiye aktarmaması bu birikimlerin atıl kalmaması, diğer bir ifade ile yastık altı kalmayıp reel ekonomiye aktarılması için faizsiz bankalar kurulmuştur. Bu faizsiz bankalar profesyonel anlamda 1970'li yıllarda ortaya çıkmış olup ülkemizde 1983 yılında Özel Finans Kurumları adı altında faaliyetlerine başlamışlardır. Özel Finans Kurumları 2005 yılında çıkarılan kanunla isim ve statü değişikliğine gitmiş ve bankacılık çatısı altına girerek Katılım Bankası adını almışlardır.Katılım Bankaları birçok faaliyetinde ticari bankalarla benzerlik göstermesine rağmen faizsiz bankacılık prensibiyle çalıştıkları için bazı noktalarda ticari bankalardan ayrılmaktadır.Bugün faizsiz bankacılık sadece Müslüman ülkelerde değil; İngiltere, Almanya gibi Avrupa ülkeleri ve Amerika Birleşik Devletleri gibi ekonominin çok ileri düzeyde olduğu ülkelerde de yaygınlaşmaktadır. Ülkemizde de Katılım Bankaları 2001 krizinden sonra büyük bir atılım yapmış, 2005 yılında Katılım Bankaları olmakla birlikte ticari bankalarla rekabet edebilecek konuma gelmişlerdir. Bu kurumlar her alanda kendilerini sürekli güncelleyerek büyüme trendlerini devam ettirmektedirler.Bu çalışmada Faizsiz Bankacılık Sistemi anlatılmış olup faizle kâr arasındaki farklar ve faizsiz bankaların çalışma prensipleri anlatılmıştır. Bir faizsiz bankacılık modeli olan Katılım Bankalarının Dünyadaki ve Türkiye'deki gelişim süreci, Katılım Bankalarının faaliyetleri anlatılmıştır. Ayrıca Katılım Bankalarının faaliyetleri, kârlılıkları ve Katılım Bankalarının gelişmesinde işletmelerin rolü anlatılmış ve Adana, Batman, Gaziantep, Hatay, Mardin, Mersin, Osmaniye ve Şanlıurfa Bölgelerinde anket uygulaması yapılmıştır. İşletmelere yapılan anketler SPSS programıyla analiz edilip yorumlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Kâr Payı, Faiz, Katılım Bankası

BankacılıkBölgesel politikalarFinans+4
Ahmet Şit
İnönü University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2012
00

Related subjects