Folk tales

78 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Âşık Temelî'nin hayatı, sanatı ve şiirleri

Âşık edebiyatı ozan-baksı geleneği ile şekillenen, temelini halk edebiyatından alan, tekke-tasavuf edebiyatından beslenen ve 15. yüzyıldan sonra gelişen bir saz edebiyatıdır. Ozanlar kopuz ile ezgili şiirler söyleyip büyücü, hekim, müzisyen, rahip-şair olarak toplumda var olmuşlardır. Âşıkların sadece çalgılı şair olarak anılması ozanlara göre iş bölümünün azaldığını göstermektedir. Âşıklar da ozanlar gibi yarım uyak kullanıp hece ölçüsüne uyarak toplumun önünde ezgili şiir söyler. Âşık tipi halk şiirine yeni kurallar ve disiplinler getirmiştir. Dini konuların dışına çıkarak aşk ve yiğitlik gibi temalar halk şiirine girmiştir. Katı ayak kuralları ve yarışmalarla birlikte lebdeğmez, muamma gibi yeni şiir anlayışları ortaya çıkmıştır. Köyden şehre göçlerin, kültürel değişimlerin, okuma yazma oranının artması gibi sebepler âşık tipinin değişmesini ve gelişmesini sağlamıştır. 16.yüzyıldan itibaren her yüzyılda yetişen âşıklar; toplumun politik yapısını, yaşayışını, kültürünü şiirlerinde yansıtmış ve topluma ayna olmuşlardır. 21. yüzyılda bir önceki asra göre âşıklık geleneğinin gücü sarsılmış olsa da saz çalabilen, atışma yapabilen, doğaçlama söyleyebilen usta-çırak geleneği içinde yetişmiş Yakup Temel gibi âşıklar da vardır. Yakup Temel âşıklık geleneğini âşık toplantıları ve buluşmaları haricinde televizyon ve radyo promlarında da sürdürürerek modern yaşama ayak uydurmuştur. Ayrıca lebdeğmez gibi şiirleri başarılı bir şekilde sunmuş; yayın, kurum, âşık buluşmaları ve festivallerden birçok ödül almıştır. Bu tez çalışmasında Yakup Temelî'nin hayatı, âşıklığı, sanatı ve sanatının içinde yer alan şiirleri ve hikâyeleri incelenmiştir. Tezin Yakup Temelî'nin Hayatı ve Âşıklığı adlı ilk bölümünde; Temelî'nin soyu, babası, annesi, doğumu, öğrenim durumu, askerliği, evliliği, çocukları, âşıklığa başlaması, kullandığı mahlaslar, etkilendiği âşıklar, katıldığı âşık programları ve aldığı ödüllerin bilgisi verilmiştir. Yakup Temelî'nin Şekil Yapısı ve Biçimsel Dağılımı adlı 2. bölümünde vezin tanımı yapılarak atışmalar, sicillemeler ve satrançlar bölümü hariç incelenen 644 şiirin hece ölçüsüne göre dağılımı verilmiş ve bu şiirlerden örnekler verilerek durak yapısı belirlemiştir. Kafiye ve redifler şiir örnekleri üzerinden işlenmiş; ayaklar ise tek ve döner ayak şeklinde gruplandırılmıştır. Ayrıca 644 şiirin hece ölçüsü, durak, kafiye düzeni, ayak, dörtlük sayısı, mahlas ve şiirlerin yazılış tarihi tablo haline getirilerek bir bütün halinde incelenmiştir ve sonuç bölümünde incelenen şiirler grafiklerle desteklenmiştir. Âşık Temelî'nin Şiirlerinde İşlediği Konular adlı 3.bölümde şiirler; milli konular, dini konular, tarihi olaylar, güncel konular, toplumsal eleştiri, halk kültürü başlıklarına ayrılmıştır ve şiirler yorumlanmıştır. Âşık Temelî'nin Şiirlerinde Edebî Sanatlar adlı 4. bölümde 19 tane edebi sanatı ele alınarak şiirlerden örnekler verilmiştir. Âşık Temelî'nin Hikâye İncelemeleri bölümünde Şahperi ile Süleyman ve Kurt Hasan hikayeleri; olay örgüsü, kaynak, mekan, zaman kavramı, kahramanlar, epizot tahlili, yer alan şiirlerin tahlili, kalıplaşmış ifadeler ve dil ve anlatım gibi başlıklara ayrılarak ele alınmıştır. Tezin altıncı bölümünde Âşık Temelî'nin 698 şiiri birinci dörtlüğün son mısrasındaki ayak seslerinin sırasına bağlı kalınarak sıralanmıştır. Yedinci bölümünde ise "Süleyman ile Şahperi ve Kurt Hasan" hikâyelerinin orijinal hali yer almıştır. Anahtar Kelimeler: Ozan, Âşık Tipi, Âşıklık Geleneği, Âşık Yakup Temel, Halk Hikâyesi

Aşık edebiyatıAşıklar(Aşıklık geleneği)Biyografi+3
Gizem Bor
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Anlatıma dayalı türlerde mücadele (masal-destan-halk hikâyesi)

İnsan yaşamının her alanında var olduğu gibi halk edebiyatı anlatı türlerinde de mücadele kavramına sıklıkla rastlanılmaktadır. Çalışmanın giriş kısmında araştırmanın amacı, kapsamı ve yöntemi ele alınırken, mücadelenin tanımı ve seçili metinlerdeki kişiler hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde mücadele eden kişiler, ikinci bölümde mücadele edilen kişiler, üçüncü bölümde mücadelenin nedenleri, dördüncü bölümde mücadelenin aşamaları anlatılmıştır. Bu çalışmada mücadelenin kimler tarafından, ne için, neden, nasıl ve ne zaman yapıldığı incelenmiş ve elde edilen sonuçların türler arasında karşılaştırılması yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlatıma Dayalı Türler, Mücadele, Kişi.

AnlatıDestanlarHalk hikayeleri+3
Ceren Aydoğan
Muğla Sıtkı Kocman University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Halaçça halk hikâyeleri, metin-çeviri, dil bilgisi, dizin-sözlük

Yüksek Lisans Tezi olarak hazırlanan bu çalışma, Gerhard Doerfer ve Semih Tezcan'ın Folklore-Texte der Chaladsch (Halaçça Halk Hikâyeleri) kitabını temel almaktadır. Çalışmada adı geçen eserden seçilen Nasreddin Hoca ve Şah Abbās Hikâyeleri incelenmiştir. Giriş kısmında Halaçlar ve Halaççadan genel olarak bahsedildikten sonra, Halaççanın başlıca dil özelliklerine kısaca değinilmiştir. Ardından Halaçça ile ilgili yapılan diğer çalışmalardan bahsedilmiş ve çalışmada izlenilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir. Ses Bilgisi ve Biçim Bilgisi başlıkları altında metinlerimiz temel alınarak Halaççanın dil bilgisi incelenmiştir. Daha sonra Halaçça hikâyeler verilmiş ve bunların Türkçeye çevirisi yapılmıştır. Dizin-Sözlük kısmında ise incelenen hikâyelerden hareketle etimolojik dizin-sözlük hazırlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Halaçça, halk hikâyeleri, Şah Abbās, Nasreddin Hoca

DilbilgisiDilbilimHalaç Türkleri+7
Betül Ulutürk
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Şerif Aydemir'in hayatı, sanatı ve eserleri

2000 sonrası Türk hikâyeciliğinde geleneksel hikâye anlayışını devam ettiren yazarlar olduğu gibi modern anlatım tekniklerini kullanan yazarlar da vardır. Şerif Aydemir de Refik Halid, Sabahattin Ali ve Sait Faik Abasıyanık çizgisinin günümüzdeki en temsilcilerinden biri olarak geleneksel anlatım tekniklerini hikâyelerinde kullanmayı tercih eden yazarlardan biridir. Aydemir, yazmış olduğu hikâyeleriyle Anadolu'yu ve Anadolu'nun insanlarını anlatmayı tercih eder. O, hikâyesini oluştururken, Türkülerden, masallardan, destanlardan, halk hikâyelerin-den, manilerden ve deyimlerden yararlanmayı ihmal etmez. Hikâyelerinde gerçekçi bir anlatıma başvuran yazar, oldukça duru bir anlatım dilini benimsemiştir. Şerif Aydemir'in Hayatı, Sanatı ve Eserleri başlığını taşıyan bu çalışmamızda, yaza-rın hayatı hakkında ayrıntılı bilgiler sunacak, yayımlanmış olan üç kitabındaki hikâye-lerini yapı ve tema bakımından incelemeye çalışacağız.

AnadoluAydemir, ŞerifBiyografi+3
Ercan Köksal
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kerem ile Aslı hikâyesi eş metinlerinde Jung'un dört arketipi

Bir milletin maddi manevi tüm değerlerini koruyup gelecek nesillere aktarmasıyla kültür oluşur. Halk anlatmaları da kültür aktarımını sağlayan önemli unsurlardandır. Halk hikâyeleri de halk anlatmalarının önemli bir bölümünü oluşturur. Halk hikâyeleri başlangıçta sözlü olarak aktarılmıştır. Halk hikâyecilik geleneğinde hikâyeler, âşıklar ve meddahlar vasıtasıyla yayılıp şekillenmiştir. Daha sonraki dönemlerde de yazıya geçirilmiştir. Halk hikâyeleri; sevda konulu olanlar, kahramanlık konulu olanlar, hem sevda hem kahramanlık konulu olanlar olarak kendi içinde sınıflara ayrılmaktadır. Kerem ile Aslı hikâyesi, sevda konulu hikâyeler arasında bulunmaktadır. Kerem ile Aslı hikâyesi Türk halk hikâyeleri arasında çokça bilinen bir hikâyedir. Hikâye sadece Türkiye ve Azerbaycan sahasıyla sınırlı kalmamıştır. Bugün tüm Türk dünyasında bilinmekte ve Türklerin gittiği her coğrafyada varlığını korumaktadır. Balkanlar'dan Anadolu'ya, Anadolu'dan Türk Cumhuriyetleri'ne kadar her yerde bilinmektedir. Kerem ile Aslı sevda konusunu içtenlikle işlemiştir. Bu sebeple çok sevilmiş ve sözlü gelenekte anlatıcısının gittiği, gördüğü, gezdiği yerler ile bir etkileşim hâlinde olmuştur. Bundan dolayı da eş metinler çeşitlenmiştir. Bu çalışma Kerem ile Aslı hikâyesinin batı sahasında bilinen eş metinleri ile sınırlandırılmıştır. Çalışmaya yüzlerce yıllık Türk toprağı olan Kerkük'ün de bir varyantı dâhil edilmiştir. Halkın hafızasında önemli yere sahip olan Kerem ile Aslı hikâyesi, Türk halk hikâyecilik geleneğinde görülen motifler yönünden de oldukça zengindir. Bu sebeple bu çalışmada hikâyede geçen motifler ve epizotlar da listelenmiştir. Hikâyenin bu yönlerden zengin olmasından dolayı arketipsel olarak da incelenmesi önem arz etmektedir. Tezimizin son kısmını "Analitikal Psikoloji"nin kurucularından Carl Gustav Jung'un "ilk örnek" dediği, kolektif bilinçdışını gelecek nesillere aktaran "arketip"lerinin Kerem ile Aslı hikâyesi üzerindeki incelemesi oluşturmaktadır. Bu hikâyede Jung'un, öne çıkan dört arketipi olan "anne", "anima-animus", "persona" ve "gölge" arketipleri esas alınmış ve Kerem ile Aslı hikâyesinde tespit edilmeye çalışılmıştır.

ArketipHalk hikayeleriJung, Carl Gustav+3
Bahriye Kalkan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hamzaname: Metin - dizin (14. Cilt)

Bu çalışmada Hamzavî'nin 14. yüzyılda yazıya geçirdiği söz varlığı ve dil bilgisi bakımından Eski Anadolu Türkçesinin dil özelliklerini yansıtan Hamzanâme'nin Yapı Kredi Sermet Çifter Kütüphanesi'nde bulunan 14. cildi ele alınmıştır. Çalışma metnin yazı çevirimi ve çözümlemeli dizininden oluşmaktadır. Çalışmanın amacı metnin doğru şekilde okunarak çözümlemeli dizininin yapılması, böylece edebiyatımızda önemli bir yere sahip olan Hamzanâmeler'in bir cildinin daha günümüz Türkçesine kazandırılmasıdır. Çalışmayla Hamzanâmeler'in edebiyatımızdaki yeri ve önemini belirlenmeye çalışılmaktır. Üzerinde çalıştığımız metin 19. yüzyılda istinsah edildiğinden, Eski Anadolu Türkçesine özgü dil özelliklerinden kimileri eserde farklı biçimlerde yer almıştır. Müstensihin yazımda yaptığı yanlışlar da metinde ikili yazımların oluşmasına neden olmuştur.

Dil özellikleriDilbilgisiEski Anadolu Türkçesi+5
Bihter Karahan
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Bir halk kitabı olarak (H.1329 tarihli) "Muhammed Hanefi hazretleri Cengi"

Cenknâme türü halk kitapları, çok eski tarihlerden beri dünyanın farklı milletlerinde mevcuttur. Hem yazılı hem sözlü geleneğin kesişim noktasında bulunan ve halka yön veren önemli ürünlerdir. Bu tez bir giriş, iki bölüm, bir sonuç ve eklerden oluşmaktadır. Çalışmada ilk olarak kültür, halk kitapları gibi kavramlar üzerinde durulmuştur. Daha sonra halk kitapları ve özellikleri incelenmiş, çalışma hakkında genel bilgiler verilmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, "Muhammed Hanefi Hazretleri Cengi" başlıklı eser ile ilgili yapılmış çalışmalara yer verilmiş ve aynı zamanda eser, şekil ve muhteva bakımından incelenmiştir. Kısaca bu bölümde eserin halk kitabı olup olmadığı ortaya konmaya çalışılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise "Muhammed Hanefi Hazretleri Cengi" adlı eser "Hāzā Kitâb-ı Muhammed Hanefî", "Resimli Muhammed Hanefi Cengi" ve "Allah'ın Nimetleri ve İnsanlar" adlı eserlerle mukayese edilerek incelenmiştir.

Ahmed B. Muhammed El-Hüseyin El-Hanefi Es-SemerkandiCenknamelerEski Türk edebiyatı+4
Esra Karabıyık
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kars ilinde Ermeni meselesi hakkında anlatılar

Ermeni Meselesi, Türkiye Cumhuriyeti'ni yaklaşık yüz yıldır meşgul eden siyasî bir sorundur. Bu sorun tarihsel nitelikte olmasına rağmen güncelliğini korumaktadır. Ermeni meselesi, uluslararası ilişkiler ve politikalarda da belli dönemlerde gündemi belirlemektedir. Bu tarihî olayın çözüme kavuşması için farklı disiplinlerde çok sayıda çalışma yapılmıştır. Hepsi farklı bakış açıları sunan bu disiplinler içerisinde halk bilimi de halk edebiyatı ürünleri ile tarih, psikoloji, sosyoloji gibi bilimlere kaynaklık ederek, Ermeni meselesine ayrı bir pencereden bakma imkânı sağlayabilir. Bu çalışma; Kars ilinde Ermeni meselesi hakkında anlatıların alan araştırması ve literatür taraması ile tespit edilip, tasnif edilerek incelenmesine dayanmaktadır. Çalışmanın başlıca amacı, Kars ilindeki Ermeni meselesi sonucunda ortaya çıkan halk edebiyatı ürünlerini toplayarak tahlil etmek ve kalıcı hale getirerek gelecek nesillere aktarmaktır. Ayrıca çalışma; siyasî, millî ve toplumsal bir olaya temas etmektedir. Bu özelliğiyle sözlü tarih ile ilişkili olup mevzubahis sorunun daha iyi anlaşılmasına ve çözümüne katkı sağlaması bakımından farklı bakış açıları sunmaktadır. Bu araştırmada, gözlem ve görüşme yöntemleri ile literatür taraması sonucunda elde edilen bilgiler ışığında Kars ilindeki Ermeni meselesi üzerine ortaya çıkan anlatılar kayıt altına alınmıştır. Çalışmanın giriş bölümünde, çalışma konusuna yönelik temel kavramlar açıklanmıştır. Birinci bölümde ise Kars'ta Ermeni meselesi üzerine tespit edilen nesir anlatılar incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, manzum anlatılar tespit edilmiş ve incelenmiştir. Üçüncü bölümde de anlatıların ortak unsurları belirlenmiş ve değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ermeni Meselesi, Kars, Ardahan, Iğdır, Halk Bilimi, Halk Anlatıları

EfsanelerErmeni ayaklanmalarıErmeni olayları+7
Yusuf Aydın
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Halk anlatılarının yeniden yazımı sürecinde Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Boyu

Türk ve dünya edebiyatlarında özel bir yeri olan ve Türk milletinin maddi ve manevi değerlerini somut bir şekilde yansıtan Dedem Korkut Kitabı, 1815 yılında Heinrich Friedrich Von Diez tarafından bilim dünyasına tanıtıldığından beri eskimeyen ve tüketilemeyen kaynaklardan biri olarak dikkat çekmektedir. Kitapta yer alan on iki anlatı, Oğuzların 9. ve 11. yüzyıllar arasındaki idari, iktisadi, kültürel ve dinî yapılarını dinleyiciye/ okuyucuya aktarmaktadır. Kilisli Muallim Rıfat'ın Türkiye'deki ilk neşrinden sonraki yüz yıllık süre içerisinde Dedem Korkut Kitabı birçok araştırmacı tarafından ele alınmış ve bilimsel ölçütlerde neşirler ve makaleler yayımlanmıştır. Bunun yanında Dedem Korkut Kitabı'nın masal, efsane, hikâye hatta tiyatro ve sinema filmi senaryosu olarak defalarca yeniden yazılmıştır. Ortaya çıkan yeni metinlerin birçoğu, asıl metinlerin kopyası olarak değerlendirilebilecek tekrarları iken bazıları da dil, üslup, olay örgüsü ve motifleri bakımından farklılaşmış formları olarak karşımıza çıkmaktadır. Dedem Korkut Kitabı'nın yenidenyazımlarının geçirdiği değişim ve dönüşümler ve bunların hangi boyutlarda ve amaçlarda gerçekleştiklerinin ortaya konulması, yazınsal süreç içerisinde anlatıların geçirdiği dönüşümleri aydınlattığı gibi bundan sonra yazılacak olanlara da ışık tutması bağlamında önem arz etmektedir. Çalışmamızda, Dedem Korkut Kitabı'nın Dresden nüshasında beşinci boy olarak yer alan ve Türklerin İslamiyet'i yeni yeni benimsediği bir dönemde inanç karmaşası yaşayan, bu bağlamda da Azrail'e kafa tutan Deli Dumrul'un ölümü bünyesinde hissedişiyle ilahi gücü ve yaşamın gerçeklerini kabul edişini anlatan Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Boyu'nun yenidenyazımları ele alınacak, ortaya çıkan yeni anlatılardaki biçimsel ve anlamsal dönüşümler açıklamalarıyla birlikte ortaya konmaya çalışılmıştır.

Deli DumrulDuhaHalk bilimi+6
Sahra İpek Edis Aydoğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sevdekâr Şah ile Gülenaz Sultan hikâyesi üzerine bir inceleme

Geleneksel sözlü halk anlatıları içerisinde konu, şekil ve söyleyiş bakımından değişik bir tür olan halk hikâyeleri, yüzyıllardan beri kendine özgü belirli tarz ve kurallar çerçevesinde devam ederek gelmektedir. Kaynağını efsane, masal, menkıbe, destan vb. anlatı türlerinden alan halk hikâyeleri, bir toplumun sosyo-kültürel özelliklerinin, politik unsurlarının ve düşünce biçiminin aynası niteliğindedir. Halk hikâyelerinde konular ve anlatılan olaylar gerçek veya gerçeğe yakındır. Olağanüstü olaylara ve masal unsurlarına çok az yer verilir. Bazı halk hikâyeleri konularının kaynağını tarihi olaylardan alır. Ancak bu tarihi olaylar destanlarda olduğu gibi, çok önemli bir olay olmayabilir. Halk hikâyelerinde genelde âşık kahramanların serüvenleri anlatılır. Saz şairleri, kimi zaman kendi yaşam öykülerini, kimi zaman da tarihi veya yöresel bir kahramanın serüvenlerini çeşitli aşk ve kahramanlık epizotlarıyla süsleyerek halk hikâyelerini tasnif ederler. Âşık Şenlik de Prof. Dr. Ensar Aslan'ın tespitine göre, "Sevdekâr Şah ile Gülenaz Sultan Hikâyesi"ni Şah Abbas'a ait bir kıssadan hareketle ortaya koymuştur. Âşık Şenlik, bu kıssaya dayanan olayı daha da genişleterek ve hikâyeye manzum parçalar ekleyerek hikâyeye son şeklini vermiştir. Çalışmamızda Prof. Dr. Ensar Aslan'ın, Âşık Kasım'dan derlediği "Sevdekâr Şah ve Gülenaz Sultan Hikâyesi" ve Doğan Kaya'nın, Âşık İslam Erdener'den derlediği "Âşık Şenlik'in Sevdakâr ile Gülenaz Hanım Hikâyesi" karşılaştırmalı olarak şekil ve içerik bakımından incelenmiştir. Prof. Dr. Ensar Aslan'ın derleme çalışması daha eski olduğundan bu çalışma ana metin kabul edilmiştir. Prof. Dr. Ensar Aslan ve Doğan Kaya'nın derlemiş olduğu bu hikâye (Sevdekâr Şah ile Gülenaz Sultan Hikâyesi) incelenirken Prof. Dr. Ensar Aslan'ın "Yaralı Mahmut Hikâyesi Üzerine Bir İnceleme" isimli kitabında uyguladığı yöntem takip edilmiştir.

Aslan, EnsarHalk hikayeleriTürk edebiyatı+3
Çağla Kablan Kısaoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çetin Yiğenoğlu'nun Haydar'ı öldürmek romanında halkbilimsel öğeler

Halk kültürü ve edebi metinleri, çağdaş edebiyatımız için esin kaynağı olmaktadır. Özellikle Çukurova; mitleri, halk hikâyeleri, masalları ve zengin yerel dili ile çağdaş edebiyatımızda yazarların anlatımlarını sağlamlaştırmada başvurdukları önemli birer kaynak olarak görülmektedir. Çukurovalı bir yazar olan Çetin Yiğenoğlu da eserlerinde, bu coğrafyanın kültürel ögelerinden bolca yararlanmıştır. Özellikle "Haydar'ı Öldürmek" romanında mitolojik kaynaklardan beslenerek kendi destansı romanını yazmıştır. Halk bilimsel ögeler yoğun bir biçimde kullanılmış, yerel dil doğal bir anlatı atmosferi yaratmıştır. Hem halk bilimini hem de çağdaş edebiyatı kapsayan bu çalışmada, halk bilimi disiplinine bağlı kalınarak inceleme yapılmıştır. Ancak çağdaş edebiyat verimlerinden de yararlanılmıştır. Çalışma dört ana bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde, Çetin Yiğenoğlu'nun yaşamı, gazeteci kimliği, roman ve öykü yazarlığı, genel anlamda maddi manevi kültür unsurlarını romanında kullanış biçimi ve amaçları hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde, romanın özetine yer verilerek genel bilgiler aktarılmıştır. Üçüncü bölümde "Haydar'ı Öldürmek" romanındaki halk kültürü unsurları belirlenerek halk edebiyatı unsurlarından masal, halk hikâyesi, efsane, kalıp sözler, yerel ve arkaik sözcükler, mitolojik unsurlar gibi motifler örneklenmiştir. Dördüncü bölümde, romandaki halk bilimsel ögeler (inanışlar, geleneksel yaşam biçimi, geçim kaynakları, dinsel ritüeller vb.) ile ilgili bilgiler verilmiştir. v Anadolu kültürünün zengin kaynaklarının edebiyatımızı nasıl etkilediğini göstermek, Çetin Yiğenoğlu'nun unutulmaya yüz tutmuş pek çok yerel sözcüğü yeniden dilimize taşımasına dikkat çekmek çalışmanın temel hedefini oluşturmaktadır. Anahtar Kelimeler: Çetin Yiğenoğlu, Haydar'ı Öldürmek, Çukurova halk kültürü, mitoloji, halk hikâyeleri, masallar

Halk bilimiHalk hikayeleriHalk kültürü+5
Sevim Sezer
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarsus araplarının sözlü edebiyatı

"Tarsus Araplarının Sözlü Edebiyatı" adlı bu araştırmada Tarsus Arap Alevilerinin Arapça sözlü edebiyat geleneği ve bu geleneği oluşturan mensur, manzum ve manzum-mensur türlerin derlenip incelenmesi ve tespit edilen Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin genel Arap halk edebiyatı geleneği içerisindeki yerinin benzerlik ve farklılıklar bakımından karşılaştırmalı değerlendirilmesi konu edilmiştir. Bu sayede halk kültürü içerisinde nesiller boyu varlığını koruyan Arapça sözlü edebiyat ürünlerini araştırma alanından derlemek, tasnif etmek, incelemek, değerlendirmek ve kayıt altına almak suretiyle bu ürünlerin yaşatılması amaçlanmıştır. Araştırma malzemesinin derlenmesi sırasında alan araştırma metodu ve bu metot dâhilinde gözlem ve görüşme teknikleri kullanılmıştır. Yapı itibariyle Suriye-Lazkiye bölgesinin Arapçasını kullanan Tarsus Arap Alevilerinde Arapça, çeşitli nedenlerle gündelik hayatta etkisini yitirmiş, adeta elli yaş üzeri kişilerin kullandığı bir dil haline gelmiştir. Böyle devam ettiği sürece yakın gelecekte dil ölümünün gerçekleşmesi kaçınılmazdır. Bununla birlikte Tarsus Arap Alevileri nesilden nesile sözlü olarak aktardıkları Arapça sözlü edebiyat ürünlerinin -çoğu unutulsa da- bir kısmını muhafaza edebilmişlerdir. Özellikle ölüm ve evlilik gibi toplumun sıkça karşılaştığı durumlara dair ürettiği sözlü edebiyatın diğer sözlü edebiyat türlerine göre daha yaygın ve varyantlarıyla birlikte sayılarının daha fazla olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca Arapça sözlü edebiyat ürünlerinde kullanılan dilin, günlük hayatta kullanılan dilin aksine daha az Türkçe sözvarlığı unsuru barındırdığı ve sözlü edebiyat ürünlerinin genel olarak Arap halk edebiyatının kendine özgü yapısını muhafaza ettiği görülmüştür.

AlevilerAraplarArapça+5
Yusuf Özcan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Külliyat-ı Emir Hamza'nın çeviri yazısı ve sözlüğü

Bu çalışmada, Güney Azerbaycan sahasına ait ?Külliyât-ı Emir Hamza? adlı birhalk hikâyesinin çeviriyazısı yapılmıştır. Orijinal hikâyenin yazarı Anahtar Kelime: Azeri edebiyatı = Azerbaijan literature ; Azerice = Azeri language ; Edebi eserler = Literary works ; Edebi metinler = Literary texts ; Edebiyat = Literature ; Halk edebiyatı = Folk literature ; Halk hikayeleri = Folk tales ; Külliyat-ı Emir Hamza = Külliyat-ı Emir Hamza ; Türk edebiyatı = Turkish literature ; Çeviriyazı = Transcription

Azeri edebiyatıAzericeEdebi eserler+7
Erdal Bolatkale
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Gürcü-Türk masallarının karşılaştırmalı incelenmesi ve Gürcü halk masallarının Türkçe çevirisi

'Gürcü-Türk masallarının karşılaştırmalı incelenmesi ve Gürcü halk masallarının Türkçe çevirisi' adlı yüksek lisans tez çalışmasında, masalların ortaya çıkış dönemi ve masal hakkında genel bilgiler göz önünde bulundurularak karşılaştırmalar yapılmıştır. Çeviri masallarını belirlerken Gürcistan'da herkes tarafından bilinen masallar olmasına dikkat edilmiştir. Gürcü halk masallarının Türk diline çevrilmesiyle iki kültürde de tanıtılması amaçlanmıştır. Böylelikle Gürcü dili alanında yapılan çalışmanın kaynak teşkil edeceği düşünülmektedir. Söz konusu çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, çalışmanın yöntemini belirleyen tez yazım aşamalarından bahsedilmiştir. Çalışmanın esasını teşkil eden ikinci bölümde ise Gürcü Türk masallarının karşılaştırmalı incelenmesi ve Gürcü halk masallarının Türkçe çevirisi ile ilgili ayrıntılı incelemeler bulunmaktadır. Gürcüceden Türkçeye masal çevirisi daha öncede yapılmıştır. Ama bu çalışmada ilk defa yapılan toplu masal çevirisine yer verilmiştir. Bu durum bu çalışmayı diğer yapılan çeviri çalışmalarından ayırt etmektedir. Çünkü ilk defa aynı çalışmada birden fazla masal çevirisine yer verilmiştir. Bu incelemeler sırasında çeşitli kaynaklardan yararlanılmış ve birden fazla sözlük kullanılmıştır.

Gürcü edebiyatıGürcülerHalk hikayeleri+4
Gizem Tanrıverdi
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hurşit ile Mihri hikayesinin varyantlarıyla karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgeleri'nde anlatılan Hurşit ile Mam Mihri Hikâyesi'nin Gazi Antep varyantım tespit ederek, bu varyantın yazılı metinler ve diğer sözlü kaynaklarla karşılaştırmaktır. Bu nedenle halk arasında en değerli aşk olarak düşünülen, asırlarca dilden dile dolaşan çeşitli halk hikâyeleri de incelenerek hikâyemizde yer alan epizot ve motifleri ile karşılaştırılmasına çalışıldı. Bu konuyla ilgili yapılmış çalışmalar toplanıp incelendi ve gerek mitoloji gerekse masal ile ilgili yönleri araştırılmaya çalışıldı. Hikâyemizde yer alan epizot ve motifler teker teker ele alınarak ayrı ayrı değerlendirmeleri yapıldı. Ayrıca Gazi Antep'te unutulmaya yüz tutmuş bu hikâyenin yazıya alınmasının önemi vurgulanmaya çalışıldı.

Aşık edebiyatıHalk edebiyatıHalk hikayeleri+4
Serpil Erbudak Duran
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Latif Şah hikayesi üzerinde mukayeseli bir araştırma

IV ÖZET "LÂTİF ŞAH HİKÂYESİ ÜZERİNDE MUKAYESELİ BİR ARAŞTIRMA" GÜLTEKİN, MUSTAFA Yüksek Lisans Tezi, Türk Halk Edebiyatı Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Behiye KÖKSEL Haziran, 2004; s. 160. Bu çalışmada Çıldırlı Âşık Şenlik tarafından tasnif edilen halk hikâyelerinden biri olan Lâtif Şah hikâyesi, tarihî derinlikte ve coğrafî genişlikte toplanan varyantları esas alınarak incelenmiştir. Öncelikle hikâye üzerinde yapılan çalışmalar tanıtılmış, sonra hikâyenin halk hikâyesi tasniflerindeki yeri ve konusunun kaynağı üzerinde durulmuş, en sonunda da incelemede kullanılan sekiz varyant, epizotları ve içerdikleri şiirler açısından mukayese edilmiştir. Çalışmanın sonunda Lâtif Şah hikâyesinin Türk halk hikâyeciliği geleneğine uygun bir halk hikâyesi olduğu görülmüştür.

Aşık edebiyatıHalk edebiyatıHalk hikayeleri+4
Mustafa Gültekin
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sovyetler Birliği Dönemi Azerbaycan halk hikâyeleri üzerine bir inceleme

Halk hikâyeleri, uzun yıllar boyunca icracı âşıklar tarafından saz eşliğinde dinleyiciler karşısında anlatılan metinlerin başında gelmiştir. Halkın içinden çıkmış âşıkların kendi hayat hikâyelerinin bir bölümünden veya kendileri gibi âşıkların hayat hikâyelerinden esinlenerek oluşturduğu bu hikâyeler, halk tarafından büyük ilgi görmüştür. Halkın dikkatini çeken hikâyeler, Azerbaycan'da Sovyetler Birliği'nin işgali ile birlikte komünist rejimin folklor politikalarına da malzeme olmuştur. Lenin ve Stalin önderliğinde partililer, işgal edilen Azerbaycan'da, halk hikâyelerini de diğer bölgelerde olduğu gibi rejimin yararına olacak şekilde düzenlemeye çalışmışlardır. Bu hususta Azerbaycanlı âşıklardan büyük ölçüde yararlanan Sovyetler Birliği hükümeti, klasik halk hikâyelerinde ise eski yaşantıya ait birtakım değerleri yok etmeye çalışmıştır. Âşıklar aracılığıyla halk hikâyelerinde yapılan bu tahribat, komünist rejimin Azerbaycan'da yayılması ve gelişmesini sağlamakla kalmamış, Azerbaycan'da kurulan yönetimin de Sovyet Rusya'ya bağlı olmasına ve komünist anlayışa sıkı sıkıya bağlı kalmasına neden olmuştur. Çalışmamızda Sovyet Rusya'nın Azerbaycanlı âşıkları da kullanarak halk hikâyelerinde yapmış olduğu tahribatı ve yeni temalarla oluşturulmuş halk hikâyelerindeki komünist rejime dair izleri tespit etmeye çalıştık. Halk hikâyelerindeki komünist rejime dair izleri araştırırken Ehliman Ahundov'un "Azerbaycan Destanları" isimli çalışmasının beşinci cildini ayırdığı ve "yeni destan" olarak isimlendirdiği halk hikâyelerinden yararlandık. Komünist rejimin Azerbaycan'da yapmaya çalıştığı tek tip Sovyet vatandaşı yetiştirme politikalarını bu kitaptaki halk hikayelerinin epizot, kahraman ve temalarını incelemeye çalıştık.

AzerbaycanAşık edebiyatıDestanlar+4
Ali Okumuş
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fazıl Bayraktar'ın eserlerinde halk kültürüne ait unsurlar

Bu çalışmada günümüz şair ve yazarlarının önemli simalarından biri olan Fazıl Bayraktar'ın bütün eserleri, gazete ve dergilerde yayımlanan tüm yazıları halk kültürü açısından incelenmiştir. Fazıl Bayraktar, Anadolu'nun önemli Türk kültür başkentlerinden birisi olan Kastamonu'nun yetiştirdiği önemli şair, hikâyeci ve araştırmacılardan birisidir. Yazarın çocukluğu; Türk adetlerinin, gelenek ve göreneklerinin canlı şekilde yaşandığı bir ortamda geçmiştir. Fazıl Bayraktar, askerlik mesleği sebebi ile Anadolu'yu bir uçtan bir uca gezmiştir. Yazar; yaşadığı, gezip gözlemlediği Anadolu coğrafyası ve Anadolu insanı ile iç içe bulunmuştur. Bayraktar, hikâyelerinde yaşadığı dönemin sosyal meselelerine yer vermiş, Anadolu insanının önemli sorunlarını ele almıştır. Fazıl Bayraktar, farklı türlerde eserler yayımlayan çok yönlü bir yazardır. Yazar, yayımladığı birçok şiir, mektup, röportaj, gazete yazısı gibi eserlerin yanı sıra altmışa yakın hikâye yazarak günümüz hikâyecileri arasındaki yerini almıştır. Yazar, eserlerinde halk kültürüne duyduğu merakla birçok folklor unsuruna bilinçli olarak yer vermiştir. Bu yönüyle yazarın eserleri birer folklor malzemesi niteliğindedir. Üç bölümden oluşan çalışmanın birinci bölümünde; Fazıl Bayraktar'ın hayatı ve eserlerinin tanıtımı yer almaktadır, ikinci bölümde; Cumhuriyet Dönemi hikâyeciliği ile Fazıl Bayraktar'ın hikâyelerinin genel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir, üçüncü bölümde; yazarın hikâyelerinde tespit edilen halk bilimi ve halk edebiyatına ait unsurlar açıklamaları ve örnekleri verilerek tasnif edilmiştir.

Bayraktar, FazılHalk edebiyatıHalk hikayeleri+5
Perihan Calay
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Anadolu masallarında iyilik ve kötülük motifi

Kolektif bilincin taşıyıcısı olan masallar, geçmişten günümüze kadar geleneksel olanı simgeleyerek varlığını devam ettirmiştir. Masallar, Türk kültür geleneğinin derin izlerini yansıtarak sembollerin diliyle insanlara öğütler vermekte ve toplumsal normlara bağlılığı ifade etmektedir. Bu açıdan değerlendirildiğinde sembolik olarak çeşitli anlamlar içermekte ve insan hayatına yön vermektedir. Semboller, farklı varlıklarla ifade edilmekte ve bu varlıklar üzerinden görünür kılınmaya çalışılmaktadır. Masallarda yer alan kötücül güç ve varlıklarla mücadelede hayvanların, insanların, keramet ehli/yardımcı ihtiyarların, doğaüstü/olağanüstü varlıkların, obje/nesne ve sözlerin önemli bir yeri vardır. Kahramanların gölge yanlarını fark ederek bu yanlarından uzaklaşmalarına, bilinç dışı unsurlardan sıyrılarak bireyleşim süreçlerini tamamlamalarına yardımcı olan her türlü varlık, nesne ve sözler kahramanların iyiliği için çalışmakta, kötüleri ve kötülükleri defetmektedir. Gerçek hayat ile hayal edilen hayatın bütünleşmesinden meydana gelen ve geçmiş ile günümüz arasındaki bağlantıyı sağlayarak bugünün şekillenmesine yardımcı olan, bunu yaparken de sembollerin ifade gücünden yararlanan masallar; hayvanlar, insanlar, keramet ehli/yardımcı ihtiyarlar, doğaüstü/olağanüstü varlıklar, obje/nesne ve sözler aracılığıyla kahramanların ruh hallerini, kötülüklerle mücadelelerini, erginlenme yolundaki başarılarını ifade etmeye çalışır. Bu aşamalar, bir yardımcı/rehber/yüce birey ya da yüce ana/yüce ananın yansıması olan varlıklar/mekânlar tarafından desteklenir. Masallarda yer alan hayvanlar, insanlar, obje/nesne ve sözler, kimi zaman rehber/yol gösterici vasıflarıyla kahramanların en büyük yardımcısı ve destekçisiyken kimi zaman engelleyici/yıkıcı/zorba güçler olarak kahramanların aşama kaydetmesinin önündeki en büyük engeldir. Kahraman, zorluklarla/zıtlıklarla mücadele edebildiği ölçüde bu mücadelenin sonunda galip çıkar. Haklı bir galibiyetle sonuçlanan masallarda iyilik yüceltilir. İyilik eden en güzel şekilde mükâfatlandırılırken kötülük eden en ağır cezaya çarptırılır. Masallarda öğreticilik, doğruyu gösterme, anlatılanlardan ders çıkarma ön planda olduğundan masalların değer aktarımındaki rolü de oldukça fazladır. Toplumsal değerlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması masalın ana görevlerinden biridir. Değer yargıları, bir toplumun çoğu tarafından kabul edilen ahlaki ilke ve inançlardır. Değerler, sosyo-kültürel ögelerin anlamlandırılması adına önemli birer araçtır. Toplum hayatında önemli bir yeri olan ve masallara da yansıyan doğruluk, dürüstlük, yalan söylememe, emanete ihanet etmeme, büyüklerin sözünü dinleme, yardıma ihtiyacı olan varlıklara iyilikte bulunma, doğaya zarar vermeme gibi değer yargıları masallar aracılığıyla toplumu oluşturan bireylere kazandırılmaya çalışılmaktadır. Bireylere aktarılmaya çalışılan değer yargılarının insanları eğitme amacı bulunmaktadır. Masallar, değerler eğitimi açısından birçok iletiye sahiptir. Etik iletiler olarak doğruluk, dürüstlük, yalan; sosyolojik iletiler olarak aile, yönetici; psikolojik iletiler olarak umutsuzluğa kapılmamak, sabır ve kararlılık, umut ve şans, iyilik ve kötülük, haklılık ve haksızlık, zekâ ve dikkat, dostluk, arkadaşlık, saygı ve sevgi, bağışlayıcılık ve incelik, cömertlik, hırslarına yenik düşmeden paylaşımda bulunabilme; ekonomik iletiler paranın gücü ve ekonomik dayanışma olarak masallarda görünür kılınmaktadır. Tüm bunlara ek olarak insanlara ve doğaya sevgiyle yaklaşma söz konusudur. İnsanlar, üzerine düşen görev ve sorumlulukların bilincine vararak hareket etmelidir.

Halk bilimiHalk edebiyatıHalk hikayeleri+6
Sema Bayram
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Âşık Feymânî'nin hayatı, sanatı ve hikâyeciliği

Hikâyeler, milletlerin kültürünü gelecek nesillere taşıyan önemli edebî vasıtalardan biridir. Yüzyıllar öncesinde sözlü gelenekte yaşatılan birçok hikâye, insanların yaşamında iz bırakarak günümüze kadar ulaşmıştır. Türk milletine ait Dede Korkut Hikâyeleri de bu hikâyelerin en önemlisidir. Bu hikâyeler Türk toplumunun yaşayışını, gelenek ve göreneklerini yansıtmaktadır. Anadolu'daki halk hikâyeleri bu geleneğin devamını sağlayan hikâyelere örnektir. Bu çalışmadaki 24 halk hikâyesi, Feymânî tarafından derlenmiş ve dinleyici/okuyuculara anlatılagelmiştir. Bu hikâyeler türkülü aşk hikâyeleridir. Çukurova insanının kültürünü ve yöresel dilini yansıtan bu hikâyeleri Âşık Feymânî sözlü ve yazılı olarak kaydetmiştir. Anlattığı hikâyeler sözlü gelenekte hâlâ yaşamaktadır. Bu çalışmada Âşık Feymânî'nin anlattığı hikâyelerin yazıya geçirilerek unutulmaması amaçlanmaktadır. Birinci bölüm Giriş bölümüdür, bu bölümde âşıklık geleneği hakkında genel bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde Feymânî'nin hayatı, üçüncü bölümde Feymânî'nin âşıklık geleneğindeki yeri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde Türk halk hikâyeciliği hakkında bilgi verildikten sonra Feymânî'nin hikâyecilik anlayışı hakkındaki bilgi ve tespitlere geçilmiştir. Beşinci bölümde Performans (İcra) Kuramına göre Âşık Feymânî'nin halk hikâyeleri ve hikâyeciliği incelenmiştir. Son bölümde ise Âşık Feymânî'nin 24 halk hikâyesine yer verilmiştir. Derleme metoduyla oluşturulan bu çalışma, geleneğin gelecek nesillere aktarılması ve Türk kültürüne katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır.

FeymaniHalk bilimiHalk edebiyatı+6
Hatice Karınlı
Ankara Hacı Bayram Veli University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Fakir Baykurt'un hikâyelerinde halk bilimi unsurları

Kültür, insanoğlunun geçmişten günümüze hayatın her alanında oluşturduğu ve toplumdan topluma değişiklik gösteren maddi-manevi değerler bütünüdür. Toplumların genel özellikleri sahip oldukları kültürel değerler ile belirlenir. Bu kültürel değerler yazılı ve sözlü ortamlarda gelecek kuşaklara aktarılır. Halka ait kültürel değerleri inceleyen, yorumlayan ve halkı derinden tanımaya yardımcı olan bilime halk bilimi adı verilmektedir. Halk bilimi, halkı tanıtmayı amaçlayan, halka ait oluşumların kaynağını tespit ederek öz kültürü keşfetmeyi ve gelecek kuşaklara aktarmayı hedefleyen bir bilim dalıdır. Kültürel değerler edebî ürünlerde yerini alarak geçmişle gelecek arasında bağ kurulmasını sağlar. Türk edebiyatında, her dönemin kendi içerisinde sahip olduğu bir edebiyat anlayışı hâkim olmuştur. Bu edebiyat anlayışları büyük oranda toplumun yaşayışından, kültüründen beslenerek varlığını sürdürmüştür. En nihayetinde edebiyatın temel çıkış noktası insan ve insana ait oluşumlardır. Bu bağlamda sanatçıların çoğu halka ait oluşumları eserlerine farklı şekillerde yansıtmışlardır. Özellikle Cumhuriyet döneminden sonra sanatçılar yüzünü Anadolu'ya dönmüş ve köy edebiyatı adı altında yeni bir akım başlatmıştır. Bu akım çerçevesinde eserlerini ortaya koyan sanatçıların birçoğu Köy Enstitülü çıkışlı olup, halkın içinden çıkan ve bu bağlamda halkın yaşayışını, gelenek ve göreneklerini, halkın sorunlarını eserlerine doğrudan yansıtan kişiler olmuşlardır. Eserlerinde halka ait unsurlara yer veren yazarlardan biri de Fakir Baykurt'tur. Baykurt, kendi döneminin koşullarını, içinde yaşadığı toplumu ve toplumun kültürel özelliklerini eserlerinde gerçekçi bir şekilde yansıtmıştır. Özellikle hikâyelerinde halkın yaşayışını doğal bir dille aktarmış ve halkın sorunlarına ışık tutmuştur. Baykurt'un öğretmen olması ve Anadolu'nun farklı bölgelerinde mesleğini icra etmesi, sanatına da büyük oranda katkı sağlamış ve yazarın halka ait zengin kültür malzamelerini eserlerine yansıtmasına zemin hazırlamıştır. Onun hikâyeleri dönemin köy yaşantısını ve maddi imkânsızlıklar nedeniyle Almanya'ya göç etmek zorunda kalan Türk ailelerinin yaşadığı sıkıntıları doğrudan aktarması bakımından dikkate değerdir. Fakir Baykurt, hikâyelerinde kültürel değerlere yer vererek kültür ürünlerini yaşatmayı hedeflemiştir. Bu yönüyle yazarın hikâyelerinde halk bilimi unsurlarının oldukça fazla olduğunu söylemek mümkündür. Amacımız Fakir Baykurt'un hikâyelerinde yer alan halk bilimi unsurlarını gün yüzüne çıkarıp hikâyeler aracılığıyla millet hayatında millî kimliğin kazanılmasında, halk kültürünün önemini bir kez daha vurgulamaya çalışmaktır.

Baykurt, FakirHalk bilimiHalk hikayeleri+3
Arzu Karasu
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut anlatılarında büyülü gerçekçilik

Dede Korkut Anlatıları, Türklerin İslamiyet'i kabulünden sonra kaleme alınan ve İslamiyet öncesi ve sonrası Türk yaşayışı, dili, tarihi, edebiyatı ve kültürüne ait oldukça zengin bir arka- plan kültürüne ve içeriğine sahip anlatılar olarak Türk yazın tarihinde önemli bir yere sahiptir. Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan Dede Korkut Anlatıları üzerine yapılmış çalışmalara farklı bir boyut kazandırmak ve önceki çalışmalara katkıda bulunmak amacıyla hazırlanan Dede Korkut Anlatılarında Büyülü Gerçeklik adlı tez çalışmasında söz konusu anlatılar üzerinden kuramsal boyutta büyülü gerçekçilik incelenmiştir. Dede Korkut Anlatılarının Dresden Nüshası dâhilinde mevcut olan on iki anlatı büyülü gerçekçilik kapsamında incelenip yorumlanmaya çalışılmıştır. Bu on iki anlatıdan hareketle Türk milletinin zengin kültürü, köklü tarihi, yaşayışı ve inancı; anlatıların kusursuz ve orijinal bir şekilde oluşturulan vaka örgülerine, kişiler dünyasına, zaman- mekân unsurlarına ve izlekler çerçevesine değinilerek büyülü gerçeklik türünün dünya edebiyatında müstakil bir edebi tür olmasına katkısı bağlamında değerlendirilmiştir.

Büyülü gerçekçilikDede Korkut HikayeleriFantastik+2
Cemile Şen
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Sinemada halk hikayelerine metinlerarası bir bakış

Bu çalışmada, sözlü kültürde yer alan halk hikâyeleri ile Türk sinemasında halk hikâyelerini konu edinen filmler arasındaki bağlantı metinlerarasılık teknikleri ile irdelenmiştir.Genellikle yazılı ve sözlü metinler arasında düşünülen metinlerarası ilişkiler sözlü kültür ve görsel metinler arasında pek düşünülmemiş ve incelenmemiştir. Halk hikâyelerinin genel karakteristik özellikleri ile filmler arasında biçim ve teknik açısından birçok benzerlik bulunması yanında halk hikâyelerinin birebir bir filmin olay örgüsünü de oluşturabileceği görülmüştür. Bu olay örgüsü esnasında anlamsal ve biçimsel birçok değişiklik meydana gelmiştir.Bu değişiklerin boyutu da Gerard Genette baştaolmak üzere diğer yazarların yaklaşımları dikkate alınarak halk hikâyelerinin; sinema filmine dönüşüm süreci ve bu süreç sonunda ortaya çıkan filmlerin günümüzün halk anlatısı ihtiyacını karşılayarak kaynak metin olma yoluna gittiği görülmektedir. Bu süreç söz konusu metinlerarasılık yöntemleri ile açıklanmaya çalışılmıştır.

Halk hikayeleriMetinlerarasılıkSinema
Tuna Yıldız
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Günümüzde meddahlık

Gerek sözlü edebiyat gerekse yazılı edebiyat ürünleri; bir milletin tarih boyunca meydana getirdiği ve meydana getirildiği dönemin toplumsal yapısı ile bu ürünleri meydana getiren halkın düşüncesini, inancını, zevkini, sanatı ve anlayışının estetik seviyede yansıtıldığı birer aynadır.Anlatım ve gösterim açısından Meddahlık geleneği ve meddah Hikâyeleri bugüne kadar nasıl ele alınmış ve incelenmiştir? Hikâyeler icra şekli ve konuları ile hangi temel dinamiklere yaslanmaktadır? Meddahlık geleneğinin günümüzdeki durumu nasıldır? İşte bu çalışmayla bu sorulara cevap aramaya çalışılmıştır.Bir açıdan ''sosyal tarih'' olarak değerlendirebileceğimiz Meddahlık Geleneği ve Meddah Hikâyeleri, sosyal ve kültürel alanı çevreleyen anlamlar ve değerler haritasında önemli bir yer işgal etmektedir.?Günümüzde Meddahlık? ismini taşıyan bu çalışmamız, Giriş ve Sonuç bölümleri dışında üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde meddah kavramından hareketle bu kavramın tanımı, meddah hikâyeleri, yapı ve şekil özellikleri, konuyla ilgili çalışmalar, halk tiyatrosu, anlatı kavramı, kültür, popüler kültür, gelenek ve değişim, değerler sistemi, modernizm ve küreselleşme kavramları ele alınarak kavramsal bir çerçeve sunulmaya çalışılmıştır.?Geleneksel Türk Tiyatrosu İçerisinde Meddahlık? ismini taşıyan birinci bölümde, Geleneksel Türk Tiyatrosu üzerine değerlendirmeler ve bu konuya bakışlardan hareketle tiyatro gösterimi açısından meddahlık, metin, izleyici ve oyuncu yönüyle değerlendirilerek icra ve bağlamın önemi ve icra ortamı olarak kahvehaneler ile sözlü ve yazılı kültür ortamlarından bahsedilmiştir.?Medya ve İletişi Çağında Halk Kültürü ve Meddahlık Geleneği? başlığını taşıyan ve tezimizin esasını teşkil ettiğini düşündüğümüz ikinci bölümde öncelikle halk kültürü ürünlerinin sunumu ve tanıtılması açısından büyük öneme sahip olan festivaller, şenlikler eğlence kavramından hareketle ele alınmıştır. Daha sonra Günümüz meddahlığı günümüz temsilcileri ve bu temsilcilerin geleneğe bakışı ile düşünceleri geleneksel Türk tiyatrosunun dün, bugün ve geleceğe ait bakış açıları ile birlikte değerlendirilerek ortaya konulmaya çalışılmıştır.Sonuç bölümünde ise yapılan çalışmalarla ilgili genel bir değerlendirme yapılmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Meddah2 Meddah Hikâyeleri3.Gelenek4.Geleneksel Türk Halk Tiyatrosu,5.Halk Anlatısı

FolklorHalk hikayeleriHikaye+6
İbrahim Ethem Arıoğlu
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00

Related subjects